HSBC’nin bilanço tahminlerini içeren raporunda, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin kârlılık görünümü değerlendirildi. Raporda, yüksek enflasyon, kur hareketleri, iç talepteki zayıflık ve maliyet baskılarının şirketlerin finansal performansında belirleyici olacağına dikkat çekildi.
Bilanço takviminde son tarihler belli oldu
HSBC'nin takip ettiği şirketlerin üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıklama sürecinin Türkiye Sigorta ile başlaması planlanıyordu. Ancak Türkiye Sigorta, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada bilançosunu açıklama tarihini ertelediğini duyurdu.
Bankalar ile solo finansal tablo yayımlayan diğer şirketler için bilanço açıklama süresi 30 Ekim'de sona erecek. Konsolide finansal tabloların açıklanması için belirlenen son tarih ise 9 Kasım.
HSBC'nin tahminlerine göre, enflasyon muhasebesine tabi banka dışı şirketlerin toplam net kârı üçüncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 14 gerileyecek.
Havacılık hariç şirketlerde kâr artışı öngörülüyor
Raporda, üçüncü çeyrekte yıllık enflasyonun yüzde 30, ikinci çeyrekten üçüncü çeyreğe geçişteki enflasyonun ise yüzde 6 düzeyinde gerçekleştiği belirtildi. HSBC, her iki oranın da Türk lirasının dolar ve euro karşısındaki değer kaybından yüksek olduğuna işaret etti.
Enflasyon muhasebesi uygulamayan, fonksiyonel para birimi olarak dolar veya euro kullanan şirketlerle sigorta şirketlerinin toplam net kârında yıllık yüzde 6 düşüş bekleniyor. Bu gerilemenin temel nedenlerinden biri olarak havacılık sektöründeki kârlılık kaybı gösterildi.
Havacılık şirketleri hesaplama dışında tutulduğunda ise enflasyon muhasebesi uygulamayan şirketlerin toplam net kârının yıllık bazda yüzde 6 artacağı tahmin edildi.
Aselsan, BİM ve Ereğli öne çıkıyor
HSBC, sanayi ve banka dışı şirketler arasında AgeSA, Aselsan, BİM, Ereğli Demir Çelik, Enerjisa ve Şok Marketler'in enflasyondan arındırılmış kârlarında güçlü yıllık büyüme kaydedebileceğini öngördü.
Havacılık sektöründe jet yakıtı maliyetlerinin yarattığı baskıya karşın operasyonel açıdan kabul edilebilir bir çeyrek geçirilmesi bekleniyor. Ancak döviz kurlarındaki hareketlerin etkisiyle havayolu şirketlerinin net kârlarının geçen yılın aynı dönemine göre azalabileceği değerlendiriliyor.
Otomotiv ve dayanıklı tüketim sektörlerinde ise daha zorlu bir görünüm öne çıkıyor. Yurt içi talebin zayıflaması, satılan ürünlerin dağılımındaki olumsuz değişim ve fiyatlama üzerindeki baskıların şirketlerin sonuçlarını sınırlaması bekleniyor.
BİM ve Şok Marketler için olumlu beklentiler
Tüketim sektörünü değerlendiren HSBC, BİM ve Şok Marketler'in üçüncü çeyrekte görece güçlü finansal sonuçlar açıklayabileceğini tahmin etti.
BİM'in satış gelirlerinin yıllık yüzde 6 artması beklenirken, faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr (FAVÖK) marjında 14 baz puanlık iyileşme öngörüldü.
Şok Marketler'in satış gelirlerinde ise yıllık yüzde 3 büyüme tahmin edildi. Şirketin FAVÖK marjının da 48 baz puan genişlemesi bekleniyor.
HSBC, Coca-Cola İçecek'in yurt dışı pazarlardaki satış hacminden, TAB Gıda'nın ise mağaza sayısındaki artıştan destek bulabileceğini belirtti. Buna karşın her iki şirketin de operasyonel kârlılık marjları üzerinde baskı hissedebileceği ifade edildi.
Bankalarda kârlar yatay seyredebilir
HSBC, Türk bankacılık sektöründe üçüncü çeyrek net kârlarının genel olarak ikinci çeyrek seviyelerine yakın gerçekleşmesini bekliyor. Bununla birlikte Akbank'ın net faiz marjındaki daha zayıf görünüm nedeniyle sektörün geri kalanından ayrışabileceği değerlendiriliyor.
Kredi ve mevduat faizleri arasındaki farkta yaşanan sınırlı iyileşmenin yanı sıra TÜFE'ye endeksli tahvillerin yeniden değerlenmesi, bankaların net faiz marjlarını destekleyebilecek unsurlar arasında gösterildi.
Öte yandan yükselen karşılık giderleri ve vergi maliyetlerinin gelirlerdeki artışın önemli bir bölümünü sınırlayacağı tahmin ediliyor.
İş Bankası ve VakıfBank için tahvil geliri desteği
HSBC, Türkiye İş Bankası ve VakıfBank'ın düşük baz etkisi sayesinde TÜFE'ye endeksli tahvillerden elde ettikleri gelirlerde belirgin bir toparlanma yaşayabileceğini öngördü.
Bu iki bankanın ardından Garanti BBVA ve Yapı Kredi'nin de söz konusu gelir kaleminde iyileşme kaydedebileceği belirtildi.
Bankacılık sektöründe üçüncü çeyrek performansının, net faiz marjlarındaki gelişmelerin yanı sıra karşılık giderleri ve vergi yükünün kârlılık üzerindeki etkisine bağlı olması bekleniyor.