ABD’nin hafta sonu Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayıp yargılanmak üzere New York’a gizlice götürmeyi amaçlayan operasyonu, Washington’ın zaten yakından tanıdığı bir kadını ülkenin başına geçmesine olanak tanıdı: Devlet Başkanı Yardımcısı Delcy Rodríguez. Financial Times'ın haberine göre Rodríguez’in, geçen yıl siyasetçi kardeşi Jorge’nin Washington ile Maduro sonrası bir gelecek hakkında yürüttüğü gizli görüşmelerde bir geçiş hükümetinin başına geçmesi öngörülmüştü. Yakın iki kaynağa göre o dönemde müzakereler, Maduro’nun güvenli bir şekilde sürgüne gitmesini de içeriyordu. Venezuela’da yatırım yapan bir isim, “Trump yönetimi bir süredir bu geçişi Delcy etrafında inşa ettiklerini açıkça belli ediyordu. Onu bir kukla olarak görmüyorlar; ABD ile yapılan tüm müzakerelerde en yapıcı olan kişi her zaman oydu" dedi.
Hassas denge
56 yaşındaki Rodríguez’in yükselişi, onu hassas bir denge sağlamaya zorladı. Bir yandan iç kamuoyunu yatıştırmak zorunda. Öte yandan, pazar günü Venezuela’nın yeni liderleri için “yaramazlık yaparsa ikinci bir saldırı düzenleriz” diyen ve Rodríguez’in “Maduro’dan bile daha kötü bir durumla karşı karşıya kalabileceğini” söyleyen Trump’tan gelen hem övgüler hem de tehditlerle yüzleşiyor.
Pazar gecesi Rodríguez, sosyal medyada yaptığı bir açıklamada ABD’ye karşı uzlaşmacı bir ton benimsedi ve hükümetinin önceliğinin “Amerika Birleşik Devletleri ile Venezuela arasında dengeli ve saygılı bir uluslararası ilişkiye doğru ilerlemek” olduğunu söyledi. Ancak cumartesi öğleden sonra yapılan doğaçlama bir kabine toplantısında, üst düzey askeri ve siyasi yetkililerle çevrili halde görevden alınan Maduro’ya bağlılık yemini etti. Bu ülkedeki Madura destekçilerini yanında tutma ihtiyacının erken bir işaretiydi. Rodríguez, “Bu ülkede yalnızca bir başkan vardır ve onun adı Nicolas Maduro’dur” dedi . Venezuela Yüksek Mahkemesi, ona geçici olarak başkanlık yetkileri verdi.
Rodríguez ile temas halinde olduğunu kabul eden ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, pazar günü yaptığı açıklamada bu sözlerin iç kamuoyuna yönelik olduğunu kabul eder gibi görünüyordu. Rubio, Venezuela’nın fiili liderliği hakkında, “Geçmişte ne yaptıklarına ya da bu süreçte kamuoyuna ne söylediklerine değil, bundan sonra ne yapacaklarına bakarak bir değerlendirme yapacağız" diye konuştu.
Caracas’taki bir diplomat, Rodríguez’in saldırgan açıklamalarının gücü pekiştirmeyi ve sert siyasetçileri yatıştırmayı amaçladığını söyledi. “Rejim ölçeğinde daha açık uçta yer alıyor ama yine de ne içeride ne de uluslararası alanda kolay kabul edilecek biri” dedi. ABD'nin eski Başkanı Joe Biden yönetimi döneminde Rodríguez, Chevron da dahil olmak üzere uluslararası petrol şirketleriyle yürüttüğü görüşmelerde pragmatizmi ve ayrıntılara hakimiyetiyle yöneticileri etkilemişti. Bu görüşmeler sonucunda şirketlere Venezuela’da sınırlı faaliyet izni verilmişti.
Venezuela’da iş bağlantıları olan bir kişi, “ABD mevcut durumu değerlendirdi ve teknik, siyasi ve coğrafi kapasiteye sahip tek ekibin Delcy ve ekibi olduğu sonucuna vardı” dedi. 1969’da Caracas’ta, Marksist bir siyasi parti kurmuş solcu bir gerilla babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Rodríguez, Venezuela’da kurnaz bir siyasi aktör ve lafı dolandırmayan bir ekonomik sorun çözücü olarak tanınıyor.
Bu itibar, Washington’ın gözünde onu Maduro’nun selefinin adını taşıyan Venezuela sosyalizmi chavismo’nun kabul edilebilir yüzü haline getirmiş gibi görünüyor. Yine de onu tanıyanlar, başkalarına kıyasla daha ılımlı olsa bile, onun bağlı bir Chavista olduğunu söylüyor. Eski bir üst düzey ABD’li yetkili, “Onunla ilk tanıştığımda, verandada iki saat boyunca sohbet ettikBana babasının güvenlik güçlerinin elinde nasıl öldüğünü ayrıntılarıyla anlattı. Hücresinde göz yaşartıcı gazla boğularak öldürülmüştü. Bu hikayeyi öyle bir yoğunluk ve neredeyse vahşetle anlattı ki, kendisini devrimci bir ailenin parçası olarak gördüğü ve bu ailenin devrimin iyiliği için en büyük fedakarlığı yaptığını düşündüğü çok açıktı" dedi.
Maduro yönetiminin destekçileri
Hugo Chavez döneminde Venezuela hiyerarşisinde nispeten önemsiz bir figür olan Rodríguez, 2013’te Maduro’nun iktidara gelmesinden sonra, eğitimli bir psikiyatrist olan ve ulusal meclisin başında bulunan kardeşi Jorge’nin desteğiyle öne çıktı. Her iki kardeş de İngilizce konuşuyor, Delcy ayrıca Fransızca da biliyor. Kardeşler, sadakatleriyle tanınan Maduro rejiminin temel direkleri haline geldi. Ayrıca 2024’te muhalefet adayının bağımsız olarak doğrulanmış ikiye bir farkla kazanmasına rağmen Maduro’nun yeniden seçilmesiyle sonuçlanan hileli seçimlerin denetlenmesine de yardımcı oldular.
Rodríguez ile birkaç kez muhatap olmuş eski bir bölgesel lider, “Delcy Rodríguez çok zeki ve yetenekli bir müzakereci, ayrıntılara son derece hakim. Maduro’nun ona güvenmesinin bir nedeni var." dedi. Rodríguez, 2014’te dışişleri bakanı oldu; 2020’den itibaren ise maliye ve enerji bakanlığı görevlerini üstlenerek Venezuela’nın ana sektörü olan petrolü yönetti. Ekonomik çöküşü önlemek ve dibe vuran petrol üretimini toparlamak için göreve getirilen Rodríguez, ABD’li ve diğer uluslararası enerji şirketleriyle anlaşmalar yaptı, fiyat ve döviz kontrollerinin gevşetilmesini denetledi.
Demokrasiyi zayıflatmak ve hukukun üstünlüğünü ihlal etmek gerekçesiyle 2017 ve 2018’de ABD, Kanada ve AB tarafından yaptırıma uğrayan Rodríguez, 2020’de Madrid’e yaptığı gizli ziyaretle İspanya’da büyük tepki topladı. İspanya’da “Delcygate” olarak bilinen skandalın temelinde, İspanyol savcılara göre Rodríguez’in aracılık ettiği, 68 milyon dolardan fazla değerinde altın külçesinin bir İspanyol iş insanına satıldığı iddiası yer alıyordu.
Aynı zamanda Rodríguez kardeşlerin hem Biden hem de ikinci Trump yönetimleri sırasında uluslararası yatırımcılar ve ABD ile yürüttüğü müzakerelerdeki rolleri, Washington’da Amerikalıların istediğini hızlıca hayata geçirebilecek Venezuela içindeki tek kişiler olduklarını savunmaları için onlara güçlü bir konum sağladı.
"Petrol işini çok iyi biliyor"
Venezuela’nın petrol sektörüne yatırım yapmak için fon toplayan, Chevron’un eski yöneticilerinden Ali Moshiri, Rodríguez’in ideolojiyle “pek motive olmadığını” ve hidrokarbon yasalarında yaptığı reformların, ABD yaptırımları nedeniyle dışlanan Chevron’un Venezuela’ya geri dönmesine imkan tanıdığını söyledi. Moshiri, “Son derece nitelikli, petrol işini çok iyi biliyor ve yatırımcıların ihtiyaç duyduğu esnekliğe de hakim. Bir geçiş yönetimine liderlik edebilir ama özellikle yaptırımların hafifletilmesi konusunda ABD’nin yardımına ihtiyacı var" diye konuştu.
Uluslararası deneyimi, Rodríguez’in kardeşi ve diğer üst düzey Venezuelalı yetkililerle birlikte geçen yıl ABD’ye sunduğu geçiş önerisinin de temelini oluşturdu. Durumu bilen kişilere göre fikir, Maduro rejimine “daha kabul edilebilir” bir alternatif sunarken Maduro’ya üçüncü bir ülkeye güvenli çıkış sağlamaktı. Görüşmeler sonuçsuz kalsa da Trump yönetiminin ilk tercihinin Maduro’yu zorla devirmek olmadığını gösterdi. ABD güvenlik çevreleriyle yakın bağları olan Venezuelalı savunma sanayii girişimcisi ve eski muhalefet elçisi Vanessa Neumann, şunları söyledi: “Bence Delcy, Trump ekibiyle tango yapacak sonra Diosdado ve Padrino López tarafından arkadan bıçaklanacak ve ardından Trump bu kez askeri anlamda geri dönecek.”