Arama

ABD ekonomisinde yüksek faiz baskısı büyüyor

Goldman Sachs ekonomisti Pierfrancesco Mei, ABD'de faiz oranlarının uzun süre yüksek kalmasının ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısında bulundu. Mei, özellikle konut piyasası, tüketici harcamaları ve şirket yatırımlarında daha belirgin bir yavaşlama riski olduğunu belirtti.

07 Ekim 2026, 10:58

Goldman Sachs'ın değerlendirmesine göre yüksek faiz ortamının devam etmesi, hisse senetleri üzerinde de baskı yaratırken ABD'nin kamu maliyesine ilişkin endişeleri derinleştirebilir.

Fed için faiz indirimi beklentisi

Bankanın baz senaryosu, Fed'in aralık ayında bir faiz artışına gitmesinin ardından 2027'nin ikinci yarısında üç faiz indirimi yapacağı yönünde.

Bu süreçte 10 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisinin yüzde 5,3 seviyesinden yüzde 4,4'e gerilemesi bekleniyor. Bununla birlikte mevcut yüksek faiz seviyelerinin ekonomik etkisinin 2027 büyümesinden 0,2 puan götürebileceği tahmin ediliyor.

Faizlerin daha uzun süre yüksek kalması durumunda ise büyüme üzerindeki kaybın 0,5 puanı aşabileceği öngörülüyor.

Konut piyasasında baskı artacak

Yüksek faizlerden en fazla etkilenmesi beklenen alan konut sektörü olarak öne çıkıyor. Mortgage faizlerindeki yükselişin yanı sıra hanehalkının daha önce kullandığı düşük faizli kredileri korumayı tercih etmesi, konut piyasasındaki hareketliliği sınırlıyor.

Goldman Sachs, bu koşulların konut sektörünün büyümesine bu çeyrekte yaklaşık 2 puan, 2027 genelinde ise 1 puan aşağı yönlü etki yapacağını hesaplıyor.

Tüketici harcamalarında 0,2 puan, şirket yatırımlarında ise 0,3 puanlık büyüme kaybı bekleniyor.

Hisse senetleri ve kamu maliyesi için risk

Mei'ye göre yüksek faizlerin hisse senedi piyasasında yatay bir görünümü beraberinde getirmesi de ekonomik aktivite açısından ek bir risk oluşturuyor. Hisse fiyatlarındaki zayıf performansın tüketici harcamalarını yaklaşık 0,5 puan azaltabileceği tahmin ediliyor.

Bunun yanında yüksek faiz ortamı, ABD hükümetinin borçlanma maliyetlerini de artırıyor. Goldman Sachs, bu durumun mali sürdürülebilirliğe yönelik endişeleri güçlendirebileceğini ve borç/GSYH oranındaki yükselişi hızlandırabileceğini belirtiyor.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok