JP Morgan Menkul Değerler A.Ş., aracı kurum faaliyet izninin iptaline yönelik sürecin Türkiye'den çekilme anlamına gelmediğini bildirdi. Şirket, JP Morgan Chase grubunun Türkiye'deki bankacılık faaliyetlerinin kesintisiz devam edeceğini açıkladı. Ayrıca bu faaliyetlerin büyütülmesi için çalışmalar yürütüldüğü kaydedildi.
Şirketten yapılan açıklamada, Sermaye Piyasası Kuruluna (SPK) yapılan başvuru sonrası oluşabilecek tereddütleri gidermek amacıyla yeni bir bilgilendirme yapıldığı aktarıldı. Temmuz 2015'ten bu yana herhangi bir sermaye piyasası faaliyetinde bulunulmadığı hatırlatıldı. Aynı zamanda müşterilere yatırım hizmeti veya yan hizmet sunulmadığı vurgulandı.
Hukuki statü fiili durumla uyumlu hale getiriliyor
Faaliyet izninin iptaline yönelik sürecin, şirketin mevcut hukuki statüsünü fiili durumla uyumlu hale getirmeyi amaçladığı belirtilerek, "İlgili konuya ilişkin karar geçtiğimiz yıllar içerisinde SPK ile yapılan görüşmeler neticesinde alınmıştır." denildi. İlgili kararın ülkedeki güncel gelişmelerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı ifade edildi.
İptal başvurusunun grubun Türkiye'deki diğer faaliyetlerini etkilemeyeceği belirtilerek, "Şirket'in aracı kurum statüsünün sona ermesi, Türkiye'de yürütülen diğer faaliyetlerin sona ermesi veya Türkiye’den çekilmesi anlamına gelmiyor." değerlendirmesi yapıldı.
Bankacılık operasyonlarında büyüme hedefi
Açıklamada JP Morgan Menkul Değerler A.Ş. ile merkezi ABD'nin Ohio eyaletine bağlı Columbus kentinde bulunan JP Morgan Chase Bank, N.A. İstanbul Şubesi'nin hukuken birbirinden bağımsız kuruluşlar olduğu hatırlatıldı. Faaliyet izninin iptaline ilişkin sürecin yalnızca aracı kurumu kapsadığı kaydedildi.
JP Morgan İstanbul Şubesi'nin bankacılık faaliyetlerinden etkilenmeyeceği ve kesintisiz olarak çalışmaya devam edeceği bildirilerek, "JP Morgan İstanbul Şubesi yakın zamanda Türkiye'deki bankacılık faaliyetlerini büyütme kararı almış olup, gerekli çalışmalar yasal otoritelerle koordineli biçimde devam etmektedir." açıklaması yapıldı.
Kararın grubun Türkiye'den çıkışına ilişkin olmadığı belirtildi. Sürecin sadece uzun süredir hiçbir faaliyeti bulunmayan şirketin aracı kurum faaliyet izninin iptaliyle sınırlı olduğu yinelendi.