Son yıllarda Türkiye’nin etrafında yaşananları uzaktan ve tek tek izleyen biri için tablo hâlâ parçalı görünebilir. Gazze başka bir dosya, Doğu Akdeniz başka, Kıbrıs ayrı, Kafkasya ve Orta Asya bambaşka başlıklar gibi okunabilir. Oysa sahada ve kapalı kapılar ardında bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değil.
Tam tersine küresel güç dengelerinin sertleştiği, ittifakların gevşediği ve jeopolitiğin yeniden ekonominin önüne geçtiği bir dönemde, Türkiye’nin stratejik manevra alanının aynı anda daraltıldığı tek bir büyük resmin parçalarıyla karşı karşıyayız. Bugün yaşadığımız ani krizler değil yıllardır biriken fay hatlarının eş zamanlı harekete geçmesidir.