Arama

Bakan Şimşek'ten fon tasfiyesi açıklaması: 10 milyon ve üzeri kazançların iadesi istenecek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sorunlu fonların tasfiye sürecinde haksız kazanç sağlayanlara yönelik yasal sürecin başlayacağını belirterek, ilk etapta 10 milyon lira ve üzerinde gelir elde edenlerden bu tutarların iadesinin talep edileceğini duyurdu.

20 Ekim 2026, 12:22

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Bloomberg HT ve Habertürk ortak yayınına katılarak gündemdeki ekonomik gelişmeler ve sorunlu fonların tasfiye sürecine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Şimşek, tasfiye sürecinin öngörülen hız ve çerçevede ilerlediğini belirterek, sürecin uzun zaman alması nedeniyle ara ödeme öngördüklerini söyledi. Şimşek, "Tasfiyede ara ödeme öngörüldü. Çünkü nihai tasfiye zaman alacak. Dünyada da böyle oldu." ifadelerini kullandı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) görüşülmekte olan tasfiye kanununa da değinen Şimşek, "Ara ödeme için TBMM'de bir tasfiye kanunu görüşülüyor. Kanun geçtikten sonra fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon TL'ye kadar ödemeler hızlıca yapılacak." bilgisini verdi.

Olağan ve olağanüstü tasfiye süreci

Tasfiye sürecini mali yapıların durumuna göre olağan ve olağanüstü olarak ikiye ayırdıklarını anlatan Şimşek, mali yapıları nispeten yönetilebilir durumda olan portföy şirketleri için olağan tasfiye yöntemini belirlediklerini aktardı. Şimşek, "131 fonun 66'sı tamamen normal tasfiyeye tabii tutuldu. 7 şirketin 3'ünün tam tasfiyesi tamamlandı. 45 bin 747 hesaba 40,8 milyar TL ödendi. Normal tasfiye başarılı şekilde gerçekleşti." diye konuştu.

Bu süreçte yatırımcıların ne kadar ödeme aldığına ilişkin verileri de paylaşan Şimşek, "Hisse senedi fonlarındaki yatırımcılar 17 Eylül'e göre yaklaşık yüzde 58'ini alabildiler. Para piyasası fonlarındakiler ise yüzde 1,43 nema aldı." değerlendirmesini yaptı.

Hedef Portföy'ün de normal tasfiyeye tabi olacağını belirten Şimşek, "Bu şirkette 31 fon var, bunun dördü para piyasası fonu. Dolayısıyla 7 portföy şirketinin dördünün muhtemelen hafta sonuna kadar normal tasfiyesi tamamlanmış olacak." dedi. Atlas Portföy konusunda ise sahiplerinin tasfiyeci kurumla diyalog içinde olduklarını ve kaynakları geri koyma iradesi gösterdiklerini ifade eden Şimşek, şu aşamada detaylı yorum yapmanın doğru olmayacağını kaydetti.

TBMM'deki kanunun kabul edilmesinin önemini vurgulayan Şimşek, "TBMM'deki kanun kabul edilirse, kabul edildikten hemen sonra küçük yatırımcı ve para piyasası fonlarını önceliklendirilecek. Böylelikle 390 bin hesap da tasfiye edilecek. Tasfiye sürecinin önemli kısmı da tamamlanmış olacak." ifadelerini kullandı.

Piyasa bozucular tespit edildi, iade süreci başlıyor

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun (MKK) eş güdüm içinde çalıştığını belirten Şimşek, "Piyasa bozucu faaliyetlerden kazanım sağlayanların hepsi tespit edildi." şeklinde konuştu.

Haksız kazanç sağlayanlardan geri ödeme talep edileceğini açıklayan Şimşek, "İade hesaplarına bir miktar ödeme var. Belli eşikler belirledik, ilk önce 10 milyon TL ve üzeri reel geri kazananlara başvurulacak. Gönüllü iade olmazsa Adalet Bakanlığı ilgili süreçleri işletecek." dedi. Geriye sadece iki fonda karmaşık bir süreç kaldığını ifade etti.

Şimşek, fonlarda yeterli kaynak bulunmaması durumunda izlenecek yola da dikkat çekerek, "Fonlardan hukuka aykırı şekilde nemalanan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların alınması çok önemli. Birlikte hareket edenlerin kişisel mal varlıklarına başvurulacak." değerlendirmesini yaptı.

Sermaye piyasalarında kalıcı reform hazırlığı

Sermaye piyasalarının bu süreçten güçlenerek çıkacağını belirten Şimşek, fon piyasasının 2019 yılına kadar sınırlı bir alan olduğunu, ancak serbest fonların TEFAS'a açılmasıyla durumun değiştiğini anlattı. Tespitlerin yapıldığını ve kalıcı reform çalışmasını taslağa dönüştürdüklerini belirten Şimşek, "Ama önce tasfiyeyi bitirelim sonrasında sağlıklı kafayla reformları yapalım dedik. 1,8 trilyon dolarlık bir ekonominin finansmanını bankacılık sektörü tek başına karşılayamaz. En az yüzde 30-40'ının sermaye piyasalarından karşılanması lazım." ifadelerini kullandı.

Piyasa bozucu eylemlere karşı daha sert yaptırımların geleceğinin sinyalini veren Şimşek, "Ama manipülasyonlar ve diğer piyasa bozucu eylemlerle ilgili yaptırımları ciddi şekilde artıran bir yaklaşım içine gireceğiz." dedi. İlgili kurumların kapasitesinin güçlendirileceğini ve gerekirse kanunla vergi denetmenlerinin bu kurumlara aktarılacağını belirtti. Eşit işe eşit ücret politikasının kurumsal kapasiteyi zayıflattığını söyleyen Şimşek, yaptırımların ve tedbirlerin ciddi şekilde artırılacağını kaydetti. Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde yetişmiş insan kaynağı bulunduğunu ve düzenlemelerle kurumlara personel aktarımı yapılabileceğini ekledi.

"Fon rehberi şeffaflığı artırdı"

Fon Rehberi'nin devreye alınmasının şeffaflığı artırmak adına önemli bir adım olduğunu vurgulayan Şimşek, "Fon Rehberi önemli bir adımdı, şeffaflık arttı. Açıkların çoğu Fon Rehberi ile kapatıldı. Bu önemli ama yeterli bir adım değil. Daha ileri düzenlemeleri çalışıyoruz." diye konuştu.

Fon Rehberi'nin uygulanmasının ertelenmeyeceğini belirten Şimşek, "Doğru bir karar ve herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Serbest fonlar TEFAS'a açılmasa bu sorunlar yaşanmayacak." dedi. Aşırı regülasyon riskini dikkate alacaklarını ve düzenlemeleri sektörle istişare edeceklerini ifade etti.

Şimşek, koordineli işlemlere karşı sürekli yaptırım olacağını belirterek, "Açıklanan fiili dolaşım oranlarının bağımsız bir kurumca doğrulanması da bizim için önemli. Fiili oran yeterli mi değil mi onlar tartışılıyor." bilgisini verdi. Vatandaşa satılacak fonların TEFAS'a açık olup olmamasının da değerlendirildiğini belirten Şimşek, "Bu alan tamahkarlara, sahtekarlara bırakılamayacak kadar değerli bir alan." değerlendirmesini yaptı.

"Bankacılık sektörüne bulaşıcılık riski yok"

Sorunlu alanın karantinaya alındığını ve doğrudan etkilerin sınırlandığını aktaran Şimşek, "Bu durumun ekonominin tamamını risk altına alması durumu yok. Bankacılığa bulaşıcılık riski yok denecek düzeyde." ifadelerini kullandı. Bankacılığın doğrudan riskli fonlara olan riskinin 1,3 milyar TL olduğunu ve bunun 56 trilyonluk bankacılık aktifleri içinde on binde iki düzeyinde kaldığını belirtti. Riskli varlıkların reel sektörün aktifleri içindeki payının ise on binde dokuz olduğunu söyledi.

Yine de dolaylı etkileri küçümsemediğini belirten Şimşek, "Fonlardan çıkış da büyük oranda durdu. Fonlardan bugüne kadar net çıkış 647 milyar TL. Bunun yaklaşık yarısı yabancıların çıkışı." dedi. Merkez Bankası Başkanının da belirttiği gibi çıkan paranın mevduata geçtiğini aktaran Şimşek, 17 Eylül'den bu yana mevduat artışının 685 milyar TL'yi bulduğunu kaydetti.

Özel sektör tahvil piyasasının büyüklüğünün yaklaşık 1 trilyon TL olduğunu ve yıl sonuna kadar vadesi gelecek kısmın 26,5 milyar lira olduğunu hatırlatan Şimşek, "İlkesel bir kararımız var. Kamu kaynağı kullanılmayacak. Kredi Garanti Fonu kendi özkaynaklarından özel sektör tahvillerine ilişkin bir kredi çerçevesi oluşturursa olumlu bakarız." diye konuştu. Burada Hazine garantisi ve kaynağı olmayacağının altını çizdi.

MSCI'ın (Morgan Stanley Capital International) açıklamalarına da değinen Şimşek, "MSCI'ın açıklaması oldukça yapıcı. Talepler son derece makul. Zaman vermesi de olumluydu. Onların sorun olarak ifade ettiği hususların üzerine gideceğiz." değerlendirmesini yaptı. Fon Rehberi ile ciddi bir adım atıldığını belirten Şimşek, uygulamada etkinliğin en kritik konu olduğunu sözlerine ekledi.


Sayfa Sonu

Yüklenecek başka sayfa yok