Arama

Avrupa’nın doğalgaz kumarı

Avrupa, düşük bir doğalgaz stok seviyesiyle yazın sonuna yaklaşırken bu durum küresel arz mücadelesini daha da şiddetlendirme tehdidi oluşturuyor. Avrupa daha fazla gazın kıyılarına ulaşması için daha yüksek bedeller ödeyebilir. Ancak enerji fiyatlarındaki artışın yol açacağı ekonomik darbeden zarar görebilir.

03 Eylül 2026, 15:02

Avrupa düşük doğalgaz stoklarıyla yaz mevsimini tamamlıyor. Bu durum, arz için küresel mücadelenin daha da kızışması tehdidini beraberinde getiriyor. Bloomberg hesaplamalarına göre bölgenin, mevcut fiyatlarla değeri 7 milyar euro’nun (8,1 milyar dolar) üzerinde olan 100 teravatsaatten fazla gaza daha ihtiyacı var. Bu miktar, depolama kapasitesinin en düşük hedef olan yüzde 75’e ulaşması için dahi gerekli. Bu seviyeye ulaşmak, 2022’deki enerji krizinden bu yana sezonun bu kadar geç bir döneminde görülmemiş bir depolama hızını gerektirecek. 

Goldman Sachs, Rystad Energy ve Morningstar’a göre bu durum, kış aylarında gaz fiyatlarının megavatsaat başına 100 euro’nun üzerine çıkması riskini doğuruyor. İstihbarat şirketi Kpler’in LNG alanındaki baş analistlerinden Go Katayama, “Özellikle daha soğuk bir kış yaşanması durumunda, küresel ölçekte bir ‘yakıt mücadelesi’ yaşanması ihtimali mevcut” dedi.

Ulaşılamayan depolama hedefleri

Avrupa Birliği ülkeleri son gaz krizinin ardından, gelecekteki arz şoklarına karşı korunmak amacıyla her yıl önemli miktarda stok oluşturma kararı almıştı. Bu karar, Rusya’dan boru hatlarıyla gelen gazdan uzaklaşma sürecinin bir parçasıydı. Ancak İran savaşı, kısa vadeli gaz fiyatlarını yükselterek stok yapmayı ekonomik açıdan cazibesiz hale getirdi. Bunun sonucunda bazı ülkeler özellikle Almanya, yakın zamanda gevşetilen depolama hedeflerine dahi ulaşmakta zorlanıyor. Hükümetler ve enerji şirketleri, LNG akışlarının toparlanması ve fiyatların kıştan önce stokları doldurmaya yetecek kadar düşmesi umuduyla alımları erteledi.

Ancak bu gerçekleşmedi. Basra Körfezi’nden gelen arz neredeyse tamamen durmuş durumda; savaşın sona ereceğine dair bir işaret de bulunmuyor. LNG tankerleri, Hürmüz Boğazı’ndan petrol tankerlerine kıyasla çok daha az geçiş yapıyor. Fiyatlar bir yıl öncesine göre iki kattan fazla yükselmiş durumda. Kesintiler kış boyunca devam ederse Avrupa, kıt sayıdaki LNG kargolarının kendi kıyılarına ulaşmasını garanti altına almak için daha da yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalabilir.

Risklerden biri, Avrupa’nın Pakistan ve Bangladeş gibi daha yoksul ülkeleri bir kez daha piyasadan fiyatlayarak dışarıda bırakması. Bu da 2022 krizinde yaşanan elektrik kesintilerinin ve fabrika faaliyetlerindeki aksamaların tekrarlanmasına yol açabilir. O dönemde Avrupa’da hızla yükselen fiyatlar, LNG kargolarını fiyatlara daha duyarlı piyasalardan çekmiş; bazı alıcıları ithalatı kısmaya ve enerji kullanımını karneye bağlamaya zorlamıştı.

Zorlu kış

Avrupa’nın fiziksel anlamda gaz kıtlığı yaşanması beklenmiyor çünkü bölge gaz için daha yüksek fiyatlar ödeyebilir. Kömür ve nükleer enerji kapasitesinin azalmasıyla birlikte bu imkan, giderek daha önemli bir güvence haline geliyor. Ancak bu, Avrupa’nın yüksek enerji fiyatlarının ekonomik etkilerinden zarar görmeyeceği anlamına gelmiyor. Tahvil yatırımcıları şimdiden alarm veriyor ve yükselen gaz fiyatlarının enflasyonu yeniden alevlendireceğini, bunun da merkez bankalarını faiz oranlarını piyasaların beklediğinden daha agresif biçimde artırmaya zorlayacağını söylüyor.

Oxford Economics’in baş ekonomistlerinden Daniel Karl, modellerin enflasyonun yüzde 6’nın üzerine çıkabileceğine işaret ettiğini belirtti. Bu oran, mevcut seviyelerin yaklaşık iki katı. Karl’a göre böyle bir tablo, “hem tüketiciler hem de sanayi için zorlu bir kış” anlamına gelecek ve AB üyesi ülkelerin farklı mali kapasitelere sahip olması nedeniyle maliye politikalarındaki tepkiler de farklı olacak.

Sonuç büyük ölçüde hava durumuna bağlı. El Niño, Avrupa’da kışın ılıman ve fırtınalı başlamasına yol açabilir ancak daha ilerleyen dönemde yaşanabilecek soğuk hava dalgaları, ısınma talebini hızla artırabilir. Çin’in agresif alımları, Avrupa’nın başlıca boru hattı tedarikçisi Norveç’te yaşanabilecek kesintiler veya ABD’de sezonun sonlarına doğru meydana gelebilecek bir kasırga da piyasayı daha fazla sıkılaştırabilir.

Rekabet başladı

Ukrayna’nın özel enerji şirketi DTEK’in birimi D.Trading’in LNG başkanı James O’Brien, “Küresel arz akışlarını yeniden dengelemek ve Asya’daki talebi agresif biçimde fiyatlandırarak piyasadan çıkarmak için Avrupa’daki gaz gösterge fiyatının kolaylıkla yükseldiğini görebiliriz” dedi. Bu kış için rekabet şimdiden yoğunlaştı. Hindistan, kaybettiği Katar arzının yerini doldurmak için hızla harekete geçti ve ağustos ayında LNG ithalatını yaklaşık altı yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Tayvan ve Tayland da arz arayışında. Güney Kore ise kış aylarında teslim edilmek üzere LNG sevkiyatlarını güvence altına alıyor.

Wood Mackenzie’den gaz ve LNG kıdemli analisti David Lewis’e göre Hürmüz Boğazı yakında yeniden açılsa bile LNG piyasası yine de dar kalmaya devam edecek. Lewis, normalde dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı olan Katar’ın, İran saldırıları sonucu hasar gören iki üretim hattı hariç olmak üzere LNG üretimini tam olarak yeniden başlatmak için yaklaşık 12 haftaya ihtiyaç duyacağını belirtti.

Avrupa içinde bile bu tür zorluklara karşı hazırlık düzeyleri farklılık gösteriyor. Devlet, stoklamayı teşvik etmek amacıyla teşvikler sunduktan sonra İtalya depolarını yaklaşık yüzde 83 oranında doldurmuşken, kıtanın en büyük depolarına sahip olan Almanya’nın depoları ise yarının biraz üzerinde dolu. Almanca konuşulan bölgelerdeki stokların düşük olması, ülkeyi kış aylarında ithalatı artırmaya zorlayarak Avrupa içindeki rekabeti şiddetlendirebilir; öte yandan, komşu pazarlara tedarik sağlayan önemli ticaret merkezleri olan Hollanda ve Belçika’da da stoklar alışılmadık derecede düşük seviyede.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok