Arama

Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması petrol sahalarını harekete geçirecek

Bölgedeki enerji sektörü yöneticileri, İran savaşı sonrasında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak ve petrol üretimini eski haline getirmek için çalışıyor. Yetkililer, BAE ve Suudi Arabistan’ın sahalarında, iki hafta içinde savaş öncesi üretim seviyelerine geri dönebilecek kadar yeterli basıncı korumayı başardıklarını belirtiyor.

19 Haziran 2026, 11:39

Hürmüz Boğazı'nın İran savaşı sırasında fiilen rehin alınmasından itibaren, bölgedeki enerji yöneticileri sektörün şimdiye kadar gördüğü en büyük lojistik operasyonu planlamaya başladı: dünya petrol arzı için kritik öneme sahip bir su yolunun yeniden açılması ve bölgenin tarihteki en büyük üretim kesintisinin geri alınması. Kapanmanın eşi benzeri görülmemiş niteliği, birçok kişinin net bilgi ve takvim olmadan çalışmasına neden oldu.

Hürmüz’ün açılmasına hazırlandılar

Birleşik Arap Emirlikleri'nde bir yetkiliye göre ülke, çatışmanın ilk günlerini petrol kuyularının nasıl kademeli olarak kapatılacağını planlayarak geçirdi. Amaç, üretimin yeniden başladığında en hızlı şekilde toparlanmasını sağlamaktı. Yetkililer, hem BAE'nin hem de Suudi Arabistan'ın sahalarında yeterli basıncı korumayı başardığını ve böylece savaş öncesi üretim seviyelerine iki hafta içinde dönebileceklerini söylüyor. Suudi tankerleri ise Hürmüz'ün yeniden açılması durumunda krallığın ham petrolünü anında yükleyebilmek için nisan ayından bu yana hazır bekleyerek milyonlarca dolarlık kazanç fırsatından vazgeçti.

ABD ile İran arasında imzalanan geçici barış anlaşmasından yalnızca birkaç saat sonra, üç Suudi süper tankeri boğazın hemen dışında görüldü ve giderek artan deniz trafiğinin öncüleri arasında yer aldı. Bloomberg’in Diğer aktörler ise daha temkinli davranıyor ve mayın temizleme programı ile gemilerin Körfez'den hangi sırayla çıkmasına izin verileceğine dair ek güvenceler istiyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanan anlaşmanın, bölgeye yayılmış petrol kuyuları ve rafineriler için yeniden çalışmaya başlama sinyali olması bekleniyor. Bu yeniden başlangıç o kadar büyük olacak ki uzaydan bile görülebilecek; sahalarda yakılan gazların oluşturduğu binlerce megavatlık ısı izleri tespit edilecek.

“Altı ayda normal faaliyetleri tesis edebiliriz”

Fransız enerji şirketi TotalEnergies'in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Patrick Pouyanné çarşamba günü Fransız parlamentosuna yaptığı açıklamada, "Boğazın gerçekten açık kaldığı bir döneme dönebilirsek, önümüzdeki altı ay içinde bu pazarın tamamında normal faaliyetleri yeniden tesis edebiliriz. Herkes sahada gerçekte neler olduğunu görmek isteyecek” dedi. 

Körfez ülkeleri açısından üretimin yeniden başlaması ve petrolün Hürmüz'den yeniden akmaya başlaması, daha düşük enerji fiyatları ve dünya genelindeki merkez bankacılarının enflasyon kaygılarının azalması ihtimalini de beraberinde getiriyor. Trump açısından ise bunun ek bir avantajı var: Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde yakıt fiyatlarını düşürmek ve kritik seviyelere inen ABD petrol stoklarını yeniden doldurmak.

Çıkabilecek potansiyel sorunlar

Yeniden açılmanın sorunsuz ilerleyebilmesi için gemilerin doğru konumlarda olması, kuyuların yeniden devreye alınması, altyapının onarılması ve mayın temizleme operasyonu konusunda anlaşmaya varılması gerekiyor. Yeterli sayıda gemi sahibinin zamanında Hürmüz'e girmemesi, İran'ın geçici anlaşmanın ima ettiği şekilde geçiş ücreti uygulamaya başlaması ya da Trump'ın barış planının başarısız olup çatışmaların yeniden başlaması durumunda süreç kolaylıkla sekteye uğrayabilir.

Son dört ayın bazı dönemlerinde Körfez petrol ihracatı günlük yaklaşık 15 milyon varil azaldı; bu, şubat ayındaki seviyelere göre yüzde 60'lık bir düşüş anlamına geliyor. Gösterge ham petrol fiyatları varil başına 126 doların üzerine çıktı. Fiyatların son aylarda daha da yükselmemesinin nedeni ise acil petrol rezervlerinden yapılan rekor düzeydeki satışlar ve küresel arz sıkıntısını hafifleten talep düşüşü oldu. Danışmanlık şirketi Rystad Energy'ye göre İran saldırıları, rafinerilerden boru hatlarına kadar uzanan büyük tesislerde yaklaşık 42 milyar dolarlık hasara yol açtı. İran'ın petrol gelirlerini sınırlamayı amaçlayan ABD ablukası da deniz trafiğini daha da aksattı. Üst düzey petrol yöneticilerine göre bazı rafineri ünitelerinin tam kapasiteye dönmesi aylar sürebilir.

Bu sırada, gemi brokerliği şirketi E.A. Gibson'ın analistlerine göre yüzlerce mürettebat taşıyan ve petrol yüklü 100'den fazla tanker Basra Körfezi içinde mahsur kaldı. Suudi ve BAE yetkilileri, ham petrol akışını ne kadar hızlı yeniden sağlayabilecekleri konusunda iyimser. Ancak petrolü kullanılabilir yakıtlara dönüştüren rafinerilerin yeniden devreye alınması daha uzun vadeli bir süreç olacak. Bu süreç özel ekipman ve karmaşık mühendislik çalışmaları gerektirecek. Bu tür verileri analiz eden IIR Energy'ye göre bölgedeki en büyük altı rafineride toplam günlük yaklaşık 1,4 milyon varillik işleme kapasitesi devre dışı durumda. Bu miktar, savaş öncesinde Hürmüz üzerinden ihraç edilen rafine yakıt hacminin beşte birinden fazlasına denk geliyor.

Ancak tüm üreticiler, çatışmalar sürerken sahalarını aynı başarıyla çalışır durumda tutamadı. Suudi Arabistan ve BAE, petrolün bir kısmını Hürmüz'ü bypass ederek Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu ve Umman Körfezi'ndeki Füceyre terminallerine boru hatlarıyla yönlendirebildi.

“Eşi benzeri görülmemiş bir durum”

Aynı ülke içinde bile tablo net değil. Bir yetkili, uzun süreli kapanmanın kuyularda parafin gibi maddelerin birikmesine yol açtığını ve bu nedenle Irak'ın sahalarını eski seviyelere döndürmesinin yavaş olacağını söylüyor. Buna karşın Irak üretiminde artış işaretleri de görülüyor; güneydeki Basra Petrol Şirketi'nden üst düzey bir yetkili, bu hafta üretimin savaşın ilk dönemlerine göre günlük yaklaşık 500 bin varil arttığını açıkladı.

Danışmanlık şirketi Wood Mackenzie'nin upstream analiz bölümünün başkanı Fraser McKay, "Bu ölçekte arzın yeniden sağlanması tamamen eşi benzeri görülmemiş bir durum" dedi. Şirket, savaş öncesi üretimin yüzde 70'inin üç ay içinde, yüzde 90'ının ise altı ay içinde geri getirilebileceğini tahmin ediyor. McKay'e göre üreticiler için hoş sürprizler de olacak, aksilikler de.

Aslında Hürmüz'ün yeniden açılması sessizce haftalardır devam ediyordu. Her gün birkaç petrol tankeri, başlangıçta damla damla, daha sonra ise günlük 5 milyon varile kadar ulaşan miktarlarda petrol taşıyarak Umman kıyılarını takip ediyor ve su yolundan çıkmayı başarıyordu. Bu miktar, savaş öncesi normal trafiğin yaklaşık dörtte biri ile üçte biri arasında değişiyor.

Ortadoğu petrol endüstrisinin ciddi biçimde yeniden çalışmaya başlamasıyla bu akışın artık sel haline gelmesi bekleniyor. Bu büyük operasyon kapsamında Suudi petrol sahası mühendisleri, Hintli tanker kaptanları ve daha birçok kişi, petrol piyasasını yeniden normale döndürmek için gece gündüz çalışacak. Emtia ticaret şirketi Trafigura'nın baş ekonomisti Saad Rahim, "Savaş öncesi akışın yüzde 100'üne hemen dönmek zorunda değilsiniz. Ama en azından yüzde 50 seviyesine oldukça hızlı bir şekilde ulaşmanız gerekiyor” dedi. 

Gemi sahipleri emin olmak istiyor

Trump pazar günü bu hafta bir anlaşmaya varılacağını açıklar açıklamaz, Körfez üreticileri sevkiyatların gerçekten yeniden başlayıp başlamayacağı konusunda açıklık isteyen müşterilerden gelen telefon yağmuruna tutuldu. Perşembe günü de birçok kişi aynı güvenceyi arıyordu. Dünyanın önde gelen petrol tanker taşımacılığı kuruluşu Intertanko, gemilerin Hürmüz'den güvenli şekilde geçebilmesi için hangi adımların gerekli olduğuna dair acil netlik çağrısında bulundu. Gemi sahipleri, geçiş riskini almadan önce bölgede mayın bulunmadığından emin olmak istiyor.

Hala Hürmüz'de bir mayın temizleme operasyonunun nasıl görüneceği veya bunu kimin gerçekleştireceği net değil. Ancak güvenlik yetkilileri bunun günlerden ziyade haftalar sürecek bir operasyon olacağını söylüyor. D/S Norden CEO'su Jan Rindbo, "Herkes gemileri çıkarmak ister ama genel hava, ilk çıkan olmak zorunda olmadığınız yönünde. Trafiğin yeniden başlaması elbette güven oluşturacaktır. Ancak durum hala kırılgan ve bu güvenin yeniden kaybolması için çok fazla şeye gerek yok” diye konuştu. 

Risk almaya istekli olanlar için ise büyük mali kazançlar söz konusu olabilir. Gemi sahipleri, gemilerini doğru zamanda doğru yere konumlandırarak günlük yüz binlerce dolar kazanabileceklerini düşünüyor. Çarşamba günü, toplam 12 milyon varil ham petrol taşıma kapasitesine sahip en az altı süper tanker Hint Okyanusu'nun ortasında ani rota değişiklikleri yaparak yeniden açılma beklentisiyle Basra Körfezi'ne yöneldi. Bazı Yunan armatörler ve son dönemde dünyanın en büyük süper tanker işletmecisi haline gelen Güney Koreli armatör Ga-Hyun Chung da gemilerini Umman Körfezi yakınına göndermiş durumda.

Onların bahsi şu: Taşınacak yüklerde büyük bir artış olacak ve bunları taşıyacak yeterli gemi bölgede bulunmayacak. Clarksons Securities, bu hafta yayımladığı değerlendirmede Basra Körfezi'nden akışın yeniden sağlanması için yaklaşık 140 süper tankere ihtiyaç duyulacağını tahmin etti. Malakka Boğazı'nın doğusunda teorik olarak bir hafta içinde Hürmüz'e ulaşabilecek yaklaşık 120 boş süper tanker bulunuyor ancak bunların bir kısmının dünyanın başka bölgelerine de gitmesi gerekiyor.

Mahsur kalan mürettebat

Bir Çinli petrol şirketi bu hafta Irak ham petrolü taşımak için tanker arıyordu ve bazı gemi brokerleri, tanker sahiplerinin günlük 600 bin doların üzerinde ücret talep ettiğini söyledi. Bu rakam, geçen yılki fiyatların en az 10 katı. Petrol şirketleri ise bu rakamlara sıcak bakmıyor.

Boğazda mahsur kalan tanker mürettebatı içinse hesap farklı. 22 kişilik mürettebata sahip bir tankerin kaptanı Abhjit Chopra, 110 gündür mahsur kaldığını ve artık sadece Hindistan'daki ailesinin yanına dönmek istediğini söylüyor. Anlaşmayı perşembe sabahı kendisini uyandıran cep telefonu mesajlarıyla öğrendiğini anlatan Chopra, gemide ya da çevredeki diğer gemilerde herhangi bir kutlama yaşanmadığını belirtiyor.

Son birkaç ayın büyük ölçüde sıradan günlerden oluştuğunu, zaman zaman üzerlerinden geçen füzelerle bu rutinin bölündüğünü anlatan Chopra, kendisi ve mürettebatın şimdi sadece talimat beklediğini söylüyor. Chopra, "Ne olacağına dair netlikten yoksun olduğumuz bu 100 günü aşkın süre boyunca kesinlikle bir gerginlik ve belirsizlik hissi vardı. Gemiler temkinli davranıyor. Hepimiz bir sonraki adımları uygulamak için kıyıdaki ofislerimizden gelecek talimatları bekliyoruz” dedi. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok