Amazon, Walmart, Cisco, Uber ve Meta gibi teknoloji devleri, yapay zeka kaynaklı maliyet artışlarını sınırlamak amacıyla çalışanlara çeşitli kısıtlamalar getirmeye başladı. Bazı şirketler kullanım limitleri uygularken, bazıları çalışanları daha düşük maliyetli modelleri tercih etmeye yönlendiriyor.
Bu dönüşüm, kurumsal yapay zeka kullanımında yeni bir aşamaya işaret ediyor. Çalışanlar basit sohbet botlarından, karmaşık görevleri bağımsız şekilde yerine getirebilen yapay zeka ajanlarına geçtikçe, şirketler her sorgunun ve otomatik sürecin maliyet-fayda dengesini daha dikkatli değerlendirmek zorunda kalıyor.
Maliyet baskısını artıran bir diğer gelişme ise OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin bazı hizmetlerinde sabit abonelik modelinden, kullanılan işlem miktarına göre ücretlendirme yapılan token tabanlı sisteme geçmesi oldu. Böylece kurumlar, çalışanların gerçekleştirdiği her komutun ve otomatik iş akışının maliyetini doğrudan görmeye başladı.
Deloitte'un küresel üretken yapay zeka lideri Costi Perricos, yapay zekanın sanıldığı kadar ucuz olmadığını belirterek, “Hesaplama maliyetleri artık hem finans direktörlerinin hem de yönetim kurullarının gündeminde. Uzun süre yapay zekanın ücretsiz ya da çok düşük maliyetli olduğu algısı oluştu ancak gerçek durum bundan oldukça farklı” değerlendirmesinde bulundu.
OpenAI CEO’su Sam Altman da bu ay yaptığı açıklamada, maliyetlerin müşteriler açısından önemli bir sorun hâline geldiğini söyledi. Altman, geçen yıl kullanıcıların harcamalar konusunda çok daha rahat olduğunu ancak artık maliyetlerin daha fazla sorgulandığını ifade etti.
Uber bütçeyi erken tüketti
Yapay zeka harcamalarının etkisini hisseden şirketlerden biri de Uber oldu. Şirket Başkanı ve Operasyon Direktörü Andrew Macdonald, yapay zeka token harcamalarını gerekçelendirmekte giderek daha fazla zorlandıklarını belirtti.
Bloomberg’in haberine göre Uber, çalışanların kullandığı yapay zeka araçlarına yönelik aylık token harcamalarına üst sınır getirdi. Kararın ardından çalışanlar, bireysel yapay zeka araçları için ayda 1.500 doların üzerinde harcama yapamayacak. Şirketin bu adımı, nisan ayı itibarıyla 2026 yılı için ayrılan yapay zeka bütçesinin tamamını kullanmasının ardından geldi.
Walmart da kullanım sınırı getirdi
ABD’li perakende devi Walmart da benzer bir yaklaşım benimsedi. Şirket, çalışanların şirket içi yapay zeka ajanını kullanırken tüketebileceği token miktarını sınırlandırdı.
Walmart Küresel Teknoloji Direktörü Suresh Kumar, şirketin “Code Puppy” isimli yapay zeka destekli kodlama platformunun kullanımında ciddi bir artış yaşandığını belirterek, çalışanların görevlerine en uygun araçları seçmeye yönlendirildiğini söyledi.
Yapay zeka ajanları maliyetleri katlıyor
Cisco Başkanı ve Ürün Direktörü Jeetu Patel’e göre şirketlerin karşı karşıya olduğu temel sorun, yapay zeka ajanlarının sunduğu verimlilik ile bu sistemlerin yüksek işlem gücü ihtiyacı arasında denge kurabilmek.
Patel, bir yapay zeka ajanının ihtiyaç duyduğu altyapının sıradan bir sohbet botundan çok daha fazla olduğunu belirterek, gelecekte her çalışan için onlarca hatta yüzlerce ajanın aynı anda çalışabileceğine dikkat çekti. Bu durumun veri merkezleri üzerinde büyük bir yük oluşturduğunu ifade etti.
Goldman Sachs analistleri de geçen ay yayımladıkları değerlendirmede, yapay zeka ajanlarının yaygınlaşmasıyla birlikte 2030 yılına kadar token tüketiminin 24 kat artabileceğini öngördü. Analistler, talepteki bu büyümenin önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde küresel çip arzı üzerindeki baskıyı daha da artırabileceğini belirtti.
Çinli modeller öne çıkıyor
Artan maliyetler, şirketleri daha ekonomik alternatifler aramaya yönlendiriyor. OpenRouter verilerine göre yıl başından bu yana Çin merkezli yapay zeka modelleri, ABD’li rakiplerini token tüketiminde geride bıraktı.
Çin’deki daha düşük enerji maliyetleri ve verimliliği artırılmış modeller sayesinde yapay zeka şirketleri daha uygun fiyatlar sunabiliyor. Bu durum, küresel yapay zeka rekabetinde Çin’e yeni bir avantaj sağlıyor.
Küçük şirketler de baskı altında
Maliyet artışlarından yalnızca teknoloji devleri etkilenmiyor. Yazılım şirketi Workato da çalışanlarının yapay zeka ajanlarını yoğun şekilde kullanmaya başlamasının ardından harcamalarının hızla yükseldiğini açıkladı.
Şirketin bilgi işlem direktörü Carter Busse, Anthropic’in token bazlı fiyatlandırmaya geçmesiyle ilk gün yapay zeka maliyetlerinin yedi kat arttığını söyledi. Busse, daha önce yapay zeka sağlayıcılarının kullanımın önemli bölümünü sübvanse ettiğini ancak bunun artık sona erdiğini belirtti.
Workato, erişimi sınırlandırmak yerine çalışanları daha düşük maliyetli modellere yönlendirerek harcamaları kontrol altına almaya çalışıyor.
Amazon ve Meta çalışanları uyardı
Maliyet baskısı büyüdükçe şirketler iç iletişim stratejilerini de değiştiriyor. Amazon, bazı mühendislerin yalnızca performans değerlendirmelerinde avantaj elde etmek amacıyla gereksiz yapay zeka ajanları geliştirmeye başlaması üzerine çalışanlarını “sırf kullanmak için yapay zeka kullanmamaları” konusunda uyardı.
Şirket, yapay zeka kullanımını ölçme yöntemlerini de revize ederek maliyetleri daha yakından takip etmeye başladı. Meta da benzer adımları nisan ayında uygulamaya koydu.
Yeni hedef: Verimli kullanım
Yapay zeka sağlayıcıları ise kullanıcıları gereksiz durumlarda en gelişmiş ve pahalı modeller yerine daha ekonomik alternatiflere yönlendirerek maliyet baskısını hafifletmeye çalışıyor.
GitHub Operasyon Direktörü Kyle Daigle, kurumların artık “en yeni model” yerine “iş için en uygun model” yaklaşımını benimsediğini söyledi. Microsoft, Amazon ve Google gibi şirketler de kullanıcıların sorgularını en uygun maliyetli modele yönlendiren sistemler geliştiriyor.
Bazı kurumlar ise çalışanlarını açık kaynaklı yapay zeka modellerine yönlendirerek, bulut hizmetleri ve yapay zeka laboratuvarlarına ödenen faturaları azaltmaya çalışıyor.
Buna rağmen yatırımcılar, yapay zekanın verimlilik ve kârlılık üzerindeki vaatlerinin artan maliyetleri karşılayıp karşılamadığını yakından izlemeyi sürdürüyor. Cisco’dan Jeetu Patel’in sözleri ise sektörün karşı karşıya olduğu tabloyu özetliyor:
“Mühendislerimiz daha fazla token kullanmak istiyor. Bizim görevimiz ise bunun finansmanını sağlayacak sürdürülebilir modeli bulmak.”