;
Arama

Rusya Grönland üzerinden büyüyen NATO krizini yakından izliyor

Rusya, ABD'nin Grönland'ı ele geçirme çabalarını izliyor ve Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarını övüyor. Grönland üzerindeki anlaşmazlık, bazı Avrupalı liderler tarafından uluslararası hukuku zedeleyen ve Rusya'yı Doğu Avrupa'da cesaretlendirebilecek bir gelişme olarak görülüyor.

21 Ocak 2026, 15:44

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yaklaşık yirmi yıldır NATO’yu zayıflatmaya çalışıyor. Şimdi ise ABD Başkan Donald Trump Grönland’ı kontrol altına almaya yönelirken, Moskova kenardan alkış tutuyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Trump'ın Arktik adayı ele geçirme arayışını sürdürdüğü bu hafta ABD Başkanı'nın egosuna hitap etti. Peskov, “Grönland’ın ilhakı meselesini çözerek Trump, kuşkusuz tarih kitaplarına geçecektir. Sadece Amerika Birleşik Devletleri tarihine değil, dünya tarihine de” dedi.

Trump, Danimarka’ya bağlı yarı özerk bir bölge olan Grönland’ın ulusal güvenlik için ABD tarafından alınması gerektiğini söyledi. Son günlerde Arktik adaya küçük birlikler gönderen sekiz Avrupa ülkesine yüzde 10 gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti. Bu çekişme, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD liderliğindeki küresel düzenin güvenlik temeli olan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) için tehlikeli bir ana dönüşüyor.

"Moskova'nın Grönland planı yok"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov salı günü, ittifakın “derin bir kriz” içinde olduğunu söyledi ve daha önce ittifakın bir üyesinin başka bir üyeye saldırdığı bir senaryoyu hayal edemediğini ekledi. Lavrov, Rusya’nın durumu sadece izlediğini söyledi. Trump’ın, ABD almazsa Rusya’nın adayı ele geçireceği yönündeki iddiasını reddederek Moskova’nın böyle bir planı olmadığını ifade etti. Ancak aynı zamanda Moskova’nın Trump’ın adayı alma isteğine onay verdiği izlenimini de yarattı; Grönland’ı Rusya’nın Ukrayna topraklarındaki ilk toprak kazanımıyla, yani 2014’te Karadeniz’deki Kiev’e bağlı yarımada olan Kırım’ın ilhakıyla karşılaştırdı. “Kırım, Rusya Federasyonu için ne kadar önemliyse, Grönland da Amerika Birleşik Devletleri için o kadar önemlidir” dedi.

Bu açıklamalar, Trump’ın Grönland’ı alma girişiminin uluslararası hukuk normlarını zayıflatacağı ve Ukrayna ile Doğu Avrupa’da Putin’i daha da cesaretlendirebileceği yönündeki bazı Avrupalı liderlerin korkularına doğrudan hitap etti. Bu bölgelerdeki daha küçük ülkeler, neredeyse tamamen ittifakın kolektif gücüne güveniyor. Moskova ve Kiev’de görev yapmış eski bir Birleşik Krallık savunma ataşesi olan John Foreman, “Bu, Kuzey Amerika’yı Avrupa’dan ayıran beş alarm seviyesinde bir acil durum. Rusya mutlaka arkaya yaslanıp kutlama zamanının geldiğini düşünüyordur" dedi. 

Foreman, Rusya’nın NATO’nun sıkıntılarından duyduğu sevincin, Trump’ın gerçekten Grönland’ı kontrol altına alarak ABD’nin Arktik’teki varlığını genişletmesi ihtimaliyle gölgelendiğini söyledi. Moskova, kuzeyde ittifak ülkelerini geride bırakmayı umarak, bölgede Sovyet döneminden kalma askeri üsleri yeniden açmaya ve dünyanın en büyük buz kırıcı filosunu inşa etmeye büyük yatırımlar yaptı. Ancak kısa vadede Grönland üzerindeki mücadele, Moskova’nın uzun süredir tehdit olarak gördüğü bir ittifakta istikrarsızlık ekiyor. Putin’in Ukrayna’yı işgali kısmen Kiev’in NATO’ya katılmasını engellemeyi amaçlıyordu. O zamandan bu yana Avrupalı liderler, Moskova’yı Batı toplumlarını istikrarsızlaştırmayı hedefleyen, drone ihlalleri ve denizaltı kablolarının kesilmesi gibi eylemleri içeren kıta genelinde bir gölge savaş yürütmekle suçladı.

NATO’nun doğuya doğru genişlemesi, Putin’in Batı’ya yönelik başlıca şikayetlerinden biri oldu. Sovyetler Birliği’nin Soğuk Savaş dönemindeki NATO’ya cevabı olan Varşova Paktı, bir dizi demokratik devrim ve Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle dağıldı; bu da bir zamanlar Moskova ile hizalanmış ülkelerin Atlantik bloğuna katılmasının önünü açtı. Estonya, Litvanya ve Polonya gibi bu ülkelerden bazıları bugün ittifakın en sadık üyeleri arasında yer alıyor.

"NATO'nun dağılmsına kadar tırmanabilir"

Putin, NATO’nun artan üyeliğini, Moskova ile Batı arasında yeni bir gerilim döneminin başlangıcı olarak görülen 2007 Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşmasında eleştirdi. “Bu genişleme kime karşı? Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra Batılı ortaklarımızın verdiği güvencelere ne oldu?” diye sordu. Kremlin için çalışmış Rus siyaset analisti Sergey Markov, Washington ile Brüksel arasındaki büyüyen ayrılığın, Rusya’nın lehine olacak şekilde Batı güvenlik politikasında kapsamlı bir yeniden hizalanmanın ilk adımı olabileceğini söyledi. Rusya’da popüler olan sosyal medya uygulaması Telegram’daki bir paylaşımında, gerilimin iki tarafın karşılıklı ateş açmasına ve NATO’nun dağılmasına kadar tırmanabileceğini öne sürdü. Avrupa’daki destekçileri olmadan Ukrayna’nın Rusya’nın eline düşeceğini ve Moskova’nın şartlarında barışın sağlanacağını savundu. 

Birçok Batılı lider böyle bir senaryoyu gerçekçi bulmuyor. Trump’ı Grönland arayışının gereksiz olduğuna ikna etmeye, bir ticaret savaşını önlemeye ve ittifakı bir arada tutmaya çalışıyorlar. ABD Başkanı ile yapıcı bir ilişki geliştirmeye çalışan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, salı günü erken saatlerde Trump’la telefonda görüştü. Trump, Grönland konusunda Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda toplantılar yapılmasını kabul etti. Rutte, Trump’ın sosyal medyada paylaştığı mesajında, “Grönland konusunda ileriye dönük bir yol bulmaya kararlıyım" ifadelerini kullandı. 


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok