;
Arama

Trump’ın Grönland U dönüşünün perde arkası

ABD Başkanı Trump, Grönland'ı satın alma konusundaki yaklaşımını tersine çevirdi. Trump güç kullanmayacağını belirterek, vaat ettiği gümrük vergilerinden de vazgeçti. Görüşmelere aşina olan Avrupalı yetkililere göre önerilen anlaşma, Grönland'da ABD askeri varlığını ve mineral kaynakları üzerinde ABD'nin ön alım hakkını içeriyor.

22 Ocak 2026, 13:17
Trump’ın Grönland U dönüşünün perde arkası
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte

ABD Başkanı Donald Trump, 21 Ocak’ta İsviçre Alpleri’ne vardığında, Avrupalı liderler Grönland’ı elde etme çabalarının transatlantik bir çatışmayı tetikleyeceği korkusuyla paniğe kapılmıştı. Ancak güneş batana kadar Trump geri adım attı. Bu ani geri dönüş Trump, danışmanları ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’in de aralarında bulunduğu Avrupalı liderler arasında günler süren gizli görüşmelerinin ardından geldi. Görüşmelere yakın kaynaklara göre Grönland’ı Trump’ın kontrolüne bırakmaya karşı birleşen Avrupalılar, Arktik güvenliğinin artırılması gibi teşviklerle, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nde (NATO) daha derin bir kopuşun ABD için yaratacağı tehlikelere dair uyarıları bir arada kullandı.

Trump, Rutte ile yaptığı görüşmenin ardından Avrupa ülkelerine yönelik vaat edilen gümrük tarifelerini iptal etti ve dünyanın en büyük adasıyla ilgili olarak “gelecekteki bir anlaşmanın çerçevesini oluşturduğunu” savundu. Çarşamba günü erken saatlerde Trump’ın bir anlaşmaya açık olduğuna dair sinyaller vardı. Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı bir saatlik konuşmada ABD başkanı, Grönland’ın kontrolünü ele geçirmek için orduyu devreye sokmayacağını söyledi.

Bu Trump için net bir ton değişikliğiydi. Zira Trump sadece birkaç gün önce Grönland’ın mülkiyetini güvence altına almak için askeri güç kullanma ihtimalini ima etmiş ve sosyal medyada, üzerine Amerikan bayrağı yerleştirilmiş Grönland görüntüsü paylaşmıştı. Bu dönüş, ekonomiyi sarsabilecek gümrük tarifeleri ve NATO’nun istikrarını tehdit edebilecek Trump’la bir restleşme ihtimaliyle karşı karşıya olan Avrupalı liderler için rahatlatıcı oldu. Trump, geçen hafta sonu, Grönland’ı satın almaya yönelik bir anlaşmaya varılmaması halinde gelecek aydan itibaren sekiz ülkeye yüzde 10 gümrük vergisi uygulayacağını söylemişti. Bu vergiler haziran ayında yüzde 25’e çıkacaktı.

Çerçevenin kesin hatları hala belirsizliğini koruyor,ancak görüşmelere aşina olan Avrupalı yetkililere göre müzakerelerin birkaç alanda yoğunlaşması bekleniyor. Bunlar arasında ABD'nin Grönland'daki üslerde asker konuşlandırılması konusunda Danimarka ile yapacağı olası bir anlaşma ve Kuzey Kutbu çevresindeki güvenliği artırmak için Avrupa'nın önlemlerinin genişletilmesi yer alıyor. Yetkililer, ABD'nin Grönland'ın maden kaynaklarına yapılan yatırımlarda ilk reddetme hakkını elde edebileceğini ve bunun karşılığında Trump'ın gümrük vergisi tehditlerini masadan kaldıracağını söyledi. Bu veto, Rusya ve Çin'in adanın zenginliklerinden yararlanmasını engellemeyi amaçlıyor.

Grönland krizinden çıkarılan dersler

ABD’li ve Avrupalı yetkililer Grönland krizinden farklı dersler çıkardı. ABD’li yetkililer, Trump’ın agresif tutumunun, aylar boyunca ABD Başkanı’nın Grönland’ı kontrol altına alma kampanyasına yüz vermeyi reddeden Avrupalı yetkilileri müzakere masasına oturmaya zorladığını savundu. Avrupalı yetkililer ise, birleşik bir muhalefet cephesi sürdürmenin Trump’ı, toprakların devrini içermeyen bir anlaşmaya ikna etmeye yardımcı olabileceğini ileri sürdü.

Bir NATO sözcüsüne göre Trump ve Rutte, çarşamba günü ABD ve diğer NATO üyeleri için “Arktik bölgesindeki güvenliğin kritik önemini” görüştü. Sözcü, önerilen çerçeveye ilişkin görüşmelerin, NATO üyelerinin Arktik güvenliğini sağlamak için nasıl birlikte çalışabileceğine odaklanacağını söyledi. Danimarka, Grönland ve ABD arasında yapılacak daha spesifik müzakerelerin ise, “Rusya ve Çin’in Grönland’da asla bir dayanak noktası kazanmamasını” sağlamayı hedefleyeceğini belirtti.

Rutte, Trump’a zaman zaman aşırı derecede yaltaklanan yaklaşımı nedeniyle alay konusu olmuştu. Haziran ayındaki NATO zirvesinde Trump’a “baba” diye hitap etmiş ve kendisine defalarca övgüler yağdırmıştı. Ancak ABD’li ve Avrupalı yetkililere göre Trump ve Rutte güçlü bir çalışma ilişkisi kurdu.

Trump’ın Avrupa eleştirileri

Trump çarşamba günü erken saatlerde yaptığı konuşmada, uzun süredir ABD’nin müttefiki olan ülkelere, o ülkelerin temsilcileri izlerken sert eleştiriler yöneltti. Avrupa’yı geçmiş bir döneme kıyasla tanınmaz halde ve yanlış bir yolda olarak tanımladı. Danimarka’yı nankörlükle suçladı. İsviçre’nin ABD’nin desteği olmasaydı bir ülke olarak var olamayacağını söyledi. Etkinlikte pilot güneş gözlüğü takan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la da alay etti.

Ancak Trump aynı zamanda tansiyonu düşürmeye çalıştı ve ABD’nin Grönland’ı satın alma teklifini görüşmek üzere derhal müzakerelere başlanması çağrısında bulundu. “Güç kullanmak zorunda değilim. Güç kullanmak istemiyorum. Güç kullanmayacağım” dedi. Trump NATO üyelerinin, Amerika’nın transatlantik ittifakı güçlendirmedeki merkezi rolü nedeniyle ABD’nin Grönland’ı satın almasını destekleme yükümlülüğü olduğunu öne sürdü. “Biz çok şey veriyoruz ve karşılığında çok az şey alıyoruz” diye ekledi.

Trump, Danimarka’dan Grönland’ı satın alma isteğini kastederek, “Dünya güvenliği için bir parça buz istiyoruz ve vermiyorlar. Evet diyebilirsiniz ve biz de çok minnettar oluruz. Ya da hayır diyebilirsiniz ve biz de bunu hatırlarız” diye konuştu.  Trump, konuşmasını dinleyen ve ana konferans salonunu dolduran küresel elitlerden ölçülü bir tepkiyle karşılaştı; bazı iddialı sözleri hafif alkış alırken, birçok boş bakış ve gergin kahkahaya da yol açtı.

Avrupa Birliği’nin 27 ülkesinin liderleri, aceleyle organize edilen bir zirve için Brüksel’de bir araya gelecek. Artık bir ticaret savaşı için acil bir eylem planına ihtiyaç duymasalar da yıpranmış transatlantik ilişkileri değerlendirmek zorundalar. Avrupalılar, Grönland’dan vazgeçmediklerini Trump’a gösterirken Arktik güvenliğini güçlendirmenin yollarını arıyordu. Fransa, çarşamba günü Grönland’da halihazırda devam eden Danimarka liderliğindeki çok uluslu askeri tatbikatların genişletilmesini önerdi.

Trump’ın Grönland hedefleri, Rusya’nın Ukrayna’daki süregelen savaşı ve Çin’le jeopolitik rekabetle zaten uğraşan ABD’nin en yakın NATO müttefikleri için eşi benzeri görülmemiş bir diplomatik krizi tetikledi. Washington’ın tarihsel olarak en yakın bazı müttefikleri, ABD’ye ne kadar süre daha güvenebileceklerini sorgulamaya başladı. Kanada Başbakanı Mark Carney, bu hafta başında Davos’ta yaptığı konuşmada, “Her gün büyük güç rekabeti çağında yaşadığımız bize hatırlatılıyor. Kurallara dayalı düzenin solmakta olduğu, güçlü olanın yapabildiğini yaptığı ve zayıf olanın katlanmak zorunda kaldığı bir çağda” dedi. 

Davos’taki gerilimler

Davos’ta bu gerilimler zaman zaman perde arkasında da kendini gösterdi. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, salı günü ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in konuşması sırasında bir akşam yemeğini terk etti; bazı katılımcılar bunu transatlantik ilişkilerde artan gerilimin bir işareti olarak yorumladı. Davete özel düzenlenen VIP akşam yemeğinde konuşan Lutnick, katılanlara göre Avrupa’nın enerji politikalarını sert biçimde eleştirdi ve kıtanın küresel sahnedeki rekabet gücünün azaldığını söyledi.

Katılımcılara göre yemekteki bazı konuklar Lutnick’in Avrupa’ya kıyasla ABD’nin gücünü vurgulayan sözlerini alkışlarken, bazıları yuhaladı. ABD Ticaret Bakanlığı sözcüsü, “Bakan Lutnick’in üç dakikalık konuşması sırasında kimse aceleyle salondan ayrılmadı. Sadece bir kişi yuhaladı ve o da Al Gore’du” dedi. Eski ABD Başkan Yardımcısı Gore ise Lutnick’in konuşmasını dinlediğini ve “hiçbir şekilde sözünü kesmediğini” söyledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok