<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
  <channel>
    <title>Forbes Türkiye</title>
    <link>https://www.forbes.com.tr/</link>
    <description>Forbes Türkiye</description>
    <language>tr-TR</language>
    <managingEditor>editor@forbes.com.tr (Forbes Türkiye)</managingEditor>
    <lastBuildDate>Sun, 12 Jul 2026 13:00:00 GMT</lastBuildDate>
    <category>Newspaper</category>
    <category>Article</category>
    <generator>Forbes Türkiye</generator>
    <image>
      <url>https://www.forbes.com.tr/images/ico/android-icon-512x512.png</url>
      <title>Forbes Türkiye</title>
      <link>https://www.forbes.com.tr/</link>
    </image>
    <ttl>5</ttl>
    <atom:link rel="self" type="application/rss+xml" href="https://www.forbes.com.tr/rss" />
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/teknoloji/avrupa-birligi-nden-uyari-instagram-bagimlilik-yaratan-ozelliklerini-degistirmeli</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/teknoloji/avrupa-birligi-nden-uyari-instagram-bagimlilik-yaratan-ozelliklerini-degistirmeli</link>
      <category>Teknoloji</category>
      <title>Avrupa Birliği’nden uyarı: Instagram bağımlılık yaratan özelliklerini değiştirmeli</title>
      <description>Avrupa Birliği, Instagram ve Facebook’un sonsuz kaydırma özelliği gibi bağımlılık yaratan özellikleri değiştirmesini söyledi. Aksi bir durumda platformlar para cezasıyla karşı karşıya kalabilirler.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:29:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T13:29:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği, Meta Platforms&#39;un Instagram ve Facebook&#39;unu teknoloji kurallarını ihlal etmekle su&ccedil;ladı. Yetkililer, kullanıcıları platforma bağımlı tutacak şekilde tasarlandığını s&ouml;yledikleri &ouml;zellikleri hedef alırken, otomatik oynatma ve sonsuz kaydırma &ouml;zelliklerinde değişiklik yapılmasını talep etti. Aksi halde şirket para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Avrupa Komisyonu&#39;nun &ouml;n bulguları, Avrupa Birliği&#39;nin b&uuml;y&uuml;k &ccedil;evrimi&ccedil;i platformların yasadışı ve zararlı i&ccedil;eriklerle m&uuml;cadele konusunda daha fazla sorumluluk &uuml;stlenmesini zorunlu kılan d&ouml;n&uuml;m noktası niteliğindeki Dijital Hizmetler Yasası kapsamında y&uuml;r&uuml;t&uuml;len iki yıllık soruşturmanın ardından geldi.</p>

<p>Sosyal medya şirketleri, platformlarının &ccedil;ocuklar arasında ruh sağlığı krizine katkıda bulunduğu y&ouml;n&uuml;ndeki endişeler nedeniyle d&uuml;nya genelinde giderek daha sıkı denetleniyor. Bu durum, bazı h&uuml;k&uuml;metlerin reşit olmayan kullanıcılar i&ccedil;in yasaklar getirmesine veya bu t&uuml;r yasakları değerlendirmesine yol a&ccedil;ıyor.</p>

<p>AB&#39;nin teknoloji d&uuml;zenlemelerine karar veren Avrupa Komisyonu, Meta&#39;nın son derece kişiselleştirilmiş &ouml;neriler, otomatik oynatma ve kullanıcılara s&uuml;rekli yeni i&ccedil;erik sunarak platformda daha uzun s&uuml;re kalmalarını teşvik eden sonsuz kaydırma &ouml;zelliğinin oluşturduğu bağımlılık risklerini yeterince değerlendiremediğini s&ouml;yledi. Komisyon, Facebook ve Instagram&#39;daki Reels ve Hikayeler &ouml;zelliklerinin aşırı veya kompulsif kullanıma katkıda bulunabileceğini belirtti.</p>

<h2>Ekran s&uuml;resi molası &ouml;nerisi</h2>

<p>Kurum ayrıca Meta&#39;nın bu riskleri azaltmaya y&ouml;nelik &ouml;nlemlerini de eleştirdi. Zaman y&ouml;netimi ara&ccedil;larının kolayca devre dışı bırakılabildiğini, ebeveyn denetimlerinin ise etkili şekilde kullanılabilmesi i&ccedil;in &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de zaman, &ccedil;aba ve teknik bilgi gerektirdiğini ifade etti. Komisyon, Meta&#39;nın otomatik oynatma ve sonsuz kaydırma gibi &ouml;zellikleri varsayılan olarak devre dışı bırakması, etkili ekran s&uuml;resi molaları sunması ve &ouml;neri sistemini kullanıcı etkileşimini artırmaya daha az odaklanılması gerektiğini s&ouml;yledi.</p>

<h2>Meta su&ccedil;lamaları kabul etmiyor</h2>

<p>Meta s&ouml;zc&uuml;s&uuml; Ben Walters, &quot;Bu &ouml;n bulgulara katılmıyoruz. Bunlar, gen&ccedil;leri korumak i&ccedil;in attığımız &ouml;nemli adımları doğru şekilde yansıtmıyor. Bu soruşturma başladığından bu yana, gen&ccedil;leri otomatik olarak koruyan ve ebeveynlere kontrol sağlayan Gen&ccedil; Hesapları uygulamasını devreye aldık. Bu sistem sayesinde ebeveynler geceleri Instagram&#39;a erişimi engelleyebiliyor ve g&uuml;nl&uuml;k ekran s&uuml;resini yalnızca 15 dakika ile sınırlandırabiliyor&quot; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Meta ayrıca AB yetkilileriyle yapıcı şekilde &ccedil;alışmayı s&uuml;rd&uuml;receğini belirtti. AB&#39;nin teknoloji şefi Henna Virkkunen Reuters&#39;a yaptığı a&ccedil;ıklamada, &quot;Başlangı&ccedil; noktamız, bulgularımıza g&ouml;re bu tasarımın fazla bağımlılık yarattığı ve değiştirilmesi gerektiğidir. Bir sonraki adım ya Meta&#39;nın tasarımını değiştirmesi ya da kurallara uyulmaması y&ouml;n&uuml;nde resmi bir kararın alınması olacaktır&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>

<p>K&uuml;resel yıllık cirosunun y&uuml;zde 6&#39;sına kadar para cezası riskiyle karşı karşıya olan Meta, Avrupa Komisyonu &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki aylarda nihai kararını vermeden &ouml;nce su&ccedil;lamalara yanıt verebilecek. Şirket, ge&ccedil;en ay ABD&#39;deki 29 eyalet başsavcısının Facebook ve Instagram&#39;ın &ccedil;ocuklarda bağımlılık yarattığı y&ouml;n&uuml;ndeki iddialarını reddettirme girişiminde başarısız olmuştu. AB&#39;nin Meta&#39;ya y&ouml;nelttiği su&ccedil;lamalar, yetkililerin şubat ayında TikTok&#39;a karşı a&ccedil;tığı ve uygulamada benzer değişiklikler talep ettiği soruşturmayla paralellik g&ouml;steriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/avrupa-birligi-nden-uyari-instagram-bagimlilik-yaratan-ozelliklerini-degistirmeli-2026-07-10-16-36-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/turkiye-deki-havalimanlarinda-alti-ayda-112-milyon-yolcu-tasindi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/turkiye-deki-havalimanlarinda-alti-ayda-112-milyon-yolcu-tasindi</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Türkiye'deki havalimanlarında altı ayda 112 milyon yolcu taşındı</title>
      <description>Türkiye genelindeki havalimanları yılın ilk yarısında yoğun bir yolcu trafiğine sahne oldu. Ocak-haziran döneminde iç ve dış hatlarda toplam 111 milyon 960 bin 564 yolcuya hizmet verilirken, İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı'nın ağırladığı yolcu sayısı 63,4 milyonu aştı. Böylece İstanbul'daki iki havalimanı, Türkiye'de 78 ilin nüfusundan daha fazla yolcuya ev sahipliği yaptı.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:12:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T13:12:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="64" data-section-id="n37sws" data-start="0">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;&#39;n&uuml;n Haziran 2026 d&ouml;nemine ilişkin hava yolu istatistiklerini paylaştı.</p>

<p data-end="918" data-start="686">Haziran ayında T&uuml;rkiye genelindeki havalimanlarında i&ccedil; hatlarda 91 bin 987, dış hatlarda 84 bin 961 olmak &uuml;zere toplam 176 bin 948 u&ccedil;uş ger&ccedil;ekleştirildi. &Uuml;st ge&ccedil;işlerle birlikte toplam u&ccedil;ak trafiği ise 221 bin 826 olarak kaydedildi.</p>

<p data-end="1145" data-start="920">Aynı d&ouml;nemde i&ccedil; hatlarda 9 milyon 374 bin 831, dış hatlarda 13 milyon 541 bin 166 yolcu seyahat etti. Direkt transit yolcuların da eklenmesiyle haziran ayında hizmet verilen toplam yolcu sayısı 22 milyon 924 bin 169&#39;a ulaştı.</p>

<p data-end="1279" data-start="1147">Y&uuml;k taşımacılığında ise i&ccedil; hatlarda 85 bin 636 ton, dış hatlarda 399 bin 307 ton olmak &uuml;zere toplam 484 bin 943 tonluk hacim oluştu.</p>

<h2 data-end="1325" data-section-id="1xadguh" data-start="1281">İlk yarıda yolcu trafiği y&uuml;zde 2,6 arttı</h2>

<p data-end="1510" data-start="1327">Ocak-haziran d&ouml;neminde havalimanlarında i&ccedil; hatlarda 471 bin 870, dış hatlarda 404 bin 197 u&ccedil;uş ger&ccedil;ekleştirildi. &Uuml;st ge&ccedil;işlerle birlikte toplam u&ccedil;ak trafiği 1 milyon 113 bin 986 oldu.</p>

<p data-end="1814" data-start="1512">İlk altı ayda i&ccedil; hatlarda 50 milyon 2 bin 867, dış hatlarda ise 61 milyon 903 bin 797 yolcu seyahat etti. Direkt transit yolcuların da dahil edilmesiyle toplam yolcu sayısı 111 milyon 960 bin 564&#39;e y&uuml;kseldi. Bu rakam, ge&ccedil;en yılın aynı d&ouml;nemine g&ouml;re toplam yolcu trafiğinde y&uuml;zde 2,6 artışa işaret etti.</p>

<p data-end="1984" data-start="1816">Aynı s&uuml;re&ccedil;te havalimanlarında taşınan y&uuml;k miktarı i&ccedil; hatlarda 440 bin 880 ton, dış hatlarda 2 milyon 58 bin 823 ton olmak &uuml;zere toplam 2 milyon 499 bin 704 tona ulaştı.</p>

<h2 data-end="2029" data-section-id="c3jhng" data-start="1986">İstanbul Havalimanı 40 milyona yaklaştı</h2>

<p data-end="2241" data-start="2031">T&uuml;rkiye&#39;nin en b&uuml;y&uuml;k hava ulaşım merkezi olan İstanbul Havalimanı&#39;nda haziran ayında toplam 45 bin 668 u&ccedil;ak iniş-kalkışı ger&ccedil;ekleşti. Aynı ay i&ccedil;inde havalimanını kullanan yolcu sayısı 7 milyon 119 bin 838 oldu.</p>

<p data-end="2438" data-start="2243">Yılın ilk altı ayında ise İstanbul Havalimanı&#39;nda toplam 262 bin 271 u&ccedil;uş ger&ccedil;ekleştirildi. Bu d&ouml;nemde i&ccedil; ve dış hatlarda hizmet verilen yolcu sayısı 39 milyon 922 bin 113 olarak kayıtlara ge&ccedil;ti.</p>

<h2 data-end="2478" data-section-id="sktupu" data-start="2440">Sabiha G&ouml;k&ccedil;en&#39;de 23,5 milyon yolcu</h2>

<p data-end="2670" data-start="2480">İstanbul Sabiha G&ouml;k&ccedil;en Havalimanı da yılın ilk yarısında yoğunluğunu s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Altı aylık d&ouml;nemde toplam 135 bin 535 u&ccedil;uşun ger&ccedil;ekleştiği havalimanında 23 milyon 525 bin 494 yolcu ağırlandı.</p>

<p data-end="2996" data-start="2672">B&ouml;ylece İstanbul Havalimanı ile Sabiha G&ouml;k&ccedil;en Havalimanı&#39;nın toplam yolcu sayısı 63 milyon 447 bin 607&#39;ye ulaştı. Bakan Uraloğlu, bu rakamın T&uuml;rkiye&#39;deki 78 ilin n&uuml;fusundan fazla olduğuna dikkat &ccedil;ekti. İstanbul Atat&uuml;rk Havalimanı&#39;nda ise haziran ayında 2 bin 377, yılın ilk yarısında ise 12 bin 865 u&ccedil;ak trafiği ger&ccedil;ekleşti.</p>

<h2 data-end="3043" data-section-id="16i3639" data-start="2998">Turizm havalimanlarında 23,3 milyon yolcu</h2>

<p data-end="3317" data-start="3045">Turizm merkezlerinde hizmet veren havalimanları da yaz sezonunun etkisiyle y&uuml;ksek yolcu trafiği oluşturdu. İlk altı ayda bu havalimanlarında i&ccedil; hatlarda 9 milyon 294 bin 255, dış hatlarda 14 milyon 63 bin 802 olmak &uuml;zere toplam 23 milyon 358 bin 57 yolcuya hizmet verildi.</p>

<p data-end="3592" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="3319">Aynı d&ouml;nemde İzmir Adnan Menderes Havalimanı 5 milyon 994 bin 584, Antalya Havalimanı 13 milyon 654 bin 494, Muğla Dalaman Havalimanı 1 milyon 848 bin 682, Muğla Milas-Bodrum Havalimanı 1 milyon 519 bin 84 ve Gazipaşa-Alanya Havalimanı ise 341 bin 213 yolcuya hizmet sundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/turkiye-deki-havalimanlarinda-alti-ayda-112-milyon-yolcu-tasindi-2026-07-10-16-13-15.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/shein-hong-kong-ta-halka-arz-icin-onay-aldi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/shein-hong-kong-ta-halka-arz-icin-onay-aldi</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Shein Hong Kong’ta halka arz için onay aldı</title>
      <description>Shein Hong Kong'da gerçekleştirmeyi planladığı halka arz için Çin’in yetkili kurumundan onay aldı. Böylece hızlı moda devi, yıllardır sürdürdüğü halka açılma çabasında önemli bir eşiği aşmış oldu.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:53:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T12:53:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;in Menkul Kıymetler D&uuml;zenleme Komisyonu&#39;nun (CSRC) yayımladığı a&ccedil;ıklamaya g&ouml;re Shein, Hong Kong&#39;daki halka arz kapsamında en fazla 341,6 milyon H hissesi satmayı planlıyor. Bloomberg&#39;e konuşan&nbsp;kaynakların verdiği bilgiye g&ouml;re şirket, halka arz yoluyla birka&ccedil; milyar dolar fon toplamayı değerlendiriyor. Ancak nihai tutarın şirket değerlemesine bağlı olacağı belirtiliyor. Kaynaklar, hazırlıkların s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ancak kesin bir takvim bulunmadığını ve halka arzın yine de daha ileri bir tarihe ertelenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Ge&ccedil;en yıl konuya yakın kişilerin aktardığına g&ouml;re Shein hissedarlarının baskısıyla şirket değerlemesini yaklaşık 30 milyar dolara indirmeyi değerlendirmek zorunda kaldı. Şirketin değeri ge&ccedil;mişte bunun &uuml;&ccedil; katından daha y&uuml;ksek seviyelerde bulunuyordu. Shein s&ouml;zc&uuml;s&uuml; yaptığı a&ccedil;ıklamada, &quot;Politikamız gereği s&ouml;ylentiler veya spek&uuml;lasyonlar hakkında yorum yapmıyoruz&quot; dedi.</p>

<h2>ABD ve Londra&#39;da başarılı olamadı</h2>

<p>Shein, Hong Kong&#39;a y&ouml;nelmeden &ouml;nce ABD ve Londra&#39;da halka arz olmayı denedi ancak başarılı olamadı. Bu s&uuml;re&ccedil;te şirketin değerlemesi de geriledi. Hong Kong borsası bu yıl yaklaşık y&uuml;zde 6 değer kaybetmiş olsa da halka arz piyasası olduk&ccedil;a hareketli. Yıl başından bu yana ilk halka arzlardan yaklaşık 35 milyar dolar kaynak toplandı. Shein&#39;in ABD&#39;de halka a&ccedil;ılma planı, tedarik zinciri ve &ccedil;alışma koşullarına ilişkin artan incelemeler nedeniyle iki yıl &ouml;nce sekteye uğradı. Londra&#39;daki plan ise &Ccedil;inli yetkililerin onay vermemesi nedeniyle rafa kaldırıldı.</p>

<p>Perakende şirketi 2021 yılında genel merkezini Singapur&#39;a taşıdı. Ancak şirket, &Ccedil;in ile g&uuml;&ccedil;l&uuml; bağları bulunan t&uuml;m firmaların d&uuml;nyanın herhangi bir yerinde halka arz edilmeden &ouml;nce CSRC&#39;nin incelemesinden ge&ccedil;mesini zorunlu kılan d&uuml;zenleme nedeniyle hala &Ccedil;in d&uuml;zenleyicisinin denetimine tabi.</p>

<p>Yıllarca &Ccedil;in k&ouml;kenlerini geri planda tutmaya ve kendisini k&uuml;resel bir şirket olarak pazarlamaya &ccedil;alışan Shein, ge&ccedil;en yıl Hong Kong&#39;da halka arz başvurusunun ardından stratejisini değiştirdi. Kurucu Xu Yangtian, ultra d&uuml;ş&uuml;k maliyetli giyim &uuml;r&uuml;nleri &uuml;reten geniş &uuml;retici ağına ev sahipliği yapan Guangdong eyaletine daha fazla kaynak aktaracağı s&ouml;z&uuml;n&uuml; verdi.</p>

<h2>Şirketin değeri son d&ouml;nemde s&uuml;rkeli d&uuml;ş&uuml;yor</h2>

<p>Shein&#39;in değerlemesi, d&ouml;rt yıl &ouml;nce ulaştığı 100 milyar dolarlık seviyeden bu yana s&uuml;rekli geriliyor. Şirket, ABD ve Avrupa gibi &ouml;nemli pazarlarda PDD Holdings&#39;in sahibi olduğu Temu ile yoğun rekabet ederken, ABD&#39;nin g&uuml;mr&uuml;k tarifelerinin yol a&ccedil;tığı fiyat artışları t&uuml;ketici talebini olumsuz etkiledi. Aynı zamanda d&uuml;zenleyici kurumlar da şirketin faaliyetlerini daha yakından incelemeye başladı.</p>

<p>Buna rağmen yakın kaynaklara g&ouml;re Shein, fiyat artışları ve maliyet azaltma &ouml;nlemleri sayesinde k&acirc;r marjlarını y&uuml;kselterek, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın uyguladığı y&uuml;ksek g&uuml;mr&uuml;k tarifelerinin &ccedil;evrimi&ccedil;i trafiği azaltmasına rağmen ge&ccedil;en yıl yaklaşık 2 milyar dolar net k&acirc;r elde etmeyi bekliyordu. Shein&#39;in yatırımcıları arasında IDG Capital, Mubadala Investment, Tiger Global Management ve HSG yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/shein-hong-kong-ta-halka-arz-icin-onay-aldi-2026-07-10-16-00-08.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/turkiye-nato-destekli-yeni-savunma-bankasi-nin-kurucu-ulkeleri-arasinda-yer-aldi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/turkiye-nato-destekli-yeni-savunma-bankasi-nin-kurucu-ulkeleri-arasinda-yer-aldi</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Türkiye, NATO destekli yeni Savunma Bankası'nın kurucu ülkeleri arasında yer aldı</title>
      <description>NATO Zirvesi'nde duyurulan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası'nın kurucu destekçileri açıklandı. Türkiye'nin de dahil olduğu girişimin 2027'de faaliyete geçerek savunma projelerine uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman sağlaması hedefleniyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:22:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T12:22:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="84" data-start="0">Ankara&#39;da ger&ccedil;ekleştirilen NATO Zirvesi&#39;nde konuşan Kanada Başbakanı Mark Carney, Savunma, G&uuml;venlik ve Dayanıklılık Bankası&#39;nın (DSRB) kuruluş s&uuml;recine &ouml;nc&uuml;l&uuml;k edecek dokuz &uuml;lkeyi a&ccedil;ıkladı. T&uuml;rkiye&#39;nin de yer aldığı yeni finansman girişiminin, savunma sanayisine y&ouml;nelik yatırımlar i&ccedil;in uluslararası &ouml;l&ccedil;ekte yeni bir kaynak oluşturması ama&ccedil;lanıyor.</p>

<p data-end="946" data-start="700">Euronews&#39;in haberine g&ouml;re Kanada, T&uuml;rkiye, Arnavutluk, Bel&ccedil;ika, Yunanistan, Letonya, L&uuml;ksemburg, Romanya ve Ukrayna, bankanın kuruluş esaslarını belirleyecek ilk destek&ccedil;i &uuml;lkeler olacak. DSRB&#39;nin 2027 yılında faaliyetlerine başlaması planlanıyor.</p>

<h2 data-end="995" data-section-id="168mmdh" data-start="948">Savunma yatırımlarına yeni finansman modeli</h2>

<p data-end="1230" data-start="997">İlk olarak 2024 yılında eski NATO danışmanları, &uuml;st d&uuml;zey askerler ve finans sekt&ouml;r&uuml; temsilcilerinin hazırladığı &ouml;neriyle g&uuml;ndeme gelen DSRB&#39;nin merkezinin Kanada&#39;da, Avrupa operasyonlarının ise L&uuml;ksemburg&#39;da y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesi &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p data-end="1585" data-start="1232">Banka, &uuml;ye &uuml;lkelerin sağlayacağı sermayeyi kullanarak uluslararası piyasalardan y&uuml;ksek kredi notuyla d&uuml;ş&uuml;k maliyetli bor&ccedil;lanmayı hedefliyor. Elde edilecek kaynakların savunma projelerine kredi ve garanti mekanizmaları aracılığıyla aktarılması planlanırken, toplam finansman kapasitesinin 134 milyar dolara (yaklaşık 117 milyar euro) ulaşması bekleniyor.</p>

<p data-end="1848" data-start="1587">Yeni yapının yalnızca h&uuml;k&uuml;metlere değil, savunma sanayisinde faaliyet g&ouml;steren şirketlere de uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman sağlaması &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Ayrıca ticari bankalara kredi garantileri verilerek sekt&ouml;rdeki yatırımların hızlandırılması ama&ccedil;lanıyor.</p>

<h2 data-end="1886" data-section-id="1xqcrr8" data-start="1850">K&uuml;resel bankalardan destek geldi</h2>

<p data-end="2073" data-start="1888">DSRB girişimi, uluslararası finans kuruluşlarının da desteğini aldı. JPMorgan, Deutsche Bank, Commerzbank, ING ve Kanada&#39;nın &ouml;nde gelen bankalarının projeye destek verdiği belirtiliyor.</p>

<p data-end="2373" data-start="2075">Buna karşın Kanada dışında hi&ccedil;bir G7 &uuml;lkesinin kurucu destek&ccedil;iler arasında yer almaması dikkat &ccedil;ekti. İngiltere, Almanya ve Fransa&#39;nın girişime katılmadığı, Almanya&#39;nın g&ouml;r&uuml;şmeleri g&ouml;zlemci stat&uuml;s&uuml;nde takip ettiği, Kanada&#39;nın ise G&uuml;ney Kore ile &uuml;yelik konusunda temaslarını s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; ifade edildi.</p>

<h2 data-end="2428" data-section-id="1o8emxl" data-start="2375">Avrupa&#39;da ikinci savunma girişimi de hazırlanıyor</h2>

<p data-end="2762" data-start="2430">Haberde, İngiltere&#39;nin Hollanda, Finlandiya ve Polonya ile birlikte &Ccedil;ok Taraflı Savunma Mekanizması (MDM) adı verilen ayrı bir yapı &uuml;zerinde &ccedil;alıştığı aktarıldı. 2027&#39;de faaliyete ge&ccedil;mesi planlanan MDM&#39;nin ortak savunma tedarikine odaklanacağı, DSRB&#39;nin ise finansman sağlayan bir kurum olarak farklı bir rol &uuml;stleneceği vurgulandı.</p>

<p data-end="3049" data-start="2764">İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves de &uuml;lkesinin hem DSRB hem de MDM konusunda Kanada ile iş birliği y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirterek, DSRB&#39;nin &ouml;zellikle savunma tedarik zincirindeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve orta &ouml;l&ccedil;ekli şirketlerin finansmana erişimini kolaylaştıracak bir yapı olarak tasarlandığını s&ouml;yledi.</p>

<p data-end="3266" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="3051">Kanada y&ouml;netimi, bankanın ilerleyen d&ouml;nemde yeni &uuml;yelere a&ccedil;ık olacağını a&ccedil;ıklarken, Avrupa&#39;nın b&uuml;y&uuml;k ekonomilerinin projeye katılımının DSRB&#39;nin uzun vadeli etkinliği a&ccedil;ısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/turkiye-nato-destekli-yeni-savunma-bankasi-nin-kurucu-ulkeleri-arasinda-yer-aldi-2026-07-10-15-27-30.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/savas-ve-gecici-anlasma-ise-yaramadi-trump-in-iran-icin-ucuncu-bir-plani-var-mi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/savas-ve-gecici-anlasma-ise-yaramadi-trump-in-iran-icin-ucuncu-bir-plani-var-mi</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Savaş ve geçici anlaşma işe yaramadı: Trump'ın İran için üçüncü bir planı var mı?</title>
      <description>Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilim ve ticari gemilere yönelik saldırıların ardından ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik diplomatik açılımı rafa kaldırarak yeniden yaptırım ve askeri baskı politikasına yöneldi. Ancak Washington'ın bu stratejinin önceki dönemlerden farklı sonuç vereceğine ilişkin somut bir plan ortaya koymaması, yeni döneme ilişkin soru işaretlerini artırıyor.</description>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 06:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-11T06:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trump ve ekibi, haziran ayında Versay Sarayı&#39;nda İran ile imzalanan &ouml;n mutabakat &ouml;ncesinde H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nın yeniden g&uuml;venli şekilde uluslararası deniz trafiğine a&ccedil;ılmasını ve buna karşılık İran&#39;ın petrol ihracatına y&ouml;nelik bazı kısıtlamaların gevşetilmesini &ouml;ng&ouml;ren bir yaklaşım benimsemişti.</p>

<p>Trump, mutabakatın imzalanmasından kısa s&uuml;re &ouml;nce yaptığı a&ccedil;ıklamada, yıllardır ağır yaptırımlar altında bulunan İran&#39;ın yeniden petrol gelirine ve uluslararası finans sistemine erişim sağlayarak ekonomik istikrara kavuşmasının diplomatik s&uuml;reci destekleyeceğini savunmuştu. ABD Başkanı, bu &ccedil;er&ccedil;evede anlaşmayı &quot;İran i&ccedil;in iyi bir fırsat&quot; olarak nitelendirmişti.</p>

<h2>Bir ay i&ccedil;inde diplomasi yerini askeri gerilime bıraktı</h2>

<p>Ancak anlaşmanın &uuml;zerinden bir ay ge&ccedil;meden H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nda ticari gemilere y&ouml;nelik saldırılar, Washington&#39;ın politikasında sert bir d&ouml;n&uuml;şe neden oldu.</p>

<p>ABD y&ouml;netimi &ouml;nce İran&#39;ın petrol satışlarına tanıdığı muafiyetleri kaldırdı, ardından iki gece s&uuml;ren operasyonlarda 170&#39;ten fazla İran askeri hedefini vurdu. Tarafların &ouml;n mutabakatta &ouml;ng&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; kapsamlı n&uuml;kleer ve g&uuml;venlik m&uuml;zakerelerine ilişkin ise şu ana kadar yeni bir takvim a&ccedil;ıklanmadı.</p>

<p>Bu gelişmeler, Trump y&ouml;netiminin yeniden ekonomik yaptırımlar ve askeri caydırıcılığı temel alan &ouml;nceki stratejisine d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; yorumlarına yol a&ccedil;tı.</p>

<h2>Washington&#39;dan yeni stratejiye ilişkin net mesaj gelmedi</h2>

<p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, son a&ccedil;ıklamasında y&ouml;netimin yaklaşımını, &quot;Eğer gemilere ateş a&ccedil;arlarsa, karşılığını &ccedil;ok ağır şekilde veririz.&quot; s&ouml;zleriyle &ouml;zetledi.</p>

<p>Bu a&ccedil;ıklama, Washington&#39;ın diplomatik teşviklerden ziyade yeniden cezalandırıcı ara&ccedil;lara ağırlık verdiğini ortaya koyarken, y&ouml;netimin bu y&ouml;ntemin neden &ouml;nceki d&ouml;nemlerden farklı sonu&ccedil; vereceğine ilişkin kapsamlı bir strateji paylaşmaması dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<h2>Uzmanlar &ccedil;ıkmaza dikkat &ccedil;ekiyor</h2>

<p>Eski ABD diplomatlarından ve &ccedil;eşitli y&ouml;netimlerde Dışişleri Bakanlığı ile Ulusal G&uuml;venlik Konseyi&#39;nde g&ouml;rev yapan Richard Haass, mevcut tablonun stratejik bir &ccedil;ıkmaz oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<p>Haass&#39;a g&ouml;re ABD&#39;nin askeri baskıyı artırması, İran&#39;ın K&ouml;rfez&#39;deki enerji altyapısı ve petrol sevkiyatına y&ouml;nelik saldırılarını artırma riskini beraberinde getiriyor. Washington&#39;ın ise bu kritik enerji tesislerini uzun vadede nasıl koruyacağı konusunda hen&uuml;z kalıcı bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m geliştiremediği ifade ediliyor.</p>

<h2>İran&#39;da i&ccedil; siyasi gerilim de derinleşiyor</h2>

<p>ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden dini lider Ayetullah Ali Hamaney&#39;in cenaze t&ouml;reni sırasında yaşanan olaylar, İran i&ccedil; siyasetindeki g&ouml;r&uuml;ş ayrılıklarını da g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serdi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Abbas Arak&ccedil;i&#39;nin cenaze t&ouml;reninde protestocuların hedefi olduğu, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan&#39;ın ise g&uuml;venlik g&uuml;&ccedil;lerinin korumasıyla b&ouml;lgeden ayrıldığı bildirildi.</p>

<p>Buna karşın Trump y&ouml;netiminin kamuoyuna yaptığı a&ccedil;ıklamalarda İran&#39;daki i&ccedil; siyasi dengeler yerine daha &ccedil;ok &uuml;lke y&ouml;netimini tek merkezden hareket eden bir yapı olarak değerlendirdiği g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<h2>Asıl anlaşmazlık H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nda ortaya &ccedil;ıktı</h2>

<p>Taraflar arasındaki en &ouml;nemli ihtilaflardan biri H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nın kontrol&uuml; konusunda yaşandı.</p>

<p>Versay&#39;da imzalanan mutabakatta İran&#39;ın ticari gemilerin g&uuml;venli ge&ccedil;işi i&ccedil;in &quot;azami gayret g&ouml;stereceği&quot; belirtilirken, metindeki ifadelerin farklı yorumlanması uygulamada ciddi anlaşmazlıklara neden oldu.</p>

<p>ABD tarafı, anlaşmanın İran&#39;a g&uuml;venli ge&ccedil;iş sorumluluğu y&uuml;klediğini savunurken, Tahran y&ouml;netimi bunu boğaz &uuml;zerindeki denetimini g&uuml;&ccedil;lendirecek bir d&uuml;zenleme olarak değerlendirdi ve gemilerin kendi kıyılarına yakın rotaları kullanmasını istedi. İran&#39;ın ge&ccedil;işlerden &uuml;cret almayı planladığını a&ccedil;ıklaması ise krizi daha da derinleştirdi.</p>

<p>ABD Donanması&#39;nın ticari gemilere alternatif g&uuml;zerg&acirc;hlarda refakat etmeye başlamasının ardından bazı gemilere ateş a&ccedil;ılması, b&ouml;lgedeki deniz trafiğini b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de durma noktasına getirdi.</p>

<h2>N&uuml;kleer m&uuml;zakerelerde de kritik belirsizlik s&uuml;r&uuml;yor</h2>

<p>Washington ile Tahran arasında gelecekte y&uuml;r&uuml;t&uuml;lmesi planlanan kapsamlı m&uuml;zakerelerin en &ouml;nemli başlıklarından biri ise İran&#39;ın n&uuml;kleer programı olmaya devam ediyor.</p>

<p>&Ouml;zellikle uranyum stoklarının geleceği, zenginleştirme faaliyetleri ve denetim mekanizmaları konusunda taraflar arasında &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;ş ayrılıkları bulunuyor. Trump y&ouml;netiminin, ABD&#39;nin 2018&#39;de &ccedil;ekildiği 2015 n&uuml;kleer anlaşmasına kıyasla daha kapsamlı tavizler talep ettiği değerlendirilirken, mevcut siyasi atmosferde kapsamlı bir uzlaşı ihtimali zayıf g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p>Son gelişmeler, Trump y&ouml;netiminin diplomatik a&ccedil;ılım girişiminden yeniden &quot;maksimum baskı&quot; politikasına y&ouml;neldiğini g&ouml;sterirken, Washington&#39;ın askeri g&uuml;&ccedil; ve yaptırımlara dayalı bu stratejisinin İran&#39;ı m&uuml;zakere masasına kalıcı bi&ccedil;imde &ccedil;ekip &ccedil;ekemeyeceği ise belirsizliğini koruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/savas-ve-gecici-anlasma-ise-yaramadi-trump-in-iran-icin-ucuncu-bir-plani-var-mi-2026-07-10-14-28-43.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/turkiye-milyoner-artisinda-dunyada-ikinci-siraya-yukseldi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/turkiye-milyoner-artisinda-dunyada-ikinci-siraya-yukseldi</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Türkiye milyoner artışında dünyada ikinci sıraya yükseldi</title>
      <description>UBS'in 2025 Küresel Servet Raporu'na göre dünya genelinde dolar milyoneri sayısı yaklaşık 1 milyon kişi arttı. Milyoner sayısındaki artışta Litvanya ilk sırada yer alırken, Türkiye yüzde 6,4'lük yükseliş ve 5 bin 650 yeni milyonerle ikinci oldu.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 11:03:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T11:03:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsvi&ccedil;re merkezli finans kuruluşu UBS&#39;in yayımladığı 2025 K&uuml;resel Servet Raporu, d&uuml;nya genelinde dolar milyoneri sayısının hızla arttığını ortaya koydu. Rapora g&ouml;re ge&ccedil;en yıl yaklaşık 1 milyon kişi servetini 1 milyon doların &uuml;zerine &ccedil;ıkararak dolar milyoneri stat&uuml;s&uuml;ne ulaştı. Bu artış, g&uuml;nl&uuml;k ortalama 2 bin 680 kişinin milyonerler arasına katıldığı anlamına geliyor.</p>

<p>Euronews&#39;in aktardığı verilere g&ouml;re, mevcut d&ouml;viz kurlarıyla yaklaşık 875 bin euroya denk gelen 1 milyon dolarlık servet eşiğini aşan kişi sayısındaki en hızlı artış Doğu Avrupa &uuml;lkelerinde ger&ccedil;ekleşti.</p>

<h2>T&uuml;rkiye ilk sıralarda yer aldı</h2>

<p>Milyoner sayısındaki artış oranında ilk beş sırayı Avrupa &uuml;lkeleri oluşturdu. Litvanya y&uuml;zde 8&#39;lik artışla listenin zirvesine yerleşirken, T&uuml;rkiye y&uuml;zde 6,4&#39;l&uuml;k y&uuml;kselişle ikinci sırada yer aldı. T&uuml;rkiye&#39;de bir yıl i&ccedil;inde 5 bin 650 kişi daha dolar milyoneri oldu.</p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;nin ardından Letonya y&uuml;zde 5,7, Macaristan y&uuml;zde 5,3 ve İrlanda y&uuml;zde 5,2&#39;lik artış oranlarıyla sıralandı. Polonya&#39;da artış y&uuml;zde 4, Yunanistan&#39;da ise y&uuml;zde 3,5 olarak kaydedildi.</p>

<p>Raporda, bazı &uuml;lkelerde g&ouml;r&uuml;len y&uuml;ksek b&uuml;y&uuml;me oranlarının, bir&ccedil;ok kişinin &ouml;nceki yıl zaten 1 milyon dolarlık servet sınırına olduk&ccedil;a yakın olmasından kaynaklandığına dikkat &ccedil;ekildi.</p>

<h2>En fazla yeni milyoner ABD&#39;de</h2>

<p>Oransal b&uuml;y&uuml;mede Avrupa &uuml;lkeleri &ouml;ne &ccedil;ıkarken, toplam yeni milyoner sayısında ABD a&ccedil;ık ara ilk sırada yer aldı. &Uuml;lkede 2025 yılı boyunca 441 bin 78 kişi daha dolar milyoneri oldu.</p>

<p>B&ouml;ylece k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte bulunan 57,5 milyon dolar milyonerin yaklaşık y&uuml;zde 40&#39;ından fazlası, yani 23,6 milyondan fazlası ABD&#39;de yaşamayı s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>Milyoner n&uuml;fusunun zaten y&uuml;ksek olduğu gelişmiş ekonomilerde artış oranları daha sınırlı kaldı. İspanya&#39;da milyoner sayısı y&uuml;zde 3,1, İtalya&#39;da y&uuml;zde 2,4, Birleşik Krallık&#39;ta y&uuml;zde 1,8, Fransa&#39;da y&uuml;zde 1,5, İsvi&ccedil;re&#39;de y&uuml;zde 1 ve Almanya&#39;da y&uuml;zde 0,9 y&uuml;kseldi.</p>

<h2>Hi&ccedil;bir &uuml;lkede gerileme yaşanmadı</h2>

<p>UBS raporunun dikkat &ccedil;eken bulgularından biri de incelenen 56 &uuml;lkenin hi&ccedil;birinde milyoner sayısının gerilememesi oldu. Raporda, servet basamaklarını &ccedil;ıkan kişi sayısının artmaya devam ettiği ve &ccedil;ok sayıda pazarda istikrarlı b&uuml;y&uuml;menin s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; vurgulandı.</p>

<p>Uzmanlar ise milyoner sayısındaki artışın tek başına bir &uuml;lkenin ekonomik b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ya da kişi başına d&uuml;şen geliri yansıtmadığına işaret ediyor. Ev sahipliği oranı, &ouml;zel emeklilik birikimleri, tasarruf alışkanlıkları ve yatırım teşvikleri gibi unsurların servet oluşumunda &ouml;nemli rol oynadığı belirtiliyor.</p>

<h2>Servet hesabı nasıl yapılıyor?</h2>

<p>UBS, bireylerin net servetini hesaplarken finansal varlıklar ile gayrimenkul gibi reel varlıkların toplam değerinden mevcut bor&ccedil;ların &ccedil;ıkarılması y&ouml;ntemini esas alıyor. Bu hesaplama sonucunda net varlığı 1 milyon doların &uuml;zerinde olan kişiler &quot;dolar milyoneri&quot; olarak değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/turkiye-milyoner-artisinda-dunyada-ikinci-siraya-yukseldi-2026-07-10-14-09-19.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/bitcoin-en-uzun-ucuncu-konsolidasyon-donemini-yasiyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/bitcoin-en-uzun-ucuncu-konsolidasyon-donemini-yasiyor</link>
      <category>Para - Yatırım</category>
      <title>Bitcoin en uzun üçüncü konsolidasyon dönemini yaşıyor</title>
      <description>Bitcoin, 60 bin ile 70 bin dolar arasındaki fiyat aralığında 307 gün geçirerek tarihinin en uzun üçüncü konsolidasyon dönemine imza attı.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:12:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T10:12:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kripto para piyasasının lideri Bitcoin, 64 bin dolar seviyelerinde işlem g&ouml;rmeyi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Bu seyirle birlikte varlık, 60 bin ila 70 bin dolar aralığında tam 307 g&uuml;n&uuml; geride bıraktı.</p>

<p>Zincir &uuml;st&uuml; veri analiz platformu Glassnode verilerine g&ouml;re bu durum, Bitcoin tarihinde herhangi bir 10 bin dolarlık fiyat bandında harcanan en uzun &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; d&ouml;nem oldu. Lider kripto para birimi, ge&ccedil;mişte benzer uzun s&uuml;reli yatay seyirleri ayı piyasalarında yaşamıştı. 2018 yılındaki ayı piyasasında 10 bin ila 20 bin dolar, 2022 yılındaki ayı piyasasında ise 20 bin ila 30 bin dolar aralıkları en uzun konsolidasyon d&ouml;nemleri olarak kayıtlara ge&ccedil;mişti.</p>

<h2>Teknik g&ouml;stergeler ve kritik destek seviyeleri</h2>

<p>Teknik a&ccedil;ıdan bakıldığında Bitcoin, 200 haftalık hareketli ortalamasının &uuml;zerinde işlem g&ouml;rmeye devam ediyor. Bu kritik seviye şu sıralarda 62 bin 873 dolar civarında bulunuyor. Tarihsel olarak bu seviyenin altındaki kalıcı hareketlerin kısa &ouml;m&uuml;rl&uuml; olduğu biliniyor. Bu durum, s&ouml;z konusu ortalamayı uzun vadeli trendin yakından takip edilen bir g&ouml;stergesi haline getiriyor.</p>

<p>Bitcoin, 64 bin dolar sınırına yakın tutunmayı başarsa da h&acirc;l&acirc; zirvesinin uzağında yer alıyor. Varlık, ekim ayında ulaştığı t&uuml;m zamanların en y&uuml;ksek seviyesinin yaklaşık y&uuml;zde 50 altında işlem g&ouml;r&uuml;yor.</p>

<h2>Maliyet k&uuml;meleri ve belirsizlik</h2>

<p>Zincir &uuml;st&uuml; veriler de piyasada &ouml;nemli bir destek alanına işaret ediyor. Glassnode&#39;un ekonomik akt&ouml;rler arasında Bitcoin&#39;in el değiştirdiği son fiyatı takip eden verileri, dolaşımdaki arzın yaklaşık y&uuml;zde 6&#39;sının 58 bin ile 64 bin dolar arasında bulunduğunu g&ouml;steriyor.</p>

<p>Bu uzun s&uuml;reli yatay seyir, Bitcoin&#39;in bug&uuml;ne kadarki en b&uuml;y&uuml;k maliyet tabanlı k&uuml;melerinden birini oluşturdu. Mevcut fiyat aralığının nihayetinde yukarı mı yoksa aşağı mı kırılacağı konusundaki belirsizlik ise s&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/bitcoin-en-uzun-ucuncu-konsolidasyon-donemini-yasiyor-2026-07-10-13-29-54.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/bilim-insanlari-inceledi-bitter-cikolata-koklamak-egzersiz-performansini-artiriyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/bilim-insanlari-inceledi-bitter-cikolata-koklamak-egzersiz-performansini-artiriyor</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>Bilim insanları inceledi: Bitter çikolata koklamak egzersiz performansını artırıyor</title>
      <description>Malezya'daki Malaya Üniversitesi Spor Bilimleri Bölümü tarafından yapılan bir araştırmaya göre antrenman öncesinde çikolata koklamak egzersiz performansını etkiliyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:02:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T10:02:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Frontiers in Physiology dergisinde yayınlanan bir araştırmaya g&ouml;re antrenmandan &ouml;nce ve antrenman sırasında kısa s&uuml;reliğine bitter &ccedil;ikolata koklamak spor salonuna giden kişilerin performansını anlamlı &ouml;l&ccedil;&uuml;de artırıyor ve hatta a&ccedil;lık hissini baskılayabiliyor.</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; Araştırma ağırlık &ccedil;alışan kişilerin antrenmandan hemen &ouml;nce ve ağırlık setleri arasında &ccedil;ikolata kokusuna maruz kalmasının, katılımcılar daha fazla efor sarf ettiklerini hissetmeden yapabildikleri tekrar sayısını &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de artırdığını ortaya koydu.</p>

<p>&bull; Deneye katılan 23 kişinin tamamı erkekti ve yaş ortalamaları 23&#39;t&uuml;. Katılımcılar egzersizden &ouml;nce en az 10 saat a&ccedil; kaldılar ve maksimum kaldırabildikleri ağırlığın y&uuml;zde 80&#39;i ile yaptıkları bacak egzersizinde her set arasında 30 saniye boyunca bir kavanozdan &ccedil;ikolata kokusunu i&ccedil;lerine &ccedil;ektiler.</p>

<p>&bull; Araştırmaya g&ouml;re bitter &ccedil;ikolata s&uuml;tl&uuml; &ccedil;ikolatadan daha etkili bulundu. Y&uuml;zde 90 kakao i&ccedil;eren bitter &ccedil;ikolata kokusunu i&ccedil;ine &ccedil;eken erkekler, plasebo kullananlara kıyasla yaklaşık 18 daha fazla tekrar yapabildi.</p>

<p>&bull; &Ccedil;alışmaya g&ouml;re y&uuml;zde 60 kakao i&ccedil;eren s&uuml;tl&uuml; &ccedil;ikolata kokusunu alanlar ise yaklaşık 9 ek tekrar ger&ccedil;ekleştirdi.</p>

<p>&bull; Bitter &ccedil;ikolata kokusunun ayrıca egzersiz &ouml;ncesinde a&ccedil;lık hissini azaltıp tokluk hissini artırarak katılımcıların iştahını baskıladığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Buna karşılık s&uuml;tl&uuml; &ccedil;ikolata iştah &uuml;zerinde herhangi bir etki g&ouml;stermedi.</p>

<p>&bull; Araştırmanın kıdemli yazarı ve Malezya&#39;daki Malaya &Uuml;niversitesi Spor Bilimleri B&ouml;l&uuml;m&uuml; yardımcı do&ccedil;enti Muhamed Nashrudin bin Naharudin yaptığı a&ccedil;ıklamada, &quot;Sporcular kendilerini daha fazla zorladıklarını hissetmeden tekrar sayılarında bu denli belirgin bir artış g&ouml;r&uuml;lmesi, psikobiyolojik a&ccedil;ıdan son derece ilgi &ccedil;ekici bir sonu&ccedil;&quot; dedi.</p>

<p>&bull; Araştırmanın yazarları, performansı artırabilecek tek kokunun &ccedil;ikolata olmadığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Ancak &ccedil;ikolatanın, neredeyse herkes tarafından sevilen ve &ouml;d&uuml;lle ilişkilendirilen bir yiyecek olduğuna dikkat &ccedil;ektiler. Nashrudin Naharudin, &quot;Performans artışı sağlayacak iştah değişimini tetiklemek i&ccedil;in kişinin kokuyu tanıdık ve hoş bulması ya da en azından itici bulmaması gerekir&quot; ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/bilim-insanlari-inceledi-bitter-cikolata-koklamak-egzersiz-performansini-artiriyor-2026-07-10-13-09-22.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/haberler/dunya-kupasi-nin-40-ina-dayanan-yildizlari-biyolojik-saatlerine-nasil-meydan-okuyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/haberler/dunya-kupasi-nin-40-ina-dayanan-yildizlari-biyolojik-saatlerine-nasil-meydan-okuyor</link>
      <category>Haberler</category>
      <title>Dünya Kupası'nın 40'ına dayanan yıldızları biyolojik saatlerine nasıl meydan okuyor?</title>
      <description>Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi gibi dünya kupası yıldızları 40 yaşına yaklaşırken biyolojik saatlerine meydan okuyor. Spor bilimindeki son gelişmeler, oyuncu takip sistemleri ve futbolcuların kariyer sürelerini uzatan yeni antrenman metotları 20 yıl önce imkansız olduğu sanılan bu performansları mümkün kılıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:59:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T09:59:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nya Kupası sahneleri 2006&#39;da neyse 2026&#39;da da benzer bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye sahne oluyor. Portekiz&#39;i &ouml;ne ge&ccedil;iren penaltı atışı i&ccedil;in topun başına ge&ccedil;en bir Cristiano Ronaldo, Arjantin adına gol atan bir Lionel Messi veya Hırvatistan atağını y&ouml;nlendiren bir Luka Modrić yeşil sahalarda boy g&ouml;steriyor.</p>

<p>Otuzlu yaşlarının ortalarında ve daha b&uuml;y&uuml;k olan futbolcular eskiden nadiren g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. 2026 yılına gelindiğinde ise bu oyuncular, 48 milli takım kadrosunun yaklaşık y&uuml;zde 6&#39;sını oluşturdu. &Uuml;stelik bir&ccedil;oğu, orta yaşın başlangıcı kabul edilen 40 yaşın eşiğinde bulunuyor. FIFA istatistiklerine g&ouml;re, D&uuml;nya Kupası tarihinde forma giyen en yaşlı 20 oyuncudan sekizi 2026&#39;da sahaya &ccedil;ıktı.</p>

<p>Bilim ve tıptaki ilerlemelerden g&uuml;&ccedil; alan futbolcular, kazan&ccedil;lı s&ouml;zleşmeler ve sponsorlukların da etkisiyle oyunda kalabilmek i&ccedil;in her şeyi yapıyor. Daha geniş bir &ccedil;er&ccedil;eveden bakıldığında, 30&#39;lu yaşlarına giren oyuncuların oranı da zamanla artış g&ouml;sterdi.</p>

<p>Bu durum genellikle elit bir gruba &ouml;zg&uuml; kalıyor. Ronaldo, Messi ve Modrić, d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k spor organizasyonundaki ilk boy g&ouml;sterişlerinden bu yana ge&ccedil;en yirmi yılda en prestijli bireysel &ouml;d&uuml;l olan Ballon d&#39;Or&#39;u domine etti. Ancak turnuva sırasında g&ouml;z kamaştıran daha yaşlı ve s&uuml;rpriz yıldızlar da ortaya &ccedil;ıktı.</p>

<p>Bunların en dikkat &ccedil;ekicisi, Portekizcede &quot;K&uuml;&ccedil;&uuml;k B&uuml;y&uuml;kanne&quot; anlamına gelen Vozinha lakaplı 40 yaşındaki Yeşil Burun Adaları kalecisi oldu. &Uuml;lkesinin D&uuml;nya Kupası&#39;ndaki ilk ma&ccedil;ında İspanya&#39;yı gol yemeden ge&ccedil;erek sosyal medyada viral haline geldi. Vozinha, Yeşil Burun Adaları&#39;nın turnuvanın favorilerinden Arjantin&#39;i ilk eleme turunda elenmeden &ouml;nce uzatmalara kadar zorladığı ma&ccedil;ta da bir başka &uuml;st&uuml;n performans sergiledi.</p>

<p>Oyuncular ge&ccedil;en yılların farkında olduklarını gizlemiyor. Turnuva sırasında 39 yaşına giren Messi, turnuva başlamadan &ouml;nce fiziksel durumunun Arjantin i&ccedil;in oynayacağı rol&uuml; belirleyeceğini s&ouml;ylemişti. Kendisi ve 38 yaşındaki takım arkadaşı Nicolas Otamendi, son şampiyonun kadrosunda kalan tek kıdemli oyuncular olarak dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p>Bu durumun kritik bir rol olduğu da turnuvada kanıtlandı. En &ccedil;ok gol atan oyuncuya verilen ilk Altın Ayakkabı &ouml;d&uuml;l&uuml; yarışında lider durumda olan Messi, son 16 turunda Arjantin&#39;in Mısır karşısında geride olduğu 79. dakikada takımını canlandıran asisti yaptı. Yıldız oyuncu, beş dakikadan kısa bir s&uuml;re sonra ise beraberlik gol&uuml;n&uuml; kendisi kaydetti.</p>

<p>Messi&#39;nin bu performansı en sadık destek&ccedil;ilerini bile şaşırttı. Son turnuvasında, &uuml;st &uuml;ste 8 D&uuml;nya Kupası ma&ccedil;ında gol atan ilk oyuncu olmak dahil bir&ccedil;ok rekor kırdı. Yıldız oyuncu şu anda organizasyon tarihinin en &ccedil;ok gol atan oyuncusu unvanını elinde bulunduruyor. Bu &uuml;st&uuml;n başarılar, bazı g&ouml;zlemcilerin Messi&#39;nin 2030&#39;da d&ouml;nebileceğine dair spek&uuml;lasyonlar yapmasına yol a&ccedil;ıyor. Fox Sports i&ccedil;in turnuvayı analiz eden eski İsve&ccedil;li s&uuml;per yıldız Zlatan Ibrahimović de bu yorumları yapanlar arasında yer alıyor.</p>

<h2>En y&uuml;ksek performansa ulaşma form&uuml;l&uuml;</h2>

<p>Kariyerlerdeki bu kazan&ccedil;lar, son yıllardaki birka&ccedil; temel değişikliğe bağlanıyor. Antrenmanlar artık tamamen oyuncunun bireysel ihtiya&ccedil;larına g&ouml;re belirleniyor. M&uuml;sabakada ge&ccedil;irilen s&uuml;re ve ardından gelen toparlanma s&uuml;reci, oyuncuların son d&uuml;zl&uuml;ğe en &uuml;st formda girmelerine yardımcı olmak i&ccedil;in sıkı bir şekilde y&ouml;netiliyor.</p>

<p>Eski Arjantinli profesyonel futbolcu Pablo Zabaleta, FIFA Teknik &Ccedil;alışma Grubu brifinginde Messi hakkında konuştu. 2014 D&uuml;nya Kupası finalinde Messi ile birlikte oynayan Zabaleta, &quot;Messi&#39;yi oynarken g&ouml;r&uuml;yorsunuz, bazen sahada sadece y&uuml;r&uuml;yor.&quot; dedi. Messi&#39;nin 39 yaşında olduğu i&ccedil;in y&uuml;r&uuml;mediğini s&ouml;yleyen Zabaleta, &quot;O sadece topu m&uuml;mk&uuml;n olan en iyi pozisyonda almak ve oradan fark yaratmak amacıyla doğru alanı bulmak i&ccedil;in y&uuml;r&uuml;yor.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Hospital for Special Surgery b&uuml;nyesindeki FIFA Tıbbi M&uuml;kemmeliyet Merkezi Direkt&ouml;r&uuml; Riley Williams da bilimsel yaklaşımları anlattı. Williams, 1980&#39;lerin &quot;tıkanana kadar koş&quot; felsefesi yerine, yoğun antrenmanlardan sonra doku onarımını ve enerji kazanımını destekleyen stratejilerin &ouml;ne &ccedil;ıktığını belirtti.</p>

<p>Mevcut yaklaşımları aktaran Williams, &quot;Bu y&uuml;ksek işlevli oyuncular &ccedil;ok değerli. Bu y&uuml;zden onları izlemek, korumak ve yeteneklerini en iyi nasıl koruyabileceğimiz konusunda onlara g&uuml;nl&uuml;k geri bildirimler vermek istiyorsunuz.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<p>Se&ccedil;kin sporcularla &ccedil;alışan spor bilimci ve antren&ouml;r Andy Galpin, doğru yaklaşımın profesyonel bir atletin kariyerine 3 ila 5 yıl ekleyebileceğini s&ouml;yledi. Galpin&#39;in ekibi sporcuların ayakkabılarına, kıyafetlerine, kalplerine, kafalarına, tuvaletlerine ve yatak odalarına sens&ouml;rler yerleştiriyor. Performansı artırmanın yollarını bulmak i&ccedil;in kalp atış hızlarını, uyku d&ouml;ng&uuml;lerini, teri, hormonları ve daha fazlasını izleyebiliyorlar.</p>

<p>Catapult Sports gibi şirketlerin &uuml;rettiği GPS takip yelekleri sporcuların hızını ve katettiği mesafeyi takip ediyor. D&uuml;nya Kupası&#39;ndaki takımların yarısından fazlasıyla &ccedil;alışan Catapult&#39;ta g&ouml;revli spor bilimci Claudius M&uuml;ller, teknolojinin antren&ouml;rlerin oyun s&uuml;resini ince ayarlarla belirlemesine olanak tanıdığını s&ouml;yledi. M&uuml;ller, bu sistemin doktorların olası enfeksiyonları daha erken yakalamasına yardımcı olabileceğini belirtti.</p>

<p>Cerrahi ilerlemeler ve fizik tedavi de kariyer s&uuml;relerini doğrudan etkiliyor. Riley Williams, eskiden kariyer bitiren yırtık bağların ve aşil yaralanmalarının, iyileşme sırasında kas kaybını &ouml;nleyecek hedefli rehabilitasyonla aşılabileceğini ifade etti. Williams, &quot;Kariyer bitiren yaralanmaların listesi son 20 yılda &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azaldı.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<h2>Disiplinli yaşam tarzı başarıyı getiriyor</h2>

<p>Pop&uuml;ler medyada sık&ccedil;a tasvir edilen sert &ccedil;alışıp sert eğlenme k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; artık daha az elit sporcu benimsiyor. Elit sporcuların fizyolojisi &uuml;zerinde uzmanlaşan araştırmacı Michael Joyner, &quot;Parti ortamı artık &ccedil;ok gerilerde kaldı.&quot; dedi. Oyuncuların beslenmelerini ve antrenmanlarını y&ouml;netmek i&ccedil;in antren&ouml;rler, aş&ccedil;ılar ve mas&ouml;rlerle yıl boyunca kondisyon depoladıklarını belirtti.</p>

<p>Uzun bir kariyer maddi olarak da b&uuml;y&uuml;k kazan&ccedil; sağlıyor. 2026 D&uuml;nya Kupası ma&ccedil;ında 41 yaşında sahaya &ccedil;ıkarak turnuvanın en yaşlı oyuncusu olan Ronaldo, Suudi Arabistan takımı Al-Nassr ile yaptığı anlaşmanın ardından ekim ayında ilk futbol milyarderi oldu. Messi de sponsorluklar ve anlaşmalar sayesinde kısa s&uuml;rede milyarderler kul&uuml;b&uuml;ne katıldı.</p>

<p>G&uuml;ney Kaliforniya &Uuml;niversitesi Keck Tıp Fak&uuml;ltesi&#39;nde ortopedi cerrahı olan Alexander Weber de sporcu sağlığına değindi. Weber, &quot;Sporcular v&uuml;cutlarına ne koyduklarına, nasıl beslendiklerine, nasıl toparlandıklarına, nasıl uyuduklarına ve bir yatırım olarak v&uuml;cutlarına nasıl odaklandıklarına daha fazla dikkat ediyorlar.&quot; dedi. Weber ayrıca, &quot;Şimdi lige gelen gen&ccedil; oyuncuların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu alkol&uuml; ya &ccedil;ok nadir t&uuml;ketiyor ya da hi&ccedil; t&uuml;ketmiyor.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<p>Herkes i&ccedil;in yolun sonu gelecek olsa da elit atletler i&ccedil;in koşacak daha &ccedil;ok alan bulunuyor. Riley Williams ge&ccedil;mişe atıfta bulunarak, &quot;Eğer biri size 2006 yılında Ronaldo&#39;nun yirmi yıl sonra Portekiz i&ccedil;in oynayacağını, ilk 11&#39;de başlayacağını ve grup aşamasında &uuml;&ccedil; gol&uuml; olacağını s&ouml;yleseydi, &#39;Neden bahsediyorsun?&#39; derdiniz.&quot; dedi. Sahada daha yaşlı sporcular i&ccedil;in de yer olabileceğini belirten Williams, &quot;Asla asla deme.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dunya-kupasi-nin-40-ina-dayanan-yildizlari-biyolojik-saatlerine-nasil-meydan-okuyor-2026-07-10-13-07-26.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/menkul-kiymet-degeri-36-trilyon-lirayi-asti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/menkul-kiymet-degeri-36-trilyon-lirayi-asti</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Menkul kıymet değeri 36 trilyon lirayı aştı</title>
      <description>Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun (MKK) ikinci çeyrek verilerine göre, Türkiye sermaye piyasalarında hem yatırımcı sayısı hem de menkul kıymet büyüklüğü artış gösterdi. Halka arzlar 26,1 milyar lira kaynak sağlarken yatırım fonlarının portföy değeri 10 trilyon liraya yaklaştı.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:40:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T09:40:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="543" data-start="288">Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), 2026 yılının ikinci &ccedil;eyreğine ilişkin sermaye piyasası verilerini kamuoyuyla paylaştı. A&ccedil;ıklanan verilere g&ouml;re, nisan-haziran d&ouml;neminde yatırımcı tabanı genişlerken, toplam menkul kıymet b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; de &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de arttı.</p>

<p data-end="1126" data-start="853">31 Mart itibarıyla 31,67 trilyon lira seviyesinde bulunan toplam menkul kıymet değeri, 30 Haziran sonunda 36,04 trilyon liraya ulaştı. Aynı d&ouml;nemde kayıtlı yatırımcı sayısı 38,36 milyondan 38,71 milyona y&uuml;kselirken, bakiyeli yatırımcı sayısı 10,91 milyon olarak kaydedildi.</p>

<h2 data-end="1179" data-section-id="mo1xk3" data-start="1128">Yeni yatırımcıların ağırlığı 21-40 yaş grubunda</h2>

<p data-end="1487" data-start="1181">İkinci &ccedil;eyrekte MKK sicil numarası alan yeni yatırımcı sayısı 768 bin 430 oldu. Yeni yatırımcıların b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; 21-40 yaş aralığındaki bireysel erkekler oluştururken, bu grupta 218 bin 326 kişi sisteme dahil oldu. Aynı yaş grubunda yatırım yapmaya başlayan kadın sayısı ise 163 bin 706 olarak a&ccedil;ıklandı.</p>

<h2 data-end="1530" data-section-id="15jbw8y" data-start="1489">Hesap sayısı ve halka arzlar y&uuml;kseldi</h2>

<p data-end="1707" data-start="1532">&Ccedil;eyrek boyunca yatırım hesaplarında da artış yaşandı. Toplam hesap sayısı 91,64 milyondan 93,03 milyona &ccedil;ıkarken, bakiyeli hesap sayısı 15,33 milyondan 15,84 milyona y&uuml;kseldi.</p>

<p data-end="1885" data-start="1709">Bu s&uuml;re&ccedil;te 16 şirket halka arz edilirken, s&ouml;z konusu işlemlerle 26,11 milyar liralık kaynak sağlandı. Halka arzlara toplam katılım ise 13 milyon 278 bin 453 olarak ger&ccedil;ekleşti.</p>

<h2 data-end="1933" data-section-id="oanwb0" data-start="1887">Yatırım fonları 10 trilyon liraya yaklaştı</h2>

<p data-end="2082" data-start="1935">Haziran sonu itibarıyla pay senetlerindeki portf&ouml;y b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; 22,51 trilyon liraya ulaşırken, hisse senedi yatırımcılarının sayısı 6,76 milyon oldu.</p>

<p data-end="2225" data-start="2084">Yatırım fonlarında da b&uuml;y&uuml;me devam etti. Fonların toplam portf&ouml;y değeri 9,97 trilyon liraya y&uuml;kselirken, yatırımcı sayısı 5,89 milyona &ccedil;ıktı.</p>

<p data-end="2387" data-start="2227">&Ouml;te yandan, bireysel ve kurumsal toplam 27 bin 609 yatırımcının elindeki Devlet İ&ccedil; Bor&ccedil;lanma Ara&ccedil;ları&#39;nın portf&ouml;y b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; 2,53 trilyon lira olarak hesaplandı.</p>

<h2 data-end="2439" data-section-id="1kpmx7k" data-start="2389">Kitle fonlaması ve bor&ccedil;lanma ara&ccedil;larında artış</h2>

<p data-end="2675" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="2441">Kitle fonlaması sistemindeki yatırımcı sayısı ikinci &ccedil;eyrek sonunda 46 bin 703&#39;e ulaştı. Aynı d&ouml;nemde 181 şirket tarafından ger&ccedil;ekleştirilen bor&ccedil;lanma aracı ihra&ccedil;larının toplam nominal değeri ise 878,1 milyar lira seviyesine y&uuml;kseldi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/menkul-kiymet-degeri-36-trilyon-lirayi-asti-2026-07-10-12-51-24.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/milyarderler/abd-nin-yeni-futbol-milyarderi-peter-mallouk</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/milyarderler/abd-nin-yeni-futbol-milyarderi-peter-mallouk</link>
      <category>Milyarderler</category>
      <title>ABD’nin yeni futbol milyarderi Peter Mallouk</title>
      <description>Servet danışmanı Peter Mallouk, müşterilerine bir spor takımı yerine yatırım için daha iyi seçenekler olduğunu söylüyor. Buna rağmen Mallouk ABD Major Futbol Ligi’ndeki (MLS) milyarder kulüp sahipleri arasına giren en yeni isim.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:36:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T09:36:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl Forbes&rsquo;un milyarderler listesine giren servet danışmanı Peter Mallouk Sporting KC&#39;yi satın alma fırsatı ortaya &ccedil;ıktığında durumu ekonomik a&ccedil;ıdan değerlendirmediğini anlattı. Tahmini 16,1 milyar dolarlık servetiyle d&uuml;nyanın en zengin spor kul&uuml;b&uuml; sahipleri arasında 18. sırada yer alan Mallouk, spora duyduğu sevgi uğruna yatırım yapabilecek mali g&uuml;ce sahip. Yine de bu, son 20 yılda Amerika&#39;nın en b&uuml;y&uuml;k finansal planlama şirketlerinden birine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; 43 yıllık Creative Planning&#39;deki m&uuml;şterilerine vereceği t&uuml;rden bir yatırım tavsiyesi değil. Şirket bug&uuml;n y&ouml;netimi veya danışmanlığı altında 700 milyar dolarlık varlığa sahip.</p>

<p>ABD&#39;ye L&uuml;bnan ve Mısır&#39;dan g&ouml;&ccedil; etmiş bir ailenin &ccedil;ocuğu olan Mallouk, 1970&#39;li ve 1980&#39;li yıllarda ailesiyle birlikte, Hall of Fame &uuml;yesi George Brett&#39;in &ouml;nderlik ettiği altın d&ouml;nemini yaşayan Royals ma&ccedil;larına giderek b&uuml;y&uuml;d&uuml;. Kansas &Uuml;niversitesi&#39;nde hukuk ve işletme alanlarında y&uuml;ksek lisans derecelerini aldıktan sonra Creative Planning de dahil olmak &uuml;zere b&ouml;lgedeki &ccedil;eşitli servet y&ouml;netimi şirketlerinde miras planlaması &uuml;zerine &ccedil;alışmaya başladı. 2004 yılında, şirketin y&ouml;nettiği varlık miktarı yalnızca yaklaşık 30 milyon dolar seviyesindeyken Creative Planning&#39;i satın aldı.</p>

<h2>Şirketin değeri&nbsp;16 milyar dolar</h2>

<p>Mallouk zamanla &uuml;lke &ccedil;apında b&uuml;y&uuml;meyi hedefledi. Creative Planning&#39;i yatırım y&ouml;netimi, sigorta, vergi planlaması ve miras planlamasını tek &ccedil;atı altında sunan kapsamlı bir finansal hizmet şirketi olarak konumlandırdı. Şirket 2021 yılında y&ouml;netimi altındaki varlıklarda 100 milyar dolar eşiğini aştı ve 2023&#39;te Goldman Sachs&#39;ın yatırım danışmanlığı birimini a&ccedil;ıklanmayan bir bedelle satın alarak b&uuml;y&uuml;mesini hızlandırdı. Bug&uuml;n 44 eyalette 104 ofisi bulunuyor. Creative Planning, 2020 yılında General Atlantic&#39;e ve 2024 yılında TPG&#39;ye azınlık hisseleri sattı. Son işlem şirkete yaklaşık 16 milyar dolarlık değer bi&ccedil;erken, &ccedil;oğunluk hissesi hala Mallouk&#39;un elinde bulunuyor.</p>

<p>Mallouk ve eşi Veronica, 2019 yılında yerel iş insanı John Sherman&#39;ın kul&uuml;b&uuml;n kontrol&uuml;n&uuml; devralmasıyla birlikte Royals&#39;ın ortakları arasına katıldı. Mallouk ayrıca 2022 yılında Sporting KC&#39;de azınlık hissesi satın aldı. Ancak son yıllarda NFL&#39;nin 2024&#39;te yaptığı d&uuml;zenleme de dahil olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k profesyonel spor ligi &ouml;zel sermaye fonlarının ortak olmasına izin veren kuralları kabul ettiğinden, spor kul&uuml;b&uuml; sahipliği artık yalnızca Mallouk gibi milyarderlere &ouml;zg&uuml; değil. Arctos ve RedBird Capital Partners gibi yatırım şirketleri, sadece &ccedil;ok milyon dolarlık servete sahip yatırımcılardan sermaye toplayarak takımlara ortak oluyor. Spor kul&uuml;pleri son d&ouml;nemde hisse senetlerinden daha fazla getiri sağladı. &Ouml;rneğin Forbes tahminlerine g&ouml;re NFL takımları, 2000 yılındaki değerlerinin yaklaşık 17 katına ulaştı ve ligin 32 kul&uuml;b&uuml;n&uuml;n ortalama işletme değeri bug&uuml;n 7,1 milyar dolar seviyesinde. Aynı 25 yıllık d&ouml;nemde NBA takımları ortalama 26 kat değer kazanarak daha da g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir performans sergiledi. ABD Ulusal Hokey Ligi (NHL) ve Major Beyzbol Ligi (MLB) takımlarının ortalama değerleri ise sırasıyla 15 ve 11 kat arttı. Bu oranların tamamı hisse senedi piyasasını geride bıraktı. S&amp;P 500 Endeksi&#39;ne 2000 yılında yatırılan her 1 dolar, 2025 yılı sonunda yaklaşık 7,50 dolar değerine ulaştı.</p>

<h2>Spor yatırımının avantajı</h2>

<p>Bu fark, spor takımlarına yatırım yapmanın &ouml;nemli avantajlarından birini ortaya koydu. 2000-2010 arasındaki on yıllık d&ouml;nemde dot-com balonunun patlaması ve b&uuml;y&uuml;k resesyon nedeniyle hisse senedi piyasaları negatif getiri sağlarken, spor kul&uuml;plerinin değerlemeleri makroekonomik gelişmelerden genellikle daha az etkileniyor ve geniş &ccedil;aplı ekonomik durgunluk d&ouml;nemlerinde bile artmaya devam edebiliyor.</p>

<p>Yine de Mallouk, y&uuml;ksek net servete sahip m&uuml;şterilerine bu alana girmeden &ouml;nce kendisinin g&ouml;sterdiğinden daha fazla temkinli olmalarını tavsiye ediyor. Mallouk, &quot;Bu hisse senetlerinden ve klasik &ouml;zel sermaye yatırımlarından farklı bir varlık sınıfı. O alanlarda herkes aynı hedef doğrultusunda hareket eder; herkes servetini en &uuml;st d&uuml;zeye &ccedil;ıkarmak ister. Buradaysa durum b&ouml;yle değil. Bazen insanlar zaten kazanmak istedikleri t&uuml;m parayı kazanmış oluyorlar ve bu işe tamamen farklı nedenlerle giriyorlar&quot; dedi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/abd-nin-yeni-futbol-milyarderi-peter-mallouk-2026-07-10-12-43-24.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/dis-ticaret-haddinde-sinirli-yukselis</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/dis-ticaret-haddinde-sinirli-yukselis</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Dış ticaret haddinde sınırlı yükseliş</title>
      <description>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı mayıs ayına ilişkin dış ticaret endekslerini yayımladı. Veriler, ihracat ve ithalatta birim değerlerin geçen yılın aynı dönemine göre güçlü yükseliş kaydettiğini, buna karşın ticaret hacmini gösteren miktar endekslerinde dikkat çekici düşüşler yaşandığını ortaya koydu.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:20:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T09:20:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mayıs ayında ihracat birim değer endeksi yıllık bazda y&uuml;zde 14,2 y&uuml;kseldi. Alt kalemler incelendiğinde yakıt &uuml;r&uuml;nleri y&uuml;zde 52,5 ile en y&uuml;ksek artışı kaydederken, ham maddelerde (yakıt hari&ccedil;) y&uuml;zde 11,3, imalat sanayisinde (gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n hari&ccedil;) y&uuml;zde 12, gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n grubunda ise y&uuml;zde 8,8 artış ger&ccedil;ekleşti.</p>

<p>Aynı d&ouml;nemde ithalat birim değer endeksi de y&uuml;zde 14,2 y&uuml;kseldi. Yakıt kaleminde y&uuml;zde 49, ham maddelerde (yakıt hari&ccedil;) y&uuml;zde 4,3 ve imalat sanayisinde (gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n hari&ccedil;) y&uuml;zde 6,4 artış g&ouml;r&uuml;l&uuml;rken, gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n grubunda ise y&uuml;zde 2,4&#39;l&uuml;k d&uuml;ş&uuml;ş kaydedildi.</p>

<h2>İhracat ve ithalat miktarı d&uuml;şt&uuml;</h2>

<p>Fiyatlardaki y&uuml;kselişe rağmen miktar endeksleri yıllık bazda geriledi. İhracat miktar endeksi mayıs ayında ge&ccedil;en yılın aynı ayına g&ouml;re y&uuml;zde 20,8 azaldı. Gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n grubunda y&uuml;zde 16, ham maddelerde (yakıt hari&ccedil;) y&uuml;zde 19,9, yakıtlarda y&uuml;zde 20,6 ve imalat sanayisinde (gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n hari&ccedil;) y&uuml;zde 21,4 d&uuml;ş&uuml;ş yaşandı.</p>

<p>İthalat miktar endeksi ise aynı d&ouml;nemde y&uuml;zde 21,8 geriledi. Gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n grubunda y&uuml;zde 6,2, ham maddelerde (yakıt hari&ccedil;) y&uuml;zde 6,9, yakıtlarda y&uuml;zde 3,8 ve imalat sanayisinde (gıda, i&ccedil;ecek ve t&uuml;t&uuml;n hari&ccedil;) y&uuml;zde 23,1 oranında azalış ger&ccedil;ekleşti.</p>

<h2>Arındırılmış veriler farklı tablo ortaya koydu</h2>

<p>Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere g&ouml;re ihracat miktar endeksi nisandaki 146 seviyesinden mayısta y&uuml;zde 1,2 artışla 147,7&#39;ye &ccedil;ıktı. Buna karşılık takvim etkilerinden arındırılmış seride endeks, ge&ccedil;en yılın aynı ayına g&ouml;re y&uuml;zde 5,5 gerileyerek 163,2&#39;den 154,1&#39;e indi.</p>

<p>İthalat tarafında ise mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış miktar endeksi nisanda 123,4 iken mayısta y&uuml;zde 6 d&uuml;ş&uuml;şle 116 olarak hesaplandı. Takvim etkilerinden arındırılmış verilere g&ouml;re endeks yıllık bazda y&uuml;zde 10 azalarak 133,8&#39;den 120,3&#39;e geriledi.</p>

<h2>Dış ticaret haddinde sınırlı y&uuml;kseliş</h2>

<p>İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine oranlanmasıyla hesaplanan dış ticaret haddi, ge&ccedil;en yıl mayısta 89,5 seviyesindeyken bu yılın aynı ayında 0,1 puanlık artışla 89,6&#39;ya y&uuml;kseldi. Veriler, dış ticaret haddinde sınırlı da olsa iyileşmeye işaret etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dis-ticaret-haddinde-sinirli-yukselis-2026-07-10-12-23-09.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/performans-bavula-sigar-mi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/performans-bavula-sigar-mi</link>
      <category>İçerik Üreticileri</category>
      <title>Performans bavula sığar mı?</title>
      <description>Amazon Prime Video'nun Étoile dizisi, başarının neden yalnızca insanlarla değil, onları çevreleyen görünmez habitatlarla birlikte yolculuk ettiğini sorguluyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:11:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T09:11:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&quot;Bir bale sanat&ccedil;ısını d&uuml;nyanın bir ucundan alıp başka bir &uuml;lkeye g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zde ne olur?&quot;</p>

<p>Son yıllarda iş d&uuml;nyasında en &ccedil;ok konuşulan konulardan biri yetenek transferi. Şirketler başarılı y&ouml;neticileri rakiplerinden transfer ediyor, farklı &uuml;lkelerden uzmanlar getiriyor, bazen de yalnızca bir kişiyi değil, b&uuml;t&uuml;n bir ekibi b&uuml;nyelerine katıyor. Bu yaklaşımın arkasında olduk&ccedil;a g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir varsayım var: Eğer başarılı insanları organizasyonunuza kazandırırsanız, başarı da onlarla birlikte gelir.</p>

<p>Peki ger&ccedil;ekten &ouml;yle mi?</p>

<p>Amazon Prime Video&rsquo;nun <strong>&Eacute;toile </strong>dizisi bana g&ouml;re bu varsayımı beklenmedik bir yerden sorguluyor.</p>

<p>Amy Sherman-Palladino ve Daniel Palladino&rsquo;nun yarattığı dizi, ilk bakışta Paris ve New York&rsquo;taki iki k&ouml;kl&uuml; bale kurumunun hik&acirc;yesini anlatıyor. Birka&ccedil; b&ouml;l&uuml;m izledikten sonra anlıyorsunuz ki mesele bale değil. Bale yalnızca anlatım dili. Dizinin asıl konusu, performansın nerede &uuml;retildiği.</p>

<p>Hik&acirc;ye olduk&ccedil;a yalın. Seyirci sayıları d&uuml;şen, finansal baskılarla m&uuml;cadele eden iki prestijli bale kurumu, ses getirecek cesur bir karar alıyor. Paris&rsquo;teki topluluk ile New York&rsquo;taki topluluk, en başarılı dans&ccedil;ılarını, koreograflarını ve yaratıcı isimlerini belirli bir s&uuml;re i&ccedil;in karşılıklı olarak değiştiriyor.</p>

<p>K&acirc;ğıt &uuml;zerinde bakıldığında fikir kusursuz g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p>Aynı insanlar, aynı yetenekler, aynı deneyimler.&nbsp;</p>

<p>O h&acirc;lde sonu&ccedil;lar neden aynı olmasın?</p>

<p>&Eacute;toile izlediğimizde bu sorunun yanıtını bulmaya başlıyoruz.&nbsp;</p>

<p>İlk b&ouml;l&uuml;mlerde b&uuml;y&uuml;k krizler ya da y&uuml;ksek tempolu olaylar izlemiyoruz. Bunun yerine &ccedil;ok daha ger&ccedil;ek bir şey g&ouml;r&uuml;yoruz. Paris&rsquo;ten gelen bir dans&ccedil;ı New York&rsquo;taki ilk provasına &ccedil;ıkıyor. New York&rsquo;tan gelen bir koreograf Paris&rsquo;teki ekiple &ccedil;alışmaya başlıyor. Kimse yeteneğini kaybetmiyor. Kimse bir gecede daha az başarılı olmuyor. Buna rağmen k&uuml;&ccedil;&uuml;k aksaklıklar, sessiz gerilimler ve g&ouml;r&uuml;nmeyen uyumsuzluklar ortaya &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Bir kurumda prova dakikası dakikasına başlıyor. Diğerinde yaratıcı tartışmalar s&uuml;recin doğal bir par&ccedil;ası. Bir ekip hata yapmayı &ouml;ğrenmenin yolu olarak g&ouml;r&uuml;yor. Diğeri kusursuzluğu temel beklenti kabul ediyor. Ayrıca kimse bunları y&uuml;ksek sesle anlatmıyor. Ama herkes bunları hissediyor.</p>

<p>İzlerken biz de t&uuml;m duyguları derinlemesine yaşamaya başlıyoruz dizi de bir s&uuml;re sonra bale sahnesinden &ccedil;ıkıp hayatın kendisini anlatmaya başlıyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; aynı deneyimi hepimiz yaşıyoruz.</p>

<p>Yeni bir işe başladığımızda&hellip;</p>

<p>Farklı bir &uuml;lkeye taşındığımızda&hellip;</p>

<p>Başka bir ekibin par&ccedil;ası olduğumuzda&hellip;</p>

<p>İlk zorlandığımız şey &ccedil;oğu zaman yaptığımız iş değildir.</p>

<p>Yeni ortamın g&ouml;r&uuml;nmeyen kurallarıdır.</p>

<p>Kim &ouml;nce konuşur?</p>

<p>Kararlar nasıl alınır?</p>

<p>Hata yapmak ne kadar g&uuml;venlidir?</p>

<p>İnsanlar birbirlerine nasıl geri bildirim verir?</p>

<p>Başarı tam olarak neye g&ouml;re &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r?</p>

<p>Bu soruların cevabı hi&ccedil;bir &ccedil;alışan el kitabında yazmaz. Ama performansı en &ccedil;ok onlar belirler.</p>

<p>Şu ana kadar yazdıklarımı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ce ve Etoile&rsquo;in sahnelerini bir &ccedil;ok kez izleyince uzun zamandır &uuml;zerinde d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m bir kavrama ihtiya&ccedil; duyduğumu fark ettim.</p>

<p>Ben buna <strong>Context Migration (Bağlam G&ouml;&ccedil;&uuml;)</strong> adını veriyorum.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; insanlar şirket değiştirebilir. &Uuml;lke değiştirebilir.Takım değiştirebilir.</p>

<p>Fakat onları başarılı yapan bağlam aynı kolaylıkla yer değiştirmez.</p>

<p>Bilgi transfer edilir. Deneyim transfer edilir. &Ouml;zge&ccedil;miş transfer edilir.</p>

<p>Ama g&ouml;r&uuml;nmeyen &ccedil;alışma ritmi, g&uuml;ven ilişkileri, ortak alışkanlıklar ve k&uuml;lt&uuml;rel refleksler bavula konulamaz. Bu y&uuml;zden d&uuml;nyanın en başarılı profesyonelleri bile yeni bir organizasyonda kendilerini yeniden kanıtlamak zorunda kalırlar.</p>

<p>&Eacute;toile&rsquo;nin en g&uuml;&ccedil;l&uuml; yanını s&ouml;ylemem gerekirse performansın yalnızca bireysel bir &ouml;zellik olmadığını hissettirmesi derim.</p>

<p>Bu d&uuml;ş&uuml;nce beni futbola g&ouml;t&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>Pep Guardiola&rsquo;nın kariyerine baktığınızda ilk akla gelen şey kazandığı kupalar oluyor. Barcelona&rsquo;da kurduğu oyun d&uuml;zeni, daha sonra Manchester City&rsquo;de de b&uuml;y&uuml;k başarı getirdi. Elbette Guardiola yanında oyuncularını g&ouml;t&uuml;rmedi. Aynı kul&uuml;b&uuml; de g&ouml;t&uuml;rmedi.</p>

<p>Ama bir şeyi taşıdı. &Ccedil;alışma disiplinini. Detaylara g&ouml;sterdiği &ouml;zeni. Antrenman k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;.</p>

<p>Ortak oyun dilini. Başka bir ifadeyle, yalnızca futbol bilgisini değil, bir &ccedil;alışma iklimini taşıdı.</p>

<p>&Eacute;toile&rsquo;deki dans&ccedil;ılar ise bunun tam tersini yaşıyor. Onlar yeteneklerini yeni bir şehre g&ouml;t&uuml;r&uuml;yorlar. Ama onları yıllardır besleyen g&ouml;r&uuml;nmez &ccedil;alışma iklimini aynı kolaylıkla taşıyamıyorlar.</p>

<p>Bu detaylara inince biraz daha derinlemesine incelemek ve ikinci bir kavramla sizi tanıştırmak istiyorum.&nbsp;</p>

<p><strong>Performance Habitat. (Performans Habitatı)</strong></p>

<p>Performansı uzun yıllardır bireyin sahip olduğu bir &ouml;zellik gibi anlatıyoruz.</p>

<p>&Eacute;toile bana performans ile ilgili başka bir şey d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml;. Performans, insanın i&ccedil;inde yaşayan bir &ouml;zellik değildir. Performans, insanı &ccedil;evreleyen g&ouml;r&uuml;nmez ortamın &uuml;rettiği bir sonu&ccedil;tur. Ben <strong>Performance Habitatı</strong> kavramını bunun i&ccedil;in &ouml;neriyorum.</p>

<p>Performance Habitatı; insanların potansiyellerini tekrar tekrar ortaya &ccedil;ıkarabilmelerini sağlayan g&ouml;r&uuml;nmez koşulların b&uuml;t&uuml;n&uuml;d&uuml;r.</p>

<p>G&uuml;ven, &ccedil;alışma ritmi, geri bildirim k&uuml;lt&uuml;r&uuml;, ortak ama&ccedil;, merak ve liderlik anlayışı. Bunların hi&ccedil;biri tek başına performans &uuml;retmez. Ama hepsi birlikte olduğunda, sıradan g&ouml;r&uuml;nen insanların bile olağan&uuml;st&uuml; işler &ccedil;ıkarabildiği bir ortam oluşur.</p>

<p>Yıllardır yanlış soruyu soruyoruz.</p>

<p>&ldquo;En iyi insanı nasıl buluruz?&rdquo;</p>

<p>Oysa &ouml;nce şunu sormalıyız:</p>

<p>&ldquo;En iyi insanların s&uuml;rekli olarak en iyi h&acirc;llerini ortaya &ccedil;ıkarabilecekleri nasıl bir ortam tasarlıyoruz?&rdquo;</p>

<p>Bu sorunun cevabını ararken aklıma &Eacute;toile&rsquo;den &ccedil;ok farklı bir d&uuml;nya geliyor.</p>

<p>Pixar.&nbsp;</p>

<p>Bir filmin en kritik aşamalarında y&ouml;netmenler ve yaratıcı ekip aynı odada buluşuyor. Bu toplantılara <strong>Braintrust </strong>adı veriliyor. Ama&ccedil; birbirlerini onaylamak değil; hik&acirc;yeyi daha iyi h&acirc;le getirmek. O odada unvanlar konuşmuyor. Savunmalar konuşmuyor. Sadece hik&acirc;ye konuşuyor. Kimsenin &ouml;nerisi uygulanmak zorunda değil. En &ouml;nemli Kural herkes d&uuml;r&uuml;st olmak zorunda. Pixar&rsquo;ın onlarca yıldır g&uuml;&ccedil;l&uuml; hik&acirc;yeler &uuml;retebilmesinin nedeni yalnızca yaratıcı insanları işe alması değil, yaratıcılığı s&uuml;rekli besleyen bir habitat kurabilmiş olmasıdır.</p>

<p>Pixar &ouml;rneğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken &Eacute;toile&#39;nin ilerleyen b&ouml;l&uuml;mlerindeki bir sahne aklımdan &ccedil;ıkmıyor.</p>

<p>Yeni gelen dans&ccedil;ılardan biri teknik olarak kusursuz olmasına rağmen prova sırasında beklediği karşılığı bulamıyor. Kimse onun k&ouml;t&uuml; dans ettiğini s&ouml;ylemiyor. Kimse yeteneğini sorgulamıyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sorun g&ouml;r&uuml;nmez bir yerde.</p>

<p>Ekibe yeni katıldığı i&ccedil;in diğerlerinin &ccedil;alışma temposunu hen&uuml;z okuyamıyor.</p>

<p>Hatta ne zaman inisiyatif alacağını ve ne zaman geri &ccedil;ekileceğini de tam olarak bilemiyor. Hangi geri bildirimin kişisel, hangisinin tamamen sanatsal olduğunu hen&uuml;z anlayamıyor. Bir s&uuml;re sonra şunu fark ediyorsunuz. Dizide insanlar başarısız olmuyor sadece bulundukları habitatı hen&uuml;z okuyamıyorlar.</p>

<p>İş d&uuml;nyasında da bunun sayısız &ouml;rneğini g&ouml;r&uuml;yoruz.</p>

<p>Yıllar &ouml;nce Floransa&#39;da yaşayan insanlar bunu bug&uuml;nk&uuml; y&ouml;neticilerden daha iyi anlamıştı. R&ouml;nesans&#39;ı anlatırken &ccedil;oğumuz Leonardo da Vinci&#39;den, Michelangelo&#39;dan ya da Botticelli&#39;den s&ouml;z ederiz. Peki hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n&uuml;z m&uuml; neden b&uuml;t&uuml;n bu isimler aynı d&ouml;nemde, aynı şehirde ortaya &ccedil;ıktı? Bunu yalnızca bireysel dehayla a&ccedil;ıklamak kolay ama bana g&ouml;re eksik. Medici Ailesi o d&ouml;nemde sadece sanat&ccedil;ıları desteklemedi.</p>

<p>Onların karşılaşabileceği, tartışabileceği, birbirinden &ouml;ğrenebileceği ve risk alabileceği bir k&uuml;lt&uuml;rel ortam oluşturdu. Bug&uuml;n tarihte bir zaman yolculuğu yaptığımızda R&ouml;nesans&#39;ı yaratanın yalnızca b&uuml;y&uuml;k sanat&ccedil;ılar değil, onları besleyen g&ouml;r&uuml;nmez iklim olduğunu daha net g&ouml;rebiliyoruz. &Eacute;toile&#39;nin verdiği mesaj da bana g&ouml;re aynı. Dizide &ouml;nce yıldız dans&ccedil;ıları g&ouml;r&uuml;yoruz. Ama bu yıldız dans&ccedil;ılar bize &ccedil;ok daha derinlerde g&ouml;r&uuml;nmeyen bir sahneyi anlatıyor.&nbsp;</p>

<p>Bu nedenle Performans Habitatı kavramını sadece şirketler i&ccedil;in değil, hayatın kendisi i&ccedil;in de &ouml;nemli buluyorum. &Ccedil;oğu zaman insanlar yanlış şirketlerde değildir, yanlış habitattadırlar. Ve bu insanların sorunu yetenek eksikliği değildir. Yeteneklerini g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılacak ortamların eksikliğidir. Bu temel nedenlerle aynı insan, bir kurumda sıradan g&ouml;r&uuml;n&uuml;rken başka bir kurumda olağan&uuml;st&uuml; başarılara imza atabilir.</p>

<p>Gelin birlikte tarihin en ilgin&ccedil; araştırmalarından birini hatırlayalım. Google&#39;ın yıllar &ouml;nce başlattığı <strong>Project Aristotle </strong>&ccedil;alışması. Google y&uuml;zlerce ekibi analiz ederek tek bir sorunun cevabını arıyordu. En başarılı ekipleri ger&ccedil;ekten farklı yapan neydi?</p>

<p>İlk tahminler olduk&ccedil;a tanıdıktı.</p>

<p>En iyi &uuml;niversiteler, en y&uuml;ksek IQ, en deneyimli &ccedil;alışanlar, en başarılı y&ouml;neticiler. Araştırmanın sonunda ulaşılan sonu&ccedil; ise şaşırtıcıydı. Ekiplerin başarısını belirleyen en &ouml;nemli unsur ne deneyimdi ne de bireysel zek&acirc;ydı. En g&uuml;&ccedil;l&uuml; değişken, insanların fikirlerini rahatlıkla s&ouml;yleyebildiği, hata yapmaktan korkmadığı ve birbirlerine g&uuml;ven duyduğu psikolojik g&uuml;ven ortamıydı.</p>

<p>Başka bir ifadeyle...</p>

<p>Habitat.</p>

<p>Bu durumda sizce &Eacute;toile ile Google&#39;ın araştırması aynı c&uuml;mlede buluşmuyor mu?</p>

<p>İnsanların performansını yalnızca insanlar belirlemiyor. İnsanların i&ccedil;inde &ccedil;alıştıkları g&ouml;r&uuml;nmez ortam da belirliyor. Bu y&uuml;zden artık liderlik anlayışımızın da değişmesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Uzun yıllardır liderliği insan y&ouml;netimi &uuml;zerinden tanımlıyoruz. Bana g&ouml;re bir liderin en birincil sorumluluğu habitat tasarlamak olmalı. Bu d&uuml;ş&uuml;nceyi biraz daha somutlaştırabilmek i&ccedil;in kendi adıma k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;er&ccedil;eve oluşturdum.</p>

<p>Buna<strong> The Performance Habitat Framework (Performans Ekosistemi &Ccedil;er&ccedil;evesi) </strong>diyorum. Bu bir y&ouml;netim modeli değil. Daha &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; performansların ortaya &ccedil;ıktığı ortak zemini tarif etmeye &ccedil;alışan bir d&uuml;ş&uuml;nme &ccedil;er&ccedil;evesi.</p>

<p>Birinci unsur <strong>g&uuml;ven</strong>.</p>

<p>İnsanlar hata yapmaktan korkuyorsa, ger&ccedil;ek potansiyellerini hi&ccedil;bir zaman g&ouml;steremezler.</p>

<p>İkinci unsur <strong>ortak ritim.</strong></p>

<p>&Eacute;toile&#39;nin en g&uuml;zel anlattığı konulardan biri buydu.</p>

<p>Başarı yalnızca aynı hedefe sahip olmakla değil, aynı tempoda birlikte hareket edebilmekle de ilgiliydi.</p>

<p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; unsur <strong>geliştiren geri bildirim.</strong></p>

<p>Pixar&#39;ın Braintrust k&uuml;lt&uuml;r&uuml; bunun en g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ouml;rneklerinden biri.</p>

<p>Ama&ccedil; eleştirmek değil.</p>

<p>Birlikte daha iyi bir iş ortaya &ccedil;ıkarmak.</p>

<p>D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; unsur<strong> ortak anlam.</strong></p>

<p>İnsanlar yalnızca maaş i&ccedil;in uzun s&uuml;re y&uuml;ksek performans g&ouml;stermez.</p>

<p>Yaptıkları işin daha b&uuml;y&uuml;k bir hik&acirc;yenin par&ccedil;ası olduğuna inandıklarında bambaşka bir enerji ortaya &ccedil;ıkar.</p>

<p>Ve son unsur ise;</p>

<p>Merak.</p>

<p>Bug&uuml;n bir&ccedil;ok kişi NVIDIA&#39;nın başarısını yapay zek&acirc;ya ya da geliştirdiği &ccedil;iplere bağlıyor. Bence bunlar sonucun g&ouml;r&uuml;nen kısmı. Şirketi farklı yapan asıl unsur, yıllardır korumayı başardığı &ouml;ğrenme k&uuml;lt&uuml;r&uuml;. Jensen Huang&#39;ın sık sık vurguladığı teknik derinlik, uzun vadeli d&uuml;ş&uuml;nme, m&uuml;hendislerin birbirlerinden &ouml;ğrenmesini teşvik eden yapı ve zor problemlere duyulan ortak merak, yalnızca g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir teknoloji şirketi yaratmadı. S&uuml;rekli kendini yenileyebilen bir Performance Habitatı oluşturdu. Bu y&uuml;zden bug&uuml;n pek &ccedil;ok şirket NVIDIA&#39;nın &uuml;r&uuml;nlerini kopyalamaya &ccedil;alışıyor. Asıl kopyalanması zor olan şey &uuml;r&uuml;nler değil. O &uuml;r&uuml;nleri ortaya &ccedil;ıkaran g&ouml;r&uuml;nmez habitat. &Eacute;toile&#39;nin bana bıraktığı en g&uuml;&ccedil;l&uuml; d&uuml;ş&uuml;nceyi ş&ouml;yle anlatabilirim.&nbsp;</p>

<p>Şirketler insanları transfer ediyor. Bilgi transfer ediyor. Teknoloji transfer ediyor. &Ccedil;oğu zaman performansın &uuml;retildiği habitatı transfer edemiyor. Bu y&uuml;zden bazı satın almalar başarısız oluyor. Bazı &uuml;st d&uuml;zey transferler beklenen etkiyi yaratmıyor. Bazı ekipler ise aynı insanlar olmalarına rağmen yıllarca olağan&uuml;st&uuml; sonu&ccedil;lar &uuml;retmeye devam ediyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; performans yalnızca bireyin taşıdığı bir &ouml;zellik değil. Performans, doğru habitatla buluştuğunda g&ouml;r&uuml;n&uuml;r h&acirc;le gelen bir potansiyel.</p>

<h2>Performansın ger&ccedil;ek adresi</h2>

<p>&Eacute;toile&#39;yi bitirdiğinizde aklınızda tek kalan şey bale değil. &nbsp;En &ccedil;ok iz bırakan, hayatın &ccedil;ok tanıdık bir sorusu oluyor. Neden bazı insanlar gittikleri her yerde parlamayı başarıyor, bazıları ise aynı yeteneğe sahip olmalarına rağmen yeni bir ortamda sanki kendilerinden bir par&ccedil;a kaybediyor?</p>

<p>İşte t&uuml;m bu yazı boyunca anlatmak istediğim konu bu ve bana g&ouml;re yıllardır bu soruya yanlış yerden bakıyoruz. Başarıyı insanların i&ccedil;inde arıyoruz. &Eacute;toile başka bir ihtimali g&ouml;steriyor. Performans yalnızca bireysel bir &ouml;zellik değildir. Performans, insan ile i&ccedil;inde bulunduğu ortam arasındaki ilişkinin &uuml;r&uuml;n&uuml;d&uuml;r.</p>

<p>Bu nedenle de bu yazımda iki yeni kavram &ouml;nerdim.</p>

<p>İlki <strong>Context Migration</strong>.</p>

<p>İnsanların yer değiştirmesiyle birlikte bilgiyi, deneyimi ve uzmanlığı taşıyabildiğini; ancak onları başarılı yapan g&ouml;r&uuml;nmez bağlamın aynı kolaylıkla taşınamadığını anlatıyor.</p>

<p>İkincisi ise<strong> Performance Habitat.</strong></p>

<p>Yani insanların potansiyellerini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bi&ccedil;imde ortaya &ccedil;ıkarabilmelerini sağlayan g&ouml;r&uuml;nmez ortam.</p>

<p>Gelecekte şirketleri birbirinden ayıracak en &ouml;nemli unsur, en parlak insanları işe almak olmayacak. Onların en parlak h&acirc;llerini ortaya &ccedil;ıkarabilecek habitatları tasarlayabilmek olacak. Tartışmasız yetenek değerlidir. Bilgi değerlidir. Deneyim değerlidir. Ama b&uuml;t&uuml;n bunlar, doğru habitatın i&ccedil;inde anlam kazanır.</p>

<p>Bazı insanlar gittikleri her yere başarı g&ouml;t&uuml;rmez, doğru ortamı bulduklarında ger&ccedil;ek başarılarıyla tanışırlar. İnsanların yıldızlaşabilecekleri sahneler tasarlayabilmek gelecek i&ccedil;in &ccedil;ok kritik.&nbsp;</p>

<p>&Eacute;toile, y&uuml;zeyde bale &uuml;zerine kurulmuş bir dizi. Ama aslında &ccedil;ok daha evrensel bir ger&ccedil;eği hatırlatıyor. İnsanlar değişebilir. Şirketler değişebilir. Şehirler değişebilir. Fakat performans, tek başına hi&ccedil;bir yere gitmez. Onu taşıyan g&ouml;r&uuml;nmez habitat da birlikte hareket edebildiğinde yolculuk devam eder.</p>

<p>Kariyerimiz boyunca kendimize sormamız gereken en &ouml;nemli soru şudur:</p>

<p><strong>Ben daha başarılı olabileceğim bir iş mi arıyorum...</strong></p>

<p><strong>Yoksa i&ccedil;imdeki en iyi h&acirc;li ortaya &ccedil;ıkarabilecek doğru habitatı mı?</strong></p>

<p>&quot;2026 yılının yarısını tamamladığımız bug&uuml;nlerde ben de şunu bir kez daha fark ediyorum ki performans hi&ccedil;bir zaman bavula sığmadı; biz sadece yıllardır onu yanlış yerde arıyorduk.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/performans-bavula-sigar-mi-2026-07-10-12-18-11.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/sirenlerin-cagrisi-dikkatimizi-kim-yonetiyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/sirenlerin-cagrisi-dikkatimizi-kim-yonetiyor</link>
      <category>İçerik Üreticileri</category>
      <title>Sirenlerin Çağrısı: Dikkatimizi kim yönetiyor?</title>
      <description>Gazeteci Chris Hayes'in Sirenlerin Çağrısı kitabı dikkatimizin nasıl işlendiğini ve meta haline geldiğini aktarıyor. Hayes anlatısının merkezine Homeros'un Odysseia'sını koyuyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:50:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T08:50:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sabah g&ouml;zlerimizi a&ccedil;tığımızda g&uuml;ne ger&ccedil;ekten kendimiz mi başlıyoruz?</p>

<p>Bu soruyu ilk bakışta tuhaf bulabilirsiniz. Sonu&ccedil;ta hepimizin sabah rutini aşağı yukarı aynı. Alarm &ccedil;alıyor, telefonu elimize alıyoruz, saat ka&ccedil; olmuş diye bakıyoruz. Ardından &ccedil;oğu zaman farkında bile olmadan ekranda k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yolculuk başlıyor. Gece gelen e-postalar, bir arkadaşın mesajı, haber bildirimleri, sosyal medya akışı, hava durumu, takvim&hellip; Hen&uuml;z yataktan kalkmadan zihnimiz onlarca farklı uyarana dokunmuş oluyor.</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n en &ouml;nemli kararları da daha kahvemizi bile i&ccedil;meden verilmiş oluyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu uyaranlar ile karşılaştığımız o ilk birka&ccedil; dakika, aslında g&uuml;n&uuml;n geri kalanını kimin y&ouml;neteceğine karar veriyor. Dikkatimizin mi? Yoksa dikkatimizi isteyen d&uuml;nyanın mı?</p>

<p>Bu durumu yalnızca sabah yaşamıyoruz. Bir toplantının ortasında masanın &uuml;zerinde duran telefonun ekranı aniden aydınlanıyor. Kimse telefonu eline almıyor belki ama masadaki herkesin g&ouml;zleri istemsizce o tarafa kayıyor. Akşam yemeğinde &ccedil;ocuğu okulda yaşadığı heyecanlı bir olayı anlatırken, anne ya da baba &quot;Bir saniye...&quot; diyerek telefonuna bakıyor. O bir saniye &ccedil;oğu zaman otuz saniyeye, bazen birka&ccedil; dakikaya d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Sohbet kaldığı yerden devam ediyor gibi g&ouml;r&uuml;nse de aslında devam etmiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; dikkat, &ccedil;oktan masadan kalkmış oluyor.</p>

<p>İlgin&ccedil; olan şu ki, b&uuml;t&uuml;n bunlar bize artık normal geliyor. &Ccedil;ağımızın en b&uuml;y&uuml;k sorunu, dikkatimizi kaybetmeyi sıradanlaştırmış olması. İnsanlık tarihi boyunca dikkat hi&ccedil;bir zaman bu kadar değerli olmamıştı. Bug&uuml;n bilgiye ulaşmak i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k k&uuml;t&uuml;phanelere gitmemiz gerekmiyor. D&uuml;nyanın en iyi &uuml;niversitelerinin dersleri, en &ouml;nemli araştırmaları ve milyonlarca kitap birka&ccedil; dokunuş uzağımızda. Bilgi hi&ccedil; olmadığı kadar bol. İletişim hi&ccedil; olmadığı kadar hızlı. Teknoloji hi&ccedil; olmadığı kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml;.</p>

<p>Buna rağmen kendimizi giderek daha sık aynı c&uuml;mleleri kurarken buluyoruz.</p>

<p>&quot;Eskisi gibi kitap okuyamıyorum.&quot;</p>

<p>&quot;Bir filme sonuna kadar odaklanamıyorum.&quot;</p>

<p>&quot;Telefonu neden elime aldığımı unutuyorum.&quot;</p>

<p>&quot;D&uuml;ş&uuml;nmeye fırsat bulamıyorum.&quot;</p>

<p>Sorun aslında bilgi eksikliği değil. Tam tersi bilginin fazlalığı. Daha da &ouml;nemlisi, dikkatimizi dağıtan seslerin hi&ccedil; olmadığı kadar y&uuml;kselmiş olması.</p>

<p>Bir zamanlar şehir meydanlarında tellallar vardı. Sonra gazeteler geldi. Ardından radyo, televizyon ve internet... Her yeni iletişim aracı, insanlığın ufkunu genişletti. Fakat aynı zamanda zihnimize ulaşmak isteyen seslerin sayısını da artırdı. Bug&uuml;n o sesler artık dışarıdan gelmiyor. Cebimizde taşıdığımız k&uuml;&ccedil;&uuml;k ekranların i&ccedil;inden bize sesleniyor.</p>

<p>Bu sesleri nasıl azaltacağımızı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken, birka&ccedil; hafta &ouml;nce okuduğum bir kitap zihnime uzun zamandır hi&ccedil;bir kitabın yapmadığı bir şeyi yaptı. Bana yeni bilgiler &ouml;ğretmekten &ccedil;ok, her g&uuml;n yaşadığım ama artık fark etmediğim bir ger&ccedil;eği yeniden g&ouml;sterdi.</p>

<p>MSNBC sunucusu ve gazeteci Chris Hayes&#39;in Penguin Press tarafından yayımlanan The Sirens&#39; Call: How Attention Became the World&#39;s Most Endangered Resource (Sirenlerin &Ccedil;ağrısı: Dikkat nasıl en &ccedil;ok tehlike altındaki kaynağa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;?) adlı kitabı, ilk bakışta teknoloji ve sosyal medya &uuml;zerine yazılmış g&uuml;ncel bir &ccedil;alışma gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Sayfalar ilerledik&ccedil;e anlıyorsunuz ki Hayes dikkatimizi teknolojiye &ccedil;ekmeye &ccedil;alışmıyor, insanlık tarihinin en eski m&uuml;cadelelerinden birini yeniden anlatıyor.&nbsp;</p>

<p>Dikkat m&uuml;cadelesini.</p>

<p>Kitabın daha ilk sayfalarında beni durduran bir sahne var. Hayes, altı yaşındaki kızıyla birlikte kitap okurken cebindeki telefonun kendisini s&uuml;rekli &ccedil;ağırdığını anlatıyor. Bu hissi tarif ederken de Tolkien&#39;in Y&uuml;z&uuml;klerin Efendisi romanındaki Gollum&#39;un y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hatırlatıyor. Romanda Gollum, b&uuml;y&uuml;l&uuml; y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n etkisine &ouml;ylesine kapılır ki onu yalnızca bir nesne olarak değil, &quot;kıymetlim&quot; diye seslendiği vazge&ccedil;ilmez bir tutku olarak g&ouml;rmeye başlar. Y&uuml;z&uuml;k, sahibini s&uuml;rekli kendine &ccedil;ağıran, ondan uzak kalmasına izin vermeyen g&ouml;r&uuml;nmez bir &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml;ne d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Hayes&#39;in telefonu da b&ouml;yle bir işleve sahipti. Cebinde duran sıradan bir cihaz olmaktan &ccedil;ıkmış, dikkati s&uuml;rekli kendine &ccedil;eken g&ouml;r&uuml;nmez bir mıknatısa d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. O satırları okurken istemsizce g&uuml;l&uuml;msedim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sanırım hepimiz cebimizde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir y&uuml;z&uuml;k taşıyoruz. Sorun telefonu elimizde tutmamız değil. Telefonun zihnimizde ne kadar yer tuttuğu.</p>

<p>Hayes kitabını, Amerikalı filozof ve psikolog William James&#39;in bug&uuml;n bile g&uuml;ncelliğini koruyan şu c&uuml;mlesi &uuml;zerine inşa ediyor:</p>

<p>&quot;My experience is what I agree to attend to.&quot;</p>

<p>T&uuml;rk&ccedil;esiyle;</p>

<p>&quot;Deneyimim, dikkat etmeyi se&ccedil;tiğim şeylerin toplamıdır.&quot;</p>

<p>Bu c&uuml;mle ilk bakışta olduk&ccedil;a basit g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Oysa biraz &uuml;zerinde durduğunuzda hayatın tamamını başka bir g&ouml;zle okumaya başlıyorsunuz. Eğer deneyimlerimiz dikkatimizi verdiğimiz şeylerden oluşuyorsa, dikkatimizi kaybetmek yalnızca odaklanma sorunu değildir. Hayatımızın bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; de başkalarına teslim etmek anlamına gelir. Kitabı okurken beni en &ccedil;ok etkileyen şeylerden biri de buydu.</p>

<p>Şimdi geldiğimiz sonuca bakalım nereye ulaştık; &ccedil;ağımızın en b&uuml;y&uuml;k problemi zaman y&ouml;netimi değil. Dikkat y&ouml;netimi.</p>

<p>Kitap, şaşırtıcı bir şekilde Silikon Vadisi&#39;nde ya da bir teknoloji şirketinde başlamıyor. Yaklaşık &uuml;&ccedil; bin yıl &ouml;nce yazılmış bir destanla a&ccedil;ılıyor. Homeros&#39;un Odysseia&#39;sı ile. İlk anda bu tercih insana tuhaf geliyor. Yapay zekadan, algoritmalardan ve sosyal medyadan s&ouml;z eden bir kitap neden Antik Yunan&#39;a d&ouml;ns&uuml;n ki?</p>

<p>Hayes&#39;in cevabı olduk&ccedil;a &ccedil;arpıcı.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; teknoloji değişmiş olabilir, ama insan zihni b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de aynı kaldı. Sirenlerin sesi bug&uuml;n farklı ara&ccedil;larla bize ulaşıyor olabilir; ancak o sesi duyan beyin, &uuml;&ccedil; bin yıl &ouml;nce Odysseus&#39;un taşıdığı beyinle aynı zaaflara, aynı meraka ve aynı kırılganlığa sahip. Kitabı okurken beni en &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ren de bu oldu. &Ccedil;ağımızın en b&uuml;y&uuml;k yanılgısı, yaşadığımız sorunların yeni olduğunu sanmamız. Bana g&ouml;re yeni olan sorunlar değil ara&ccedil;lar. Eski olan ise insan. İnsan, her &ccedil;ağda dikkatini &ccedil;ekmeye &ccedil;alışan seslerle yaşadı.</p>

<p>Sadece Sirenler değişti.</p>

<h2>Odysseus ve Sirenler: İnsanlığın ilk dikkat hik&acirc;yesi</h2>

<p>Yaklaşık &uuml;&ccedil; bin yıl &ouml;nce Homeros, bug&uuml;n h&acirc;l&acirc; insanlığın en b&uuml;y&uuml;k destanlarından biri kabul edilen Odysseia&#39;yı yazarken, bir g&uuml;n insanların ceplerinde taşıdığı telefonlardan, sosyal medya algoritmalarından ya da yapay zekadan habersizdi. Buna rağmen anlattığı hik&acirc;ye, bug&uuml;n&uuml; anlamak i&ccedil;in elimizdeki en g&uuml;&ccedil;l&uuml; metaforlardan birine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/13762098-3bce-4ff1-9f72-11dcf9ce705f.jpg" /></p>

<p>Troya Savaşı sona ermişti. On yıl s&uuml;ren savaşın ardından İthaka Kralı Odysseus, evine d&ouml;nmeye &ccedil;alışıyordu. Ancak eve giden yol, savaş meydanından daha tehlikeliydi. Yolculuğu boyunca devlerle, fırtınalarla, tanrıların &ouml;fkesiyle ve deniz canavarlarıyla karşılaştı. Fakat b&uuml;t&uuml;n bu engeller arasında biri vardı ki ne kılı&ccedil;la yenilebilirdi ne de g&uuml;&ccedil; kullanılarak aşılabilirdi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu d&uuml;şman saldırmıyordu. Şarkı s&ouml;yl&uuml;yordu.</p>

<p>Odysseus&#39;un yolculuğunun en kritik duraklarından birinde karşısına b&uuml;y&uuml;c&uuml; tanrı&ccedil;a Kirke &ccedil;ıkar. Ona &ouml;n&uuml;nde Sirenlerin yaşadığı bir adanın bulunduğunu s&ouml;yler ve &ccedil;ok &ouml;nemli bir uyarıda bulunur. Sirenlerin sesi o kadar b&uuml;y&uuml;leyicidir ki onu duyan hi&ccedil;bir denizci yoluna devam edemez. Gemisini kıyıya &ccedil;evirir, karaya &ccedil;ıkar ve bir daha asla evine d&ouml;nemez. Homeros&#39;un anlattığına g&ouml;re adanın kıyıları, yıllar boyunca sirenlerin &ccedil;ağrısına kapılmış denizcilerin kemikleriyle doludur.</p>

<p>İlk bakışta bu, mitolojinin olağan&uuml;st&uuml; hik&acirc;yelerinden biri gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor değil mi? Biraz durup d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde, Sirenlerin kullandığı y&ouml;ntem şaşırtıcı derecede tanıdık geliyor.Onlar kimseyi zorla gemiden indirmez. Kimseyi zincire vurmaz. Kimseyi tehdit etmez. Yalnızca insanın en g&uuml;&ccedil;l&uuml; zaafına seslenirler.</p>

<p>Merakına.</p>

<p>Homeros&#39;un destanında Sirenlerin Odysseus&#39;a s&ouml;yledikleri s&ouml;zler dikkat &ccedil;ekicidir. Ona zenginlik vaat etmezler. G&uuml;&ccedil; vaat etmezler. &Ouml;l&uuml;ms&uuml;zl&uuml;k de vaat etmezler. Onun yerine &ccedil;ok daha baştan &ccedil;ıkarıcı bir şey teklif ederler: Bilgi.&nbsp;</p>

<p>&quot;Buraya gel, Odysseus&quot; derler. &quot;Bizim sesimizi dinleyen herkes buradan daha bilge ayrıldı.&quot;</p>

<p>Bu c&uuml;mleyi okurken ister istemez g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n dijital d&uuml;nyasını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Bu tuzaklara her g&uuml;n d&uuml;şm&uuml;yor muyuz?</p>

<p>&quot;Mutlaka g&ouml;rmeniz gereken video&hellip;&quot;</p>

<p>&quot;Bu haberi okumadan ge&ccedil;meyin&hellip;&quot;</p>

<p>&quot;Sizin i&ccedil;in se&ccedil;ildi&hellip;&quot;</p>

<p>&quot;Bir sonraki i&ccedil;erik&hellip;&quot;</p>

<p>Kelimeler değişti. Davet ise aynı.</p>

<p>Bu gelen &ccedil;ağrıların her biri bize aynı şeyi s&ouml;yl&uuml;yor: &quot;Sadece birka&ccedil; dakikanı ver.&quot;</p>

<p>Chris Hayes&#39;in kitabı bu y&uuml;zden benzersiz. Hayes, Sirenlerin hik&acirc;yesini sadece mitolojik bir anlatı olarak değil, insan dikkatinin doğasına ilişkin evrensel bir metafor olarak kullanıyor. Ona g&ouml;re Sirenler hi&ccedil;bir zaman yalnızca denizde yaşayan yaratıklar değildi. İnsan zihnini kendi iradesinden uzaklaştıran her g&uuml;&ccedil;, biraz Sirenlere benziyordu. Bug&uuml;n bu g&uuml;&ccedil;ler algoritmalar, bildirimler, reklamlar ya da sonsuz i&ccedil;erik akışları olabilir; ama insan zihninin verdiği tepki, binlerce yıl &ouml;nce olduğu gibi aynı.&nbsp;</p>

<p>Odysseus&#39;un b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; burada g&ouml;r&uuml;yor ve hissediyoruz. O, Sirenlerin sesini duymak istemediği i&ccedil;in değil, duyduğunda ne yapacağını bildiği i&ccedil;in tarihe ge&ccedil;ti.</p>

<p>Kirke&#39;nin uyarısını dinledikten sonra m&uuml;rettebatına balmumunu eritmelerini emreder. Gemideki herkes kulaklarını balmumuyla kapatacaktır. Hi&ccedil; kimse Sirenlerin şarkısını duymayacaktır. Ardından sıra kendisine gelir ve tarihin en ilgin&ccedil; talimatlarından birini verir.</p>

<p>Kendisini geminin direğine bağlatır. Hatta adamlarına sadece kendisini bağlamalarını değil, bir şey daha s&ouml;yler:</p>

<p>&quot;Ben ne s&ouml;ylersem s&ouml;yleyeyim ne kadar yalvarırsam yalvarayım, beni &ccedil;&ouml;zmeyeceksiniz. Hatta &ccedil;&ouml;z&uuml;lmek istersem ipleri daha da sıkacaksınız.&quot;</p>

<p>Bu sahneyi ilk okuduğumda uzun s&uuml;re &uuml;zerinde d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Odysseus&#39;un ger&ccedil;ek bilgeliği Sirenlerden korkması değildi. Kendisini tanımasıydı. İradesinin sınırlarını biliyordu. Şarkıyı duyduğunda bug&uuml;n verdiği kararın yarın değişeceğini kabul ediyordu. Bu y&uuml;zden gelecekteki zayıf anını, bug&uuml;nk&uuml; aklıyla koruma altına aldı.</p>

<p>Aslında bu, modern davranış biliminde &quot;&ouml;n taahh&uuml;t&quot; (precommitment) olarak adlandırılan yaklaşımın en eski &ouml;rneklerinden biridir. İnsan, gelecekte zorlanacağını bildiği bir durum i&ccedil;in kararını &ouml;nceden verir ve kendisini o karara sadık kalmaya zorlayacak bir sistem kurar.</p>

<p>Bug&uuml;n bunu farklı bi&ccedil;imlerde yapıyoruz. Telefon bildirimlerini kapatıyoruz. &Ccedil;alışırken telefonu başka odaya bırakıyoruz. Toplantılarda bilgisayar ekranını kapatıyoruz. &Ccedil;ocuklarımızla yemek yerken telefonu masaya koymamaya &ccedil;alışıyoruz. B&uuml;t&uuml;n bunlar aslında modern d&uuml;nyanın k&uuml;&ccedil;&uuml;k &quot;direkleri.&quot;</p>

<p>Bug&uuml;n&uuml;n şartlarını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde mesele iradenin g&uuml;&ccedil;l&uuml; olması değil. İradenin her zaman g&uuml;&ccedil;l&uuml; kalamayacağını bilmek. Homeros&#39;un &uuml;&ccedil; bin yıl &ouml;nce anlattığı hik&acirc;ye bu y&uuml;zden h&acirc;l&acirc; g&uuml;ncel. Sirenler hi&ccedil;bir zaman yalnızca denizin ortasında yaşamadılar. Onlar, insan dikkatinin y&ouml;n&uuml;n&uuml; değiştirebilen her &ccedil;ağrının i&ccedil;inde var oldular. Bug&uuml;n değişen tek şey, şarkılarının melodisi.</p>

<p>Chris Hayes&#39;in kitap boyunca altını &ccedil;izdiği d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m bu. Uzun yıllardır &quot;Veri yeni petrold&uuml;r&quot; c&uuml;mlesini duyuyoruz. Hayes ise bu d&uuml;ş&uuml;nceye &ouml;nemli bir itiraz getiriyor. Ona g&ouml;re veri &ccedil;oğaltılabilir. Aynı bilgi milyarlarca kişinin elinde bulunabilir. Ama dikkat &ouml;yle değildir. Dikkat sınırlıdır. Aynı anda yalnızca tek bir yere y&ouml;nelebilir. Değerini yaratan da bu kıtlıktır.</p>

<h2>Her &ccedil;ağ kendi sirenlerini yarattı</h2>

<p>Odysseus&#39;un gemisi Sirenlerin adasını geride bıraktığında hik&acirc;ye sona ermedi. Homeros&#39;un destanı bitti ama insanlığın dikkatle olan m&uuml;cadelesi yeni başlıyordu. Aradan &uuml;&ccedil; bin yıl ge&ccedil;ti. İmparatorluklar kuruldu, yıkıldı. Kıtalar keşfedildi. Bilim ilerledi. Buhar makinesi icat edildi, elektriğin ışığı şehirleri aydınlattı, internet d&uuml;nyayı birbirine bağladı. İnsanlık her y&uuml;zyılda yeni bir teknoloji geliştirdi. Fakat b&uuml;t&uuml;n bu b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mlerin arasında neredeyse hi&ccedil; değişmeyen bir şey vardı: İnsan zihni.</p>

<p>Bug&uuml;n elimizde tuttuğumuz telefonlar son derece yeni. Ancak onları kullanan beyin, h&acirc;l&acirc; binlerce yıl &ouml;nce Sirenlerin sesini duyan Odysseus&#39;un beyniyle aynı biyolojik mirası taşıyor. Merak ediyor, yeni olana y&ouml;neliyor, beklenmedik olanı fark ediyor ve dikkatini s&uuml;rekli yeniden dağıtmaya eğilim g&ouml;steriyor.</p>

<p>Bu y&uuml;zden tarih, yalnızca icatların tarihi değildir. Aynı zamanda dikkatimizi kimlerin, nasıl kazandığının da tarihidir. İnsanlık tarihindeki ilk b&uuml;y&uuml;k dikkat devrimlerinden biri matbaanın icadıyla başladı. Johannes Gutenberg&#39;in hareketli metal harfleri geliştirmesi, yalnızca kitap basımını hızlandırmadı; bilgiyi ilk kez geniş kitlelerin erişimine a&ccedil;tı. Avrupa&#39;da okuryazarlık arttı, bilimsel d&uuml;ş&uuml;nce hız kazandı, Reform hareketleri yayıldı. Bilgi bu sayede her ge&ccedil;en g&uuml;n daha &ccedil;ok &ouml;zg&uuml;rleşiyordu. Fakat her b&uuml;y&uuml;k &ouml;zg&uuml;rleşme, beraberinde yeni bir se&ccedil;im y&uuml;k&uuml; de getiriyordu. Y&uuml;zyıllar boyunca insanlar birka&ccedil; el yazması metin arasında se&ccedil;im yaparken, artık y&uuml;zlerce kitapla karşı karşıyaydı. İlk kez insan zihni şu soruyla y&uuml;zleşmeye başladı:</p>

<p>&quot;Hepsini okuyamam. Peki hangisini okuyacağım?&quot;</p>

<p>Bug&uuml;n bize tanıdık gelen bu soru, aslında dikkat ekonomisinin ilk işaretlerinden biriydi. On dokuzuncu y&uuml;zyılda gazeteler &ccedil;oğaldığında m&uuml;cadele başka bir bi&ccedil;im aldı. Sabahın erken saatlerinde sokaklarda dolaşan gazete satıcıları yalnızca haber satmıyordu; insanların dikkatini kazanmak i&ccedil;in yarışıyordu. Bu y&uuml;zden manşetler giderek daha b&uuml;y&uuml;k, daha &ccedil;arpıcı ve daha iddialı h&acirc;le geldi. &quot;İlk okuyan ben olmalıyım&quot; duygusu, modern haber k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n temelini oluşturmaya başladı. Radyo evlere girdiğinde bir&ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r bunun aile yaşamını değiştireceğini s&ouml;yledi. Daha sonra televizyon geldi. Oturma odalarının başk&ouml;şesine yerleşen ekran, yalnızca haberleri değil, zamanın akışını da yeniden d&uuml;zenledi. Akşam yemeklerinin saati dizilere g&ouml;re ayarlanmaya başladı. Reklamcılık ilk kez bu kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir end&uuml;stri h&acirc;line geldi. Bir &uuml;r&uuml;n&uuml;n kalitesi kadar, insanların hafızasında ne kadar yer ettiği de &ouml;nem kazandı.&nbsp;</p>

<p>Chris Hayes&#39;in kitabında altını &ccedil;izdiği kırılma noktalarından biri bu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu değişim yalnızca teknolojik değildi; ekonomik bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;md&uuml;. Dikkat, ilk kez sistematik bi&ccedil;imde &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilen, satın alınabilen ve satılabilen bir kaynağa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Şirketler artık yalnızca &uuml;r&uuml;nlerinin kalitesiyle değil, insanların ekranlarında ne kadar s&uuml;re kalabildikleriyle de değer kazanıyordu. Bug&uuml;n bir haber sitesinin başarısı yalnızca doğru haberi vermesiyle &ouml;l&ccedil;&uuml;lm&uuml;yor. Bir videonun başarısı yalnızca kaliteli olmasıyla belirlenmiyor. Bir uygulamanın değeri, insanların i&ccedil;inde ne kadar vakit ge&ccedil;irdiğiyle hesaplanıyor. Farkında olsak da olmasak da yeni bir ekonominin i&ccedil;inde yaşıyoruz. Bu ekonominin para birimi dolar, euro ya da bitcoin değil.</p>

<p>Dikkat.</p>

<p>Ve dikkat, petrol gibi &ccedil;ıkarılabilecek ya da altın gibi depolanabilecek bir kaynak değil. Aynı anda yalnızca tek bir yere y&ouml;neltilebiliyor. Bu y&uuml;zden de tarihin hi&ccedil;bir d&ouml;neminde olmadığı kadar kıymetli. Bu nedenle bug&uuml;n yaşadığımız yorgunluğun &ouml;nemli bir kısmı fiziksel değil, zihinsel. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her g&uuml;n y&uuml;zlerce g&ouml;r&uuml;nmez ses bize aynı soruyu soruyor:</p>

<p>&quot;Bana bakar mısın?&quot;</p>

<p>Peki beynimiz neden bu &ccedil;ağrılara bu kadar kolay cevap veriyor?</p>

<p>Chris Hayes kitabının en dikkat &ccedil;ekici b&ouml;l&uuml;mlerinden birine &quot;The Slot Machine and Uncle Sam&quot; adını veriyor. İlk bakışta kumar makineleriyle dikkat ekonomisi arasında nasıl bir ilişki kurulabileceğini anlamak zor. Ancak sayfalar ilerledik&ccedil;e, sosyal medya platformlarının &ccedil;alışma mantığıyla Las Vegas&#39;taki slot makinelerinin aynı psikolojik ilkeye dayandığını g&ouml;steriyor. Bir slot makinesini bağımlılık yapıcı h&acirc;le getiren şey, her seferinde &ouml;d&uuml;l vermesi değildir. Tam tersine ne zaman &ouml;d&uuml;l vereceğinin bilinmemesidir.</p>

<p>Davranış biliminde buna değişken &ouml;d&uuml;l sistemi deniyor.</p>

<p>Telefonlarımızı elimize her alışımızda da benzer bir d&ouml;ng&uuml; &ccedil;alışıyor. Bir sonraki bildirimin ne olacağını bilmiyoruz. Karşımıza &ccedil;ıkacak videoyu bilmiyoruz. E-postamızın iyi bir haber mi yoksa yeni bir sorun mu getireceğini bilmiyoruz. Belirsizlik, dikkatimizi s&uuml;rekli a&ccedil;ık tutuyor. Bu y&uuml;zden sorun irademizin zayıf olması değil. Asıl sorun, beynimizin milyonlarca yıl &ouml;nce geliştirdiği mekanizmaların bug&uuml;n milyarlarca dolarlık dijital platformlar tarafından &ccedil;ok iyi anlaşılmış olması.</p>

<h2>Sessizliğin g&uuml;c&uuml;</h2>

<p>Dikkatimizi korumanın yollarını arayan yalnızca biz değiliz. İnsanlık, y&uuml;zyıllardır aynı sorunun peşinden gidiyor. Bunun en sade ama en g&uuml;&ccedil;l&uuml; &ouml;rneklerinden biri Japonya&#39;nın Kyoto kentindeki Ryōan-ji Tapınağı&#39;nın taş bah&ccedil;esi. D&uuml;nyanın d&ouml;rt bir yanından insanlar bu bah&ccedil;eyi g&ouml;rmek i&ccedil;in kilometrelerce yol geliyor. Fakat ilk kez g&ouml;renlerin &ouml;nemli bir kısmı aynı şaşkınlığı yaşıyor.</p>

<p>&quot;Bu kadar mı?&quot;</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ortada hayranlık uyandıracak reng&acirc;renk &ccedil;i&ccedil;ekler yok. G&ouml;sterişli heykeller, g&ouml;rkemli yapılar ya da karmaşık desenler de yok. Sadece birka&ccedil; kaya, beyaz &ccedil;akıllar ve b&uuml;y&uuml;k bir boşluk. İlk bakışta eksik gibi g&ouml;r&uuml;nen bu bah&ccedil;e, aslında bilin&ccedil;li olarak eksik bırakılmıştır. Zen d&uuml;ş&uuml;ncesine g&ouml;re zihin, ancak gereksiz uyaranlar azaldığında ger&ccedil;ekten g&ouml;rmeye başlar. Boşluk burada yokluk anlamına gelmez; dikkatin nefes alabildiği alan anlamına gelir.&nbsp;</p>

<p>Zen bah&ccedil;esinin anlattığı bu d&uuml;ş&uuml;nce, bana her zaman Claude Monet&#39;yi hatırlatıyor. Monet, yaşamının son otuz yılında Giverny&#39;deki aynı g&ouml;leti ve aynı nil&uuml;ferleri y&uuml;zlerce kez resmetti. İlk bakışta bu tekrar gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;r. Oysa tekrar ettiği g&ouml;let değil, bakışıdır. G&uuml;n&uuml;n farklı saatlerinde, farklı ışıklarda ve farklı mevsimlerde aynı manzaraya yeniden d&ouml;nerek bize &ouml;nemli bir şey g&ouml;sterir: Derinlik, s&uuml;rekli yeni şeyler aramaktan değil, aynı şeye daha uzun s&uuml;re bakabilmekten doğar. Sanırım bug&uuml;n en &ccedil;ok kaybetmeye başladığımız beceri de bu.</p>

<p>Son zamanlarda dikkatimi dağıtan &ccedil;ok fazla uyaran olduğunu fark ettim bunlar sadece bildirimler, e postalar, telefon &ccedil;ağrıları değil aynı zamanda insanlar. Bazen yalnızlığın en b&uuml;y&uuml;k performans yakıtı olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Dikkatimizi başkalarına teslim ettik&ccedil;e aslında hayattan alabileceğimiz t&uuml;m keyifli anları da istemeden teslim etmiş oluyoruz. Bana g&ouml;re k&uuml;lt&uuml;rler de burada &ouml;nemli bir rol oynuyor ve birisinin dikkatini dağıtmamak demek her şeyden &ouml;nce karşımızdakine saygı duymak demek.</p>

<p>Sanki &ccedil;ağımızın en b&uuml;y&uuml;k korkusu sessizlikmiş gibi, her anı yeni bir sesle, yeni bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;yle, yeni bir bildirimle doldurmaya &ccedil;alışıyoruz.</p>

<p>İnsan zihni &ccedil;oğu zaman daha fazla bilgiye değil, daha fazla boşluğa ihtiya&ccedil; duyuyor. Bu y&uuml;zden dikkatimi en &ccedil;ok &ccedil;eken hik&acirc;yelerden biri de Victor Hugo&#39;nunki oldu.</p>

<p>Sefiller &uuml;zerinde &ccedil;alıştığı d&ouml;nemde Hugo&#39;nun kendine koyduğu kural ilk bakışta olduk&ccedil;a tuhaf g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Yazmayı ertelememek i&ccedil;in yardımcısından b&uuml;t&uuml;n kıyafetlerini kilitlemesini istiyor. Dışarı &ccedil;ıkabileceği hi&ccedil;bir giysisi kalmayınca odasında kalıp yazmaktan başka se&ccedil;eneği olmuyor. Bu hik&acirc;yeyi okurken ister istemez Odysseus&#39;u d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Odysseus kendisini geminin direğine bağlatmıştı. Victor Hugo ise kendisini &ccedil;alışma masasına.</p>

<p>İkisinin yaşadığı &ccedil;ağ arasında binlerce yıl vardı.</p>

<p>Fakat ikisinin de kabul ettiği ger&ccedil;ek aynıydı. İnsan iradesi her zaman yeterli değildir.Bazen bizi hedefimize ulaştıran şey g&uuml;&ccedil;l&uuml; olmamız değil, zayıf anlarımızı &ouml;nceden hesaba katabilmemizdir.</p>

<p>Chris Hayes&#39;in kitabını okuduğum s&uuml;rece zihnimde s&uuml;rekli bu iki g&ouml;r&uuml;nt&uuml; yan yana durdu. Bir tarafta Sirenlerin sesine yaklaşan bir gemi. Diğer tarafta Paris&#39;te odasına kapanmış bir yazar. İkisi de aynı m&uuml;cadeleyi veriyordu. Dikkatini koruma m&uuml;cadelesini. &Ccedil;oğu zaman benim de verdiğim m&uuml;cadele.</p>

<h2>Dikkate saygı duyan bir şirket</h2>

<p>Chris Hayes&#39;in kitabını okurken Los Angeles&#39;taki Trader Joe&#39;s mağazalarını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. İlk bakışta burası yalnızca bir s&uuml;permarket gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Oysa i&ccedil;eride biraz zaman ge&ccedil;irdiğinizde, aslında &ccedil;ok farklı bir m&uuml;şteri deneyimi tasarlandığını fark ediyorsunuz.</p>

<p>G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde bir&ccedil;ok perakende markası m&uuml;şterinin dikkatini m&uuml;mk&uuml;n olduğunca uzun s&uuml;re mağazada tutmaya &ccedil;alışıyor. Daha b&uuml;y&uuml;k ekranlar, daha fazla &uuml;r&uuml;n, daha fazla kampanya, daha fazla se&ccedil;enek&hellip; Trader Joe&#39;s bunun tam tersini yapıyor.</p>

<p>Mağazaya girdiğiniz anda y&uuml;zlerce benzer &uuml;r&uuml;nle karşılaşmıyorsunuz. Aynı kategoride onlarca alternatif yerine, &ouml;zenle se&ccedil;ilmiş sınırlı bir &uuml;r&uuml;n yelpazesi sizi karşılıyor. Bu yaklaşım yalnızca rafları sadeleştirmiyor; m&uuml;şterinin zihnini de sadeleştiriyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bana g&ouml;re iyi bir deneyim, daha fazla se&ccedil;enek sunmak değil, karar vermeyi kolaylaştırmaktır.</p>

<p>Fakat Trader Joe&#39;s&#39;u farklı yapan yalnızca &uuml;r&uuml;n se&ccedil;imi değil. &Ccedil;alışanları da bu deneyimin &ouml;nemli bir par&ccedil;ası.</p>

<p>Kasaya geldiğinizde &ccedil;oğu zaman size ezberlenmiş satış c&uuml;mleleri kurulmaz. Bunun yerine &quot;Bug&uuml;n planın ne?&quot;, &quot;Bu &uuml;r&uuml;n&uuml; ilk kez mi deniyorsun?&quot; ya da &quot;Bunu mutlaka şu sosla birlikte denemelisin.&quot; gibi doğal bir sohbet başlar. Birka&ccedil; dakikalık bu kısa diyalog, alışverişi sıradan bir işlem olmaktan &ccedil;ıkarıp insani bir karşılaşmaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;r. Trader Joe&#39;s&#39;un başarısı bu b&uuml;t&uuml;nsel hikaye yaklaşımından kaynaklanıyor. M&uuml;şterinin dikkatini ele ge&ccedil;irmeye &ccedil;alışmıyor. &Ouml;nce onun dikkatine saygı duyuyor.</p>

<p>Chris Hayes&#39;in kitabını bitirdikten sonra şunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m: Dikkat ekonomisinin geleceğinde ger&ccedil;ekten fark yaratacak şirketler, insanların ekran başında ge&ccedil;irdiği s&uuml;reyi artıranlar olmayabilir. Burada herkes ciddi bir yanılgı i&ccedil;inde. Benim deneyimlerimden &ccedil;ıkardığım sonu&ccedil; daha farklı ; asıl farkı, insanların zihinsel y&uuml;k&uuml;n&uuml; azaltan, karar vermeyi kolaylaştıran ve onlara kendilerini insan gibi hissettiren deneyimler tasarlayan şirketler yaratacak.&nbsp;</p>

<p>Geleceğin rekabet avantajı, daha fazla dikkat istemek değil. İnsanların dikkatini hak etmek olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sirenlerin-cagrisi-dikkatimizi-kim-yonetiyor-2026-07-10-12-13-05.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/mercor-500-milyon-dolar-yatirim-almaya-hazirlaniyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/mercor-500-milyon-dolar-yatirim-almaya-hazirlaniyor</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Mercor 500 milyon dolar yatırım almaya hazırlanıyor</title>
      <description>Yapay zeka veri etiketleme şirketi Mercor, 20 milyar dolar değerleme ile 500 milyon dolar yatırım almaya hazırlanıyor. Forbes’un hesaplamalarına göre turun bu ayın ilerleyen günlerinde beklendiği gibi tamamlanması halinde, girişimin 23 yaşındaki üç kurucu ortağının her birinin tahmini serveti 4,3 milyar dolara ulaşacak.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:43:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T08:43:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nyanın kendi servetini oluşturmuş en gen&ccedil; milyarderleri tarafından kurulan yapay zeka veri etiketleme şirketi Mercor, şirkete yakın bir kaynağa g&ouml;re 20 milyar dolar değerleme &uuml;zerinden 500 milyon dolar yatırım almak i&ccedil;in g&ouml;r&uuml;şmeler y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor. Bu yeni yatırım turu ger&ccedil;ekleşirse, girişimin değeri bir yıldan kısa s&uuml;rede iki katına &ccedil;ıkmış olacak. Mercor eyl&uuml;l ayında Felicis Ventures, Benchmark ve General Catalyst&#39;nin de aralarında bulunduğu yatırımcılardan 10 milyar dolar değerleme &uuml;zerinden 350 milyon dolar yatırım almıştı. Yeni tura hangi yatırımcıların katılacağı ise hen&uuml;z netlik kazanmış değil.</p>

<p>Forbes&#39;a konuşan kaynağın aktardığına g&ouml;re anlaşmanın bu ayın ilerleyen g&uuml;nlerinde tamamlanması bekleniyor. Ancak aynı kişi, anlaşma şartlarının değişebileceği uyarısında bulundu. Buna rağmen yatırım turunun planlandığı şekilde kapanması durumunda, şirketin &uuml;&ccedil; kurucusu; eş CEO&#39;lar Brendan Foody ve Adarsh Hiremath ile y&ouml;netim kurulu başkanı Surya Midha Forbes tahminlerine g&ouml;re kişi başına yaklaşık 4,3 milyar dolarlık servete sahip olacak. Mercor s&ouml;zc&uuml;s&uuml;, kurucuların net servetlerine ilişkin yorum yapmayı reddetti.</p>

<h2>G&uuml;venlik ihlali tartışmaları</h2>

<p>Mercor&#39;un platformu, OpenAI gibi ileri d&uuml;zey yapay zeka laboratuvarlarının en gelişmiş modellerini geliştirmelerine yardımcı oluyor. Şirket doktora mezunları, avukatlar, bankacılar, bilim insanları ve yazılımcıları işe alarak bu modeller i&ccedil;in uzmanlık gerektiren eğitim verileri oluşturuyor. Bu yatırım s&uuml;reci, Mercor&#39;un son d&ouml;nemde yaşadığı tartışmaların ardından geliyor. Şirket, nisan ayında ciddi bir g&uuml;venlik ihlali yaşadığını a&ccedil;ıklamış ve a&ccedil;ık kaynaklı LiteLLM projesiyle ilişkilendirilen b&uuml;y&uuml;k &ccedil;aplı bir siber saldırıda hedef alınan binlerce şirketten biri olduğunu duyurmuştu. Girişim b&uuml;y&uuml;me s&uuml;recinde başka sorunlarla da karşılaştı. Forbes&#39;un nisan ayındaki haberine g&ouml;re şirket, fon zimmetine ge&ccedil;iren bir &ccedil;alışanını işten &ccedil;ıkardı. Ayrıca &ccedil;alışanlar, &ccedil;alınmış kimlik bilgilerini kullanan Kuzey Kore bağlantılı olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len kişilerin platforma sızdığından ş&uuml;phelendi.</p>

<h2>Gelirini d&ouml;rt ayda ikiye katladı</h2>

<p>T&uuml;m bu sorunlara rağmen Mercor&#39;un gelirleri hızla arttı. Şirket, haziran ayında yıllıklandırılmış gelirinin 2 milyar doları aştığını a&ccedil;ıkladı. Bu rakam, şubat ayında 1 milyar dolara ulaşmasından yalnızca d&ouml;rt ay sonra gelirlerini ikiye katladığı anlamına geliyor. 2023 yılında kurulan Mercor, alışılmadık derecede gen&ccedil; ve son derece varlıklı kurucular tarafından y&ouml;netilen, hızla b&uuml;y&uuml;yen Silikon Vadisi yapay zeka girişimlerinin &ouml;ne &ccedil;ıkan &ouml;rneklerinden biri haline geldi. San Francisco K&ouml;rfez B&ouml;lgesi&#39;ndeki lise m&uuml;nazara takımında tanışan &uuml;&ccedil; kurucu ortak, ekim ayında 22 yaşındayken d&uuml;nyanın kendi servetini oluşturmuş en gen&ccedil; milyarderleri &uuml;nvanını almıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/mercor-500-milyon-dolar-yatirim-almaya-hazirlaniyor-2026-07-10-11-50-39.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/aselsan-yeni-anlasmayi-duyurdu-hisseler-373-lirayi-asti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/aselsan-yeni-anlasmayi-duyurdu-hisseler-373-lirayi-asti</link>
      <category>Para - Yatırım</category>
      <title>Aselsan yeni anlaşmayı duyurdu: Hisseler 373 lirayı aştı</title>
      <description>Aselsan, Savunma Sanayii Başkanlığı ile hava savunma sistemlerinin seri üretimi için 1,47 milyar euro tutarında yeni bir sözleşme imzaladığını duyurdu.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:43:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T08:43:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aselsan, Kamuyu Aydınlatma Platformu&#39;na (KAP) yeni bir iş ilişkisi bildiriminde bulundu. Şirket, T&uuml;rkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile dev bir s&ouml;zleşmeye imza attı.</p>

<p>İmzalanan s&ouml;zleşme, hava savunma sistemlerinin devam eden seri &uuml;retim projelerine ilave olarak ger&ccedil;ekleştirildi. KAP bildirimine g&ouml;re, yapılan yeni anlaşmanın toplam bedeli 1,47 milyar euro olarak belirlendi.</p>

<p>Aselsan, yeni iş ilişkisinin finansal sonu&ccedil;lara yansıması hakkında da bilgi verdi. Şirket tarafından yapılan a&ccedil;ıklamada, &quot;Yeni iş ilişkisinin ortaklık faaliyetlerine etkisi şirketin cirosunu olumlu etkileyecektir.&quot; ifadesi kullanıldı.</p>

<p>Dev s&ouml;zleşmenin kamuoyuna duyurulmasının ardından piyasalarda hareketlilik yaşandı. Aselsan hisseleri, milyar euroluk anlaşma haberinin etkisiyle borsada y&uuml;zde 4&#39;ten fazla değer kazandı.&nbsp;Yaşanan bu yukarı y&ouml;nl&uuml; ivmelenme sayesinde Aselsan hisseleri 373 lirayı aştı.ine dair t&uuml;m detaylar haberimizde.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/aselsan-yeni-anlasmayi-duyurdu-hisseler-373-lirayi-asti-2026-07-10-11-47-32.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/hediye-diplomasinin-en-sessiz-en-guclu-dili</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/hediye-diplomasinin-en-sessiz-en-guclu-dili</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Hediye: Diplomasinin en sessiz, en güçlü dili</title>
      <description>Devletler yalnızca anlaşmalar ve açıklamalarla değil, seçtikleri hediyelerle de mesaj verir. NATO Zirvesi'nde liderlere takdim edilen tabancaların yarattığı tartışmadan hareketle diplomatik armağanların sembolik gücünü ele alan bu yazı, bir hediyenin değerinin fiyatında değil, karşı tarafta bıraktığı anlam ve hafızadaki izinde yattığını anlatıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 08:25:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T08:25:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diplomasinin g&ouml;r&uuml;nmeyen ama en etkili ara&ccedil;larından biri hediyedir. Devletler yalnızca imzaladıkları anlaşmalarla, yaptıkları konuşmalarla veya yayımladıkları bildirilerle değil; se&ccedil;tikleri armağanlarla da birbirlerine ve d&uuml;nyaya mesaj verirler. Bazen tek bir obje, uzun bir konuşmanın anlatamadığını anlatır; bazen de iyi niyetle uzatılan bir armağan, beklenmedik tartışmaların merkezine oturur.</p>

<h2>Bir tabancanın anlattıkları</h2>

<p>Ankara&rsquo;da ger&ccedil;ekleştirilen NATO Liderler Zirvesi&rsquo;nin ardından savunma harcamaları, Ukrayna savaşı, Rusya, &Ccedil;in ve ittifakın geleceği kadar başka bir konu da uluslararası medyanın dikkatini &ccedil;ekti: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&rsquo;ın bazı liderlere takdim ettiği tabancalar.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de bir&ccedil;ok kişi bunu k&ouml;kl&uuml; devlet geleneğinin doğal bir uzantısı olarak değerlendirdi. Yabancı basında ise farklı yorumlar yapıldı; kimileri g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir sembolik jest olarak g&ouml;rd&uuml;, kimileri ise alışılmadık buldu. Tartışmanın odağında aslında tabancanın kendisi değil, onun temsil ettiği anlam vardı.</p>

<p>Elbette NATO bir asker&icirc; ittifaktır. G&uuml;venlik, savunma ve caydırıcılığın konuşulduğu bir zirvede asker&icirc; nitelikte bir armağan ilk bakışta yadırganmayabilir. Ancak masanın etrafında oturanlar generaller değil, &uuml;lkelerini temsil eden devlet ve h&uuml;k&uuml;met başkanlarıydı. Her biri farklı tarih&icirc; hafızaya, farklı hukuk sistemine ve farklı k&uuml;lt&uuml;rel kodlara sahip toplumların liderleriydi.</p>

<p>İşte tam da bu nedenle yıllar i&ccedil;inde &ouml;ğrendiğim eski bir diplomasi kuralını hatırladım:</p>

<p>Diplomaside &ouml;nemli olan, vermek istediğiniz mesaj değil; karşınızdakinin aldığı mesajdır.</p>

<h2>Armağanın siyaseti</h2>

<p>Devletler arasında hediyeleşme, diplomasi kadar eskidir.</p>

<p>T&uuml;rk devlet geleneğinde armağan hi&ccedil;bir zaman yalnızca nezaket g&ouml;stergesi olmamıştır. Hunlardan G&ouml;kt&uuml;rklere, Sel&ccedil;uklulardan Osmanlı&rsquo;ya uzanan &ccedil;izgide verilen her armağan; dostluğu, ittifakı, karşılıklı saygıyı ve &ccedil;oğu zaman siyas&icirc; bir mesajı temsil etmiştir.</p>

<p>Osmanlı sarayında yabancı el&ccedil;ilerin kabul&uuml;nde sunulan armağanlar aylar &ouml;ncesinden hazırlanırdı. Bir İznik &ccedil;inisi, bir Hereke halısı, ince iş&ccedil;ilik &uuml;r&uuml;n&uuml; bir saat ya da m&uuml;cevher işlemeli bir kılı&ccedil; yalnızca zenginliği değil; devletin estetik anlayışını, zanaatını ve medeniyet tasavvurunu da temsil ederdi.</p>

<p>Cumhuriyet d&ouml;neminde bu anlayış değişmedi; yalnızca yeni bir bi&ccedil;im kazandı. Atat&uuml;rk, gen&ccedil; Cumhuriyet&rsquo;i d&uuml;nyaya anlatırken g&ouml;sterişten &ccedil;ok k&uuml;lt&uuml;rel kimliği &ouml;ne &ccedil;ıkaran armağanları tercih etti. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; iyi devlet adamları bilir ki, diplomatik armağan yalnızca bug&uuml;n&uuml; değil, bir milletin hafızasını ve geleceğe dair iddiasını da temsil eder.</p>

<h2>Bir hediye, bir &uuml;lkenin &ouml;zeti</h2>

<p>Kırk yılı aşan diplomasi, uluslararası kuruluşlar ve k&uuml;resel iş hayatı bana şunu &ouml;ğretti:</p>

<p>Doğru hediyeyi se&ccedil;mek, bazen doğru konuşmayı hazırlamaktan daha zordur.</p>

<p>Konuşmalar unutulur.</p>

<p>Bildiriler arşivlere kaldırılır.</p>

<p>Ama doğru se&ccedil;ilmiş bir armağan hafızada yaşamaya devam eder.</p>

<p>Yanlış se&ccedil;ilmiş bir armağan ise bazen b&uuml;t&uuml;n zirvenin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;er.</p>

<p>Diplomasinin belki de en &ouml;nemli ama en az konuşulan kuralı şudur:</p>

<p>Bir hediyenin anlamını onu veren değil, onu alan belirler.</p>

<p>Bu nedenle diplomatik armağan, protokol&uuml;n k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir ayrıntısı değil; kamu diplomasisinin, k&uuml;lt&uuml;rel iletişimin ve stratejik d&uuml;ş&uuml;ncenin en zarif ara&ccedil;larından biridir.</p>

<p>Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n k&uuml;lt&uuml;rel mirası &ouml;ne &ccedil;ıkaran yaklaşımı, İngiliz diplomasisinin kişiye &ouml;zel armağan geleneği, Japonya&rsquo;da hediyenin sunuluş bi&ccedil;imine verilen &ouml;nem, &Ccedil;in&rsquo;de sembollerin dili, K&ouml;rfez &uuml;lkelerinde c&ouml;mertliğin diplomatik karşılığı ve Amerika Birleşik Devletleri&rsquo;nde başkanlara verilen hediyelerin kamu adına muhafaza edilmesi&hellip;</p>

<p>Y&ouml;ntemler farklıdır.</p>

<p>Ama ortak nokta aynıdır:</p>

<p>Devletler hediyeleriyle de konuşurlar.</p>

<h2>Nazarbayev&rsquo;in masasındaki saat</h2>

<p>Bu konuda hi&ccedil; unutamadığım bir anım var.</p>

<p>Yıllar &ouml;nce y&ouml;netiminde bulunduğum uluslararası bir şirkette Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev&rsquo;in doğum g&uuml;n&uuml; i&ccedil;in verilecek hediyeyi tartışıyorduk. Toplantıda adeta g&ouml;r&uuml;nmeyen bir prestij yarışı yaşanıyordu. Birileri &ouml;zel u&ccedil;aktan, diğerleri l&uuml;ks otomobilden, paha bi&ccedil;ilmez m&uuml;cevherlerden s&ouml;z ediyordu.</p>

<p>Sıra bana geldiğinde d&uuml;nyanın b&uuml;t&uuml;n saat dilimlerini aynı anda g&ouml;steren zarif bir masa saati &ouml;nerdim.</p>

<p>Bazıları hayal kırıklığına uğradı.</p>

<p>&ldquo;Diğerleri u&ccedil;ak g&ouml;nderirken biz masa saati mi vereceğiz?&rdquo; dediler.</p>

<p>Aylar sonra Astana&rsquo;da Nazarbayev&rsquo;in &ccedil;alışma odasına girdiğimde masasında ilk dikkatimi &ccedil;eken şey bizim g&ouml;nderdiğimiz saatti.</p>

<p>Arkadaşlarıma d&ouml;n&uuml;p g&uuml;l&uuml;msedim.</p>

<p>&ldquo;Kimse kendisine hediye edilen &ouml;zel jeti masasının &uuml;zerine koyamaz.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;L&uuml;ks otomobili de&hellip;&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Pırlantayı da&hellip;&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Ama bizim hediyemiz her g&uuml;n g&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;nde.&rdquo;</p>

<p>O g&uuml;n bir kez daha anladım ki diplomatik armağanın ger&ccedil;ek değeri fiyat etiketiyle değil, hafızada bıraktığı izle &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r.</p>

<h2>T&uuml;rkiye d&uuml;nyaya ne anlatmalı?</h2>

<p>Bug&uuml;n bana &ldquo;T&uuml;rkiye adına NATO liderlerine siz ne hediye ederdiniz?&rdquo; diye sorsalar, tek bir nesne se&ccedil;mezdim.</p>

<p>T&uuml;rkiye yalnızca g&uuml;&ccedil;l&uuml; ordusuyla değil; medeniyetiyle, tarımıyla, sanatıyla, bilimiyle ve teknolojisiyle anlatılması gereken &ccedil;ok katmanlı bir &uuml;lkedir.</p>

<p>Bu nedenle beş armağan se&ccedil;erdim.</p>

<p>Bir Memecik zeytin fidanı ve yanında se&ccedil;kin bir T&uuml;rk zeytinyağı&hellip;</p>

<p>Bir İznik &ccedil;inisi&hellip;</p>

<p>T&uuml;rk m&uuml;hendisliğini temsil eden bir Bayraktar, AKINCI veya H&Uuml;RJET koleksiyon modeli&hellip;</p>

<p>G&ouml;beklitepe&rsquo;den ilham alan bir sanat eseri&hellip;</p>

<p>Ve P&icirc;r&icirc; Reis&rsquo;in d&uuml;nya haritasının &ouml;zenle hazırlanmış bir replikası&hellip;</p>

<p>Her biri farklı bir T&uuml;rkiye&rsquo;yi anlatırdı.</p>

<p>Barışı&hellip;</p>

<p>Estetiği&hellip;</p>

<p>Teknolojiyi&hellip;</p>

<p>Medeniyeti&hellip;</p>

<p>Ve d&uuml;nyaya a&ccedil;ık bir ufku.</p>

<p>Sessiz Diplomasinin G&uuml;c&uuml;</p>

<p>Belki de bundan sonraki uluslararası zirvelerde kendimize şu soruyu daha sık sormalıyız:</p>

<p>T&uuml;rkiye d&uuml;nyaya hangi hik&acirc;yeyi anlatmak istiyor?</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; devletler asker&icirc; g&uuml;&ccedil;leriyle caydırabilir, ekonomik g&uuml;&ccedil;leriyle etkileyebilir. Fakat kalıcı saygınlıklarını k&uuml;lt&uuml;rleriyle, medeniyetleriyle ve anlattıkları hik&acirc;yelerle inşa ederler.</p>

<p>Diplomatik armağan da işte o hik&acirc;yenin sessiz anlatıcısıdır.</p>

<p>Bazen tarihte en uzun yaşayan şey, imzalanan bir anlaşma değildir.</p>

<p>Ne en g&ouml;rkemli t&ouml;rendir.</p>

<p>Ne de en uzun konuşmadır.</p>

<p>Bazen bir milletin hafızasında ve insanlığın ortak vicdanında en uzun yaşayan, doğru zamanda, doğru kişiye, doğru anlamla uzatılmış k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir armağandır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/hediye-diplomasinin-en-sessiz-en-guclu-dili-2026-07-10-11-36-31.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/microsoft-un-yapay-zeka-yatirimlari-karbon-emisyonlarini-yuzde-25-artirdi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/microsoft-un-yapay-zeka-yatirimlari-karbon-emisyonlarini-yuzde-25-artirdi</link>
      <category>Sürdürülebilirlik</category>
      <title>Microsoft'un yapay zeka yatırımları karbon emisyonlarını yüzde 25 artırdı</title>
      <description>Microsoft’un sürdürülebilirlik raporuna göre şirket geçen yıl yaptığı yapay zeka yatırımları nedeniyle karbon emisyonlarını yüzde 25 artırdı.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 07:56:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T07:56:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft yayımladığı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik raporunda, yazılım devinin yeni veri merkezleri inşa etmesi nedeniyle ge&ccedil;en yıl karbon emisyonlarının arttığını a&ccedil;ıkladı. Bu durum, şirketin iklim hedefleri a&ccedil;ısından bir gerilemeye işaret ederken, hızla b&uuml;y&uuml;yen yapay zeka talebinin gelecek 10 yıl i&ccedil;inde k&uuml;resel emisyonlarda keskin bir artışa yol a&ccedil;masının beklendiği belirtildi.</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; Microsoft, ge&ccedil;en yıl toplam 20 milyon metrik ton karbondioksit eşdeğeri emisyon &uuml;rettiğini a&ccedil;ıkladı. T&uuml;m sera gazlarının karbondioksit cinsinden ifade edildiği bu &ouml;l&ccedil;&uuml;me g&ouml;re şirketin emisyonları 2024&#39;teki 16 milyon metrik tondan y&uuml;zde 25 artış g&ouml;sterdi.</p>

<p>&bull; Microsoft Başkanı Brad Smith ile S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Direkt&ouml;r&uuml; Melanie Nakagawa, raporda yapay zeka altyapısının enerji, su, arazi ve malzeme talebini artırdığını belirterek, &quot;S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri talebi karşılayacak hızda &ouml;l&ccedil;eklenemiyor&quot; ifadelerini kullandı.</p>

<p>&bull; Şirket ayrıca, a&ccedil;ıkladığı emisyon verilerinin, elektrik kullanımından kaynaklanan emisyonları dengelemek amacıyla şirketlerin kullandığı yenilenebilir enerji kredileri alımlarını durdurma kararından da etkilendiğini belirtti.</p>

<p>&bull; Uluslararası Enerji Ajansı&#39;na g&ouml;re veri merkezlerinin elektrik kullanımından kaynaklanan k&uuml;resel karbondioksit emisyonlarının 2035 yılına kadar 300 milyon metrik tona ulaşması bekleniyor. Bu g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki yaklaşık 180 milyon metrik tonluk seviyeye kıyasla neredeyse iki katına denk geliyor.</p>

<h2>Arka plan</h2>

<p>Microsoft, 2020 yılında 2030&#39;a kadar atmosfere saldığından daha fazla karbonu atmosferden &ccedil;ekme taahh&uuml;d&uuml;nde bulunmuştu. Ancak son yıllarda şirketlerin yapay zeka altyapısı kurma yarışına girmesiyle birlikte bu hedefin &ouml;nemli engellerle karşılaştığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Wall Street Journal&#39;ın haberine g&ouml;re Microsoft, son bir yılda bir&ccedil;ok veri merkezi projesi duyurdu. Bunlar arasında, şirketin d&uuml;nyanın en gelişmiş yapay zeka veri merkezi olacağını iddia ettiği Wisconsin&#39;deki 3 milyar dolarlık tesis de bulunuyor.</p>

<p>Diğer teknoloji devleri de artan yapay zeka talebinin karbon emisyonlarını y&uuml;kselttiğine dikkat &ccedil;ekiyor. Alphabet, veri merkezi faaliyetlerindeki artış ve yapay zeka &uuml;r&uuml;nlerine y&ouml;nelik b&uuml;y&uuml;yen talep nedeniyle emisyonlarının 2019-2024 d&ouml;neminde y&uuml;zde 48 arttığını a&ccedil;ıkladı. Google&#39;ın &ccedil;atı şirketi olan Alphabet, veri merkezi projelerinde yenilenebilir enerjiye ağırlık vermeyi planladığı i&ccedil;in Aralık ayında temiz enerji girişimi Intersect Power&#39;ı satın aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/microsoft-in-yapay-zeka-yatirimlari-karbon-emisyonlarini-yuzde-25-artirdi-2026-07-10-11-02-35.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/otomobil/avrupa-daki-buyume-kuresel-elektrikli-arac-satislarini-sirtliyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/otomobil/avrupa-daki-buyume-kuresel-elektrikli-arac-satislarini-sirtliyor</link>
      <category>Otomobil</category>
      <title>Avrupa'daki büyüme küresel elektrikli araç satışlarını sırtlıyor</title>
      <description>Haziran ayında küresel elektrikli araç satışları Avrupa'daki güçlü talebin etkisiyle 2 milyona ulaşırken, Çin ve Kuzey Amerika pazarlarında belirgin bir daralma yaşandı.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 07:27:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T07:27:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>Benchmark Mineral Intelligence verileri, k&uuml;resel elektrikli ara&ccedil; talebinin haziran ayında &uuml;st &uuml;ste d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; kez arttığını g&ouml;sterdi. Haziran 2026&#39;da d&uuml;nya genelinde 2 milyon elektrikli ara&ccedil; satıldı. Bu rakam, satışların yıllık bazda y&uuml;zde 7 oranında arttığını ortaya koydu.</p>

<p>Yılın ilk altı aylık d&ouml;neminde k&uuml;resel satışlar 9,6 milyon adede ulaştı. Yılbaşından bu yana satışlarda y&uuml;zde 2 oranında artış g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Ancak uzmanlar, bu rakamların d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k pazarları arasındaki giderek a&ccedil;ılan farkı gizlediğini belirtti.</p>

<h2>Avrupa pazarı rekor kırmaya devam ediyor</h2>

<p>Avrupa, haziran ayında yaklaşık 530 bin ara&ccedil; satışıyla kendi rekorunu kırdı. B&ouml;lgedeki satışlar aylık bazda y&uuml;zde 28, yıllık bazda ise y&uuml;zde 31 oranında artış g&ouml;sterdi. Fransa, Danimarka, İspanya ve Portekiz aylık bazda yeni satış rekorlarına imza attı.</p>

<p>Benchmark Mineral Intelligence Kıdemli Elektrikli Ara&ccedil; Analisti George Whitcombe mevcut tabloyu değerlendirdi. Whitcombe, &quot;Avrupa, elektrikli ara&ccedil; satışlarında yaşanan bir başka rekor ayın ardından b&uuml;y&uuml;menin ana motoru olmaya devam ediyor.&quot; dedi. Whitcombe, yeni ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k elektrikli ara&ccedil; dalgasının Avrupalıları bu pazara y&ouml;nlendirdiğine de dikkat &ccedil;ekti.</p>

<p>Fransız alıcıların yerli markalara y&ouml;neldiği g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Renault, haziran ayında Fransa elektrikli ara&ccedil; pazarından y&uuml;zde 20 pay aldı. &Uuml;lkede en &ccedil;ok satan beş elektrikli ara&ccedil;tan d&ouml;rd&uuml; Renault amblemi taşıyordu. Şirketin yeni Twingo modeli kısa s&uuml;rede en &ccedil;ok satan &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; elektrikli ara&ccedil; oldu.</p>

<p>Volkswagen Grubu da haziran ayında yeni uygun fiyatlı ara&ccedil;larını Avrupa&#39;da teslim etmeye başladı. Volkswagen ID.Polo, Cupra Raval ve Skoda Epiq modellerinin &uuml;retimi hız kazandı. B&ouml;ylece Avrupalı t&uuml;keticiler daha d&uuml;ş&uuml;k maliyetli se&ccedil;eneklere kavuştu.</p>

<h2>Kuzey Amerika&#39;da vergi teşviklerinin bitmesi satışları d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;</h2>

<p>Kuzey Amerika pazarında ise satış tablosu olduk&ccedil;a farklı bir seyir izledi. B&ouml;lgede elektrikli ara&ccedil; satışları haziran ayında yıllık bazda y&uuml;zde 13, aylık bazda y&uuml;zde 9 azaldı. Yılbaşından bu yana ger&ccedil;ekleşen satışlar ise 730 bin adette kalarak y&uuml;zde 20 oranında geriledi.</p>

<p>Bu d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;n temel nedeni olarak ABD&#39;deki federal vergi indirimlerinin sona ermesi g&ouml;sterildi. Trump y&ouml;netimi ge&ccedil;tiğimiz eyl&uuml;l ayında elektrikli ara&ccedil; vergi indirimini kaldırmıştı. Bu durumun ardından ABD pazarının a&ccedil;ık&ccedil;a ivme kaybettiği g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>

<p>Ford ve General Motors (GM) gibi b&uuml;y&uuml;k &uuml;reticiler de bu daralmadan etkilendi. Her iki şirketin tamamen elektrikli ara&ccedil; satışları, ABD pazarının genelinden daha fazla d&uuml;şt&uuml;. İki otomotiv devinin elektrikli ara&ccedil; stratejilerini yeniden şekillendirmeye devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Kanada pazarında ise temmuz ayı başında &ouml;nemli bir gelişme yaşandı. Lotus, &Ccedil;in&#39;de &uuml;retilen ilk Eletre SUV modellerini &uuml;lkeye sevk etti. Bu sevkiyat, Kanada&#39;nın tarife kotası anlaşması kapsamında ger&ccedil;ekleşti. Anlaşma sayesinde &Ccedil;in &uuml;retimi 49 bin araca kadar olan ithalatlarda ek vergi y&uuml;zde 100&#39;den y&uuml;zde 6,1&#39;e d&uuml;ş&uuml;r&uuml;ld&uuml;.</p>

<h2>&Ccedil;inli &uuml;reticiler daralmayı ihracatla aşıyor</h2>

<p>&Ccedil;in i&ccedil; pazarındaki zayıflama haziran ayında da s&uuml;rd&uuml;. &Uuml;lkedeki tescil işlemleri aylık bazda y&uuml;zde 5 artsa da yıllık bazda y&uuml;zde 11 d&uuml;şerek 1 milyon civarında kaldı. Yılbaşından bu yana ger&ccedil;ekleşen 4,9 milyonluk satış, ge&ccedil;en yıla g&ouml;re y&uuml;zde 14&#39;l&uuml;k bir daralmaya işaret etti.</p>

<p>İ&ccedil; pazardaki soğuma nedeniyle &Ccedil;inli otomobil &uuml;reticileri rotayı yurtdışına &ccedil;evirdi. Haziran ayında yaklaşık 500 bin yeni nesil enerji aracı (NEV) ihra&ccedil; edilerek aylık bazda yeni bir rekora imza atıldı.</p>

<p>Avrupa Birliği&#39;nin 2024 yılında &Ccedil;in menşeli bataryalı elektrikli ara&ccedil;lara uyguladığı g&uuml;mr&uuml;k tarifeleri şirketlerin stratejilerini değiştirdi. &Ccedil;inli &uuml;reticiler bu hamlenin ardından odaklarını şarj edilebilir hibrit (PHEV) modellere kaydırdı. Avrupa Komisyonu tarifeleri genişletme kararı almazsa bu stratejinin başarılı şekilde s&uuml;rmesi bekleniyor.</p>

<p>D&uuml;nyanın geri kalanında ise elektrikli ara&ccedil; satışları artış eğilimini korudu. Bu b&ouml;lgelerdeki satışlar haziran ayında yıllık bazda y&uuml;zde 98 artarak 300 bin adede ulaştı. Yılın ilk altı ayında ise d&uuml;nyanın geri kalanında toplam 1,4 milyon ara&ccedil; satıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/avrupa-daki-buyume-kuresel-elektrikli-arac-satislarini-sirtliyor-2026-07-10-10-31-09.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/abd-baskani-trump-nato-zirvesi-sonrasi-neden-ucak-degistirdi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/abd-baskani-trump-nato-zirvesi-sonrasi-neden-ucak-degistirdi</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>ABD Başkanı Trump NATO zirvesi sonrası neden uçak değiştirdi?</title>
      <description>ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO zirvesi sonrası uçak değiştirmesi, güvenlik önlemlerine ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. Beyaz Saray uçağın Trump’ın güvenliğini sağlayacak şekilde güçlendirildiğini savunsa da uzmanlar tüm sistemlerin tamamlanmasının yıllar alabileceğini belirtiyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 07:20:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T07:20:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump Ankara&rsquo;daki NATO zirvesinden sonra u&ccedil;ağını değiştirdi. Ge&ccedil;en yıl kendisine Katar&rsquo;ın hediye ettiği u&ccedil;akla T&uuml;rkiye&rsquo;ye gelen Trump, Ankara&rsquo;dan Birleşik Krallık&rsquo;a giderken eski Force One u&ccedil;ağını kullandı. Ancak Andrews Hava &Uuml;ss&uuml;&rsquo;ne d&ouml;n&uuml;ş u&ccedil;uşunda yeniden hediye VIP jete ge&ccedil;ti. Bu durum, İran ile yeniden alevlenen gerginlik ortamında u&ccedil;ağın g&uuml;venlik &ouml;zelliklerine ilişkin soruları g&uuml;ndeme getirdi. Beyaz Saray Forbes&rsquo;a yaptığı a&ccedil;ıklamada, Katar tarafından hediye edilen ve kısa s&uuml;reliğine yere indirilen yeni Air Force One u&ccedil;ağının, Trump&#39;ı hedef alan &quot;Amerika&#39;nın bir&ccedil;ok d&uuml;şmanına&quot; karşı g&uuml;venli olduğunu belirtti.</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; Beyaz Saray İletişim Direkt&ouml;r&uuml; Steven Cheung Forbes&#39;a yaptığı a&ccedil;ıklamada, Katar&#39;ın ge&ccedil;en yıl Trump&#39;a hediye ettiği u&ccedil;ağın &quot;Başkan ve ekibinin g&uuml;venliğini sağlayacak &uuml;st d&uuml;zey g&uuml;venlik protokolleriyle donatıldığını&quot; s&ouml;yledi. Cheung, Trump&#39;ı hedef alan &quot;Amerika&#39;nın bir&ccedil;ok d&uuml;şmanı&quot; bulunduğunu ifade etti ancak yapılan y&uuml;kseltmelerin kapsamı veya maliyetine ilişkin ayrıntı vermedi.</p>

<p>&bull; ABD Hava Kuvvetleri, u&ccedil;ağın g&uuml;venlik y&uuml;kseltmelerine eyl&uuml;l ayında başladı. İlk u&ccedil;uşun yalnızca 10 ay sonra ger&ccedil;ekleştirilmesi, uzmanlar tarafından alışılmadık derecede hızlı bir s&uuml;re&ccedil; olarak değerlendirildi. Hava Kuvvetleri, u&ccedil;ağın &quot;&uuml;st d&uuml;zey devlet taşımacılığı&quot; g&ouml;revleri i&ccedil;in uyarlanacağını a&ccedil;ıkladı ancak yenileme &ccedil;alışmalarına ilişkin diğer t&uuml;m ayrıntıların gizli olduğunu belirtti.</p>

<p>&bull; ABD Hava Kuvvetleri Bakanı Troy E. Meink, ge&ccedil;en yıl Kongre&#39;ye yaptığı a&ccedil;ıklamada, u&ccedil;ağın y&uuml;kseltmelerinin maliyetinin &quot;muhtemelen 400 milyon doların altında&quot; olacağını s&ouml;yledi. Buna karşın bazı havacılık uzmanları ve Demokrat Partili milletvekilleri, toplam yenileme maliyetinin yaklaşık 1 milyar dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor.</p>

<p>&bull; Havacılık uzmanları NBC News&#39;a yapılması muhtemel yenilemeler arasında dinleme cihazları veya casus yazılım bulunmadığından emin olmak i&ccedil;in u&ccedil;ağın tamamen s&ouml;k&uuml;l&uuml;p yeniden monte edilmesi, g&uuml;venli devlet haberleşme sistemlerinin kurulması, f&uuml;ze savunma sistemleri, havada yakıt ikmali kabiliyeti, elektromanyetik saldırılara karşı koruma sistemleri ile Beyaz Saray sağlık personeli ve Gizli Servis i&ccedil;in yaşam alanlarının oluşturulmasının yer aldığını s&ouml;yledi. Ancak uzmanlar, bu y&uuml;kseltmelerin tamamlanmasının yıllar s&uuml;rebileceğini belirtti.</p>

<p>&bull; ABD&rsquo;nin eski başkanı Joe Biden y&ouml;netiminde Hava Kuvvetleri yetkilisi olarak g&ouml;rev yapan Andrew P. Hunter New York Times&#39;a yaptığı a&ccedil;ıklamada, daha karmaşık g&uuml;venlik &ccedil;alışmalarının gelişmiş f&uuml;ze savunma sistemlerinin entegre edilmesini ve kablolamanın n&uuml;kleer patlamalara karşı dayanıklı hale getirilmesini i&ccedil;erdiğini s&ouml;yledi. Ancak bu &ccedil;alışmaların ne &ouml;l&ccedil;&uuml;de tamamlandığı belirsizliğini koruyor.</p>

<h2>Arka plan</h2>

<p>Trump ge&ccedil;en hafta Kuzey Dakota gezisi kapsamında yeni Air Force One ile ilk u&ccedil;uşunu ger&ccedil;ekleştirdi. Ardından u&ccedil;ağı ilk uluslararası g&ouml;revinde, T&uuml;rkiye&#39;de d&uuml;zenlenen NATO zirvesine giderken kullandı. D&ouml;n&uuml;ş yolunun bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; eski Air Force One ile u&ccedil;an Trump&#39;ın daha sonra Katar&#39;dan gelen u&ccedil;ağa ge&ccedil;tiği bildirildi. Haberlere g&ouml;re bu değişiklik, İran&#39;la yeniden tırmanan gerilim nedeniyle Gizli Servis&#39;in eski u&ccedil;ağın kullanılmasını tavsiye etmesi &uuml;zerine yapıldı. Trump ise eski u&ccedil;ağı &quot;eski g&uuml;nlerin hatırına&quot; kullandığını s&ouml;yledi. Ayrıca Trump Ankara&#39;da gazetecilere yaptığı a&ccedil;ıklamada, İran&#39;ın &quot;&ouml;ld&uuml;r&uuml;lecekler listesindeki bir numaralı kişi&quot; olduğunu iddia etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/abd-baskani-trump-nato-zirvesi-sonrasi-neden-ucak-degistirdi-2026-07-10-10-26-48.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/elon-musk-in-spacex-iddiasi-10-yil-icinde-ay-a-ve-mars-a-binlerce-insan-gonderilecek</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/elon-musk-in-spacex-iddiasi-10-yil-icinde-ay-a-ve-mars-a-binlerce-insan-gonderilecek</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Elon Musk’ın SpaceX iddiası: 10 yıl içinde Ay’a ve Mars’a binlerce insan gönderilecek</title>
      <description>SpaceX’in kurucusu Elon Musk 10 yıl içinde Ay’a ve Mars’a binlerce insan gönderip kalıcı şehirler inşa edeceklerini iddia etti. Uzayda veri merkez kurma planlarından da bahseden Musk, ilk yapay zeka uyduları gelecek yıl göndereceklerini söyledi.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 06:46:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-10T06:46:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SpaceX&#39;in kurucusu Elon Musk, Teksas Valisi Greg Abbott&#39;a verdiği bir r&ouml;portajda, SpaceX&#39;in gelecek beş yıl i&ccedil;inde Ay&#39;a ve Mars&#39;a insan g&ouml;ndereceğini, 10 yıl i&ccedil;inde ise Ay y&uuml;zeyinde kalıcı şehirler inşa edeceğini &ouml;ne s&uuml;rd&uuml;.&nbsp;</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; Abbott&#39;ın sunuculuğunu &uuml;stlendiği Sean Hannity&#39;nin radyo programında konuşan Musk, 10 yıl i&ccedil;inde Ay&#39;da kurulacak bir &uuml;sse on binlerce insan taşımayı hedeflediklerini s&ouml;yledi. Bunun, &quot;Şu ana kadar Ay&#39;a yalnızca 10&#39;dan fazla insanın gitmiş olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde olduk&ccedil;a &ccedil;ılgınca bir sayı&quot; olduğunu da kabul etti.</p>

<p>&bull; Musk, şirketin gelecek iki ila &uuml;&ccedil; yıl i&ccedil;inde Ay&#39;a bir astronot indirmeyi hedeflediğini, ardından ise &quot;&ccedil;ok hızlı bir şekilde b&uuml;y&uuml;yeceklerini&quot; belirterek, sonunda &quot;Ay&#39;a gitmek isteyen herhangi bir vatandaşın Ay&#39;a ve Mars&#39;a gidebileceği&quot; bir noktaya ulaşmayı ama&ccedil;ladıklarını ifade etti.</p>

<p>&bull; Şirketin nihai hedefinin, insanların kalıcı olarak taşınabileceği ya da tatil amacıyla ziyaret edebileceği, &quot;tam anlamıyla kendi kendine yetebilen ger&ccedil;ek bir metropol&quot; niteliğinde bir Ay şehri kurmak olduğunu s&ouml;yledi.</p>

<p>&bull; Musk&#39;a g&ouml;re Mars&#39;a insan taşımak, yolculuğun &ccedil;ok daha uzun s&uuml;rmesi nedeniyle Ay&#39;a g&ouml;re &ccedil;ok daha zor olacak. Buna rağmen SpaceX&#39;in beş yıl i&ccedil;inde ilk insanları Mars&#39;a g&ouml;ndereceğini, ardından da 10 ila 12 yıl i&ccedil;inde binlerce insanı Kızıl Gezegen&#39;e ulaştırmayı umduklarını belirtti.</p>

<p>&bull; Musk ayrıca şirketin uzaydaki veri merkezlerini genişletme planlarından da s&ouml;z etti. SpaceX&#39;in a&ccedil;ıklanan hedeflerinden biri olan bu proje kapsamında, ilk yapay zeka uydularını gelecek yıl fırlatacaklarını, sonraki iki yıl i&ccedil;inde ise bunu b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekte ger&ccedil;ekleştireceklerini iddia etti.</p>

<p>&bull; Musk&#39;ın ge&ccedil;mişte ger&ccedil;ekleşmeyen &ccedil;ok sayıda iddialı tahmini bulunuyor. Bunlar arasında insanları yeniden Ay&#39;a g&ouml;nderme ve Mars&#39;ta bir koloni kurma vaatleri de vardı. New York Times tarafından yapılan incelemye g&ouml;re Musk, insanların on yıl i&ccedil;inde Mars&#39;a ulaşacağını ilk kez 2011 yılında &ouml;ng&ouml;rm&uuml;ş, sonraki yıllarda r&ouml;portajlarında ve sosyal medya paylaşımlarında benzer iddiaları en az 19 kez yinelemişti. Ayrıca 2017 yılında SpaceX&#39;in 2018&#39;de &ouml;zel vatandaşları Ay&#39;ın etrafında u&ccedil;urmaya başlayacağını a&ccedil;ıklamıştı ancak bu yolculuk hi&ccedil;bir zaman ger&ccedil;ekleşmedi.</p>

<p>&bull; Şirketin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu&#39;na sunduğu resmi bir belgeye g&ouml;re SpaceX&#39;in piyasa değeri 7,5 trilyon dolara ulaşır ve Mars&#39;ta en az 1 milyon n&uuml;fuslu bir koloni kurulursa Musk&#39;a 1 milyar adet SpaceX hissesi verilecek. Ancak analistler bu son derece kazan&ccedil;lı &ouml;deme paketine ş&uuml;pheyle yaklaşıyor. Daha &ouml;nce Forbes&#39;e konuşan bir analist, Mars kolonisinin işletme maliyetlerinin, şirketin Starlink internet uydularından elde ettiği k&acirc;rı &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azaltabileceğini s&ouml;ylemişti.</p>

<h2>Forbes değerlemesi</h2>

<p>Forbes&#39;un tahminine g&ouml;re Elon Musk&#39;ın 951,9 milyar dolarlık net servetiyle d&uuml;nyanın en zengin insanı. SpaceX&#39;in halka arzının ardından kısa bir s&uuml;re i&ccedil;in d&uuml;nyanın ilk trilyoneri olmuştu. Ancak şirket hisselerindeki son değer kayıpları nedeniyle Musk&#39;ın serveti son haftalarda yeniden bu seviyenin altına geriledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/elon-musk-in-spacex-iddiasi-10-yil-icinde-ay-a-ve-mars-a-binlerce-insan-gonderilecek-2026-07-10-09-52-44.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/meta-ai-in-instagram-fotograflarinizi-kullanmanizi-nasil-engelleyebilirsiniz</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/meta-ai-in-instagram-fotograflarinizi-kullanmanizi-nasil-engelleyebilirsiniz</link>
      <category>Yapay Zeka</category>
      <title>Meta AI’ın Instagram fotoğraflarınızı kullanmanızı nasıl engelleyebilirsiniz?</title>
      <description>Meta yeni yapay zeka görüntü oluşturucusu, kullanıcıların herkese açık Instagram hesaplarındaki görselleri kullanabilmesine izin veriyor. Kullanıcılara herhangi bir bildirim yapılmadan otomatik olarak etkinleştirilen uygulama tepki çekti.</description>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-12T11:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meta, Muse Image adlı yapay zeka g&ouml;r&uuml;nt&uuml; oluşturucusunu tanıttığında, kullanıcıların insanların Instagram fotoğraflarını temel alarak yapay zeka g&ouml;rselleri oluşturmasına olanak tanıyan bir &ouml;zellikle birlikte sundu. Herkese a&ccedil;ık bir Instagram hesabına sahip olan t&uuml;m yetişkin kullanıcılar bu &ouml;zelliğe otomatik olarak dahil edildi. Şirketin bir blog yazısında belirttiğine g&ouml;re Meta AI uygulaması aracılığıyla diğer kullanıcılar, yayınladığınız fotoğrafların bir kısmını veya tamamını kullanarak yeni yapay zeka g&ouml;rselleri oluşturabiliyor. Şirketin yazısında, &quot;Buna ek olarak, insanlar Meta&#39;daki yapay zeka &ouml;zelliklerini kullanarak Instagram i&ccedil;eriklerinizle yeni i&ccedil;erikler oluşturabilir&rdquo; ifadeleri yer aldı.&nbsp;</p>

<h2>Kullanıcılara herhangi bir bildirim yapılmadı</h2>

<p>Sistem şu şekilde &ccedil;alışıyor: Meta AI uygulamasında bir kullanıcı, herkese a&ccedil;ık bir Instagram hesabını etiketleyerek sohbet botundan o kişinin hesabındaki fotoğrafları temel alan yeni yapay zeka g&ouml;rselleri oluşturmasını isteyebiliyor. Kullanıcılar ise bu uygulamaya tepki g&ouml;sterdi. Meta kullanıcıları bu &ouml;zelliğe otomatik olarak dahil etmesinin yanı sıra, hesaplarının yapay zeka g&ouml;rselleri &uuml;retmek i&ccedil;in kullanıldığı durumlarda da kişilere herhangi bir bildirim g&ouml;ndermedi.</p>

<p>Y&uuml;zlerce kullanıcı sosyal medyada yeni &ouml;zelliği eleştirerek bunu nasıl kapatabileceklerini sordu ve şirketi a&ccedil;ık rıza almamakla su&ccedil;ladı. Bir kullanıcı sosyal medyada bu &ouml;zelliğin &ldquo;gizli bir mayın&quot; olduğunu s&ouml;ylerken, Instagram&#39;da başka kullanıcılar &ouml;zelliğin nasıl devre dışı bırakılacağını g&ouml;steren şablonlar paylaştı.</p>

<p>Meta s&ouml;zc&uuml;s&uuml; yaptığı a&ccedil;ıklamada, gizli hesapların ve 18 yaşın altındaki kullanıcıların yeni &ouml;zelliğin dışında tutulduğunu ve &ouml;zelliğin &quot;yalnızca birka&ccedil; tıklamayla&quot; kapatılabileceğini s&ouml;yledi. Şirket, &quot;Topluluk Standartlarımızı ihlal eden her t&uuml;rl&uuml; i&ccedil;erik hakkında gerekli işlemi yapacağız&rdquo; a&ccedil;ıklamasını yaptı.&nbsp;</p>

<h2>Meta&rsquo;nın yapay zeka &ouml;zelliği nasıl devre dışı bırakılıyor?</h2>

<p>Bu &ouml;zelliği devre dışı bırakmanın ve hesabınızı korumanın en kolay yolu hesabınızı gizli hesap haline getirmek. Ancak hesabınızı herkese a&ccedil;ık tutmak istiyorsanız, Instagram ayarlarına girin ve aşağı kaydırarak &quot;Paylaşma ve yeniden kullanım&quot; b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne gidin. &quot;İnsanların Instagram&#39;da ve yapay zeka &ouml;zellikleriyle i&ccedil;eriklerinizi yeniden kullanmasına izin ver&quot; başlıklı b&ouml;l&uuml;mdeki ayarı &quot;Kapalı&quot; konumuna getirin. Ayrıca tek tek fotoğraf ve videolar i&ccedil;in de yapay zeka ayarlarını değiştirebilirsiniz. Şirketin a&ccedil;ıklamasına g&ouml;re kullanıcılar seslerin, metinlerinin ve yorumlarının Meta&#39;nın yapay zekası tarafından &quot;yeniden kullanılmasını&quot; engelleyemiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/meta-ai-in-instagram-fotograflarinizi-kullanmanizi-nasil-engelleyebilirsiniz-2026-07-09-15-48-38.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-life/italya-plajlarinin-bu-yil-getirdigi-kisitlamalar</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-life/italya-plajlarinin-bu-yil-getirdigi-kisitlamalar</link>
      <category>Forbes Life</category>
      <title>İtalya plajlarının bu yıl getirdiği kısıtlamalar</title>
      <description>Her yıl İtalya'da aşırı kalabalığı önlemek ve doğal çevre üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla plajlar daha fazla kural getiriyor. Birçok plaj bu yaz ziyaretçi sayısına sınır getirdi. Bazıları için gitmeden önce rezervasyon yapmak gerekebiliyor.</description>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-12T13:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl İtalya&#39;daki giderek daha fazla plaj hem aşırı kalabalığı &ouml;nlemek hem de doğal &ccedil;evre &uuml;zerindeki baskıyı azaltmak amacıyla ziyaret&ccedil;i sınırları ve rezervasyon sistemleri uygulamaya koyuyor. İtalya&#39;nın d&ouml;rt bir yanındaki onlarca plaj, ziyaret&ccedil;i sayısına sınır getirdi. &Ouml;zellikle Sardinya Adası bu konuda olduk&ccedil;a katı. Ziyaret&ccedil;i kotası uygulayan plajlar arasında 15 Haziran-15 Eyl&uuml;l tarihleri arasında aynı anda en fazla 700 kişinin girişine izin verilen Cala Mariolu, en fazla 1.500 ziyaret&ccedil;iyi kabul eden Stintino&#39;nun &uuml;nl&uuml; Pelosa Plajı ve 1 Haziran-30 Eyl&uuml;l tarihleri arasında ziyaret&ccedil;i sayısını 1.447 kişiyle sınırlayan Cala Brandinchi bulunuyor.</p>

<h2>Rezervasyonlar hızla doluyor</h2>

<p>Bir&ccedil;ok plaj i&ccedil;in ziyaret&ccedil;ilerin, yerel belediyenin internet sitesi &uuml;zerinden veya bir mobil uygulama indirerek &ouml;nceden yerlerini ayırtmaları gerekiyor. Kontenjanlar hızla dolduğu i&ccedil;in belirli bir g&uuml;n ya da saat &ouml;ncesinden rezervasyon zorunluluğu olmasa bile ziyaretinizden en az bir g&uuml;n &ouml;nce yerinizi ayırtmanız tavsiye ediliyor.</p>

<p>Bazı plajlarda zaman sınırlı giriş uygulanıyor. Sardinya&#39;nın doğu kıyısındaki Cala dei Gabbiani, aynı anda 300 ziyaret&ccedil;inin 70 ila 90 dakika arasında kalmasına izin veriyor. D&uuml;nyanın en iyi plajları listelerinde sık sık &uuml;st sıralarda yer alan Lampedusa&#39;daki Spiaggia dei Conigli ise plajı sabah ve &ouml;ğleden sonra olmak &uuml;zere iki ayrı seansa b&ouml;l&uuml;yor ve her seans i&ccedil;in en fazla 550 ziyaret&ccedil;i kabul ediyor.</p>

<p>Pek &ccedil;ok rezervasyon sistemi size bir QR kodu veriyor. Bu nedenle plaja vardığınızda bu kodu telefonunuz veya başka bir cihazınız &uuml;zerinden g&ouml;stermeniz gerekiyor. Gideceğiniz plajın &ccedil;evrimi&ccedil;i rezervasyon sistemi yoksa sabah erken bir saatte gitmek daha iyi olabilir. Ligurya b&ouml;lgesindeki Sestri Levante&#39;de bulunan Baia del Silenzio Plajı&#39;nda g&uuml;nl&uuml;k &uuml;cretsiz giriş kotası 450 kişiyle sınırlı. Yerel basında yer alan haberlere g&ouml;re ziyaret&ccedil;i sınırının uygulandığı ilk g&uuml;nde kontenjanlar sabah saat 10.00&#39;da tamamen doldu. Ziyaret&ccedil;i kotası uygulayan plajların &ccedil;oğunda giriş i&ccedil;in ayrıca &uuml;cret &ouml;denmesi gerekiyor. Bu &uuml;cret genellikle 5 euro&rsquo;nun altında olsa da g&uuml;nl&uuml;k yaklaşık 10 ila 15 euro arasında değişebilen otopark &uuml;cretleri de hesaba katılmalı.</p>

<h2>Plaj ekipmanlarına ilişkin kurallar</h2>

<p>Doğal yapıları nedeniyle bazı plajlar, ziyaret&ccedil;ilerin yanlarında getirebilecekleri plaj ekipmanlarına ilişkin &ccedil;eşitli d&uuml;zenlemeler getirdi. Sardinya&#39;nın g&uuml;neydoğusundaki Villasimius&#39;ta bulunan Punta Molentis Plajı, erozyonu &ouml;nlemek amacıyla plajdaki şemsiye, &ccedil;adır ve g&ouml;lgelik kullanımını sınırlandırdı. Başlangı&ccedil;ta yalnızca 65 yaş &uuml;zerindeki ziyaret&ccedil;ilere veya 10 yaşın altında &ccedil;ocuğu olanlara şemsiye kullanma izni veriliyordu. Daha sonra bu kural gevşetilerek aile veya grup başına bir şemsiyeye izin verildi ancak bunların yalnızca plaj g&ouml;revlilerinin belirlediği alanlara yerleştirilmesi şart koşuldu. Ayrıca kara yoluyla gelen ziyaret&ccedil;ilerden 10 euro, deniz yoluyla gelenlerden ise 5 euro giriş &uuml;creti alınıyor.</p>

<p>Pelosa Plajı&#39;nda ise havlusunu kuma sermek isteyen ziyaret&ccedil;ilerin, kumun havluya yapışarak farkında olmadan plajdan taşınmasını azaltmak amacıyla havlularının altına &ouml;zel bir hasır sermeleri gerekiyor. Kurala uymayan ziyaret&ccedil;ilere ise 100 euro para cezası kesilecek.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/italya-plajlarinin-bu-yil-getirdigi-kisitlamalar-2026-07-09-15-09-42.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/haberler/eksim-her-sirketi-icin-ayri-iletisim-stratejisi-acikladi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/haberler/eksim-her-sirketi-icin-ayri-iletisim-stratejisi-acikladi</link>
      <category>Haberler</category>
      <title>Eksim her şirketi için ayrı iletişim stratejisi açıkladı</title>
      <description>Eksim Holding, enerji, gıda ve perakende gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren 20 şirketi için ayrı iletişim ve pazarlama stratejisi uygulayacağını açıkladı. Holding, veri odaklı yaklaşım ve insan merkezli marka yönetimiyle hem şirket markalarını hem de çatı marka algısını güçlendirmeyi hedefliyor.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:42:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-09T11:42:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eksim Enerji, Dicle Elektrik, Sinangil Unları ve Aslı B&ouml;rek başta olmak &uuml;zere 20 şirketi b&uuml;nyesinde barındıran Eksim Holding, pazarlama ve iletişim stratejisini &ouml;zel bir toplantıyla paylaştı. Eksim Holding Pazarlama Grubu Başkanı (CMO) Ahmet Yaman tarafından yapılan sunumda 40. yılını kutlayan holdingin iletişim stratejileri, insan merkezli marka y&ouml;netimi anlayışı, veri odaklı pazarlama yaklaşımı ve gelecek d&ouml;nem hedefleri ele alındı. Yaman, &ldquo;Her markamızın kendi hikayesini yeniden yorumlayarak insan merkezli bir strateji oluştururken, holdingimizin ortak marka değerini de daha g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale getiriyoruz&rdquo; dedi. Toplantıda, hizmet sekt&ouml;r&uuml;nde faaliyet g&ouml;steren şirketlerde markalaşmanın iletişim s&uuml;re&ccedil;lerindeki rol&uuml; ele alınırken, &ouml;zellikle enerji sekt&ouml;r&uuml;nde m&uuml;şteri deneyimi ve marka algısının giderek daha kritik bir &ouml;nem kazandığına dikkat &ccedil;ekildi. Toplantıda ayrıca Eksim Holding b&uuml;nyesinde bulunan şirketlerin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik &ccedil;alışmaları ile marka değerlerinin artırılmasına y&ouml;nelik bilgi de verildi.</p>

<h2>İnsan odaklı marka y&ouml;netim</h2>

<p>Yaman, Eksim Holding&rsquo;de iletişim ve marka y&ouml;netimi alanında &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ger&ccedil;ekleştirildiğini belirterek, değişen d&uuml;nyanın artık şirketlerden &uuml;retim g&uuml;c&uuml;n&uuml;n yanında veri y&ouml;netimi, etkili marka anlatımı ve insan odaklı iletişim beklediğini savundu. Yaman konuşmasında; &ldquo;40. yılımızı kutlarken, Eksim Holding&rsquo;in k&ouml;kl&uuml; ge&ccedil;mişini geleceğin d&uuml;nyasına taşıyan yenilik&ccedil;i iletişimlerimizi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yoruz. Bug&uuml;n geldiğimiz noktada yalnızca &uuml;retim kapasitesiyle değil; s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik yaklaşımı, teknoloji yatırımları ve insanla bağ kuran marka anlayışıyla &ouml;ne &ccedil;ıkan bir yapı inşa ediyoruz&rdquo; dedi.</p>

<p><img alt="Ahmet Yaman" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e49ce33a-6c24-4ef2-b618-7d27fc889eb2.jpg" />&Ouml;zellikle enerji sekt&ouml;r&uuml; gibi kritik bir alanda Dicle Elektrik ile hizmet verdiklerini belirten Yaman şunları s&ouml;yledi: &ldquo;2,5 milyondan fazla aboneye ve toplamda 6,5 milyon insana elektik dağıtım hizmeti sunan şirketimiz, yatırımlarıyla G&uuml;neydoğu Anadolu B&ouml;lgesi&rsquo;nin &ouml;nde gelen kuruluşları arasında yer alıyor. Pazarlama ve iletişim ekibi olarak şirketimizle ilgili ger&ccedil;ekleştirdiğimiz m&uuml;şteri memnuniyeti araştırmalarının sonucunda sunduğumuz hizmetleri destekleyecek iletişim projelerinin gerekliliğini g&ouml;rd&uuml;k. Bu doğrultuda markalarımızın bilinirliğini ve b&ouml;lge halkındaki farkındalığı pekiştirecek adımlar atma kararı aldık. Bunların sonucunda DicleFest Projesi ve Aydınlatma Kampanyası gibi &ouml;nemli &ccedil;alışmaları hayata ge&ccedil;irdik. Dolayısıyla artık Dicle Elektrik ile kendimizi yalnızca bir dağıtım şirketi olarak değil, &lsquo;Enerjinin &Ouml;tesinde Dağıtım Şirketi&rsquo; yaklaşımıyla konumlandırıyoruz. Bu sebeple de b&ouml;lge insanıyla k&uuml;lt&uuml;rel, sosyal ve duygusal bağ kuran projeler geliştirmeye odaklanıyoruz.&rdquo;&nbsp;</p>

<h2>&ldquo;DicleFest ile hayata dokunduk&rdquo;</h2>

<p>Dicle Elektrik ile hizmet verdikleri illerde başlatılan DicleFest&rsquo;le ilgili bilgi veren Ahmet Yaman, &ldquo;Enerji ve Teknoloji Festivalimiz DicleFest ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman ve Siirt&rsquo;te başta &ccedil;ocuklar ve gen&ccedil;ler olmak &uuml;zere 350 bine yakın kişiye ulaştık. &Ccedil;ocukların enerji teknolojilerini yerinde deneyimlemesi bizim i&ccedil;in &ccedil;ok kıymetli. D&uuml;zenlediğimiz etkinlikler, at&ouml;lyeler ve konserlerle yalnızca bir festival ger&ccedil;ekleştirmedik; b&ouml;lge halkıyla aynı duyguda buluşan, g&uuml;vene ve samimiyete dayalı bağlarımızı g&uuml;&ccedil;lendirdik. İnsanların hayatına dokunan bu yaklaşımımızın marka algımızı g&uuml;&ccedil;lendiren en &ouml;nemli unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz. DicleFest&rsquo;i &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde diğer hizmet illerimiz Şırnak ve Mardin&rsquo;de d&uuml;zenlemeyi planlıyoruz&rdquo; diye konuştu.&nbsp;</p>

<h2>Yılmaz Vural ile reklam kampanyası</h2>

<p>Yaman&rsquo;ın verdiği bilgiye g&ouml;re, Dicle Elektrik 2025 yıl sonu itibarıyla 39 bin 104 LED tesis ve d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m uygulamasıyla modern aydınlatmada T&uuml;rkiye&rsquo;deki 21 elektrik dağıtım şirketi arasında ilk sırada yer aldı. Bu projeyi duyurmak i&ccedil;in de 2000&rsquo;li yılların başında Diyarbakırspor&rsquo;u &ccedil;alıştıran teknik direkt&ouml;r Yılmaz Vural&rsquo;ın yer aldığı &lsquo;G&ouml;z&uuml;n Aydın&rsquo; kampanyası yapıldı. Ayrıca, Eksim Holding b&uuml;nyesindeki Aslı&rsquo;nın d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yolculuğuna da değinen Ahmet Yaman, &ldquo;Aslı&rsquo;nın 33 yıl &ouml;nce başlayan hikayesini bug&uuml;n Eksim Holding olarak &ccedil;ok daha modern bir kafe-fırın deneyimine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yoruz. &lsquo;Aslı&rsquo;da D&uuml;kkan Senin&rsquo; franchise kampanyasıyla da girişimcilere daha erişilebilir ve uygun koşullu yatırım imkanları sunmaya başladık&rdquo; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/eksim-her-sirketi-icin-ayri-iletisim-stratejisi-acikladi-2026-07-09-14-46-18.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/milyarderler/tayland-in-en-zengin-50-ismi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/milyarderler/tayland-in-en-zengin-50-ismi</link>
      <category>Milyarderler</category>
      <title>Tayland’ın en zengin 50 ismi</title>
      <description>Tayland’ın en zengin 50 kişisini sıralayan Forbes listesindeki ilk üç isim bu yıl yerini korudu. Toplam servetin yüzde 10 artış gösterdiği listeye göre ihracat ve iç tüketimdeki istikrarlı artışın desteklediği ekonomik büyüme sayesinde toplam 33 milyarderin serveti bu yıl arttı.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:03:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-09T10:03:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kambo&ccedil;ya ile yaşanan sınır gerilimine rağmen Tayland ekonomisi, i&ccedil; t&uuml;ketimdeki kademeli toparlanma ve ihracattaki ivmelenmenin etkisiyle 2025 yılında y&uuml;zde 2,4 b&uuml;y&uuml;d&uuml;. G&uuml;&ccedil;l&uuml; performans sergileyen borsa ise &uuml;lkenin en zengin 50 isminin servetine &ouml;nemli katkı sağladı. &Uuml;lkenin en zengin 50 isminin toplam serveti y&uuml;zde 10 artarak 187 milyar dolara ulaştı.</p>

<h2>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kez zirvede</h2>

<p>Listede yer alan milyarderlerin yaklaşık &uuml;&ccedil;te ikisi bu yıl servetini artırdı. Enerji i&ccedil;eceği Red Bull&#39;un sahibi olan Chalerm Yoovidhya ve ailesi, 47 milyar dolarlık servetleriyle &uuml;st &uuml;ste &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kez listenin zirvesindeki yerini korudu. İ&ccedil;ecek devinin yıllık geliri, d&uuml;nya genelinde yaklaşık 14 milyar kutu satış sayesinde 2025 yılında y&uuml;zde 8&#39;in &uuml;zerinde artarak 12,2 milyar euro&#39;ya (13,9 milyar dolar) y&uuml;kseldi.</p>

<p>Charoen Pokphand (CP) Grubu&#39;nun sahibi Chearavanont kardeşler ise 36,6 milyar dolarlık servetleriyle ikinci sıradaki yerlerini korudu. Ocak ayında, CP Grubu kıdemli başkanı Dhanin Chearavanont&#39;un oğlu Suphachai Chearavanont&#39;a ait yatırım şirketi Arise Digital Technology, Norve&ccedil;li ortak Telenor Group&#39;tan telekom şirketi True&#39;daki yaklaşık y&uuml;zde 25&#39;lik hisseyi 100 milyar bahtın (3 milyar dolar) biraz &uuml;zerindeki bir bedelle satın alma konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma ayrıca iki yıl i&ccedil;inde ilave y&uuml;zde 5,4 hisse satın alma opsiyonunu da i&ccedil;eriyor.</p>

<p>Enerji ve telekom&uuml;nikasyon sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n &ouml;nde gelen isimlerinden Sarath Ratanavadi, dolar bazında servetini en fazla artıran kişi oldu. Serveti 5,6 milyar dolar artarak 17,6 milyar dolara ulaştı ve b&ouml;ylece &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sıradaki yerini korudu. Ratanavadi&#39;nin şirketi Gulf Development, &uuml;lkenin aktif b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; bakımından &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; b&uuml;y&uuml;k ticari bankası olan Kasikornbank&#39;taki payını yaklaşık y&uuml;zde 10&#39;a &ccedil;ıkararak iki katına y&uuml;kseltti ve bankanın ikinci b&uuml;y&uuml;k hissedarı konumuna geldi.</p>

<p>Chirathivat ailesi ise servetlerinin &uuml;&ccedil;te birden fazla artarak 11,7 milyar dolara y&uuml;kselmesiyle bir basamak &ccedil;ıkarak d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sıraya yerleşti. Ailenin Central Group b&uuml;nyesindeki amiral gemisi şirketi Central Retail, Tayland ve Vietnam&#39;daki mağazalarını yenilemek ve genişletmek amacıyla bu yıl 18 milyar baht yatırım yapmayı planladığını a&ccedil;ıkladı. Beşinci sırada ise i&ccedil;ecek sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n &ouml;nde gelen isimlerinden Charoen Sirivadhanabhakdi yer aldı. Singapur borsasında işlem g&ouml;ren Frasers Property &ccedil;atısı altındaki gayrimenkul portf&ouml;y&uuml;n&uuml; yeniden yapılandırması sayesinde serveti y&uuml;zde 10 artarak 11,5 milyar dolara y&uuml;kseldi.</p>

<p>Bu yıl servetini en fazla artıran diğer isimlerden biri de sanayi b&ouml;lgeleri, depolar ve lojistik alanında faaliyet g&ouml;steren WHA&#39;nın kurucu ortağı ve grup CEO&#39;su Jareeporn Jarukornsakul oldu. Yapay zeka veri merkezlerine y&ouml;nelik hızla artan talebin yabancı yatırımcıları Tayland&#39;a &ccedil;ekmesiyle serveti y&uuml;zde 69 artarak 1,25 milyar dolara ulaştı.</p>

<h2>İki isim yeniden listeye girdi</h2>

<p>Bu yıl listeye geri d&ouml;nen iki isim bulunuyor. Bunlardan ilki, yapay zeka bağlantılı elektronik ekipmanlara y&ouml;nelik g&uuml;&ccedil;l&uuml; talep sayesinde b&uuml;y&uuml;me kaydeden baskılı devre kartı &uuml;reticisi KCE Electronics&#39;in kurucusu Bancha Ongkosit oldu. Diğer isim ise yenilenebilir enerji &uuml;reticisi Gunkul Engineering&#39;in kurucusu Gunkul Dhumrongpiyawut. Şirketin veri merkezlerine yeşil enerji tedarik etme alanındaki b&uuml;y&uuml;me hamlesi, servetinin yeniden artmasını sağladı.</p>

<p>Listenin uzun yıllardır yer alan &uuml;&ccedil; ismi ise hayatını kaybetti. Bangkok Broadcasting &amp; TV&#39;nin sahibi medya patronu Krit Ratanarak&#39;ın serveti tek oğlu Chachchon Ratanarak&#39;a ge&ccedil;ti. Bangkok Dusit Medical Services hastane zincirinin kurucu ortaklarından Prasert Prasarttong-Osoth&#39;un serveti artık Prasarttong-Osoth ailesi altında listeleniyor. Mikrofinans şirketi Muangthai Capital&#39;i eşi Daonapa Patcharachai ile birlikte kuran Chuchat Patcharachai&#39;nin vefatının ardından ise Daonapa Patcharachai bu yıl listede tek başına yer aldı. Listeye girebilmek i&ccedil;in gereken asgari servet ise ge&ccedil;en yılki 420 milyon dolardan 555 milyon dolara y&uuml;kseldi.</p>

<h2>Tayland&#39;ın en zengin 10 ismi ve servetleri</h2>

<ol>
	<li>Charlerm Yoovidhya ve ailesi - 47 milyar dolar</li>
	<li>Chearavanont karderşler - 36,6 milyar dolar</li>
	<li>Sarath Ratanavadi - 17,6 milyar dolar</li>
	<li>Chirathivat ailesi - 11,7 milyar dolar</li>
	<li>Charoen Sirivadhanabhakdi ve ailesi - 11,5 milyar dolar</li>
	<li>Chaiyawan ailesi - 5,1 milyar dolar</li>
	<li>Prasattong-Osoth ailesi - 3,7 milyar dolar</li>
	<li>Sathien Sathientham - 2,4 milyar dolar</li>
	<li>Aiyawatt Srivaddhanaprabha ve ailesi - 2,4 milyar dolar</li>
	<li>Chachchon Ratanarak - 2,3 milyar dolar</li>
</ol>

<p><br />
<a href="https://www.forbes.com/lists/thailand-billionaires/" target="_blank">Tayland&#39;ın en zengin 50 ismi listesinin tamamı i&ccedil;in tıklayın</a><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/tayland-in-en-zengin-50-ismi-2026-07-09-13-09-35.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/bati-avrupa-kayitlardaki-en-sicak-haziran-ayini-yasadi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/bati-avrupa-kayitlardaki-en-sicak-haziran-ayini-yasadi</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Batı Avrupa kayıtlardaki en sıcak haziran ayını yaşadı</title>
      <description>Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin verilerine göre Batı Avrupa’da haziran ayı ortalama sıcaklığı 20,74 dereceye ulaştı ve bölgedeki en sıcak haziran olarak kayıtlara geçti. Yetkililer haziran ayındaki sıcak dalgası sırasında 4 bin 700’den fazla fazla ölüm vakası görüldüğünü açıkladı.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 08:19:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-09T08:19:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği&rsquo;nden (AB) bilim insanları, Batı Avrupa&#39;nın şimdiye kadarki en sıcak haziran ayını yaşadığını a&ccedil;ıkladı. Ayın sonundaki aşırı sıcak hava dalgası sıcaklık rekorlarını kırarken, elektrik arzını aksattı ve okulların kapanmasına neden oldu. AB&#39;nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi&#39;nin aylık b&uuml;ltenine g&ouml;re ge&ccedil;en ay aynı zamanda k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte kaydedilen en sıcak ikinci haziran ayı oldu. Ayrıca, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana haziran ayı i&ccedil;in en y&uuml;ksek deniz y&uuml;zeyi sıcaklıkları da &ouml;l&ccedil;&uuml;ld&uuml;.</p>

<p>Veriler, Batı Avrupa&#39;da ge&ccedil;en ay ortalama sıcaklığın 20,74 santigrat derece olduğunu ve bunun 1991-2020 d&ouml;nemindeki haziran ayı ortalamasının &uuml;&ccedil; dereceden fazla &uuml;zerinde ger&ccedil;ekleştiğini g&ouml;sterdi. Copernicus, bu b&ouml;lgeyi İspanya ve Birleşik Krallık&#39;tan başlayıp doğuda İtalya, Almanya ve Avusturya&#39;nın bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne kadar uzanan alan olarak tanımlıyor. Batı Avrupa, son &uuml;&ccedil; ay i&ccedil;inde &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şiddetli sıcak hava dalgasını yaşarken, İspanya ve Portekiz&#39;in de aralarında bulunduğu &uuml;lkeler bu hafta yeni bir sıcak hava dalgasının etkisi altına girdi.</p>

<h2>&ldquo;Giderek artan risklerle karşı karşıyayız&rdquo;</h2>

<p>Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi&#39;nde stratejik lider olarak g&ouml;rev yapan Samantha Burgess, &quot;Haziran 2026, iklimin ne kadar k&ouml;kl&uuml; bir şekilde değiştiğini bir kez daha ortaya koydu&quot; dedi. Burgess, &quot;Bunun sonucu olarak daha şiddetli sıcak hava dalgaları, s&uuml;rekli sıcak kalan okyanuslar ve Avrupa&#39;da ve d&uuml;nyanın diğer b&ouml;lgelerinde insanlar, ekosistemler ve altyapılar i&ccedil;in giderek artan risklerle karşı karşıyayız&quot; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ulusal makamlar, haziran ayındaki sıcak hava dalgası sırasında Fransa, Bel&ccedil;ika, İspanya ve Hollanda&#39;da 4 bin 700&#39;den fazla fazladan &ouml;l&uuml;m vakası bildirildiğini a&ccedil;ıkladı. Diğer &uuml;lkeler de dahil edildiğinde bu sayının daha y&uuml;ksek olabileceği belirtilirken, aşırı sıcaklar İber Yarımadası ve Fransa&#39;da orman yangınlarını k&ouml;r&uuml;kledi ve kuraklık koşullarını daha da ağırlaştırdı.</p>

<p>D&uuml;nya Meteoroloji &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&#39;ne g&ouml;re b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de k&ouml;m&uuml;r, petrol ve doğal gazın yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları, gezegenin ortalama sıcaklığını 19. y&uuml;zyıldaki sanayi &ouml;ncesi d&ouml;neme kıyasla yaklaşık 1,4 santigrat derece artırdı. Bu daha y&uuml;ksek temel sıcaklık seviyesi, sıcak hava dalgaları sırasında sıcaklıkların artık daha y&uuml;ksek zirvelere ulaşabilmesine neden oluyor.</p>

<p>Londra Imperial College&#39;da iklim bilimci olan Joeri Rogelj ise, &quot;Sıcak hava dalgaları ile k&uuml;resel ısınma arasındaki ilişki son derece a&ccedil;ık. Daha sıcak bir gezegende daha fazla sıcak hava dalgası yaşanacak ve bunlar daha şiddetli hale gelecek&quot; dedi. Copernicus İklim Değişikliği Servisi&#39;nin sıcaklık kayıtları 1940 yılına kadar uzanıyor ve bu veriler, 1850 yılına kadar giden k&uuml;resel sıcaklık kayıtlarıyla karşılaştırılarak doğrulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/bati-avrupa-kayitlardaki-en-sicak-haziran-ayini-yasadi-2026-07-09-11-26-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/ankara-daki-nato-zirvesinden-one-cikanlar</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/ankara-daki-nato-zirvesinden-one-cikanlar</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Ankara’daki NATO zirvesinden öne çıkanlar</title>
      <description>Bu yıl NATO zirvesinde, liderlerin hedefi savunmaya dair harcama planlarını ABD Başkanı Donald Trump’a göstererek gerilimi azaltmaktı. Ancak gündem farklıydı. Trump, Türkiye’nin F-35’leri satın almasını engelleyen yaptırımları kaldırmaya hazır olduğunu belirtti ve ayrıca ABD’nin Ukrayna’nın Patriot hava savunma füzeleri üretmesine izin vereceğini söyledi.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 07:04:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-09T07:04:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>NATO liderleri bu hafta Ankara&#39;da, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ı savunma anlaşmaları ve harcama planlarından oluşan kapsamlı bir paketle etkilemek amacıyla bir araya geldi. Ama&ccedil; ABD Başkanı&#39;na ordularını g&uuml;&ccedil;lendirme konusundaki kararlılıklarını g&ouml;stermekti. Ancak bu plan zirvenin ev sahibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın misafirperverliği, ABD ile İran arasındaki ateşkesin bozulmaya başlaması, Rusya&#39;nın Ukrayna&#39;daki sivillere y&ouml;nelik saldırılarını yoğunlaştırması ve Trump&#39;ın ABD takımının yıldız oyuncusuna yardımcı olmak i&ccedil;in D&uuml;nya Kupası hakem kararlarına m&uuml;dahale etmesiyle g&ouml;lgede kaldı. B&ouml;ylece spor siyaseti, gastronomi diplomasisi ve ger&ccedil;ek savaşın i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;tiği bir tablo ortaya &ccedil;ıktı. İşte zirveden &ouml;ne &ccedil;ıkan başlıca sonu&ccedil;lar:</p>

<h2>T&uuml;rkiye F-35&#39;lere bir adım daha yaklaştı</h2>

<p>Trump uzun zamandır Cumhurbaşkanı Erdoğan&#39;ın lider imajına hayranlık duyduğunu dile getiriyordu ve T&uuml;rkiye&#39;nin F-35 savaş u&ccedil;aklarını satın almasını engelleyen savunma sanayii yaptırımlarını kaldırmaya hazır olduğunun sinyalini verdi. Son derece gelişmiş &ouml;zelliklere sahip olan bu savaş u&ccedil;ağı, sık sık &quot;g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml;n oyun kurucusu&quot; olarak anılıyor. Yine de &ouml;nlerinde engeller var. Bunların başında İsrail ve Yunanistan gibi b&ouml;lgesel rakiplerin itirazları var. Ancak Trump&#39;ın a&ccedil;ıklamaları, Erdoğan a&ccedil;ısından &ouml;nemli bir destek niteliğinde.</p>

<h2>ABD&#39;nin İran ateşkesi &ccedil;atırdıyor</h2>

<p>8 Temmuz&#39;daki g&ouml;r&uuml;şmelerin ka&ccedil;ınılmaz ana g&uuml;ndem maddesi İran oldu ve bu konu Trump&#39;ı en &ccedil;ok rahatsız eden başlık olarak &ouml;ne &ccedil;ıktı. H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nda gemilere y&ouml;nelik bir dizi saldırının ABD ile İran arasında yeni bir &ccedil;atışma dalgasını tetiklemesinin ardından Trump, İran liderlerine &ouml;fkesini dile getirerek onları &quot;al&ccedil;aklar&quot; olarak nitelendirdi. Ateşkesin sona ermiş olabileceğini s&ouml;yleyen Trump, muhtemelen yeni bir hava saldırısı dalgası emri vereceğini de ekledi.</p>

<h2>Zelenskiy ile Trump g&ouml;r&uuml;şmesi olumlu ge&ccedil;ti</h2>

<p>Ge&ccedil;en yıl Oval Ofis&#39;te yaşanan meşhur tartışmalarıyla kıyaslandığında, Volodimir Zelenskiy ile Trump arasındaki bu g&ouml;r&uuml;şme &ccedil;ok daha olumlu ge&ccedil;ti. Trump, Ukrayna liderini &quot;harika bir iş&quot; &ccedil;ıkardığı ve askerlerinin cesareti nedeniyle tebrik etti. Bu ge&ccedil;en yıla g&ouml;re &ouml;nemli bir değişim. O d&ouml;nemde Trump, savaşı kaybettiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; Zelenskiy ile arasına mesafe koyuyordu.</p>

<p>Daha somut olarak ise Trump, ABD&#39;nin Ukrayna&#39;nın Patriot hava savunma f&uuml;zelerini &uuml;retmesine izin vereceğini s&ouml;yledi. Bunun ne kadar hızlı ger&ccedil;ekleşeceği hen&uuml;z belirsiz olsa da son haftalarda Rus f&uuml;ze saldırılarıyla ağır darbe alan Ukrayna şehirlerinin daha iyi korunabileceğine dair umut veriyor.</p>

<h2>Gr&ouml;nland tartışması yeniden g&uuml;ndeme geldi</h2>

<p>Trump d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k adasını Danimarka&#39;dan alma arzusunu yeniden g&uuml;ndeme getirdi. Bu kez Trump, ABD&#39;nin İkinci D&uuml;nya Savaşı&#39;ndan sonra Gr&ouml;nland&#39;ın kontrol&uuml;n&uuml; geri vermesinden yakındı. Ancak bu konu, m&uuml;ttefiklere kapalı oturumdaki konuşmasında yer almadı. Bu da Trump&#39;ın tutumunun değişmemiş olmasına rağmen, Danimarka ve Avrupalı destek&ccedil;ilerinin kısa vadede yeni bir baskı kampanyasıyla karşı karşıya kalmayacağını g&ouml;steriyor.</p>

<h2>İspanya&#39;nın savunma harcaması hedefi</h2>

<p>Trump, NATO i&ccedil;inde savunma harcamalarında geride kalan &uuml;lkelere baktığında, hala temel y&uuml;zde 2 hedefini karşılayamayan tek &uuml;lke olan Slovenya yerine g&ouml;z&uuml;n&uuml; İspanya Başbakanı Pedro Sanchez&#39;e &ccedil;evirdi. Trump, ge&ccedil;en yıl Lahey&#39;deki zirvede Sanchez&#39;in ittifakın artırılmış savunma harcaması hedeflerini reddetmesinden bu yana İspanyol lidere karşı belirgin bir antipati geliştirdi. Bu yıl Trump, İspanya&#39;yı &quot;umutsuz&quot; ve &quot;k&ouml;t&uuml;&quot; olarak nitelendirdi.</p>

<p>Ancak Sanchez&#39;in bunu &ccedil;ok da &ouml;nemsemesi beklenmiyor. ABD&#39;ye karşı duruş sergilediği i&ccedil;in &uuml;lkesinde takdir topladı ve İspanya milli takımı da bu ayın ilerleyen g&uuml;nlerinde New Jersey&#39;de oynanacak D&uuml;nya Kupası finaline kalmanın en g&uuml;&ccedil;l&uuml; adayları arasında g&ouml;steriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/ankara-daki-nato-zirvesinden-one-cikanlar-2026-07-09-10-10-46.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-life/2026-nin-en-pahali-seyahat-destinasyonlari</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-life/2026-nin-en-pahali-seyahat-destinasyonlari</link>
      <category>Forbes Life</category>
      <title>2026’nın en pahalı seyahat destinasyonları</title>
      <description>Lüks seyahatlere, özel deneyimlere ilgi arttıkça bütçeler de artıyor. Squaremouth tarafından yapılan araştırma, 2026'da günlük seyahat maliyetleriyle öne çıkan en pahalı tatil destinasyonlarını belirledi.</description>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 09:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-12T09:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seyahat maliyetlerinin artmasına rağmen gezginler, hayatlarında en az bir kez yaşamak istedikleri deneyimlere &ouml;ncelik vermeye devam ediyor. Seyahat sigortası platformu Squaremouth&#39;un araştırmasına g&ouml;re ABD&#39;li gezginlerin y&uuml;zde 43,5&#39;i bu yıl seyahat b&uuml;t&ccedil;elerini artırmayı planladığını belirtti. Ayrıca yaklaşık her d&ouml;rt kişiden biri, premium seyahat deneyimleri i&ccedil;in daha fazla harcama yapmaya istekli olduğunu da ekledi.</p>

<p>Squaremouth uzmanları bunun rezervasyon yapılan destinasyonlara da yansıdığını s&ouml;yledi. Analizde u&ccedil;ak biletleri, konaklama, yerel ulaşım, yeme-i&ccedil;me ve seyahat sigortası maliyetleri incelenerek gezginlerin en fazla para harcadığı destinasyonlar sıralandı.</p>

<h2>Gr&ouml;nland</h2>

<p>Listenin ilk sırasında Gr&ouml;nland yer aldı. Analize g&ouml;re burada g&uuml;nl&uuml;k ortalama seyahat maliyeti yaklaşık 1.171 dolar. Uzak konumu nedeniyle neredeyse t&uuml;m harcama kalemlerinde y&uuml;ksek puan alan destinasyonda ortalama u&ccedil;ak bileti fiyatı yaklaşık 1.357 dolar, ara&ccedil; kiralama &uuml;creti ise g&uuml;nl&uuml;k yaklaşık 110 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, araştırmadaki en y&uuml;ksek ara&ccedil; kiralama maliyetini oluşturdu.</p>

<h2>Britanya Virjin Adaları</h2>

<p>İkinci sırada Britanya Virjin Adaları var. Burada otellerin gecelik ortalama fiyatı 1.137 dolar seviyesindeyken, g&uuml;nl&uuml;k toplam seyahat maliyeti yaklaşık 925 dolara ulaşıyor. Karayipler&#39;in en l&uuml;ks plaj destinasyonlarından biri olan Britanya Virjin Adaları&#39;nda sunulan ayrıcalıklı ada deneyiminin y&uuml;ksek bir maliyetle gelmesi ise şaşırtıcı değil.</p>

<h2>Fransız Polinezyası</h2>

<p>Bora Bora ve Tahiti gibi d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; adalara ev sahipliği yapan Fransız Polinezyası listenin &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sırasında. G&uuml;nl&uuml;k ortalama seyahat maliyeti 756 dolar olarak hesaplanırken, l&uuml;ks otellerin gecelik fiyatı 1.382 dolara kadar &ccedil;ıkabiliyor. Bu da b&ouml;lgenin l&uuml;ks ve hayat boyu unutulmayacak tatillerle &ouml;zdeşleşen &uuml;n&uuml;n&uuml; pekiştiriyor.</p>

<h2>Antarktika</h2>

<p>Diğer destinasyonlara kıyasla daha m&uuml;tevazı konaklama se&ccedil;eneklerine sahip olmasına rağmen Antarktika, b&ouml;lgeye ulaşımın son derece pahalı olması nedeniyle d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sıraya yerleşti. Antarktika&#39;yı ziyaret etmenin tek yolu gemi turları veya u&ccedil;uşların da dahil olduğu rehberli kutup programları olduğundan, burası d&uuml;nyanın en ayrıcalıklı seyahat deneyimlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<h2>Maldivler</h2>

<p>Listenin beşinci sırasında Maldivler yer aldı. Burada gezginler g&uuml;nl&uuml;k ortalama 1.072 dolar harcıyor. Toplam maliyetin en b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;, gecelik ortalama fiyatı 1.250 doların &uuml;zerine &ccedil;ıkan l&uuml;ks tatil k&ouml;yleri oluşturuyor. Uzak konumu ve &uuml;st segment resort otelleri, Maldivler&#39;e l&uuml;ks kimliğini kazandırırken bu durum fiyatlara da doğrudan yansıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/2026-nin-en-pahali-seyahat-destinasyonlari-2026-07-08-17-25-47.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-life/161-milyar-dolarlik-sektor-seyahat-trendleri-spor-ayakkabilara-talebi-artiriyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-life/161-milyar-dolarlik-sektor-seyahat-trendleri-spor-ayakkabilara-talebi-artiriyor</link>
      <category>Forbes Life</category>
      <title>161 milyar dolarlık sektör: Seyahat trendleri spor ayakkabılara talebi artırıyor</title>
      <description>Seyahatlerde daha ufak valizlerle yolculuk yapılması çok yönlü spor ayakkabılara olan talebi artırdı. Lüks gezginler artık hem şıklık hem de gün boyu konfor sunan, farklı kombinlere uyum sağlayan modelleri tercih ediyor.</description>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 07:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-12T07:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>U&ccedil;aklarda alan giderek daha b&uuml;y&uuml;k bir l&uuml;ks haline geldik&ccedil;e, yolcular daha hafif valizler hazırlamaya başladı. Kabin bagajı artık &ouml;n planda. Bu nedenle ayakkabı se&ccedil;imi de her zamankinden daha fazla &ouml;zen gerektiriyor. Seyahatte t&uuml;m ihtiya&ccedil;ları karşılayacak tek bir &ccedil;ift ayakkabı se&ccedil;erken, l&uuml;ks seyahat tutkunları giderek daha fazla &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; spor ayakkabıları tercih ediyor.</p>

<p>Statista&#39;nın verilerine g&ouml;re spor ayakkabı sekt&ouml;r&uuml; d&uuml;nya genelinde 161 milyar doların &uuml;zerinde gelir elde ediyor. ABD pazarının ise 2026 yılında 42 milyar dolara ulaşması bekleniyor. ABD&#39;de spor giyim/g&uuml;nl&uuml;k yaşam tarzına y&ouml;nelik spor ayakkabılar, 2024 yılında 31 milyar dolarlık satış rakamına ulaşarak &uuml;lkenin en b&uuml;y&uuml;k ayakkabı kategorisi oldu. Perakende sekt&ouml;r&uuml;nde zayıf bir d&ouml;nemin yaşanmasına rağmen t&uuml;keticiler, belirli &ouml;zel g&uuml;nler i&ccedil;in tasarlanmış ayakkabılar yerine, mevsimden bağımsız ve &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; kullanılabilen spor ayakkabılara y&ouml;neldi.</p>

<h2>&ldquo;Artık yalnızca rahat olmak yeterli değil&rdquo;</h2>

<p>La Patiala&#39;nın l&uuml;ks yaşam uzmanı Kristen Shirley, kalın tabanlı spor ayakkabı trendinin artık sona erdiğini s&ouml;yledi. Ona g&ouml;re gezginlerin, g&uuml;nd&uuml;zden akşama kadar kullanılabilecek daha ince ve zarif sil&uuml;etlere ihtiyacı var. Shirley, &quot;Artık yalnızca rahat olmak yeterli değil. Gezginler, birden fazla kombinle giyebilecekleri, g&uuml;nde 15 bin adımı rahat&ccedil;a atabilecekleri ve Arnavut kaldırımlı yollar, dik sokaklar ile merdivenlerde konfor sağlayacak şık spor ayakkabılar arıyor&rdquo; dedi.&nbsp;</p>

<h2>Moda ve işlevsellik</h2>

<p>Sneex&#39;in Pazarlama Direkt&ouml;r&uuml; (CMO) Rachel Goldflam ise Sneex gibi hibrit spor ayakkabıların da giderek daha fazla ilgi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtiyor. Goldflam, &quot;Şu anda moda ile işlevselliği ve bunların arasındaki her şeyi zahmetsizce bir araya getiren hibrit spor ayakkabılara y&ouml;nelik g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ilgi g&ouml;r&uuml;yoruz. Bu kategorinin y&uuml;kselişi, kadınların bug&uuml;n nasıl yaşadığının bir yansıması. S&uuml;rekli hareket halindeler; iş, seyahat ve sosyal yaşamı i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;iriyorlar. Kadınlar artık g&uuml;&ccedil;l&uuml; hissetmek, şık g&ouml;r&uuml;nmek ve rahat olmak arasında se&ccedil;im yapmak istemiyor&rdquo; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ultra zengin gezginler i&ccedil;in spor ayakkabı markalarındaki ayrıcalık da &ouml;nemli bir unsur. ABD&#39;nin New Jersey eyaletindeki Englewood kentinde bulunan ve Hush Lifestyle Boutique&#39;in kurucusu Ramon Blackburn, marka iş birliklerinin t&uuml;keticiler a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıdığını s&ouml;yledi. Blackburn, &quot;Bu markaların &ccedil;oğu iş birliği koleksiyonlarını son derece sınırlı sayıda piyasaya s&uuml;r&uuml;yor. &Ouml;rneğin Vans, tasarımcı Satoshi Nakamoto ile yaptığı ve b&uuml;y&uuml;k ilgi g&ouml;ren bir iş birliği koleksiyonu &ccedil;ıkardı. ON ve Brooks gibi markalar da tanınmış butiklerle ortak koleksiyonlar hazırladı. Ayakkabıda ayrıcalık yaratmak artık zor &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu, yalnızca niş koleksiyoncuların ilgilendiği bir hobi olmaktan &ccedil;ıktı. Spor ayakkabı k&uuml;lt&uuml;r&uuml; artık ana akım haline geldi&rdquo; diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/161-milyar-dolarlik-sektor-seyahat-trendleri-spor-ayakkabilara-talebi-artiriyor-2026-07-08-16-43-15.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-life/topluluk-onunde-konusmanin-12-altin-kurali-etkileyici-sunumun-sirri-sandiginizdan-farkli</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-life/topluluk-onunde-konusmanin-12-altin-kurali-etkileyici-sunumun-sirri-sandiginizdan-farkli</link>
      <category>Forbes Life</category>
      <title>Topluluk önünde konuşmanın 12 altın kuralı: Etkileyici sunumun sırrı sandığınızdan farklı</title>
      <description>Topluluk önünde konuşmanın önündeki en büyük engel çoğu zaman yetenek eksikliği değil, yanlış inanışlar. Uzmanlara göre dinleyiciyle bağ kurmayı merkeze alan basit ama etkili yaklaşımlar, sunumların başarısını önemli ölçüde artırıyor.</description>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-11T11:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Topluluk &ouml;n&uuml;nde konuşma, bir&ccedil;ok profesyonel i&ccedil;in kariyer gelişiminin en &ouml;nemli ara&ccedil;larından biri olsa da yanlış inanışlar ve gereksiz kaygılar pek &ccedil;ok kişinin sahneye &ccedil;ıkmasını engelliyor. Oysa başarılı bir sunumun temelinde kusursuz olmak değil, dinleyiciyle bağ kurabilmek yatıyor. İşte daha akılda kalıcı, etkili ve ilham veren sunumlar yapmanıza yardımcı olacak 12 temel ger&ccedil;ek.</p>

<h2>Sunumun odağında siz değil, dinleyici olmalı</h2>

<p>Topluluk &ouml;n&uuml;nde konuşmanın en &ouml;nemli kuralı, odağı kendinizden dinleyicilere &ccedil;evirmektir. Başarılı konuşmacılar, &quot;Nasıl g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorum?&quot; yerine &quot;Dinleyiciler buradan ne kazanacak?&quot; sorusuna odaklanır. Bu yaklaşım hem sahne baskısını azaltır hem de daha değerli bir i&ccedil;erik sunmayı sağlar.</p>

<h2>Dinleyiciler başarısız olmanızı değil, başarılı olmanızı ister</h2>

<p>Sahne korkusunun temel nedenlerinden biri yargılanma endişesidir. Ancak ger&ccedil;ek tam tersidir. İzleyiciler, k&ouml;t&uuml; bir sunum izlemek istemez; yeni bilgiler edinmeyi, ilham almayı ve keyifli vakit ge&ccedil;irmeyi bekler. Başarılı olmanız, onların da daha iyi bir deneyim yaşaması anlamına gelir.</p>

<h2>Heyecan normaldir, hatta ka&ccedil;ınılmazdır</h2>

<p>Topluluk &ouml;n&uuml;nde konuşma uzmanı ve BostonSpeaks Ko&ccedil;luk Direkt&ouml;r&uuml; Cassandra Powell&#39;a g&ouml;re, deneyimli konuşmacılar dahil herkes belirli &ouml;l&ccedil;&uuml;de heyecan yaşar. Fark yaratan unsur, bu duygunun varlığı değil, onunla nasıl başa &ccedil;ıkıldığıdır.</p>

<p>Powell, gerginliği s&uuml;recin doğal bir par&ccedil;ası olarak kabul etmenin, sahne korkusunun kişiyi y&ouml;netmesini engellediğini belirtiyor.</p>

<h2>Az bilgi, daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; etki yaratır</h2>

<p>Sunumlarda yapılan en yaygın hatalardan biri, m&uuml;mk&uuml;n olduğunca fazla bilgi aktarmaya &ccedil;alışmaktır. &Ccedil;ok sayıda konu, uzun metinlerle dolu slaytlar ve karmaşık anlatımlar, dinleyicinin dikkatini hızla dağıtır.</p>

<p>Bunun yerine tek bir ana mesaja odaklanmak ve sunumu &uuml;&ccedil; temel b&ouml;l&uuml;m &uuml;zerine kurmak, hem anlatımı sadeleştirir hem de akılda kalıcılığı artırır.</p>

<h2>Monoton sunumlar dikkati kaybettirir</h2>

<p>İnsan beyni tekrar eden yapılar karşısında hızla &quot;otomatik pilota&quot; ge&ccedil;er. Bu nedenle etkili konuşmacılar; hik&acirc;yeler, veriler, g&ouml;rseller, kısa videolar ve dinleyici etkileşimleri arasında ge&ccedil;iş yaparak sunumun temposunu canlı tutar.</p>

<p>&Ccedil;eşitlilik, dinleyicinin dikkatini koruyan en &ouml;nemli unsurlardan biridir.</p>

<h2>Sunum yalnızca konuşmak değil, bir deneyim tasarlamaktır</h2>

<p>Başarılı sunumlar yalnızca iyi hazırlanmış bir metinden ibaret değildir. Kullanılan g&ouml;rseller, sahne d&uuml;zeni, kıyafet se&ccedil;imi, beden dili ve dinleyiciyle kurulan iletişim bir b&uuml;t&uuml;n olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>En başarılı konuşmacılar, sunumlarını tıpkı g&uuml;&ccedil;l&uuml; markaların m&uuml;şteri deneyimini tasarladığı gibi planlar.</p>

<h2>İzleyiciyi s&uuml;rece dahil edin</h2>

<p>Dinleyiciler pasif dinleyici olmaktan &ccedil;ıkıp s&uuml;recin par&ccedil;ası olduklarında anlatılanları daha uzun s&uuml;re hatırlar.</p>

<p>Basit bir soru y&ouml;neltmek, kısa bir fikir alışverişi yaptırmak veya salondan g&ouml;r&uuml;ş istemek bile katılımı &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de artırabilir. İnsanlar s&ouml;z alabileceklerini bildiklerinde dikkat seviyeleri de y&uuml;kselir.</p>

<h2>Aksilikler dezavantaj değil, fırsat olabilir</h2>

<p>Mikrofonun &ccedil;alışmaması, slaytların a&ccedil;ılmaması ya da beklenmeyen bir hata &ccedil;oğu konuşmacının en b&uuml;y&uuml;k korkularından biridir.</p>

<p>Cassandra Powell&#39;a g&ouml;re &ouml;nemli olan aksiliğin yaşanması değil, verilen tepkidir. B&ouml;yle anlarda sakin kalabilen konuşmacılar, samimiyetleri sayesinde dinleyicilerle daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bağ kurabilir. Hatalar, kusursuz g&ouml;r&uuml;nmeye &ccedil;alışmaktan daha insani ve g&uuml;ven veren bir izlenim bırakabilir.</p>

<h2>Slaytlar yıldız değil, yardımcı oyuncudur</h2>

<p>Sunumun merkezinde konuşmacı yer alır; slaytlar ise anlatımı destekleyen yardımcı ara&ccedil;lardır.</p>

<p>Bu nedenle slaytlar, konuşmacının yerine ge&ccedil;ecek metinlerle doldurulmamalı, ana mesajı g&uuml;&ccedil;lendirecek g&ouml;rsel destekler olarak kullanılmalıdır.</p>

<h2>G&ouml;rseller, metinden daha etkilidir</h2>

<p>Sunum slaytlarını bir belgeye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmek yerine m&uuml;mk&uuml;n olduğunca az metin kullanmak daha etkili sonu&ccedil; verir.</p>

<p>Kısa videolar, fotoğraflar, infografikler, animasyonlar ve g&ouml;rsel metaforlar, karmaşık fikirleri uzun a&ccedil;ıklamalardan &ccedil;ok daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bi&ccedil;imde aktarabilir.</p>

<h2>Doğa&ccedil;lama, sunuma canlılık katar</h2>

<p>Ezberlenmiş bir konuşma &ccedil;oğu zaman doğal akışı bozar. Konuşmacının s&uuml;rekli sıradaki c&uuml;mleyi d&uuml;ş&uuml;nmesi, dinleyiciyle kurduğu bağı zayıflatabilir.</p>

<p>Anın i&ccedil;inde kalabilmek ve gerektiğinde doğa&ccedil;lama yapabilmek ise konuşmayı daha samimi, akıcı ve etkileyici hale getirir.</p>

<h2>Pratik yapmak, ezber yapmaktan daha değerlidir</h2>

<p>Uzmanlara g&ouml;re prova ile pratik yapmak aynı şey değildir.</p>

<p>Prova, konuşmayı kelimesi kelimesine ezberlemeye odaklanırken; pratik yapmak mesajı i&ccedil;selleştirmeyi sağlar. B&ouml;ylece konuşmacı gerektiğinde anlatımını kolayca uyarlayabilir ve robotik bir anlatımdan uzak durabilir.</p>

<h2>Topluluk &ouml;n&uuml;nde konuşmak kariyerinizi g&uuml;&ccedil;lendirebilir</h2>

<p>Uzmanlara g&ouml;re topluluk &ouml;n&uuml;nde konuşma, profesyonel hayatta g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; artıran en g&uuml;&ccedil;l&uuml; becerilerden biri olmaya devam ediyor. D&uuml;zenli olarak sahneye &ccedil;ıkan kişiler yalnızca bilgi aktarmıyor; aynı zamanda g&uuml;ven inşa ediyor, kişisel markalarını g&uuml;&ccedil;lendiriyor ve daha geniş bir etki alanı oluşturuyor. Kusursuz bir performans sergilemekten &ccedil;ok, dinleyiciyle ger&ccedil;ek bir bağ kurabilmek ise başarılı bir sunumun en &ouml;nemli anahtarı olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/topluluk-onunde-konusmanin-12-altin-kurali-etkileyici-sunumun-sirri-sandiginizdan-farkli-2026-07-08-16-00-42.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/is-dunyasinda-deneyimin-degeri-neden-eskisi-kadar-yuksek-degil</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/is-dunyasinda-deneyimin-degeri-neden-eskisi-kadar-yuksek-degil</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>İş dünyasında deneyimin değeri neden eskisi kadar yüksek değil?</title>
      <description>İş dünyasında yıllarca deneyim sahibi olmak artık tek başına başarı garantisi sunmuyor. Uzmanlara göre değişimin hızlandığı yeni dönemde asıl rekabet avantajını, deneyimini sürekli öğrenme, merak ve uyum sağlama becerisiyle geliştiren profesyoneller elde ediyor.</description>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 09:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-11T09:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="497" data-start="82">Uzun yıllar boyunca iş d&uuml;nyasında deneyim, bir &ccedil;alışanın en &ouml;nemli rekabet avantajlarından biri olarak kabul edildi. Aynı işi onlarca yıldır yapan kişilerin, daha az tecr&uuml;beli &ccedil;alışanlara g&ouml;re daha doğru kararlar alacağı varsayıldı. Ger&ccedil;ekten de deneyim, kitaplardan &ouml;ğrenilemeyecek &ouml;nemli dersler kazandırıyor. Ancak iş d&uuml;nyasının değişim hızı arttık&ccedil;a, yalnızca yılların birikimine g&uuml;venmek artık yeterli olmuyor.</p>

<p data-end="708" data-start="499">Bug&uuml;n uzmanlar, deneyimin değerini koruyabilmesi i&ccedil;in s&uuml;rekli yeni bilgiyle beslenmesi gerektiğine dikkat &ccedil;ekiyor. Aksi halde ge&ccedil;mişte b&uuml;y&uuml;k avantaj sağlayan bilgi ve beceriler zamanla etkisini kaybedebiliyor.</p>

<h2 data-end="756" data-section-id="r3b2oc" data-start="710">Deneyimin değeri artık &ouml;ğrenme hızına bağlı</h2>

<p data-end="1035" data-start="758">Pek &ccedil;ok şirket h&acirc;l&acirc; işe alım, terfi ve &uuml;cretlendirme s&uuml;re&ccedil;lerinde &ccedil;alışanın aynı pozisyonda ge&ccedil;irdiği yılları &ouml;nemli bir kriter olarak g&ouml;r&uuml;yor. Ancak teknolojik d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ve değişen iş yapış bi&ccedil;imleri nedeniyle, kıdem artık gelecekteki başarının tek g&ouml;stergesi olarak g&ouml;r&uuml;lm&uuml;yor.</p>

<p data-end="1225" data-start="1037">Uzmanlara g&ouml;re deneyim, ancak yeni bilgilerle s&uuml;rekli g&uuml;ncellendiğinde ger&ccedil;ek değerini koruyor. Ge&ccedil;miş başarıları tekrar etmek yerine değişime uyum sağlayabilen profesyoneller &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<h2 data-end="1279" data-section-id="o65k8z" data-start="1227">Merak duygusu liderliğin temel unsurlarından biri</h2>

<p data-end="1554" data-start="1281">&quot;Asi Liderlik&quot; kitabının yazarı Larry Robertson&#39;a g&ouml;re başarılı liderleri ayıran en &ouml;nemli &ouml;zelliklerden biri &quot;sorgulayıcı bir zihniyet&quot; geliştirmeleri. Robertson, etkili liderlerin bildikleriyle yetinmek yerine s&uuml;rekli yeni şeyler &ouml;ğrenmeye istekli olduklarını vurguluyor.</p>

<p data-end="1774" data-start="1556">Bu yaklaşım, deneyimi durağan bir birikim olmaktan &ccedil;ıkarıp s&uuml;rekli gelişen bir yetkinliğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. Uzmanlara g&ouml;re ger&ccedil;ek rekabet avantajı, sahip olunan bilgiyi korumaktan değil, onu s&uuml;rekli geliştirmekten ge&ccedil;iyor.</p>

<h2 data-end="1810" data-section-id="7x5cz6" data-start="1776">Bilginin &ouml;mr&uuml; giderek kısalıyor</h2>

<p data-end="1972" data-start="1812">Kuruluşlar &ccedil;alışanlarının uzmanlık kazanması i&ccedil;in &ouml;nemli yatırımlar yapıyor. Ancak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde edinilen bilgi, ge&ccedil;mişe kıyasla &ccedil;ok daha kısa s&uuml;rede eskiyebiliyor.</p>

<p data-end="2249" data-start="1974">GP Strategies &Ouml;ğrenme ve İnovasyon Başkanı Matt Donovan&#39;a g&ouml;re geleneksel eğitim modelleri, iş d&uuml;nyasındaki değişim hızını yakalamakta zorlanıyor. Bu nedenle &ccedil;alışanların yalnızca kurum i&ccedil;i eğitimlere g&uuml;venmek yerine kendi gelişimlerinin sorumluluğunu &uuml;stlenmeleri gerekiyor.</p>

<h2 data-end="2306" data-section-id="tbedj8" data-start="2251">Deneyim bazen gelişimin &ouml;n&uuml;nde engel oluşturabiliyor</h2>

<p data-end="2508" data-start="2308">Deneyim &ouml;nemli avantajlar sağlasa da, zaman zaman k&ouml;r noktalara da neden olabiliyor. Bir y&ouml;ntemin uzun s&uuml;re başarı getirmesi, aynı yaklaşımın gelecekte de işe yarayacağı varsayımını g&uuml;&ccedil;lendirebiliyor.</p>

<p data-end="2720" data-start="2510">İş stratejisti Kaihan Krippendorff&#39;a g&ouml;re en başarılı yenilikler &ccedil;oğu zaman mevcut sistemi sorgulayan kişilerden geliyor. Bu kişiler, yerleşik uygulamaları korumak yerine yeni &ccedil;&ouml;z&uuml;mler geliştirmeye odaklanıyor.</p>

<p data-end="2920" data-start="2722">Benzer şekilde deneyimli &ccedil;alışanlar ge&ccedil;mişte başarısız olmuş fikirleri kolayca reddedebiliyor. Ancak değişen koşullar, daha &ouml;nce işe yaramayan bir fikrin bug&uuml;n başarılı olmasına imk&acirc;n tanıyabiliyor.</p>

<h2 data-end="2968" data-section-id="1trg3jx" data-start="2922">Aynı deneyim, farklı sonu&ccedil;lar doğurabiliyor</h2>

<p data-end="3248" data-start="2970">Northeastern &Uuml;niversitesi&#39;nden Dr. Laura Huang&#39;ın araştırmaları, deneyimin tek başına başarıyı belirlemediğini ortaya koyuyor. Huang&#39;ın geliştirdiği EDGE yaklaşımına g&ouml;re &ouml;nemli olan, kişilerin sahip oldukları deneyimi nasıl kullandıkları ve yeni fırsatlara nasıl uyarladıkları.</p>

<p data-end="3455" data-start="3250">Benzer kariyer ge&ccedil;mişine sahip iki profesyonelden biri s&uuml;rekli yeni fırsatlar yakalayabilirken diğeri değişime ayak uydurmakta zorlanabiliyor. Aradaki farkı ise &ccedil;oğunlukla uyum sağlama becerisi belirliyor.</p>

<h2 data-end="3497" data-section-id="8q26a8" data-start="3457">Her terfi yeni beceriler gerektiriyor</h2>

<p data-end="3757" data-start="3499">Navalent Kurucu Ortağı Ron Carucci de kariyer basamaklarında ilerledik&ccedil;e deneyimin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Carucci&#39;ye g&ouml;re bir&ccedil;ok y&ouml;netici teknik uzmanlığı sayesinde &uuml;st pozisyonlara y&uuml;kselse de liderlik, bambaşka yetkinlikler gerektiriyor.</p>

<p data-end="3948" data-start="3759">Her yeni g&ouml;rev; farklı ilişkiler, yeni beklentiler ve &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesi gereken yeni problemler anlamına geliyor. Bu nedenle yalnızca ge&ccedil;miş başarılarına g&uuml;venen y&ouml;neticiler zamanla zorlanabiliyor.</p>

<p data-end="4153" data-start="3950">Buna karşılık başarılı liderler, her yeni sorumluluğu bir &ouml;ğrenme fırsatı olarak g&ouml;r&uuml;yor. Geri bildirim almaktan &ccedil;ekinmiyor, farklı bakış a&ccedil;ılarını dinliyor ve s&uuml;rekli kendilerini geliştirmeye &ccedil;alışıyor.</p>

<h2 data-end="4210" data-section-id="1e36ikq" data-start="4155">Deneyimin ger&ccedil;ek g&uuml;c&uuml; değişime a&ccedil;ık olmaktan ge&ccedil;iyor</h2>

<p data-end="4391" data-start="4212">Deneyim, iş hayatının en değerli kazanımlarından biri olmayı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Ancak uzmanlara g&ouml;re onu kalıcı bir rekabet avantajına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren unsur, s&uuml;rekli &ouml;ğrenmeyle desteklenmesi.</p>

<p data-end="4687" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="4393">Ge&ccedil;miş başarılar &ouml;nemli bir referans oluştursa da gelecekte başarılı olmanın yolu; soru sormaya devam etmekten, varsayımları sorgulamaktan ve yeni bilgileri mevcut deneyimle birleştirmekten ge&ccedil;iyor. İş d&uuml;nyasında uzun vadeli fark yaratan profesyoneller de tam olarak bunu başarabilenler oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/is-dunyasinda-deneyimin-degeri-neden-eskisi-kadar-yuksek-degil-2026-07-08-15-21-29.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/sa-ra-enerji-nin-halka-arz-detaylari-ve-gelir-kullanim-plani-aciklandi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/sa-ra-enerji-nin-halka-arz-detaylari-ve-gelir-kullanim-plani-aciklandi</link>
      <category>Para - Yatırım</category>
      <title>Şa-Ra Enerji'nin halka arz detayları ve gelir kullanım planı açıklandı</title>
      <description>Sermaye Piyasası Kurulu'ndan onay alan Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., 8-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında 70,00 TL sabit fiyatla Borsa İstanbul'da yatırımcılardan talep topluyor.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:43:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-08T10:43:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SPK onayı alan Şa-Ra Enerji, halka arz s&uuml;recini resmen başlattı. Yatırımcılar 8, 9 ve 10 Temmuz 2026 tarihlerinde hisse i&ccedil;in talepte bulunabilecek. Talep toplama işlemleri sabah 09:00 ile akşam 17:00 saatleri arasında ger&ccedil;ekleştirilecek.</p>

<h2>Şirketin faaliyet alanları ve &uuml;retim yapısı</h2>

<p>Şa-Ra Enerji; enerji nakil hatları, trafo ve şalt merkezleri ile telekom&uuml;nikasyon sistemleri alanında faaliyet g&ouml;steriyor. Şirket ayrıca şehir dağıtım şebekeleri, &ccedil;elik konstr&uuml;ksiyon yapılar ve galvanizli &uuml;r&uuml;nler &uuml;zerine &ccedil;alışıyor. İmalat faaliyetleri ve anahtar teslim taahh&uuml;t projeleri şirketin iki ana iş kolunu oluşturuyor.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/dergi/sa-ra-enerji-turkiye-den-dunyaya-enerji-nakil-hatlarinda-tek-ve-onayli-tedarikci-olarak-yukseliyor">ŞA-RA Enerji enerji nakil hatlarında tek ve onaylı tedarik&ccedil;i olarak y&uuml;kseliyor</a></p>

<p>Şirketin Adana&#39;da yer alan &uuml;retim yerleşkesinde dokuz ana fabrikası bulunuyor. Bu fabrikalarda enerji nakil hattı direkleri, bağlantı elemanları, silikon izolat&ouml;rler ve otokorkuluk sistemleri &uuml;retiliyor. Şirket bug&uuml;ne kadar 120&#39;yi aşkın &uuml;lkeye &uuml;r&uuml;n satışı ger&ccedil;ekleştirdi.</p>

<h2>Halka arz b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ve pay dağılımı</h2>

<p>Şirketin hisseleri Borsa İstanbul&#39;da SARAE koduyla işlem g&ouml;recek. Halka arzda hisse fiyatı 70,00 TL olarak sabitlendi. İşlem kapsamında toplam 89.000.000 lot pay satışa sunulacak.</p>

<p>Bu payların 44.500.000 lotu sermaye artırımı yoluyla halka arz edilecek. Kalan 44.500.000 lot ise mevcut ortakların pay satışından oluşacak. Ortak satışı kapsamında Şadi T&uuml;rk 35.600.000 lot, Hilkat Mor ise 8.900.000 lot payını elden &ccedil;ıkaracak.</p>

<p>Halka arz b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n toplam 6,23 milyar TL olması &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Halka arz sonrasında şirketin &ccedil;ıkarılmış sermayesi 400.000.000 TL&#39;den 444.500.000 TL&#39;ye y&uuml;kselecek. Şirketin halka a&ccedil;ıklık oranı ise y&uuml;zde 20,02 olarak ger&ccedil;ekleşecek.</p>

<h2>Dağıtım y&ouml;ntemi ve tahsisat grupları</h2>

<p>Yurt i&ccedil;i bireysel yatırımcılara ve şirket &ccedil;alışanlarına eşit dağıtım y&ouml;ntemi uygulanacak. Y&uuml;ksek talepte bulunacak yatırımcı grubu i&ccedil;in oransal dağıtım tercih edilecek. Halka arzın katılım endeksine uygun olmadığı a&ccedil;ıklandı.</p>

<p>Tahsisat grupları incelendiğinde, payların y&uuml;zde 38&#39;i yurt i&ccedil;i bireysel yatırımcılara ayrıldı. Yurt i&ccedil;i ve yurt dışı kurumsal yatırımcılara y&uuml;zde 25&#39;er pay tahsis edildi. Y&uuml;ksek talepte bulunacak yatırımcılara y&uuml;zde 10, şirket &ccedil;alışanlarına ise y&uuml;zde 2 pay verildi.</p>

<h2>Halka arz gelirlerinin kullanım yerleri</h2>

<p>Şirket sermaye artırımı yoluyla elde edeceği fonun y&uuml;zde 55&#39;ini işletme sermayesinin g&uuml;&ccedil;lendirilmesinde kullanacak. Net gelirin y&uuml;zde 30&#39;u finansal bor&ccedil;ların &ouml;denmesine ayrılacak. Kalan y&uuml;zde 15&#39;lik kısım ise yeni yatırım harcamalarına y&ouml;nlendirilecek.</p>

<p>Ortak satışı yoluyla elde edilecek gelir doğrudan satış yapan ortaklara aktarılacak. Şirket ve mevcut ortaklar bir yıl boyunca pay satmama taahh&uuml;d&uuml;nde bulundu. Hisse i&ccedil;in herhangi bir fiyat istikrarı işlemi ise planlanmıyor.</p>

<h2>Finansal g&ouml;r&uuml;n&uuml;m ve hedefler</h2>

<p>Şirketin hasılatı 2023 yılında 12,99 milyar TL, 2024 yılında 14,32 milyar TL olarak kaydedildi. 2025 yılında hasılat 7,05 milyar TL seviyesinde ger&ccedil;ekleşti. 2026&#39;nın ilk &ccedil;eyreğinde ise 3,39 milyar TL hasılat elde edildi.</p>

<p>Şa-Ra Enerji Y&ouml;netim Kurulu Başkan Vekili Şadi T&uuml;rk, ortak satışıyla oluşacak kaynağın değerlendirileceği yerleri anlattı. T&uuml;rk, &quot;Ortak satışı ile oluşacak kaynak, ŞA-RA Şirketler Grubu b&uuml;nyesindeki diğer şirketlerimizin finansmanında, yatırımlarında kullanılacak. Yine ekonomiye katılacak.&quot; dedi.</p>

<p>Kapasite kullanımları hakkında da bilgi veren T&uuml;rk, &quot;Şu anda fabrikalar y&uuml;zde 50 kapasite ile &ccedil;alışıyor. Ona rağmen doluluğumuz giderek artıyor. Her m&uuml;şteriye &#39;tamam yaparız&#39; diyebiliyoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kapasite artımız var ve bu da belki son 5 ve 10 yılda bize &ccedil;ok az yatırımla &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k rakamlara ulaşma şansı verecek.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Grup Finans Direkt&ouml;r&uuml; Ali Ar, şirketin gelecek hedeflerine değindi. Ar, &quot;2026 i&ccedil;in 300 milyon dolar hasılat hedefliyoruz. Bunun y&uuml;zde 65-70&#39;inin ihracattan, ihracatın yaklaşık y&uuml;zde 70&#39;inin de Avrupa ve Kuzey Amerika&#39;ya yapılmasını bekliyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<p>Şa-Ra Enerji Y&ouml;netim Kurulu Başkanı R. Mertay T&uuml;rk ise s&uuml;rece dair heyecanını paylaştı. T&uuml;rk, &quot;Borsa İstanbul&#39;da yatırımcılarla buluşmanın ve T&uuml;rkiye&#39;nin m&uuml;hendislik g&uuml;c&uuml;n&uuml; d&uuml;nyaya ihra&ccedil; eden ŞA-RA Enerji ailesini daha da b&uuml;y&uuml;tmenin heyecanını yaşıyoruz.&quot; dedi.</p>

<p>Şirket, bu halka arzın kendi faaliyet alanında T&uuml;rkiye&#39;de bir ilk olduğunu duyurdu. Ayrıca işlemin 2026&#39;nın ilk yedi ayındaki en b&uuml;y&uuml;k halka arz olduğu vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sa-ra-enerji-nin-halka-arz-detaylari-ve-gelir-kullanim-plani-aciklandi-2026-07-08-14-12-37.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/haberler/petrol-fiyatlari-trump-in-iran-ile-ateskesin-bittigini-aciklamasiyla-sicradi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/haberler/petrol-fiyatlari-trump-in-iran-ile-ateskesin-bittigini-aciklamasiyla-sicradi</link>
      <category>Haberler</category>
      <title>Petrol fiyatları Trump'ın İran ile ateşkesin bittiğini açıklamasıyla sıçradı</title>
      <description>ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yapılan geçici ateşkesin sona erdiğini açıklaması üzerine petrol fiyatları yüzde 6'ya yakın değer kazandı. Brent petrolün varil fiyatı 78 doları aştı.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:02:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-08T10:02:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nyanın en &ouml;nemli enerji &uuml;reten b&ouml;lgelerinden birinde taze bir &ccedil;atışma ihtimali doğdu. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile imzalanan ge&ccedil;ici ateşkes anlaşmasının bittiğini s&ouml;yledi. Bu a&ccedil;ıklamanın ardından petrol fiyatlarında sert y&uuml;kselişler kaydedildi.</p>

<p>Londra&#39;da Brent petrol vadeli işlemleri y&uuml;zde 6&#39;dan fazla değer kazandı. ABD merkezli Batı Teksas t&uuml;r&uuml; (WTI) ham petrol&uuml; de benzer şekilde yukarı y&ouml;nl&uuml; fırladı. Anlık piyasa verilerine g&ouml;re WTI ham petrol&uuml; 74,59 dolara y&uuml;kseldi. Brent petrol&uuml;n varil fiyatı ise 78,53 dolar seviyesine ulaştı.</p>

<h2>Trump m&uuml;zakereleri zaman kaybı olarak niteledi</h2>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, konuya ilişkin a&ccedil;ıklamalarını T&uuml;rkiye&#39;nin başkenti Ankara&#39;da d&uuml;zenlediği basın toplantısında yaptı. Ankara&#39;daki NATO zirvesi &ouml;ncesinde konuşan Trump, artık İran ile uğraşmak istemediğini ekledi.</p>

<p>Trump, kendi m&uuml;zakerecilerinin Tahran&#39;daki muhataplarıyla konuşmaya devam etmesine izin vereceğini belirtti. Ancak ABD Başkanı, bu g&ouml;r&uuml;şmeler hakkında &quot;Bence zamanlarını boşa harcıyorlar.&quot; dedi.</p>

<p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte a&ccedil;ıklamalarda bulunan Trump, sert ifadeler kullandı. Trump, &quot;Bana g&ouml;re bu iş bitti. Onlarla muhatap olmak istemiyorum. Onlar pislik. Onlar hasta insanlar. Hasta insanlar tarafından y&ouml;netiliyorlar. Bana kalırsa onlarla uğraşmak sadece zaman kaybı.&quot; dedi.</p>

<p>Washington ile Tahran arasında Pakistan&#39;ın arabuluculuğunda imzalanan ge&ccedil;ici ateşkes mutabakatı normal şartlarda kalıcı bir anlaşma i&ccedil;in 60 g&uuml;nl&uuml;k bir m&uuml;zakere penceresi sağlamayı ama&ccedil;lıyordu. Ancak Katar&#39;da y&uuml;r&uuml;t&uuml;len dolaylı g&ouml;r&uuml;şmeler hi&ccedil;bir ilerleme sinyali olmadan sona erdi.</p>

<h2>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nda misilleme saldırıları</h2>

<p>Gelişmelerin &ouml;ncesinde askeri hareketlilik yaşandı. ABD kuvvetleri, İran&#39;daki 80&#39;den fazla hedefe y&ouml;nelik hava saldırılarını tamamladı. Bu hamle, İran&#39;ın bir g&uuml;n &ouml;nce ticari gemilere d&uuml;zenlediği bir dizi saldırıya misilleme olarak ger&ccedil;ekleştirildi.</p>

<p>İran tarafından hedef alınan &uuml;&ccedil; olayda, bir Katar sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyıcısı ile iki b&uuml;y&uuml;k petrol tankeri vuruldu. Yaşananlar, haziran ayında y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe giren ge&ccedil;ici barış anlaşmasından bu yana en b&uuml;y&uuml;k saldırı dalgası olarak kayıtlara ge&ccedil;ti.</p>

<p>ABD g&uuml;&ccedil;lerinin H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;ndaki deniz trafiğine y&ouml;nelik saldırılara yanıt olarak İran&#39;daki 80&#39;den fazla hedefi vurması, k&uuml;resel enerji piyasalarını yeniden germe riski taşıyor. Petrol fiyatları, b&ouml;lgesel gerilimlerin soğumasıyla ikinci &ccedil;eyrekte d&uuml;ş&uuml;ş yaşamıştı. Yaşanan bu geri d&ouml;n&uuml;ş, piyasaları yeni bir aksama dalgasıyla tehdit ediyor.</p>

<p>B&ouml;lgede yenilenen &ccedil;atışmalar, gemi sahipleri ve b&ouml;lgesel &uuml;reticilerin kararlarını karmaşıklaştıracak bir boyuta ulaştı. H&uuml;rm&uuml;z Boğazı, Basra K&ouml;rfezi&#39;ndeki en b&uuml;y&uuml;k OPEC &uuml;reticilerini k&uuml;resel pazarlara bağlıyor. Ateşkes sırasında bile bu kritik enerji ge&ccedil;iş noktasında ciddi gerilimler yaşanıyordu.</p>

<p>İran, su yolunu kendisinin kontrol ettiğini savunuyor. Tahran y&ouml;netimi, izni olmadan yapılan ge&ccedil;işlerin ge&ccedil;erli olmadığını ısrarla belirtiyor. İran, Birleşmiş Milletler&#39;in denizcilik denetleme kurumuna salı g&uuml;n&uuml; yaptığı a&ccedil;ıklamada boğazın bazı kısımlarını kontrol etme hakkına sahip olduğunu s&ouml;yledi.</p>

<h2>İran&#39;ın petrol muafiyeti iptal edildi</h2>

<p>UBS Group AG emtia analisti Giovanni Staunovo piyasadaki durumu değerlendirdi. Staunovo, &quot;Orta Doğu&#39;da yenilenen gerilimler ve gemi saldırılarının Orta Doğu&#39;dan yapılan petrol ihracatını d&uuml;ş&uuml;rebileceği endişeleri fiyatları destekliyor.&quot; dedi.</p>

<p>Askeri saldırılardan &ouml;nce ABD Hazine Bakanlığı, Tahran&#39;ın petrol satmasına izin veren yaptırım muafiyetini iptal etti. Washington b&ouml;ylece İslam Cumhuriyeti ile yapılan ge&ccedil;ici barış anlaşmasının &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;nden geri adım atmış oldu.</p>

<p>İran&#39;a y&ouml;nelik yaptırımları kaldırma anlaşması, son haftalarda milyonlarca varil ham petrol&uuml;n Basra K&ouml;rfezi&#39;nden dışarı akmasını sağlamıştı. Bu arzın b&uuml;y&uuml;k bir kısmı şu anda belirsizlikte kaldı. Ge&ccedil;ici anlaşma kapsamında ABD Hazinesi, İran menşeli ham petrol, petrokimya ve petrol &uuml;r&uuml;nlerinin 21 Ağustos&#39;a kadar satışına izin veren bir lisans &ccedil;ıkarmıştı. Salı g&uuml;n&uuml; bu lisansı iptal eden kurum, İran&#39;a t&uuml;m işlemlerini sonlandırması i&ccedil;in 17 Temmuz&#39;a kadar s&uuml;re tanıdı.</p>

<p>Vadeli işlemlerdeki bu keskin y&uuml;kseliş, daha d&uuml;ş&uuml;k fiyatlara bahis oynayan bir piyasa arka planında ger&ccedil;ekleşti. Spek&uuml;lat&ouml;rler, Brent vadeli işlemlerinde b&uuml;y&uuml;k bir kısa pozisyon tutuyordu. H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nın yeniden a&ccedil;ılmasıyla net y&uuml;kseliş bahislerini 2020&#39;deki pandemiden bu yana en hızlı tempoda elden &ccedil;ıkarıyorlardı.</p>

<p>Salı sabahı itibarıyla birka&ccedil; petrol taşıyıcısının h&acirc;l&acirc; H&uuml;rm&uuml;z&#39;den ge&ccedil;iş yaptığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Ancak diğer bazı gemiler rotalarını yarı yolda tersine &ccedil;evirdi. B&ouml;lgedeki Batılı deniz kuvvetleri, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki g&uuml;nlerde trafik seviyelerinin d&uuml;şebileceği konusunda uyardı. Kuvvetler, b&ouml;lgedeki ticari taşımacılığa y&ouml;nelik tehdit seviyesini &quot;&ouml;nemli&quot; aşamasından &quot;şiddetli&quot; seviyesine y&uuml;kseltti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/petrol-fiyatlari-trump-in-iran-ile-ateskesin-bittigini-aciklamasiyla-sicradi-2026-07-08-13-22-30.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-life/abd-ve-portekiz-elendi-dunya-kupasi-nda-bilet-fiyatlari-yuzde-60-dustu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-life/abd-ve-portekiz-elendi-dunya-kupasi-nda-bilet-fiyatlari-yuzde-60-dustu</link>
      <category>Forbes Life</category>
      <title>ABD ve Portekiz elendi: Dünya Kupası’nda bilet fiyatları yüzde 60 düştü</title>
      <description>Dünya Kupası çeyrek final maçı için bilet fiyatları, ABD ve Portekiz’in elenmesinin ardından yaklaşık yüzde 60 düştü.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:40:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-08T09:40:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve Portekiz&#39;in turnuvaya veda etmesinin ardından, Los Angeles b&ouml;lgesinde oynanacak D&uuml;nya Kupası &ccedil;eyrek final karşılaşmasının bilet fiyatları ikinci el bilet piyasalarında hızla yarıdan fazla d&uuml;şt&uuml;. Bu ayın ilerleyen g&uuml;nlerinde oynanacak finale doğru turnuvadaki son &ouml;nemli fiyatı d&uuml;ş&uuml;ş&uuml; oldu.</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; TickPick verilerine g&ouml;re cuma oynanacak ma&ccedil;ın ikinci el piyasasındaki en d&uuml;ş&uuml;k bilet fiyatı 2.950 dolardan yaklaşık 1.200 dolara geriledi.</p>

<p>&bull; Bu d&uuml;ş&uuml;ş, ABD&#39;nin pazartesi g&uuml;n&uuml; Seattle&#39;da Bel&ccedil;ika&#39;ya 4-1 mağlup olarak İspanya ile oynanacak &ccedil;eyrek final ma&ccedil;ına y&uuml;kselmeyi başaramamasının ardından yaşandı.</p>

<p>&bull; İspanya da pazartesi g&uuml;n&uuml; Portekiz&#39;i 1-0 mağlup ederek Cristiano Ronaldo&#39;nun D&uuml;nya Kupası&#39;ndaki m&uuml;cadelesini sona erdirdi. B&ouml;ylece Los Angeles&#39;taki &ccedil;eyrek final karşılaşması &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de yıldız oyuncu &ccedil;ekiciliğini kaybetti. Eğer ABD ile Portekiz karşı karşıya gelseydi, bilet fiyatlarının muhtemelen &ccedil;ok daha y&uuml;ksek olması bekleniyordu.</p>

<p>&bull; TickPick&#39;e g&ouml;re ikinci el piyasasında &ccedil;eyrek finaller arasındaki en ucuz karşılaşma, perşembe g&uuml;n&uuml; Massachusetts eyaletindeki Foxborough&#39;da oynanacak Fransa-Fas ma&ccedil;ı. Bu karşılaşmanın bilet fiyatları 989 dolardan başlıyor.</p>

<p>&bull; D&uuml;nya Kupası finali i&ccedil;in şu an en d&uuml;ş&uuml;k fiyat 9.346 dolar. Finale hangi takımların &ccedil;ıkacağına bağlı olarak bu rakamın neredeyse kesin olarak değişmesi bekleniyor. Final ma&ccedil;ı 19 Temmuz&#39;da New Jersey&#39;de oynanacak.</p>

<p>&bull; Spor bahis şirketlerine g&ouml;re D&uuml;nya Kupası&#39;nı favorisi Fransa. Onu sırasıyla İspanya, Arjantin ve İngiltere takip ediyor.</p>

<h2>Arka plan</h2>

<p>SeatPick verilerine g&ouml;re D&uuml;nya Kupası &ccedil;eyrek finallerinin ortalama en d&uuml;ş&uuml;k giriş bileti fiyatları son bir g&uuml;nde y&uuml;zde 31,5, son &uuml;&ccedil; g&uuml;nde ise y&uuml;zde 50,4 oranında d&uuml;şt&uuml;. SeatPick ayrıca, ikinci el piyasasında satışa sunulan bilet sayısının turnuva başladığında 28 bin 285 iken 49 bin 415&#39;e y&uuml;kseldiğini bildirdi. Bu yılki D&uuml;nya Kupası, turnuva tarihinin en pahalı organizasyonu olarak değerlendiriliyor. Turnuvanın ilk d&ouml;nemlerinde bilet fiyatları, &ouml;nceki D&uuml;nya Kupaları&#39;ndaki fiyatların yedi katına kadar ulaşmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/abd-ve-portekiz-elendi-dunya-kupasi-nda-bilet-fiyatlari-yuzde-60-dustu-2026-07-08-12-47-22.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/cin-yapay-zeka-ablukasina-mi-hazirlaniyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/cin-yapay-zeka-ablukasina-mi-hazirlaniyor</link>
      <category>Yapay Zeka</category>
      <title>Çin yapay zeka ablukasına mı hazırlanıyor?</title>
      <description>Çin düşük maliyetli ve gelişmiş yapay zeka modellerini korumak için uluslararası erişimi kısıtlamayı değerlendiriyor. Buna karşın maliyeti daha düşük olduğu için Çinli açık kaynak modellerine yönelen ABD’li şirketler nedeniyle yapay zeka ekosisteminde yeni bağımlılık ve rekabet tartışmalarını tetiklemesi bekleniyor.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 07:53:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-08T07:53:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;in son aylarda ileri d&uuml;zey ve maliyet a&ccedil;ısından verimli yapay zeka modellerini koruma altına almak amacıyla peş peşe adımlar attı. Reuters&#39;ın haberine g&ouml;re, &Ccedil;inli yetkililer &uuml;lkenin &ouml;nde gelen yapay zeka modellerine y&ouml;nelik uluslararası erişimi potansiyel olarak kısıtlamayı değerlendiriyor. Bu modellerin bir&ccedil;oğu a&ccedil;ık kaynaklı.&nbsp;</p>

<p>Pekin, son aylarda ileri d&uuml;zey ve d&uuml;ş&uuml;k maliyetli modellerini, yetenekli insan kaynağını ve girişimlerini koruma altına almak i&ccedil;in &ccedil;ok sayıda adım attı. Bunlar arasında Meta&#39;ya, yapay zeka girişimi Manus&#39;u 2 milyar dolara satın alma anlaşmasını iptal etmesi talimatını vermesi ve &Ccedil;in bağlantılı kuruluşlara y&ouml;nelik yabancı yatırımları engellemesi de bulunuyor. Ancak paradoksal bir şekilde, Forbes&#39;un yılın başlarında aktardığına g&ouml;re bu katı kurallar bazı &Ccedil;inli girişimcilerin ABD&#39;ye taşınmasına da katkıda bulunuyor.</p>

<h2>ABD&rsquo;li şirketler de &Ccedil;inli modelleri benimsiyor</h2>

<p>&Ouml;te yandan, CNBC&#39;nin haberine g&ouml;re Amerikan yapay zeka şirketleri giderek daha fazla a&ccedil;ık kaynaklı &Ccedil;in modellerini benimsiyor. Bu modeller, OpenAI ve Anthropic&#39;in &ouml;nde gelen modellerine kıyasla y&uuml;zde 60 ila 90 daha ucuz olabiliyor. Ayrıca geliştiricilere modellerin nasıl &ccedil;alışacağı &uuml;zerinde daha fazla kontrol sağlıyor. ABD&#39;li şirketlerin farklı yapay zeka modellerini kullanarak sorgulara yanıt vermesine olanak tanıyan OpenRouter adlı girişim, &Ccedil;in modellerine y&ouml;nlendirilen iş y&uuml;k&uuml;n&uuml;n istikrarlı bir şekilde arttığını ve şu anda toplamın yaklaşık y&uuml;zde 30&#39;una ulaştığını belirtti. Bazı erken aşama girişimler t&uuml;m trafiklerini DeepSeek gibi &Ccedil;inli şirketlerin geliştirdiği modellere taşımış durumda. Eğer &Ccedil;in bu modellere erişimi keserse, bu durum s&ouml;z konusu şirketler i&ccedil;in ciddi sorunlar yaratabilir.</p>

<p>A&ccedil;ık kaynaklı temel yapay zeka modelleri geliştiren Reflection adlı girişimin &uuml;r&uuml;nlerden sorumlu başkan yardımcısı ve a&ccedil;ık kaynak b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n başındaki isim Joseph Spisak, bazı şirketlerin &ouml;zellikle bir &Ccedil;in yapay zeka modelini kullanmaya alışmaları veya bunun &uuml;zerine uygulamalar geliştirmiş olmaları halinde &Ccedil;in&#39;in yapay zeka ekosistemine &quot;kilitlenme&quot; riskiyle karşı karşıya kalabileceklerini s&ouml;yl&uuml;yor. &quot;Teknolojiye bir kez bağlandığınızda belirli bir atalet oluşuyor ve bundan uzaklaşmak giderek daha zor hale geliyor&quot; diyor.</p>

<p>&Ccedil;in&#39;in modellerine y&ouml;nelik olası ihracat kontrolleri, Reflection i&ccedil;in &ouml;nemli bir avantaj sağlayabilir. Şirket, 2024 yılında Google DeepMind araştırmacıları Misha Laskin ve Ioannis Antonoglou tarafından, &Ccedil;in&#39;e karşı Amerikan merkezli a&ccedil;ık kaynaklı bir alternatif oluşturmak amacıyla kuruldu. Reflection, ABD Başkanı Donald Trump&#39;ın oğlu Donald Trump Jr.&#39;ın ortakları arasında yer aldığı 1789 Capital tarafından destekleniyor. Değeri 25 milyar dolar olarak hesaplanan şirket ise hen&uuml;z kamuoyuna a&ccedil;ık kaynaklı bir model sunmuş değil.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cin-yapay-zeka-ablukasina-mi-hazirlaniyor-2026-07-08-10-59-53.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/ankara-daki-nato-zirvesinin-ilgi-odagi-abd-baskani-donald-trump</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/ankara-daki-nato-zirvesinin-ilgi-odagi-abd-baskani-donald-trump</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Ankara’daki NATO zirvesinin ilgi odağı: ABD Başkanı Donald Trump</title>
      <description>ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’daki NATO Zirvesi’ne damga vurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dikkat çeken karşılama töreninin ardından Trump’ın yaptığı açıklamalar ve Avrupalı liderlerle yaşadığı gerilimler çok konuşuldu.</description>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 07:21:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-08T07:21:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump 7 Temmuz Salı g&uuml;n&uuml; Ankara&#39;da u&ccedil;ağından indiğinde, g&ouml;rkemli bir t&ouml;renle karşılandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan onu pistte bizzat karşıladı. New York Times&rsquo;ın haberine g&ouml;re Cumhurbaşkanı Erdoğan&rsquo;ın NATO zirvesi i&ccedil;in T&uuml;rkiye&rsquo;ye gelen 30&rsquo;dan fazla d&uuml;nya liderinin hi&ccedil;birine bunu yapmaması dikkat &ccedil;ekti. Trump karşılanırken bir bando ABD milli marşı The Star-Spangled Banner&rsquo;ı &ccedil;alarken toplar ateşlendi, savaş u&ccedil;akları da kırmızı, beyaz ve mavi renkli duman izleri bırakarak al&ccedil;aktan u&ccedil;tu.</p>

<h2>&ldquo;Odadaki b&uuml;t&uuml;n oksijeni t&uuml;ketiyor&rdquo;</h2>

<p>Trump, Katar&#39;ın hediye ettiği geniş g&ouml;vdeli u&ccedil;ağıyla iner inmez, zirvenin t&uuml;m odağı onun en sevdiği yere, yani kendisine kaydı. ABD G&uuml;ney Dakota Cumhuriyet&ccedil;i Senat&ouml;r&uuml; Mike Rounds, salı g&uuml;n&uuml; zirvenin oturum aralarında d&uuml;zenlenen bir resepsiyonda, &quot;Herkes i&ccedil;in odadaki b&uuml;t&uuml;n oksijeni t&uuml;ketiyor&quot; dedi.</p>

<p>Trump her zaman yaptığı gibi kendine &ouml;zg&uuml; y&ouml;netim tarzıyla zirveyi b&uuml;y&uuml;k bir g&ouml;steriyor &ccedil;evirdi. ABD Başkanı, Ankara&#39;ya gelmeden &ouml;nce bile, bu hafta y&uuml;z y&uuml;ze geleceği bir&ccedil;ok kişiyle arasında b&uuml;y&uuml;k gerilimler yarattı. Ge&ccedil;en ay yaptığı bir a&ccedil;ıklamada 10 saatlik u&ccedil;uşu yalnızca zirve, yakın dostu Erdoğan tarafından d&uuml;zenlendiği i&ccedil;in yapmaya tenezz&uuml;l edeceğini s&ouml;ylemişti.&nbsp;</p>

<h2>Trump&rsquo;ın yarattığı gerilimler</h2>

<p>Ge&ccedil;en hafta ise FIFA Başkanı&#39;nı arayarak D&uuml;nya Kupası&#39;nda ABD&#39;nin en &ccedil;ok gol atan oyuncusuna g&ouml;sterilen kırmızı kartın yeniden incelenmesini istemişti. Oyuncu daha sonra Bel&ccedil;ika ma&ccedil;ında yeniden oynama hakkı kazandı. Bu karar, NATO&#39;nun da merkezinin bulunduğu ve Avrupa Birliği&#39;nin fiil&icirc; başkenti sayılan Br&uuml;ksel&#39;de &ouml;fkeye yol a&ccedil;tı. Belki de bu hafta NATO&#39;daki en kişisel gerilim, Trump&#39;ın İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile yaşadığı &ccedil;ekişme. Meloni, &ccedil;ok yakın zamana kadar Avrupa&#39;da Trump&#39;a en yakın duran liderlerden biri olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. Ancak şimdi Trump, &uuml;lkesinin İran&#39;a karşı savaşa &ccedil;ekilmesine izin vermeyi reddettiği i&ccedil;in Meloni&#39;yi hedef alıyor.</p>

<p>Trump haftalardır İtalyan gazetelerinin manşetlerinden inmiyor. Sağ eğilimli Libero gazetesi, &quot;TRUMP &Egrave; UN COGLIONE&quot; başlığını attı; İtalyancadaki bu ifade argo ve hakaret i&ccedil;eren şekilde &ccedil;evrilebiliyor. Ancak gerilim asıl bu hafta sonu zirveye ulaştı. Trump, Meloni&#39;nin kendisine hayranlıkla baktığı izlenimi veren montajlanmış bir fotoğrafı &quot;Uzaklaştırma kararı gerekiyor&quot; notuyla paylaştı.</p>

<h2>Zirveye dikkat &ccedil;eken a&ccedil;ıklamalarla başladı</h2>

<p>B&uuml;t&uuml;n bunlar, bu yılki NATO zirvesine adeta karnavalı andıran bir hava kattı. Trump Ankara&#39;ya vardıktan sonra Cumhurbaşkanlığı K&uuml;lliyesi&#39;nde Erdoğan&#39;ın yanında ikili g&ouml;r&uuml;şmeye katıldı ve kısa s&uuml;re i&ccedil;inde yeni tartışmalar başlattı. Danimarka&#39;yı eleştirdi ve NATO liderlerine Gr&ouml;nland &uuml;zerindeki emellerinden hala vazge&ccedil;mediğini hatırlattı. İngiltere, Fransa ve İtalya&#39;nın İran&#39;a karşı y&uuml;r&uuml;t&uuml;len savaşta ABD&#39;ye yeterince destek vermediğinden yakındı. Avrupa&#39;nın 20 yıl &ouml;nce &ccedil;ok daha iyi durumda olduğunu s&ouml;yledi. Ayrıca Meloni hakkında konuşarak uluslararası d&uuml;zeyde b&uuml;y&uuml;k yankı uyandıran anlaşmazlığı neredeyse şakalaşma d&uuml;zeyinde tanımladı: &quot;Bence o iyi bir insan. Ona fazla baskı yapmadım.&quot;</p>

<p>Trump&#39;ın tavrı, zirvedeki destek&ccedil;ilerini zaman zaman zor durumda bırakıyor. Destek&ccedil;ileri, elde ettiği sonu&ccedil;lardan memnun olduklarını ancak bu sonu&ccedil;lara ulaşma bi&ccedil;imini her zaman onaylayamadıklarını s&ouml;yl&uuml;yor. Rounds, İtalya Başbakanı hakkındaki &quot;uzaklaştırma kararı&quot; paylaşımı sorulduğunda, &quot;İnsanların birbirleriyle iletişim kurmasının bir&ccedil;ok yolu vardır diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. O paylaşımın arka planını bilmiyorum. Bu y&uuml;zden s&ouml;ylediği her şey hakkında yorum yapmıyorum ama yaptıklarına bakıyorum&rdquo; ifadelerini kullandı. Rounds, NATO &uuml;lkelerinin savunma harcamalarını artırmasını Trump&#39;ın tarzının bir sonucu olarak değerlendirdi. Cumhuriyet&ccedil;i senat&ouml;r, salı akşamı NATO yanlısı d&uuml;ş&uuml;nce kuruluşu Atlantic Council&#39;ın Ankara Palas&#39;ta d&uuml;zenlediği resepsiyonun arasında konuştu.&nbsp;</p>

<h2>NATO&rsquo;dan &ccedil;ekilme s&ouml;zlerine g&ouml;nderme</h2>

<p>Atlantic Council y&ouml;neticilerinden Jenna Ben-Yehuda, davetlilere yaptığı konuşmada, &quot;Bu zirveye giden yolun zorluklardan arınmış olmadığını biliyoruz&quot; dedi. M&uuml;ttefikler arasında &quot;d&uuml;r&uuml;st ve zorlayıcı g&ouml;r&uuml;şmeler&quot; yapıldığını anlattı. New Hampshire Demokrat Senat&ouml;r&uuml; Jeanne Shaheen ise bu hafta T&uuml;rkiye&#39;deki g&ouml;revinin, Avrupa&#39;daki m&uuml;ttefiklere ABD Başkanı&rsquo;nın ne kadar tartışma yaratıyor olursa olsun Kongre&#39;nin NATO&#39;yu desteklediğini hatırlatmak olduğunu s&ouml;yledi. Bu s&ouml;zler, Trump ittifaktan &ccedil;ekilmekle tehdit etse bile bunu Kongre&#39;nin onayı olmadan yapamayacağını dolaylı bi&ccedil;imde hatırlatıyordu.</p>

<p>Senatodaki &uuml;&ccedil; d&ouml;nemlik g&ouml;revinin ardından emekliye ayrılmaya hazırlanan Shaheen, &quot;Amerika Birleşik Devletleri&#39;nin 250. yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml;nde, s&ouml;m&uuml;rgecilerin Anayasa&#39;yı yazarken bunu belirli bir nedenle yaptıklarını hatırlamak gerekir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir kral istemiyorlardı. Halk tarafından y&ouml;netilen bir y&ouml;netim istiyorlardı. Biz de burada insanlara bunu hatırlatmak i&ccedil;in bulunuyoruz&rdquo; dedi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/ankara-daki-nato-zirvesinin-ilgi-odagi-abd-baskani-donald-trump-2026-07-08-10-28-30.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/teknoloji/openai-in-saglik-sektorunu-kazanma-plani</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/teknoloji/openai-in-saglik-sektorunu-kazanma-plani</link>
      <category>Teknoloji</category>
      <title>OpenAI’ın sağlık sektörünü kazanma planı</title>
      <description>Yapay zeka devi OpenAI, son altı ayda üç yeni ürün piyasaya sürerek sağlık sektörüne tüm gücüyle yatırım yapıyor. Ancak bu sektörü kazanabilmesi için sağlık tavsiyesi almak için halihazırda ChatGPT kullanan milyonlarca kişiye yeterince doğru yanıtlar sunabildiğinden emin olması gerekiyor.</description>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 06:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-12T06:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OpenAI, ABD&#39;nin en b&uuml;y&uuml;k sağlık sistemlerine sağlık alanındaki vizyonunu satmak istediğinde, &ccedil;oğu zaman bir hastane CEO&rsquo;sunun g&ouml;rmezden gelemeyeceği bir kişiyi devreye sokuyor: Sam Altman. 41 yaşındaki Altman, OpenAI&rsquo;ın milyarder kurucu ortaklarından biri, CEO&rsquo;su ve ş&uuml;pheleri anlaşmaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rme konusunda en etkili isim. Yatırımcıları, y&ouml;netim kurullarını ve h&uuml;k&uuml;metleri OpenAI&rsquo;ın yeni bilişim &ccedil;ağının motoru olduğuna ikna etti. Şimdi ise aynı arg&uuml;manı bizzat hastanelere sunuyor.</p>

<p>Altman&rsquo;ın bu satış g&ouml;r&uuml;şmelerine doğrudan katılması, sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n OpenAI&rsquo;ın hedefleri a&ccedil;ısından ne kadar merkezi bir konumda olduğunu g&ouml;steriyor. Ocak ayında şirket, aralarında Cedars-Sinai Medical Center ve HCA Healthcare&rsquo;in de bulunduğu sekiz b&uuml;y&uuml;k sağlık sisteminin artık kurumsal d&uuml;zeydeki sağlık &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerinin m&uuml;şterisi olduğunu a&ccedil;ıkladı. OpenAI ayrıca, her hafta sağlık tavsiyesi almak i&ccedil;in ChatGPT&rsquo;ye başvuran d&uuml;nya genelindeki 230 milyondan fazla kişiye daha iyi yanıtlar sunabilmek amacıyla y&uuml;zlerce doktorla &ccedil;alışıyor. Şirket, klinisyenler i&ccedil;in ChatGPT&rsquo;nin yeni bir s&uuml;r&uuml;m&uuml;n&uuml; geliştirmenin yanı sıra, kullanıcıların tıbbi kayıtlarını ve Apple Health ile MyFitnessPal gibi sağlık uygulamalarını g&uuml;venli şekilde bağlayabilecekleri ana uygulama i&ccedil;indeki &ldquo;ChatGPT Health&rdquo; sekmesini de kullanıma sunuyor (şimdilik yalnızca bekleme listesi &uuml;zerinden erişilebiliyor). Bunun yanında, OpenAI modelleri diğer sağlık şirketlerinin klinik notlar oluşturmasına ve kullanıcıların laboratuvar sonu&ccedil;larını anlamalarına yardımcı olan ara&ccedil;lara da g&uuml;&ccedil; sağlıyor. Şirket yalnızca son altı ay i&ccedil;inde sağlık odaklı &uuml;&ccedil; yeni &uuml;r&uuml;n piyasaya s&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>OpenAI&rsquo;ın sağlık stratejisini y&ouml;neten Nate Gross, &ldquo;Bu OpenAI&rsquo;daki en &ouml;nemli alanlarımızdan biri&rdquo; diyor. 2025 yılında OpenAI&rsquo;a katılan Gross, Emory &Uuml;niversitesi Tıp Fak&uuml;ltesi&rsquo;nden tıp lisansına ve Harvard&rsquo;dan MBA derecesine sahip. Daha &ouml;nce piyasa değeri 4 milyar dolara ulaşan sağlık ağı Doximity&rsquo;nin kurucu ortaklarından biriydi. Şirket eğitim ve finans gibi diğer b&uuml;y&uuml;k pazarlara da y&ouml;nelse de Gross&rsquo;a g&ouml;re sağlık sorunlarını herkes yaşıyor ve bu, herkese yardımcı olabilmek i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir fırsat.</p>

<h2>Yapay zeka sağlık sekt&ouml;r&uuml;ne nasıl katkı sağlayabilir?</h2>

<p>Sonu&ccedil;ta sağlık sekt&ouml;r&uuml;, ABD ekonomisinin yaklaşık y&uuml;zde 18&rsquo;ini oluşturuyor ve yapay zeka, doğru şekilde uygulandığı takdirde t&uuml;keticilerin sağlıkları hakkında daha iyi kararlar vermesine, doktorların daha kaliteli bakım sunmasına ve sağlık sistemlerinin operasyonlarını daha verimli y&uuml;r&uuml;tmesine b&uuml;y&uuml;k katkı sağlayabilir. OpenAI&#39;ın sağlık sekt&ouml;r&uuml;ne y&ouml;nelik kapsamlı hamlesi, şirket a&ccedil;ısından kritik bir d&ouml;neme denk geliyor. OpenAI, &uuml;&ccedil; yıl &ouml;nce ChatGPT ile yapay zeka devrimini başlatmış olsa da hızla b&uuml;y&uuml;yen Anthropic ve Google gibi rakipleri karşısında avantajının bir kısmını kaybetmiş g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Şirket 2025 yılında 13 milyar dolar gelir elde etti ancak net zararının 2024&rsquo;teki 5 milyar dolardan ge&ccedil;en yıl yaklaşık sekiz kat artarak 39 milyar dolara y&uuml;kseldiği bildiriliyor. Nisan ayında ise OpenAI&rsquo;ın &ouml;nemli gelir ve kullanıcı hedeflerini tutturamadığı &ouml;ne s&uuml;r&uuml;ld&uuml;. Değeri 852 milyar dolar olarak hesaplanan şirket, haziran ayında halka arz i&ccedil;in gizli başvuruda bulundu ancak yatırımcı baskısı nedeniyle halka arzını gelecek yıla ertelemeyi değerlendirdiği belirtiliyor.</p>

<p>Şirket halka arz &ouml;ncesinde sağlık faaliyetlerine ilişkin finansal verileri ayrı olarak paylaşmasa da sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n gelecekteki başarısı a&ccedil;ısından kritik &ouml;neme sahip olduğu a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Ancak OpenAI&rsquo;ın, kuruluşundan bu yana kurumsal pazara odaklanan ve kendi sağlık &uuml;r&uuml;nleri portf&ouml;y&uuml;ne sahip Anthropic&rsquo;in yanı sıra Google ve aynı pazarı hedefleyen &ccedil;ok sayıdaki sağlık teknolojisi şirketiyle rekabet etmesi gerekecek. Yapay zeka modellerinin yetenekleri giderek daha standart hale geldik&ccedil;e, şirket fiyat konusunda da rekabet etmek zorunda kalacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hastaneler son derece d&uuml;ş&uuml;k k&acirc;r marjlarıyla faaliyet g&ouml;steriyor. Sağlık odaklı yatırım şirketi Aegis Ventures&rsquo;ın y&ouml;netici ortağı John Beadle, &ldquo;T&uuml;ketici tarafında başarılı olabileceklerine olduk&ccedil;a inanıyorum. Ancak kurumsal tarafta aynı derecede ikna olmuş değilim&quot; dedi.&nbsp;</p>

<h2>&quot;ChatGPT hayatımı kurtardı&quot;</h2>

<p>Şubat 2024&rsquo;te Lauren Bannon kendini k&ouml;t&uuml; hissetmeye başladı. Sabahları ve geceleri parmaklarını b&uuml;kmekte zorlanıyordu. Aylar boyunca ağrılarını g&ouml;rmezden geldi. Sonra sorun midesine de yayıldı. Bir dizi testin ardından doktoru, kan testlerinde ortaya &ccedil;ıkmayan bir romatoid artrit t&uuml;r&uuml;ne sahip olduğunu s&ouml;yledi. Ancak Kuzey Carolina&rsquo;da yaşayan 42 yaşındaki pazarlama ajansı kurucusu buna ikna olmadı ve pek &ccedil;ok kişi gibi yanıtları ChatGPT&rsquo;de aradı. Bannon, belirtileriyle ilgili bir dizi soru y&ouml;neltti ve yapay zeka, bağışıklık sisteminin tiroit bezine saldırdığı Hashimoto hastalığına sahip olabileceğini &ouml;ne s&uuml;rd&uuml;. Yapılan tiroit ultrasonu bunu doğruladı ve doktorlar iki k&uuml;&ccedil;&uuml;k kitle tespit etti. Bannon&rsquo;a agresif seyreden tiroit kanseri teşhisi kondu. Ocak 2025&rsquo;te cerrahlar hem tiroit bezini hem de kanserin yayıldığı iki lenf d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;n&uuml; aldı. Bannon, &ldquo;Ger&ccedil;ekten inanıyorum ve bunu gelişig&uuml;zel s&ouml;ylemiyorum; ChatGPT kelimenin tam anlamıyla hayatımı kurtardı&rdquo; diyor.</p>

<p>Sağlık ve iyi yaşamla ilgili sorular i&ccedil;in ChatGPT&rsquo;ye başvuran milyonlarca insanın &ccedil;oğu Bannon&rsquo;ın durumunda değil. &ldquo;Merdiven &ccedil;ıkarken neden dizim ağrıyor?&rdquo; ya da &ldquo;Kemik yoğunluğumu korumak i&ccedil;in hangi egzersizleri yapmalıyım?&rdquo; gibi basit sorular soruyorlar. Tıbbi terimleri anlamak, laboratuvar sonu&ccedil;larını yorumlamak ve ila&ccedil;ların etkilerini kavramak i&ccedil;in de kullanıyorlar. Ancak bazı kullanıcılar, sonradan ciddi hastalıklar olduğu ortaya &ccedil;ıkan alışılmadık belirtiler hakkında da sorular y&ouml;neltiyor.</p>

<p>OpenAI&rsquo;ın sağlık yapay zekası b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n başındaki Karan Singhal, &ldquo;Bug&uuml;n sağlık, ChatGPT&rsquo;nin en yoğun kullanılan alanlarından biri. Bunun hem fayda sağlama hem de zarar verme potansiyeli var ancak fayda potansiyeli son derece b&uuml;y&uuml;k&quot; diyor.&nbsp; ABD&rsquo;de doktor a&ccedil;ığı ve artan idari iş y&uuml;k&uuml;, hekimlerin t&uuml;kenmişlik yaşamasına ve hastaların ihtiya&ccedil; duydukları randevuları almakta zorlanmasına neden oldu. Kırsal b&ouml;lgelerde yetişkinlerin &uuml;&ccedil;te birinden fazlası, aslında birinci basamak sağlık hizmetlerinde &ccedil;&ouml;z&uuml;lebilecek sorunlar i&ccedil;in acil servislere başvuruyor. Ayrıca kırsal il&ccedil;elerin y&uuml;zde 86&rsquo;sında g&ouml;rev yapan tek bir kardiyolog bile bulunmuyor.</p>

<p>OpenAI&rsquo;ın sağlık &uuml;r&uuml;nleri b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n başındaki Ashley Alexander ise ş&ouml;yle diyor: &ldquo;Sağlık hizmetlerine erişim ger&ccedil;ekten &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir sorun. Y&uuml;z milyonlarca insan, ChatGPT&rsquo;nin kendilerine kritik bilgiler sağladığı bir deneyim yaşıyor. Belki bir doktora g&ouml;r&uuml;nmeleri i&ccedil;in altı ay beklemeleri gerekiyor. Belki &ccedil;ok korkuyorlar ve sırada ne olacağını bilmiyorlar. Bu, tıbbi bakımın yerini tutmuyor ve bunu &ccedil;ok net şekilde ifade ediyoruz. Ancak yaptığı şey, insanlara aksi takdirde son derece zorlayıcı ve korkutucu olabilecek bir d&ouml;nemde ihtiya&ccedil; duydukları bilgiyi sunmak.&rdquo;</p>

<h2>Riskli yanları</h2>

<p>Ancak hastalıklarımızı y&ouml;nlendirmek ve resmi olmayan şekilde teşhis etmek i&ccedil;in ChatGPT&rsquo;yi kullanmak riskli de bir durum.&nbsp;A&ccedil;ık&ccedil;a fayda sağlayabiliyor. Fakat aynı zamanda yanlış bilgiler sunabiliyor, gereksiz yere hastaları acil servise y&ouml;nlendirebiliyor ya da dikkat edilmesi gereken belirtilerin g&ouml;z ardı edilmesine yol a&ccedil;abiliyor.&nbsp;OpenAI&rsquo;ın yeni t&uuml;ketici sağlığı aracı olan ChatGPT Health &uuml;zerine yapılan ve şubat ayında Nature Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırma, tıbbi olarak gerekli olduğu durumlarda vakaların yarısından fazlasında hastaneye gitmeyi &ouml;nermediğini ortaya koydu. Ayrıca intihar eğilimli hastaları tespit edemedi.</p>

<p>Acil olmayan vakalarda, y&uuml;zde 65&rsquo;i ihtiya&ccedil; duymadıkları bir tedaviye y&ouml;nlendirildi; bu durum, halihazırda zor durumda olan sağlık sistemini daha da tıkayabilir.&nbsp;OpenAI&rsquo;ın, sağlık verilerinin işlenmesi ve g&uuml;venlik konuları da dahil olmak &uuml;zere &ccedil;eşitli eyaletlerden mahkeme celbi aldığı a&ccedil;ıklandı. Kanadalı bir kadın, 24 yaşındaki kızının intihar sonucu &ouml;l&uuml;m&uuml;ne ilişkin olarak, ChatGPT&rsquo;nin bunu teşvik ettiğini iddia ederek şirket aleyhine dava a&ccedil;tı.</p>

<p>OpenAI bu risklere karşı ChatGPT&rsquo;nin sağlık tavsiyelerini iyileştirmek i&ccedil;in 260&rsquo;tan fazla doktordan oluşan bir ekip kurdu. Bu doktorlar, ChatGPT&rsquo;nin sorulara verdiği yanıtları değerlendiriyor, belirli vakaları tartışıyor ve en &ouml;nemlisi, modelleri, tavsiye verecek kadar yeterli bilgiye sahip olmadıkları durumları fark edebilmeleri i&ccedil;in eğitiyor.&nbsp;Yapay zeka o kadar hızlı gelişiyor ki bu alanın beş yıl sonra nasıl bir hal alacağını tahmin etmek bir yana, altı ay sonra bile nasıl olacağını kestirmek zor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/openai-in-saglik-sektorunu-kazanma-plani-2026-07-07-17-14-43.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/korfez-sermayesi-iddialari-sonrasi-hsbc-den-kritik-turkiye-karari</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/korfez-sermayesi-iddialari-sonrasi-hsbc-den-kritik-turkiye-karari</link>
      <category>Para - Yatırım</category>
      <title>Körfez sermayesi iddiaları sonrası HSBC'den kritik Türkiye kararı</title>
      <description>İngiliz bankacılık devi HSBC, küresel küçülme stratejisi doğrultusunda Türkiye'deki bireysel ve kurumsal bankacılık operasyonları için tüm seçenekleri değerlendirdiğini duyurdu. BAE merkezli Körfez sermayesinin Türkiye'de banka alacağı ve bunun da HSBC Türkiye olma ihtimalinin yüksek olduğu iddia edilmişti.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:48:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T13:48:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HSBC, salı g&uuml;n&uuml; T&uuml;rkiye&#39;deki bireysel ve kurumsal bankacılık faaliyetlerini incelemeye aldığını a&ccedil;ıkladı. Banka, bu s&uuml;re&ccedil;te t&uuml;m se&ccedil;enekleri değerlendirdiğini bildirdi.</p>

<p>Bu adım, bankanın faaliyetlerini basitleştirme hedefleri doğrultusunda atıldı. Kurum, kendisi i&ccedil;in &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; pazarlardan &ccedil;ıkmaya y&ouml;nelik k&uuml;resel bir &ccedil;aba y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor.</p>

<p>İngiliz kredi kuruluşu, inceleme s&uuml;recinin kapsamı hakkında da bilgi verdi. Banka, s&ouml;z konusu incelemenin yatırım bankacılığı gibi toptan bankacılık faaliyetlerini i&ccedil;ermediğini belirtti.</p>

<h2>K&uuml;&ccedil;&uuml;lme stratejisi ekim ayında başladı</h2>

<p>Asya odaklı HSBC, yetersiz &ouml;l&ccedil;ekte olduğu veya k&acirc;rlılığın d&uuml;ş&uuml;k kaldığı pazarlardan &ccedil;ıkış s&uuml;recini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Bankanın coğrafi ayak izini k&uuml;&ccedil;&uuml;ltmeye y&ouml;nelik bu stratejik incelemesi, &Uuml;st Y&ouml;neticisi Georges Elhedery tarafından 2024 yılının ekim ayında başlatıldı.</p>

<p>Banka, son yıllarda stratejisi doğrultusunda &ccedil;eşitli adımlar attı. Sri Lanka ve Fransa gibi &uuml;lkelerdeki bireysel bankacılık operasyonlarını elden &ccedil;ıkardı. Kurumun, diğer pazarların yanı sıra Mısır&#39;daki varlığını da g&ouml;zden ge&ccedil;irdiği biliniyor.</p>

<p>HSBC tarafından s&uuml;rece ilişkin resmi bir a&ccedil;ıklama yapıldı. A&ccedil;ıklamada, &quot;İnceleme, HSBC Bank A.Ş.&#39;nin (&#39;HSBC T&uuml;rkiye&#39;) bireysel bankacılık işi ve ağırlıklı olarak yurt i&ccedil;i bankacılık gereksinimleri olan k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve orta &ouml;l&ccedil;ekli şirketlerden oluşan portf&ouml;y&uuml; i&ccedil;in t&uuml;m se&ccedil;enekleri değerlendirecektir. Hen&uuml;z hi&ccedil;bir karar alınmamıştır.&quot; ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Bankanın uzun vadeli stratejisi hakkında da değerlendirmelere yer verildi. A&ccedil;ıklama, &quot;Bankanın stratejisi, a&ccedil;ık bir rekabet avantajına sahip olduğu ve b&uuml;y&uuml;mek ile m&uuml;şterilerini desteklemek i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k fırsata sahip olduğu alanlarda liderliği ve pazar payını artırmaktır.&quot; değerlendirmesiyle tamamlandı.</p>

<h2>K&ouml;rfez sermayesi iddiaları ve ge&ccedil;miş s&uuml;re&ccedil;ler</h2>

<p>Kısa bir s&uuml;re &ouml;nce, K&ouml;rfez sermayesinin HSBC&#39;nin T&uuml;rkiye operasyonlarını satın almak i&ccedil;in g&ouml;r&uuml;şmeler y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; iddia edilmişti. Konuya aşina kaynaklar, 2019 yılında Denizbank&#39;ı b&uuml;nyesine katan Emirates NBD PJSC&#39;nin bankayla ilgilendiğini ancak s&uuml;recin hen&uuml;z &ccedil;ok erken aşamada olduğunu bildirmişti.</p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;de uzun bir s&uuml;redir k&uuml;&ccedil;&uuml;lme stratejisi izleyen HSBC&#39;nin pazar payı &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de daraldı. &Uuml;lkenin 15&#39;inci b&uuml;y&uuml;k bankası konumundaki kurumun şube sayısı bu yılın mart ayı itibarıyla 36 civarına kadar geriledi. Bankanın T&uuml;rkiye operasyonlarına 2015 yılında Hollanda merkezli ING Groep NV de talip olmuş ancak s&uuml;re&ccedil; d&uuml;zenleyici engeller sebebiyle iptal edilmişti.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/korfez-sermayesi-iddialari-sonrasi-hsbc-den-kritik-turkiye-karari-2026-07-07-16-54-13.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/ekonomi/milyarderlerin-gizli-bulusmasi-yeniden-basliyor-teknoloji-ve-medya-devleri-sun-valley-de</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/ekonomi/milyarderlerin-gizli-bulusmasi-yeniden-basliyor-teknoloji-ve-medya-devleri-sun-valley-de</link>
      <category>Ekonomi</category>
      <title>Milyarderlerin gizli buluşması yeniden başlıyor: Teknoloji ve medya devleri Sun Valley'de</title>
      <description>Her yıl temmuz ayında ABD'nin Idaho eyaletindeki sakin tatil kasabası Sun Valley, dünyanın en güçlü iş insanlarının buluşma noktasına dönüşüyor. Özel jetlerin peş peşe iniş yaptığı, güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı kasaba, Allen &amp; Co.'nun yalnızca davetlilere açık geleneksel konferansına ev sahipliği yapıyor. Teknoloji, medya, finans ve eğlence sektörlerinin en etkili isimleri, kamuoyundan uzak bir ortamda bir araya geliyor.</description>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 08:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-11T08:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="90" data-section-id="q0we6r" data-start="0">40 yılı aşkın s&uuml;redir d&uuml;zenlenen Allen &amp; Co. Sun Valley Konferansı, iş d&uuml;nyasında &quot;milyarderlerin yaz kampı&quot; olarak biliniyor. New York merkezli yatırım bankası Allen &amp; Co. tarafından organize edilen etkinlikte resmi bir program ya da kamuoyuyla paylaşılan davetli listesi bulunmuyor. Basının erişimi ise olduk&ccedil;a sınırlı tutuluyor.</p>

<p data-end="1215" data-start="919">Konferansın en dikkat &ccedil;ekici &ouml;zelliği, resmi toplantılar yerine kahvaltılar, doğa y&uuml;r&uuml;y&uuml;şleri, bisiklet turları ve akşam yemekleri sırasında yapılan g&ouml;r&uuml;şmeler. Bu ortam, rakip şirket y&ouml;neticilerinin ve potansiyel iş ortaklarının g&ouml;zlerden uzak şekilde fikir alışverişi yapmasına olanak sağlıyor.</p>

<h2 data-end="1264" data-section-id="1cto1h7" data-start="1217">Teknoloji ve medya devleri aynı &ccedil;atı altında</h2>

<p data-end="1422" data-start="1266">Allen &amp; Co. katılımcı listesini resmi olarak a&ccedil;ıklamasa da Variety&#39;nin yayımladığı bilgilere g&ouml;re bu yıl konferansa d&uuml;nyanın en tanınmış isimleri katılıyor.</p>

<p data-end="1683" data-start="1424">Konuklar arasında Amazon&#39;un kurucusu Jeff Bezos, Meta CEO&#39;su Mark Zuckerberg, Gates Vakfı Eş Başkanı Bill Gates, Fox Corporation Başkanı Lachlan Murdoch, News Corp Onursal Başkanı Rupert Murdoch ve medya d&uuml;nyasının &ouml;nemli isimlerinden Barry Diller yer alıyor.</p>

<p data-end="2015" data-start="1685">Medya ve eğlence sekt&ouml;r&uuml;nden ise Paramount Skydance CEO&#39;su David Ellison, Warner Bros. Discovery CEO&#39;su David Zaslav, Comcast Başkanı Brian Roberts, Netflix eş CEO&#39;ları Ted Sarandos ile Greg Peters, YouTube CEO&#39;su Neal Mohan, Sony Pictures CEO&#39;su Ravi Ahuja ve Disney&#39;in &uuml;st d&uuml;zey y&ouml;neticilerinin konferansta bulunması bekleniyor.</p>

<h2 data-end="2069" data-section-id="pnlm7a" data-start="2017">Yapay zeka zirvenin ana g&uuml;ndem maddelerinden biri</h2>

<p data-end="2140" data-start="2071">Bu yıl etkinliğin en &ouml;nemli başlıklarından biri de yapay zeka olacak.</p>

<p data-end="2396" data-start="2142">Apple CEO&#39;su Tim Cook&#39;un yanı sıra şirketin yeni lideri John Ternus, Alphabet CEO&#39;su Sundar Pichai, Palantir CEO&#39;su Alex Karp, OpenAI CEO&#39;su Sam Altman, OpenAI Başkanı Greg Brockman ve Anthropic CEO&#39;su Dario Amodei&#39;nin de Sun Valley&#39;de olması bekleniyor.</p>

<p data-end="2628" data-start="2398">Yapay zeka teknolojilerini geliştiren şirketlerin y&ouml;neticileri ile bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mden doğrudan etkilenecek medya, finans ve teknoloji liderlerinin aynı ortamda bulunması, sekt&ouml;r&uuml;n geleceğine y&ouml;nelik &ouml;nemli temaslara zemin hazırlayacak.</p>

<h2 data-end="2685" data-section-id="eib97c" data-start="2630">Spor, finans ve siyaset d&uuml;nyasından da yoğun katılım</h2>

<p data-end="2753" data-start="2687">Konferans yalnızca teknoloji ve medya sekt&ouml;rleriyle sınırlı değil.</p>

<p data-end="3002" data-start="2755">NFL Komiseri Roger Goodell, MLB Komiseri Rob Manfred, CAA CEO&#39;su Bryan Lourd, Kering CEO&#39;su Fran&ccedil;ois-Henri Pinault, Live Nation CEO&#39;su Michael Rapino, Mattel CEO&#39;su Ynon Kreiz ve LA28 Başkanı Casey Wasserman&#39;ın da etkinlikte yer alması bekleniyor.</p>

<p data-end="3202" data-start="3004">Gazeteciler Gayle King, Anderson Cooper, Andrew Ross Sorkin, Thomas Friedman ve David Ignatius gibi isimler ise bu organizasyonda muhabir kimliğinden &ccedil;ok moderat&ouml;r ve konuşmacı olarak g&ouml;rev yapıyor.</p>

<h2 data-end="3238" data-section-id="47tn3t" data-start="3204">B&uuml;y&uuml;k anlaşmaların perde arkası</h2>

<p data-end="3441" data-start="3240">Sun Valley Konferansı yıllar i&ccedil;inde yalnızca networking etkinliği olmanın &ouml;tesine ge&ccedil;ti. Eğlence ve medya sekt&ouml;r&uuml;ndeki bir&ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k satın alma ve birleşme fikrinin ilk kez burada konuşulduğu biliniyor.</p>

<p data-end="3631" data-start="3443">Disney&#39;in ABC&#39;yi satın alma s&uuml;reci ile Jeff Bezos&#39;un Washington Post&#39;u satın almasına giden temasların da ilk kez Sun Valley&#39;de kurulduğu uzun s&uuml;redir sekt&ouml;r kulislerinde dile getiriliyor.</p>

<p data-end="3847" data-start="3633">Her g&ouml;r&uuml;şme anlaşmayla sonu&ccedil;lanmasa da konferansın en b&uuml;y&uuml;k değeri, normal şartlarda bir araya gelmesi zor olan d&uuml;nyanın en etkili isimlerini resmi g&uuml;ndem baskısı olmadan aynı ortamda buluşturması olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<h2 data-end="3884" data-section-id="1e0qhtq" data-start="3849">Sun Valley b&uuml;y&uuml;meye devam ediyor</h2>

<p data-end="3970" data-start="3886">Konferansın d&uuml;zenlendiği Wood River Vadisi de &ouml;nemli yatırımlar almaya devam ediyor.</p>

<p data-end="4218" data-start="3972">2026 sonbaharında Ketchum kentinde Viceroy Resort b&uuml;nyesinde hizmete girecek Observatory Sun Valley oteli, 73 odası, l&uuml;ks spa alanı, &ccedil;atı katındaki g&ouml;zlemevi ve sağlıklı yaşam konseptiyle b&ouml;lgenin en dikkat &ccedil;eken yeni yatırımlarından biri olacak.</p>

<p data-end="4378" data-start="4220">&Ouml;te yandan Sun Valley Resort bu yıl 90. kuruluş yılını kutlarken, b&ouml;lge 2027 yılında Audi FIS Alp Disiplini D&uuml;nya Kupası Finalleri&#39;ne de ev sahipliği yapacak.</p>

<p data-end="4723" data-start="4427">Sun Valley, Aspen gibi g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde olmayı tercih eden l&uuml;ks kayak merkezlerinden farklı olarak daha sakin ve mahrem bir yaşam sunmasıyla &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. B&ouml;lgedeki y&uuml;ksek g&uuml;venlik, &ouml;zel havaalanı, doğayla i&ccedil; i&ccedil;e yaşam ve d&uuml;ş&uuml;k profil sosyal ortam, d&uuml;nyanın en zengin isimlerini cezbetmeye devam ediyor.</p>

<p data-end="5121" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="4725">Konferans haftasında &ouml;zel jet trafiği rekor seviyeye ulaşırken oteller tamamen doluyor ve g&uuml;venlik &ouml;nlemleri kasabanın g&uuml;nl&uuml;k yaşamını &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de değiştiriyor. Bu durum zaman zaman &ccedil;evresel etkiler ve yoğun &ouml;zel u&ccedil;uş trafiği nedeniyle yerel halkın tepkisini &ccedil;ekse de Allen &amp; Co. Sun Valley Konferansı, iş d&uuml;nyasının en prestijli ve en etkili kapalı organizasyonlarından biri olmayı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/milyarderlerin-gizli-bulusmasi-yeniden-basliyor-teknoloji-ve-medya-devleri-sun-valley-de-2026-07-07-15-57-15.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-life/avrupa-da-2026-nin-en-iyi-ada-rotalari</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-life/avrupa-da-2026-nin-en-iyi-ada-rotalari</link>
      <category>Forbes Life</category>
      <title>Avrupa'da 2026'nın en iyi ada rotaları</title>
      <description>Volkanik manzaralar, masmavi koylar, yemyeşil doğa ve zengin mutfak kültürü... Avrupa'da ada tatili planlayanlar için 2026'nın öne çıkan destinasyonları açıklandı. Saga Holidays'in hazırladığı araştırma, güneşlenme süresi, doğal çevre ve gastronomi gibi kriterleri değerlendirerek kıtanın en iyi ada rotalarını sıraladı.</description>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 06:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-11T06:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="160" data-section-id="q5kwc9" data-start="109">Araştırmaya g&ouml;re İspanya&#39;nın Kanarya Adaları&#39;nda bulunan Tenerife, g&uuml;neşli iklimi, etkileyici doğal g&uuml;zellikleri ve zengin mutfağı sayesinde Avrupa&#39;nın en iyi ada destinasyonu se&ccedil;ildi.</p>

<p data-end="921" data-start="709">Listenin ikinci sırasında yine İspanya&#39;dan &quot;La Isla Bonita&quot; (G&uuml;zel Ada) olarak bilinen La Palma yer aldı. UNESCO Biyosfer Rezervi unvanına sahip ada, doğal yaşamı ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir turizm anlayışıyla &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p data-end="1141" data-start="923">&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sırada ise Portekiz&#39;e bağlı Madeira bulunuyor. UNESCO D&uuml;nya Doğal Mirası listesinde yer alan binlerce yıllık Laurissilva Ormanı&#39;na ev sahipliği yapan ada, doğa tutkunlarının g&ouml;zde rotaları arasında g&ouml;steriliyor.</p>

<p data-end="1422" data-start="1143">Hırvatistan&#39;daki Korčula d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sıraya yerleşirken, ilk beşi yine Hırvatistan&#39;ın Adriyatik kıyısındaki Mljet Adası tamamladı. Yoğun ormanları, berrak koyları ve bisiklet ile kano gibi a&ccedil;ık hava aktivitelerine uygun yapısıyla Mljet &ouml;zellikle aktif tatil arayanlara hitap ediyor.</p>

<h2 data-end="1473" data-section-id="fpnhco" data-start="1424">G&uuml;neş arayanların tercihi yine Kanarya Adaları</h2>

<p data-end="1586" data-start="1475">Yıl boyunca sıcak iklimiyle &ouml;ne &ccedil;ıkan Tenerife, en g&uuml;neşli Avrupa adaları sıralamasında da ilk sırada yer aldı.</p>

<p data-end="1796" data-start="1588">İkinci sırada Kanarya Adaları&#39;nın k&uuml;&ccedil;&uuml;k ancak sıcak iklimiyle dikkat &ccedil;eken La Gomera bulunuyor. Siyah kumlu plajları ve dalışa elverişli resifleriyle tanınan ada, doğa ve deniz tutkunlarının ilgisini &ccedil;ekiyor.</p>

<p data-end="1940" data-start="1798">&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sıradaki Gran Canaria ise yılın b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde g&uuml;neşli havasını koruyarak Kanarya Adaları&#39;nın bu alandaki g&uuml;&ccedil;l&uuml; konumunu pekiştiriyor.</p>

<h2 data-end="1982" data-section-id="10nvfhi" data-start="1942">Doğa tutkunları i&ccedil;in &ouml;ne &ccedil;ıkan adalar</h2>

<p data-end="2196" data-start="1984">Araştırmada Avrupa&#39;nın en yeşil adası unvanını Hırvatistan&#39;daki Mljet aldı. Dubrovnik ve Split kadar pop&uuml;ler olmasa da kalabalıktan uzak, sakin bir tatil isteyenler i&ccedil;in &ouml;nemli bir alternatif olarak g&ouml;steriliyor.</p>

<p data-end="2418" data-start="2198">Madeira, dağları, şelaleleri ve UNESCO korumasındaki Laurissilva Ormanı sayesinde ikinci sırada yer alırken, y&uuml;z&ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml;n&uuml;n yaklaşık y&uuml;zde 60&#39;ı &ccedil;am ormanları ve Akdeniz bitki &ouml;rt&uuml;s&uuml;yle kaplı Korčula &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sıraya yerleşti.</p>

<h2 data-end="2464" data-section-id="zuydth" data-start="2420">Gastronomi kategorisinde İtalya &ouml;ne &ccedil;ıktı</h2>

<p data-end="2682" data-start="2466">Avrupa&#39;nın gastronomi a&ccedil;ısından en başarılı adaları sıralamasında zirvede İtalya&#39;nın Capri Adası yer aldı. Caprese salatası ve ravioli capresi gibi y&ouml;resel lezzetleriyle tanınan ada, listenin ilk sırasında bulunuyor.</p>

<p data-end="2800" data-start="2684">İkinci sıradaki Sardinya ise &ouml;zellikle geleneksel s&uuml;t domuzu yemeği <em data-end="2762" data-start="2752">porceddu</em> gibi yerel tatlarıyla dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<p data-end="3004" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="2802">&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sırada bulunan Yunanistan&#39;ın Santorini Adası ise beyaz patlıcanı, kiraz domatesi, g&uuml;neşte kurutulmuş ahtapotu ve taze deniz &uuml;r&uuml;nleriyle gastronomi meraklılarının favorileri arasında g&ouml;steriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/avrupa-da-2026-nin-en-iyi-ada-rotalari-2026-07-07-15-10-16.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-life/yapay-zeka-aktris-tilly-norwood-ilk-defa-uzun-metrajli-bir-filmin-basrolu-olacak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-life/yapay-zeka-aktris-tilly-norwood-ilk-defa-uzun-metrajli-bir-filmin-basrolu-olacak</link>
      <category>Forbes Life</category>
      <title>Yapay zeka aktris Tilly Norwood ilk defa uzun metrajlı bir filmin başrolü olacak</title>
      <description>Yapım şirketi Particle 6, yapay zeka ile yarattığı oyuncu Tilly Norwood başrolde olacağı ilk uzun metrajlı filmi duyurdu. Film tamamen yapay zeka ile yapılacak ancak şirket, geleneksel sinemacıları projeye dahil etmeyi planladığını belirtti.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:32:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T11:32:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka oyuncusu Tilly Norwood, onu yaratan yapım şirketinin hazırladığı Misaligned adlı yeni uzun metrajlı filmde başrol oynayacak. Bu proje, yapay zeka ile yaratılmış bir oyuncunun kullanımının en b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;eği olacak.&nbsp;Norwood Hollywood&#39;da geniş &ccedil;aplı tartışmalara yol a&ccedil;maya devam ediyor.</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; Norwood, yapım şirketi Particle 6 tarafından hazırlanan yeni uzun metrajlı film Misaligned&rsquo;da başrol&uuml; &uuml;stlenecek. Şirket, filmin hem ilk tamamen yapay zeka uzun metrajlı filmi hem de Norwood&#39;un ilk b&uuml;y&uuml;k başrol performansı olacağını belirtiyor.</p>

<p>&bull; Norwood, yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir oyuncu ve eğlence sekt&ouml;r&uuml;nde yapay zekanın giderek artan rol&uuml;n&uuml;n sembollerinden biri haline geldi. Bu nedenle sekt&ouml;rde geniş &ccedil;aplı tepkilere neden oldu.</p>

<p>&bull; Particle 6 yayımladığı basın b&uuml;lteninde filmi, yapay zeka kaosuyla harmanlanmış bir b&uuml;y&uuml;me hikayesi anlatan komedi-drama olarak tanımladı.&nbsp;</p>

<p>&bull; Film yapay zeka Norwood&#39;un, onu daha insani &ouml;zellikler geliştirmeye ikna eden asi bir bot tarafından baştan &ccedil;ıkarılmasını konu alıyor.</p>

<p>&bull; Film tamamen yapay zeka ile &uuml;retilecek olsa da Particle 6, yapay zeka alanında becerilerini geliştirmek isteyen geleneksel sinemacıları projeye dahil etmeyi planladığını a&ccedil;ıkladı.&nbsp;</p>

<p>&bull; &Ccedil;alışmaların, yapay zeka uzmanları ile geleneksel y&ouml;netmenler, senaristler ve kurgucular arasında paylaşılması hedefleniyor.</p>

<p>&bull; Particle 6 Misaligned&#39;ın halen geliştirme s&uuml;recinin erken aşamalarında olduğunu ve filmin ne zaman vizyona gireceğinin hen&uuml;z belli olmadığını belirtti.</p>

<h2>Arka plan</h2>

<p>Particle 6&#39;ın kurucusu ve CEO&#39;su Eline van der Velden, Norwood&#39;u 2025 yılında ilk yapay zeka oyuncusu olarak geliştirdi. Norwood&#39;un, Particle 6&#39;ın oluşturmayı planladığı daha geniş bir yapay zeka karakter kadrosunun ilk &uuml;yesi olduğuna inanılıyor. Van der Velden ayrıca, &quot;hiperger&ccedil;ek&ccedil;i dijital yıldızları&quot; temsil etmek amacıyla Xicoia adlı yapay zeka yetenek ajansını kurduğunu duyurdu.</p>

<p>Norwood eğlence sekt&ouml;r&uuml;nde yoğun eleştirilere maruz kalırken, van der Velden yapay zekanın insanların işlerini elinden almaya &ccedil;alıştığı y&ouml;n&uuml;ndeki iddiaları reddetti. Norwood&#39;u animasyon veya kuklacılık gibi yaratıcı bir sanat bi&ccedil;imine benzeten van der Velden, eyl&uuml;l ayında yaptığı a&ccedil;ıklamada Norwood&#39;un &quot;bir insanın yerine ge&ccedil;mek i&ccedil;in değil, yaratıcı bir eser, bir sanat &ccedil;alışması olarak&quot; var olduğunu s&ouml;yledi. Van der Velden, &quot;Oyuncu, insanların yerini almayı değil, deneysel bir yaklaşımı temsil ediyor&quot; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Norwood&#39;un uzun metrajlı filmde rol alacağı duyurusu, Particle 6&#39;ın mart ayında yapay zeka oyuncusunun başrol&uuml;nde olduğu bir m&uuml;zik videosunu yayımlamasının ardından geldi. Videoda Norwood, kendisine y&ouml;neltilen eleştirilere yanıt veriyor gibiydi ve şu s&ouml;zleri s&ouml;yl&uuml;yordu: &quot;Bu bir sonraki evrim, g&ouml;remiyor musun? Yapay zeka d&uuml;şman değil; anahtarın ta kendisi.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yapay-zeka-aktris-tilly-norwood-ilk-defa-uzun-metrajli-bir-filmin-basrolu-olacak-2026-07-07-14-39-28.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/avrupa-nin-en-riskli-ekonomisiydi-italya-nin-milyar-dolarlik-donusu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/avrupa-nin-en-riskli-ekonomisiydi-italya-nin-milyar-dolarlik-donusu</link>
      <category>Para - Yatırım</category>
      <title>Avrupa'nın en riskli ekonomisiydi: İtalya'nın milyar dolarlık dönüşü</title>
      <description>İtalya, artan yatırımcı güveni ve iyileşen mali yapısının ardından pandemi döneminden beri ilk defa ABD doları cinsi tahvil piyasasına güçlü bir giriş yaptı.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:39:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T09:39:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya, pandemi d&ouml;neminden bu yana ilk kez ABD doları cinsi tahvil piyasasına d&ouml;n&uuml;yor. &Uuml;lkenin mali yapısındaki iyileşme, kredi notu artışlarını beraberinde getirdi. Bu durum İtalya&#39;nın yabancı yatırımcı havuzunu genişletmesini sağlıyor.</p>

<p>Euro B&ouml;lgesi&#39;nin &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; b&uuml;y&uuml;k ekonomisi olan &uuml;lke, pazartesi g&uuml;n&uuml; &uuml;&ccedil; aşamalı bir dolar işlemine başladı. Bu işlem 5, 10 ve 30 yıllık g&ouml;sterge tahvillerini i&ccedil;eriyor. Anlaşmanın salı g&uuml;n&uuml; ilerleyen saatlerde fiyatlandırılması bekleniyor.</p>

<h2>Tahvil satışlarına dev talep geldi</h2>

<p>Beş yıllık dilim i&ccedil;in beklenti orta takasların yaklaşık 70 baz puan &uuml;zerine &ccedil;ekildi. Bu oran, hazine tahvillerinin yaklaşık 43 baz puan &uuml;zerine denk geliyor. On yıllık dilim orta takasların yaklaşık 110 baz puan &uuml;zerine indirildi.</p>

<p>Otuz yıllık tahvil ise yaklaşık 185 baz puan seviyesine d&uuml;ş&uuml;r&uuml;ld&uuml;. Yatırımcılar anlaşma i&ccedil;in toplamda 7,5 milyar dolardan fazla sipariş verdi. Bu talebin 3,1 milyar dolardan fazlası beş yıllık tahvile y&ouml;neldi.</p>

<h2>Meloni d&ouml;nemiyle g&uuml;ven tazelendi</h2>

<p>İtalya bir zamanlar Avrupa&#39;nın en riskli b&uuml;y&uuml;k &uuml;lke bor&ccedil;lularından biri olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. Bu durum kronik mali kaymalar ve siyasi istikrarsızlıktan kaynaklanıyordu. Ancak Başbakan Giorgia Meloni&#39;nin 2022&#39;de g&ouml;reve gelmesinden bu yana yatırımcı g&uuml;veninde keskin bir iyileşme yaşandı.</p>

<p>İtalya&#39;nın 10 yıllık g&ouml;sterge tahvilleri ile Almanya tahvilleri arasındaki fark hızla daraldı. Meloni iktidara geldiğinde yaklaşık 250 baz puan olan bu fark, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde 77 baz puan seviyelerine kadar indi.</p>

<p>&Uuml;lke, en son haziran ayında euro cinsi bor&ccedil; satışı ger&ccedil;ekleştirmişti. H&uuml;k&uuml;metin planlarına aşina olan Maliye Bakanlığı yetkilileri, h&uuml;k&uuml;metin kurumsal yatırımcı havuzunu genişletmek i&ccedil;in dolar satışını tercih ettiğini ifade etti. İsimlerini vermek istemeyen yetkililer, ABD para birimi cinsinden bor&ccedil; &ouml;demenin g&ouml;receli maliyetinin daha uygun hale geldiğini s&ouml;yledi.</p>

<h2>Gelecek d&ouml;nemin bor&ccedil;lanma hedefleri</h2>

<p>Bu satış, İtalya&#39;nın 2021 yılından bu yana ger&ccedil;ekleştirdiği ilk dolar ihracı olarak kayıtlara ge&ccedil;iyor. O d&ouml;nemde d&uuml;nya genelindeki h&uuml;k&uuml;metler, aşırı d&uuml;ş&uuml;k faiz oranlarından yararlanıyordu. H&uuml;k&uuml;metler bu sayede pandeminin ekonomik acılarına karşı acil teşvik programlarını finanse etmeye &ccedil;alışıyordu.</p>

<p>&Uuml;lkenin Hazine Bakanlığı verilerine g&ouml;re, İtalya 2026 yılında orta ve uzun vadeli devlet tahvili ihra&ccedil; etmeyi planlıyor. Bu ihracın 350 milyar euro ile 365 milyar euro arasında olması bekleniyor. Bu rakamların ge&ccedil;en yıla kıyasla genel hatlarıyla değişmediği g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>İtalya, en son haziran ayında sendikasyon yoluyla euro cinsi bor&ccedil;lanmaya gitmişti. Piyasada bulunan iki tahvilini 18 milyar euro karşılığında satışa sunmuştu. Yatırımcılar bu tahviller i&ccedil;in yaklaşık 238 milyar euro değerinde teklif vermişti.</p>

<p>Dolar tahvil satışının y&ouml;netimi Bank of America Corp., Citigroup Inc., Goldman Sachs Group Inc. ve Morgan Stanley tarafından yapılıyor. Tahvillerin Moody&#39;s Ratings tarafından Baa2 notuyla değerlendirilmesi bekleniyor. S&amp;P Global Ratings ve Fitch Ratings&#39;in ise BBB+ notunu vermesi &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/avrupa-nin-en-riskli-ekonomisiydi-italya-nin-milyar-dolarlik-donusu-2026-07-07-13-07-41.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/trump-in-f-35-hamlesi-ucaktan-cok-daha-buyuk-bir-pazarlik</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/trump-in-f-35-hamlesi-ucaktan-cok-daha-buyuk-bir-pazarlik</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Trump’ın F-35 hamlesi: Uçaktan çok daha büyük bir pazarlık</title>
      <description>F-35 tartışmalarının odağında yalnızca savaş uçakları değil, Türkiye ile ABD arasında savunma, enerji, teknoloji ve bölgesel güvenliği kapsayan yeni bir stratejik denklem yer alıyor. Sürecin, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir pazarlığın parçası olduğu ifade ediliyor.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:13:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T09:13:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son g&uuml;nlerde bana en &ccedil;ok sorulan soru şu:</p>

<p>&ldquo;Trump ger&ccedil;ekten T&uuml;rkiye&rsquo;ye F-35 vermek mi istiyor?&rdquo;</p>

<p>Ben meseleyi biraz farklı okuyorum.</p>

<p>Bana g&ouml;re Trump&rsquo;ın amacı T&uuml;rkiye&rsquo;ye birka&ccedil; filo savaş u&ccedil;ağı satmak değil; Ankara ile uzun s&uuml;redir yıpranan stratejik ilişkiyi yeniden tanımlamak. F-35 ve buna eşlik edebilecek diğer &ldquo;hediyeler&rdquo; ise bu b&uuml;y&uuml;k pazarlığın yalnızca g&ouml;r&uuml;nen y&uuml;z&uuml;.</p>

<p>Otuz yılı aşkın s&uuml;redir Washington&rsquo;u, NATO&rsquo;yu ve Batı&rsquo;nın karar alma mekanizmalarını yakından izleyen; diplomaside, uluslararası kuruluşlarda ve &ouml;zel sekt&ouml;rde m&uuml;zakere masalarında bulunmuş biri olarak şunu rahatlıkla s&ouml;yleyebilirim:</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri hi&ccedil;bir zaman yalnızca silah sistemi satmaz.</p>

<p>Her b&uuml;y&uuml;k savunma anlaşması, daha kapsamlı bir siyasi, ekonomik ve jeostratejik vizyonun par&ccedil;asıdır.</p>

<p>Bug&uuml;n yaşananın da &ouml;z&uuml; budur.</p>

<h2>Bu mesele F-35&rsquo;ten &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k</h2>

<p>D&uuml;nya, T&uuml;rkiye&rsquo;nin F-35 programından &ccedil;ıkarıldığı 2019&rsquo;daki d&uuml;nya değil.</p>

<p>Rusya&rsquo;nın Ukrayna&rsquo;yı işgali Avrupa&rsquo;nın g&uuml;venlik mimarisini değiştirdi. Karadeniz NATO&rsquo;nun yeni &ouml;n cephesi h&acirc;line geldi. İran-İsrail gerilimi Orta Doğu&rsquo;yu yeniden şekillendiriyor. &Ccedil;in, Kuşak ve Yol Girişimi &uuml;zerinden Avrasya&rsquo;nın ekonomik haritasını yeniden &ccedil;iziyor. Enerji ve ticaret koridorları değişiyor; eski tedarik zincirleri kırılırken yenileri kuruluyor.</p>

<p>Avrupa ise b&uuml;t&uuml;n &ccedil;abalarına rağmen g&uuml;venliğini tek başına sağlayabilecek noktaya hen&uuml;z ulaşabilmiş değil.</p>

<p>İşte bu tabloda T&uuml;rkiye artık yalnızca &ouml;nemli bir NATO m&uuml;ttefiki değildir.</p>

<p>Karadeniz, Kafkasya, Rusya, Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Balkanlar ve Orta Asya&rsquo;nın kesiştiği vazge&ccedil;ilmez bir jeostratejik merkezdir.</p>

<p>Trump&rsquo;ın bunu net şekilde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>

<p>Onun dış politika anlayışı ideolojik değil; son derece işlemsel ve pazarlık odaklıdır.</p>

<p>Zihnindeki temel soru şudur:</p>

<p>&ldquo;Ben sana ne veriyorum; sen bana karşılığında ne alıyorum?&rdquo;</p>

<p>Dolayısıyla F-35 dosyası, &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k bir stratejik pazarlığın yalnızca g&ouml;r&uuml;nen y&uuml;z&uuml;d&uuml;r.</p>

<h2>Trump T&uuml;rkiye&rsquo;den ne bekliyor?</h2>

<p>Washington&rsquo;un beklentileri bana g&ouml;re birka&ccedil; başlıkta toplanıyor.</p>

<p>İlk sırada S-400 meselesi geliyor.</p>

<p>Amerikan g&uuml;venlik b&uuml;rokrasisi a&ccedil;ısından S-400 ile F-35 aynı g&uuml;venlik mimarisinde birlikte yaşayamaz.</p>

<p>Tam da bu nedenle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan&rsquo;ın son Moskova temaslarında S-400 dosyasının ve bunun T&uuml;rkiye-ABD ilişkilerine etkilerinin de ele alınmış olması kuvvetle muhtemeldir. Resm&icirc; a&ccedil;ıklamalar ayrıntı vermese de, b&ouml;ylesine kritik bir başlığın g&uuml;ndem dışında kalmış olması beklenmez.</p>

<p>İkinci beklenti, T&uuml;rkiye&rsquo;nin yeniden Batı savunma sistemine daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bi&ccedil;imde bağlanmasıdır.</p>

<p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; beklenti ise Karadeniz, Kafkasya ve Orta Doğu&rsquo;da T&uuml;rkiye&rsquo;nin daha fazla stratejik sorumluluk &uuml;stlenmesidir.</p>

<p>D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; başlık enerji g&uuml;venliği, kritik mineraller, Orta Koridor ve yeni tedarik zincirleridir.</p>

<p>Kısacası Washington&rsquo;un ilgisi yalnızca asker&icirc; değildir.</p>

<p>Enerjiyledir.</p>

<p>Teknolojiyledir.</p>

<p>Ticaretledir.</p>

<p>&Ccedil;in&rsquo;e karşı şekillenen yeni Avrasya dengesiyle ilgilidir.</p>

<p>Dikkat &ccedil;ekici olan bir başka gelişme de Avrupa&rsquo;nın T&uuml;rkiye&rsquo;ye bakışındaki değişimdir.</p>

<p>G&uuml;venlik ortamının sertleşmesiyle birlikte Br&uuml;ksel&rsquo;de de T&uuml;rkiye&rsquo;yi dışlayan yaklaşımın s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir olmadığı g&ouml;r&uuml;ş&uuml; g&uuml;&ccedil; kazanıyor. G&uuml;mr&uuml;k Birliği&rsquo;nin g&uuml;ncellenmesi, vize serbestisi, savunma sanayii iş birliği ve Avrupa&rsquo;nın yeni g&uuml;venlik mimarisinde T&uuml;rkiye&rsquo;nin yeri yeniden tartışılıyor.</p>

<p>Ancak Avrupa&rsquo;nın T&uuml;rkiye&rsquo;ye ger&ccedil;ekten ne kadar stratejik alan a&ccedil;maya hazır olduğu hen&uuml;z netleşmiş değildir.</p>

<h2>Trump istese bile tek başına yetmez</h2>

<p>Burada en b&uuml;y&uuml;k yanlış anlamayı d&uuml;zeltmek gerekiyor.</p>

<p>Trump istese bile F-35 meselesini tek başına &ccedil;&ouml;zemez.</p>

<p>Amerikan Başkanı g&uuml;&ccedil;l&uuml;d&uuml;r; ama mutlak g&uuml;&ccedil; sahibi değildir.</p>

<p>Pentagon&rsquo;un teknik değerlendirmeleri, Dışişleri Bakanlığı&rsquo;nın diplomatik yaklaşımı, Kongre&rsquo;nin siyasi dengeleri ve Amerikan savunma sanayii şirketlerinin &ccedil;ıkarları belirleyici olacaktır.</p>

<p>Senato ve Temsilciler Meclisi&rsquo;nde T&uuml;rkiye konusunda h&acirc;l&acirc; ciddi rezervler bulunmaktadır.</p>

<p>İsrail&rsquo;in g&uuml;venliğini &ouml;nceleyen &ccedil;evreler, Rum ve Ermeni lobileri de s&uuml;reci kendi a&ccedil;ılarından etkilemeye &ccedil;alışacaktır.</p>

<p>Ancak Washington&rsquo;u tanıyan herkes şunu bilir:</p>

<p>Hi&ccedil;bir lobi tek başına Amerikan dış politikasını belirleyemez.</p>

<p>Eğer Beyaz Saray, Pentagon ve ulusal g&uuml;venlik b&uuml;rokrasisi ortak bir stratejik zorunluluk g&ouml;r&uuml;rse siyasi diren&ccedil; zamanla aşılabilir.</p>

<p>Fakat bunun i&ccedil;in sadece liderler arasındaki kişisel uyum yetmez.</p>

<p>Kurumların da ikna edilmesi gerekir.</p>

<h2>F-35 bir&nbsp;u&ccedil;ak değil, bir ekosistem</h2>

<p>Kamuoyunda F-35 &ccedil;oğu zaman d&uuml;nyanın en g&uuml;&ccedil;l&uuml; savaş u&ccedil;ağı olarak anlatılıyor.</p>

<p>Ger&ccedil;ek biraz daha farklıdır.</p>

<p>F-35&rsquo;in en b&uuml;y&uuml;k &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; yalnızca g&ouml;r&uuml;nmezlik teknolojisi değildir.</p>

<p>Asıl g&uuml;c&uuml;; sens&ouml;rleri, yazılımı, veri işleme kapasitesi ve ağ merkezli harek&acirc;t sistemidir.</p>

<p>Başka bir ifadeyle F-35, havada u&ccedil;an bir bilgisayardır.</p>

<p>Ancak bu &uuml;st&uuml;nl&uuml;k aynı zamanda ciddi bir bağımlılık yaratmaktadır.</p>

<p>G&ouml;rev planlama sistemleri, yazılım g&uuml;ncellemeleri, g&ouml;rev veri dosyaları, bakım altyapısı ve lojistik destek b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de Amerikan ekosistemine bağlıdır.</p>

<p>Kamuoyunda zaman zaman dile getirilen &ldquo;ABD istediği anda F-35&rsquo;i uzaktan kapatabilir&rdquo; iddiasını doğrulayan kamuya a&ccedil;ık teknik kanıtlar bulunmamaktadır.</p>

<p>Ancak tartışmasız ger&ccedil;ek şudur:</p>

<p>Amerikan teknik desteği ve yazılım altyapısı olmadan bu platformun uzun s&uuml;re tam operasyonel kapasitede işletilmesi olduk&ccedil;a g&uuml;&ccedil;t&uuml;r.</p>

<p>Bu nedenle T&uuml;rkiye&rsquo;nin yalnızca u&ccedil;ağa değil; kullanım serbestisine, teknolojiye, yazılım egemenliğine ve veri bağımsızlığına da bakması gerekir.</p>

<p>Bug&uuml;n savaş u&ccedil;aklarından daha değerli olan, onları y&ouml;neten yazılım, veri ve yapay zeka mimarisidir.</p>

<p>Geleceğin savaşları artık yalnızca g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde değil, algoritmalar &uuml;zerinde de kazanılacaktır.</p>

<h2>K&uuml;&ccedil;&uuml;k kazanımlar, b&uuml;y&uuml;k tavizler olmamalı</h2>

<p>İşte tam bu noktada T&uuml;rkiye a&ccedil;ısından en &ouml;nemli stratejik ilke devreye giriyor.</p>

<p>F-35 &ouml;nemlidir.</p>

<p>KAAN&rsquo;ın motor teknolojilerine erişim &ouml;nemlidir.</p>

<p>CAATSA yaptırımlarının kaldırılması da T&uuml;rkiye&rsquo;nin lehinedir.</p>

<p>Ancak bunların hi&ccedil;biri T&uuml;rkiye&rsquo;nin daha b&uuml;y&uuml;k stratejik menfaatlerinden daha değerli değildir.</p>

<p>Kıbrıs&rsquo;taki haklarımız&hellip;</p>

<p>Ege&rsquo;deki egemenlik alanlarımız&hellip;</p>

<p>Doğu Akdeniz&rsquo;deki enerji denklemi&hellip;</p>

<p>Karadeniz&rsquo;in g&uuml;venlik mimarisi&hellip;</p>

<p>Kafkasya&rsquo;daki rol&uuml;m&uuml;z&hellip;</p>

<p>Suriye ve Irak&rsquo;taki g&uuml;venlik &ouml;nceliklerimiz&hellip;</p>

<p>Avrupa Birliği ile geleceğimiz&hellip;</p>

<p>Rusya ve &Ccedil;in ile ilişkilerimizin dengesi&hellip;</p>

<p>Bunların hi&ccedil;biri birka&ccedil; filo savaş u&ccedil;ağı veya motor teknolojisi karşılığında pazarlık konusu yapılamaz.</p>

<p>Amerikan diplomasisinin zaman zaman başvurduğu y&ouml;ntemlerden biri, sınırlı kazanımlar sunarak daha b&uuml;y&uuml;k stratejik tavizler elde etmeye &ccedil;alışmaktır.</p>

<p>Trump ise bu pazarlık siyasetinin belki de en usta uygulayıcılarından biridir.</p>

<p>&Ouml;nce karşı tarafın en &ccedil;ok istediği şeyi masaya koyar.</p>

<p>Ardından onun karşılığında &ccedil;ok daha geniş bir jeopolitik alan a&ccedil;maya &ccedil;alışır.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin bu oyunu doğru okuması gerekir.</p>

<h2>T&uuml;rkiye masaya nasıl oturmalı?</h2>

<p>Bug&uuml;nk&uuml; T&uuml;rkiye, 2019&rsquo;un T&uuml;rkiye&rsquo;si değildir.</p>

<p>KAAN geliştiriliyor.</p>

<p>İHA ve SİHA teknolojilerinde d&uuml;nyanın &ouml;nc&uuml; &uuml;lkeleri arasındayız.</p>

<p>Elektronik harp, m&uuml;himmat, deniz platformları ve savunma sanayiinde &ouml;nemli bir kapasite oluşturduk.</p>

<p>Dolayısıyla masaya psikolojik &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml; kaybetmeden oturmalıyız.</p>

<p>T&uuml;rkiye masaya sadece F-35 almak i&ccedil;in değil, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki otuz yılın stratejik konumunu g&uuml;&ccedil;lendirmek i&ccedil;in oturmalıdır.</p>

<p>Asıl hedef; teknoloji transferini, ortak &uuml;retimi, motor bağımsızlığını, yapay zek&acirc; destekli savunma sistemlerini, siber g&uuml;venliği, hava savunmasını, uzay teknolojilerini ve yerli savunma sanayiini g&uuml;&ccedil;lendirecek kapsamlı bir ortaklık olmalıdır.</p>

<h2>Asıl mesele u&ccedil;ak değil, T&uuml;rkiye&rsquo;nin geleceğidir</h2>

<p>Hayatım boyunca diplomaside de &ouml;zel sekt&ouml;rde de şunu &ouml;ğrendim:</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k devletler size hi&ccedil;bir şeyi hediye etmez.</p>

<p>Hele hele F-35 gibi stratejik bir sistemi asla.</p>

<p>Masaya mutlaka bir hesapla otururlar.</p>

<p>Bug&uuml;n Trump&rsquo;ın yaptığı da budur.</p>

<p>T&uuml;rkiye a&ccedil;ısından &ouml;nemli olan, bu hesabı doğru okuyabilmektir.</p>

<p>&Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde başarımız, paramızla ka&ccedil; adet F-35 alacağımızla değil; bu pazarlığın sonunda ne kadar teknoloji, ne kadar hareket serbestisi ve ne kadar stratejik bağımsızlık kazanacağımızla &ouml;l&ccedil;&uuml;lecektir.</p>

<p>Tarih bize şunu &ouml;ğretiyor:</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k devletler, kısa vadeli asker&icirc; kazanımlar uğruna uzun vadeli jeopolitik &ccedil;ıkarlarını feda etmezler.</p>

<p>T&uuml;rkiye de bu masaya birka&ccedil; filo savaş u&ccedil;ağı almak i&ccedil;in değil, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki otuz yılın jeopolitiğini şekillendirecek bir stratejik ortaklık kurmak i&ccedil;in oturmalıdır.</p>

<p>G&uuml;&ccedil;l&uuml; devletler silah satın alabilir.</p>

<p>Ama b&uuml;y&uuml;k devletler, geleceklerini inşa eder.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/trump-in-f-35-hamlesi-ucaktan-cok-daha-buyuk-bir-pazarlik-2026-07-07-12-22-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/nato-zirvesinde-gundem-yeni-donem-abd-ve-avrupa-icin-roller-degisiyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/nato-zirvesinde-gundem-yeni-donem-abd-ve-avrupa-icin-roller-degisiyor</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>NATO zirvesinde gündem yeni dönem: ABD ve Avrupa için roller değişiyor</title>
      <description>Bu hafta Türkiye’de düzenlenecek NATO liderler zirvesinin odağında, ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’nin daha az sorumluluk üstlenmesini ve diğer müttefiklerin daha fazlasını yapmasını istemesiyle birlikte ittifak için yeni bir model oluşturulması yer alacak.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:58:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T08:58:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupalı liderler, bu yıl T&uuml;rkiye&rsquo;nin Ankara kentinde d&uuml;zenlenen NATO zirvesine, ittifakın tehdit altında olduğu bir d&ouml;nemde geliyor. Liderler, ABD Başkanı Donald Trump&rsquo;ın ve Amerika Birleşik Devletleri&rsquo;nin NATO&rsquo;ya g&uuml;&ccedil;l&uuml; bi&ccedil;imde bağlı kalmasını istiyor. Ancak aynı zamanda ittifakın değişmekte olduğunu ve Avrupa&rsquo;nın konvansiyonel savunması konusunda artık Washington&rsquo;a &ccedil;ok daha az bağımlı olmak zorunda kalacağını da kabul etmiş durumdalar. Trump y&ouml;netimi, Avrupa&rsquo;daki askerlerini ve askeri kabiliyetlerini geri &ccedil;ekerek Amerikan askeri g&uuml;c&uuml;n&uuml; Orta Doğu ve &Ccedil;in&rsquo;in ABD&rsquo;ye rakip haline geldiği Hint-Pasifik b&ouml;lgesinde g&uuml;&ccedil;lendirmeyi hedeflediğini a&ccedil;ık&ccedil;a ortaya koydu.</p>

<h2>NATO 3.0 d&ouml;nemi</h2>

<p>Avrupa h&uuml;k&uuml;metleri, bir&ccedil;ok kişinin NATO 3.0 olarak adlandırdığı yeni d&ouml;neme ge&ccedil;işin m&uuml;mk&uuml;n olduğunca sorunsuz ger&ccedil;ekleşmesini istiyor. Amerikalıların geride bırakacağı boşlukların kusursuz olmasa bile doldurulabileceğine ve b&ouml;ylece daha saldırgan ve daha fazla silahlanmış bir Rusya karşısındaki kırılganlıklarının azaltılacağına g&uuml;venmek istiyorlar. Mevcut d&ouml;nemin tehlikeleri, &Ccedil;in&rsquo;in pazartesi g&uuml;n&uuml; yaklaşık iki yıl aradan sonra ilk kez uzun menzilli bir balistik f&uuml;ze denemesi yapması ve Rusya&rsquo;nın Kiev&rsquo;e y&ouml;nelik bir başka b&uuml;y&uuml;k f&uuml;ze ve insansız hava aracı saldırısıyla bir kez daha g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serildi.</p>

<h2>80 milyar dolarlık taahh&uuml;t</h2>

<p>NATO liderlerinin, Amerikalı olmayan &uuml;yelerin bu yıl ve gelecek yıl toplam 80 milyar dolar taahh&uuml;t etmesiyle Ukrayna&rsquo;ya desteğin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesini onaylaması bekleniyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de zirveye katılarak, Rus saldırıları karşısında &uuml;lkesinin acil hava savunma sistemi ihtiyacını dile getirecek. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise hassas bir denge kurmaya &ccedil;alışıyor. Bir yandan Avrupalı &uuml;ye &uuml;lkeleri g&uuml;venlik i&ccedil;in daha fazla harcama yapmaya teşvik ederken, diğer yandan bu s&uuml;re&ccedil;te Trump&rsquo;ın ittifakı terk etmemesini sağlamaya &ccedil;alışıyor. Rutte ge&ccedil;en hafta yaptığı a&ccedil;ıklamada, &ldquo;NATO 3.0 kavramına hayat vereceğiz: Daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir NATO i&ccedil;inde daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir Avrupa&rdquo; dedi.</p>

<p>Ancak &uuml;st d&uuml;zey Avrupalı yetkililere g&ouml;re en azından gelecek birka&ccedil; yıl boyunca ger&ccedil;ek tablo, daha zayıf bir NATO i&ccedil;inde giderek g&uuml;&ccedil;lenen bir Avrupa olacak. New York Times&#39;ın haberine g&ouml;re daha az Amerikan askeri bulunacak, Amerikan y&uuml;ksek teknoloji askeri kabiliyetleri azalacak ve Trump&rsquo;ın her koşulda NATO&rsquo;nun yardımına koşacağına dair ş&uuml;pheler caydırıcılığı zayıflatacak. Polonya Dışişleri Bakanı ve eski Savunma Bakanı Radoslaw Sikorski, NATO&rsquo;nun İkinci D&uuml;nya Savaşı sonrasında kurulmasından bu yana ge&ccedil;irdiği d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; anlattı.</p>

<p>Bir r&ouml;portajında, &ldquo;NATO 1.0, Sovyet saldırganlığına ve yayılmacılığına karşı net bir savunmaydı. NATO 2.0 ise Soğuk Savaş sonrasında kendine yeni bir ama&ccedil; arayışıydı&rdquo; dedi. Bu d&ouml;nemde ittifak, Kuzey Amerika ve Avrupa&rsquo;nın dışına y&ouml;nelmiş, &ouml;zellikle 11 Eyl&uuml;l saldırılarının ardından Afganistan ve Orta Doğu&rsquo;da ter&ouml;rizmle m&uuml;cadeleye odaklanmıştı.</p>

<p>Sikorski&rsquo;ye g&ouml;re o d&ouml;nemde Rusya potansiyel bir m&uuml;ttefik, en azından eskisi kadar b&uuml;y&uuml;k bir tehdit olarak g&ouml;r&uuml;lm&uuml;yordu ve bazı Avrupalı NATO &uuml;yeleri fiilen silahsızlanmıştı. Ancak Rusya&rsquo;nın 2022&rsquo;de Ukrayna&rsquo;yı tam kapsamlı işgali, &Ccedil;in&rsquo;in artan k&uuml;resel hedefleri ve Washington&rsquo;ın kaynaklarını Avrupa&rsquo;dan Asya&rsquo;ya kaydırma isteğiyle birlikte, Sikorski&rsquo;ye g&ouml;re &ldquo;NATO 3.0 Avrupa&rsquo;nın konvansiyonel savunmanın y&uuml;k&uuml;n&uuml; daha fazla &uuml;stlenmesi ve ABD&rsquo;nin daha &ccedil;ok ihtiya&ccedil; anında yetişen bir s&uuml;vari m&uuml;ttefiki gibi hareket etmesi anlamına gelecek.&rdquo;</p>

<p>Hazırlık i&ccedil;in zaman kısa olabilir. Alman yetkililer ve bir&ccedil;ok NATO yetkilisi, savaş tecr&uuml;besi kazanmış bir Rusya&rsquo;nın 2029 yılına kadar NATO&rsquo;ya karşı bir savaşa hazır olabileceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Bu nedenle Avrupa&rsquo;nın Almanların ifadesiyle daha &ldquo;savaşa hazır&rdquo; hale gelmesi ve bu s&uuml;re&ccedil;te ABD&rsquo;nin gereksiz g&uuml;venlik a&ccedil;ıkları oluşturmaması y&ouml;n&uuml;ndeki baskı artıyor. Ankara&rsquo;da Trump ve yetkililerinin, diğer NATO &uuml;yeleri &uuml;zerindeki savunma harcamalarını artırma baskısını s&uuml;rd&uuml;rmesi ve ge&ccedil;en yıl verilen gayrisafi milli hasılanın y&uuml;zde 5&rsquo;ini 2035 yılına kadar savunmaya ayırma taahh&uuml;d&uuml;ne bağlı kalınmasını istemesi bekleniyor. ABD&rsquo;nin NATO B&uuml;y&uuml;kel&ccedil;isi Matthew Whitaker, ge&ccedil;en hafta m&uuml;ttefikleri, y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;klerini yerine getirenlerin avantaj elde edebileceği, geride kalanların ise zorluklarla karşılaşabileceği konusunda uyardı.</p>

<h2>ABD&#39;nin rol&uuml; kesin olarak değişti</h2>

<p>Avrupalılar bir s&uuml;re boyunca, ABD&rsquo;nin NATO&rsquo;ya katkısını azaltma tehditlerinin Trump&rsquo;ın ilk d&ouml;neminde olduğu gibi zamanla etkisini yitireceğini ummuştu. Ancak artık Amerikalıların bu konuda ciddi olduğunu ve kendi &ccedil;ıkarları doğrultusunda daha fazla sorumluluk &uuml;stlenmeleri gerektiğini kabul ediyorlar. Alman Marshall Fonu&rsquo;nda transatlantik g&uuml;venlik uzmanı olan Claudia Major, &ldquo;ABD&rsquo;nin rol&uuml;n&uuml;n değiştiği artık &ccedil;ok a&ccedil;ık&rdquo; dedi.</p>

<p>Major, Avrupalıların daha fazlasını yapmak zorunda olduklarını bildiklerini s&ouml;yledi. Ona g&ouml;re bu değişim şekillendirilebilir ama &ouml;nlenemez. Bununla birlikte asıl sorular şunlar: Washington desteğini ne kadar hızlı &ccedil;ekecek ve Avrupa buna ne kadar hızlı karşılık verebilecek?</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/nato-zirvesinde-gundem-yeni-donem-abd-ve-avrupa-icin-roller-degisiyor-2026-07-07-12-05-25.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/teknoloji/gunes-firtinasini-durdurmak-2-4-trilyon-dolarlik-icin-uzay-duvari-projesi-onerildi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/teknoloji/gunes-firtinasini-durdurmak-2-4-trilyon-dolarlik-icin-uzay-duvari-projesi-onerildi</link>
      <category>Teknoloji</category>
      <title>Güneş fırtınasını durdurmak için 2,4 trilyon dolarlık için uzay duvarı projesi önerildi</title>
      <description>Bilim insanları, Dünya'yı olası bir güneş süper fırtınasının yıkıcı etkilerinden korumak amacıyla uzaya devasa gaz bulutları salarak manyetik alanı güçlendirmeyi hedefleyen "StormWall" (Fırtına Duvarı) projesini gündeme getirdi.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:43:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T08:43:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, D&uuml;nya&#39;nın manyetik alanını g&uuml;&ccedil;lendirmek i&ccedil;in devasa bir uzay aracı filosu kullanmayı planlıyor. Space Weather dergisinde yayımlanan araştırmaya g&ouml;re, bu y&ouml;ntemle g&uuml;neş s&uuml;per fırtınaları D&uuml;nya&#39;ya &ccedil;arpmadan &ouml;nce zayıflatılabilecek.</p>

<p>The Planetary Society&#39;ye g&ouml;re projenin temel amacı b&uuml;y&uuml;k elektrik şebekesi arızalarını &ouml;nlemek. Ayrıca k&uuml;resel GPS kesintilerini, binlerce uydunun tahrip olmasını ve uzun s&uuml;reli iletişim kesintilerini hafifletmek de hedefleniyor. Ancak geliştirilen bu teknoloji, kuzey ışıklarının (aurora) g&ouml;rsel ş&ouml;lenini potansiyel olarak s&ouml;n&uuml;kleştirebilir.</p>

<p>Esasen bir d&uuml;ş&uuml;nce deneyi olan araştırma, uyduların D&uuml;nya&#39;nın manyetosferine gaz bulutları salmasını &ouml;neriyor. Bu sayede G&uuml;neş&#39;ten gelen y&uuml;kl&uuml; par&ccedil;acık bulutlarının etkisi yumuşatılacak. Makalenin yazarları &quot;StormWall&quot; adını verdikleri bu konsept i&ccedil;in, &quot;İnsanlar D&uuml;nya&#39;nın uzay ortamına daha fazla bağımlı hale geldik&ccedil;e, şiddetli uzay havasından kaynaklanan potansiyel zarar da artmaya devam ediyor.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<h2>Fırtına duvarı nasıl &ccedil;alışacak?</h2>

<p>StormWall projesi, G&uuml;neş&#39;ten gelen y&uuml;kl&uuml; par&ccedil;acık bulutu olan koronal k&uuml;tle atımının yoluna gaz bulutları salmayı &ouml;neriyor. Bu gaz g&uuml;neş ışığı tarafından iyonize edildiğinde, elektriği ileten plazmaya d&ouml;n&uuml;şecek.</p>

<p>Plazma; katı, sıvı ve gazdan sonra maddenin olduk&ccedil;a enerjik olan d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; hali olarak biliniyor. G&uuml;neş r&uuml;zgarında bulunanlar gibi manyetik ve elektromanyetik alanlara g&uuml;&ccedil;l&uuml; tepkiler veriyor.</p>

<p>Araştırmacılar, gezegenin dev manyetik kalkanı olan manyetosferdeki plazma yoğunluğunu artırmanın etkili olacağını savunuyor. StormWall sayesinde D&uuml;nya&#39;nın manyetik kalkanının bozulması daha zor hale gelebilecek. Bu fikir, b&uuml;y&uuml;k jeomanyetik fırtınalar sırasında D&uuml;nya&#39;nın &uuml;st atmosferinin uzaya oksijen iyonları salmasıyla oluşan doğal s&uuml;re&ccedil;ten ilham alıyor.</p>

<p><img alt="Dünya'nın manyetik kalkanı manyetosfer" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/da8626a5-d367-4c80-8225-e9acf46aabe1.jpg" /></p>

<p>Mayıs 2024&#39;te yaşanan g&uuml;&ccedil;l&uuml; jeomanyetik fırtınanın sim&uuml;lasyonlarında, altı uzay aracı 14 saat boyunca baryum benzeri bir gaz saldı. Geliştirilen model, fırtına yoğunluğunda b&uuml;y&uuml;k d&uuml;ş&uuml;şler olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya g&ouml;re, b&uuml;y&uuml;k bir jeomanyetik fırtınanın yoğunluğu y&uuml;zde 50 veya daha fazla azaltılabiliyor.</p>

<p>Boston &Uuml;niversitesi M&uuml;hendislik Fak&uuml;ltesi Makine M&uuml;hendisliği Do&ccedil;enti Brian Walsh araştırma hakkında konuştu. Walsh, &quot;İnsanlar uzaya &ccedil;ıktığından beri, uzay ortamında ne olacağını tahmin etmeye &ccedil;alışıyoruz.&quot; dedi.</p>

<p>Sistemin &ccedil;alışma mantığını a&ccedil;ıklayan Walsh, &quot;Ancak paradigmayı değiştirebilecek bir model geliştirdik. Bu, nehrin taştığını g&ouml;ren k&ouml;ydeki insanlar gibi. Belki bunun ne zaman olacağını tahmin edebilirler ama muhtemelen daha da iyisi bir fırtına duvarı inşa edebilmeleridir. Bizim burada &ouml;nerdiğimiz şey de tam olarak bu.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Walsh ve meslektaşları, y&uuml;zyılda bir g&ouml;r&uuml;len devasa bir jeomanyetik fırtınanın uzayda ve D&uuml;nya&#39;da yıkıcı hasara yol a&ccedil;acağını belirtiyor. Sadece elektrik şebekesinde oluşacak maliyetin 2,4 trilyon doları aşacağı tahmin ediliyor.</p>

<h2>Tarihteki en b&uuml;y&uuml;k jeomanyetik fırtına</h2>

<p>StormWall&#39;un hafifletmek &uuml;zere tasarlandığı g&uuml;neş olayına en iyi &ouml;rnek, 1-2 Eyl&uuml;l 1859&#39;daki Carrington Olayı olarak g&ouml;steriliyor. Bir g&uuml;neş s&uuml;per fırtınası olan bu olay, kayıtlı tarihteki en şiddetli jeomanyetik fırtınaydı.</p>

<p>Astronom ve astrofotograf&ccedil;ı Tom Kerss, o d&ouml;nem yaşananları anlattı. Kerss, &quot;Panama, Kolombiya, Hawaii ve Karayipler&#39;den aurora raporları geldi.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<p>Kerss a&ccedil;ıklamalarına şu s&ouml;zlerle devam etti: &quot;Egzotik bir şeye tanık olmak i&ccedil;in olağan&uuml;st&uuml; bir fırsattı, ancak tamamen zararsız da değildi. Telgraf operat&ouml;rleri elektrik şokları aldı ve kısa s&uuml;reli bazı yangınlar &ccedil;ıktı.&quot;</p>

<p>1859&#39;daki Carrington Olayı, modern elektrik altyapısı kurulmadan hemen &ouml;nce meydana geldi. Kerrs&#39;e g&ouml;re bug&uuml;n bu b&uuml;y&uuml;kl&uuml;kte bir olay, yaygın g&uuml;&ccedil; kaybının zincirleme etkileri nedeniyle &ccedil;ok daha zarar verici boyutlara ulaşabilir.</p>

<h2>Kuzey ışıklarının parıltısı s&ouml;n&uuml;kleşebilir</h2>

<p>Auroralar D&uuml;nya&#39;nın &uuml;st atmosferindeki y&uuml;kl&uuml; par&ccedil;acıklar ve elektrik akımlarından g&uuml;&ccedil; alıyor. Bu nedenle bir jeomanyetik fırtınayı zayıflatmak, kuzey ışıklarının parlaklığını ve menzilini de azaltabilir.</p>

<p>Kerss, &quot;K&uuml;resel aurora g&ouml;zlemlerini tetikleyecek bir olayın bir g&uuml;n insan eliyle hafifletilebilmesi olağan&uuml;st&uuml; bir d&uuml;ş&uuml;nce, ancak b&ouml;yle bir m&uuml;dahalenin fizibilitesini araştırmak i&ccedil;in ge&ccedil;erli bir arg&uuml;man var.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Şiddetli fırtınalar olmadan da bu deneyimin yaşanabileceğini belirten Kerss, &quot;Kuzey ışıklarını İngiltere&#39;ye ve alt 48 eyalete getiren fırtınalar, hafifletilmeyi gerektirecek kadar tehlikeli değil.&quot; dedi.</p>

<h2>Uygulamadaki zorluklar ve maliyet</h2>

<p>&Ouml;nerilen sistem imkansız olmasa da muazzam miktarda malzeme gerektiriyor. Mayıs 2024 sim&uuml;lasyonunda, uzay aracı yaklaşık 384 ton gaz saldı. Tanklar ve uzay aracı g&ouml;vdeleri dahil edildiğinde, tam y&uuml;k yer eşzamanlı y&ouml;r&uuml;ngede toplam 436 tonu aşıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bunun mevcut veya yakın gelecekteki ağır y&uuml;k fırlatma sistemlerinin kapasitesi dahilinde olabileceğini &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yor. Buna rağmen konsept, pratik ve &ccedil;evresel a&ccedil;ıdan b&uuml;y&uuml;k sorunlarla karşı karşıya kalıyor.</p>

<p>Y&ouml;r&uuml;ngeye bu kadar &ccedil;ok malzeme fırlatmak olduk&ccedil;a pahalı bir işlem olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Daha da &ouml;nemlisi bilim insanları, D&uuml;nya&#39;nın manyetosferine y&uuml;zlerce ton iyonize gaz enjekte etmenin t&uuml;m sonu&ccedil;larını hen&uuml;z tam olarak bilmiyor.</p>

<p>Sistemin uygulanabilirliğini sorgulayan Kerss, &quot;Uyduları başka yollarla korumak muhtemelen daha ucuz ve tasarlanması daha kolay bir y&ouml;ntemdir.&quot; ifadesini kullandı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/gunes-firtinasini-durdurmak-2-4-trilyon-dolarlik-icin-uzay-duvari-projesi-onerildi-2026-07-07-11-52-59.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/haberler/ankara-daki-zirveye-ozel-5-liralik-hatira-parasi-tedavule-giriyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/haberler/ankara-daki-zirveye-ozel-5-liralik-hatira-parasi-tedavule-giriyor</link>
      <category>Haberler</category>
      <title>Ankara'daki zirveye özel 5 liralık hatıra parası tedavüle giriyor</title>
      <description>Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi anısına özel olarak tasarlanan ve günlük hayatta kullanılabilecek 500 bin adet 5 liralık madeni para tedavüle sunuluyor.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:10:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T08:10:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Darphane ve Damga Matbaası Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, 36. NATO Zirvesi anısına &ouml;zel bir adım attı. Kurum, Ankara&#39;da d&uuml;zenlenen zirvenin anısını yaşatmak i&ccedil;in tedav&uuml;lde kullanılabilecek &ouml;zel tasarımlı 5 lira hatıra parası bastı.</p>

<p>NATO zirvelerinin ilk resmi toplantısı 1957 yılında Fransa&#39;nın Paris kentinde yapıldı. İttifakın 36. Liderler Zirvesi ise 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara&#39;daki Cumhurbaşkanlığı K&uuml;lliyesi&#39;nde d&uuml;zenleniyor.</p>

<h2>Zirveye &ouml;zel tasarım detayları</h2>

<p>Zirve, ittifak &uuml;yesi &uuml;lkelerin liderlerini ortak g&uuml;venlik ve işbirliği g&uuml;ndemiyle buluşturuyor. T&uuml;rkiye ise tarih boyunca y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; diplomatik girişimlerle uluslararası diyaloğa &ouml;nemli katkılar sunuyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye, stratejik konumu ve k&ouml;kl&uuml; devlet geleneğiyle &ccedil;ok taraflı &ccedil;abalarda etkin rol &uuml;stleniyor. &Uuml;lke, NATO liderlerini ağırlayarak istikrarın g&uuml;&ccedil;lendirilmesine y&ouml;nelik kararlılığını g&ouml;steriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/f2297ad9-b218-4e7a-924f-d4f796b9dc58.jpg" /></p>

<p>Bu kapsamda &quot;5 TL Tedav&uuml;l Madeni NATO Hatıra Parası&quot; &ouml;zel olarak hazırlandı. S&ouml;z konusu hatıra parası, halen tedav&uuml;lde bulunan iki metalli 5 liralık madeni para &uuml;zerine basıldı.</p>

<p>Paranın tura y&uuml;z&uuml;nde NATO logosu, zirvenin d&uuml;zenlendiği yer ve tarih bilgileri yer alıyor. Ayrıca bu y&uuml;zde Cumhurbaşkanlığı K&uuml;lliyesi&#39;nin grafik g&ouml;rseli bulunuyor. Diğer y&uuml;z&uuml;nde ise 5 liranın mevcut tasarımı korunuyor.</p>

<h2>Toplam 500 bin adet &uuml;retilecek</h2>

<p>&Ouml;zel tasarımlı hatıra parasının basım s&uuml;reci iki aşamada planlandı. Darphane, ilk etapta bu &ouml;zel paradan 100 bin adet &uuml;retti.</p>

<p>Zirve s&uuml;resince bu madeni paradan 400 bin adet daha basılması planlanıyor. B&ouml;ylece toplam &uuml;retim miktarının 500 bin adede ulaşması &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>Bu uygulamayla 36. NATO Zirvesi&#39;nin anısının yaşatılması hedefleniyor. Ayrıca vatandaşların g&uuml;nl&uuml;k hayatta kullanabileceği &ouml;zel bir hatıra parasının dolaşıma girmesi ama&ccedil;lanıyor.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/ankara-daki-zirveye-ozel-5-liralik-hatira-parasi-tedavule-giriyor-2026-07-07-11-43-09.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/cin-deki-yapay-zeka-yarisinda-minimax-e-39-milyar-dolarlik-darbe</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/cin-deki-yapay-zeka-yarisinda-minimax-e-39-milyar-dolarlik-darbe</link>
      <category>Yapay Zeka</category>
      <title>Çin'deki yapay zeka yarışında MiniMax'e 39 milyar dolarlık darbe</title>
      <description>MiniMax Group'un kurucusu Yan Junjie, şirketin piyasa değerindeki 39 milyar dolarlık piyasa değeri kaybının ardından yoğun satış baskısıyla karşı karşıya. Yapay zeka milyarderi Junjie, yatırımcıları Hong Kong borsasında işlem gören yapay zeka modeli geliştiricisinin hisselerini elde tutmaya ikna etmeye çalışıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:10:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T08:10:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MiniMax Group&#39;un kurucusu Yan Junjie&#39;nin serveti, Hong Kong borsasında işlem g&ouml;ren yapay zeka modeli geliştiricisinin mart ayındaki zirvesinden bu yana 39 milyar dolarlık piyasa değeri kaybetmesiyle birlikte 9,3 milyar dolar eridi. Ancak patronun kayıpları bununla sınırlı kalmayabilir. &Ccedil;arşamba g&uuml;n&uuml; sona erecek kilitlenme s&uuml;releri, yapay zeka yarışında rakiplerinin gerisinde kalmaya başlayan şirket &uuml;zerindeki satış baskısını daha da artırabilir. Forbes tahminlerine g&ouml;re 37 yaşındaki Y&ouml;netim Kurulu Başkanı ve CEO&#39;nun net serveti, zirve yaptığı 12,6 milyar dolardan 3,3 milyar dolara d&uuml;şt&uuml;. Şirketin ocak ayında ger&ccedil;ekleştirdiği ve 619 milyon dolar gelir sağlayan halka arzın ardından hisseleri, mart ayında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; hisse başına 1.330 Hong Kong doları (170 ABD doları) seviyesindeki rekorun ardından y&uuml;zde 70&#39;in &uuml;zerinde değer kaybetti.</p>

<p>Hisse senedi bu yıl başından bu yana hala y&uuml;zde 1,6 artıda olsa da şirketin ilerlemesine y&ouml;nelik hayal kırıklığı arttık&ccedil;a bir&ccedil;ok yatırımcı iyimser beklentilerini geri &ccedil;ekiyor. MiniMax&#39;ın yeni yapay zeka modelleri kodlama ve finansal analiz gibi karmaşık yapay zeka ajanı g&ouml;revlerini yerine getirme becerilerinde gelişme g&ouml;sterse de piyasa Hong Kong borsasında işlem g&ouml;ren rakibi Zhipu&#39;nun yarışta &ouml;ne ge&ccedil;tiğine inanıyor.</p>

<h2>&quot;Duraklama d&ouml;nemine girdi&quot;</h2>

<p>Araştırma şirketi 86Research&#39;te Şanghay merkezli analist Charlie Chai, &quot;Piyasa MiniMax konusunda karamsar &ccedil;&uuml;nk&uuml; şirket artık &uuml;lke i&ccedil;inde dezavantajlı konumda. D&uuml;nyanın en iyi modelleriyle kıyaslandığında Zhipu aradaki farkı kapatmak i&ccedil;in ilerleme kaydederken, MiniMax&#39;ın ise duraklama d&ouml;nemine girdiği g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor&quot; dedi.&nbsp;Haziran ayında MiniMax, amiral gemisi &uuml;r&uuml;n&uuml; M3 modelini tanıttı ve bu modelin kodlama ile yapay zeka ajanı g&ouml;revleri gibi uzmanlık gerektiren alanlarda &quot;&ouml;nc&uuml; seviyede performans&quot; sunduğunu a&ccedil;ıkladı. Şirket ayrıca M3&#39;&uuml;n ge&ccedil;en yılın sonlarında tanıtılan M2 modeline kıyasla &ouml;nemli gelişmeler i&ccedil;erdiğini ve &ouml;zellikle &uuml;retilen kodlardaki hataları ayıklama konusunda &uuml;st&uuml;n performans g&ouml;sterdiğini belirtiyor.</p>

<p>Ancak bu gelişmeler, yatırımcıların MiniMax&#39;tan &ccedil;ıkıp Hong Kong&#39;un diğer b&uuml;y&uuml;k halka a&ccedil;ık yapay zeka geliştiricisi Zhipu&#39;ya y&ouml;nelmesini engelleyemedi. Bu eğilim, Zhipu hisselerinin bu yıl yaklaşık y&uuml;zde 1.300 y&uuml;kselmesine yol a&ccedil;tı. Forbes Ger&ccedil;ek Zamanlı Milyarderler Listesi&#39;ne g&ouml;re şirketin kurucu ortaklarından ve Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Liu Debing, 28,4 milyar dolarlık servetiyle &Ccedil;in&#39;in en zengin sekizinci kişisi konumuna geldi. Diğer kurucu ortak, &Ccedil;in&#39;in saygın Tsinghua &Uuml;niversitesi&#39;nde yapay zeka profes&ouml;r&uuml; olan Tang Jie de 6,1 milyar dolarlık servetiyle milyarderler arasında yer alıyor.</p>

<p>Tang kısa s&uuml;re &ouml;nce X platformunda Zhipu&#39;nun ilerlemesini &ouml;ven paylaşımlar yaptı. Elon Musk&#39;ın &Ccedil;in kaynaklı &uuml;r&uuml;nlerin muhtemelen 2027&#39;nin ilk &ccedil;eyreğinde Anthropic&#39;in Claude Fable modeline yetişebileceği y&ouml;n&uuml;ndeki tahminine yanıt veren Tang, &Ccedil;in modellerinin ABD&#39;nin en iyi yapay zeka modellerini yakalamasının &quot;o kadar uzun s&uuml;rmeyeceğini&quot; s&ouml;yledi. Bu iyimserlik, Zhipu&#39;nun yine haziran ayında tanıttığı en yeni modeli GLM 5.2&#39;nin Silikon Vadisi&#39;nde b&uuml;y&uuml;k ilgi g&ouml;rmesinin ardından geldi. Şirket ge&ccedil;en yıl ulusal g&uuml;venlik gerek&ccedil;esiyle ABD&#39;nin ticaret kara listesine alınmış olsa da ilerlemeye devam ediyor. Zhipu&#39;ya g&ouml;re GLM 5.2, &ouml;zellikle kodlama gibi nihai sonuca ulaşmadan &ouml;nce &ccedil;ok sayıda ardışık adımın kusursuz bi&ccedil;imde yerine getirilmesini gerektiren uzun vadeli g&ouml;revlerde &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Şirket, GLM 5.2&#39;nin kodlama yeteneklerinde OpenAI&#39;ın GPT-5.5 modelinden daha iyi olduğunu ve aynı alanda Anthropic&#39;in Claude Opus 4.8 modelinin yalnızca biraz gerisinde kaldığını iddia ediyor.</p>

<p>ABD&#39;li milyarder yatırımcı Marc Andreessen de 28 Haziran&#39;da X platformunda yaptığı paylaşımda, &quot;Pek &ccedil;ok zeki insan ve yapay zeka uzmanı, GLM-5.2&#39;nin taviz vermeden Amerikan b&uuml;y&uuml;k laboratuvarlarının halka a&ccedil;ık yapay zeka modellerine yetişen ve &ccedil;oğu zaman onları ge&ccedil;en ilk &Ccedil;in modeli olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor&quot; ifadelerini kullandı. Analistlere g&ouml;re bu tablo karşısında yatırımcılar Zhipu&#39;yu tercih etmeye devam edebilir. MiniMax ise &ccedil;arşamba g&uuml;n&uuml; halka a&ccedil;ık hisselerinin bir kısmındaki satış kısıtlamalarının kaldırılmasıyla ciddi baskıyla karşı karşıya kalabilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bazı stratejik yatırımcılar ile halka arz &ouml;ncesi yatırımcıların kilitlenme s&uuml;releri sona erecek. DZT Research&#39;&uuml;n haziran ayında yayımladığı araştırma notuna g&ouml;re bu tarihten itibaren yaklaşık 153,5 milyon ek MiniMax hissesi alınıp satılabilecek. B&ouml;ylece şirketin serbest dolaşımdaki pay oranı y&uuml;zde 4,1&#39;den y&uuml;zde 50&#39;nin &uuml;zerine &ccedil;ıkacak.</p>

<h2>&quot;&Uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hen&uuml;z kanıtlamadı&quot;</h2>

<p>DZT Research Singapur Araştırma Başkanı Ke Yan notunda, &quot;MiniMax&#39;ın DeepSeek ve GLM karşısındaki &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hen&uuml;z kanıtladığını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yoruz Model hen&uuml;z kendini ispatlamamışken ve kilitlenme sonrası arz artışı yaklaşırken hisse konusunda olumsuz g&ouml;r&uuml;ş&uuml;m&uuml;z&uuml; koruyoruz&quot; ifadelerini kullandı. MiniMax ile yaklaşık aynı d&ouml;nemde, ocak ayında halka a&ccedil;ılan Zhipu&#39;da da bu hafta salı g&uuml;n&uuml; yaklaşık 25,7 milyon hisse &uuml;zerindeki satış kısıtlamaları kalkacak. Ancak 86Research analisti Chai&#39;ye g&ouml;re şirket hisselerinin y&uuml;zde 90&#39;ından fazlası gelecek ocak ayına kadar serbest&ccedil;e işlem g&ouml;remeyecek. Bunun nedeni halka arz &ouml;ncesi yatırımcıların b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n 12 aylık kilitlenme s&uuml;resine tabi olması.</p>

<p>Buna karşın MiniMax a&ccedil;ısından t&uuml;m haberler olumsuz değil. Şirketin en &ouml;nemli stratejik yatırımcısı Alibaba Group Holding g&uuml;venini koruyor. Devlet medyasının 23 Haziran&#39;da yayımladığı habere g&ouml;re Alibaba, MiniMax&#39;ın teknolojisine olumlu bakıyor ve şirketle bulut bilişim ile kurumsal hizmetler gibi alanlarda iş birliği yapmaya istekli. Forbes&#39;ın ulaştığı Alibaba s&ouml;zc&uuml;s&uuml; de şirketin MiniMax hakkındaki olumlu g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; doğruladı.</p>

<p>Bu arada BofA Securities analisti Alex Liu, haziran ayında yayımladığı notta MiniMax hisselerinde &quot;kayıpları telafi edebilecek bir y&uuml;kseliş&quot; potansiyeli g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yazdı. Liu&#39;ya g&ouml;re MiniMax ile Zhipu arasındaki değerleme farkı aşırı a&ccedil;ılmış durumda. MiniMax, 2027 yılı tahmini satışlarının 19 katı seviyesinden işlem g&ouml;r&uuml;rken, Zhipu&#39;nun ileriye d&ouml;n&uuml;k satış &ccedil;arpanı 52 seviyesinde bulunuyor. Nota g&ouml;re MiniMax, ana kara &Ccedil;inli yatırımcıların Hong Kong hisselerinde işlem yapmasına olanak sağlayan Stock Connect Southbound işlem bağlantısına ağustos ayı başlarında dahil edilebilir. Analist, &quot;Zhipu&#39;nun daha y&uuml;ksek değerlemesi; yıllık yinelenen gelirde daha hızlı b&uuml;y&uuml;me, daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; yetenek havuzu ve kamu desteği ile kurumsal gelirlerdeki liderliğini yansıtıyor&quot; diye yazdı.&nbsp;<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cin-deki-yapay-zeka-yarisinda-minimax-e-39-milyar-dolarlik-darbe-2026-07-07-11-16-33.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/teknoloji/gokyuzunde-nadir-hizalanma-mars-ay-ve-ulker-yildiz-kumesi-bulusuyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/teknoloji/gokyuzunde-nadir-hizalanma-mars-ay-ve-ulker-yildiz-kumesi-bulusuyor</link>
      <category>Teknoloji</category>
      <title>Gökyüzünde nadir hizalanma: Mars, Ay ve Ülker yıldız kümesi buluşuyor</title>
      <description>Çilek Dolunayı'nın parlaklığının azalmasıyla birlikte 6-12 Temmuz 2026 tarihleri arasında gökyüzünde çıplak gözle izlenebilecek nadir gezegen hizalanmaları ve Samanyolu görsel şöleni yaşanacak.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:48:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T07:48:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nya, 6 Temmuz Pazartesi g&uuml;n&uuml; yıllık y&ouml;r&uuml;ngesinde G&uuml;neş&#39;e en uzak konumu olan g&uuml;n&ouml;te (aphelion) noktasına ulaştı. Gezegenimiz bu sırada G&uuml;neş&#39;ten yaklaşık 152,1 milyon kilometre (94,5 milyon mil) uzaklıkta yer aldı. En yakın olunan g&uuml;nberi noktasındaki 147,1 milyon kilometre (91,3 milyon mil) mesafeye kıyasla aradaki fark y&uuml;zde 3,4 olarak ger&ccedil;ekleşti.</p>

<p>7 Temmuz Salı g&uuml;n&uuml; ise son d&ouml;rd&uuml;n evresindeki Ay, gece yarısı civarında y&uuml;kselmeye başlayacak. Bu durum akşam saatlerinde karanlık bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml; bırakacak. B&ouml;ylece temmuz ayının 12 gecelik stargazing (yıldız g&ouml;zlemi) penceresi a&ccedil;ılacak. Yıldızlarla dolu bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml; altında kamp yapmak isteyenlerin bu d&ouml;nemi hızlıca değerlendirmesi gerekiyor.</p>

<h2>Gezegenler ve yıldızlar g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml; s&uuml;sleyecek</h2>

<p>9 Temmuz Perşembe g&uuml;n&uuml; g&uuml;n batımından sonra batı ufkuna bakanlar, parlak Ven&uuml;s&#39;&uuml; g&ouml;rebilecek. Ven&uuml;s, Aslan takımyıldızının en parlak &uuml;yesi olan Regulus yıldızının sadece bir derece uzağında parıldayacak. Sıcak ve hızlı d&ouml;nen bir yıldız olan Regulus, d&uuml;nyamızdan yaklaşık 79 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor.</p>

<p>11 Temmuz Cumartesi g&uuml;n&uuml; T&uuml;rkiye saatiyle sabaha karşı 04.00 civarında, doğu-kuzeydoğu ufkunda hareketlilik yaşanacak. Y&uuml;zde 13&#39;&uuml; aydınlanmış olan hilal evresindeki Ay, Mars ve Aldebaran yıldızına olduk&ccedil;a yakın bir konumda y&uuml;kselecek. Boğa takımyıldızındaki bu buluşmaya, &Uuml;lker (Pleiades) a&ccedil;ık yıldız k&uuml;mesi de parıltısıyla eşlik edecek.</p>

<h2>Yaz ortasında Samanyolu g&ouml;zlemi ve Kartal takımyıldızı</h2>

<p>Temmuz ayında ger&ccedil;ek karanlık s&uuml;resi sınırlı olsa da bu hafta nadir g&ouml;ky&uuml;z&uuml; koşulları bir araya geliyor. Ay&#39;ın aradan &ccedil;ekilmesiyle g&ouml;ky&uuml;z&uuml;, g&ouml;zlem i&ccedil;in en uygun saatlerde en karanlık noktasına ulaşıyor. Işık kirliliğinin az olduğu bir alanda g&uuml;n batımından yaklaşık iki saat sonra g&uuml;neydoğu ufkuna bakılması gerekiyor. G&ouml;zlerin karanlığa alışması i&ccedil;in 15-20 dakika beklendiğinde, milyarlarca uzak yıldızın ışığından oluşan Samanyolu net bir şekilde ayırt edilebiliyor.</p>

<p>Bu d&ouml;nemin en kolay bulunan takımyıldızlarından biri olan Kartal (Aquila), hava karardıktan hemen sonra doğuda y&uuml;ksek bir noktada belirecek. Kartal takımyıldızının merkezinde, dev Yaz &Uuml;&ccedil;geni&#39;nin en g&uuml;neyindeki yıldız olan Altair yer alıyor. Vega ve Deneb yıldızlarının aksine Altair, iki s&ouml;n&uuml;k yıldız tarafından sarılarak d&uuml;z bir hat oluşturuyor.</p>

<p>Yaklaşık 17 ışık yılı uzaklıkta bulunan Altair, kendi ekseni etrafında sadece 10 saatte d&ouml;n&uuml;yor. Bu aşırı hızlı d&ouml;n&uuml;ş yıldızın ekvatorda şişkinleşmesine yol a&ccedil;ıyor. G&ouml;ky&uuml;z&uuml; rehberinde bu durum i&ccedil;in, &quot;Altair&#39;e baktığınızda G&uuml;neş&#39;ten &ccedil;ok farklı davranan bir yıldız g&ouml;r&uuml;yorsunuz. Bu bize t&uuml;m yıldızların G&uuml;neş gibi olmadığını hatırlatıyor, hem de hi&ccedil; benzemiyorlar.&quot; ifadesi kullanıldı.</p>

<h2>Temmuz ayının ilerleyen g&uuml;nlerindeki g&ouml;ky&uuml;z&uuml; olayları</h2>

<p>14 Temmuz&#39;da ger&ccedil;ekleşecek yeni ay, ayın en karanlık gecelerini beraberinde getirecek. Bu karanlık, 17 Temmuz&#39;da başlayacak olan yıllık Perseid meteor yağmurunun başlangıcı i&ccedil;in m&uuml;kemmel bir zamanlama sunacak.</p>

<p>Aynı g&uuml;n g&uuml;n batımından sonra Ven&uuml;s&#39;&uuml;n yakınında ince bir hilal belirecek. 29 Temmuz&#39;da ise g&uuml;n batımıyla birlikte dolunay (Buck Moon) g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml; kaplayacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/gokyuzunde-nadir-hizalanma-mars-ay-ve-ulker-yildiz-kumesi-bulusuyor-2026-07-07-11-09-59.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/otomobil/japon-otomobil-devi-3-6-milyar-dolar-yatirimla-fabrikasini-abd-ye-tasiyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/otomobil/japon-otomobil-devi-3-6-milyar-dolar-yatirimla-fabrikasini-abd-ye-tasiyor</link>
      <category>Otomobil</category>
      <title>Japon otomobil devi 3,6 milyar dolar yatırımla fabrikasını ABD'ye taşıyor</title>
      <description>Toyota, Meksika'daki Tacoma model pikap üretiminin bir kısmını Teksas'a taşımak amacıyla 3,6 milyar dolarlık yeni bir yatırım yapacağını açıkladı.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:42:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T07:42:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japon otomotiv devi Toyota Motor, Meksika&#39;daki Baja California fabrikasında ger&ccedil;ekleştirdiği Tacoma orta boy pikap &uuml;retimini ABD&#39;ye taşıma kararı aldı. Şirket, Teksas eyaletindeki San Antonio kamp&uuml;s&uuml;nde 3,6 milyar dolar yatırımlarla yeni bir &uuml;retim tesisi kuracak.</p>

<h2>Fabrika b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; iki katına &ccedil;ıkacak</h2>

<p>Şirketin a&ccedil;ıklamasına g&ouml;re yeni yatırım, San Antonio tesisinde 2 bin kişiye istihdam sağlayacak. Proje kapsamında tesise ikinci bir ara&ccedil; montaj hattı eklenecek. Fabrikanın mevcut alanının 2030 yılına kadar yaklaşık iki katına &ccedil;ıkarılarak genişletilmesi hedefleniyor. Toyota, bu adımla tesisin yıllık &uuml;retim kapasitesini 200 bin adetten 350 bin adete y&uuml;kseltmeyi planlıyor.</p>

<p>San Antonio kamp&uuml;s&uuml;nde şu anda tam boy Tundra pikap ile Sequoia SUV modellerinin hibrit versiyonları &uuml;retiliyor. Ayrıca kamp&uuml;ste yer alan ve sonbaharda &uuml;retime başlaması planlanan arka aks fabrikası i&ccedil;in daha &ouml;nce 531 milyon dolarlık yatırım yapıldığı bildirilmişti. Şirket, tesis inşaatı tamamlandığında Tacoma &uuml;retimini yeni fabrikaya aktaracak. Tacoma modelinin Meksika&#39;daki Guanajuato fabrikasındaki &uuml;retimi ise devam edecek.</p>

<h2>Trump y&ouml;netiminin ticaret politikaları etkili oldu</h2>

<p>Yatırım kararı, Trump y&ouml;netiminin Kanada ve Meksika ile olan &uuml;&ccedil;l&uuml; ticaret anlaşmasını uzatmayacağını ve yıllık incelemeler yapacağını a&ccedil;ıklamasından kısa bir s&uuml;re sonra geldi. Toyota Motor Kuzey Amerika &Uuml;st Y&ouml;neticisi (CEO) Ted Ogawa, &quot;Toyota&#39;nın Kuzey Amerika&#39;ya yatırıma devam etmesi, b&ouml;lgenin iş g&uuml;c&uuml;ne, inovasyonuna ve uzun vadeli b&uuml;y&uuml;me potansiyeline olan g&uuml;venimizin bir kanıtıdır.&quot; dedi. Ogawa, San Antonio fabrikasını b&uuml;y&uuml;terek Amerikan imalatına olan bağlılıklarını derinleştirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Beyaz Saray s&ouml;zc&uuml;s&uuml;, yatırım kararının ardından bir a&ccedil;ıklama yaptı. S&ouml;zc&uuml;, &quot;Toyota&#39;nın yatırım duyurusu, Trump y&ouml;netiminin g&uuml;mr&uuml;k tarifeleri, dereg&uuml;lasyon ve vergi indirimleri g&uuml;ndemi tarafından y&ouml;nlendirilen bir&ccedil;ok yatırımdan biridir.&quot; ifadesini kullandı. Teksas Valisi Greg Abbott ise bu yatırımın 20 million dolarlık eyalet hibesinden ve diğer teşviklerden yararlanmaya hak kazanacağını belirtti.</p>

<h2>Otomotiv pazarında rekabet kızışıyor</h2>

<p>Toyota, hibrit ara&ccedil;lara y&ouml;nelik k&uuml;resel talebin artmasıyla birlikte ABD pazarında General Motors (GM) ile arasındaki satış farkını kapatmayı hedefliyor. Yılın ilk yarısında Toyota&#39;nın ABD satışları 2025&#39;in aynı d&ouml;nemine g&ouml;re y&uuml;zde 0,5 artarak 1,24 milyon adete ulaştı. Rakibi GM ise aynı d&ouml;nemde y&uuml;zde 6,8 d&uuml;ş&uuml;şle 1,34 milyon ara&ccedil; satışı ger&ccedil;ekleştirdi.</p>

<p>Toyota yetkilileri, &uuml;retim transferi s&uuml;recinde Meksika&#39;daki operasyonlarını koruyacaklarını dile getirdi. Şirket s&ouml;zc&uuml;s&uuml;, &quot;Bu yatırım Toyota&#39;nın &uuml;retim kapasitesini genişletmekte ve daha geniş Kuzey Amerika &uuml;retim ağımızı tamamlamaktadır.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/japon-otomobil-devi-3-6-milyar-dolar-yatirimla-fabrikasini-abd-ye-tasiyor-2026-07-07-10-48-38.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dunya/hurmuz-de-gerilim-tirmaniyor-iki-gemiye-saldiri-iddiasi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dunya/hurmuz-de-gerilim-tirmaniyor-iki-gemiye-saldiri-iddiasi</link>
      <category>Dünya</category>
      <title>Hürmüz'de gerilim tırmanıyor: İki gemiye saldırı iddiası</title>
      <description>ABD merkezli Axios, iki ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberinde, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen iki ticari gemiyi füze saldırısıyla hedef aldığını öne sürdü. Haberde, gemilerin ağır hasar aldığı ancak olayda ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi. İran tarafı ise iddialara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:29:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T07:29:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Axios&#39;un aktardığı bilgilere g&ouml;re, Washington y&ouml;netimi saldırının ardından İran&#39;daki askeri hedeflere y&ouml;nelik olası karşılık se&ccedil;eneklerini masaya yatırdı. Bununla birlikte ABD y&ouml;netimi, s&ouml;z konusu iddiaları resmi olarak doğrulamadı.</p>

<h2>UKMTO&#39;nun a&ccedil;ıklaması dikkat &ccedil;ekti</h2>

<p>Saldırı iddiaları, Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı&#39;nın (UKMTO) g&uuml;n i&ccedil;inde yaptığı duyurunun ardından g&uuml;ndeme geldi. UKMTO, Umman&#39;ın Limah kıyılarının yaklaşık 8 deniz mili a&ccedil;ığında seyreden bir tankerin iskele tarafından yabancı bir cisimle vurulduğunu, bunun sonucunda gemide yangın &ccedil;ıktığını a&ccedil;ıkladı.</p>

<p>Ajans, olayda can kaybı ya da &ccedil;evre kirliliği yaşanmadığını bildirirken, b&ouml;lgedeki gemilere dikkatli seyretmeleri ve ş&uuml;pheli durumları yetkililere bildirmeleri &ccedil;ağrısında bulundu.</p>

<h2>H&uuml;rm&uuml;z Boğazı yakından izleniyor</h2>

<p>D&uuml;nya petrol ticaretinin &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne ev sahipliği yapan H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nda yaşanabilecek g&uuml;venlik riskleri, enerji piyasaları a&ccedil;ısından kritik &ouml;nem taşıyor. Olayla ilgili incelemeler s&uuml;rerken, saldırının sorumluluğuna ilişkin resmi makamlar tarafından doğrulanmış bir a&ccedil;ıklama hen&uuml;z yapılmış değil.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/hurmuz-de-gerilim-tirmaniyor-iki-gemiye-saldiri-iddiasi-2026-07-07-10-31-34.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/dus-ulkesinde-bir-yazz</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/dus-ulkesinde-bir-yazz</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Düş ülkesinde bir Yazz!</title>
      <description>Göcek’in yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen özel bir koyunda konumlanan Yazz Collective, doğayla uyumlu mimarisi, özgün gastronomi anlayışı ve çağdaş yaşam kültürüyle Akdeniz’de lüks konaklamaya yeni bir bakış açısı kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda öncelikle iyi kalpli olmasına dikkat edilen personeliyle de sektöre ilham veriyor.</description>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:48:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-06T12:48:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aslına bakarsanız, her şey ilk bakışta zor g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Dalaman&rsquo;da u&ccedil;aktan indikten sonra bir saat kara yoluyla Fethiye&rsquo;deki balık&ccedil;ı barınağına gideceksiniz. Ardından tekne ile yirmi dakika daha yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen g&ouml;zlerden uzak koyuna ulaşacaksınız. &Uuml;stelik sadece misafirlerinin değil, personelinin de denizden transfer edildiği bir nokta Yazz Collective. Ancak kurucu ortak Mehmet Can Uzun&rsquo;un oturttuğu sistemle daha havalimanında bavullarınızı almadan &ouml;zel bir karşılamayla başlayan hizmet her şeyin kolaylıkla akacağını ve &uuml;st&uuml;ne bambaşka bir hik&acirc;ye yaşayacağınızın sinyallerini veriyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/8eb8acf4-582c-468b-bf5b-0f92f90f6762.jpeg" />Deneyim odaklı markalar geliştiren bir girişimci olan Mehmet Can Uzun, kariyeri boyunca turizm, yaşam tarzı ve misafirperverlik alanlarında &ccedil;alışmış; insanların mek&acirc;n ve markayla kurduğu duygusal bağı merkeze alan yaklaşımıyla tanınan bir isim. Ve yurt dışına &ccedil;ıktığında evine alır gibi Yazz Collective&rsquo;in restoranına se&ccedil;tiği tabaklardan da yola &ccedil;ıkarsak Yazz Collective&rsquo;in her dokusuna onun karakteri n&uuml;fuz etmiş.</p>

<p>&ldquo;Hayallerimin olduğu yerde ticari fırsat g&ouml;rd&uuml;m. Burası başlangı&ccedil; noktası!&rdquo; diye tanımlıyor Yazz Collective&rsquo;i. Ve bulunduğumuz yeri Akdeniz&rsquo;den d&uuml;nyaya a&ccedil;ılacak bir butik otel markası olarak konumlandırıyor. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki s&uuml;re&ccedil;te İtalya, İspanya ve Yunanistan&rsquo;da Yazz Collective&rsquo;in l&uuml;ks&uuml; yeniden tasarlayan yaşam tarzı butik otelcilikte bir ilke imza atacak. Aklındaki ilk rotanın Como g&ouml;l&uuml; olduğunu s&ouml;ylediğinde b&ouml;lgenin pop&uuml;laritesinde katkısı olan George Clooney&rsquo;i Yazz Collective&rsquo;de hayal etmek g&uuml;&ccedil; değil. &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;den &ccedil;ıkan ilk Akdenizli butik otel markası neden olmasın? Tarih de, deniz de bizde&hellip; &Uuml;stelik d&uuml;nyanın en iyi servisini T&uuml;rkler veriyor&rdquo; diyor.</p>

<p><img alt="Mehmet Can Uzun" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/702d6987-7707-46b3-b229-86ac9362dbf1.jpeg" />Hen&uuml;z altı yıllık gen&ccedil; bir marka olmasına karşın Yazz Collective, kısa s&uuml;rede uluslararası l&uuml;ks seyahatin dikkat &ccedil;eken destinasyonlarından biri oldu. D&uuml;nyanın se&ccedil;kin bağımsız otellerini bir araya getiren Small Luxury Hotels of the World (SLH) koleksiyonuna kabul edilen Yazz Collective, aynı zamanda Serandipians &uuml;yesi ve Forbes Travel Guide Global Partnership Program kapsamında hizmet standartlarını uluslararası &ouml;l&ccedil;ekte geliştirmeyi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>&Ccedil;am ormanları ile turkuaz suların arasında yer alan Yazz Collective, doğayla, gastronomiyle, iyi yaşamla ve anlamlı deneyimlerle şekillenen bir konaklama markası olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. 35 bağımsız konaklama birimi mahremiyetin, sadeliğin ve rafine konforun bir araya geldiği yaşam deneyiminin bir par&ccedil;ası. Koyun doğal yapısına yerleşen oda, s&uuml;it ve villalar denizle i&ccedil; i&ccedil;e, doğayla kesintisiz bir ilişki kurarken; y&uuml;ksek konforu ev hissiyle buluşturan kişisel yaşam alanları sunuyor. Mimarisinden peyzajına kadar her detay, bulunduğu coğrafyaya saygı duyan anlayışın temsilcisi.</p>

<p>Bu yaklaşım, uluslararası platformlarda aldığı prestijli &ouml;d&uuml;llerle de destekleniyor. Haute Grandeur Global Excellence Awards 2025 kapsamında &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;nin En İyi L&uuml;ks Butik Oteli&rdquo; se&ccedil;ilen Yazz Collective, gastronomi alanında World Luxury Restaurant Awards 2024&rsquo;te &uuml;&ccedil; farklı kategoride &ouml;d&uuml;le layık g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Cond&eacute; Nast Traveler Readers&rsquo; Choice Awards 2024 kapsamında Avrupa&rsquo;nın &ouml;ne &ccedil;ıkan l&uuml;ks otelleri arasında g&ouml;sterilen marka, Gault&amp;Millau T&uuml;rkiye 2026 tarafından ise Best Boutique Hotel ve Hotel Selection Award ile onurlandırıldı.</p>

<p>Uluslararası &uuml;yelikler ve &ouml;d&uuml;llerle k&uuml;resel l&uuml;ks seyahatte yeni nesil ağırlamayı temsil eden Yazz Collective aslında l&uuml;ks&uuml; tanımlarken ayrışıyor.</p>

<p>&ldquo;L&uuml;ks uzun yıllar boyunca daha b&uuml;y&uuml;k odalar, daha ihtişamlı lobiler ve daha kusursuz hizmet standartlarıyla &ouml;zdeşleştirildi. Sekt&ouml;r, misafirlerine her ge&ccedil;en yıl daha fazlasını sunmayı başardı. Ama bence aynı d&ouml;nemde &ouml;nemli bir şeyi yavaş yavaş kaybetti; karakterini&rdquo; diyerek s&ouml;ze başlıyor Mehmet Can Uzun.</p>

<p>&ldquo;Bug&uuml;n d&uuml;nyanın bir&ccedil;ok yerinde olağan&uuml;st&uuml; oteller var. Kusursuz tasarlanmış odalar, etkileyici mimariler ve m&uuml;kemmel servis&hellip; Buna rağmen ayrıldıktan birka&ccedil; ay sonra isimlerini bile hatırlamakta zorlandığımız pek &ccedil;ok deneyim yaşıyoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insanlar sonunda g&ouml;rd&uuml;klerini değil, kendilerini nasıl hissettiklerini hatırlıyor. Yazz Collective tam da bu d&uuml;ş&uuml;nceden doğdu. Amacımız yeni bir otel yapmak değildi. Biz, ger&ccedil;ek l&uuml;ks&uuml; yeniden d&uuml;ş&uuml;nmek istedik. Bana g&ouml;re ger&ccedil;ek l&uuml;ks, g&ouml;steriş değildir. Sessiz bir &ouml;zg&uuml;vendir. Ger&ccedil;ek l&uuml;ks, ulaşılmaz olmak da değildir; insanın kendisi olabildiği bir ortam yaratabilmektir. Ger&ccedil;ek l&uuml;ks, kusursuzluk değil; doğallıktır. Ve en &ouml;nemlisi, ger&ccedil;ek l&uuml;ks; doğadan ya da konfordan &ouml;d&uuml;n vermek zorunda kalmadan ikisini aynı deneyimde buluşturabilmektir. Yazz&#39;ı tasarlarken kendimize s&uuml;rekli aynı soruyu sorduk: &ldquo;Gelenler burada nasıl hissedecek? Ayrıldıktan sonra buranın adı ge&ccedil;tiğinde hangi duygular canlanacak?&rdquo;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/d1f9e753-807c-4205-8b44-ae1ed9926181.jpeg" /></p>

<p>&ldquo;Bizim i&ccedil;in ger&ccedil;ek l&uuml;ks&uuml;n en &ouml;nemli unsurlarından biri de insanın kendini ger&ccedil;ekten rahat hissedebileceği bir ev duygusu yaratmaktı&rdquo; diyor Uzun. &ldquo;Zarif ama &ccedil;abalamayan bir tasarım anlayışı, y&uuml;ksek konfor, mahremiyet ve kişiselleştirilmiş misafirperverlik bu yaklaşımın temelini oluşturdu. Misafirlerimizin kendilerini bir otelde değil, ait oldukları yerde hissetmelerini istedik. Yazz&#39;ın yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen izole bir koyda yer alması da konseptimizin en &ouml;nemli unsurlarından biri. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasında mahremiyet ve dinginlik, l&uuml;ks&uuml;n en değerli h&acirc;line d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Bu nedenle Yazz&#39;ın izole konumu, misafirlerine yalnızca fiziksel bir ka&ccedil;ış değil; hayatın ritmini yeniden duyabilecekleri, kendileriyle ve doğayla yeniden bağ kurabilecekleri bir alan sunuyor. Doğayla kurduğumuz ilişki de aynı anlayışın bir par&ccedil;ası. Biz doğanın i&ccedil;ine bir otel yerleştirmek istemedik; doğanın ritmine uyum sağlayan bir yaşam deneyimi tasarlamaya &ccedil;alıştık. L&uuml;ks&uuml;n doğayı d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmesi değil, doğayla birlikte var olabilmesi gerektiğine inanıyoruz.&rdquo;</p>

<p>Yazz&#39;ı tasarlarken bir başka hedefinin de insanların g&uuml;nlerini nasıl yaşayacaklarını dikte etmemek olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. &ldquo;Bazıları b&uuml;t&uuml;n g&uuml;n&uuml; teknede ge&ccedil;irmek isteyebilir. Bazıları sabah yogasıyla başlayıp kitabıyla baş başa kalmayı se&ccedil;ebilir. Bazıları ise g&uuml;n doğumundan gece yarısına kadar sosyalleşmek... Ger&ccedil;ek l&uuml;ks, tek bir yaşam bi&ccedil;imi sunmak değil; herkesin kendi ritmini yaşayabileceği &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; yaratmaktır. Bu y&uuml;zden Yazz&#39;ın merkezinde hi&ccedil;bir zaman odalar olmadı. Merkezinde insanlar var. Ve insanlar arasındaki bağ.&rdquo;</p>

<p>Yazz Collective&rsquo;de g&uuml;n doğumuyla başlayan yoga seansları, deniz aktiviteleri, esenlik rit&uuml;elleri ve doğayla i&ccedil; i&ccedil;e deneyimler misafirlerin Akdeniz&rsquo;in ritmiyle de yeniden bağ kurmasını sağlıyor. Bu yaklaşımın merkezinde yer alan Yazz Experience Center, misafirlerin yalnızca dinlenmelerine değil; &uuml;retmelerine, keşfetmelerine ve yeni deneyimler yaşamalarına alan a&ccedil;ıyor. Seramik at&ouml;lyeleri, sezon boyunca değişen at&ouml;lyeler ve k&uuml;rat&ouml;rl&uuml; deneyimler, konaklamayı klasik bir tatilin &ouml;tesine taşıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/119ec312-03f4-4c7b-be9e-4c40318a1b4d.jpeg" /></p>

<p>Yazz Collective&rsquo;deki keyifli m&uuml;kemmelliğin en &ouml;nemli unsuru ise &ccedil;alışanları. En tepeden en alta t&uuml;m personel size kusursuz bir konfor sunarken, bunu son derece d&uuml;zeyli ama sevecen bir ev sahibi niteliğinde yapıyor. Bu konu hizmet ve ağırlama sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n en kritik konusu olduğundan a&ccedil;ık&ccedil;ası Mehmet Can Uzun&rsquo;un nasıl bir y&ouml;ntem izlediğini merak ediyorum. Neye g&ouml;re se&ccedil;im yapıyor, nasıl bir eğitim s&uuml;reci s&ouml;z konusu oluyor? &ldquo;İşte tam bu nedenle markamızın adını Yazz Collective koyduk&rdquo; diyor kendisi de baştan ayağa bu &ouml;zellikleri taşıyan Mehmet Can Uzun. &ldquo;Yazz&rdquo;, yaz mevsiminin kendisini değil; onun insanda bıraktığı hissi temsil ediyor. &ldquo;Collective&rdquo; ise misafirleri, &ccedil;alışanları, şefleri, sanat&ccedil;ıları, m&uuml;zisyenleri ve aynı değerleri paylaşan herkesi kapsayan yaşayan bir topluluğu ifade ediyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biz hi&ccedil;bir zaman yalnızca bir otel inşa ettiğimize inanmadık. Biz, insanların hem mek&acirc;nla hem de markayla duygusal bağ kurabileceği bir k&uuml;lt&uuml;r tasarlamaya &ccedil;alıştık. Bug&uuml;n geriye d&ouml;n&uuml;p baktığımda Yazz&#39;ı bir otel olarak g&ouml;rm&uuml;yorum. Benim i&ccedil;in Yazz, Akdeniz&#39;e duyduğum hayranlığın, insan davranışlarına olan merakımın ve misafirperverliğe bakış a&ccedil;ımın somutlaşmış h&acirc;li. Personelimizi &ouml;zellikle b&ouml;lge insanlarından se&ccedil;iyoruz ve doğru istihdam yaratmayı &ouml;nemsiyoruz. En &ouml;ncelikli kriterimiz iyi bir kalbinin olması ve gelişmeye istekli olması. Mutlu mu, kendiyle barışık mı, kendini seviyor mu, &ouml;nemli olan bu. İşin teknik kısmı sonra geliyor. Eğitimi bizzat kendim veriyor ve aceleye getirmiyorum. Hata yapmaktan korkmamalarını, yaptıklarında bunu telafi edebilecek yaklaşımları geliştirmelerini sağlıyorum.&rdquo;</p>

<p>Yapay zeka &ccedil;ağında insana kalan en &ouml;nemli değer olan duygusal zekanın ticaret aklıyla v&uuml;cut bulmuş hali olan Mehmet Can Uzun, t&uuml;m &ouml;zellikleriyle adeta bir yaşam ko&ccedil;u. Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi Sosyoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;&#39;nden mezun olan Uzun&rsquo;un &ouml;z ge&ccedil;mişi de gen&ccedil;lere ilham verecek nitelikte. Daha &uuml;niversite yıllarında Spor Kurulu Başkanlığı g&ouml;revini &uuml;stlenerek uluslararası spor organizasyonları, festivaller ve etkinlikler d&uuml;zenlemiş. İnsanları, deneyimleri ve mek&acirc;nları bir araya getirme tutkusuyla sonraki yıllarda ve bug&uuml;n eğlence, etkinlik ve dijital girişimcilik alanlarında projeler geliştiriyor.</p>

<p>Uzun, T&uuml;rkiye&#39;nin girişim sermayesi yatırımı alan ilk internet girişimlerinden birinin kurucu ortakları arasında yer aldı. 2001 yılında Hillside ile turizm sekt&ouml;r&uuml;ne adım atmasının ardından yıllar i&ccedil;inde T&uuml;rkiye&#39;nin &ouml;nde gelen &ldquo;leisure&rdquo; markalarından birinin farklı iş kollarında g&ouml;rev alarak otellerden spor kul&uuml;plerine, spa&#39;lardan yaşam tarzı projelerine kadar geniş bir yelpazede operasyon, marka geliştirme ve misafir deneyimi &uuml;zerine &ccedil;alıştı ve bu s&uuml;re&ccedil;te yalnızca başarılı işletmeler kurmakla kalmayıp insanların bir mek&acirc;nı neden benimsediklerini de &ouml;z&uuml;msedi. Yirmi yılı aşkın sekt&ouml;r deneyiminin ardından l&uuml;ks otelciliğin giderek daha kusursuz h&acirc;le geldiğini, ancak &ccedil;oğu zaman aynı &ouml;l&ccedil;&uuml;de ruh ve karakter taşımadığını g&ouml;zlemlediğini belirten Uzun, bu d&uuml;ş&uuml;nceyle 2020 yılında yapımcı Timur Savcı ile birlikte Yazz Collective&#39;in kurulmasının yolunu a&ccedil;ıyor. Ve belli ki artık kendi ekol&uuml;n&uuml; yaydığı farklı bir olgunluk d&ouml;neminde.</p>

<p>Bunun bir yansıması da Yazz Restaurant&rsquo;ın mutfağında karşımıza &ccedil;ıkıyor. Akdeniz&#39;in bereketini, yerel &uuml;reticileri ve mevsimselliği merkeze alan, d&uuml;nyaya a&ccedil;ık bir mutfak Yazz&rsquo;daki. &ldquo;Bize g&ouml;re iyi gastronomi yalnızca iyi yemek değildir; bulunduğu coğrafyanın hik&acirc;yesini anlatabilmektir&rdquo; diyor Mehmet Can Uzun.</p>

<p>Yazz Restaurant&rsquo;ın mutfağı &ldquo;az m&uuml;dahale, maksimum rafinelik&rdquo; anlayışı &uuml;zerine kurulu. Mevsimselliği ve yerel &uuml;reticileri merkeze alan gastronomi yaklaşımı; Dat&ccedil;a bademi, Memecik zeytinyağı, Ege otları ve b&ouml;lgenin en nitelikli &uuml;r&uuml;nlerini &ccedil;ağdaş tekniklerle buluşturuyor. Yazz Farm &amp; Garden, mutfağın doğal uzantısı olarak yıl boyunca &uuml;retimi desteklerken, bah&ccedil;eden sofraya uzanan yaklaşım gastronomi deneyiminin merkezinde yer alıyor. Bu anlayış, Sea to Table ve Farm &amp; Fire to Table Chef&rsquo;s Dinner deneyimleriyle farklı bir boyut kazanıyor.</p>

<p><img alt="Şef Gökçen Yıldırım" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/194fb864-4f17-45c8-ae00-9d66eea450df.jpeg" />Şeflerin sahilde veya doğanın i&ccedil;inde hazırladığı &ouml;zel akşam yemekleri, gastronomiyi yalnızca bir restoran deneyimi olmaktan &ccedil;ıkarıp Akdeniz yaşam k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n bir par&ccedil;asına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. &ldquo;Burada k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir bostanımız var. Onun dışında &uuml;r&uuml;nlerimizi en yakın &uuml;reticilerden temin ediyoruz. Coğrafi işaretli yerlerden yararlanıyoruz. Bu sene Yazz&rsquo;a ilişkin en &ccedil;ok konuşulmasını istediğim şey domates mesela. &Ccedil;ok iyi bir domates yersen mutlu olursun. Kışın şefimizi buna &ccedil;alıştırdım. İstiyorum ki, buraya gelenler &ccedil;ok iyi domates yedik desinler&rdquo; diyerek &ouml;nemli bir parantez a&ccedil;ıyor Uzun.</p>

<p>Nitekim, İzmir Karşıyakalı 26 yıllık şef G&ouml;k&ccedil;en Yıldırım&rsquo;ın koyun eski sakini balık&ccedil;ı bir aileden tarifini alarak geliştirdiği &ccedil;upra balığı buğulamanın suyuna domatesin kattığı lezzetin tadı h&acirc;l&acirc; damaklarımızda. &lsquo;Şamandra&rsquo; rit&uuml;elini hemen harekete ge&ccedil;iren bu buğulama, b&uuml;t&uuml;n koyu g&ouml;ren manzarasıyla son derece şık restoranda kurulan sofrada, diyet yapanları bile baştan &ccedil;ıkararak ekmek banmalarına neden oldu. Yazz Collective i&ccedil;in ger&ccedil;ek l&uuml;ks, en nadir &uuml;r&uuml;ne ulaşabilmek değil; doğanın sunduğu en iyi malzemeyi, &ouml;z&uuml;ne sadık kalarak misafirle buluşturmak olduğundan &ldquo;lezzetli domates&rdquo; işin felsefesini de &ouml;zetliyor.&nbsp;</p>

<p>Mehmet Can Uzun&rsquo;un l&uuml;kse ilişkin s&ouml;zleri ise duvara asılabilir: &ldquo;L&uuml;ks&uuml;n geleceğinin daha b&uuml;y&uuml;k yapılarda ya da daha fazla g&ouml;sterişte değil; sadelikte, anlamda, aidiyet duygusunda ve insanın kendisini ger&ccedil;ekten iyi hissettiği deneyimlerde olduğuna inanıyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;ek l&uuml;ks g&ouml;sterilmez. Ger&ccedil;ek l&uuml;ks hissedilir.&rdquo;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dus-ulkesinde-bir-yazz-2026-07-06-16-18-45.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/teknoloji/threads-in-sessiz-basarisi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/teknoloji/threads-in-sessiz-basarisi</link>
      <category>Teknoloji</category>
      <title>Threads'in sessiz başarısı</title>
      <description>Meta'nın bir zamanlar Elon Musk'ın X platformuna rakip olarak konumlandırdığı sosyal platform Threads, artık aylık 500 milyon kullanıcıya ulaştı. Metin tabanlı sosyal medya platformları zorlansa da uzmanlar Threads’in yarattığı nostalji havasının yavaş yavaş büyümesine olanak sağlayabileceğini düşünüyor.</description>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:29:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-06T12:29:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elon Musk&#39;ın 2022 yılında Twitter&#39;ı satın alıp adını X olarak değiştirmesinin ardından Meta, Threads adlı rakip bir platform a&ccedil;tı. Uygulama, 100 milyon kullanıcı kaydına en hızlı ulaşan uygulama olarak OpenAI&#39;ın ChatGPT&#39;sini geride bıraktı. O zamandan bu yana Meta ve Silikon Vadisi&#39;nin geri kalanı, sosyal medyadan uzaklaşıp yapay zekaya odaklandı. Threads de ilgi odağı olmaktan &ccedil;ıktı. Buna rağmen platform b&uuml;y&uuml;meyi hi&ccedil; bırakmadı. Meta ge&ccedil;en ay Threads&#39;in aylık 500 milyon kullanıcıya ulaştığını a&ccedil;ıkladı. Bu kilometre taşı, platformu Elon Musk&#39;ın X&#39;i kadar pop&uuml;ler hale getiriyor.</p>

<p>Threads artık giderek X kadar Reddit&#39;e de benziyor. Kullanıcılar platformda haber akışından ziyade belirli topluluklara y&ouml;nelerek dizileri, ma&ccedil; &ouml;zetlerini, magazin dedikodularını ve g&uuml;ncel olayları tartışıyor. En pop&uuml;ler konular arasında K-pop, WNBA, ilişkiler, dram-komedi kitapları ve Heated Rivalry gibi televizyon dizileri yer alıyor.</p>

<h2>Sıradaki hedef Snapchat&rsquo;i geride bırakmak</h2>

<p>Facebook ve Instagram&#39;ın da sahibi olan Meta, Threads&#39;i haber ve siyasetin konuşulduğu ancak bunların ana &ccedil;ekim unsuru olmadığı bir sohbet alanı olarak konumlandırarak b&uuml;y&uuml;tt&uuml;. Şirket insanların metin tabanlı uygulamayı kullanma bi&ccedil;imine uygun &ouml;zellikler geliştirdi. Topluluklara &ouml;zel b&ouml;l&uuml;mler oluşturdu, en aktif paylaşım yapan kullanıcılara rozetler verdi ve kullanıcıların kendi algoritmalarını &ouml;zelleştirmelerine olanak tanıdı. New York Times&rsquo;a konuşan Threads&#39;in başındaki Connor Hayes, platformun tek bir ilkeyle b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yledi: &quot;Kullanıcıların niyetini takip etmek.&quot;&nbsp;</p>

<p>Ayrıca hedeflerinin bir milyar kullanıcıya ulaşmak olduğunu belirtti. Threads bu hedefe ulaşırsa, mali raporlara g&ouml;re 956 milyon kullanıcıya sahip Snapchat&#39;i geride bırakmış olacak. Hayes, 37 yaşında ve verdiği r&ouml;portajda şunları s&ouml;yledi: &quot;Başarıyı ş&ouml;yle tanımlıyoruz: Kamusal sohbetler i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k ve en iyi platform olmak istiyoruz.&quot;</p>

<h2>Sosyal medya mı yapay zeka mı?</h2>

<p>Threads, yapay zeka &ccedil;ağında Meta&#39;nın sosyal medya alanındaki g&uuml;c&uuml;n&uuml; bir kez daha ortaya koyuyor ve milyonlarca kişinin kullandığı sosyal medya uygulamalarındaki başarılı serisini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Bu başarı aynı zamanda Meta&#39;nın sosyal ağ k&ouml;klerinin &ouml;tesine ge&ccedil;ip ge&ccedil;emeyeceğine dair soruları da yeniden g&uuml;ndeme getiriyor.</p>

<p>Meta CEO&#39;su Mark Zuckerberg son yıllarda şirketini metaverse ve yapay zeka gibi farklı alanlara y&ouml;nlendirmeye &ccedil;alıştı. Ancak sonu&ccedil;lar karışık oldu. Meta mart ayında amiral gemisi metaverse platformunu k&uuml;&ccedil;&uuml;ltme kararı alırken, yapay zeka alanında Google, Anthropic ve OpenAI ile rekabet ediyor. Son d&ouml;nemde Zuckerberg ayrıca Meta&#39;nın, pop&uuml;ler tahmin piyasaları Polymarket ve Kalshi&#39;ye benzer bir akıllı telefon uygulaması geliştirmesi i&ccedil;in de baskı yapıyor.</p>

<p>Zuckerberg, Threads konusundaki beklentileri daha sınırlı tuttu ve uygulamanın Instagram, Facebook, WhatsApp ve Messenger&#39;ın ardından &quot;uygulama ailesindeki beşinci b&uuml;y&uuml;k uygulama&quot; olabileceğini s&ouml;yledi. Yakın zamanda yatırımcılarla yaptığı bir g&ouml;r&uuml;şmede yapay zekadan 49 kez, Threads&#39;ten ise yalnızca iki kez bahsetti. Temmuz 2023&#39;te Threads i&ccedil;in şunları s&ouml;ylemişti: &quot;Bu devasa bir proje değil. Zaman i&ccedil;inde odağımızın yapay zeka ve metaverse &uuml;zerinde olmasını bekleyebilirsiniz.&quot;</p>

<p>Buna rağmen S&amp;P Global Visible Alpha araştırma biriminin başkanı Melissa Otto, Threads&#39;in Meta a&ccedil;ısından ivme ve b&uuml;y&uuml;me g&ouml;steren ilgin&ccedil; bir başarı hikayesine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yledi. Otto, &quot;Diğer uygulamalarının b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ve &ouml;l&ccedil;eğiyle kıyaslandığında daha yavaş ilerliyor olabilir ama potansiyeli kesinlikle var&rdquo; diye ekledi.&nbsp;</p>

<h2>Instagram desteği</h2>

<p>2023&#39;te kullanıma sunulan Threads, başlangı&ccedil;ta uygulamayı &uuml;&ccedil; milyar kullanıcısına tanıtan Instagram&#39;ın desteğiyle b&uuml;y&uuml;d&uuml;. Threads hesabı a&ccedil;mak isteyen kullanıcıların Instagram hesaplarını bağlaması gerekiyordu ve biri silinmeden diğeri de silinemiyordu. O d&ouml;nemde Threads, Instagram&#39;ın başındaki Adam Mosseri tarafından y&ouml;netiliyordu. Ge&ccedil;en temmuz ayında Zuckerberg, daha &ouml;nce &uuml;retken yapay zekadan sorumlu başkan yardımcısı olan Connor Hayes&#39;i, Threads&#39;i bağımsız bir platform olarak y&ouml;netmesi i&ccedil;in g&ouml;revlendirdi.</p>

<p>Ekim ayında Hayes, topluluklara y&ouml;nelik yeni &ouml;zellikler sundu. Bunlar arasında bazı gruplara uygulama i&ccedil;inde resmi kanallar verilmesi de vardı. Aralık ayında ise Threads, en sık paylaşım yapan &quot;topluluk şampiyonlarına&quot; &ouml;zel profil tasarımları sunmaya başladı. Daha sonra bu kullanıcıların &uuml;lke genelinde partiler ve y&uuml;z y&uuml;ze etkinlikler d&uuml;zenlemesine de destek verdi.</p>

<h2>Milenyum kuşağının nostaljisi</h2>

<p>2025 yılında Threads&#39;e katılan ve 190 binden fazla &uuml;yeye sahip bir K-pop topluluğunun &quot;topluluk şampiyonu&quot; olan 38 yaşındaki Alli Kimmel, Threads&#39;in atmosferini &quot;Milenyum kuşağının MySpace d&ouml;nemindeki vahşi batısı&quot; olarak tanımlıyor. Ona g&ouml;re platform, X ve diğer sosyal medya uygulaması Bluesky&#39;dan farklı ve eski sosyal medya d&ouml;nemlerini hatırlatıyor. Kimmel ş&ouml;yle diyor: &quot;Threads kullanıcılarının b&uuml;y&uuml;k kısmı 30&#39;lu ve 40&#39;lı yaşlarında. Platform, siyasallaşmış bir ortam olmaktan &ccedil;ok eğlenceli, sa&ccedil;ma ve rastgele paylaşımların etrafında d&ouml;n&uuml;yor.&quot;</p>

<p>Hayes de Threads&#39;in kendisinde benzer bir milenyum kuşağı nostaljisi uyandırdığını s&ouml;yl&uuml;yor. Uygulamayı, 2011 yılında &ccedil;alışmaya başladığı Facebook&#39;un ilk yıllarına benzetiyor. Instagram ve Facebook giderek daha fazla yapay zeka &uuml;retimi i&ccedil;eriklere y&ouml;nelirken, Threads&#39;in cazibesinin ger&ccedil;ek insanlar arasındaki sohbetler olduğunu ifade ediyor.</p>

<p>Bununla birlikte Threads de yapay zekayı platforma entegre etmeye &ccedil;alışıyor. Mayıs ayında bazı kullanıcılar, X&#39;in Grok sohbet botuna benzer şekilde Meta AI adlı yapay zeka hesabını etiketleyerek ona soru sorabilir hale geldi. Şirket, Threads&#39;teki bazı i&ccedil;eriklerin de yapay zeka tarafından &uuml;retildiğini ancak bunun Instagram ve Facebook&#39;a kıyasla daha d&uuml;ş&uuml;k seviyede olduğunu belirtti.</p>

<p>Ocak ayında Threads, platformdan gelir elde etmeye y&ouml;nelik ilk adım olarak reklam g&ouml;stermeye başladı. Uygulama, kullanıcı sayısı dışında gelir veya kullanım verilerine ilişkin başka rakam paylaşmadı. Otto, &quot;Bir sonraki Facebook olabilir ya da b&uuml;y&uuml;k bir başarısızlığa d&ouml;n&uuml;şebilir. Ger&ccedil;ek kullanıcı etkileşimini a&ccedil;ıklamaya başlayana kadar bunu ger&ccedil;ekten bilemeyeceğiz&rdquo; dedi. Otto&#39;ya g&ouml;re Threads, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir reklam işiyle birlikte bir milyar kullanıcıya ulaşırsa yılda en az 30 milyar dolar gelir elde edebilir. Bu ge&ccedil;en yıl gelirinin neredeyse tamamını reklamlardan sağlayarak 201 milyar dolar kazanan Meta i&ccedil;in &ouml;nemli bir katkı anlamına gelir.</p>

<p>Meta, Threads&#39;e Instagram veya Facebook &uuml;zerinden yapılan y&ouml;nlendirmeler yerine doğrudan gelen kullanıcıların oranının arttığını a&ccedil;ıkladı ancak rakam paylaşmadı. Şirket ayrıca Threads&#39;in &ouml;zellikle Asya&#39;da pop&uuml;ler hale geldiğini son bir yılda kullanıcıların uygulamada ge&ccedil;irdiği toplam s&uuml;renin G&uuml;ney Kore&#39;de y&uuml;zde 80, Japonya&#39;da ise y&uuml;zde 130 arttığını s&ouml;yledi.</p>

<p>Buna karşılık diğer metin tabanlı sosyal ağlar zorlanıyor. X mart ayında son &ccedil;eyrekte reklam gelirlerinin 100 milyon dolar azaldığını bildirdi. X&#39;in diğer rakiplerinden Mastodon&#39;un aktif kullanıcı sayısı 758 bine geriledi. Bu rakam Elon Musk&#39;ın Twitter&#39;ı satın almasından sonraki aylarda ulaştığı zirvenin y&uuml;zde 70 altında. Bluesky ise bu yıl 45 milyon kullanıcıya ulaştığını a&ccedil;ıkladı. Hayes&#39;e g&ouml;re Threads başarısını kanıtladık&ccedil;a, Meta&#39;nın yapay zeka ve akıllı g&ouml;zl&uuml;kler gibi alanlara odaklanmasına rağmen şirket i&ccedil;indeki &ouml;nemi de artacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/threads-in-sessiz-basarisi-2026-07-06-15-35-39.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/cikolata-dunyayi-degistiren-en-tatli-hikaye</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/cikolata-dunyayi-degistiren-en-tatli-hikaye</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Çikolata: Dünyayı değiştiren en tatlı hikâye</title>
      <description>Bir kare çikolata yalnızca tatlı bir kaçamak değil. İçinde tarih, psikoloji, sağlık, ekonomi, marka yönetimi ve hatta medeniyetin en ilginç hikâyelerinden biri saklı.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:15:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-07T07:15:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nyada hemen hemen herkesin &uuml;zerinde uzlaşabildiği &ccedil;ok az şey var.</p>

<p>&Ccedil;ikolata onlardan birisi.</p>

<p>Bir doğum g&uuml;n&uuml;nde de karşımıza &ccedil;ıkar, sevgililer g&uuml;n&uuml;nde de&hellip; Bayramlarda ikram edilir, uzun bir iş g&uuml;n&uuml;n&uuml;n sonunda kendimize verdiğimiz k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ouml;d&uuml;l olur. Kahvenin yanında sessizce bekler; bazen de &ccedil;ocukluğumuzun en g&uuml;zel anılarını tek lokmada geri getirir.</p>

<p>Belki de &ccedil;ikolatayı bu kadar &ouml;zel yapan, yalnızca tadı değil.</p>

<p>O, damağımıza olduğu kadar hafızamıza da dokunur.</p>

<p>&Ccedil;ocukluğumuzun bayramları, okul &ccedil;ıkışında alınan ilk gofret, ilk aşkın hediyesi, annenin gizlice uzattığı k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kare &ccedil;ikolata&hellip;</p>

<p>&Ccedil;ikolata &ccedil;oğu zaman bir yiyecekten &ccedil;ok bir duygudur.</p>

<h2>Mutluluğun kimyası</h2>

<p>Bilim de bunu doğruluyor.</p>

<p>Kakao; teobromin, az miktarda kafein ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; antioksidanlar i&ccedil;eriyor. Şeker ise beynin &ouml;d&uuml;l merkezini harekete ge&ccedil;irerek dopamin salgılanmasını artırıyor. İşte bu y&uuml;zden stresli, yorgun ya da mutsuz olduğumuzda elimizin &ccedil;ikolataya gitmesi tesad&uuml;f değil.</p>

<p>Ancak burada &ouml;nemli bir ayrım var.</p>

<p>Kaliteli bitter &ccedil;ikolata ile aşırı şekerli, katkı maddeleriyle dolu bir &uuml;r&uuml;n aynı şey değildir.</p>

<p>Bug&uuml;n bir&ccedil;ok araştırma, y&uuml;zde 70 ve &uuml;zeri kakao i&ccedil;eren bitter &ccedil;ikolatanın &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; t&uuml;ketildiğinde kalp ve damar sağlığına katkı sağlayabileceğini, kan dolaşımını destekleyebileceğini ve antioksidan bakımından zengin olduğunu g&ouml;steriyor.</p>

<p>Sorun kakaoda değil.</p>

<p>Sorun aşırı şekerde ve &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;z t&uuml;ketimde.</p>

<p>Hayatta olduğu gibi&hellip;</p>

<p>Kalite &ccedil;oğu zaman miktardan daha değerlidir.</p>

<h2>İsvi&ccedil;re&rsquo;nin sırrı</h2>

<p>&Ccedil;ikolatanın anavatanının İsvi&ccedil;re olduğunu sanırız.</p>

<p>Oysa ger&ccedil;ek &ccedil;ok daha eskidir.</p>

<p>Yaklaşık &uuml;&ccedil; bin yıl &ouml;nce Orta Amerika&rsquo;da yaşayan Mayalar ve Aztekler kakaoyu kutsal kabul ediyor, onu acı ve baharatlı bir i&ccedil;ecek olarak t&uuml;ketiyordu.</p>

<p>Avrupa kakaoyu keşfetti.</p>

<p>İsvi&ccedil;re ise onu m&uuml;kemmelleştirdi.</p>

<p>On dokuzuncu y&uuml;zyılda geliştirilen s&uuml;tl&uuml; &ccedil;ikolata, yeni &uuml;retim teknikleri ve olağan&uuml;st&uuml; kalite anlayışı sayesinde İsvi&ccedil;re bug&uuml;n &ccedil;ikolatanın d&uuml;nya başkentlerinden biri h&acirc;line geldi.</p>

<p>Lindt, Nestl&eacute; ve diğer İsvi&ccedil;reli &uuml;reticiler yalnızca &ccedil;ikolata &uuml;retmediler.</p>

<p>Kalite &uuml;rettiler.</p>

<p>G&uuml;ven &uuml;rettiler.</p>

<p>Prestij &uuml;rettiler.</p>

<p>Asıl başarı da burada yatıyor.</p>

<h2>&Ccedil;ikolata sadece kakao değildir</h2>

<p>Bug&uuml;n k&uuml;resel &ccedil;ikolata sekt&ouml;r&uuml; y&uuml;z milyarlarca dolarlık dev bir ekonomi oluşturuyor.</p>

<p>Amerikan Mars (1911), Snickers, Mars, M&amp;M&rsquo;s ve Twix ile sekt&ouml;r&uuml;n en b&uuml;y&uuml;k oyuncularından biri.</p>

<p>Hershey (1894), Amerika&rsquo;nın en k&ouml;kl&uuml; &ccedil;ikolata şirketi.</p>

<p>İtalyan Ferrero (1946), Nutella, Kinder ve Ferrero Rocher ile yalnızca &uuml;r&uuml;n değil, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir marka k&uuml;lt&uuml;r&uuml; yarattı.</p>

<p>İsvi&ccedil;re&rsquo;nin Lindt &amp; Spr&uuml;ngli ve Nestl&eacute;&lsquo;si, Bel&ccedil;ika&rsquo;nın Godiva ve Leonidas&rsquo;ı, Mondelēz International &ccedil;atısı altındaki Milka, Toblerone ve Cadbury gibi markalar ise d&uuml;nyanın d&ouml;rt bir yanında milyonlarca t&uuml;keticiye ulaşıyor.</p>

<p>İlgin&ccedil; olan şu:</p>

<p>Bu şirketlerin b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu kakaoyu kendi &uuml;lkelerinde yetiştirmiyor.</p>

<p>D&uuml;nyadaki kakaonun yaklaşık &uuml;&ccedil;te ikisi Fildişi Sahili ve Gana&rsquo;da &uuml;retiliyor.</p>

<p>Ham madde Afrika&rsquo;dan geliyor.</p>

<p>Katma değer ise Avrupa ve Amerika&rsquo;da oluşuyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; asıl kazan&ccedil;, kakaoyu yetiştirmekte değil; onu bilgiyle, tasarımla, kaliteyle ve markayla buluşturabilmekte.</p>

<p>Aslında bu yalnızca &ccedil;ikolatanın değil, k&uuml;resel ekonominin de kısa &ouml;zetidir.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;nin sessiz başarısı</h2>

<p>Sanılanın aksine T&uuml;rkiye de &ccedil;ikolata d&uuml;nyasının dışında değil.</p>

<p>&Uuml;lker, Eti, Ş&ouml;len, Elvan, Tayas, Sagra, Melodi ve son yıllarda hızla gelişen butik &uuml;reticiler hem i&ccedil; pazarda hem de ihracatta &ouml;nemli başarılar elde ediyor.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/dergi/solen-buyumenin-tarifini-yeni-kategoriler-yaratmakta-buldu">Ş&ouml;len b&uuml;y&uuml;menin tarifini yeni kategoriler yaratmakta buldu</a></p>

<p>&Ouml;zellikle fındıklı &ccedil;ikolata &uuml;retiminde T&uuml;rkiye&rsquo;nin doğal bir avantajı var.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nyanın en kaliteli fındığının b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; bizim topraklarımızda yetişiyor.</p>

<p>T&uuml;rk iş d&uuml;nyasının bu alandaki en dikkat &ccedil;ekici adımlarından biri ise 2007 yılında ger&ccedil;ekleşti.</p>

<p>Bel&ccedil;ika&rsquo;nın d&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; l&uuml;ks &ccedil;ikolata markası Godiva, Yıldız Holding tarafından satın alındı.</p>

<p>Bu yalnızca b&uuml;y&uuml;k bir şirket satın alması değildi.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin k&uuml;resel marka y&ouml;netiminde s&ouml;z sahibi olabileceğini g&ouml;steren &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;m noktasıydı.</p>

<p>Bug&uuml;n Godiva&rsquo;nın sahibi bir T&uuml;rk şirketi.</p>

<p>Fakat t&uuml;keticilerin zihninde Godiva h&acirc;l&acirc; Bel&ccedil;ikalı, Lindt İsvi&ccedil;reli, Ferrero ise İtalyan olarak yaşamaya devam ediyor.</p>

<p>Bu da bize &ouml;nemli bir ger&ccedil;eği hatırlatıyor.</p>

<p>Marka satın almak değerlidir.</p>

<p>Ama bir &uuml;lkenin kendi adını kaliteyle &ouml;zdeşleştirmesi &ccedil;ok daha uzun, sabırlı ve zahmetli bir s&uuml;re&ccedil;tir.</p>

<h2>T&uuml;rkiye neden bir &ccedil;ikolata devi &ccedil;ıkaramıyor?</h2>

<p>D&uuml;nyada kişi başına en fazla &ccedil;ikolata t&uuml;keten &uuml;lke yaklaşık 11 kilogramla İsvi&ccedil;re.</p>

<p>Onu Estonya, Almanya, Birleşik Krallık, Avusturya, Bel&ccedil;ika ve İskandinav &uuml;lkeleri izliyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye bu listenin olduk&ccedil;a gerisinde.</p>

<p>Bunun &ouml;nemli nedenlerinden biri k&uuml;lt&uuml;r.</p>

<p>Biz kakao medeniyetinden değil; baklava, lokum, helva, aşure, s&uuml;tl&uuml; tatlılar ve şerbet geleneğinden geliyoruz.</p>

<p>&Ccedil;ikolata hayatımıza daha ge&ccedil; girdi.</p>

<p>Bug&uuml;n ise bayramlardan kahve ikramına, &ouml;zel g&uuml;nlerden iş toplantılarına kadar g&uuml;nl&uuml;k hayatımızın vazge&ccedil;ilmezlerinden biri h&acirc;line geldi.</p>

<p>Fakat beni d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ren başka bir soru var.</p>

<p>D&uuml;nyanın en kaliteli fındığını &uuml;reten &uuml;lke biziz.</p>

<p>Peki neden d&uuml;nyanın en prestijli &ccedil;ikolata markalarından biri T&uuml;rkiye&rsquo;de doğmadı?</p>

<p>Sorun kakao eksikliği değil.</p>

<p>Sorun katma değer yaratabilmek.</p>

<p>İsvi&ccedil;re&rsquo;nin bize &ouml;ğrettiği en &ouml;nemli ders tam da bu.</p>

<p>Zenginlik yalnızca doğal kaynakta değil; bilgi, tasarım, kalite, marka ve sabırda gizlidir.</p>

<p>Bu ders yalnızca &ccedil;ikolata i&ccedil;in değil; zeytinyağından tekstile, yazılımdan mobilyaya kadar T&uuml;rkiye&rsquo;nin b&uuml;t&uuml;n &uuml;retim alanları i&ccedil;in ge&ccedil;erlidir.</p>

<p>Ham madde satarak zenginleşen &uuml;lke sayısı azdır.</p>

<p>Marka yaratan &uuml;lkeler ise kalıcı refah &uuml;retir.</p>

<h2>&Ccedil;ikolatadan hayata dair bir ders</h2>

<p>Bana g&ouml;re &ccedil;ikolata aslında hayatın k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ouml;zeti.</p>

<p>İyi bir &ccedil;ikolata aceleyle yenmez.</p>

<p>Kalitelisi se&ccedil;ilir.</p>

<p>Yavaş yavaş tadına varılır.</p>

<p>Paylaşıldık&ccedil;a daha da g&uuml;zelleşir.</p>

<p>Hayat da &ouml;yledir.</p>

<p>En değerli şeyler &ccedil;oğu zaman en pahalı olanlar değil, en &ouml;zenle &uuml;retilenlerdir.</p>

<p>İyi dostluklar&hellip;</p>

<p>İyi kitaplar&hellip;</p>

<p>İyi fikirler&hellip;</p>

<p>İyi markalar&hellip;</p>

<p>Ve iyi &ccedil;ikolatalar&hellip;</p>

<p>Hepsi zaman, emek ve sabır ister.</p>

<p>Belki de bir kare &ccedil;ikolatanın bize anlattığı en b&uuml;y&uuml;k ger&ccedil;ek budur:</p>

<p>Mutluluk &ccedil;oğu zaman &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k şeylerde değil, k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama kaliteli ayrıntılarda saklıdır.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin de &ouml;n&uuml;ndeki yol aslında &ccedil;ok a&ccedil;ık.</p>

<p>D&uuml;nyanın en iyi hammaddelerinden bazılarına sahibiz.</p>

<p>Şimdi bunları d&uuml;nyanın en g&uuml;&ccedil;l&uuml; markalarına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rebilecek &ouml;zg&uuml;vene, tasarım anlayışına ve uzun vadeli vizyona daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ikolatadan &ouml;ğrendiğim en &ouml;nemli ders şu:</p>

<p>&Uuml;r&uuml;n&uuml; herkes yapabilir. Ama efsaneyi yalnızca marka yaratır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cikolata-dunyayi-degistiren-en-tatli-hikaye-2026-07-06-11-39-48.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/yapay-zeka-veri-merkezleri-76-yillik-sirkete-ivme-kazandiracak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/yapay-zeka-veri-merkezleri-76-yillik-sirkete-ivme-kazandiracak</link>
      <category>Yapay Zeka</category>
      <title>Yapay zeka veri merkezleri 76 yıllık şirkete ivme kazandıracak</title>
      <description>Richards ailesi, elektrik üretim şirketi Southwire sayesinde Amerika’nın en zengin ailelerinden biri. Yapay zeka veri merkezleri, servetleri 13 milyar dolara ulaşan Richards ailesinin 76 yıllık şirketine büyük ivme kazandırmaya hazırlanıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:36:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-06T07:36:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Batı Georgia&rsquo;daki k&uuml;&ccedil;&uuml;k Carrollton şehrinin sakinleri i&ccedil;in Richards soyadı ya da en azından Southwire ismi son derece tanıdık. Yaklaşık 28 bin n&uuml;fuslu bu şehirde yaşayan bir&ccedil;ok kişi şirkette &ccedil;alışıyor. Southwire, yarım y&uuml;zyıldan uzun s&uuml;redir merkezini burada bulunduruyor. Southwire&rsquo;ın kurucusu Roy Richards (1985&rsquo;te vefat etti), doğup b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml; şehre b&uuml;y&uuml;k katkılar sağladı. Carroll City-County Hospital Authority&rsquo;nin y&ouml;netim kurulu başkanlığını, Peoples Bank of Carrollton&rsquo;ın başkanlığını, Carroll County Chamber of Commerce&rsquo;in başkanlığını ve Georgia Chamber of Commerce&rsquo;in y&ouml;neticiliğini yaptı. Şehirde bulunan West Georgia &Uuml;niversitesi&rsquo;nin Richards College of Business fak&uuml;ltesi de adını ondan alıyor. Bunun nedeni ise oğlu Roy Richards Jr.&rsquo;ın okula yaptığı bağış ve 1990 yılında kurduğu aile vakfı aracılığıyla şehre ve &ccedil;evresine destek vermeyi s&uuml;rd&uuml;rmesi.</p>

<h2>2025&#39;te geliri&nbsp;9,7 milyar dolara &ccedil;ıktı</h2>

<p>Carrollton dışında Southwire &ccedil;ok bilinen bir marka olmasa da ABD&rsquo;de elektriğin dağıtımında kullanılan tel ve kabloların yaklaşık yarısını &uuml;retiyor. Şirketin verilerine g&ouml;re Amerikan evlerinin yaklaşık yarısında da Southwire elektrik tesisatı bulunuyor. En az 40 ABD kentinde ve d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli &uuml;lkelerinde faaliyet g&ouml;steren şirketin dokuz binden fazla &ccedil;alışanı var. Bakır fiyatlarındaki artış, pandemi sonrasında elektrik altyapısına y&ouml;nelik y&uuml;kselen talep ve şimdi de veri merkezlerinin etkisiyle Southwire&rsquo;ın geliri 2025 yılında rekor seviyeye ulaşarak 9,7 milyar dolara &ccedil;ıktı. Forbes tahminlerine g&ouml;re bu rakam, 2021&rsquo;e kıyasla y&uuml;zde 50&rsquo;den fazla artış anlamına geliyor. Aynı gelişmeler Richards ailesine de b&uuml;y&uuml;k kazan&ccedil; sağladı. Şirketin hala y&uuml;zde 100&rsquo;&uuml;ne sahip olan ailenin servetinin yaklaşık 13,1 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Bu da onları Amerika&rsquo;nın en zengin ailelerinden biri yapıyor.</p>

<h2>ABD&#39;de veri merkezi yatırımları d&ouml;rt katına &ccedil;ıktı</h2>

<p>Yapay zeka veri merkezlerindeki patlama nedeniyle ailenin servetinin b&uuml;y&uuml;meye devam etmesi bekleniyor. ABD Fed&nbsp; verilerine g&ouml;re 2021 ile 2025 yılları arasında veri merkezlerine yapılan yatırımlar d&ouml;rt katına &ccedil;ıktı. ABD&rsquo;de şu anda 1.500 yeni veri merkezi geliştirme aşamasında bulunuyor. Bu yeni yapay zeka veri merkezleri, geleneksel &ccedil;iplere kıyasla iki ila d&ouml;rt kat daha fazla enerji t&uuml;keten son derece g&uuml;&ccedil;l&uuml; GPU &ccedil;ipleriyle &ccedil;alışıyor.</p>

<p>Bu durum, Kasım 2024&rsquo;te yapay zeka veri merkezlerinin b&uuml;y&uuml;mesini desteklemek i&ccedil;in gerekli ağır hizmet kablolarını &uuml;reten Kuzey Carolina&rsquo;daki tesislerinden birinin kapasitesini &uuml;&ccedil; katına &ccedil;ıkaran Richards ailesi a&ccedil;ısından olduk&ccedil;a olumlu. Southwire ayrıca bu b&uuml;y&uuml;me dalgasına daha iyi hazırlanabilmek amacıyla tesislerinin modernizasyonuna 1,8 milyar dolar yatırım yaptı. National Electrical Contractors Association CEO&rsquo;su David Long, &ldquo;Southwire teknolojinin en ileri noktasında kalmaya &ccedil;alışıyor&rdquo; diyor.</p>

<p>2030 yılına kadar yapay zeka kaynaklı veri merkezlerinin enerji talebinin y&uuml;zde 175 artması &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Ancak Southwire&rsquo;a g&ouml;re enerji arzı, veri merkezi işletmecileri i&ccedil;in şimdiden en b&uuml;y&uuml;k kısıtlardan biri haline geldi. Hatta GPU erişiminden bile daha &ouml;nemli g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu da elektrik şirketlerinin, elektriği nasıl ilettiklerinden maliyetleri nasıl y&ouml;nettiklerine kadar bir&ccedil;ok konuyu yeniden değerlendirmek zorunda kalacağı ve Southwire gibi altyapı ortaklarına her zamankinden daha fazla ihtiya&ccedil; duyulacağı anlamına geliyor.</p>

<p>Ailenin hikayesi yaklaşık 90 yıl &ouml;ncesine, 1937&rsquo;ye uzanıyor. B&uuml;y&uuml;kannesinin evine elektrik bağlamak isteyen 25 yaşındaki Roy Richards, Georgia Tech&rsquo;ten mezun olduktan kısa s&uuml;re sonra Carroll County&rsquo;ye d&ouml;nd&uuml; ve elektrik direkleri &uuml;retmeye başladı. Mayıs 1967&rsquo;de Forbes&rsquo;a verdiği r&ouml;portajda, &ldquo;G&uuml;ney&rsquo;de sanayileşme daha yeni başlıyordu&rdquo; demişti. Kırsal b&ouml;lgelere elektrik ulaştırmayı ama&ccedil;layan federal kredi programının desteğiyle Richards &amp; Associates adlı şirketi, sonraki iki bu&ccedil;uk yıl boyunca kırsal Amerika genelinde 5 bin 632 kilometre uzunluğunda kablo hattı d&ouml;şedi.</p>

<h2>Veri merkezlerine dair endişeler</h2>

<p>Veri merkezlerinin hızla ve tartışmalı bi&ccedil;imde yaygınlaşması, &ccedil;evre duyarlılığıyla tanınan Southwire i&ccedil;in hem b&uuml;y&uuml;k bir fırsat hem de &ouml;nemli bir sınav niteliğinde. &Uuml;lke genelindeki kırsal b&ouml;lgelerde yaşayan bir&ccedil;ok kişi, yeni veri merkezlerinin ciddi g&uuml;r&uuml;lt&uuml; kirliliğine yol a&ccedil;tığını &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yor ve bu tesislerin elektrik faturalarını artıracağından endişe ediyor. Southwire k&uuml;resel bir şirket olsa da ticari ve k&uuml;lt&uuml;rel k&ouml;kleri sıkı bi&ccedil;imde Georgia&rsquo;ya bağlı. Nitekim Georgia eyaletinde, yerel y&ouml;netimlerin 2028 yılına kadar yeni veri merkezlerine izin vermesini yasaklayacak bir yasa tasarısı g&uuml;ndeme getirildi.</p>

<p>Buna rağmen veri merkezlerinin, Southwire gibi elektrik &uuml;retim sekt&ouml;r&uuml;ndeki şirketler i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k fırsatlar yarattığı inkar edilemez. David Long, &ldquo;Bu hızlanma herkesi farklı d&uuml;ş&uuml;nmeye zorladı. Veri merkezleri &ouml;nemli bir itici g&uuml;&ccedil; ancak bundan faydalanan tek sekt&ouml;r onlar değil&quot; diyor.&nbsp;G&ouml;z &ouml;n&uuml;nde olmamayı tercih eden Richards ailesinin de bu gelişmelerden en b&uuml;y&uuml;k faydayı sağlayacak taraflardan biri olacağını s&ouml;ylemek yanlış olmaz. Aile, Roy Richards&rsquo;ın şirketi halka a&ccedil;mama geleneğini bug&uuml;ne kadar s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Richards, 1976&rsquo;da ş&ouml;yle demişti: &ldquo;Bu bizim i&ccedil;in bir avantaj. D&uuml;ş&uuml;k profilli olmanın pek &ccedil;ok faydası var ve Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu&rsquo;nun evrak işleriyle vakit kaybetmiyoruz. Başlangı&ccedil;ta bankacıların hi&ccedil;biri kim olduğumuzu bilmiyordu. Artık bu bir sorun değil.&rdquo;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yapay-zeka-veri-merkezleri-76-yillik-sirkete-ivme-kazandiracak-2026-07-06-10-42-44.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/milyarderler/abd-nin-en-zengin-ailesi-waltonlarin-500-milyar-dolarlik-servetinin-arka-plani</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/milyarderler/abd-nin-en-zengin-ailesi-waltonlarin-500-milyar-dolarlik-servetinin-arka-plani</link>
      <category>Milyarderler</category>
      <title>ABD’nin en zengin ailesi: Waltonların 500 milyar dolarlık servetinin arka planı</title>
      <description>Walmart'ın kurucuları Sam ve Bud Walton'ın soyundan gelenlerin serveti bugün yarım trilyon dolara ulaştı. Bu yükselişle Waltonların serveti, ABD’nin en zengin ikinci ailesinin servetini üç kattan fazla geçti.</description>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 07:02:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-06T07:02:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes ge&ccedil;en hafta her biri en az 10 milyar dolar servete sahip &ccedil;ok kuşaklı 54 aileyi i&ccedil;eren ABD&#39;nin en zengin aileleri listesinin ikinci edisyonunu yayımladı. &Uuml;lkenin a&ccedil;ık ara en zengin ailesi olan Waltonların serveti, Şubat 2024&#39;te yayımlanan listeden bu yana neredeyse iki katına &ccedil;ıkarak tahmini 253 milyar dolar arttı ve 520 milyar dolara ulaştı. Bunun başlıca nedeni Walmart hisselerindeki olağan&uuml;st&uuml; y&uuml;kseliş oldu. İndirim perakendeciliğinin devi olan şirket, Şubat 2026&#39;da 1 trilyon dolar piyasa değerine ulaşan ilk fiziksel mağaza zinciri oldu. Hisse senedi o tarihten sonra bir miktar gerilemiş olsa da son iki bu&ccedil;uk yılda değerini h&acirc;l&acirc; iki kattan fazla artırmış durumda.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/ekonomi/abd-nin-en-zengin-aileleri">ABD&rsquo;nin en zengin aileleri</a></p>

<p>Merkezi Arkansas eyaletinin Bentonville kentinde bulunan şirketin kurucusu Sam Walton&#39;ın (&ouml;. 1992) ve kardeşi Bud Walton&#39;ın (&ouml;. 1995) torunları ile diğer soyundan gelenlerin toplam serveti artık Amerika&#39;nın en zengin ikinci ailesi olan Koch Inc.&#39;in (eski adıyla Koch Industries) sahibi Koch ailesinin tahmini 157 milyar dolarlık servetinin &uuml;&ccedil; katından fazla. Walton ailesinin toplam serveti, yalnızca haziran ayında d&uuml;nyanın ilk trilyonerine d&ouml;n&uuml;şen ve bug&uuml;n yaklaşık 997 milyar dolar servete sahip olduğu tahmin edilen Elon Musk&#39;ın altında kalıyor.</p>

<h2>Y&uuml;zde 39&#39;u Walmart&#39;tan</h2>

<p>Walton ailesinin servetinin b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;, Forbes&#39;un tahminine g&ouml;re iki holding şirketi aracılığıyla sahip olunan Walmart hisselerinin yaklaşık y&uuml;zde 39&#39;undan kaynaklanıyor. Bu hisseler, Sam Walton&#39;ın hayatta olan &uuml;&ccedil; &ccedil;ocuğu Rob Walton, Jim Walton ve Alice Walton ile onların ailelerine, ayrıca kardeşleri John Walton&#39;ın (&ouml;. 2005) eşi Christy Walton ve tek &ccedil;ocuğu Lukas Walton&#39;a ait. Forbes&#39;un bu yılki sıralamayı kesinleştirdiği 22 Haziran itibarıyla bu hissenin değeri 359 milyar dolardı ve Sam Walton tarafındaki ailenin tahmini 463 milyar dolarlık net servetinin yaklaşık beşte d&ouml;rd&uuml;n&uuml; oluşturuyordu. (Buna, Forbes&#39;un yine aynı iki holding aracılığıyla John Walton adına kurulmuş hayır vakıflarına ait olduğunu tahmin ettiği ve değeri 51,3 milyar dolar olan yaklaşık y&uuml;zde 6&#39;lık Walmart hissesi dahil değil.)</p>

<h2>Spor yatırımlarının etkisi</h2>

<p>Sam Walton tarafındaki servetin geri kalanı ise yıllar boyunca Walmart&#39;tan elde edilen temett&uuml;ler ve hisse satışlarından gelen nakit ile diğer yatırımların yanı sıra giderek artan &ouml;l&ccedil;&uuml;de spor kul&uuml;plerinden oluşuyor. &Ouml;rneğin Rob Walton ve ailesi, işletme değeri 6,8 milyar dolar olan Denver Broncos&#39;un y&uuml;zde 94&#39;&uuml;ne sahip. Lukas Walton ise haziran ayında Chicago Bulls&#39;tan azınlık hissesi satın aldı.</p>

<p>Bud Walton tarafındaki ailenin serveti ise yaklaşık 57 milyar dolar olarak tahmin ediliyor. Buna Forbes&#39;un Bud&#39;ın kızları Nancy Walton Laurie ve Ann Walton Kroenke&#39;ye ait olduğunu &ouml;ng&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;, değeri 23,7 milyar dolar olan Walmart&#39;ın yaklaşık y&uuml;zde 3&#39;l&uuml;k hissesi dahil. Ayrıca Ann Walton Kroenke&#39;nin emlak ve spor sekt&ouml;r&uuml;nde faaliyet g&ouml;steren milyarder eşi Stan Kroenke&#39;nin tahmini 24,3 milyar dolarlık serveti de bu toplamın i&ccedil;inde yer alıyor.</p>

<p>Sam Walton tarafındaki aile &uuml;yeleri, onlarca yıl boyunca Walmart hisselerinin neredeyse tamamını ellerinde tuttuktan sonra, 2015 yılında hayır faaliyetlerini finanse etmek ve Walmart&#39;ın b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli hisse geri alımlarının aile payını (John Walton&#39;ın hayır vakıflarındaki hisseler de dahil olmak &uuml;zere) y&uuml;zde 50&#39;nin &uuml;zerine &ccedil;ıkarmasını &ouml;nlemek amacıyla holding şirketleri aracılığıyla &ouml;nemli miktarda hisse satmaya ve bağışlamaya başlamasaydı bug&uuml;n &ccedil;ok daha zengin olabilirdi. Ailenin payı y&uuml;zde 50&#39;nin &uuml;zerine &ccedil;ıksaydı, bunun 22 Haziran itibarıyla değeri yaklaşık 470 milyar dolar olacaktı. O tarihten bu yana aile holdingleri, satış anındaki değeri vergi &ouml;ncesi yaklaşık 37 milyar dolar olan Walmart hissesi sattı. Aynı d&ouml;nemde Sam Walton&#39;ın hayatta olan torunları ve diğer soyundan gelenler de &ccedil;oğunluğu Walmart hisselerinden oluşan ve bağış anındaki değeri en az 12,2 milyar dolar olan yardımları, 2015&#39;ten bu yana kurulan 15 aile vakfına aktardı. (Bunların 13&#39;&uuml; ikinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kuşak aile &uuml;yeleri tarafından 2015 sonrasında kurulan yeni k&acirc;r amacı g&uuml;tmeyen kuruluşlardır.) Walton ailesinin vakıfları ise bu fonların yaklaşık 5 milyar dolarını 2024 yılı sonuna kadar &ccedil;eşitli hayır kurumlarına dağıttı.</p>

<p>2015 yılı &ouml;ncesinde Walton ailesinin hayır faaliyetlerinin neredeyse tamamı Walton Family Foundation ile onun finanse ettiği daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kuruluş olan Walton Family Charitable Support Foundation aracılığıyla y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yordu. Bu kuruluşlar, 2001-2014 yılları arasında aldıkları toplam 5,2 milyar dolarlık fonun neredeyse tamamını John Walton&#39;ın hayır vakıflarından ve anneleri Helen Walton adına kurulmuş vakıflardan aldı. Forbes&#39;a g&ouml;re Helen Walton&#39;ın vakıfları, Helen&#39;in 2007&#39;deki &ouml;l&uuml;m&uuml;nden d&ouml;rt yıl sonra bug&uuml;nk&uuml; değeriyle Walmart&#39;ın yaklaşık y&uuml;zde 3&#39;l&uuml;k hissesine karşılık gelen varlıkları devraldı. Toplamda John ve Helen Walton&#39;ın vakıfları, 2001-2024 yılları arasında ailenin ilk iki vakfına aktarılan 11,8 milyar doların 10,1 milyar dolarını sağladı. Aynı d&ouml;nemde bu kuruluşlar hayır kurumlarına toplam 11,3 milyar dolar dağıttı.</p>

<p>Sam ve Helen Walton, Walmart&#39;ın 25. kuruluş yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; kutladığı 1987 yılında Walton Family Foundation&#39;ı kurdu. &Ccedil;ift, bu vakfı aileyi bir araya getirecek ve topluma nasıl katkı sağlayabileceklerine odaklanmalarını sağlayacak bir ara&ccedil; olarak g&ouml;r&uuml;yordu. &Ccedil;ocukları ve torunları kendi kişisel servetlerinden anlamlı miktarlarda bağış yapmaya ancak 2015 yılında başlamış olsalar da, Walton ailesinin ikinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kuşak &uuml;yeleri daha en başından itibaren vakfın y&ouml;netiminde aktif rol almaya teşvik edildi. 2016 yılında vakfın y&ouml;netim kurulu, Sam Walton tarafındaki aileden 19 &uuml;yeden oluşan yapısından beş kişiye indirildi. Bug&uuml;n ise kurul d&ouml;rt kişiden oluşuyor: Lukas Walton, Rob Walton&#39;ın kızı Carrie Walton Penner, Jim Walton&#39;ın oğlu Tom Walton ve 2020 yılından bu yana başkanlık g&ouml;revini y&uuml;r&uuml;ten Jim Walton&#39;ın kızı Annie Proietti.</p>

<p>Vakfın ilk program y&ouml;neticisi olan ve 2016-2020 yılları arasında başkanlığını &uuml;stlenen Carrie Walton Penner, 2014 yılında Forbes&#39;a verdiği nadir r&ouml;portajlardan birinde şunları s&ouml;yledi: &quot;Onlar, Walmart b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e hepimizin artık şirket i&ccedil;in bir araya gelemeyeceğini biliyorlardı.&quot;</p>

<p>Walton ailesinin ilk hayır kuruluşu, Sam Walton&#39;ın Forbes tarafından Amerika&#39;nın en zengin kişisi ilan edilmesinden iki yıl sonra kuruldu. Sam Walton bu unvandan pek hoşlanmıyordu. O d&ouml;nemde, medyanın yoğun ilgisinin ve insanların iş başarısından &ccedil;ok servetine odaklanmasının kendisini bunaltıcı bulduğunu dile getirmişti.</p>

<h2>G&ouml;z &ouml;n&uuml;nde olmaktan ka&ccedil;ınıyorlar</h2>

<p>Sam Walton&#39;ın bu yaklaşımı aslında şaşırtıcı değildi. Para israf etmeyi hi&ccedil; sevmeyen Walton&#39;ın ilk ofisi, Bentonville&#39;deki ilk mağazasının &uuml;zerinde bulunan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir odaydı.Walmart milyarlarca dolarlık bir şirkete d&ouml;n&uuml;şt&uuml;kten uzun s&uuml;re sonra bile eski model bir Ford F-150 kamyonet kullanmaya devam etti. Sam Walton, 1992 yılında yayımlanan ve &ccedil;ok satan otobiyografisinde anne ve babasını anlatırken şu s&ouml;zleriyle tanınır: &quot;Annemle babamın para konusundaki yaklaşımları tamamen aynıydı; parayı &ouml;yle kolay kolay harcamazlardı.&quot;</p>

<p>Forbes&#39;un 1982 yılında yazdığı gibi, Sam Walton&#39;ın y&ouml;netim anlayışı &quot;hem insanlarla birebir ilişki kurmaya hem de her kuruşun hesabını yapmaya&quot; dayanıyordu. Zamanının b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; mağazaları dolaşarak ve &ccedil;alışanlarla sohbet ederek ge&ccedil;irir, y&uuml;zlercesine isimleriyle hitap edecek kadar onları yakından tanırdı. G&ouml;r&uuml;n&uuml;şe g&ouml;re Sam Walton&#39;ın soyundan gelenler yalnızca aile b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n servetini değil, aynı zamanda bu servet hakkında konuşma konusundaki isteksizliğini de miras aldı. Amerika&#39;nın en zengin ailesi olmalarına rağmen, g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde olmaktan ka&ccedil;ınmak ve kamuoyunda m&uuml;mk&uuml;n olduğunca d&uuml;ş&uuml;k profilli kalmak i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k &ccedil;aba g&ouml;steriyorlar.</p>

<h2>Forbes&rsquo;un milyarderler listesinde yer alan Walton ailesinin sekiz &uuml;yesi</h2>

<h3>Ailenin Sam Walton tarafı</h3>

<p><strong>Rob Walton ve ailesi</strong><br />
<strong>Net serveti:</strong> 136 milyar dolar<br />
<strong>Yaş:</strong> 81<br />
<strong>Aile &uuml;yeleri: </strong>Oğulları Sam Walton, Ben Walton; kızı Carrie Walton Penner</p>

<p><strong>Jim Walton ve ailesi</strong><br />
<strong>Net serveti:</strong> 133 milyar dolar<br />
<strong>Yaş: </strong>78<br />
<strong>Aile &uuml;yeleri: </strong>Oğulları Steuart Walton, Tom Walton, James Walton; kızı Annie Proietti</p>

<p><strong>Alice Walton<br />
Net serveti: </strong>125 milyar dolar<br />
<strong>Yaş: </strong>76</p>

<p><strong>Lukas Walton</strong><br />
<strong>Net serveti: </strong>45.7 milyar dolar<br />
<strong>Yaş:</strong> 39</p>

<p><strong>Christy Walton</strong><br />
<strong>Net serveti:</strong> 22.7 milyar dolar<br />
<strong>Yaş: </strong>77</p>

<h3>Ailenin Bud Walton tarafı</h3>

<p><strong>Nancy Walton Laurie</strong><br />
<strong>Net serveti: </strong>18.5 milyar dolar<br />
<strong>Yaş:</strong> 75</p>

<p><strong>Ann Walton Kroenke<br />
Net serveti: </strong>14 milyar dolar<br />
<strong>Yaş:</strong> 77</p>

<p><strong>Stan Kroenke<br />
Net serveti:</strong> 24.3 milyar dolar<br />
<strong>Yaş:</strong> 78<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/abd-nin-en-zengin-ailesi-waltonlarin-500-milyar-dolarlik-servetinin-arka-plani-2026-07-06-10-08-36.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/hayat-sadece-yasamak-degil-iyi-yasamaktir-non-vivere-sed-valere-vita-est</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/hayat-sadece-yasamak-degil-iyi-yasamaktir-non-vivere-sed-valere-vita-est</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>"Hayat sadece yaşamak değil, iyi yaşamaktır" Non vivere sed valere vita est</title>
      <description>Türkiye'de 4 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği ile birlikte "esenlik" kavramı ilk kez resmi olarak sağlık sistemimizin terminolojisine girdi. Bu yönetmelik yalnızca yeni merkezlerin otellerde, hastanelerde, kliniklerde daçılmasını düzenleyen teknik bir metin değil; sağlık anlayışımızdaki büyük dönüşümün sembolik bir göstergesi niteliğinde.</description>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 06:31:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-06T06:31:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n s&ouml;zl&uuml;ğ&uuml;ne son yıllarda peş peşe yeni kavramlar girdi: wellbeing, longevity, youngevity, healthy aging, reset programları, fonksiyonel tıp uygulamaları, biyolojik yaş y&ouml;netimi ve kişiselleştirilmiş sağlık yolculukları. Bug&uuml;n bir&ccedil;ok merkez bireyin yaşam kalitesini artırmak, yaşa bağlı gerilemeleri yavaşlatmak ve sağlıklı yaşam s&uuml;resini uzatmak amacıyla farklı ekoller ve yaklaşımlar sunuyor. Kimi birka&ccedil; haftalık d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m programları &ouml;neriyor, kimi ise bireyi yıllar s&uuml;recek bir takip modelinin i&ccedil;ine alıyor.</p>

<p>Ancak belki de sormamız gereken temel soru şu: B&uuml;t&uuml;n bunlar ger&ccedil;ekten esenliği sağlamaya yeterli mi?</p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;de 4 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan Esenlik Hizmetleri Y&ouml;netmeliği ile birlikte &quot;esenlik&quot; kavramı ilk kez resmi olarak sağlık sistemimizin terminolojisine girdi. Bu y&ouml;netmelik yalnızca yeni merkezlerin otellerde, hastanelerde, kliniklerde da&ccedil;ılmasını d&uuml;zenleyen teknik bir metin değil; sağlık anlayışımızdaki b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n sembolik bir g&ouml;stergesi niteliğinde. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; artık hedef yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, insanın iyi olma halini korumak ve geliştirmek. Şu an &uuml;lkemizde ve d&uuml;nyada bir &ccedil;ok yerde bu programlar farklı i&ccedil;eriklerle kişileri resetlemek i&ccedil;in hazırlanıyor ya da uygulanıyor.&nbsp;</p>

<p>Aslında d&uuml;nya uzun s&uuml;redir bu sorunun peşinde. Bug&uuml;n k&uuml;resel esenlik ekonomisinin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; trilyonlarca dolara ulaşmış durumda. D&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k esenlik pazarları arasında Amerika Birleşik Devletleri, &Ccedil;in ve Japonya bulunuyor. Global Wellness Institute&#39;un raporuna g&ouml;re artık &uuml;lkeler yalnızca sağlık sistemlerine değil, insanların iyi yaşamasını sağlayacak b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l yaşam modellerine yatırım yapıyorlar.&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; esenlik yalnızca bir check-up sonucu değildir. Esenlik; uyku kalitesi, stres y&ouml;netimi, anlam duygusu, sosyal bağlar, hareket kapasitesi, &uuml;retkenlik, zihinsel dayanıklılık ve yaşam amacıyla ilgilidir.</p>

<p>Bu nedenle artık &uuml;&ccedil; farklı esenlik katmanından s&ouml;z ediyoruz.</p>

<p><strong>İlki bireysel esenliktir.</strong> Longevity merkezleri, fonksiyonel tıp uygulamaları, genetik ve epigenetik taramalar ve biyobelirte&ccedil; analizleri sonucunda oluşturulmuş kişiselleştirilmiş beslenme programları, &ouml;nleyici sağlık yaklaşımları ile bireyin daha uzun s&uuml;re g&uuml;&ccedil;l&uuml; kalmasına yardımcı oluyor. Ancak biyolojik yaşın d&uuml;şmesi, tek başına esenlik anlamına gelmiyor. İnsan yalnızca organlardan oluşan biyolojik bir makine değildir.</p>

<p>Kişilerin biohacking sistemi ile sosyal anlamda ve fiziksel anlamda yeni alışkanlıkları da hayatına katması ile oluşacak esenlik durumu, hayat kalitesini, &ccedil;evresine sağladığı faydayı ve verimliği arttıracak, hayatı daha anlamlı hale getirecektir.&nbsp;</p>

<p><strong>İkinci katman kurumsal esenliktir.</strong></p>

<p>Bug&uuml;n d&uuml;nyanın en başarılı şirketleri &ccedil;alışan mutluluğunu artık bir insan kaynakları projesi değil, bir rekabet avantajı olarak g&ouml;r&uuml;yor. Psikolojik destek programları, liderlik gelişim modelleri, esnek &ccedil;alışma sistemleri, hareket programları ve &ccedil;alışan destek projeleri artık şirket stratejilerinin merkezinde yer alıyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; t&uuml;kenmiş &ccedil;alışanlarla s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir başarı &uuml;retmek m&uuml;mk&uuml;n değil.</p>

<p>İnsan kaynakları yapılarının i&ccedil;inde bazı yeni g&ouml;rev isimleri karşılaşıyoruz: Mutluluk Direkt&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; (Chief Happiness Officer - CHO), &Ccedil;alışan Deneyimi Birimi (Employee Experience), İnsan ve K&uuml;lt&uuml;r Direkt&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; (People &amp; Culture), &Ccedil;alışan Esenliği ve İyi Olma Birimi (Well-being Office), &Ccedil;alışan Başarısı Birimi (Employee Success), K&uuml;lt&uuml;r ve Bağlılık Direkt&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; (Culture &amp; Engagement), İnsan ve Mutluluk Departmanı (People &amp; Happiness) karşıma &ccedil;ıkanlardan bazıları.</p>

<p>Google, SAP, Airbnb, Unilever, Microsoft, Amazon ve Allianz gibi bazı global şirketler doğrudan Chief Happiness Officer (Mutluluk Direkt&ouml;r&uuml;) veya Chief Wellbeing Officer (Esenlik Direkt&ouml;r&uuml;) gibi pozisyonlar oluşturdu. Bu rollerin amacı &ccedil;alışanların yalnızca verimli değil, aynı zamanda sağlıklı, bağlı ve anlamlı bir &ccedil;alışma deneyimi yaşamalarını sağlamak. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n nedeni olduk&ccedil;a basit:</p>

<p>Eskiden şirketler &ccedil;alışanların zamanını satın alıyordu. Bug&uuml;n ise enerjilerini, yaratıcılıklarını, dikkatlerini ve bağlılıklarını kazanmak zorundalar.</p>

<p>Ancak burada &ouml;nemli bir risk de bulunuyor: &quot;Wellbeing washing.&quot; Bir yoga seansı, meyve g&uuml;n&uuml; ya da birka&ccedil; motivasyon konuşması &ccedil;alışan esenliğini yaratmaya yetmiyor. Ger&ccedil;ek kurumsal esenlik; iş y&uuml;k&uuml;, liderlik k&uuml;lt&uuml;r&uuml;, g&uuml;ven ortamı, aidiyet ve anlam duygusuyla inşa ediliyor. &Ccedil;alışanların esenliğini y&ouml;netemeyen kurumlar er ya da ge&ccedil; t&uuml;kenmişliğin maliyetini &uuml;stlenmek zorunda kalacakları bir yol se&ccedil;miş oluyorlar.&nbsp;</p>

<p><strong>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ve belki de en &ouml;nemli katman ise &uuml;lkesel esenliktir.</strong></p>

<p>Bug&uuml;n bazı &uuml;lkeler başarıyı yalnızca kişi başı gelir ya da b&uuml;y&uuml;me oranlarıyla &ouml;l&ccedil;m&uuml;yor. Mutluluk, sağlık, &ccedil;evresel s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik, sosyal bağlar ve yaşam kalitesi artık ekonomik performans kadar &ouml;nemli kabul ediliyor. Bu yaklaşım &quot;wellbeing economy&quot; olarak adlandırılıyor. Yeni Zelanda, Finlandiya, İzlanda ve İsko&ccedil;ya gibi &uuml;lkeler kamu politikalarını bu anlayışla şekillendiriyor. D&uuml;nya Sağlık &Ouml;rg&uuml;t&uuml; bile artık esenliği yalnızca sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n değil, b&uuml;t&uuml;n kamu politikalarının ortak hedefi olarak tanımlıyor.</p>

<p>Belki de insanlığın &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yirmi yıldaki en b&uuml;y&uuml;k sorusu daha uzun yaşarken nasıl g&uuml;&ccedil;l&uuml;, bağımsız, &uuml;retken ve anlamlı kalabileceğimiz olacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insanlığın yeni hedefi &ouml;mr&uuml; uzatmak değil, yaşamı derinleştirmektir. Ve belki de esenliğin en doğru tanımı budur:</p>

<p>İyi hissetmek değil, iyi kalabilmek.</p>

<p>Uzun yaşamak değil, iyi yaşayabilmek.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; hayat ger&ccedil;ekten de sadece yaşamak değil, iyi yaşamaktır.</p>

<p>Dolayısı ile ge&ccedil;tiğimiz hafta esenlik y&ouml;netmeliğini okuduğumda,bu ifadenin &ccedil;ok katman i&ccedil;in planlaması gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Bireysel esenlik &rarr; Kurumsal esenlik &rarr; Toplumsal esenlik &rarr; &Uuml;lkesel esenlik</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; geleceğin rekabet avantajı yalnızca teknolojiye sahip olmak değil; daha sağlıklı, daha &uuml;retken, daha dayanıklı ve daha mutlu insan toplulukları oluşturabilmek olacak.</p>

<p>Hayatımızda bug&uuml;n olgunlaşan sağlık sistemi hastalıkları değil, insanı tanımaya &ccedil;alışacak. Ve esenlik yolculuğu da tam burada başlayacak. Artık bu kavramın i&ccedil;ini doldurmak i&ccedil;in hem bireysel sorumluluk almalıyız hem de toplumsal yaklaşım değişimleri yaşamalıyız.</p>

<p>&quot;Nosce te ipsum.&quot; &mdash; Kendini bil.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/hayat-sadece-tasamak-degil-iyi-yasamaktir-non-vivere-sed-valere-vita-est-2026-07-06-09-48-56.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/haberler/yaban-mersininde-kuresel-lig-hedefi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/haberler/yaban-mersininde-kuresel-lig-hedefi</link>
      <category>Haberler</category>
      <title>Yaban mersininde küresel lig hedefi</title>
      <description>Yalova’da 2022 yılında 5 bin saksıyla yola çıkan Alova Farm, bugün 125 bin saksıya ulaştı; yıl sonunda 200 bin saksı kapasitesini hedefliyor.</description>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 06:24:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-06T06:24:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Y&uuml;ksek katma değerli tarım, teknoloji ve girişim sermayesini aynı modelde buluşturan Alova Farm, T&uuml;rkiye&rsquo;de yaban mersini &uuml;retiminde yeni bir &ouml;l&ccedil;ek yaratmayı hedefliyor. Yalova&rsquo;nın Altınova il&ccedil;esinde kurulan şirket, 2022 yılında 5 bin saksıyla başladığı &uuml;retim yolculuğunda bug&uuml;n 125 bin saksıya ulaştı. Şirketin yıl sonu hedefi ise 200 bin saksı.</p>

<p>Alova Tarım&rsquo;ın kurucusu Levent Sarılgan&rsquo;a g&ouml;re bu kapasite, iki yıl i&ccedil;inde yaklaşık bin ton yaban mersini &uuml;retimi demek. Bu &ouml;l&ccedil;ek, T&uuml;rkiye&rsquo;de &uuml;retilen toplam yaban mersininin yaklaşık y&uuml;zde 10&rsquo;unu tek başına karşılayabilecek. Şirketin daha b&uuml;y&uuml;k hedefi ise &uuml;retimi 500 d&ouml;n&uuml;me &ccedil;ıkararak 250 bin saksı ve bin 500 ton meyve kapasitesine ulaşmak. Uzun vadeli planda ise mevcut yaklaşık 400 d&ouml;n&uuml;ml&uuml;k &uuml;retim alanının aşamalı olarak bin d&ouml;n&uuml;me &ccedil;ıkarılması var.</p>

<p>Şirket, 2030 sonrasında T&uuml;rkiye&rsquo;de yaban mersini &uuml;retiminin 20 bin ton seviyelerine ulaşacağını, i&ccedil; pazarda fiyatların dengeleneceğini ve yurt dışı fiyatlarının daha y&uuml;ksek kalacağını &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor. Bu nedenle Alova Farm yapılanmasını k&uuml;resel partnerlikler ve ihracat odağına g&ouml;re kuruyor. Sarılgan, uluslararası partnerleriyle kurdukları yapı sayesinde &uuml;rettikleri &uuml;r&uuml;n&uuml;n k&uuml;resel pazara y&ouml;nlendirilebileceğini ifade ediyor.&nbsp;</p>

<h2>Yatırım d&ouml;n&uuml;m noktası oldu</h2>

<p>Alova Farm Kurucusu ve Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Levent Sarılgan, şirketin hik&acirc;yesinin emeklilik d&ouml;neminde Altınova&rsquo;daki arazilerine yerleşmesiyle başladığını anlatıyor. Sarılgan, ilk olarak 10 d&ouml;n&uuml;ml&uuml;k bir &ccedil;ilek serası kurduğunu, ardından ahududu, b&ouml;ğ&uuml;rtlen, frenk &uuml;z&uuml;m&uuml;, bektaşi &uuml;z&uuml;m&uuml; ve yaban mersini dahil olmak &uuml;zere farklı berry (&uuml;z&uuml;ms&uuml; meyveler) t&uuml;rlerinde denemeler yaptığını s&ouml;yl&uuml;yor.<img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/09820399-25b3-4ba3-a721-7a6e6e2910fc.jpg" /></p>

<p>Sarılgan&rsquo;a g&ouml;re, Alova Farm&rsquo;ın yaban mersini &uuml;retimi T&uuml;rkiye&rsquo;de y&uuml;ksek kaliteli berry &uuml;retiminin eksikliğinden doğdu. İlk d&ouml;nemde topraksız &ccedil;ilek &uuml;retimi yapan Sarılgan, kaliteli &uuml;retim ile d&uuml;ş&uuml;k standartlı &uuml;retimin aynı pazarda rekabet etmek zorunda kalmasının s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir olmadığını g&ouml;rd&uuml;. &Uuml;&ccedil; yıl s&uuml;ren &ccedil;ilek deneyiminin ardından y&ouml;n&uuml;n&uuml; tamamen yaban mersinine &ccedil;evirdi. Yurt dışındaki fuarlarda kaliteli yaban mersini &ccedil;eşitlerini inceleyen Sarılgan, T&uuml;rkiye&rsquo;de ge&ccedil;mişte lisanssız &uuml;retim ve doku k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle &ccedil;oğaltma sorunları nedeniyle nitelikli &ccedil;eşitlere erişimin zorlaştığını &ouml;ğrendi. Bu s&uuml;re&ccedil;, şirketin lisanslı, kontroll&uuml; ve uluslararası standartlarda &uuml;retim yapma stratejisinin temelini oluşturdu.</p>

<p>Tarım yatırımları &uuml;zerine yaptığı bir arama sonucunda Letven Capital&rsquo;e ulaşan Sarılgan, şirketin Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Kamil Kılı&ccedil; ile bir araya geldi. Kılı&ccedil;&rsquo;ın &ldquo;Sen yap, biz destek olalım&rdquo; yaklaşımıyla ortaklık s&uuml;reci başladı.&nbsp;</p>

<p>Alova Farm kayalık, eğimli, bataklık ya da atıl durumdaki alanları ileri tarım m&uuml;hendisliği uygulamaları, teraslama sistemleri, kontroll&uuml; &uuml;retim teknolojileri ve akıllı sulama altyapılarıyla y&uuml;ksek verimli yaban mersini bah&ccedil;elerine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;. Sarılgan, 45 derece eğimli yama&ccedil;larda ve bataklık arazilerde &uuml;retim yaptıklarını belirterek, &ldquo;Suyunuz olduğu s&uuml;rece topraksız tarımla bu katma değerli &uuml;r&uuml;n&uuml; her yerde yetiştirebilirsiniz&rdquo; diyor.&nbsp;</p>

<h2>Teknoloji odağı</h2>

<p>Alova&rsquo;nın &uuml;retim modeli topraksız tarım ve saksı bazlı kontroll&uuml; &uuml;retim &uuml;zerine kurulu. Bu modelde her bitki bağımsız olarak takip edilebiliyor; su, g&uuml;bre ve besin elementleri bitki bazında y&ouml;netilebiliyor. &Uuml;retimde akıllı sulama ve g&uuml;breleme sistemleri kullanılıyor. Su arıtma sistemleriyle bitkilere verilen suyun i&ccedil;eriği kontrol ediliyor; bakteri, mikro mineral ve istenmeyen etmenler elimine edilerek bitkinin ihtiya&ccedil; duyduğu besin elementleri y&uuml;kleniyor. Bu sayede hem daha hızlı b&uuml;y&uuml;me hem de daha kaliteli meyve elde edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Tarım teknolojileri şirketi Agromini tarafından geliştirilen akıllı sulama ve veri y&ouml;netim sistemleri, Alova Farm&#39;ın &uuml;retim altyapısında kullanılıyor. Sulama ve &uuml;retim s&uuml;re&ccedil;leri dijital olarak izleniyor, veriler analiz ediliyor ve kaynak kullanımında maksimum verimlilik hedefleniyor.</p>

<h2>K&uuml;resel işbirliği&nbsp;</h2>

<p>Alova Farm, d&uuml;nya standartlarında &uuml;retim i&ccedil;in uluslararası iş birliklerine odaklanıyor. Şirketin genetik materyal tarafındaki en &ouml;nemli iş ortaklarından biri, d&uuml;nyanın &ouml;nde gelen yaban mersini genetik programlarından SEKOYA. SEKOYA &ccedil;eşitleri y&uuml;ksek kalite, uzun raf &ouml;mr&uuml; ve taşıma dayanıklılığıyla uluslararası pazarlarda tercih edilen &uuml;r&uuml;nler arasında yer alıyor.</p>

<p>Sarılgan&rsquo;a g&ouml;re SEKOYA, d&uuml;nya genelinde sınırlı sayıda &ouml;zel &uuml;yeye sahip g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir yapı. Alova Farm&rsquo;ın kurduğu bah&ccedil;eler, SEKOYA tarafından &ouml;rnek bah&ccedil;e olarak g&ouml;steriliyor. Bulgaristan ve Romanya&rsquo;dan &uuml;reticilerin Alova Farm&rsquo;ı ziyaret ederek &uuml;retim modelini incelediğini belirtiyor. Şirketin uluslararası b&uuml;y&uuml;me stratejisinde &ouml;nemli rol oynayan bir diğer yapı ise ABD merkezli d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k taze meyve ve sebze pazarlama kooperatiflerinden biri olan North Bay Produce. Sarılgan, 200 bin saksı kapasitesine ulaşıldığında Alova Farm&rsquo;ın North Bay&rsquo;in d&uuml;nyadaki 32&rsquo;inci tedarik&ccedil;isi olmasını hedeflediğini belirtiyor. &nbsp;</p>

<h2>Paketleme yatırımı</h2>

<p>Alova Farm&rsquo;ın son d&ouml;nemdeki en &ouml;nemli yatırımlarından biri de yeni paketleme ve kalite kontrol tesisi oldu. Yaban mersini bah&ccedil;elerine yaklaşık yarım kilometre mesafede kurulan ve yaklaşık iki milyon dolar yatırımla kurulan tesis, sadece Alova Farm&rsquo;ın değil, b&ouml;lgedeki ve T&uuml;rkiye&rsquo;deki yaban mersini &uuml;reticilerinin &uuml;r&uuml;nlerini de d&uuml;nya standartlarında paketleyebilecek bir altyapı sunmayı hedefliyor. Tesisin paketleme kapasitesi saatte yaklaşık 2,5 ton seviyesinde. Yıllık 8 bin tonluk ihracata aracılık edebilecek kapasiteye sahip tesis, yurt dışında &uuml;retilen yaban mersinini de paketleyerek Avrupa&rsquo;ya ihracatına imk&acirc;n sağlayacak.&nbsp;<img alt="Kamil Kılıç (solda) ve Levent Sarılgan" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/2a165522-77c7-4f64-9825-70381b2a7b52.jpg" /></p>

<p>Tesiste İspanyol teknoloji şirketi Elifab&rsquo;ın yapay zek&acirc; destekli sınıflandırma ve ayıklama sistemleri kullanılıyor. G&ouml;r&uuml;nt&uuml; işleme teknolojisiyle &ccedil;alışan sistem, meyveleri boyut, renk, sertlik, y&uuml;zey kalitesi ve dayanıklılık kriterlerine g&ouml;re milimetrik hassasiyetle analiz ediyor. İnsan g&ouml;z&uuml;n&uuml;n fark etmekte zorlanacağı kalite farklılıkları dahi sistem tarafından tespit edilerek &uuml;r&uuml;nler otomatik olarak sınıflandırılıyor.</p>

<h2>Meyveden 100 milyon dolar gelir</h2>

<p>Letven Capital Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Kamil Kılı&ccedil;, T&uuml;rkiye&rsquo;nin yaban mersini &uuml;retiminde &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir kapasiteye sahip olduğunu belirterek, T&uuml;rkiye&rsquo;nin kuzey şeridindeki sekiz ilde doğru &uuml;retim modeli kurgulanırsa d&ouml;rt yıl i&ccedil;inde 200 bin ton &uuml;retim hacmine ulaşmanın m&uuml;mk&uuml;n olduğunu s&ouml;l&uuml;yor.</p>

<p>Kılı&ccedil;, Letven Capital&rsquo;in bu ekosistemi oluşturmak i&ccedil;in pazarın y&uuml;zde 20&rsquo;sini kontrol edecek yaygın bir yapı kurmayı hedeflediğini ifade ediyor. Letven Capital b&uuml;nyesindeki Ecofolio kitle fonlama şirketiyle k&uuml;&ccedil;&uuml;k yatırımcıların da en az 25 d&ouml;n&uuml;ml&uuml;k &ouml;l&ccedil;eklerle bu alana dahil edilmesi ama&ccedil;lanıyor.</p>

<p>Kılı&ccedil;, T&uuml;rkiye&rsquo;de girişim sermayesi fonlarının toplam b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n yaklaşık 500 milyar TL&rsquo;ye ulaştığını, 520 girişim sermayesi fonunun 59 portf&ouml;y y&ouml;netim şirketi tarafından y&ouml;netildiğini belirtiyor. Ancak T&uuml;rkiye&rsquo;de girişim sermayesinin gayri safi yurti&ccedil;i hasılaya oranının yaklaşık y&uuml;zde 1 seviyesinde kaldığını, Avrupa ortalamasının y&uuml;zde 8, ABD&rsquo;nin y&uuml;zde 20, Singapur&rsquo;un y&uuml;zde 17 ve L&uuml;ksemburg&rsquo;un y&uuml;zde 13 seviyesinde olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Kılı&ccedil;&rsquo;a g&ouml;re T&uuml;rkiye&rsquo;nin k&uuml;resel bir oyuncu haline gelebilmesi i&ccedil;in dışarıdan g&uuml;&ccedil;l&uuml; sermaye &ccedil;ekmesi gerekiyor. Bu potansiyeli a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarmanın yolu ise &ldquo;değer ekonomisi&rdquo; yaratmaktan ge&ccedil;iyor. Alova Farm, bu değer ekonomisinin en somut &ouml;rneklerinden biri.</p>

<p>Kılı&ccedil;, Yalova&rsquo;da kivi arazilerinin y&uuml;zde 10&rsquo;una karşılık gelen 7 bin d&ouml;n&uuml;ml&uuml;k alanda yaban mersini &uuml;retimi yapılması halinde yalnızca meyve &uuml;retiminden 100 milyon dolarlık gelir yaratılabileceğini belirtiyor. Aynı modelde su kullanımının 10&rsquo;da 1&rsquo;e d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lebileceğini, gelirin ise 5 katına &ccedil;ıkabileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>Yaban mersini pazarı 13 milyar dolar</h2>

<p>Letven Capital&rsquo;in k&uuml;resel &ouml;ng&ouml;r&uuml;lerine g&ouml;re &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 10 yılda d&uuml;nyadaki toplam meyve-sebze ticaret hacminin 600 milyar dolardan 800 milyar dolara y&uuml;kselmesi bekleniyor. Sekt&ouml;r genelinde y&uuml;zde 30 b&uuml;y&uuml;me &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;rken, yaban mersini pazarında &ccedil;ok daha hızlı bir b&uuml;y&uuml;me bekleniyor. Kılı&ccedil;&rsquo;a g&ouml;re iki yıl &ouml;nce 6 milyar dolar seviyesinde olan yaban mersini pazarı kısa s&uuml;rede 13 milyar dolara doğru ilerliyor.&nbsp;</p>

<p>Yaban mersininin g&uuml;&ccedil;l&uuml; antioksidan &ouml;zelliği ve d&uuml;nyada y&uuml;kselen sağlıklı yaşam, uzun yaşam ve fonksiyonel beslenme trendleri, &uuml;r&uuml;n&uuml; stratejik hale getiriyor. &nbsp;T&uuml;rkiye&rsquo;de yaban mersini i&ccedil; pazarı da hızlı b&uuml;y&uuml;yor. Sarılgan, ge&ccedil;en yıl i&ccedil; pazarda talebin y&uuml;zde 35 arttığını, buna karşılık &uuml;retimin yalnızca y&uuml;zde 15 b&uuml;y&uuml;yebildiğini belirtiyor.&nbsp;</p>

<h2>Yeni fon planı</h2>

<p>Letven Capital Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Kamil Kılı&ccedil; d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k tarım teknolojileri hızlandırma programıyla ortaklaşa T&uuml;rkiye merkezli yeni bir fon oluşturduklarını, bu fonun bir ayağının da L&uuml;ksemburg&rsquo;da olacağını belirtiyor. Fonun amacı, T&uuml;rkiye&rsquo;de geliştirilen yerli tarım teknolojilerini yurt dışına taşımak ve k&uuml;resel arenadaki gelişmiş teknolojileri T&uuml;rkiye&rsquo;ye getirerek &ccedil;ift y&ouml;nl&uuml; bir k&ouml;pr&uuml; kurmak. Kılı&ccedil;, teknoloji fonu i&ccedil;in hen&uuml;z net bir b&uuml;y&uuml;kl&uuml;k a&ccedil;ıklamadıklarını ancak yatırım yaptıkları başka bir alanda 150 milyon dolarlık fon kurmak i&ccedil;in &ccedil;alıştıklarını s&ouml;yl&uuml;yor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yaban-mersininde-kuresel-lig-hedefi-2026-07-06-09-33-09.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/teknoloji/alibaba-calisanlarinin-anthropic-in-kodlama-aracini-kullanmasini-yasakladi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/teknoloji/alibaba-calisanlarinin-anthropic-in-kodlama-aracini-kullanmasini-yasakladi</link>
      <category>Teknoloji</category>
      <title>Alibaba çalışanlarının Anthropic'in kodlama aracını kullanmasını yasakladı</title>
      <description>Alibaba, Anthropic’in Claude Code aracının Çin ile bağlantılı kullanıcıların tespit edilmesine yardımcı olabilecek kodlar içerdiği gerekçesiyle mercek altına alınmasının ardından, çalışanlarının iş yerinde bu aracı kullanmasını yasakladı.</description>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 13:20:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-03T13:20:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;inli teknoloji devi Alibaba, Anthropic&#39;in Claude Code aracının &Ccedil;in bağlantılı kullanıcıları tespit etmeye yardımcı olabilecek &ouml;zellikleri nedeniyle inceleme altına alınmasının ardından &ccedil;alışanlarının bu aracı iş amacıyla kullanmasını yasaklamaya karar verdi. Yasak, Anthropic&#39;in Alibaba&#39;yı Claude yapay zeka modelinin yeteneklerini yasadışı şekilde kopyalamakla su&ccedil;lamasının ardından iki şirket arasında giderek b&uuml;y&uuml;yen anlaşmazlığın bir par&ccedil;ası. Bu anlaşmazlık, ABD ile &Ccedil;in arasındaki yapay zeka liderliği yarışının ne kadar yoğunlaştığını da g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor.</p>

<p>Claude Code, Anthropic&#39;in yazılım geliştiricileri i&ccedil;in geliştirdiği yapay zeka destekli kodlama asistanı. Anthropic&#39;in &Ccedil;in&#39;deki kullanıcılar ve kuruluşlara erişim kısıtlamalarına rağmen ara&ccedil;, &Ccedil;in&#39;deki programcılar arasında pop&uuml;ler hale geldi. Medyaya konuşma yetkisi bulunmayan ve kimliğinin a&ccedil;ıklanmasını istemeyen kişi, Alibaba &ccedil;alışanlarına şirketin kendi kodlama platformu olan Qoder&#39;i kullanmalarının s&ouml;ylendiğini ifade etti.</p>

<h2>Anthropic&rsquo;in Alibaba&rsquo;yı su&ccedil;laması</h2>

<p>Anthropic, ge&ccedil;en ay Alibaba&#39;nın kendisine y&ouml;nelik bir saldırı ger&ccedil;ekleştirdiğini ve bunun &quot;damıtma&quot; (distillation) girişimi olduğunu a&ccedil;ıkladı. Damıtma, daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir yapay zeka modelinin &ccedil;ıktılarından yararlanarak daha d&uuml;ş&uuml;k yetenekli bir modeli eğitme y&ouml;ntemini ifade ediyor. Şirket Reuters&#39;ın g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ve iki ABD senat&ouml;r&uuml;ne g&ouml;nderilen bir mektupta, bu y&ouml;ntemin &Ccedil;in&#39;in Anthropic&#39;in gelişmiş Mythos Preview yeteneklerine daha hızlı ulaşmasına yardımcı olduğunu belirtti.</p>

<p>Alibaba&#39;nın yasağı, geliştiricilerin Claude Code&#39;un kullanıcı bilgilerini inceleyen ve Anthropic&#39;in sunucularına g&ouml;nderilen istemlere fark edilmesi zor işaretler ekleyen mekanizmalar i&ccedil;erdiğini s&ouml;ylemesinden yalnızca birka&ccedil; g&uuml;n sonra geldi. Anthropic&#39;te &ccedil;alışan bir kişi, salı g&uuml;n&uuml; X platformunda yaptığı paylaşımda bu &ouml;zelliğin, &quot;hesapların yetkisiz satıcılar tarafından k&ouml;t&uuml;ye kullanılmasını &ouml;nlemek ve model damıtmasına karşı koruma sağlamak amacıyla mart ayında başlattığımız bir deney&quot; olduğunu s&ouml;yledi.</p>

<p>Alibaba&#39;nın yasağı hakkında Reuters&#39;a konuşan kişi, Anthropic&#39;in &Ccedil;in&#39;i hedef alan kısıtlamalarının bireysel kullanıcılar a&ccedil;ısından uygulanmasının zor olduğunu, &ccedil;&uuml;nk&uuml; kullanıcıların ABD&#39;de sunucular kurarak internet trafiğini sanki ABD&#39;den geliyormuş gibi g&ouml;sterebildiklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/alibaba-calisanlarinin-anthropic-in-kodlama-aracini-kullanmasini-yasakladi-2026-07-03-16-27-12.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/haberler/akaryakitta-uygulanan-esel-mobil-sistemi-uc-ay-icinde-kademeli-sonlandiriliyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/haberler/akaryakitta-uygulanan-esel-mobil-sistemi-uc-ay-icinde-kademeli-sonlandiriliyor</link>
      <category>Haberler</category>
      <title>Akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemi üç ay içinde kademeli sonlandırılıyor</title>
      <description>Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında akaryakıt fiyatlarını dengeleyen eşel mobil sisteminin 1 Ekim'de tamamen bitirilmesi kararlaştırılırken, sigaradaki özel tüketim vergisi oranlarında da kapsamlı bir değişikliğe gidildi.</description>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 07:50:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-03T07:50:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt &uuml;r&uuml;nlerindeki &ouml;zel t&uuml;ketim vergisi tutarlarının fiyat artışlarına g&ouml;re belirlenmesini sağlayan eşel mobil sistemi i&ccedil;in yeni karar alındı. Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete&#39;nin m&uuml;kerrer sayısında yayımlandı. Bu d&uuml;zenlemeyle sistemin &uuml;&ccedil; ay i&ccedil;inde kademeli olarak sonlandırılması ama&ccedil;landı. ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a saldırılarının ardından petrol fiyatlarında hızlı bir y&uuml;kseliş olmuş eşel mobil sistemi yıllar sonra yeniden devreye alınmıştı. Artan enerji maliyetleri enflasyon hedeflerini şaşırtsa da T&uuml;rkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekonomistlerinin yaptığı hesaplamlara g&ouml;re eşel mobil sistemi enflasyondaki hızlı y&uuml;kselişi <a href="https://www.forbes.com.tr/para-yatirim/esel-mobil-sistemi-enflasyonu-ne-kadar-dizginliyor">frenlemişti</a>.&nbsp;</p>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye g&ouml;re akaryakıt, alkol ve t&uuml;t&uuml;n &uuml;r&uuml;nlerinin &Ouml;TV tutarları ocak ve temmuz aylarında g&uuml;ncelleniyordu. Bu g&uuml;ncelleme T&uuml;rkiye İstatistik Kurumu tarafından ilan edilen yurt i&ccedil;i &uuml;retici fiyat endeksine g&ouml;re yapılıyordu. Cumhurbaşkanı, kanunun verdiği yetkiler &ccedil;er&ccedil;evesinde g&uuml;n&uuml;n mali ihtiya&ccedil;larına g&ouml;re bu oranlarda değişiklik yapabiliyor.</p>

<h2>Eşel mobil sisteminde yeni oranlar devrede</h2>

<p>Yayımlanan kararla eşel mobil sisteminin kapsamı değiştirildi. Benzin, motorin ve otogaz gibi &uuml;r&uuml;nlerdeki fiyat değişimlerinin &Ouml;TV&#39;ye yansımasını belirleyen mevcut oranlar yeniden d&uuml;zenlendi. Yurt i&ccedil;i rafineri fiyatlarında artış yaşanması halinde, bu artışın 31 Temmuz&#39;a kadar y&uuml;zde 50&#39;si kadar &Ouml;TV indirimi yapılacak.</p>

<p>Bu indirim oranı 1 Ağustos&#39;tan 30 Eyl&uuml;l&#39;e kadar y&uuml;zde 25 olarak uygulanacak. Yurt i&ccedil;i rafineri fiyatlarında indirim yaşanması durumunda ise bu indirimin tamamı kadar &Ouml;TV tutarlarında artışa gidilecek. Sistem, diğer piyasa koşullarına bakılmaksızın 1 Ekim itibarıyla tamamen y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kten kaldırılacak.</p>

<p>Birinci listede yer alan t&uuml;m mallar i&ccedil;in bu yılın temmuz-aralık d&ouml;neminde enflasyon bazlı g&uuml;ncelleme uygulanmayacak. Mart ayında başlatılan eşel mobil sisteminin d&ouml;rt aylık s&uuml;re&ccedil;te dezenflasyonla m&uuml;cadeleye &ouml;nemli katkı sağladığı değerlendirildi. ABD, İsrail ve İran savaşının k&uuml;resel etkilerinin dengelenmeye başladığı bildirildi.</p>

<p>Uluslararası petrol fiyatlarının da bu etkiyle d&uuml;şme eğilimine girdiği dikkate alındı. Sistemin &uuml;&ccedil; ay i&ccedil;inde sonlandırılmasının enflasyona olumsuz bir etki yaratmayacağı &ouml;ng&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Bu yeni adımlarla birlikte sistemin b&uuml;t&ccedil;e &uuml;zerindeki olumsuz etkilerinin de sona ermesi hedeflendi.</p>

<h2>Sigara fiyatlarındaki vergi oranları değişti</h2>

<p>Resmi Gazete&#39;deki bir diğer kararla sigaradaki maktu ve asgari maktu vergi tutarları yeniden belirlendi. Sigaranın maktu &Ouml;TV tutarları her yıl altı ayda bir g&uuml;ncelleniyor, oransal &Ouml;TV ise sabit kalıyordu. Bu durum maktu vergilerdeki artışı telafi etmek i&ccedil;in &uuml;reticilerin fiyat y&uuml;kseltmesini zorunlu kılıyordu.</p>

<p>Yeni d&uuml;zenlemeyle sigaraya uygulanan &Ouml;TV oranı y&uuml;zde 45&#39;ten y&uuml;zde 42&#39;ye d&uuml;ş&uuml;r&uuml;ld&uuml;. Asgari maktu vergi tutarı 2,2953 lira, maktu vergi tutarı ise 23,7404 lira olarak tespit edildi. Sigara &uuml;r&uuml;nleri i&ccedil;in de bu yılın temmuz-aralık d&ouml;nemi boyunca Yİ-&Uuml;FE bazlı vergi g&uuml;ncellemesi yapılmayacak.</p>

<p>Vergi oranının d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lmesiyle &uuml;reticilerin 1 liralık fiyat artışı yapabilmesi kolaylaştı. Nihai &uuml;r&uuml;n fiyatındaki minimum zorunlu artış 3,19 liradan 2,91 liraya inmiş oldu. Oran d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;nden kaynaklanabilecek muhtemel vergi kaybı ise paket başına alınan maktu vergi tutarındaki artışla karşılanacak.</p>

<p>Bu adımlarla sigaradaki fiyat değişimlerinin dengelenmesi ve vergi gelirlerindeki kaybın &ouml;nlenmesi ama&ccedil;landı. Sigara dışında kalan t&uuml;t&uuml;n mamullerinde ise yılın ikinci yarısı i&ccedil;in normal g&uuml;ncelleme uygulaması s&uuml;recek. Alkoll&uuml; i&ccedil;ecekler i&ccedil;in de temmuz-aralık d&ouml;neminde yurt i&ccedil;i &uuml;retici fiyat endeksi baz alınarak fiyat g&uuml;ncellemesine gidilecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/akaryakitta-uygulanan-esel-mobil-sistemi-uc-ay-icinde-kademeli-sonlandiriliyor-2026-07-03-10-55-32.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/ajan-tabanli-yapay-zekaya-yonelik-talep-okta-ceo-sunu-yeniden-milyarder-yapti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/ajan-tabanli-yapay-zekaya-yonelik-talep-okta-ceo-sunu-yeniden-milyarder-yapti</link>
      <category>Yapay Zeka</category>
      <title>Ajan tabanlı yapay zekaya yönelik talep Okta CEO’sunu yeniden milyarder yaptı</title>
      <description>Kimlik yönetimi yazılımları geliştiren Okta’nın hisseleri, yatırımcıların yapay zeka kaynaklı büyüme ve siber güvenlik alanındaki dayanıklılığı fiyatlamasıyla ilk çeyrekten bu yana yüzde 50 yükseldi. Forbes’un hesaplamalarına göre bu yükseliş CEO Todd McKinnon’ı milyarderler kulübüne taşıdı.</description>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 06:54:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-03T06:54:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Okta CEO&rsquo;su Todd McKinnon i&ccedil;in şirketin ilk &ccedil;eyrek sonu&ccedil;ları neredeyse kusursuz ge&ccedil;ti. On binlerce kurum i&ccedil;in kullanıcı kimlik doğrulama platformu işleten şirket, mayıs ayı sonunda a&ccedil;ıkladığı sonu&ccedil;larda Wall Street&rsquo;in gelir ve k&acirc;r beklentilerini aştı. Daha da &ouml;nemlisi, bu başarının nedenlerinden biri olarak şirket, yapay zeka ajanlarının yaygınlaşmasıyla birlikte kimlik y&ouml;netimi ara&ccedil;larına y&ouml;nelik talebin arttığını g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıkladı.</p>

<p>Yatırımcılar bunu hemen fark etti. Hisse senedi o g&uuml;n y&uuml;zde 8 değer kazandı ve y&uuml;kselişini s&uuml;rd&uuml;rerek temmuz ayına kadar yaklaşık y&uuml;zde 50 arttı. Forbes&rsquo;un hesaplamalarına g&ouml;re bu y&uuml;kseliş, McKinnon&rsquo;ı yeniden milyarder yaptı. Bu onun ilk milyarder oluşu değil: McKinnon, 2021 ve 2022 yıllarında yazılım hisselerindeki y&uuml;kseliş sayesinde milyarder olmuştu. Ancak teknoloji şirketlerinin değerlemelerinden milyarlarca dolar silen geniş &ccedil;aplı satış dalgası sırasında serveti &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de eridi. Şimdi ise yapay zeka odaklı yeni bir y&uuml;kseliş dalgası onu yeniden milyarderler kul&uuml;b&uuml;ne taşıdı.</p>

<p>McKinnon, Kaliforniya&rsquo;daki San Jose&rsquo;nin hemen dışında bulunan k&uuml;&ccedil;&uuml;k Fremont kasabasında doğdu. Babası burada insan kaynakları y&ouml;neticisi olarak &ccedil;alışıyordu. Ailesinin bilgisayarı olmadığı i&ccedil;in veri bilimci olan babasının bir kişisel bilgisayarı bulunan arkadaşının evinde &ccedil;ok zaman ge&ccedil;irdi ve burada becerilerini geliştirdi. 1993 yılında Brigham Young &Uuml;niversitesi&rsquo;nden işletme diplomasıyla mezun oldu. Dot-com d&ouml;neminin başladığı 1995 yılında ise California Polytechnic State &Uuml;niversitesi&rsquo;nde bilgisayar bilimleri alanında y&uuml;ksek lisansını tamamladı. Yaklaşık on yıl boyunca yazılım şirketi PeopleSoft&rsquo;ta &ccedil;alıştıktan sonra Marc Benioff&rsquo;un kurduğu Salesforce&rsquo;a katıldı; m&uuml;hendislik ekibine liderlik etti ve zamanla şirketin &uuml;st d&uuml;zey y&ouml;neticilerinden biri haline geldi. 2009 yılında kendi girişimini kurmaya karar vererek Okta&rsquo;yı (o zamanki adıyla Saasure) hayata ge&ccedil;irdi. Şirketten ayrılırken, bu riskin neden alınmaya değer olduğunu eşine anlatmak i&ccedil;in bir PowerPoint sunumu hazırlamıştı. Başarı zaman aldı ancak sonunda 2017&rsquo;deki halka arzla emeklerinin karşılığını aldı. Şirket hisseleri ilk &uuml;&ccedil; yılda y&uuml;zde 400&rsquo;den fazla y&uuml;kseldi.</p>

<p>Ancak hisseyi asıl zirveye taşıyan gelişme Covid-19 pandemisi oldu. Şirketler ofislerini kapatıp milyonlarca &ccedil;alışan uzaktan &ccedil;alışmaya başlayınca, San Francisco merkezli Okta kimlik ve erişim y&ouml;netimi alanında hızla liderlerden biri haline geldi. &Ccedil;ok fakt&ouml;rl&uuml; kimlik doğrulama ve erişim kontrol&uuml; gibi hizmetleri sayesinde Apple ve Amazon gibi dev şirketler de dahil olmak &uuml;zere binlerce m&uuml;şterisinin &ccedil;alışanlarının d&uuml;nyanın herhangi bir yerinden iş uygulamalarına g&uuml;venli şekilde erişmesini sağladı. Ağustos ayında San Francisco&rsquo;da yaşayan McKinnon milyarder olmuştu.</p>

<p>Ancak hisse senedindeki bu y&uuml;kseliş kalıcı olmadı. 2021&rsquo;in sonlarından itibaren yatırımcılar, aşırı harcamalar ve y&uuml;kselen faiz oranlarını gerek&ccedil;e g&ouml;stererek yazılım şirketlerinin hisselerini agresif bi&ccedil;imde satmaya başladı. Okta da ayrıca baskı altındaydı. Şirket, rakibi Auth0&rsquo;yu 6,5 milyar dolara satın alması nedeniyle eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Buna ek olarak, şirket m&uuml;şterileri ve &ccedil;alışanlarına ait bazı verilerin &ccedil;alındığı b&uuml;y&uuml;k &ccedil;aplı bir siber saldırının etkileriyle m&uuml;cadele etti. Hisse senedi, 2021&rsquo;de ulaştığı zirveden 2023 başına kadar y&uuml;zde 70&rsquo;ten fazla değer kaybetti.</p>

<h2>Talepten fayda sağlamak</h2>

<p>Yapay zekanın y&uuml;kselişi, McKinnon&rsquo;ın servetini yeniden b&uuml;y&uuml;ten en &ouml;nemli etkenlerden biri oldu. Nisan ayında piyasaya s&uuml;r&uuml;len Anthropic&rsquo;in Mythos modelinin t&uuml;m siber g&uuml;venlik yazılımı sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; alt&uuml;st edeceği y&ouml;n&uuml;ndeki yatırımcı endişeleri zamanla azaldı. Londra merkezli Arete Research&rsquo;te siber g&uuml;venlik analisti olan Ellie Kearney&rsquo;e g&ouml;re yatırımcılar artık bu şirketler arasında ayrım yapıyor; hatta yazılım sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n, &ouml;nemini koruyacak ve &quot;vibe coding&quot; ile kolayca ortadan kaldırılamayacak bazı alanlarına y&ouml;nelik iyimserlik yeniden g&uuml;&ccedil;leniyor. Okta da bu gelişmeden en fazla fayda sağlayan şirketlerden biri.</p>

<p>Kearney, &quot;Siber g&uuml;venlik sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n ajan tabanlı yapay zekanın yaratacağı d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me karşı diren&ccedil;li olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz. Şirketler kurum i&ccedil;i sunuculardan buluta ge&ccedil;erken &ouml;nce bulut yatırımları geldi, ardından siber g&uuml;venlik yatırımları bir s&uuml;re gecikti. Ancak bu kez Mythos ve Anthropic&rsquo;in Project Glass Wing gibi gelişmeleri nedeniyle siber g&uuml;venlik yatırımlarındaki gecikmenin &ccedil;ok daha kısa olacağını ve neredeyse eş zamanlı ger&ccedil;ekleşeceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz&quot; dedi.&nbsp;</p>

<p>İnsanlar ister yapay zeka ara&ccedil;larını doğrudan kullansın ister g&ouml;revleri yapay zeka asistanlarına devretsin, şirketlerin yine de yalnızca doğru kişilerin ve doğru yapay zeka ajanlarının hassas bilgilere erişebildiğinden emin olması gerekiyor. Giderek daha fazla işletme yapay zeka ajanlarını kullanmaya başladık&ccedil;a, kimin hangi verilere erişebildiğini takip etmek de giderek daha karmaşık hale geliyor. Bu durum kimlik doğrulama yapan, hassas sistemlere erişimi kontrol eden ve kurumların verilerini korumasına yardımcı olan g&uuml;venlik &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri sunan Okta gibi şirketlere olan talebi artırıyor. Okta&rsquo;ya g&ouml;re kuruluşların y&uuml;zde 91&rsquo;inden fazlası halihazırda iş s&uuml;re&ccedil;lerinde yapay zeka kullanıyor. Pek &ccedil;ok yatırımcı ise yapay zeka ajanları iş g&uuml;c&uuml;n&uuml;n sıradan bir par&ccedil;ası haline geldik&ccedil;e bu hizmetlerin daha da kritik olacağına inanıyor.</p>

<h2>Kimlik ve erişim y&ouml;netimi</h2>

<p>TD Cowen&rsquo;da hisse senedi araştırmaları genel m&uuml;d&uuml;r&uuml; olan Shaul Eyal ise, &quot;Okta, kimlik ve erişim y&ouml;netimi pazarının liderlerinden biri. Bu genel siber g&uuml;venlik ekosistemindeki en kritik g&ouml;revlerden birini &uuml;stlenen kategorilerden biri&quot; dedi. Her ne kadar hisse senedi hala t&uuml;m zamanların zirvesinin altında işlem g&ouml;rse de toparlanma Okta&rsquo;nın piyasa değerine yeniden 4 milyar doların &uuml;zerinde katkı sağladı ve yatırımcı g&uuml;venini b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de geri kazandırdı. Şirket bu yılın ilk &ccedil;eyreğinde gelirini yıllık bazda y&uuml;zde 11,2 artırarak 765 milyon dolara &ccedil;ıkardıktan sonra Goldman Sachs, JPMorgan ve Morgan Stanley gibi bir&ccedil;ok kurum Okta i&ccedil;in hedef fiyatlarını yukarı y&ouml;nl&uuml; revize etti.</p>

<p>Her ne kadar bazı yatırımcılar Okta&rsquo;nın 2026 yılına ilişkin beklentilerinin &ouml;ng&ouml;r&uuml;lenden daha d&uuml;ş&uuml;k olmasından endişe duysa da, McKinnon yakın zamanda katıldığı bir televizyon programında olduk&ccedil;a net bir mesaj verdi: &quot;Bizim faaliyet g&ouml;sterdiğimiz alanda a&ccedil;ık ara lider biziz.&quot;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/ajan-tabanli-yapay-zekaya-yonelik-talep-okta-ceo-sunu-yeniden-milyarder-yapti-2026-07-03-10-00-43.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/acik-hava-sinemasinin-en-ikonik-filmleri-temmuz-ayinda-bosphorus-teras-ta</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/acik-hava-sinemasinin-en-ikonik-filmleri-temmuz-ayinda-bosphorus-teras-ta</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Açık hava sinemasının en ikonik filmleri temmuz ayında Bosphorus Teras’ta</title>
      <description>CVK Hotels &amp; Resorts Grubu’nun lüks segmentteki oteli CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul’un eşsiz manzarasına sahip mekânı Bosphorus Teras’ta gerçekleşecek deneyimsel açık hava sineması, klasik sinema akşamlarının ötesine geçiyor. Lounge müzikle başlayan gece; ödüllü sinema yarışması, film hikâyeleri, film öncesi kısa analizler ve özel gösterimlerle misafirlerine bambaşka bir deneyim yaşatacak.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 04:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T04:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CVK Park Bosphorus Hotel&rsquo;in eşsiz Boğaz manzarasına sahip mek&acirc;nı Bosphorus Teras&rsquo;ta, Cenk Caner k&uuml;rat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde ger&ccedil;ekleşecek a&ccedil;ık hava sineması, misafirlerini şehrin kalabalığından uzaklaştırarak sinemanın b&uuml;y&uuml;s&uuml;n&uuml; yeniden keşfetmeye davet ediyor.</p>

<p>İş Bankası Maximiles Black ana sponsorluğu ve Anadolu Sigorta destek sponsorluğunda ger&ccedil;ekleştirilen etkinlik, misafirlerine yalnızca bir film g&ouml;sterimi değil; m&uuml;zik ve sinema k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; bir araya getiren b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir deneyim sunuyor. Bu &ouml;zel film serisinde, sinema tarihine damga vurmuş k&uuml;lt yapımların b&uuml;y&uuml;l&uuml; d&uuml;nyasına dalarken, patlamış mısır eşliğinde keyifli sohbetler ger&ccedil;ekleştirilecek. Sinemanın yalnızca izlenen değil, hissedilen bir deneyime d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; bu akşamlarda, Bosphorus&rsquo;un eşsiz manzarası da gecenin yıldızlarından biri olacak.</p>

<p>&ldquo;Yıldızların altında, İstanbul Boğazı&rsquo;nın b&uuml;y&uuml;leyici atmosferinde 16 Haziran&rsquo;da başlayan etkinlikler; 1-7-14-21-28 Temmuz tarihlerinde devam edecek.&rdquo; Saat 20.15&rsquo;te ger&ccedil;ekleştirilecek &ouml;d&uuml;ll&uuml; sinema yarışması katılımcıları hem eğlendirecek hem de sinema bilgilerini sınamaya davet edecek. Ardından saat 20.40&rsquo;ta film hik&acirc;yeleri ve yapımların perde arkasına dair keyifli bilgiler paylaşılacak. Saat 21.00&rsquo;de ise Boğaz&rsquo;ın eşsiz atmosferinde film g&ouml;sterimi başlayacak.<br />
&nbsp;</p>

<p><img alt="Programda, sinema tarihine damga vurmuş, ikonik ve kült yapımlar yer alıyor." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/9d199ede-46f8-49bd-a5f1-e77c4fd17222.png" /></p>

<p>Kontenjanın sınırlı olduğu etkinliğin biletleri Passo &uuml;zerinden satışa sunuluyor. Patlamış mısır ikramının d&acirc;hil olduğu etkinliğin kişi başı bilet fiyatı 1.100TL&rsquo;dir. Medya İletişim: İdea Halkla İlişkiler / BuseBozkurt / buse.bozkurt@idea-pr.com</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/acik-hava-sinemasinin-en-ikonik-filmleri-temmuz-ayinda-bosphorus-teras-ta-2026-07-02-17-47-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/yapay-zekanin-enerji-paradoksu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/yapay-zekanin-enerji-paradoksu</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Yapay zekanın enerji paradoksu</title>
      <description>Yapay zeka enerji sektörünü daha verimli, daha esnek ve daha güvenli hale getiriyor. Ancak aynı teknoloji, veri merkezleri aracılığıyla küresel elektrik talebini rekor seviyelere taşıyarak enerji sistemlerinin sınırlarını da yeniden tanımlıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 04:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T04:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji sekt&ouml;r&uuml; uzun yıllar boyunca &uuml;retim kapasitesi, rezervler ve altyapı yatırımları &uuml;zerinden rekabet etti. Daha b&uuml;y&uuml;k santraller, daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; iletim hatları ve daha y&uuml;ksek &uuml;retim kapasitesi başarının temel g&ouml;stergeleri olarak kabul edildi. Bug&uuml;n ise sekt&ouml;r yeni bir d&ouml;neme giriyor. Rekabet artık yalnızca enerji &uuml;retmekle değil, enerjiyi y&ouml;netmekle ilgili. G&uuml;neş santralleri yalnızca g&uuml;nd&uuml;z &ccedil;alışıyor, r&uuml;zgar santralleri hava koşullarına bağlı &uuml;retim yapıyor, milyonlarca elektrikli ara&ccedil; g&uuml;n&uuml;n farklı saatlerinde şebekeye bağlanıyor. Bu yeni enerji sistemi, ge&ccedil;mişin merkezi ve &ouml;ng&ouml;r&uuml;lebilir yapısından &ccedil;ok daha karmaşık bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sergiliyor. Tam da bu nedenle enerji d&uuml;nyasının yeni oyuncusu yapay zeka oluyor. Uluslararası Enerji Ajansı&#39;nın (IEA) analizlerine g&ouml;re dijital teknolojiler ve yapay zeka, enerji sistemlerinin y&ouml;netiminde giderek daha kritik bir rol &uuml;stleniyor. Milyonlarca veri noktasını ger&ccedil;ek zamanlı analiz eden algoritmalar sayesinde &uuml;retim ve t&uuml;ketim arasındaki denge daha hızlı kurulabiliyor, şebeke operasyonları optimize ediliyor ve yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu kolaylaşıyor.</p>

<p>Ancak yapay zekanın enerji sekt&ouml;r&uuml;ndeki etkisi yalnızca operasyonel verimlilikle sınırlı değil. Giderek enerji g&uuml;venliğinin de temel bileşenlerinden biri haline geliyor. Nature grubuna bağlı Humanities and Social Sciences Communications dergisinde yayımlanan ve 52 &uuml;lkenin 2012-2021 d&ouml;nemini inceleyen &ldquo;Leveraging Energy-Sector Artificial Intelligence to Enhance Energy Security and Achieve Sustainable Development Goals&rdquo; araştırmasına g&ouml;re yapay zeka uygulamaları enerji g&uuml;venliğini y&uuml;zde 0,4 ila y&uuml;zde 7 arasında artırabiliyor. Yapay zeka yatırımlarının katkısı y&uuml;zde 1,7 ila y&uuml;zde 8,4 arasında değişirken, yapay zeka araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin etkisi y&uuml;zde 8,6 seviyesine kadar &ccedil;ıkabiliyor.</p>

<h2>Enerji g&uuml;venliğinin yeni anahtarı</h2>

<p>Araştırmacılara g&ouml;re bu etkinin temel nedeni; yapay zekanın talep tahmini, şebeke optimizasyonu, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve altyapı dayanıklılığı gibi alanlarda sağladığı iyileşmeler. Bug&uuml;n d&uuml;nyanın hi&ccedil;bir &uuml;lkesinin tam anlamıyla enerji g&uuml;venliğine ulaşamamış olması da bu teknolojilerin &ouml;nemini artırıyor.</p>

<p>Elektrik erişimi ve altyapı yatırımlarında ilerleme kaydedilse de fosil yakıtlara bağımlılık, arz kesintileri ve iklim kaynaklı riskler enerji sistemlerini kırılgan kılmaya devam ediyor.</p>

<h2>Yenilenebilirin g&ouml;r&uuml;nmeyen ortağı</h2>

<p>Yapay zekanın en b&uuml;y&uuml;k katkılarından biri de yenilenebilir enerji tarafında g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. G&uuml;neş ve r&uuml;zgar enerjisi &uuml;retimi doğası gereği değişken olduğu i&ccedil;in sistem operat&ouml;rlerinin &uuml;retimi &ouml;nceden tahmin etmesi gerekiyor. Bulut hareketleri, r&uuml;zgar y&ouml;n&uuml;, sıcaklık değişimleri ve t&uuml;ketim alışkanlıkları gibi y&uuml;zlerce değişkeni aynı anda analiz eden yapay zeka modelleri, &uuml;retim tahminlerinde geleneksel y&ouml;ntemlerin &ccedil;ok &ouml;tesine ge&ccedil;ebiliyor. Bağımsız araştırma kuruluşu RAND Corporation&#39;ın değerlendirmelerine g&ouml;re yapay zeka yalnızca &uuml;retimi optimize etmiyor; mikro şebekeler, ger&ccedil;ek zamanlı fiyatlandırma sistemleri ve eşler arası enerji ticareti gibi yeni nesil enerji modellerinin de &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıyor. Yeni yenilenebilir enerji yatırımlarının konumlandırılmasından enerji depolama sistemlerinin y&ouml;netimine kadar bir&ccedil;ok alanda algoritmalar giderek daha fazla s&ouml;z sahibi oluyor.</p>

<h2>Veri merkezlerinin y&uuml;kselişi</h2>

<p>Ancak hikayenin bir de diğer y&uuml;z&uuml; var. Enerji sekt&ouml;r&uuml; bug&uuml;n ilgin&ccedil; bir paradoksla karşı karşıya. Yapay zeka bir yandan enerji sistemlerini daha verimli hale getirirken, diğer yandan tarihin en b&uuml;y&uuml;k yeni elektrik t&uuml;keticilerinden birine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. IEA verilerine g&ouml;re yapay zeka &ccedil;ağının asıl altyapısı artık veri merkezleri. Teknoloji şirketlerinin yalnızca veri merkezlerine y&ouml;nelik sermaye harcamalarının 2025 yılında 400 milyar doların &uuml;zerine &ccedil;ıkması bekleniyor. Bu rakam k&uuml;resel petrol ve doğal gaz sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n yıllık &uuml;retim yatırımlarını geride bırakmış durumda. Son 18 ayda yalnızca yapay zeka uygulamaları i&ccedil;in tasarlanan veri merkezlerinin kapasitesi &uuml;&ccedil; kattan fazla arttı. Ancak teknoloji yatırımlarının hızı, enerji altyapısının d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hızını &ccedil;oktan aşmış durumda. Veri merkezleri birka&ccedil; yıl i&ccedil;inde devreye alınabilirken, yeni enerji santralleri ve iletim hatlarının tamamlanması &ccedil;oğu zaman 5 ila 10 yılı buluyor.</p>

<h2>B&uuml;y&uuml;yen elektrik iştahı</h2>

<p>&Uuml;stelik yapay zeka sistemleri daha verimli hale gelse bile toplam enerji t&uuml;ketimi artmaya devam ediyor. Bunun nedeni kullanım alanlarının hızla genişlemesi. Metin &uuml;retimiyle başlayan s&uuml;re&ccedil; artık video &uuml;retimi, gelişmiş akıl y&uuml;r&uuml;tme sistemleri ve otonom yapay zek&acirc; ajanlarına doğru ilerliyor. Bu uygulamalar standart bir yapay zek&acirc; sorgusuna g&ouml;re y&uuml;zlerce kat daha fazla işlem g&uuml;c&uuml; gerektiriyor. IEA projeksiyonlarına g&ouml;re veri merkezlerinin k&uuml;resel elektrik t&uuml;ketimi 2025 yılındaki yaklaşık 485 teravatsaat seviyesinden 2030 yılında 945 teravatsaate ulaşabilir. Bu miktar bug&uuml;n Japonya&#39;nın yıllık elektrik t&uuml;ketimine yakın bir hacme karşılık geliyor. Aynı d&ouml;nemde yalnızca yapay zeka odaklı veri merkezlerinin elektrik talebinin yaklaşık &uuml;&ccedil; kat b&uuml;y&uuml;mesi bekleniyor. Bu gelişme enerji sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; yeni bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: Yapay zeka devriminin ihtiya&ccedil; duyduğu elektriği kim ve nasıl sağlayacak?</p>

<h2>Karar s&uuml;re&ccedil;leri değişiyor</h2>

<p>Yapay zekanın enerji sekt&ouml;r&uuml;ndeki etkisi yalnızca operasyonel s&uuml;re&ccedil;lerle sınırlı değil. Şirketlerin yatırım kararlarından ticaret stratejilerine kadar bir&ccedil;ok alanda karar alma mekanizmaları da d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Ge&ccedil;mişte yeni bir &uuml;retim tesisi, depolama yatırımı ya da iletim hattı planlanırken yıllara yayılan veriler ve senaryo analizleri kullanılıyordu. Bug&uuml;n ise yapay zeka; hava durumu modellerinden piyasa fiyatlarına, t&uuml;ketim eğilimlerinden ekipman performansına kadar binlerce değişkeni aynı anda değerlendirerek &ccedil;ok daha hızlı &ouml;ng&ouml;r&uuml;ler sunabiliyor. Bu durum enerji şirketlerine yalnızca maliyet avantajı sağlamıyor, aynı zamanda yatırım risklerini azaltarak sermayenin daha verimli kullanılmasına imkan tanıyor. Sekt&ouml;r uzmanlarına g&ouml;re &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde yapay zekayı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak g&ouml;ren şirketlerle, onu karar s&uuml;re&ccedil;lerinin merkezine yerleştiren şirketler arasındaki performans farkı giderek a&ccedil;ılacak.</p>

<h2>Yeni rekabet avantajı</h2>

<p>Bug&uuml;n enerji sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n geleceği yalnızca yeni enerji &uuml;retmekle ilgili değil. Aynı zamanda yapay zekanın yarattığı yeni talebi karşılayabilecek kadar esnek, dijital ve dayanıklı sistemler kurmakla ilgili. Ge&ccedil;mişte enerji sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n en değerli varlığı rezervlerdi. Bug&uuml;n &uuml;retim kapasitesi &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Yarın ise rekabet avantajını belirleyecek unsur b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de veri olacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; enerji artık yalnızca boru hatlarında, iletim kablolarında ve santrallerde değil; algoritmaların i&ccedil;inde de akıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yapay-zekanin-enerji-paradoksu-2026-07-02-17-35-08.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/haberler/nestle-turkiye-den-onarici-tarim-hamlesi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/haberler/nestle-turkiye-den-onarici-tarim-hamlesi</link>
      <category>Haberler</category>
      <title>Nestlé Türkiye'den onarıcı tarım hamlesi</title>
      <description>Nestlé Türkiye, onarıcı tarım uygulamalarını 2030'a kadar 400 çiftçiye ve 2 bin hektarlık alana yaymayı hedefliyor. Şirket, gençlere yönelik girişimcilik programıyla da beş yılda 20 binden fazla kişiye ulaşacak.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 10:08:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T10:08:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İklim krizi, su kaynaklarındaki azalma ve tarım arazilerinin verim kaybı, gıda sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; &uuml;retim modellerini yeniden d&uuml;ş&uuml;nmeye zorluyor. Son yıllarda &ouml;ne &ccedil;ıkan onarıcı tarım yaklaşımı ise yalnızca daha az zarar vermeyi değil, toprağın sağlığını yeniden g&uuml;&ccedil;lendirmeyi, biyolojik &ccedil;eşitliliği artırmayı ve &uuml;retimin uzun vadeli s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğini sağlamayı ama&ccedil;lıyor. D&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k gıda şirketleri de bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; artık kurumsal stratejilerinin merkezine yerleştiriyor. Bu şirketlerden biri olan Nestl&eacute;, temel hammaddelerinin y&uuml;zde 27,6&#39;sını bug&uuml;n onarıcı tarım uygulayan &ccedil;iftliklerden tedarik ediyor. Şirketin k&uuml;resel hedefi ise bu oranı 2030 yılına kadar y&uuml;zde 50&#39;ye y&uuml;kseltmek. T&uuml;rkiye operasyonu da bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n &ouml;nemli ayaklarından biri olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Nestl&eacute; T&uuml;rkiye&#39;nin y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; Onarıcı Tarım Projesi, buğday, mısır, şeker pancarı ve s&uuml;t &uuml;retiminde toprağın korunmasını, suyun daha verimli kullanılmasını ve biyolojik &ccedil;eşitliliğin desteklenmesini hedefliyor. &Ouml;rt&uuml; bitkisi ekimi, azaltılmış toprak işleme ve entegre mera y&ouml;netimi gibi uygulamalarla hem karbon tutulumu artırılıyor hem de &uuml;reticilerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı g&uuml;&ccedil;lendiriliyor.</p>

<h2>Hedef: 400 &ccedil;ift&ccedil;i, 2 bin hektar</h2>

<p>Şirket bug&uuml;n 100&#39;&uuml;n &uuml;zerinde &ccedil;ift&ccedil;iyle yaklaşık 500 hektarlık alanda &ccedil;alışıyor. 2030 hedefi ise bu yapıyı 400 &ccedil;ift&ccedil;iye ve 2 bin hektarlık uygulama alanına taşımak. D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n yalnızca mevcut &uuml;reticilerle sınırlı kalmaması i&ccedil;in gen&ccedil;lere y&ouml;nelik &ccedil;alışmalar da hızlandırılıyor. Bu kapsamda hayata ge&ccedil;irilen Gen&ccedil; İşi Tarım programı, girişimcilik, teknoloji ve onarıcı tarımı aynı platformda buluşturuyor.</p>

<p>Impact Hub İstanbul iş birliğiyle y&uuml;r&uuml;t&uuml;len program kapsamında dijital eğitimler, fikir maratonları ve kulu&ccedil;ka s&uuml;re&ccedil;leri d&uuml;zenlenirken, başarılı projelere toplam 1,5 milyon TL hibe desteği sağlanıyor. Nestl&eacute; T&uuml;rkiye, beş yıl i&ccedil;inde 20 binden fazla gence ulaşmayı hedefliyor.</p>

<h2>Toprak sağlığına uzun vadeli yatırım</h2>

<p>Nestl&eacute; T&uuml;rkiye CEO&#39;su Leszek Wacirz, gıda &uuml;retiminin geleceğinin yalnızca daha fazla &uuml;retmekten değil, tarımsal değer zincirinin tamamını daha dayanıklı hale getirmekten ge&ccedil;tiğini s&ouml;yledi. Wacirz, şirket olarak toprağın sağlığını, su kaynaklarını, biyolojik &ccedil;eşitliliği ve &ccedil;ift&ccedil;ilerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını birlikte ele aldıklarını belirterek, T&uuml;rkiye&#39;deki &ccedil;alışmaların k&uuml;resel hedeflerinin &ouml;nemli bir par&ccedil;asını oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Nestl&eacute; T&uuml;rkiye Pazarlama, İletişim ve S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Direkt&ouml;r&uuml; Başak &Uuml;nal da onarıcı tarımın yalnızca &uuml;retim verimliliğini artıran bir model olmadığını vurguladı. &Uuml;nal, şirketin buğday ve mısırla başlayan uygulamaları şeker pancarı ve s&uuml;t &uuml;retimine de yaygınlaştırmayı planladığını belirterek, toprağın korunması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve biyolojik &ccedil;eşitliliğin desteklenmesini birlikte ele alan b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hedeflediklerini s&ouml;yledi. Gen&ccedil; İşi Tarım programıyla da tarımın geleceğini şekillendirecek yeni nesil girişimcileri desteklemeyi ama&ccedil;ladıklarını ifade etti.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/nestle-turkiye-den-onarici-tarim-hamlesi-2026-07-02-13-13-50.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/uykunun-otesinde</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/uykunun-otesinde</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Uykunun ötesinde</title>
      <description>Uyku ekonomisinin büyüdüğü yeni dönemde şirketler yalnızca ürün değil, yaşam kalitesine dokunan çözümler geliştiriyor. İşbir Sünger, uyku teknolojilerinden dijital müşteri deneyimine uzanan yatırımlarıyla kendini bir yaşam markası olarak konumlandırıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 04:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T04:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uyku artık yalnızca dinlenmenin değil, yaşam kalitesinin temel bileşenlerinden biri olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu değişim, yatak sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; de yeniden şekillendiriyor. T&uuml;keticilerin &uuml;r&uuml;nlerden &ccedil;ok deneyim ve fayda aradığı yeni d&ouml;nemde şirketler, &uuml;retim kabiliyetlerinin yanı sıra teknoloji, tasarım ve m&uuml;şteri deneyimine de yatırım yapıyor. İşbir S&uuml;nger Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; ve Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi Cihan &Ccedil;avdar ile sekt&ouml;r&uuml;n d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;, inovasyonun değişen anlamını ve şirketin gelecek vizyonunu konuştuk.</p>

<p><strong>Son yıllarda &quot;yaşam markası&quot; kavramını daha sık kullanıyorsunuz. Bir yandan da &quot;iyi bir yatak &uuml;retmek artık yeterli değil&quot; diyorsunuz. Sizce sekt&ouml;r neden b&ouml;yle bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n i&ccedil;inde?</strong></p>

<p>Bug&uuml;n değişen yalnızca yatak sekt&ouml;r&uuml; değil, insanların yaşamdan beklentileri. T&uuml;ketici artık bir &uuml;r&uuml;n satın almıyor; daha iyi uyumak, daha sağlıklı yaşamak ve yaşam kalitesini artırmak istiyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yalnızca bizim sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;zde yaşanmıyor. Gıda, spor, kişisel bakım ve teknoloji gibi bir&ccedil;ok alanda beklentiler değişiyor. Uyku da bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n &ouml;nemli bir par&ccedil;ası haline geldi. Bilimsel araştırmalar kaliteli uykunun bağışıklık sisteminden zihinsel performansa, &ccedil;ocuk gelişiminden iş verimliliğine kadar yaşamın bir&ccedil;ok alanını doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. Biz de kendimizi yalnızca yatak &uuml;reten bir şirket olarak tanımlamıyoruz. Uyku bilimini, teknolojiyi, tasarımı ve m&uuml;şteri deneyimini bir araya getirerek insanların hayatına dokunan bir yaşam markası inşa etmeye &ccedil;alışıyoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; gelecekte farkı &uuml;r&uuml;nlerden &ccedil;ok, yaşam kalitesine kattığınız değer belirleyecek.</p>

<p><strong>Son iki yılda grup şirketlerinde dikkat &ccedil;ekici bir b&uuml;y&uuml;me g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Buna karşın sekt&ouml;r&uuml;n kolay bir d&ouml;nemden ge&ccedil;mediği de konuşuluyor. Siz bu tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Belirsizlik d&ouml;nemleri şirketlerin karakterini ortaya &ccedil;ıkarır. Biz kriz zamanlarını bekleme d&ouml;nemi değil, geleceğe hazırlanma d&ouml;nemi olarak g&ouml;r&uuml;yoruz. Bug&uuml;n&uuml;n rekabeti yalnızca &uuml;retim kapasitesiyle kazanılmıyor. Teknoloji, Ar-Ge, insan kaynağı ve doğru stratejiyle desteklenmeyen b&uuml;y&uuml;menin kalıcı olması m&uuml;mk&uuml;n değil. Son iki yılda grup şirketlerimizde g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ivme yakaladık. İşbir S&uuml;nger&#39;de ihracatımızı y&uuml;zde 262 ar tırdık. Pandemi d&ouml;nemi dahil son 15 yılın tonaj rekorunu kırdık. S&uuml;nger &uuml;retimimiz y&uuml;zde 21 artışla 21 bin tonun &uuml;zerine, satışlarımız ise y&uuml;zde 27 artışla 18 bin tonun &uuml;zerine &ccedil;ıktı. İşbir Ziraat da yılı y&uuml;zde 2 4 ciro artışıyla tamamladı. Ancak bizim i&ccedil;in asıl &ouml;nemli olan, bu b&uuml;y&uuml;meyi verimlilik, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarıyla destekleyerek s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir hale getirebilmek.</p>

<p><strong>İşbir, kurulduğu g&uuml;nden bu yana sekt&ouml;r&uuml;n bir&ccedil;ok ilkine imza atan bir marka. Bug&uuml;n ise s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir malzemelerden yeni nesil uyku teknolojilerine kadar farklı alanlarda yatırımlar yapıyorsunuz. Sizce inovasyonun tanımı değişti mi?</strong></p>

<p>Bence inovasyonun kendisi değişmedi ancak ondan beklentilerimiz değişti. Eskiden inovasyon daha &ccedil;ok yeni &uuml;r&uuml;n geliştirmek veya mevcut &uuml;r&uuml;nlere yeni &ouml;zellikler eklemek olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. Bug&uuml;n ise t&uuml;ketici teknolojiye değil, hayatını kolaylaştıran &ccedil;&ouml;z&uuml;mlere değer veriyor. Eğer geliştirdiğiniz teknoloji insanların daha iyi uyumasına, daha sağlıklı yaşamasına veya kendini daha iyi hissetmesine katkı sağlamıyorsa, ne kadar ileri olursa olsun ger&ccedil;ek anlamda değer &uuml;retmiyor. Bu nedenle Ar-Ge&#39;yi yalnızca laboratuvarlarla sınırlı bir faaliyet olarak g&ouml;rm&uuml;yoruz. Bizim i&ccedil;in Ar-Ge, değişen yaşam alışkanlıklarını ve geleceğin ihtiya&ccedil;larını okuyabilme yeteneği anlamına geliyor. Son d&ouml;nemde geliştirdiğimiz s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir malzeme &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri, yeni nesil s&uuml;nger teknolojileri ve kişiselleştirilmiş konfor yaklaşımı da bu bakış a&ccedil;ısının bir sonucu. Bana g&ouml;re inovasyon aynı zamanda bir kurum k&uuml;lt&uuml;r&uuml;. Merak etmeyi, &ouml;ğrenmeyi ve gelişmeyi bıraktığınız anda inovasyon da sona eriyor.</p>

<p><strong>ODT&Uuml; ile y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z &ccedil;alışmalar, BEDGEAR iş birliği ve deprem yatağı projesi dikkat &ccedil;ekiyor. Bunlar ortak bir vizyonun par&ccedil;aları mı?</strong></p>

<p>Hepsinin merkezinde aynı anlayış var: Gelecek doğru iş birlikleriyle inşa edilir. ODT&Uuml; ile y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z &ccedil;alışmalar akademik bakış a&ccedil;ısını sanayi tecr&uuml;besiyle buluşturuyor. BEDGEAR iş birliğimiz ise global uyku teknolojilerini &uuml;retim g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle bir araya getirerek kişiselleştirilmiş uyku deneyiminde yeni bir yaklaşım sunuyor. Deprem yatağı projesi de yalnızca ticari değil, toplumsal ihtiya&ccedil;lara &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retme anlayışımızın bir yansıması. Gelecekte rekabetin yalnızca &uuml;r&uuml;nler arasında değil, bilgi, teknoloji ve iş birlikleriyle kurulan ekosistemler arasında yaşanacağına inanıyoruz.</p>

<p><strong>Dijitalleşme bug&uuml;n yalnızca satış kanallarını değil, t&uuml;keticinin markalarla kurduğu ilişkiyi de değiştiriyor. Sizce geleceğin rekabeti dijital tarafta mı yaşanacak?</strong></p>

<p>Artık m&uuml;şterinin markayla ilk teması mağazada değil, dijital d&uuml;nyada başlıyor. Bu nedenle dijitali yalnızca bir satış kanalı olarak değil, m&uuml;şteri deneyiminin merkezinde konumlandırıyoruz.&nbsp;</p>

<p>Son d&ouml;nemde dijital altyapılarımızı yeniledik, e-ticaret yatırımlarımızı artırdık ve CRM sistemlerimizi g&uuml;&ccedil;lendirdik. Ben geleceğin en g&uuml;&ccedil;l&uuml; markalarının en fazla reklam yapanlar değil, m&uuml;şterisini en iyi tanıyan, onu en iyi anlayan ve onunla en g&uuml;&ccedil;l&uuml; bağı kurabilen markalar olacağına inanıyorum. Dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me yaptığımız t&uuml;m yatırımların temelinde de bu anlayış yer alıyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; artık rekabet yalnızca &uuml;r&uuml;nlerde değil, m&uuml;şteriyi ne kadar iyi anlayabildiğinizde ve ona ne kadar kişiselleştirilmiş bir deneyim sunabildiğinizde şekilleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/uykunun-otesinde-2026-07-02-11-25-47.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/milyarderler/milyarder-olduktan-sonra-ikiye-katladi-taylor-swift-servetini-nasil-artirdi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/milyarderler/milyarder-olduktan-sonra-ikiye-katladi-taylor-swift-servetini-nasil-artirdi</link>
      <category>Milyarderler</category>
      <title>Milyarder olduktan sonra ikiye katladı: Taylor Swift servetini nasıl artırdı?</title>
      <description>Dünyanın en büyük pop yıldızı Taylor Swift, 2023 yılında Travis Kelce ile tanıştığında milyarderler kulübünün eşiğindeydi. Aradan geçen üç yılda ise her ikisinin de serveti önemli ölçüde arttı.</description>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 07:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-05T07:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Taylor Swift ile Travis Kelce&rsquo;nin d&uuml;ğ&uuml;n&uuml;ne ilişkin ayrıntılar hala b&uuml;y&uuml;k bir gizlilik (ve belki de bilin&ccedil;li bir yanıltma stratejisi) perdesiyle &ouml;rt&uuml;l&uuml; olsa da Madison Square Garden&rsquo;daki kutlama, Kansas City Chiefs&rsquo;in tight end oyuncusu Kelce&rsquo;nin Arrowhead Stadyumu&rsquo;ndaki konserinde d&uuml;nyanın en &uuml;nl&uuml; pop yıldızına telefon numarasını vermeye &ccedil;alışmasının ve bunda başarısız olmasından neredeyse &uuml;&ccedil; yıl sonrasına denk geliyor. 2023 yılı Swift i&ccedil;in bir&ccedil;ok a&ccedil;ıdan d&ouml;n&uuml;m noktasıydı. Gelecekteki eşiyle tanışmasının yanı sıra rekorlar kıran Eras Tour&rsquo;u başlattı ve ekim ayında resmen Forbes milyarderler listesine girdi.</p>

<h2>Son &uuml;&ccedil; yıldaki b&uuml;y&uuml;k gelir artışı</h2>

<p>Ancak bu, bug&uuml;n 36 yaşında olan pop s&uuml;perstarı i&ccedil;in yalnızca başlangı&ccedil;tı. O tarihten bu yana, kariyerinin ve hatta tartışmasız olarak herhangi bir m&uuml;zik sanat&ccedil;ısının şimdiye kadarki en kazan&ccedil;lı d&ouml;nemini yaşadı. Forbes&rsquo;un son tahminine g&ouml;re Swiff&#39;in serveti d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &ouml;ncesinde 2,1 milyar dolara ulaştı. Bu rakama, artık tamamen sahip olduğu son derece değerli m&uuml;zik kataloğunun master kayıtları ve yayın hakları ile birlikte, bir&ccedil;ok Swift hayranının ideal bir d&uuml;ğ&uuml;n mekanı olduğuna ya da &ccedil;oktan &ouml;yle kullanıldığına inandığı Rhode Island&rsquo;daki evi de dahil olmak &uuml;zere yaklaşık 125 milyon dolarlık gayrimenkul portf&ouml;y&uuml; de dahil. Ancak servetindeki hızlı y&uuml;kselişin temel nedeni, son &uuml;&ccedil; yılda m&uuml;ziklerini kaydetmekten ve sahnede icra etmekten elde ettiği eşi benzeri g&ouml;r&uuml;lmemiş gelirler oldu.</p>

<p>2024&rsquo;&uuml;n sonuna kadar devam eden Eras Tour, bilet satışlarından 2 milyar doların &uuml;zerinde hasılat elde etti. Buna y&uuml;z milyonlarca dolarlık &uuml;r&uuml;n satışı da eklendi. Turnenin konser filmi ise tamamen Swift tarafından finanse edildi ve doğrudan AMC sinemaları aracılığıyla dağıtıldı. D&uuml;nya genelinde gişede 260 milyon dolar kazandı. Daha sonra filmi Disney+ platformunda yayımlanmak &uuml;zere tahmini 75 milyon dolara sattı. Buna ek olarak, kamera arkası belgesel dizisi ve ikinci bir konser filmi i&ccedil;in Disney ile yaptığı ikinci anlaşmadan da tahminen 100 milyon dolar daha elde etti.</p>

<h2>2025&#39;in en &ccedil;ok kazanan ikinci m&uuml;zisyeni</h2>

<p>2025 yılında, The Life of A Showgirl alb&uuml;m&uuml;n&uuml;n yayımlanmasının da etkisiyle, veri sağlayıcısı Luminate&rsquo;e g&ouml;re Swift&rsquo;in m&uuml;zik kataloğu 14,7 milyon alb&uuml;m eşdeğeri satışa ulaştı. Bu rakam, diğer t&uuml;m sanat&ccedil;ıların satışlarının iki katından fazlaydı. Swift, tek bir turne tarihi bile olmadan, vergi ve masraflar &ouml;ncesinde tahminen 202 milyon dolar kazanarak Forbes&rsquo;un 2025 yılının en &ccedil;ok kazanan ikinci m&uuml;zik sanat&ccedil;ısı oldu.</p>

<p>Bu devasa gelirler, Swift&rsquo;e ilk altı alb&uuml;m&uuml;n&uuml;n haklarını geri almak i&ccedil;in agresif bi&ccedil;imde harekete ge&ccedil;me imkanı verdi. S&ouml;z konusu haklar son on yılda Scott Borchetta&rsquo;nın Big Machine şirketinden Scooter Braun&rsquo;un Ithaca Holdings&rsquo;ine, oradan da Shamrock Capital&rsquo;e ge&ccedil;mişti ve bu durum Swift&rsquo;i uzun s&uuml;redir rahatsız ediyordu. Ge&ccedil;en mayıs ayında bu hakları nihayet geri aldığında bunu &ldquo;hayatımın en b&uuml;y&uuml;k hayalinin ger&ccedil;ekleşmesi&rdquo; olarak nitelendirdi. B&ouml;ylece kariyerindeki t&uuml;m şarkıları, videoları ve performansları &uuml;zerinde tam kontrol sağlayan iş yapısının son eksik par&ccedil;ası da tamamlanmış oldu. Universal b&uuml;nyesindeki Republic Records ile yaptığı anlaşma sayesinde Swift ayrıca gelecekteki t&uuml;m kayıtlarının da sahibi konumunda ve kendi b&uuml;nyesinde y&ouml;netim, turne organizasyonu ve prod&uuml;ksiyon şirketlerini işletiyor.</p>

<p>Teorik olarak, ilk d&ouml;nem m&uuml;zik kataloğunun satın alma bedeli, varlığın değerini Swift&rsquo;in net serveti a&ccedil;ısından bire bir dengeleyecekti. Ancak Forbes, Swift&rsquo;in kamuoyu desteğini kendi lehine kullanabilmesi ve gelecekte alb&uuml;mleri yeniden kaydetme ihtimali sayesinde pazarlık g&uuml;c&uuml; elde ederek piyasa değerinin altında bir fiyatla anlaşabildiğini tahmin ediyor. Bu fiyatın, Scooter Braun&rsquo;un 2020 yılında hakları Shamrock Capital&rsquo;e satarken aldığı yaklaşık 360 milyon dolara yakın olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>Artık t&uuml;m kataloğunu kontrol eden Swift&rsquo;in m&uuml;zik arşivi, yeniden a&ccedil;ık piyasaya &ccedil;ıkması gibi son derece d&uuml;ş&uuml;k ihtimalli bir senaryoda eskisinden &ccedil;ok daha y&uuml;ksek bir değere sahip olacaktır. Ger&ccedil;ekte ise kariyerinin bu aşamasında ger&ccedil;ekten satışa &ccedil;ıkarsa bir alıcının ne kadar &ouml;demeye razı olacağını tahmin etmek neredeyse imkansız. Bug&uuml;ne kadarki en b&uuml;y&uuml;k m&uuml;zik kataloğu satışları Sony Music tarafından ger&ccedil;ekleştirildi; Michael Jackson ile Queen&rsquo;in m&uuml;zik hakları ayrı ayrı 1,2 milyar dolar değer bi&ccedil;ildi. Ancak bu satışlar, her iki sanat&ccedil;ının da kayıt yapmayı ve turneye &ccedil;ıkmayı bırakmasından yıllar sonra ger&ccedil;ekleşmişti.</p>

<p>Swift&rsquo;in ise &ouml;n&uuml;nde hala bir&ccedil;ok yeni hit bulunuyor. Bunlardan biri de şu anda m&uuml;zik listelerinde bir numarada yer alan I Knew It, I Knew You. Şarkı, bu yaz vizyona giren gişe rekortmeni Toy Story 5&rsquo;in hem kapanış jeneriğinde hem de film m&uuml;ziğinde yer alıyor. Şarkı ilk haftasında ABD&rsquo;de 183 bin, Birleşik Krallık&rsquo;ta ise 71 bin adet satış yaparak 2026 yılının her iki pazardaki en y&uuml;ksek ilk hafta satış rakamlarına ulaştı.</p>

<p>Başlangı&ccedil;ta Swift, filmin m&uuml;ziklerine katkıda bulunmayı reddetmişti, sonu&ccedil;ta soundtrack&rsquo;in master kayıtları Disney&rsquo;e ait olacaktı. Ancak yapımcı Jessica Choi&rsquo;nin filmin kadın odaklı vizyonunu vurgulayan &ccedil;ağrısı sonunda yalnızca bir şarkıyı değil, aynı zamanda filmin pazarlama &ccedil;alışmalarına b&uuml;y&uuml;k katkı sağlayan bir marka ortaklığını da beraberinde getirdi. Toy Story 5, a&ccedil;ılış hafta sonunda d&uuml;nya genelinde 312 milyon dolar hasılat elde etti ve g&ouml;sterim s&uuml;resi sonunda 1 milyar dolar barajını rahatlıkla aşması bekleniyor. Swift, filmin galasına 1995 yapımı ilk Toy Story&rsquo;nin VHS kasetiyle katıldı ve Tom Hanks, Tim Allen ile besteci Randy Newman gibi oyuncu kadrosundan imza topladı. Swift Instagram&#39;da yaptığı paylaşımda,&nbsp;&ldquo;İlk Toy Story&rsquo;yi beş yaşındayken izlediğimden beri hayran olduğum bu karakterler i&ccedil;in bir g&uuml;n şarkı yazmayı hep hayal ettim. Toy Story 5&rsquo;i hen&uuml;z geliştirme aşamasındayken izleme şansına eriştiğimde filme anında aşık oldum ve g&ouml;sterimden eve d&ouml;ner d&ouml;nmez bu şarkıyı yazdım&quot; ifadelreini kullandı.&nbsp;</p>

<h2>Oscar beklentisi</h2>

<p>Şarkının kendisi Swift&rsquo;in servetini kayda değer &ouml;l&ccedil;&uuml;de değiştirmeyecek olsa da, g&ouml;sterişli bir d&uuml;ğ&uuml;n kutlamasının masraflarını karşılamaya katkı sağlayabilir. Sekt&ouml;r&uuml;n en &uuml;st d&uuml;zeyinde yer alan sanat&ccedil;ılar, yaklaşık 1 milyon dolarlık peşin &ouml;deme alabilir ve şarkının uluslararası pazarlarda her &ccedil;alınışından doğan g&ouml;sterim teliflerinden &ouml;nemli bir pay i&ccedil;in pazarlık yapabilirler. Ancak filmin gişe gelirine doğrudan ortak olmazlar. Hak sahibi olarak şarkının dijital dinlenme ve satış gelirlerinin b&uuml;y&uuml;k kısmını Disney alacak. Swift ise yayın gelirlerini ortak s&ouml;z yazarı ve ortak yapımcı Jack Antonoff ile paylaşacak. Yıl sonunda şarkının Swift&rsquo;e sağlayacağı net kazancın muhtemelen 5 milyon doların altında kalacağı tahmin ediliyor. Buna karşılık şarkı, hayran kitlesinin yeni i&ccedil;eriklere y&ouml;nelik bitmek bilmeyen ilgisini besleyerek Swift&rsquo;in diğer eserlerinin dinlenme sayılarını artıracaktır. &Ouml;nde gelen m&uuml;zik kataloğu y&ouml;netim şirketlerinden Round Hill Music&rsquo;in başkan yardımcısı Madison Norris, &ldquo;Swift Disney&rsquo;e liste başı bir şarkı verdi, Disney de ona k&uuml;resel &ccedil;apta bir pazarlama kampanyası sundu ve bu iş birliği her iki taraf i&ccedil;in de harika sonu&ccedil; verdi. Şimdi beklenti, bu başarının sonunda Oscar kazanması&quot; dedi.&nbsp;</p>

<p>Swift&rsquo;in servetine daha b&uuml;y&uuml;k katkıyı ise ilk alb&uuml;m&uuml; Taylor Swift&rsquo;in &ldquo;Taylor&rsquo;s Version&rdquo; adıyla yeniden yayımlanması sağlayabilir. Sanat&ccedil;ı, r&ouml;portajlarında alb&uuml;m&uuml;n zaten kaydedildiğini belirtmişti. Alb&uuml;m bu sonbaharda 20. yılını kutlayacak. Bu arada Kelce&rsquo;nin serveti de Swift ile ilişkisinin kamuoyuna yansımasından bu yana benzer bir y&uuml;kseliş g&ouml;sterdi. Son iki sezonda Kansas City Chiefs ile yaptığı oyunculuk s&ouml;zleşmesi sayesinde sezon başına 17 milyon doların &uuml;zerinde gelir elde etti; bu rakam kariyerinin en y&uuml;ksek seviyesi oldu. Bu sonbaharda ise 12 milyon doları garanti olan yeni bir s&ouml;zleşmesi bulunuyor. Forbes&rsquo;a g&ouml;re 36 yaşındaki Kelce, 2025 yılında reklam anlaşmaları ve Amazon ile yaptığı podcast anlaşması sayesinde saha dışında yaklaşık 30 milyon dolar kazandı. Amazon, kardeşi Jason Kelce ile birlikte hazırladığı New Heights podcast&rsquo;ini &uuml;&ccedil; yıllığına 100 milyon doların &uuml;zerinde bir bedelle satın aldı. Ayrıca kardeşiyle birlikte sahibi olduğu Tru Kolors adlı giyim markası ve Garage Beer adlı bira markası da bulunuyor. Buna rağmen Forbes, Kelce&rsquo;nin net servetini yaklaşık 80 milyon dolar olarak tahmin ediyor. Aradaki bu b&uuml;y&uuml;k fark ise muhtemelen bir evlilik s&ouml;zleşmesini gerekli kılacak kadar dikkat &ccedil;ekici.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/milyarder-olduktan-sonra-ikiye-katladi-taylor-swift-servetini-nasil-artirdi-2026-07-01-16-49-05.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/hastaneler-kendilerine-su-soruya-hazir-mi-2035-te-var-olabilecek-miyiz</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/hastaneler-kendilerine-su-soruya-hazir-mi-2035-te-var-olabilecek-miyiz</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>Hastaneler kendilerine şu soruya hazır mı: 2035'te var olabilecek miyiz?</title>
      <description>Bir zamanlar bankalar sadece para saklıyordu. Taksi şirketleri yalnızca araç işletiyordu. Oteller sadece konaklama hizmeti veriyordu. Sonra teknoloji geldi ve sektörlerin tanımları değişti. Şimdi aynı dönüşüm sağlıkta yaşanıyor. Yaklaşık beş yıl önce sağlığın uberizasyonuna girdik. Bugün asıl soru şu: Bir sağlık kurumu 2035 yılında da bugünkü haliyle var olabilir mi?</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 07:52:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-01T07:52:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir hastanenin y&ouml;netim kurulu toplantısında olduğunuzu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Masada yine aynı sorular var: Poliklinik sayıları ne oldu? Yatak doluluk oranı hedefi tuttu mu? Ameliyat hacmi arttı mı? Uluslararası hasta sayısı y&uuml;kseldi mi? Bu soruların tamamı &ouml;nemli. Ancak belki de artık yeterli değiller. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sağlık sekt&ouml;r&uuml; son yirmi yılda tarihte hi&ccedil; olmadığı kadar hızlı değişti. &Ouml;nce dijitalleşme geldi, sonra yapay zeka, ardından genomik tıp, uzaktan takip sistemleri, giyilebilir teknolojiler ve son olarak <a href="https://www.forbes.com.tr/saglik/gercekten-saglikli-yas-almanin-yolu-hangisi">longevity</a> kavramı sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n g&uuml;ndemine oturdu. Bug&uuml;n asıl soru şu: Bir sağlık kurumu 2035 yılında da bug&uuml;nk&uuml; haliyle var olabilir mi?</p>

<p>Bir zamanlar bankalar sadece para saklıyordu. Taksi şirketleri yalnızca ara&ccedil; işletiyordu. Oteller sadece konaklama hizmeti veriyordu. Sonra teknoloji geldi ve sekt&ouml;rlerin tanımları değişti. Şimdi aynı d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sağlıkta yaşanıyor. Yaklaşık beş yıl &ouml;nce sağlığın uberizasyonuna girdik.</p>

<p>Yakın zamana kadar sağlık kurumları hastalık ortaya &ccedil;ıktığında devreye giren yapılar olarak &ccedil;alışıyordu. İnsan hastalanıyor, teşhis konuyor, tedavi uygulanıyor ve s&uuml;re&ccedil; tamamlanıyordu. Artık bu yaklaşım değişiyor. Bug&uuml;n&uuml;n 50&#39;li yaşlarındaki y&ouml;neticisi kalp krizi ge&ccedil;irdikten sonra değil, 10 yıl &ouml;nce riskini &ouml;ğrenmek istiyor. Birey 60 yaşında yalnızca daha uzun yaşamayı değil, 80&#39;li yaşlarında da zihinsel ve fiziksel olarak bağımsız kalmayı hedefliyor. Eskisi gibi sportif faaliyetlerini s&uuml;rd&uuml;rmeyi, seyahatlerinde din&ccedil; olmayı, işe devam etmeyi, aktif hayatına her a&ccedil;ıdan deva etmeyi arzu ediyor. Gen&ccedil; kuşak ise sağlık hizmetini hastane koridorlarında değil, telefon ekranında deneyimlemek istiyor. Bu nedenle geleceğin sağlık kurumları yalnızca tedavi merkezi olmayacak. Yaşam boyu sağlık partnerlerine d&ouml;n&uuml;şecek.</p>

<h2><a href="https://www.forbes.com.tr/yazar/meri-istiroti">Meri İstiroti&#39;nin t&uuml;m yazıları</a></h2>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n ilk etkisi finansal modellerde g&ouml;r&uuml;lecek. Uzun yıllardır sağlık kurumlarının başarısı işlem hacmiyle &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;yor. Daha fazla ameliyat, daha fazla g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme, daha fazla yatış &ccedil;oğu zaman başarı g&ouml;stergesi kabul ediliyor. Oysa &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde yatırımcılar ve y&ouml;netim kurulları &ccedil;ok farklı sorular sormaya başlayacak: Bir hastanın yaşam boyu değeri nedir? Kurum hangi hasta grubunda ger&ccedil;ek katma değer yaratıyor? Hangi branşlar hacim &uuml;retirken hangileri s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir k&acirc;rlılık sağlıyor? Kronik hastalık y&ouml;netimi, &uuml;yelik modelleri, dijital takip programları ve longevity paketleri toplam gelir i&ccedil;inde ne kadar pay alıyor? Tıpkı bankacılık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n mevduattan m&uuml;şteri yaşam boyu değerine ge&ccedil;mesi gibi sağlık sekt&ouml;r&uuml; de işlem bazlı gelir modelinden ilişki bazlı gelir modeline ge&ccedil;ecek. Geleceğin en değerli sağlık kuruluşu, en fazla ameliyat yapan değil, onu en fazla &ouml;nleyebilen kurum olacak.</p>

<p>Stratejik tarafta ise rekabetin şekli tamamen değişiyor. Ge&ccedil;mişte hastaneler birbirleriyle rekabet ederdi. Yakın gelecekte ise rekabet sağlık ekosistemleri arasında yaşanacak. Bir tarafta hastaneler, sigorta şirketleri, evde bakım organizasyonları, yapay zeka şirketleri, giyilebilir teknoloji &uuml;reticileri, laboratuvar ağları ve dijital sağlık girişimlerinden oluşan b&uuml;t&uuml;nleşik yapılar olacak. Diğer tarafta ise h&acirc;l&acirc; yalnız &ccedil;alışan kurumlar. Bug&uuml;n bir&ccedil;ok &uuml;lkede sigorta şirketleri spor yapan, kilo veren veya sağlık hedeflerini ger&ccedil;ekleştiren m&uuml;şterilerine daha avantajlı poli&ccedil;eler sunmaya başladı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sistem artık hastalığı finanse etmek yerine sağlığı &ouml;d&uuml;llendirmeye hazırlanıyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n dışında kalan kurumların rekabet avantajını koruması giderek zorlaşacak. &Uuml;lkemizde sağlık sigortalarının da odağında sağlığı &ouml;d&uuml;llendirme sisteminin başlamasını bekliyoruz.</p>

<p>Kurumsal yapıların da kendilerini yeniden tanımlamaları gerekiyor. Sağlık sekt&ouml;r&uuml; yıllarca hiyerarşik ve yavaş karar alan organizasyonlarla y&ouml;netildi. Oysa yapay zeka &ccedil;ağında altı ay s&uuml;ren karar s&uuml;re&ccedil;leri artık l&uuml;ks haline geliyor. Geleceğin sağlık kurumları b&uuml;y&uuml;k olmanın avantajıyla değil, &ccedil;evik olmanın avantajıyla &ouml;ne &ccedil;ıkacak. İnovasyon komiteleri, veri odaklı y&ouml;netim modelleri, klinik liderlik programları ve disiplinler arası ekipler artık tercih değil zorunluluk olacak. Belki de yarının en başarılı CEO&#39;ları sağlık y&ouml;neticilerinden &ccedil;ok orkestrat&ouml;rlere benzeyecek; hekimleri, teknolojiyi, veriyi ve hasta deneyimini aynı potada buluşturabilen liderler &ouml;ne &ccedil;ıkacak.</p>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n merkezinde ise insan var. Bug&uuml;n d&uuml;nyanın bir&ccedil;ok &uuml;lkesinde sağlık sistemlerinin en b&uuml;y&uuml;k sorunu finansman değil, insan kaynağıdır. Hekim t&uuml;kenmişliği, hemşire a&ccedil;ığı ve nitelikli sağlık profesyonellerinin &uuml;lkeler arası hareketliliği sağlık sistemlerinin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğini tehdit ediyor. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda &ccedil;alışan deneyimi, en az hasta deneyimi kadar &ouml;nemli hale gelecek. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; mutlu olmayan bir sağlık &ccedil;alışanının m&uuml;kemmel bir hasta deneyimi &uuml;retmesi giderek zorlaşıyor. Sağlık kurumları artık yalnızca hasta bağlılığı değil, hekim bağlılığı ve &ccedil;alışan bağlılığı da y&ouml;netmek zorunda kalacak.</p>

<p>Hasta deneyimi ise belki hi&ccedil; olmadığı kadar &ouml;nem kazanacak. Bir hasta artık yalnızca ameliyat sonucunu değerlendirmiyor. İlk telefon g&ouml;r&uuml;şmesini, randevu alma s&uuml;recini, bekleme s&uuml;resini, otopark deneyimini, kendisine nasıl hitap edildiğini ve taburculuk sonrasında aranıp aranmadığını da hatırlıyor. Bir&ccedil;ok hasta i&ccedil;in sağlık hizmeti artık klinik sonu&ccedil; kadar deneyimle de &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;yor. Bug&uuml;n&uuml;n hastası yalnızca tedavi satın almıyor; g&uuml;ven satın alıyor, şeffaflık satın alıyor, iletişim satın alıyor ve kendisiyle ilgilenildiğini hissetmek istiyor. Tıpkı havayolu veya otel sekt&ouml;r&uuml;nde olduğu gibi sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde de deneyim, marka değerinin en &ouml;nemli belirleyicilerinden biri haline geliyor.</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n bunların &uuml;zerinde y&uuml;kselen en b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ise teknoloji. Yapay zeka artık yalnızca geleceğin konusu değil. Radyolojide g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri analiz ediyor, patolojide tanı s&uuml;re&ccedil;lerini hızlandırıyor, ameliyathanelerde kapasite kullanımını optimize ediyor, yoğun bakımda komplikasyon risklerini &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor ve &ccedil;ağrı merkezlerinde hasta y&ouml;nlendirmelerini yapıyor. Giyilebilir cihazlar sayesinde milyonlarca insanın uyku d&uuml;zeni, kalp ritmi, fiziksel aktivitesi ve metabolik verileri ger&ccedil;ek zamanlı olarak takip ediliyor. Ancak asıl mesele teknolojiye sahip olmak değil, veriyi anlamlı kararlara d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rebilmek olacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; dijitalleşme artık rekabet avantajı değil; temel altyapı haline geliyor.&nbsp;</p>

<p>Belki de sağlık tarihindeki en b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ise t&uuml;m bunların &ouml;tesinde yatıyor: Tedavi merkezli sağlık sisteminden sağlık y&ouml;netimine ge&ccedil;iyoruz. Bug&uuml;n sağlık b&uuml;t&ccedil;elerinin b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml; insanların hastalandıktan sonraki s&uuml;re&ccedil;lerine harcanıyor. Oysa yaşlanan d&uuml;nya bunun s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir olmadığını fark etmeye başladı. Bu nedenle koruyucu sağlık, erken tanı, risk y&ouml;netimi ve longevity uygulamaları giderek daha fazla yatırım &ccedil;ekiyor. Ama&ccedil; artık insan &ouml;mr&uuml;n&uuml; uzatmak değil; sağlıklı ge&ccedil;irilen yaşam yıllarını artırmak. Bir insanın 90 yaşına kadar yaşaması değil, 90 yaşına kadar bağımsız, &uuml;retken ve kaliteli yaşayabilmesi.</p>

<p>Belki de geleceğin en başarılı sağlık kurumları hastaneler değil, insanların hi&ccedil; hasta olmamasına yardımcı olan kurumlar olacak. İşte tam da bu nedenle y&ouml;netim kurullarının, yatırımcıların ve sağlık liderlerinin kendilerine sorması gereken soru artık yalnızca b&uuml;y&uuml;me hedefleriyle ilgili değil:</p>

<p>&quot;Bug&uuml;n y&ouml;nettiğimiz kurum, 2035 yılının sağlık d&uuml;nyasında bug&uuml;nk&uuml; haliyle var olabilir mi?&quot;</p>

<p>Eğer cevap teredd&uuml;ts&uuml;z bir &quot;evet&quot; değilse, değişim &ccedil;oktan başlamış demektir. Ve sağlık sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n geleceğini belirleyecek olanlar, bu değişimi ilk fark edenler değil, onu ilk y&ouml;netenler olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/hastaneler-kendilerine-su-soruya-hazir-mi-2035-te-var-olabilecek-miyiz-2026-07-01-11-30-47.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/milyarderler/turkiye-haziranda-iki-milyarder-daha-kaybetti-haziran-2026-turkiye-nin-en-zenginleri-listesi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/milyarderler/turkiye-haziranda-iki-milyarder-daha-kaybetti-haziran-2026-turkiye-nin-en-zenginleri-listesi</link>
      <category>Milyarderler</category>
      <title>Türkiye haziranda iki milyarder daha kaybetti (Haziran 2026 Türkiye'nin en zenginleri listesi)</title>
      <description>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haziran ayını yükselişle kapatsa da hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle Ceyda Lale Tara ve Vildan Gülçelik milyarderler listesinden düştü. Listenin zirvesinde halen Murat Ülker bulunuyor. Astor hisselerindeki yükselişin tersine dönmesiyle Feridun Geçgel ayı en büyük kayıpla kapatan isim.</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:32:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-01T06:32:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Borsa İstanbul&#39;da BIST 100 endeksi haziran ayına 13.703 puan seviyesinden başladı. Endeks ayı 14.121 puandan kapatarak y&uuml;kseliş g&ouml;sterdi. Buna rağmen bazı şirket hisselerinde yaşanan d&uuml;ş&uuml;şler, T&uuml;rkiye&#39;nin milyarderler haritasında &ouml;nemli değişimlere yol a&ccedil;tı.</p>

<p>Enka İnşaat hisselerindeki değer kaybı, Ceyda Lale Tara ve Vildan G&uuml;l&ccedil;elik&#39;in milyarder stat&uuml;s&uuml;n&uuml; kaybetmesine neden oldu. Haziran başında 98 lira seviyesinde olan şirket hisseleri, ay sonunda 90,5 liraya geriledi. B&ouml;ylece T&uuml;rkiye, haziran ayında iki milyarder kaybetmiş oldu. Mayıs ayında da Tera hisselerindeki d&uuml;ş&uuml;ş nedeniyle Emre Tezmen ve Oğuz Tezmen listeye girdikten iki ay sonra veda etmişti.</p>

<h2>Zirve yarışında Murat &Uuml;lker istikrarını korudu</h2>

<p>Murat &Uuml;lker, 5,2 milyar dolarlık servetiyle T&uuml;rkiye&#39;nin en zengin iş insanı unvanını korumaya devam ediyor. &Uuml;lker&#39;in zirvedeki konumu bu yıl i&ccedil;inde &ouml;nce Şaban Cemil Kazancı, ardından da Feridun Ge&ccedil;gel tarafından test edildi. Ancak yılın ilk yarısında T&uuml;rkiye&#39;nin en istikrarlı milyarderi olan Murat &Uuml;lker, haziran ayını da zirvede tamamladı. Şaban Cemil Kazancı ise 4,8 milyar dolarlık servetiyle enerjideki g&uuml;c&uuml;n&uuml; s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/dergi/forbes-turkiye-en-zengin-100-turk-2026">En Zengin 100 T&uuml;rk 2026 listesine gitmek i&ccedil;in tıklayın</a></p>

<p>Astor hisselerindeki dalgalanma Feridun Ge&ccedil;gel&#39;in servetine doğrudan yansıdı. Ge&ccedil;gel, haziran başında 5 milyar dolar barajının &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ıktı. Şaban Cemil Kazancı&#39;yı ge&ccedil;erek ikinci sıraya yerleşti ve T&uuml;rkiye&#39;nin en zengin iş insanı olmak &uuml;zereydi. Ancak Astor hisseleri o tarihten bu yana y&uuml;zde 25&#39;ten fazla değer kaybetti ve 30 Haziran&#39;da seansı 276,5 liradan kapattı. Mayıs sonundaki listede 4,5 milyar dolar ile 951&#39;inci sırada olan Ge&ccedil;gel, 3,7 milyar dolara gerileyerek 1150&#39;nci sıraya d&uuml;şt&uuml;. Hamdi Akın ve ailesi ise servetini 2,3 milyar dolardan 2,4 milyar dolara y&uuml;kselterek d&uuml;nya sıralamasında yukarı tırmandı.</p>

<h2>İlk beşte kadın milyarder bulunmuyor</h2>

<p>T&uuml;rkiye&#39;deki milyarderlerden oluşan listenin ilk beş sırasında kadın milyarder yer almıyor. T&uuml;rkiye&#39;nin en zengin kadını, 2,8 milyar dolarlık servetiyle altıncı sırada bulunan Filiz Şahenk oldu. Doğuş Holding&#39;in diğer veliahtı Ferit Şahenk 3 milyar dolar servetiyle beşinci sırada yer aldı. Anne Deniz Şahenk ise 1,6 milyar dolarlık servetiyle listeye girdi.</p>

<p>Listenin son sıralarında yer alan isimler ise 1 milyar dolar sınırında tutunmaya &ccedil;alışıyor. Aydın Doğan, Murat Vargı, Ali Erdemoğlu, Leyla Tara Suyabatmaz, Yasemin Zeynep Keyman ve T&uuml;lay Kazancı tam 1 milyar dolarlık servete sahip. Buradaki ufak aşağı y&ouml;nl&uuml; dalgalanmaların sonraki s&uuml;re&ccedil;te bu isimleri listeden &ccedil;ıkarması muhtemel g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Eğer Sasa hisselerindeki d&uuml;ş&uuml;ş s&uuml;rerse bir d&ouml;nem T&uuml;rk dolar milyarderleri listesinin en &uuml;stlerinde yer alan Erdemoğlu ailesi milyarderler listesinin dışına itilebilir.&nbsp;</p>

<h2>Toplam servet bir ayda 3 milyar dolar eridi</h2>

<p>T&uuml;rkiye&#39;nin milyarderler listesi mayıs ayını 104,4 milyar dolar toplam servetle kapatmıştı. Haziran ayında ise 39 kişi ve ailenin yer aldığı listenin toplam serveti 101,4 milyar dolara geriledi.</p>

<p>Servetlerini yurt dışındaki işlerinden elde eden Hamdi Ulukaya, Eren &Ouml;zmen, Fatih &Ouml;zmen ve Uğur Şahin ayrı tutulduğunda tablo tamamen değişiyor. Bu isimler &ccedil;ıkarıldığında, T&uuml;rkiye&#39;deki milyarderlerin toplam serveti 71,7 milyar dolara iniyor.</p>

<h2>Haziran sonu itibarıyla milyarderler listesi şu şekilde oluştu</h2>

<table data-path-to-node="3">
	<thead>
		<tr>
			<td><strong>D&uuml;nya Sırası</strong></td>
			<td><strong>İsim</strong></td>
			<td><strong>Servet (Milyar Dolar)</strong></td>
			<td><strong>Sekt&ouml;r / Odak Noktası</strong></td>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td><strong>250*</strong></td>
			<td><strong>Hamdi Ulukaya</strong></td>
			<td><strong>12,6 B</strong></td>
			<td><strong>Gıda (Yoğurt)</strong></td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,2,0,0">601</b>*</td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,2,1,0">Eren &Ouml;zmen</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,2,2,0">6,7 B</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,2,3,0">Uzay ve Havacılık (Sierra Nevada)</b></td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,3,0,0">646</b>*</td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,3,1,0">Fatih &Ouml;zmen</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,3,2,0">6,4 B</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,3,3,0">Uzay ve Havacılık (Sierra Nevada)</b></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>816</td>
			<td>Murat &Uuml;lker</td>
			<td>5,2 B</td>
			<td>Gıda</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>890</td>
			<td>Şaban Cemil Kazancı</td>
			<td>4,8 B</td>
			<td>Enerji</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,6,0,0">1070</b>*</td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,6,1,0">Uğur Şahin</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,6,2,0">4,0&nbsp;B</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,6,3,0">Biyoteknoloji (BioNTech)</b></td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1150</td>
			<td>Feridun Ge&ccedil;gel</td>
			<td>3,7 B</td>
			<td>End&uuml;stri / Ekipman</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1162</td>
			<td>Erman Ilıcak</td>
			<td>3,7 B</td>
			<td>İnşaat</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1420</td>
			<td>Ferit Faik Şahenk</td>
			<td>3,0 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1514</td>
			<td>Filiz Şahenk</td>
			<td>2,8 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1548</td>
			<td>Sel&ccedil;uk Bayraktar</td>
			<td>2,7 B</td>
			<td>Savunma (İHA/SİHA)</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1552</td>
			<td>Semahat Sevim Arsel</td>
			<td>2,7 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1683</td>
			<td>İpek Kıra&ccedil;</td>
			<td>2,5 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1701</td>
			<td>Haluk Bayraktar</td>
			<td>2,4 B</td>
			<td>Savunma (İHA/SİHA)</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1758</td>
			<td>Mustafa Rahmi Ko&ccedil;</td>
			<td>2,4 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1761</td>
			<td>Hamdi Akın ve ailesi</td>
			<td>2,4 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>1931</td>
			<td>Mehmet Sinan&nbsp;Tara</td>
			<td>2,1 B</td>
			<td>İnşaat</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2021</td>
			<td>Mustafa K&uuml;&ccedil;&uuml;k</td>
			<td>2,0 B</td>
			<td>Perakende (Moda)</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2105</td>
			<td>Nihat &Ouml;zdemir</td>
			<td>2,0 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2105</td>
			<td>Sezai Bacaksız</td>
			<td>2,0 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2155</td>
			<td>H&uuml;sn&uuml; &Ouml;zyeğin</td>
			<td>1,9 B</td>
			<td>Finans, Holding</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2171</td>
			<td>Mehmet Ali Aydınlar</td>
			<td>1,9 B</td>
			<td>Sağlık (Hastaneler)</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2186</td>
			<td>Şefik Yılmaz Dizdar</td>
			<td>1,9 B</td>
			<td>Perakende (Moda)</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2562</td>
			<td>Deniz Şahenk</td>
			<td>1,6 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2564</td>
			<td>Ahmet &Ccedil;alık</td>
			<td>1,6 B</td>
			<td>Enerji, Finans, İnşaat</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2634</td>
			<td>Turgay Ciner</td>
			<td>1,5 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2747</td>
			<td>B&uuml;lent Eczacıbaşı</td>
			<td>1,4 B</td>
			<td>İla&ccedil;, Holding</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>2989</td>
			<td>Mustafa Latif Topbaş</td>
			<td>1,2 B</td>
			<td>Gıda, Perakende</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3008</td>
			<td>Faruk Eczacıbaşı</td>
			<td>1,2 B</td>
			<td>İla&ccedil;, Holding</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3021</td>
			<td>Kazım T&uuml;rker</td>
			<td>1,2 B</td>
			<td>Enerji, Holding</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3128</td>
			<td>Ahmed Afif Topbaş</td>
			<td>1,2 B</td>
			<td>Gıda Perakende</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3158</td>
			<td>İbrahim Erdemoğlu</td>
			<td>1,1 B</td>
			<td>Halı / Tekstil</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3259</td>
			<td>Mehmet Kazancı</td>
			<td>1,1 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3319</td>
			<td>Aydın Doğan</td>
			<td>1,0 B</td>
			<td>Medya / Yatırım</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3328</td>
			<td>Leyla Tara Suyabatmaz</td>
			<td>1,0 B</td>
			<td>İnşaat</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3328</td>
			<td>Yasemin Zeynep Keyman</td>
			<td>1,0 B</td>
			<td>İnşaat</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3333</td>
			<td>T&uuml;lay Kazancı</td>
			<td>1,0 B</td>
			<td>Holding / &Ccedil;eşitli Yatırımlar</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3342</td>
			<td>Murat Vargı</td>
			<td>1,0 B</td>
			<td>Telekom&uuml;nikasyon</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>3351</td>
			<td>Ali Erdemoğlu</td>
			<td>1,0 B</td>
			<td>Halı / Tekstil</td>
		</tr>
		<tr>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,40,0,0">TOPLAM</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,40,1,0">39 Kişi/Aile</b></td>
			<td><b data-index-in-node="0" data-path-to-node="3,40,2,0">101,4 B</b></td>
			<td>&nbsp;</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p data-path-to-node="4"><i data-index-in-node="0" data-path-to-node="4">(Not: Yıldızlı isimler, listedeki yerlerinin ve değerlerinin net doğruluğu sağlandıktan sonra global sıralamalarına g&ouml;re araya entegre edilmiştir.)</i></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/turkiye-haziranda-iki-milyarder-daha-kaybetti-haziran-2026-turkiye-nin-en-zenginleri-listesi-2026-07-01-10-10-22.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/milyarderler/dunyanin-en-zengin-10-insani-temmuz-2026</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/milyarderler/dunyanin-en-zengin-10-insani-temmuz-2026</link>
      <category>Milyarderler</category>
      <title>Dünyanın en zengin 10 insanı (Temmuz 2026)</title>
      <description>Dünyanın en zengin 10 insanından yalnızca ikisi, teknoloji hisselerinde yaşanan geniş çaplı satış dalgasına rağmen geçen ay servetini artırdı. Bu iki kişiden biri ise dünyanın ilk trilyoneri oldu. Mayıs ayında servetine 71 milyar dolar ekleyen Larry Ellison, haziran ayında yazılım ve bulut bilişim şirketinin hisselerinin yüzde 35 düşmesiyle yaklaşık 84 milyar dolar kaybetti.</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 06:50:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-01T06:50:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elon Musk, haziran ayında SpaceX&#39;in halka a&ccedil;ılmasıyla d&uuml;nya tarihinde ilk kez trilyoner unvanını kazandı. Bu gelişme, roket şirketinin kurucusu olan Musk&#39;ın servetine son 30 g&uuml;nde yaklaşık 218 milyar dolar eklenmesini sağladı. B&ouml;ylece Musk&#39;ın serveti, 1 Temmuz itibarıyla yaklaşık 1,053 trilyon dolara ulaştı. Gezegenin en zengin diğer dokuz insanı ise aynı d&ouml;nemde pek iyi bir performans g&ouml;steremedi. Teknoloji hisselerinde yaşanan geniş &ccedil;aplı satış dalgası nedeniyle toplam servetleri 181 milyar dolar azaldı. Teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yaklaşık y&uuml;zde 3 gerilerken, bu d&uuml;ş&uuml;ş S&amp;P 500 endeksindeki yaklaşık y&uuml;zde 1&#39;lik kaybın neredeyse &uuml;&ccedil; katı oldu.</p>

<p>Musk, artık d&uuml;nyanın en zengin ikinci kişisi olan Google&#39;ın kurucu ortaklarından Larry Page&#39;in servetinin &uuml;&ccedil; bu&ccedil;uk katından daha fazla bir servete sahip. Alphabet hisselerinin y&uuml;zde 6 değer kaybetmesiyle Page&#39;in serveti yaklaşık 18 milyar dolar azalarak 291 milyar dolara geriledi. Diğer kurucu ortak Sergey Brin&#39;in serveti ise yaklaşık 16 milyar dolar d&uuml;şerek 269 milyar dolara indi. Yaşadıkları kayıplara rağmen Page ve Brin, sırasıyla d&uuml;nyanın en zengin ikinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kişileri olmayı s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Ayın en b&uuml;y&uuml;k ikinci kaybedeni Jeff Bezos da Amazon hisselerinin y&uuml;zde 12 değer kaybetmesi sonucu serveti yaklaşık 28 milyar dolar azalarak 249 milyar dolara gerilese de d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sıradaki yerini korudu.</p>

<h2>Mayısın en &ccedil;ok kazananı haziranın kaybedeni</h2>

<p>Haziran ayının en b&uuml;y&uuml;k kaybedeni, mayıs ayının en b&uuml;y&uuml;k kazananı oldu. Bir &ouml;nceki ay Oracle hisselerinin y&uuml;zde 40 y&uuml;kselmesi sayesinde servetine yaklaşık 71 milyar dolar ekleyen Larry Ellison, haziran ayında yazılım ve bulut bilişim şirketinin hisselerinin y&uuml;zde 35 d&uuml;şmesiyle yaklaşık 84 milyar dolar kaybederek servetini 192 milyar dolara d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;. Haziran ayının başlarında kısa s&uuml;reliğine d&uuml;nyanın en zengin ikinci kişisi olan Ellison, ge&ccedil;en ayki listede beşinci sıradayken bu ay yedinci sıraya geriledi.</p>

<p>Ellison&#39;ın servetindeki d&uuml;ş&uuml;ş, Michael Dell ve Mark Zuckerberg&#39;in kendi servetleri azalmış olmasına rağmen birer basamak y&uuml;kselmesine olanak sağladı. B&ouml;ylece Dell beşinci, Zuckerberg ise altıncı sıraya &ccedil;ıktı. Zuckerberg, ayın en b&uuml;y&uuml;k &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kaybedeni oldu. Facebook&#39;un &ccedil;atı şirketi Meta&#39;nın hisseleri y&uuml;zde 11 gerilerken serveti yaklaşık 24 milyar dolar azalarak 194 milyar dolara d&uuml;şt&uuml;. Dell&#39;in serveti ise Dell Technologies hisselerinin yalnızca y&uuml;zde 3 y&uuml;kselmesine ve Dell Technologies&#39;in 2023 yılında ayırdığı bulut yazılım şirketi VMware&#39;i satın alan Broadcom hisselerinin y&uuml;zde 15 değer kaybetmesine rağmen g&ouml;rece sınırlı bir d&uuml;ş&uuml;ş yaşayarak yaklaşık 9 milyar dolar azaldı ve 235 milyar dolara geriledi.</p>

<p>Fransız iş insanı ve l&uuml;ks t&uuml;ketim devi LVMH&#39;nin patronu Bernard Arnault, ge&ccedil;en ayki ilk 10 listesinde Musk dışında serveti azalmayan tek kişi olarak dokuzuncu sıradaki yerini korudu. Serveti yaklaşık 147,9 milyar dolar seviyesinde değişmeden kaldı. Microsoft&#39;un eski CEO&#39;su Steve Ballmer ise bu ay ilk 10&rsquo;dan &ccedil;ıktı. Ballmer&#39;ın serveti, d&uuml;nyanın en zengin 19. kişisi Bill Gates&#39;in kurucu ortaklarından olduğu Microsoft hisselerinin y&uuml;zde 17 değer kaybetmesiyle yaklaşık 20 milyar dolar azalarak 121 milyar dolara d&uuml;şt&uuml;. B&ouml;ylece Ballmer 10. sıradan 15. sıraya geriledi. Yerine ise Berkshire Hathaway hisselerinin y&uuml;zde 5 y&uuml;kselmesi sayesinde serveti yaklaşık 8 milyar dolar artarak 147,8 milyar dolara ulaşan Warren Buffett ge&ccedil;ti. Salı g&uuml;n&uuml; Wall Street Journal, Buffett&#39;ın, Gates Vakfı&#39;nın Jeffrey Epstein ile bağlantılarına ilişkin inceleme tamamlanana kadar Berkshire Hathaway hisselerinden oluşan geleneksel yıl ortası bağışını yapmayacağını bildirdi.</p>

<p>Forbes, d&uuml;nyanın milyarderlerini 1987 yılından bu yana takip ediyor. Mart 2026&#39;da hazırlanan yıllık listede toplam 3 bin 428 milyarder tespit edildi. Aşağıda, Forbes verilerine g&ouml;re 1 Temmuz 2026 itibarıyla d&uuml;nyanın en zengin 10 kişisi yer alıyor. Bu kişilerin toplam serveti 2,951 trilyon dolar ve bu tutar ge&ccedil;en ayki ilk 10 listesindeki toplam servete g&ouml;re 37 milyar dolar daha fazla. Hisse senedi fiyatları d&uuml;zenli olarak dalgalandığından, bu net servetler de genellikle g&uuml;nl&uuml;k olarak değişiyor. Forbes, g&uuml;nl&uuml;k değişimleri Real-Time Billionaires listesinde takip ediyor.</p>

<h2>1 Temmuz 2026 itibarıyla d&uuml;nyanın en zengin 10 insanı</h2>

<h3>1. Elon Musk</h3>

<p><strong>Net servet:</strong> 1,053 trilyon dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 218 milyar dolar artış)<br />
<strong>Kaynak:</strong> SpaceX, Tesla<br />
<strong>Yaş: </strong>55</p>

<h3>2. Larry Page</h3>

<p><strong>Net servet:</strong> 291 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 18 milyar dolar d&uuml;ş&uuml;ş)<br />
<strong>Kaynak:</strong> Google<br />
<strong>Yaş:</strong> 53</p>

<h3>3. Sergey Brin</h3>

<p><strong>Net servet: </strong>269 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 16 milyar dolar d&uuml;ş&uuml;ş)<br />
<strong>Kaynak:</strong> Google<br />
<strong>Yaş:</strong> 52</p>

<h3>4. Jeff Bezos</h3>

<p><strong>Net servet:</strong> 249 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 28 milyar dolar d&uuml;ş&uuml;ş)<br />
<strong>Kaynak: </strong>Amazon<br />
<strong>Yaş:</strong> 62</p>

<h3>5. Michael Dell</h3>

<p><strong>Net servet:</strong> 235 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 9 milyar dolar d&uuml;ş&uuml;ş)<br />
<strong>Kaynak: </strong>Dell Technologies<br />
<strong>Yaş:</strong> 61</p>

<h3>6. Mark Zuckerberg</h3>

<p><strong>Net servet: </strong>194 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 24 milyar dolar d&uuml;ş&uuml;ş)<br />
<strong>Kaynak: </strong>Meta<br />
<strong>Yaş:</strong> 42</p>

<h3>7. Larry Ellison</h3>

<p><strong>Net servet:</strong> 192 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 84 milyar dolar d&uuml;ş&uuml;ş)<br />
<strong>Kaynak: </strong>Oracle<br />
<strong>Yaş:</strong> 81</p>

<h3>8. Jensen Huang</h3>

<p><strong>Net servet: </strong>173 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 9 milyar dolar d&uuml;ş&uuml;ş)<br />
<strong>Kaynak: </strong>Yarı iletkenler<br />
<strong>Yaş:</strong> 63</p>

<h3>9. Bernard Arnault</h3>

<p><strong>Net servet: </strong>147,9 milyar dolar (Son bir ayda hi&ccedil; değişmedi)<br />
<strong>Kaynak:</strong> LVMH<br />
<strong>Yaş:</strong> 77</p>

<h3>10. Warren Buffet</h3>

<p><strong>Net servet:</strong> 147,8 milyar dolar (ge&ccedil;en aya g&ouml;re 8 milyar dolar artış)<br />
<strong>Kaynak:</strong> Berkshire Hathaway<br />
<strong>Yaş: </strong>95<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dunyanin-en-zengin-10-insani-temmuz-2026-2026-07-01-09-57-26.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dergi/bes-ve-oks-fonlarinda-2026-nin-ilk-yarisinda-altin-ve-para-piyasasi-fonlari-one-cikti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dergi/bes-ve-oks-fonlarinda-2026-nin-ilk-yarisinda-altin-ve-para-piyasasi-fonlari-one-cikti</link>
      <category>Dergi</category>
      <title>BES ve OKS fonlarında 2026’nın ilk yarısında altın ve para piyasası fonları öne çıktı</title>
      <description>Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) toplam katılımcı sayısı 18,06 milyon kişiye, fon büyüklüğü 2,46 trilyon TL’ye ulaştı. BES katılımcılarına sağlanan yüzde 30 devlet desteğinin 1 Ocak itibarıyla yüzde 20’ye çekilmesiyle büyüme ivme kaybetti. BES fonları ABD İran savaşının yarattığı sert türbülanstan etkilendi. Yılın ilk yarısında getiriler beklentilerin altında kaldı. Fon yöneticilerine göre yıl sonuna kadar faiz yüksek seyredecek, TL’ye yatırım cazibesini koruyacak. Risk alabilenler içinse yerli, yabancı hisse senedi ve başta altın olmak üzere kıymetli maden fonları iyi bir alternatif olacak.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bireysel Emeklilik Sistemi&rsquo;nin (BES) yeterince b&uuml;y&uuml;yemediği, Otomatik Katılım Sistemi&rsquo;nin (OKS) beklentileri karşılamadığı ilk altı ayı geride bıraktık. 2026 ilk yarısında&nbsp;sisteme giren katılımcı sayısı yaklaşık 210 bin kişiyle sınırlı kaldı, &ccedil;&uuml;nk&uuml; 1 Ocak&rsquo;ta y&uuml;zde 30 olan devlet katkısı, y&uuml;zde 20&rsquo;ye indirildi. Bu, sisteme yeni yatırımcı girişini azalttı. Şubat sonunda başlayan ABD - İran savaşı ise global ekonomileri alt&uuml;st etti, tasarruf iştahını &ouml;nemli oranda azalttı. Kısacası BES fonları i&ccedil;in 2026 ilk yarısı getiri beklentilerinin karşılanmadığı b&uuml;y&uuml;mede frene basılan bir d&ouml;nem oldu.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de BES&rsquo;in desteklenmesi adına 2013 başında y&uuml;zde 25 devlet katkısı getirilmişti. 2022 Ocak ayında bu oran y&uuml;zde 30&rsquo;a &ccedil;ıkartıldı. 2026 Ocak ayında ise Cumhurbaşkanı kararı ile&nbsp;BES&rsquo;teki&nbsp;devlet katkısı oranı bu kez y&uuml;zde 20&rsquo;ye indirildi. 15 OECD &uuml;lkesinde&nbsp;devlet veya işveren tarafından sağlanan doğrudan nakit teşvikleri ve &ldquo;eşleşen katkı&rdquo; (matching&nbsp;contribution) var. Buna g&ouml;re doğrudan devlet katkısı veya nakit teşvik modelleri uygulanıyor. Bu modeller i&ccedil;inde katkı payı y&uuml;zde 20&rsquo;ye indirilmesine rağmen, &ouml;zel emeklilik tasarruflarına en y&uuml;ksek desteklerden birini T&uuml;rkiye sağlıyor. T&uuml;rkiye&rsquo;de uygulanan y&uuml;zde 20&rsquo;lik desteğin h&acirc;l&acirc; &ccedil;ok cazip olduğunu s&ouml;yleyen sekt&ouml;r temsilcileri, &ldquo;Bu indirim katılımcıları etkilemedi&rdquo; dese de rakamlar şimdilik bu g&ouml;r&uuml;şleri desteklemiyor.&nbsp;</p>

<h2>Sekt&ouml;r b&uuml;y&uuml;yor ama</h2>

<p>Emeklilik G&ouml;zetim Merkezi&rsquo;nin (EGM) 2026 Mayıs sonu verilerine g&ouml;re, BES ve OKS&rsquo;deki toplam fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; 2,46 trilyon TL&rsquo;ye, katılımcı sayısı 18,06 milyon kişiye ulaştı.&nbsp;2025 sonunda bu rakamlar toplam fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde 2,16 trilyon TL, katılımcı sayısında 17,93&nbsp;milyon&nbsp;kişi olmuştu.&nbsp;</p>

<p>BES ve OKS verilerini 2025 sonu rakamlarıyla karşılaştırdığımızda sistemin katılımcı sayısında y&uuml;zde 0,89, fon tutarında y&uuml;zde 13,8 b&uuml;y&uuml;me g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Fonlarda yaşanan bu b&uuml;y&uuml;mede yeni katılımcı girişlerinden &ccedil;ok fonların getirileri ve sistemdeki katılımcıların aylık katkı payı &ouml;demeleri etkili oldu. Aynı d&ouml;nemde b&uuml;y&uuml;menin dinamosu ise g&ouml;n&uuml;ll&uuml; BES oldu. Yılbaşından mayıs ayı sonuna kadar ge&ccedil;en beş ayda g&ouml;n&uuml;ll&uuml;&nbsp;BES&rsquo;e&nbsp;129 bin yeni katılımcı eklendi.&nbsp;OKS&rsquo;de&nbsp;ise b&uuml;y&uuml;me 80 bin kişi ile sınırlı kaldı. Oysa ki 2025 yılında g&ouml;n&uuml;ll&uuml; BES&rsquo;e 630 bin, OKS&rsquo;ye 373 bin yeni katılımcı gelmişti. &Ouml;nceki yıllarda y&uuml;zde 30 hatta y&uuml;zde 40&rsquo;lara varan b&uuml;y&uuml;me performansının iyice ivme kaybettiği g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu ivme kaybında elbette piyasalardaki negatif gelişmelerin etkisi yadsınamaz. Şunu unutmamak gerekli, fonların bağlı bulunduğu yatırım enstr&uuml;manlarının getirilerinin piyasalardaki gelişmeler nedeniyle d&uuml;ş&uuml;k kalması fonların performansını da aşağı &ccedil;ekiyor.&nbsp;</p>

<p>2026 tam b&ouml;yle bir yıl oldu. Oysaki yıla umutla başlanmıştı. Yalnız T&uuml;rkiye değil d&uuml;nyada da faiz oranlarındaki d&uuml;ş&uuml;ş trendi korunacak, d&uuml;ş&uuml;k enflasyon, y&uuml;ksek b&uuml;y&uuml;me rakamları yakalanacaktı. Yerli, yabancı analizlerin tamamında da bu senaryolar &ouml;ne &ccedil;ıktı. Yatırımcı i&ccedil;inse altın, g&uuml;m&uuml;ş gibi değerli metaller, hisse senedine yatırımın cazip olması beklendi. Profesyonellerce y&ouml;netilen T&uuml;rkiye&rsquo;deki fonlarda aynı d&ouml;nem başta altın, g&uuml;m&uuml;ş gibi değerli metaller, hisse ve uzun vadeli tahviller &ouml;ne &ccedil;ıktı.&nbsp;</p>

<p>Şubat ayı sonunda başlayan ABD - İran savaşıyla beraber piyasalarda devasa t&uuml;rb&uuml;lanslar yaşandı. Kapanan H&uuml;rm&uuml;z Boğazı politik krizi derinleştirmekle kalmadı, brent petrol varil fiyatını mart ayında 120 dolara (haziran sonunda 76 dolara geriledi) taşıdı.&nbsp;</p>

<p>Bu T&uuml;rkiye dahil global ekonomilerde enflasyon yaratırken, faiz oranlarına da y&uuml;kseliş y&ouml;n&uuml;nde yansıdı. T&uuml;m d&uuml;nyada portf&ouml;y y&ouml;neticileri, agresif kazan&ccedil; değil&nbsp;hedge&nbsp;(koruma) fon y&ouml;netimini tercih etti.&nbsp;</p>

<p>T&uuml;rkiye de bu dalgadan nasibini aldı. T&uuml;rkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası savaşın başladığı g&uuml;nlerde proaktif davranarak efektif fonlama faizini y&uuml;zde 37&rsquo;den y&uuml;zde 40&rsquo;a y&uuml;kselterek &ouml;nlem aldı. T&uuml;rkiye&rsquo;deki portf&ouml;y y&ouml;neticileri i&ccedil;in de oyunun kuralları bir anda değişti. Şubat ayında başlayan belirsizlik karşısında hisse senedi ağırlığını (fonların i&ccedil; t&uuml;z&uuml;kteki sınırlarına kadar) azaltıp faiz riskini aşağı &ccedil;ekmek i&ccedil;in kısa vadeli ve değişken faizli tahvillere ağırlık verdiler. T&uuml;m d&uuml;nyada olduğu gibi&nbsp;hedge&nbsp;d&ouml;nem başladı, tek ama&ccedil; fırtınayı en az hasarla atlatmak oldu.&nbsp;</p>

<p>Bu BES ve OKS fonlarının getirilerine de yansıdı. Altının faiz getirisinin olmaması son aylarda kıymetli metallerde satış baskısı yarattı. Emeklilik fonları i&ccedil;erisinde altın ve kıymetli metaller fonlarının beş aylık getirisi y&uuml;zde 5&rsquo;lerin altında kaldı. Bazı agresif fonlarda eksi oldu. Yatırımcıların bu fonlara ilgisi ise azalıyor. Son bir aydır Borsa İstanbul&rsquo;daki y&uuml;kseliş ise katılım hisse ve hisse fonların getirilerini enflasyonun &uuml;zerine taşıdı. Katılım hisse fonlarının beş aylık ortalama getirisi y&uuml;zde 30, hisse fon getirileri ise y&uuml;zde 18,5&rsquo;e ulaştı.&nbsp;</p>

<p>Bu yılın ilk yarısında &ouml;ne &ccedil;ıkan bir diğer fon kategorisi ise riski en d&uuml;ş&uuml;k fon grubu olan para piyasası fonları. Y&uuml;kselen faiz oranları nedeniyle para piyasası fonları yılın ilk yarısını enflasyonun &uuml;zerinde getiri ile kapatarak g&uuml;venli liman olma &ouml;zelliğini korudu.&nbsp;</p>

<h2>Altın ilk sırada</h2>

<p>Yılın ilk yarısında mali piyasalarda yaşanan t&uuml;rb&uuml;lansa rağmen BES cephesinden bakınca katılımcıların fonlarını değiştirmedikleri g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Yasa BES yatırımcılarının yılda 12 kez fon değiştirmesine izin veriyor.&nbsp;Sekt&ouml;r verilerine g&ouml;reyse bug&uuml;n y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kte bulunan BES s&ouml;zleşme sayısı 12,8 milyon seviyesinde. Bu s&ouml;zleşmelerin 1 milyondan fazlası yıl i&ccedil;erisinde en az bir kez fon değiştiriyor. Bu da y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kteki s&ouml;zleşmelerin yaklaşık y&uuml;zde 8,3&rsquo;&uuml;ne karşılık geliyor.</p>

<p>Fon tercihleri ise ağırlıklı geleneksel yatırım ara&ccedil;larına oluyor. EGM verilerine g&ouml;re&nbsp;BES&rsquo;teki&nbsp;toplam birikimlerin y&uuml;zde 31&rsquo;i ağırlığı altın olmak &uuml;zere kıymetli maden fonlarını se&ccedil;iyor. Bu fonu y&uuml;zde 15 ile değişken fon, y&uuml;zde 11 ile hisse senedi, y&uuml;zde 11 ile likit fonlar izliyor.&nbsp;</p>

<p>BES katılımcılarının&nbsp;tamamına&nbsp;yakını emeklilik şirketinden destek alsa da fon tercihlerini kendi yapıyor. Ancak unutmayın ekonomik ortamın ve mali piyasaların daha &ouml;ng&ouml;r&uuml;lebilir olduğu sakin d&ouml;nemlerde portf&ouml;y y&ouml;netmek ve iyi getiriler elde etmek &ccedil;ok daha kolay. Son bir bu&ccedil;uk yılda altına yatırım yapanların elde ettiği y&uuml;ksek kazan&ccedil;lar buna en iyi &ouml;rnek. Ancak kriz d&ouml;nemlerinde profesyonel destek &ccedil;ok daha &ouml;nemli hale geliyor. 2026 işte tam da bunu anlatıyor. T&uuml;m fon kategorilerinin getirileriyle karşılaştırıldığında profesyonellerce aktif şekilde y&ouml;netilen değişken ve karma fonlardaki y&uuml;ksek getiriler buna iyi bir &ouml;rnek. Diğer fonlar ise i&ccedil;t&uuml;z&uuml;klerinde yer alan sınırlamalara tabii. &Ouml;rneğin yasa gereği hisse fonlarda hisse senedi, bor&ccedil;lanma ara&ccedil;ları fonunda ise tahvil bono oranı y&uuml;zde 80&rsquo;in altına inemiyor. Bu da fon y&ouml;neticilerinin aktif portf&ouml;y y&ouml;netmesini zorlaştırıyor.&nbsp;</p>

<p>Fon t&uuml;rlerine g&ouml;re getirilerdeki farklılıkların yanı sıra aynı t&uuml;rdeki fonlar arasındaki getiri farkları da katılımcılar i&ccedil;in zorlu bir sınav. Sistem fon se&ccedil;imini yatırımcıya bıraktığı i&ccedil;in risk de yatırımcının oluyor. Emeklilik şirketleri, yatırımcının doğru karar verebilmesi i&ccedil;in d&uuml;zenli bilgilendirme yapmanın yanında i&ccedil;lerinde farklı t&uuml;rlerde fonların bulunduğu planlar da satıyor.&nbsp;</p>

<p>Parayı y&ouml;netmek zor. &Ouml;zellikle vaktiniz yoksa, finansal okuryazarlığınız zayıfsa piyasaları anlamak ve yatırım yapmak b&uuml;y&uuml;k sorun. Portf&ouml;y y&ouml;netim şirketleri son yıllarda bu kesimi hedefleyen&nbsp;&ldquo;Robo&nbsp;advisor&rdquo;ları&nbsp;hayata ge&ccedil;irdi. Şimdilik BES fonlarının y&ouml;netiminde y&uuml;zde 100 robot teknoloji kullanılmıyor. Buna karşın katılımcıların BES planlarına robot teknolojisiyle fon dağılımı desteği sağlanıyor. İş&nbsp;Portf&ouml;y&rsquo;&uuml;n&nbsp;BES fon robotu olan&nbsp;&ldquo;FonMatik&nbsp;Robo&rdquo;&nbsp;katılımcının yatırımcı karakterini belirledikten sonra fon dağılımını buna g&ouml;re oluşturup piyasa koşullarına g&ouml;re d&uuml;zenli olarak otomatik değiştirebiliyor.&nbsp;FonMatik&nbsp;Robo&rsquo;nun&nbsp;fon dağılımını belirlemede zorlanan finansal okuryazarlığı yeterli olmayan veya buna vakit ayıramayan katılımcılar i&ccedil;in bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m olduğunu s&ouml;yleyen İş Portf&ouml;y Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı H&uuml;seyin&nbsp;Gayde,&nbsp;FonMatik&nbsp;Robo&rsquo;ya&nbsp;fon dağılım değişiklik hakkını devreden m&uuml;şteri sayılarının 103 bine yaklaştığını, robotlarca y&ouml;netilen portf&ouml;y b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n ise 24 milyar TL&rsquo;yi aştığını s&ouml;yl&uuml;yor. Garanti BBVA Portf&ouml;y ise yapay zekayı karar alma s&uuml;re&ccedil;lerinde kullanıp piyasa zamanlaması konusunda sinyal &uuml;reten modellerden yararlanıyor.&nbsp;</p>

<p>2026 ilk yarısı BES ve OKS fonlarını y&ouml;neten profesyoneller i&ccedil;in bile &ccedil;ok zorlu ge&ccedil;ti. Yılın ikinci yarısı jeopolitik stres azalsa bile global ekonomilerin bir anda toparlanması zor g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Bunun en temel nedeni ABD - İran savaşı bitse bile d&uuml;nya ekonomilerine b&uuml;y&uuml;k y&uuml;k getiren petrol fiyatlarında &ouml;nemli bir d&uuml;ş&uuml;ş yaşanmayacağı ve y&uuml;ksek enflasyonist ortamın korunacağı g&ouml;r&uuml;ş&uuml;. Bu da en iyimser tahminle TCMB dahil d&uuml;nya merkez bankalarının y&uuml;ksek faiz politikasını bir s&uuml;re daha s&uuml;rd&uuml;receği g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; destekliyor. Dolayısıyla 2026&rsquo;nın kalan aylarında da ekonomik iklim ve mali piyasalar i&ccedil;in &ouml;nemli bir değişiklik &ouml;ng&ouml;r&uuml;lm&uuml;yor. Fon cephesinde de benzer tablo korunabilir. Riski sevmeyenler i&ccedil;in y&uuml;ksek faiz ortamında enflasyonun &uuml;zerinde getiri sağlayabilme potansiyeli olan para piyasası fonları yine g&uuml;venli liman olmayı s&uuml;rd&uuml;recek. &ldquo;Risk alırım&rdquo; diyenler i&ccedil;inse yerli ve yabancı hisse senedi, riski&nbsp;hedge&nbsp;etmek isteyenlere TL cinsi kısa ve orta vadeli tahvil - bono ve kıymetli madenden oluşan fonlar iyi bir alternatif olacak gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. İlk yapmanız gereken hangi risk grubunda olacağınıza karar verip tablolarımızda da g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z risk skorunuza uygun fon veya plan se&ccedil;mek.</p>

<h2><span>Beş yılın performansı</span></h2>

<p>Forbes T&uuml;rkiye Emeklilik Fon Raporu 2026&rsquo;da BES fonlarının yakın ve uzun vadeli getirileriyle fon bazında risk derecelerini listeledik.</p>

<p>Rapor, zorlu ge&ccedil;en 2026&rsquo;nın ilk yarısında hisse senedi, değişken ve para piyasası fonları hari&ccedil; neredeyse t&uuml;m fon gruplarının (istisnalar hari&ccedil;) enflasyonun altında getiri sağladığını ortaya koyuyor. 2025&rsquo;e ve 2026&rsquo;nın ilk &ccedil;eyreğine damga vuran altın fonları bu kez beklenen getiriyi sağlamadı. Yılın ilk yarısında altının tahtına ise katılım hisse ve hisse senedi fonları oturdu. Para piyasası ve değişken fon getirileri enflasyonun &uuml;zerinde kaldı. BES, uzun vadeli bir yatırım. Bu y&uuml;zden sıralamayı son beş yıllık getiriye g&ouml;re yaptık. Bu yıl raporda fon bazında risk derecelerine yer verdik; en y&uuml;ksek risk 7, en d&uuml;ş&uuml;k 1 olarak &ouml;l&ccedil;&uuml;mleniyor. B&ouml;ylece fonları ge&ccedil;miş d&ouml;nem getirileriyle karşılaştırırken risk dereceleri de g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurulabilir. Fonun ne kadar talep g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve likit olduğunu g&ouml;steren portf&ouml;y b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ne de yer verdik. Kategorilere ayırarak hazırladığımız rapor, getirilerin yanı sıra fonların ne kadar likit ve riskli olduğunu da ortaya koyan bir rehber niteliğinde&hellip;</p>

<h2>Altın Fon</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>CFA</td>
			<td>QNB Emeklilik Altın EYF</td>
			<td>9.10.2019</td>
			<td>5.620</td>
			<td>4,45</td>
			<td>52,3</td>
			<td>386,3</td>
			<td>1396,7</td>
			<td>13.967</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BNA</td>
			<td>BNP Paribas Emeklilik Altın</td>
			<td>30.04.2013</td>
			<td>15.695</td>
			<td>0,90</td>
			<td>46,90</td>
			<td>327,70</td>
			<td>1202,80</td>
			<td>12.028</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>NHA</td>
			<td>Zurich Emeklilik Altın EYF</td>
			<td>20.09.2017</td>
			<td>21.883</td>
			<td>9,80</td>
			<td>45,70</td>
			<td>320,10</td>
			<td>1177,30</td>
			<td>11.773</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GRA</td>
			<td>HDI Fiba Emeklilik Altın EYF</td>
			<td>8.07.2013</td>
			<td>10.399</td>
			<td>-0,60</td>
			<td>41,60</td>
			<td>305,90</td>
			<td>1126,00</td>
			<td>11.260</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AMZ</td>
			<td>Allianz Emeklilik Altın EYF</td>
			<td>2.05.2013</td>
			<td>137.405</td>
			<td>0,10</td>
			<td>44,10</td>
			<td>306,00</td>
			<td>1125,00</td>
			<td>11.250</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BGL</td>
			<td>Anadolu Hayat Emeklilik Altın EYF</td>
			<td>26.09.2022</td>
			<td>69.345</td>
			<td>-5,10</td>
			<td>40,80</td>
			<td>297,30</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EAE</td>
			<td>AgeSA Hayat Ve Emeklilik Altın EYF</td>
			<td>22.08.2025</td>
			<td>6.113</td>
			<td>4,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Altın Katılım&nbsp;Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>AGA</td>
			<td>Bereket Altın Katılım EYF</td>
			<td>7.05.2013</td>
			<td>9.335</td>
			<td>-1,50</td>
			<td>45,80</td>
			<td>384,50</td>
			<td>1354,40</td>
			<td>13.544</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MEA</td>
			<td>Metlife Emeklilik Altın Katılım EYF</td>
			<td>2.01.2020</td>
			<td>10.478</td>
			<td>1,40</td>
			<td>45,50</td>
			<td>330,80</td>
			<td>1189,20</td>
			<td>11.892</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>VGA</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Ve Emek. Altın Katılım</td>
			<td>23.09.2013</td>
			<td>235.653</td>
			<td>-2,80</td>
			<td>41,30</td>
			<td>327,40</td>
			<td>1174,00</td>
			<td>11.740</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KEF</td>
			<td>Katılım Emeklilik Altın Katılım EYF</td>
			<td>16.07.2014</td>
			<td>30.223</td>
			<td>-0,20</td>
			<td>44,50</td>
			<td>318,00</td>
			<td>1155,50</td>
			<td>11.555</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AEA</td>
			<td>Anadolu Hayat Altın Katılım EYF</td>
			<td>31.12.2013</td>
			<td>88.384</td>
			<td>-4,00</td>
			<td>37,40</td>
			<td>316,30</td>
			<td>1151,20</td>
			<td>11.512</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GHA</td>
			<td>Garanti Emeklilik Altın Katılım EYF</td>
			<td>26.06.2013</td>
			<td>123.498</td>
			<td>-2,00</td>
			<td>39,90</td>
			<td>311,90</td>
			<td>1144,20</td>
			<td>11.442</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>HEA</td>
			<td>Axa Altın Katılım EYF</td>
			<td>1.10.2013</td>
			<td>4.925</td>
			<td>-2,90</td>
			<td>40,10</td>
			<td>304,10</td>
			<td>1111,00</td>
			<td>11.110</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Değişken Fon</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>NHN</td>
			<td>Zurich İkinci Değ. EYF</td>
			<td>22.09.2017</td>
			<td>5.476</td>
			<td>12,60</td>
			<td>51,50</td>
			<td>372,60</td>
			<td>1963,40</td>
			<td>19.634</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AHL</td>
			<td>Anadolu Hayat Agresif Değ. EYF</td>
			<td>30.04.2012</td>
			<td>9.746</td>
			<td>15,80</td>
			<td>35,80</td>
			<td>272,90</td>
			<td>1586,00</td>
			<td>15.860</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>CHM</td>
			<td>QNB Sağlık Dinamik Değ. EYF</td>
			<td>7.11.2008</td>
			<td>521</td>
			<td>17,20</td>
			<td>53,10</td>
			<td>296,90</td>
			<td>1570,50</td>
			<td>15.705</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FJG</td>
			<td>HDI Fiba Re-Pie Portf&ouml;y Değ. EYF</td>
			<td>28.04.2021</td>
			<td>1.533</td>
			<td>18,50</td>
			<td>47,70</td>
			<td>329,70</td>
			<td>1469,70</td>
			<td>14.697</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ALU</td>
			<td>Allianz Agresif Değ. EYF</td>
			<td>31.12.2010</td>
			<td>3.886</td>
			<td>18,20</td>
			<td>38,30</td>
			<td>203,60</td>
			<td>1040,60</td>
			<td>10.406</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GHE</td>
			<td>Garanti Emeklilik Dinamik Değ. EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>2.846</td>
			<td>20,50</td>
			<td>40,20</td>
			<td>229,00</td>
			<td>1000,50</td>
			<td>10.005</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AE3</td>
			<td>AgeSA Hayat Dinamik Değ. EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>11.083</td>
			<td>20,00</td>
			<td>41,40</td>
			<td>241,60</td>
			<td>960,60</td>
			<td>9.606</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH9</td>
			<td>Anadolu Hayat Atak Değ. EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>9.266</td>
			<td>14,80</td>
			<td>34,50</td>
			<td>253,10</td>
			<td>939,20</td>
			<td>9.392</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>IEF</td>
			<td>Zurich Dinamik Değ. EYF</td>
			<td>2.06.2008</td>
			<td>781</td>
			<td>15,20</td>
			<td>36,70</td>
			<td>205,00</td>
			<td>918,90</td>
			<td>9.189</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AVR</td>
			<td>AgeSA Teknoloji Sek. Yabancı Değ.</td>
			<td>23.01.2015</td>
			<td>18.002</td>
			<td>38,50</td>
			<td>71,20</td>
			<td>298,30</td>
			<td>914,50</td>
			<td>9.145</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FEO</td>
			<td>HDI Fiba İstanbul Portf&ouml;y Dinamik</td>
			<td>2.01.2017</td>
			<td>135</td>
			<td>16,10</td>
			<td>38,80</td>
			<td>246,10</td>
			<td>914,00</td>
			<td>9.140</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EIE</td>
			<td>HDI Fiba Atak Değ. EYF</td>
			<td>6.11.2008</td>
			<td>1.351</td>
			<td>12,90</td>
			<td>37,20</td>
			<td>194,00</td>
			<td>908,00</td>
			<td>9.080</td>
			<td>7</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FIR</td>
			<td>HDI Fiba Osmanlı Port. Değ. EYF</td>
			<td>21.03.2017</td>
			<td>678</td>
			<td>9,90</td>
			<td>44,90</td>
			<td>259,20</td>
			<td>902,90</td>
			<td>9.029</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>CHN</td>
			<td>QNB Sağlık Dengeli Değ. EYF</td>
			<td>7.11.2008</td>
			<td>494</td>
			<td>8,70</td>
			<td>36,90</td>
			<td>213,40</td>
			<td>862,70</td>
			<td>8.627</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GHO</td>
			<td>Garanti Emeklilik &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; Değ. EYF</td>
			<td>1.01.2013</td>
			<td>12.260</td>
			<td>17,40</td>
			<td>49,70</td>
			<td>259,40</td>
			<td>857,40</td>
			<td>8.574</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BEE</td>
			<td>HDI Fiba Dengeli Değ. EYF</td>
			<td>28.11.2003</td>
			<td>726</td>
			<td>28,70</td>
			<td>62,50</td>
			<td>241,80</td>
			<td>847,00</td>
			<td>8.470</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BPE</td>
			<td>BNP Paribas Dengeli Değ. EYF</td>
			<td>1.12.2003</td>
			<td>1.222</td>
			<td>15,40</td>
			<td>37,50</td>
			<td>211,40</td>
			<td>792,20</td>
			<td>7.922</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH6</td>
			<td>Anadolu Hayat Birinci Değ. EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>4.583</td>
			<td>14,50</td>
			<td>38,00</td>
			<td>200,60</td>
			<td>790,20</td>
			<td>7.902</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FEF</td>
			<td>HDI Fiba Tacirler Port. Değ. EYF</td>
			<td>28.12.2016</td>
			<td>226</td>
			<td>19,70</td>
			<td>45,00</td>
			<td>217,00</td>
			<td>786,80</td>
			<td>7.868</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ALS</td>
			<td>Allianz Yaşam Değ. EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>6.429</td>
			<td>13,20</td>
			<td>32,80</td>
			<td>198,40</td>
			<td>783,50</td>
			<td>7.835</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AEZ</td>
			<td>Allianz Ata Port. Değ. EYF</td>
			<td>7.09.2015</td>
			<td>262</td>
			<td>16,20</td>
			<td>38,90</td>
			<td>217,00</td>
			<td>767,20</td>
			<td>7.672</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>IEE</td>
			<td>Zurich Yaşam Dengeli Değ. EYF</td>
			<td>2.04.2004</td>
			<td>1.550</td>
			<td>14,90</td>
			<td>35,50</td>
			<td>207,30</td>
			<td>758,50</td>
			<td>7.585</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KEG</td>
			<td>Katılım Emeklilik Dengeli Katılım</td>
			<td>16.07.2014</td>
			<td>2.284</td>
			<td>14,30</td>
			<td>36,50</td>
			<td>200,20</td>
			<td>713,50</td>
			<td>7.135</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ZHE</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Dengeli Değ. EYF</td>
			<td>1.07.2011</td>
			<td>14.352</td>
			<td>6,60</td>
			<td>33,30</td>
			<td>187,00</td>
			<td>712,90</td>
			<td>7.129</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AGB</td>
			<td>Bereket B&uuml;y&uuml;me Katılım Değ. EYF</td>
			<td>5.06.2012</td>
			<td>341</td>
			<td>11,10</td>
			<td>42,60</td>
			<td>181,60</td>
			<td>679,80</td>
			<td>6.798</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>&nbsp;Bor&ccedil;lanma Ara&ccedil;ları Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>VES</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>22.02.2012</td>
			<td>7.811</td>
			<td>15,00</td>
			<td>43,70</td>
			<td>232,00</td>
			<td>433,50</td>
			<td>4.335</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GEK</td>
			<td>Garanti Emeklilik Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>3.727</td>
			<td>7,10</td>
			<td>35,40</td>
			<td>178,70</td>
			<td>399,10</td>
			<td>3.991</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>CFC</td>
			<td>QNB Sağlık Orta Vadeli Bor&ccedil;. Ara&ccedil;.</td>
			<td>14.10.2019</td>
			<td>75</td>
			<td>10,60</td>
			<td>42,40</td>
			<td>198,90</td>
			<td>396,70</td>
			<td>3.967</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AZK</td>
			<td>Allianz Hayat Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>8.784</td>
			<td>9,50</td>
			<td>39,30</td>
			<td>180,30</td>
			<td>379,90</td>
			<td>3.799</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>CHK</td>
			<td>QNB Sağlık Emeklilik Bor&ccedil;. Ara&ccedil;.</td>
			<td>7.11.2008</td>
			<td>675</td>
			<td>9,90</td>
			<td>40,10</td>
			<td>179,80</td>
			<td>375,90</td>
			<td>3.759</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>HS1</td>
			<td>Anadolu Hayat Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>1.09.2005</td>
			<td>646</td>
			<td>8,60</td>
			<td>36,20</td>
			<td>160,70</td>
			<td>373,80</td>
			<td>3.738</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AE2</td>
			<td>AgeSA Hayat Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>7.596</td>
			<td>8,20</td>
			<td>35,40</td>
			<td>157,60</td>
			<td>362,70</td>
			<td>3.627</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH1</td>
			<td>Anadolu Hayat İkinci Bor&ccedil;. Ara&ccedil;.</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>4.687</td>
			<td>6,80</td>
			<td>35,00</td>
			<td>152,30</td>
			<td>349,50</td>
			<td>3.495</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EIG</td>
			<td>HDI Fiba Emeklilik Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>6.11.2008</td>
			<td>217</td>
			<td>7,80</td>
			<td>36,10</td>
			<td>154,30</td>
			<td>341,90</td>
			<td>3.419</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BEK</td>
			<td>HDI Fiba Emeklilik Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>28.11.2003</td>
			<td>496</td>
			<td>8,20</td>
			<td>35,60</td>
			<td>146,40</td>
			<td>318,20</td>
			<td>3.182</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>IEG</td>
			<td>Zurich Yaşam Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>796</td>
			<td>7,40</td>
			<td>35,20</td>
			<td>142,10</td>
			<td>299,10</td>
			<td>2.991</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BPG</td>
			<td>BNP Paribas Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>1.12.2003</td>
			<td>1.230</td>
			<td>8,10</td>
			<td>38,50</td>
			<td>127,20</td>
			<td>280,60</td>
			<td>2.806</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MEB</td>
			<td>Metlife Emeklilik Bor&ccedil;. Ara&ccedil;. EYF</td>
			<td>19.11.2025</td>
			<td>40.048</td>
			<td>8,20</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>4</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Fon Sepeti Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>FIK</td>
			<td>HDI Fiba Emeklilik Fon Sepeti EYF</td>
			<td>22.08.2017</td>
			<td>338</td>
			<td>18,80</td>
			<td>45,60</td>
			<td>237,10</td>
			<td>848,80</td>
			<td>8.488</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>APG</td>
			<td>Allianz S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Fon Sepeti</td>
			<td>19.08.2011</td>
			<td>1.238</td>
			<td>18,30</td>
			<td>41,00</td>
			<td>191,60</td>
			<td>724,30</td>
			<td>7.243</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MZP</td>
			<td>AgeSA &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; Fon Sepeti EYF</td>
			<td>5.02.2021</td>
			<td>5.621</td>
			<td>16,60</td>
			<td>45,80</td>
			<td>226,80</td>
			<td>711,10</td>
			<td>7.111</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MZL</td>
			<td>AgeSA İkinci Fon Sepeti EYF</td>
			<td>5.02.2021</td>
			<td>7.766</td>
			<td>15,70</td>
			<td>45,70</td>
			<td>228,90</td>
			<td>595,50</td>
			<td>5.955</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AUA</td>
			<td>Allianz Fon Sepeti EYF</td>
			<td>6.07.2015</td>
			<td>3.071</td>
			<td>12,50</td>
			<td>30,10</td>
			<td>158,80</td>
			<td>582,20</td>
			<td>5.822</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ABE</td>
			<td>Anadolu Hayat S&amp;P 500 Fon Sepeti</td>
			<td>30.11.2010</td>
			<td>10.340</td>
			<td>14,70</td>
			<td>43,60</td>
			<td>222,10</td>
			<td>530,50</td>
			<td>5.305</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AZY</td>
			<td>Allianz Tarım Ve Gıda Fon Sepeti EYF</td>
			<td>9.06.2006</td>
			<td>452</td>
			<td>18,80</td>
			<td>37,20</td>
			<td>150,30</td>
			<td>530,20</td>
			<td>5.302</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MZN</td>
			<td>AgeSA Birinci Fon Sepeti EYF</td>
			<td>5.02.2021</td>
			<td>7.284</td>
			<td>14,90</td>
			<td>44,70</td>
			<td>231,90</td>
			<td>517,30</td>
			<td>5.173</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GGJ</td>
			<td>Garanti Emeklilik G&uuml;m&uuml;ş Fon Sepeti</td>
			<td>6.10.2025</td>
			<td>8.168</td>
			<td>-4,70</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>7</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BSR</td>
			<td>BNP S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Fon Sepeti EYF</td>
			<td>9.05.2025</td>
			<td>56</td>
			<td>15,10</td>
			<td>36,60</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>&nbsp;Hisse Senedi Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>HES</td>
			<td>AXA Hayat Hisse Senedi EYF</td>
			<td>19.12.2011</td>
			<td>6.455</td>
			<td>17,50</td>
			<td>37,30</td>
			<td>297,20</td>
			<td>1970,70</td>
			<td>19.707</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH5</td>
			<td>Anadolu Hayat Hisse Senedi EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>24.147</td>
			<td>16,60</td>
			<td>33,30</td>
			<td>249,60</td>
			<td>1527,80</td>
			<td>15.278</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>CHH</td>
			<td>QNB Sağlık Birinci Hisse EYF</td>
			<td>7.11.2008</td>
			<td>1.511</td>
			<td>18,30</td>
			<td>43,30</td>
			<td>220,70</td>
			<td>1512,40</td>
			<td>15.124</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GEH</td>
			<td>Garanti Emeklilik Hisse Senedi EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>17.089</td>
			<td>20,40</td>
			<td>39,10</td>
			<td>223,20</td>
			<td>1460,30</td>
			<td>14.603</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AZH</td>
			<td>Allianz Hayat Hisse Senedi EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>30.093</td>
			<td>17,90</td>
			<td>32,00</td>
			<td>203,20</td>
			<td>1382,10</td>
			<td>13.821</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MHH</td>
			<td>MetLife Emeklilik Hisse Senedi EYF</td>
			<td>18.11.2009</td>
			<td>2.182</td>
			<td>17,00</td>
			<td>36,30</td>
			<td>215,90</td>
			<td>1360,00</td>
			<td>13.640</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AHB</td>
			<td>Anadolu Hayat Emeklilik İkinci Hisse Senedi</td>
			<td>1.09.2005</td>
			<td>911</td>
			<td>17,70</td>
			<td>30,70</td>
			<td>200,00</td>
			<td>1361,40</td>
			<td>13.614</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BPH</td>
			<td>BNP Hisse Senedi EYF</td>
			<td>1.12.2003</td>
			<td>4.162</td>
			<td>16,50</td>
			<td>28,50</td>
			<td>214,70</td>
			<td>1357,40</td>
			<td>13.574</td>
			<td>7</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>IEH</td>
			<td>Zurich Yaşam Hisse Senedi EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>4.429</td>
			<td>16,10</td>
			<td>27,80</td>
			<td>212,10</td>
			<td>1338,60</td>
			<td>13.386</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EIH</td>
			<td>HDI Fiba Oyak Portf&ouml;y Hisse</td>
			<td>6.11.2008</td>
			<td>1.661</td>
			<td>19,80</td>
			<td>40,60</td>
			<td>214,30</td>
			<td>1330,10</td>
			<td>13.301</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ANS</td>
			<td>Vienna Life Emeklilik Hisse Senedi EYF</td>
			<td>21.11.2003</td>
			<td>156</td>
			<td>20,60</td>
			<td>38,10</td>
			<td>194,10</td>
			<td>1243,70</td>
			<td>12.437</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GHH</td>
			<td>Garanti Emek. S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Hisse</td>
			<td>24.01.2011</td>
			<td>7.381</td>
			<td>21,90</td>
			<td>51,20</td>
			<td>234,00</td>
			<td>1197,20</td>
			<td>11.972</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>VEH</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Hisse Senedi EYF</td>
			<td>14.11.2003</td>
			<td>11.410</td>
			<td>17,00</td>
			<td>32,70</td>
			<td>189,60</td>
			<td>1175,40</td>
			<td>11.754</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AEH</td>
			<td>AgeSA Hisse Senedi EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>21.784</td>
			<td>23,20</td>
			<td>44,60</td>
			<td>206,50</td>
			<td>1169,10</td>
			<td>11.691</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ZHB</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Hisse</td>
			<td>1.07.2011</td>
			<td>4.476</td>
			<td>17,40</td>
			<td>40,00</td>
			<td>206,40</td>
			<td>1094,50</td>
			<td>10.945</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BEH</td>
			<td>HDI Fiba Hisse Senedi EYF</td>
			<td>28.11.2003</td>
			<td>1.445</td>
			<td>21,40</td>
			<td>31,20</td>
			<td>178,20</td>
			<td>1062,20</td>
			<td>10.622</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>HHB</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Bist-30 Dışı Hisse</td>
			<td>12.06.2012</td>
			<td>1.601</td>
			<td>7,80</td>
			<td>34,70</td>
			<td>176,70</td>
			<td>943,70</td>
			<td>9.437</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Kamu Bor&ccedil;lanma Ara&ccedil;ları Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>HED</td>
			<td>AXA Hayat Kamu Dış Bor&ccedil;. Ara&ccedil;ları</td>
			<td>19.12.2011</td>
			<td>753</td>
			<td>8,10</td>
			<td>29,50</td>
			<td>174,30</td>
			<td>640,00</td>
			<td>6.401</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AMG</td>
			<td>Allianz 1. Kamu Dış Bor&ccedil;. Ara&ccedil;ları</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>7.253</td>
			<td>8,20</td>
			<td>31,70</td>
			<td>170,40</td>
			<td>635,30</td>
			<td>6.353</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH3</td>
			<td>Anadolu Emeklilik 1. Kamu Dış Bor&ccedil;.</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>12.524</td>
			<td>8,70</td>
			<td>32,90</td>
			<td>166,80</td>
			<td>632,40</td>
			<td>6.324</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AMR</td>
			<td>Allianz Yaşam Kamu Dış Bor&ccedil;. (Dolar)</td>
			<td>3.11.2006</td>
			<td>3.536</td>
			<td>8,30</td>
			<td>28,20</td>
			<td>156,00</td>
			<td>620,50</td>
			<td>6.205</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BPU</td>
			<td>BNP Birinci Kamu Dış Bor&ccedil;. Ara&ccedil;.</td>
			<td>1.12.2003</td>
			<td>2.081</td>
			<td>8,00</td>
			<td>29,60</td>
			<td>166,50</td>
			<td>601,90</td>
			<td>6.019</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MHD</td>
			<td>MetLife Kamu Dış Bor&ccedil;lanma (Dolar)</td>
			<td>18.11.2009</td>
			<td>2.068</td>
			<td>8,10</td>
			<td>22,80</td>
			<td>138,40</td>
			<td>574,00</td>
			<td>5.740</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>VET</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Kamu Dış Bor&ccedil;.</td>
			<td>14.11.2003</td>
			<td>12.509</td>
			<td>6,20</td>
			<td>25,20</td>
			<td>151,60</td>
			<td>570,50</td>
			<td>5.705</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BPK</td>
			<td>BNP İkinci Kamu Dış Bor&ccedil;. (Dolar)</td>
			<td>1.12.2003</td>
			<td>895</td>
			<td>8,90</td>
			<td>26,60</td>
			<td>155,60</td>
			<td>563,20</td>
			<td>5.632</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH4</td>
			<td>Anadolu Hayat İkinci Kamu Dış Bor&ccedil;.</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>6.156</td>
			<td>7,60</td>
			<td>27,00</td>
			<td>167,30</td>
			<td>554,20</td>
			<td>5.542</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EIF</td>
			<td>HDI Fiba Oyak Portf&ouml;y Kamu Dış Bor&ccedil;.</td>
			<td>6.11.2008</td>
			<td>749</td>
			<td>6,50</td>
			<td>24,10</td>
			<td>154,60</td>
			<td>539,10</td>
			<td>5.391</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ZHG</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Kamu Bor&ccedil;. Ara&ccedil;ları</td>
			<td>1.07.2011</td>
			<td>3.752</td>
			<td>6,60</td>
			<td>33,8</td>
			<td>97,60</td>
			<td>216,00</td>
			<td>2.160</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>&nbsp;Karma Fon</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>ALR</td>
			<td>Allianz Yaşam Karma EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>14.590</td>
			<td>16,50</td>
			<td>42,60</td>
			<td>231,50</td>
			<td>891,10</td>
			<td>8.911</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AVD</td>
			<td>AgeSA Hayat Karma EYF</td>
			<td>15.12.2003</td>
			<td>2.673</td>
			<td>16,90</td>
			<td>45,90</td>
			<td>205,90</td>
			<td>866,00</td>
			<td>8.660</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>HHY</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Karma EYF</td>
			<td>25.05.2017</td>
			<td>4.812</td>
			<td>8,30</td>
			<td>50,30</td>
			<td>229,70</td>
			<td>622,90</td>
			<td>6.229</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AZD</td>
			<td>Allianz Hayat Birinci Karma EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>5.795</td>
			<td>-0,30</td>
			<td>21,30</td>
			<td>147,90</td>
			<td>574,00</td>
			<td>5.740</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ANE</td>
			<td>Vienna Life Emeklilik Karma EYF</td>
			<td>21.11.2003</td>
			<td>113</td>
			<td>17,50</td>
			<td>43,90</td>
			<td>192,00</td>
			<td>562,90</td>
			<td>5.629</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>IEK</td>
			<td>Zurich Yaşam Karma EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>690</td>
			<td>17,60</td>
			<td>43,70</td>
			<td>158,80</td>
			<td>532,30</td>
			<td>5.323</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AUG</td>
			<td>Allianz Hayat İkinci Karma EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>1.418</td>
			<td>6,40</td>
			<td>25,10</td>
			<td>157,00</td>
			<td>510,60</td>
			<td>5.106</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH8</td>
			<td>Anadolu Hayat Karma EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>10.140</td>
			<td>13,50</td>
			<td>38,70</td>
			<td>231,00</td>
			<td>466,40</td>
			<td>4.664</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GCY</td>
			<td>Garanti Emeklilik Karma EYF</td>
			<td>4.04.2022</td>
			<td>3.886</td>
			<td>9,50</td>
			<td>35,30</td>
			<td>213,90</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KRM</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Katılım Karma EYF</td>
			<td>5.02.2024</td>
			<td>1.045</td>
			<td>26,40</td>
			<td>54,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>3</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Katılım Hisse Senedi Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>AGH</td>
			<td>Bereket Emeklilik Katılım Hisse</td>
			<td>28.05.2012</td>
			<td>2.044</td>
			<td>25,10</td>
			<td>50,50</td>
			<td>224,00</td>
			<td>1055,10</td>
			<td>10.551</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KEH</td>
			<td>Katılım Emeklilik Katılım Hisse</td>
			<td>16.07.2014</td>
			<td>6.937</td>
			<td>39,10</td>
			<td>67,80</td>
			<td>228,50</td>
			<td>1016,60</td>
			<td>10.166</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GEA</td>
			<td>Garanti Emeklilik Katılım Hisse</td>
			<td>10.07.2009</td>
			<td>4.049</td>
			<td>27,60</td>
			<td>59,50</td>
			<td>200,20</td>
			<td>865,30</td>
			<td>8.653</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>VYB</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Katılım Hisse</td>
			<td>3.09.2018</td>
			<td>3.692</td>
			<td>23,80</td>
			<td>44,60</td>
			<td>165,70</td>
			<td>833,80</td>
			<td>8.338</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KHL</td>
			<td>Anadolu Hayat Katılım Hisse</td>
			<td>3.04.2026</td>
			<td>238</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EHK</td>
			<td>AgeSA Hayat Katılım Hisse</td>
			<td>11.08.2025</td>
			<td>635</td>
			<td>34,30</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KLT</td>
			<td>Katılım Emeklilik Temett&uuml; Şirketleri</td>
			<td>7.03.2023</td>
			<td>1.562</td>
			<td>29,90</td>
			<td>45,30</td>
			<td>224,10</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Kıymetli Madenler Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>VGD</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Kıymetli Maden. Katılım EYF</td>
			<td>12.03.2007</td>
			<td>20.568</td>
			<td>3,20</td>
			<td>56,80</td>
			<td>344,60</td>
			<td>764,70</td>
			<td>7.647</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EMY</td>
			<td>Garanti Emeklilik Altın EYF</td>
			<td>11.05.2026</td>
			<td>716</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KMP</td>
			<td>HDI Fiba Kıymetli Madenler EYF</td>
			<td>13.05.2026</td>
			<td>82</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KML</td>
			<td>AgeSA Kıymetli Madenler EYF</td>
			<td>14.04.2025</td>
			<td>17.032</td>
			<td>3,40</td>
			<td>68,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>6</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Kira Sertifikası Katılım Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>ZHD</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Kamu Kira Sertifikaları</td>
			<td>1.07.2011</td>
			<td>1.797</td>
			<td>7,70</td>
			<td>22,70</td>
			<td>134,90</td>
			<td>549,20</td>
			<td>5.492</td>
			<td>6</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GKB</td>
			<td>Garanti Emeklilik Kira Sertifikaları</td>
			<td>1.11.2005</td>
			<td>2.080</td>
			<td>12,90</td>
			<td>36,40</td>
			<td>198,20</td>
			<td>337,30</td>
			<td>3.373</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KKS</td>
			<td>Katılım Emeklilik Kira Sertifikaları</td>
			<td>31.10.2018</td>
			<td>581</td>
			<td>17,90</td>
			<td>44,40</td>
			<td>151,60</td>
			<td>283,40</td>
			<td>2.834</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KRU</td>
			<td>Anadolu Hayat Kira Sertifikaları</td>
			<td>6.04.2026</td>
			<td>230</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BHK</td>
			<td>Bereket Emeklilik Kira Sertifikaları</td>
			<td>10.03.2025</td>
			<td>130</td>
			<td>17,80</td>
			<td>46,10</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KKV</td>
			<td>Katılım Emeklilik Kısa Vadeli Kira Ser.</td>
			<td>22.04.2024</td>
			<td>1.277</td>
			<td>16,50</td>
			<td>44,10</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>THK</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Kira Sertifikaları</td>
			<td>30.04.2025</td>
			<td>1.358</td>
			<td>18,70</td>
			<td>47,80</td>
			<td>0,00</td>
			<td>0,00</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>2</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Standart Fon</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>CHS</td>
			<td>QNB Sağlık Standart EYF</td>
			<td>12.11.2013</td>
			<td>151</td>
			<td>13,30</td>
			<td>42,10</td>
			<td>213,90</td>
			<td>599,00</td>
			<td>5.998</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AZS</td>
			<td>Allianz Hayat Standart EYF</td>
			<td>8.05.2013</td>
			<td>1.206</td>
			<td>13,20</td>
			<td>40,40</td>
			<td>203,80</td>
			<td>552,70</td>
			<td>5.527</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AVN</td>
			<td>AgeSA Hayat Standart EYF</td>
			<td>3.05.2013</td>
			<td>1.419</td>
			<td>13,20</td>
			<td>39,80</td>
			<td>200,70</td>
			<td>544,80</td>
			<td>5.448</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GHD</td>
			<td>Garanti Emeklilik Standart EYF</td>
			<td>24.01.2011</td>
			<td>3.767</td>
			<td>12,30</td>
			<td>39,90</td>
			<td>189,00</td>
			<td>533,60</td>
			<td>5.336</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>HEK</td>
			<td>AXA Hayat Standart EYF</td>
			<td>19.12.2011</td>
			<td>482</td>
			<td>13,50</td>
			<td>40,80</td>
			<td>192,70</td>
			<td>499,50</td>
			<td>4.995</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BNS</td>
			<td>BNP Paribas Standart EYF</td>
			<td>30.04.2013</td>
			<td>746</td>
			<td>11,70</td>
			<td>32,80</td>
			<td>183,80</td>
			<td>491,30</td>
			<td>4.913</td>
			<td>5</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>IEB</td>
			<td>Zurich Yaşam Standart EYF</td>
			<td>24.10.2005</td>
			<td>558</td>
			<td>11,50</td>
			<td>32,40</td>
			<td>183,30</td>
			<td>489,80</td>
			<td>4.898</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ATK</td>
			<td>Anadolu Hayat Standart EYF</td>
			<td>1.05.2006</td>
			<td>2.925</td>
			<td>10,30</td>
			<td>34,50</td>
			<td>178,30</td>
			<td>465,30</td>
			<td>4.653</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MHK</td>
			<td>MetLife Emeklilik Standart EYF</td>
			<td>18.11.2009</td>
			<td>2.535</td>
			<td>8,80</td>
			<td>33,50</td>
			<td>130,20</td>
			<td>377,00</td>
			<td>3.770</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>EST</td>
			<td>HDI Fiba Oyak Portf&ouml;y Standart EYF</td>
			<td>2.05.2013</td>
			<td>202</td>
			<td>9,60</td>
			<td>36,50</td>
			<td>125,80</td>
			<td>374,20</td>
			<td>3.742</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ANG</td>
			<td>Vienna Life Emeklilik Standart EYF</td>
			<td>21.11.2003</td>
			<td>123</td>
			<td>11,00</td>
			<td>34,90</td>
			<td>116,40</td>
			<td>361,70</td>
			<td>3.617</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>VEK</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Standart EYF</td>
			<td>14.11.2003</td>
			<td>7.667</td>
			<td>5,40</td>
			<td>34,20</td>
			<td>145,40</td>
			<td>358,80</td>
			<td>3.588</td>
			<td>4</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FEN</td>
			<td>HDI Fiba Emeklilik Standart EYF</td>
			<td>19.12.2013</td>
			<td>45</td>
			<td>8,90</td>
			<td>31,50</td>
			<td>91,10</td>
			<td>241,80</td>
			<td>2.418</td>
			<td>4</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Katılım&nbsp;Standart Fon</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>FYN</td>
			<td>AgeSA Hayat Katılım Standart EYF</td>
			<td>26.05.2017</td>
			<td>104</td>
			<td>19,0</td>
			<td>48,5</td>
			<td>227,3</td>
			<td>645,0</td>
			<td>6.450</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FYU</td>
			<td>Allianz Yaşam Katılım Standart EYF</td>
			<td>26.04.2018</td>
			<td>403</td>
			<td>19,1</td>
			<td>45,3</td>
			<td>207,3</td>
			<td>596,9</td>
			<td>5.969</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MHS</td>
			<td>MetLife Emeklilik Katılım Standart</td>
			<td>13.01.2014</td>
			<td>70</td>
			<td>19,6</td>
			<td>43,9</td>
			<td>193,3</td>
			<td>573,2</td>
			<td>5.732</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GES</td>
			<td>Garanti Emeklilik Katılım Standart</td>
			<td>26.06.2013</td>
			<td>1.079</td>
			<td>18,6</td>
			<td>45,2</td>
			<td>177,5</td>
			<td>547,6</td>
			<td>5.476</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>KEB</td>
			<td>Katılım Emeklilik Katılım Standart</td>
			<td>16.07.2014</td>
			<td>4.773</td>
			<td>21,1</td>
			<td>47,8</td>
			<td>178,3</td>
			<td>512,7</td>
			<td>5.127</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AGE</td>
			<td>Anadolu Hayat Katılım Standart</td>
			<td>30.11.2010</td>
			<td>1.881</td>
			<td>17,3</td>
			<td>41,9</td>
			<td>178,3</td>
			<td>508,2</td>
			<td>5.082</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FIS</td>
			<td>HDI Fiba Emeklilik Katılım Standart</td>
			<td>22.01.2018</td>
			<td>11</td>
			<td>17,4</td>
			<td>38,5</td>
			<td>138,7</td>
			<td>428,9</td>
			<td>4.289</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AGD</td>
			<td>Bereket Emeklilik Katılım Standart</td>
			<td>7.05.2013</td>
			<td>450</td>
			<td>11,6</td>
			<td>44,2</td>
			<td>149,2</td>
			<td>425,9</td>
			<td>4.259</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>VGB</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Katılım Standart</td>
			<td>19.02.2010</td>
			<td>3.856</td>
			<td>19,3</td>
			<td>47,4</td>
			<td>137,2</td>
			<td>377,2</td>
			<td>3.772</td>
			<td>3</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>RZM</td>
			<td>AXA Hayat Katılım Standart EYF</td>
			<td>17.05.2022</td>
			<td>50</td>
			<td>19,7</td>
			<td>46,7</td>
			<td>213,8</td>
			<td>0,0</td>
			<td>&mdash;</td>
			<td>3</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<h2>Para Piyasası Fonu</h2>

<table>
	<thead>
		<tr>
			<th><strong>Fon Kodu</strong></th>
			<th><strong>Fon Adı</strong></th>
			<th><strong>Halka Arz Tarihi</strong></th>
			<th><strong>Fon B&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Milyon TL)</strong></th>
			<th><strong>5 Aylık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>3 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yıllık Getiri (%)</strong></th>
			<th><strong>5 Yılda 1000 TL Ne Kazandırdı?</strong></th>
			<th><strong>Risk Derecesi</strong></th>
		</tr>
	</thead>
	<tbody>
		<tr>
			<td>VEY</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Para Piyasası Katılım</td>
			<td>22.11.2010</td>
			<td>2.237</td>
			<td>18,2</td>
			<td>47,7</td>
			<td>246,2</td>
			<td>888,7</td>
			<td>8.887</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>MHL</td>
			<td>MetLife Emeklilik Para Piyasası</td>
			<td>18.11.2009</td>
			<td>2.127</td>
			<td>19,0</td>
			<td>51,0</td>
			<td>260,7</td>
			<td>421,0</td>
			<td>4.210</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>CHL</td>
			<td>QNB Sağlık Para Piyasası EYF</td>
			<td>7.11.2008</td>
			<td>559</td>
			<td>18,7</td>
			<td>51,6</td>
			<td>257,6</td>
			<td>416,9</td>
			<td>4.169</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>GEL</td>
			<td>Garanti Emeklilik Para Piyasası EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>77.556</td>
			<td>18,6</td>
			<td>50,9</td>
			<td>255,3</td>
			<td>410,7</td>
			<td>4.107</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>BPL</td>
			<td>BNP Paribas 1. Para Piyasası EYF</td>
			<td>1.12.2003</td>
			<td>2.934</td>
			<td>18,8</td>
			<td>51,9</td>
			<td>257,0</td>
			<td>407,4</td>
			<td>4.074</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AH2</td>
			<td>Anadolu Hayat Para Piyasası EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>32.190</td>
			<td>18,5</td>
			<td>50,0</td>
			<td>255,1</td>
			<td>406,8</td>
			<td>4.068</td>
			<td>1</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>IER</td>
			<td>Zurich Yaşam Para Piyasası EYF</td>
			<td>24.10.2003</td>
			<td>3.524</td>
			<td>18,7</td>
			<td>51,8</td>
			<td>255,2</td>
			<td>406,6</td>
			<td>4.066</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AZL</td>
			<td>Allianz Hayat Para Piyasası EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>79.386</td>
			<td>18,5</td>
			<td>50,3</td>
			<td>252,7</td>
			<td>403,9</td>
			<td>4.039</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>AE1</td>
			<td>AgeSA Hayat 1. Para Piyasası EYF</td>
			<td>27.10.2003</td>
			<td>57.984</td>
			<td>18,5</td>
			<td>50,1</td>
			<td>253,7</td>
			<td>403,6</td>
			<td>4.036</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>VEL</td>
			<td>T&uuml;rkiye Hayat Para Piyasası EYF</td>
			<td>14.11.2003</td>
			<td>34.233</td>
			<td>18,6</td>
			<td>50,0</td>
			<td>251,1</td>
			<td>403,1</td>
			<td>4.031</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>HEP</td>
			<td>AXA Hayat Para Piyasası EYF</td>
			<td>19.12.2011</td>
			<td>644</td>
			<td>18,2</td>
			<td>49,6</td>
			<td>254,5</td>
			<td>402,6</td>
			<td>4.026</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>ANK</td>
			<td>Vienna Life Emeklilik Para Piyasası EYF</td>
			<td>21.11.2003</td>
			<td>83</td>
			<td>18,7</td>
			<td>50,4</td>
			<td>257,6</td>
			<td>401,7</td>
			<td>4.017</td>
			<td>2</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>FET</td>
			<td>HDI Fiba Emeklilik Para Piyasası</td>
			<td>19.12.2013</td>
			<td>3.168</td>
			<td>18,6</td>
			<td>49,0</td>
			<td>238,9</td>
			<td>382,0</td>
			<td>3.820</td>
			<td>1</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><em><span><strong>Not; </strong>BES fon tablosu sıralaması son beş yıllık getirilere g&ouml;re yapıldı. Fonların son kapanış verilerinde 31 Mayıs 2026 tarihi baz alındı. 12 Haziran tarihi baz alınarak fonların son bir yıl, &uuml;&ccedil; yıl ve beş yıllık ortalama getirilerine de yer verildi. Tablonun son s&uuml;tununda ise fonların risk kategorisi yer aldı. Risk kategorisine g&ouml;re 1-2 en d&uuml;ş&uuml;k riski g&ouml;sterirken, 3-4-5 orta, 6-7 riskli fon anlamına geliyor. Fonların aynı kategoride yer alıp farklı risk derecesine sahip olması portf&ouml;ylerindeki farklılıktan kaynaklanıyor.</span></em></p>

<h2>Şampiyonlar</h2>

<p>BES yıla &ouml;nemli bir yasal d&uuml;zenleme ile girdi. 2022&rsquo;den bu yana y&uuml;zde 30 olan devlet katkısı y&uuml;zde 20&rsquo;ye indirildi. Bu, sekt&ouml;rdeki b&uuml;y&uuml;me ivmesini yavaşlattı. 2025 yılını 16,9 milyon katılımcı sayısı ile kapatan BES bu yıl ilk beş ayında 18 milyona ulaştı. Devlet katkısı hari&ccedil; fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; 2 trilyon eşiğini aştı. 18 yaş altı gen&ccedil; ve &ccedil;ocuk katılımcıların payı tarihinde ilk kez y&uuml;zde 15&rsquo;e &ccedil;ıktı.</p>

<p>2026&rsquo;nın zorlu ekonomik koşulları BES fon getirilerini de olumsuz etkiledi. Ancak son beş yıl getirilerine baktığımızda &ouml;nemli sayıda fonun enflasyonun &uuml;zerinde getiri sağladığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Başarılı fonlardaki getiriler y&uuml;zde binlerin &uuml;zerine &ccedil;ıktı. Tabii getiri tablolarında da g&ouml;receğiniz gibi her fon her yıl aynı başarıya ulaşamıyor. Son beş yıllık getirisinde başarılı olamayan fonlar da var. &nbsp;</p>

<p>İşte 2026 yılında başarıyla y&ouml;nettikleri fonlarla yatırımcısına y&uuml;ksek getiri sağlayan portf&ouml;y y&ouml;netim ile BES şirketlerinin y&ouml;neticileri ve onların 2026 yatırım stratejileri&hellip;</p>

<p><img alt="Ak Portföy CIO'su Emrah Ayrancı" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/d8cfaa40-1a72-4096-8362-ffe6513c6ce5.png" /><span><span>Emrah Ayrancı</span></span><br />
<em><strong>Ak Portf&ouml;y CIO</strong></em></p>

<p><strong><span>Agesa Hayat ve Emeklilik Teknoloji Sekt&ouml;r&uuml; Yabancı Değişken Emeklilik Yatırım Fonu (AVR)</span><br />
Bir yıllık ortalama getiri (%) 71,2<br />
Beş aylık getiri (%) 38,5</strong></p>

<h2>Aktif denge</h2>

<p>Yatırımları y&ouml;netirken temel &ouml;nceliğimiz, getiriyi artırmayı hedeflerken riski tek bir varlık sınıfında ya da tek bir piyasa beklentisinde yoğunlaştırmamak. Hisse, sabit getirili menkul kıymetler ve diğer varlık sınıfları arasında d&ouml;nemsel koşullara g&ouml;re aktif bir dengeleme yapıyoruz.&nbsp;</p>

<h2>2026 Stratejisi</h2>

<p>K&uuml;resel &ccedil;apta faiz indirimlerinin fiyatlandığı yılın ilk iki ayında, T&uuml;rkiye gibi gelişmekte olan piyasalara ilgi kuvvetliydi. Kademeli dezenflasyon s&uuml;reci ve TCMB&rsquo;nin faiz indirim patikası, hisse ve tahvil gibi TL varlıklara y&ouml;nelmemizi destekledi. Ancak, şubat sonunda yaşanan k&uuml;resel gelişmeler, makro senaryoları yeniden değerlendirmemize neden oldu. Hızla artan petrol fiyatları ve k&uuml;resel enflasyon, b&uuml;y&uuml;me g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;nde belirsizliğe sebep oldu. Fed ve ECB gibi b&uuml;y&uuml;k merkez bankalarından beklenen faiz indirimlerinin &ouml;telenmesi, TCMB&rsquo;nin efektif fonlama faizini y&uuml;zde 37&rsquo;den y&uuml;zde 40&rsquo;a y&uuml;kseltmesi bizi daha temkinli bir portf&ouml;y duruşuna y&ouml;neltti.&nbsp;</p>

<h2>Riskler</h2>

<p>2026&rsquo;nın ikinci yarısında ana konu başlıklarının jeopolitik gelişmeler, enerji fiyatları, k&uuml;resel enflasyon g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; ve merkez bankalarının politika adımları olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz. Makro tarafta ise k&uuml;resel ekonomilerin stagflasyon benzeri g&ouml;r&uuml;n&uuml;mden &ccedil;ıkmakta zorlanması ve merkez bankalarının sıkılaşma eğilimine y&ouml;nelmesi, finansal piyasalarda oynaklığı artırabilir.&nbsp;</p>

<h2>2026 Beklentileri</h2>

<p>2026&rsquo;nın kalan aylarında TCMB&rsquo;nin sıkı politika duruşunun TL varlıkları desteklemeye devam edeceğini &ouml;ng&ouml;r&uuml;yoruz. TL varlıklar i&ccedil;in iyimser duruşumuzu koruyoruz. Globaldeki gelişmelerde yumuşama g&ouml;r&uuml;l&uuml;rse yurt i&ccedil;i hisse ve TL tahvil piyasalarında pozisyon ağırlığı artırılabilir. Varlık &ccedil;eşitlendirmesi amacıyla yurt dışı hisse ve altın gibi enstr&uuml;manların portf&ouml;ylerde bulunması da portf&ouml;ylere esneklik kazandırabilir. </p>

<p><img alt="İş Portföy Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Gayde" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/8583e631-8dcd-4b57-94be-e9113e490998.png" /><span><span>H&uuml;seyin Gayde</span></span><br />
<strong>İ<em>ş Portf&ouml;y Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı- CFA</em></strong></p>

<p><strong><span>Anadolu Hayat Emeklilik Birinci Kamu Dış Bor&ccedil;lanma Ara&ccedil;ları Emeklilik Yatırım Fonu (AH3)</span><br />
Bir yıllık ortalama getiri (%) 32,9<br />
Beş aylık getiri (%) 8,7</strong></p>

<h2>Defansif sekt&ouml;r, kısa vade</h2>

<p>BES hisse fonlarında yatırım kararlarımızın odağında, şirketlerin ger&ccedil;ek değerinin altında fiyatlandığını tespit etmek var. Sabit Getirili Menkul Kıymetler tarafında TL bazlı devlet tahvilleri, &ouml;zel sekt&ouml;r bor&ccedil;lanma ara&ccedil;ları (&Ouml;SBA), kira sertifikaları ve para piyasası enstr&uuml;manlarına yatırım yapılıyor.&nbsp;</p>

<p>Hisse fonlarda sekt&ouml;r, şirket ve değerleme bazında &ccedil;eşitlendirme ile risk kontrol ediliyor. Bor&ccedil;lanma ara&ccedil;ları fonlarında faiz g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;, vade yapısı ve kredi riski y&ouml;netimi &ouml;n plana &ccedil;ıkıyor. &Ccedil;oklu varlık fonlarında ise hisse, tahvil, para piyasası ve alternatif yatırım ara&ccedil;ları birlikte kullanılarak portf&ouml;y oynaklığı azaltılıyor. Bu sayede tek bir varlık sınıfına bağımlı kalmadan risk ayarlı getiri hedefliyoruz.</p>

<h2>2026 Stratejisi</h2>

<p>Yılın ilk yarısı, jeopolitik gelişmelerin makroekonomik g&ouml;r&uuml;n&uuml;m &uuml;zerindeki ağırlığının arttığı bir d&ouml;nem oldu. Artan belirsizlik karşısında hisse ağırlığını temkinli tuttuk; sabit getirili menkul kıymet tarafında ise faiz riskini sınırlamak amacıyla kısa vadeli ve değişken faizli enstr&uuml;manlara ağırlık verdik. Hisse se&ccedil;imlerinde global makroekonomik değişkenlere karşı daha defansif olan sekt&ouml;rleri &ouml;n plana &ccedil;ıkararak faize ve enerji maliyetlerine duyarlı sekt&ouml;rlerdeki ağırlığımızı azalttık.</p>

<h2>Riskler</h2>

<p>İkinci yarının &ouml;ncelikli riski jeopolitik kaynaklı olacaktır. Ateşkesin kırılganlığı ve m&uuml;zakerelerdeki belirsizlik, enerji fiyatları ve dolayısıyla enflasyon &uuml;zerindeki yukarı y&ouml;nl&uuml; baskı potansiyelini canlı tutuyor. İkinci risk, k&uuml;resel para politikasındaki sıkı duruşun gelişmekte olan &uuml;lke varlıklarına y&ouml;nelik fon akımlarını zayıflatması olabilir. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; ise i&ccedil;eride dezenflasyon patikasının sekteye uğraması ve y&uuml;ksek faizin b&uuml;y&uuml;me &uuml;zerindeki yorucu etkisinin hissedilmeye başlaması olacaktır.&nbsp;<br />
Yatırımcılara &ouml;nerimiz; yatırım vadelerini netleştirmeleri, tek bir varlık sınıfına yoğunlaşmamaları ve fon tercihlerinde ge&ccedil;miş getiri performansından ziyade fonun risk profilinin kendi vade ve risk beklentilerine uygunluğunu esas almaları olacaktır.&nbsp;</p>

<h2>2026 Beklentileri</h2>

<p>İkinci yarıya ilişkin temel senaryomuz, nisan ayında ilan edilen ancak hen&uuml;z kalıcılaşmamış ateşkesin etrafında dalgalı bir seyrin s&uuml;receği y&ouml;n&uuml;nde. ABD - İran savaşındaki olumlu gelişmelerle enerji fiyatlarında g&ouml;r&uuml;lebilecek aşağı y&ouml;nl&uuml; fiyatlama sekt&ouml;rel ağırlıkları, verim eğrisi &uuml;zerindeki pozisyonlanmaları ve diğer varlık ağırlıklarını şekillendirecek. Reel faizin pozitif kaldığı ve sıkı para politikası duruşunun s&uuml;rd&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; &ouml;l&ccedil;&uuml;de TL cinsi sabit getirili enstr&uuml;manlar cazibesini koruyacaktır. Ancak olası bir jeopolitik gerginlikte tırmanışın, enerji ithalat faturası ve cari denge &uuml;zerindeki etkisi izlenmeli. İş Portf&ouml;y olarak yıl sonu enflasyon tahminimiz y&uuml;zde 30, politika faiz beklentimiz y&uuml;zde 35 seviyesinde. </p>

<p><img alt="Garanti BBVA Portföy Genel Müdürü Eyüp Gülsün" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/f4a01da2-5710-4293-aad6-27c1470553f2.png" /><span><span>Ey&uuml;p G&uuml;ls&uuml;n</span></span><br />
<em><strong>Garanti BBVA Portf&ouml;y Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml;</strong></em></p>

<p><strong><span>Garanti BBVA Emeklilik Temett&uuml; &Ouml;deyen Şirketler Emeklilik Yatırım Fonu (GED)&nbsp;</span><br />
Bir yıllık ortalama getiri (%) 53,9<br />
Beş aylık getiri (%) 24,9</strong></p>

<h2>Oynaklıkta taktiksel &ccedil;eviklik</h2>

<p>&Ccedil;oklu varlık i&ccedil;eren fonlarda, makro gelişmeleri yakından takip ederek fon portf&ouml;y&uuml;ndeki stratejik dağılımımızı buna g&ouml;re konumlandırmanın ve &ouml;zellikle piyasadaki y&uuml;ksek oynaklık d&ouml;nemlerinde taktiksel pozisyon değişimlerini hızlı yapabilmenin fark yarattığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz.</p>

<p>Yurt dışı pozisyonlarımızı genellikle tema bazlı oluştururken yurt i&ccedil;inde daha &ccedil;ok hisse se&ccedil;imine odaklanıyoruz. Hisse pozisyonlarında hisse ve sekt&ouml;r se&ccedil;imlerinin fon performanslarına katkısının &ouml;nemli olduğunu d&uuml;ş&uuml;nerek, fon portf&ouml;ylerimizi y&ouml;netirken bu alana ağırlık veriyoruz. T&uuml;m bunlara ek olarak, fonların ge&ccedil;miş d&ouml;nem performanslarının gelecek d&ouml;nem i&ccedil;in bir garanti taahh&uuml;t etmediğini &ouml;zellikle vurgulamak gerekir.</p>

<h2>2026 Stratejisi</h2>

<p>2026 başında, varlık fiyatlarına ilişkin beklentilerimizi enflasyondaki d&uuml;ş&uuml;ş eğilimi ve TCMB&rsquo;nin faiz indirim s&uuml;recinin devam edebileceği varsayımı &uuml;zerine şekillendirmiştik. Bu gerek&ccedil;eyle yılın ilk &ccedil;eyreğinde yerli hisse senetlerinde ağırlığımızı y&uuml;ksek tutarken TL tahvillerinde vademizi uzatmıştık. TL pozisyonları g&ouml;rece ağırlıklı taşımaya &ccedil;alıştık. Ancak Orta Doğu&rsquo;daki jeopolitik durum ve buna bağlı olarak petrol fiyatlarında devam eden y&uuml;ksek seyir sonrasında pozisyonlarımızı daha dengeli bir yapıya y&ouml;nlendirdik.&nbsp;</p>

<h2>Riskler</h2>

<p>Bu yılın ikinci yarısında da Orta Doğu&rsquo;daki gelişmelerin (ABD - İran savaşı) piyasalara etkisi yakından izlenecektir. ABD&rsquo;de teknoloji şirketlerinin finansal sonu&ccedil;larında beklentilerin altında bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m ortaya &ccedil;ıkması veya yapay zeka yatırımlarında ivme kaybı yaşanması da hisse piyasaları &uuml;zerinde baskı yaratabilir. Ayrıca yeni Fed başkanının a&ccedil;ıklamaları ve piyasa beklentilerinden belirgin şekilde farklılaşabilecek politika adımları, k&uuml;resel risk iştahı &uuml;zerinde etkili olabilir. Yurt i&ccedil;inde ise enflasyonun seyri finansal piyasalar a&ccedil;ısından yakından takip edilmesi gereken konulardan biri.<br />
Bu &ccedil;er&ccedil;evede yatırım kararları alınırken yalnızca kısa vadeli gelişmelere g&ouml;re değil orta ve uzun vadeli piyasa dinamikleri de g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alınmalı.&nbsp;</p>

<h2>2026 Beklentileri</h2>

<p>2026 ikinci yarısında Orta Doğu&rsquo;da &ccedil;atışmalar sona erse dahi petrol fiyatlarının y&uuml;ksek seviyede kalma ihtimali var. B&ouml;yle bir senaryo, global merkez bankalarının faizleri daha uzun s&uuml;re y&uuml;ksek seviyelerde tutmasına neden olabilir. Piyasadaki beklentilere g&ouml;re TCMB de en azından yılın son &ccedil;eyreğine kadar faiz indirimleri konusunda daha ihtiyatlı davranabilir. Enflasyona ilişkin belirsizliklerin s&uuml;rmesi halinde tahvillerdeki risk primi ve bono faizleri y&uuml;ksek kalabilir. Bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;m, riskli varlıklarda kısa vadeli dalgalanmaların devam etmesine neden olabilir.&nbsp;</p>

<p>Garanti BBVA Ekonomik Araştırmalar Birimi&rsquo;nin tahminlerine g&ouml;re bu yıl sonu enflasyonun y&uuml;zde 30 ve TCMB politika faizinin y&uuml;zde 36 ger&ccedil;ekleşeceği &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. </p>

<p><img alt="BNP Paribas Cardif Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sertsöz" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/0cf8ec9d-919c-403f-93bd-031dd31e9d47.png" /><span><span>G&ouml;khan Serts&ouml;z</span></span><br />
<em><strong>BNP Paribas Cardif T&uuml;rkiye Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı&nbsp;</strong></em></p>

<p><strong><span>BNP Paribas Cardif Emeklilik Birinci Para Piyasası Emeklilik Yatırım Fonu (BPL)</span><br />
Bir yıllık ortalama getiri (%) 51,9<br />
Beş aylık getiri (%) 18,8</strong></p>

<h2>Sepet mantığıyla &ccedil;eşitlendirme</h2>

<p>M&uuml;şterilerimizin beklenti ve ihtiya&ccedil;larını daha iyi anlayabilmek amacıyla segmentasyon ve &ouml;zel m&uuml;şteri y&ouml;netimi yaklaşımını benimsiyoruz. Bug&uuml;n BES tarafında 282 bin s&ouml;zleşme ve 204 bin aktif m&uuml;şteriye hizmet verirken, OKS tarafında 321 bin sertifika sayısına ulaştık. BES fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z 2026 Mayıs sonu itibarıyla 38,5 milyar TL, OKS fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ise 2,2 milyar TL&rsquo;ye ulaştı. BES ve OKS alanında farklı risk profilleri ve yatırım beklentilerine g&ouml;re 25 farklı fonumuz var.</p>

<h2>Fon Tercihleri</h2>

<p>2026 yılında katılımcılarımızın fon tercihlerinde farklı risk profillerine uygun dağılımlar &ouml;ne &ccedil;ıktı. Yılbaşından bu yana fonlarımız arasında TL bazında en y&uuml;ksek yatırımcı girişini BZY (Teknoloji Sekt&ouml;r&uuml; Değişken) fonumuz aldı. Fonun yatırım temasının k&uuml;resel teknoloji trendleriyle uyumlu olması ve y&uuml;ksek performans sergilemesi, yatırımcı ilgisini destekledi.&nbsp;</p>

<p>Daha d&uuml;ş&uuml;k risk profiline sahip katılımcılarımız ise ağırlıklı BPL (Birinci Para Piyasası) fonumuzu tercih etti. Risk seviyesi en d&uuml;ş&uuml;k fonlarımızdan BPL&rsquo;ye olan bu ilgide, bu yıl kendi kategorisindeki 13 fon arasında lider performans g&ouml;stermesi etkili oldu.</p>

<h2>2026 Beklentileri</h2>

<p>2026 yılında k&uuml;resel ve yerel piyasalarda yaşanan dalgalanmalar, yatırımcılar a&ccedil;ısından kısa vadeli hareketlerin daha yakından takip edildiği bir d&ouml;nem yarattı. Bu s&uuml;re&ccedil;te yatırımcıların fon tercihlerinde tek bir enstr&uuml;mana bağlı kalmamaya dikkat etmeleri; risk dağılımı i&ccedil;in sepet mantığıyla hareket etmeleri &ouml;nem taşıyor. Yılın geri kalanında enflasyona karşı koruma sağlayabilecek altın fonlarının, k&uuml;resel b&uuml;y&uuml;me temalarına yatırım imkanı sunan yabancı teknoloji fonlarının ve ucuz kalmış &ccedil;arpanlarıyla potansiyel barındıran yerli hisse fonların ağırlıklı olduğu portf&ouml;yleri &ouml;nerebiliriz. Bu şekilde farklı varlık sınıflarını i&ccedil;eren &ccedil;eşitlendirilmiş portf&ouml;ylerin piyasa dalgalanmalarını daha etkin y&ouml;netme a&ccedil;ısından avantaj sağlayabileceğine inanıyoruz.</p>

<h2>Yatırım Stratejisi</h2>

<p>Katılımcılar fon dağılımlarını belirlerken yalnızca kısa vadeli piyasa hareketlerine değil; yaşlarına, risk profillerine, yatırım hedeflerine ve emekliliğe kalan s&uuml;relerine g&ouml;re hareket etmeliler. Bu nedenle gen&ccedil; yaş gruplarında, uzun vadede sermaye kazancı potansiyeli sunan yerli ve yabancı hisse ağırlıklı fonlar değerlendirilebilir. Emeklilik d&ouml;nemine yaklaşıldık&ccedil;a birikimlerin korunması &ouml;n plana &ccedil;ıkıyor. Bu doğrultuda portf&ouml;yler kademeli olarak altın, eurobond ve bono gibi daha dengeli ve defansif yatırım ara&ccedil;larına y&ouml;nlendirilebilir. Gen&ccedil; katılımcılar piyasa dalgalanmalarını uzun vadeli yatırım perspektifiyle birer maliyet d&uuml;ş&uuml;rme fırsatı olarak g&ouml;rebilirken emekliliğine daha az s&uuml;re kalan katılımcıların mevcut birikimlerini korumaya odaklanmaları ve daha d&uuml;ş&uuml;k riskli, sabit getirili fonları se&ccedil;meleri &ouml;nem taşıyor. </p>

<p><img alt="Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e6c8d524-489c-490c-92ad-72e235df4395.png" /><span><span>G&uuml;rol Sami &Ouml;zer</span></span><br />
<em><strong>T&uuml;rkiye Sigorta Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı&nbsp;</strong></em></p>

<p><strong><span>T&uuml;rkiye Hayat ve Emeklilik Katılım Karma Emeklilik Yatırım Fonu (KRM)</span><br />
Bir yıllık ortalama getiri (%) 54<br />
Beş aylık getiri (%) 26,4</strong></p>

<h2>Para piyasası ağırlıklı denge</h2>

<p>Mart ayında piyasalar savaşın etkisiyle dalgalı bir seyir izlerken fonları etkin şekilde y&ouml;netmeyi başardık. Mayıs 2026 itibarıyla y&ouml;netilen g&ouml;n&uuml;ll&uuml; BES ve OKS toplam fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z devlet katkısı dahil 542 milyar TL&rsquo;ye erişirken 36 adet BES ve 12 adet OKS fonumuz; 2,5 milyon BES ve 2,5 milyon OKS m&uuml;şteri sayısına ulaştı. Ge&ccedil;en yılın aynı d&ouml;nemine g&ouml;re fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zdeki artış y&uuml;zde 62 oldu.&nbsp;</p>

<h2>Fon Tercihleri</h2>

<p>Ge&ccedil;en yılın aynı d&ouml;nemine g&ouml;re 2026&rsquo;da altın ve kıymetli maden fonlarında radikal bir ge&ccedil;işkenlik g&ouml;ze &ccedil;arpmıyor. Yine ge&ccedil;en yıla g&ouml;re &ouml;zellikle altın fonuna y&ouml;nelimlerin yavaşladığını g&ouml;zlemliyoruz. &Ouml;te yandan para piyasası fonlarına olan ilgi artarken kamu bor&ccedil;lanma ara&ccedil;larında ise &ccedil;ıkışlar yaşanıyor. Burada, Katılım Para Piyasası fonumuza olan ilginin olduk&ccedil;a arttığını vurgulamak isterim. İlgili fonumuzdaki yatırımcı sayımız &ouml;nceki d&ouml;neme kıyasla yaklaşık y&uuml;zde 50 artış kaydetti. Ayrıca, BIST100 endeksinin y&uuml;kselişe ge&ccedil;mesiyle birlikte hisse fonlara ilgi de arttı.</p>

<h2>2026 Beklentileri</h2>

<p>Fon gruplarını değerlendirdiğimizde i&ccedil;inde bulunduğumuz konjonkt&uuml;re g&ouml;re sabit getirili TL fonlarımızın &ouml;zellikle para piyasası fonumuzun, portf&ouml;ylerde ağırlıklandırılması gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz. Ayrıca faaliyet k&acirc;rlılığı g&uuml;&ccedil;l&uuml;, ihracat kapasitesi y&uuml;ksek ve sağlam bilan&ccedil;olu şirketlere yatırım yapan hisse fonları uzun vadede b&uuml;y&uuml;me potansiyeli sunmaya devam ediyor. &Ouml;te yandan jeopolitik risklerin ve k&uuml;resel belirsizliklerin y&uuml;ksek olduğu d&ouml;nemlerde altın ve kıymetli madenler portf&ouml;y &ccedil;eşitlendirmesi a&ccedil;ısından &ouml;nemini koruyor.&nbsp;</p>

<p>&Ouml;zetle risk profillerine g&ouml;re sepetlerde ortalama y&uuml;zde 40 sabit getirili TL fonlar, y&uuml;zde 20 yurt i&ccedil;i hisse fonları, y&uuml;zde 20 yurt dışı hisse fonları ve y&uuml;zde 20 oranında hedge (korunma) ama&ccedil;lı kıymetli maden fonlarının g&ouml;rece pozitif ayrışabileceği kanaatindeyiz.</p>

<h2>Yatırım Stratejisi</h2>

<p>Bireysel Emeklilik Sistemi&rsquo;nde fon tercihleri i&ccedil;in &ldquo;yaş&rdquo; fakt&ouml;r&uuml; olduk&ccedil;a kritik bir &ouml;neme sahip. Gen&ccedil; katılımcılarımız &ouml;zellikle hisse fonlara ağırlık verebilirler. Ancak emeklilik yaşına az s&uuml;re kalmış olan katılımcılarımız i&ccedil;in durum tam tersi. Sadece T&uuml;rkiye Hayat Emeklilik&rsquo;te bulunan yaşam d&ouml;ng&uuml;s&uuml; fonları, katılımcının yaşı ile fonun riski arasında ilişki kurarak yatırımlar yapıyor. B&ouml;ylece piyasaları takip edemeyen veya d&uuml;zenli fon değişikliği yapmak istemeyen katılımcılarımıza &ouml;nemli bir se&ccedil;enek sunuyoruz.</p>

<p>Diğer taraftan, farklı yaş gruplarının değişen beklenti ve getiri arayışlarını rasyonel bir &ccedil;izgide buluşturmak adına &ldquo;Fona Sor&rdquo; isimli robo-danışmanlık hizmetimizi ve model portf&ouml;y&uuml;m&uuml;z&uuml; &ouml;n plana &ccedil;ıkarıyoruz. Buradaki temel amacımız; Fona Sor uygulamamız ile kişiye &ouml;zel, yaşa ve riske duyarlı fonlara y&ouml;nlendirmek. &nbsp;</p>

<p><img alt="Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/2b305fb2-908e-4f75-9892-afa38a86cf42.png" /><span><span>Ayhan Sincek</span></span><br />
<em><strong>Katılım Emeklilik Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml;</strong></em></p>

<p><strong><span>Katılım Emeklilik ve Hayat Teknoloji Sekt&ouml;r&uuml; Katılım Emeklilik Yatırım Fonu (KSH)</span><br />
Bir yıllık ortalama getiri (%) 76<br />
Beş aylık getiri (%) 50,3</strong></p>

<h2>Faizsizde teknoloji r&uuml;zgarı</h2>

<p>Katılımcılarımıza faizsiz finans esaslarına uygun, farklı risk ve getiri beklentilerine hitap eden 20 fon alternatifi sunuyoruz. Bu fonların 17&rsquo;si Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), &uuml;&ccedil;&uuml; ise Otomatik Katılım Sistemi (OKS) kapsamında kuruldu. Bug&uuml;n itibarıyla BES ve OKS&rsquo;de toplam 1 milyonun &uuml;zerinde m&uuml;şteriye hizmet veriyoruz. Bu m&uuml;şterilerin 652 binden fazlasını BES katılımcıları, 405 binini ise OKS katılımcıları oluşturuyor. Mayıs 2026 sonu itibarıyla y&ouml;nettiğimiz toplam fon b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; 77 milyar TL.&nbsp;</p>

<h2>Fon Tercihleri</h2>

<p>2026 ilk beş ayında katılımcılarımızın yatırım tercihlerinde &ouml;nemli değişimler g&ouml;zlemledik. Şirket verilerine baktığımızda &ouml;zellikle teknoloji ve hisse ağırlıklı fonlara y&ouml;nelim g&ouml;r&uuml;yoruz. Teknoloji temalı fonumuz KSH, katılımcı sayısındaki y&uuml;zde 137 artışla en fazla ilgi g&ouml;ren fonumuz olurken g&uuml;m&uuml;ş fonumuz KGC y&uuml;zde 70 ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik temalı fonumuz KSU y&uuml;zde 43 b&uuml;y&uuml;meyle &ouml;ne &ccedil;ıktı.&nbsp;</p>

<h2>2026 Beklentileri</h2>

<p>Piyasalara baktığımızda teknoloji ve yapay zeka temalı yatırımların k&uuml;resel b&uuml;y&uuml;menin temel dinamiklerinden biri olmayı s&uuml;rd&uuml;receğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz. Dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, veri merkezleri, yarı iletken teknolojileri ve yazılım ekosistemi gibi alanlar, hisse odaklı fonlar a&ccedil;ısından &ouml;nemli fırsatlar sunuyor. Altın ve diğer kıymetli madenlerin portf&ouml;ylerde dengeleyici rol&uuml;n&uuml; koruyacağını &ouml;ng&ouml;r&uuml;yoruz. Ayrıca para piyasası ve kısa vadeli yatırım ara&ccedil;larına y&ouml;nelen fonlar da tercih edilecektir.&nbsp;</p>

<p>Fonlarımızın performansı da bu g&ouml;r&uuml;şlerimizi destekliyor. KSH Teknoloji Sekt&ouml;r&uuml; Fonu yılın ilk d&ouml;rt ayında elde ettiği y&uuml;zde 33,89&rsquo;luk getiri ile sistemdeki 398 fon arasında birinci sırada yer aldı. KEH Katılım Hisse Fonu y&uuml;zde 31,94, OKS Agresif Katılım Değişken Fonu (KEZ) ise y&uuml;zde 28,98 getiri elde ederek yılın en başarılı ilk 10 fonu arasında yer aldı.</p>

<h2>Yatırım Stratejisi</h2>

<p>Katılımcıların fon grubu tercihlerine baktığımızda sistemdeki toplam birikimlerin y&uuml;zde 31 ile en &ccedil;ok kıymetli madenlerde, ardından y&uuml;zde 15 değişken, y&uuml;zde 11 hisse ve y&uuml;zde 11 likit fonlarda k&uuml;melendiğini g&ouml;r&uuml;yoruz. 2026&rsquo;nın bu hareketli piyasa ortamında, bu verilerin bize g&ouml;steriyor ki sistemdeki payı y&uuml;zde 15&rsquo;i aşan 18 yaş altı katılımcılarımızın &ouml;n&uuml;nde &ccedil;ok uzun bir yatırım s&uuml;resi olduğu i&ccedil;in piyasadaki anlık iniş &ccedil;ıkışlardan korkmamalılar. Gen&ccedil;ler uzun vadede bu dalgalanmalar etkisini kaybedeceği i&ccedil;in birikimlerini b&uuml;y&uuml;tmek amacıyla teknoloji, değişken ve hisse gibi y&uuml;ksek getiri potansiyeli sunan fonlara odaklanabilirler. Buna karşın toplamı neredeyse y&uuml;zde 40&rsquo;ı bulan 45 yaş ve &uuml;zeri katılımcılarımızın bu fırtınalı ortamda birikimlerini riske atmamaları &ouml;nemli. Onların kıymetli maden sepetlerini g&uuml;m&uuml;ş gibi yatırım ara&ccedil;larıyla desteklemelerini ve likit fonlar ya da bor&ccedil;lanma ara&ccedil;ları gibi risksiz alanlara ağırlık vermelerini &ouml;neriyoruz. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/bes-ve-oks-fonlarinda-2026-nin-ilk-yarisinda-altin-ve-para-piyasasi-fonlari-one-cikti-2026-06-30-17-25-18.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dergi/microstrategy-nin-bitcoin-modeli-bilanco-baskisiyla-karsi-karsiya</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dergi/microstrategy-nin-bitcoin-modeli-bilanco-baskisiyla-karsi-karsiya</link>
      <category>Dergi</category>
      <title>MicroStrategy’nin Bitcoin modeli bilanço baskısıyla karşı karşıya</title>
      <description>Finansal piyasaların en büyüleyici anı, sarsılmaz sanılan dogmaların matematiğin soğuk duvarına çarptığı o kırılma anıdır. Strategy Inc. tam da o duvara doğru ilerliyor. Yüzeyde her şey sakin görünüyor ama bilançolar yalan söylemez.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılın ilk yazısında ele almış olduğum, bug&uuml;n geleneksel bir iş zekası yazılım şirketi kimliğinin &ouml;tesine ge&ccedil;erek Bitcoin odaklı bir strateji merkezine d&ouml;n&uuml;şen Strategy Inc. (eski ve yaygın kullanılan adıyla MicroStrategy) cephesinde bazı gelişmeler g&ouml;r&uuml;n&uuml;r olmaya başladı. Finansal piyasaların en b&uuml;y&uuml;leyici yanı, sarsılmaz sanılan dogmaların matematiğin soğuk duvarına &ccedil;arptığı o kırılma anlarıdır aslında. Bug&uuml;n hisse senedi piyasalarına uzaktan bakan biri, teknoloji endekslerindeki kesintisiz y&uuml;kselişlere ve genel risk iştahına aldanarak her şeyin kusursuz işlediğini d&uuml;ş&uuml;nebilir. Volatilitenin belirli alanlarda d&uuml;ş&uuml;k seyretmesi, ekonomiyle ilgilenmeyen birine &ldquo;her şey yolunda gidiyor&rdquo; izlenimi verebilir. Ancak y&uuml;zeydeki bu coşkunun hemen altında, kripto para ekosistemini ve &ouml;zelinde d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k kurumsal Bitcoin balinası olan Strategy&rsquo;yi derinden sarsan, sessiz ama olduk&ccedil;a yıkıcı bir fay hattı kırılması yaşanıyor.</p>

<p>Amerikalı girişimci ve MicroStrategy&rsquo;nin kurucusu olan Michael Saylor&rsquo;ın yıllardır inşa ettiği o g&ouml;rkemli anlatı son derece netti: &ldquo;Bitcoin satılmaz. Bitcoin, uzun vadeli bir stratejik hazine varlığıdır.&rdquo; Bu strateji, y&uuml;kselen piyasalarda bir &ldquo;likidite simyası&rdquo; yarattı. Ancak r&uuml;zgarın y&ouml;n değiştirdiği, taze sermayenin azaldığı ve piyasa ger&ccedil;eklerinin ideolojiyi g&ouml;lgede bıraktığı g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde t&uuml;m g&ouml;zler Strategy&rsquo;nin bilan&ccedil;osuna &ccedil;evrilmiş durumda. Piyasanın ana eksenini oluşturan bu gerilim sadece tek bir şirketin finansal kararı değil; bu g&uuml;nlerde artık k&uuml;resel sermaye rekabetinin, teknolojik tehditlerin ve makroekonomik likidite d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml;n kesiştiği devasa bir stres testi artık.</p>

<p>Finans piyasalarının en kadim kurallarından biri şu: Beklenti satın alınır, ger&ccedil;ekleşme satılır. Bitcoin&rsquo;in son b&uuml;y&uuml;k rallisini ve dolayısıyla &ldquo;MicroStrategy&rdquo; hisselerindeki astronomik y&uuml;kselişi besleyen ana motor, &ldquo;kurumsal kabul&rdquo; ve spot ETF onaylarıydı. Spot ETF, en basit anlatımla, yatırımcıların bir varlığı (&ouml;rneğin altın veya Bitcoin) fiziki olarak bizzat satın alıp saklamak zorunda kalmadan, o varlığın anlık (spot) fiyatına birebir yatırım yapmalarını sağlayan bir borsa fonu. Wall Street&rsquo;in kapılarının a&ccedil;ılmasıyla birlikte trilyonlarca dolarlık fonların piyasaya gireceği d&uuml;ş&uuml;ncesi, b&uuml;y&uuml;k hikaye yarattı. Ancak bug&uuml;n geldiğimiz noktada bu b&uuml;y&uuml;k hikayenin t&uuml;ketildiğini net bir şekilde g&ouml;r&uuml;yoruz. ETF&rsquo;ler onaylandı, kurumsal alımlar b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de ger&ccedil;ekleşti. &Ouml;ncesinde geleneksel yatırımcı i&ccedil;in Bitcoin&rsquo;e maruz kalmanın tek yasal ve kurumsal yolu &ldquo;MicroStrategy&rdquo; hissesi (MSTR) almaktı. Şirket, fiili bir Bitcoin ETF&rsquo;i gibi fiyatlanıyor ve varlıklarının net değerinin (NAV) &ccedil;ok &uuml;zerinde, devasa bir primle işlem g&ouml;r&uuml;yordu. Bug&uuml;n ise yatırımcılar &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k komisyonlarla doğrudan varlık y&ouml;netim şirketleri BlackRock veya Fidelity &uuml;zerinden Bitcoin ETF&rsquo;i alabiliyor. Piyasayı s&uuml;r&uuml;kleyen ana anlatının sona ermesi, Strategy&rsquo;nin o eski &ldquo;eşsiz&rdquo; cazibesini kaybetmesine ve hisselerindeki primin erimesine neden oluyor.</p>

<h2>Temett&uuml; y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kleri&nbsp;</h2>

<p>Strategy&rsquo;nin iş modeli teoride kusursuz bir d&ouml;ng&uuml;ye dayanıyordu: Sermaye piyasalarına eriş, y&uuml;ksek primli hisse veya tahvil ihra&ccedil; et, elde edilen nakitle Bitcoin satın al. Ancak finansal piyasalarda her pozitif d&ouml;ng&uuml;n&uuml;n, işler tersine d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde &ccedil;alışan acımasız bir negatif y&ouml;n&uuml; de var. Şu anda piyasanın kafasındaki en b&uuml;y&uuml;k soru işareti ve Bitcoin fiyatı &uuml;zerinde baskı yaratan ana unsur, Strategy&rsquo;nin bilan&ccedil;osundaki imtiyazlı hisseler ve bunlara bağlı devasa temett&uuml; y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kleri. Bitcoin, doğası gereği nakit akışı &uuml;retmeyen, temett&uuml; vermeyen ve faiz &ouml;demeyen bir varlık.</p>

<p>Değeri tamamen piyasa fiyatına bağlı. Ancak şirketin &ouml;demek zorunda olduğu bor&ccedil;lar ve temett&uuml;ler somut Amerikan Doları cinsinden. Bitcoin belirli bir bandın i&ccedil;inde sıkışıp kaldığında ve şirket yeni hisse ihra&ccedil; edip taze sermaye yaratmakta zorlandığında bu y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kleri karşılamak i&ccedil;in elindeki tek likit varlık olan Bitcoin rezervlerinin bir kısmını satmak zorunda kalabilir mi? Kurumsal inadın, bilan&ccedil;o ger&ccedil;ekliğine boyun eğip eğmeyeceği piyasanın en b&uuml;y&uuml;k sınavı olacağını s&ouml;ylemek sanırım yanlış olmaz.</p>

<h2>Sermaye savaşları</h2>

<p>Strategy&rsquo;nin yeni sermaye bulmakta zorlanmasının bir diğer nedeni k&uuml;resel piyasalardaki acımasız sermaye rekabeti. Likidite buharlaşmıyor sadece adres değiştiriyor. Paranın Bitcoin anlatısından &ccedil;ekilip &ccedil;ok daha somut, &ccedil;ok daha taze fırsatlara y&ouml;neldiğine şahit oluyoruz.</p>

<p>Şu anda devasa bir sermaye emişi var. SpaceX, OpenAI, Anthropic gibi geleceği şekillendiren şirketlerin mega halka arz s&uuml;re&ccedil;leri ve teknoloji yatırımları, piyasadaki taze parayı bir elektrik s&uuml;p&uuml;rgesi gibi &ccedil;ekiyor. Diğer yanda altın, g&uuml;m&uuml;ş ve y&uuml;ksek getirili Amerikan tahvilleri geleneksel bir g&uuml;venli liman sunuyor. Ancak pastanın asıl b&uuml;y&uuml;k dilimini yapay zeka şirketleri alıyor. Yatırımcı, şu an bir kan kaybı s&uuml;recinde olan ve yeni bir hikaye &uuml;retemeyen kripto piyasaları yerine, her g&uuml;n yeni bir teknolojik devrim duyuran yapay zeka şirketlerine y&ouml;nelmeyi tercih ediyor. Strategy, kendi &ldquo;dijital altın&rdquo; r&uuml;zgarını yaratamadığı bu durgun d&ouml;nemde, yapay zekanın fırtınasına sermaye kaptırıyor.</p>

<p>Son olarak, Strategy&rsquo;nin &uuml;zerinde s&ouml;rf yaptığı kripto okyanusunun genel likidite koşullarına bakmak zorundayız. Bu ekosistemin can damarı stabilcoin&rsquo;ler, &ouml;zellikle de Tether&rsquo;dir (USDT). Ge&ccedil;en yılki en b&uuml;y&uuml;k ABD tahvili ve altın alıcılarından birinin Tether olması, sistemin ne kadar b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;steriyor. Ancak devletler ve merkez bankaları bu kontrols&uuml;z b&uuml;y&uuml;meden rahatsız. Merkez Bankası Dijital Para Birimleri (CBDC) projeleri hız kazanırken devletlerin kendi dijital paralarının işleyebilmesi i&ccedil;in stabilcoin&rsquo;lerin kurduğu serbest ekosistemi reg&uuml;le etmeleri hatta kısıtlamaları ka&ccedil;ınılmaz g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. CBDC&rsquo;leri korumak adına stabilcoin&rsquo;lere y&ouml;nelik olası bir reg&uuml;lasyon dalgası, kripto piyasasındaki likiditeyi anında kurutacaktır.</p>

<p>Likiditenin olmadığı bir ortamda Bitcoin fiyatı baskılanır, fiyat baskılandığında ise MicroStrategy&rsquo;nin mNAV oranı d&uuml;şer ve bor&ccedil; y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kleri &ccedil;ok daha ağır bir bilan&ccedil;o krizi yaratır. Bu neden &ouml;nemli &ccedil;&uuml;nk&uuml; mNAV bir şirketin piyasa değerinin elindeki Bitcoin ve diğer net varlıklarının toplam değerine oranını g&ouml;steren değerleme katsayısı. Peki, bu tablo bize Strategy ve Bitcoin i&ccedil;in yolun sonunu mu g&ouml;steriyor? Kesinlikle hayır. Ana yatırım tezinin, sınırlı arzın ve fiat paraların (devlet tarafından değerli kabul edilen, altın gibi fiziksel bir karşılığa bağlı olmayan para) enflasyonist doğasına karşı dijital bir teminat olma &ouml;zelliğinin h&acirc;l&acirc; ge&ccedil;erli olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>

<p>Ancak finansal piyasaların acımasız bir y&uuml;z&uuml; var. Yapay zeka devlerinin emeceği devasa sermaye, ETF hikayesinin doygunluğa ulaşması ve en &ouml;nemlisi Strategy&rsquo;nin temett&uuml;lerini &ouml;demek i&ccedil;in olası b&uuml;y&uuml;k bir satış yapma ihtimali&hellip; Bu fakt&ouml;rler masada olduğu s&uuml;rece mevcut satış baskısının bir s&uuml;re daha devam edeceğini &ouml;ng&ouml;rmek zor değil. Hisse senedi piyasaları y&uuml;kselmeye devam ederken Strategy&rsquo;nin ve Bitcoin&rsquo;in 145 bin dolar gibi yeni tarihi zirvelere ulaşmadan &ouml;nce yatırımcılarına, bilan&ccedil;olara ve &ldquo;asla satmam&rdquo; diyen inat&ccedil;ı anlatılara biraz daha &ldquo;acı&rdquo; &ccedil;ektireceğini net bir şekilde s&ouml;yleyebilirim. Yeni d&ouml;ng&uuml;, hikayelerle değil bilan&ccedil;oların bu acıya ne kadar dayanabileceğiyle şekillenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/microstrategy-nin-bitcoin-modeli-bilanco-baskisiyla-karsi-karsiya-2026-06-30-16-47-13.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dergi/bmw-m-concept-neue-klasse-evrim-degil-devrim</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dergi/bmw-m-concept-neue-klasse-evrim-degil-devrim</link>
      <category>Dergi</category>
      <title>BMW M Concept Neue Klasse: Evrim değil devrim</title>
      <description>BMW’nin yüksek performanslı otomobillerini geliştiren M GmbH, M3 efsanesini elektrikli çağa taşıyacağını gösterdiği konsepti tanıttı. Yeni nesil M3, 2027 yılında yollara çıkacak.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adını &ldquo;Motorsport&rdquo;un baş harfinden alan ve 1972 yılından bu yana BMW&rsquo;nin yarış otomobillerinin yanı sıra standart modellerin y&uuml;ksek performanslı versiyonlarını geliştiren M GmbH, LeMans 24 Saat Yarış&rsquo;ında efsanevi M3&rsquo;&uuml;n gelecek neslinin konsept halini sergiledi. Son d&ouml;nemde hibrit M5 ile tartışma yaratan M, bu kez tamamen elektrikli M3 &ccedil;alışmasıyla evrimsel değil devrimsel bir adım atacağını ilan etmiş oldu. 1986 yılında ilk M3 satışa sunulduğunda beklendiğinden &ccedil;ok daha fazla ilgi g&ouml;rm&uuml;ş, DTM&rsquo;de (Alman Binek Otomobil Şampiyonası) yarışabilmesi i&ccedil;in zorunlu olan 5 bin adetlik yol versiyonu &uuml;retimi 16 bin 949 adede ulaşmıştı.</p>

<p>D&ouml;rt silindirli benzinli motoru 193 HP g&uuml;&ccedil; &uuml;reten ilk M3&rsquo;ten sonra 1992, 2000, 2007, 2014, 2020 yıllarında yeni nesiller yola &ccedil;ıkmıştı. Son nesilde g&uuml;&ccedil; seviyesi 550 HP&rsquo;ye ulaşırken d&ouml;rt tekerlekten &ccedil;ekiş sistemi de kullanıldı. M3 tutkunları i&ccedil;in her bir neslin en &ouml;nemli par&ccedil;ası g&uuml;&ccedil;l&uuml;, sesiyle mest eden benzinli motorlardı. Ancak otomotiv d&uuml;nyası artık hızla değişiyor ve elektrik motorları i&ccedil;ten yanmalı motorların yerini alıyor. G&ouml;r&uuml;nen o ki, y&uuml;ksek performanslı i&ccedil;ten yanmalı motor tutkunlarının bir kalesi daha d&uuml;ş&uuml;yor.</p>

<p>BMW, elektrikli otomobil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde Avrupalı markalar arasında en iyi uyum sağlayanların başında geliyor. &Ouml;zellikle &ldquo;Neue Klasse&rdquo; adını verdikleri yeni nesil tasarım ve teknoloji paketiyle yeni bir atılım daha ger&ccedil;ekleştirdi. Nitekim M Concept Neue Klasse, yeni tasarım anlayışı ve yeni teknolojiyi yansıtıyor. Evet, tasarıma alışmak biraz zaman alabilir. Yayvan g&ouml;r&uuml;nen burun yapısında, 1970&rsquo;lerde BMW&rsquo;nin alametifarikası olan &ldquo;k&ouml;pekbalığı burnu&rdquo; iyice &ouml;ne &ccedil;ıkarılmış. Ancak alışıldık bir &lsquo;BMW b&ouml;breği&rsquo; yani ızgara tasarımından eser yok. Bu etki, ışık imzasıyla yaratılmaya &ccedil;alışılmış. &ldquo;M Yellow Lights&rdquo; adı verilen ve her farda iki adet bulunan sarı ışık &ccedil;izgileri de bundan sonraki M otomobillerinde GT yarış otomobillerinde ve BMW M Hybrid V8&rsquo;de de kullanılacakmış.</p>

<p><img alt="Yarış tipi koltuklar, kırmızı renkte beş noktalı emniyet kemerleri ve kırmızı detaylar yeni M3’ün iç mekanında sportifliği üst düzeye çıkarıyor. Direksiyon simidi M’ye özel ama Panoramic Vision ve bilgi-eğlence ekranı iX3’ten tanıdık." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6cd13f2a-b1f1-4d3e-a899-d296283aa833.jpeg" /></p>

<p>Farlar ve BMW b&ouml;breğini oluşturan ışık imzası aynı &uuml;nitede yer alıyor. İki &uuml;niteyi yukarıdan aşağıya kadar inen bir dikme ayırıyor. Kaput &uuml;zerindeki V şekilli b&ouml;l&uuml;mde bir de hava &ccedil;ıkışı bulunuyor, g&ouml;revi elektrikli motorların soğutulmasına destek vermek. Arka tasarımda da uzun ve ince stop lambalarını ikiye b&ouml;len bir dikme bulunuyor. Fakat arkada BMW amblemine ev sahipliği yapan b&ouml;l&uuml;m daha kalın ve tamponun alt kısmına doğru inceliyor. Bir M geleneği olan bombeli &ccedil;amurluklar omuz &ccedil;izgisini g&uuml;&ccedil;lendiriyor. Dış aynalar da aerodinamik &ouml;zelliklere katkı yapacak şekilde tasarlanmış.</p>

<p>BMW Tasarım Şefi Oliver Heilmer de bu tasarımdaki her detayın performansa hizmet ettiğini ve Neue Klasse tasarımının BMW M karakterini yeni &ccedil;ağa taşıdığını s&ouml;yl&uuml;yor. Heilmer, &ouml;n ve arka tampon tasarımda trimaran tarzı teknelerden ilham almış. &Uuml;&ccedil; par&ccedil;alı tasarım sayesinde &ouml;n tamponun alt kısmına da yapısal destek sağlanmış. Bu b&ouml;l&uuml;m&uuml;n yanı sıra kaputtaki hava &ccedil;ıkışında, arka tampondaki dif&uuml;z&ouml;rde ve i&ccedil; mekandaki bazı par&ccedil;alarda doğal fiber malzemelerden faydalanılmış.</p>

<p><img alt="Ön tamponun iki yanına yerleştirilen çift yuvarlak ışıklar arka tamponda benzer konumda kırmızı renkte ışıldıyor. Bagaj kapağının ortasındaki çıkıntı BMW logosuna ev sahipliği yapıyor ve ince yapılı stop lambalarını da iki parçaya ayırıyor." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/0c289adb-75ea-4d49-aa96-b0c71553d140.jpeg" /></p>

<p>İ&ccedil; mekanda sportiflik hissi, yarış koltuklarını hatırlatan d&ouml;rt koltuk, beş noktadan bağlantılı emniyet kemerleri ve roll bar ile sağlanıyor. Bir M otomobilinde direksiyon simidi, kapı i&ccedil;i ve roll bar&rsquo;da ilk kez siyah nubuk kaplamalar kullanılmış. Kokpitteki temel tasarımı iX3 modelinden tanıyoruz. &ldquo;Panoramic Vision iDrive&rdquo; adı verilen ve &ouml;n camın altını boydan boya kullanan projeksiyon tipi ekran ve yamuk d&ouml;rtgen formlu bilgi-eğlence ekranı M Concept Neue Klasse&rsquo;de yerini almış. Vites se&ccedil;icisi, vites ya da rejenerasyon kulak&ccedil;ıkları kırmızı renkle vurgulanırken M direksiyon simidi de olmazsa olmaz ekipmanlardan biri.&nbsp;</p>

<p>Hen&uuml;z t&uuml;m teknik detayları a&ccedil;ıklanmasa da M Concept Neue Klasse&rsquo;de d&ouml;rt elektrik motoru yer alıyor. B&ouml;ylece her tekerleğe ayrı ayrı h&uuml;kmedilebiliyor. BMW M eDrive, Neue Klasse&rsquo;nin Gen6 teknolojisine sahip. T&uuml;m sistemler &ldquo;Heart of Joy&rdquo; adını taşıyan y&uuml;ksek performanslı merkezi bilgisayarla y&ouml;netiliyor. 800V altyapıya sahip ara&ccedil;ta 100 kWh&rsquo;ten daha b&uuml;y&uuml;k kapasiteye sahip batarya ile uzun menzil sorunun da &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;rken BMW M&rsquo;ye &ouml;zel optimize edilen altıncı nesil silindirik h&uuml;crelerle performans ve hızlı şarj i&ccedil;in gerekli yapı da oluşturulmuş.</p>

<p><img alt="Yüksek performanslı otomobillerde aerodinamik özellikler çok önemli. Bunun için M renklerini taşıyan dış aynalar da tasarlanmış. Bagaj kapağının üst kısmı ve alt kısmındaki çıkıntılarla tamponun altındaki difüzör de aerodinamik katkı sunuyor." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/1f868da4-3ae7-4bb8-811a-3cb9a60c79c2.jpeg" /></p>

<p>Devrim niteliğindeki M Concept Neue Klasse&rsquo;nin teknik detayları a&ccedil;ıklandık&ccedil;a heyecan ve beklenti y&uuml;kselecek gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Bakalım M3 sahipleri yeni tasarım ve teknolojiyi nasıl karşılayacak? </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/bmw-m-concept-neue-klasse-evrim-degil-devrim-2026-06-30-16-41-34.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dergi/ozal-ozyigit-candela-concert-ile-beyoglu-nun-kultur-hayatina-yeni-bir-soluk-getiriyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dergi/ozal-ozyigit-candela-concert-ile-beyoglu-nun-kultur-hayatina-yeni-bir-soluk-getiriyor</link>
      <category>Dergi</category>
      <title>Özal Özyiğit Candela Concert ile Beyoğlu'nun kültür hayatına yeni bir soluk getiriyor</title>
      <description>35 bin mum, 22 şehir, 450 bin dinleyici… Geçmişte bir rock festivali girişimcisi olan Özal Özyiğit’in imzasını taşıyan Candela Concert, klasik müziğe yeni bir sahne diliyle bakıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pera&rsquo;nın iki y&uuml;zyılı geride bırakan o kendine has, &ccedil;arpıcı mimarisiyle g&ouml;zde yapılarından biri Kastel. Ge&ccedil;mişte Ghetto İstanbul&rsquo;du, bu aydan itibaren artık &ldquo;Beyoğlu Sahne&rdquo; adıyla anılacak. Kastel&rsquo;de doğan Candela Concert&rsquo;in genel koordinat&ouml;r&uuml; &Ouml;zal &Ouml;zyiğit ise tam bir Pera aşığı. Beyoğlu&rsquo;nun o eski parıltılı ihtişamını &ouml;zlemle i&ccedil;inde taşıyan ve o ruhu yeniden canlandırmak i&ccedil;in projeler yapan bir vizyona sahip. &Ouml;zyiğit&rsquo;e g&ouml;re her şeye rağmen Beyoğlu i&ccedil;in h&acirc;l&acirc; umut var ve Candela gibi yaratıcı projeler de bu s&uuml;reci destekliyor.&nbsp;</p>

<p>Kastel&rsquo;e adım attığımızda mekanda hummalı bir tadilat s&uuml;reci vardı. Bu hazırlık sadece bir isim ve dekorasyon değişikliğinden ibaret değil; bu etkileyici duvarların arasında yaklaşık &uuml;&ccedil; yıl &ouml;nce filizlenen, bug&uuml;n 22 şehre yayılan Candela Concert de yenileniyor, alanın tarihi dokusuyla &ccedil;ok daha b&uuml;t&uuml;nleşik, tiyatral bir sahne tasarımına evrilerek. Candela, y&uuml;zlerce yıl &ouml;ncesinin loş ve bir o kadar sinematografik atmosferini modern şehirlerde, titreyen binlerce mumun ışığında konserlerle yeniden canlandıran bir konsepte dayanıyor. &Ouml;zyiğit&rsquo;i dinlerken salt ge&ccedil;mişe ait bir estetik dilin değil, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z k&uuml;lt&uuml;r - sanat end&uuml;strisinin niş iş modellerinden birinin &ouml;yk&uuml;s&uuml;ne de tanıklık ediyorsunuz. Candela, bug&uuml;n yaklaşık 450 bin kişiye ulaşan bir konser zincirine d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumda. Ancak işin operasyonel tarafı zorlu.</p>

<p>&Ouml;zyiğit, klasik m&uuml;zik d&uuml;nyasına sonradan d&acirc;hil olanlardan. 2010&rsquo;da Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Y&ouml;netim Bilişim Sistemleri okurken arkadaş grubuyla m&uuml;zik organizasyonları yaparken bulmuş kendini. Mezuniyetin ardından bu işi tamamen profesyonelliğe taşımış. Ortaklarıyla bir araya gelerek Karak&ouml;y Sokak Festivali ve Gezgin Fest gibi b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli rock organizasyonlarına imza atmışlar. Sekt&ouml;r&uuml;n operasyonel &ccedil;arklarından gelen deneyimi, farklı klasik m&uuml;zik projeleriyle kesişince de yeni bir yol başlamış.</p>

<p><img alt="Özal Özyiğit, “Piyanistin sahneye giriş anındaki ışık hatası, birkaç dakika sonra sahneye çıkacak kemancının hareket alanını etkileyebiliyor. Bu nedenle her ekip üyesinin, kurulumdan söküme kadar sistemin tüm detaylarını bilmesi gerekli” diyor." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/17aa5ad5-2f28-491d-be45-ab83f1457ddd.jpeg" />İngiltere&rsquo;de karşılaştığı mum ışığında konser konsepti ise o yolun en g&uuml;&ccedil;l&uuml; ilhamlarından biri. Ancak &Ouml;zyiğit, T&uuml;rkiye&rsquo;de bu fikri birebir kopyalamak yerine, yerel k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n ritmine ve eserlerine g&ouml;re yeniden tasarlamak i&ccedil;in kolları sıvamış. Bu strateji ona g&ouml;re Candela&rsquo;yı benzer konsepteki oluşumlardan ayıran en temel &ouml;zellik.</p>

<p>Klasik Batı m&uuml;ziğinin unutulmaz eserleriyle Mozart, Chopin, Bach ve Vivaldi&rsquo;nin notalarıyla sunulan repertuarda, ilk yarının ardından dinleyici kendini bambaşka bir atmosferde konseri duyusal bir deneyim eşliğinde s&uuml;rprizlerle dolu bir performans olarak yaşarken buluyor. Konser &ouml;ncesi ve sonrasındaki birer saatlik serbest zaman ise seyirciyi loş mum atmosferinde fotoğraf &ccedil;eken, sahneye yakından bakan ve bunu paylaşan birer i&ccedil;erik &uuml;reticisine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. İş modelinin en g&uuml;&ccedil;l&uuml; kırılımı ise repertuvar y&ouml;netimindeki esneklik.</p>

<p>&Ouml;zyiğit, İstanbul&rsquo;dan sonra ilk turneyi, İzmir veya Ankara yerine Urfa&rsquo;da yaptıklarını &ouml;zellikle de Anadolu&rsquo;da ayakta alkışlanan beş - altı dakikalık &ouml;zel koreografili &ldquo;aerial dance&rdquo; (havada asılı dans) performansını anlatmadan ge&ccedil;miyor. Proje ilk başladığında sahnede sadece &uuml;&ccedil; sanat&ccedil;ı yer alırken bug&uuml;n kadro aynı anda &uuml;&ccedil; - d&ouml;rt farklı şehirde eş zamanlı performans g&ouml;sterebilecek şekilde genişletilmiş. Konservatuar mezunu ve en az 15 - 20 yıllık deneyimi sahip 16 kişilik bir sanat&ccedil;ı kadrosu var Candela&rsquo;nın. Reklam, pazarlama, y&ouml;netim, kreatif ve teknik kadrolar dahil edildiğinde ise ekip &lsquo;şimdilik&rsquo; 72 kişi.&nbsp;</p>

<h2>Mumdan sahne</h2>

<p>Candela&rsquo;da sahnede kullanılan LED mum sayısı 30 ila 35 bin arasında değişiyor. Bu, lojistik a&ccedil;ıdan olduğu kadar maliyet a&ccedil;ısından da ciddi bir y&uuml;k. Bu mumlar, her konser sonrası değiştirilmesi gereken &uuml;&ccedil; pille &ccedil;alışıyor. Bu da tek bir etkinlik i&ccedil;in yaklaşık 90 bin pil demek. &Ouml;zyiğit, &ldquo;Bu sayı hem tedarik a&ccedil;ısından karşılanması zor bir y&uuml;k hem de doğa i&ccedil;in kabul edilemez bir atıktı&rdquo; diyor. Bu noktada, 15 kişilik teknik ekip devreye giriyor. At&ouml;lyede y&uuml;r&uuml;t&uuml;len titiz bir &ccedil;alışmayla binlerce mum tek tek gizli şeffaf kablolarla elektrik sistemine bağlanıyor ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m geliştiriliyor.</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/96d8a8a2-7bac-41c4-8e9c-1bba434d2659.jpeg" /></p>

<p>Seyircinin dijital d&uuml;nyada her şeyi saniyeler i&ccedil;inde t&uuml;kettiği bir &ccedil;ağda, yaptıkları işin zorluğuna değiniyor &Ouml;zt&uuml;rk. Programlarını s&uuml;rekli g&uuml;ncelliyorlar ama esas ekranlardan aktarılamayacak o &lsquo;g&ouml;r&uuml;lemeyen canlı enerjiyi&rsquo; satma stratejisi &uuml;zerine kurulu yaklaşımları. Sosyal medya postlarında konserin sadece beş dakikalık en yalın hali g&ouml;sterilip, şovun tepe (peak) noktaları gizli tutularak insanlarda g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir merak duygusu uyandırılıyor.</p>

<p>Ancak uzak şehirlere gitmek, devasa &ccedil;arkı d&ouml;nd&uuml;rmek i&ccedil;in aşmak zorunda kaldıkları operasyonel bariyerler de zorlu. En b&uuml;y&uuml;k gider kalemi olan mekan ve lojistik y&ouml;netiminde, tarihi mekanların kısıtlı takvimleri nedeniyle turneler &ccedil;oğunlukla k&uuml;lt&uuml;r merkezleri &uuml;zerinden y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. Programın en yeni halkası &ccedil;ocuklara &ouml;zel hazırlanan 30 dakikalık &ldquo;Kids&rdquo; konsepti. Ağustostaki b&uuml;y&uuml;k s&uuml;rprize geldiğimizde ise &Ouml;zyiğit g&uuml;l&uuml;mseyerek ketum tarafını g&ouml;steriyor ve &ldquo;Şimdilik sır&rdquo; diyerek detayları vermiyor. Biz yine de masadan ipucuyla kalkmayı başarıyoruz: Hologram teknolojisiyle m&uuml;zik tarihinin efsane bestecilerini yeniden sahneye davet edecek sıra dışı bir deneyim yolda.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/ozal-ozyigit-candela-concert-ile-beyoglu-nun-kultur-hayatina-yeni-bir-soluk-getiriyor-2026-06-30-16-10-41.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/dergi/ilkfer-denizcilik-muzesi-ticaret-denizciliginin-gorunmeyen-hikayelerini-gun-yuzune-cikariyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/dergi/ilkfer-denizcilik-muzesi-ticaret-denizciliginin-gorunmeyen-hikayelerini-gun-yuzune-cikariyor</link>
      <category>Dergi</category>
      <title>İlkfer Denizcilik Müzesi ticaret denizciliğinin görünmeyen hikayelerini gün yüzüne çıkarıyor</title>
      <description>İlker Meşe’nin 2027’nin ilk aylarında, yine Tuzla’da bulunan yeni adresine taşımaya hazırlandığı İlkfer Denizcilik Müzesi, ticaret bahriyesinin sessiz ama güçlü öykülerine odaklanıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-07-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlkfer Denizcilik M&uuml;zesi hen&uuml;z a&ccedil;ılmadan koleksiyonunu birlikte gezdiğimiz İlker Meşe&rsquo;nin anlatımı, her objenin ardındaki hikayeye can veriyor; konuklarını her şeyin mekanik ama bir o kadar da estetik olduğu g&uuml;nlere taşıyor. Denizcilerin kan, ter, g&ouml;zyaşı ve azimle &ouml;r&uuml;l&uuml; hayatları da bu benzersiz koleksiyonun eşlik&ccedil;isi.</p>

<p>Hazırlıkları t&uuml;m hızıyla devam eden m&uuml;zenin kapısından i&ccedil;eri girenleri, denizciliğin o tanıdık parıltılı vitrininden ziyade; makine dairelerinin, k&ouml;pr&uuml;&uuml;stlerinin, seyir masalarının ve gemilerin doğru &ccedil;alışmasını sağlayan teknik aletlerin d&uuml;nyası karşılayacak. Meşe, m&uuml;ze tasarımını yaparken b&uuml;y&uuml;k ve parlak anlatılar yerine k&uuml;&ccedil;&uuml;k par&ccedil;aların i&ccedil;inden &ccedil;ıkan b&uuml;y&uuml;k denizcilik hikayelerini yakalamaya odaklanmış. Zira denizcilik tarihi, makine dairesinde tutulan n&ouml;betlerde, fırtınada &ccedil;alışan cihazlarda, bir sefer boyunca &ccedil;ıkarılan gemi gazetesinde, kamaradan geriye kalan bir anahtarda ya da batmış bir gemiden kurtulan tek kişinin anlattıklarında da saklı. Bu y&ouml;n&uuml;yle İlkfer, yalnızca eski denizcilik objelerini sergileyen bir yer değil; ticaret gemilerinin omuzlarında taşınan b&uuml;y&uuml;k ve &ccedil;oğu zaman g&ouml;r&uuml;nmez emeği anlatan dinamik bir bellek mekanı.</p>

<h2>Makine dairesinden gelen bir bakış</h2>

<p>Bu m&uuml;ze fikrinin arkasında, denizciliğe dışarıdan bakan bir koleksiyoner değil, makine dairesinden gelen bir isim var. &ldquo;Ben bir denizciyim. Gemilerde nasıl bir yaşam olduğunu biliyorum&rdquo; diyen Meşe&rsquo;nin kişisel hikayesi, m&uuml;zede dolaşırken aralara giriyor zira bu koleksiyon ile yaratıcısını birbirinden ayırmak m&uuml;mk&uuml;n değil. Meşe, Kabataş Erkek Lisesi&rsquo;nde yatılı okurken denizci &ouml;ğrencileri, beyaz &uuml;niformaları ve filikaları g&ouml;rerek denizciliğe ilgi duyuyor. Sonra İT&Uuml; Denizcilik Y&uuml;ksek Okulu&rsquo;na giriyor, makine b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; se&ccedil;iyor. 1977&rsquo;de mezun olan Meşe, 10 yıldan uzun bir s&uuml;re gemilerde &ccedil;alışıyor. 1989&rsquo;da denizi bırakıp ticarete atılsa da meslekten kopmuyor.</p>

<p><img alt="Kalibrasyon aletleri, ölçüm cihazları, makine parçaları ve köprüüstü ekipmanları; denizciliğin hassasiyet, bakım, kontrol ve mühendislik disiplini gerektiren bir çalışma alanı olduğunu hatırlatıyor." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/14fb544a-75c2-4862-8fbf-aa14a96cf1cd.jpeg" /></p>

<p>Onun arşivleme refleksi de tam olarak bu gen&ccedil;lik yıllarına dayanıyor. Deniz Nakliyat&rsquo;ın Kocaeli&nbsp;gemisinde &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; m&uuml;hendis olarak &ccedil;alışırken, uzun Avustralya seferinde tam 18 sayı gemi gazetesi &ccedil;ıkarıyor. &ldquo;Ben bu gemide 18 tane gazete &ccedil;ıkarttım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; vaktimi değerlendirmem lazımdı&rdquo; diyor Meşe. Kraft kağıtlarına hazırladığı bu gazeteler, t&uuml;m m&uuml;rettebatın merakla beklediği, gemi i&ccedil;inde dolaşan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yayına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. G&uuml;&ccedil;l&uuml; &ccedil;izim yeteneği ve mizah g&uuml;c&uuml;, o g&uuml;nlerin zorlu gemi hayatını bug&uuml;ne aktarıyor. Biraz muziplik ve &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; bir m&uuml;stehcenlik de var bu gazetelerde; m&uuml;rettebatın hayatında ne varsa ve ne eksikse Meşe bunları neşeli sayfalara akıtmış. Koleksiyondaki her objede aynı i&ccedil;eriden bakış hissediliyor: Gemide yaşamış, &ccedil;alışmış ve deniz k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; benimsemiş birinin rafine dikkati...</p>

<h2>K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir anahtardan gemi kazasının anatomisine</h2>

<p>Tarsus gemisinin ikinci m&uuml;hendis kamarasına ait anahtar, bu mikro odaklı bakışın en &ccedil;arpıcı &ouml;rneklerinden biri. Meşe, &ldquo;Bir tek bu var gemiyle ilgili. Her şey yanmış gemide&rdquo; diyerek anahtarın taşıdığı ağırlığı anlatıyor. İlk anda k&uuml;&ccedil;&uuml;k, neredeyse sıradan bir obje gibi g&ouml;r&uuml;nen bu par&ccedil;a; Meşe&rsquo;nin elinde Paşabah&ccedil;e a&ccedil;ıklarında yaşanan bir &ccedil;arpışmaya, b&uuml;y&uuml;k bir yangına, hayatını kaybeden denizcilere ve geminin daha sonra Amerika&rsquo;ya kadar uzanan maceralı ge&ccedil;mişine a&ccedil;ılıyor. Tek bir anahtardan yola &ccedil;ıkıp geminin ge&ccedil;mişini, kaza kayıtlarını, fotoğrafları ve tanıklıkları takip eden Meşe, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir par&ccedil;ayı b&uuml;t&uuml;n bir gemi biyografisinin merkezi haline getiriyor.</p>

<p>Benzer bir iz s&uuml;rme hikayesi Aygaz gemisinde de var. 1960&rsquo;ların sonunda fırtınada batan k&uuml;&ccedil;&uuml;k LPG gemisinde 19 kişi bulunuyor; 18&rsquo;i hayatını kaybediyor, yalnızca tek bir kişi sağ kalıyor. Meşe bu kazanın peşine d&uuml;ş&uuml;yor, hayatta kalan o kişiyi buluyor ve onunla konuşuyor. Sorusu basit ama &ouml;nemli: &ldquo;Bu gemi neden battı?&rdquo; Cevap yalnızca teknik bir a&ccedil;ıklama değil d&ouml;nemin gemi inşa pratiğine, deniz emniyetine, k&uuml;&ccedil;&uuml;k gemilerle uzun ve zor hatlarda &ccedil;alışmanın risklerine kadar uzanan yapısal bir hafıza sunuyor.</p>

<p><img alt="İlker Meşe’nin Deniz Nakliyat’ın İstanbul gemisinde üçüncü mühendis olarak çalışırken Avustralya seferinde çıkarttığı 18 sayıdan oluşan gemi gazetesi, maketin altındaki çekmecelerde, o yıllardaki gemi hayatını merak edenleri bekliyor." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/3e462170-8af1-49ea-9930-014563b26be3.jpeg" /></p>

<h2>D&uuml;nya tarihine a&ccedil;ılan sancaklar</h2>

<p>Koleksiyonun bazı par&ccedil;aları ise ticaret denizciliğini T&uuml;rkiye sınırlarının &ouml;tesine taşıyarak d&uuml;nya tarihiyle buluşturuyor. Pearl Harbor baskını sırasında Japonların dokunmadığı bir hastane gemisi olarak anlatılan, daha sonra yolcu gemisine &ccedil;evrilip T&uuml;rkiye&rsquo;ye gelen Ankara gemisi bunlardan biri. Meşe; geminin hastane ge&ccedil;mişini g&ouml;steren detayları, kaptan fotoğraflarını, d&ouml;nemin sosyal hayatına dair izleri ve gemiye ait belgeleri bir araya getiriyor. B&ouml;ylece Ankara, yalnızca bir yolcu gemisi olmaktan &ccedil;ıkıyor; savaş, diplomasi ve T&uuml;rkiye&rsquo;nin modernleşme hikayesiyle i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;en canlı bir belleğe evriliyor.</p>

<p>Karadeniz Vapuru ise İlkfer koleksiyonunda bir gemi par&ccedil;asından &ccedil;ok, Meşe&rsquo;nin &uuml;zerinde &ccedil;alıştığı geniş bir araştırma dosyasıyla yer alıyor. 1926&rsquo;da gen&ccedil; Cumhuriyet&rsquo;in &uuml;r&uuml;nlerini, sanatını, madenlerini, sanayi kabiliyetini ve modern y&uuml;z&uuml;n&uuml; Avrupa limanlarında tanıtmak &uuml;zere seyyar sergi gemisine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;len Karadeniz, bu y&ouml;n&uuml;yle ticaret denizciliğinin yalnızca y&uuml;k ve yolcu taşımaktan ibaret olmadığını da g&ouml;steriyor. Meşe, Karadeniz&rsquo;in Avrupa seferini 1 Temmuz Kabotaj Bayramı&rsquo;nın ilanı, T&uuml;rk bayraklı gemilerin kendi limanlarında s&ouml;z sahibi olması ve gen&ccedil; Cumhuriyet&rsquo;in denizcilikte &ldquo;biz bu işi yaparız&rdquo; iradesiyle birlikte okuyor. Bu &ccedil;alışma i&ccedil;in konuyla ilgili kitapları toplamış, d&ouml;neme ait bir talimatnameyi de Osmanlıcadan T&uuml;rk&ccedil;eye &ccedil;evirtmiş. B&ouml;ylece Karadeniz Vapuru, Cumhuriyet&rsquo;in denizden kurduğu temsil ve &ouml;zg&uuml;ven anlatısının par&ccedil;ası olarak m&uuml;zede yer buluyor.</p>

<h2>Hurdaya değil hafızaya</h2>

<p>Teknik objeler, bu anlatının başka bir katmanını oluşturuyor. Kalibrasyon aletleri, &ouml;l&ccedil;&uuml;m cihazları, makine par&ccedil;aları ve k&ouml;pr&uuml;&uuml;st&uuml; ekipmanları; denizciliğin yalnızca romantik bir yolculuk değil, hassasiyet, bakım, kontrol ve m&uuml;hendislik disiplini gerektiren bir &ccedil;alışma alanı olduğunu hatırlatıyor. Bir geminin g&uuml;venle seyre devam etmesi, &ccedil;oğu zaman g&ouml;r&uuml;nmeyen bu mekanik d&uuml;zenin işlemesine bağlı. İlkfer koleksiyonundaki bu par&ccedil;alar, m&uuml;hendisliğin g&uuml;ndelik hayattaki karşılığını ve ticaret gemilerinde g&uuml;venliğin aslında ne kadar hayati ayrıntılar &uuml;zerine kurulduğunu g&ouml;steriyor.</p>

<p><img alt="Müze yalnızca gemi antikalarından oluşmuyor; gazete kupürleri, gemi planları, üniformalar ve kılıçlar gibi tamamlayıcı parçalar da gemilerin ardındaki hikayeyi görünür kılıyor." src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/01f10f16-70b3-4162-ad9c-b0be9a0045f9.jpeg" />Gemicilik g&uuml;nlerini geride bıraktığında Meşe&rsquo;nin iş hayatı, yine gemicilik sekt&ouml;r&uuml;nde devam ediyor. Denizde ve makine m&uuml;hendisliğinde biriken tecr&uuml;besi, 1989&rsquo;da Feramuz Aşkın&rsquo;la birlikte İlkfer Grup&rsquo;un kuruluşunun temelini oluşturuyor. Başlangı&ccedil;ta &uuml;r&uuml;n ve servis sunan şirket yıllar i&ccedil;inde uluslararası temsilcilikler, kalibrasyon hizmetleri, yedek par&ccedil;a, yakıt ve yağ analizi, gemi y&ouml;netim yazılımları ve servis ağlarıyla bir şirketler grubuna evriliyor.</p>

<p>Bu kurumsal hikaye, m&uuml;ze fikrinden ayrı değil; aksine onun zeminini oluşturuyor. Gemiciliği yalnızca bir iş olarak g&ouml;rmeyen Meşe, &ldquo;Biz bu meslekten para kazandık. Kazandığın yere katkıda bulunman gerekir&rdquo; diyor. Koleksiyon da bu d&uuml;ş&uuml;ncenin somut sonucu olarak ortaya &ccedil;ıkmış. İlkfer&rsquo;in bug&uuml;n m&uuml;ze, k&uuml;t&uuml;phane ve sanat merkezi gibi sosyal-k&uuml;lt&uuml;rel alanlara uzanması, bu birikimin yalnızca ticari değil deniz k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; korumaya d&ouml;n&uuml;k k&ouml;kl&uuml; bir &ccedil;abaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kanıtlıyor.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;nin y&uuml;k&uuml;n&uuml; taşıyanların hikayesi</h2>

<p>M&uuml;zenin ziyarete a&ccedil;ılmasıyla birlikte ticaret denizciliği, T&uuml;rkiye&rsquo;de ilk kez bu kadar doğrudan kendi diliyle anlatılacak. Burada yalnızca gemilere bakılmayacak; bir &uuml;lkenin y&uuml;k taşıma ge&ccedil;mişine, liman k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne, m&uuml;hendisliğine, deniz emniyetine, armat&ouml;rlerine, zabitlerine, makinistlerine ve gemide ge&ccedil;en g&uuml;ndelik hayatın yalın ger&ccedil;eklerine tanıklık edilecek.</p>

<p>Koleksiyonu incelerken insanın aklında en &ccedil;ok şu kalıyor: Denizcilik tarihi yalnızca denize a&ccedil;ılan b&uuml;y&uuml;k gemilerin tarihi değil. Bazen bir makine telgrafında, bazen bir k&ouml;pr&uuml;&uuml;st&uuml; lambasında, bazen bir kamaradan kalan anahtarda, bazen de fırtınadan sağ &ccedil;ıkan tek kişinin c&uuml;mlelerinde saklı. İlker Meşe&rsquo;nin yaptığı iş de biraz bu y&uuml;zden &ouml;nemli. Hurdaya giden gemilerden yalnızca metal &ccedil;ıkmıyor; denizciliğin belleği de oradan kurtarılıyor. Koleksiyon hurdaya gitmek &uuml;zere olan bu ge&ccedil;mişi ayırmak, saklamak ve yeniden anlatmak i&ccedil;in kuruluyor.</p>

<p>Biz, Meşe&rsquo;nin &ouml;zellikle cumartesi g&uuml;nleri gezdirmeyi tercih ettiği diğer &ouml;zel konukları gibi şanslıydık. Onun anlatımı, her objenin ardındaki hikayeyi hissetmemizi sağladı. Zaman zaman t&uuml;ylerimizi &uuml;rperten ve bizi derinden duygulandıran bu hikayeler; m&uuml;ze 2027&rsquo;nin ilk aylarında Tuzla&rsquo;da kapılarını a&ccedil;tığında yine Meşe&rsquo;nin kendi sesinden, bu defa kulaklıklar aracılığıyla t&uuml;m ziyaret&ccedil;ilerin seyrine eşlik edecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/ilkfer-denizcilik-muzesi-ticaret-denizciliginin-gorunmeyen-hikayelerini-gun-yuzune-cikariyor-2026-06-30-15-52-32.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/notalarin-ormandan-yukselisi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/notalarin-ormandan-yukselisi</link>
      <category>İçerik Üreticileri</category>
      <title>Notaların ormandan yükselişi</title>
      <description>Yaza açık hava konserleri pek bir yakışıyor. Ancak ormanda konserin hem sanatçılar hem de izleyiciler açısından başka bir büyüsü var. Lifepark’ta deneyimlediğimiz Fahir Atakoğlu, Burhan Öçal, Birsen Tezer’li Ormanda Klasik &amp; Akustik seçkisi Belgrad Ormanı’nın masalsı güzelliğini gün boyunca müzik eşliğinde yaşattı.</description>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 14:12:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-29T14:12:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ormanda Klasik &amp; Akustik se&ccedil;kisi, daha duyduğunuzda i&ccedil;inizi kıpır kıpır yapıyor. Hele de Burhan &Ouml;&ccedil;al, Fahir Atakoğlu, Birsen Tezer, G&uuml;lsin Onay, Se&ccedil;il Akmirza ve İlyun B&uuml;rkev&#39;i aynı g&uuml;n aynı sahnede izleyebilecek olmak doğal olarak heyecan verici. Biz de t&uuml;m planları iptal edip bu duygunun akışına bıraktık kendimizi.&nbsp;</p>

<p>Bir bebek, bir ergen ve &uuml;&ccedil; yetişkinden oluşan bir grup olarak sandalyelerimizi, masamızı alıp Belgrad Ormanı&rsquo;ndaki Lifepark&rsquo;ın yolunu tuttuk. &Ouml;ğleden sonra saat 15.00&rsquo;ten geceyarısına kadar devam edecek program i&ccedil;in yanımıza konforumuzu artıracak yastık gibi şeyler dışında pek fazla bir şey almaya ihtiya&ccedil; duymadık. Orada, acıktık&ccedil;a karnınızı doyurabileceğiniz Frankfurter sosis (ki nefisti), tavuk patates kızartması, pizza, kokore&ccedil; (kesinlikle &ouml;vg&uuml;ye değer) sokak lezzetleri bulunuyor. Onun dışında, her t&uuml;rl&uuml; i&ccedil;eceği kokteyle varana kadar &ccedil;eşitleriyle bulmanız m&uuml;mk&uuml;n. Tatlıda da keza &ouml;yle&hellip; Tek sıkıntı ormanda fazla acıkıyor olmanız. Bir tek midye dolmasının eksikliği hissediliyor, onu eklemiş olayım.</p>

<p>Sandalyelerimizi ve minderlerimizi sahnenin dibine değil, kayın ağa&ccedil;larının tepesini &ouml;rtt&uuml;ğ&uuml; &ccedil;imlik alana koymayı tercih etmemizin sebebi ise sanat&ccedil;ıları dinlerken bir yandan da keyfimizce yayılabilmekti. Hakikaten de &ouml;yle oldu. D&ouml;n&uuml;ş&uuml;ml&uuml; olarak kimi zaman minderlerde, kimi zaman da sandalyelerde ya da etrafta dolanarak ormanı dolduran notaların tadını &ccedil;ıkardık.&nbsp;</p>

<p>Klasik m&uuml;zik ve akustik performansları g&uuml;n i&ccedil;ine yayılan bir akış i&ccedil;inde bir araya getiren Ormanda Klasik &amp; Akustik se&ccedil;kisinin a&ccedil;ılışını, 10 yaşından beri uluslararası piyano yarışmalarında birincilik dahil &ouml;d&uuml;ller kazanan ve d&uuml;nyanın &ouml;nemli konser salonlarında konserler veren 17 yaşındaki piyanist İlyun B&uuml;rkev yaptı. Kayın ağa&ccedil;larının yapraklarının hışırtısında, gen&ccedil; sanat&ccedil;ı yerini klasik m&uuml;ziğin efsane ismi G&uuml;lsin Onay&rsquo;a bıraktı. Besteci ve piyanist Fahir Atakoğlu ise konuk sanat&ccedil;ı Se&ccedil;il Akmirza ile birlikte programa &ccedil;ağdaş bir yorum kattı ve seyircinin katılımıyla s&ouml;ylenen Sezen Aksu alb&uuml;mlerinden se&ccedil;ilmiş hitlerin hik&acirc;yelerini paylaştı. Hava kararmaya yakın sahneye Ukraynalı piyanist Alexey Botvinov ile &ccedil;ıkan perk&uuml;syon sanat&ccedil;ısı Burhan &Ouml;&ccedil;al tempoyu artırdı. Programın son b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde ise Birsen Tezer şarkılarıyla geceye imzasını attı.&nbsp;</p>

<p>Lifepark&rsquo;ta 2026 yaz sezonu her zaman bu kadar dingin ge&ccedil;meyecek. Hatta diyebilirim ki, farklı t&uuml;rlerin, &ccedil;eşitli sahne dillerinin ve farklı izleyici deneyimlerinin yaşanacağı &ccedil;ok katmanlı bir k&uuml;lt&uuml;r sanat &ccedil;izgisine doğru genişleyecek.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/4683fdb0-9c21-4111-ae29-0212896cf1eb.jpeg" />&Ouml;rneğin, 1 Temmuz&rsquo;da d&uuml;nya gen&ccedil;lerini peşinden s&uuml;r&uuml;kleyen Babymetal&lsquo;in vereceği konserin bu yaza damgasını vuracağı s&ouml;yleniyor. Gen&ccedil;ler biliyor ama bilmeyen b&uuml;y&uuml;kler i&ccedil;in k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir info: 2010 yılında Japonya&rsquo;da kurulan Babymetal, heavy metal ile J-pop estetiğini bir araya getiren kendine &ouml;zg&uuml; bir grup. Su-Metal, MoaMetal ve MoMomental&rsquo;den oluşan grup, m&uuml;ziği koreografi, kost&uuml;m tasarımı ve g&ouml;rsel prod&uuml;ksiyonla birlikte ele alan sahne diliyle tanınıyor.</p>

<p>Yaz programının uluslararası başlıklarından bir diğeri ise The Offspring. 1984 yılında Kaliforniya&rsquo;da kurulan grup, &ouml;zellikle 1994 tarihli Smash alb&uuml;m&uuml;yle punk rock tarihinin en etkili isimlerinden biri haline geldi. 10 Temmuz&rsquo;da Lifepark sahnesinde dinleyiciyle buluşacak olan grup, T&uuml;rkiye&rsquo;ye tam 20 yıl aradan sonra yeniden geliyor. Dexter Holland, Noodles, Todd Morse ve Brandon Pertzborn&rsquo;dan oluşan kadrosuyla sahne alacak The Offspring&rsquo;in repertuvarında &ldquo;Self Esteem&rdquo;, &ldquo;Come Out and Play (Keep &rsquo;Em Separated)&rdquo;, &ldquo;Pretty Fly (For a White Guy)&rdquo; ve &ldquo;The Kids Aren&rsquo;t Alright&rdquo; gibi grubun kariyerinde &ouml;nemli yer tutan par&ccedil;aların yer alması bekleniyor.</p>

<p>Lifpark bir de K-Pop Festivali&#39;ne ev sahipliği yapacak. 5 Eyl&uuml;l&rsquo;de g&uuml;n boyunca s&uuml;recek program, konserlerin yanı sıra dans performansları, topluluk etkinlikleri ve farklı deneyim alanlarını da kapsıyor. Festivalin ana sahnesinde P1Harmony yer alırken, a&ccedil;ılış performansını G&uuml;ney Koreli Amerikalı sanat&ccedil;ı AleXa ger&ccedil;ekleştirecek.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/notalarin-ormandan-yukselisi-2026-06-29-17-24-28.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/veri-merkezlerinin-enerji-acligi-abd-de-satin-alma-patlamasi-yaratti-200-milyar-dolarlik-hacim</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/veri-merkezlerinin-enerji-acligi-abd-de-satin-alma-patlamasi-yaratti-200-milyar-dolarlik-hacim</link>
      <category>Yapay Zeka</category>
      <title>Veri merkezlerinin enerji açlığı ABD'de satın alma patlaması yarattı: 200 milyar dolarlık hacim</title>
      <description>Veri merkezleri için gereken enerji altyapısını kurma yarışı, ABD enerji sektöründe şirket birleşmelerini yılın ilk beş ayında 200 milyar doların üzerine taşıyarak tüm zamanların rekorunu kırdırdı.</description>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:55:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-29T10:55:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zeka patlaması, ABD enerji ve altyapı sekt&ouml;r&uuml;nde rekor d&uuml;zeyde bir şirket birleşmesi dalgasını k&ouml;r&uuml;kl&uuml;yor. Şirketler, veri merkezleri i&ccedil;in hayati &ouml;nem taşıyan enerji altyapısını inşa etmek amacıyla adeta bir sermaye yarışına girdi.</p>

<p>Deloitte&#39;un araştırmasına g&ouml;re, sekt&ouml;rdeki birleşme ve satın alma işlemleri yılın ilk beş ayında 203,6 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. Bu rakam, ge&ccedil;en yılın tamamında kaydedilen 141,7 milyar dolarlık hacimden y&uuml;zde 40 daha y&uuml;ksek bir performansa işaret ediyor.</p>

<p>Veri merkezlerine yapılan yatırımlar 151,5 milyar doları buldu. Bu miktar, bir &ouml;nceki yılın aynı d&ouml;neminde a&ccedil;ıklanan 68,7 milyar doların iki katından daha fazlasına denk geliyor. 2025 yılının tamamında ise veri merkezlerine toplam 321 milyar dolar yatırım yapılmıştı.</p>

<p>İşletme değeri 112 milyar dolar olan NextEra Energy&#39;nin Dominion&#39;u satın alma teklifi, bu yıl a&ccedil;ıklanan en b&uuml;y&uuml;k işlem oldu. Bunu işletme değeri 33 milyar dolar olan BlackRock&#39;ın K&uuml;resel Altyapı Ortakları (GIP) ve EQT&#39;nin AES Corp&#39;u satın alması yakından izledi. 2025&#39;in tamamında 157 işlem duyurulurken, 2026&#39;nın ilk beş ayında 77 enerji anlaşması a&ccedil;ıklandı.</p>

<h2>Sermaye şirketleri sekt&ouml;re akın ediyor</h2>

<p>Deloitte, bu verileri S&amp;P Capital IQ veri tabanından derledi. Bu sistem, şirketlerin &ouml;z sermaye ve bor&ccedil;larını i&ccedil;erip nakit rezervlerini &ccedil;ıkaran &quot;işletme değeri&quot; &ouml;l&ccedil;&uuml;t&uuml;yle işlemleri hesaplıyor. ABD enerji sekt&ouml;r&uuml;ndeki birleşmeler; d&uuml;zenlemeye tabi kamu hizmetleri, doğal gaz &uuml;retimi ve yenilenebilir enerji alanlarını kapsıyor.</p>

<p>D&uuml;zenlemelerin sıkı olduğu bu sekt&ouml;rdeki satın alma patlaması, şirketlerin &ouml;l&ccedil;ek b&uuml;y&uuml;tme arzusu tarafından y&ouml;nlendiriliyor. Firmalar veri merkezi inşasından pay almayı ve genişlemeyi finanse etmek i&ccedil;in ana faaliyet dışı işlerini elden &ccedil;ıkarmayı hedefliyor. &Ouml;zel sermaye şirketleri de varlıkları &ouml;zelleştirerek veya azınlık yatırımları yaparak sekt&ouml;re giriş yapıyor.</p>

<p>Deloitte&#39;un ABD enerji, altyapı ve yenilenebilir enerji b&ouml;l&uuml;m&uuml; kıdemli lideri Thomas Keefe, &quot;&Ouml;zel sermaye ve altyapı fonlarından b&uuml;y&uuml;k bir ilgi g&ouml;r&uuml;yoruz. Finansal alıcılar, &ouml;zellikle altyapı şirketlerinin sağlayabildiği tutarlı nakit akışlarıyla ilgileniyor.&quot; dedi. Keefe, yapay zeka patlamasının şirketlerin b&uuml;y&uuml;me g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; değiştirdiğini belirtti. Keefe, bazı şirketlerin &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 5 ila 10 yıl i&ccedil;inde y&uuml;zde 50 ila 100 gelir artışı &ouml;ng&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vurguladı.</p>

<p>Altyapı şirketlerinin m&uuml;şteri tabanını b&uuml;y&uuml;tmek i&ccedil;in on milyarlarca dolar toplaması gerekiyor. Bu kaynak, veri merkezlerine hizmet verecek elektrik santralleri ve iletim hatları inşa etmek i&ccedil;in kullanılıyor. D&uuml;zenlemeye tabi tekeller olarak bu şirketlerin m&uuml;şteri tabanları b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de bulundukları coğrafyaya g&ouml;re sabitleniyor. BTIG Enerji Analisti Alex Kania, &quot;Yapılması gereken &ccedil;ok fazla sermaye yatırımı var, asıl soru bunu kimin &ouml;deyeceği. &Ouml;l&ccedil;ek b&uuml;y&uuml;tmek &ccedil;ok mantıklı.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<h2>Birleşmeler elektrik faturalarına yansıyor endişesi</h2>

<p>NextEra ve Dominion arasındaki dev anlaşma, Dominion&#39;a NextEra&#39;nın g&uuml;&ccedil;l&uuml; bilan&ccedil;osuna erişim imkanı tanıyor. Bu durum, Dominion&#39;un Virginia, Kuzey ve G&uuml;ney Carolina&#39;daki kredi notunun y&uuml;kselmesini sağlayabilir. B&ouml;ylece şirket daha ucuz &ouml;z sermaye ihra&ccedil; edebilecek ve bor&ccedil;lara daha uygun koşullarda erişebilecek.</p>

<p>Lazard K&uuml;resel Enerji ve Altyapı Başkanı George Bilicic, veri depolama tesislerinin artan elektrik talebi yarattığını ve bunun &quot;g&ouml;r&uuml;n&uuml;şe g&ouml;re durdurulamaz bir trend &ccedil;izgisi&quot; oluşturduğunu s&ouml;yledi. Bilicic, &quot;Elektrifikasyon, yeniden sanayileşme trendi, elektrikli ara&ccedil;ların y&uuml;kselişi ve genel b&uuml;y&uuml;me kaynaklı enerji talebi bunun b&uuml;y&uuml;k bir par&ccedil;ası.&quot; değerlendirmesini yaptı. Bilicic ayrıca dev teknoloji firmalarının ve veri merkezlerinin ek b&uuml;y&uuml;meyi tetiklediğini, ancak bunlar olmadan bile normların &uuml;zerinde bir b&uuml;y&uuml;me g&ouml;r&uuml;leceğini ifade etti.</p>

<p>Analistler, hızlanan birleşmelerin d&uuml;zenleyici kurumların incelemesini artıracağını belirtiyor. Zira elektriğin &ouml;denebilirliğine dair siyasi endişeler &uuml;lke &ccedil;apında b&uuml;y&uuml;yor. Elektrik maliyetleri ge&ccedil;en yıldan bu yana ulusal &ccedil;apta y&uuml;zde 9 arttı. Bu artış Kuzey ve G&uuml;ney Carolina&#39;da y&uuml;zde 8 iken, Dominion&#39;un faaliyet g&ouml;sterdiği Virginia&#39;da y&uuml;zde 15&#39;i buldu.</p>

<p>T&uuml;ketici savunucuları birleşmelerin şirketlerin tekel g&uuml;c&uuml;n&uuml; artırarak fiyatları daha da y&uuml;kseltebileceği konusunda uyarıyor. Şirketlerin d&uuml;zenleyici kuralları etkileyerek maliyetleri abonelere yansıtabileceği belirtiliyor. Her iki partiden siyasiler de altyapı şirketlerini y&uuml;ksek t&uuml;ketici maliyetleri nedeniyle eleştiriyor.</p>

<h2>Senat&ouml;rlerden teknoloji devlerine inceleme</h2>

<p>Senat&ouml;rler Elizabeth Warren, Chris Van Hollen ve Richard Blumenthal veri merkezlerinin artan fiyatlardaki rol&uuml;n&uuml; araştırmak i&ccedil;in bir soruşturma başlattı. Senat&ouml;rler, enerji ve b&uuml;y&uuml;k teknoloji firmalarının oluşan maliyetleri ailelere &ouml;dettiğini savunuyor. Senato bankacılık komitesi &uuml;yesi Warren pazartesi g&uuml;n&uuml; BlackRock, Blackstone Group, Brookfield ve KKR&#39;ye bir mektup yazdı. Warren mektupta şirketlerin veri merkezleri ve altyapı tesislerindeki m&uuml;lkiyetleri hakkında bilgi talep etti. Senat&ouml;r, aralık ayında da BlackRock ve Blackstone&#39;dan kamu hizmetleri satın alımlarıyla ilgili bilgi istemişti.</p>

<p>NextEra&#39;nın Hawaiian Electric ve Duke Energy ile birleşme y&ouml;n&uuml;ndeki &ouml;nceki girişimleri ise başarısız olmuştu. Sekt&ouml;r temsilcileri artan &ouml;l&ccedil;eğin şirketlerin maliyetleri d&uuml;ş&uuml;rmesini ve tasarrufları t&uuml;keticilere yansıtmasını sağlayacağını savunuyor.</p>

<p>NextEra&#39;nın iştiraki Florida Power &amp; Light&#39;ın faaliyet g&ouml;sterdiği Florida&#39;da elektrik maliyetleri ge&ccedil;en yıldan bu yana y&uuml;zde 2 azaldı. Şirket m&uuml;şterilerinin 2019&#39;a g&ouml;re y&uuml;zde 19 daha az &ouml;dediğini iddia ediyor. NextEra, mega birleşmeyi cazip kılmak i&ccedil;in Dominion abonelerine 2,25 milyar dolarlık fatura kredisi teklif etti.</p>

<p>Ancak Virginia&#39;daki t&uuml;ketici savunucuları, fatura kredilerinin &ccedil;abucak t&uuml;keneceğini belirterek bu arg&uuml;manı reddediyor. T&uuml;keticilerin uzun vadeli risklere maruz kalacağı vurgulanıyor. Yolsuzluk karşıtı bir sivil toplum kuruluşu olan Clean Virginia&#39;nın İcra Direkt&ouml;r&uuml; Brennan Gilmore, &quot;Virginia&#39;da sıradan insanların kazıklandığına dair g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir his var.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/veri-merkezlerinin-enerji-acligi-abd-de-satin-alma-patlamasi-yaratti-200-milyar-dolarlik-hacim-2026-06-29-14-08-44.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/amerika-nin-kalbinde-bir-hayat-dersi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/amerika-nin-kalbinde-bir-hayat-dersi</link>
      <category>Life</category>
      <title>Amerika'nın kalbinde bir hayat dersi</title>
      <description>Yıllar bana önemli bir gerçeği öğretti. Bir ülkeyi gerçekten anlamak istiyorsanız, sadece büyük şirketlerine, borsasına ya da hükümetine bakmanız yetmez. Küçük kasabalarına da gitmeniz gerekir. Çünkü bir ülkenin ruhu çoğu zaman oralarda saklıdır.</description>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 06:30:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-29T06:30:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hayatım boyunca d&uuml;nyanın seksenden fazla &uuml;lkesini dolaştım.</p>

<p>Cumhurbaşkanlarıyla, başbakanlarla, enerji şirketlerinin CEO&rsquo;larıyla, yatırımcılarla, akademisyenlerle, diplomatlarla ve girişimcilerle sayısız toplantı yaptım. Kimi zaman Davos&rsquo;ta, kimi zaman Pekin&rsquo;de, Moskova&rsquo;da, Londra&rsquo;da ya da Washington&rsquo;da ekonomik ve jeopolitik d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mleri tartıştık.</p>

<p>Fakat yıllar bana &ouml;nemli bir ger&ccedil;eği &ouml;ğretti.</p>

<p>Bir &uuml;lkeyi ger&ccedil;ekten anlamak istiyorsanız, sadece b&uuml;y&uuml;k şirketlerine, borsasına ya da h&uuml;k&uuml;metine bakmanız yetmez.</p>

<p>K&uuml;&ccedil;&uuml;k kasabalarına da gitmeniz gerekir.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir &uuml;lkenin ruhu &ccedil;oğu zaman oralarda saklıdır.</p>

<p>Amerika&rsquo;nın Ohio eyaletindeki Cuyahoga Falls kasabasında bunu bir kez daha hissettim.</p>

<p>Şelalesi, tarihi binaları, k&uuml;&ccedil;&uuml;k aile işletmeleri ve sakin yaşamıyla burası, ilk bakışta Amerika&rsquo;nın k&uuml;resel g&uuml;&ccedil; imajından &ccedil;ok uzakta gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<p>Ama biraz dikkatle bakınca, tam tersine, o b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml;n temel taşlarının burada d&ouml;şendiğini fark ediyorsunuz.</p>

<h2>Secret Past: Bir d&uuml;kk&acirc;ndan fazlası</h2>

<p>Kasabanın ana caddesinde y&uuml;r&uuml;rken pembe tabelalı k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir d&uuml;kk&acirc;n dikkatimi &ccedil;ekti.</p>

<p>Adı Secret Past.</p>

<p>Kapıyı a&ccedil;ar a&ccedil;maz zaman yavaşladı.</p>

<p>Victoria d&ouml;neminden kalma m&uuml;cevherler&hellip;</p>

<p>Antika aynalar&hellip;</p>

<p>Vintage elbiseler&hellip;</p>

<p>Eski &ccedil;antalar&hellip;</p>

<p>Porselenler&hellip;</p>

<p>G&uuml;m&uuml;ş &ccedil;er&ccedil;eveler&hellip;</p>

<p>Her biri ge&ccedil;mişten bug&uuml;ne uzanan k&uuml;&ccedil;&uuml;k hik&acirc;yeler taşıyordu.</p>

<p>Ancak birka&ccedil; dakika sonra anladım ki bu d&uuml;kk&acirc;nın en kıymetli par&ccedil;ası vitrindeki antikalar değildi.</p>

<p>D&uuml;kk&acirc;nın sahibiydi.</p>

<p>Karen Davies.</p>

<h2>Seksen yaşında ama h&acirc;l&acirc; hayatın tam i&ccedil;inde</h2>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/d43a85a8-c0a0-48d8-865e-94a1a87803fb.jpeg" />Karen yaklaşık seksen yaşında.</p>

<p>Mavi g&ouml;zl&uuml;, zarif, bakımlı ve insanın y&uuml;z&uuml;ne bakarken g&uuml;ven veren bir duruşu var.</p>

<p>Daha ilk dakikada sizi m&uuml;şteri gibi değil, yıllardır tanıdığı bir dost gibi karşılıyor.</p>

<p>Konuşurken acele etmiyor.</p>

<p>Dinliyor.</p>

<p>Hatırlıyor.</p>

<p>Sorular soruyor.</p>

<p>İnsanlarla ger&ccedil;ekten ilgileniyor.</p>

<p>Belki de bug&uuml;n bir&ccedil;ok işletmenin kaybetmeye başladığı en &ouml;nemli &ouml;zellik tam da bu.</p>

<p>Eskiden Amerika&rsquo;nın d&ouml;rt bir yanını dolaşıp m&uuml;zayedeleri takip eder, &ccedil;iftlik satışlarına gider, antikalar toplarmış.</p>

<p>Şimdi ise g&uuml;lerek şunu s&ouml;yledi:</p>

<p>&ldquo;Artık ben antika aramıyorum. Onlar beni buluyor.&rdquo;</p>

<p>Ger&ccedil;ekten de insanlar ailelerinden kalan m&uuml;cevherleri, tabloları, aynaları ve koleksiyon par&ccedil;alarını Karen&rsquo;a getiriyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ona g&uuml;veniyorlar.</p>

<p>Bir par&ccedil;ayı eline aldığında &ouml;nce fiyatını değil, hik&acirc;yesini merak ediyor.</p>

<p>&ldquo;Her eşyanın bir ge&ccedil;mişi vardır,&rdquo; dedi.</p>

<p>&ldquo;Ben &ouml;nce onu anlamaya &ccedil;alışırım.&rdquo;</p>

<p>Sonra durdu ve ekledi:</p>

<p>&ldquo;İnsanlar bana sadece antikalarını bırakmıyor. Hayatlarının bir par&ccedil;asını emanet ediyor.&rdquo;</p>

<p>Bu c&uuml;mle beni uzun s&uuml;re d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>Bug&uuml;n iş d&uuml;nyasında sermaye, teknoloji ve yapay zeka konuşuyoruz.</p>

<p>Oysa Karen&rsquo;in en b&uuml;y&uuml;k sermayesi ne vitrini ne de kasasındaki para.</p>

<p>Yıllar i&ccedil;inde inşa ettiği g&uuml;ven.</p>

<p>İş d&uuml;nyasında bunun bilan&ccedil;osu yok.</p>

<p>Ama değeri paha bi&ccedil;ilemez.</p>

<p>Vintage Sadece Moda Değil, Yeni Bir Ekonomi</p>

<p>Sohbetimiz ilerledik&ccedil;e konu gen&ccedil; kuşaklara geldi.</p>

<p>Karen son yıllarda m&uuml;şteri profilinin belirgin bi&ccedil;imde değiştiğini anlattı.</p>

<p>&ldquo;Eskiden insanlar b&uuml;y&uuml;k antika dolaplar, yemek odaları ve ağır mobilyalar arardı.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Şimdi ise gen&ccedil;ler daha farklı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor.&rdquo;</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k antika mobilyalar artık eskisi kadar ilgi g&ouml;rm&uuml;yor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; insanlar daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k evlerde yaşıyor.</p>

<p>Daha sık taşınıyor.</p>

<p>Ama vintage takılar, &ccedil;antalar, şapkalar ve kıyafetler hi&ccedil; olmadığı kadar rağbet g&ouml;r&uuml;yor.</p>

<p>Karen&rsquo;in şu c&uuml;mlesini not defterime yazdım:</p>

<p>&ldquo;Yeni nesil ge&ccedil;mişi evine değil, &uuml;zerine giyiyor.&rdquo;</p>

<p>Bu yalnızca estetik bir tercih değil.</p>

<p>Aynı zamanda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir t&uuml;ketim anlayışının y&uuml;kselişi.</p>

<p>Seri &uuml;retime karşı karakteri olan &uuml;r&uuml;nlere y&ouml;neliş.</p>

<p>Belki de geleceğin l&uuml;ks&uuml; artık yeni olmak değil, hik&acirc;yesi olmaktır.</p>

<h2>Alışverişten &ccedil;ok insan biriktirdik</h2>

<p>Biz de ailemiz i&ccedil;in uzun uzun se&ccedil;im yaptık.</p>

<p>Annem i&ccedil;in zarif bir inci kolye&hellip;</p>

<p>Kız kardeşim i&ccedil;in vintage bir hasır sepet &ccedil;anta&hellip;</p>

<p>Eşim i&ccedil;in z&uuml;mr&uuml;t k&uuml;peler&hellip;</p>

<p>Evimiz i&ccedil;in ise yılların izini taşıyan b&uuml;y&uuml;k bir antika ayna&hellip;</p>

<p>Karen her bir par&ccedil;anın hik&acirc;yesini anlattı.</p>

<p>Nereden geldiğini&hellip;</p>

<p>Kimlerin kullandığını&hellip;</p>

<p>Neden &ouml;zel olduğunu&hellip;</p>

<p>Sonra sıra pazarlığa geldi.</p>

<p>G&uuml;l&uuml;msedi.</p>

<p>&ldquo;Hayat biraz pazarlık gibidir,&rdquo; dedi.</p>

<p>&ldquo;Eğer iki taraf da mutlu ayrılıyorsa doğru fiyat bulunmuştur.&rdquo;</p>

<p>İyi bir t&uuml;ccarın değil, iyi bir insanın s&ouml;z&uuml;yd&uuml; bu.</p>

<p>İnsanlar Buraya Alışveriş İ&ccedil;in Gelmiyor</p>

<p>Bir s&uuml;re sonra dikkatimi ilgin&ccedil; bir ayrıntı &ccedil;ekti.</p>

<p>Kapı s&uuml;rekli a&ccedil;ılıyordu.</p>

<p>Ama gelenlerin &ccedil;oğu alışveriş yapmıyordu.</p>

<p>Kimisi yalnızca &ldquo;Merhaba Karen&rdquo; demeye uğruyordu.</p>

<p>Kimisi eski bir fotoğraf getiriyordu.</p>

<p>Kimisi birka&ccedil; dakika sohbet edip &ccedil;ıkıyordu.</p>

<p>Karen hepsini ismiyle tanıyordu.</p>

<p>Bir anda anladım.</p>

<p>Secret Past yalnızca antika satan bir d&uuml;kk&acirc;n değildi.</p>

<p>Bir mahallenin hafızasıydı.</p>

<p>Bug&uuml;n Amazon &uuml;r&uuml;n teslim edebilir.</p>

<p>Yapay zeka tavsiye verebilir.</p>

<p>Ama samimiyet teslim edemez.</p>

<p>İnsan ilişkileri kuramaz.</p>

<p>G&uuml;ven oluşturamaz.</p>

<p>İşte k&uuml;&ccedil;&uuml;k işletmelerin b&uuml;y&uuml;k şirketlere karşı h&acirc;l&acirc; sahip olduğu en &ouml;nemli rekabet avantajı da bu.</p>

<h2>Hayattan emekli olmamak</h2>

<p>Sohbetimizin sonunda kendisine emekliliği sordum.</p>

<p>Hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmeden cevap verdi.</p>

<p>&ldquo;İnsan &ccedil;alışmayı bıraktığı g&uuml;n yaşlanıyor.&rdquo;</p>

<p>Sonra ekledi:</p>

<p>&ldquo;Sabah kalkıp geleceğim bir yerimin olması bana yetiyor.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Bazen kazandığımdan fazlasını harcıyorum.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Ama &ouml;nemli değil.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Buraya insanlar geliyor.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Konuşuyoruz.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;G&uuml;l&uuml;yoruz.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Kendimi h&acirc;l&acirc; faydalı hissediyorum.&rdquo;</p>

<p>Ve son c&uuml;mlesi belki de b&uuml;t&uuml;n yazının &ouml;zeti oldu:</p>

<p>&ldquo;Ben hayattan emekli olmak istemiyorum.&rdquo;</p>

<p>İşte o anda fark ettim.</p>

<p>Amerika&rsquo;nın g&uuml;c&uuml; sadece sermayesinde değil.</p>

<p>&Ccedil;alışmayı bir y&uuml;k değil, hayatın doğal bir par&ccedil;ası g&ouml;ren milyonlarca insanında.</p>

<p>Yetmiş yaşında avukatlık yapan&hellip;</p>

<p>Seksen yaşında d&uuml;kk&acirc;nını a&ccedil;an&hellip;</p>

<p>Doksan yaşında &ccedil;iftliğine giden insanlarında.</p>

<h2>T&uuml;rkiye i&ccedil;in sessiz bir ders</h2>

<p>Cuyahoga Falls&rsquo;tan ayrılırken elimizde birka&ccedil; g&uuml;zel hediye vardı.</p>

<p>Ama asıl kazancım farklıydı.</p>

<p>Karen Davies bana, başarılı bir işletmenin temelinde &uuml;r&uuml;n değil, g&uuml;ven olduğunu bir kez daha g&ouml;sterdi.</p>

<p>Teknoloji değişecek.</p>

<p>Yapay zeka gelişecek.</p>

<p>Perakende d&ouml;n&uuml;şecek.</p>

<p>Ama insanların g&uuml;ven duyduğu, kendilerini değerli hissettikleri işletmeler var olmaya devam edecek.</p>

<p>Belki de bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;de en &ccedil;ok ihtiya&ccedil; duyduğumuz şey yalnızca daha fazla yatırım, daha fazla teknoloji ya da daha fazla teşvik değildir.</p>

<p>Daha fazla Karen Davies.</p>

<p>İşini seven&hellip;</p>

<p>Bilgisini paylaşan&hellip;</p>

<p>M&uuml;şterisini ismiyle tanıyan&hellip;</p>

<p>Seksen yaşına gelse bile &uuml;retmekten vazge&ccedil;meyen insanlar.</p>

<p>Kasabadan ayrılırken kendi kendime şu c&uuml;mleyi not ettim:</p>

<p>Bir &uuml;lkeyi b&uuml;y&uuml;k yapan yalnızca milyar dolarlık şirketleri değildir. K&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;kk&acirc;nlarında g&uuml;ven inşa eden, &ccedil;alışmayı hayatın anlamı h&acirc;line getiren ve her sabah kapısını aynı heyecanla a&ccedil;an insanlarıdır.</p>

<p>Karen Davies bana g&ouml;re yalnızca başarılı bir antikacı değil.</p>

<p>Amerikan girişimcilik k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n sessiz ama son derece etkileyici y&uuml;zlerinden biridir.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/amerika-nin-kalbinde-bir-hayat-dersi-2026-06-29-09-44-06.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/annelerin-en-buyuk-sinavi-is-ev-ve-cocuk-dengesini-kurmak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/annelerin-en-buyuk-sinavi-is-ev-ve-cocuk-dengesini-kurmak</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>Annelerin en büyük sınavı iş, ev ve çocuk dengesini kurmak</title>
      <description>Türkiye genelinde yüzlerce anneyle yapılan araştırma, annelerin en büyük zorluğunun iş ve ev dengesi olduğunu ortaya koydu.</description>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 16:43:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-26T16:43:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&#39;nin farklı şehirlerinde d&uuml;zenlenen etkinliklerde y&uuml;zlerce anne bir araya geldi. Moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; Ceyda D&uuml;venci&#39;nin &uuml;stlendiği buluşmalarda bebek beslenmesi ve &ccedil;ocuk gelişimi kapsamlı şekilde ele alındı. Uzman isimler, annelerin merak ettikleri soruları yanıtlayarak onlara rehberlik etti. &quot;Mutlu Bebekler Mutlu Anneler&quot; projesi kapsamında yedi şehri kapsayan bu buluşmalar, annelerin birbirlerinden g&uuml;&ccedil; aldıkları bir paylaşım ortamına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;.</p>

<h2>Anket sonu&ccedil;ları: Anneler anlaşılmak istiyor</h2>

<p>Etkinliklerin ardından katılımcı annelerle &ouml;zel bir anket &ccedil;alışması yapıldı. Research İstanbul iş birliğiyle beş ilde 186 anne ile ger&ccedil;ekleştirilen araştırma &ccedil;arpıcı sonu&ccedil;lar verdi. Araştırmaya g&ouml;re, katılımcı annelerin y&uuml;zde 68&#39;i iş, ev ve annelik dengesini kurmayı en b&uuml;y&uuml;k zorluk olarak tanımladı.</p>

<p>Anket sonu&ccedil;ları, her &uuml;&ccedil; anneden birinin en &ccedil;ok duygusal desteğe ve anlaşılmaya ihtiya&ccedil; duyduğunu g&ouml;sterdi. Ayrıca annelerin yaklaşık &uuml;&ccedil;te biri uzman desteğine ve g&uuml;venilir bilgi kaynaklarına ihtiya&ccedil; duyduğunu belirtti. Şehirler değişse de annelerin ortak ihtiya&ccedil;larının &ccedil;ok benzer olduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>

<h2>Uzmanlar g&uuml;venilir bilginin &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekiyor</h2>

<p>Klinik Psikolog Ceren G&uuml;m&uuml;ş Yaşa, buluşmalarda annelerin en &ccedil;ok yargılanmadan konuşabilmeye ihtiya&ccedil; duyduğunu s&ouml;yledi. Yaşa, &quot;Anneler &ouml;zellikle &ccedil;ocuklarının gelişimi ve beslenmesiyle ilgili konularda &ccedil;ok fazla bilgiye maruz kalıyor ve bu durum kafa karışıklığı ile kaygıya neden olabiliyor.&quot; değerlendirmesini yaptı. G&uuml;venilir bilgiye ulaşmanın anneleri daha g&uuml;vende hissettirdiğini vurgulayan Yaşa, annenin iyi olma halinin &ccedil;ocuk gelişimi a&ccedil;ısından kritik olduğunu belirtti.</p>

<p>Moderat&ouml;r Ceyda D&uuml;venci ise annelerin bir araya gelmesinin &ouml;nemine değindi. D&uuml;venci, &quot;Her buluşmada annelerin birbirlerine ne kadar iyi geldiğini g&ouml;rmek &ccedil;ok kıymetliydi.&quot; dedi. Annelik yolculuğunun bazen yalnız hissettirebildiğini dile getiren D&uuml;venci, aynı duyguları yaşayan insanlarla konuşmanın annelere b&uuml;y&uuml;k bir g&uuml;&ccedil; verdiğini ifade etti.</p>

<h2>Paylaşım ortamı annelere iyi geldi</h2>

<p>Araştırma sonu&ccedil;ları, etkinliklerin anneler &uuml;zerindeki olumlu etkisini de g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serdi. Katılımcıların y&uuml;zde 60&#39;ı etkinliklerde yeni bilgiler &ouml;ğrendiğini, y&uuml;zde 46&#39;sı ise kendisini daha bilin&ccedil;li hissettiğini kaydetti. Annelerin y&uuml;zde 44&#39;&uuml; daha desteklenmiş hissederken, y&uuml;zde 35&#39;i bu buluşmalar sayesinde yalnız olmadığını fark ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Bebelac Pazarlama Direkt&ouml;r&uuml; Nida Benan &Ouml;zer, &quot;Araştırma sonu&ccedil;ları, annelerin doğru bilgiye erişimin yanı sıra anlaşılmaya, desteklenmeye ve deneyimlerini paylaşabilecekleri alanlara da ihtiya&ccedil; duyduğunu ortaya koyuyor.&quot; ifadesini kullandı. &Ouml;zer, hayatın ilk 1000 g&uuml;n&uuml;n&uuml;n bebeğin gelecekteki sağlığının temellerini oluşturduğunu da s&ouml;zlerine ekledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/annelerin-en-buyuk-sinavi-is-ev-ve-cocuk-dengesini-kurmak-2026-06-26-20-49-06.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/a-skeptic-s-test-putting-microfollic-s-at-home-micro-infusion-system-through-my-own-scrutiny</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/a-skeptic-s-test-putting-microfollic-s-at-home-micro-infusion-system-through-my-own-scrutiny</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>A Skeptic's Test: Putting Microfollic's At-Home Micro Infusion System Through My Own Scrutiny</title>
      <description>I am a skeptic by nature. So when I tried Microfollic on my own thinning hair, I approached it the way I approach any big decision — with a thesis, not hope.</description>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 07:33:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-26T07:33:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>I am wired to question whether things actually work, and I bring an uncomfortable amount of skepticism to anything that promises results &mdash; especially in a category as crowded and over-promised as hair care. My own thinning had reached the point where photos made it impossible to ignore. The question I asked was the one I ask about everything: does the mechanism make sense, and can I measure the outcome?</p>

<h2>The Thesis: Delivery Over Promises</h2>

<p>Most hair serums fail for a simple reason &mdash; the actives largely sit on the surface of the scalp. Microfollic addresses that with a single-use applicator carrying 24k gold-plated needles at a fixed 0.5mm depth, paired with a serum engineered for that delivery. The micro-channels are designed to help the actives reach below the surface. As a thesis it is sound: do not just improve the formula, improve whether the formula ever arrives. The 0.5mm depth is the consensus range for at-home micro infusion for hair &mdash; enough to create the channels, controlled enough to stay comfortable.</p>

<h2><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/05e0b34e-8f5b-4be5-8f4a-09b2a42855d9.jpg" />The Execution</h2>

<p>A strategy only works if it gets executed, and most routines die from friction. This one does not. The kit is entirely self-contained &mdash; applicator, serum built on 15 active and functional ingredients, and a single page of instructions. Cleanse, load the serum, stamp lightly over the thinning areas, press the rest in. Under ten minutes, twice a week, with a mild prickle and a brief flush and no real downtime. For a schedule like mine, that low friction is the only reason compliance held for three months.</p>

<h2>The Results, by Milestone</h2>

<p>First month: The first measurable change was reduced shedding &mdash; fewer hairs lost, and a scalp that felt healthier and better conditioned. An early indicator, not yet a result.</p>

<p>Second month: Density began to read differently under the same lighting. Finer hairs looked more established and my hair felt thicker &mdash; early but consistent signal.</p>

<p>Third month: By the review point, the photos told the story. Visibly fuller-looking coverage, a denser-looking hairline, and a level of improvement I was glad to see in the mirror. No miracle &mdash; a clear, compounding result from a consistent routine.</p>

<h2>The Formula as a Portfolio</h2>

<p>The detail that earned my respect is breadth. Rather than bet everything on one ingredient, Microfollic&#39;s serum spreads across 15 well-documented actives &mdash; a plant-based flower extract , Procapil and adenosine among the actives selected to support the appearance of fuller, denser hair, and a peptide complex included to support a healthier-looking scalp, and a peptide complex that supports the follicle environment. The whole system is designed to support the appearance of fuller, denser hair and a healthier-looking scalp. That substance-over-marketing construction is exactly the kind of thing I trust before I commit to anything</p>

<h2>My Conclusion</h2>

<p>Microfollic passed the test I bring to any product: a mechanism that makes sense, an execution low-friction enough to sustain, and an outcome I could actually measure. It does not over-promise &mdash; and in this category, restraint is a credibility signal. Over three months it delivered visibly fuller-looking hair and a routine worth keeping. At [PRICE], it is a sound investment in the way you show up. As both a skeptic and a user, that is the highest rating I give.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/a-skeptic-s-test-putting-microfollic-s-at-home-micro-infusion-system-through-my-own-scrutiny-2026-06-26-10-46-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/yolculuklari-kolay-hale-getirmek-tek-cantayla-seyahatin-ipuclari</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/yolculuklari-kolay-hale-getirmek-tek-cantayla-seyahatin-ipuclari</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>Yolculukları kolay hale getirmek: Tek çantayla seyahatin ipuçları</title>
      <description>Yalnızca el bagajıyla seyahat etmek, yolculuklarınızda eşsiz bir esneklik sağlayabilir. Bunun için temel ilke, acımasız bir şekilde valiz hazırlamak: çok işlevli giysilere öncelik verin ve sadece endişelendiğiniz için taşıdığınız eşyaları elden çıkarın.</description>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-28T10:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tek &ccedil;antayla seyahat, adından da anlaşılacağı gibi yalnızca bir &ccedil;antayla seyahat etmek anlamına geliyor: Check-in verilen bir bagaj değil yerine sadece kabin bagajı. &ldquo;Az &ccedil;oktur&rdquo; felsefesini benimseyenler i&ccedil;in bu yaklaşım, birden fazla valizi y&ouml;netme stresini ya da check-in bagajının u&ccedil;ağa y&uuml;klenip y&uuml;klenmediğini d&uuml;ş&uuml;nme kaygısını ortadan kaldırabilir. Ayrıca valizinizin banttan gelmesini kalabalık havalimanı terminallerinde beklemenize gerek kalmaz. Bu da yapmak istediğiniz şeylere daha fazla zaman ayırmanız anlamına gelir.</p>

<h2>Sadece tek &ccedil;antayla nasıl seyahat edilir?</h2>

<p>İyi bir &ccedil;anta se&ccedil;mekle başlayın. Sizin i&ccedil;in doğru &ccedil;anta, &ccedil;oğu zaman seyahat tarzınıza ve kişisel tercihinize bağlıdır. Genellikle tek &ccedil;antayla yapılacak seyahatlerde akla ilk sırt &ccedil;antaları gelir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ellerinizin serbest kalmasına izin vermesi b&uuml;y&uuml;k avantaj sağlar.&nbsp;</p>

<p>Dezavantajı ise sırt &ccedil;antalarının omuz ağrısına neden olabilmesi. Eğer daha az hareket gerektiren bir seyahate &ccedil;ıkıyorsanız kabin boy, tekerlekli bir valiz daha iyi bir se&ccedil;enek olabilir. Tek &ccedil;antayla seyahat i&ccedil;in kabin bagajı se&ccedil;erken dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da havayolu &ouml;l&ccedil;&uuml; sınırlamalarına uygun olup olmadığı.&nbsp;</p>

<h2>G&ouml;t&uuml;receklerinizi se&ccedil;erken acımasız olun</h2>

<p>Bir&ccedil;ok insan seyahatlerinde, yanlarında hi&ccedil; kullanmadıkları bir s&uuml;r&uuml; eşya taşırlar. Bunun en &ouml;nemli nedeni kontrol kaygısıdır; ihtiyacınızın &uuml;&ccedil; katı i&ccedil; &ccedil;amaşırı almak ya da &ldquo;Belki lazım olur&rdquo; diye gereksiz ekipman taşımak gibi. &Ouml;zel bir seyahate &ccedil;ıkmıyorsanız (&ouml;rneğin kendi ekipmanınızı getirmeniz gereken bir t&uuml;pl&uuml; dalış gezisi gibi), muhtemelen d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zden &ccedil;ok daha az eşya ile idare edebilirsiniz. Liste yaparken ger&ccedil;ekten neye ihtiyacınız olduğuna pragmatik şekilde yaklaşın ve ne kadar g&uuml;zel olsalar da bazı se&ccedil;eneklere ger&ccedil;ekten ihtiyacınız yok.</p>

<p>Birden fazla işe yarayan ya da birbiriyle kombinlenebilen &uuml;r&uuml;nler se&ccedil;in (kaps&uuml;l gardırop burada &ccedil;ok işe yarar). Her g&uuml;n i&ccedil;in farklı bir kıyafete ihtiyacınız yok. Sadece gideceğiniz yerde kullanacağınız ve d&ouml;nene kadar bitebilecek &uuml;r&uuml;nleri de gittiğiniz yerde satın alabilirsiniz.&nbsp;</p>

<h2>Daha akıllı paketleyin</h2>

<p>Ne kadar stratejik paketleme yaparsanız, &ccedil;antanıza o kadar &ccedil;ok şey sığdırabilirsiniz. Yer kazanmanın bir yolu, kıyafetleri katlamak yerine rulo yapmaktır. Bu onları daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve daha kompakt hale getirir (aynı zamanda kırışıklıkları da azaltır). Kıyafet dışındaki eşyalar i&ccedil;in (banyo malzemeleri, şarj cihazları ve kablolar gibi) &ccedil;eşitli keseler ve kilitli poşetler kullanılabilir. Yolculukta ne giydiğiniz de &ouml;nemli: daha kalın ve yer kaplayan par&ccedil;aları (&ouml;rneğin botlar veya kalın kazaklar gibi) u&ccedil;uşta giymek &ccedil;antada yer a&ccedil;ar.</p>

<p>Kozmetik ve kişisel bakım i&ccedil;in ama&ccedil;, rutininizi yalnızca ger&ccedil;ekten gerekli &uuml;r&uuml;nlerle sınırlamak ve b&uuml;y&uuml;k şişeleri seyahat boy kaplara aktarmaktır ya da doğrudan seyahat boy &uuml;r&uuml;nleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca her zaman &ccedil;antanızın i&ccedil;ine, varış noktasında g&uuml;nl&uuml;k geziler i&ccedil;in kullanmak &uuml;zere bir ufak &ccedil;anta koymak da yararlı olabilir.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yolculuklari-kolay-hale-getirmek-tek-cantayla-seyahatin-ipuclari-2026-06-24-15-34-42.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/sari-yaz-in-resimlerden-tasan-hikayesi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/sari-yaz-in-resimlerden-tasan-hikayesi</link>
      <category>İçerik Üreticileri</category>
      <title>“Sarı Yaz”ın resimlerden taşan hikayesi </title>
      <description>Frieze New York haftasında gerçekleştirilen sunumla izleyiciyle buluşan Sedef Gali’nin "Between Petals &amp; Unsent Letters-Gönderilmemiş Mektuplar Arasında” başlıklı yeni iş serisi şimdi de İstanbul’da izleyiciyle buluşuyor. Üstelik Beethoven’dan Kafkaya aşk mektuplarının yanı sıra sanatçının eylülde çıkaracağı novellası “Sarı Yaz”dan tuvallere yansıyan fısıltılarla…</description>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 11:13:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-23T11:13:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Bahri Akdağ ve eşi Sevgi Akdağ&rsquo;ın ge&ccedil;en yıl kapılarını a&ccedil;tığı B&uuml;y&uuml;kada&rsquo;daki Princes&rsquo; Palace Resort&rsquo;un i&ccedil;inde yer alan The Akdağ Grand Mansion her fır&ccedil;a darbesinde aşkın kavurucu duygularını yaprakların arasına saklayan Sedef Gali&rsquo;nin yeni iş serisine ev sahipliği yapıyor.&nbsp;</p>

<p>Doğrusu, bir mek&acirc;n, bir sergiyle bu kadar &ouml;rt&uuml;şebilirdi. Tesisin kalbinde yer alan, otantik detayları korunarak titizlikle rekonstr&uuml;kte edilen tarihi The Akdağ Grand Mansion k&ouml;şk&uuml;; her k&ouml;şesinde misafirlerini zamanda bir yolculuğa &ccedil;ıkararak ge&ccedil;mişin ihtişamını g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n modern dokunuşlarıyla buluştururken, Gali&rsquo;nin yeni iş serisi de Beethoven&rsquo;dan Kafka&rsquo;ya tarihin g&ouml;z&uuml;n&uuml;n i&ccedil;ine baktığı isimlerin aşk mektuplarından par&ccedil;aları kendi yazdığı hik&acirc;yesinden yansıyanlarla birlikte kompoze ediyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a84712aa-6356-434e-b113-cc3240fa3f89.jpeg" /></p>

<p>&ldquo;Aslında bu seriyi yalnızca resimler &uuml;zerinden d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Son yıllarda &uuml;zerinde &ccedil;alıştığım &ldquo;Sarı Yaz&rdquo; adlı hik&acirc;ye de benzer duygusal alanlardan besleniyor&rdquo; diyor&nbsp;&nbsp;Sedef Gali, eyl&uuml;lde bir novella &ccedil;ıkaracağını ilk kez Forbes T&uuml;rkiye ile paylaşırken. &ldquo;Farklı mecralarda &uuml;retilmiş olsalar da, ikisinin &ccedil;ıkış noktası aynı zamanın i&ccedil;inden kayıp giden anlar, yarım kalan duygular ve hafızanın geride bıraktığı izler. Sari yaz Ege&rsquo;de 15 Ağustos&rsquo;ta başlar. G&uuml;neş farklı bir yerden batar, &ccedil;i&ccedil;ekler altına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Sonbaharın habercisi, seni de, beni de yakar&rdquo; diye ekliyor, hik&acirc;yesinden bir pasajla bağlayarak. &nbsp;</p>

<p>Serginin &ouml;n izlemesinde, Gali ile birlikte gezmeye, ilk olarak kendisi i&ccedil;in yaptığı keten tuval &uuml;zerine yağlı boya &ccedil;alışması &ldquo;You can never love too much&rdquo;tan başlıyoruz.&nbsp;&nbsp;Bu 13 eserden oluşan serinin son resmi aslında. Ve &uuml;zerinde Kafka&rsquo;nın &ldquo;Milana&rsquo;ya Mektuplar&rdquo;ından se&ccedil;ilmiş kelimeler yer alıyor.&nbsp;</p>

<p>Kafka&rsquo;nın Milena&rsquo;ya yazdığı mektuplardaki &ouml;zlem ve ulaşılamama hissi, Beethoven&rsquo;ın &Ouml;l&uuml;ms&uuml;z Sevgili mektuplarındaki yoğun bağlılık ve hasret duygusu sanat&ccedil;ıyı &ouml;zellikle etkilemiş.&nbsp;</p>

<p>Metinleri birebir g&ouml;r&uuml;n&uuml;r şekilde sunmak yerine, katmanların arasında kısmen silinen, kaybolan veya yalnızca par&ccedil;aları hissedilen izler olarak kullanmayı tercih etmiş. Kelimelerin kendisinden &ccedil;ok, o kelimelerin taşıdığı duygusal y&uuml;kle ilgilendiğini belirtiyor.</p>

<p>Sedef Gali, bu seri i&ccedil;in farklı d&ouml;nemlerden başka sanat&ccedil;ıların, şairlerin ve d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rlerin yazışmalarını da incelemiş. Nihayetinde bu mektupları tarihsel belgeler olarak değil, insanın değişmeyen duygusal ihtiya&ccedil;larının izleri olarak ele almış.</p>

<p>Peki, g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde artık eskiye ait bir unsur sayılan mektubu son sergisinde merkeze alması bu seriyi romantik kılıyor mu? &ldquo;Belki romantik ama nostaljik anlamda değil&rdquo; şeklinde cevaplıyor sorumu Gali.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/9d1198f6-94ba-47a1-92ca-30bb6813329f.jpeg" /></p>

<p>&ldquo;Ben mektubu ge&ccedil;mişe ait bir iletişim bi&ccedil;imi olarak değil, d&uuml;ş&uuml;ncenin ve duygunun zamana yayıldığı bir alan olarak g&ouml;r&uuml;yorum. Bug&uuml;n her şey &ccedil;ok hızlı yaşanıyor; yazıyoruz, siliyoruz, g&ouml;nderiyoruz ve unutuyoruz. Oysa bir mektup beklemeyi, d&uuml;ş&uuml;nmeyi ve duyguyla baş başa kalmayı gerektiriyor. Bu seride ilgimi &ccedil;eken şey tam olarak bu yavaşlık h&acirc;liydi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bazı duyguların oluşabilmesi i&ccedil;in zamana ihtiya&ccedil; vardır. Dolayısıyla seriyi romantik olarak tanımlamak m&uuml;mk&uuml;n ama benim i&ccedil;in asıl mesele ge&ccedil;mişe &ouml;zlem değil; g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde giderek kaybettiğimiz duygusal derinliği yeniden g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılmak.</p>

<p>&ldquo;Between Petals and Unsent Letters&rdquo;ı oluşturan &ccedil;alışmaları tetikleyen ilham nerede başladı, nasıl baş g&ouml;sterdi, ister istemez merak ediyorum.</p>

<p>&ldquo;&Ccedil;ıkış noktası uzun zamandır pratiğimin merkezinde yer alan hafıza kavramı. Ancak bu kez hafızaya daha kişisel ve daha kırılgan bir yerden yaklaşmak istedim. Beni en &ccedil;ok etkileyen şey, insanların s&ouml;yleyemedikleri, yarım bıraktıkları ya da hi&ccedil;bir zaman g&ouml;nderemedikleri duygular oldu. B&uuml;y&uuml;kada&rsquo;da b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş biri olarak &ccedil;ocukluğumdan beri deniz, r&uuml;zg&acirc;r, kuruyan &ccedil;i&ccedil;ekler, eski kitaplar ve saklanan notlarla &ccedil;evrili bir d&uuml;nyam vardı. Zamanla fark ettim ki bazı duygular da tıpkı bunlar gibi kaybolmuyor; sadece bi&ccedil;im değiştiriyor. Serinin ilk n&uuml;vesi, g&ouml;r&uuml;n&uuml;r ile g&ouml;r&uuml;nmez arasında gidip gelen yazıları ilk kez resim y&uuml;zeyine taşıdığım &ccedil;alışmalarda ortaya &ccedil;ıktı. &Ouml;zellikle &ldquo;Between Petals and Unsent Letters&rdquo; serisinin erken d&ouml;nem işlerinde yazı artık okunacak bir metin olmaktan &ccedil;ıkıp bir hafıza izi h&acirc;line geldi. O noktadan sonra serinin b&uuml;t&uuml;n dili şekillenmeye başladı.&rdquo;</p>

<p>Organza ve ham, ge&ccedil;irgen y&uuml;zeyler &uuml;zerine &uuml;retilen yeni &ccedil;alışmalardan oluşan sergide kelimelere &ccedil;i&ccedil;ekler ve yapraklar eşlik ediyor. &ldquo;&Ccedil;i&ccedil;ekler benim işlerimde doğayı temsil etmekten &ccedil;ok hafızanın taşıyıcıları olarak yer alıyor&rdquo; diyerek anlatmaya başlıyor Sedef Gali. &ldquo;Bir &ccedil;i&ccedil;eğin en g&uuml;zel olduğu an aynı zamanda solmaya başladığı andır. Bu ge&ccedil;icilik fikri beni her zaman etkiledi. Yapraklar, kurumuş &ccedil;i&ccedil;ekler ve organik formlar zamanın y&uuml;zeyde bıraktığı izleri temsil ediyor. Serginin adındaki &ldquo;petals&rdquo; da tam olarak bunu vurguluyor. Bir &ccedil;i&ccedil;ek yaprağı ne kadar kırılgansa, insanın hatıraları da o kadar kırılgan. Buna rağmen ikisi de beklenmedik bi&ccedil;imlerde kalıcılık kazanabiliyor.&rdquo;</p>

<p><img alt="Sedef Gali (solda) ve Esra Aysan" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/1236fea2-94bd-4f15-82bf-d2df03c3404c.jpeg" /></p>

<p>Bir&ccedil;ok işte metinlerin tamamen g&ouml;r&uuml;n&uuml;r olduğunu s&ouml;ylemek zor. Bazıları organze katmanların arkasında kalıyor, bazıları boya y&uuml;zeyinin i&ccedil;inde neredeyse silinmiş durumda. Ayrıca ışık da serginin &ouml;nemli bir par&ccedil;ası. G&uuml;n&uuml;n farklı saatlerinde işler farklı bi&ccedil;imlerde g&ouml;r&uuml;nmeye başlıyor. Bazı yazılar ve detaylar yalnızca belirli a&ccedil;ılardan fark ediliyor.</p>

<p>Bu y&uuml;zden izleyicilerin eserlerin karşısında biraz zaman ge&ccedil;irmesini sevdiğini s&ouml;yl&uuml;yor sanat&ccedil;ı. &ldquo;İlk bakışta g&ouml;r&uuml;nen şeyle birka&ccedil; dakika sonra ortaya &ccedil;ıkan aynı olmuyor. Aslında bu da serginin temel fikriyle ilişkili: Hafıza hi&ccedil;bir zaman kendini bir anda ele vermez; yavaş yavaş a&ccedil;ılır. Bu serideki katmanlar yalnızca fiziksel katmanlar değil; aynı zamanda hafızanın katmanları. İnsan hi&ccedil;bir anıyı tek bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; olarak hatırlamaz. Hatırladığımız şeyler zamanla değişir, &uuml;zerlerine yeni duygular, yeni deneyimler ve yeni anlamlar eklenir. Ben de resimlerimi benzer bir şekilde inşa ediyorum. Boya, yazı, organze ve dokular &uuml;st &uuml;ste geldik&ccedil;e y&uuml;zey bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; olmaktan &ccedil;ıkıp bir hafıza alanına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.&rdquo;</p>

<p>B&ouml;yle bakıldığında, &ldquo;Between Petals and Unsent Letters&rdquo; sanat&ccedil;ı i&ccedil;in aslında biraz da suya yazılmış yazılar niteliğinde. &ldquo;Beni her zaman etkileyen şey, bazı duyguların ne kadar yoğun yaşanırsa yaşansın zaman i&ccedil;inde yavaş&ccedil;a silinmesi. Bir mektubun m&uuml;rekkebinin dağılması, bir &ccedil;i&ccedil;eğin kuruması ya da bir anının yıllar i&ccedil;inde bulanıklaşması gibi. İşlerimdeki katmanlar bu ge&ccedil;icilik hissini taşıyor. Bazı yazılar g&ouml;r&uuml;n&uuml;rken bazıları kayboluyor; bazı izler belirginleşirken bazıları neredeyse tamamen yok oluyor. Tıpkı hafızanın &ccedil;alışma bi&ccedil;imi gibi. Bu nedenle sergideki şeffaf y&uuml;zeyler ve yarı g&ouml;r&uuml;n&uuml;r metinler benim i&ccedil;in estetik bir tercih olmanın &ouml;tesinde, zamanın ve hatırlamanın g&ouml;rsel karşılıkları. İzleyici bir katmanın arkasında başka bir katman olduğunu hissediyor, ancak hi&ccedil;bir zaman b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle ulaşamıyor. Hafıza da b&ouml;yledir; bize kendisini hi&ccedil;bir zaman tam olarak teslim etmez.&rdquo;</p>

<p>Ger&ccedil;ek şu ki, aşk ve romantizm bu serinin &ouml;nemli bileşenleri. Ancak sanat&ccedil;ı idealize edilmiş bir aşk fikrinden &ccedil;ok, insanın i&ccedil;inde taşıdığı duyguların kırılganlığıyla &ouml;rt&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor romantizmi.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/97474219-a390-41b5-9b62-2d80cc854a62.jpeg" /></p>

<p>&ldquo;G&ouml;nderilememiş bir mektup, s&ouml;ylenememiş bir c&uuml;mle ya da yıllar sonra bile hatırlanan bir his. Bunlar bana g&ouml;re insan deneyiminin en evrensel katmanları&rdquo; şeklinde &ouml;zetliyor bakış a&ccedil;ısını ve ekliyor: &ldquo;Pratiğimi &ccedil;oğu zaman lirik ekspresyonizme yakın hissediyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; işlerimde anlatı doğrudan kurulmaz; duygular, izler, lekeler ve katmanlar aracılığıyla ortaya &ccedil;ıkar. Resimlerimdeki jestler, yazılar ve organik formlar belirli bir hik&acirc;yeyi anlatmaktan &ccedil;ok, bir duygunun geride bıraktığı titreşimi g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılmaya &ccedil;alışır. Bu seride de mektuplar, &ccedil;i&ccedil;ekler ve katmanlar birer nesne değil; zaman, hafıza, aşk ve kayıp &uuml;zerine kurulan şiirsel bir dilin par&ccedil;aları olarak var oluyor.&rdquo;</p>

<p>Sizi şehirden uzaklaştıracak ayrıcalıklı bir B&uuml;y&uuml;kada gezmesi de hediye edecek sergi Marmara Denizi&rsquo;ni g&ouml;rkemli doğasıyla selamlayan Princes&#39; Palace Resort&rsquo;ta 13 Temmuz&rsquo;a kadar g&ouml;r&uuml;lebilir.&nbsp;<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sari-yaz-in-resimlerden-tasan-hikayesi-2026-06-23-14-19-29.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/beklenen-duzenleme-yururluge-girdi-analik-ve-babalik-izinlerinde-sureler-uzatildi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/beklenen-duzenleme-yururluge-girdi-analik-ve-babalik-izinlerinde-sureler-uzatildi</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Beklenen düzenleme yürürlüğe girdi, analık ve babalık izinlerinde süreler uzatıldı</title>
      <description>1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile çalışma hayatını yakından ilgilendiren önemli değişiklikler yürürlüğe girdi. Düzenlemeler kapsamında analık ve babalık izin süreleri de uzatıldı.</description>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:10:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-23T09:10:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın &ccedil;alışanlar 4857 sayılı İş Kanunu&#39;nun 74. maddesi uyarınca doğumdan &ouml;nce 8 hafta, doğumdan sonra ise 8 hafta olmak &uuml;zere toplam 16 hafta doğum izni kullanabiliyordu. &Ccedil;oğul gebeliklerde ise doğum &ouml;ncesindeki 8 haftalık s&uuml;reye 2 hafta daha ekleniyordu.</p>

<p>7578 sayılı Kanun ile 1 Mayıs 2026 itibarıyla y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe giren yeni d&uuml;zenleme kapsamında, daha &ouml;nce 8 hafta olan doğum sonrası izin s&uuml;resi 16 haftaya &ccedil;ıkarıldı. B&ouml;ylece tekil gebeliklerde doğum &ouml;ncesi 8 hafta ve doğum sonrası 16 hafta olmak &uuml;zere toplam 24 haftalık izin hakkı tanındı. &Ccedil;oğul gebeliklerde ise doğum &ouml;ncesi izin s&uuml;resi 10 hafta, doğum sonrası izin s&uuml;resi 16 hafta olarak belirlenirken toplam izin s&uuml;resi 26 haftaya y&uuml;kseldi.</p>

<p>&Ouml;te yandan daha &ouml;nce doktor onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar &ccedil;alışılabilirken, yeni d&uuml;zenlemeyle bu s&uuml;re doğuma 2 hafta kalıncaya kadar uzatıldı. Kadın &ccedil;alışanların bu d&ouml;nemde &ccedil;alıştıkları s&uuml;reler ise doğum sonrası izin s&uuml;resine eklenmeye devam edecek.</p>

<p>Yeni d&uuml;zenleme ayrıca analık izin s&uuml;resi sona ermiş olmasına rağmen 1 Nisan 2026 itibarıyla doğum tarihinden itibaren 24 haftalık s&uuml;reyi hen&uuml;z tamamlamamış kadın &ccedil;alışanları da kapsıyor. Buna g&ouml;re, 7578 sayılı Kanun&#39;un y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girdiği tarihten itibaren 10 iş g&uuml;n&uuml; i&ccedil;inde talepte bulunan kadın &ccedil;alışanlara 8 hafta ek analık izni verilecek.</p>

<h2>Babalık izni</h2>

<p>23 Nisan 2015 tarihinde y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe giren 6645 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu&#39;na eklenen Ek 2. madde kapsamında babalık izni 5 g&uuml;n olarak uygulanıyordu. Bu d&uuml;zenleme &ouml;ncesinde ise babalık iznine ilişkin yasal bir hak bulunmuyordu.</p>

<p>Yeni d&uuml;zenlemeyle babalık izni s&uuml;resinde de artışa gidildi. Buna g&ouml;re babalık izni 5 g&uuml;nden 10 g&uuml;ne &ccedil;ıkarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/beklenen-duzenleme-yururluge-girdi-analik-ve-babalik-izinlerinde-sureler-uzatildi-2026-06-23-12-17-10.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/dikkat-ceken-arastirma-ozempic-siddet-egilimini-azaltiyor-mu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/dikkat-ceken-arastirma-ozempic-siddet-egilimini-azaltiyor-mu</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>Dikkat çeken araştırma: Ozempic şiddet eğilimini azaltıyor mu?</title>
      <description>Rutgers Üniversitesi’nin araştırması kilo verme ve diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının şiddet davranışlarını da azaltabileceğine işaret ediyor. Bilim insanları, ilaçların dürtüden eyleme giden süreci zayıflatarak bilişsel davranışçı terapiye benzer etkiler yaratabileceğini düşünüyor.</description>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:50:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-18T09:50:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Criminology dergisinde yayımlanan ve Rutgers &Uuml;niversitesi araştırmacıları tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;len bir &ccedil;alışmaya g&ouml;re Ozempic ve Wegovy gibi GLP-1 ila&ccedil;ları, mevcut kullanıcılar arasında şiddet i&ccedil;eren su&ccedil; davranışı riskini azaltabiliyor. Araştırmacılar, bu ila&ccedil;ların bir t&uuml;r &ldquo;bilişsel davranış&ccedil;ı terapi&rdquo; gibi &ccedil;alışabileceğini &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yor.</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; Araştırmacılar d&uuml;rt&uuml;sellik ile şiddet i&ccedil;eren davranış arasındaki ilişkinin, mevcut GLP-1 kullanıcılarında eski kullanıcılara kıyasla y&uuml;zde 62 daha zayıf olduğunu buldu. Alkol kullanımı ile şiddet i&ccedil;eren davranış arasındaki ilişki ise mevcut GLP-1 kullanıcılarında y&uuml;zde 52 daha zayıftı.</p>

<p>&bull; Ankete katılanlar, kavga, saldırı ve soygun gibi eylemleri kapsayan şiddet i&ccedil;eren davranışlarını kendileri beyan ettiler.</p>

<p>&bull; Araştırmacılar, 2025 yılında ABD&rsquo;de 7 bin 521 yetişkin &uuml;zerinde yapılan bir &ccedil;alışmanın verilerini analiz etti ve daha &ouml;nce herhangi bir GLP-1 ilacı kullanmış olan 821 kişiye odaklandı.</p>

<p>&bull; Rutgers &Uuml;niversitesi Camden Kamp&uuml;s&uuml;&rsquo;nde ceza adaleti alanında yardımcı do&ccedil;ent ve &ccedil;alışmanın ortak yazarlarından Christopher Thomas, bulguların &ldquo;bu ila&ccedil;ların bilişsel davranış&ccedil;ı terapi gibi &ccedil;alıştığı; d&uuml;rt&uuml;selliği tamamen ortadan kaldırmak yerine d&uuml;rt&uuml;den eyleme giden yolu zayıflattığı&rdquo; g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yle tutarlı olduğunu s&ouml;yledi.</p>

<p>&bull; Araştırmacılar, bulguların nedensellik g&ouml;stermediğini ve GLP-1 ila&ccedil;larının şiddet riskini azaltıp azaltmadığının anlaşılması i&ccedil;in daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurguladı.&nbsp;</p>

<p>&bull; &Ccedil;alışmanın baş yazarı ve Rutgers Halk Sağlığı Okulu b&uuml;nyesindeki New Jersey Silahlı Şiddet Araştırma Merkezi&rsquo;nin araştırma direkt&ouml;r&uuml; Daniel Semenza, bu ila&ccedil;lar daha yaygın hale geldik&ccedil;e kullanıcı davranışları ve kamu g&uuml;venliği &uuml;zerindeki etkilerinin incelenmeye devam edilmesinin &ouml;nemli olduğunu belirtti.</p>

<h2>GLP-1 ila&ccedil;larının etkileri</h2>

<p>GLP-1 ila&ccedil;ları başlangı&ccedil;ta diyabet tedavisi i&ccedil;in daha sonra ise obezite tedavisi i&ccedil;in ABD Gıda ve İla&ccedil; Dairesi (FDA) tarafından onaylanmıştı. Kullanımlarının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, başka potansiyel sağlık faydalarıyla da ilişkilendirilmeye başlandılar. GLP-1 ila&ccedil;larının bazı t&uuml;rleri uyku apnesi, ileri d&uuml;zey karaciğer hastalığı, b&ouml;brek hastalığı tedavisi ve kalp krizi riskinin azaltılması gibi alanlarda da onay aldı. Bazı &ccedil;alışmalar, GLP-1 kullanımının alkol isteğini ve madde kullanım bozukluğu geliştirme riskini azaltabileceğini g&ouml;sterdi.</p>

<p>Bununla birlikte, GLP-1 ila&ccedil;ları mide bulantısı, yorgunluk ve &ccedil;eşitli gastrointestinal belirtiler gibi yan etkilerle de ilişkilendirildi. Mart ayında FDA, Ozempic&rsquo;in &uuml;reticisi olan Novo Nordisk şirketine bir uyarı g&ouml;ndererek, ilaca bağlı olabilecek bazı ciddi yan etkileri bildirmediğini &ouml;ne s&uuml;rd&uuml;. Bu yan etkiler arasında &uuml;&ccedil; &ouml;l&uuml;m vakası ve intihar d&uuml;ş&uuml;nceleri de bulunuyordu.</p>

<h2>Arka plan</h2>

<p>GLP-1 ila&ccedil;larının kullanımı son yıllarda hızla arttı. Ekim ayında yapılan bir Gallup anketi, kilo verme amacıyla GLP-1 kullanımının 2024&rsquo;&uuml;n başından bu yana iki kattan fazla arttığını ortaya koydu. Katılımcıların y&uuml;zde 12&rsquo;den biraz fazlası bu ama&ccedil;la bir GLP-1 ilacı kullandığını belirtti. GLP-1 ila&ccedil;ları aynı zamanda hızla gelişmeye devam ediyor. Aralık ayında Novo Nordisk, Wegovy&rsquo;nin tablet formu i&ccedil;in onay aldı. Bu &uuml;r&uuml;n, ağız yoluyla alınan ilk GLP-1 ilacı oldu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dikkat-ceken-arastirma-ozempic-siddet-egilimini-azaltiyor-mu-2026-06-18-12-56-35.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/iran-savasinin-kuresel-ekonomideki-etkileri-kalici-mi-olacak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/iran-savasinin-kuresel-ekonomideki-etkileri-kalici-mi-olacak</link>
      <category>Küresel Ekonomi</category>
      <title>İran savaşının küresel ekonomideki etkileri kalıcı mı olacak?</title>
      <description>İran savaşı sona erse de etkileri enerji fiyatlarından ticaret rotalarına, enflasyondan küresel güç dengelerine kadar uzanıyor. Enerji piyasalarında dengeler değişirken, yenilenebilir enerji ve Çin'in yükselişi küresel güç haritasını yeniden şekillendiriyor.</description>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 09:08:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-18T09:08:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki anlaşma, Basra K&ouml;rfezi&#39;ndeki şiddet dalgalarının ve enerji sevkiyatı ile ticaretteki yıkıcı aksaklıkların sona ermesinin &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıyor. Ancak ABD ve İsrail&#39;in 28 Şubat&#39;ta İran&#39;ı bombalamaya başlamasından &ouml;nce ekonomilerin kaldıkları yerden devam etmesi beklenmemeli. Savaş, geri d&ouml;nd&uuml;r&uuml;lmesi zor değişimleri harekete ge&ccedil;irdi.</p>

<h2>K&uuml;resel enerji d&uuml;zeni yeniden şekilleniyor</h2>

<p>Orta Doğu&#39;dan petrol ve gaz sevkiyatlarının neredeyse durma noktasına gelmesi ve fiyatların sı&ccedil;raması, g&uuml;&ccedil; dengelerinde değişime yol a&ccedil;ıyor. K&ouml;rfez&#39;den Amerika kıtasına kadar enerji &uuml;reticileri hakimiyetlerini korumak ya da artırmak i&ccedil;in m&uuml;cadele ederken, m&uuml;şteriler bağımlılıklarını azaltmaya ve arz g&uuml;venliklerini sağlamlaştırmaya &ccedil;alışıyor. Sonu&ccedil; olarak enerji piyasası değişirken aynı zamanda enerji oyuncuları değişiyor.</p>

<p>Asya, Avrupa ve ithal enerjiye bağımlı diğer b&ouml;lgelerdeki &uuml;lkelerin derin kırılganlığı, alternatif enerji kaynakları arayışını hızlandırıyor. G&uuml;ney Kore ve Japonya gibi bazı yerlerde bu durum, k&ouml;m&uuml;r gibi daha kirletici yakıtların kullanımının artmasına yol a&ccedil;tı. Ancak daha uzun vadede, yalnızca d&ouml;rt yıl i&ccedil;inde yaşanan ikinci enerji şoku olan bu gelişme g&uuml;neş ve r&uuml;zgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına ve n&uuml;kleer enerjiye ge&ccedil;işi hızlandırabilir.</p>

<p>Londra merkezli enerji araştırma grubu Ember&#39;den Daan Walter&#39;a g&ouml;re elektrikli batarya teknolojisi ve verimliliğindeki gelişmeler, bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; Rusya&#39;nın 2022&#39;de Ukrayna&#39;yı işgalinin yarattığı k&uuml;resel enerji şokuna kıyasla daha uygulanabilir hale getiriyor. &Ouml;rneğin bir&ccedil;ok yerde elektrikli ara&ccedil;lar giderek daha erişilebilir fiyatlara sahip oluyor. Ayrıca nisan ayında, r&uuml;zgar ve g&uuml;neş enerjisi ilk kez k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte doğalgazdan daha fazla elektrik &uuml;retti. Walter, &quot;Bu b&uuml;y&uuml;k bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m. Beş yıl &ouml;nce ancak rekabet edebilen teknolojiler, bug&uuml;n neredeyse a&ccedil;ık şekilde daha ucuz hale geldi&quot; dedi.&nbsp;</p>

<h2>Dengeler değişti</h2>

<p>Ayrıca yenilenebilir enerji yatırımları da daha cazip hale geldi artık yatırımın geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; 30 yıl yerine yaklaşık iki yıl i&ccedil;inde alınabiliyor. &Uuml;reticiler arasındaki ilişkiler de değişiyor. Savaş, Birleşik Arap Emirlikleri ile Suudi Arabistan arasındaki gerilimleri artırdı ve Emirliklerin OPEC Plus petrol kartelinden ayrılmasına yol a&ccedil;tı. Bu ayrılığın etkisi, b&ouml;lgedeki petrol &uuml;retimi yeniden arttığında tam olarak hissedilecek. Ancak zayıflamış bir Petrol İhra&ccedil; Eden &Uuml;lkeler &Ouml;rg&uuml;t&uuml; (OPEC), petrol piyasalarındaki oynaklığı artırabilir. Bu ayrılık aynı zamanda Suudileri Rusya&#39;ya daha da yakınlaştırdı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu ay St. Petersburg&#39;daki bir ekonomi forumunda Suudi Arabistan&#39;ı &quot;onur konuğu&quot; olarak ağırladı.</p>

<p>ABD&#39;den sonra d&uuml;nyanın ikinci b&uuml;y&uuml;k ham petrol ve doğalgaz &uuml;reticisi olan Rusya, savaş sayesinde başka a&ccedil;ılardan da g&uuml;&ccedil;lendi. Trump y&ouml;netimi, Rusya&#39;ya uygulanan yaptırımları ge&ccedil;ici olarak kaldırarak Moskova&#39;nın ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir d&ouml;nemde petrol ihracatından elde ettiği k&acirc;rları artırmasına olanak sağladı. Atlantik Okyanusu&#39;nun diğer tarafında ise Brezilya, Venezuela, Kolombiya, Arjantin ve Guyana, d&uuml;nyanın alternatif tedarik&ccedil;ilere y&ouml;nelmesiyle petrol &uuml;retim kapasitelerini artırıyor.</p>

<h2>&Ccedil;in kazan&ccedil;lı &ccedil;ıktı</h2>

<p>Enerji ağlarını genişletme ve &ccedil;eşitlendirme &ccedil;abaları savaş sona erdikten sonra da devam edecek ve yenilenebilir enerjide beklenen b&uuml;y&uuml;meden en fazla fayda sağlamaya hazır &uuml;lke &Ccedil;in. &Ccedil;in r&uuml;zgar t&uuml;rbinleri, y&uuml;ksek gerilim kabloları, transformat&ouml;rler, g&uuml;neş panelleri, bataryalar ve enerji akışlarını y&ouml;neten yazılımlar &uuml;retiminde d&uuml;nyanın geri kalanının &ccedil;ok &ouml;n&uuml;nde bulunuyor. Diğer &uuml;lkelerin g&uuml;venilir enerji arzına sahip olmasını sağlamadaki artan rol&uuml;, &Ccedil;in&#39;in stratejik etkisini ve &ouml;nemini de artırıyor.</p>

<p>K&uuml;resel enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie&#39;nin analistleri, &quot;&Ccedil;in a&ccedil;ık ara kazanan gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor&quot; sonucuna vardı. Trump y&ouml;netiminin yenilenebilir enerji projelerini durdurmaya y&ouml;nelik agresif politikaları ABD&#39;nin bu k&uuml;resel rekabetten fiilen &ccedil;ekildiği ve sanayi ile teknoloji alanındaki avantajı en b&uuml;y&uuml;k rakibine bıraktığı anlamına geliyor. Ekonomik avantajlar jeopolitik avantajlarla da pekişiyor. Savaş, ABD ile Avrupa&#39;daki uzun s&uuml;reli m&uuml;ttefikleri arasındaki ayrılığı derinleştirdi ve &Ccedil;in&#39;e uluslararası liderlik rol&uuml;n&uuml; genişletmek i&ccedil;in yeni bir fırsat sundu.</p>

<h2>G&uuml;veni yeniden inşa etmek</h2>

<p>Basra K&ouml;rfezi&#39;nden petrol, doğalgaz ve diğer y&uuml;klerin taşındığı tek deniz yolu olan H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nda gemi trafiğinin yeniden tamamen serbest hale gelip gelmeyeceği belirsiz. İran, uluslararası anlaşmaları ihlal edebilecek olsa da boğazdan ge&ccedil;en gemilerden &uuml;cret alınmasını g&uuml;ndeme getirdi. B&ouml;yle bir uygulama resmileşmese bile İran, istediği zaman ticareti aksatabileceğini g&ouml;sterdi. Bu da riskleri ve maliyetleri artırıyor. Uluslararası Para Fonu&#39;nun eski baş ekonomisti Maurice Obstfeld, &quot;Boğazın, alıştığımız kesin serbest ge&ccedil;iş ortamına bir daha d&ouml;neceğini sanmıyorum&quot; dedi.</p>

<p>Benzer şekilde b&ouml;lgedeki barış, istikrar ve artan refaha duyulan g&uuml;ven de sarsıldı. Obstfeld, &quot;K&ouml;rfez ekonomilerinin dinamizmi, g&ouml;sterdikleri kırılganlık nedeniyle zarar g&ouml;rebilir&quot; dedi ve bunun &quot;İran&#39;ın b&ouml;lgedeki n&uuml;fuzunu artırdığını&quot; ekledi. İran, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer komşularına insansız hava ara&ccedil;ları ve f&uuml;zeler fırlattı. Katar&#39;ın doğalgaz sahalarında meydana gelen hasar geniş &ccedil;aplıydı ve sıvılaştırılmış doğalgaz ihracat kapasitesinin y&uuml;zde 17&#39;sini etkiledi. Suudi Arabistan&#39;da ise bir petrokimya tesisi bombalandı.</p>

<p>Kendisini k&uuml;resel bir finans merkezi, ticaret merkezi ve turizm destinasyonu olarak konumlandıran Birleşik Arap Emirlikleri a&ccedil;ısından bakıldığında, beş yıldızlı otellerine, veri merkezlerine ve bir n&uuml;kleer tesise y&ouml;nelik saldırılar ziyaret&ccedil;ileri ve yatırımcıları uzaklaştırabilir. ABD a&ccedil;ısından ise Trump&#39;ın İran&#39;la savaşı tetikleme kararı ve kaotik politika yapım tarzı, Washington&#39;ın k&uuml;resel d&uuml;zeni ve ticareti s&uuml;rd&uuml;rme konusundaki isteği ve kapasitesine olan g&uuml;veni daha da zayıflattı.</p>

<h2>&quot;Ekonomi daha kırılgan hale gelecek&quot;</h2>

<p>D&uuml;nya Bankası ekonomistleri yılın başında verileri incelemeye başladıklarında hoş bir s&uuml;rprizle karşılaşmışlardı. Bankanın baş ekonomisti Indermit Gill, &quot;Ocak ve şubat arasında tahminlerimizi yukarı y&ouml;nl&uuml; revize etmeyi d&uuml;ş&uuml;nmeye başlamıştık &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&ouml;r&uuml;n&uuml;m &ccedil;ok iyiydi. Enflasyon d&uuml;ş&uuml;yordu, b&uuml;y&uuml;me hızlanıyordu, ticaret darbeler almıştı ama ayakta kalmayı başarıyordu&quot; ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Artık durum farklı. Banka kısa s&uuml;re &ouml;nce ekonomik g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; aşağı y&ouml;nl&uuml; revize etti. K&uuml;resel b&uuml;y&uuml;menin 2025&#39;teki y&uuml;zde 2,9 seviyesinden bu yıl y&uuml;zde 2,5&#39;e d&uuml;şmesini bekliyor. Enflasyon da yeniden y&uuml;kselmeye başladı. ABD&#39;de enflasyon &uuml;st &uuml;ste &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ay artarak mayıs ayında yıllık y&uuml;zde 4,2&#39;ye ulaştı. Wall Street artık faiz indirimi beklemek yerine, ABD Merkez Bankası&#39;nın bu yıl en az bir kez faiz artırmasını bekliyor. Ge&ccedil;en hafta Avrupa Merkez Bankası faizleri y&uuml;zde 2,25&#39;e y&uuml;kseltti. Banka, &quot;Orta Doğu&#39;daki savaş enflasyonist baskılar yaratıyor&quot; a&ccedil;ıklamasını yaptı.</p>

<p>Y&uuml;ksek faiz oranlarının, zaten devasa kamu bor&ccedil;ları biriktirmiş ve gelirlerinin giderek daha b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; yalnızca faiz &ouml;demelerine ayıran hem zengin hem de yoksul &uuml;lkeler &uuml;zerinde ciddi uzun vadeli etkileri bulunuyor. H&uuml;k&uuml;metler y&uuml;ksek enerji fiyatlarıyla m&uuml;cadele eden hane halklarına destek sağladık&ccedil;a ve artan g&uuml;venlik tehditleriyle başa &ccedil;ıkmak i&ccedil;in asker&icirc; b&uuml;t&ccedil;elerini y&uuml;kselttik&ccedil;e, bu b&uuml;t&ccedil;e baskıları daha da artacak. Krizden en ağır darbeyi alan Asya ekonomileri, İran savaşının etkilerinden ekonomilerini ve mali yapılarını kurtarmaya &ccedil;alışırken Asya Kalkınma Bankası&#39;na acil kredi başvurularında bulunmaya başladı. Gill, &quot;D&uuml;nya ekonomisi daha gergin ve daha kırılgan hale gelecek&quot; dedi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/iran-savasinin-kuresel-ekonomideki-etkileri-kalici-mi-olacak-2026-06-18-12-14-43.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/frankie-de-rekabet-mutfakla-mekan-arasinda</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/frankie-de-rekabet-mutfakla-mekan-arasinda</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Frankie’de rekabet mutfakla mekan arasında </title>
      <description>Bazı şefler tabaklarıyla "beni izleyin" der, Hakan Çabuk ise "yemeğinizi keyifle yiyin" diyenlerden. Uzun yıllar Bodrum Maça Kızı’nda harikalar yaratan Şef Hakan Çabuk’un yeni adresi Frankie.</description>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:11:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-17T14:11:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Galataport&rsquo;ta Boğaz ve tarihi yarımada manzarasıyla İstanbul&rsquo;un en iyi teraslarından birine sahip olan Frankie&rsquo;nin yaz men&uuml;s&uuml;n&uuml; hazırlayan &Ccedil;abuk&rsquo;un mutfak dilinde ağır soslar, karmaşık tabaklar, zorlama karışımlar yok. Bunun yerine iyi &uuml;r&uuml;n, iyi pişirme, g&ouml;sterişten uzak ve saf lezzete odaklı zarif tabaklar var.&nbsp;</p>

<p><img alt=" Şef Hakan Çabuk" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/65329e31-6008-4fc3-a4ee-55d9e10e97df.jpg" />Akdeniz ve Asya mutfaklarından ilham alan yeni men&uuml;, mevsimselliği merkeze alan yaklaşımı, yerel &uuml;reticiye sadık &uuml;r&uuml;nleri ile iyi yemeğin ana omurgasını zaten oluşturuyor. Ne var ki esas hamle bu &uuml;r&uuml;nleri bir orkestra şefi gibi y&uuml;ksek uyumla bir araya getirmek ve en iyi sonucu verecek şekilde pişirmek -Hakan &Ccedil;abuk bunu son derece iyi yapan bir şef.&nbsp;</p>

<p>Urla enginarının, zeytinyağı, baharatlar ve &ccedil;ok az parmesan ile &lsquo;sous vide&rsquo; y&ouml;ntemiyle 93 derecede iki bu&ccedil;uk saat piştiğinde aldığı hal, tabağın &ouml;n&uuml;nde şapka &ccedil;ıkaracak t&uuml;rden mesela. T&uuml;rk mutfağında pek kullanılmayan, bu y&uuml;zden balık&ccedil;ıların tutmaktan imtina ettiği aslan balığının bu men&uuml;de yer almasının getirdiği a&ccedil;ılım ise sadece yeni bir lezzet değil, deniz canlılarının korunması i&ccedil;in de &ouml;nemli.</p>

<p>Zira son derece yırtıcı bu balık, diğerlerine rahat vermeyen bir t&uuml;r. Onun mutfağa girmesi ise denizlerdeki pop&uuml;lasyonun dengesi i&ccedil;in &ouml;nemli sonu&ccedil;lar doğurabilir. Rezene, kavun, &ccedil;iğ badem ve zarif aquachile sos ile tatlandırılan &ldquo;aslan balığı ceviche&rdquo; başlangı&ccedil; i&ccedil;in es ge&ccedil;ilmeyecek bir lezzette...</p>

<p>Şef Hakan &Ccedil;abuk&rsquo;un Frankie i&ccedil;in hazırladığı &ldquo;MediterrAssian&rdquo; mutfağı deniz &uuml;r&uuml;nleriyle sınırlı kalmıyor. Kuzu pirzoladan dana kaburgaya, &Ccedil;abuk&rsquo;un yorumuyla kırmızı etlere de yer verilmiş. Bodrum &ndash; Akdeniz rafineliğini, Frankie&rsquo;nin &ccedil;ağdaş kimliğiyle ve kontroll&uuml; Asya dokunuşlarıyla birleştiren, g&ouml;sterişten &ccedil;ok lezzete odaklanan Hakan &Ccedil;abuk&rsquo;un rakibi ise mekanın kendisi olabilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Frankie&rsquo;nin terası başrol&uuml; yemeklerden kapabilecek g&uuml;&ccedil;te. Yemek sonrası m&uuml;ziğin artan ritmi, imza kokteyller ve manzarasıyla uzun yaz geceleri i&ccedil;in iyi bir alternatif burası. &nbsp;<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/frankie-de-rekabet-mutfakla-mekan-arasinda-2026-06-17-17-17-19.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/insanlar-neden-uykularinda-konusur</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/insanlar-neden-uykularinda-konusur</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>İnsanlar neden uykularında konuşur?</title>
      <description>İnsanların büyük bölümü hayatlarının bir döneminde uykusunda konuşuyor. Bilim insanlarına göre uykuda konuşma beynin rüyalar, anılar ve duygular arasında sürdürdüğü gece mesaisinin dışa sızan izlerinden biri olabilir.</description>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 12:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-21T12:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her gece uykuya yattığınızda farkındalığınızı azaltır, d&uuml;nyayla olan bağınız gevşer ve her biri kendine &ouml;zg&uuml; n&ouml;rolojik imzaya sahip uyku evrelerinden oluşan koreografi i&ccedil;inde bir d&ouml;ng&uuml; başlar. &Ccedil;oğu zaman v&uuml;cudunuz da buna uyum sağlar. Kaslarınız gevşer. G&ouml;zleriniz kapalı g&ouml;z kapaklarının ardında hareket eder. Genellikle de sessizin &ccedil;ıkmaz. Resmi adıyla somniloqui (uykuda konuşma), Latince somnus (uyku) ve loqui (konuşmak) kelimelerinden t&uuml;remiştir ve insan uykusundaki en yaygın davranışlardan biridir. Bin yetişkin &uuml;zerinde yapılan geniş kapsamlı bir epidemiyolojik &ccedil;alışma, katılımcıların y&uuml;zde 66&rsquo;sının hayatlarının bir d&ouml;neminde uykuda konuştuğunu, yaklaşık y&uuml;zde 17&rsquo;sinin ise yalnızca son &uuml;&ccedil; ay i&ccedil;inde uykusunda konuştuğunu ortaya koymuştur. &Ccedil;ocuklarda bu durum daha da yaygın: K&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocukların yaklaşık yarısının uykuda konuştuğu bildiriliyor ve bu oran genellikle yaş ilerledik&ccedil;e azalıyor.</p>

<h2>Uykuda konuşmanın iki t&uuml;r&uuml;</h2>

<p>Somniloquiyi ilgin&ccedil; ve uyku araştırmacıları a&ccedil;ısından ger&ccedil;ekten faydalı kılan şey, her seferinde aynı şekilde ortaya &ccedil;ıkmaması. Bunun n&ouml;robilimi tamamen kişinin hangi uyku evresinde bulunduğuna bağlı. REM dışı (NREM) uykuda, &ouml;zellikle 2. ve 3. evrelerde, beyin yavaş ve ritmik dalgalar halinde salınır. Bunlar boşluk ya da tamamen hareketsizlik d&ouml;nemleri değildir. Engelleyici &ldquo;aşağı durumlar&rdquo; ile uyarıcı &ldquo;yukarı durumlar&rdquo; arasında gidip gelirler.</p>

<p>Bazen bir yukarı durum, konuşma motor b&ouml;lgelerinde yeterince g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve yeterince yerel hale gelir; b&ouml;ylece tam bir uyanıklık yaratmadan gırtlağı, dili ve dudakları kısa s&uuml;reliğine etkinleştirir. Kişi uyumaya ve farkında olmamaya devam eder. Beyin yalnızca istemsiz bir motor aktivite komutu vermiştir. Araştırmacılar bu durumu &ldquo;motor korteks sızıntısı&rdquo; dediği diye adlandırıyor. Bunun sonucunda genellikle kısa ve anlaşılmaz bir ses &ccedil;ıkar: bir kelime, bir inleme ya da yarım kalmış bir ifade. REM uykusu ise tamamen farklı bir durum. Bu evrede r&uuml;ya g&ouml;ren beyin son derece aktiftir ve beyin g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemelerinde uyanıklık durumundan neredeyse ayırt edilemez. Uyuyan kişinin r&uuml;yalarını fiziksel olarak canlandırmasını &ouml;nlemek i&ccedil;in beyin sapındaki &ouml;zel bir devre motor atoni &uuml;retir: GABA ve glisin resept&ouml;rleri aracılığıyla oluşturulan kimyasal temelli tam v&uuml;cut felci.</p>

<p>Journal of Neuroscience dergisinde yayımlanan araştırmalar, ventromedial medulladaki n&ouml;ronların bu durumun s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lmesinde kritik rol oynadığını ve bu sistem başarısız olduğunda sonu&ccedil;ların &ccedil;arpıcı olduğunu g&ouml;stermiştir: Hayvanlar ve insanlar doğrudan ger&ccedil;ek d&uuml;nyada hareket eder, jestler yapar ve konuşurlar. REM sırasında g&ouml;r&uuml;len somniloquide duyduğunuz şey, r&uuml;ya konuşmasının fiziksel d&uuml;nyaya sızmasıdır. Bu durumlarda fel&ccedil; mekanizması her yerde işe yaramış, yalnızca ses &uuml;retim sisteminde tam olarak başarılı olamamıştır. Her iki mekanizma da &ouml;z&uuml;nde bir baskılama başarısızlığıdır. Uyuyan beyin, kendisini tamamen kontrol altında tutamadığında konuşur.</p>

<h2>Uykuda insanlar ne s&ouml;yler?</h2>

<p>2017 yılında n&ouml;rolog Isabelle Arnulf ve Paris&rsquo;teki Avrupa Uyku Araştırma Laboratuvarları&rsquo;ndaki meslektaşları, Sleep dergisinde bug&uuml;ne kadar yapılmış en kapsamlı dilbilimsel uyku konuşması analizini yayımladı. Araştırmacılar, polisomnografik izleme altında birden fazla gece boyunca 232 yetişkini kaydetti. 883 uyku konuşması ve anlaşılabilir 3 bin 349 kelime toplandı.</p>

<p>Araştırmanın ortaya koyduğu en yaygın kelime &ldquo;hayır&rdquo;dı. Olumsuz ifadeler t&uuml;m c&uuml;mlelerin y&uuml;zde 21&rsquo;inden fazlasını oluşturuyor ve NREM uykusunda REM&rsquo;e g&ouml;re daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu. Soru c&uuml;mleleri kayıtların y&uuml;zde 26&rsquo;sında yer aldı. Dilbilgisel olarak tam ve doğru yapılandırılmış yan c&uuml;mlecikler neredeyse y&uuml;zde 13 oranında g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. K&uuml;f&uuml;rler ise t&uuml;m c&uuml;mlelerin yaklaşık y&uuml;zde 10&rsquo;unda yer alıyordu ve kişiler bunları uyanıkken kullandıklarından belirgin bi&ccedil;imde daha sık kullanıyordu.</p>

<p>&Ccedil;arpıcı olan yalnızca i&ccedil;erik değil aynı zamanda bi&ccedil;im. Uykuda konuşma, uyanık dilin yapısını korur. Konuşan kişiler, hayali konuşma partnerlerinin cevap vermesi i&ccedil;in duraklamalar bırakıyor; sanki ger&ccedil;ek konuşma sırası kurallarına uyuyorlardı. Konuşma &uuml;retimi ve anlama ile ilişkili klasik b&ouml;lgeler olan Broca ve Wernicke alanlarının uyku sırasında da bağlantılı ve aktif kaldığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. Arnulf&rsquo;un belirttiği gibi: &ldquo;Gece dili olumsuz, gergin, daha kaba ve kişinin kendisine değil bir başkasına y&ouml;neliktir.&rdquo; G&ouml;r&uuml;nen o ki uyuyan beyin rastgele mırıldanmıyor. Genellikle biriyle tartışıyor.</p>

<h2>Neden uykuda konuşuluyor?</h2>

<p>Bilim hen&uuml;z somniloquinin neden evrimleştiği veya neden varlığını s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; konusunda tek ve kesin bir cevaba sahip değil. Ancak her biri tablonun farklı bir par&ccedil;asını a&ccedil;ıklayan, sağlam temellere dayanan &ccedil;eşitli &ccedil;er&ccedil;eveler mevcut. Bellek pekiştirme hipotezi, uykuda konuşmanın beynin gece boyunca ger&ccedil;ekleştirdiği bellek işleme s&uuml;re&ccedil;lerinin bir yan &uuml;r&uuml;n&uuml;, hatta bir g&ouml;stergesi olabileceğini &ouml;ne s&uuml;r&uuml;yor. 2019 yılında Sleep Medicine Reviews dergisinde yayımlanan bir inceleme, uyku sırasında yapılan s&ouml;zl&uuml; ifadelerin yakın zamanda &ouml;ğrenilen bilgilerin yeniden işlenmesinde g&ouml;rev alan psikodilbilimsel devrelerin etkinleşmesini yansıttığını &ouml;ne s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Bu g&ouml;r&uuml;şe g&ouml;re somniloqui, epizodik ve bildirisel belleğin pekiştirilmesine a&ccedil;ılan g&ouml;zlemlenebilir bir pencere olabilir.</p>

<p>İlgili bir &ccedil;alışmadaki dikkat &ccedil;ekici bir vakada, REM uyku davranış bozukluğu olan bir hasta, uykusunda yatmadan &ouml;nce &ccedil;alıştığı bir metinle anlamsal a&ccedil;ıdan ilişkili bir ifade s&ouml;ylemiştir. Bu beynin &ldquo;dosyalama sisteminin&rdquo; istemsiz bir s&ouml;zl&uuml; &ccedil;ıktısı gibiydi. Sinirbilimci Antti Revonsuo tarafından geliştirilen tehdit sim&uuml;lasyonu teorisi ise daha geniş bir evrimsel &ccedil;er&ccedil;eve sunuyor. Revonsuo&rsquo;ya g&ouml;re r&uuml;ya g&ouml;rmek, doğal se&ccedil;ilim tarafından şekillendirilmiş eski bir biyolojik savunma mekanizması ve uyku sırasında tehditleri algılama ve onlardan ka&ccedil;ınma becerisini prova etmeye yarar.</p>

<p>Bu teoriyi test eden ve tekrarlayan 212 r&uuml;ya raporunu inceleyen bir &ccedil;alışmada, r&uuml;yaların y&uuml;zde 66&rsquo;sında en az bir tehdit bulunduğu ve r&uuml;ya g&ouml;renlerin genellikle savunmacı ya da ka&ccedil;ınmacı davranışlar sergilediği g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Eğer uyuyan beyin yırtıcılar, rakipler veya sosyal tehlikeler gibi tehditlere karşı sim&uuml;lasyonlar y&uuml;r&uuml;t&uuml;yorsa, uyku konuşmalarındaki olumsuzluklar, reddetmeler ve s&ouml;zel saldırganlık evrimsel a&ccedil;ıdan anlam kazanmaya başlar. Bu durumda &ldquo;hayır&rdquo; kelimesi rastgele değildir; insan s&ouml;zl&uuml;ğ&uuml;ndeki en eski ve en &ccedil;ok prova edilmiş s&ouml;zc&uuml;klerden biri olabilir.</p>

<p>Motor aktivitelerin taşması g&ouml;r&uuml;ş&uuml; ise evrimsel değil, mekanik bir a&ccedil;ıklama sunar: Uykuda konuşma, motor engelleme sistemleri kusursuz &ccedil;alışmadığında ortaya &ccedil;ıkar. Beyin son derece karmaşık bir biyolojik sistemdir ve uyku sırasında bedeni susturmaktan sorumlu devreler hatasız &ccedil;alışacak şekilde optimize edilmemiştir. &Ouml;zellikle engelleyici sistemleri hala olgunlaşmakta olan &ccedil;ocuklarda g&ouml;r&uuml;len bu t&uuml;r sızıntılar, bir &ouml;zellikten &ccedil;ok, her gece bakım molası olmadan &ccedil;alışan karmaşık bir donanımın yan etkisi. Bu hipotezler birbirini dışlamaz. Muhtemelen en sağlam yaklaşım, uykuda konuşmanın birden fazla nedene bağlı olduğu: Eksik motor baskılama nedeniyle ortaya &ccedil;ıkar ancak i&ccedil;eriği beynin devam eden duygusal ve bilişsel işlemlerini yansıtır.</p>

<h2>Uykuda konuşma ne zaman dikkate alınmalı?</h2>

<p>İnsanların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu i&ccedil;in uykuda konuşması zararsızdır. En fazla ilgin&ccedil; bir durum, zaman zaman da utan&ccedil; verici bir olaydır ve &ccedil;oğunlukla kendiliğinden d&uuml;zelir. Tedavi gerektirmez. Yalnızca bilinen tetikleyicilerin ele alınması yeterlidir. Uyku yoksunluğu, ateş, alkol ve duygusal stres en yaygnı bilinen tetikleyiciler.</p>

<p>Bununla birlikte, ciddiye alınması gereken durumlar da var. Eğer uykuda konuşma sık, y&uuml;ksek sesli ve yumruk atma, tekmeleme ya da yataktan fırlama gibi fiziksel hareketlerle birlikte g&ouml;r&uuml;l&uuml;yorsa, bu REM uyku davranış bozukluğuna (RBD) işaret ediyor olabilir. RBD yalnızca bir rahatsızlık değildir. Araştırmalar, bunun n&ouml;rodejeneratif hastalıkların &ouml;nemli bir erken belirtisi olduğunu g&ouml;stermiştir. RBD hastalarını uzun s&uuml;re izleyen &ccedil;alışmalar, bu kişilerin &ouml;nemli bir kısmının yıllar sonra Parkinson hastalığı veya Lewy cisimcikli demans geliştirdiğini ortaya koymuştur; &ccedil;oğu zaman bu durum uyku belirtilerinin başlamasından on yıl ya da daha uzun s&uuml;re sonra ortaya &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Uykuda konuşmanın gece ter&ouml;rleri, uyurgezerlik veya solunum bozukluklarıyla birlikte g&ouml;r&uuml;lmesi de klinik değerlendirme gerektirir. Ayrıca bir eş ya da partner, sesli konuşmalar nedeniyle d&uuml;zenli olarak uykusuz kalıyorsa, sebebi ne olursa olsun bir doktora danışmak doğru olacaktır. Yine de &ccedil;oğumuz i&ccedil;in gecenin bir vakti mırıldanılan ara sıra bir &ldquo;hayır&rdquo;, beynin yaptığı şeylerden başka bir şey değil: Beyin, sadece kendi işini yapıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/insanlar-neden-uykularinda-konusur-2026-06-16-15-58-06.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/savasin-basindan-beri-ilk-kez-oldu-brent-petrol-80-dolarin-altini-gordu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/savasin-basindan-beri-ilk-kez-oldu-brent-petrol-80-dolarin-altini-gordu</link>
      <category>Küresel Ekonomi</category>
      <title>Savaşın başından beri ilk kez oldu: Brent petrol 80 doların altını gördü</title>
      <description>ABD ve İran arasındaki barış ihtimalinin hiç olmadığı kadar yüksek olması piyasalardaki iyimserliği artırdı. Brent petrolün varil fiyatı 80 doların altına indi. Böylece petrol savaşın başladığı günlerden beri ilk kez bu seviyelere döndü.</description>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:42:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-16T12:42:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a y&ouml;nelik başlattığı saldırılar k&uuml;resel enerji fiyatlarında hızlı bir y&uuml;kselişe neden olmuştu. Savaş d&ouml;neminde 120 doları test eden brent tipi ham petrol&uuml;n varil fiyatı barış umudunun g&uuml;&ccedil;lenmesiyle gerileyişini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Hafta başında 90 dolar seviyesinde olan brent tipi petrol&uuml;n varil fiyatı salı saat 15.45 itibari ile 80 doların altını g&ouml;rd&uuml;. B&ouml;yle savaşın başladığı ilk g&uuml;nlerden beri ilk kez brent petrol 80 doların altına sarkmış oldu.&nbsp;</p>

<p>ABD ve İran&#39;ın duyurduğu &ouml;n anlaşma İran savaşındaki ateşkesi 60 g&uuml;n uzatmakla kalmıyor. Ayrıca d&uuml;nyanın en &ouml;nemli enerji koridorlarından biri olan H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nın a&ccedil;ılmasını da &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor. ABD Başkanı Donald Trump boğazın cuma g&uuml;n&uuml; itibariyle tamamen a&ccedil;ılacağını &ouml;ne s&uuml;rd&uuml;. Analistler piyasalardaki aşırı olumlu havaya rağmen belirsizliklerin halen masada olduğunu aktarıyor. BCA Research&#39;&uuml;n yatırımcı notunda, &quot;Fiyatlarda anlamlı sayılabilecek bir d&uuml;ş&uuml;ş beklemiyoruz. Jeopolitik riskler devam ederken stoklar b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de boşalmış durumda. &Uuml;lkeler stratejik rezervlerini yerine koymakla kalmayıp daha b&uuml;y&uuml;k rezerv tutma &ccedil;abasına girişebilir&quot; değerlendirmesi yapıldı.</p>

<p>Ayrıca tarafların karşılıklı saldırılarında k&ouml;rfez b&ouml;lgesindeki fosil enerji &uuml;retimi altyapısı da b&uuml;y&uuml;k hasar g&ouml;rd&uuml;. HSBC&#39;nin araştırma notunda H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;ndaki normalleşmenin en erken eyl&uuml;l sonunda g&ouml;r&uuml;lebileceği vurgulandı.&nbsp;</p>

<p>Y&uuml;ksek enerji fiyatları T&uuml;rkiye dahil d&uuml;nya genelinde enflasyon endişelerini artırdı ve b&uuml;y&uuml;me beklentilerini baltaladı.&nbsp;</p>

<h2>T&uuml;rkiye&#39;de akaryakıt fiyatları geriliyor</h2>

<p>Petrol fiyatlarındaki geri &ccedil;ekilmenin ardından motorinin litre fiyatında gece yarısından itibaren 1 lira 23 kuruş indirim yapıldı.</p>

<p>İndirimin ardından motorinin litre fiyatı İstanbul&#39;da 65,23 liraya, Ankara&#39;da 66,35 liraya ve İzmir&#39;de 66,63 liraya geriledi.</p>

<p>Benzin fiyatlarında ise herhangi bir değişiklik yapılmadı. Benzinin litre fiyatı İstanbul&#39;da 63,03 lira, Ankara&#39;da 63,99 lira ve İzmir&#39;de 64,27 lira seviyesinde bulunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/savasin-basindan-beri-ilk-kez-oldu-brent-petrol-80-dolarin-altini-gordu-2026-06-16-15-57-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/cadde-nin-sohbet-sofrasi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/cadde-nin-sohbet-sofrasi</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Cadde’nin sohbet sofrası</title>
      <description>Bağdat Caddesi’nin önemli buluşma noktalarından Hani Restaurant, kurucu şef Alp Çekici’nin yüksek gastronomi standartlarında yorumladığı mezelerle öne çıkarken, bir yandan da Türkiye’nin yöresel lezzetleri ve dünya mutfağından örneklerin sunulduğu farklı konseptlerdeki tadım etkinliklerine ev sahipliği yapıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 12:37:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-15T12:37:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlk olarak 2014 yılında Tezgah Food etc. ismiyle G&ouml;kt&uuml;rk&rsquo;te evlere butik catering hizmeti sunan lokantalarıyla başlayan Şef Alp &Ccedil;ekici ve onun gastronomi vizyonuna inanan ortağı Murat Kılı&ccedil;aslan&rsquo;ın ser&uuml;veni, sonrasında şirket etkinliklerini &uuml;stlenmeleriyle devam etti. Maslak&rsquo;ta beyaz yakalıların rağbet ettiği bir başka lokanta derken, aynı zamanda Cafe Nero&rsquo;nun sandvi&ccedil;ten tatlılara, t&uuml;m &ouml;ğ&uuml;nlerine imza attılar.</p>

<p><img alt="Alp Çekici" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/558bb782-d3ea-4053-970a-8d8348774761.jpeg" />İsmet Saz ve Arda T&uuml;rkmen gibi şeflerle de &ccedil;alışan Alp &Ccedil;ekici, Bozcaada&#39;daki işletmesinin ardından pandemi sonrası Caddebostan&rsquo;daki Hani Restaurant&rsquo;ı hayata ge&ccedil;irdi.</p>

<p>Hani artık Cadde&rsquo;de Şef Alp &Ccedil;ekici&rsquo;nin yorumlarıyla damakta iz bırakan mezelerinin, deniz &uuml;r&uuml;nlerinin, ara sıcakların ve etlerinin lezzetiyle haklı bir ş&ouml;hrete sahip. &Ouml;rneğin, her gittiğinizde aynı &ccedil;ıtırlıkta ve lezzette tadacağınız patates cipsleri sadece Anadolu Yakası&rsquo;nın değil, İstanbul&rsquo;un en iyilerinden. Keza, kimyonlu, derotlu, taze soğan, domates ve biberle birlikte kavrularak hazırlanan yaprak ciğer de aynı şekilde şehrin bir numarası olmaya aday. Domates sosuyla servis edilen karidesli &ccedil;ıtır b&ouml;rek ise inanılmaz sıcak servisi ve diri duruşuyla doğal olarak hayranlık uyandırıyor.</p>

<p>Şef &Ccedil;ekici&rsquo;nin &ldquo;Sohbet Sofrası&rdquo; olarak tanımladığı mutfağında favanın yeri ayrı. &ldquo;Bir restoran favayı iyi yapıyorsa, orada yemek kalitesi y&uuml;ksektir,&rdquo; diyen &Ccedil;ekici, bu mezeyi annesinden &ouml;ğrendiği tarife kendi yorumunu katarak hazırlıyor. &Ccedil;ilekli Ege otları, yazın ekşi elma, kışın ayvalı sunulan karides de Hani&rsquo;ye &ouml;zg&uuml; tatlardan. Sarımsakla soslandıktan sonra bal ve pikan ceviziyle finalize edilen hellim ise sıcaklar arasında y&uuml;kselişe ge&ccedil;eceğini tahmin ettiğim lezzetlerden.</p>

<p>Men&uuml; ara sıra revize edilse de genel olarak mevsimselliğin dışında &ccedil;ok değişken bir mutfağı yok Hani&rsquo;nin. Ancak, s&uuml;rekli misafirlerine farklılık sunmak adına d&ouml;rt kişi ve &uuml;st&uuml;nde &ouml;zel gruplar i&ccedil;in men&uuml;de olmayan her t&uuml;rl&uuml; sofrayı kurabiliyorlar. Yeter ki birka&ccedil; g&uuml;n &ouml;ncesinden bu talep iletilmiş olsun. Kaburga dolması, hamsili pilav, tuzda balık ya da herhangi bir y&ouml;renin men&uuml;s&uuml;... Belki de Uzak Doğu, Fransız ya da İspanyol mutfağına ilişkin bir sofra... Alp &Ccedil;ekici ve ekibi misafirleri i&ccedil;in her t&uuml;rl&uuml; mutfağı en şe&ccedil;kin &ouml;rnekleriyle &nbsp;kurgulayabiliyor. Kimi zaman canlı m&uuml;zik performanslarının ger&ccedil;ekleştiği mek&acirc;nda kapalı gruplar i&ccedil;in DJ&rsquo;li akşamlar da d&uuml;zenleniyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/cd374116-40c1-4166-b1bf-c94ea1747e8e.jpeg" /></p>

<p>Bah&ccedil;eşehir &Uuml;niversitesi Gastronomi B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nde dersler veren ve danışmanlık yapan Alp &Ccedil;ekici kendini bir yemek sevdalısı olarak tanımlıyor. O y&uuml;zden Hani&rsquo;de kullanılan malzemelerin &ccedil;ıtasını hep y&uuml;ksek tutuyor. Karides İskenderun&rsquo;dan, bebek kalamar ve ahtapot Babakale&rsquo;den, otlar İzmir&rsquo;den, tereyağı Malatya&rsquo;daki mandıradan, pastırma Kastamonu&rsquo;dan, zeytinyağı, peynir Geyikli&rsquo;den, nar ekşisi ve sal&ccedil;alar Antakya&rsquo;dan geliyor. Hazır &uuml;r&uuml;n&uuml;n kullanılmadığı Hani&rsquo;de g&uuml;nl&uuml;k alışveriş, sakatat, balık, turşu gibi &uuml;r&uuml;nler ise b&ouml;lgenin k&uuml;&ccedil;&uuml;k esnafından temin ediliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a5de1d98-6498-4f15-b1f7-f6883f45e2a8.jpeg" /></p>

<p>Y&uuml;ksek gastronomi standartlarında hazırlanan lezzetlerin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik adına makul bir fiyatla sunulduğu Hani&rsquo;de tatlı d&uuml;şk&uuml;nleri farklı bir deneyim yaşamaya hazırlıklı olsun. &Ouml;rneğin, &nbsp;geleneksel ikramlarda yemeğin sonunda sofrada kuvvetli bir akt&ouml;r olarak g&ouml;rmeye alışkın olduğumuz ballı cevizli muz, Hani&rsquo;de karşımıza tereyağlı shortbread bisk&uuml;vilerin &uuml;st&uuml;nde, karamelize edilmiş ve viskili-ballı bir sosla kıtır ceviz konularak İngiliz damak zevkine g&ouml;nderme yaparak &ccedil;ıkıyor. Vişneli &ccedil;ikolatalı sufle ise zamanı da geldiğinden kayıtsız kalınamayacak tatlılardan.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cadde-nin-sohbet-sofrasi-2026-06-15-15-38-21.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/dunyanin-ilk-kenevir-bazli-agri-kesicisinin-perde-arkasi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/dunyanin-ilk-kenevir-bazli-agri-kesicisinin-perde-arkasi</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>Dünyanın ilk kenevir bazlı ağrı kesicisinin perde arkası</title>
      <description>Vertanical’ın kenevir bazlı Exilby adlı ilacı Almanya’da kronik ağrı tedavisi için onay aldıktan sonra ilacın arkasındaki ilaç sektörü milyarderi Clemens Fischer gözünü ABD pazarına dikti. Bu yaz ABD’de Faz 3 klinik denemelerine başlamayı planlayan şirket ayrıca Avrupa Birliği genelinde ve Birleşik Krallık’ta da onay başvurusu yapmaya hazırlanıyor.</description>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:28:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-10T09:28:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kenevirden elde edilen yeni bir bitkisel ila&ccedil;, Almanya&rsquo;da kronik ağrının tedavisi i&ccedil;in onaylandı ve kenevirin tıbbi kullanım alanlarında yeni bir d&ouml;nemin kapısını araladı. Mayıs ayının sonlarında, Almanya&rsquo;nın Federal İla&ccedil; ve Tıbbi Cihazlar Enstit&uuml;s&uuml;, Alman ila&ccedil; şirketi Vertanical tarafından geliştirilen ve kenevirden elde edilen ağızdan alınan bir tent&uuml;r olan Exilby&rsquo;ye pazarlama onayı verdi. Exilby&rsquo;nin bu sonbaharda piyasaya &ccedil;ıkması bekleniyor.</p>

<p>Vertanical&rsquo;ın 50 yaşındaki milyarder CEO&rsquo;su ve kurucu ortağı Clemens Fischer, &ldquo;Bu &ccedil;ok zorlu bir m&uuml;cadeleydi. İlacımızın, &ouml;z&uuml;t&uuml;m&uuml;z&uuml;n, plasebodan ve opioidlerden daha iyi sonu&ccedil; verdiğini tekrar tekrar g&ouml;steren d&uuml;nyadaki ilk şirket biziz&rdquo; dedi. &nbsp;Exilby, kronik ağrı tedavisi i&ccedil;in &ouml;zel olarak onaylanmış ilk kenevir t&uuml;revi ila&ccedil;. Pazar potansiyeli olduk&ccedil;a b&uuml;y&uuml;k: Almanya&rsquo;da her yıl yaklaşık 20 milyon opioid re&ccedil;etesi yazılıyor ve potansiyel hasta sayısı 6 ila 7 milyon arasında. Ge&ccedil;en yıl Avrupa&rsquo;da yapılan klinik &ccedil;alışmalarda Exilby&rsquo;nin hem opioidlerden hem de plasebodan daha etkili olduğu g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Exilby ayrıca Avusturya&rsquo;da da pazarlama onayı aldı ve şirket Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği genelinde de onay başvurusu yapacak.</p>

<h2>&ldquo;Opioid pazarının en az y&uuml;zde 10&rsquo;una sahip olmak istiyoruz&rdquo;</h2>

<p>Fischer&rsquo;in hedefi, Exilby&rsquo;yi Avrupa Birliği&rsquo;nde kronik ağrı tedavisinin &ouml;nde gelen ilacı haline getirmek ve y&uuml;ksek bağımlılık riski taşıyan opioid re&ccedil;etelerinin yerini almasını sağlamak. Forbes&rsquo;a konuşan Fischer, &ldquo;Ger&ccedil;ekten opioidlerin yerini almak istiyoruz, Exilby tamamen yeni bir sınıf. Opioid pazarının en az y&uuml;zde 10&rsquo;una sahip olmak istiyoruz. Bunun fazlasıyla ger&ccedil;ek&ccedil;i olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum&rdquo; ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p>Vertanical&rsquo;ın nihai hedefi ise ilacını ABD&rsquo;de onaylatmak. ABD yılda yaklaşık 120 milyon opioid re&ccedil;etesinin yazıldığı ve opioid krizinin ge&ccedil;en yıl 44 bin 564 kişinin &ouml;l&uuml;m&uuml;ne yol a&ccedil;tığı &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k bir pazar. Mayıs ayında ABD Gıda ve İla&ccedil; Dairesi (FDA), Vertanical&rsquo;ın araştırma aşamasındaki ilacına &ldquo;&ccedil;ığır a&ccedil;ıcı tedavi&rdquo; stat&uuml;s&uuml; verdi. Şirketin bu yaz ABD&rsquo;de Faz 3 klinik denemelerini başlatması planlanıyor. ABD&rsquo;de onay alması halinde, Hastalık Kontrol ve &Ouml;nleme Merkezleri&rsquo;ne (CDC) g&ouml;re Amerikalı yetişkinlerin y&uuml;zde 24&rsquo;&uuml;n&uuml;n kronik ağrı bildirmesi nedeniyle Exilby&rsquo;nin b&uuml;y&uuml;k satış başarısı yakalayan bir ila&ccedil; olması muhtemel. Fischer, &ldquo;ABD pazarı a&ccedil;ık ara en &ouml;nemli pazar ve bizim g&ouml;r&uuml;ş&uuml;m&uuml;ze g&ouml;re talebin ve hasta ihtiyacının en y&uuml;ksek olduğu yer&rdquo; diyor.</p>

<p>Eski bir tıp doktoru olan Fischer, Almanya&rsquo;nın Weilheim kentinde doğmuş seri bir ila&ccedil; girişimcisi. Halen M&uuml;nih merkezli bir holding şirketi olan Futrue Group aracılığıyla yaklaşık 20 ila&ccedil; ve Ar-Ge şirketinden oluşan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir imparatorluğu y&ouml;netiyor. Son yirmi yılda uyku yardımcılarından irritabl bağırsak sendromu tedavilerine kadar re&ccedil;etesiz satılan ila&ccedil;lar ve takviyeler alanında &ccedil;eşitli şirketler kurup sattı ve yaklaşık 1 milyar dolarlık bir servet edindi.</p>

<h2>300 milyon dolardan fazla yatırım yaptılar</h2>

<p>2017 yılında Fischer, ABD&rsquo;de hızla b&uuml;y&uuml;yen kenevir sekt&ouml;r&uuml;yle ilgili haberleri okurken dikkatini &ccedil;eken bir şey oldu: Tıbbi esrar kullanan hastalar bunu kronik ağrı tedavisinde kullanıyordu. Bunun &uuml;zerine Kaliforniya ve Nevada&rsquo;ya giderek bir d&uuml;zineden fazla şirketle g&ouml;r&uuml;şt&uuml;, en iyi yetiştirme y&ouml;ntemlerini araştırdı ve ağrı y&ouml;netiminde etkili olabilecek t&uuml;rleri inceledi. Avrupa&rsquo;ya d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde 500 esrar tohumu sipariş etti, Danimarka&rsquo;da g&uuml;ller yetiştirmek i&ccedil;in inşa edilmiş bir serayı 215 bin metrekarelik bir kenevir &uuml;retim tesisine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml; ve &ccedil;alışmalara başladı.&nbsp;</p>

<p>Fischer THC, CBD ve daha &ccedil;ok uyku yardımcısı olarak bilinen bir başka kanabinoid olan CBN a&ccedil;ısından zengin olan ve DKJ-127 adını verdiği bir t&uuml;r &uuml;zerinde karar kıldı. Vertanical, bu t&uuml;r ve kronik ağrı tedavisindeki &ouml;zel kullanımı i&ccedil;in ABD&rsquo;de ve d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli yerlerinde patentler aldı. Fischer, şirketin sonunda en başarılı girişimi olacağına inanıyor. Fischer ve iş ortağı Madlena Hohlefelder, Vertanical&rsquo;a kendi ceplerinden 300 milyon dolardan fazla yatırım yaptı.</p>

<p>Purdue Pharma tarafından &uuml;retilen ve FDA onaylı bir ila&ccedil; olan OxyContin gibi &uuml;r&uuml;nler ABD&rsquo;de opioid krizini k&ouml;r&uuml;kledikten sonra sağlık profesyonelleri bağımlılık, aşırı doz ve &ouml;l&uuml;m riskleri olmadan etkili ağrı kesici sağlayabilecek daha iyi se&ccedil;enekler aramaya başladı. Beyne g&ouml;nderilen ağrı sinyallerini azaltan opioid dışı bir ila&ccedil; olan Journavx, Ocak 2025&rsquo;te FDA tarafından akut ağrı tedavisi i&ccedil;in onaylandı. İlacın &uuml;reticisi Vertex, piyasadaki ilk yılında 59,6 milyon dolar satış ger&ccedil;ekleştirdiğini bildirdi. Pensilvanya merkezli Viatris de ağrı kesici ilacı Meloksikam i&ccedil;in FDA onayı almaya &ccedil;alışıyor.</p>

<p>Precedence Research&rsquo;e g&ouml;re ABD opioid pazarı yıllık yaklaşık 20 milyar dolarlık satış hacmine sahip. Bu da alternatif ila&ccedil;lar i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k fırsatlar bulunduğu anlamına geliyor. ABD&rsquo;de akut ağrı i&ccedil;in daha fazla sayıda bireysel re&ccedil;ete yazılsa da kronik ağrı daha b&uuml;y&uuml;k bir pazar oluşturuyor. Kronik ağrı hastalarına ila&ccedil;lar daha uzun s&uuml;re ve daha y&uuml;ksek dozlarda re&ccedil;ete edildiğinden, hasta başına gelir de daha y&uuml;ksek oluyor. Opioid &uuml;reten ila&ccedil; şirketlerini takip eden Morningstar analisti Keonhee Kim, &ldquo;Pazarın k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kısmı bile &ouml;nemli olabilir&rdquo; diyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dunyanin-ilk-kenevir-bazli-agri-kesicisinin-perde-arkasi-2026-06-10-12-34-18.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/otomobil/byd-1-milyar-dolarlik-turkiye-fabrikasini-askiya-alip-avrupa-ya-yoneldi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/otomobil/byd-1-milyar-dolarlik-turkiye-fabrikasini-askiya-alip-avrupa-ya-yoneldi</link>
      <category>Otomobil</category>
      <title>BYD Türkiye fabrikasını askıya alıp Avrupa'ya yöneldi</title>
      <description>Çinli otomotiv devi BYD, Avrupa üretimlerine odaklanmak amacıyla Türkiye'de kurmayı planladığı fabrika projesini durdururken, Macaristan tesisindeki üretime bu yılın son çeyreğinde başlayacağını duyurdu.</description>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 06:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-10T06:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;inli otomobil &uuml;reticisi BYD, bu yılın d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; &ccedil;eyreğinde Macaristan&#39;daki yeni fabrikasında ara&ccedil; montajına başlayacak. Şirket, Avrupa&#39;daki &uuml;retime odaklandığı i&ccedil;in T&uuml;rkiye&#39;deki fabrika &ccedil;alışmalarını ise şimdilik durdurdu. Bu gelişmeyi şirketin &uuml;st d&uuml;zey bir y&ouml;neticisi salı g&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıkladı.</p>

<p>Şirketin Başkan Yardımcısı Stella Li, Londra&#39;nın batısındaki Birleşik Krallık merkezinde Reuters&#39;a konuştu. Li, &quot;Macaristan şu anda bir numaralı &ouml;nceliğimiz.&quot; dedi. Y&ouml;netici ayrıca, &quot;İkinci &ouml;nceliğimiz, Avrupa&#39;da ikinci bir &uuml;retim tesisi bulmaya odaklanmak olacak.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<h2>&Uuml;retim beklentilerin gerisinde kaldı</h2>

<p>Macaristan&#39;daki &uuml;retimin başlaması, başlangı&ccedil;ta beklenenden yaklaşık bir yıl sonra ger&ccedil;ekleşiyor. Li ge&ccedil;en eyl&uuml;l ayında, g&uuml;ney Macaristan&#39;ın Szeged kentindeki tesisin 2025 yılı sonuna kadar &uuml;retime ge&ccedil;eceğini s&ouml;ylemişti. Bu tesis, markanın Avrupa&#39;daki ilk fabrikası olma &ouml;zelliğini taşıyor. Plana g&ouml;re burada Dolphin Surf kompakt elektrikli otomobili &uuml;retilecek.</p>

<p>&Ccedil;in&#39;de yeni fabrikalar kurarken hızlarıyla bilinen BYD ve rakibi Chery, Avrupa&#39;da bazı gecikmeler yaşıyor. Chery, Barselona&#39;daki bir fabrikada &uuml;retime başlama tarihini birka&ccedil; kez erteledi. Ancak şirket, İspanyol otomobil &uuml;reticisi Ebro ile kurduğu ortak girişimin 2026 yılında ara&ccedil; &uuml;retimine başlayacağını belirtiyor.</p>

<p>Li, BYD&#39;nin Macaristan&#39;daki fabrikada ekipman kurulumuna halen devam ettiğini aktardı. Şirketin Avrupa&#39;daki satışları ge&ccedil;en yıl y&uuml;zde 270 artarak yaklaşık 188.000 araca ulaştı. D&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k elektrikli ara&ccedil; &uuml;reticisinin Avrupa satışları bu yıl mayıs ayına kadar olan d&ouml;nemde y&uuml;zde 144 arttı. Bu artışla birlikte b&ouml;lgedeki satışlar 100.000 adedi aştı.</p>

<h2>T&uuml;rkiye projesi beklemeye alındı</h2>

<p>Elektrikli ara&ccedil;ları Avrupa&#39;da &uuml;retmek, şirketin &Ccedil;in yapımı elektrikli ara&ccedil;lara uygulanan Avrupa Birliği tarifelerinden ka&ccedil;ınmasına yardımcı olacak. BYD, 2024 yılında T&uuml;rkiye&#39;de bu yıl &uuml;retime başlayacak bir fabrika kurmak i&ccedil;in 1 milyar dolar yatırım yapacağını s&ouml;ylemişti.</p>

<p>Ancak Başkan Yardımcısı Li, şirketin hen&uuml;z o fabrikanın inşasına başlamadığını belirtti. Li, projenin şu an beklemede olduğunu s&ouml;zlerine ekledi. &Ccedil;inli &uuml;reticinin T&uuml;rkiye&#39;de &uuml;retime başlamak i&ccedil;in elinde bir zaman &ccedil;izelgesi bulunmadığı da ifade edildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/byd-1-milyar-dolarlik-turkiye-fabrikasini-askiya-alip-avrupa-ya-yoneldi-2026-06-10-09-06-12.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/5-yildizli-seflerin-koyu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/5-yildizli-seflerin-koyu</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>5 yıldızlı şeflerin köyü</title>
      <description>Karia Yolu hattında ve Bozburun Yarımadası’nın güneybatı ucunda yer alan Söğüt Köyü, doğanın tüm güzelliklerini gözler önüne seren, ancak dolanbaçlı yolları nedeniyle adeta tanrılara saklanan bir cennet. 200 yıldır aynı ailelerin tarım ve balıkçılıkla hayatını sürdürdüğü, 7’den 70’e herkesin mutfakta iddialı olduğu köydeki restoranların kurucuları ise 5 yıldızlı otellerin şefleri. İşte bu yüzden, nerede yerseniz yiyin, şaşırtıcı derecede mükemmel.</description>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 14:09:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-08T14:09:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konu deniz, doğa ve huzur olduğunda, Antik Karia medeniyetinin izlerini taşıyan Marmaris&rsquo;teki S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml;&rsquo;n&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &uuml;st liginde yer alacağına hi&ccedil; kuşku yok. &nbsp;Komşuları Selimiye ve Bozburun&rsquo;a kıyasla pop&uuml;ler turizme ge&ccedil; a&ccedil;ıldığı i&ccedil;in d&uuml;zenli yapılaşan ve doğal yapısını koruyan S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml;, coğrafyasının sunduğu t&uuml;m g&uuml;zelliklerle birlikte adeta cennette olduğunuzu hissettiriyor. Symi (S&ouml;mbeki) Adası&rsquo;nın tam karşısında yer alan k&ouml;y&uuml;n, Saranda Koyu başta olmak &uuml;zere adacıklarla &ccedil;evrili ve akvaryum netliğinde denizi burayı y&uuml;zmek i&ccedil;in de &ouml;zel yerlerden kılıyor. &Uuml;stelik, T&uuml;rkiye&rsquo;de g&uuml;neşin batışının izlenebileceği en b&uuml;y&uuml;leyici manzaralardan birine ev sahipliği yapıyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="Hayrettin - Şemsa Kağnıcı (Saranda Garden)" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/c9e052d9-f61c-4083-a108-9c45632cc52f.jpeg" /></p>

<p>K&ouml;y&uuml; &ouml;zel kılan bir başka konu ise gastronomi k&uuml;lt&uuml;r&uuml;. Sahil şeridindeki restoranlarda kaliteli deniz &uuml;r&uuml;nlerini, Ahtapot&ccedil;u Mehmet Usta&rsquo;da tattığımız &ldquo;gevreğik&rdquo; gibi dağlardan toplanan y&ouml;resel otların yanı sıra bah&ccedil;eden sofraya taşınan sebze ve meyvelerin hik&acirc;yeleştirdiği mezeleri ya da Kırin Dede Restaurant&rsquo;ta &nbsp;karşımıza &ccedil;ıkan Aydın &Ccedil;ine&rsquo;nin ızgara yapılan k&ouml;y peyniri gibi civardan lezzetleri deneyimleyebiliyorsunuz. Yine bir aile işletmesi olan Esinti S&ouml;ğ&uuml;t Restaurant&rsquo;ta ise cips olarak kuruttukları biberleri &ccedil;ıtırdatırken, fikirden esinlenip kendi mutfağınıza da taşımayı d&uuml;ş&uuml;nebilirsiniz.&nbsp;</p>

<p>Kırım Tatarları, Y&ouml;r&uuml;k ve Rumlar&rsquo;ın k&uuml;lt&uuml;rleriyle harmanlanan Ege&rsquo;nin g&uuml;neybatı ucundaki bu k&ouml;y&uuml; gastronomik a&ccedil;ıdan ayrıştıran &ouml;nemli etken, y&ouml;renin ailelerinin 200 yıldır toprağına bağlı kalarak işlemesi. Neredeyse hi&ccedil; g&ouml;&ccedil; vermeyen k&ouml;yde herkesin kendi bah&ccedil;esi var ve mutfak hayatlarının merkezinde yer alıyor. Kime denk gelsen, k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaştan itibaren mutfağa girdiğini ve iyi yemek yaptığını anlatıyor. Belli ki, bu konu bir genetik mirasa d&ouml;n&uuml;ş&uuml;nce, S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml;, Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi turizmin kalbinin attığı 5 yıldızlı otel ve restoranlara şef yetiştirir olmuş.&nbsp;</p>

<p><img alt="Ali Işık ve Naci Işık - Manzara Söğüt Restaurant" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/826a820d-6d12-4b1c-a52c-623c4d0af5fa.jpeg" />İşte o şefler şimdi aileleriyle birlikte kendi yurtlarında restoran işletiyorlar. Dolayısıyla, yakınlardaki koyları dolaşmak i&ccedil;in &ouml;zel olarak kiralayacağınız tekneler de dahil, bu 5 yıldızlı gastronomi deneyimini gittiğiniz her yerde yaşıyorsunuz.</p>

<p>S&ouml;ğ&uuml;t&rsquo;&uuml;n manzarası ise kıyıdan ve tepelerden ayrı g&uuml;zel. Ancak tepelerde &ouml;zellikle g&uuml;n batımı hafızalara kazınacak bir renk ş&ouml;leni sunuyor. Bu hoşluğu doyasıya yaşamak i&ccedil;in bizim tercihimiz orta noktada olması nedeniyle denize de yakın sayılabilecek S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml;&rsquo;n&uuml;n tek apart sitesi Saranda Garden&rsquo;dı. 1700 m&sup2;&rsquo;lik geniş bir araziye sahip Saranda Garden, Mimar Şemsa Kağnıcı&rsquo;nın t&uuml;m estetik dokunuşunu gerek havuz kenarı ve bah&ccedil;e peysajında, gerekse dairelerin dekorasyonunda yansıtıyor. Oturduğunuz balkondan dağlara ve denize bakıp huzura ererken, havuzdaki su sesine eşlik eden muz ağa&ccedil;larının sakin hışırtısı ayrı bir mutluluk kaynağı olabiliyor.&nbsp;</p>

<p>Makine m&uuml;hendisi eşi Hayrettin Kağnıcı&rsquo;nın kendi tesislerinin altyapısını yaparken etraflarındaki yolların d&uuml;zenlenmesine &ouml;n ayak olması ise şapka &ccedil;ıkarılacak bir konu. Zaten, karı koca Kağnıcılar, k&ouml;y&uuml;n dışından gelip yerleşen nadir yabancılardan olmalarına karşın, S&ouml;ğ&uuml;t g&ouml;n&uuml;ll&uuml;leri olarak, konumu itibarıyla &ldquo;yolun sonu&rdquo; şeklinde tanımlanan k&ouml;y&uuml;n bozulmadan medeniyetten nasibini alması i&ccedil;in canla başla &ccedil;alışıyorlar. Hatta topraksız tarım yaparak beldeye başka bir bakış a&ccedil;ısı getirmeyi planlıyorlar.&nbsp;</p>

<p>Sonbaharla birlikte longevity etkinliklerinin de d&uuml;zenleneceği Saranda Garden&rsquo;da konaklamak i&ccedil;in sadece altı daire bulunuyor. Orası dışında, k&ouml;yde yine az sayıdaki villalardan birini kiralayabilirsiniz. Daha da tepede konumlanmak isterseniz, sadece iki evi bulunan Kızılyer&rsquo;deki S&ouml;ğ&uuml;tk&ouml;y İnzivası bir alternatif olabilir. Bu evler 40 adet yarım asırlık badem ağacı, zeytin ve ke&ccedil;iboynuzu ağa&ccedil;ları, yaban mersini, defne, mercank&ouml;şk, biberiye, lavanta, karabaş otu, aronya gibi tıbbi ve aromatik bitkilerin bulunduğu 1800 m&sup2; arazi i&ccedil;inde yer alıyor. Sahilde ise konaklamak i&ccedil;in son derece şık ve keyifli pansiyonlar bulunuyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="Gevreğik otu- Ahtapotçu Mehmet Usta" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/38a836a2-fb00-441f-964a-7a9647908101.jpeg" />Aslına bakarsanız, gerek geliş gidiş yolu, gerekse denize inen yolların engebeli olması nedeniyle S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml; daha &ccedil;ok yatla gelen misafirlerin tadını &ccedil;ıkaracağı bir belde olarak da nitelendirilebilir. &nbsp;K&ouml;y&uuml;n ikon restoranı Manzara ağırlıklı olarak bu tarz misafirlerin rağbet ettiği, &nbsp;tatil sezonunda aylar &ouml;ncesinden rezervasyon yaptırmanız gereken, kendini gastronomi rehberlerinin &ouml;zellikle dışında tutan ve tahmin edeceğiniz &uuml;zere S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml;&rsquo;n&uuml;n manzarasını t&uuml;m ihtişamıyla sunan bir foodie tapınağı. Burada deniz b&ouml;cekleri de et de yiyebilirsiniz. Manzara&rsquo;nın men&uuml;s&uuml;ndeki salatalarda da yer aldığından, S&ouml;ğ&uuml;t bademinden bahsetmek isterim. Yağ oranı Dat&ccedil;a bademine nazaran biraz daha d&uuml;ş&uuml;k olan orta boydaki bu bademin hafif s&uuml;tl&uuml; ve tatlımsı bir aroması var ve bence tadına doyum olmuyor. K&ouml;y&uuml;n k&uuml;lt mek&acirc;nlarından bir diğeri ise Manzara&rsquo;nın aksine hemen kıyıda yer alıyor. T&uuml;rkiye&rsquo;den ve d&uuml;nyadan iş, sanat, cemiyetten isimlerin uğrak noktası, restoran ve beach bar&rsquo;a sahip Barba Saranda kendini bir &ldquo;art space&rdquo; olarak da tanımlıyor.</p>

<p>S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml;, sizi enteresan bi&ccedil;imde sessiz l&uuml;kse davet ederken, aynı zamanda doğayla b&uuml;t&uuml;nleşmenize aracılık ediyor. Ke&ccedil;iboynuzu ağacını ve mor yasemini ilk defa g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m k&ouml;y endemik olarak fazlasıyla l&uuml;tufk&acirc;r. Bah&ccedil;esindeki minik kurbağalarla şakalaştığımız apartımızdan &ccedil;ıktığımızda serbest dolaşan eşeklere denk gelmek, y&uuml;zd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z koylardaki adacıklarda yine serbest dolaşan ke&ccedil;ilere karşı kula&ccedil; atmak adeta bir &ouml;ze d&ouml;n&uuml;ş gibiydi. S&ouml;ğ&uuml;t K&ouml;y&uuml;&rsquo;ne karadan gelmesi belki hi&ccedil; kolay değildi ama doğrusu onu bırakıp gitmek de kolay olmadı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/5-yildizli-seflerin-koyu-2026-06-08-17-15-06.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/milyarderler/cristiano-ronaldo-nasil-milyarder-oldu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/milyarderler/cristiano-ronaldo-nasil-milyarder-oldu</link>
      <category>Milyarderler</category>
      <title>Cristiano Ronaldo nasıl milyarder oldu?</title>
      <description>Cristiano Ronaldo aktif kariyeri boyunca tarihteki herhangi bir sporcudan daha fazla kazanç elde etti. 41 yaşındaki yıldız şimdi, uzun yıllardır rakibi olan Lionel Messi ile birlikte milyarderler kulübünün en yeni üyelerinden biri olarak Dünya Kupası’na giriyor.</description>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:38:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-05T12:38:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2022 D&uuml;nya Kupası&rsquo;na girilirken Cristiano Ronaldo&rsquo;nun efsanevi kariyeri belirsiz g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Manchester United teknik direkt&ouml;r&uuml; Erik ten Hag tarafından yedek bırakılan ve ilerleyen yaşıyla ilgili sorularla karşı karşıya kalan Portekizli yıldız forvet, o yılın kasım ayında Piers Morgan&rsquo;a verdiği ses getiren r&ouml;portajda kul&uuml;p tarafından &ldquo;ihanete uğradığını&rdquo; hissettiğini s&ouml;yledi. R&ouml;portajın yayınlanmasından birka&ccedil; g&uuml;n sonra ve Katar&rsquo;daki D&uuml;nya Kupası&rsquo;nın başlamasıyla aynı d&ouml;nemde Ronaldo ile Manchester United karşılıklı anlaşmayla s&ouml;zleşmelerini feshetti. D&ouml;rt yılın yaratabileceği fark ger&ccedil;ekten b&uuml;y&uuml;k.</p>

<h2>Al-Nassr anlaşması yıllık 200 milyon dolar kazandırdı</h2>

<p>Ronaldo, bu yaz 41 yaşında turnuvadaki rekor kıran altıncı katılımını ger&ccedil;ekleştirirken hala ilk D&uuml;nya Kupası şampiyonluğunu kazanmaya &ccedil;alışıyor olsa da işsizliği kısa s&uuml;rd&uuml; ve Premier Lig ile yaşadığı ani ayrılık banka hesabı a&ccedil;ısından gizli bir nimet oldu. Ocak 2023&rsquo;te Suudi Pro League kul&uuml;b&uuml; Al-Nassr ile imzaladığı ve 2025&rsquo;te iki yıl daha uzattığı s&ouml;zleşmenin kendisine yıllık 200 milyon doların &uuml;zerinde kazandırdığı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;yor. Forbes tahminlerine g&ouml;re bu rakam, İngiltere&rsquo;de oynarken sahadan yılda zaten 60 milyon dolar veya daha fazla kazanan bir oyuncu i&ccedil;in bile akıl almaz seviyede.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/milyarderler/lionel-messi-nasil-milyarder-oldu" target="_blank">Lionel Messi nasıl milyarder oldu?</a></p>

<p>Şimdi sponsorluk anlaşmaları ve diğer ticari girişimlerin yanı sıra maaşı ve performans primleri de hesaba katıldığında, Ronaldo hala aktif spor hayatını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;rken kariyer kazan&ccedil;larında 2 milyar doları aşan ilk sporcu oldu. Ayrıca artık Forbes&rsquo;un tahminine g&ouml;re 1,2 milyar dolarlık servetiyle bir milyarder. Ronaldo, Forbes&rsquo;un d&uuml;nyanın milyarderleri listesinde yer alan yalnızca d&ouml;rt aktif sporcudan biri oldu. Bu grupta NBA yıldızı LeBron James, golf&ccedil;&uuml; Tiger Woods ve uzun yıllardır s&uuml;ren futbol rakibi Lionel Messi de bulunuyor; Messi de aynı şekilde listeye 5 Haziran itibariyle ilk kez giriş yaptı. Eski futbol yıldızı David Beckham da kısmen Major League Soccer ekibi Inter Miami&rsquo;deki azınlık hissesi sayesinde yakın zamanda milyarderler arasına katıldı.</p>

<h2>Portekiz&#39;in en zengin ikinci insanı</h2>

<p>Ronaldo, Kasım 2025&rsquo;te Morgan&rsquo;a verdiği ve &uuml;&ccedil; yıl &ouml;nceki g&ouml;r&uuml;şmelerine kıyasla &ccedil;ok daha zafer havası taşıyan başka bir r&ouml;portajda mali durumunu yakından takip ettiğini s&ouml;yledi ve yıllardır milyarder olduğunu iddia etti. Portekiz&#39;in en zengin ikinci insanı olan Ronaldo,&nbsp;&ldquo;Bu sayıya ulaşmak benim hedefimdi. Bu Altın Top kazanmak gibi&quot; demişti.&nbsp;</p>

<p>Ronaldo burada d&uuml;nyanın en iyi futbolcusuna verilen ve Messi dışında herkesten fazla, beş kez kazandığı Ballon d&rsquo;Or &ouml;d&uuml;l&uuml;ne atıfta bulunuyordu. Kendine g&uuml;veniyle tanınan Ronaldo, daha sakin ve m&uuml;tevazı Arjantinli rakibinin m&uuml;kemmel bir karşıtı oldu. (Ronaldo, Manchester United&rsquo;daki ilk d&ouml;neminde 2008 yılında ilk Ballon d&rsquo;Or&rsquo;unu kazandıktan sonra Nike, &ldquo;Sevginiz beni g&uuml;&ccedil;l&uuml; kılıyor; nefretiniz ise durdurulamaz yapıyor&rdquo; sloganıyla bir pazarlama kampanyası başlattı.)</p>

<p>Ancak iki efsanenin ortak y&ouml;nleri de &ccedil;ok fazla; bunların başında k&uuml;resel sahneye gen&ccedil; yaşlarda &ccedil;ıkmaları geliyor. Atlantik Okyanusu&rsquo;nda, Portekiz anakarasından y&uuml;zlerce kilometre uzakta bulunan k&uuml;&ccedil;&uuml;k volkanik Madeira Adası&rsquo;nda doğan Ronaldo, Sporting Clube de Portugal&rsquo;ın scoutları tarafından keşfedildi ve 1997 yılında, 12 yaşındayken Lizbon&rsquo;a taşındı. 2002&rsquo;de, hen&uuml;z 17 yaşındayken Sporting CP&rsquo;nin A takımına y&uuml;kseldi ve o kadar etkileyici performans g&ouml;sterdi ki bir yıl sonra yaklaşık 20 milyon dolarlık bonservis bedeliyle Manchester United&rsquo;a transfer oldu.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/ekonomi/dunyanin-en-cok-kazanan-sporculari-2026" target="_blank">D&uuml;nyanın en &ccedil;ok kazanan sporcuları 2026</a></p>

<p>Teknik direkt&ouml;r Alex Ferguson y&ouml;netiminde ge&ccedil;irdiği altı yılda Ronaldo b&uuml;y&uuml;k bir yıldız haline geldi. Manchester United&rsquo;ın &uuml;st &uuml;ste &uuml;&ccedil; Premier League şampiyonluğu kazanmasına yardımcı olduktan sonra, 2009&rsquo;da yaklaşık 130 milyon dolarlık rekor bir transfer bedeliyle İspanya&rsquo;nın Real Madrid takımına ge&ccedil;ti. Ronaldo daha sonra &uuml;&ccedil; yıl boyunca İtalyan kul&uuml;b&uuml; Juventus&rsquo;ta oynadı. Bunun ardından başarısız ge&ccedil;en Manchester United d&ouml;n&uuml;ş&uuml; ve nihayetinde Al-Nassr&rsquo;a transferi geldi. Bu s&uuml;re&ccedil;te sekiz lig şampiyonluğu kazandı (Premier League&rsquo;de &uuml;&ccedil;, La Liga&rsquo;da iki, Serie A&rsquo;da iki ve 2026 Suudi Pro Lig şampiyonluğu) ve beş UEFA Şampiyonlar Ligi kupası elde etti. Ayrıca Portekiz&rsquo;i, 2016 Avrupa Şampiyonası&rsquo;nda ilk b&uuml;y&uuml;k uluslararası turnuva zaferine taşıdı. Kul&uuml;p ve milli takım d&uuml;zeyindeki t&uuml;m ma&ccedil;larda Ronaldo rekor d&uuml;zeyde 973 gol attı ve emekli olmadan &ouml;nce bin gole ulaşmak istediğini bir&ccedil;ok kez dile getirdi.</p>

<h2>En &ccedil;ok kazanan sporcu</h2>

<p>Kazandığı &uuml;cretler de bu başarılarla paralel ilerledi. Ronaldo, Forbes&rsquo;un d&uuml;nyanın en &ccedil;ok kazanan futbolcuları listesine ilk kez 2008&rsquo;de yaklaşık 18,5 milyon dolarlık gelirle girdi ve 2010&rsquo;dan bu yana t&uuml;m spor dallarında en &ccedil;ok kazanan ilk on sporcu arasında yer aldı. Bu yıl, son 12 ayda elde ettiği tahmini 300 milyon dolarlık gelirle listenin zirvesinde bulunuyor: 235 milyon dolar sahadan, 65 milyon dolar saha dışından. Bu rakam, boks&ouml;r Floyd Mayweather Jr.&rsquo;ın 2015&rsquo;te kırdığı rekoru yakalıyor. Ronaldo b&ouml;ylece &uuml;st &uuml;ste d&ouml;rt yıl ve toplamda altı kez d&uuml;nyanın en &ccedil;ok kazanan sporcusu oldu; yalnızca bu sıralamanın zirvesine 11 kez &ccedil;ıkan Tiger Woods&rsquo;un gerisinde yer alıyor.</p>

<p>Ronaldo kazan&ccedil; listeleriyle o kadar &ouml;zdeşleşmiş durumda ki Conor McGregor 2016&rsquo;da ona sıralamada kendisini ge&ccedil;meyi umduğunu s&ouml;ylemişti. İrlandalı MMA d&ouml;v&uuml;ş&ccedil;&uuml;s&uuml;, viski markası Proper No. Twelve&rsquo;ın satışının ardından 2021&rsquo;de s&ouml;z&uuml;n&uuml; tutup birinci sıraya y&uuml;kseldiğinde Forbes&rsquo;a, &ldquo;Bu yıl Ronaldo&rsquo;yu ge&ccedil;ebildiğim i&ccedil;in mutluyum&rdquo; dedi. Forbes tahminlerine g&ouml;re bu uzun ve son derece kazan&ccedil;lı d&ouml;nem, Ronaldo&rsquo;ya kariyer boyunca sahadan elde edilen gelirlerde rekor d&uuml;zeyde 1,4 milyar dolar kazandırdı. Toplam kariyer kazancı ise 2,1 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, Messi&rsquo;nin yaklaşık 1,8 milyar dolarlık gelirini ve Woods&rsquo;un 2 milyar doların biraz altındaki kariyer toplamını geride bırakıyor.</p>

<p>Ronaldo, son birka&ccedil; yılda Suudi Arabistan&rsquo;da oynarken bu paranın daha b&uuml;y&uuml;k bir kısmını elinde tutabilmiş olabilir &ccedil;&uuml;nk&uuml; &uuml;lkede kişisel gelir vergisi bulunmuyor. Ge&ccedil;mişte de vergi y&uuml;k&uuml;n&uuml; azaltmak i&ccedil;in &ccedil;eşitli adımlar attı. Messi gibi o da, Real Madrid d&ouml;nemindeki sponsorluk gelirlerine ilişkin &ouml;demeleri vergi cennetlerindeki paravan şirketlere y&ouml;nlendirerek vergi ka&ccedil;ırdığı iddiaları nedeniyle İspanya&rsquo;da hukuki sorunlar yaşadı. Ronaldo, 2019&rsquo;da davayı sonu&ccedil;landırmak i&ccedil;in 22 milyon dolar ceza &ouml;demeyi kabul etti.</p>

<h2>Girişimci y&ouml;n&uuml;</h2>

<p>Suudi Arabistan&rsquo;ın Kamu Yatırım Fonu tarafından desteklenen y&uuml;ksek maaş teklifleri nedeniyle &uuml;lkeye giden bir&ccedil;ok spor yıldızı g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;k ve sponsorluk gelirlerinden fedak&acirc;rlık etmek zorunda kalırken, Ronaldo&rsquo;nun devasa markası ona her iki d&uuml;nyanın da avantajlarını sağladı. Instagram, Facebook ve X &uuml;zerinden toplamda yaklaşık bir milyar takip&ccedil;isi bulunuyor; bu da onu d&uuml;nyadaki herhangi bir kişiden daha b&uuml;y&uuml;k bir hayran kitlesine sahip yapıyor. Onu destekleyen ondan fazla uzun vadeli sponsorluk anlaşması arasında Binance, Herbalife ve Therabody bulunurken, Nike ile de &ouml;m&uuml;r boyu s&uuml;recek bir giyim anlaşması mevcut. Ayrıca yaklaşık 80 milyon aboneli bir YouTube kanalını da y&ouml;netiyor.</p>

<p>Ronaldo aynı zamanda daha girişimciliğe de adım atıyor. CR7 markası spor salonlarını, parf&uuml;mleri, saatleri ve kıyafetleri kapsıyor. Buna ek olarak, 2016&rsquo;da Madeira merkezli Pestana Hotel Group ile ortak girişim olarak başlattığı l&uuml;ks otel zinciri de bulunuyor. Zincir bug&uuml;n, 2021&rsquo;de a&ccedil;ılan New York Times Square&rsquo;deki otel de dahil olmak &uuml;zere beş tesisi işletiyor. Bir melek yatırımcı olarak Ronaldo, 2024&rsquo;te Whoop şirketine yatırım yaptı ve ge&ccedil;tiğimiz mart ayında şirketin 575 milyon dolarlık yatırım turuna katıldı. Bu yatırım turu sağlık ve fitness teknolojileri girişimine 10,1 milyar dolar değer bi&ccedil;ti. Ayrıca aralık ayında yapay zeka arama girişimi Perplexity&rsquo;ye a&ccedil;ıklanmayan miktarda yatırım yaptı ve şubat ayında İspanya ikinci lig ekiplerinden UD Almer&iacute;a&rsquo;nın y&uuml;zde 25 hissesini satın aldı. Bu hamleler, futbol kariyeri sona yaklaşırken bile başarılarıyla yetinmeye veya arka plana &ccedil;ekilmeye niyetli olmadığını g&ouml;steriyor. Ronaldo ge&ccedil;en yıl Morgan&rsquo;a verdiği r&ouml;portajda, &ldquo;Belli bir seviyeye ulaştığınızda para artık o kadar da &ouml;nemli olmuyor, en azından benim g&ouml;r&uuml;ş&uuml;me g&ouml;re ama daha fazlasına sahip olmak her zaman g&uuml;zeldir. Biz insanız. Sahip olduklarımızla asla tamamen mutlu olmuyoruz&quot; ifadelerini kullanmıştı.&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/ekonomi/dunyanin-en-degerli-futbol-takimlari-2026" target="_blank">D&uuml;nyanın en değerli futbol takımları 2026</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cristiano-ronaldo-nasil-milyarder-oldu-2026-06-05-15-44-54.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/uzmanlardan-annelere-uyari-kusursuzluk-beklentisine-girmeyin</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/uzmanlardan-annelere-uyari-kusursuzluk-beklentisine-girmeyin</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>Uzmanlardan annelere uyarı: Kusursuzluk beklentisine girmeyin</title>
      <description>Psikoloji uzmanları, anneliğin getirdiği mükemmel olma baskısının tükenmişliğe yol açtığını belirterek ebeveynlere kendi süreçlerini normalleştirme ve kıyaslamadan kaçınma çağrısında bulundu.</description>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 08:54:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-04T08:54:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bebelac &Ccedil;ocuk Devam S&uuml;tleri, &quot;Mutlu Bebekler Mutlu Anneler&quot; adlı yeni bir etkinlik serisi başlattı. Serinin ilk buluşması Ankara&#39;da yapıldı. Anneler, bebek beslenmesi ve gelişim s&uuml;re&ccedil;lerine dair uzmanlardan bilgi alma fırsatı yakaladı.</p>

<p>Ankara&#39;daki etkinlik oyuncu Ceyda D&uuml;venci&#39;nin moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde d&uuml;zenlendi. Programa Bebelac Pazarlama Direkt&ouml;r&uuml; Nida Benan &Ouml;zer, &Ccedil;ocuk Sağlık Uzmanı Dr. Melis Yeşil ve Klinik Psikolog Ceren G&uuml;m&uuml;ş Yaşa katıldı. Uzmanlar bebek gelişimi, beslenme rutinleri ve annelik yolculuğu konularını ele aldı.</p>

<h2>Etkinlikler altı ilde daha devam edecek</h2>

<p>Bebelac Pazarlama Direkt&ouml;r&uuml; Nida Benan &Ouml;zer, bebek beslenmesi alanında &uuml;r&uuml;nler geliştirirken projelerle de annelere destek olmaya &ccedil;alıştıklarını belirtti. &Ouml;zer, Ankara&#39;dan başlayan bu yolculuğun Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Mersin ve İstanbul&#39;da s&uuml;receğini bildirdi.</p>

<p>&Ouml;zer etkinliklerin amacını anlatarak, &quot;Amacımız hem annelerimizle beraber bilgi paylaşımı ortamı yaratmak hem de karşılıklı fikir alışverişinde bulunmak.&quot; dedi. Etkinlikleri interaktif bir şekilde tasarladıklarını belirten &Ouml;zer, annelerin doğru bilgiye ulaşmasının &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekti.</p>

<p>Pazarlama Direkt&ouml;r&uuml; &Ouml;zer, &quot;Marka olarak bu kaosun i&ccedil;inden anneleri &ccedil;ıkarıp onları doğru ve ihtiya&ccedil;ları olan faydalı bilgiye ulaştırmaya gayret ediyoruz.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<h2>İlk altı ay sadece anne s&uuml;t&uuml;</h2>

<p>&Ccedil;ocuk Sağlık Uzmanı Dr. Melis Yeşil ise sağlıklı bebek gelişiminde en &ouml;nemli konunun beslenme olduğunu vurguladı. Bilişsel fonksiyonları desteklemek i&ccedil;in bebekle keyifli vakit ge&ccedil;irmenin de değerli olduğunu hatırlattı.</p>

<p>Yeşil beslenme rutinine değinerek, &quot;İlk 6 ay sadece anne s&uuml;t&uuml; diyoruz; 6 aydan sonrasında da ek gıda d&ouml;nemimiz başlıyor.&quot; değerlendirmesini yaptı. Yenidoğan grubunda anne ve bebeğin birbirini hen&uuml;z tanımadığını, bu nedenle emzirme hakkında &ccedil;ok soru aldıklarını kaydetti.</p>

<h2>Kusursuzluk beklentisi anneyi yoruyor</h2>

<p>Klinik Psikolog Ceren G&uuml;m&uuml;ş Yaşa da anneliğin &ccedil;oğu zaman kusursuz olma beklentisiyle anıldığını ifade etti. Yaşa, bu durumun anneleri yorduğunu, &ccedil;aresizlik ve t&uuml;kenmişlik hissi yarattığını dile getirdi.</p>

<p>Her &ccedil;ocuğun biricik olduğunu belirten Yaşa, &quot;Burada kıyaslamaya girmek doğru olmaz. &Ouml;nemli olan annenin ya da babanın elinden geleni yapabiliyor olması.&quot; diye konuştu.</p>

<p>Yaşa, &ccedil;ocukların g&uuml;vende hissetmek ve sevildiğini bilmek gibi temel ihtiya&ccedil;ları olduğunu hatırlattı. Ortak deneyimlerin paylaşılmasının ruh sağlığına iyi geldiğini savunan Yaşa, &quot;Bazen bir şeyler eksik ya da yanlış gidebilir ancak telafiler her zaman m&uuml;mk&uuml;n.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/uzmanlardan-annelere-uyari-kusursuzluk-beklentisine-girmeyin-2026-06-04-12-02-15.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/bolgesel-enerji-donusumune-turk-imzasi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/bolgesel-enerji-donusumune-turk-imzasi</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Bölgesel enerji dönüşümüne Türk imzası</title>
      <description>ODAŞ, Türkiye’den Özbekistan’a uzanan yatırımlarıyla enerji dönüşümünü yalnızca üretim kapasitesi üzerinden değil; mühendislik, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir büyüme ekseninde yeniden şekillendiriyor. Şirket, enerji arz güvenliğinden döngüsel ekonomiye uzanan çok katmanlı modeliyle bölgesel ölçekte yeni bir büyüme alanı oluşturuyor.</description>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 04:55:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-04T04:55:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji sekt&ouml;r&uuml;nde &ccedil;eviklik, kaynak verimliliği, sermaye disiplini ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir b&uuml;y&uuml;me yetkinliği giderek daha belirleyici hale geliyor. Enerji, madencilik ve turizm alanlarında faaliyet g&ouml;steren ODAŞ, T&uuml;rkiye&rsquo;den &Ouml;zbekistan&rsquo;a uzanan yatırımlarıyla b&ouml;lgesel &ouml;l&ccedil;ekteki konumunu g&uuml;&ccedil;lendiriyor. ODAŞ International Başkanı Zehra Zeynep Dereli&rsquo;nin de dikkat &ccedil;ektiği gibi şirket, enerji &uuml;retiminin &ouml;tesine ge&ccedil;en yapısıyla m&uuml;hendislik, operasyon ve kaynak y&ouml;netimini birlikte ele alan &ccedil;ok katmanlı bir b&uuml;y&uuml;me modeli &uuml;zerinde &ccedil;alışıyor.</p>

<p>Kuruluşundan bu yana fırsat odaklı ve &ccedil;evik yapısıyla &ouml;ne &ccedil;ıkan ODAŞ, bug&uuml;n 2&rsquo;si halka a&ccedil;ık olmak &uuml;zere toplam 21 bağlı ortaklığı, 10 tesisi ve 1.000&rsquo;in &uuml;zerinde &ccedil;alışanıyla faaliyetlerini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Son yedi yılda T&uuml;rkiye ve uluslararası pazarlarda yaklaşık 500 milyon dolarlık yatırım ger&ccedil;ekleştiren şirket, enerji &uuml;retiminin yanı sıra stratejik metaller, madencilik ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik projelerine de odaklanıyor.&nbsp;</p>

<h2>&Ouml;zbekistan&rsquo;da stratejik bir g&uuml;&ccedil;&nbsp;</h2>

<p>ODAŞ&rsquo;ın uluslararası b&uuml;y&uuml;me stratejisindeki en &ouml;nemli adımlardan biri &Ouml;zbekistan yatırımı oldu. Harezm b&ouml;lgesinde devreye alınan 174 MWe kurulu g&uuml;ce sahip ODAŞ CA Doğal Gaz Kombine &Ccedil;evrim Santrali, yaklaşık altı ayda tamamlanarak b&ouml;lgenin dikkat &ccedil;eken enerji projeleri arasında yer aldı. Yaklaşık 500 bin haneye enerji sağlayan santral, b&ouml;lgesel elektrik ihtiyacının yaklaşık y&uuml;zde 35&rsquo;ini karşılıyor. Proje aynı zamanda &Ouml;zbekistan&rsquo;ın enerji arz g&uuml;venliği a&ccedil;ısından kritik altyapı yatırımlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Projeyi farklılaştıran başlıklardan biri ise relokasyon modeli oldu. T&uuml;rkiye&rsquo;deki mevcut bir santralin s&ouml;k&uuml;lerek &Ouml;zbekistan&rsquo;a taşınmasıyla hayata ge&ccedil;irilen yapı, yatırım maliyetlerinin optimize edilmesi ve kaynak kullanımında verimlilik sağlanması a&ccedil;ısından dikkat &ccedil;ekiyor. ODAŞ CA bug&uuml;n y&uuml;zde 49 verimlilik oranıyla &Ouml;zbekistan&rsquo;daki &ouml;ne &ccedil;ıkan &ouml;zel sekt&ouml;r santralleri arasında yer alırken, 25 yıllık dolar bazlı enerji satış anlaşmasıyla uzun vadeli gelir g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; sunuyor.</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/63d6cbdd-6b79-476a-82df-5e0c0c4494b5.jpeg" /></p>

<p>ODAŞ International Başkanı Zehra Zeynep Dereli, enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml; yalnızca yenilenebilir yatırımlarla sınırlı değil, aynı zamanda enerji g&uuml;venliği, maliyet y&ouml;netimi ve arz s&uuml;rekliliği başlıklarıyla birlikte değerlendirdiklerini belirtiyor. Şirket, yerli kaynak kullanımıyla dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflerken, doğalgaz ve planlanan yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ge&ccedil;iş s&uuml;recini destekliyor. Bu kapsamda &Ouml;zbekistan&rsquo;da planlanan 50 MW&rsquo;lık g&uuml;neş enerjisi yatırımı da şirketin b&ouml;lgesel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m stratejisinin yeni adımları arasında yer alıyor.&nbsp;</p>

<h2>D&ouml;ng&uuml;sel ekonomiyle yeni değer alanları</h2>

<p>ODAŞ&rsquo;ın s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik yaklaşımı yalnızca &ccedil;evresel uyum başlığıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda ekonomik değer &uuml;retimine de odaklanıyor. &Ccedil;an2 Termik Santrali&rsquo;nde ortaya &ccedil;ıkan u&ccedil;ucu k&uuml;l ve sentetik al&ccedil;ı taşı farklı sekt&ouml;rlerde kullanılmak &uuml;zere yeniden işleniyor. 2020 yılından bu yana ABD, Kanada ve Avrupa başta olmak &uuml;zere farklı pazarlara ger&ccedil;ekleştirilen ihracatla 14 milyon doların &uuml;zerinde gelir elde edildi. Şirket ayrıca k&ouml;m&uuml;r yanması sonucu oluşan c&uuml;ruf atıklarını yapı malzemesine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeyi hedefleyen yeni bims ve briket tesisi yatırımı &uuml;zerinde &ccedil;alışıyor. Bu yatırımın, atık y&ouml;netimi ve d&ouml;ng&uuml;sel ekonomi alanında yeni bir değer zinciri oluşturması hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/bolgesel-enerji-donusumune-turk-imzasi-2026-06-04-01-07-08.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/gucun-yeni-dengesi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/gucun-yeni-dengesi</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Gücün yeni dengesi</title>
      <description>Yapay zekadan veri merkezlerine, elektrikli araçlardan dijital sanayiye kadar uzanan yeni tüketim dalgası, enerji sektöründe dengeleri yeniden değiştiriyor. Enerji güvenliği yalnızca petrol ve doğalgaz arzını değil; elektrik şebekelerinin dayanıklılığını, depolama kapasitesini ve dijital altyapıların korunmasını da kapsayan çok katmanlı bir başlığa dönüşüyor.</description>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 04:55:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-04T04:55:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>K&uuml;resel enerji sistemi uzun yıllar boyunca arz g&uuml;venliği odağında şekillendi. Petrol fiyatları, doğalgaz tedariki ve jeopolitik riskler enerji politikalarının merkezinde yer aldı. Ancak bug&uuml;n enerji d&uuml;nyasında yeni bir kırılma yaşanıyor. Yapay zeka uygulamaları, veri merkezleri, elektrikli ulaşım ve elektrifikasyonun hızlanmasıyla birlikte yalnızca enerji &uuml;retmek değil, enerjiyi kesintisiz ve g&uuml;venli bi&ccedil;imde y&ouml;netebilmek de kritik hale geliyor. Enerji g&uuml;venliği kavramı da bu nedenle yeniden tanımlanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı&rsquo;nın (IEA) verilerine g&ouml;re k&uuml;resel elektrik talebi son yılların en hızlı b&uuml;y&uuml;me d&ouml;nemlerinden birine girmiş durumda. Ajansın &ouml;ng&ouml;r&uuml;lerine g&ouml;re talep, 2027 yılına kadar her yıl ortalama y&uuml;zde 4 b&uuml;y&uuml;meyi s&uuml;rd&uuml;recek. &Ouml;zellikle veri merkezleri ve yapay zeka altyapılarının &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 10 yılda elektrik t&uuml;ketimini dramatik bi&ccedil;imde artırması bekleniyor. Goldman Sachs analizleri, yapay zeka kaynaklı veri merkezlerinin enerji t&uuml;ketiminin 2030 yılına kadar y&uuml;zde 165 ile y&uuml;zde 220 arasında artacağını &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor. Bu artış, teknoloji yatırımlarının enerji altyapıları &uuml;zerinde benzeri g&ouml;r&uuml;lmemiş bir baskı oluşturmasına neden oluyor. Ortaya &ccedil;ıkan tablo, enerji sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; yalnızca &uuml;retim kapasitesini artırmaya değil; şebeke dayanıklılığına, depolama yatırımlarına ve dijital g&uuml;venliğe daha fazla kaynak ayırmaya y&ouml;neltiyor.</p>

<p>Enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;n merkezinde artık elektrik yer alıyor. Elektrikli ara&ccedil;lardan ısı pompası sistemlerine, sanayi &uuml;retiminden veri ekonomisine kadar bir&ccedil;ok alan doğrudan elektrikleşiyor. Bu durum &uuml;lkelerin enerji g&uuml;venliği stratejilerini de değiştiriyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yeni d&ouml;nemde kritik mesele yalnızca enerji kaynağına erişim değil, elektriğin doğru zamanda ve kesintisiz bi&ccedil;imde sisteme aktarılabilmesi. &Ouml;zellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanması bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; daha karmaşık hale getiriyor. G&uuml;neş ve r&uuml;zgr gibi kaynaklar d&uuml;ş&uuml;k karbon avantajı sağlasa da değişken &uuml;retim yapıları nedeniyle şebeke y&ouml;netimini zorlaştırıyor. Bu nedenle enerji depolama sistemleri, enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;n tamamlayıcı unsuru olmaktan &ccedil;ıkarak doğrudan g&uuml;venlik altyapısının bir par&ccedil;asına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p>

<p>BloombergNEF verilerine g&ouml;re k&uuml;resel enerji depolama yatırımları son beş yılda katlanarak b&uuml;y&uuml;d&uuml;. K&uuml;resel enerji depolama kurulumları (pompalı hidroelektrik hari&ccedil;) yıllık 10 gigavat seviyelerinden 112 gigavata ulaştı. D&uuml;şen batarya maliyetleri ve artan şebeke ihtiya&ccedil;larıyla birlikte sekt&ouml;r, k&uuml;resel &ccedil;apta en hızlı b&uuml;y&uuml;yen enerji alanlarından biri haline geliyor. Batarya teknolojilerindeki gelişim yalnızca elektrikli ara&ccedil; sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; değil, ulusal şebekelerin esnekliğini de doğrudan etkiliyor. &Ouml;zellikle Avrupa ve ABD&rsquo;de bir&ccedil;ok enerji şirketi artık yeni santral yatırımları kadar batarya depolama projelerine de &ouml;ncelik veriyor.&nbsp;</p>

<h2>Jeopolitik riskler geri d&ouml;nd&uuml;&nbsp;</h2>

<p>Enerji g&uuml;venliğinin yeniden k&uuml;resel g&uuml;ndemin merkezine taşınmasında jeopolitik gerilimlerin etkisi b&uuml;y&uuml;k. SHURA Enerji D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; Merkezi&rsquo;nin değerlendirmelerine g&ouml;re b&ouml;lgede artan &ccedil;atışmalar, &ouml;zellikle enerji ithalatına bağımlı &uuml;lkeler a&ccedil;ısından fiyat oynaklığı ve arz kesintisi riskini yeniden b&uuml;y&uuml;t&uuml;yor. T&uuml;rkiye kısa vadede petrol ve doğalgaz tedarikinde ciddi bir kesinti riskiyle karşı karşıya g&ouml;r&uuml;nmese de orta ve uzun vadeli belirsizlikler devam ediyor.</p>

<p>Petrol tarafında k&uuml;resel fiyat baskısı dikkat &ccedil;ekiyor. Brent petrol fiyatları jeopolitik risklerin etkisiyle yeniden 100 dolar seviyesinin &uuml;zerine &ccedil;ıkarken, enerji ithalatı y&uuml;ksek &uuml;lkelerde ekonomik kırılganlık da b&uuml;y&uuml;yor. Nitekim petrol fiyatlarının sert y&uuml;kseldiği 2022 yılında T&uuml;rkiye&rsquo;nin enerji kaynaklı dış ticaret a&ccedil;ığı 80 milyar dolara ulaşmıştı. Enerji maliyetlerindeki artış, enflasyondan cari a&ccedil;ığa kadar geniş bir baskı alanı yaratıyor. Doğalgaz tarafında ise T&uuml;rkiye&rsquo;nin tedarik&ccedil;i &ccedil;eşitliliği kısa vadede g&ouml;rece avantaj sağlıyor. Ancak İran ve Azerbaycan ile yapılan anlaşmaların s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği, Rusya&rsquo;ya y&ouml;nelik yaptırımların derinleşmesi ve kış aylarında artabilecek talep baskısı &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemin kritik risk başlıkları arasında g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.&nbsp;</p>

<h2>Şebekeler yeni savunma hattı&nbsp;</h2>

<p>Enerji sekt&ouml;r&uuml;ndeki dijitalleşme aynı zamanda yeni g&uuml;venlik risklerini de beraberinde getiriyor. Akıllı şebekeler, uzaktan y&ouml;netilen enerji sistemleri ve dijital saya&ccedil; altyapıları operasyonel verimlilik sağlarken siber saldırı riskini de b&uuml;y&uuml;t&uuml;yor. Son yıllarda Avrupa ve ABD&rsquo;de enerji altyapılarını hedef alan siber saldırılar, enerji g&uuml;venliğinin artık fiziksel olduğu kadar dijital bir mesele olduğunu ortaya koydu. Deloitte&rsquo;un enerji sekt&ouml;r&uuml; analizlerine g&ouml;re enerji şirketlerinin teknoloji yatırımları i&ccedil;inde siber g&uuml;venliğin payı hızla artıyor. Şirketler yalnızca &uuml;retim kapasitesini b&uuml;y&uuml;tmeye değil, sistem s&uuml;rekliliğini koruyacak dijital savunma altyapılarına da yatırım yapıyor. &Ouml;zellikle kritik altyapılarda yapay zeka destekli g&uuml;venlik sistemleri ve ger&ccedil;ek zamanlı veri izleme teknolojileri &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de de benzer bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m dikkat &ccedil;ekiyor. Yenilenebilir enerji kapasitesindeki b&uuml;y&uuml;me ve elektrifikasyonun hızlanması, şebeke modernizasyonunu daha kritik hale getiriyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine g&ouml;re g&uuml;neş ve r&uuml;zgarın toplam kurulu g&uuml;&ccedil; i&ccedil;indeki payı hızla y&uuml;kselirken, dağıtık &uuml;retim modelleri de yaygınlaşıyor. Bu yapı, enerji y&ouml;netiminde dijitalleşme ihtiyacını artırıyor.&nbsp;</p>

<h2>Enerji verimliliği yeni g&uuml;venlik alanı&nbsp;</h2>

<p>Yeni d&ouml;nemde enerji g&uuml;venliği yalnızca &uuml;retim ve tedarik başlığıyla sınırlı kalmıyor. Enerjiyi daha verimli kullanmak da stratejik g&uuml;venlik politikalarının par&ccedil;ası haline geliyor. Savaşlar, enerji krizleri ve karbon d&uuml;zenlemeleri sonrasında enerji verimliliği &ccedil;evresel bir tercih olmaktan &ccedil;ıkarak ekonomik ve jeopolitik bir zorunluluğa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. &Ouml;zellikle Avrupa&rsquo;da yaşanan enerji krizinin ardından enerji bağımlılığının ekonomik riskleri daha g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale geldi. Avrupa Birliği&rsquo;nin REPowerEU programını hızlandırmasının temel nedenlerinden biri de buydu. Enerji maliyetlerindeki oynaklık, verimsiz yapıların ve y&uuml;ksek karbonlu &uuml;retim modellerinin rekabet g&uuml;c&uuml;n&uuml; hızla aşındırıyor.</p>

<p>Uluslararası Enerji Ajansı verilerine g&ouml;re binalar k&uuml;resel enerji t&uuml;ketiminin yaklaşık y&uuml;zde 30&rsquo;unu oluşturuyor. Bu nedenle gayrimenkulden sanayiye kadar geniş bir alanda enerji verimliliği yatırımları artık yalnızca s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik değil, finansal dayanıklılık başlığı altında değerlendiriliyor. &Ouml;zellikle Avrupa Birliği&rsquo;nin Sınırda Karbon D&uuml;zenleme Mekanizması (CBAM), T&uuml;rkiye gibi ihracat ağı g&uuml;&ccedil;l&uuml; &uuml;lkelerde sanayi şirketleri &uuml;zerinde yeni baskılar yaratıyor. Uzmanlara g&ouml;re karbon maliyetini y&ouml;netemeyen şirketler &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde yalnızca &ccedil;evresel değil, ticari risklerle de karşı karşıya kalacak. Bu nedenle enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde rekabet avantajı artık yalnızca d&uuml;ş&uuml;k maliyetli &uuml;retimden değil; d&uuml;ş&uuml;k karbonlu, verimli ve dayanıklı sistemlerden ge&ccedil;iyor.&nbsp;</p>

<h2>Yeni d&ouml;nemin anahtarı: Dayanıklılık</h2>

<p>Enerji sekt&ouml;r&uuml;nde artık yalnızca &uuml;retim kapasitesi değil, sistemin ne kadar dayanıklı olduğu da rekabet avantajı yaratıyor. Aşırı hava olayları, jeopolitik gerilimler, siber tehditler ve hızla artan elektrik talebi enerji altyapılarının kırılganlığını daha g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale getiriyor. Bu nedenle yeni d&ouml;nemin enerji yatırımları yalnızca megavat hesabıyla değil; esneklik, depolama kapasitesi, veri g&uuml;venliği ve sistem s&uuml;rekliliği &uuml;zerinden değerlendiriliyor. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda enerji sekt&ouml;r&uuml;nde en b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, &uuml;retim merkezli yapıdan ağ y&ouml;netimi merkezli yapıya ge&ccedil;iş olacak. Elektriğin &uuml;retildiği kadar depolandığı, y&ouml;netildiği ve korunduğu sistemler &ouml;ne &ccedil;ıkacak. Enerji şirketleri i&ccedil;in yeni rekabet alanı artık yalnızca ne kadar enerji &uuml;rettikleri değil, sistemi ne kadar kesintisiz ve g&uuml;venli y&ouml;netebildikleri olacak.</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/136ebd2d-7de4-4196-9826-0d5759c86310.png" /></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/gucun-yeni-dengesi-2026-06-04-00-58-48.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/asiri-hava-olaylari-10-yilda-20-trilyon-dolar-harcamaya-neden-olacak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/asiri-hava-olaylari-10-yilda-20-trilyon-dolar-harcamaya-neden-olacak</link>
      <category>Küresel Ekonomi</category>
      <title>Aşırı hava olayları 10 yılda 20 trilyon dolar harcamaya neden olacak</title>
      <description>Aşırı hava olayları, on yıl içinde küresel harcamaları 20 trilyon doların üzerine çıkaracak. Bu durumun enerji verimliliği ve iklim güvenliği alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin satış ve kârlarını arttıracağı tahmin ediliyor.</description>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:13:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-03T09:13:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ekstrem hava olaylar gelecek on yıl i&ccedil;inde d&uuml;nya genelinde 20 trilyon doların &uuml;zerinde harcamaya neden olacak. Bu da enerji verimliliği ve iklim g&uuml;venliği alanlarında faaliyet g&ouml;steren şirketlerin satış ve k&acirc;rlarını artıracak. Bloomberg Intelligence analistleri Andrew John Stevenson ve Eric Kane&rsquo;in raporuna g&ouml;re &ccedil;evresel uyum ve etkilerin azaltılması odaklı 275 şirketten oluşan bir grubun getirileri, 19 Nisan&#39;a kadar olan bir yıllık d&ouml;nemde genel piyasayı yaklaşık 32 puan geride bıraktı.&nbsp;</p>

<h2>Ge&ccedil;en yıl maliyet 1,4 trilyon dolara ulaştı</h2>

<p>Analistler iklim uyumuna y&ouml;nelik harcamaların, BWX Technologies, RenaissanceRe Holdings, Woodward ve Dycom Industries gibi şirketlerin değer kazanmasına katkı sağladığını belirtti. BI analistlerine g&ouml;re aşırı hava olaylarının maliyeti ge&ccedil;en yıl 1,4 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam k&uuml;resel gayrisafi yurti&ccedil;i hasılanın (GSYH) yaklaşık y&uuml;zde 1,2&rsquo;sine eşit.</p>

<p>Bulgular, iklim değişikliğinin ekonomi &uuml;zerindeki y&uuml;k&uuml;n&uuml; ve aynı zamanda etkilerini azaltmaya ve bunlara uyum sağlamaya yardımcı olan şirketler i&ccedil;in yarattığı fırsatları ortaya koyuyor. K&acirc;r amacı g&uuml;tmeyen araştırma kuruluşu Climate Central&rsquo;ın verilerine g&ouml;re yalnızca ge&ccedil;en yıl ABD&rsquo;de en az bir milyar dolar zarara yol a&ccedil;an 23 hava olayı yaşandı. Bu sayı kayıtlardaki en y&uuml;ksek &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; yıllık toplam oldu.</p>

<p>İklimle bağlantılı harcamalardan bir&ccedil;ok sekt&ouml;r&uuml;n fayda sağlaması beklenirken, ekonominin bazı b&ouml;l&uuml;mlerinin ise iklim değişikliğinin maliyetlerinden daha fazla etkileneceği &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bloomberg Intelligence, belediyeleri ve t&uuml;keticileri bu risklere en a&ccedil;ık kesimler arasında g&ouml;sterdi. Araştırma ayrıca, afet sonrası toparlanmaya y&ouml;nelik federal desteğin ABD&rsquo;deki 26 eyaletteki acil durum rezerv fonlarını tehlikeye atabilecek seviyelere d&uuml;şebileceği konusunda uyardı.</p>

<h2>K&acirc;r marjları &uuml;zerinde baskı yaratıyor</h2>

<p>Stevenson ve Kane&rsquo;e g&ouml;re aşırı hava olaylarının maliyeti arttık&ccedil;a sigorta primleri 2017&rsquo;den bu yana enflasyondan 7 puan daha hızlı y&uuml;kseldi. Bu eğilim, milyarlarca dolarlık sermayenin daha verimli kullanım alanlarından uzaklaşmasına neden olurken, belediye b&uuml;y&uuml;mesi, kamu sağlığı harcamaları ve konut inşaatı şirketlerinin k&acirc;r marjları &uuml;zerinde baskı oluşturuyor. Fitch Ratings bu yılın başlarında yayımladığı bir raporda, iklim risklerinin onlarca &uuml;lkenin kredi notunu tehdit ettiğine dikkat &ccedil;ekmişti. Kuruluş, daha sık yaşanan hava kaynaklı şokların &ouml;zellikle k&uuml;&ccedil;&uuml;k &uuml;lkelerde bor&ccedil;ların geri &ouml;denmesini zorlaştırdığını vurguladı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/asiri-hava-olaylari-10-yilda-20-trilyon-dolar-harcamaya-neden-olacak-2026-06-03-12-20-06.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/saglik/artan-seyahat-trafigi-kuresel-saglik-risklerini-buyutuyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/saglik/artan-seyahat-trafigi-kuresel-saglik-risklerini-buyutuyor</link>
      <category>Sağlık</category>
      <title>Artan seyahat trafiği küresel sağlık risklerini büyütüyor</title>
      <description>Yaz sezonunun yaklaşması ve mezuniyet dönemiyle birlikte dünya genelinde uluslararası seyahat hareketliliğinin artması beklenirken, uzmanlar bulaşıcı hastalıkların sınırlar arasında daha hızlı yayılabildiğine dikkat çekiyor. Küresel ulaşım ağlarının genişlemesi, ekonomik ve kültürel etkileşimi artırırken halk sağlığı açısından yeni riskleri de beraberinde getiriyor.</description>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 08:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-06T08:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Verilere g&ouml;re her yıl 5 milyardan fazla yolcu uluslararası hava yolu seyahati ger&ccedil;ekleştiriyor. Bu rakam, 1970&#39;li yılların başında yıllık 310 milyonun altında bulunuyordu. Hava ulaşımının yaygınlaşması sayesinde insanlar saatler i&ccedil;inde farklı kıtalara ulaşabilirken, bulaşıcı hastalıklar da belirtiler ortaya &ccedil;ıkmadan &ouml;nce &uuml;lkeler arasında taşınabiliyor.</p>

<h2>Farklı b&ouml;lgelerde yeni vakalar bildiriliyor</h2>

<p>Son d&ouml;nemde &ccedil;eşitli b&ouml;lgelerde g&ouml;r&uuml;len salgınlar sağlık otoritelerinin dikkatini &ccedil;ekiyor. Nisan ayında halk sağlığı yetkilileri, G&uuml;ney Amerika&#39;yı kapsayan bir kruvaziyer seyahatiyle bağlantılı birden fazla hantavir&uuml;s vakasını doğruladı. Orta Afrika&#39;da yeniden g&uuml;ndeme gelen Ebola vakaları da uluslararası sağlık kuruluşlarının yakın takibinde bulunuyor.</p>

<p>Bunlara ek olarak, d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli b&ouml;lgelerinde kızamık vakalarında artış yaşanırken, dang humması ve kuş gribi kaynaklı vakalar da sağlık otoritelerinin izlediği başlıca riskler arasında yer alıyor. Uzmanlar, farklı coğrafyalarda ortaya &ccedil;ıkan bu gelişmelerin k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte birbirine bağlı sağlık risklerinin g&ouml;stergesi olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>Seyahat edenlere &ouml;nlem &ccedil;ağrısı</h2>

<p>Uzmanlara g&ouml;re seyahat kaynaklı sağlık risklerinin &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; basit koruyucu &ouml;nlemlerle azaltılabiliyor. &Ouml;zellikle havaalanları, u&ccedil;aklar ve yolcu gemileri gibi yoğun insan trafiğinin bulunduğu alanlarda el hijyenine dikkat edilmesi, enfeksiyon riskini azaltan temel uygulamalar arasında yer alıyor.</p>

<p>Seyahat &ouml;ncesinde aşıların g&uuml;ncel olup olmadığının kontrol edilmesi, gidilecek b&ouml;lgeye ilişkin sağlık uyarılarının takip edilmesi ve gerekli ila&ccedil;ların yanlarında bulundurulması da &ouml;nerilen &ouml;nlemler arasında bulunuyor. Uzmanlar ayrıca, kendini hasta hisseden kişilerin veya kalabalık ve yetersiz havalandırılan ortamlarda bulunanların maske kullanmasının koruyucu etkisine dikkat &ccedil;ekiyor.</p>

<h2>Halk sağlığı altyapısının &ouml;nemi vurgulanıyor</h2>

<p>Uzmanlar, bireysel tedbirlerin yanı sıra g&uuml;&ccedil;l&uuml; halk sağlığı sistemlerinin de salgınlarla m&uuml;cadelede kritik rol oynadığını belirtiyor. Hastalık g&ouml;zetim programları, aşılama altyapıları ve laboratuvar ağları sayesinde sağlık otoriteleri salgınları erken aşamada tespit ederek yayılımı sınırlandırabiliyor.</p>

<p>Ancak bazı &uuml;lkelerde sağlık kurumlarının kaynak ve personel a&ccedil;ısından zorluklarla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. &Ouml;rneğin ABD&#39;de Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı&#39;nın 2025 yılı i&ccedil;erisinde iş g&uuml;c&uuml;n&uuml; yaklaşık y&uuml;zde 25 oranında azaltmayı planladığı, bu kapsamda Hastalık Kontrol ve &Ouml;nleme Merkezleri&#39;nde (CDC) yaklaşık 2.400 pozisyonun etkileneceği belirtiliyor.</p>

<h2>K&uuml;resel sağlık g&uuml;venliği ortak sorumluluk olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor</h2>

<p>Uzmanlara g&ouml;re uluslararası seyahat hacmindeki b&uuml;y&uuml;me, k&uuml;resel ticaretin hızlanması, kentleşme ve iklim kaynaklı değişimler, bulaşıcı hastalıkların ortaya &ccedil;ıkış ve yayılma dinamiklerini değiştirmeye devam edecek.</p>

<p>Bu nedenle halk sağlığı farkındalığının yalnızca sağlık uzmanlarının değil, seyahat eden bireylerin de g&uuml;ndeminde olması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, g&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasında sağlık g&uuml;venliğinin ulusal sınırlarla sınırlı olmadığını ve bireysel &ouml;nlemler ile kurumsal hazırlığın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/artan-seyahat-trafigi-kuresel-saglik-risklerini-buyutuyor-2026-06-02-17-31-12.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/andrea-bocelli-ile-romantizmin-muhtesem-donusu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/andrea-bocelli-ile-romantizmin-muhtesem-donusu</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Andrea Bocelli ile romantizmin muhteşem dönüşü</title>
      <description>“Romanza 30th Anniversary World Tour” ile kariyerinin en ikonik albümüne adanan turnesi kapsamında Türkiye’de konser veren Andrea Bocelli, İstanbul’da dünyanın dört bir yanından gelen izleyicilerle buluştu. Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nu dolduran 20 binin üstünde seyirci, konserin konuk sanatçıları Serena Gamberoni, Roberto de Candia, Jodok Cello, Anastasiya Petryshak, Andrea Lykke, Kenan Doğulu, Francesco Costa ve Angelica Gismondo’yu da sahneden canlı olarak izledi.</description>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 12:38:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-02T12:38:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beşiktaş T&uuml;praş Stadyumu&nbsp;30 Mayıs 2026&rsquo;da adeta kabuk değiştirdi. Opera salonlarının yanı sıra stadyum konserlerinde yer almaktan &ccedil;ekinmeyen İtalyan ten&ouml;r Andrea Bocelli&rsquo;nin &ldquo;Romanza 30th Anniversary World Tour&rdquo; kapsamında sahneye adım atmasından saatler &ouml;nce stadyumun etrafındaki kalabalık romantizmin muhteşem d&ouml;n&uuml;ş&uuml;n&uuml;n ayak seslerini duyurmaya başlamıştı bile.&nbsp;</p>

<p>20 bini aşkın insan, y&uuml;zlerce g&ouml;revlinin y&ouml;nlendirmesi ve sıkı g&uuml;venlik &ouml;nlemleriyle sorunsuz bir şekilde konser &ouml;ncesinde yerini buldu. Bu a&ccedil;ıdan organizasyon şirketleri NTRteam&nbsp;ve M&nbsp;Ticket&rsquo;ı ayrıca tebrik etmek isterim.&nbsp;</p>

<p><img alt="Andrea Bocelli ve Şef Marcello Rota" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e63c93b6-4006-4145-a917-038e8f7a8421.jpeg" />Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin medya sponsoru olduğu konser, klasik bir konser deneyiminin &ouml;tesine ge&ccedil;erek İstanbul&rsquo;un iş, sanat, diplomasi ve k&uuml;lt&uuml;r &ccedil;evrelerini aynı &ccedil;atı altında buluşturan uluslararası &ouml;l&ccedil;ekte bir etkinliğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. D&uuml;nyanın d&ouml;rt bir yanından insanlar 67 yaşındaki Andrea Bocelli&rsquo;yi canlı izleme fırsatı bulacakları İstanbul&rsquo;a geldiler.</p>

<p>Konser Bocelli&rsquo;nin sanat yolculuğunu anlatan &ouml;zel bir video g&ouml;sterimiyle başladı. Ardından &uuml;nl&uuml; ten&ouml;r yıllardır birlikte &ccedil;alıştığı Şef Marcello Rota&rsquo;nın kolunda sahneye &ccedil;ıktı. Programın ilk b&ouml;l&uuml;m&uuml;, opera tarihinin en &ouml;nemli eserlerinden oluşan klasik repertuvara ayrılmıştı. Verdi, Rossini,&nbsp;Leh&aacute;r, Bizet ve Carl&nbsp;Orff&nbsp;gibi bestecilerin eserleri gecenin ilk yarısına damga vurdu. &ldquo;Di&nbsp;Quella&nbsp;Pira&rdquo;, &ldquo;La Donna &egrave; Mobile&rdquo;, &ldquo;Brindisi&rdquo;, &ldquo;Largo al&nbsp;Factotum&rdquo; ve &ldquo;O Fortuna&rdquo; gibi eserler, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir dramatik yoğunlukla seslendirildi.</p>

<p>Bu etkileyici repertuvarın en &ouml;nemli taşıyıcılarından biri İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası&rsquo;ydı. B&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli bir stadyum konserinde klasik m&uuml;zik icrasını bu denli net ve dengeli sunmak her zaman kolay değildir; ancak orkestra,&nbsp;Bocelli&rsquo;nin&nbsp;vokaliyle kusursuz bir uyum yakalayarak &ouml;zellikle Verdi ve Puccini eserlerinde g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir senfonik derinlik oluşturdu. Seyircilerden gelen uzun alkışlar, performansın uluslararası standarttaki başarısını doğrularken, bu alkışların diğer pay sahibi de Şef Volkan Akko&ccedil; y&ouml;netimindeki &ccedil;ok sesli koroydu.&nbsp;</p>

<p>Programın ikinci b&ouml;l&uuml;m&uuml; ise Andrea Bocelli&rsquo;nin kariyerinde &ouml;zel bir yere sahip &ldquo;Romanza&rdquo; alb&uuml;m&uuml;n&uuml;n 30. yılına odaklandı. &Ouml;zel video g&ouml;steriminin ardından sanat&ccedil;ı &ldquo;Caruso&rdquo;, &ldquo;Vivere&rdquo;, &ldquo;Romanza&rdquo;, &ldquo;Il Mare&nbsp;Calmo&nbsp;Della Sera&rdquo;, &ldquo;Vivo&nbsp;Per&nbsp;Lei&rdquo; ve &ldquo;Canto&nbsp;Della Terra&rdquo; gibi d&uuml;nya &ccedil;apında iz bırakmış eserleri seslendirdi. Bu b&ouml;l&uuml;m, nostalji ile &ccedil;ağdaş orkestral yorumların dengeli birleşimiyle adeta gecenin duygusal zirvesiydi.</p>

<p><img alt="Kenan Doğulu ve Andrea Bocelli" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/7d22aa23-8966-4064-8cf5-db38e3cbd7d0.jpeg" /></p>

<p>Kariyerine 1990&rsquo;ların başında başlayan ve d&uuml;nyanın en &ccedil;ok satan klasik-crossover sanat&ccedil;ılarından Andrea Bocelli kimi zaman solo, kimi zaman da farklı konuk sanat&ccedil;ılarla d&uuml;et ya da trio yaparak seslendirdi eserleri. Yanı sıra konuk sanat&ccedil;ılar ayrıca performans sergileyerek programa estetik &ccedil;eşitlilik kattılar. Bu sayede seyirci İtalyan lirik soprano Serena Gamberoni, İtalyan bariton Roberto de Candia, İsvi&ccedil;reli fenomen &ccedil;ellist Jodok Cello, İtalya&rsquo;da yaşayan Ukraynalı keman virt&uuml;&ouml;z&uuml; Anastasiya Petryshak, Etiyopya asıllı Danimarkalı m&uuml;zikal sanat&ccedil;ısı Andrea Lykke, T&uuml;rkiye&rsquo;nin en sevilen bestelerinin sahibi pop sanat&ccedil;ısı Kenan Doğulu, İtalyan dans&ccedil;ılar Francesco Costa ve Angelica Gismondo&rsquo;yu sahneden canlı olarak izleyebildi. Kenan Doğulu&rsquo;nun gecede senfoni orkestrası eşliğinde seslendirdiği, Spotify&rsquo;da mevcut rakamlara g&ouml;re 114 milyon ile a&ccedil;ık ara en &ccedil;ok dinlenen şarkısı &ldquo;Ara Beni L&uuml;tfen&rdquo; ise konsere farklı bir renk kattı.</p>

<p><img alt="Jodok Cello (solda), Lirik soprano Serena Gamberoni ve Andrea Bocelli" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/26769b68-c242-4d0d-9bd8-30cb8613c931.jpeg" />Etkinliğin sahne tasarımı, ışık kurgusu, video i&ccedil;erikleri ve ses m&uuml;hendisliği organizasyonun uluslararası prod&uuml;ksiyon kalitesini de g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serdi. AEG&nbsp;Presents&nbsp;standartlarında hazırlanan teknik yapı, b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli stadyum konserlerinde sık&ccedil;a karşılaşılan akustik sorunları minimuma indirerek her noktada dengeli ve net bir dinleme deneyimi sundu. B&ouml;ylece stadyumda canlı bir konserden ziyade&nbsp;st&uuml;dyoda kaydedilmiş bir alb&uuml;m dinliyormuş&ccedil;asına temiz&nbsp;ve berrak bir ses alabildik.</p>

<p>Gecenin finaline doğru, binlerce kişinin aynı anda eşlik ettiği &ldquo;Vivo&nbsp;Per&nbsp;Lei&rdquo; ve &ldquo;Canto&nbsp;Della Terra&rdquo; performansları ise konseri bireysel bir sahne şovunun &ouml;tesine taşıyarak kolektif bir hafıza deneyimine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;.&nbsp;Bocelli&rsquo;nin&nbsp;m&uuml;ziği, bir kez daha farklı k&uuml;lt&uuml;rleri ve kuşakları aynı duyguda buluşturdu. Final b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde y&uuml;kselen alkışlar ve izleyicinin havaya karışan sevgi dolu coşkusu Bocelli&rsquo;nin tekrar tekrar sahneye d&ouml;nmesine neden oldu. Diyebilirim ki, ge&ccedil;irdiği bir rahatsızlık nedeniyle 12 yaşından itibaren g&ouml;zleri d&uuml;nyaya tamamıyla kapalı olan sanat&ccedil;ı sahneden adeta &ldquo;g&ouml;zlerinin i&ccedil;i g&uuml;lerek&rdquo; ayrıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/andrea-bocelli-ile-romantizmin-muhtesem-donusu-2026-06-02-17-04-20.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/verum-finance-finansal-servisleri-mesajlasma-altyapisina-entegre-ediyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/verum-finance-finansal-servisleri-mesajlasma-altyapisina-entegre-ediyor</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Verum Finance, finansal servisleri mesajlaşma altyapısına entegre ediyor</title>
      <description>Fintech sektörü, finansal servislerin geleneksel bankacılık uygulamalarından çıkarak dijital ekosistemlerin bir parçası haline geldiği yeni bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Verum Finance, dijital kartlar, ödemeler ve para transferlerini doğrudan mesajlaşma deneyimine dahil eden bir iş modeliyle pazarda yer almayı hedefliyor.</description>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 07:10:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-02T07:10:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-path-to-node="0">Asya pazarındaki &quot;super app&quot; (s&uuml;per uygulama) modelleri iletişim ve finansal hizmetlerin tek bir platformda birleşebileceğini uzun s&uuml;redir g&ouml;steriyor. Buna karşın Batı pazarındaki platformların b&uuml;y&uuml;k kısmı, mesajlaşma ve bankacılık hizmetlerini hala ayrı yapılar olarak tutuyor. Verum Finance ise doğrudan Verum Messenger altyapısına entegre &ccedil;alışarak kullanıcıların &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; taraf bankacılık uygulamalarına ihtiya&ccedil; duymadan işlem yapmasını sağlamayı ama&ccedil;lıyor.</p>

<p data-path-to-node="3"><em><strong>Platformun sunduğu &ouml;zellikler:</strong></em></p>

<ul data-path-to-node="4">
	<li>
	<p data-path-to-node="4,0,0">Sanal banka kartı oluşturma</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="4,1,0">Kullanıcılar arası para transferi</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="4,2,0">Online &ouml;demeler</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="4,3,0">Dijital varlık işlemleri</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="4,4,0">Apple Pay entegrasyonu</p>
	</li>
	<li>
	<p data-path-to-node="4,5,0">Uygulama i&ccedil;i bakiye y&ouml;netimi</p>
	</li>
</ul>

<p data-path-to-node="5">G&ouml;m&uuml;l&uuml; finans (embedded finance) pazarındaki bu gelişmeler, değişen kullanıcı beklentileriyle doğrudan &ouml;rt&uuml;ş&uuml;yor. Banka hesabı a&ccedil;ma s&uuml;re&ccedil;leri, fiziksel kart bekleme s&uuml;releri ve uygulamalar arası ge&ccedil;işler artık kullanıcı deneyimi a&ccedil;ısından geride kalıyor. Girişim, mobil odaklı (mobile-first) bir yaklaşımla finansal ara&ccedil;ları g&uuml;nl&uuml;k iletişimin doğal bir par&ccedil;ası haline getirmeyi planlıyor.</p>

<h2 data-path-to-node="6">&quot;Gizlilik esaslı fintech&quot; eğilimi &ouml;ne &ccedil;ıkıyor</h2>

<p data-path-to-node="7">İş modelinin operasyonel tarafı kadar g&uuml;venlik altyapısı da dikkat &ccedil;ekiyor. Verum Finance, g&uuml;venlik ve gizlilik odaklı Verum Messenger mimarisi &uuml;zerine inşa ediliyor. Platform tarafından paylaşılan bilgilere g&ouml;re sistem; telefon numarası gerektirmeyen kayıt, u&ccedil;tan uca şifreleme (end-to-end encryption), kullanıcı taraflı erişim kontrol&uuml; ve veri gizliliği odaklı (privacy-focused) ara&ccedil;larla yapılandırıldı.</p>

<p data-path-to-node="8">Yapay zeka destekli dolandırıcılıkların ve veri ihlallerinin arttığı dijital pazarda, finansal servislerin gizlilik odaklı altyapılarla birleşmesi, sekt&ouml;rde &quot;gizlilik esaslı fintech&quot; (privacy-driven fintech) olarak adlandırılan yeni bir d&ouml;nemi işaret ediyor.</p>

<p data-path-to-node="9">G&uuml;venli mesajlaşma, dijital &ouml;demeler ve g&ouml;m&uuml;l&uuml; finans alanlarının kesişim noktasında konumlanan şirketin &ouml;n&uuml;ndeki en b&uuml;y&uuml;k test ise entegre &ouml;deme sistemleri ile dijital g&uuml;venliği tek bir ekosistemde nasıl s&uuml;rd&uuml;receği olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/verum-finance-finansal-servisleri-mesajlasma-altyapisina-entegre-ediyor-2026-06-02-10-33-11.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/khai-ce-bir-gece</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/khai-ce-bir-gece</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Khai’ce bir gece</title>
      <description>İstanbul’un İstanbul gibi yaşanabileceği Khai Karaköy, şehir manzaralı zarif odalarının yanı sıra, Şef Ahmet Demir Özkal’ın ailesinden gelen kıyı mutfağı kültürünü taşıdığı TUZZ restoranı ve gecenin ritmini tutan jazz kulübü Asa Khai ile kalbe dokunan anlara tanıklık ediyor.</description>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:42:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-01T10:42:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Khai Karak&ouml;y&rsquo;e adımınızı attığınızda sizi karşılayan Opaque Gastro Pub&rsquo;ın balkonu davetk&acirc;r bir başlangı&ccedil; sunuyor. Galata K&ouml;pr&uuml;s&uuml; ile Emin&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n denizde ve karadaki seyirlik akışını sizinle paylaşan bu dar balkon sosyalleşmek ya da keyfekeder bir mod yakalamak i&ccedil;in ideal. İnsanı hemen o tatlı aylaklıkların yapılabildiği, zamanın daha yavaş yaşanabildiği yıllara g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor.&nbsp;</p>

<p>Bir başka zaman yolculuğu otelin foodie&rsquo;lere hediyesi TUZZ Karak&ouml;y&rsquo;de yaşanıyor. Şef Ahmet Demir &Ouml;zkal&rsquo;ın İstanbul&rsquo;un k&ouml;kl&uuml; meze k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nden beslenen mutfağını kıyı coğrafyasının zarif dokunuşlarıyla &ccedil;ağdaş bir dilde birleştirdiği restoranda mezeler, ara sıcaklar ve ana yemekler Ege&rsquo;den Akdeniz&rsquo;e uzanan bir mavi tur attırmadan sizi bırakmıyor.</p>

<p>A.Demir &Ouml;zkal, T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk yat kul&uuml;b&uuml; Marmaris Kumlub&uuml;k&uuml; Yat Kul&uuml;b&uuml;&rsquo;n&uuml; 1981 yılında kuran Ahmet &Ouml;zkal, namıdiğer Hollandalı Ahmet&rsquo;in oğlu. &Ouml;ncesinde Hollanda&rsquo;da restoran işleten Ahmet &Ouml;zkal&rsquo;ın T&uuml;rkiye&rsquo;ye yerleşince a&ccedil;tığı restoranda Akdeniz, Fransız ve &Ccedil;in mutfağının başarılı &ouml;rneklerinin servis edilmesi, kendisi artık hayatta olmasa dahi, burayı başından beri Avrupa jet setinin uğrak noktası kılıyor.&nbsp;</p>

<p>Şef A. Demir &Ouml;zkal&rsquo;ın &ccedil;ocukluğu ve gen&ccedil;liği mutfakta, hem T&uuml;rkiye&rsquo;den hem de d&uuml;nyadan &ouml;nemli isimleri ağırlayarak ge&ccedil;iyor. Ancak Şef Demir &Ouml;zkal&rsquo;ın Hollanda&rsquo;dan ona şef diploması aldıran mutfak aşkında sadece babasının payı yok. Yat kul&uuml;b&uuml;n&uuml;n mutfağında bir zamanlar g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z babasının ilk eşi olan annesi Diano Zoto ile İstanbul Cankurtaran&rsquo;da &ldquo;Karışma Sen&rdquo; restoranını ana oğul birlikte işlettiler. Dayısı Kasım Zoto ise, İstanbul&rsquo;un tarihi mahallesi Ahırkapı&rsquo;ya 90&rsquo;lı yıllardan itibaren turistik kimlik kazandıran, restorasyon &ccedil;alışmalarıyla semtin k&uuml;lt&uuml;rel dokusunu koruyarak sil&uuml;etine &ccedil;eki d&uuml;zen veren, otel ve restoranlar a&ccedil;arak, Hıdırellez şenlikleri d&uuml;zenleyerek burayı hareketlendiren değerli bir isim. Zaten Şef Demir&rsquo;in anneannesi de Divan Pastanesi&rsquo;nin ilk pastacılarından Mina Hanım, dedesi ise Boğaz&rsquo;da &ldquo;Trianon&rdquo; restoranını kuran Ramiz Zoto.</p>

<p>Kariyerinde Hollanda dışında, Doğuş Group b&uuml;nyesinde &uuml;st segment restoran projelerinde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z Demir &Ouml;zkal, The Stay Oteller Grubu&rsquo;nda Executive Chef ve mutfak koordinat&ouml;r&uuml; olarak edindiği deneyimi artık TUZZ Karak&ouml;y&rsquo;de &ouml;zg&uuml;n bir mutfak anlatısına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rm&uuml;ş durumda.&nbsp;</p>

<p>TUZZ Karak&ouml;y&rsquo;de tabaklar yalnızca tariflerden ibaret değil; her biri bir karakter, bir hatıra, bir iz taşıyor. Kimi zaman annesinin yaptığı yemekleri değiştirerek, kimi zaman da anneannesinin tatlı tariflerine sadık kalarak balık ve ocak başı k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; bir araya getiren &ccedil;ok &ccedil;ekici bir men&uuml; oluşturmuş Demir &Ouml;zkal. Ette sadece kuzu bulabileceğiniz TUZZ&rsquo;da yağlı karalar, kebaplar tek atımlık. Ciğer ise mutlaka tadılması gereken paylaşımlık tatlardan.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/71f0e504-7aa3-4047-a5ad-4e9149994754.jpeg" /><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/06627c81-19a7-42fb-8365-2bdcee337957.jpeg" /></p>

<p>Ancak, TUZZ deniz &uuml;r&uuml;nleri ve mezeler s&ouml;z konusu olduğunda farklı bir heyecan yaşatıyor. &Ouml;rneğin, &ldquo;Nerede nasıl dokunacağımı biliyorum&rdquo; diyen Şef Demir &Ouml;zkal&rsquo;ın f&uuml;me taraması imza bir lezzet. Mevsimselliği &ouml;nemseyen şefin men&uuml;s&uuml;nde kendisinin yaptığı ke&ccedil;i tereyağından yoğurdun &uuml;st&uuml;nde servis edilen &ccedil;ağlalı mezesine denk geldiğim i&ccedil;in kendimi şanslı sayıyorum. Bildiğimiz humusa ise tatlı ekşi dengesini mango salatasıyla vermiş. Saatlerce karamalize edilen, ocaktan alındıktan sonra fırınlanan Bombay pilaki de mutlaka denenmesi gereken lezzetlerden. Santorini cacık ismini verdiği kuru cacık ise tempura deniz b&ouml;r&uuml;lcesi ve bulunduğumuz d&ouml;nemde erik tadı veren avokadonun birlikteliğiyle damağınızda keyifli bir iz bırakıyor.&nbsp;</p>

<p>Tadım soframızda ge&ccedil;it yapan Bodrum mandalinası, kırmızı soğan turşusu, kapari ve lime&rsquo;ın suyunda y&uuml;zen taze Akya carpaccio, b&uuml;y&uuml;klerimizin İstanbul&rsquo;unda bolca t&uuml;ketilen, sonrasında ne yazık ki adı duyulmaz olsa da son yıllarda İstanbul&rsquo;u yeniden şereflendiren torikten yapılan kırmızı soğanlı lakerda, lime soslu mevsim karidesi ve somon pastırma da damağımızda m&uuml;h&uuml;rlendi.&nbsp;</p>

<p>Tatlıda kaymaklı Maraş dondurmasıyla servis edilen &ccedil;ikolatalı sıcak cookie meraklılarını mest edecek t&uuml;rden olsa da, benim favorim Şef Demir &Ouml;zkal&rsquo;ın halasının tarifi olan kızarmış un helvasıydı. Doğrusu, hafif şekerli ve altı tavada kızartılmış bu helva m&uuml;thiş bir final.&nbsp;</p>

<p>Mutfağını teknik ustalıktan &ccedil;ok hisle kurduğunu belirten Şef Demir &Ouml;zkal, lezzetin yalnızca damakta değil, paylaşılan anlarda, kurulan bağlarda ve aynı sofrada ge&ccedil;irilen zamanda anlam bulduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor.&nbsp;</p>

<p>Hakikaten, sofrayı kiminle paylaştığınız yemeğin &ouml;tesine ge&ccedil;en bir histir. Şef Demir &Ouml;zkal&rsquo;ın TUZZ Karak&ouml;y&rsquo;de k&ouml;klerinden beslenen mutfağı size y&uuml;zde y&uuml;z bir lezzet tatmini sağlarken, her takdimini bir hik&acirc;yeyle ta&ccedil;landırması ve bu hik&acirc;yelerin sohbete d&ouml;n&uuml;şmesi onu da sofranızdaki dost meclisine dahil ediyor.&nbsp;</p>

<p>Aynı duygular Khai Hotel Bodrum&rsquo;un TUZZ&rsquo;unda da yakalanacak. Ateşin, paylaşımın ve modern Akdeniz ruhunun etrafında şekillenen Bodrum&rsquo;daki TUZZ&rsquo;un sezonu a&ccedil;tığının m&uuml;jdesini verelim. Sonbahardan ilkbahara &ouml;nemli m&uuml;zisyenlerin sahne aldığı Khai Karak&ouml;y&rsquo;deki Asa Khai Jazz Bar ise Eyl&uuml;l&rsquo;e kadar mola verecek; onu da meraklıları i&ccedil;in duyurmuş olalım.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/khai-ce-bir-gece-2026-06-01-14-20-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/zeytinyaginin-davos-u-olabilir-miyiz</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/zeytinyaginin-davos-u-olabilir-miyiz</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Zeytinyağının Davos'u olabilir miyiz?</title>
      <description>Türkiye dünyanın en büyük üreticilerinden biri. Peki neden hâlâ dünya zeytinyağı ekonomisinin kurallarını yazan ülkeler arasında değil?</description>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:49:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-06-01T09:49:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ouml;d&uuml;l t&ouml;renlerini genellikle ihtiyatla izlerim.</p>

<p>Kim ne verdi, kim ne aldı? J&uuml;ri ger&ccedil;ekten bağımsız mıydı? Hangi kriterler uygulandı? Kazananlar ger&ccedil;ekten en iyiler miydi, yoksa ilişkiler mi &ouml;ne &ccedil;ıktı?</p>

<p>&Ouml;zellikle bizim coğrafyada &ouml;d&uuml;l mekanizmalarının zaman zaman liyakati &ouml;d&uuml;llendirmekten &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;k ve ilişki y&ouml;netiminin bir par&ccedil;asına d&ouml;n&uuml;şebildiğini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z i&ccedil;in bu t&uuml;r organizasyonlara her zaman belli bir mesafeyle yaklaşırım.</p>

<p>Ancak bazı sekt&ouml;rlerde mesele &ouml;d&uuml;llerden &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r.</p>

<p>Zeytin ve zeytinyağı bunların başında gelir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; zeytinyağı yalnızca bir tarım &uuml;r&uuml;n&uuml; değildir.</p>

<p>Sağlıktır.</p>

<p>Gastronomidir.</p>

<p>Kırsal kalkınmadır.</p>

<p>İhracattır.</p>

<p>Turizmdir.</p>

<p>K&uuml;lt&uuml;rd&uuml;r.</p>

<p>Akdeniz medeniyetinin yaşayan hafızasıdır.</p>

<p>Doğru y&ouml;netildiğinde ise bir &uuml;lkenin en g&uuml;&ccedil;l&uuml; yumuşak g&uuml;&ccedil; ara&ccedil;larından biridir.</p>

<p>Bu nedenle İstanbul&rsquo;da d&uuml;zenlenen OLIVE ISTANBUL IOC &amp; IOOC 2026 organizasyonunu yalnızca bir kalite yarışması olarak g&ouml;rmedim.</p>

<p>Burada aslında &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k bir soru tartışılıyor: T&uuml;rkiye d&uuml;nya zeytinyağı ekonomisinde ger&ccedil;ekten hak ettiği yerde mi?</p>

<h2>&Uuml;retimde deviz, markada h&acirc;l&acirc; yolun başındayız</h2>

<p>T&uuml;rkiye bug&uuml;n d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k zeytin ve zeytinyağı &uuml;reticilerinden biri.</p>

<p>Son yirmi yılda zeytin ağacı varlığımız yaklaşık 90 milyondan 205 milyonun &uuml;zerine &ccedil;ıktı. Bazı yıllarda 400 bin ton seviyesine yaklaşan zeytinyağı &uuml;retimimizle İspanya&rsquo;nın ardından d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k &uuml;reticileri arasında yer alıyoruz. Sofralık zeytinde ise k&uuml;resel liderlerden biriyiz.</p>

<p>Bu rakamlar etkileyici.</p>

<p>Ancak zeytinyağı sekt&ouml;r&uuml;nde ger&ccedil;ek g&uuml;&ccedil; yalnızca &uuml;retim miktarıyla &ouml;l&ccedil;&uuml;lmez. Asıl g&uuml;&ccedil;, t&uuml;keticinin zihninde oluşturduğunuz algıdır.</p>

<p>İspanya d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k &uuml;reticisi.</p>

<p>İtalya d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k hik&acirc;ye anlatıcısı.</p>

<p>Yunanistan kalite algısını korumayı başardı.</p>

<p>Tunus sessiz ama kararlı bi&ccedil;imde premium segmentte y&uuml;kseliyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye ise h&acirc;l&acirc; &ccedil;oğu zaman y&uuml;ksek kaliteli yağı g&ouml;rece d&uuml;ş&uuml;k katma değerle satan &uuml;lke g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;nden tam anlamıyla &ccedil;ıkabilmiş değil.</p>

<p>Sorunumuz &uuml;retim değil. Sorunumuz markalaşma. Sorunumuz kaliteyi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bi&ccedil;imde k&uuml;resel değere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rememek.</p>

<h2>Neden İtalya bizden daha fazla kazanıyor?</h2>

<p>Bu soru yıllardır aklımı kurcalıyor.</p>

<p>İtalya&rsquo;nın toplam &uuml;retimi bir&ccedil;ok yıl T&uuml;rkiye&rsquo;nin gerisinde kalabiliyor.</p>

<p>Ancak d&uuml;nya t&uuml;keticisinin g&ouml;z&uuml;nde İtalyan zeytinyağı h&acirc;l&acirc; premium kaliteyle &ouml;zdeşleşmiş durumda.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; İtalya yalnızca yağ satmıyor.</p>

<p>Bir yaşam tarzı satıyor.</p>

<p>Bir k&uuml;lt&uuml;r satıyor.</p>

<p>Bir mutfak satıyor.</p>

<p>Bir tarih satıyor.</p>

<p>Bir Akdeniz hik&acirc;yesi satıyor.</p>

<p>Toskana&rsquo;nın tepelerini satıyor.</p>

<p>Şeflerini satıyor.</p>

<p>Restoranlarını satıyor.</p>

<p>Şişenin i&ccedil;ine yalnızca zeytinyağı koymuyor; bir medeniyet anlatısı yerleştiriyor.</p>

<p>Bug&uuml;n k&uuml;resel ekonomide en y&uuml;ksek katma değeri yaratan şey de tam olarak budur.</p>

<p>&Uuml;r&uuml;n&uuml;n kendisi değil.</p>

<p>&Uuml;r&uuml;n&uuml;n temsil ettiği hik&acirc;ye.</p>

<p>Bu nedenle d&uuml;nya raflarında bazen aynı kalitedeki bir yağın İtalyan etiketi taşıdığı i&ccedil;in daha y&uuml;ksek fiyatla satıldığını g&ouml;r&uuml;yoruz.</p>

<p>Mesele kalite kadar algı y&ouml;netimidir.</p>

<h2>İstanbul&rsquo;un yeni iddiası</h2>

<p>Bu yıl beşincisi d&uuml;zenlenen OLIVE ISTANBUL IOC &amp; IOOC tam da bu nedenle &ouml;nem taşıyor.</p>

<p>Organizasyona 23 &uuml;lkeden 421 nat&uuml;rel sızma zeytinyağı katıldı. 304 &uuml;r&uuml;n &ouml;d&uuml;l aldı. Sofralık zeytin kategorisinde ise 7 &uuml;lkeden 58 &uuml;r&uuml;n yarıştı.</p>

<p>Bu rakamlar sekt&ouml;r&uuml;n ne kadar uluslararası bir rekabet alanına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;steriyor.</p>

<p>Ancak bence daha &ouml;nemli olan organizasyonun arkasındaki vizyon.</p>

<p>Uzun yıllardır sekt&ouml;r&uuml;n i&ccedil;inde bulunan ve kalite odaklı yaklaşımıyla tanınan Dr. Abidin Tatlı&rsquo;nın savunduğu temel fikir aslında olduk&ccedil;a basit:</p>

<p>Kalite tesad&uuml;fen oluşmaz.</p>

<p>Bilim gerekir.</p>

<p>Eğitim gerekir.</p>

<p>Standart gerekir.</p>

<p>Disiplin gerekir.</p>

<p>S&uuml;rekli gelişim gerekir.</p>

<p>T&uuml;ketici g&uuml;veni gerekir.</p>

<p>Dr. Tatlı&rsquo;nın sohbetimizde vurguladığı gibi, kaliteli zeytinyağı &uuml;retmek bir sonu&ccedil; değil, disiplinli bir s&uuml;recin &uuml;r&uuml;n&uuml;d&uuml;r.</p>

<p>Bu yaklaşım yalnızca &uuml;reticilere değil, sekt&ouml;r&uuml;n t&uuml;m paydaşlarına yol g&ouml;steren &ouml;nemli bir perspektif sunuyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nya artık yalnızca &ldquo;nat&uuml;rel sızma&rdquo; etiketine bakmıyor.</p>

<p>T&uuml;ketici artık &uuml;r&uuml;n&uuml;n hik&acirc;yesini, k&ouml;kenini, izlenebilirliğini, karbon ayak izini ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğini de sorguluyor.</p>

<p>D&uuml;nyaca tanınan zeytinyağı sommelieri ve gastronomi yazarı Aynur Tattersall da premium segmentte başarının yalnızca duyusal kaliteyle değil; g&uuml;ven, tutarlılık ve hik&acirc;ye ile m&uuml;mk&uuml;n olduğunun altını &ccedil;iziyor.</p>

<h2>Yeni nesil &uuml;reticiler umut veriyor</h2>

<p>Son yıllarda T&uuml;rkiye&rsquo;nin farklı b&ouml;lgelerinde dikkat &ccedil;ekici bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yaşanıyor.</p>

<p>Urla&rsquo;da, Milas&rsquo;ta, Ayvalık&rsquo;ta, Aydın&rsquo;da, &Ccedil;anakkale&rsquo;de, Hatay&rsquo;da, Mardin&rsquo;de.</p>

<p>Artık yalnızca yağ &uuml;reten değil, zeytinyağını anlayan yeni bir &uuml;retici kuşağı ortaya &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Fenolik değerleri takip eden.</p>

<p>Duyusal analiz yaptıran.</p>

<p>Erken hasat disiplinine &ouml;nem veren.</p>

<p>İzlenebilirlik sağlayan.</p>

<p>Tek &ccedil;iftlik modeline y&ouml;nelen.</p>

<p>Uluslararası yarışmaları takip eden.</p>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m geleceğe dair umut veriyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin asıl avantajı da burada yatıyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nyanın &ccedil;ok az &uuml;lkesinde T&uuml;rkiye kadar zengin bir genetik &ccedil;eşitlilik bulunuyor.</p>

<p>Memecik.</p>

<p>Ayvalık.</p>

<p>Gemlik.</p>

<p>Domat.</p>

<p>Uslu.</p>

<p>Edremit.</p>

<p>Halhalı.</p>

<p>Nizip Yağlık.</p>

<p>Kilis Yağlık.</p>

<p>Bu &ccedil;eşitlerin her biri başlı başına bir marka hik&acirc;yesine d&ouml;n&uuml;şebilecek potansiyele sahip.</p>

<h2>Tunus geliyor, Fas geliyor</h2>

<p>Akdeniz&rsquo;deki rekabet artık &ccedil;ok daha sert.</p>

<p>Bu yılki yarışmada Tunus&rsquo;un performansı &ouml;zellikle dikkat &ccedil;ekiciydi.</p>

<p>60 katılımdan 45 &ouml;d&uuml;l. Bu tesad&uuml;f değil.</p>

<p>Tunus artık yalnızca d&ouml;kme yağ satan &uuml;lke olmak istemiyor.</p>

<p>Premium segmentte g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir oyuncu olmayı hedefliyor.</p>

<p>Fas da benzer bir y&uuml;kseliş i&ccedil;inde.</p>

<p>İspanya ise yalnızca &uuml;retimde değil; araştırma geliştirme, lojistik, kooperatif&ccedil;ilik, sulama teknolojileri, finansman ve k&uuml;resel dağıtım ağlarında da &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>Yani rekabet artık yalnızca bah&ccedil;ede yaşanmıyor.</p>

<p>Laboratuvarda yaşanıyor.</p>

<p>Marka y&ouml;netiminde yaşanıyor.</p>

<p>Veri analizinde yaşanıyor.</p>

<p>Perakende raflarında yaşanıyor.</p>

<p>Dijital pazarlamada yaşanıyor.</p>

<h2>Zeytinyağı artık jeopolitik bir &uuml;r&uuml;n</h2>

<p>D&uuml;nya n&uuml;fusu yaşlanıyor.</p>

<p>Sağlıklı yaşam ekonomisi b&uuml;y&uuml;yor.</p>

<p>Akdeniz diyeti daha fazla kabul g&ouml;r&uuml;yor.</p>

<p>Fonksiyonel gıda pazarı hızla genişliyor.</p>

<p>Uzun yaşam ve koruyucu sağlık eğilimleri g&uuml;&ccedil;leniyor.</p>

<p>Bu gelişmeler zeytinyağını sıradan bir mutfak &uuml;r&uuml;n&uuml; olmaktan &ccedil;ıkarıyor.</p>

<p>Bug&uuml;n premium zeytinyağı aynı zamanda sağlık ekonomisinin bir par&ccedil;ası.</p>

<p>Wellness sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n bir par&ccedil;ası.</p>

<p>Gastronomi turizminin bir par&ccedil;ası.</p>

<p>Ulusal marka stratejisinin bir par&ccedil;ası.</p>

<p>Bu nedenle &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda zeytinyağı yalnızca tarım politikalarının değil, ticaret, turizm, sağlık ve dış politika stratejilerinin de konusu haline gelecek.</p>

<p>T&uuml;rkiye burada &ouml;nemli bir avantaja sahip.</p>

<p>Ancak bu avantaj yalnızca daha fazla &uuml;retim yaparak değerlendirilemez.</p>

<p>Kaliteyi, markayı ve g&uuml;veni birlikte &uuml;retmek gerekiyor.</p>

<h2>İstanbul ger&ccedil;ekten bir zeytinyağı Davos&#39;u olabilir mi?</h2>

<p>Bence olabilir.</p>

<p>Ama bunun i&ccedil;in &ouml;d&uuml;l t&ouml;renlerinin &ouml;tesine ge&ccedil;mek gerekiyor.</p>

<p>Davos yalnızca &ouml;d&uuml;l dağıttığı i&ccedil;in Davos olmadı.</p>

<p>D&uuml;nya ekonomisinin karar vericilerini bir araya getirdiği i&ccedil;in Davos oldu.</p>

<p>CERAWeek enerji sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n referans platformu haline geldiyse bunun nedeni yalnızca konferans d&uuml;zenlemesi değil; sekt&ouml;r&uuml;n geleceğini şekillendiren akt&ouml;rleri aynı masada buluşturmasıdır.</p>

<p>İstanbul da aynı hedefi koyabilir.</p>

<p>&Uuml;reticiler.</p>

<p>Şefler.</p>

<p>Perakendeciler.</p>

<p>Akademisyenler.</p>

<p>Yatırımcılar.</p>

<p>Teknoloji şirketleri.</p>

<p>Finans kuruluşları.</p>

<p>Lojistik firmaları.</p>

<p>Uluslararası alıcılar.</p>

<p>Her yıl İstanbul&rsquo;da buluşabilir.</p>

<p>Yeni teknolojiler burada tanıtılabilir.</p>

<p>Yeni yatırımlar burada konuşulabilir.</p>

<p>Yeni iş birlikleri burada kurulabilir.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin tarihsel mirası, gastronomik g&uuml;c&uuml;, &uuml;retim kapasitesi ve jeostratejik konumu buna fazlasıyla uygundur.</p>

<h2>Mesele yağ değil, medeniyet satabilmek</h2>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;n&uuml;ndeki mesele artık daha fazla zeytinyağı &uuml;retmek değil.</p>

<p>Daha fazla değer &uuml;retmek.</p>

<p>Daha fazla g&uuml;ven &uuml;retmek.</p>

<p>Daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; markalar yaratmak.</p>

<p>Daha etkili hik&acirc;yeler anlatmak.</p>

<p>İspanya litre satıyor.</p>

<p>İtalya hik&acirc;ye satıyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye ise artık zeytin medeniyetini satmayı &ouml;ğrenmek zorunda.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Ayvalık&rsquo;tan Milas&rsquo;a, Urla&rsquo;dan Hatay&rsquo;a, Gemlik&rsquo;ten Mardin&rsquo;e uzanan sekiz bin yıllık bir k&uuml;lt&uuml;rden s&ouml;z ediyoruz.</p>

<p>Bu yalnızca ekonomik bir değer değil.</p>

<p>Stratejik bir değerdir.</p>

<p>K&uuml;lt&uuml;rel bir değerdir.</p>

<p>Jeopolitik bir değerdir.</p>

<p>Eğer OLIVE ISTANBUL ve benzeri organizasyonlar kalite, bilim, şeffaflık ve uluslararası standartlar &ccedil;izgisinde ilerlemeyi başarırsa T&uuml;rkiye yalnızca b&uuml;y&uuml;k bir &uuml;retici olmayacaktır.</p>

<p>Aynı zamanda d&uuml;nya premium zeytinyağı ekonomisinin y&ouml;n&uuml;n&uuml; belirleyen &uuml;lkelerden biri haline gelebilecektir.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; mesele yalnızca &ouml;d&uuml;l almak değildir.</p>

<p>Mesele d&uuml;nyanın T&uuml;rk zeytinyağına g&uuml;ven duymasıdır.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin bu t&uuml;r zirvelere &ouml;nc&uuml;l&uuml;k etmesi yalnızca zeytinyağının tanıtımı a&ccedil;ısından değil; kalite k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n yerleşmesi, markalaşmanın g&uuml;&ccedil;lenmesi ve uluslararası g&uuml;venin inşa edilmesi a&ccedil;ısından da b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor.</p>

<p>Ancak bunun s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir olması i&ccedil;in organizasyonların şeffaf, bağımsız, bilimsel ve kapsayıcı bir anlayışla y&ouml;netilmesi gerekiyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, ger&ccedil;ek bir Davos ruhuna ihtiya&ccedil; var.</p>

<p>Rekabetin olduğu kadar iş birliğinin de teşvik edildiği, &uuml;reticinin olduğu kadar yatırımcının, şefin, akademisyenin ve uluslararası alıcının da kendisini ait hissettiği bir platform&hellip;</p>

<p>B&ouml;yle bir vizyon hayata ge&ccedil;irilebilirse bunun faydası yalnızca birka&ccedil; madalya veya &ouml;d&uuml;lle sınırlı kalmayacaktır.</p>

<p>T&uuml;rk zeytinyağının d&uuml;nyanın &ouml;nde gelen restoranlarına, otel zincirlerine, gurme marketlerine, &ouml;zel perakende ağlarına ve se&ccedil;kin mutfaklarına daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bi&ccedil;imde girmesine katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Daha fazla ihracat.</p>

<p>Daha y&uuml;ksek katma değer.</p>

<p>Daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; markalar.</p>

<p>Daha fazla uluslararası g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;k.</p>

<p>Daha y&uuml;ksek &uuml;retici geliri.</p>

<p>Ve en &ouml;nemlisi, T&uuml;rk zeytinyağının hak ettiği itibara kavuşması.</p>

<p>O zaman İstanbul yalnızca bir yarışmanın ev sahibi olmayacaktır.</p>

<p>D&uuml;nya zeytin ve zeytinyağı sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n geleceğinin tartışıldığı, yeni yatırımların şekillendiği, teknolojilerin tanıtıldığı, iş birliklerinin kurulduğu ger&ccedil;ek bir k&uuml;resel merkez haline gelecektir.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; geleceğin kazananları en &ccedil;ok &uuml;retenler değil; en &ccedil;ok g&uuml;ven verenler, en g&uuml;&ccedil;l&uuml; markaları yaratanlar ve hik&acirc;yesini d&uuml;nyaya en iyi anlatanlar olacaktır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/zeytinyaginin-davos-u-olabilir-miyiz-2026-06-01-13-04-30.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-30-alti-30-asya-2026</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-30-alti-30-asya-2026</link>
      <category>30 Altı 30 </category>
      <title>Forbes 30 altı 30 Asya 2026</title>
      <description>Robotik ve yapay zeka alanında yenilik yapan girişimcilerden yatırımcılara, sanatçılara, sporculara ve bilim insanlarına kadar Forbes’un bu yılki 30 altı 30 Asya listesindeki isimler, her sektörde sınırları zorluyor.</description>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 13:19:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-28T13:19:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes 30 Yaş Altı 30 Asya listesinin 11. edisyonu, b&ouml;lgenin en parlak gen&ccedil; yeteneklerini &ouml;ne &ccedil;ıkarıyor. Bu yılın listeye giren isimleri, yapay zekanın iş ve g&uuml;nl&uuml;k yaşamın ayrılmaz bir par&ccedil;ası haline geldiği bir d&ouml;nemde kendi alanlarının sınırlarını zorluyor. Geniş bir yetenek yelpazesini sergileyen listede, yeni girişimlerin arkasındaki y&uuml;kselen iş insanları da yer alıyor. Bunlardan biri, yaşlılar ve &ccedil;ocuklar i&ccedil;in arkadaş robotlar geliştiren ve uluslararası pazara a&ccedil;ılmayı hedefleyen &Ccedil;inli şirket JoyIn Technology. Şirket, 2024 yılında Guo Renjie tarafından kuruldu ve ocak ayında tanıtılan 50 santimetre boyundaki Zeroth M1 dahil olmak &uuml;zere d&ouml;rt insansı robot piyasaya s&uuml;rd&uuml;. Guo&rsquo;ya g&ouml;re şirket, nisan ayı itibarıyla M1 modeli i&ccedil;in yaklaşık 20 bin &ouml;n sipariş aldı. Y&uuml;z ifadelerini analiz edebilen, bir kişinin yalnız g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; fark ettiğinde sohbet başlatabilen ve &ccedil;ocuklara kitap okuyabilen bu model b&uuml;y&uuml;k ilgi g&ouml;r&uuml;yor. JoyIn, ekim ayında 351 milyon dolar değerlemeye ulaştı ve &uuml;&ccedil; yatırım turunda toplam 70 milyon doların &uuml;zerinde yatırım aldı. Şirket, kurucuları listeye giren yedi &Ccedil;inli robotik girişiminden biri olarak &uuml;lkenin hızla b&uuml;y&uuml;yen robotik sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor.</p>

<p>Hızlı teslimat sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n k&ouml;k saldığı Hindistan&rsquo;da ise 10 dakikada teslim edilen taze yemek hizmeti sunan bir şirket yatırımcıların ilgisini &ccedil;ekiyor. &Ccedil;&ouml;ken bir kripto para girişiminde birlikte &ccedil;alışan &uuml;&ccedil; eski iş arkadaşı tarafından kurulan Swish, taze hazırlanmış yemekleri 10 dakika i&ccedil;inde teslim eden bir uygulama. Başlangı&ccedil;ta Aniket Shah, Ujjwal Sukheja ve Saran S. tarafından kendi kaynaklarıyla finanse edilen girişim, şu ana kadar toplam 54 milyon dolar yatırım aldı. Bunun 38 milyon dolarlık kısmı, Mart ayında ABD merkezli Bain Capital Ventures ve Londra merkezli Hara Global Capital liderliğinde ger&ccedil;ekleşen Seri B yatırım turundan geldi. Bu yatırım turu şirketin değerini 139 milyon dolar olarak belirledi.</p>

<h2>Yapay zeka her yerde</h2>

<p>Listede yer alan gen&ccedil; girişimciler, &ouml;zel kurumsal ara&ccedil;lar ve otonom ajanlar geliştirmek i&ccedil;in yapay zekayı kullanıyor. Verimliliği artırmak amacıyla Finnlay Morcombe ve Oliver Farnill, 2023 yılında Melbourne merkezli Fluency&rsquo;yi kurdu. Girişim, bir şirketin iş akışındaki tekrar eden g&ouml;revleri tespit edip bunları yapay zeka yardımıyla otomatikleştirebilen tak-&ccedil;alıştır yazılımlar geliştirdi.</p>

<p>Japonya&rsquo;da ise Yuki Noro, inşaat şirketlerinin verimliliğini artırmak ve iş g&uuml;c&uuml; ihtiyacını azaltmak amacıyla Akari&rsquo;yi kurdu. Şirket, inşaat y&ouml;netiminden statik hesaplamalara, fatura işlemlerinden yapı y&ouml;netmelikleriyle ilgili soruların yanıtlanmasına kadar pek &ccedil;ok s&uuml;reci y&ouml;neten bulut tabanlı yapay zeka yazılımları geliştiriyor. Tokyo merkezli şirket, ocak ayında Mitsubishi Electric&rsquo;ten 100 milyar yen değerleme &uuml;zerinden 5 milyar yen (31 milyon dolar) yatırım aldı. Bu yılın listeye giren isimleri ayrıca oyun deneyimini, dil &ouml;ğrenimini ve akıllı giyilebilir teknolojileri geliştirmek i&ccedil;in de yapay zekadan yararlanıyor.</p>

<p>Rong Sijia, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir USB cihazı geliştiren Action&amp;Link&rsquo;in kurucu ortaklarından biri. Bu cihaz, akıllı telefon uygulamasıyla eşleştirildiğinde oyuncunun bedenini PC ve Nintendo Switch oyunları i&ccedil;in bir kontrol cihazına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. Bir diğer isim olan RJ Gan Confidein girişiminin kurucu ortaklarından. Şirket, teknoloji destekli bir dua y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; geliştiriyor. NFC tabanlı cihaz bir akıllı telefona dokundurulduğunda, Hristiyan kullanıcılara ruh hallerine uygun ayetler sunuyor.</p>

<h2>Yeni nesil araştırmalar</h2>

<p>Forbes2un 300 kişilik listesi, girişimcilerin yanı sıra değişen piyasalarda yol almaya &ccedil;alışan girişim sermayedarlarını, keşif yolundaki bilim insanlarını, gıda israfı gibi sorunlarla m&uuml;cadele eden sosyal girişimcileri ve k&uuml;resel sahnede parlayan sanat&ccedil;ıları ve sporcuları kapsayan 10 kategoriyi i&ccedil;eriyor. Toplam 19 araştırmacı ve bilim insanı, 2026 Forbes 30 altı 30 Asya listesine girdi. Bu sayı, Sağlık ve Bilim kategorisinin &uuml;&ccedil;te ikisini oluşturuyor. Araştırma konuları, malzeme biliminden yapay zekaya kadar uzanıyor ve &ouml;zellikle b&uuml;y&uuml;k dil modellerinin (LLM) daha iyi eğitilmesi ile model hal&uuml;sinasyonlarının azaltılmasına odaklanıyor.</p>

<p>Listeye giren isimlerden biri olan Hikari Okita, DNA ve RNA&rsquo;nın daha dayanıklı bir versiyonu olan ancak benzer genetik depolama &ouml;zelliklerine sahip kseno-n&uuml;kleik asit (XNA) &uuml;zerine araştırmalar y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor. XNA, yapay yaşamın geliştirilmesine ve k&ouml;kenlerinin d&ouml;rt milyar yıl &ouml;ncesine kadar araştırılmasına yardımcı olabilir. G&uuml;ney Koreli MIT doktora adayı Eugene Park ise manyetik malzemelerin, geleneksel silikon elektroniğinin &ouml;tesinde geleceğin d&uuml;ş&uuml;k enerji t&uuml;ketimli bilgi işlem teknolojilerini nasıl m&uuml;mk&uuml;n kılabileceğini araştırıyor. Park, ge&ccedil;en yıl Caltech Trailblazers Sempozyumu&rsquo;na katıldı ve Material Research Society&rsquo;den Graduate Student Gold Award &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; aldı.</p>

<h2>Y&uuml;kselen yetenekler</h2>

<p>Kortlardan podyumlara uzanan bu yılki liste, spor ve yaratıcılık alanlarında da b&uuml;y&uuml;k bir yetenek &ccedil;eşitliliği sunuyor. Alexandra Eala, ge&ccedil;en yıl Kadınlar Tenis Birliği (WTA) d&uuml;nya sıralamasında ilk 50&rsquo;ye girerek Filipinler&rsquo;de tenise olan ilgiyi artıran hızla y&uuml;kselen bir tenis yıldızı. 20 yaşındaki sporcunun kariyeri son d&ouml;nemde bir&ccedil;ok ilke sahne oldu: 2025&rsquo;te iki ilk 10 oyuncusunu mağlup eden ilk Filipinli kadın oldu (Miami Open, ocak); bir WTA turnuva finaline y&uuml;kselen ilk Filipinli oldu (Eastbourne International, haziran); ve Grand Slam ana tablo tekler ma&ccedil;ını kazanan ilk Filipinli kadın unvanını aldı (ABD A&ccedil;ık, ağustos).</p>

<p>&Ouml;te yandan 25 yaşındaki model Bhavitha Mandava, 2024 ortalarında New York metrosunda bir modellik ajansı tarafından keşfedilmesinden bu yana &ouml;nemli bir başarı hikayesi yazdı. Fransız moda devi Chanel&rsquo;in sanat y&ouml;netmeni Matthieu Blazy&rsquo;nin ilham perisi olarak aralık ayında Chanel&rsquo;in M&eacute;tiers d&rsquo;Art koleksiyonunun a&ccedil;ılışını yapan ilk Hintli model oldu. Mart ayında Chanel marka el&ccedil;isi olarak atandı ve mayıs ayında New York&rsquo;taki Met Gala&rsquo;da ilk kez boy g&ouml;sterdi. Mandava ve Eala, bireysel başarılarının &ouml;tesinde, elde ettikleri başarının k&uuml;lt&uuml;rel etkisinin de farkında. Yeni nesil gen&ccedil; Asyalılara ilham verme g&uuml;&ccedil;leri, onlara listemizde hak edilmiş bir yer kazandırdı.&nbsp;</p>

<p>2026 yılı 30 altı 30 Asya listesi yaklaşık 4 bin aday arasından se&ccedil;ildi. Adaylar, Forbes Asya&#39;nın b&ouml;lge genelindeki muhabir ve edit&ouml;r ekipleri tarafından değerlendirildi ve farklı sekt&ouml;rlerden uzmanlar ile 30 altı 30 mezunlarından oluşan bir j&uuml;ri tarafından incelendi.</p>

<p>Nihai listede Asya-Pasifik b&ouml;lgesinden 18 &uuml;lke ve b&ouml;lge temsil ediliyor. En fazla isme sahip &uuml;lke 78 kişiyle Hindistan olurken, onu 46 kişiyle &Ccedil;in, 38 kişiyle Avustralya ve 32 kişiyle Japonya takip ediyor. Endonezya, Singapur ve G&uuml;ney Kore&rsquo;nin ise 18&rsquo;er temsilcisi bulunuyor. Listedekilerin yaklaşık d&ouml;rtte biri kadınlardan oluşuyor ve ortalama yaş 26. Bu yılın grubu, b&ouml;lgenin en deneyimli yatırımcılarından toplamda 1 milyar dolarlık yatırım toplamayı başardı.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/icerik/30-alti-30-basvuru" target="_blank">Forbes T&uuml;rkiye 2026 30 Altı 30 i&ccedil;in başvurusu i&ccedil;in tıklayın</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-30-alti-30-asya-2026-2026-05-28-16-25-41.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/otomobil/turkiye-de-elektrikli-ve-hibrit-otomobillerin-pazar-payi-yuzde-50-yi-gecti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/otomobil/turkiye-de-elektrikli-ve-hibrit-otomobillerin-pazar-payi-yuzde-50-yi-gecti</link>
      <category>Otomobil</category>
      <title> Türkiye’de elektrikli ve hibrit otomobillerin pazar payı yüzde 50’yi geçti</title>
      <description>Türkiye'de bu yılın ocak-nisan döneminde elektrikli ve hibrit otomobil satışları 149 bin 333'e ulaşırken, bu araçların otomobil pazardaki payı yüzde 51,4 oldu.</description>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 07:01:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-28T07:01:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otomotiv Distrib&uuml;t&ouml;rleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine g&ouml;re otomobil satışları ocak-nisan d&ouml;neminde yıllık bazda y&uuml;zde 5,93 azalarak 290 bin 870&#39;e gerilerken, hafif ticari ara&ccedil; satışları ise y&uuml;zde 8,83 artışla 78 bin 826 oldu. Bu d&ouml;nemde 122 bin 808 benzinli, 94 bin 441 hibrit otomobil satıldı. Dizel otomobil satışı 17 bin 398, otogazlı otomobil satış sayısı ise 1331 oldu. Sadece elektrikle &ccedil;alışan tam elektrikli otomobil satışları ise 54 bin 463 olarak kayıtlara ge&ccedil;ti.</p>

<p>Benzinli bir jenerat&ouml;r&uuml;n bataryayı şarj ettiği ve s&uuml;r&uuml;ş&uuml;n elektrik motoruyla sağlandığı &quot;uzatılmış menzil&quot; sistemlere sahip ara&ccedil;lar dahil edildiğinde, yılın ilk d&ouml;rt ayında elektrikli otomobil satış sayısı y&uuml;zde 18,9&#39;luk pazar payıyla 54 bin 892&#39;ye y&uuml;kseldi. (Uzatılmış menzil otomobiller de G&uuml;mr&uuml;k Tarife İstatistik Pozisyonu olarak &quot;elektrikli&quot; sınıfında yer alıyor)</p>

<h2>Benzinli otomobillerde d&uuml;ş&uuml;ş devam ediyor</h2>

<p>Ocak-nisan d&ouml;neminde benzinli otomobil satışlarında y&uuml;zde 17,9, dizellerde y&uuml;zde 32,7 ve otogazlı otomobillerde y&uuml;zde 27,5 d&uuml;ş&uuml;ş ger&ccedil;ekleşti. Bu d&ouml;nemde hibrit otomobil satışları y&uuml;zde 6,2, elektrikli otomobil satışları y&uuml;zde 27,5 arttı. Uzmanlar, dizel otomobil satışlarındaki azalışın ana nedeninin k&uuml;resel &uuml;reticilerin dizel otomobil &uuml;retimini sonlandırma s&uuml;recinin devam etmesi, dolayısıyla pazara yeni dizel otomobil sunulmaması olduğu belirtiyor.</p>

<h2>Satılan otomobillerin yarısı ya elektrikli ya da hibrit</h2>

<p>Benzinli otomobillerin satışlarda ge&ccedil;en yılın ocak-nisan d&ouml;neminde y&uuml;zde 48,4 olan payı, bu yılın aynı d&ouml;neminde y&uuml;zde 42,2&#39;ye geriledi. S&ouml;z konusu d&ouml;nemde dizel otomobillerin payı y&uuml;zde 8,4&#39;ten 6&#39;ya, otogazlı otomobillerin payı ise y&uuml;zde 0,6&#39;dan 0,5&#39;e d&uuml;şt&uuml;. Aynı d&ouml;nemde toplam satışlardan alınan pay, elektrikli otomobillerde y&uuml;zde 13,9&#39;dan 18,9&#39;a, hibritlerde y&uuml;zde 28,8&#39;den 32,5&#39;e y&uuml;kseldi.</p>

<p>Otomobiller elektrikli ve hibrit olarak ele alındığında toplam pazarın y&uuml;zde 51,4&#39;&uuml;n&uuml; oluşturduğu, toplam satışların 149 bin 333&#39;e ulaştığı g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. B&ouml;ylelikle T&uuml;rkiye&#39;de satılan otomobillerin yarısından fazlası elektrikli ya da hibrit ara&ccedil;lardan oluştu. Nisan ayında ise toplam 16 bin 472 elektrikli otomobil satıldı. Bu otomobillerin nisan ayındaki pazar payı y&uuml;zde 20,5 olarak hesaplandı. Aynı ayda 24 bin 849 hibrit otomobil satışı ger&ccedil;ekleştirilirken bu ara&ccedil;ların pazar payı y&uuml;zde 31 olarak kayıtlara ge&ccedil;ti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/turkiye-de-elektrikli-ve-hibrit-otomobillerin-pazar-payi-yuzde-50-yi-gecti-2026-05-28-10-07-46.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/eski-limanlardan-yesil-gelecege-kopenhag-in-donusum-hikayesi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/eski-limanlardan-yesil-gelecege-kopenhag-in-donusum-hikayesi</link>
      <category>Sürdürülebilirlik</category>
      <title>Eski limanlardan yeşil geleceğe: Kopenhag’ın dönüşüm hikâyesi</title>
      <description>Kopenhag, eski liman bölgelerini yeniden işlevlendirerek, su tasarrufu sağlayan otellerden sıfır atık mantar çiftliklerine ve çok amaçlı kültür merkezlerine uzanan bütüncül bir modelle sürdürülebilir kentsel yaşamın küresel örneklerinden biri haline geliyor.</description>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-30T11:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="360" data-start="77">Kopenhag&rsquo;ı d&uuml;nyanın en s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir şehirlerinden biri, hatta muhtemelen en &ouml;nde geleni yapan yaklaşımı anlamak i&ccedil;in Nordhavn b&ouml;lgesine bakmak gerekiyor. Eski bir liman alanı olan Nordhavn, bug&uuml;n karma kullanımlı modern bir yerleşim b&ouml;lgesi olarak yeniden işlevlendirilmiş durumda.</p>

<p data-end="852" data-start="362">BRIQ Architects&rsquo;te g&ouml;rev yapan mimar Peter Bur Andersen, kentin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik vizyonunun merkezinde yer alıyor. Andersen&rsquo;a g&ouml;re Kopenhag&rsquo;ın temel stratejisi, kaynak ve araziyi t&uuml;keten kontrols&uuml;z kent yayılımını reddetmek. Bunun yerine şehir, mevcut alanları yeniden değerlendirerek daha kompakt ve verimli yaşam ve kamusal alanlar &uuml;retmeyi hedefliyor. &Ouml;rneğin eski bir m&uuml;himmat deposu; kafe, otel lobisi ve ticari alanların bir arada bulunduğu &ccedil;ok işlevli bir yapıya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lebiliyor.</p>

<p data-end="1017" data-start="854">Andersen bu yaklaşımı tek c&uuml;mleyle &ouml;zetliyor: &ldquo;Daha az kaynakla daha &ccedil;ok iş yapmak.&rdquo; Ona g&ouml;re bu fikir ilk bakışta radikal g&ouml;r&uuml;nse de pratikte karşılığını veriyor.</p>

<h2 data-end="1091" data-section-id="rfw1nd" data-start="1024">S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlikte yeni yaklaşım: Turizm ve mimarinin kesişimi</h2>

<p data-end="1374" data-start="1093">Andersen, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ile turizmi birleştiren yeni nesil tasarım anlayışının &ouml;nc&uuml;lerinden biri olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu yaklaşım; suyu geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren otellerden kentsel tarım projelerine, mantar &uuml;retim tesislerinden &ccedil;ok işlevli mimari tasarımlara kadar geniş bir alanı kapsıyor.</p>

<h2 data-end="1430" data-section-id="1ywqbqc" data-start="1381">Otellerde &ldquo;Mars teknolojisi&rdquo; ile su tasarrufu</h2>

<p data-end="1670" data-start="1432">Kopenhag&rsquo;daki Bryggen Guldsmeden Oteli, bu yaklaşımın en dikkat &ccedil;ekici &ouml;rneklerinden biri. Otelde kullanılan Orbital Systems duş teknolojisi, NASA&rsquo;nın Mars g&ouml;revleri i&ccedil;in geliştirdiği kapalı devre su geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sisteminden ilham alıyor.</p>

<p data-end="1913" data-start="1672">Sistem, duş sırasında kullanılan suyu s&uuml;rekli filtreleyip yeniden kullanarak t&uuml;ketimi %60 ila %90 oranında azaltıyor. Geleneksel duşlara benzeyen bu sistemde kullanıcılar su sıcaklığını ve akışını &ouml;zel bir kontrol paneli &uuml;zerinden y&ouml;netiyor.</p>

<p data-end="2118" data-start="1915">Şehir i&ccedil;in su tasarrufu kritik bir konu. Kopenhag&rsquo;ın 2040 yılına kadar ciddi su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu nedenle otellerdeki bu t&uuml;r teknolojiler stratejik &ouml;nem taşıyor.</p>

<h2 data-end="2174" data-section-id="517wyp" data-start="2125">Kentsel tarımda sıfır atık modeli: Funga Farm</h2>

<p data-end="2364" data-start="2176">Şehrin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik yaklaşımı yalnızca mimariyle sınırlı değil. Funga Farm adlı kentsel mikoloji tesisi, gıda &uuml;retiminde atık kavramını neredeyse ortadan kaldıran bir model uyguluyor.</p>

<p data-end="2627" data-start="2366">Yılda on binlerce kilogram istiridye mantarı ve tıbbi mantar &uuml;reten tesis, bunu son derece d&uuml;ş&uuml;k su t&uuml;ketimiyle ger&ccedil;ekleştiriyor. &Uuml;retim s&uuml;recinde tarımsal yan &uuml;r&uuml;nler&mdash;buğday kepeği ve talaş gibi&mdash;yeniden değerlendirilerek mantar yetiştiriciliğinde kullanılıyor.</p>

<p data-end="2801" data-start="2629">Kullanım sonrası kalan organik materyaller ise kompost haline getirilerek kentsel bah&ccedil;elere g&ouml;nderiliyor. &Uuml;r&uuml;nler, Kopenhag&rsquo;daki &uuml;st d&uuml;zey restoranlarda da servis ediliyor.</p>

<h2 data-end="2859" data-section-id="ai9sh0" data-start="2808">End&uuml;striyel alanların k&uuml;lt&uuml;r merkezine d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;</h2>

<p data-end="3068" data-start="2861">Kopenhag&rsquo;ın s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik yaklaşımı kamu yapılarında da kendini g&ouml;steriyor. Helsing&oslash;r&rsquo;deki Kulturv&aelig;rftet (K&uuml;lt&uuml;r Tersanesi), eski bir tersanenin k&uuml;lt&uuml;r merkezine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesiyle oluşturulmuş bir proje.</p>

<p data-end="3315" data-start="3070">Yıllık y&uuml;z binlerce ziyaret&ccedil;i ağırlayan merkezde enerji verimliliği, LED aydınlatma kullanımı ve elektrikli ulaşım sistemleri &ouml;n planda. Tesis ayrıca kısa mesafeli iş seyahatlerinde tren veya ara&ccedil; paylaşımını zorunlu tutan politikalar uyguluyor.</p>

<p data-end="3451" data-start="3317">Gıda tedarikinde ise u&ccedil;akla taşınan &uuml;r&uuml;nlerden ka&ccedil;ınılıyor ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik kriterlerini karşılamayan tedarik&ccedil;ilerle &ccedil;alışılmıyor.</p>

<h2 data-end="3490" data-section-id="bago1h" data-start="3458">Nordhavn&rsquo;da yeni kent modeli</h2>

<p data-end="3714" data-start="3492">Nordhavn&rsquo;daki kentsel planlama ise Kopenhag&rsquo;ın genel stratejisinin en &ouml;nemli par&ccedil;alarından biri. Şehir, ge&ccedil;mişteki banliy&ouml;leşme modelini tersine &ccedil;evirerek daha yoğun ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir yaşam alanları oluşturmayı hedefliyor.</p>

<p data-end="3935" data-start="3716">Konut sıkıntısına rağmen, &ccedil;&ouml;z&uuml;m daha geniş değil; daha verimli yaşam alanları &uuml;retmek. Ortalama konut b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lmesi ve kamusal alanların &ldquo;evin uzantısı&rdquo; haline getirilmesi bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.</p>

<p data-end="3948" data-start="3937">Bu modelde:</p>

<ul data-end="4155" data-start="3950">
	<li data-end="4020" data-section-id="6er89p" data-start="3950">Eski end&uuml;striyel yapılar yıkılmak yerine yeniden işlevlendiriliyor</li>
	<li data-end="4082" data-section-id="klxj9" data-start="4021">Konut, ofis ve ticari alanlar aynı yapıda birleştiriliyor</li>
	<li data-end="4155" data-section-id="iy364" data-start="4083">Ortak alanlar 24 saat aktif kullanım sağlayacak şekilde tasarlanıyor</li>
</ul>

<p data-end="4247" data-start="4157">B&ouml;ylece şehirde &ldquo;&ouml;rt&uuml;şen kullanım ekonomisi&rdquo; oluşturularak kaynak verimliliği artırılıyor.</p>

<h2 data-end="4307" data-section-id="16yu08h" data-start="4254">Kopenhag modeli: Teknolojiden &ccedil;ok sistem tasarımı</h2>

<p data-end="4569" data-start="4309">Uzmanlara g&ouml;re Kopenhag&rsquo;ın başarısı yalnızca teknolojik &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerden değil, toplumsal davranışı y&ouml;nlendiren b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir şehir planlamasından kaynaklanıyor. Ama&ccedil;, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği bireysel tercihlerden &ccedil;ıkarıp g&uuml;nl&uuml;k yaşamın doğal bir par&ccedil;ası haline getirmek.</p>

<p data-end="4732" data-start="4571">Şehirde bir otelde kalırken su tasarrufu sistemini, bir restoranda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir men&uuml;y&uuml;, sokakta ise paylaşımlı ulaşım ve kentsel bah&ccedil;eleri deneyimlemek m&uuml;mk&uuml;n.</p>

<p data-end="4912" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="4734">Sonu&ccedil; olarak Kopenhag modeli, kaynakları sınırlı bir d&uuml;nyada kentlerin nasıl yeniden tasarlanabileceğine dair g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir &ouml;rnek sunuyor: Daha az t&uuml;keterek daha fazla yaşam &uuml;retmek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/eski-limanlardan-yesil-gelecege-kopenhag-in-donusum-hikayesi-2026-05-25-17-50-44.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/otomobil/ferrari-nin-ilk-elektrikli-otomobilinin-uzun-yolculugu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/otomobil/ferrari-nin-ilk-elektrikli-otomobilinin-uzun-yolculugu</link>
      <category>Otomobil</category>
      <title>Ferrari’nin ilk elektrikli otomobilinin uzun yolculuğu</title>
      <description>Hibrit teknolojisini pistlerde geliştiren Ferrari, ilk tamamen elektrikli modeli Luce ile tarihindeki en büyük dönüşümlerden birine imza atıyor. Markanın yeni aracı on yılı aşan bir hazırlık sürecinin ardından sahneye çıkıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 13:01:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-25T13:01:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>V8 ve V12 motorlarıyla tanınan Ferrari, ilk tamamen elektrikli modeli Luce&rsquo;yi tanıtıyor. İtalyan spor otomobil &uuml;reticisi, hibrit teknolojisini ilk kez on yıldan uzun s&uuml;re &ouml;nce&nbsp;Formula 1 yarış ara&ccedil;larında kullandı. İlk tam elektrikli modelini &uuml;retmesi ise uzun yıllar i&ccedil;inde ger&ccedil;ekleşen &ccedil;alışmalarından ardından geldi:&nbsp;</p>

<h2>2014</h2>

<p>Hibrit g&uuml;&ccedil; aktarma sistemleri Formula 1&rsquo;de kullanılmaya başlandı. Frenleme&nbsp;sırasında kinetik enerjiyi geri kazanan sistemler ise 2009&rsquo;dan beri kullanılıyordu.</p>

<h2>Mayıs 2019</h2>

<p>Ferrari, 1.000 beygir g&uuml;c&uuml;ndeki d&ouml;rt &ccedil;eker SF90 Stradale modelini piyasaya s&uuml;rd&uuml;. Bu markanın seri &uuml;retime ge&ccedil;en ilk hibrit modeli oldu. Ferrari, 2013&rsquo;te sınırlı &uuml;retim&nbsp; LaFerrari hibrit modelini tanıtmıştı. Sonraki yıllarda 296 ailesi, 849 Testarossa ve 3,6 milyon euro (4,2 milyon dolar) değerindeki sınırlı &uuml;retim F80 s&uuml;per otomobili dahil olmak &uuml;zere başka hibrit modeller de piyasaya s&uuml;r&uuml;ld&uuml;.</p>

<h2>Eyl&uuml;l 2021</h2>

<p>&Ccedil;ip &uuml;reticisi STMicroelectronics&rsquo;te 25 yıl &ccedil;alışmış fizik&ccedil;i Benedetto Vigna, Ferrari&rsquo;nin elektrifikasyon s&uuml;recini y&ouml;netmek &uuml;zere CEO g&ouml;revini devraldı.</p>

<h2>Haziran 2022</h2>

<p>Vigna, Ferrari i&ccedil;in ilk &ccedil;ok yıllı iş planını sundu. Avrupa Birliği&rsquo;nin yeni benzinli motorlu ara&ccedil; satışlarını fiilen yasaklayan 2035 d&uuml;zenlemesinin ardından, 2030&rsquo;a kadar elektrikli modellerin &uuml;r&uuml;n gamının y&uuml;zde 40&rsquo;ını oluşturacağını taahh&uuml;t etti. Ferrari&rsquo;nin ilk tamamen elektrikli modelinin 2025&rsquo;te &ccedil;ıkmasını hedefledi.</p>

<h2>Haziran 2024</h2>

<p>Reuters, Ferrari&rsquo;nin ilk elektrikli otomobiline ilişkin ayrıntıları paylaştı. Aracın fiyatının 500 bin euro&#39;nun &uuml;zerinde olması bekleniyordu. Ferrari, Maranello kompleksinde elektrikli otomobiller, EV par&ccedil;aları, hibrit modeller ve bazı geleneksel i&ccedil;ten yanmalı motorlu ara&ccedil;ları &uuml;retmek i&ccedil;in yeni bir &ldquo;e-building&rdquo; tesisini a&ccedil;tı.</p>

<h2>Mayıs 2025</h2>

<p>Ferrari, ilk elektrikli aracının &uuml;&ccedil; aşamalı bir tanıtım s&uuml;reciyle piyasaya s&uuml;r&uuml;leceğini ve s&uuml;recin 2026 ilkbaharında yapılacak d&uuml;nya pr&ouml;miyeriyle tamamlanacağını a&ccedil;ıkladı.&nbsp; M&uuml;şteri teslimatlarının ise Ekim 2026&rsquo;da başlayacağı belirtildi.</p>

<h2>Haziran 2025</h2>

<p>Reuters&rsquo;ın haberine g&ouml;re Ferrari, y&uuml;ksek performanslı elektrikli ara&ccedil;lara olan talebin yetersizliği nedeniyle 2026&rsquo;da &ccedil;ıkması planlanan ikinci EV modelini en az 2028&rsquo;e erteledi.</p>

<h2>Ekim 2025</h2>

<p>Ferrari, ilk elektrikli otomobiline g&uuml;&ccedil; verecek teknolojiyi tanıttı. D&ouml;rt kapılı ve d&ouml;rt artı koltuk d&uuml;zenine sahip otomobil, g&uuml;&ccedil; aktarım sisteminden gelen titreşimleri g&uuml;&ccedil;lendirerek elektrikli bir Ferrari k&uuml;kremesi yaratacak &ouml;zel tasarlanmış bir ses sistemiyle donatıldı.</p>

<p>Yeni iş planında Ferrari, 2030 &uuml;r&uuml;n gamı hedeflerini revize ederek y&uuml;zde 20 EV, y&uuml;zde 40 hibrit ve y&uuml;zde 40 i&ccedil;ten yanmalı motorlu (ICE) model hedefi belirledi. Bu oranlar, 2022&rsquo;de a&ccedil;ıklanan y&uuml;zde 40 EV, y&uuml;zde 40 hibrit ve y&uuml;zde 20 ICE hedeflerinden farklıydı.</p>

<h2>Şubat 2026</h2>

<p>Ferrari, ilk EV modeline ait tanıtım g&ouml;rsellerini yayımladı ve aracın adının İtalyanca&rsquo;da &ldquo;ışık&rdquo; anlamına gelen Luce olduğunu a&ccedil;ıkladı. Apple&#39;ın eski tasarımcısı Jony Ive&rsquo;ın kurucu ortaklarından olduğu LoveFrom da projede yer aldı. Vigna, m&uuml;şterilerden gelen &ldquo;&ccedil;ok olumlu&rdquo; geri bildirimlerin ardından Ferrari&rsquo;nin mart ayında Luce i&ccedil;in &ouml;n sipariş almaya başlayacağını s&ouml;yledi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/ferrari-nin-ilk-elektrikli-otomobilinin-uzun-yolculugu-2026-05-25-16-07-57.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/longevity-nin-dunyaca-unlu-mimari-dave-asprey-ben-olsam-turkiye-nin-global-longevity-markasini-hamam-ile-insa-ederdim</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/longevity-nin-dunyaca-unlu-mimari-dave-asprey-ben-olsam-turkiye-nin-global-longevity-markasini-hamam-ile-insa-ederdim</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Longevity’nin dünyaca ünlü mimarı Dave Asprey:  "Ben olsam Türkiye'nin global longevity markasını hamam ile inşa ederdim"</title>
      <description>Dünyanın peşinden koştuğu “longevity” reçetesi “hamamdan” çıkabilir mi? Bu soruyu Biohacking’i dünya çapında bir harekete dönüştüren Dave Asprey’e sordum. Verdiği cevap, sağlık turizmi ezberimizi bozacak kadar netti: Bizde eksik olan hastane, doktor, teknoloji ya da kültür değil. Eksik olan, bütün bunları dünyaya satacak güçlü bir hikâye. Türkiye’de ilk kez longevity dünyasının en etkili isimlerinden biri bize dışarıdan baktı ve şu soruyu masaya bıraktı: Türkiye kendi sağlık mirasını markalaştırmayı başaracak mı, yoksa başkalarının aynı malzemeyle dünya sahnesine çıkmasını izlemeyi mi seçecek?</description>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:55:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-22T10:55:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son birka&ccedil; yıldır k&uuml;resel sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde iki kavram &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Longevity ve biohacking. Longevity, basit haliyle &quot;uzun yaşam&quot; demek. Ama bug&uuml;nk&uuml; kullanımı &ccedil;ok daha keskin. Mesele &ouml;mr&uuml; uzatmaktan &ccedil;ok, o &ouml;m&uuml;rdeki sağlıklı yılları uzatmak. Yani 90&#39;a kadar yaşamak değil. 80 yaşında da zinde olmak. Biohacking ise bunun aracı haline gelmiş durumda. Kan testleri, uyku verileri, beslenme protokolleri, takviyeler... Yıllık check-up yerine kişiye &ouml;zel verilerle y&ouml;netilen s&uuml;rekli bir optimizasyon s&uuml;reci.</p>

<p>Bu ikili, k&uuml;resel sağlık ekosisteminin yeni merkezi oldu. Wellness ekonomisi 6.8 trilyon dolara ulaştı. İla&ccedil; sekt&ouml;r&uuml;nden de b&uuml;y&uuml;k bir hacim. Silikon Vadisi yatırımcıları, Hollywood yıldızları, Wall Street y&ouml;neticileri g&uuml;nl&uuml;k gelişimlerini Instagram&#39;da paylaşıyor. Bryan Johnson gibi isimler t&uuml;m yaşamlarını longevity etrafında inşa edip Netflix belgeseli &ccedil;ekiyor. T&uuml;rkiye&#39;de bu konu, hen&uuml;z sosyetenin sınırlarını yeni yeni aşıyor. Ama k&uuml;resel bir akımın yerel bir ana akıma yerleşmesi her zaman an meselesi.</p>

<p>Hik&acirc;ye tam da bu eşikte başlıyor.</p>

<p>Ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;n otuzlu yaşlarda gen&ccedil; bir CEO&rsquo;nun yıllık longevity check-up&#39;ını anlattığı bir videoya denk geldim. Dubai&#39;ye u&ccedil;muş. &Uuml;&ccedil; g&uuml;n i&ccedil;in tam on iki bin dolar &ouml;demiş. Videoda s&uuml;rekli kırk yedi biyobelirte&ccedil;ten (genellikle kan, idrar veya doku &ouml;rneklerinde &ouml;l&ccedil;&uuml;len proteinler, genler veya enzimler) bahsediyordu. D&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde ilk yaptığı şeyin de kardiyoloğunu değiştirmek olduğunu s&ouml;yl&uuml;yordu.</p>

<p>Videonun bir kısmında &quot;Yeni doktorum David Sinclair&#39;in metodolojisini biliyor. Eskisi sadece tansiyonuma bakıyordu.&quot; gibi bir s&ouml;ylemde bulundu. Bu c&uuml;mle beni uzun s&uuml;re d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml;. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; doktordan o kadar etkilenmişti ki doktoru bir metodolojinin temsilcisi olarak g&ouml;r&uuml;yordu. Doktorun adı &ouml;nemli değildi; arkasında durduğu marka &ouml;nemliydi.</p>

<p><strong>Ve o marka bir hastanenin değil, bir Harvard profes&ouml;r&uuml;n&uuml;n adıydı.</strong></p>

<p>İşte bu c&uuml;mle, k&uuml;resel longevity ekonomisinin yeni kuralını tek başına &ouml;zetliyordu. Otorite el değiştirdi. Peki, bu değişimin T&uuml;rkiye&#39;deki yansıması nasıl olacak? Sahip olduğumuz yedi bin yıllık longevity hammaddesini, k&uuml;resel anlatının diline &ccedil;evirebilecek miyiz?</p>

<p>Bu soruyu cevaplayabilmek i&ccedil;in, bu konudaki anlatının kendisini inşa etmiş bir isimle konuşmam gerekiyordu:</p>

<p><strong>Dave Asprey.</strong></p>

<p><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Dave_Asprey">Dave Asprey</a>, biohacking akımının yaratıcısı. Kitaplarıyla d&ouml;rt kez <a href="https://www.nytimes.com/2024/11/08/well/eudemonia-summit-wellness-palm-beach.html">The New York Times</a>&rsquo;ın &ccedil;ok satanlar&nbsp;&nbsp;listesine girdi. 63 milyar dolarlık biohacking end&uuml;strisinin fitilini ateşleyen Asprey&rsquo;in <strong>&quot;The Human Upgrade&quot;</strong> podcast&#39;i k&uuml;resel sağlık kategorisinde ilk y&uuml;ze girmeyi başardı. Pop&uuml;ler bir erkek dergisine verdiği bir r&ouml;portajda kendi sağlığı i&ccedil;in takviyelere ayda 3 bin dolar harcadığını s&ouml;ylemişti.</p>

<p>Kendisine T&uuml;rkiye&#39;nin longevity ekosisteminde bulunduğu yeri sordum. Cevapları beni şaşırttı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; beklediğim teknik tartışma yerine, aslında bir iletişim teşhisi yaptı.</p>

<h2>&quot;Sağlıkla ilgili kaygı, wellness kost&uuml;m&uuml; giymiş bir travma tepkisidir&quot;</h2>

<p>İlk soruyu sorarken keskin bir giriş yaptım: Longevity ger&ccedil;ekten daha uzun yaşamak i&ccedil;in mi ortaya &ccedil;ıktı, yoksa yaşlanmaktan korkmanın yeni kalkanı olarak mı tanımlanmalı?</p>

<p>Asprey&#39;in cevabı sekt&ouml;rdeki klişeyi tek c&uuml;mlede kırdı: <em>&quot;Biohacking&rsquo;e başlamamın nedeni yaşlanmaktan korkmam değildi. 26 yaşındayken kendimi k&ouml;t&uuml; hissediyordum ve iyi hissetmek istiyordum. Daha uzun bir yaşam s&uuml;resi ise bunun bir yan etkisi oldu.&quot;</em></p>

<p>Sonra şu c&uuml;mleyle devam etti:</p>

<p>&quot;Sağlıkla ilgili kaygı, wellness kost&uuml;m&uuml; giymiş bir travma tepkisidir. Bu işi ger&ccedil;ekten yapan insanlar, laboratuvar &ccedil;ıktılarını takip edenler, uykularını iyileştirenler, beslenme alışkanlıklarını d&uuml;zenleyenler. Bunu korktukları i&ccedil;in yapmıyorlar. Meraklılar. Korku, sizin hareket alanınızı kısıtlar. Merak ise genişletir. B&uuml;t&uuml;n fark da burada yatar.&quot;</p>

<p>Aslında anlatmak istediği metaforun tam olarak T&uuml;rk&ccedil;e karşılığı şuydu:</p>

<p><strong>Bug&uuml;n wellness adıyla pazarlanan bir&ccedil;ok davranışın altında, daha iyi yaşama arzusundan &ccedil;ok, hastalanma ve yaşlanma korkusunu kontrol etme &ccedil;abası yatıyor.</strong></p>

<p>Wellness ekonomisinin trilyon dolarlık b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğe ulaşması sadece korkuyla a&ccedil;ıklanamaz; burada daha derin bir motivasyon var: İnsanların bedenlerini daha iyi anlama merakı.</p>

<h2>&quot;Tıp 17 yıl geride. Biohacker&rsquo;lar beklemez&quot;</h2>

<p>İkinci sorum doğrudandı: <strong>Geleneksel tıp neyi ka&ccedil;ırdı?</strong></p>

<p>Asprey hi&ccedil;bir şeyi ka&ccedil;ırmadığını ama yapısal olarak 17 yıl geriden geldiğini s&ouml;yl&uuml;yor:</p>

<p><em>&quot;Bir araştırma bulgusunun klinik &ccedil;alışmalardan, hakem değerlendirmesinden, kurumsal kabulden ge&ccedil;mesi ve doktorunuzun bu konuda eğitim alması ortalama 17 yıl s&uuml;r&uuml;yor.&nbsp;</em></p>

<p>17 yıl.&nbsp;</p>

<p>Yani doktorunuzun bug&uuml;n size verdiği protokol, &ccedil;ocuklarınız hen&uuml;z bebekken en ileri bilim olarak kabul edilen bilgilere dayanıyor olabilir.&quot;</p>

<p>&quot;Biohacker&rsquo;lar 17 yıl beklemez. Biz de aynı araştırmalara g&ouml;z atarız, kendi &uuml;zerimizde deneyler yaparız, verileri paylaşırız ve tekrar tekrar geliştiririz. Tıp sistemi doğası gereği yavaş ilerler. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yanlış yapmanın bedeli ağırdır. Bunu anlıyorum. Ama beklemenin bedeli de ağırdır ve kimse bunun hakkında konuşmayı tercih etmiyor.&quot;</p>

<p>Bu 17 yıllık s&uuml;re aslında T&uuml;rkiye&#39;nin sağlık iletişimi a&ccedil;ısından kritik bir fırsat. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rkiye&rsquo;nin sağlık end&uuml;strisi h&acirc;l&acirc; kurumsal hastane otoritesi &uuml;zerinden kurgulanıyor. K&uuml;resel hasta ise zaten o otoriteden kopmuş, <strong>bilim influencerı</strong> dediğimiz yeni fig&uuml;rlere tutunmuş durumda.&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n insanlar bilimin kendisine değil bilimi pop&uuml;ler k&uuml;lt&uuml;r malzemesi yapan, kendini bilimin s&ouml;zc&uuml;s&uuml; gibi konumlandıran bu influencerlara g&uuml;venmeyi se&ccedil;iyor.</p>

<p><a href="https://open.spotify.com/show/79CkJF3UJTHFV8Dse3Oy0P?si=xEYRgVXrQzW50KsNsEBcbw&amp;nd=1&amp;dlsi=fa616f0ffb834e16">Huberman Lab</a>&#39;in Spotify&rsquo;da 5 milyonun &uuml;zerinde abonesi var. Peter Attia&#39;nın &quot;The Drive&quot; podcast&#39;i b&uuml;y&uuml;k ilgi g&ouml;r&uuml;yor. Bryan Johnson&#39;ın Netflix&#39;te yayımlanan &quot;<a href="https://www.netflix.com/tr/title/81757532">Don&#39;t Die</a>&quot; belgeselinin ise yeni b&ouml;l&uuml;mlerinin yayınlandığı hafta yarattığı ilgi inanılmaz.</p>

<p>Bu veriler, bilim influencerlarının tıp d&uuml;nyasındaki dev sağlık markalarından bile daha fazla ilgi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıklıyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye ise h&acirc;l&acirc; 2010&#39;ların denklemine sıkışıp kalmış durumda. Hastanelerin yalnızca lead elde etmek (potansiyel hasta başvurusu yaratmak) i&ccedil;in yaptığı reklam iletişimi, doktorların İngilizceye &ccedil;evrilmiş yerel profilleri, hastanelerin tedavi ettikleri hasta sayılarını baz alan başarı oranları ve aslında zaten olması gereken akreditasyon belgeleri...</p>

<p>O denklem seneler &ouml;nce işliyordu. Şimdi işlemiyor.</p>

<h2>&quot;Hammadde olağan&uuml;st&uuml;. Hik&acirc;ye yok&quot;</h2>

<p>Asprey&#39;e T&uuml;rkiye&#39;nin longevity sek&ouml;r&uuml;ndeki durumunu somutlaştırarak sordum.&nbsp;</p>

<p>Roma&rsquo;dan &ouml;nceye uzanan, Akdenizle b&uuml;t&uuml;nleşen bir coğrafyamız ve termal kaplıca k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;z var. Fermente gıdaların anavatanıyız. Hamam geleneğimiz y&uuml;zyıllar &ouml;ncesine dayanıyor. Sel&ccedil;uklu dar&uuml;şşifalarımız (Osmanlı d&ouml;nemindeki sağlık yurtları) d&uuml;nyada m&uuml;zik terapisinin ilk uygulandığı yerler arasında.&nbsp;</p>

<p>&Uuml;stelik hastane altyapımızın g&uuml;c&uuml;n&uuml; doğrulayan 42 JCI akrediteli kurum, 1,5 milyon kayıtlı medikal turist ve 3 milyar dolar kayıtlı gelirle d&uuml;nyada altıncı sıradayız.&nbsp;</p>

<p>Ama k&uuml;resel longevity ekosisteminde T&uuml;rk bir isim yok. Eksik olan ne? Bilim ya da hik&acirc;ye anlatımı mı yoksa uluslararası markalaşma mı?</p>

<p>Cevap teşhis netliğindeydi:</p>

<p>&quot;Sahip olduklarınız olağan&uuml;st&uuml;. Termal sular, fermente gıdalar, zeytinyağı, hamam k&uuml;lt&uuml;r&uuml;, b&ouml;lgedeki en gelişmiş medikal altyapılardan biri. T&uuml;rkiye, hammaddesi eksik olan bir &uuml;lke değil.&quot;</p>

<p>Sonra şu noktayı vurguladı:</p>

<p>&quot;Japonya&#39;nın orman banyosu ile ne yaptığına baktınız mı? İnsanların y&uuml;zyıllardır sahip olduğu bir geleneği aldılar, arkasına bilim koydular, ona bir isim verdiler ve bir anda b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nya <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Shinrin-yoku">Shinrin-yoku</a>&#39;dan bahsetmeye başladı. İskandinavya bunu sauna ile yaptı. Yunanistan, T&uuml;rkiye ile aynı denizde yer alıp b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de aynı yiyecekleri t&uuml;kettiği halde Akdeniz diyeti hik&acirc;yesinin sahibi olarak biliniyor.&quot;</p>

<p><img alt="Fotoğraf: Forest Therapy Base &quot;Iiyama&quot; – Japonya" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/bcf550c6-b606-4a22-a8fd-f6801ae4df49.png" /></p>

<p>İşte bu c&uuml;mle &uuml;lkemizin en b&uuml;y&uuml;k iletişim a&ccedil;ığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Aynı denizdeyiz, aynı yemeği yiyoruz, ama &quot;Akdeniz diyeti&quot; denilince akla Yunanistan geliyor. Aynı termal k&uuml;lt&uuml;r&uuml; paylaşıyoruz, ama &quot;ısı terapisi&quot; denilince akla Fin saunası geliyor. Aynı orman coğrafyasında yaşıyoruz, ama &quot;doğa terapisi&quot; denilince akla Japonya geliyor.</p>

<p>Asprey&#39;in teşhisi sert ama doğru:</p>

<p>&quot;Hik&acirc;ye anlatımı boşluğu ger&ccedil;ek, markalaşma boşluğu da ger&ccedil;ek. Fakat her ikisinin altında bir paketleme sorunu var. Kimse ayağa kalkıp İngilizce olarak, k&uuml;resel bir kitleye şunu s&ouml;ylemedi: &lsquo;T&uuml;rk wellness&#39;ı budur, arkasındaki veri budur, bunu deneyimlemek i&ccedil;in &ouml;zellikle buraya u&ccedil;manızın nedeni budur.&rsquo; Bu anlatı hen&uuml;z yok. Ve bu aslında &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir fırsat.&rdquo;</p>

<h2>&quot;Ben olsam T&uuml;rkiye&#39;nin global longevity markasını hamam ile inşa ederdim&quot;</h2>

<p>Bir sonraki sorum somuttu: Sizden T&uuml;rkiye&#39;nin ilk k&uuml;resel longevity markasını yaratmanız istenseydi nereden başlardınız?</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/93344da6-a9db-4f4c-b2d7-fc66757e0435.jpeg" /></p>

<p>Cevap, sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;zdeki herkesin not etmesi gereken bir &ouml;neriydi:</p>

<p><em>&quot;Ben olsam hamamla başlardım ve onu sadece g&uuml;zel bir spa uygulaması olarak g&ouml;renlerin tanıyamayacağı bir hale getirirdim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; estetik dışında hamam aslında geleneksel bir ısı ve toparlanma protokol&uuml;. Batı &uuml;lkeleri, wellness end&uuml;strisi k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ve tarihi olmamasına rağmen yıllardır bunu par&ccedil;a par&ccedil;a ve sıfırdan inşa etmeye &ccedil;alışıyor. T&uuml;rkiye&#39;de ise bunun karşılık bulmuş hali y&uuml;zyıllardır zaten var.&quot;</em></p>

<p><em>&quot;Bu y&uuml;zden hamamı ana odak olarak alır, &uuml;zerine yoğun bir longevity bilimi ekler ve bunun etrafında bir destinasyon deneyimi inşa ederdim. İnsanlar bir haftalığına gelir, kan testleriyle, kendilerine &ouml;zel bir protokolle ve bedenleriyle tamamen farklı bir ilişki kurarak ayrılırdı.&quot;</em></p>

<p>Dave Asprey burada durmuyor. Hamamı yemek k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle birleştirmenin de bilimsel zeminini &ccedil;iziyor:</p>

<p>&quot;Sonra bunu yemekle ilişkilendirirdim. Fermente gıdaları bir mikrobiyom m&uuml;dahalesi olarak, zeytinyağını mitokondri desteği olarak, T&uuml;rk yemeklerinin genelinin h&uuml;crelerinize ger&ccedil;ekte ne yaptığı &uuml;zerinden, yeniden &ccedil;er&ccedil;evelerdim.&nbsp;</p>

<p>İşte bu global bir marka olur. Biri bu hik&acirc;yeyi doğru şekilde anlatmaya karar verdiğinde, hik&acirc;ye zaten kendini anlatır.&quot;</p>

<p>Asperey&rsquo;in bu s&ouml;zlerini r&ouml;portaj kaydından defalarca okudum. <strong>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; hamamı nostaljik bir spa deneyimi değil; ısı, arınma, toparlanma, sosyal rit&uuml;el ve beden farkındalığını bir araya getiren &ccedil;ağdaş bir longevity deneyimi olarak yeniden okuma fikri m&uuml;thiş!</strong> T&uuml;rkiye&#39;nin elindeki en b&uuml;y&uuml;k kategori sahipliği fırsatı.</p>

<h2>&quot;T&uuml;rkiye&#39;nin Asprey&#39;e değil, hik&acirc;yeye ihtiyacı var&quot;</h2>

<p>Son sorum T&uuml;rkiye ile ilgili tartışmaya direkt dokunuyordu: T&uuml;rkiye&#39;nin longevity alanında k&uuml;resel sahneye &ccedil;ıkması i&ccedil;in kendi Huberman&#39;ına ya da Asprey&#39;ine ihtiyacı var mı?</p>

<p>İşte bu noktada Asprey, beklediğim cevabın tam tersini verdi:</p>

<p><em>&quot;Mesele şu: T&uuml;rkiye&#39;nin zaten bu isimlere erişimi var. K&uuml;resel g&uuml;venilirlik, zaten var olan birinin yerel versiyonunu &uuml;reterek inşa edilecek bir şey değil. Bu genellikle yeni bir kategori yaratmak yerine bir kopya &uuml;retmek olur.&quot;</em></p>

<p><em>&quot;T&uuml;rkiye&#39;nin ihtiyacı, halihazırda devam eden k&uuml;resel tartışmaya, zaten kitlesi olan seslerle bağlanmak ve &ouml;ncelikle sahip olduğu varlıkların bu kanallar &uuml;zerinden konuşulmasını sağlamak. D&uuml;nya burada ne olduğunu &ouml;ğrendiğinde, insanlar gelmeye, deneyimlemeye ve bundan bahsetmeye başlar. B&ouml;ylece konunun otoritesiyle yapılan bir işbirliğiyle, organik bir şekilde buradan yerel bir ses y&uuml;kselebilir.&quot;</em></p>

<p><em><strong>&quot;Ama hik&acirc;yeyi inşa etmeden &ouml;nce y&uuml;z&uuml; yaratmaya &ccedil;alışmak işleri tersinden yapmaktır. Hik&acirc;yeyi doğru kurduğunuzda, y&uuml;z de ardından gelir.&quot;</strong></em></p>

<h2>Sağlık iletişiminin yeni mesleği</h2>

<p>&Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda sağlık turizmi end&uuml;strisinde yeni bir meslek başı &ccedil;ekecek:<strong> longevity mimarlığı</strong>. Yani T&uuml;rkiye&rsquo;nin tıbbi altyapısını k&uuml;lt&uuml;rel hik&acirc;ye ile birleştirmeyi başaran ve uluslararası mecralarda T&uuml;rkiye&#39;nin sesini duyurabilen bir iletişim mimarı.</p>

<p>Bu mimarın işi kesinlikle reklam yazmak değil. Onun işi baştan sona s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir hik&acirc;ye yaratmak.</p>

<p>Bug&uuml;ne kadar Meta ve Google, devlet desteğiyle sağlık turizmine yatırım yapan markalardan milyarlarca dolar gelir elde etti. Etmeye de devam ediyor. Ancak sağlık turizminin genel iletişim perspektifinde yaptığımız bu reklam bağımlılığı hatasını longevity i&ccedil;in de yaparsak, bu oyunu baştan kaybederiz.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; asıl mesele reklam yapmak değil. Altyapısı g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir hik&acirc;ye yazarak markalaşmak.</p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;nin elinde longevity&#39;yi sahiplenebileceği muazzam bir hammadde var.</p>

<p>Bu, hi&ccedil;bir longevity rakibinin sahip olmadığı derinlikte bir malzeme.</p>

<p>Ama hammadde yeterli değil. Hammaddeyi anlatıya &ccedil;eviren bir mimari ve anlatıyı k&uuml;resel mecralarda dağıtacak bir iletişim disiplini gerekli. Bu destinasyonda hatırlanabilir ger&ccedil;ek bir karakter inşa edebilecek hekim-akademisyen-marka &uuml;&ccedil;geni gerekli.</p>

<p>Bunlar olmadan, T&uuml;rkiye&#39;nin longevity hik&acirc;yesi sadece bir istatistik olarak kalmaya devam edecek.</p>

<p>Asprey&#39;in c&uuml;mlesini bir kez daha hatırlatmak isterim:</p>

<p><strong>&quot;Hik&acirc;yeyi inşa etmeden &ouml;nce y&uuml;z&uuml; yaratmaya &ccedil;alışmak işleri tersinden yapmaktır. Hik&acirc;yeyi doğru kurduğunuzda, y&uuml;z de ardından gelir.&quot;</strong></p>

<p>Yani T&uuml;rk sağlık end&uuml;strisinin şu an ihtiyacı olan şey doğru bir hikaye, d&uuml;nyaya sahip olduklarımızı anlatmak. <strong>Biz hamamı, termal k&uuml;lt&uuml;r&uuml; ve Anadolu sofrasını k&uuml;resel bir sağlık anlatısına &ccedil;evirmeyi başaracak mıyız; yoksa d&uuml;nyanın bizim bildiğimiz re&ccedil;eteyi bize geri satmasını mı seyredeceğiz?</strong></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/longevity-nin-dunyaca-unlu-mimari-dave-asprey-ben-olsam-turkiye-nin-global-longevity-markasini-hamam-ile-insa-ederdim-2026-05-22-15-19-09.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/romanza-nin-gucu-insanlar-degisse-de-ask-ozlem-ve-umudun-degismemesinden-geliyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/romanza-nin-gucu-insanlar-degisse-de-ask-ozlem-ve-umudun-degismemesinden-geliyor</link>
      <category>Life</category>
      <title>Romanza'nın gücü insanlar değişse de aşk özlem ve umudun değişmemesinden geliyor</title>
      <description>Dünyanın en ikonik ve ayırt edici seslerinden biri olarak kabul edilen Andrea Bocelli için müzik, yalnızca bir performans değil; zamanla derinleşen bir duygu hafızası. Bu anlayışın en güçlü karşılığı ise hiç şüphesiz müzik tarihine damga vuran Romanza. Aradan geçen otuz yıla rağmen albüm, bugün hâlâ milyonlarca insan için bir tür duygusal sığınak olmayı sürdürüyor. Fiziksel albüm döneminden dijital çağın akış ekonomisine uzanan bu uzun yolculukta Romanza, yalnızca bir kayıt değil; kuşaklar arasında aktarılan bir duygu hafızasına dönüşmüş durumda.</description>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 14:09:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-20T14:09:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes T&uuml;rkiye i&ccedil;in ger&ccedil;ekleştirdiğimiz bu &ouml;zel r&ouml;portajda Bocelli, Romanza&rsquo;nın kalıcılığını ve zamansız etkisini &ldquo;samimiyet&rdquo; kavramı &uuml;zerinden a&ccedil;ıklıyor. Ona g&ouml;re alb&uuml;m&uuml;n g&uuml;c&uuml;, hi&ccedil;bir şeyin bir trend yaratma amacıyla yapılmamış olmasından kaynaklanıyor. &ldquo;O alb&uuml;mde sadece duygular vardı&rdquo; diyerek, ortaya &ccedil;ıkan şeyin saf bir i&ccedil;tenlik taşıdığını vurguluyor. İnsanlar değişse bile aşk, &ouml;zlem ve umut gibi temel duyguların değişmediğini, bu nedenle Romanza&rsquo;nın farklı kuşaklarda yeniden karşılık bulmaya devam ettiğini ifade ediyor.</p>

<p>&ldquo;Con Te Partir&ograve;&rdquo;nun bug&uuml;n artık yalnızca bir şarkı değil, kolektif bir hafıza par&ccedil;asına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;ylediğimizde ise Bocelli, yıllar sonra aynı eseri seslendirmenin en b&uuml;y&uuml;k farkının yaşam deneyimi olduğunu belirtiyor. Şarkının &ouml;z&uuml;n&uuml;n değişmediğini &ouml;zellikle vurgularken, zaman ilerledik&ccedil;e m&uuml;ziğin yalnızca derinleştiğini ve bug&uuml;n onu s&ouml;ylerken &ccedil;ok daha fazla insanın duygusunu taşıdığını hissettiğini dile getiriyor.</p>

<p>Sahneye &ccedil;ıkma motivasyonunu anlattığında ise yaklaşımı daha da sadeleşiyor. Her performanstan &ouml;nce kendine aynı soruyu sorduğunu s&ouml;yl&uuml;yor: &ldquo;Bu an neden &ouml;zel?&rdquo; Ona g&ouml;re bu sorunun cevabı her defasında aynı; &ccedil;&uuml;nk&uuml; m&uuml;zik, yaşayan ve nefes alan bir varlık gibi seyirciyle birlikte yeniden doğuyor. Bu g&ouml;r&uuml;nmez bağ, her konseri benzersiz kılıyor ve sahneyi korkutucu bir yer olmaktan &ccedil;ıkarıp minnettarlık hissi yaratan bir alana d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>M&uuml;ziğin evrenselliği &uuml;zerine konuşurken T&uuml;rk m&uuml;ziğine de değinen Bocelli, her k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n kendine &ouml;zg&uuml; bir ruh taşıdığını ifade ediyor. T&uuml;rk m&uuml;ziğinde &ouml;zellikle melodik zenginlik ve duygusal yoğunluğun kendisini etkilediğini s&ouml;yl&uuml;yor. İstanbul i&ccedil;in ise yalnızca bir şehir tanımını kabul etmiyor; onu daha &ccedil;ok bir hafıza olarak g&ouml;r&uuml;yor. Tarih boyunca bir&ccedil;ok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasının şehre olağan&uuml;st&uuml; bir derinlik kazandırdığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. İstanbul&rsquo;da sahne almayı ise sadece bir konser değil, aynı zamanda k&uuml;lt&uuml;rel bir diyaloğun par&ccedil;ası olmak olarak tanımlıyor; şehri Doğu ile Batı arasında bir k&ouml;pr&uuml;den &ccedil;ok daha fazlası, g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir duygu ge&ccedil;iş alanı olarak konumlandırıyor. İstanbul seyircisini ise m&uuml;ziği ger&ccedil;ekten yaşayan, dikkatle dinleyen ve duyguyu sahnede birebir hisseden bir kitle olarak tarif ediyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/63c89a76-3390-4efb-b042-6b4795c260ca.png" /></p>

<p>Romanza&rsquo;ya d&ouml;n&uuml;p baktığında geriye bırakmak istediği şeyin teknik başarılar listesi değil, bir his olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. Onun i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k anlam, insanların m&uuml;ziği zor zamanlarında bir teselli olarak hissedebilmesi. Bu nedenle m&uuml;zik, onun g&ouml;z&uuml;nde bir t&uuml;r duygusal sığınak; asıl miras da tam olarak bu teselli duygusu.</p>

<p>S&ouml;yleşinin sonunda gen&ccedil; haline ne s&ouml;ylemek isteyeceği sorulduğunda ise cevabı son derece yalın: &ldquo;Korkma ve sabırlı ol, &ccedil;&uuml;nk&uuml; senin kırılgan sandığın şey aslında en b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml;n olacak.&rdquo;</p>

<p>Ve t&uuml;m bu anlatının sonunda hik&acirc;ye, başladığı yere geri d&ouml;n&uuml;yor: sese, sahneye ve zamana direnen bir duyguya. Andrea Bocelli, m&uuml;zik tarihine damga vuran Romanza&rsquo;nın 30. yılına &ouml;zel hazırlanan &ldquo;Romanza 30th Anniversary World Tour&rdquo; kapsamında yeniden d&uuml;nya sahnelerine &ccedil;ıkarken, bu yolculuğun en g&uuml;&ccedil;l&uuml; duraklarından biri İstanbul olacak. 30 Mayıs 2026 akşamı Beşiktaş T&uuml;praş Stadyumu&rsquo;nda ger&ccedil;ekleşecek konser, NTRteam ve Mticket iş birliğiyle, yalnızca bir performans değil; Romanza&rsquo;nın &uuml;&ccedil; on yılı aşan duygusal mirasına sahnede verilmiş canlı ve zamansız bir karşılık olarak konumlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/romanza-nin-gucu-insanlar-degisse-de-ask-ozlem-ve-umudun-degismemesinden-geliyor-2026-05-20-17-17-03.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/turkiye-standi-cannes-da-yogun-ilgi-gordu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/turkiye-standi-cannes-da-yogun-ilgi-gordu</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Türkiye Standı Cannes'da yoğun ilgi gördü</title>
      <description>Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği ile Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından organize edilen Türkiye Standı, Cannes Film Festivali kapsamında sektörün en yoğun günlerinden birine ev sahipliği yaptı.</description>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:49:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-18T09:49:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cannes Film Festivali ve March&eacute; du Film kapsamında T&uuml;rkiye sinemasının uluslararası g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; artırmak, ortakyapım imk&acirc;nlarını geliştirmek ve T&uuml;rk film end&uuml;strisinin d&uuml;nya sinema sekt&ouml;r&uuml;yle temaslarını g&uuml;&ccedil;lendirmek amacıyla kurulan T&uuml;rkiye Standı, g&uuml;n boyunca &ouml;nemli buluşmalara sahne oldu.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin sevilen oyuncularından Engin Altan D&uuml;zyatan, Engin Aky&uuml;rek, Ozan Akbaba, Caner Cindoruk ve &Ouml;zge G&uuml;rel, T&uuml;rkiye Standı&rsquo;nı ziyaret ederek uluslararası sekt&ouml;r temsilcileriyle bir araya geldi. Oyuncular, g&uuml;n boyunca yapımcılar, festival programcıları, dağıtımcılar ve sinema profesyonelleriyle &ccedil;eşitli temaslarda bulunarak T&uuml;rkiye&rsquo;nin yaratıcı potansiyelini ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; oyunculuk birikimini temsil etti.</p>

<h2>Yeni ortaklık ve iş birliklerine zemin hazırladı</h2>

<p>T&uuml;rkiye Standı&rsquo;ndaki yoğun programa Sinema Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Birol G&uuml;ven ve Boğazi&ccedil;i K&uuml;lt&uuml;r Sanat Vakfı Başkanı Og&uuml;n Şanlıer de katıldı. G&uuml;ven, hem T&uuml;rkiye&rsquo;den Cannes&rsquo;a katılan oyuncular ve sekt&ouml;r temsilcileriyle hem de farklı &uuml;lkelerden gelen sinema profesyonelleriyle g&ouml;r&uuml;şmeler ger&ccedil;ekleştirdi.</p>

<p>Sinema Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Birol G&uuml;ven, T&uuml;rkiye Standı&rsquo;nda kurulan temasların &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekerek, &ldquo;Cannes&rsquo;da &lsquo;T&uuml;rkiye Invites&rsquo; diyerek t&uuml;m d&uuml;nyadan yapımcıları, y&ouml;netmenleri ve yatırımcıları T&uuml;rkiye&rsquo;ye davet ediyoruz. T&uuml;rkiye; g&uuml;&ccedil;l&uuml; hik&acirc;yeleri, nitelikli insan kaynağı, gelişen teknik altyapısı, doğal ve tarih&icirc; mek&acirc;n zenginliğiyle uluslararası yapımlar i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli bir merkez. Yabancı yapımcı ve yatırımcıları &uuml;lkemizde film &ccedil;ekmeye, ortakyapımlar geliştirmeye ve T&uuml;rkiye&rsquo;nin sunduğu imk&acirc;nları yakından keşfetmeye &ccedil;ağırıyoruz&rdquo; dedi.</p>

<p>G&uuml;n&uuml;n en dikkat &ccedil;eken etkinliklerinden biri ise akşam saatlerinde T&uuml;rkiye Standı&rsquo;nda d&uuml;zenlenen happy hour oldu. Etkinliğe d&uuml;nyanın farklı &uuml;lkelerinden yaklaşık 200 sinema profesyoneli katıldı. Yapımcılar, satış ajansları, dağıtımcılar, festival temsilcileri ve yaratıcı sekt&ouml;r profesyonelleri bir araya gelerek yeni iş birlikleri, ortaklık fırsatları ve gelecek projeler &uuml;zerine g&ouml;r&uuml;ş alışverişinde bulundu.</p>

<p>Cannes Film Festivali boyunca uluslararası sinema sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n en &ouml;nemli buluşma noktalarından biri olan March&eacute; du Film&rsquo;de yer alan T&uuml;rkiye Standı, bu yoğun programıyla T&uuml;rkiye sinemasının k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekteki g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne &ouml;nemlikatkı sağladı. K&uuml;lt&uuml;r ve Turizm Bakanlığı&rsquo;nın desteğiyle ve Boğazi&ccedil;i K&uuml;lt&uuml;r Sanat Vakfı&rsquo;nın organizasyonuyla hayata ge&ccedil;irilen stand, T&uuml;rkiye&rsquo;nin sinema alanındaki &uuml;retim kapasitesini, yaratıcı g&uuml;c&uuml;n&uuml; ve uluslararası iş birliklerine a&ccedil;ık vizyonunu Cannes&rsquo;da temsil etmeyi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/turkiye-standi-cannes-da-yogun-ilgi-gordu-2026-05-18-12-56-22.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/hitit-mutfagi-unesco-kervaninda</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/hitit-mutfagi-unesco-kervaninda</link>
      <category>Life</category>
      <title>Hitit mutfağı UNESCO kervanında</title>
      <description>2015’te Gaziantep, 2017’de Hatay ve 2019’da Afyonkarahisar… “UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Alanı”na dahil bu üç şehrimizi takiben Çorum da aday olarak el yükseltiyor. Binlerce yıllık Hitit mirası ve Oğuz boylarının kültürüyle harmanlanmış Çorum’un halihazırda 31 tescilli coğrafi işaretli ürünü mevcut ve dahası da yolda.</description>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:29:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-15T10:29:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir şekilde hep duyuyorduk&hellip; &Ccedil;orum leblebiden &ccedil;ok daha fazlası diye&hellip; Nitekim &Ccedil;orum&rsquo;a gelince gastronominin &ccedil;ok ciddi kare aslarıyla karşılaştım. &Ouml;rneğin, b&ouml;lgenin kadim ve yaşayan geleneğinin bir par&ccedil;ası k&uuml;&ccedil;&uuml;kbaş hayvancılığının m&uuml;kemmel sonucu, artizan &uuml;retilen &ldquo;kargı tulumu&rdquo;. Geleneksel lezzetlerin uygun fiyatla sunulduğu Veli Paşa Hanı&rsquo;ndaki &Ccedil;orum Belediyesi Sosyal Tesisi&rsquo;nde sofrada sıcak servis edilen pek &ccedil;ok yemeğin arasında Hitit tabletlerinden yazıların s&uuml;slediği tabaklardan birinde &ouml;ylece duruyordu; tattığım andan Kargı tulumuna tutuldum. &nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/5f21f2a3-598f-4192-ba69-bde23ac4eca5.jpeg" />Belediyenin y&ouml;resel lezzetleri bir araya getirdiği bedestende kadın kooperatiflerinin emeğini değere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren Hanımeli Y&ouml;resel markasında kargı tulumu bulmak m&uuml;mk&uuml;n. Bedestenin bir diğer g&uuml;zel tarafı 27 &uuml;lkeye ihracat yapan ve &ouml;zellikle s&uuml;t re&ccedil;eliyle uluslararası bir ş&ouml;hret yakalayan Ganik&rsquo;in de burada bir şubesinin bulunması. 1953&rsquo;te kurulan ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kuşağın daha da b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; Ganik&rsquo;in s&uuml;t re&ccedil;elleri d&uuml;nyada ve T&uuml;rkiye&rsquo;de BigChefs gibi restoranlarda Iced Spanish Latte&rsquo;lerin olmazsa olmazı, pek &ccedil;ok pastanın ve kupun sosu aynı zamanda. &Ccedil;orum&rsquo;un İskilip il&ccedil;esine &ouml;zg&uuml;, coğrafi işaret tescilli, b&ouml;lgenin kaya tuzu ve bağlarından elde edilen &uuml;z&uuml;m sirkesiyle yapılan kıtır yapıdaki İskilip turşusu da bedestendeki Yakamoz&rsquo;dan temin edilebiliyor.</p>

<p>Şimdi sizi daha fazla merakta bırakmadan gastronominin &Ccedil;orumlu kare aslarını sıralamaya devam ediyorum.&nbsp;</p>

<p>Sungurlu beyaz &uuml;z&uuml;m&uuml;- ki Ayağıb&uuml;y&uuml;k K&ouml;y&uuml; killi şist ve kum taşlı yapısıyla bu &ccedil;ok &ouml;zel &uuml;z&uuml;m&uuml;n varlığını s&uuml;rd&uuml;rebildiği nadir yerlerden biri.&nbsp;Anadolu&rsquo;nun unutulmuş miras &uuml;z&uuml;mlerinden ve yok olmak &uuml;zereyken yeniden keşfedilen &ldquo;Sungurlu beyazı&rdquo; i&ccedil;in coğrafi işaret tescili girişimleri de başlamış.&nbsp;</p>

<p>D&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; Michelin yıldızlı şeflerin ilkbahar men&uuml;lerinde en &ccedil;ok yer verdiği l&uuml;ks imza malzemelerden kuzu g&ouml;beği mantarı (morel). Topraksı tadı, g&ouml;zenekli yapısı sayesinde sosları &ccedil;ok iyi emmesi ve etsi dokusu bu mantarı y&uuml;ksek gastronomi d&uuml;nyasının vazge&ccedil;ilmezi kılıyor.</p>

<p>Ve menevcer (yabani kuşkonmaz). Vahşi, biraz da otsul bir lezzeti olan menevcerin kısa s&uuml;reliğine ulaşılabilir olması ve doğadan toplanmasındaki zorluk, onu havyar veya tr&uuml;f mantarı gibi &quot;nadir ve değerli&quot; bir malzeme kılıyor. Fine dining ve haute cuisine i&ccedil;in &nbsp;&quot;baharın m&uuml;jdecisi&quot; olduğundan en prestijli sebzelerden sayılan menevcer, mevsimselliğin, şeflerin teknik becerisinin ve tabak sunumunda zarafetin &ouml;nemli sembollerinden.&nbsp;</p>

<p>&Ccedil;orum&rsquo;da gastronominin olmazsa olmazı zeytinyağının da alası var!&nbsp;İ&ccedil; Anadolu ile Karadeniz ge&ccedil;iş ikliminin yarattığı &ouml;zel mikroklima sayesinde Yukarızeytin ve Aşağızeytin k&ouml;ylerinde Kızılırmak havzasındaki derin vadilerde y&uuml;zyıllardır var olan yabani (delice) zeytin d&uuml;ş&uuml;k asitli, y&uuml;ksek polifenoll&uuml; ve aromatik yapısıyla haute cuisine restoranlarının dahi &quot;yerel teruar&quot; &uuml;r&uuml;n olarak men&uuml;lerine eklemek isteyeceği t&uuml;rden butik bir değer.&nbsp;</p>

<p>Ve hemen aklıma gelen diğerleri: Kapari, Oğuzlar cevizi, Mecit&ouml;z&uuml; balı,&nbsp;Alaca mor soğanı, Osmancık pirinci&hellip;&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/97d6bd40-5142-4d73-ad65-1c3c85c42d36.jpeg" /></p>

<p>Osmancık pirinci dedik ama &Ccedil;orum&rsquo;a &ouml;zg&uuml;, 12-14 saatte pişirildiği i&ccedil;in olduk&ccedil;a zahmetli ve &nbsp;coğrafi işaretli İskilip dolması ancak Ak&ccedil;eltik pirinci kullanılarak yapılabiliyor. En az 500 yıllık bir ge&ccedil;mişi olan bu d&uuml;ğ&uuml;n yemeğinde kazanın dibindeki soğan ve et pişerken &uuml;stteki sacayağına yerleştirilen &ldquo;Ca&rdquo; isimli bez torbanın i&ccedil;erisindeki pirin&ccedil; buharla demleniyor. Bol karabiber ekilmiş ve soğan sayesinde bulgur rengini almış pilavın &uuml;st&uuml;ne et konularak servis ediliyor. Yanında ise yine İskilip&rsquo;e &ouml;zg&uuml; sirkeli cacık ikram ediliyor. Bu cacığın i&ccedil;ine tuz ile birlikte az miktarda şeker de ilave edildiğini &ouml;ğrendim. D&uuml;r&uuml;st&ccedil;e, bu iki tabak m&uuml;thiş bir ikili!</p>

<p>&Ccedil;orum&rsquo;un k&uuml;&ccedil;&uuml;kbaş hayvancılıkta &ouml;nemli bir şehir olduğunu hatırlatarak, deneyimlediğim iki adresi tavsiye edebilirim. Biri 1945&rsquo;ten bug&uuml;ne &Ccedil;orum&rsquo;un meşhur tandır kebabını dededen toruna d&ouml;rt kuşaktır yapan Kebap&ccedil;ı Zade, diğeri de 1958&rsquo;de kurulan ve sadece kuzu yiyebileceğiniz et lokantası Hasan Zahir.</p>

<p>Ancak şunu da rahatlıkla s&ouml;yleyebilirim, Veli Paşa Hanı&rsquo;ndaki &Ccedil;orum Belediyesi Sosyal Tesisi&rsquo;nde &Ccedil;orum&#39;a &ouml;zg&uuml; kıymalı su b&ouml;reği ve cevizli beyaz baklava dahil y&ouml;resel pek &ccedil;ok yemeği en doğru tarife g&ouml;re hazırlanmış haliyle deneyimleyebilirsiniz. &Ccedil;orum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, sadece kendi tesislerinde değil, şehrin t&uuml;m lokantalarındaki y&ouml;resel yemeklerde aynı lezzetin yakalanabilmesi i&ccedil;in esnafa ve halka gastronomi eğitimleri verdiklerini belirtiyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/719e1852-f4aa-4eea-b7e1-31820793e338.jpeg" />Şehirdeki beş yıldızlı otel ve kaliteli servis sunan restoranların sayısını artırarak, gastronomi ve turizm eğitimleriyle iyi bir &ldquo;foodie&rdquo; şehri olmak yolunda ilerleyen &Ccedil;orum, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Alanı başvuru s&uuml;recini de resmen başlattı. UNESCO&nbsp;Başvuru Stratejik Danışmanı Yasemin Cerit Doğan, y&ouml;resel yemek araştırmacısı-gastronomi yazarı Adnan Şahin, Hitit &Uuml;niversitesi&rsquo;nden akademisyenler, turizm temsilcileri, esnaf grupları, il&ccedil;e belediyeleri ve kamu kurumlarının &Ccedil;orum Belediyesi ile el ele y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; &ccedil;alışmalar uluslararası gastronomi organizasyonlarıyla da v&uuml;cut buluyor. &Ouml;rneğin, 4-7 Haziran&nbsp;2026&rsquo;da d&uuml;nyanın farklı &uuml;lkelerinden a&ccedil;ık ateş pişirme ustaları &Ccedil;orum&rsquo;da buluşacak. İspanya, İtalya, Brezilya, İngiltere, ABD ve T&uuml;rkiye&rsquo;nin gastronomi şehirlerinden&nbsp;&uuml;nl&uuml; şeflerin pişirme tekniklerini konuşturacağı etkinlikler i&ccedil;in &Ccedil;orum Barajı&rsquo;na kuşbakışı bakan &ouml;zel bir arazide ateş ocağı &ccedil;ukurları hazırlanmış durumda. Sonrasında &Ccedil;orum ekim ayında İspanya&rsquo;nın San Sebasti&aacute;n kentinde d&uuml;zenlenecek d&uuml;nyanın en &ouml;nemli gastronomi fuarlarından San Sebasti&aacute;n Gastronomika&rsquo;ya katılarak uluslararası tanıtım &ccedil;alışmalarını s&uuml;rd&uuml;recek.</p>

<p>Yolcu yolunda gerek diyor, &Ccedil;orum&rsquo;a UNESCO&nbsp;kervanında s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir gelecek diliyorum.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/hitit-mutfagi-unesco-kervaninda-2026-05-15-13-49-25.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/mesam-40-yilinda-azerbaycanli-uyeleriyle-baku-de-bulustu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/mesam-40-yilinda-azerbaycanli-uyeleriyle-baku-de-bulustu</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Mesam 40. yılında Azerbaycanlı üyeleriyle Bakü’de buluştu</title>
      <description>Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, kuruluşunun 40. yılı etkinlikleri kapsamında Bakü’de düzenlediği programla telif haklarının korunması ve kültürel iş birliği konularını masaya yatırdı.</description>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 06:46:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-07T06:46:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM), 40. yıl etkinlikleri kapsamında Azerbaycan&rsquo;da &ouml;nemli bir organizasyona imza attı. &ldquo;M&uuml;zik, Kardeşliğin K&ouml;pr&uuml;s&uuml;&rdquo; başlığıyla Bak&uuml;&rsquo;de d&uuml;zenlenen programda, m&uuml;zik eseri sahipleri, sanat&ccedil;ılar ve sekt&ouml;r temsilcileri telif hakları odağında bir araya geldi.</p>

<p>T&uuml;rkiye ile Azerbaycan arasındaki k&uuml;lt&uuml;rel ve sanatsal dayanışmayı g&uuml;&ccedil;lendirmeyi hedefleyen etkinlikte telif haklarının korunması ele alındı. Dijitalleşmenin m&uuml;zik sekt&ouml;r&uuml;ne etkileri, yapay zeka ve uluslararası iş birlikleri gibi başlıklar programda tartışıldı.</p>

<p>MESAM Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Recep Erg&uuml;l, program kapsamında yaptığı konuşmada kurumun tarihine değindi. Erg&uuml;l, MESAM&rsquo;ın 1986 yılında m&uuml;zik eseri sahiplerinin haklarını korumak amacıyla kurulduğunu belirtti. Kurumun bug&uuml;n yalnızca T&uuml;rkiye&rsquo;nin değil b&ouml;lgenin en g&uuml;&ccedil;l&uuml; telif birliklerinden biri haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>M&uuml;ziğin sınır tanımadığını belirten Recep Erg&uuml;l, &ldquo;M&uuml;zik sınır tanımaz. Ancak sanat&ccedil;ının emeğinin korunması i&ccedil;in g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir telif sistemi şarttır. MESAM olarak yalnızca T&uuml;rkiye&rsquo;de değil, d&uuml;nyanın bir&ccedil;ok &uuml;lkesinde &uuml;yelerimizin haklarını koruyoruz. Hedefimiz, d&uuml;nya &ccedil;apında faaliyet g&ouml;steren telif birlikleri arasında ilk 20 i&ccedil;erisinde yer almak.&rdquo; dedi.</p>

<p>Erg&uuml;l, MESAM&rsquo;ın bug&uuml;n 192 &uuml;lkede temsil ağı bulunduğunu aktardı. 17 binden fazla &uuml;yeye sahip olduklarını vurgulayan Erg&uuml;l, dijital platformlarda telif haklarının korunmasının artık &ccedil;ok daha kritik hale geldiğini kaydetti.</p>

<p>Yapay zeka teknolojilerinin m&uuml;zik sekt&ouml;r&uuml; &uuml;zerindeki etkilerine dikkat &ccedil;eken Recep Erg&uuml;l, &ldquo;Bug&uuml;n karşı karşıya olduğumuz en &ouml;nemli başlıklardan biri de yapay zeka ile &uuml;retilen i&ccedil;eriklerdir. T&uuml;rkiye olarak bu konuda &ouml;nemli &ccedil;alışmalar y&uuml;r&uuml;t&uuml;yoruz. Sanat&ccedil;ının emeğini merkeze alan bir sistemin korunması gerektiğine inanıyoruz. Bu tecr&uuml;beleri kardeş Azerbaycan ile paylaşmaya hazırız.&rdquo; ifadesini kullandı.</p>

<p>MESAM&rsquo;ın son yıllarda dijital lisanslama sistemlerini geliştirdiğini belirten Erg&uuml;l, yeni kullanım alanlarına değindi. Restoranlar, kamusal alanlar ve hizmet sekt&ouml;rleri gibi alanların lisanslama sistemine dahil edildiğini a&ccedil;ıkladı.</p>

<p>Azerbaycan ile ilişkilerin &ouml;nemine değinen Recep Erg&uuml;l, birliğin b&uuml;nyesinde &ccedil;ok sayıda Azerbaycanlı &uuml;ye bulunduğunu s&ouml;yledi. İki &uuml;lke arasındaki k&uuml;lt&uuml;rel bağların her ge&ccedil;en g&uuml;n daha da g&uuml;&ccedil;lendiğini belirtti.</p>

<p>Azerbaycan&rsquo;ın k&ouml;kl&uuml; bir k&uuml;lt&uuml;re sahip olduğunu ifade eden Erg&uuml;l, &ldquo;Azerbaycan k&ouml;kl&uuml; k&uuml;lt&uuml;r&uuml;, g&uuml;&ccedil;l&uuml; sanat&ccedil;ıları ve sanata verdiği değerle &ccedil;ok &ouml;nemli bir &uuml;lkedir. İnanıyoruz ki iki kardeş &uuml;lke arasında telif hakları alanındaki iş birlikleri &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde daha da b&uuml;y&uuml;yecek. Ortak projeler ve bilgi paylaşımı bu s&uuml;rece b&uuml;y&uuml;k katkı sağlayacaktır.&rdquo; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>T&uuml;rkiye ve Azerbaycan&rsquo;dan katılan temsilciler, ortak k&uuml;lt&uuml;rel mirasın korunması adına iş birliğinin &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekti. Bak&uuml;&#39;deki programa yerel m&uuml;zik camiasının temsilcilerinin yanı sıra MESAM heyeti yoğun katılım g&ouml;sterdi.</p>

<p>Etkinlikte MESAM Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Recep Erg&uuml;l ile birlikte başkan yardımcıları Hakan Sarıca, Selim &Ccedil;aldıran ve Mustafa Kul hazır bulundu. Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yeleri Ahmet Şafak ve Ferzinde Kaya ile MESAM Genel Sekreteri Ali Haydar Yıldız da heyette yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/mesam-40-yilinda-azerbaycanli-uyeleriyle-baku-de-bulustu-2026-05-12-09-49-39.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/doga-kirimi-da-soykirim-gibi-agir-bir-uluslararasi-suc-sayilmali</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/doga-kirimi-da-soykirim-gibi-agir-bir-uluslararasi-suc-sayilmali</link>
      <category>Sürdürülebilirlik</category>
      <title>Doğa kırımı da soykırım gibi ağır bir uluslararası suç sayılmalı</title>
      <description>Savaş suçları ve insanlığa karşı suçların ardından dünya şimdi yeni bir kavramı tartışıyor: “doğa kırımı.” Ormanların yok edilmesi, su kaynaklarının kirletilmesi ve ekosistemlerin geri dönülmez biçimde tahrip edilmesi artık yalnızca çevre sorunu değil, küresel bir gelecek krizi olarak görülüyor.</description>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:33:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-11T12:33:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlık uzun yıllar savaş su&ccedil;larını, soykırımı, etnik temizliği ve insanlığa karşı su&ccedil;ları tartıştı. Haklı olarak da tartıştı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; milyonlarca insanın hayatını hedef alan sistematik yıkımlar yalnızca &uuml;lkeleri değil, b&uuml;t&uuml;n insanlığın vicdanını yaraladı.</p>

<p>Ancak artık yeni bir yıkım &ccedil;ağının i&ccedil;indeyiz.</p>

<p>Bu kez hedef doğrudan insan değil; insanlığın ortak yaşam zemini olan doğa.</p>

<p>Ormanların bilin&ccedil;li şekilde yok edilmesi, nehirlerin zehirlenmesi, denizlerin plastik &ccedil;&ouml;pl&uuml;ğ&uuml;ne d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesi, milyonlarca canlının yaşam alanlarının ortadan kaldırılması, zeytinliklerin, tarım arazilerinin, mercan resiflerinin ve yağmur ormanlarının kısa vadeli rant uğruna geri d&ouml;n&uuml;lmez bi&ccedil;imde tahrip edilmesi artık sıradan &ccedil;evre ihlalleri olarak g&ouml;r&uuml;lemez.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; doğaya karşı işlenen bazı su&ccedil;ların etkisi savaşlardan bile daha uzun s&uuml;r&uuml;yor.</p>

<p>Bir şehir on yılda yeniden inşa edilebilir. Ama yok edilen bir ekosistem bazen y&uuml;zlerce yılda geri d&ouml;nm&uuml;yor. Bazı t&uuml;rler sonsuza kadar kayboluyor. Toprak &ouml;l&uuml;yor. Yeraltı suları t&uuml;keniyor. İklim dengesi bozuluyor.</p>

<p>Bu nedenle artık yeni bir kavramı &ccedil;ok daha ciddi bi&ccedil;imde tartışmak zorundayız:</p>

<h2>&ldquo;Doğa kırımı&rdquo; &mdash; Yeni y&uuml;zyılın sessiz su&ccedil;u</h2>

<p>&ldquo;Ecocide&rdquo; yani doğa kırımı, yalnızca &ccedil;evreye zarar vermek değil; yaşamın s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğini sistematik bi&ccedil;imde yok etmektir.</p>

<p>Bug&uuml;n iklim krizinin, kuraklığın, gıda g&uuml;vensizliğinin ve kitlesel g&ouml;&ccedil;lerin arkasında &ccedil;oğu zaman kontrols&uuml;z &ccedil;evresel yıkım bulunuyor.</p>

<p>Bu artık romantik &ccedil;evrecilik meselesi değil; k&uuml;resel g&uuml;venlik, ekonomi ve medeniyet meselesidir.</p>

<p>Atmosfer ortak. Denizler ortak. İklim ortak.</p>

<p>Felaketin sınırı yok.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/737cef98-28c7-410c-b470-702ff2a03b80.jfif" /></p>

<h2>D&uuml;nyadaki en &ccedil;arpıcı doğa kırımı &ouml;rnekleri</h2>

<p>Bug&uuml;n d&uuml;nyada yaşanan bazı &ccedil;evresel yıkımlar artık klasik &ccedil;evre sorunu boyutunu aşmış durumda.</p>

<p><strong>Amazon Ormanları &ndash; Brezilya</strong></p>

<p>D&uuml;nyanın &ldquo;akciğeri&rdquo; olarak g&ouml;r&uuml;len Amazon yağmur ormanlarının &ouml;nemli b&ouml;l&uuml;m&uuml;:</p>

<p>* madencilik,<br />
* tarım lobileri,<br />
* ka&ccedil;ak ağa&ccedil; kesimi,<br />
* b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli hayvancılık faaliyetleri<br />
&nbsp; &nbsp; nedeniyle yok ediliyor.</p>

<p>Bu yalnızca Brezilya&rsquo;nın değil, k&uuml;resel iklim sisteminin sorunu.</p>

<p><strong>Aral G&ouml;l&uuml; &ndash; Orta Asya</strong></p>

<p>Sovyet d&ouml;nemindeki yanlış tarım politikaları nedeniyle d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k i&ccedil; g&ouml;llerinden biri olan Aral G&ouml;l&uuml; neredeyse tamamen kurudu.</p>

<p>Ortaya &ccedil;ıkan sonu&ccedil;:</p>

<p>* &ccedil;&ouml;lleşme,<br />
* sağlık krizleri,<br />
* tarımsal &ccedil;&ouml;k&uuml;ş,<br />
* kitlesel yoksulluk oldu.</p>

<p>İnsan eliyle yaratılmış en b&uuml;y&uuml;k ekolojik felaketlerden biri olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p><strong>Nijer Deltası &ndash; Nijerya</strong></p>

<p>Petrol sızıntıları ve kontrols&uuml;z enerji faaliyetleri nedeniyle:</p>

<p>* nehirler,<br />
* tarım alanları,<br />
* balık&ccedil;ılık ekosistemi<br />
&nbsp; &nbsp; b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de tahrip edildi.</p>

<p>Yerel halk onlarca yıldır ağır sağlık ve ge&ccedil;im sorunları yaşıyor.</p>

<p><strong>Endonezya ve G&uuml;neydoğu Asya</strong></p>

<p>Palm yağı &uuml;retimi uğruna milyonlarca hektar tropikal orman yok edildi.<br />
Orangutanlar gibi bir&ccedil;ok t&uuml;r yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;de yaşanan doğa kırımı &ouml;rnekleri</h2>

<p>T&uuml;rkiye de bu risklerden bağımsız değil.</p>

<p><strong>Kaz Dağları</strong></p>

<p>Madencilik faaliyetleri uğruna geniş orman alanlarının tahribi uzun s&uuml;re kamuoyunda b&uuml;y&uuml;k tepki yarattı.</p>

<p>Sorun yalnızca birka&ccedil; ağacın kesilmesi değildi:</p>

<p>* su havzaları,<br />
* biyolojik &ccedil;eşitlilik,<br />
* yerel yaşam d&uuml;zeni<br />
&nbsp; &nbsp; tehlikeye girdi.</p>

<p><strong>Marmara Denizi ve M&uuml;silaj</strong></p>

<p>Marmara&rsquo;da yaşanan m&uuml;silaj felaketi, plansız sanayileşme ile deniz ekosisteminin nasıl &ccedil;&ouml;kebileceğini g&ouml;sterdi.</p>

<p>Bu yalnızca &ccedil;evre sorunu değil;<br />
balık&ccedil;ılık, turizm, halk sağlığı ve ekonomi sorunu haline geldi.</p>

<p><strong>Akdeniz ve Ege Orman Yangınları</strong></p>

<p>İklim değişikliğiyle birleşen:</p>

<p>* kontrols&uuml;z yapılaşma,<br />
* yetersiz planlama,<br />
* ihmaller<br />
&nbsp; &nbsp; T&uuml;rkiye&rsquo;nin orman varlığını ciddi bi&ccedil;imde tehdit ediyor.</p>

<h2>Zeytinliklerin ve tarım alanlarının baskı altına girmesi</h2>

<p>Enerji, madencilik ve imar baskısı nedeniyle:</p>

<p>* zeytinlikler,<br />
* meralar,<br />
* verimli tarım alanları<br />
&nbsp; &nbsp; giderek daha kırılgan hale geliyor.</p>

<p>Oysa gıda g&uuml;venliği &ccedil;ağında toprağı kaybetmek, geleceği kaybetmek anlamına geliyor.</p>

<h2>Ekolojik kalkınma modeli neden hayati?</h2>

<p>1. y&uuml;zyılın kalkınma modeli:<br />
&nbsp; &nbsp; &ldquo;&ouml;nce b&uuml;y&uuml;, &ccedil;evreyi sonra d&uuml;ş&uuml;n&rdquo;<br />
&nbsp; &nbsp; mantığına dayanıyordu.</p>

<p>Bug&uuml;n bunun s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lemez olduğu a&ccedil;ık bi&ccedil;imde ortaya &ccedil;ıktı.</p>

<p>Yeni d&ouml;nemde ger&ccedil;ek kalkınma:</p>

<p>* doğayı yok ederek değil,<br />
* doğayla uyumlu &uuml;retim yaparak,<br />
* suyu koruyarak,<br />
* toprağı yaşatarak,<br />
* yenilenebilir enerjiye yatırım yaparak,<br />
* d&ouml;ng&uuml;sel ekonomiyi geliştirerek<br />
&nbsp; &nbsp; m&uuml;mk&uuml;n olacak.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; artık &ccedil;evreyi korumak b&uuml;y&uuml;meye engel değil; tam tersine uzun vadeli ekonomik g&uuml;venliğin temel şartı.</p>

<p>Ekolojik &ccedil;&ouml;k&uuml;ş yaşayan bir &uuml;lkenin:</p>

<p>* tarımı,<br />
* turizmi,<br />
* sağlığı,<br />
* enerji sistemi,<br />
* şehir yaşamı<br />
&nbsp; &nbsp; zamanla s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lemez hale gelir.</p>

<h2>Yasemin Bal ve T&uuml;rkiye&rsquo;de y&uuml;kselen hukuki farkındalık</h2>

<p>Bu kavramın T&uuml;rkiye&rsquo;de en g&uuml;&ccedil;l&uuml; savunucularından biri hukuk&ccedil;u Yasemin Bal.</p>

<p>Bal uzun s&uuml;redir doğaya karşı b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli tahribatların yalnızca &ccedil;evre hukuku kapsamında değil, insanlığa karşı su&ccedil; perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; klasik para cezaları &ccedil;oğu zaman b&uuml;y&uuml;k şirketler i&ccedil;in yalnızca &ldquo;işletme maliyeti&rdquo; haline geliyor.</p>

<p>Oysa mesele yalnızca birka&ccedil; ağacın kesilmesi değil;<br />
yaşam alanlarının,<br />
su kaynaklarının,<br />
biyolojik &ccedil;eşitliliğin,<br />
hatta insanlığın ortak geleceğinin yok edilmesi.</p>

<h2>Ne yapılmalı?</h2>

<p>T&uuml;rkiye ve d&uuml;nya artık &ccedil;evreyi &ldquo;ikincil mesele&rdquo; olarak g&ouml;rmekten vazge&ccedil;mek zorunda.</p>

<p>Atılması gereken temel adımlar a&ccedil;ık:</p>

<p>Ecocide uluslararası su&ccedil; kapsamına alınmalı</p>

<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi&rsquo;nin yetki alanına doğa kırımı da dahil edilmeli.</p>

<p>&Ccedil;evre cezaları caydırıcı hale getirilmeli</p>

<p>Şirketlerin kolayca g&ouml;ze alabileceği sembolik cezalar yeterli değil.</p>

<p>Zeytinlikler, su havzaları ve tarım alanları stratejik varlık sayılmalı</p>

<p>Kısa vadeli rant yerine uzun vadeli ulusal g&uuml;venlik perspektifi benimsenmeli.</p>

<p>Ekolojik etki analizleri bağımsız yapılmalı</p>

<p>Siyasi ve ticari baskılardan bağımsız bilimsel denetim şart.</p>

<p>Yerel halk karar s&uuml;re&ccedil;lerine dahil edilmeli</p>

<p>Doğayı korumanın en etkili yolu, b&ouml;lge insanını s&uuml;recin par&ccedil;ası yapmaktır.</p>

<p>Eğitim sistemi ekolojik bilin&ccedil; &uuml;retmeli</p>

<p>&Ccedil;evre duyarlılığı yalnızca aktivistlerin değil toplumun ortak refleksi haline gelmeli.</p>

<h2>Geleceğin en b&uuml;y&uuml;k&nbsp;hukuk ve vicdan m&uuml;cadelesi</h2>

<p>1. y&uuml;zyıl b&uuml;y&uuml;k ihtimalle yalnızca enerji savaşlarının, ticaret savaşlarının veya teknoloji rekabetinin değil; aynı zamanda doğayı koruma m&uuml;cadelesinin de y&uuml;zyılı olacak.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; mesele artık sadece &ldquo;yeşil politika&rdquo; değil.</p>

<p>Mesele:</p>

<p>* suya erişim,<br />
* temiz havaya erişim,<br />
* sağlıklı toprağa erişim,<br />
* g&uuml;venli gıdaya erişim,<br />
* yaşanabilir şehirler,<br />
* iklim g&uuml;venliği,<br />
* ve nihayetinde medeniyetin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği.</p>

<p>Belki de gelecek kuşaklar bizim &ccedil;ağımıza d&ouml;n&uuml;p şu soruyu soracak:</p>

<p>&ldquo;İnsanlar birbirlerini &ouml;ld&uuml;rmenin su&ccedil; olduğunu anlamıştı da, gezegeni &ouml;ld&uuml;rmenin neden ağır su&ccedil; sayılması bu kadar gecikti?&rdquo;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/doga-kirimi-da-soykirim-gibi-agir-bir-uluslararasi-suc-sayilmali-2026-05-11-15-46-15.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/moda/h-ve-m-in-yesil-aritmetigi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/moda/h-ve-m-in-yesil-aritmetigi</link>
      <category>Moda</category>
      <title>H&amp;M’in yeşil aritmetiği</title>
      <description>H&amp;M, Varşova'daki Stella McCartney etkinliğinde iddialı bir sürdürülebilirlik karnesi sundu. Yüzde 34,6 emisyon düşüşü, yüzde 91 sürdürülebilir malzeme, ilk kez yüzde 10'u aşan faaliyet marjı. Bu dönüşümün maliyeti ise üçüncü büyük tedarik üssü Türkiye dahil tedarik zinciriyle paylaşılıyor.</description>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 15:36:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-09T15:36:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mayıs ayının ilk g&uuml;n&uuml; vizyona giren Şeytan Marka Giyer 2, ilk hafta sonunda d&uuml;nya &ccedil;apında 233 milyon dolar hasılatla gişeyi sarstı. Filmde Miranda Priestly bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n i&ccedil;inde dergisini kurtarmaya &ccedil;alışıyor. Perdenin dışında ise moda end&uuml;strisinin ger&ccedil;ek d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; &ccedil;oktan başladı. Filmin vizyona girdiği hafta, 5 Mayıs&#39;ta, Polonya&#39;nın başkenti Varşova&#39;da, tarihi Fort Mokot&oacute;w alanı i&ccedil;indeki &ccedil;ağdaş etkinlik mek&acirc;nı B&#39;fort&#39;ta bir kalabalık toplandı. İsve&ccedil;li moda devi H&amp;M&#39;in &quot;Threads of Change&quot; etkinliğinin konukları arasında d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli yerlerinden moda profesyonelleri ve sekt&ouml;r isimleri vardı. Bir tarafta Stella McCartney x H&amp;M Archive (2005) kreasyonu sergileniyordu. Hayvansal materyal kullanmayan tasarımlarıyla bilinen McCartney bu koleksiyonla, 20 yıl sonra ikinci kez H&amp;M ile iş birliği yapmış oldu. Diğer tarafta g&uuml;n ışığında başlayan ve moda end&uuml;strisinin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik sorularını ele alan bir konferans vardı. Fast fashion&#39;ın en b&uuml;y&uuml;k oyuncusu &quot;yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&quot; diyor ve bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n bir faturası var. Fatura şirketin kendi bilan&ccedil;osundan &ccedil;ok, T&uuml;rkiye&#39;den Bangladeş&#39;e uzanan tedarik zincirinde kesiliyor.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/dergi/seytan-marka-giyer-2-ile-luks-tuketimde-deneyim-donemi">Şeytan Marka Giyer 2 ile l&uuml;ks t&uuml;ketimde deneyim d&ouml;nemi</a></p>

<p>&quot;S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Hedefleri 2030&quot; başlıklı ilk panelde, Avrupa İklim Paktı El&ccedil;isi ve Łazarski &Uuml;niversitesi S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Enstit&uuml;s&uuml; Direkt&ouml;r&uuml; Agnieszka Oleksyn-Wajda ile H&amp;M Doğu Avrupa B&ouml;lgesi S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ve Kurumsal İlişkiler M&uuml;d&uuml;r&uuml; Piotr Oksza- Łapicki yan yana oturdu.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/bd11cd31-4a6e-45dc-a10d-a54fcc0e3872.jpg" />Şirketin 2030 hedeflerine giden yolda nerede durduğu, neyin eksik kaldığı ve neyin h&acirc;l&acirc; havada asılı olduğu konuşuldu. Ardından sahne &quot;Malzemeler ve İnovasyon&quot; paneline ge&ccedil;ti. H&amp;M Grup D&ouml;ng&uuml;sel İnovasyon Laboratuvarı Başkanı Martin Ekenbark, koleksiyondan bir ceketi sahneye getirdiğinde somut bir rakam verdi: &quot;Bu ceketin astarı y&uuml;zde 100 tarımsal atıktan &uuml;retilen BioFleax&#39;ten yapılmış. Kaplama malzemesi pişirme yağından elde edilen bir deri alternatifi. Geleneksel y&ouml;ntemle &uuml;retseniz, ham petrol bağımlılığını y&uuml;zde 80 azaltmış oluyorsunuz.&quot; Etkinlikte BioFleax&#39;in yanı sıra Ecowell ve hidroponik pamuk gibi malzemeler de sergilendi. Bunların bir kısmı mevcut Stella McCartney H&amp;M koleksiyonunda da kullanılıyor.</p>

<p>Aynı panele, H&amp;M&#39;in inovasyon finansmanından beslenen Myco Renew&#39;un kurucusu ve CEO&#39;su Tomasz Mierzwa da &ccedil;ıktı. Mierzwa&#39;nın mantar bazlı malzeme teknolojisi geliştiren girişimi, bu yılki H&amp;M Foundation Global Change Awards&#39;ta ilk 20 finalist arasına girmişti. H&amp;M Foundation&#39;ın bu programı, şirketin s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik b&uuml;t&ccedil;esinin bir kısmını erken aşama girişimlere y&ouml;nlendirdiği kanallardan biri.</p>

<p>Koleksiyon, geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş i&ccedil;erik, organik pamuk, Responsible Wool Standard sertifikalı y&uuml;n ve end&uuml;striyel mısır ile geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş bitkisel yağdan &uuml;retilen kaplama malzemeleri kullanıyor. Koleksiyondaki bilekliklerin tamamı y&uuml;zde 100 geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş metalden &uuml;retilmiş. 2004&#39;te Karl Lagerfeld ile başlayan H&amp;M tasarımcı iş birlikleri geleneğinin ikinci halkası, 2005&#39;te Stella McCartney olmuştu. Yirmi yıl sonra aynı ikili yeniden bir araya geldi. Bu kez s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik g&uuml;ndemin merkezinde.</p>

<h2>Bilan&ccedil;o yeşile d&ouml;n&uuml;yor</h2>

<p>H&amp;M&#39;in a&ccedil;ıklanan 2025 yılı rakamları, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğin en azından k&acirc;ğıt &uuml;zerinde k&acirc;rlılıkla yan yana y&uuml;r&uuml;yebildiğini g&ouml;steriyor. Yerel para birimlerinde satışlar y&uuml;zde 2 b&uuml;y&uuml;d&uuml; ve İsve&ccedil; kronu bazında net satışlar 228,3 milyar SEK&#39;e (yaklaşık 21,7 milyar euroya) ulaştı. Faaliyet marjı y&uuml;zde 7,4&#39;ten y&uuml;zde 8,1&#39;e y&uuml;kseldi. D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; &ccedil;eyrekte faaliyet k&acirc;rı y&uuml;zde 38 artışla yaklaşık 600 milyon euroya &ccedil;ıktı, faaliyet marjı y&uuml;zde 10,7&#39;ye ulaştı. B&ouml;ylece şirket, uzun s&uuml;redir hedeflediği y&uuml;zde 10 eşiği ilk kez aşmış oldu. Daha az &uuml;retip daha k&acirc;rlı satma stratejisi, en azından bilan&ccedil;o d&uuml;zeyinde, &ccedil;alışıyor g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik cephesinde de rakamlar iddialı.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/1b383282-45fb-4878-9da8-7109992c02d1.jpg" /></p>

<p>Kapsam 3 CO2 emisyonları (tedarik zincirinden kaynaklanan ve toplam karbon ayak izinin aslan payını oluşturan emisyonlar) 2019&#39;a g&ouml;re y&uuml;zde 34,6 azaltılmış. Bir yıl &ouml;nce bu rakam y&uuml;zde 24,4&#39;t&uuml;. Artık kullanılan malzemelerin y&uuml;zde 91&#39;i geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş veya s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kaynaklı. Geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş materyal oranı tek başına y&uuml;zde 32&#39;ye ulaşarak şirketin 2025 hedefi olan y&uuml;zde 30&#39;u aştı. Şirketin kendi operasyonlarında kullanılan elektriğin y&uuml;zde 95&#39;i yenilenebilir enerjiden. Karbon salınımını azaltma ve malzeme inovasyonu alanlarında 2,8 milyar SEK (yaklaşık 298 milyon dolar) yatırım yapılmış. Łapicki bu tabloyu sahnede ş&ouml;yle &ouml;zetledi: &quot;2019&#39;da belirlediğimiz hedeflere ulaşırken aynı zamanda k&acirc;rlılığı artırdığımızı g&ouml;sterebildik. S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir olabilen ve iyi bir iş yapabilen bir şirketin yaşayan &ouml;rneğiyiz.&quot;</p>

<h2>2030 hedefleri</h2>

<p>H&amp;M&#39;in 2030 taahh&uuml;t listesi iddialı. Sera gazı emisyonlarını y&uuml;zde 56 azaltmak, malzemelerin tamamını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kaynaklı yapmak, geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş malzeme oranını y&uuml;zde 50&#39;ye &ccedil;ıkarmak. Hedeflerin tamamı Bilim Temelli Hedefler İnisiyatifi onaylı. Bazı kalemlerde şirket hedefe yakın. &Ouml;rneğin malzemelerin y&uuml;zde 91&#39;i zaten s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kaynaklı, yenilenebilir elektrik kullanımı y&uuml;zde 95&#39;te. Ama asıl ağır kalem olan kapsam 3 emisyonlarında. Şu ana kadar y&uuml;zde 34,6 azalma sağlanmış, hedefe ulaşmak i&ccedil;in d&ouml;rt yılda yaklaşık 21 puanlık ek d&uuml;ş&uuml;ş gerekiyor. Bu hedeflerin faturası ne kadar, sorusu Varşova&#39;da biraz havada kaldı. Łapicki&#39;ye doğrudan sorulduğunda &quot;Neyin yatırım olduğunu tanımlamak bile zor&quot; dedi. Resmi rapora bakıldığında, 2025&#39;te değer zincirinin karbonsuzlaştırılması ve malzeme inovasyonuna yaklaşık 2,8 milyar SEK (yaklaşık 298 milyon dolar) ayrılmış. Bu da 21,7 milyar euroluk bir operasyonda cironun y&uuml;zde 1,5&#39;inden az demek.</p>

<p>Statista&rsquo;nın verilerine g&ouml;re &Ccedil;in ve Bangladeş&#39;in ardından T&uuml;rkiye, H&amp;M&#39;in &uuml;r&uuml;n tedarik ettiği &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; b&uuml;y&uuml;k &uuml;lke. Şirket, kamuya a&ccedil;ık tedarik&ccedil;i listesi &uuml;zerinden yapılan bağımsız analizlere g&ouml;re T&uuml;rkiye&#39;deki yaklaşık 115 fabrikadan &ouml;zellikle jarse, denim ve triko kategorilerinde &uuml;retim yaptırıyor. Ama T&uuml;rkiye&#39;nin H&amp;M i&ccedil;in anlamı bir tedarik havuzundan ibaret değil. Şirketin aynı anda &uuml;&ccedil; farklı rol&uuml; &uuml;stlendiği coğrafyalardan biri T&uuml;rkiye. Onlarca mağazayla bir perakende pazarı, 100&rsquo;den fazla fabrikayla bir &uuml;retim &uuml;ss&uuml; ve Avrupa &uuml;retim ofisiyle bir b&ouml;lgesel y&ouml;netim merkezi&hellip; Bangladeş sadece &uuml;retim yapıyor, Almanya sadece satıyor. T&uuml;rkiye her iki tarafta da ağırlıklı. Bu ağırlık artmak &uuml;zere. H&amp;M, artan g&uuml;mr&uuml;k tarifeleri ve jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle &uuml;retimini yakın coğrafyalara kaydırma planını hızlandırdı. CEO Daniel Erv&eacute;r, son 18 ayda tedarik&ccedil;i ağını yeniden yapılandırdıklarını a&ccedil;ıkladı. Avrupa pazarı i&ccedil;in T&uuml;rkiye, Mısır, &Uuml;rd&uuml;n ve Fas &ouml;ne &ccedil;ıkan &uuml;lkeler. Trende duyarlı koleksiyonların T&uuml;rkiye ve Doğu Avrupa&#39;ya kaydırılması, teslimat s&uuml;relerini haftalar d&uuml;zeyinde kısaltıyor. Uzakdoğu&#39;dan gemiyle 4&ndash;6 hafta s&uuml;ren teslimat, T&uuml;rkiye&#39;den karayoluyla g&uuml;nlere iniyor. Nearshoring denilen bu strateji, T&uuml;rkiye&#39;deki sipariş hacmini artırma potansiyeli taşıyor. Ama bu fırsatın bir bedeli var. H&amp;M, tedarik&ccedil;ilerine s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik standartları da dayatıyor. Kapsam 3 emisyonlarının y&uuml;zde 34,6 azaltılması, fabrikalardaki enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; olmadan m&uuml;mk&uuml;n değil. H&amp;M&#39;in k&uuml;resel raporuna g&ouml;re tedarik zincirindeki yerinde k&ouml;m&uuml;rl&uuml; kazan sayısı 2022&#39;deki 118&#39;den 2025 &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; &ccedil;eyrek itibarıyla 10&#39;a d&uuml;şm&uuml;ş. Bu, T&uuml;rkiye dahil t&uuml;m tedarik &uuml;lkelerinde &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n başladığını g&ouml;steriyor. Ama d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n maliyeti b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de tedarik&ccedil;ilerin omuzlarında. Yenilenebilir enerjiye ge&ccedil;iş yatırımı, sertifikasyon s&uuml;re&ccedil;leri, altyapı yenileme...</p>

<p>H&amp;M&#39;in rakamları tek başına anlamlı olmayabilir. Resmin tamamını g&ouml;rmek i&ccedil;in sekt&ouml;r&uuml;n diğer devlerine bakmak gerekiyor. En b&uuml;y&uuml;k rakip Inditex (Zara&#39;nın ana şirketi), 2025 mali yılı raporunda Kapsam 3 emisyonlarını 2018 baz yılına g&ouml;re yalnızca y&uuml;zde 7 azalttığını a&ccedil;ıkladı. Inditex&#39;in 2030 hedefi ise y&uuml;zde 51 azaltma. &Ouml;te yandan Inditex malzeme d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde de agresif bir yol izliyor. Liflerinin y&uuml;zde 88&#39;i d&uuml;ş&uuml;k etkili kaynaklardan, y&uuml;zde 47&#39;si geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş. Yelpazenin diğer ucunda ise Shein duruyor. Şirketin toplam emisyonları 2022&ndash;2023 arasında y&uuml;zde 81 arttı, 2024&#39;te de y&uuml;zde 23&#39;l&uuml;k bir artış daha geldi. Shein&#39;in 2030 hedefi yalnızca y&uuml;zde 25 azaltma. Kısacası H&amp;M, Inditex ile Shein arasındaki bu geniş spektrumda emisyon azaltımında g&ouml;rece ileri bir noktada duruyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye&#39;deki tablo da bu b&uuml;y&uuml;k resimden bağımsız değil. Global Fashion Agenda (GFA), 2025 sonunda T&uuml;rkiye&#39;de d&ouml;ng&uuml;sel tekstil sisteminin geliştirilmesini desteklemek i&ccedil;in Circular Fashion Partnership: T&uuml;rkiye girişimini duyurdu. Sekt&ouml;r&uuml;n yerel oyuncuları da harekete ge&ccedil;iyor. İpekyol s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir hammadde d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;ne odaklanırken Damat Tween geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş lif kullanımını operasyonlarına dahil ediyor. L&uuml;ks segmentte Beymen, Reborn projesiyle 2025 yılında 10 binden fazla &uuml;r&uuml;n&uuml; yeni sahipleriyle buluşturdu. D&ouml;ng&uuml;sel moda platformu Nivo ise Gebze&#39;deki 5 bin metrekareden b&uuml;y&uuml;k Yenileme Merkezi&#39;nde ayda 150 bin &uuml;r&uuml;n&uuml; yeniden dolaşıma sokuyor. Girişim, 2021&#39;den bu yana 40&#39;tan fazla marka partneriyle birlikte 3 milyondan fazla &uuml;r&uuml;n&uuml; d&ouml;ng&uuml;sel ekonomiye kazandırdı.</p>

<h2>&quot;Eskiden sizden nefret ederdik&quot;</h2>

<p>Łapicki, panelde bu denklemi somutlaştıran bir anekdot aktardı. 2005&#39;te T&uuml;rkiye&#39;deki bir &uuml;retim ortağını ziyaret ettiğini, fabrika sahibinin &quot;Eskiden sizden nefret ederdik&quot; dediğini anlattı. &quot;Bizden karşılamamızı istediğiniz standartlar vardı, yaşanabilir &uuml;cretler, etik &ccedil;alışma koşulları, yeşil enerji... Endişeliydik, karşılayamayacağımızdan korkuyorduk. Ama sizinle &ccedil;alışmaya başladık, daha fazla sipariş almaya başladık. Ve bir noktada fark ettik ki diğer markalar da sırf H&amp;M tedarik&ccedil;isi olduğumuz i&ccedil;in bize geliyordu.&quot;</p>

<p>Łapicki bu hikayeyi 2005&#39;te duyduğunu ve aynı yılın Stella McCartney ile ilk iş birliğinin yapıldığı yıl olduğunu ekledi. Hikaye, hem H&amp;M&#39;in tedarik&ccedil;i standartlarını yukarı &ccedil;ekme g&uuml;c&uuml;ne hem de T&uuml;rk &uuml;reticilerin uyum kapasitesine işaret ediyor. Şirketin tedarik&ccedil;ileriyle ortalama ilişki s&uuml;resi dokuz yıl, 800 fabrikasının y&uuml;zde 40&#39;ıyla on yılı aşkın s&uuml;redir &ccedil;alışıyor. Bu uzun s&uuml;reli ortaklıklar birlikte evrilme s&uuml;recine işaret ediyor ama maliyet paylaşımının dengesine dair soru işaretleri hala duruyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/h-ve-m-in-yesil-aritmetigi-2026-05-09-18-44-59.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/yargitay-in-s-eker-portakali-karari-ustu-ne</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/yargitay-in-s-eker-portakali-karari-ustu-ne</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Yargıtay’ın “Şeker Portakalı” kararı üstüne</title>
      <description>Tercümelerin hukuki niteliği, telif hukuku kapsamında son derece önem teşkil eden bir konudur. Zira bir çeviri, çoğu zaman salt diller arası teknik bir aktarımdan ibaret olmayıp, özellikle edebî eserler bakımından, çevirmenin hedef dilin kültürünü, anlatım olanaklarını ve kendi yorumunu kullanarak eseri yeniden inşa etmesini de içeren yoğun bir fikrî emeğin ürünüdür. Bu yönüyle çeviri, kimi durumlarda bir “yeniden yazım” niteliği dahi kazanabilmektedir.</description>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:16:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-08T13:16:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nitekim 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu&rsquo;nun 6. maddesinde terc&uuml;meler a&ccedil;ık&ccedil;a işlenme eserlere &ouml;rnek olarak sayılmıştır. Anılan maddeye g&ouml;re, &ldquo;<em>diğer bir eserden istifade suretiyle v&uuml;cuda getirilip de bu esere nispetle m&uuml;stakil olmayan fikir ve sanat mahsulleri</em>&rdquo; işlenme eser olarak kabul edilmektedir. Aynı h&uuml;k&uuml;mde, ancak kaynak eserin sahibinin haklarına zarar vermeyen ve işleyenin hususiyetini taşıyan işlenmelerin eser sayılacağı vurgulanmıştır. Bu &ccedil;er&ccedil;evede, bir eserden yararlanılabilmesi i&ccedil;in &ouml;ncelikle kaynak eser sahibinden izin alınması gerekirken; ortaya &ccedil;ıkan işlenmenin ayrıca eser niteliği kazanabilmesi i&ccedil;in belirli bir yaratıcı &ccedil;abanın &uuml;r&uuml;n&uuml; olması aranmaktadır.</p>

<p>Bu bağlamda Yargıtay&rsquo;ın yakın tarihli ve basına yansıyan kararı, terc&uuml;manın &ccedil;eviri esere yaptığı fikr&icirc; katkının korunma &ouml;l&ccedil;&uuml;tleri bakımından dikkat &ccedil;ekici ve emsal niteliğinde değerlendirmeler i&ccedil;ermektedir. Anılan uyuşmazlığın &ccedil;ıkış noktası şudur: Brezilyalı yazar Jos&eacute; Mauro de Vasconcelos&rsquo;un &ldquo;Meu P&eacute; de Laranja Lima&rdquo; adlı eseri, &ccedil;evirmen Aydın Eme&ccedil; tarafından &ldquo;<strong><em>Şeker Portakalı</em></strong>&rdquo; başlığıyla T&uuml;rk&ccedil;eye kazandırılmış ve eser bu başlıkla tanınmış hale gelmiştir. Can Yayınları tarafından uzun yıllar boyunca Aydın Eme&ccedil;&rsquo;in &ccedil;evirisiyle 130 baskı yapılmış; ancak yayınevi daha sonra eseri farklı bir &ccedil;evirmenle yeniden yayımlamasına rağmen, kamuoyunda yerleşik olan &ldquo;Şeker Portakalı&rdquo; başlığını kullanmaya devam etmiştir. &Ccedil;evirmen Aydın Eme&ccedil;&rsquo;in oğlu ve varisi Ali Selim Eme&ccedil;, &ouml;zg&uuml;n bir şekilde oluşturulan başlığın bu kullanımına karşı telif haklarına dayanarak tazminat davası a&ccedil;mıştır. İlk Derece Mahkemesi ve B&ouml;lge Adliye Mahkemesi, eser adının bağımsız bir yaratıcı katkı oluşturmadığı gerek&ccedil;esiyle davayı reddetmişse de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi&rsquo;nin haberlere konu olan h&uuml;km&uuml;, ilgili kararları bozarak dosyada tazminat y&ouml;n&uuml;nden değerlendirme yapılması gerektiği gerek&ccedil;esiyle dosyayı yeniden ilk derece mahkemesine g&ouml;ndermiştir.</p>

<p>Yargıtay&rsquo;ın anılan kararında, Şeker Portakalı başlığının orijinal Portekizce eserin birebir terc&uuml;mesi olmadığı, &ldquo;<strong><em>Meu P&eacute; de Laranja Lima</em></strong>&rdquo; ifadesinin kelime anlamı itibarıyla &ldquo;<strong>Benim Tatlı Portakal Ağacım</strong>&rdquo; şeklinde karşılanabileceği; buna karşılık &ccedil;evirmenin, metni yalnızca T&uuml;rk&ccedil;eye aktarmakla yetinmeyip, eserin ruhunu yansıtan, akılda kalıcı ve orijinalinde bulunmayan Şeker Portakalı başlığını kurgulayarak kişisel yaratıcı katkısını ortaya koyduğu belirtilmiştir. Bu değerlendirme, FSEK m. 6 kapsamında yaratıcı &ccedil;abanın &uuml;r&uuml;n&uuml; olan terc&uuml;melerin, kaynak eserden ayrışan ve korunması gereken eser niteliğini teyit etmekte olup ilgili karar, eser adlarının ayırt edici olmaları h&acirc;linde ayrıca korunabileceğini d&uuml;zenleyen FSEK m. 83 h&uuml;km&uuml;yle<sup>[1]</sup> de uyum i&ccedil;indedir.</p>

<p>Edebiyat &ccedil;evirilerinde başlık se&ccedil;imleri somut &ouml;rneklerle incelendiğinde, k&uuml;lt&uuml;rel ve yaratıcı tercihlerin telif hukuku bakımından taşıdığı &ouml;nem daha a&ccedil;ık bi&ccedil;imde ortaya &ccedil;ıkmaktadır. &Ouml;rneğin Jane Austen&rsquo;ın Pride and Prejudice adlı eseri, T&uuml;rkiye İş Bankası K&uuml;lt&uuml;r Yayınları Hasan &Acirc;li Y&uuml;cel Klasikler dizisinde &ldquo;Gurur ve &Ouml;nyargı&rdquo;, Can Yayınları&rsquo;nın terc&uuml;mesinde ise &ldquo;Aşk ve Gurur&rdquo; başlığıyla yayımlanmıştır. Bu kapsamda, ilk &ouml;rnekte kaynak metnin adının birebir &ccedil;evirisi yoluna gidilmişken, Can Yayınları terc&uuml;mesinde ise romanının i&ccedil;eriği ve duygusal tonu dikkate alınarak eserin ruhunu yansıtan bir başlık tercih edilmiştir.</p>

<p>Her ne kadar bazı haberlerde Şeker Portakalı başlığının durumuyla benzer bulunsa da, aslında J. D. Salinger&rsquo;ın &ldquo;The Catcher in the Rye&rdquo; adlı romanının T&uuml;rk&ccedil;ede uzun yıllar &ldquo;&Ccedil;avdar Tarlasında &Ccedil;ocuklar&rdquo; başlığından ziyade &ldquo;G&ouml;n&uuml;l&ccedil;elen&rdquo; adıyla bilinmesi, eserin ilk &ccedil;evirisinin Adnan Benk tarafından İngilizce aslından değil, tam terc&uuml;mesi &ldquo;kalp yakalayıcı / yakalayan anlamına gelen &ldquo;L&rsquo;Attrape-C&oelig;urs&rdquo; başlıklı Fransızca &ccedil;eviriden yapılmış olmasından kaynaklanmaktadır.</p>

<p>Bazı &ccedil;eviri ifadeler ise, kaynak eseri aşarak başlı başına edeb&icirc; değer kazanabilmektedir. Shakespeare&rsquo;in Hamlet oyunundaki &ldquo;To be or not to be&rdquo; tiradı, Sabahattin Ey&uuml;boğlu tarafından &ldquo;Var olmak mı, yok olmak mı, b&uuml;t&uuml;n sorun bu!&rdquo; şeklinde g&ouml;rece lafzına yakın bir bi&ccedil;imde &ccedil;evrilmişken; Can Y&uuml;cel&rsquo;in &ldquo;Bir ihtimal daha var, o da &ouml;lmek mi dersin?&rdquo; &ccedil;evirisi, oyunun sınırlarını aşarak farklı bağlamlarda sık&ccedil;a atıf yapılan, tek başına ikonik bir ifade h&acirc;line gelmiştir. Bu t&uuml;r &ccedil;eviriler, terc&uuml;manın yaratıcılığının esere ek bir değer kattığını a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;stermektedir.</p>

<p>Benzer bir durum, Harry Potter serisinin T&uuml;rkiye&rsquo;de Sevin Okyay ve Kutlukhan Kutlu tarafından yapılan &ccedil;evirilerinde de g&ouml;zlemlenmektedir. Kaynak eserdeki kurgusal terimler i&ccedil;in &uuml;retilen horcrux - hortkuluk, howler - &ccedil;ığırtkan, dementor - ruh emici, boggart &ndash; b&ouml;c&uuml;rt, pensieve &ndash; d&uuml;ş&uuml;nseli, auror &ndash; seherbaz gibi karşılıklar, yalnızca &ccedil;eviri değil hedef dilde yeni bir edeb&icirc; evren inşası niteliği taşımaktadır.</p>

<p>Sonu&ccedil; olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi&rsquo;nin Şeker Portakalı kararı, &ccedil;eviri eserlerde yaratıcı katkının fikr&icirc; m&uuml;lkiyet hukuku kapsamında nasıl değerlendirileceğine ilişkin &ouml;nemli bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Karar, başlık gibi eserin adını oluşturan unsurların da &ouml;zg&uuml;nl&uuml;k barındırmaları h&acirc;linde telif koruması kapsamında ele alınabileceğini a&ccedil;ık bi&ccedil;imde vurgulamaktadır. Bu y&ouml;n&uuml;yle s&ouml;z konusu i&ccedil;tihat, hem akademik tartışmalar hem de uygulama bakımından &ccedil;eviri eserler hukukunda yol g&ouml;sterici nitelik taşımaktadır.</p>

<blockquote>
<p>Madde 83: (1) Bir eserin ad ve al&acirc;metleri ile &ccedil;oğaltılmış n&uuml;shaların şekilleri iltibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya &ccedil;oğaltılmış n&uuml;shalarında kullanılamaz. (2) 1&#39;inci fıkra h&uuml;km&uuml; umumen kullanılan ve ayırt edici bir vasfı bulunmayan, ad, al&acirc;met ve dış şekiller hakkında uygulanmaz.</p>
</blockquote>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yargitay-in-s-eker-portakali-karari-ustu-ne-2026-05-08-16-33-56.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/fintek/midas-islem-yelpazesine-bes-yeni-urun-ekledi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/fintek/midas-islem-yelpazesine-bes-yeni-urun-ekledi</link>
      <category>FİNTEK</category>
      <title>Midas işlem yelpazesine beş yeni ürün ekledi</title>
      <description>Midas, masaüstü işlem platformu Atlas, Avrupa borsaları, VİOP, merkeziyetsiz finans (DeFi) ve yapay zeka destekli piyasa rehberinden oluşan beş yeni ürününü duyurdu.</description>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 13:07:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-08T13:07:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finansal teknoloji şirketi Midas, 7 Mayıs 2026 tarihinde ger&ccedil;ekleştirdiği &quot;Gelecek Daha Yakın&quot; etkinliğinde devreye alacağı yeni işlem ara&ccedil;larını tanıttı. Borsa İstanbul, Amerikan borsaları, yatırım fonları ve kripto varlıkları sunan şirket, &uuml;r&uuml;n yelpazesine masa&uuml;st&uuml; platform, yeni piyasalar ve yapay zeka &ouml;zelliklerini ekliyor.</p>

<h2>Masa&uuml;st&uuml; işlem platformu: Atlas</h2>

<p>Etkinlikte duyurulan &uuml;r&uuml;nlerden biri masa&uuml;st&uuml; işlem platformu &quot;Atlas&quot; oldu. Bug&uuml;ne kadar mobil hizmet veren şirket, Atlas ile masa&uuml;st&uuml; işlemlere adım attı. Platformda mod&uuml;ler &ccedil;alışma alanı, gelişmiş grafik ara&ccedil;ları ve tek ekrandan emir ile pozisyon y&ouml;netimi &ouml;zellikleri yer alıyor. İlk etapta Borsa İstanbul ve Amerikan borsaları i&ccedil;in kullanıma a&ccedil;ılan platform, kullanıcılara &uuml;cretsiz olarak sunulacak ve &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 100 g&uuml;n boyunca &ccedil;eşitli g&uuml;ncellemeler alacak.</p>

<h2>Avrupa borsaları ve VİOP işlemleri</h2>

<p>Forbes T&uuml;rkiye&#39;nin 2025 yılındaki Girişim listesinde yer alan Midas, yeni d&ouml;nemde Avrupa borsalarını da erişime a&ccedil;acağını duyurdu. Sisteme ilk olarak Almanya borsası eklenirken; Hollanda, Fransa ve İtalya piyasalarının daha sonraki aşamalarda platforma dahil edileceği belirtildi.</p>

<p>Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası (VİOP) işlemlerinin ise haziran ayında kullanıma a&ccedil;ılacağı a&ccedil;ıklandı. VİOP &uuml;r&uuml;n&uuml; hisse, endeks, d&ouml;viz ve kıymetli maden kontratlarını kapsayacak. Paylaşılan verilere g&ouml;re şirket, son 6 ayda t&uuml;rev &uuml;r&uuml;nlerde 50 binden fazla kullanıcıya hizmet verdi ve platformdaki opsiyon işlem hacmi 1 milyar doları aştı.</p>

<h2>DeFi &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; ve yapay zeka entegrasyonu</h2>

<p>Kripto tarafında tanıtılan merkeziyetsiz finans (DeFi) &uuml;r&uuml;n&uuml;yle, kullanıcıların ayrı c&uuml;zdan veya şifre (seed phrase) oluşturmasına, ağ ve k&ouml;pr&uuml; işlemleriyle uğraşmasına gerek kalmadan varlıklara ulaşabilmesi hedefleniyor.<img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/ff40e5b0-2207-4493-9ab2-2a858dbaa732.jpeg" /></p>

<p>Platforma eklenen yapay zeka destekli &quot;Piyasa Rehberi&quot; ise k&uuml;resel ve yerel piyasalardaki gelişmeleri g&uuml;n boyunca analiz edecek. Rehber, hisse sayfalarında &ouml;zetler sunarak &ouml;nemli gelişmelerde yatırımcılara anlık bildirim g&ouml;nderecek.</p>

<p>A&ccedil;ıklanan resmi verilere g&ouml;re yaklaşık 4 milyon kullanıcıya ulaşan şirket, son bir yılda 120 milyona yakın emre aracılık etti. Şirketin aylık işlem hacmi ise 20 milyar dolar seviyesine yaklaştı.</p>

<p>Etkinlikte değerlendirmelerde bulunan Midas Kurucu ve CEO&rsquo;su Egem Eraslan, yeni &uuml;r&uuml;nlerin yatırım deneyimini daha kapsamlı hale getirme yolunda &ouml;nemli bir aşama olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>&quot;Tanıttığımız &uuml;r&uuml;nler, Midas&rsquo;ın yatırım deneyimini daha kapsamlı ve erişilebilir hale getirme yolculuğunda &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;m noktası. Yatırım d&uuml;nyasının sınırlarını ortadan kaldırarak, kullanıcılarımızı yatırım fırsatlarıyla buluşturmayı ama&ccedil;lıyoruz. Geliştirdiğimiz bu yeni &uuml;r&uuml;nlerle yatırımın geleceğini bug&uuml;nden erişilebilir kılmaya devam edeceğiz.&quot;</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-girisim-50-listesindeki-midas-unicorn-olmaya-cok-yaklasti">Midas Unicorn olmaya &ccedil;ok yaklaştı</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/midas-islem-yelpazesine-bes-yeni-urun-ekledi-2026-05-08-16-13-51.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/sanatin-dusuk-frekansi-politikanin-yuksek-gurultusu-venedik-bienali-2026-onizleme-notlari</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/sanatin-dusuk-frekansi-politikanin-yuksek-gurultusu-venedik-bienali-2026-onizleme-notlari</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Sanatın düşük frekansı, politikanın yüksek gürültüsü: Venedik Bienali 2026 önizleme notları</title>
      <description>Venedik Bienali, 1895’te ulusal temsil fikriyle başlayan bir sanat vitriniyken zamanla modernizmin, avangardların, savaş sonrası kültürel diplomasinin ve küresel çağdaş sanatın en güçlü sahnelerinden birine dönüştü.</description>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 09:19:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-08T09:19:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n &uuml;lkelerin, kurumların, piyasanın, kimlik politikalarının ve k&uuml;rat&ouml;ryel s&ouml;ylemin d&uuml;nya sanat tarihine nasıl y&ouml;n verdiğini g&ouml;steren dev bir harita. 2026&rsquo;daki 61&rsquo;inci Uluslararası Sanat Sergisi, Koyo Kouoh&rsquo;nun k&uuml;rat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde &ldquo;In Minor Keys&rdquo; başlığıyla d&uuml;zenleniyor; ana sergide 110 davetli sanat&ccedil;ı, kolektif ve sanat&ccedil;ı inisiyatifi yer alıyor. Bienal kapsamında 100 ulusal katılım bulunuyor: 29&rsquo;u Giardini&rsquo;deki tarihsel pavyonlarda, 25&rsquo;i Arsenale&rsquo;de, 46&rsquo;sı ise Venedik kent merkezine yayılan mek&acirc;nlarda konumlanıyor. Bienale ek 31 paralel etkinlik de şehirde gezilebilir.</p>

<p>61&rsquo;inci edisyon hen&uuml;z kapılarını kamuya a&ccedil;madan, &ouml;n izleme g&uuml;nlerinde sanatın artık kendi g&uuml;venli alanına &ccedil;ekilemeyeceğini bir kez daha g&ouml;sterdi. 9 Mayıs - 22 Kasım 2026 tarihleri arasında ger&ccedil;ekleşecek olan &ldquo;In Minor Keys&rdquo; başlıklı ana sergi, Koyo Kouoh&rsquo;nun kavramsal &ccedil;er&ccedil;evesiyle hazırlanmış; &ouml;n a&ccedil;ılış g&uuml;nleri ise 6, 7 ve 8 Mayıs olarak duyurulmuştu. Bienalin ilk Afrikalı kadın k&uuml;rat&ouml;r&uuml; Koyo Kouoh&rsquo;un ge&ccedil;en yıl aramızdan ayrılışıyla başlayan tartışmalar, savaş su&ccedil;ları tartışmalarıyla ilişkilendirilen ulus - devlet pavyonlarının t&uuml;m itirazlara rağmen a&ccedil;ılması, yarışmaya dahil edilmesi ve ardından gelen j&uuml;ri istifalarıyla daha da b&uuml;y&uuml;d&uuml;.</p>

<h2>Hayatta olmayan k&uuml;rat&ouml;r&uuml;n vizyonu</h2>

<p>Tartışmalara k&uuml;lt&uuml;rel diplomasiden daha derin bir yerden, artık hayatta olmayan bir k&uuml;rat&ouml;r&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nsel emeğinin nasıl taşındığından başlayalım. <img alt="Küratör Koyo Kouoh" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/cddb86df-4ab0-4ebb-84d7-b30af7e50345.jpeg" />Koyo Kouoh&rsquo;nun yokluğu, bienali eleştiriden muaf kılan bir yas perdesine d&ouml;n&uuml;şmeden, kurumun etik sorumluluklarını b&uuml;y&uuml;k bir dikkatle irdelemesini gerektiriyordu. Temsil, hafıza ve kırılganlık gibi kavramlar, sanat&ccedil;ılar, &uuml;lkeler ya da politik kimlikler kadar, artık kendi sergisini savunamayacak, değiştiremeyecek ya da yeniden kuramayacak bir k&uuml;rat&ouml;r i&ccedil;in de ge&ccedil;erlidir. K&uuml;rat&ouml;r&uuml;n vizyonunu &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra s&uuml;rd&uuml;rmek, o vizyonun i&ccedil; mantığıyla hemhal olmayı ve sonradan alınan kararların sorumluluğunu a&ccedil;ık&ccedil;a &uuml;stlenmeyi gerektirir.</p>

<p>&ldquo;In Minor Keys&rdquo;, y&uuml;ksek perdeden konuşan g&uuml;&ccedil; rejimlerine karşı daha d&uuml;ş&uuml;k frekanslara, bastırılmış seslere ve kırılgan ortaklıklara kulak verme &ccedil;ağrısından besleniyor. &Ouml;n izleme g&uuml;nlerinde ise eserlerden &ccedil;ok bu hassasiyetin karşısında kurumsal temkin konuşuluyor.&nbsp;</p>

<h2>J&uuml;ri istifa etti</h2>

<p>Gerilim, Rusya&rsquo;nın 2022&rsquo;de Ukrayna&rsquo;yı işgalinden sonra Venedik Bienaline geri d&ouml;nmesiyle ortaya &ccedil;ıktı. Rusya pavyonunun yalnızca &ouml;n izleme haftasında a&ccedil;ık tutulacak olması bile tepkileri yatıştırmaya yetmedi; 6 Mayıs&rsquo;ta Rus ve Ukraynalı aktivist gruplar Pussy Riot ve FEMEN &uuml;yelerinin pavyon &ouml;n&uuml;nde ger&ccedil;ekleştirdiği protesto, bienalin politik hesaplaşmaların da sahnesi h&acirc;line gelebileceğini g&ouml;sterdi. Protestocuların &ldquo;Russia&rsquo;s art is blood&rdquo; sloganı, k&uuml;lt&uuml;rel temsilin savaş koşullarında masum bir diplomatik jest olarak okunamayacağına işaret ediyor.</p>

<p>Ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde bienal j&uuml;risinin, insan hakları ve savaş su&ccedil;ları tartışmalarıyla ilişkilendirilen &uuml;lkelerin, &ouml;d&uuml;l değerlendirmesine alınmasına itiraz ederek istifa etmesi, kurumun meşruiyet tartışmalarına yol a&ccedil;tı. Basın a&ccedil;ıklamasında klasik Altın Aslan&rsquo;ın yerine biletli izleyiciler tarafından &ldquo;Visitor&rsquo;s Lions&rdquo; verileceği ve bu oylarla Ana Sergi&rsquo;deki en iyi katılımcı ve en iyi Ulusal Sergi&rsquo;nin se&ccedil;ileceği paylaşıldı.&nbsp;</p>

<p><img alt="Art Not Genocide Alliance gösterisi, İsrail Pavyonu önü" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/f73aca06-7c0b-4f1b-acf5-09ae8e7bced1.jpeg" />İsrail&rsquo;in katılımı etrafındaki tartışmalar ortamı iyice ateşledi. 2024&rsquo;te İsrail Pavyonu&rsquo;nun g&ouml;sterilerle kapatılmasının ardından bienal organizasyonu İsrail&rsquo;e alternatif bir mekan &ouml;nerisinde bulundu. 200&rsquo;den fazla sanat&ccedil;ı, İsrail&rsquo;in Bienal&rsquo;de yer almasına karşı &ccedil;ıkan &ccedil;ağrılara destek verdi. ANGA isimli kolektif, İsrail Pavyonu&rsquo;nun &ouml;n&uuml;nde Filistin destek&ccedil;isi eylemler yaptı. Bienalin t&uuml;m tepkilere rağmen &ldquo;tarafsızlığını&rdquo; koruması, politik bir tutum olarak ele alınıyor. Tartışmaların bu yıl daha da alevlenmesi, sanat d&uuml;nyasında kurumsal pozisyon alma bi&ccedil;imlerini yeniden sorgulatıyor.</p>

<p>Venedik Bienali i&ccedil;in bir t&uuml;r sanat olimpiyatları demek yanlış olmaz, fakat bu formatın 2026 yılında sanat d&uuml;nyasıyla ilgili ne s&ouml;ylediğini tekrar bir d&uuml;ş&uuml;nmek gerekir. Ulusal pavyon sistemi artık &ccedil;ağdaş sanatın k&uuml;resel dolaşımının gerisinde kalıyor. Organizasyon devlet temsilinin sorumluluklarını altında eziliyor, sanat&ccedil;ıların bu temsille kurduğu bağ ve kendi &ouml;zerklikleri sorgulanıyor, kurumsal prestij beraberinde ciddi &ccedil;elişkiler de getiriyor.&nbsp;</p>

<p>2026 Venedik Bienali&rsquo;nde değerlendirmeyi, konunun temsil ettiği yapıyla ilişkisi &uuml;zerinden yapmak daha doğru olacaktır. Avusturya, Japonya, T&uuml;rkiye, Britanya ve Almanya pavyonları farklı bi&ccedil;imlerde temsil ettiği yapının y&uuml;k&uuml;ne dair &ccedil;alışıyor. ABD ve Rusya ise eleştirilerin merkezinde.</p>

<h2>T&uuml;rkiye Pavyonu&rsquo;nda &ldquo;G&ouml;zlerinizden &Ouml;perim&rdquo;</h2>

<p>T&uuml;rkiye Pavyonu&rsquo;nda ise &uuml;lkemiz &ccedil;ağdaş sanatının radikal isimlerinden Nilbar G&uuml;reş&rsquo;in farklı d&ouml;nemlerden se&ccedil;ilen yapıtları yeni &uuml;retimlerle bir araya geliyor. &nbsp;Fotoğraf, kolaj ve yağlıboyadan heykel ve enstalasyona; kumaş, makrome, y&uuml;ne ve g&uuml;ndelik nesnelere uzanan malzeme ve teknik &ccedil;eşitliliğiyle &ldquo;G&ouml;zlerinizden &Ouml;perim&rdquo; sergisi Başak Doğa Temur k&uuml;rat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde ger&ccedil;ekleştiriliyor. Venedik Bienali 61&rsquo;inci Uluslararası Sanat Sergisi T&uuml;rkiye Pavyonu, İstanbul K&uuml;lt&uuml;r ve Sanat Vakfı&rsquo;nın (İKSV) koordinasyonunda, T.C. Dışişleri Bakanlığı himayesinde ve T.C. K&uuml;lt&uuml;r ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla, Borusan Otomotiv ve Trendyol Sanat sponsorluğunda d&uuml;zenleniyor. SAHA Derneği&rsquo;nin prod&uuml;ksiyon desteği sağladığı serginin havayolu partnerliğini T&uuml;rk Hava Yolları &uuml;stleniyor. Vehbi Ko&ccedil; Vakfı&rsquo;nın da sergi kitabında desteği bulunuyor.&nbsp;<img alt="Nilbar Güres (Fotoğrat: Fatih Yılmaz)" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/dea9a90c-408e-4f5e-8046-843f8ffa28e3.jpg" /></p>

<p>T&uuml;rkiye, Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi&rsquo;nde ilk kez 1991 yılında Beral Madra&rsquo;nın kişisel &ccedil;abaları ve K&uuml;lt&uuml;r ve Turizm Bakanlığı&rsquo;nın desteğiyle yer aldı. Beral Madra, 1991-2005 yılları arasında bienalde yer alan T&uuml;rkiye sergilerinin k&uuml;rat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; ve komiserliğini &uuml;stlendi. 2007 yılından bug&uuml;ne ise İKSV, Venedik Bienali&rsquo;nde T&uuml;rkiye&rsquo;nin diğer &uuml;lke pavyonlarıyla birlikte d&uuml;zenli olarak varlık g&ouml;stermesini sağlıyor. Pavyon ilk yıllarda yalnızca sanat bienallerinde, d&ouml;nemlik sergi mek&acirc;nı kiralanarak d&uuml;zenleniyordu. İKSV&#39;nin girişimi ve 21 destek&ccedil;inin katkılarıyla 2014 yılında T&uuml;rkiye Pavyonu, bienalin iki ana hattından biri olan Arsenale&rsquo;de kalıcı bir mek&acirc;na kavuştu. B&ouml;ylece T&uuml;rkiye, sanat bienaliyle d&ouml;n&uuml;ş&uuml;ml&uuml; olarak mimarlık bienaline de katılım g&ouml;stermeye başladı.</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin Venedik Bienali sergilerinde uzun s&uuml;reli bir mek&acirc;nda yer almasını sağlayan kişi ve kurumlar arasında Akbank, Mehveş-Dalınç Arıburnu, Berrak-Nezih Barut, Ali Raif Dinçkök, Vuslat Doğan, Ali Sabancı, Füsun - Faruk Eczacıbaşı, Oya - Bülent Eczacıbaşı, Nesrin Esirtgen, Eti Gıda San. ve Tic. AŞ, Garanti BBVA, Ahu - Can Has, Öner Kocabeyoğlu, Ma&ccedil;akızı, Tansa Mermerci Ekşioğlu, Rana - Erol Tabanca, SAHA Derneği, Taha Tatlıcı, Sinan Tara, Vehbi Koç Vakfı, Zafer Yıldırım ve Yıldız Holding AŞ yer alıyor.</p>

<p>Sergiye d&ouml;nersek, ilk olarak; mekanın k&ouml;şesinde G&uuml;reş&rsquo;in &ldquo;Escaping Cactus&rdquo; isimli ikonik yerleştirmesini akla getiren, toprağına d&ouml;nm&uuml;ş bir kakt&uuml;s yer alıyor (G&ouml;&ccedil;, 2026). Bir diğer yanda balık&ccedil;ı ağlarından ve atık kumaşlardan b&uuml;y&uuml;yen ve sanat&ccedil;ının T&uuml;rkiye&rsquo;de kadınlık rit&uuml;ellerini işlediği &ouml;d&uuml;ll&uuml; &ldquo;Unknown Sports&rdquo; serisine eklemlenen bir pota soyutlaması (evsahibi:misafir,2026) var. G&uuml;reş kendine &ouml;zg&uuml; hicivli ve renkli kimlik anlatısını Venedik&rsquo;e de getirmiş gibi g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Diğer yandan bienal tartışmalarının kızışmasının akabinde sanat&ccedil;ının ArtReview&rsquo;de Versace sponsorluğunda yayımlanan r&ouml;portajı, t&uuml;m bu hazırlıkların tarafınca pek de &ouml;nemsenmediği şeklinde okunabilir. Uzun s&uuml;redir kimlik, queerlik, g&ouml;&ccedil; ve normatif şiddet alanlarında radikal ve istikrarlı bi&ccedil;imde &uuml;reten sanat&ccedil;ının, T&uuml;rkiye&rsquo;yi temsil ettiği anda kendini a&ccedil;ıklamaktan yorulduğunu ve sanat d&uuml;nyasına olan ilgisini kaybettiğini s&ouml;ylemesi, kariyerinde yakaladığı bu avantajı hoşnutsuz s&ouml;ylemlerin ardına saklıyor.&nbsp;</p>

<h2>Avusturya&rsquo;dan yaklaşan &ccedil;&ouml;k&uuml;ş</h2>

<p>Avusturya Pavyonu &ouml;n izlemelerde bienalin en &ccedil;ok konuşulan durağı. Florentina Holzinger&rsquo;in Nora-Swantje Almes k&uuml;rat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde ger&ccedil;ekleştirdiği &ldquo;Seaworld Venice&rdquo; başlıklı işi pavyonu yaşayan, sızdıran, kirleten, arındıran ve yeniden kirleten arızalı bir organizma gibi kurguluyor. Giardini&rsquo;de izlenen proje, sanat&ccedil;ının uzun s&uuml;redir beden, risk, sahne ve fiziksel sınır &uuml;zerine kurduğu pratiğini Venedik&rsquo;in suyla, turizmle, atıkla ve ekolojik kırılganlıkla belirlenen yapısına bağlıyor; su burada romantik bir Venedik imgesi olmaktan &ccedil;ıkıp bedenin i&ccedil;inden ge&ccedil;en sıvı, y&ouml;netilen bir kaynak, kirlenen bir madde ve yaklaşan &ccedil;&ouml;k&uuml;ş&uuml;n en g&ouml;r&uuml;n&uuml;r işareti h&acirc;line geliyor. Seaworld Venice&rsquo;de su, &ccedil;ıplaklık, bedensel risk ve g&ouml;steri duygusu ilk anda izleyiciyi &ccedil;arpıyor; oysa işin etkisi yalnızca bu sert karşılaşmadan doğmuyor. &Ccedil;&ouml;k&uuml;ş&uuml; dışarıdan anlatmak yerine, izleyiciyi o &ccedil;&ouml;k&uuml;ş&uuml;n dolaşımına dahil eden, rahatsız edici olduğu kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir pavyon deneyimi yaratıyor.</p>

<p><img alt="Japonya Pavyonu" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/1fe26926-d10e-49bf-a5b3-4b2406d74570.jpeg" /></p>

<p>Japonya&rsquo;yı ise artık Japon vatandaşı olmayan, Ei Arakawa-Nash temsil ediyor. Arakawa-Nash&rsquo;in bebekleri ilk bakışta oyunsu g&ouml;r&uuml;nse de, pavyon bakım emeğini tarihsel bir y&uuml;k olarak yeniden kuruyor. Bug&uuml;ne kadar Japonya Pavyonu&rsquo;nun diasporayı pek ele almadığını, bu nedenle azınlık seslerini temsil etme sorumluluğu hissettiğini belirtiyor.</p>

<h2>Rusya pavyonu erişime kapalı</h2>

<p>&ldquo;The Tree Is Rooted in the Sky&rdquo;, Rusya&rsquo;daki etnik grupları, periferik k&uuml;lt&uuml;rel pratikleri, folk m&uuml;ziği, şiiri, performansı ve rave enerjisini festival formatında kurgulamış. Bu &lsquo;underground&rsquo; performans, g&ouml;sterinin her ne olursa olsun devam etmesi gerekmediğinin şahane bir &ouml;rneği. Pavyonun yalnızca &ouml;n izleme g&uuml;nlerinde a&ccedil;ık kalması ve sonrasında kamusal erişime kapanarak dışarıdan video projeksiyonlarla g&ouml;r&uuml;n&uuml;r olması da cabası. Savaş s&uuml;rerken, muhalif sanat&ccedil;ılar hapiste ya da s&uuml;rg&uuml;ndeyken ve pavyon kapısında protestolar yapılırken, i&ccedil;eriden y&uuml;kselen festival sesi ger&ccedil;eğin ağırlığını taşıyamıyor.</p>

<p>ABD Pavyonu da başka bir tutarsızlık i&ccedil;inde. Alma Allen&rsquo;ın &ldquo;Call Me the Breeze&rdquo; sergisindeki heykeller, savaşın b&uuml;t&uuml;n sertliği ve netliğinin aksine, olduk&ccedil;a soyut ve yumuşak. Sanat&ccedil;ı, t&uuml;m bu tartışmaların i&ccedil;inde temsil ettiği &uuml;lkenin krizini adlandıramadığında dekoratif bir diplomasi nesnesi &uuml;retmenin ilerisine ge&ccedil;emiyor.</p>

<h2>Bienal itibarıyla &lsquo;evcilleşmek&rsquo;</h2>

<p>Sanatın &uuml;retiminden dolaşımına kadar b&uuml;t&uuml;n alanı belirleyen g&ouml;r&uuml;nmez protokoller var: diplomatik temsilin zorunlulukları, piyasanın itibar iştahı, kriz anlarında geliştirilen kurumsal sessizlik bi&ccedil;imleri gibi&hellip; Kurum eleştirisinin bug&uuml;n hala g&uuml;ncelliğini korumasının ana nedeni, bu protokolleri irdelemeden s&uuml;rd&uuml;rmekte yatıyor. &nbsp;Hans Haacke&rsquo;den Michael Asher&rsquo;a, Daniel Buren&rsquo;den Marcel Broodthaers&rsquo;a, Louise Lawler&rsquo;dan Fred Wilson&rsquo;a ve Andrea Fraser&rsquo;a kıymetli sanat&ccedil;ılar, pratiklerinde, kurumun n&ouml;tr olmadığını; anlamı &uuml;reten, sınırlayan ve &ccedil;oğu zaman ehlileştiren bir mekanizma olduğunu g&ouml;stermek &uuml;zere &ccedil;alıştılar. &Uuml;retimler kendi ağlarıyla birlikte d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmelidir. Sanat&ccedil;ı ve k&uuml;rat&ouml;rler davet edildiği yapının prestijinden faydalanırken o yapıyı sentezleyebilmeli de&hellip;&nbsp;</p>

<p>Sanat&ccedil;ı, kurumun vitrinine yerleştiğinde evcilleşmek zorunda değil. K&uuml;rat&ouml;rl&uuml;k ise temalar arasında zarif bağlar kuran bir estetik d&uuml;zenleme pratiği değil. Sistemdeki dolaşım koşullarını ahlaki ve ekonomik d&uuml;zeyde sorgulayan bir yapı kurulmadık&ccedil;a, &ldquo;azınlıkların&rdquo; demokratik g&ouml;stergelerin bir s&uuml;s&uuml; olarak sanat sahnesine eklemlendirilmesi, hi&ccedil;bir anlam ifade etmeyecek. Tanık olduğumuz gibi, bedeli &ouml;denmedik&ccedil;e paketlenen her t&uuml;rl&uuml; temsil, radikal kelimelerle s&uuml;slense de entelekt&uuml;el &ccedil;evrelerce hazmedilmeyecek.</p>

<p>Aldığım bilgiye g&ouml;re, 8 Mayıs&rsquo;ta t&uuml;m pavyonlar, Filistin&rsquo;le dayanışmak ve İsrail&rsquo;i protesto etmek &uuml;zere kapalı kalacak. Bize buradan sonra, iyi ve k&ouml;t&uuml; &ouml;rnekleriyle, bienalin sıkı takip&ccedil;isi olmak ve buradan &ouml;devlerimizi &ccedil;ıkarmak kalıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sanatin-dusuk-frekansi-politikanin-yuksek-gurultusu-venedik-bienali-2026-onizleme-notlari-2026-05-08-12-41-10.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/elektrifikasyonun-yeni-esigi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-studyo/elektrifikasyonun-yeni-esigi</link>
      <category>Forbes Stüdyo</category>
      <title>Elektrifikasyonun yeni eşiği</title>
      <description>Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji dönüşümünde üretim kadar kullanım tarafını da yeniden tanımlayan stratejik bir kırılma noktası haline geliyor. Sanayiden ulaştırmaya, binalardan şebekeye uzanan bu dönüşüm, yalnızca enerji sistemini değil ekonomik rekabetçiliği de yeniden şekillendiriyor.</description>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 04:55:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-07T04:55:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektrifikasyon, enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;n en kritik ama en az g&ouml;r&uuml;n&uuml;r başlıklarından biri. Son yıllarda tartışma daha &ccedil;ok yenilenebilir enerji yatırımları etrafında şekillense de, d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n asıl belirleyici alanı elektriğin nerede ve nasıl kullanıldığı. T&uuml;rkiye&rsquo;de bug&uuml;n elektriğin nihai enerji t&uuml;ketimindeki payı yaklaşık y&uuml;zde 20 seviyesinde. Ulaştırma, ısıtma-soğutma ve sanayinin &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; h&acirc;l&acirc; fosil yakıtlara bağımlı. Oysa k&uuml;resel eğilim, bu alanların hızla elektrikleştiği bir yapıya işaret ediyor. Uluslararası projeksiyonlar da bu y&ouml;n&uuml; doğruluyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine g&ouml;re 2050&rsquo;ye giden s&uuml;re&ccedil;te elektriğin nihai enerji t&uuml;ketimindeki payının k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte y&uuml;zde 30&rsquo;un &uuml;zerine &ccedil;ıkması bekleniyor. T&uuml;rkiye&rsquo;nin 2053 net sıfır hedefi kapsamında elektriğin payını y&uuml;zde 50&rsquo;nin &uuml;zerine taşıma hedefi ise d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n yalnızca &uuml;retim tarafında değil, son kullanım sekt&ouml;rlerinde de hızlanması gerektiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m i&ccedil;in 2035&#39;e kadar yıllık yaklaşık 8 milyar dolar yatırım yapılması gerekiyor. Lisanssız elektrik &uuml;retimi (g&uuml;neş enerjisi santralleri) i&ccedil;in yapılan yatırımlar, toplam kurulu g&uuml;c&uuml;n &ouml;nemli bir kısmını oluşturuyor. T&uuml;rkiye i&ccedil;in SHURA&rsquo;nın enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; senaryosunda 2030&rsquo;da elektrikli ara&ccedil;larda binalarda ısı pompası kullanımında ve elektrikli yemek pişirmede artışla, ulaştırma ve ısıtmada fosil yakıtlardan elektriğe ge&ccedil;iş sonucu yıllık 6-7 milyar KWh elektrifikasyon &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Mevcut politikalar doğrultusunda nihai enerji t&uuml;ketiminde elektrifikasyon payı 2030 yılında y&uuml;zde 24, 2050 yılında y&uuml;zde 30 olacak. İhtiya&ccedil; duyulan pay ise 2050 yılında y&uuml;zde 49 olarak belirlenmiş. 2030&rsquo;a kadar elektrik talebindeki artışın &ouml;nemli b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n elektrifikasyon kaynaklı olacağı &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>SHURA Enerji D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; Merkezi tarafından yayımlanan son &ccedil;alışmalarda da benzer bir vurgu &ouml;ne &ccedil;ıkıyor: Elektrifikasyon, enerji verimliliği ve şebeke esnekliği birlikte ele alınmadan sistem genelinde bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sağlamak m&uuml;mk&uuml;n değil. &Ouml;zellikle sanayide elektrikli proseslere ge&ccedil;iş, binalarda ısı pompası uygulamaları ve ulaşımda elektrikli ara&ccedil;ların yaygınlaşması, fosil yakıt bağımlılığını doğrudan azaltabilecek en kritik kaldıra&ccedil;lar olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<h2>D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n &uuml;&ccedil; ana ekseni</h2>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n merkezinde &uuml;&ccedil; ana eksen &ouml;ne &ccedil;ıkıyor: Sanayi, ulaştırma ve binalar. &Ouml;zellikle sanayide elektrikli proseslere ge&ccedil;iş, binalarda ısı pompası uygulamaları ve ulaşımda elektrikli ara&ccedil;ların yaygınlaşması, fosil yakıt bağımlılığını doğrudan azaltabilecek en kritik kaldıra&ccedil;lar olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Sanayide elektrifikasyon, T&uuml;rkiye i&ccedil;in hem rekabet&ccedil;ilik hem de karbon reg&uuml;lasyonları a&ccedil;ısından kritik bir başlık . Avrupa Birliği ile ticarette devreye giren sınırda karbon d&uuml;zenlemeleri, &uuml;retim s&uuml;re&ccedil;lerinde elektrikleşmeyi hızlandıran temel baskı unsurlarından biri. SHURA Enerji D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; Merkezi analizlerine g&ouml;re d&uuml;ş&uuml;k karbonlu &uuml;retim altyapısına ge&ccedil;iş yapamayan sanayi i&ccedil;in maliyet baskısı &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde daha da artacak. Elektrikli prosesler, atık ısı geri kazanımı ve dijital enerji y&ouml;netimi &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n temel ara&ccedil;ları olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Ulaştırma tarafında ise d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m daha g&ouml;r&uuml;n&uuml;r ilerliyor. T&uuml;rkiye&rsquo;de elektrikli ara&ccedil;ların toplam ara&ccedil; parkındaki payı h&acirc;l&acirc; y&uuml;zde 5&rsquo;in altında. Buna karşılık Avrupa&rsquo;da bazı &uuml;lkelerde bu oran y&uuml;zde 20&rsquo;lere yaklaşmış durumda. Ulaştırmadaki elektrifikasyon yalnızca ara&ccedil; satışlarını değil, aynı zamanda şarj altyapısı ve şebeke yatırımlarını da doğrudan etkileyen bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m yaratıyor. Demiryolu tarafında da 993 kilometrelik hattın elektrifikasyonu s&uuml;rerken, petrol bağımlılığının azaltılması stratejik hedeflerden biri olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. Binalar ise elektrifikasyon tartışmasının en b&uuml;y&uuml;k potansiyel alanlarından biri. Isı pompaları, elektrik tabanlı ısıtma-soğutma sistemleri ve akıllı bina &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri, doğalgaz bağımlılığını azaltma kapasitesi taşıyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, aynı zamanda T&uuml;rkiye&rsquo;nin enerji ithalatını azaltma hedefi a&ccedil;ısından da kritik bir kaldıra&ccedil; olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Şebeke, yenilenebilir ve kırılgan denge</h2>

<p>Elektrifikasyonun bir diğer kritik boyutu ise şebeke tarafında ortaya &ccedil;ıkıyor. T&uuml;rkiye&rsquo;de g&uuml;neş ve r&uuml;zgarın toplam elektrik &uuml;retimindeki payı y&uuml;zde 22 seviyesini aşarken, hidroelektrikteki dalgalanmalar nedeniyle doğalgaz ithalatına olan bağımlılık h&acirc;l&acirc; kırılganlığını koruyor. Buna karşılık k&ouml;m&uuml;r, y&uuml;zde 34 ile elektrik &uuml;retiminde en b&uuml;y&uuml;k paya sahip ve bu &uuml;retimin &ouml;nemli b&ouml;l&uuml;m&uuml; ithalata dayanıyor. Yenilenebilir enerji tarafında b&uuml;y&uuml;me hızlansa da, sistemin bu değişken &uuml;retimi y&ouml;netebilmesi i&ccedil;in depolama ve dijital şebeke yatırımları kritik hale geliyor.</p>

<p>Elektrifikasyonun başarısı yalnızca &uuml;retim kapasitesini artırmakla sınırlı değil. Sanayiden ulaştırmaya, binalardan veri merkezlerine kadar bir&ccedil;ok alanda talebin aynı anda b&uuml;y&uuml;mesi, esnek ve akıllı bir enerji altyapısını zorunlu kılıyor. Uzmanlara g&ouml;re &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde enerji depolama sistemleri, talep tarafı y&ouml;netimi, hızlı bağlantı yatırımları ve dağıtık &uuml;retim modelleri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n belirleyici başlıkları olacak. Aksi halde yenilenebilir kapasitedeki artış, şebeke darboğazları nedeniyle beklenen verimi yaratmakta zorlanabilir.</p>

<h2>Yeni ekonomik &ccedil;er&ccedil;eve şekilleniyor</h2>

<p>Reg&uuml;lasyon tarafında T&uuml;rkiye, k&uuml;resel iklim politikalarıyla uyumlu yeni bir d&ouml;neme giriyor. Paris Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda atılan adımlar, &uuml;retimden t&uuml;ketime t&uuml;m değer zincirini yeniden şekillendirirken; hazırlıkları s&uuml;ren Emisyon Ticaret Sistemi, karbon maliyetini doğrudan ekonomik denklemin par&ccedil;ası haline getiriyor. Bu &ccedil;er&ccedil;eve, elektri fikasyonu yalnızca &ccedil;evresel bir hedef olmaktan &ccedil;ıkarıp rekabet&ccedil;iliğin temel belirleyicilerinden biri haline getiriyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n etkileri enerji &uuml;retim tarafında da g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale gelmiş durumda. Son &uuml;&ccedil; yılda g&uuml;neş enerjisindeki hızlı b&uuml;y&uuml;me ve 2025&rsquo;te r&uuml;zgarda kaydedilen rekor kurulumlarla birlikte yenilenebilir kaynakların elektrik &uuml;retimindeki payı artış g&ouml;steriyor.</p>

<p>Buna rağmen sistemin d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m kapasitesi, yalnızca &uuml;retim artışıyla değil, bu &uuml;retimin nasıl y&ouml;netileceğiyle birlikte değerlendiriliyor. &Ouml;te yandan Sabancı &Uuml;niversitesi İstanbul Politikalar Merkezi&rsquo;nin &ccedil;alışmaları, elektrifikasyon ve teknolojik d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;nin emisyon patikasında belirleyici olacağını ortaya koyuyor. Buna g&ouml;re mevcut d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hızının korunması halinde sera gazı emisyonlarının 2035&rsquo;e kadar y&uuml;zde 35, 2053&rsquo;e kadar ise y&uuml;zde 61 oranında azaltılması m&uuml;mk&uuml;n g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>

<h2>G&ouml;r&uuml;nmeyen d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n omurgası</h2>

<p>T&uuml;m bu tablo, elektrifikasyonun yalnızca bir teknoloji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; değil, aynı zamanda ekonomik ve yapısal bir yeniden yapılanma olduğunu g&ouml;steriyor. Sanayi, ulaştırma ve binalarda elektrikleşme derinleştik&ccedil;e, enerji sisteminin merkezinde &uuml;retimden &ccedil;ok y&ouml;netim ve esneklik belirleyici hale geliyor. T&uuml;rkiye i&ccedil;in bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, yalnızca karbon emisyonlarını azaltma değil; aynı zamanda enerji g&uuml;venliği, ithalat bağımlılığı ve rekabet&ccedil;ilik a&ccedil;ısından da belirleyici bir eşik anlamına geliyor. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 10 yıl, elektrifikasyonun hızını değil, derinliğini belirleyecek d&ouml;nem olacak.</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/80408596-7a69-42da-b318-3f2c5d70f1db.png" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/elektrifikasyonun-yeni-esigi-2026-05-06-14-17-28.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/sanata-yelken-acmak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/sanata-yelken-acmak</link>
      <category>Life</category>
      <title>Sanata yelken açmak</title>
      <description>Nisan ayında “8. Uluslararası İstanbul Çocuk ve Gençlik Sanat Bienali”nin ana destekçisi olan DenizBank, mayıs ayına resimde hocaların hocası Devrim Erbil’in ve son yılların en üretken ressamlarından Akın Ekici’nin sergisiyle girdi. “Ters Yüz İmgeler-Sanata İyi Bakın!”da Devrim Erbil ve Akın Ekici’nin daha önce hiçbir yerde sergilenmemiş eserleri de yer alıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 13:57:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-05T13:57:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her ay farklı sanat projelerini takip etmeye alıştığımız DenizBank, nisan ayı boyunca Palet K&uuml;lt&uuml;r Sanat ve Eğitim Derneği tarafından d&uuml;zenlenen &ldquo;8. Uluslararası İstanbul &Ccedil;ocuk ve Gen&ccedil;lik Sanat Bienali&rdquo;nin ana destek&ccedil;isi olarak karşımıza &ccedil;ıktı. Her fırsatta sanatla &ccedil;ocuk yaşta tanışmanın &ouml;neminden bahseden ve &ccedil;ocuk konservatuvarları kurulması fikrini ortaya atan ressam ve devlet sanat&ccedil;ısı Prof. Dr. Devrim Erbil&#39;in k&uuml;rat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &uuml;stlendiği &ldquo;Sanatını Mutlulukla Buluştur&rdquo; temasındaki bienal, ger&ccedil;ekten de mutluluğu ana sahne M&uuml;ze Gazhane&#39;nin yanı sıra Kadık&ouml;y&#39;den &Uuml;sk&uuml;dar&#39;a, meydanlardan şehir hatları vapurlarına kadar taşıdı.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/281dd1df-a99a-4b0f-bf5d-c7785084fadd.jpeg" /></p>

<p>DenizBank&rsquo;ın hocaların hocası Devrim Erbil&rsquo;i mayıs ayında da bırakmadığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Banka bu sefer kendi evinde Galeri Deniz&rsquo;de, &uuml;stadın Ayasofya, Galata Kulesi, Haydarpaşa Garı gibi İstanbul&rsquo;a tutkuyla tepeden baktığı resimlerini ve daha &ouml;nce hi&ccedil;bir yerde sergilenmemiş eserlerini &ldquo;Ters Y&uuml;z İmgeler-Sanata İyi Bakın!&rdquo; se&ccedil;kisi altında topluyor.</p>

<p>Ge&ccedil;tiğimiz yıl DenizBank Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı ve Hukuk Başm&uuml;şaviri sorumluluğunu &uuml;stlenen ressam Akın Ekici ise aynı sergi kapsamında eserleriyle Galeri Deniz&rsquo;in salonunda hocasıyla buluşuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/57684f3c-1c6c-4e65-a7ec-37418d4b77a2.jpeg" /></p>

<p>Koleksiyonerlerin yakından takip ettiği son yılların en &uuml;retken ressamlarından Akın Ekici&rsquo;nin tuvalle yetinmeyip, batikten mozaiğe ve hatta heykele uzanan se&ccedil;kisini Devrim Erbil&rsquo;in de katıldığı serginin a&ccedil;ılışında g&ouml;rme şansı bulduk. Hocası Devrim Erbil&rsquo;in sanat yolculuğunda bakış a&ccedil;ısını&nbsp;şekillendirdiğini, &ouml;zellikle soyutlama alanında d&uuml;ş&uuml;nme ve &uuml;retme bi&ccedil;imini derinleştirdiğini s&ouml;yleyen Ekici&rsquo;nin T&uuml;rk bayraklarını dalgalandırdığı farklı boyut ve tondaki iki tablosu ise a&ccedil;ılışta salonun favori &ccedil;ekim alanlarıydı. Bense g&uuml;llerin sadece kokusuna değil, g&uuml;&ccedil; ve zarafeti birlikte yansıtmalarına da hayran olduğumdan sanat&ccedil;ının &ldquo;G&uuml;llerin İ&ccedil;inden&rdquo; tablosunu ayrı bir i&ccedil;ime &ccedil;ektim. &nbsp;</p>

<p>Devrim Erbil&rsquo;in kendisine has &ccedil;izimini seramiğe yansıttığı, Aylin ve Sebahattin G&uuml;ndoğdu ile birlikte oluşturduğu &ldquo;Galata Bakış&rdquo;ta ise kanımca sadece benim g&ouml;z&uuml;m kalmamıştır.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/66b012e3-36ca-4a8e-9624-73448cb29ee2.jpeg" /></p>

<p>17 Mayıs 2026 tarihine kadar DenizBank&rsquo;ın k&uuml;lt&uuml;r sanat mek&acirc;nı Galeri Deniz&rsquo;de ziyaret edilebilecek serginin k&uuml;rat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ise reklamcı, kreatif direkt&ouml;r, akademisyen-yazar Prof. Dr. Uğur Batı &uuml;stleniyor. Ger&ccedil;ek ve imge kavramlarını zıtlıklar ve d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mler &uuml;zerinden ele alan bu &ouml;zel se&ccedil;ki tahminim o ki yine sanatseverleri mutlu edecek.</p>

<p>DenizBank, mayıs ayının ortasından sonra ise İzmir&rsquo;e yelken a&ccedil;acak ve Ovoo Art by K&ouml;rpi tarafından d&uuml;zenlenen 3. IAAF İzmir Sanat Fuarı&rsquo;nda sanatı ve gen&ccedil; sanat&ccedil;ıları destekleyecek. Genel M&uuml;d&uuml;r Recep Baştuğ&rsquo;dan işittiğimiz &uuml;zere de sanatı uygarlığın ve ilerlemenin kriteri olarak g&ouml;rd&uuml;klerinden, daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamayı&nbsp;s&uuml;rd&uuml;recekler.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sanata-yelken-acmak-2026-05-05-17-05-16.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/gunes-enerjisi-kuresel-talep-artisini-sirtladi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/gunes-enerjisi-kuresel-talep-artisini-sirtladi</link>
      <category>Sürdürülebilirlik</category>
      <title>Güneş enerjisi küresel talep artışını sırtladı</title>
      <description>Küresel Güneş Enerjisi Konseyi CEO’su Sonia Dunlop, geçen yıl dünya genelinde elektrik talebindeki net artışın büyük bölümünün güneş enerjisiyle karşılandığını açıkladı. Buna göre, talep artışının yaklaşık yüzde 75’i tek başına güneş kaynaklı üretimden geldi.</description>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 12:45:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-05T12:45:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="50" data-section-id="1k6r1s1" data-start="0">Dunlop, son on yılda g&uuml;neş enerjisi yatırımlarının belirgin şekilde hızlandığını vurguladı. Kurulumlardaki b&uuml;y&uuml;meyi &ldquo;olağan&uuml;st&uuml;&rdquo; olarak tanımlayan Dunlop, sekt&ouml;r&uuml;n ge&ccedil;en yıl bir kez daha rekor kırdığını ifade etti.</p>

<h2 data-end="604" data-section-id="6csnjb" data-start="562">G&uuml;neş, gazın yerini alabilecek &ouml;l&ccedil;ekte</h2>

<p data-end="818" data-start="606">G&uuml;neş enerjisinin ulaştığı &ouml;l&ccedil;eği somut bir &ouml;rnekle anlatan Dunlop, 2025&rsquo;teki &uuml;retimin, H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&rsquo;ndan taşınan t&uuml;m LNG&rsquo;ye eşdeğer gazla &ccedil;alışan elektrik &uuml;retimini ikame edebilecek seviyeye geldiğini belirtti.</p>

<h2 data-end="857" data-section-id="yyd79l" data-start="820">Maliyet devrimi ve batarya etkisi</h2>

<p data-end="1134" data-start="859">Bu hızlı b&uuml;y&uuml;menin arkasında iki temel fakt&ouml;r&uuml;n &ouml;ne &ccedil;ıktığını s&ouml;yleyen Dunlop, g&uuml;neş fotovoltaik maliyetlerinin 2010&rsquo;dan bu yana yaklaşık y&uuml;zde 90 gerilediğine dikkat &ccedil;ekti. Bu d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;n, g&uuml;neşi pek &ccedil;ok &uuml;lkede en ucuz yeni elektrik &uuml;retim kaynağı haline getirdiğini ifade etti.</p>

<p data-end="1356" data-start="1136">Ayrıca batarya depolama teknolojilerindeki ilerlemenin de kritik rol oynadığını belirten Dunlop, k&uuml;resel depolama kapasitesinin 2025&rsquo;te y&uuml;zde 40 artarak enerji teknolojileri i&ccedil;inde en hızlı b&uuml;y&uuml;yen alan olduğunu s&ouml;yledi.</p>

<h2 data-end="1395" data-section-id="madtvl" data-start="1358">Dağıtık &uuml;retimle tabana yayılıyor</h2>

<p data-end="1638" data-start="1397">&Ccedil;atı tipi ve dağıtık g&uuml;neş sistemlerinin yaygınlaşması, enerji &uuml;retimini daha geniş bir kullanıcı kitlesine a&ccedil;tı. Dunlop&rsquo;a g&ouml;re bu gelişme, farklı ekonomik ve piyasa koşullarına sahip &uuml;lkelerde g&uuml;neş enerjisinin hızlı b&uuml;y&uuml;mesini destekliyor.</p>

<h2 data-end="1677" data-section-id="1j8by1v" data-start="1640">Enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;n ana itici g&uuml;c&uuml;</h2>

<p data-end="1886" data-start="1679">G&uuml;neş enerjisinin enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde merkezi bir rol &uuml;stlendiğini belirten Dunlop, bu kaynak sayesinde fosil yakıtlardan kaynaklanan maliyet baskılarının azaldığını ve ciddi tasarruf sağlandığını ifade etti.</p>

<h2 data-end="1930" data-section-id="199wxfw" data-start="1888">Yenilenebilirler k&ouml;m&uuml;r&uuml; geride bıraktı</h2>

<p data-end="2255" data-start="1932">K&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte &ouml;nemli bir eşiğin aşıldığını s&ouml;yleyen Dunlop, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik &uuml;retiminde ilk kez k&ouml;m&uuml;r&uuml; ge&ccedil;tiğini vurguladı. K&ouml;m&uuml;r&uuml;n payının tarihsel olarak ilk kez &uuml;&ccedil;te birin altına gerilediğini belirten Dunlop, bu değişimin artık bir hedef değil, ger&ccedil;ekleşmiş bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m olduğuna işaret etti.</p>

<p data-end="2454" data-start="2257">G&uuml;neş enerjisinin tek başına y&uuml;zde 30 b&uuml;y&uuml;yerek yeni elektrik &uuml;retiminin b&uuml;y&uuml;k kısmını oluşturduğunu dile getiren Dunlop, fosil yakıtların elektrik sekt&ouml;r&uuml;ndeki hakimiyetinin zayıfladığını s&ouml;yledi.</p>

<h2 data-end="2491" data-section-id="fssn8o" data-start="2456">Şebeke altyapısı en b&uuml;y&uuml;k engel</h2>

<p data-end="2722" data-start="2493">&Ouml;te yandan, b&uuml;y&uuml;menin &ouml;n&uuml;ndeki temel sorunlara da dikkat &ccedil;eken Dunlop, en kritik darboğazın şebeke altyapısı olduğunu belirtti. Bir&ccedil;ok yenilenebilir enerji projesinin bağlantı kısıtları nedeniyle devreye alınamadığını ifade etti.</p>

<h2 data-end="2768" data-section-id="1o1ni4v" data-start="2724">Finansman ve izin s&uuml;re&ccedil;leri yavaşlatıyor</h2>

<p data-end="3038" data-start="2770">Şebeke sorunlarının yanı sıra izin s&uuml;re&ccedil;lerinin yavaş ilerlemesi ve &ouml;zellikle gelişmekte olan &uuml;lkelerde y&uuml;ksek finansman maliyetlerinin yatırım hızını sınırladığını s&ouml;yleyen Dunlop, bu engellerin aşılmasının k&uuml;resel enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; a&ccedil;ısından hayati olduğunu vurguladı.</p>

<h2 data-end="3094" data-section-id="1b9sz4h" data-start="3040">&ldquo;Y&ouml;n belli, &ouml;nemli olan kimsenin geride kalmaması&rdquo;</h2>

<p data-end="3427" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="3096">Dunlop, teknolojinin hazır, yatırım iştahının g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğunu ancak altyapı ve d&uuml;zenleyici &ccedil;er&ccedil;evenin aynı hızda ilerlemediğini belirterek, bundan sonraki s&uuml;recin kapsayıcı olması gerektiğini ifade etti. Enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde ivmenin a&ccedil;ık olduğunu s&ouml;yleyen Dunlop, hi&ccedil;bir &uuml;lkenin bu s&uuml;recin dışında kalmaması gerektiğinin altını &ccedil;izdi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/gunes-enerjisi-kuresel-talep-artisini-sirtladi-2026-05-05-15-48-26.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/milli-tenisci-zeynep-sonmez-den-kariyer-rekoru</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/milli-tenisci-zeynep-sonmez-den-kariyer-rekoru</link>
      <category>30 Altı 30 </category>
      <title>Milli tenisçi Zeynep Sönmez'den kariyer rekoru</title>
      <description>Forbes Türkiye 30 Altı 30 listesinde yer alan Milli tenisçi Zeynep Sönmez, Kadınlar Tenis Birliği dünya sıralamasında 65'inci basamağa yükselerek kariyerinin en iyi derecesine ulaştı.</description>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:36:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-04T09:36:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar Tenis Birliği (WTA) tarafından haftalık olarak g&uuml;ncellenen d&uuml;nya sıralaması a&ccedil;ıklandı. Milli tenis&ccedil;i <strong>Zeynep S&ouml;nmez</strong>, klasmanda iki basamak birden atladı. <strong>Forbes T&uuml;rkiye</strong>&#39;nin <strong>30 Altı 30</strong> listesinde de yer alan başarılı sporcu 65&#39;inci sıraya yerleşerek kariyer rekoru kırdı.</p>

<p>24 yaşındaki sporcu, son olarak WTA 1000 d&uuml;zeyindeki Madrid A&ccedil;ık turnuvasına katıldı. S&ouml;nmez bu &ouml;nemli organizasyonda &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; tura kadar &ccedil;ıkma başarısı g&ouml;sterdi. Elde ettiği bu başarılı performans, sıralamadaki y&uuml;kselişinde b&uuml;y&uuml;k rol oynadı.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-turkiye-30-alti-30-listesi-aciklandi">Forbes T&uuml;rkiye 30 Altı 30 listesi a&ccedil;ıklandı</a></p>

<p>T&uuml;rk tenisinde kadınlar kategorisindeki en iyi derece rekoru &Ccedil;ağla B&uuml;y&uuml;kak&ccedil;ay&#39;da bulunuyor. B&uuml;y&uuml;kak&ccedil;ay, 2016 yılının eyl&uuml;l ayında d&uuml;nya 60&#39;ıncısı olmuştu. S&ouml;nmez&#39;in bu son &ccedil;ıkışı, &uuml;lke tenisinde son yılların en dikkat &ccedil;ekici gelişmesi olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.</p>

<h2>Toprak kort sezonu hedefleri</h2>

<p>Bu yıl Avustralya A&ccedil;ık başta olmak &uuml;zere &ouml;nemli turnuvalarda başarılı sonu&ccedil;lar alan milli raket, ge&ccedil;en ay sıralamada 12 basamak birden y&uuml;kseldi. S&ouml;nmez, yarın ana tabloda m&uuml;cadele edeceği WTA 1000 d&uuml;zeyindeki Roma A&ccedil;ık &ouml;ncesinde a&ccedil;ıklamalarda bulundu.</p>

<p>Toprak kort sezonunun ge&ccedil;en yıla g&ouml;re daha iyi ge&ccedil;tiğini belirten S&ouml;nmez, &quot;Toprak sezonu ge&ccedil;en seneye g&ouml;re daha g&uuml;zel ge&ccedil;iyor. Benim i&ccedil;in daha verimli oldu. Daha fazla ma&ccedil; oynadım.&quot; dedi.</p>

<p>Ge&ccedil;en seneye kıyasla toprağa hazırlanmak i&ccedil;in daha fazla şans bulduğunu anlatan gen&ccedil; raket, &quot;Bence biraz daha tecr&uuml;beliyim. O y&uuml;zden şu an her şey yolunda. G&uuml;zel ge&ccedil;iyor. Umarım Roma da g&uuml;zel ge&ccedil;ecek.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Toprak kortun v&uuml;cudu yıpratan bir zemin olduğuna dikkat &ccedil;eken S&ouml;nmez, &quot;O y&uuml;zden sağlıklı kalabilmek istiyorum. İlk hedefim bu. Diğer hedefim de m&uuml;mk&uuml;n olduğunca Roland Garros&#39;a gelene kadar da bol ma&ccedil; yapmak. Ne kadar &ccedil;ok ma&ccedil; yaparsam toprakta o kadar iyi.&quot; diye konuştu.</p>

<h2>Turnuvalardaki tecr&uuml;be ve yeni hedefler</h2>

<p>S&ouml;nmez, ge&ccedil;en sene Roland Garros&#39;ta ilk turda, Roma&#39;da ise elemelerin ilk turunda yenildiğini hatırlattı. Milli tenis&ccedil;i, &quot;Bu sene ana tablo oynuyorum. Umuyorum yani kortta keyif aldığım, eğlendiğim, biraz daha &uuml;st&uuml;ne koyabildiğim, &ouml;nceki ma&ccedil;larımdan tecr&uuml;be &ccedil;ıkarıp daha iyi oynayabildiğim bir turnuva serisi ge&ccedil;irmek istiyorum.&quot; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Roma A&ccedil;ık&#39;ta ilk 10 ve ilk 20&#39;deki oyuncularla aynı ortamda bulunmanın iyi bir tecr&uuml;be olduğunu aktaran S&ouml;nmez, &quot;Artık her turnuvada onlarla beraberim. Eskisi kadar bu bana garip gelmiyor. Bu seviyedeki oyuncularla aynı ortamı paylaşmak g&uuml;zel bir tecr&uuml;be oluyor.&quot; yorumunu yaptı.</p>

<p>Toprak sezonundan sonra başlayacak &ccedil;im sezonu hakkında da konuşan S&ouml;nmez, Wimbledon&#39;ın en sevdiği grand slam olduğunu vurguladı. Başarılı raket, &quot;&Ccedil;imde oynamayı seviyorum. Wimbledon&#39;un o b&uuml;y&uuml;l&uuml; havasını &ccedil;ok seviyorum. O y&uuml;zden toprak sezonunun sonrası i&ccedil;in de heyecanlıyım.&quot; dedi.</p>

<h2>Ekip desteği ve sıralama takibi</h2>

<p>S&ouml;nmez, toprak sezonunu g&uuml;zel ve sağlıklı ge&ccedil;irmeyi ilk hedefi olarak belirlediğini s&ouml;zlerine ekledi. Yoğun turnuva programıyla nasıl başa &ccedil;ıktığı sorulan sporcu, başarısında takımının b&uuml;y&uuml;k payı olduğunu belirtti.</p>

<p>&Ccedil;ok g&uuml;zel bir takıma sahip olduğunu dile getiren S&ouml;nmez, &quot;Ailem, sevdiklerim, hepsi hayatımda olduğu i&ccedil;in &ccedil;ok şanslıyım. Şu an Avrupa&#39;da olduğumuz i&ccedil;in T&uuml;rkiye&#39;ye daha yakınım. K&uuml;lt&uuml;rel olarak da biraz daha benzediğimiz bir yerdeyim. Onların etkisi oluyor bence.&quot; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Takımındaki sinerjinin kendisine &ccedil;ok yardımcı olduğunu belirten milli sporcu, &quot;Benimle beraber b&uuml;t&uuml;n zorlukları da g&uuml;zellikleri de yaşıyorlar. Her zaman beni &ouml;ncelik olarak koyuyorlar. Bence bu s&uuml;re&ccedil;te takımım, ailem ve sevdiklerimin desteği bana en &ccedil;ok yardımcı olan şey.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>D&uuml;nya sıralamasında 65&#39;inci sıraya y&uuml;kselmesini de değerlendiren S&ouml;nmez, sıralamayı bizzat takip etmediğini s&ouml;yledi. Gen&ccedil; raket, &quot;Genelde takımımdan birisi bana s&ouml;yl&uuml;yor. Bu hafta sıralaman şu olmuş diye ya da sosyal medyadan g&ouml;r&uuml;yorum.&quot; diye konuştu.</p>

<p>Sıralamayı s&uuml;rekli takip etmenin yıpratıcı olduğunu anlatan S&ouml;nmez, &quot;Onu d&uuml;zenli bir şekilde takip etmek de bence biraz yıpratıcı, yorucu. O y&uuml;zden onu yapmamaya &ccedil;alışıyorum.&quot; yorumunu yaptı.</p>

<p>Sıralamada y&uuml;kselmenin kendisini yine de olumlu etkilediğini belirten başarılı tenis&ccedil;i, &quot;Tenis seviyemin gelişiyor olduğunu hissetmek kortta beni pozitif y&ouml;nde etkiliyor. Hem fiziksel olarak hem de mental olarak b&ouml;yle daha hazır hissediyorum kendimi bir sonraki seviyeye.&quot; dedi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/milli-tenisci-zeynep-sonmez-den-kariyer-rekoru-2026-05-04-12-45-31.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/sakiz-enginari-urla-nin-kuresel-markasi-ve-stratejik-hikayesi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/sakiz-enginari-urla-nin-kuresel-markasi-ve-stratejik-hikayesi</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Sakız enginarı: Urla’nın küresel markası ve stratejik hikâyesi</title>
      <description>Urla’nın sakız enginarını artık yalnızca bir mutfak lezzeti olarak görmek büyük bir eksiklik. Evet, o zarif, rafine ve karakter sahibi bir gastronomi ürünü. Ama aynı zamanda doğru kurgulandığında küresel bir marka, yerel kalkınmanın motoru ve Türkiye’nin yumuşak gücünü temsil eden stratejik bir değer.</description>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 10:56:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-05-02T10:56:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n d&uuml;nya enginar &uuml;retiminde Mısır, İtalya ve İspanya a&ccedil;ık ara &ouml;nde gidiyor. T&uuml;rkiye ise potansiyeline rağmen bu yarışta arzu edilen yerde değil. &Uuml;stelik mesele yalnızca &uuml;retim miktarı da değil. &Uuml;rettiğimizi de koruyamıyoruz. Hasat sonrası kayıplar ciddi boyutta. Soğuk zincir eksik, depolama yetersiz, lojistik kırılgan.</p>

<p>Artık tarım, yalnızca &uuml;retmek değil; y&ouml;netmek, korumak, işlemek ve markalamaktır.</p>

<h2>Enginarın ger&ccedil;ek hik&acirc;yesi: Ekosistem kurmadan değer yaratılmaz</h2>

<p>Enginar dalından koparıldığı anda zaman işlemeye başlar.<br />
Bir &uuml;r&uuml;n&uuml;n kaderi, tarladan sonra belirlenir.</p>

<p>Bu nedenle başarı şu zinciri kurabilmektir:</p>

<p>Yetiştirme &rarr; Hasat &rarr; Soğutma &rarr; Depolama &rarr; Lojistik &rarr; Marka &rarr; Deneyim &rarr; Satış</p>

<p>Bu zinciri eksiksiz kuramayan &uuml;lkeler &uuml;retse bile kazanamaz. Kurabilenler ise &uuml;r&uuml;nlerini premium segmente taşır, hik&acirc;yeye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;r.Urla&rsquo;nın en b&uuml;y&uuml;k avantajı burada ortaya &ccedil;ıkıyor:<br />
Enginar tek başına değil. Yanında zeytinyağı var. Şarap var. Antik Klazomenai&rsquo;den bug&uuml;ne uzanan bir tarih var. Ege&rsquo;nin ışığı, r&uuml;zg&acirc;rı, toprağı var.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a2991323-cd36-46f3-ab42-762483dae49f.jpeg" /></p>

<p>Bug&uuml;n Toskana nasıl bir yaşam tarzı markasıysa, Urla daha &ouml;zg&uuml;n, daha derin ve daha hik&acirc;yesi g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir marka olma potansiyeline sahip.</p>

<p>Ve artık bu hik&acirc;ye yazılıyor.</p>

<h2>Urla Enginar Festivali: Bir &uuml;r&uuml;nden bir medeniyet anlatısına</h2>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n en g&ouml;r&uuml;n&uuml;r sahnesi: Urla Enginar Festivali.</p>

<p>1&ndash;2 Mayıs 2026&rsquo;da ger&ccedil;ekleşen festival, sezona g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir a&ccedil;ılış yapıyor. Ama bu yalnızca bir festival değil. Bu, Urla&rsquo;nın d&uuml;nyaya a&ccedil;ılan vitrini.</p>

<p>&ldquo;Uluslararası Gastronomi Yolculuğu&rdquo; oturumu bu yılın en dikkat &ccedil;ekici buluşmalarından biri. Aynı sahnede farklı coğrafyaların mutfakları buluşuyor:</p>

<p>⁠Thanyarat Santichatsak<br />
⁠Mine &Ouml;zmen<br />
⁠Maria Ekmek&ccedil;ioğlu<br />
⁠Handan Kaygusuzer<br />
⁠Manolis Chiras<br />
⁠Moderat&ouml;r: Aynur Tattersall</p>

<p>Bu isimlerin her biri kendi mutfak hafızasını sahneye taşıyor.<br />
Enginar; Tayland mutfağında hafif, dengeli ve aromatik bir forma b&uuml;r&uuml;n&uuml;yor. Anadolu&rsquo;da k&ouml;klerine d&ouml;n&uuml;yor. Ege&rsquo;de zeytinyağıyla zarifleşiyor. Yunan adalarının dokunuşuyla denizle buluşuyor.</p>

<p>Sadece anlatılmıyor&mdash;uygulanıyor.<br />
Oturum sonrası yapılan canlı pişirimlerde enginarın &ccedil;ok katmanlı yapısı g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriliyor. Zeytinyağıyla kurduğu ilişki, şarapla yakaladığı denge, farklı tekniklerle ulaştığı evrensel dil&hellip;</p>

<p>Bu sahnede bir &uuml;r&uuml;n değil, bir k&uuml;lt&uuml;r konuşuyor.</p>

<h2>Yerel liderlik: S&uuml;rekliliğin sessiz g&uuml;c&uuml;</h2>

<p>Bu başarının arkasında g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir yerel irade var.</p>

<p>Belediye Başkanı Sel&ccedil;uk Balkan bu vizyonu şu s&ouml;zlerle &ouml;zetliyor:</p>

<p>&ldquo;Urla&rsquo;yı sadece bir festivalle değil, &uuml;retimden gastronomiye uzanan b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir değer zinciriyle d&uuml;nyaya a&ccedil;ıyoruz. Enginar bu hik&acirc;yenin merkezinde.&rdquo;</p>

<p>Yardımcısı Oya Atilla ise yaklaşımı daha da somutlaştırıyor:</p>

<p>&ldquo;Biz yalnızca etkinlik d&uuml;zenlemiyoruz; &uuml;reticiyi, şefi, turizmi ve markayı aynı &ccedil;atı altında buluşturan bir ekosistem kuruyoruz.&rdquo;</p>

<p>İzmir B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi&rsquo;nin desteğiyle de g&uuml;&ccedil;lenen bu yapı, T&uuml;rkiye&rsquo;de nadir g&ouml;r&uuml;len bir s&uuml;reklilik &ouml;rneği sunuyor. 12 yıldır kesintisiz d&uuml;zenleniyor.</p>

<h2>Bu hik&acirc;yenin ger&ccedil;ek sahipleri</h2>

<p>Ama bu hik&acirc;ye sadece sahnedeki isimlerden ibaret değil.</p>

<p>Sabahın ilk ışığında tarlaya giren &uuml;retici,<br />
&uuml;r&uuml;n&uuml; &ouml;zenle işleyen &ccedil;ift&ccedil;i,<br />
onu men&uuml;s&uuml;ne taşıyan restoranlar,<br />
yaratıcılıkla d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren şefler,<br />
ve bu hik&acirc;yeyi d&uuml;nyaya anlatan herkes&hellip;</p>

<p>Ger&ccedil;ek değer burada &uuml;retiliyor.</p>

<p>Bir &uuml;r&uuml;n ancak bu kadar geniş bir ekosistemle marka olur.</p>

<h2>Urla i&ccedil;in stratejik yol haritası&nbsp;</h2>

<ul>
	<li>⁠Urla Enginar Akademisi kurulmalı</li>
</ul>

<p>Bu akademi yalnızca bir eğitim kurumu değil, bir &ldquo;m&uuml;kemmeliyet merkezi&rdquo; olmalı.<br />
Tarım tekniklerinden gastronomi inovasyonuna, marka y&ouml;netiminden ihracata kadar t&uuml;m s&uuml;re&ccedil;ler burada &ouml;ğretilmeli.<br />
Uluslararası şefler ve akademisyenlerle iş birlikleri kurulmalı.</p>

<ul>
	<li>⁠Entegre Tarım, Depolama ve Soğuk Zincir &Uuml;ss&uuml; kurulmalı</li>
</ul>

<p>Hasat sonrası kayıplar minimize edilmeden rekabet m&uuml;mk&uuml;n değil.<br />
Modern soğutma, akıllı paketleme ve hızlı dağıtım altyapısı şart.<br />
Urla, Ege&rsquo;nin tarım lojistik merkezi olabilir.</p>

<ul>
	<li>⁠&ldquo;Urla&rdquo; markası tek &ccedil;atı altında y&ouml;netilmeli</li>
</ul>

<p>Enginar, şarap, zeytinyağı ve gastronomi tek bir marka stratejisiyle d&uuml;nyaya sunulmalı.<br />
Coğrafi işaret, kalite standardı ve premium konumlandırma birlikte ilerlemeli.</p>

<ul>
	<li>⁠Gastronomi diplomasisi kurumsallaştırılmalı</li>
</ul>

<p>Michelin yıldızlı şeflerle iş birlikleri, b&uuml;y&uuml;kel&ccedil;ilik etkinlikleri, uluslararası festivallerle entegrasyon sağlanmalı.<br />
Urla mutfağı d&uuml;nya sahnesine taşınmalı.</p>

<ul>
	<li>⁠Deneyim odaklı turizm geliştirilmeli</li>
</ul>

<p>Hasat deneyimleri, şef at&ouml;lyeleri, bağ rotaları, zeytinyağı tadımları entegre edilmeli.<br />
Urla bir &ldquo;gastronomi destinasyonu&rdquo; olarak konumlanmalı.</p>

<ul>
	<li>⁠Dijital marka ve ihracat stratejisi kurulmalı</li>
</ul>

<p>E-ticaret, dijital hik&acirc;ye anlatımı ve k&uuml;resel pazarlama stratejileri devreye alınmalı.<br />
Urla markası global t&uuml;keticiyle doğrudan buluşmalı.</p>

<h2>Urla&rsquo;nın elindeki sessiz g&uuml;&ccedil;</h2>

<p>Mesele artık &ccedil;ok net:<br />
Enginarı sadece yetiştirmek yetmez.<br />
Onu korumak, geliştirmek, anlatmak ve d&uuml;nyaya sunmak gerekiyor.</p>

<p>Urla bunu başardığında:<br />
Sakız enginarı bir sebze olmaktan &ccedil;ıkar.<br />
Stratejik bir marka olur.<br />
Bir destinasyon olur.<br />
Bir kalkınma modeli olur.</p>

<p>Ve T&uuml;rkiye&rsquo;nin d&uuml;nyaya sunduğu en rafine, en zarif ve en g&uuml;&ccedil;l&uuml; hik&acirc;yelerden biri haline gelir. Diğer marka hikayelerini de beslemeye devam eder.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sakiz-enginari-urla-nin-kuresel-markasi-ve-stratejik-hikayesi-2026-05-02-14-04-39.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/fintek/dijital-bankacilik-devi-revolut-ilk-fiziksel-magazasini-barselona-da-aciyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/fintek/dijital-bankacilik-devi-revolut-ilk-fiziksel-magazasini-barselona-da-aciyor</link>
      <category>FİNTEK</category>
      <title>Dijital bankacılık devi Revolut ilk fiziksel mağazasını Barselona'da açıyor</title>
      <description>İngiltere merkezli finansal teknoloji şirketi Revolut, dijital öncelikli modelini dönüştürerek müşterileriyle doğrudan etkileşim kurmak amacıyla Barselona'da ilk kalıcı fiziksel mağazasını hizmete sunmaya hazırlanıyor. Türkiye'ye girme adımları atan Revolut geçtiğimiz günlerde mobil uygulamasını Türkiye'de erişime açmıştı.</description>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 06:53:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-28T06:53:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>K&uuml;resel finansal teknoloji (fintek) şirketi Revolut, dijital uygulamaların &ouml;tesine ge&ccedil;erek m&uuml;şterileriyle g&uuml;ven inşa etmeyi hedefliyor. Şirket, ilk kalıcı fiziksel mağazasını Barselona&#39;da a&ccedil;mayı planladığını Euronews&#39;e &ouml;zel olarak doğruladı. Londra merkezli şirket, mağazanın t&uuml;keticilerle doğrudan etkileşim kurmayı ama&ccedil;ladığını bildirdi. Ayrıca bu hamleyle finansal teknolojinin halk i&ccedil;in daha erişilebilir hale getirilmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<p>Bir şirket s&ouml;zc&uuml;s&uuml; Euronews Business&#39;a yaptığı değerlendirmede, yerel yoğunluk, k&uuml;resel uygunluk, turizm ve inovasyonu birleştirdiği i&ccedil;in fiziksel mağazalarını test edecekleri yer olarak Barselona&#39;yı se&ccedil;tiklerini ifade etti.</p>

<h2>Geleneksel bir banka şubesi olmayacak</h2>

<p>Revolut, mağazanın tam yerini veya tesiste sunmayı planladığı kesin hizmetleri hen&uuml;z a&ccedil;ıklamadı. Ancak şirket, mekanın hi&ccedil;bir şekilde geleneksel bir banka şubesi olmayacağını, bunun yerine y&uuml;ksek g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğe sahip ve s&uuml;r&uuml;kleyici bir alan olacağını bildirdi.</p>

<p>Şirket y&ouml;netimi, fiziksel bir varlığın m&uuml;şterilerle g&uuml;ven oluşturmaya yardımcı olabileceğini ekledi. Projenin hen&uuml;z erken aşamalarında olduğu ve a&ccedil;ılış takviminin inşaatın ilerlemesine bağlı olacağı kaydedildi. Yetkililer projeyi yakında tamamlamak istediklerini ancak mağazanın bu yıl a&ccedil;ılıp a&ccedil;ılmayacağını teyit edemediklerini dile getirdi.</p>

<h2>K&acirc;rlılıkta rekor seviyeler g&ouml;r&uuml;ld&uuml;</h2>

<p>Nikolay Storonsky ve Vlad Yatsenko tarafından 2015 yılında dijital bir uygulama olarak kurulan Revolut, bug&uuml;n &ccedil;oklu para birimi hesapları ve anında para transferleri sunuyor. Krediler gibi bankacılık hizmetlerine de genişleyen şirket, kısa s&uuml;re &ouml;nce 2025 yılı i&ccedil;in rekor finansal sonu&ccedil;lar bildirdi. Artan m&uuml;şteri &uuml;cretleri ve kredi &uuml;r&uuml;nlerindeki g&uuml;&ccedil;l&uuml; b&uuml;y&uuml;menin etkisiyle gelirler y&uuml;zde 46, vergi &ouml;ncesi k&acirc;r ise y&uuml;zde 57 oranında y&uuml;kseldi. Şirketin kredi portf&ouml;y&uuml; de yıl boyunca y&uuml;zde 120 artış g&ouml;sterdi.</p>

<p>Kurucu ortak ve CEO Nik Storonsky son kazan&ccedil; raporuna ilişkin yaptığı değerlendirmede, 2025&#39;in bir başka d&ouml;n&uuml;m noktası yılı olduğunu s&ouml;yledi. Storonsky, b&uuml;y&uuml;menin bir sonraki aşaması i&ccedil;in temel sağlayan, uygun &ouml;l&ccedil;ekte k&acirc;rlı, &ccedil;eşitlendirilmiş ve dayanıklı bir işletme inşa ettiklerini kaydetti.</p>

<h2>K&uuml;resel genişleme ve T&uuml;rkiye adımı</h2>

<p>Firma, k&uuml;resel stratejisinin bir par&ccedil;ası olarak birden fazla &uuml;lkede bankacılık lisansı peşinde koşuyor. Bu yıl İngiltere bankacılık stat&uuml;s&uuml;n&uuml; g&uuml;vence altına alan şirket, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri&#39;nde de onay almayı hedefliyor. K&uuml;resel b&uuml;y&uuml;me vizyonu doğrultusunda yeni pazarları test eden şirket, ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde T&uuml;rkiye i&ccedil;in de dikkat &ccedil;ekici bir adım attı.&nbsp;</p>

<p>Revolut, T&uuml;rkiye pazarına giriş s&uuml;recinin ilk aşaması olarak mobil uygulamasını erişime a&ccedil;tı. Uygulama T&uuml;rkiye&#39;de şimdilik aktif olarak kullanılmasa da kullanıcıların bir bekleme listesine girmesine olanak tanınıyor.</p>

<p>D&uuml;nya &ccedil;apında yaklaşık 70 milyon m&uuml;şteriye hizmet veren Revolut, Avrupa genelinde halihazırda g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir varlık kurdu. Şirket verilerine g&ouml;re Fransa, İspanya ve Polonya en g&uuml;&ccedil;l&uuml; pazarlar arasında yer alıyor. Bu &uuml;lkelerde yetişkinlerin y&uuml;zde 30&#39;undan fazlasının son &uuml;&ccedil; yıl i&ccedil;inde hesap a&ccedil;tığı ifade ediliyor. Revolut&#39;un 2026 g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;nde, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki beş yıl i&ccedil;inde 10 milyar sterlin (11,6 milyar euro) değerindeki yatırım planına bağlı kalındığı vurgulandı. Şirket 2027 yılının ortalarına kadar 100 milyon m&uuml;şteriye ulaşmayı bekliyor.</p>

<h2>Halka arz planları yakından izleniyor</h2>

<p>Yatırımcılar Revolut&#39;un ilk halka arz planlarını yakından takip ediyor. Financial Times ge&ccedil;en hafta, Revolut&#39;un borsa listelemesinde 200 milyar dolara (170 milyar euro) kadar bir değerleme hedeflediğini yazdı. Bu muhtemel halka arzın 2028&#39;den &ouml;nce planlanmadığı aktarıldı.</p>

<p>Şirket ayrıca Barselona&#39;daki yeni bir ofis de dahil olmak &uuml;zere İspanya&#39;daki varlığını genişletme planlarını duyurdu. B&ouml;lgede 2028 yılına kadar 300 kişiyi işe alarak toplam personel sayısını 1.000 civarına &ccedil;ıkarmayı hedefliyor. Yıl sonuna kadar Madrid&#39;de de yeni bir ofis a&ccedil;ılması ve 2028&#39;e kadar 500 kişinin daha istihdam edilmesi planlanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dijital-bankacilik-devi-revolut-ilk-fiziksel-magazasini-barselona-da-aciyor-2026-04-28-10-02-52.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/goldman-sachs-dan-yeni-petrol-uyarisi-savas-uzarsa-brent-petrol-120-dolari-gorebilir</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/goldman-sachs-dan-yeni-petrol-uyarisi-savas-uzarsa-brent-petrol-120-dolari-gorebilir</link>
      <category>Küresel Ekonomi</category>
      <title>Goldman Sachs'dan yeni petrol uyarısı: Savaş uzarsa Brent petrol 120 doları görebilir</title>
      <description>Goldman Sachs, ABD ve İran arasındaki çatışmaların uzaması ve Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamaların sürmesi halinde petrol fiyatlarının yıl sonuna doğru 120 dolara yaklaşabileceği uyarısında bulundu.</description>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:46:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-27T13:46:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.forbes.com.tr/yapay-zeka/goldman-sachs-tan-dikkat-ceken-tespit-yapay-zeka-caginda-duygusal-zeka-basarinin-sirri">Goldman Sachs</a>, ABD ile İran arasındaki barış g&ouml;r&uuml;şmelerine dair umutların azalmasıyla petrol fiyatlarına ilişkin &ccedil;arpıcı bir uyarı yaptı. Banka, H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;ndaki sevkiyatların askıda kalmasının ham petrol fiyatlarını bu ayki ateşkesin başından beri en y&uuml;ksek seviyeye taşıdığını bildirdi. Savaşın uzaması durumunda fiyatların yaklaşık 120 dolardan işlem g&ouml;rebileceği uyarısı yapıldı.</p>

<p>Bankanın emtia analistleri pazartesi g&uuml;n&uuml; tahminlerini g&uuml;ncelledi. Orta Doğu&#39;dan yapılan petrol ihracatının haziran ayı sonuna kadar normale d&ouml;nmesi temel senaryo olarak kabul edildi. Bu senaryoya g&ouml;re yılın son &uuml;&ccedil; ayında Brent petrol&uuml;n ortalama fiyat tahmini 80 dolardan 90 dolara &ccedil;ıkarıldı.</p>

<p>Ancak analistler, ihracatın temmuz sonuna kadar normal seviyelere d&ouml;nmemesi ihtimalini de değerlendirdi. K&ouml;rfez &uuml;retim kapasitesinde g&uuml;nl&uuml;k 2,5 milyon varillik kalıcı bir d&uuml;ş&uuml;ş yaşanması durumunda, petrol&uuml;n d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; &ccedil;eyrekte ortalama 120 dolara yaklaşabileceği ifade edildi. ABD ham petrol&uuml; WTI i&ccedil;in d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; &ccedil;eyrek temel senaryo tahmini ise 75 dolardan 83 dolara y&uuml;kseltildi.</p>

<p>Brent petrol pazartesi g&uuml;n&uuml; 108,50 dolara kadar &ccedil;ıkarak ateşkes &ouml;ncesinden bu yana en y&uuml;ksek seviyesini g&ouml;rd&uuml;. Barış g&ouml;r&uuml;şmelerine dair umutların zayıflamasının ardından g&uuml;n i&ccedil;inde y&uuml;zde 1,3 artışla 106,66 dolardan işlem g&ouml;rd&uuml;. WTI ise y&uuml;zde 1 değer kazanarak 95,33 dolara ulaştı.</p>

<h2>Barış g&ouml;r&uuml;şmeleri iptal edildi</h2>

<p>ABD&#39;nin barış g&ouml;r&uuml;şmeleri i&ccedil;in İslamabad&#39;a bir heyet g&ouml;ndermesi planlanıyordu. Ancak Başkan Donald Trump, seyahat etmekle &ccedil;ok fazla zaman kaybedildiğini s&ouml;yleyerek cumartesi g&uuml;n&uuml; geziyi iptal etti. İran dışişleri bakanı da saatler &ouml;ncesinde Pakistan&#39;dan ayrıldı.</p>

<p>Savaşın ikinci ayında H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;ndaki deniz trafiği neredeyse durma noktasına geldi. İran ve ABD, tankerlerin ve diğer gemilerin su yolundaki serbest dolaşımını kısıtlıyor. Pazartesi sabahı boğazdan sadece bir sıvılaştırılmış gaz tankeri, Umman&#39;a giden iki kargo gemisi ve Hindistan&#39;a giden bir gemi ge&ccedil;ti.</p>

<p>Petrol fiyatları, g&ouml;r&uuml;şmelerin tıkanması ve Washington&#39;un deniz ablukasını uygulamaya başlamasıyla 17 Nisan&#39;dan bu yana y&uuml;zde 20&#39;den fazla arttı. Mart ayında Brent petrol birka&ccedil; kez 120 dolara yaklaşmış ancak her seferinde hızla geri &ccedil;ekilmişti.</p>

<p>Goldman analistleri, fiyatların mart sonundaki zirvenin altında kalmasının muhtemelen piyasanın H&uuml;rm&uuml;z&#39;&uuml;n yeniden a&ccedil;ılacağına dair beklentilerinden kaynaklandığını belirtti. Analistler, bu beklentilerin risk primini azalttığını ve stokların erimesine yol a&ccedil;tığını kaydetti.</p>

<h2>&Uuml;retim kapasitesinde kalıcı hasar beklentisi</h2>

<p>Daha uzun vadeli Brent vadeli işlemleri, piyasanın hala fiyatların d&uuml;şeceğini beklediğini g&ouml;steriyor. Aralık s&ouml;zleşmeleri yaklaşık 84,80 dolardan işlem g&ouml;r&uuml;yor. Goldman, &ouml;ncelikle Irak&#39;taki kayıplar nedeniyle K&ouml;rfez &uuml;retim kapasitesinde g&uuml;nl&uuml;k yaklaşık 500 bin varillik uzun vadeli bir hasar oluşacağına dikkat &ccedil;ekti.</p>

<p>&Ouml;te yandan k&uuml;resel borsalar, petrol fiyatlarındaki son artışa rağmen y&uuml;kselişini s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. S&amp;P 500 ve Nasdaq Composite, g&uuml;&ccedil;l&uuml; şirket kazan&ccedil;ları sayesinde cuma g&uuml;n&uuml; rekor seviyelerden kapandı.</p>

<p>Goldman analistleri, y&uuml;ksek enerji fiyatlarının ekonomik yansımalarının manşet fiyatın g&ouml;sterdiğinden daha b&uuml;y&uuml;k olacağı konusunda uyardı. Bu durumun &uuml;r&uuml;n kıtlığı risklerinden ve şokun benzeri g&ouml;r&uuml;lmemiş &ouml;l&ccedil;eğinden kaynaklanacağı vurgulandı. Banka ayrıca, Brent ile ABD petrol&uuml; arasındaki fiyat farkını daha da a&ccedil;abilecek ABD petrol ihracat kısıtlamaları riskine dikkat &ccedil;ekti.</p>

<p>Wall Street bankası Morgan Stanley de H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;ndaki akışların mayıs ayının sonlarında yeniden başlamasını bekliyor. Banka, ikinci &ccedil;eyrekte Brent fiyatının 110 dolar olacağını ve 2027 yılına kadar yavaş yavaş 80 dolara d&uuml;şeceğini tahmin ediyor.&nbsp;</p>

<p>Morgan Stanley analistleri pazartesi g&uuml;nk&uuml; bir notta mevcut durumu belirli bir şekilde istikrarsız olarak nitelendirdi. Analistler, bu tahmine y&ouml;nelik risklerin yukarı y&ouml;nl&uuml; olduğunu bildirdi. Ayrıca The Financial Times ge&ccedil;en hafta Asyalı rafinerilerin &uuml;retimi kestiğini aktarmıştı. Orta Doğu ham petrol&uuml;n&uuml;n kaybının alternatif tedarik maliyetini artırmasıyla jet yakıtı ve diğer rafine &uuml;r&uuml;nlerin arzı daralıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/goldman-sachs-dan-yeni-petrol-uyarisi-savas-uzarsa-brent-petrol-120-dolari-gorebilir-2026-04-27-17-02-33.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/goldman-sachs-raporu-basra-korfezi-nde-petrol-uretimi-yuzde-57-azaldi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/goldman-sachs-raporu-basra-korfezi-nde-petrol-uretimi-yuzde-57-azaldi</link>
      <category>Küresel Ekonomi</category>
      <title>Goldman Sachs raporu: Basra Körfezi'nde petrol üretimi yüzde 57 azaldı</title>
      <description>Goldman Sachs verilerine göre, İran savaşının patlak vermesinden bu yana Basra Körfezi'ndeki petrol üretimi günlük 14,5 milyon varil düşerek eski seviyelerinin yarısının altına indi. Banka üretim kaybının temel sebebinin hasar olmağını vurguladı.</description>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 07:08:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-24T07:08:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<header>
<p>Goldman Sachs Group Inc. analistleri, Basra K&ouml;rfezi &uuml;lkelerinde petrol &uuml;retiminin bu ay savaş &ouml;ncesi seviyelerin g&uuml;nl&uuml;k 14,5 milyon varil altında seyrettiğini a&ccedil;ıkladı. Daan Struyven&#39;in de aralarında bulunduğu analistler, 23 Nisan tarihli bir notta durumu değerlendirdi. Analistler, b&ouml;lge genelindeki toplam &uuml;retimin İran savaşının patlak vermesinden &ouml;nceki d&ouml;neme kıyasla y&uuml;zde 57 daha d&uuml;ş&uuml;k olduğunu belirtti.</p>

<p>ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a karşı y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; savaş &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; aya taşarken, k&uuml;resel petrol piyasası &uuml;zerindeki baskı giderek artıyor. Basra K&ouml;rfezi&#39;ni k&uuml;resel piyasalara bağlayan H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;ndaki trafik neredeyse tamamen durmuş durumda. Hem Tahran hem de Washington y&ouml;netimi, gemilere y&ouml;nelik abluka uygulamaya &ccedil;alışıyor.&nbsp;</p>

<p>Bunun sonucunda k&uuml;resel ham petrol g&ouml;stergesi Brent petrol, art arda beşinci g&uuml;n&uuml;nde y&uuml;kselişini s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Fiyatların haftalık bazda y&uuml;zde 17 oranında kazan&ccedil; sağlaması bekleniyor.</p>

<h2>&Uuml;retim kaybı hasardan değil</h2>

<p>Reuters&#39;ın aktardığına g&ouml;re, Ortadoğu&#39;daki g&uuml;nl&uuml;k 14,5 milyon varillik &uuml;retim kaybının b&uuml;y&uuml;k kısmı fiziksel hasardan kaynaklanmıyor. Analistler, bu d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;n temel nedeninin ihtiyati kuyu kapatma işlemleri ve stok y&ouml;netimi olduğunu ifade etti. Buna rağmen s&ouml;z konusu kayıp, Ortadoğu&#39;nun savaş &ouml;ncesi toplam &uuml;retim oranının y&uuml;zde 57&#39;sine denk geliyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6f1b793a-ccb9-4b64-8e79-e1d9d7125fdc.jpg" /></p>

<p>Goldman Sachs, H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nın tam ve g&uuml;venli bir şekilde yeniden a&ccedil;ılması ve saldırıların tekrarlanmaması halinde toparlanmanın birka&ccedil; ay alabileceğini &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor. Banka, d&uuml;şmanlıkların sona ermesi durumunda g&uuml;nl&uuml;k 14,5 milyon varillik &uuml;retimin nispeten hızlı bir şekilde geri d&ouml;nebileceğini vurguladı. Analistler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri&#39;ndeki atıl kapasitenin &uuml;retimde hızlı bir toparlanmaya yardımcı olacağını bildirdi.</p>

<p>İran ile ABD arasındaki ateşkes bu hafta başlarında uzatılmış olsa da, m&uuml;zakereler şu anda &ccedil;ıkmaza girmiş durumda. Boğazın kapalı kalması nedeniyle, savaşın nihai olarak sona erme ihtimali şu an i&ccedil;in olduk&ccedil;a uzak g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Analistler, &quot;Boğaz ne kadar uzun s&uuml;re fiili olarak kapalı kalırsa ve kesintiler ne kadar uzun s&uuml;rerse, &uuml;retimdeki toparlanmanın da o kadar yavaş olması muhtemeldir.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<h2>Uzun s&uuml;reli kesintiler riski artırıyor</h2>

<p>Savaşın uzaması halinde petrol &uuml;retiminin toparlanması &ccedil;ok daha uzun zaman alacak. Petrol kuyuları ne kadar uzun s&uuml;re kapalı kalırsa, &uuml;retimi yeniden başlatmak o kadar zorlaşıyor. Uzun s&uuml;reli kapatmalar akış hızlarında d&uuml;ş&uuml;şe yol a&ccedil;ıyor. Bu nedenle &uuml;retimin toparlanması daha karmaşık ve zaman alıcı bir s&uuml;re&ccedil; gerektiriyor.</p>

<p>Reuters&#39;ın raporuna g&ouml;re, petrol depolama kapasitesi de yaklaşık yarı yarıya azalarak 130 milyon varil seviyesine d&uuml;şt&uuml;. Bu durum, ihracat ne zaman yeniden başlarsa başlasın, petrol&uuml;n sahadan ihracat terminallerine taşınma hızını doğrudan etkileyecek.</p>

<p>Yatırım bankası, savaş nedeniyle kaybedilen petrol &uuml;retiminin yaklaşık y&uuml;zde 70&#39;inin &ccedil;atışmaların bitiminden itibaren &uuml;&ccedil; ay i&ccedil;inde yeniden başlayabileceğini &ouml;ng&ouml;ren diğer tahminlere de atıfta bulundu. Diğer tahmincilerin y&uuml;zde 88&#39;i ise savaş &ouml;ncesi varillerin b&uuml;y&uuml;k kısmının geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; i&ccedil;in altı aylık daha az iyimser bir s&uuml;re &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor.</p>
</header>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/goldman-sachs-raporu-basra-korfezi-nde-petrol-uretimi-yuzde-57-azaldi-2026-04-24-10-29-36.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/asya-nin-en-buyuk-ulkeleri-enerji-krizini-nasil-atlatiyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/kuresel-ekonomi/asya-nin-en-buyuk-ulkeleri-enerji-krizini-nasil-atlatiyor</link>
      <category>Küresel Ekonomi</category>
      <title>Asya’nın en büyük ülkeleri enerji krizini nasıl atlatıyor?</title>
      <description>Zengin Asya ülkeleri geniş rezervleri, tasarruf tedbirlerini ve diplomasi yoluyla İran savaşının yol açtığı enerji şokunu büyük ölçüde atlatmayı başardılar. Güney Kore, BAE'den 24 milyon varil ham petrol temin etti ve yıl sonuna kadar diğer ülkelerden 273 milyon varil daha alacak. Çin ise elektrikli araçlara sübvansiyon sağlama, yerli ham petrol üretimini artırma ve Rusya'dan enerji tedarikini güvence altına alma yoluyla enerji şoklarına karşı hazırlık yaptı.</description>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 08:46:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-22T08:46:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran&rsquo;daki savaş yaklaşık iki ay &ouml;nce başladığında, H&uuml;rm&uuml;z Boğazı &uuml;zerinden taşınan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın y&uuml;zde 80&rsquo;inden fazlasını alan Asya &uuml;lkeleri enerji şokuna en a&ccedil;ık olanlar arasındaydı. Ancak şimdi derin rezervler, agresif enerji tasarrufu &ccedil;abaları ve ustaca diplomatik girişimlerin birleşimi, en g&uuml;&ccedil;l&uuml; mali kaynaklara sahip olanların bu darbeyi şimdilik atlatmasına olanak sağladı.</p>

<p>Orta Doğu dışında, ABD ve Rusya dahil olmak &uuml;zere enerji kaynakları bulmak i&ccedil;in hızla harekete ge&ccedil;tiler ve &ccedil;oğu zaman spot piyasalarda y&uuml;ksek fiyatlar &ouml;dediler. G&uuml;ney Kore gibi &uuml;lkeler, ulusal arzı istikrara kavuşturmak i&ccedil;in şirketlerin belirli petrokimyasal hammaddeleri stoklamasını yasakladı. Japonya ise kısa s&uuml;re &ouml;nce, kıtlık yaşayan sağlık kurumlarına devlet rezervlerinden 50 milyon plastik eldiven salma taahh&uuml;d&uuml;nde bulundu. Bu &ccedil;abalar, &ouml;zellikle zengin ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; &uuml;lkelerin, en azından kısa vadede, ekonomilerini bir enerji şokunun en k&ouml;t&uuml; etkilerinden koruyabildiğini g&ouml;steriyor. Bu durum, kriz sona erdiğinde onları daha dayanıklı hale getirebilir.</p>

<h2>Başarı kısa &ouml;m&uuml;rl&uuml; olabilir</h2>

<p>Hatta lideri Orta Doğu&rsquo;daki enerji sıkıntısını &ldquo;halkın ge&ccedil;imi i&ccedil;in bir savaş&rdquo; olarak nitelendiren G&uuml;ney Kore bile, enerji arzını normal ithalat seviyelerinin y&uuml;zde 80&rsquo;ine kadar g&uuml;vence altına aldığını ve en erken haziran ayına kadar stratejik rezervlere başvurmaya gerek duymadığını s&ouml;yledi. Bu başarı kısa &ouml;m&uuml;rl&uuml; olabilir. ABD Başkanı Donald Trump y&ouml;netimi ile İran arasındaki son g&ouml;r&uuml;şmelerin &ccedil;&ouml;kmesi halinde, Basra K&ouml;rfezi &uuml;lkelerinden uzun s&uuml;reli sınırlı ya da hi&ccedil; tedarik olmaması, sonunda Asya&rsquo;nın en b&uuml;y&uuml;k ekonomilerine zarar verecektir.</p>

<p>Pazartesi g&uuml;n&uuml; &Ccedil;in lideri Şi Cinping, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon g&ouml;r&uuml;şmesinde, Pekin Dışişleri Bakanlığı&rsquo;na g&ouml;re K&ouml;rfez&rsquo;de g&uuml;venli ge&ccedil;işin yeniden sağlanması i&ccedil;in &ldquo;derhal ve kapsamlı&rdquo; bir ateşkes &ccedil;ağrısında bulundu. Şi, &ldquo;H&uuml;rm&uuml;z Boğazı normal ge&ccedil;işi s&uuml;rd&uuml;rmelidir&rdquo; dedi. Arz şokuyla başa &ccedil;ıkmadaki başarı Asya genelinde eşit şekilde hissedilmiyor. Daha d&uuml;ş&uuml;k gelirli &uuml;lkeler hala b&uuml;y&uuml;k sorunlarla karşı karşıya. Ancak g&uuml;&ccedil;l&uuml; finansman, jeopolitik ağırlık ve stratejik rezervlere sahip b&ouml;lge &uuml;lkeleri hızlı &ccedil;&ouml;z&uuml;mler geliştirdi. &Ouml;rneğin Japonya ve G&uuml;ney Kore dahil bir&ccedil;ok &uuml;lke, enerji tedariki i&ccedil;in giderek daha fazla ABD&rsquo;ye y&ouml;neldi.</p>

<h2>&Uuml;&ccedil; alanda etkiliyor</h2>

<p>Orta Doğu&rsquo;daki arz sıkıntısı, Asya&rsquo;nın ihracat devlerini &uuml;&ccedil; ana alanda sert bi&ccedil;imde etkiliyor: elektrik &uuml;retimi i&ccedil;in gerekli sıvılaştırılmış doğal gaz, ulaşım i&ccedil;in rafine edilen ham petrol ve plastik gibi &uuml;r&uuml;nler i&ccedil;in gereken petrokimyasallar. Asya&rsquo;daki &ccedil;oğu &uuml;lkenin ya &ccedil;ok az yerli enerji kaynağı var ya da hi&ccedil; yok. &Uuml;lkeler &ouml;zellikle Orta Doğu&rsquo;dan yapılan ithalata b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de bağımlı.</p>

<p>&Ccedil;in b&ouml;yle bir an i&ccedil;in yıllarca hazırlık yaptı; elektrikli ara&ccedil;ların yaygın kullanımını s&uuml;bvanse etti, yerli ham petrol &uuml;retimini artırdı ve enerji tedarikini g&uuml;vence altına almak i&ccedil;in Rusya ile işbirliği yaptı. Hem kullanıcı hem &uuml;retici olarak yenilenebilir enerjide &ouml;nemli ilerlemeler kaydetti. Analistlere g&ouml;re enerji t&uuml;ketiminin yarısından fazlası k&ouml;m&uuml;rden, beşte birinden azı ise petrolden geliyor. Bu arada Hindistan, son haftalarda Rusya&rsquo;dan ithalatını &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de artırarak enerji tedarikini g&uuml;&ccedil;lendirdi.</p>

<p>Japonya, şu ana kadar 254 g&uuml;nl&uuml;k petrol rezervinin yalnızca yaklaşık 40 g&uuml;n&uuml;ne ihtiya&ccedil; duyduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. Bu, g&uuml;n sayısı bakımından sanayileşmiş &uuml;lkeler arasındaki en b&uuml;y&uuml;k rezerv ve h&uuml;k&uuml;metin diğer kalemlerde de &ouml;nemli devlet stokları bulunuyor. Yetkililer, siyasi etkilerinden &ccedil;ekindikleri i&ccedil;in vatandaşlardan enerji kullanımını azaltmalarını istemekte isteksiz davrandı. Tokyo, mali g&uuml;c&uuml;n&uuml; kullanarak &ouml;zellikle G&uuml;neydoğu Asya&rsquo;daki komşularına yardım eli uzattı ve yaklaşık&nbsp;10 milyar dolarlık acil kredi sağladı.</p>

<p>G&uuml;ney Kore savaşa bu kadar g&uuml;venle başlamamıştı. Devlet Başkanı Lee Jae Myung, &uuml;lkenin ticarete bağımlı ekonomisine y&ouml;nelik enerji riskleri nedeniyle uykusuz geceler ge&ccedil;irdiğini kabul etti. Lee y&ouml;netimi, Korelilerden daha kısa duş almalarını istedi, kamu &ccedil;alışanlarının işe g&uuml;n aşırı ara&ccedil;la gitmesini sınırladı ve onlarca yıl sonra ilk kez yakıt fiyat tavanı uyguladı. Ayrıca birka&ccedil; n&uuml;kleer reakt&ouml;r&uuml;n yeniden devreye alınma takvimi &ouml;ne &ccedil;ekildi.</p>

<p>Bu ay G&uuml;ney Kore parlamentosu, artan enerji fiyatlarından etkilenen d&uuml;ş&uuml;k gelirli vatandaşlara yaklaşık 400 dolara kadar nakit destek de dahil olmak &uuml;zere 17 milyar dolardan fazla acil yardım paketini onayladı. G&uuml;ney Kore&rsquo;de elektriğin yarısından fazlası, yarı iletkenler, otomobiller ve bataryalar &uuml;reten fabrikalar gibi sanayi kullanımına gidiyor. Devlete bağlı d&uuml;ş&uuml;nce kuruluşu Kore Sanayi Ekonomisi ve Ticaret Enstit&uuml;s&uuml;&rsquo;ne g&ouml;re G&uuml;ney Kore aynı zamanda d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k jet yakıtı ihracat&ccedil;ısı ve k&uuml;resel pazarın yaklaşık y&uuml;zde 30&rsquo;unu karşılamaktadır. ABD, Kore jet yakıtının en b&uuml;y&uuml;k alıcısı.<br />
Lee, genelkurmay başkanını stratejik ekonomik iş birliği i&ccedil;in &ouml;zel temsilci olarak atadı ve yurtdışına g&ouml;nderdi. Ge&ccedil;en ay G&uuml;ney Kore, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki aylarda tamamen teslim edilmesi planlanan 24 milyon varillik acil ham petrol tedarikini Birleşik Arap Emirlikleri&rsquo;nden sağladı ve ayrıca gelecekteki sevkiyatlarda &ouml;ncelik s&ouml;z&uuml; aldı. Temsilci bu ay da benzer bir geziye &ccedil;ıktı ve Umman, Suudi Arabistan, Katar ve Kazakistan&rsquo;a uğradı. Yıl sonuna kadar bu d&ouml;rt &uuml;lke, G&uuml;ney Kore&rsquo;ye yaklaşık 273 milyon varil ham petrol ve petrokimya end&uuml;strisi i&ccedil;in hayati &ouml;neme sahip bir hammadde olan 2 milyon tondan fazla nafta tedarik etmiş olacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/asya-nin-en-buyuk-ulkeleri-enerji-krizini-nasil-atlatiyor-2026-04-22-11-51-53.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/yesil-bir-yol</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/yesil-bir-yol</link>
      <category>Life</category>
      <title>Yeşil bir yol</title>
      <description>Otuz yıl önce Silivri’de şehirli bir ailenin toprakla tekrar bağ kurmak için inşa ettiği çiftlik, bugün Grandma’s Wonderland olarak 86 bin metrekareye yayılan bir yeryüzü cenneti. Aynı zamanda, artık yerellik kazanmış orta yaştaki bağları, binlerce çeşit ağaç ve kök otun yanı sıra çiftlik hayvanları ve Michelin Yeşil Yıldızlı restoranı The Barn’la da hayatı anlamlandıran yeşil bir yol.</description>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:56:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-21T13:56:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şiiri Can Y&uuml;cel&rsquo;e ait Yeni T&uuml;rk&uuml;&rsquo;n&uuml;n &ldquo;Yeşilmişik&rdquo; şarkısı Grandma&rsquo;s Wonderland&rsquo;den d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;mden beri dilimde. Orada kendimi bir yaprak gibi hafif hissettiğimden olsa gerek. Anladım ki, Silivri&rsquo;de Ak&ouml;ren K&ouml;y&uuml;&rsquo;ne giden topraklarda konumlanan, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir l&uuml;ks&uuml;n iliklerinize işlediği bu &ccedil;ok &ouml;zel &ccedil;iftlikten siz &ccedil;ıkabilirsiniz ama bir kere oraya gitmişseniz o sizin i&ccedil;inizden &ccedil;ıkmaz.</p>

<p>Zihinsel - bedensel huzurun yakalanabildiği, zamanın yavaşlatılabildiği Grandma&rsquo;s Wonderland, ger&ccedil;ekten de bir b&uuml;y&uuml;kannenin bilgeliğinin neticesinde şekillenmiş. Kurucusu Serpil Akbayır sihirli elleriyle ilk &ccedil;am ağa&ccedil;larını diktiğinden beri ge&ccedil;en 30 yıl i&ccedil;inde daha &ouml;nce &ccedil;ayır, &ccedil;imenden başka bir şey bulunmayan bu topraklar şimdilerde 257 meyve ağacı, bin 300 k&ouml;k asma, bin 257 &ccedil;am ağacı, bin 505 k&ouml;k ot ve peyzaj bitkisi, &ccedil;amın haricinde 273 farklı t&uuml;rde ağa&ccedil; -ki buna ilk kez adını duyduğum ve meyvesi dillere destan kaymak ağacı da dahil- 86 bin metrekarelik bir cennet. Zamanla eklenen taş ev ve g&ouml;letlerin yanı sıra meyve bah&ccedil;esi, bostan ve &uuml;z&uuml;m bağları da bu eskinin yalnız topraklarını adeta resimlik bir tabloya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rm&uuml;ş. At, inek, tavuk, horoz, &ouml;rdek, kaz ve s&uuml;l&uuml;nlerin katılımı ise tam bir &ccedil;iftlik hayatı yaratmış. Bir farkla, buradaki hayvanların hi&ccedil;biri insanların beslenmesini karşılamak amacıyla &ccedil;iftlikte tutulmuyor. Onlar da &ccedil;iftliğin sakini. Sahiplenilmiş kedi ve k&ouml;pekler ise şen şakrak etrafta... Zaten son beş yıldır 15 odalı oteli de bulunan Grandma&rsquo;s Wonderland&rsquo;in t&uuml;m odalarında evcil hayvanlarınızla konaklayabiliyorsunuz.</p>

<p><img alt="Özgün Akbayır" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e53654ce-d379-4d77-856e-6793b0d63c13.jpeg" />T&uuml;rkiye S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir Turizm Programı kapsamında konaklama tesislerinin &ccedil;evresel, sosyal ve ekonomik s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ilkelerine tam uyumunu belgeleyen en kapsamlı ve ileri d&uuml;zey bir belge olan &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; aşama sertifikasına sahip &ccedil;iftlikte, hem insanlar hem hayvanlar ve bitkiler mutlu mesut yaşıyor.&nbsp;</p>

<p>Annesinin ve babasının mirasını b&uuml;y&uuml;terek devam ettiren &Ouml;zg&uuml;n Akbayır&rsquo;a &ldquo;Doğanın Kızı&rdquo; demek hi&ccedil; de abartılı olmaz. Her an, i&ccedil;inden &ccedil;eşitli otların fışkırdığı bir sepetle etrafta dolaşırken g&ouml;rebileceğiniz &Ouml;zg&uuml;n Akbayır&rsquo;ın s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir yaşam d&ouml;ng&uuml;s&uuml; kurma ideali &ldquo;The Barn&rdquo; restoranla da hayata ge&ccedil;miş durumda. Michelin Yıldızlı Nordik &ccedil;iftlik restoranlarında tecr&uuml;besini artırdıktan sonra &Ouml;zg&uuml;n Akbayır&rsquo;ın hayaline ortak olan Şef Buğra &Ouml;zdemir, ge&ccedil;en yıl &ldquo;Michelin Yeşil Yıldız&rdquo;ı kapısına asan The Barn&rsquo;da ekibiyle birlikte s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir, abartısız ama hep s&uuml;rprizlerle dolu bir mutfak yaratmış. &Ouml;rneğin, sos şefi Volkan &Ouml;zkur&rsquo;un yenilmediği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len otlardan yapılmış sorbesi ve pasta şefi Zeynep Taş&ccedil;ı&rsquo;nın tatlı literat&uuml;r&uuml;ne altın harflerle yazılacak peynir helvası tartı başıma gelen en g&uuml;zel şeylerdendi.</p>

<p>&Ouml;zg&uuml;n Akbayır, &ldquo;Burası yıllar &ouml;nce şehirli bir ailenin toprakla tekrar bağ kurmak i&ccedil;in inşa ettiği bir &ccedil;iftlikti ve zaman i&ccedil;inde bunu paylaşma fikri oluştu. Daha &ouml;nce atımız i&ccedil;in inşa ettiğimiz taş bina ise onu kaybetmemizin ardından anısını yaşatabileceğimiz The Barn&rsquo;a mek&acirc;n oldu&rdquo; diyor ve s&ouml;zlerini s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor: &ldquo;Burada ağırlıklı olarak &ccedil;iftliğimizde hasat edilen &uuml;r&uuml;nleri kullanıyoruz. Eksiklerimiz komşu tarlalardan tamamlanıyor, fazlalarımız ise hi&ccedil; ziyan edilmeden yemlere, yakacağa veya toprağa geri kazandırılıyor. Yetiştirdiğimiz &uuml;r&uuml;nleri b&ouml;ceklerden korumak i&ccedil;in pestisit yerine acı biber, kalsiyum i&ccedil;in yumurta kabuğu kullanıyoruz. Enerji kaynağımız ise g&uuml;neş. Ailemizin kadınları tohumdan, topraktan, hasattan, işletmeden sorumlu; babamsa teknik işlerden ve arılardan.&rdquo;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/c5d82703-f6d6-49e1-8858-1f92350b8e4f.jpeg" /><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/56d7a1b2-5536-46c6-baf4-fd64a7774a77.jpeg" /></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Tarladan sofraya, mevsimsel, sıfır atık, doğaya saygılı bir gastronomi deneyimi sunan The Barn&rsquo;ın mutfağını şu s&ouml;zlerle &ouml;zetliyor Akbayır: &ldquo;Mutfağa giren sebze ve meyveleri bah&ccedil;emizde ata tohumlarından yetiştiriyor, işlemeden az &ouml;nce topraktan ayırıyoruz. Et ve s&uuml;t &uuml;r&uuml;nleri Trakya b&ouml;lgesinin meralarından, deniz &uuml;r&uuml;nleri Silivri Limanı&rsquo;ndan, bitki &ccedil;ayları bah&ccedil;emizdeki aromatik otlardan geliyor. Men&uuml;m&uuml;z ise bah&ccedil;enin ve b&ouml;lgenin sunduklarına g&ouml;re değişiyor.&rdquo;</p>

<p><img alt="Şef Buğra Özdemir" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a9e2c98b-dd73-415e-8401-d0639bd21df8.jpeg" />Kaldığım birka&ccedil; g&uuml;n i&ccedil;inde havanın yağmurdan doluya, g&uuml;neşten buluta dalgalanması sayesinde d&ouml;rt mevsimi birden yaşadığım Grandma&rsquo;s Wonderland&rsquo;in her k&ouml;şesi ayrı keyifli. Ben de duruma g&ouml;re kah i&ccedil;erideki ve verandadaki ş&ouml;minelerin başında, kah g&ouml;letlerin ve havuzun başındaki konforlu koltuklarda ve tabii ki The Barn&rsquo;da havanın bu değişken ruh halinin tadını &ccedil;ıkardım.&nbsp;</p>

<p>Bir de her fırsatta Grandma&rsquo;s Wonderland&rsquo;in herbalisti olmasının yanı sıra deneyim direkt&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; de y&uuml;r&uuml;ten Fields Aromatherapy&rsquo;nin kurucusu B&uuml;şra Baysura rehberliğinde &ccedil;iftliğin d&ouml;rt bir tarafını bitkileri ve ağa&ccedil;ları daha yakından tanımak i&ccedil;in dolaştım. Cabernet Sauvignon ve Merlot bağlarının b&ouml;ceklenmeye karşı koruyuculuğunu &uuml;stlenen Isparta g&uuml;llerinin zarafet y&uuml;kl&uuml; fedakarlığını duymak onlara olan hayranlığımı daha da artırdı. Bir &ouml;nceki g&uuml;n yatağımda bulduğum Fields g&uuml;l hidrosol&uuml;n&uuml;n ise o g&uuml;llerden damıtıldığını &ouml;ğrendim. Kaliteli bir uyku i&ccedil;in g&uuml;l&uuml;n frekansını ve rahatlatıcı etkisini bu yastık spreyi sayesinde bizzat yaşadığımı s&ouml;yleyebilirim.&nbsp;</p>

<p>B&uuml;şra Baysura, &ldquo;Tıbbi bitkilerimizle s&uuml;rekli denemeler yapıyoruz. &Ouml;rneğin pekmezlerimizi ıtır, reyhan ve Arnavut biberiyle inf&uuml;ze ederek aromatik forma getiriyoruz&rdquo; diyor ve devam ediyor: &ldquo;Tıbbi bitkilerimizi yemeklerin i&ccedil;eriğinde, botanik kokteylerimizde inf&uuml;ze ederek ve s&uuml;slemede kullanıyoruz. Bunun yanı sıra Fields Aromatherapy ile Cabernet Sauvignon ve Merlot &uuml;z&uuml;mlerimizin prosesinden &ccedil;ıkan &uuml;z&uuml;m &ccedil;ekirdeklerini ileri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mle v&uuml;cut ovma kremi, &uuml;z&uuml;m &ccedil;ekirdeği yağı, spa yastığı gibi aromaterapi ve wellness &uuml;r&uuml;nlerine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yoruz. Bunu da &lsquo;Zero Waste Harvest for Wellness&rsquo; &ccedil;atısında satışa sunuyoruz.&rdquo;</p>

<p>Grandma&rsquo;s Wonderland&rsquo;in bir diğer yıldızı ise The Cave SPA. Danışmanlığını T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &ouml;nemli SPA merkezlerini kuran Şeyma Pulat&rsquo;ın yaptığı ve Homemade Aromaterapi &uuml;r&uuml;nlerinin kullanıldığı SPA&rsquo;da iki masaj gurusu; İlham Hammadine ve Onur Alağaş misafirlerine ruhsal ve bedensel rahatlama sağlıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/b7dbaba9-e106-43db-9a58-097e0ce8e33b.jpeg" /></p>

<p>Burada tercih ettiğiniz bir v&uuml;cut masajının yanı sıra y&uuml;z masajı da almanızı şiddetle tavsiye ederim. Yakov Gershkovich&rsquo;in geliştirdiği y&uuml;z kaslarını toparlayan &ldquo;Heykelsi Y&uuml;z Germe&rdquo;metodunun uygulanmasıyla cildimde fark edilir ışıltı yakalamam bir yana, adeta astral seyahate de &ccedil;ıktım. Bu da a&ccedil;ık&ccedil;ası Grandma&rsquo;s Wonderland&rsquo;te &ldquo;Back to Earth&rdquo; adını verdikleri bir dizi etkinliğin altında yer alan yoga, meditasyon ve sanat terapisi aracılığıyla doğayla bağ kurma deneyimlerine ilgi duymamı tetikledi.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yesil-bir-yol-2026-04-21-17-04-00.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/fintek/revolut-halka-arzda-200-milyar-dolarlik-devasa-degerleme-hedefliyor-turkiye-ye-de-gelecek</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/fintek/revolut-halka-arzda-200-milyar-dolarlik-devasa-degerleme-hedefliyor-turkiye-ye-de-gelecek</link>
      <category>FİNTEK</category>
      <title>Revolut halka arzda 200 milyar dolarlık devasa değerleme hedefliyor</title>
      <description>Avrupa'nın en değerli finansal teknoloji şirketi Revolut, kurucusunu dünyanın en zenginlerinden biri yapabilecek rekor bir halka arz planı üzerinde çalışıyor. Şirket geçtiğimiz günlerde uygulamasını Türkiye'ye açmıştı.</description>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:32:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-21T13:32:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Faaliyetlerini T&uuml;rkiye&#39;ye genişletmek <a href="https://www.forbes.com.tr/fintek/revolut-uygulamasi-turkiye-de-erisime-acildi">isteyen </a>Revolut&#39;un halka arzında yeni bilgiler ortaya &ccedil;ıktı. İngiltere&#39;de tam bankacılık lisansı alan Londra merkezli grup, 2028 yılından &ouml;nce hisselerini halka arz etmeyecek. Ancak yatırımcılara ve y&ouml;neticilere dayandırılan bilgilere g&ouml;re, şirket i&ccedil;inde 150 milyar dolar ile 200 milyar dolar arasında bir hedef değerleme tartışılıyor.</p>

<p>Şirkete yakın bir kaynak, hen&uuml;z resmi bir değerleme hedefinin belirlenmediğini s&ouml;yledi. Revolut ise değerleme iddialarıyla ilgili yorum yapmayı reddetti.</p>

<p>Revolut Kurucusu Nik Storonsky, şirketin en erken 2028&#39;de halka arz edileceğini yineledi. &Ouml;zel sermaye grubu Carlyle&#39;ın Başkanı David Rubenstein ile yaptığı r&ouml;portajda, hisselerini halka a&ccedil;ık olarak listeleme arzularını dile getirdi.</p>

<p>Storonsky, &quot;Biz bir bankayız ve bir banka i&ccedil;in g&uuml;vene sahip olmak son derece &ouml;nemlidir. Halka a&ccedil;ık şirketlere &ouml;zel şirketlere kıyasla daha fazla g&uuml;veniliyor.&quot; dedi.</p>

<h2>Kurucu i&ccedil;in milyar dolarlık teşvik paketi</h2>

<p>Hedeflenen rekor değerlemeye ulaşılması, Storonsky i&ccedil;in Elon Musk tarzı bir &ouml;d&uuml;l&uuml;n kilidini a&ccedil;acak. Uzun s&uuml;redir devam eden bir anlaşma kapsamında, Revolut 150 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşırsa, Storonsky&#39;nin şirketteki payı birka&ccedil; y&uuml;zde puanı artacak.</p>

<p>Storonsky, aralık ayında verdiği bir r&ouml;portajda, şirketin 200 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşması halinde teşvik paketinin kendisine şirketin yaklaşık y&uuml;zde 40&#39;ını elinde tutma hakkı vereceğini a&ccedil;ıkladı. Bu durum, kurucunun hissesinin değerini yaklaşık 80 milyar dolara taşıyacak.</p>

<p>Şirketin bu değerlemelere ulaşması i&ccedil;in hızlı b&uuml;y&uuml;mesini s&uuml;rd&uuml;rmesi gerekiyor. Kasım ayındaki son fonlama turu, grubu 2024&#39;teki 45 milyar dolar seviyesinden 75 milyar dolara &ccedil;ıkardı. Bu turda, &ccedil;ip &uuml;reticisi Nvidia da dahil olmak &uuml;zere yeni destek&ccedil;iler şirkete katıldı.</p>

<h2>İkincil hisse satışı yolda</h2>

<p>Daha kısa vadede Revolut, mevcut yatırımcılarının hisselerinin bir kısmını nakde &ccedil;evirmesine olanak tanıyacak yeni bir ikincil hisse satışına hazırlanıyor. Konuya aşina olan kişiler, grubun yılın ikinci yarısında şirketin değerini 100 milyar doların &uuml;zerine &ccedil;ıkaracak bir satış i&ccedil;in zemin hazırladığını belirtti.</p>

<p>Revolut, 2015 yılındaki kuruluşundan bu yana Avrupa&#39;nın en değerli start-up&#39;ı haline geldi. Ge&ccedil;en yıl grubun vergi &ouml;ncesi k&acirc;rı y&uuml;zde 57 artarak 4,5 milyar sterlin gelir &uuml;zerinden 1,7 milyar sterline y&uuml;kseldi. Bu k&acirc;r artışı, premium hizmetlere abone olan kullanıcılardan elde edilen gelirlerdeki y&uuml;zde 67&#39;lik artıştan kaynaklandı.</p>

<p>Yatırımcılar, şirketin İngiltere&#39;den tam bankacılık lisansı almasını b&uuml;y&uuml;me stratejisi i&ccedil;in hayati &ouml;nemde g&ouml;r&uuml;yor. D&ouml;rt yıllık bekleyişin ardından gelen bu izin, Revolut&#39;un doğrudan m&uuml;şteri mevduatı almasına ve kredi sunmasına olanak tanıyacak. Bu adım, bankaların hakimiyetindeki kazan&ccedil;lı pazarlara girmek i&ccedil;in kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Y&ouml;neticiler ayrıca, kendi d&uuml;zenleyicisinden lisans kazanmanın diğer &uuml;lkelerde akreditasyon alma şansını artıracağına inanıyor. Şirket, ge&ccedil;en ay ABD bankacılık lisansı i&ccedil;in de başvuruda bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/revolut-halka-arzda-200-milyar-dolarlik-devasa-degerleme-hedefliyor-turkiye-ye-de-gelecek-2026-04-21-16-42-30.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/turkiye-kuresel-gunes-enerjisi-siralamasinda-ilk-10-da</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/turkiye-kuresel-gunes-enerjisi-siralamasinda-ilk-10-da</link>
      <category>Sürdürülebilirlik</category>
      <title>Türkiye küresel güneş enerjisi sıralamasında ilk 10’da</title>
      <description>2025 yılı verilerine göre güneşten elektrik üretimindeki artışta Çin, ABD ve Hindistan zirvede yer aldı. Bu ülkeleri Brezilya, Pakistan, Almanya ve Türkiye izlerken; İtalya, Fransa ve Hollanda da ilk 10’da kendine yer buldu. Türkiye, bu dönemde güneş enerjisindeki üretim artışıyla dünyada 7. sıraya yükselerek dikkat çekti.</description>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:36:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-21T09:36:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Londra merkezli enerji d&uuml;ş&uuml;nce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan K&uuml;resel Elektrik G&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; Raporu, d&uuml;nya elektrik sistemine ilişkin geniş kapsamlı veriler sundu. 91 &uuml;lkeyi kapsayan analiz, k&uuml;resel elektrik talebinin y&uuml;zde 92&rsquo;sini temsil ediyor.</p>

<p>Rapora g&ouml;re 2025&rsquo;te yenilenebilir enerji kaynakları ilk kez k&uuml;resel elektrik &uuml;retiminin y&uuml;zde 33,8&rsquo;ini karşıladı. B&ouml;ylece temiz enerji, tarihsel olarak ilk kez k&ouml;m&uuml;r&uuml;n &uuml;retim payını geride bırakmış oldu.</p>

<h2>G&uuml;neş enerjisinde rekor b&uuml;y&uuml;me</h2>

<p>G&uuml;neş enerjisi, ge&ccedil;en yıl k&uuml;resel temiz enerji artışının ana itici g&uuml;c&uuml; oldu. &Uuml;retim y&uuml;zde 30 y&uuml;kselerek son sekiz yılın en hızlı b&uuml;y&uuml;mesini kaydetti. Bu y&uuml;kselişle birlikte g&uuml;neşin toplam elektrik &uuml;retimindeki payı y&uuml;zde 8,7 seviyesine &ccedil;ıktı.</p>

<p>R&uuml;zgar ve g&uuml;neş birlikte değerlendirildiğinde, k&uuml;resel elektrik talebindeki artışın neredeyse tamamını karşıladı. &Ouml;zellikle g&uuml;neş enerjisi, tek başına talep artışının yaklaşık d&ouml;rtte &uuml;&ccedil;&uuml;n&uuml; &uuml;stlendi ve fosil yakıt kaynaklı &uuml;retim artışını sınırladı.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;de g&uuml;neş enerjisinde g&uuml;&ccedil;l&uuml; sı&ccedil;rama</h2>

<p>T&uuml;rkiye, g&uuml;neşten elektrik &uuml;retimini en fazla artıran &uuml;lkeler arasında 7. sırada yer aldı. Bu performansıyla k&uuml;resel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mde &ouml;nemli bir oyuncu haline geldi.</p>

<p>Sıralamada &Ccedil;in ilk sırayı alırken ABD ikinci, Hindistan &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; oldu. Brezilya, Pakistan ve Almanya bu &uuml;lkeleri takip etti. T&uuml;rkiye&rsquo;nin ardından İtalya gelirken, Fransa ve Hollanda da ilk 10&rsquo;daki diğer &uuml;lkeler oldu.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;nin yenilenebilir enerji payı d&uuml;nya ortalamasını aştı</h2>

<p>2025 yılında T&uuml;rkiye, elektrik &uuml;retiminin y&uuml;zde 22&rsquo;sini r&uuml;zgar ve g&uuml;neşten sağladı. Bu oran, d&uuml;nya ortalaması olan y&uuml;zde 17&rsquo;nin &uuml;zerinde ger&ccedil;ekleşti.</p>

<p>Son iki yılda g&uuml;neş enerjisinin T&uuml;rkiye&rsquo;nin elektrik &uuml;retimindeki payı da iki katına &ccedil;ıkarak y&uuml;zde 10,5 seviyesine ulaştı.</p>

<h2>Hidroelektrikte gerileme ve doğal gaz etkisi</h2>

<p>Her ne kadar r&uuml;zgar ve g&uuml;neş &uuml;retimi artış g&ouml;sterse de hidroelektrik &uuml;retimindeki d&uuml;ş&uuml;ş, T&uuml;rkiye&rsquo;de fosil yakıt kullanımını artırdı. K&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte hidroelektrik &uuml;retimi sabit kalırken, T&uuml;rkiye 18 teravatsaatlik d&uuml;ş&uuml;şle Brezilya&rsquo;nın ardından en b&uuml;y&uuml;k gerileme yaşayan ikinci &uuml;lke oldu.</p>

<p>Bu a&ccedil;ık b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de doğal gaz santralleriyle kapatıldı. Bunun sonucunda yıllık bazda yaklaşık 1,8 milyar dolarlık ek doğal gaz ithalatı oluştu.</p>

<h2>T&uuml;rkiye b&ouml;lgesel enerji d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;nde &ouml;ne &ccedil;ıkıyor</h2>

<p>Ember T&uuml;rkiye ve Kafkaslar B&ouml;lge Lideri Ufuk Alparslan, T&uuml;rkiye&rsquo;nin g&uuml;neş ve r&uuml;zgar yatırımlarıyla &ccedil;evresindeki bir&ccedil;ok &uuml;lkeye g&ouml;re daha ileri bir noktada bulunduğunu belirtti. Alparslan&rsquo;a g&ouml;re T&uuml;rkiye, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya i&ccedil;in &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m &ouml;rneği haline gelmiş durumda.</p>

<p>Ayrıca T&uuml;rkiye&rsquo;nin COP31&rsquo;e ev sahipliği yapacak olmasının, temiz enerji alanındaki liderlik rol&uuml;n&uuml; g&uuml;&ccedil;lendirebileceği ifade edildi.</p>

<h2>G&uuml;neş ve r&uuml;zgar enerjisinin stratejik &ouml;nemi artıyor</h2>

<p>Uzman değerlendirmelerine g&ouml;re T&uuml;rkiye&rsquo;de g&uuml;neş ve r&uuml;zgar kaynakları yalnızca &uuml;retim artışı değil, aynı zamanda enerji g&uuml;venliği a&ccedil;ısından da kritik bir konuma geliyor.</p>

<p>Bu kaynakların daha hızlı yaygınlaşması halinde, hidroelektrikteki dalgalanmaların dengelenebileceği ve fosil yakıt ithalatına olan bağımlılığın azalabileceği vurgulanıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/turkiye-kuresel-gunes-enerjisi-siralamasinda-ilk-10-da-2026-04-21-12-40-12.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/istanbul-da-saucony-ist-10k-yarisi-duzenlenecek</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/istanbul-da-saucony-ist-10k-yarisi-duzenlenecek</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>İstanbul’da Saucony IST 10K yarışı düzenlenecek</title>
      <description>SPX’in, Türkiye distribütörlüğünü yürüttüğü Saucony sponsorluğunda düzenlenecek Saucony IST 10K koşusu, 9 Mayıs’ta Kenan Onuk Atletizm Pisti’nde gerçekleştirilecek. Organizasyonda yaklaşık 5 bin katılımcının yer alması planlanıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:42:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-16T12:42:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SPX, T&uuml;rkiye distrib&uuml;t&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; ABD merkezli koşu ayakkabısı markası Saucony sponsorluğunda 9 Mayıs&rsquo;ta Kenan Onuk Atletizm Pisti&rsquo;nde bir koşu etkinliği d&uuml;zenleyecek. Organizasyonda yaklaşık 5 bin kişinin yer alması planlanıyor. Profesyonel ve amat&ouml;r koşucuların katılımına a&ccedil;ık olacak etkinlik, 10K koşu formatında ger&ccedil;ekleştirilecek. Organizasyonun, farklı şehirlerde d&uuml;zenlenen benzer yarışların ardından İstanbul&rsquo;da da d&uuml;zenlenmesi planlanıyor. Organizasyonun, katılımcılar arasında sosyal etkileşimi artırması ve koşu sporuna ilgiyi genişletmesi ama&ccedil;lanıyor.</p>

<p>SPX CEO&rsquo;su Barış Andırınlı, 10K yarışlarının son yıllarda spor etkinliğinin &ouml;tesinde, şehir deneyimiyle birlikte anılan organizasyonlara d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtti. Andırınlı, İstanbul&rsquo;daki etkinliğin de benzer bir yapıyla kurgulandığını ifade etti. Etkinlik kapsamında 5K ve 10K koşularının yanı sıra 4x400 metre bayrak yarışı da d&uuml;zenlenecek. Organizasyonda ayrıca m&uuml;zik ve farklı yan etkinliklerin yer alacağı bilgisi paylaşıldı.</p>

<p>SPX Etkinlikler Koordinat&ouml;r&uuml; ve Saucony IST 10K Yarış Direkt&ouml;r&uuml; Osman Argat, etkinliğin T&uuml;rkiye&rsquo;de atletizm pistlerine olan ilgiyi artırmayı hedeflediğini belirterek, koşu sporuyla ilgilenen geniş bir kitlenin pist deneyimiyle daha sınırlı temas ettiğini ifade etti. Argat, organizasyonun bu alanda farkındalık oluşturmayı ama&ccedil;ladığını s&ouml;yledi.</p>

<p>Osman Argat, organizasyonun 10K, 5K ve 4x400 metre bayrak yarışı formatında d&uuml;zenleneceğini belirtti. Yarışın Kenan Onuk Atletizm Pisti&rsquo;nden başlayarak sahil hattına uzanacağını ve tekrar pistte tamamlanacağını ifade etti.</p>

<p>Etkinlik kapsamında d&uuml;zenlenecek bayrak yarışında takımların iki kadın ve iki erkek sporcudan oluşacağı, her sporcunun 400 metre koşarak bayrağı devredeceği aktarıldı.</p>

<p>Argat ayrıca 10K ve 5K parkurlarının World Athletics akreditasyonuna sahip olduğunu belirtti. Parkurun pistten başlayıp Orhangazi Şehir Parkı sahil hattı &uuml;zerinden ilerleyerek tekrar pistte tamamlanacağı bilgisi paylaşıldı. Etkinlik alanında g&uuml;n boyunca farklı aktivitelerin de yer almasının planlandığı ifade edildi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/istanbul-da-saucony-ist-10k-yarisi-duzenlenecek-2026-04-16-15-44-19.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/sanat-tuketimi-yeniden-yaziliyor-ci-bloom-2026-nin-isaret-ettikleri</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/sanat-tuketimi-yeniden-yaziliyor-ci-bloom-2026-nin-isaret-ettikleri</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Sanat tüketimi yeniden yazılıyor: CI Bloom 2026’nın işaret ettikleri</title>
      <description>Son dönemde küresel ölçekte biriken gerilimler ve yerel ölçekte giderek daha belirginleşen sıkışma, gündelik hayat ve ekonomik dolaşımın beraberinde kültür üretiminin ritmini, yönünü ve görünürlük biçimlerini de doğrudan etkiliyor. Bu tür dönemlerde sanat alanı, kırılganlıkların ve direnç biçimlerinin aynı anda yüzeye çıktığı bir zemin oluşturuyor.</description>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 07:51:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-16T07:51:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ouml;zellikle bizimki gibi g&uuml;ndemin hızla değiştiği, ekonomik ve toplumsal dalgalanmaların anlık etkiler yarattığı &uuml;lkelerde fuar ve benzeri etkinlikler, sergileme alanları olmanın &ouml;tesine ge&ccedil;erek pazar hareketliliğini, izleyici davranışlarını ve talep y&ouml;nelimlerini doğrudan g&ouml;zlemleyebildiğimiz yoğunlaşmış veri tabanları oluşturuyor.</p>

<p>Bu &ccedil;er&ccedil;evede <strong>CI Bloom 2026&#39;</strong>ya giderken taşıdığım beklenti d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;, bu genel geri &ccedil;ekilme hissinin sanat alanına da yansıyacağını, daha az ziyaret&ccedil;i, daha d&uuml;ş&uuml;k bir enerji ve sınırlı satışla karşılaşacağımı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum. Ancak fuarı gezerken bu &ouml;ng&ouml;r&uuml; yerini farklı bir manzaraya bıraktı; a&ccedil;ılış saatlerinden itibaren giderek yoğunlaşan kalabalık g&uuml;n sonuna doğru mek&acirc;nın ritmini belirleyen bir akışa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;.&nbsp;</p>

<p>Bu hareketliliği yalnızca sayısal bir artış olarak okumak yetersiz kalır &ccedil;&uuml;nk&uuml; burada T&uuml;rkiye&rsquo;de sanatla kurulan ilişkinin b&uuml;t&uuml;n kırılganlıklara, kesintilere ve g&uuml;vensizliklere rağmen h&acirc;l&acirc; canlı kalabildiğini g&ouml;steren bir diren&ccedil; hali a&ccedil;ığa &ccedil;ıkıyor ve y&uuml;zeyde bir kalabalık olarak g&ouml;r&uuml;nen bu yoğunluk, aslında altta işleyen daha karmaşık ihtiya&ccedil;lar, beklentiler ve y&ouml;nelimler ağını g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılıyor.</p>

<p><strong>Contemporary Istanbul</strong>&rsquo;un <strong>Bloom</strong> edisyonu, &ouml;nceki yıllardaki <strong>Step Istanbul</strong>&rsquo;un evrilmiş bir devamı gibi okunabilir. Step&rsquo;in daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli, daha &ldquo;erişilebilir&rdquo; &uuml;retimleri merkeze alan yapısı T&uuml;rkiye&rsquo;de tam karşılığını bulamamıştı. Bloom ise bu hattı b&uuml;t&uuml;n&uuml;yle terk etmek yerine onu yeniden bi&ccedil;imlendirdi: Fuar farklı &ouml;l&ccedil;eklerden işlere yer a&ccedil;arken, yeni alıcıları da sisteme d&acirc;hil etmeye &ccedil;alışıyor. Bu nedenle burada i&ccedil;erik beraberinde hedef kitle de değişiyor. Sergilenen işlerin &ouml;l&ccedil;eği, g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ve dolaşıma giriş bi&ccedil;imi kadar, onları izleyen ve satın alma eşiğine gelen profil de d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p>

<h2>Değişen tercihler</h2>

<p><img alt="Gallery Zilberman Standı, Azade Köker işleri önünde bir izleyici - Contemporary Istanbul'un izniyle" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/f5db9863-cda0-456a-9860-9a7dafbaf398.jpg" /></p>

<p>Bu yılın en kritik kırılmalarından biri kanımca organizasyonel tercihlerde. A&ccedil;ılışın yalnızca VIP ile sınırlı tutulmayıp kısa s&uuml;rede biletli ziyaret&ccedil;ilere a&ccedil;ılması, ilk g&uuml;n&uuml;n demografisini doğrudan etkiledi. Kalabalığın bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n bu yeni giriş modelinden geldiği a&ccedil;ıktı. Daha da &ouml;nemlisi, galerilerle yaptığım sohbetlerde k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve orta &ouml;l&ccedil;ekli işlerin hızlı satışlar yakaladığını, bu alımların koleksiyon ge&ccedil;mişi bulunmayan profillerden geldiğini duydum.&nbsp;</p>

<p>T&uuml;rkiye sanat piyasasında son yıllarda ciddi bi&ccedil;imde daralan orta sınıf alıcı tabanı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde, bu veri k&uuml;&ccedil;&uuml;msenemez. Bloom bu edisyonun ilk g&uuml;n&uuml;nde yalnızca işlerin bir araya getirildiği bir organizasyon olmanın &ouml;tesine ge&ccedil;tiğini ispatladı; piyasa i&ccedil;in yeni talep &uuml;reten bir mekanizma olarak işlediğini g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serdi.</p>

<p>Fuar boyunca dikkatimi &ccedil;eken &uuml;retimler de bu genel tablo i&ccedil;inde ayrıca anlam kazandı. <strong>RAST Galeri</strong>&rsquo;de izlediğim <strong>Seda Akman</strong>&rsquo;ın&nbsp;<em><strong>Beden B&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;</strong>&nbsp;(2026)</em> adlı işi, sanat&ccedil;ının uzun s&uuml;redir s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; toplumsal cinsiyet okumalarını, rit&uuml;eller ve kişisel hafıza &uuml;zerinden tamamen yansıtıyordu.</p>

<p><strong><img alt="Seda Akman, Beden Bütünlüğü - Sanatçının izniyle" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e278c228-cddf-413c-a5c6-5a9a3ced78bd.PNG" /></strong></p>

<p><strong>Loading</strong> standında karşılaştığım <strong>Abdo Yal&ccedil;ınkaya</strong>&rsquo;nın resmi, ayrışan diliyle &ouml;ne &ccedil;ıktı. <strong>Zilberman Gallery</strong>&rsquo;de g&ouml;sterilen <strong>Alpin Arda Bağcık</strong>&rsquo;ın <em><strong>Metoprolol (2026)</strong></em> işi ise sembolizmle daha doğrudan temas kuran, neredeyse metafizik bir atmosfere a&ccedil;ılan yeni bir deneme gibiydi. D&ouml;nemin buhranını ters k&ouml;şe bir anlatım &uuml;zerinden işlemesi &ouml;zellikle dikkat &ccedil;ekiciydi.</p>

<p><strong>ArtOn</strong> sanat&ccedil;ılarından <strong>Enis Malik Duran&#39;</strong>ın&nbsp;<em><strong>D&uuml;nyanın Ucu (2026) </strong></em>da fuarda dikkatimi &ccedil;eken isimler arasındaydı. Son d&ouml;nemde giderek kuvvetlenen outsider tavrı, onun &uuml;retiminde her seferinde yeni bir katman a&ccedil;ıyor. <strong>Dirimart</strong>&rsquo;ta bir s&uuml;redir takip ettiğim <strong>Jennifer İpekel</strong>&rsquo;in <em><strong>Cycle Brea (2024)</strong></em> ve <em><strong>&Ccedil;ağla Ulusoy</strong></em>&rsquo;un <em><strong>Very Berry, StrawBerry Vines (2025)</strong></em> resimlerinde ise belirgin bir olgunlaşma hissi vardı.&nbsp;<img alt="Serap Özergin, Kadim Yazgı - KUN art space'in izniyle" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/43799ffc-2680-4fcb-9514-1e7b7e52eed5.JPG" /></p>

<p><strong>KUN Art Space</strong>&rsquo;ten <strong>Serap Beyhan</strong>&rsquo;ın <em><strong>Kadim Yazgı (2025)&nbsp;</strong></em>işi ise kullandığı medyumun &ouml;zg&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;yle ayrışıyordu; benzerine &ccedil;ok sık rastlanmayan bu yaklaşım, onu benim nezdimde fuarın en dikkat &ccedil;ekici &uuml;retimlerinden biri haline getirdi.</p>

<p><strong>x-ist</strong> b&uuml;nyesinde izlediğim <strong>Bur&ccedil;in Başar</strong>&rsquo;ın <em><strong>Yolda (2026) </strong></em>yeni serisi, sanat&ccedil;ının &ouml;nceki y&ouml;nelimlerinden daha rafine bir y&uuml;zeye ulaştığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml;. Temiz fır&ccedil;a kullanımıyla fotoger&ccedil;ek&ccedil;ilik ile soyutlama arasındaki ge&ccedil;iş alanında kurduğu yapı, nerelere gidecek merak konusu. <strong>ARE Projects</strong>&rsquo;te ilk kez canlı izleme şansı bulduğum <strong>Enes Debran</strong>&rsquo;ın portrelerindeki ruhani derinlik de aklımda kaldı.</p>

<p>B&uuml;t&uuml;n bu olumlu &ouml;rneklere rağmen fuarın i&ccedil;erik d&uuml;zeyinde bıraktığı iz daha karmaşık. <strong>Bloom</strong>&rsquo;un en g&uuml;&ccedil;l&uuml; taraflarından biri, farklı estetik ve kavramsal yaklaşımlara alan a&ccedil;ması. Queer &uuml;retimlerden bağımsız inisiyatiflere, Anadolu&rsquo;nun farklı şehirlerinden &ccedil;ıkan gen&ccedil; galerilere kadar uzanan geniş bir spektrum g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;n. Bu &ccedil;eşitlilik &ouml;nemli &ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rkiye&rsquo;de &uuml;retimin tek bir estetik hatta sıkışmadığını, farklı damarların canlı kaldığını g&ouml;steriyor. &Uuml;stelik bu &ccedil;eşitlilik yalnızca g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;k &uuml;retmiyor; doğru ilişkiler kurulduğunda yeni etkileşim alanları ve yeni d&uuml;ş&uuml;nme bi&ccedil;imleri de yaratabiliyor.</p>

<p>Yine de bu genişleme, beraberinde g&ouml;z ardı edilemeyecek bir yapısal d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; işaret ediyor: Kurumsal yapı zayıflarken talep tabanı yeniden şekilleniyor. L&uuml;tf&uuml; Kırdar&rsquo;da ger&ccedil;ekleşen bu edisyon ister istemez eski <strong>Contemporary Istanbul </strong>g&uuml;nlerini hatırlatıyor. Aynı mek&acirc;n, aynı marka ve b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de aynı kurumsal omurga altında bug&uuml;n &ccedil;ok farklı bir sanat sahnesiyle karşı karşıyayız. Kapsayıcılık artmış durumda; farklı şehirlerden, farklı &uuml;retim bi&ccedil;imlerinden ve daha geniş bir &ccedil;evreden katılım var. Buna karşılık sunum, k&uuml;rasyon ve temsil bi&ccedil;imlerinde hissedilen zayıflama da belirgin. Dolayısıyla bug&uuml;n g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z genişleme, kurumsal niteliğin aynı &ouml;l&ccedil;&uuml;de derinleştiğini g&ouml;stermiyor.</p>

<h2>Değişen sanat t&uuml;ketiminin g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;</h2>

<p><img alt="Çağla Ulusoy, Very Berry, StrawBerry Vines - Dirimart'ın izniyle" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/4a9441f2-d030-4b5f-ba4f-e4d7be0a0901.jpg" /></p>

<p>Bu tablo, sanat t&uuml;ketiminin niteliğindeki d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mle doğrudan ilişkili. Daha &ouml;nce estetik, g&ouml;rg&uuml;, iletişim ve entelekt&uuml;el gelişim alanı a&ccedil;an bir deneyim olarak &ccedil;alışan sanat t&uuml;ketimi, bug&uuml;n daha yoğun bi&ccedil;imde stat&uuml; eksenli bir dolaşıma yerleşmiş g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Bu değişim yalnızca alıcı profilini d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rm&uuml;yor; galerilerin temsil bi&ccedil;imlerini, sergileme kurgularını, anlatı kurma kapasitelerini ve pazarlama stratejilerini de belirliyor. <strong>Step Istanbul</strong>&rsquo;un tam karşılığını bulamayan yapısının Bloom&rsquo;a evrilmesi de bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m bağlamında okunabilir. Başka bir deyişle, yeni talep tabanı yalnızca yeni bir alım g&uuml;c&uuml; yaratmıyor; aynı zamanda sanatın hangi bi&ccedil;imde g&ouml;r&uuml;n&uuml;r olacağını, nasıl sunulacağını ve hangi estetik rejim i&ccedil;inde t&uuml;ketileceğini de etkiliyor.</p>

<p>Asıl kritik eşik burada ortaya &ccedil;ıkıyor: Yeni talep tabanı sanatı bu haliyle, bu hızla ve bu &ccedil;er&ccedil;eve i&ccedil;inde t&uuml;ketmek istiyor olabilir. Fakat bu eğilim, piyasa kalitesinin gerilediğine işaret eden yapısal bir sorunu da beraberinde taşıyor. Temsil ve k&uuml;rasyon pratiklerindeki zayıflama, dolaylı olarak sanatsal &uuml;retimin niteliğini de etkiliyor. Alanın genişlemesi, niteliğin de aynı &ouml;l&ccedil;&uuml;de g&uuml;&ccedil;lendiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, bu b&uuml;y&uuml;me kimi zaman kaliteyi aşağı &ccedil;eken bir basınca d&ouml;n&uuml;şebiliyor.</p>

<p><img alt="Enis Malik Duran, Dünyanın Ucu - Sanatçının izniyle" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/74662f9e-929c-40a7-a89f-f7271c2222f2.jpg" />Temsil meselesi işte bu bağlamda belirleyici hale geliyor. Bazı galeriler sanat&ccedil;ıyı ger&ccedil;ekten temsil ediyor; se&ccedil;kileri, yerleştirme bi&ccedil;imleri ve kurdukları anlatıyla bunu a&ccedil;ık&ccedil;a hissettiriyor. Standa girdiğinizde bir d&uuml;ş&uuml;nceyle, bir pozisyonla, bir ilişki bi&ccedil;imiyle karşılaşıyorsunuz. Fakat bazı stantlarda h&acirc;l&acirc; &ldquo;iş dizme&rdquo; refleksi baskın. Sanat&ccedil;ının &uuml;retimiyle hemhal olma, onun d&uuml;nyasını g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılma ve izleyiciyle anlamlı bir karşılaşma yaratma &ccedil;abasının yerini, m&uuml;mk&uuml;n olduğunca fazla işi yan yana getirerek g&ouml;sterme telaşı alıyor. Bu durumu estetik bir noksanlıktan &ccedil;ok sanatın algılanma bi&ccedil;imini yoksullaştıran ve piyasa kalitesini aşağı &ccedil;eken bir bakış yaratmak olarak yorumluyorum.</p>

<p>Bir başka dikkat &ccedil;ekici g&ouml;zlemim, bazı galerilerin ve sanat&ccedil;ıların bilin&ccedil;li bi&ccedil;imde geri &ccedil;ekilmiş olması. Her yıl aynı isimleri aynı yoğunlukta g&ouml;rmeyi bekleyen bir fuar mantığı yerine, bu boşlukların oluşması bana daha sağlıklı geliyor. &Uuml;retim yalnızca s&uuml;reklilikle değil, geri &ccedil;ekilme ve olgunlaşma s&uuml;re&ccedil;leriyle de gelişir. &Ouml;zellikle gen&ccedil; sanat&ccedil;ılar i&ccedil;in s&uuml;rekli g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;k baskısının kırılması &ccedil;ok &ouml;nemli. Dilin, formun ve fiyatın hen&uuml;z tam oturmadığı bir evrede, fuar takviminin dayattığı kesintisiz g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;k, &uuml;retimin derinleşmesini zorlaştırabiliyor.</p>

<p>Fuarın bir diğer katmanı ise a&ccedil;ık bi&ccedil;imde sosyolojik. Son d&ouml;nemde kamusal alanların daralması ve sosyal hayat &uuml;zerindeki baskıların artmasıyla birlikte k&uuml;lt&uuml;r etkinliklerinin işlevi de değişiyor. Bloom&rsquo;un bu &ouml;l&ccedil;ekte bir kalabalık &ccedil;ekmesini yalnızca sanatsal ilgiyle a&ccedil;ıklamak yetersiz kalır. Bu t&uuml;r alanlar, bastırılmış sosyal enerjinin dolaşıma girdiği, insanların bir araya geldiği, g&ouml;r&uuml;n&uuml;r olduğu ve nefes aldığı mek&acirc;nlara d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumda. Burada sanat merakı kadar aynı zamanda sosyal temas ihtiyacı, g&ouml;r&uuml;nme arzusu ve birlikte olma isteği de var.</p>

<p>Bu nedenle ilk g&uuml;n g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z yoğunluk ve hareketlilik, yalnızca sanat piyasasının canlanması olarak okunmamalı. Burada aynı zamanda sosyal bir ihtiyacın dışavurumu da var. Bu durum bir yandan umut veriyor; &ccedil;&uuml;nk&uuml; k&uuml;lt&uuml;r alanının h&acirc;l&acirc; insanları &ccedil;ekebilen, bir araya getirebilen ve ortak bir zemin &uuml;retebilen bir g&uuml;c&uuml; olduğunu hatırlatıyor. &Ouml;te yandan bu hareketliliğin ne kadarının s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir talebe, ne kadarının d&ouml;nemsel bir sosyal sıkışmanın dışavurumuna karşılık geldiğini dikkatle izlemek gerekiyor.</p>

<h2>İlk g&uuml;n&uuml;n anlattıkları</h2>

<p><img alt="Burçin Başar, Yolda Serisi - X-Ist izniyle " src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/b2f87c75-4dfb-4b74-8be6-35e23c9dea9f.jpg" /></p>

<p>Sonu&ccedil; olarak Bloom 2026&rsquo;nın ilk g&uuml;n&uuml;, &ccedil;ok katmanlı bir tablo ortaya koyuyor. Genişleyen izleyici kitlesi, artan satışlar ve &ccedil;eşitlenen &uuml;retim alanları &ouml;nemli kazanımlar sunuyor. Buna eşlik eden par&ccedil;alı anlatı, zayıflayan temsil bi&ccedil;imleri ve yapısal sorunlar da aynı &ouml;l&ccedil;&uuml;de g&ouml;r&uuml;n&uuml;r durumda. Bu y&uuml;zden ilk g&uuml;n ortaya &ccedil;ıkan hareketliliği bir başarı anlatısına yerleştirmem yetersiz kalırdı. Burada aynı zamanda T&uuml;rkiye sanat d&uuml;nyasının bug&uuml;nk&uuml; gerilimlerini, eğilimlerini ve eksiklerini a&ccedil;ığa &ccedil;ıkaran bir semptomla karşı karşıyayız.</p>

<p>Bir sanat fuarının başat hedefi satışlar olabilir, ancak bu alanların aynı zamanda bir durum tespiti mecrası olarak da &ccedil;alışması gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Bug&uuml;n İstanbul&rsquo;da ve daha geniş anlamda T&uuml;rkiye&rsquo;de sanat &uuml;retimi nereye gidiyor sorusuna Bloom&rsquo;un verdiği cevap h&acirc;l&acirc; par&ccedil;alı. G&ouml;r&uuml;nt&uuml; var, yoğunluk var, &ccedil;eşitlilik var; fakat bu unsurlar arasında kurulan bağ hen&uuml;z yeterince g&uuml;&ccedil;l&uuml; değil. İzleyicinin zihninde daha derin bir kavramsal &ccedil;er&ccedil;evenin oluşması da tam bu y&uuml;zden zorlaşıyor.</p>

<p><img alt="Rast Galeri standı" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a99dafd4-ac83-4b99-b67a-54808a3bc3b1.jpg" /></p>

<p>Yine de fuar hen&uuml;z yeni başladı. İlk g&uuml;n&uuml;n yarattığı bu enerji, hem piyasa hem izleyici a&ccedil;ısından ger&ccedil;ek bir potansiyele işaret ediyor. Bu potansiyelin nasıl şekilleneceği, bu kalabalığın ne kadarının kalıcı bir talebe d&ouml;n&uuml;şeceği, a&ccedil;ılan bu alanın sanatsal &uuml;retim kalitesini nasıl etkileyeceği &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki g&uuml;nlerde daha net okunacak. Şu an elimizde olan şey, heyecan verici bir hareketlenme ile bu hareketin taşıdığı riskleri g&ouml;ren g&ouml;zlerle izlemek.</p>

<p>Dolayısıyla Bloom 2026&rsquo;nın ilk g&uuml;n&uuml; dikkatle izlenmesi gereken bir başlangı&ccedil; duygusu veriyor. Ortada umut veren bir canlılık var. Bu canlılığın neyi beslediğini, neyi d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve neyi &ouml;rtt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yakından takip etmek gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n hissedilen y&uuml;kseliş, ya yeni bir sanat izleyicisinin ve koleksiyoner profilinin doğuşuna işaret edecek ya da mevcut yapısal gerilimlerin daha g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale geldiği ge&ccedil;ici bir yoğunluk olarak kalacak. Şimdilik g&ouml;r&uuml;nen, sanat alanının h&acirc;l&acirc; bir &ccedil;ekim g&uuml;c&uuml; &uuml;rettiği; aynı anda hem piyasanın d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;, hem temsil krizini, hem de kamusal hayatın daralmasıyla oluşan boşlukları b&uuml;nyesinde taşıdığıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sanat-tuketimi-yeniden-yaziliyor-ci-bloom-2026-nin-isaret-ettikleri-2026-04-16-12-51-14.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-30-alti-30-avrupa-2026-uc-turk-girisimci-listede</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-30-alti-30-avrupa-2026-uc-turk-girisimci-listede</link>
      <category>30 Altı 30 </category>
      <title>Forbes 30 Altı 30 Avrupa 2026: Üç Türk girişimci listede</title>
      <description>2026 Forbes 30 Altı 30 Avrupa listesi, kıtanın startup ekonomisinin geleceğini şekillendiren gençleri belirledi. Listede yeme-içme grubu TH Störte’nin kurucuları Halil Kalmaz ve Tolga Öztürk ile düşman dronları tespit edip izleyebilen dronlar geliştiren Tytan Technologies’in kurucusu Batuhan Yumurtacı da yer alıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:16:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-14T15:16:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır Avrupa&rsquo;nın startup hikayesi benzer bir kalıbı takip etti: b&uuml;y&uuml;k miktarda yatırım bulmakta zorlanan şirketler ve b&uuml;y&uuml;mek i&ccedil;in Silikon Vadisi&rsquo;ne giden girişimciler. Ancak artık anlatı değişiyor. Sadece ge&ccedil;en yıl, yapay zeka patlaması 45 yeni milyarder yarattı ve Avrupa&rsquo;da &uuml;&ccedil; virg&uuml;l kul&uuml;b&uuml;n&uuml;n yeni &uuml;yeleri arasında, 11 milyar dolar değerlemeye sahip yapay zeka sesi girişimi ElevenLabs&rsquo;tan, Forbes 30 altı listesinin mezunları Mati Staniszewski ve Piotr Dabkowski; 6,6 milyar dolarlık vibe-coding platformu Lovable&rsquo;ın kurucusu Fabian Hedin ayrıca Victor Riparbelli ve Steffen Tjerrild&rsquo;in 4 milyar dolarlık &uuml;retken video şirketi Synthesia gibi unicorn şirketler yer alıyor.</p>

<h2>900 milyon dolar yatırım</h2>

<p>2026 Avrupa 30 Altı 30 listesi bu değişimi yansıtıyor ve kıtanın startup ekosisteminin nereye gittiğine dair sinyaller veriyor. Bazı şirketler operasyonlarını ABD&rsquo;ye taşımış olsa da &ccedil;oğunluk yeni sermaye akışı sayesinde kendi &uuml;lkelerinde b&uuml;y&uuml;meye ve &uuml;retmeye devam ediyor. Bu yılın listesinde yer alanlar toplamda 900 milyon dolardan fazla yatırım topladı. Bu ge&ccedil;en yıla g&ouml;re 100 milyon dolar artış anlamına geliyor ve ışıkla &ccedil;alışan daha ucuz yarı iletken &ccedil;ipler &uuml;retmekten, yapay zeka &ccedil;ağında işe alım s&uuml;re&ccedil;lerini değiştirmeye kadar uzanan girişimler kurdular.</p>

<p>2026 Avrupa 30 Altı listesinde en iyi fonlanan şirketlerden bazıları arasında, 2024&rsquo;te 24 ve 26 yaşlarındaki kız kardeşler Chloe ve Olivia Ferro tarafından kurulan tele-tıp girişimi SheMed bulunuyor. Platform, kadınları sağlık hizmeti sağlayıcılarıyla ve kilo kaybı dışındaki nedenler i&ccedil;in (&ouml;rneğin PCOS veya menopoz &ouml;ncesi belirtileri hafifletmek i&ccedil;in) GLP-1 re&ccedil;eteleriyle buluşturuyor. Toplamda 75 milyon dolarlık yatırım alan şirket, Ekim 2025&rsquo;te 1 milyar dolar değerleme &uuml;zerinden 50 milyon dolarlık Seri A turunu kapattı. Fon yarışında onları yakından takip edenler ise Peec.ai&rsquo;nin kurucu ortakları 29 yaşındaki Marius Meiners ve 27 yaşındaki Daniel Drabo. İşletmelerin &uuml;r&uuml;nlerinin yapay zeka sohbet botları tarafından konuşulup konuşulmadığını ve bu konuşmaların olumlu olup olmadığını anlamalarına yardımcı olan bir pazarlama platformu geliştiriyorlar. İkili, Singular ve Avrupa mezunlarından Harry Stebbings&rsquo;in 20VC&rsquo;si gibi yatırımcılardan 29 milyon dolar topladı.</p>

<h2>&Uuml;&ccedil; T&uuml;rk girişimci listede</h2>

<p>Bu yılki listede &uuml;&ccedil; T&uuml;rk girişimci yer alıyor. Sanat &amp; K&uuml;lt&uuml;r kategorisinde birlikte kurdukları TH St&ouml;rte ile Halil Kalmaz ve Tolga &Ouml;zt&uuml;rk de listede. 2017 yılında Almanya, Emden&rsquo;deki bir bar olan Luwaak ile yola &ccedil;ıkan Kalmaz ve &Ouml;zt&uuml;rk, sıfırdan kurdukları işletmeyi yaklaşık 100 kişiye istihdam sağlayan, birden fazla lokasyona sahip bir yeme-i&ccedil;me grubuna d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;. 2023 yılında Groningen&rsquo;de a&ccedil;tıkları İtalyan restoranı Castelluccio ile uluslararası genişlemeye adım attılar ve Emden&rsquo;de, gelecekte &ouml;l&ccedil;eklendirilmesi planlanan s&uuml;per gıdalar ve &ouml;zel kahve konsepti Berries &amp; Beans&rsquo;i hayata ge&ccedil;irdiler. Grup şu anda &uuml;&ccedil; lokasyona ulaşmış durumda ve 2025 yılında yaklaşık 3,5 milyon dolar gelir elde etti. İkili şu an da 29 yaşında.</p>

<p>Yapay Zeka kategorisinde ise Almanya, M&uuml;nih&rsquo;te yaşayan Batuhan Yumurtacı yer alıyor. Dronlar modern savaşın seyrini değiştiriyor ancak bunlara karşı savunma yapmak maliyetli olabilir. M&uuml;nih Teknik &Uuml;niversitesi&rsquo;nde makine m&uuml;hendisliği, havacılık ve bilgisayar bilimleri okuduktan sonra Yumurtacı, bu durumu değiştirebileceğine inandı. Yumurtacı&rsquo;nın kurduğu Tytan Technologies adlı girişim, d&uuml;şman dronları tespit edip izleyebilen ve bunları d&uuml;ş&uuml;rmek i&ccedil;in top&ccedil;u ateşini y&ouml;nlendirebilen yapay zeka destekli karşı dron sistemleri geliştiriyor, hem de normal maliyetin &ccedil;ok altında bir fiyata. 29 yaşındkai Yumurtacı, &ldquo;Geleneksel &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerden 100 kata kadar daha ucuz&rdquo; diyor. Tytan&#39;ın sistemleri, tamamen yeni bir kurulum gerektirmeden mevcut hava savunma ara&ccedil;larına entegre edilebiliyor, bu da orduların bu sistemi benimsemesini kolaylaştırıyor. Tytan, yaklaşık 49 milyon dolarlık fon topladı ve halihazırda Alman ve Ukrayna Silahlı Kuvvetleri ile yakın işbirliği i&ccedil;inde &ccedil;alışıyor.</p>

<h2>&Ccedil;oğu iş modelleri i&ccedil;in yapay zeka kullanıyor</h2>

<p>2026 Avrupa 30 Altı 30 listesindeki her kategoride, kurucular iş modellerini g&uuml;&ccedil;lendirmek i&ccedil;in yapay zeka kullanıyor. Ancak her zaman a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;n&uuml;r şekillerde değil. &Ouml;rneğin, Cellcraft&rsquo;ın kurucu ortaklarından 29 yaşındaki Clarisse Beurrier, şirketlerin tanklarda hayvan h&uuml;creleri b&uuml;y&uuml;terek market raflarındaki burger, sosis veya k&ouml;fte gibi et &uuml;r&uuml;nlerinin yerini alabilecek alternatifler &uuml;retmelerine yardımcı olmak i&ccedil;in yapay zeka kullanıyor. Ya da Novogaia&rsquo;nın kurucu ortakları 28 yaşındaki Tess Bevers ve 27 yaşındaki David Kubanek, mantarlardan yeni ila&ccedil;lar keşfetmek i&ccedil;in yapay zekadan yararlanıyor.</p>

<p>Bu liste oluşturulurken yalnızca finansman ve yapay zeka inovasyonu değil, sosyal medya takip&ccedil;i sayıları da dikkate alındı. Bu yılın listesindekeiler TikTok, Instagram ve YouTube&rsquo;da toplamda 291 milyondan fazla takip&ccedil;iye sahip. Bu alanda zirvede, viral sokak dansı videolarıyla 75 milyon takip&ccedil;iye ulaşan 25 yaşındaki Alman i&ccedil;erik &uuml;reticisi Noel Robinson yer alıyor.</p>

<p>Kadın sporlarından elde edilen gelirin bu yıl k&uuml;resel olarak 3 milyar dolara ulaşması bekleniyor ve bu ekosistemi b&uuml;y&uuml;ten isimlerden biri de rugby yıldızı Ellie Kildunne. 2025&rsquo;te BBC&rsquo;nin Yılın Spor Kişiliği &ouml;d&uuml;l&uuml;nde ikinci oldu (birinci ise golf efsanesi Rory McIlroy idi). Bu başarı, 2025 D&uuml;nya Kupası şampiyonluğu ve 2024 D&uuml;nya Rugby Kadınlar 15&rsquo;ler Yılın Oyuncusu se&ccedil;ilmesinin ardından geldi. Saha dışında ise Red Roses takım arkadaşıyla birlikte &ldquo;Rugby Rodeo&rdquo; adlı bir Spotify podcast&rsquo;i sunuyor, adına bir Barbie &uuml;retildi ve ge&ccedil;en hafta bir kitap yayımladı.</p>

<h2>Gen&ccedil; olmak zor ama bir avantaj</h2>

<p>Forbes&rsquo;a konuşan 26 yaşındaki Kildunne, &ldquo;Kadın rugby&rsquo;sinin ve kadın sporlarının hızlı y&uuml;kselişiyle birlikte, bu sınırları ilk kıracak birilerinin olması gerekiyor. Hikayemi anlatmak ve okuyan birinin kendini yalnız hissetmemesini sağlamak istiyorum&rdquo; dedi. Bu duygu, gen&ccedil; kurucular, k&uuml;resel yıldızlar ve değişim yaratan bir&ccedil;ok kişi tarafından paylaşılıyor: İş d&uuml;nyasında gen&ccedil; olmak zor olabilir ancak aynı zamanda bir avantajdır. 29 yaşındaki moda tasarımcısı Sinead Gorey ş&ouml;yle diyor: &ldquo;İnsanlar sizi gerektiği kadar ciddiye almıyor. Ama bu da kendinizi daha fazla kanıtlama isteği yaratıyor.&rdquo; Tasarımları Lady Gaga ve Sabrina Carpenter gibi isimler tarafından giyildi. 2026 Forbes 30 Altı 30 Avrupa listesini belirlemek i&ccedil;in Forbes edit&ouml;rleri, oyuncu Lashana Lynch, Instadeep CEO&rsquo;su Karim Beguir ve medya girişimcisi Steven Bartlett ile Synthesia kurucu ortağı Victor Riparbelli gibi uzman j&uuml;ri &uuml;yeleriyle birlikte 10 binden fazla adayı değerlendirdi. Her aday etki, finansal g&uuml;&ccedil; ve yenilik a&ccedil;ısından incelendi.</p>

<h2>Rakamlarla 2026 Forbes 30 Altı 30 Avrupa listesi</h2>

<ul>
	<li>Listedeki girişimlerin topladığı, toplam yatırım 900 milyon doların &uuml;zerinde.</li>
	<li>Ortalama yaş bu yıl da 27 olarak sabit kaldı. En gen&ccedil; isim ise Eğlence kategorisinde yer alan 15 yaşındaki oyuncu Alfie Williams.</li>
	<li>Listenin y&uuml;zde 35&rsquo;i kadın, y&uuml;zde 64&rsquo;&uuml; erkek ve y&uuml;zde 1&rsquo;i ise kendini non-binary olarak tanımlıyor.</li>
	<li>Listenin y&uuml;zde 76&rsquo;sı Z kuşağı. Listenin d&ouml;rtte &uuml;&ccedil;&uuml;nden fazlası 1997 ve sonrası doğumlu Z kuşağından. Ge&ccedil;en yıl bu oran y&uuml;zde 44&rsquo;t&uuml;.</li>
	<li>Listede yer alanların y&uuml;zde 74&rsquo;&uuml; bir şirketin kurucusu veya ortak kurucusu.</li>
	<li>Listeye girenlerin en &ccedil;ok yaşadığı şehirler sırasıyla; Londra, Z&uuml;rih, Berlin ve Paris. &nbsp;Berlin ve Paris eşit sayıda temsilciye sahip, M&uuml;nih ise ilk beşe giriyor.</li>
	<li>Bu yılın listesinde yer alanların toplam takip&ccedil;i sayısı 291 milyonu aşıyor. Zirvede ise tek başına 75 milyon takip&ccedil;iye sahip Alman i&ccedil;erik &uuml;reticisi Noel Robinson bulunuyor.</li>
</ul>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-30-yas-alti-avrupa-2026-uc-turk-girisimci-listede-2026-04-14-18-22-10.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/fintek/revolut-uygulamasi-turkiye-de-erisime-acildi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/fintek/revolut-uygulamasi-turkiye-de-erisime-acildi</link>
      <category>FİNTEK</category>
      <title>Revolut uygulaması Türkiye'de erişime açıldı</title>
      <description>İngiltere merkezli dijital bankacılık devi Revolut, Türkiye pazarına giriş sürecinin ilk adımı olarak mobil uygulamasını erişime açtı. Uygulama şimdilik kullanılmasa da kullanıcılar bir bekleme listesine girebiliyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:41:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-10T12:41:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa&#39;nın en değerli finansal teknoloji girişimlerinden <strong>Revolut</strong>, T&uuml;rkiye pazarına girmek i&ccedil;in beklenen adımı attı. Şirketin mobil uygulaması, T&uuml;rkiye&#39;deki Google Play ve App Store mağazalarında kullanıma girdi.</p>

<p>Uygulamayı cihazlarına indiren kullanıcılar hen&uuml;z tam kapsamlı bankacılık hizmetlerinden yararlanamıyor. Sistem şimdilik sadece gelen talepleri bir bekleme listesine kaydediyor.&nbsp;</p>

<p>Bu gelişme, şirketin T&uuml;rkiye operasyonları i&ccedil;in altyapısını test ettiği şeklinde yorumlanıyor. <strong>Revolut</strong>, Hindistan pazarında yaptığı gibi ayrı bir uygulama geliştirmek yerine ana platformu &uuml;zerinden hizmet vermeyi planlıyor. K&uuml;resel standartların doğrudan T&uuml;rkiye pazarına taşınması bekleniyor.</p>

<h2>Dijital banka satın alma form&uuml;l&uuml;</h2>

<p>Uygulamanın mağazalarda yayınlanması, şirketin T&uuml;rkiye&#39;deki lisans s&uuml;recini yeniden g&uuml;ndeme getirdi. Bloomberg&#39;in ocak ayındaki haberinde, şirketin dijital banka FUPS&rsquo;ı satın almayı değerlendirdiği &ouml;ne s&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;.</p>

<p>FUPS, 2024&#39;&uuml;n son &ccedil;eyreğinde Bankacılık D&uuml;zenleme ve Denetleme Kurumu&#39;ndan dijital bankacılık faaliyet iznini aldı. Bu lisansla FUPS Bank, mevduat kabul edebilen bir kurum stat&uuml;s&uuml; kazandı. Revolut&#39;un T&uuml;rkiye&#39;de tam kapsamlı faaliyet g&ouml;sterebilmesi i&ccedil;in bu izne ihtiyacı bulunuyor.</p>

<p>Şirket, sıfırdan lisans s&uuml;reciyle uğraşmak yerine satın alma yolunu daha avantajlı buluyor. Ancak olası bir satın alma işlemi de doğrudan kurul onayı gerektiriyor. Uluslararası basına yansıyan haberlere g&ouml;re şirket, T&uuml;rkiye operasyonları i&ccedil;in &ccedil;ekirdek bir y&ouml;netici kadrosunu &ccedil;oktan kurdu.</p>

<h2>Şirketin değeri 75 milyar dolar</h2>

<p><strong>Nik Storonsky</strong> ve <strong>Vlad Yatsenko</strong> tarafından 2015 yılında kurulan Revolut, d&uuml;nya &ccedil;apında 70 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veriyor. Şirketin değerlemesi ge&ccedil;en kasım ayında tamamlanan finansman turunda 75 milyar dolar seviyesine ulaştı.</p>

<p>Fiziksel şubesi bulunmayan bankanın t&uuml;m finansal operasyonları mobil uygulama &uuml;zerinden y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. Platform kullanıcılarına &ccedil;oklu para birimi hesapları, uluslararası transferler ve &ouml;n &ouml;demeli kartlar sunuyor. Kripto varlık işlemleri, b&uuml;t&ccedil;e y&ouml;netimi ara&ccedil;ları ve hisse senedi yatırımları da sistem &uuml;zerinden yapılabiliyor.</p>

<p>Dijital bankacılık modeli, kullanıcılara daha uygun komisyon oranları ve y&uuml;ksek işlem hızı sağlıyor. &Ouml;zellikle sık seyahat edenler ve dijital finans ara&ccedil;larını yoğun kullananlar i&ccedil;in platform b&uuml;y&uuml;k kolaylıklar barındırıyor.</p>

<p>Bug&uuml;n 40&rsquo;tan fazla &uuml;lkede faaliyet g&ouml;steren Revolut&#39;un ana pazarlarını İngiltere ve Avrupa Birliği oluşturuyor. ABD, Japonya ve Avustralya gibi &uuml;lkelerde ise daha sınırlı bankacılık hizmetleri veriliyor. Şirket son d&ouml;nemde İskandinav &uuml;lkeleri, Latin Amerika ve Orta Doğu gibi yeni pazarlara a&ccedil;ılma hedefini sık&ccedil;a dile getiriyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/revolut-uygulamasi-turkiye-de-erisime-acildi-2026-04-10-15-48-05.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/altin-isiltisinda-bubi-nin-ikonalari</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/altin-isiltisinda-bubi-nin-ikonalari</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Altın ışıltısında: Bubi’nin ikonaları</title>
      <description>Bubi’nin DG Art Gallery’de açılan “İkonalar” sergisi, altın zeminli eserlerinde kutsal ikonografi ile popüler kültür figürlerini bir araya getiriyor. Kumaş üzerine uygulanan ve dikişlerle bölünen yüzeyler, serginin temel meselesi olan kimlik, temsil ve anlamın kırılganlığına odaklanıyor. Sergi, izleyiciyi değişen bakış açılarıyla çoğalan bir görsel deneyime davet ediyor.</description>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-10T11:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Asıl adı David Hayon olan Bubi, sanat&ccedil;ı lakabını bir takma isimden &ccedil;ok ayrı bir varoluş alanı şeklinde kullanıyor desek yanlış olmaz. İbranice&rsquo;de &ldquo;bubi&rdquo;; &ldquo;tatlım&rdquo;, &ldquo;canım&rdquo; ya da &ldquo;bebeğim&rdquo; gibi sevgi ve şefkat i&ccedil;eren bir hitap olarak kullanılır. Bu isim, sanat&ccedil;ının &ccedil;ocukluk anılarında da karşılık bulur; annesinin ona &ldquo;benim oğlum, benim canım&rdquo; anlamına gelen bu lakapla seslendiği bilinir. Psikoloji ve antropoloji eğitimi ile galericilikten gelen deneyimi birleşince sanat d&uuml;nyasının hem zihinsel hem de pratik tarafına hakim bir &uuml;retim dili &ccedil;ıkar karşımıza. Bubi, sanat&ccedil;ıyı g&ouml;r&uuml;nmez kılmaya &ccedil;alışan ana akım yaklaşımlara yanaşmaz; tersine, varlığını ısrarla y&uuml;zeyde tutan hatta zaman zaman fazlalaştıran bir dil kuruyor.</p>

<p>DG Art Gallery sergi mekanına girildiğinde dikkatimizi &ccedil;eken ilk şey eserler değil bir atmosfer: Eserlerdeki altın parıltısı hissi. Bu parlaklık, ister istemez Bizans Sanatı ikonalarının o mesafeli ve zamansız d&uuml;nyasını &ccedil;ağrıştırıyor. Ancak bu ilk izlenim uzun s&uuml;rm&uuml;yor. Eserlere yaklaştık&ccedil;a y&uuml;zeyin p&uuml;r&uuml;zleri, dikişleri ve yamaları beliriyor. Altın rengi, burada kutsallığı taşıyan bir zemin olmaktan &ccedil;ok onun ne kadar kırılgan ve inşa edilmiş olduğunu a&ccedil;ığa &ccedil;ıkaran bir y&uuml;zeye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p>

<p>Mozaikte, tezhipte, mimaride g&ouml;rmeye alışık olduğumuz ve zanaatk&acirc;rların bıraktığı o altın izler, Bubi&rsquo;nin bu serisinde belirleyici bir unsur. Alışıldık bağlamda ihtişamı temsil eden bu malzeme, burada bilin&ccedil;li bir uyumsuzlukla karşımıza &ccedil;ıkıyor. Eserlerin y&uuml;zeyindeki deformasyonlar ve Batman, Superman, Mandrake the Magician gibi fig&uuml;rlerle yan yana geldiğinde altın kendi anlamını sabitleyemiyor. Bubi tam da bu kaygan zeminde ilerliyor. Kutsal olan ile g&uuml;ndelik olanı &ccedil;arpıştırırken kontroll&uuml; bir dağınıklık, zaman zaman bir &uuml;slup anarşisi kuruyor ve bu &ccedil;arpışma izleyiciye de sirayet ediyor.</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/d770ceea-f23b-4db6-8ec8-23acb6b0f589.png" /></p>

<p>Y&uuml;zeye biraz daha yakından bakınca işlerin asıl meselesi belirginleşiyor. Kumaş &uuml;zerine uygulanan altın zeminler dikişler ve yamalarla b&ouml;l&uuml;n&uuml;yor. Bu m&uuml;dahaleler bir şeyi gizlemiyor aksine a&ccedil;ıyor. Bubi&rsquo;nin &ccedil;ocukluk yıllarında Hazzopulo Pasajı&rsquo;ndaki &ouml;rg&uuml; ustalarını hatırlaması bu noktada anlam kazanıyor. Onların yırtıkları g&ouml;r&uuml;nmez kılma becerisine karşılık burada dikişler &ouml;zellikle g&ouml;r&uuml;n&uuml;r bırakılıyor. Yama, bir onarım olmaktan &ccedil;ıkıp bir işarete d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor</p>

<p>Sergideki portre bi&ccedil;imindeki ikonalar ile Bubi başka bir kapı a&ccedil;ıyor. Y&uuml;zler silik, kimlikler askıda. Buna rağmen bu işlerde uzaklık hissetmiyorsunuz ve tam tersine izleyiciyi i&ccedil;ine &ccedil;eken, neredeyse oyunbaz bir alan kuruyor. Ciddiyet dağılıyor, yerine daha akışkan bir hal geliyor. Belki de bu y&uuml;zden bu portreler beklenenden daha &ldquo;keyifli&rdquo; bir izleme deneyimi bırakıyor.</p>

<p>B&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekli işlerde ise hayvan fig&uuml;rleri &ouml;ne &ccedil;ıkıyor: Karga, boğa, deve, koyun... Bu fig&uuml;rler i&ccedil;inde karga ayrı bir yerde duruyor. Başındaki hale doğrudan bir kutsal ikona g&ouml;ndermesi yaparken eğik duruşu bu g&ouml;ndermeyi boşa d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yor. Karga burada y&uuml;celtilmiş bir fig&uuml;r gibi değil daha &ccedil;ok g&ouml;rm&uuml;ş, tanıklık etmiş ve susmayı se&ccedil;miş bir varlık sanki. Kutsal ile g&uuml;ndelik arasındaki gerilim, bu fig&uuml;rde daha yoğun hissediliyor.</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/3aef98ac-94f6-4aef-85e5-8b2cf51df314.png" /></p>

<p>Sergi boyunca bu fig&uuml;rlerin &ouml;n&uuml;nde fotoğraf &ccedil;eken, poz veren izleyiciler, farkında olarak ya da olmayarak bu ikonaların yeniden &uuml;retimine katılıyor. İkona artık yalnızca bakılan bir şey değil dolaşıma giren, &ccedil;oğalan bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;.</p>

<p>Bu y&uuml;zden bu ikonaların karşısında durmak sabit bir bakışla m&uuml;mk&uuml;n olmuyor. Yaklaştık&ccedil;a başka, uzaklaştık&ccedil;a başka bir şey g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Y&uuml;zey değişmiyor ama bakış yer değiştiriyor. Belki de serginin asıl g&uuml;c&uuml; burada: İzleyiciyi tek bir anlamda tutmamakta. Sonu&ccedil;ta Bubi&rsquo;nin &ldquo;İkonalar&rdquo;ı yeni ikonlar &ouml;nermiyor. Daha &ccedil;ok ikon fikrinin kendisini gevşetiyor. Altın h&acirc;l&acirc; orada, fig&uuml;rler h&acirc;l&acirc; y&uuml;zeyde. Ama hi&ccedil;bir şey eskisi kadar sağlam değil. Tıpkı baktıktan sonra aynı kalamayan izleyici gibi.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/altin-isiltisinda-bubi-nin-ikonalari-2026-04-10-13-12-28.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/gar-sofralarinin-kulturu-anadolu-nun-zamansiz-mutfagi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/gar-sofralarinin-kulturu-anadolu-nun-zamansiz-mutfagi</link>
      <category>Life</category>
      <title>Gar sofralarının kültürü, Anadolu’nun zamansız mutfağı…</title>
      <description>Türk kültüründe kutsal sayılan ve gölgesinde huzur bulunan şifalı söğüt ağacı Anadolu mutfağını kendine şiar edinen Şef Deniz Şahin’in Terminal Kadıköy’deki gastronomi adresiyle ne de güzel örtüşüyor! Söğütlü Lokanta, ünlü şefin Michelin Bib Gourmand ödülüne sahip SADE Beş Denizler Mutfağı’ndan sonra ülkemizin dört bir tarafından derlediği lezzetleri dingin bir atmosferde sunduğu diğer mekânı.</description>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:46:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-09T10:46:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadık&ouml;y&rsquo;&uuml;n ruhuna uygun, adeta hediye gibi mek&acirc;nları b&uuml;nyesinde toplayan Terminal Kadık&ouml;y, aynı zamanda Michelin Bib Gourmand &ouml;d&uuml;ll&uuml; bir şefin, Deniz Şahin&rsquo;in, yalın ve incelikli sanatını konuşturarak yarattığı Anadolu mutfağının temsilcisi S&ouml;ğ&uuml;tl&uuml; Lokanta&rsquo;ya ev sahipliği yapıyor. Konumu itibarıyla, T&uuml;rkiye&rsquo;nin en &ouml;nemli transit noktası olan S&ouml;ğ&uuml;tl&uuml;&ccedil;eşme&rsquo;yi ismiyle selamlayan mek&acirc;n, s&ouml;ğ&uuml;t ağacının g&ouml;lgesinde yaşanan huzuru da b&uuml;nyesine taşıyor.&nbsp;</p>

<p>Mevsimsel, yerel ve zamana direnen tarifleri hi&ccedil;bir abartıya ka&ccedil;madan bug&uuml;n&uuml;n damak zevkiyle S&ouml;ğ&uuml;tl&uuml;&rsquo;de sunan Deniz Şahin, daha bir yıl dolmadan burayı bir m&uuml;davim lokantası kılmayı başarmış bile. Benim gittiğim akşam &ldquo;Zengin Mutfağı&rdquo; oyununu yeniden sahnelemeye başlayarak tiyatro seyircisinin y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&uuml;ld&uuml;ren &nbsp;Şener Şen oradaydı. Meğer &uuml;stad mekanın ciddi bir m&uuml;davimiymiş. Ona hak vermemek m&uuml;mk&uuml;n değil, &ccedil;&uuml;nk&uuml; S&ouml;ğ&uuml;tl&uuml;&rsquo;de tattığım klasik mezeler, zeytinyağlılar, pide ve etler kendini geleneksel bir şef olarak tanımlayan Deniz Şahin&rsquo;in dokunuşunu damağınızda fazlasıyla hissettiriyor.</p>

<p>Burada zeytinyağlı kayısılı kerevize &ouml;zel bir parantez a&ccedil;mak istiyorum. K&ouml;k kereviz, kuru kayısı, taze soğan ve portakal suyunun bileşimi sonrasında sayıklanacak bir lezzet ortaya &ccedil;ıkarmış. Bal kabağının yanı sıra, kabak &ccedil;ekirdeği, sarımsak, soğan, limon, acı yağ da i&ccedil;eren isli yoğurtlu bal kabağı da daha &ouml;nce denemediğim bir soğuk başlangı&ccedil; olduğundan notlarımın arasında yer aldı. Ya o kaşıkta midye salma&hellip; Yok b&ouml;yle bir lezzet!</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/1be3f85d-2a9c-414f-a2cd-d9268c3b0319.jpeg" /><img alt="Şef Deniz Şahin" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/96c3bb67-9afb-4b1a-9d2e-4c9b8fbc1a33.jpeg" /></p>

<p>Kendini bir gar meyhanesi olarak da tanımlayan S&ouml;ğ&uuml;tl&uuml;&rsquo;n&uuml;n yıldızlarından biri de tereyağlı dana ciğeri. Bir dahaki deg&uuml;stasyonda ona daha geniş bir yer ayırmakta kararlıyım.</p>

<p>T&uuml;rk yemeklerinin iyi bir temsilcisi olan S&ouml;ğ&uuml;tl&uuml; Lokanta&rsquo;da &uuml;lkemizin farklı şehirlerini onurlandıran tadım etkinlikleri d&uuml;zenleniyor ve bu etkinliklerde o şehirlerin y&ouml;resel tatları resmige&ccedil;it yapıyor. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki g&uuml;nlerde Erzincan&rsquo;a &ouml;zg&uuml; planlanan tadım masasının yoğun bir talep g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve &ccedil;oktan dolduğunu &ouml;ğrendim.&nbsp;</p>

<p>&Ouml;ncesinde işlenen şehir mutfaklarından Tokat&rsquo;ın ise Şef Deniz Şahin ve Anadolu mutfağına &ouml;mr&uuml;n&uuml; adamış eşi Anadolu Halk Mutfağı Derneği kurucularından Adnan Şahin i&ccedil;in memleketleri olması hasebiyle ayrı bir yeri var. Bu y&uuml;zden sıra kıymalı kuru Tokat biberi dolmasının tadımına geldiğinde bana eşlik eden Adnan Şahin&rsquo;in s&ouml;zlerini not alıyorum. Ge&ccedil;tiğimiz yıl bu biberden iki bin adet zor yaptırdığını s&ouml;yl&uuml;yor. Bu kısıtlılığın temelinde Tokat biberinin hem g&ouml;lgede hem de g&uuml;neşte kurutulmasını gerektiren meşakkatli s&uuml;reci ve ticari d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmediğinden herkesin kendisine yetecek kadar &uuml;r&uuml;n ekmesi yatıyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/94018c4d-c176-4c0a-9ad7-7f0fb7ba783e.jpeg" /></p>

<p>Meğer Tokat&rsquo;a has bu biber 2000&rsquo;lerin başında İspanya Barselona&rsquo;da keşfedip İstanbul&rsquo;a kilolarca taşıdığım, iri tuz ekilmiş kızartmasına doyum olmayan k&uuml;&ccedil;&uuml;k biberlerle aynı cinsmiş. Ancak &ldquo;Padron&rdquo; biberi bizim topraklarımızda k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızartmalık boylarının yanı sıra &nbsp;dolma yapılabilecek irilikte mahs&uuml;l de veriyor ve d&ouml;rt boğumlu olan bildiğimiz dolmalık biberlerin aksine &uuml;&ccedil; boğumlu g&ouml;vdesiyle ve hi&ccedil; kabuğu olmamasıyla farkını g&ouml;steriyor. İşte bu kıymetli biberden 2&rsquo;sini yeme mutluluğuna erdim desem, sizi &ccedil;ok kıskandırmış olmam, değil mi? Adnan Şahin&rsquo;in &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıl i&ccedil;in &uuml;&ccedil; bin adet yaptırmayı hedeflediğinin m&uuml;jdesini de &nbsp;&ldquo;foodie&rdquo;lere vermekten mutluluk duyuyorum.&nbsp;</p>

<p>S&ouml;ğ&uuml;tl&uuml; Lokanta, Anadolu Yakası&rsquo;nda en iyi k&uuml;şlemeyi yiyebileceğiniz adreslerden biri.&nbsp;</p>

<p>Dana etli, domates, biber ve baharatla lezzetlendirilmiş pide ve dana-kuzu kıymadan soğanın yanı sıra sarımsak ve biberin ilave edildiği lahmacun da bunca &ccedil;eşidi bu lezzet &ccedil;ıtasında aynı &ccedil;atının altında bulduğum i&ccedil;in beni hayrete d&uuml;ş&uuml;rmedi değil. Hatta diyebilirim ki bu konudaki t&uuml;m &ouml;nyargılarımı kırdı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/gar-sofralarinin-kulturu-anadolu-nun-zamansiz-mutfagi-2026-04-09-13-58-44.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/milyarder-bill-ackman-dunyanin-en-buyuk-plak-sirketi-universal-music-e-talip-oldu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/milyarder-bill-ackman-dunyanin-en-buyuk-plak-sirketi-universal-music-e-talip-oldu</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Milyarder Bill Ackman dünyanın en büyük plak şirketi Universal Music'e talip oldu</title>
      <description>Dünyanın en büyük müzik grubu Universal Music'i satın almak isteyen Pershing Square Capital, şirkete yaklaşık 55 milyar euro değer biçerek hisse listelemesini New York'a taşımayı planlıyor.</description>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 12:02:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-07T12:02:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.forbes.com.tr/forbes-life/milyarder-bill-ackman-flort-tavsiyesiyle-sosyal-medyada-alay-konusu-oldu">Bill Ackman</a>&#39;ın sahibi olduğu Pershing Square Capital, d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k m&uuml;zik şirketi Universal Music Group&#39;u satın almayı teklif etti. Yaklaşık 55 milyar euro değerindeki bu anlaşma şirketin listelemesini Amsterdam&#39;dan New York&#39;a kaydırmayı hedefliyor.</p>

<p>&Ouml;nerilen işlem, Universal&#39;ın Ackman tarafından kurulan bir &#39;boş &ccedil;ek&#39; şirketiyle birleşmesini kapsıyor. 2021&#39;den beri m&uuml;zik grubunda hissesi bulunan Pershing&#39;e g&ouml;re bu hamle her Universal hissesine 30,40 euro değer bi&ccedil;iyor.</p>

<p>Yapay zek&acirc;nın m&uuml;zik end&uuml;strisi k&acirc;rlarını d&uuml;ş&uuml;rebileceği endişeleriyle hisseler son altı ayda y&uuml;zde 30&#39;dan fazla değer kaybetmişti. Universal hisseleri satın alma teklifinin ardından erken işlemlerde y&uuml;zde 11 oranında sı&ccedil;rama yaptı.</p>

<p>Salı g&uuml;n&uuml; teklifi duyuran Ackman, &quot;UMG&#39;nin hisse senedi fiyatı, m&uuml;zik işinin performansıyla ilgisi olmayan sorunların bir araya gelmesi nedeniyle zayıfladı ve daha da &ouml;nemlisi bunların hepsi bu işlemle &ccedil;&ouml;z&uuml;lebilir.&quot; dedi.</p>

<h2>Yatırımcılara hisse başına 5,05 euro nakit &ouml;denecek</h2>

<p>Pershing, Universal yatırımcılarının sahip oldukları her hisse i&ccedil;in 5,05 euro nakit alacağını duyurdu. Bu miktar toplamda 9,4 milyar euroya ulaşıyor. Ayrıca yatırımcılara yeni şirketten 0,77 oranında hisse verilecek.</p>

<p><img alt="Forbes'un hesaplamalarına göre Bill Ackman 9 milyar dolarlık servete sahip" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/06f54123-75fe-4f5f-8e06-e3652465e092.jpeg" /></p>

<p>Yapılan bu anlaşma Universal&#39;ın &ouml;z sermayesine yaklaşık 55 milyar euro değer bi&ccedil;ecek. D&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k plak şirketi olan Universal Music, Taylor Swift ve Kendrick Lamar gibi sanat&ccedil;ılara ev sahipliği yapıyor.</p>

<p>Şirket, Sony Music Group ve Warner Music ile birlikte b&uuml;y&uuml;k &uuml;&ccedil;l&uuml; olarak bilinen plak şirketleri arasında yer alıyor. Universal cephesinden ise s&ouml;z konusu satın alma teklifine hemen bir yanıt gelmedi.</p>

<h2>Şirketin değerlemesini d&uuml;ş&uuml;ren belirsizlikler</h2>

<p>Pershing, Universal hisselerindeki performans kaybının nedenlerine de değindi. Halka a&ccedil;ıklanmış bir sermaye tahsis planının olmamasının şirkete zarar verdiğini belirtti. Ayrıca Universal&#39;ın m&uuml;zik yayıncısı Spotify&#39;da sahip olduğu hissenin d&uuml;zg&uuml;n şekilde değerlenmemesinin de etkili olduğu aktarıldı.&nbsp;</p>

<p>Ackman&#39;ın grubu, Bollor&eacute; Group&#39;un şirketteki y&uuml;zde 18&#39;lik hissesinin geleceğindeki belirsizliğin de değerlemeyi d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;ne inandıklarını kaydetti. Fransız milyarder Vincent Bollor&eacute;&#39;nin ailesi tarafından y&ouml;netilen Bollor&eacute; Group, 2021 yılında Universal&#39;ı Fransız medya grubu Vivendi&#39;den ayırmıştı.&nbsp;</p>

<p>Bollor&eacute; ailesinin bir s&ouml;zc&uuml;s&uuml; konuyla ilgili teklife hemen geri d&ouml;n&uuml;ş yapmadı. &Ccedil;in merkezli Tencent y&uuml;zde 11,4 payla Universal&#39;ın en b&uuml;y&uuml;k ikinci hissedarı konumunda bulunuyor. Vivendi ise hala y&uuml;zde 10&#39;a yakın bir hisseyi elinde tutuyor. Vivendi konu hakkında yorum yapmaktan ka&ccedil;ındı.</p>

<h2>Halka arz s&uuml;recinde milyar dolarlık hedef</h2>

<p>Satın alma duyurusu Ackman&#39;ın Pershing Square USA i&ccedil;in başlattığı halka arz s&uuml;recinin ortasında geldi. Bu fon New York Borsası&#39;nda işlem g&ouml;recek yeni bir kapalı u&ccedil;lu fon olma &ouml;zelliği taşıyor.</p>

<p>Ackman, yatırımcılara serbest fonunun y&ouml;netim şirketinden bir pay da vereceği işlemle yeni bir fon toplamayı planlıyor. Bu s&uuml;re&ccedil;te 5 milyar dolar ile 10 milyar dolar arasında para toplanması hedefleniyor.</p>

<p>D&uuml;nyanın en tanınmış serbest fon y&ouml;neticilerinden biri olan Ackman, y&uuml;ksek kaliteli şirketlere milyarlarca dolarlık yatırımlar yapıyor. Alphabet, Amazon ve Brookfield&#39;da b&uuml;y&uuml;k hisseleri bulunan ana serbest fonu yaklaşık 18 milyar dolar y&ouml;netiyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/milyarder-bill-ackman-dunyanin-en-buyuk-plak-sirketi-universal-music-e-talip-oldu-2026-04-07-15-12-18.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/cinli-batarya-devi-catl-hedefine-elektrikli-gemileri-koydu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/cinli-batarya-devi-catl-hedefine-elektrikli-gemileri-koydu</link>
      <category>Sürdürülebilirlik</category>
      <title>Çinli batarya devi CATL hedefine elektrikli gemileri koydu</title>
      <description>Çinli batarya devi CATL, elektrikli araçlardaki başarısını denizcilik sektörüne taşıyarak küresel nakliye filolarını elektrikli hale getirmek için yeni yatırımlar planlıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 13:09:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-06T13:09:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k pil &uuml;reticisi <strong>CATL</strong>, elektrikli ara&ccedil;lardaki başarısını denizlerde tekrarlamak istiyor. Şirket, k&uuml;resel nakliye filosunun bazı kısımlarını elektriklendirmek i&ccedil;in hi&ccedil;bir &ccedil;abadan ka&ccedil;ınmayacağına s&ouml;z verdi. Elektrikli ara&ccedil; pilleri pazarının y&uuml;zde 37&#39;sini kontrol eden &Ccedil;inli grup, g&uuml;&ccedil; şebekeleri ve veri merkezlerindeki enerji depolama sistemleri pazarının ise y&uuml;zde 22&#39;sine sahip durumda. Şirket şu ana kadar &ccedil;oğunlukla &Ccedil;in kıyı şeridine yakın yerlerde, limanlarda veya nehirlerde faaliyet g&ouml;steren k&uuml;&ccedil;&uuml;k deniz ara&ccedil;larından oluşan yaklaşık 900 gemiye pil entegre etti.&nbsp;</p>

<p>Denizcilik sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n bazı b&ouml;l&uuml;mlerini elektriklendirmek, Pekin y&ouml;netiminin karbondonsuzlaştırma ve dış kaynaklara bağımlılığı azaltma şeklindeki hedeflerinin merkezinde yer alıyor. Uluslararası Denizcilik &Ouml;rg&uuml;t&uuml;, toplam karbon emisyonlarının y&uuml;zde 3&#39;&uuml;n&uuml; oluşturan k&uuml;resel nakliye emisyonlarını 2050 yılına kadar yarıya indirmeyi hedefliyor. Kıyıya yakın operasyonlar i&ccedil;in en uygun se&ccedil;enek olan piller, &ccedil;evreyi yoğun şekilde kirleten ağır yakıtlara (heavy fuel-oil) alternatifler arasında g&ouml;steriliyor. &Ccedil;inli şirketler ayrıca yeşil metanol, amonyak ve hidrojen gibi temiz yakıtların ticarileştirilmesini araştırıyor.</p>

<h2>Enerji krizleri elektrifikasyon trendini hızlandırıyor</h2>

<p>ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a y&ouml;nelik saldırılarıyla sarsılan d&uuml;nyanın enerji tedarik zincirleri alternatiflere olan ihtiyacı artırdı. Orta Doğu&#39;dan gelen petrol ve gaz i&ccedil;in hayati bir ulaşım rotası olan H&uuml;rm&uuml;z Boğazı&#39;nın kapanmasıyla alternatif arayışı daha acil bir hal aldı. Bernstein&#39;ın &Ccedil;in enerji araştırmalarını y&ouml;neten Neil Beveridge, uzun vadeli sonucun k&uuml;resel elektrifikasyon mega trendinin hızlanması olacağını belirtti.&nbsp;</p>

<p>CATL&#39;nin sekt&ouml;re olan bağlılığının bir işareti olarak şirketin denizcilik birimini y&ouml;neten Su Yi, Financial Times&#39;a ekibinin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bu yıl iki katından fazla artırarak yaklaşık 500&#39;e &ccedil;ıkarmayı planladığını s&ouml;yledi. Su, &quot;Mevcut odak noktamız, pil h&uuml;creleri i&ccedil;in uzun bir kullanım &ouml;mr&uuml; ve okyanus koşullarında g&uuml;venlik de dahil olmak &uuml;zere su &uuml;zerinde &ccedil;alışmanın son derece y&uuml;ksek gereksinimlerini karşılayan piller &uuml;retmektir.&quot; dedi. CATL bir satış hedefi vermekten ka&ccedil;ındı ancak bir şirket s&ouml;zc&uuml;s&uuml; g&uuml;&ccedil;l&uuml; pazar potansiyeline &ccedil;ok g&uuml;vendiklerini ifade etti.&nbsp;</p>

<p>Pil &uuml;reticisi şirket, enerji depolama sistemlerindeki g&uuml;&ccedil;l&uuml; talebin etkisiyle 2025 yılında bir &ouml;nceki yıla g&ouml;re y&uuml;zde 42 artışla 72,2 milyar RMB (10,4 milyar dolar) net k&acirc;r bildirdi. Şirketin Shenzhen borsasında işlem g&ouml;ren hisseleri İran savaşının başlamasından bu yana yaklaşık y&uuml;zde 13 oranında değer kazandı.&nbsp;</p>

<h2>CATL sıfırdan bir deniz pili end&uuml;strisi yaratmak istiyor</h2>

<p>CATL, sıfırdan yeni bir deniz pili end&uuml;strisi oluşturmak i&ccedil;in limanlar ve h&uuml;k&uuml;metlerle iş birliği yapmayı ama&ccedil;lıyor. &Ccedil;in&#39;in gemi inşa merkezlerinden biri olan Guangzhou gibi belediyeler, pille &ccedil;alışan bazı gemiler i&ccedil;in s&uuml;bvansiyon sunmaya başladı. Konuya ilişkin Su, &quot;Bu end&uuml;stri i&ccedil;in tedarik zincirini oluşturmak amacıyla Ar-Ge, insan kaynakları ve malzemelere yatırım yapmaktan hi&ccedil;bir &ccedil;abadan ka&ccedil;ınmayacağız.&quot; değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>Şirket, deniz pili sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; ilk olarak 2017 yılında keşfetmeye başladı. Deniz g&uuml;&ccedil; aktarma organları ve kıyı tesisleri i&ccedil;in &ouml;zel bir yan kuruluşa sahip olan şirket, yeni hedefler &uuml;zerinde &ccedil;alışıyor. CATL, ticari kamyonların uzun yolculuklarda pil değiştirebildiği &Ccedil;in&#39;deki otoyol ağına benzer şekilde, gemi operat&ouml;rleri i&ccedil;in gelişmekte olan pil değiştirme modelini genişletmek i&ccedil;in &ccedil;abalıyor. Şirket, denizcilikte kullanılan ağır yakıtlardan hala &ccedil;ok daha pahalı olsa da bir denizcilik pil değiştirme hizmetinin en azından pil fiyatını gemi satın alma maliyetlerinden &ccedil;ıkaracağını kaydetti.</p>

<h2>Lityum iyon maliyetleri y&uuml;zde 90 oranında d&uuml;şt&uuml;</h2>

<p>Lityum iyon maliyetlerinin 2010 yılından bu yana y&uuml;zde 90 oranında d&uuml;şmesiyle birlikte pil fiyatları son yirmi yılda keskin bir gerileme yaşadı. Daha ucuz piller elektrikli ara&ccedil;lardaki patlamanın temelini oluşturdu. Ancak Danimarka merkezli M&aelig;rsk Mc-Kinney M&oslash;ller Sıfır Karbon Denizcilik Merkezi tarafından 2024 yılında yapılan bir &ouml;n fizibilite &ccedil;alışmasına g&ouml;re, tamamen pille &ccedil;alışan derin deniz gemilerinin b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekte benimsenmesi hen&uuml;z ger&ccedil;ekleşmedi.&nbsp;</p>

<p>Geniş &ccedil;aplı bir benimsemenin olmamasının nedeni pillerin enerji yoğunluğunun yakıtlara kıyasla daha d&uuml;ş&uuml;k olması olarak g&ouml;sterildi. Araştırma grubu, pille &ccedil;alışan bileşenleri i&ccedil;ten yanmalı motorlarla birleştiren hibrit bir yaklaşımın umut verici bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m sunduğunu tespit etti. Araştırmacılar ayrıca, kurtarma veya tahliyenin karada olduğundan daha zor olacağı denizde yangın ve patlama risklerini de inceliyor.&nbsp;</p>

<p>Deniz ortamlarındaki sistemlerin elektrikli ara&ccedil;larda kullanılan b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de standartlaştırılmış pillere kıyasla daha fazla bakım ve g&ouml;zetim gerektireceği belirtiliyor. Denizcilik işi, lisans eğitiminde deniz m&uuml;hendisliği okuduktan sonra y&uuml;ksek lisans i&ccedil;in elektroniğe y&ouml;nelen CATL kurucusu Robin Zeng&#39;in uzun zamandır s&uuml;regelen bir tutkusu olarak biliniyor. Şirket y&ouml;neticisi Su, &quot;Gemi m&uuml;hendisliği onun asıl disiplini ve tutkusuydu.&quot; dedi.&nbsp;</p>

<p>Su, g&uuml;venlik, g&uuml;venilirlik ve d&uuml;ş&uuml;k maliyet sağlamanın teknik zorluklarının &ouml;tesinde, işi &ouml;l&ccedil;eklendirmek i&ccedil;in farklı gemi tasarımcıları, tersaneler, limanlar ve elektrik şebekeleri arasında sistem d&uuml;zeyinde iş birliği gerekeceğini kaydetti. Yetkili son olarak, &quot;Bu silolar yıkılmalıdır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cinli-batarya-devi-catl-hedefine-elektrikli-gemileri-koydu-2026-04-06-16-23-48.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/tarimsal-sulamada-hibe-oranlari-belli-oldu-yuzde-70-e-kadar-destek</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/tarimsal-sulamada-hibe-oranlari-belli-oldu-yuzde-70-e-kadar-destek</link>
      <category>Yeşil Küre - Tarım</category>
      <title>Tarımsal sulamada hibe oranları belli oldu: Yüzde 70'e kadar destek</title>
      <description>Tarım ve Orman Bakanlığı, su verimliliğini artırmak amacıyla modern sulama sistemleri yatırımlarına 81 ilde 10 milyon liraya kadar hibe desteği sağlayacak. Tasarruflu tarımsal sulama yatırımlarına yüzde 50 ile 70 arasında hibe desteği verilecek.</description>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 12:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-03T12:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığınca tasarruflu sulama yatırımlarına y&uuml;zde 50 ile 70 arasında hibe desteği sağlanacağı a&ccedil;ıklandı. Bakanlık tarafından hazırlanan Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Kapsamında Tasarruflu Tarımsal Sulama Sistemlerine Y&ouml;nelik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ, Resmi Gazete&#39;de yayımlanarak y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girdi. D&uuml;zenlemeyle hibe desteği verilecek tasarruflu tarımsal sulama sistemlerine y&ouml;nelik 81 ilde uygulanacak yatırım konuları tek tek belirlendi.</p>

<p>Buna g&ouml;re tarla i&ccedil;i sistemlerde damla sulama, yağmurlama, mikro yağmurlama ve y&uuml;zey altı damla sulama sistemleri desteklenecek. Mekanik b&uuml;y&uuml;k sistemlerde center pivot/lineer sulama sistemleri ile tamburlu sulama sistemleri hibe kapsamına alındı. Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemlerde ise g&uuml;neş enerjili sulama (sulama sistemleri+panel) ile akıllı sulama/otomasyon sistemleri (sens&ouml;r, kontrol, uzaktan y&ouml;netim) desteklenecek.</p>

<h2>Hibe desteği kapsamındaki yatırım konuları belirlendi</h2>

<p>Başvuru sahibi ile il m&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; arasında hibe s&ouml;zleşmesinin imzalanmasından sonra alımı yapılan makine, ekipman ve malzemelerin 75 g&uuml;n i&ccedil;inde tarlada montajı tamamlanacak. Başvuru sahibinin, Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı olması şartı aranacak. Ayrıca &ouml;demenin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl boyunca kayıtlı olma halinin devam etmesi gerekecek.</p>

<p>Kabul edilen başvurularda, hibe s&ouml;zleşmesinde belirlenen hibeye esas proje tutarının, KDV dahil y&uuml;zde 50&#39;si ile y&uuml;zde 70&#39;ine kadar değişen oranlarda hibe desteği verilecek. Tasarruflu tarımsal sulama sistemlerine y&ouml;nelik yatırımlar kapsamında kullanılacak b&uuml;t&ccedil;enin en az y&uuml;zde 20&#39;si kadın ve gen&ccedil; girişimciler tarafından ger&ccedil;ekleştirilecek yatırımlar i&ccedil;in kullanılacak. Birinci derece tarımsal ama&ccedil;lı &ouml;rg&uuml;tler, kadınlar ve gen&ccedil;ler tarafından ger&ccedil;ekleştirilen başvurular &ouml;ncelikli olarak değerlendirilecek.</p>

<h2>Hibeye esas proje tutarı ve destekleme oranları netleşti</h2>

<p>Konu bazında verilecek hibe oranları tarla i&ccedil;i damla sulama sistemleri ile tarla i&ccedil;i yağmurlama sulama sistemleri i&ccedil;in y&uuml;zde 50 olarak a&ccedil;ıklandı. Tarla i&ccedil;i mikro yağmurlama sulama sistemleri, center pivot/lineer sulama sistemleri, tamburlu sulama sistemleri ile g&uuml;neş enerjili sulama i&ccedil;in bu oran y&uuml;zde 60 olacak. Tarla i&ccedil;i y&uuml;zey altı damla sulama ve akıllı sulama/otomasyon sistemleri i&ccedil;in ise y&uuml;zde 70 hibe uygulanacak.</p>

<p>Tarımsal a&ccedil;ıdan yer altı sularının yetersiz seviyede ve su kısıtı olduğunun tespit edildiği havzalarda yapılacak başvurularda t&uuml;m konular i&ccedil;in y&uuml;zde 70 hibe desteği sağlanacak. Hibeye esas proje tutarı 10 milyon lirayı ge&ccedil;emeyecek. Satın alma bedelinin 10 milyon lira miktarını aşması halinde, aşan kısım faydalanıcı tarafından ayni katkı olarak karşılanacak.</p>

<p>Projelerin yetkili ziraat m&uuml;hendisleri tarafından hazırlanması zorunluluğu bulunuyor. Başvurular, uygulama rehberinde belirtilen tarihler arasında ve başvuru dosyası i&ccedil;eriğine uygun şekilde yapılacak. Program kapsamında başvuruların yapıldığı her il i&ccedil;in tahsis edilen &ouml;denek miktarı kadar başvuruya hibe desteği sağlanacak. Değerlendirme nihai kararı s&ouml;z konusu &ouml;denek esas alınarak verilecek.</p>

<p>Son başvuru tarihi mesai bitimine kadar teslim edilen başvurular, 30 g&uuml;n i&ccedil;inde il proje y&uuml;r&uuml;tme birimi tarafından incelenerek değerlendirilecek. Onaylanan asıl ve varsa yedek başvuru listeleri, 5 g&uuml;n s&uuml;resince il m&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; internet sitesinde ve duyuru panolarında ilan edilecek. Başvuru sahiplerine ayrıca yazılı tebligat yapılmayacak. T&uuml;rk lirası olarak verilecek hibe desteği &ouml;demeleri, b&uuml;t&ccedil;enin ilgili harcama kaleminden tahsis edilerek karşılanacak. Yapılan t&uuml;m işlemler, Bakanlık tarafından denetlenecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/tarimsal-sulamada-hibe-oranlari-belli-oldu-yuzde-70-e-kadar-destek-2026-04-03-15-03-05.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/sakarya-icin-sifir-atik-yol-haritasi-aciklandi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/sakarya-icin-sifir-atik-yol-haritasi-aciklandi</link>
      <category>Yeşil Küre - Tarım</category>
      <title>Sakarya için sıfır atık yol haritası açıklandı</title>
      <description>Sıfır Atık Vakfı tarafından COP31 süreci kapsamında yürütülen “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temalı çalıştayların Sakarya etabı tamamlandı. Sakarya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen sonuç konferansında, kentin 2027 yılına yönelik sıfır atık vizyonu ve öncelikli dönüşüm alanları paylaşıldı.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 15:11:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-02T15:11:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfı tarafından &ldquo;Yerelden Ulusala İsraf ve Atık&rdquo; temasıyla hayata ge&ccedil;irilen &ldquo;COP31 S&uuml;recinde T&uuml;rkiye Sıfır Atık, &Ccedil;evre ve İklim Değişikliği &Ccedil;alıştayları&rdquo;nın Sakarya ayağı, d&uuml;zenlenen Sakarya &Ccedil;alıştayı Sonu&ccedil; Konferansı ile tamamlandı. Konferansta, Sakarya&rsquo;da sıfır atık uygulamalarını koordine etmek amacıyla bir il koordinasyon kurulunun oluşturulduğu a&ccedil;ıklandı. &Ccedil;alıştay &ccedil;ıktılarında, atık y&ouml;netimi politikalarının yanı sıra kaynak verimliliği, yatırım ihtiyacı ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir b&uuml;y&uuml;me başlıkları &ouml;ne &ccedil;ıktı.</p>

<h2>Geri kazanım oranında artış</h2>

<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Y&uuml;ksek D&uuml;zeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise T&uuml;rkiye&rsquo;nin sıfır atık yaklaşımının geldiği noktaya ilişkin değerlendirmesinde, &ldquo;Sıfır Atık Hareketi bug&uuml;n 193 &uuml;lkede karşılık bulan k&uuml;resel bir yapıya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Bu s&uuml;re&ccedil; yalnızca &ccedil;evresel değil aynı zamanda ekonomik bir paradigma değişimini ifade ediyor.</p>

<p>Kaynakların daha verimli kullanılması ve atık y&ouml;netiminin ekonomik değere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lmesi a&ccedil;ısından T&uuml;rkiye &ouml;nemli bir model sunuyor&rdquo; dedi. Toplantıda paylaşılan verilere g&ouml;re, T&uuml;rkiye&rsquo;de geri kazanım oranı 2017&rsquo;de y&uuml;zde 13 seviyesindeyken 2025 itibarıyla y&uuml;zde 37,5&rsquo;in &uuml;zerine &ccedil;ıktı. Aynı d&ouml;nemde 90 milyon tonun &uuml;zerinde atık ekonomiye kazandırıldı. Depozito iade sistemi kapsamında ise Sakarya&rsquo;da 7 milyon adedin &uuml;zerinde i&ccedil;ecek ambalajı toplandığı belirtildi. Sistemin yıl sonuna kadar &uuml;lke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<h2>COP31 s&uuml;reciyle bağlantı</h2>

<p>Samed Ağırbaş, &ccedil;alışmaların COP31 s&uuml;reciyle bağlantılı olarak farklı &uuml;lkelerde de s&uuml;rd&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtti. Bu kapsamda, kamu dışı akt&ouml;rlerin s&uuml;rece katılımını artırmaya y&ouml;nelik &ccedil;alışmalar y&uuml;r&uuml;t&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; ifade edildi. Sakarya &ccedil;alıştayıyla birlikte yerel &ouml;l&ccedil;ekte belirlenen hedeflerin, ulusal ve uluslararası s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik g&uuml;ndemiyle uyumlu şekilde ilerletilmesi planlanıyor.</p>

<h2>Sakarya&rsquo;da &ouml;ncelik: Kaynak y&ouml;netimi</h2>

<p>&Ccedil;alıştayda yapılan değerlendirmelerde, Sakarya&rsquo;nın tarım, sanayi ve turizm potansiyeline rağmen atık y&ouml;netimi altyapısı, artan n&uuml;fus ve kaynak kullanımı gibi alanlarda geliştirilmesi gereken başlıklar bulunduğuna dikkat &ccedil;ekildi. Bu &ccedil;er&ccedil;evede belirlenen &ouml;ncelikler arasında kaynağında ayrıştırma sistemlerinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliği yatırımları, atıktan enerji &uuml;retimi ve su kaynaklarının korunması yer aldı.</p>

<h2>Kamu ve akademi s&uuml;rece dahil</h2>

<p>&Ccedil;evre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı &Ccedil;evre Y&ouml;netimi Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Fatih Turan ise, geri kazanım oranındaki artışın atık y&ouml;netimi politikalarının etkisini g&ouml;sterdiğini belirtti. Depozito iade sisteminin yaygınlaşmasının yeni bir aşamaya işaret ettiğini ifade etti. Sakarya B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi ve Sakarya Valiliği temsilcileri ise yerel d&uuml;zeyde y&uuml;r&uuml;t&uuml;len &ccedil;alışmaların &ouml;zellikle atıkların ekonomiye kazandırılması ve doğal kaynakların korunmasına odaklandığını vurguladı. Akademi tarafında ise Sakarya Uygulamalı Bilimler &Uuml;niversitesi ile birlikte &uuml;niversitelerin, kamp&uuml;s &ouml;l&ccedil;eğinde s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ve atık y&ouml;netimi uygulamaları geliştirdiği aktarıldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/sakarya-icin-sifir-atik-yol-haritasi-aciklandi-2026-04-02-18-13-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/liderin-vicdani-basari-ne-pahasina</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/liderin-vicdani-basari-ne-pahasina</link>
      <category>Life</category>
      <title>Liderin vicdanı: Başarı ne pahasına?</title>
      <description>Görünmez bir iflasın eşiğinde olduğumuzu düşünüyorum. Bugün küresel ekonominin devasa çarkları arasında, parlak bilançoların gölgesinde sessiz bir iflas yaşanıyor: Bu, banka hesaplarının değil, insanın ruhsal sermayesinin iflası.</description>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 12:28:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-04-02T12:28:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir lider olarak en yetenekli tasarımcıyı veya stratejik bir dehayı ekibinize kattığınızda; aslında onun sadece mesaisini mi kiralıyorsunuz, yoksa varlığının &ouml;z&uuml;n&uuml; m&uuml; talep ediyorsunuz? Modern d&uuml;nya bizi &quot;başarı i&ccedil;in her şey m&uuml;bahtır&quot; diyen soğuk bir mantığa hapsederken, aslında en değerli varlığımızı, yani &quot;insan kalabilme&quot; yetimizi mi kaybediyoruz?</p>

<h2>Millenyum problemleri ve insani denklemler: Gifted</h2>

<p>Bu derin ikilemi anlamak i&ccedil;in sinemanın g&uuml;&ccedil;l&uuml; anlatımına, Fox Searchlight Pictures tarafından hayata ge&ccedil;irilen ve y&ouml;netmen koltuğunda Marc Webb&rsquo;in oturduğu 2017 yapımı <em>Gifted</em> (Deha) filmine bakmak istedim. Film, yedi yaşındaki Mary Adler&rsquo;ın hikayesini anlatarak liderlik hakkında g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ders sunuyor. Mary, matematikteki en zor yedi sorudan biri olan Millenyum Problemlerini birka&ccedil; saniyede &ccedil;&ouml;zebilecek kadar akıllı.</p>

<p>Filmde esas sorun bu dehayı nasıl kontrol edecekleriyle başlıyor. Bir yanda Mary&rsquo;yi sadece d&uuml;nya mirasına katkıda bulunacak bir &quot;enstr&uuml;man&quot; olarak g&ouml;ren anneanne Evelyn var. Evelyn, iyi bir sonu&ccedil; almak i&ccedil;in tek başına &ccedil;alışmak ve duyguları işe karıştırmadan &ccedil;ok &ccedil;aba g&ouml;stermek gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Diğer yanda ise Mary&rsquo;nin normal bir &ccedil;ocukluk ge&ccedil;irmesini, sosyal bir ekosistemde nefes almasını isteyen dayı Frank. Bug&uuml;n teknoloji devlerinden moda evlerine kadar her yerde aynı savaş yaşanıyor: Yeteneği bir &quot;kaynak&quot; gibi t&uuml;ketmek mi, yoksa bir &quot;ekosistem&quot; gibi beslemek mi?</p>

<p>Bu ekosistemi l&uuml;ks d&uuml;nyasında en &ccedil;ok yaşatan kişi Brunello Cucinelli&rsquo;dir. 1953&rsquo;te doğan İtalyan iş insanı, 1978&rsquo;de renkli kaşmir kazaklar yapmak &uuml;zere yola &ccedil;ıkmış ve kendi markasını İtalya&rsquo;daki Umbria b&ouml;lgesinde, Orta &Ccedil;ağ&rsquo;dan kalma Solomeo k&ouml;y&uuml;nde kurmuştur. Cucinelli, &quot;İnsancıl Kapitalizm&quot; fikrini sadece şirketin bir kuralı olarak değil, bir yaşam tarzı olarak kabul eder.</p>

<p>Solomeo&rsquo;daki fabrikasında akşam saat 17.30 olduğunda ışıklar s&ouml;ner ve t&uuml;m dijital iletişim durur. Cucinelli bunu iyi bilir. Bir zanaatk&acirc;r ailesiyle aynı masada oturup yemek yemiyorsa, kitap okuyup hayal kurmuyorsa, d&uuml;nyayı şaşırtan bir kaşmir ortaya &ccedil;ıkaramaz. Onun başarısı, Frank&rsquo;in Gifted filmindeki duruşunun iş d&uuml;nyasındaki karşılığıdır: İnsanın onurunu ve ruhsal alanını korursanız, marka zaten &ouml;l&uuml;ms&uuml;zleşir.</p>

<p>Dehanın vicdanla olan ritmi ve dansı sanat ve tasarım tarihinde de izlenebilir. 17. y&uuml;zyıl Hollanda Altın &Ccedil;ağı&#39;nın dahi ressamı <strong>Johannes Vermeer</strong> (1632-1675), t&uuml;m &ouml;mr&uuml; boyunca sadece 36 tablo &uuml;retmiştir. Vermeer g&uuml;nl&uuml;k hayattaki basit anları &ccedil;izdi. Uzun s&uuml;re ışığın değişmesini izledi. Vermeer resim yaparken hep sabırlı kaldı. Bug&uuml;n İnci K&uuml;peli Kız&rsquo;ın o zamansız bakışını g&ouml;rebiliyorsak, bu Vermeer&rsquo;in bir &quot;seri &uuml;retim&quot; k&ouml;lesi olmamasındandır.</p>

<p>Bu fikir, 20. y&uuml;zyıl ortasında tasarımı k&ouml;kten değiştiren Amerikalı &ccedil;ift Charles ve Ray Eames&#39;in yaklaşımıyla modernleşti. Kaliforniya&rsquo;da Eames Office sadece mobilya &uuml;reten bir yer değildi. Eames Office aynı zamanda bir merak laboratuvarıydı. Eames&rsquo;ler, iyi bir tasarım i&ccedil;in tasarımla oyun oynamak gerektiğini s&ouml;yledi. Onlar i&ccedil;in başarı, ka&ccedil; tane koltuk sattıklarıyla ilgili olmadı. Onlar, insanlar bir koltuğa oturduklarında ne kadar rahat hissettiklerine ve o koltukla ne kadar bir &ouml;m&uuml;r ge&ccedil;irmek istediklerine baktılar. Tasarımda oyunbazlık kavramı bu şekilde ortaya &ccedil;ıktı ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde hala Eames tasarımlarının peşinde olmamızın, onları sadece bir obje değil bir devrin temsilcisi ve eşyanın dehası olarak g&ouml;rmemizin sebebi de budur. Mary&rsquo;nin, en karmaşık denklemleri okul bah&ccedil;esinde arkadaşlarıyla oyun oynarken &ccedil;&ouml;zmesi gibi; ger&ccedil;ek deha &quot;oyun&quot; alanında &ccedil;i&ccedil;ek a&ccedil;ar.</p>

<h2>Marc Benioff ve Salesforce: Ohana k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle başarı</h2>

<p>Teknoloji d&uuml;nyasında bu &quot;oyun ve aile&quot; dengesine en g&uuml;&ccedil;l&uuml; itiraz Salesforce&rsquo;un kurucusu Marc Benioff&rsquo;tan geldi. Benioff, Hawaii&rsquo;de birbirine akraba olmasa da yakın duran, kimseyi arkada bırakmayan ve hep birlikte hareket eden &ldquo;geniş aile&rdquo; ya da &ldquo;Ohana&rdquo; kavramını şirketin merkezine aldı.</p>

<p>Salesforce&rsquo;da Ohana k&uuml;lt&uuml;r&uuml;, 1-1-1 Modeli ile başlar. Şirkette zamanın, teknolojinin ve paranın y&uuml;zde birini topluma verirler. Benioff, &ccedil;alışanlara zeka ile, para dışında g&uuml;zel işler de yapılabileceğini anlatır. Benioff, &ccedil;alışanlarına dehalarının sadece k&acirc;r i&ccedil;in değil, iyilik i&ccedil;in bir ara&ccedil; olduğunu hissettirir. Frank&rsquo;in Mary&rsquo;ye &quot;sıradanlığın i&ccedil;indeki mucizeyi&quot; &ouml;ğretmesi gibi, Ohana k&uuml;lt&uuml;r&uuml; de &ccedil;alışanlara savunmasız olma alanı a&ccedil;arak y&uuml;ksek performansı kognitif bir s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;r.</p>

<p>Gelecek i&ccedil;in en &ouml;nemli şeyler vicdan ve dayanıklılık olacak.</p>

<p>D&uuml;nya Ekonomik Forumu&rsquo;nun Future of Jobs Report 2025 raporu, liderlik tarzının artık kalıcı olarak değiştiğini s&ouml;yl&uuml;yor. Rapora g&ouml;re, yapay zeka teknik beceriler alanında &ouml;ne &ccedil;ıksa da liderleri diğerlerinden ayıran en &ouml;nemli yetkinlikler arasında analitik d&uuml;ş&uuml;nme y&uuml;zde 69, duygusal dayanıklılık, esneklik ve &ccedil;eviklik y&uuml;zde 67, liderlik ve sosyal etki ise y&uuml;zde 61 olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.</p>

<p>Rapor, 2030&rsquo;da &ccedil;alışanların sahip olması gereken ana becerilerin y&uuml;zde 44 oranında değişeceğini s&ouml;yl&uuml;yor. Bu b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m dalgasında liderin asıl g&ouml;revi, yeteneği sadece mevcut verimliliği i&ccedil;in &quot;operasyonel bir meta&quot; olarak kullanmak değil; onun yeni &ccedil;ağa uyum sağlamasını destekleyecek bir &quot;&ouml;ğrenme ve ment&ouml;rl&uuml;k&quot; ekosistemi inşa etmektir.&nbsp;</p>

<h2>Gifted zihinlere mentorluk: Bir liderlik uygulama rehberi</h2>

<p>Bu yaklaşımı ekibinizde denemek isterseniz, kendinize &uuml;&ccedil; soruluk bir &quot;Vicdan ve Strateji Testi&quot; yapabilirsiniz:</p>

<p><strong>1. G&ouml;r&uuml;nmezlik Testi:</strong> &quot;Ekibimdeki en yetenekli kişi yarın istifa etse, en &ccedil;ok kaybettiğim onun teslim edeceği işler mi olur yoksa onun varlığının k&uuml;lt&uuml;re kattığı derinlik mi?&quot;<br />
<strong>2. Psikolojik G&uuml;ven Testi:</strong> &quot;Ekibimdeki bir deha, &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; hen&uuml;z bulamadığı bir sorunu veya yaptığı stratejik bir hatayı bana &ccedil;ekinmeden anlatabiliyor mu, yoksa bunu bir &#39;yetersizlik&#39; olarak algılamamdan mı korkuyor?&quot;<br />
<strong>3. Miras Testi: </strong>&quot;Bu hikaye bittiğinde, insanlar sayıları mı hatırlayacak yoksa insanlara a&ccedil;tığım kendini bulma yolunu mu fark edecek?&quot;</p>

<h2>Yazımın başında sorduğum soruya geri d&ouml;nmek istiyorum: Başarı ne pahasına?</h2>

<p>Bir lider olarak d&uuml;nyanın en k&acirc;rlı şirketini y&ouml;netebilirsiniz. Bununla beraber ekipteki zeki insanların hem merakını hem de insani yanlarını kaybetmelerine yol a&ccedil;ıyorsanız, buna başarı denemez. Bu, tarihteki en pahalı iflas olur.</p>

<p>Gifted filminin finalinde Mary hem ileri matematik dersleri alıyor hem de akranlarıyla parkta oyun oynuyor. Bence iyi bir lider doğru kararlar verir ve vicdanını kaybetmez. Unutmayın; rakamlar yalan s&ouml;yler bununla beraber s&ouml;nm&uuml;ş bir g&ouml;zdeki o kayıp ışığın yalanı yoktur. Başarı hikayeniz bittiğinde, sadece birka&ccedil; sayı mı kalacak, yoksa insanların minnetle andığı bir vicdan mı?</p>

<p>Kendi imparatorluğunuzu kurarken, yanınızdakilerin ruhlarını sadece birer ara&ccedil; olarak g&ouml;ren bir &#39;Evelyn&#39; mi olacaksınız, yoksa onların i&ccedil;indeki potansiyeli &ouml;zg&uuml;rleştiren bir &#39;Frank&#39; mi? Kararınız, sadece sizin değil, insanlığın geleceğini belirleyecek.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/liderin-vicdani-basari-ne-pahasina-2026-04-02-15-38-18.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/yildizlararasi-bir-yolculuk-gallada</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/yildizlararasi-bir-yolculuk-gallada</link>
      <category>Life</category>
      <title>Yıldızlararası bir yolculuk</title>
      <description>Özenle seçilen mevsimsel ve yerel malzemelerde Doğu ile Batı’nın buluştuğu GALLADA menüsü, antik İpek Yolu hattını takip ederek Türk - Asya mutfağı sunuyor. Her tabak, Fatih Tutak’ın dünyaca kabul gören araştırmacı şefliğinin bir yansıması olmasının yanı sıra sunumlarıyla da tablo gibi eserlere dönüşüyor.</description>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-03-30T13:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yurt dışında ge&ccedil;irdiği uzun yıllar boyunca şefliğini &uuml;stlendiği restoranlara Michelin&rsquo;den yıldızlar serpen <strong>Fatih Tutak</strong>, nihayet 2019&rsquo;da T&uuml;rkiye&rsquo;ye d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde a&ccedil;tığı <strong>TURK</strong> isimli restoranıyla t&uuml;m tılsımını &uuml;lkesine taşımış oldu. Sonrasında T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk iki Michelin yıldızlı şefi olarak tarihe ge&ccedil;en Fatih Tutak, TURK&rsquo;te Yeni T&uuml;rk mutfağını kutlarken 2023&rsquo;te The Peninsula İstanbul&rsquo;un b&uuml;nyesinde a&ccedil;ılan <strong>GALLADA</strong>&nbsp;ile T&uuml;rk ve Asya mutfaklarını birleştirdi.&nbsp;</p>

<p>Uzak Doğu&rsquo;da Pekin&rsquo;den Tokyo&rsquo;ya, Hong Kong&rsquo;dan Bangkok&rsquo;a uzanan şeflik ser&uuml;veninin ardından Fatih Tutak&rsquo;ın GALLADA&rsquo;yla antik İpek Yolu mutfağının lezzetlerinden ilham aldığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Bu ilham T&uuml;rkiye&rsquo;den Orta Asya&rsquo;ya, beraberinde &Ccedil;in&rsquo;e uzanan bir hattı &ccedil;iziyor ve k&uuml;lt&uuml;rel mutfak geleneklerini tabaklarımıza yenilik&ccedil;i dokunuşlarla getiriyor.&nbsp;</p>

<p>İstanbul&rsquo;un Karak&ouml;y&rsquo;deki tarihi yolcu terminali binasının yerinde konumlanan The Peninsula İstanbul&rsquo;un &ccedil;atısındaki GALLADA&rsquo;da deg&uuml;stasyona hemen &uuml;st katındaki Topside Bar&rsquo;da başlamak adetten. Tekne, gemi ve feribotlardan alınan anı niteliğindeki objelerle zenginleştirilmiş bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k bar Zeynep Fadıllıoğlu tarafından eski ve b&uuml;y&uuml;k bir yattan ilhamla tasarlanmış. Ahşap duvarları, kapıları, Boğaz manzarası ve &uuml;st d&uuml;zey servisiyle bence sessiz l&uuml;ks&uuml;n İstanbul&rsquo;daki en iyi temsilcilerinden.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/dab5bfb5-9c00-4161-a70a-985b549495e7.jpeg" /><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/9bf3b18b-8544-4f4f-a22a-56e73ed7cd44.jpeg" /></p>

<p>Sonrasında <strong>GALLADA</strong>&rsquo;ya ge&ccedil;ildiğinde ise Fatih Tutak&rsquo;ın şef direkt&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;nde ve Taylan Y&uuml;cel&rsquo;in şefliğinde hazırlanan men&uuml;den ister &agrave; la carte isterse tadım men&uuml;s&uuml; se&ccedil;ilebiliyor. Bizim tercihimiz &ldquo;Journey&rdquo; olarak adlandırılan men&uuml; oldu.&nbsp;</p>

<p>Bu men&uuml;de servis k&ouml;m&uuml;r ızgarasında pişirilmiş patatesli pide ve t&uuml;ts&uuml;lenmiş kemik ilikli tereyağı ile başladı. Bu başlangı&ccedil; bize doğrusu unutulmaz ve de tarif edilemez lezzette bir tereyağı deneyimi yaşattı. Ardından asma yaprağı, yeşilliklerle &lsquo;Urla&rsquo; enginar salatası tabağı ve hemen peşinden orkinos tartar, hardal dondurması, Oscietra havyar, bıldırcın yumurtası tabağı geldi de dikkatimiz o muazzam tereyağından &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki lezzetlere kaydı.&nbsp;</p>

<p>Aynı tabakta bir &uuml;&ccedil;leme olarak sunulan buharda ıstakozlu mantı, Kagoşima wagyu sığır etli mantı ve buharda kuzu g&ouml;beği mantarlı mantı ise koşulsuz teslim olunacak t&uuml;rdeydi. Kırlangı&ccedil; balığı şiş kebabın ardından gelen kuzu şaşlık kebap ise şimdiye kadar deneyimlediklerim arasında hafızamdan silinmeyecek bir iz bıraktı. Sarımsaklı tereyağında buharda k&ouml;rpe brokolini GALLADA&rsquo;nın rafine mutfağına &ccedil;ok iyi bir &ouml;rnekti. Manda kaymağı dondurmalı, boz fıstık ile son derece hafif bir tatlı olan GALLADA baklavayı ise coğrafi işaretli tatlımıza getirilmiş lezzetli bir yorum olarak g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; s&ouml;ylemeliyim.&nbsp;</p>

<p>&Ouml;zenle se&ccedil;ilen mevsimsel ve yerel malzemelerde Doğu ile Batı&rsquo;nın buluştuğu GALLADA men&uuml;s&uuml;n&uuml; sadece T&uuml;rk - Asya mutfağı olarak tanımlamanın biraz eksik kalacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her tabak, Fatih Tutak&rsquo;ın d&uuml;nyaca kabul g&ouml;ren araştırmacı şefliğinin bir yansıması ve sunumlarıyla da tablo gibi duran eserlere d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yildizlararasi-bir-yolculuk-gallada-2026-03-30-16-07-29.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/dunyada-2025-te-devreye-giren-gunes-ve-ruzgar-enerjisi-kapasitesi-rekor-kirdi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/dunyada-2025-te-devreye-giren-gunes-ve-ruzgar-enerjisi-kapasitesi-rekor-kirdi</link>
      <category>Sürdürülebilirlik</category>
      <title>Dünyada 2025'te devreye giren güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi rekor kırdı</title>
      <description>Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in verilerine göre, küresel çapta geçen yıl faaliyete geçen yenilenebilir enerji kapasitesi 814 gigavata ulaşarak tarihi bir zirveye imza attı.</description>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 08:26:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-03-20T08:26:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nyada 2025 yılında g&uuml;neş ve r&uuml;zgar enerjisi alanında eşsiz bir b&uuml;y&uuml;me yaşandı. Ge&ccedil;en yıl toplam 814 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesi rekor seviyede devreye alındı.&nbsp;</p>

<p>Londra merkezli uluslararası enerji d&uuml;ş&uuml;nce kuruluşu <a href="https://www.forbes.com.tr/surdurulebilirlik/gunes-ve-ruzgar-kapasitesi-artiyor-ama-planlar-geride">Ember</a>, konuyla ilgili g&uuml;ncel verilerini paylaştı. Rapora g&ouml;re, k&uuml;resel &ccedil;apta 2025&#39;te devreye giren g&uuml;neş ve r&uuml;zgar enerjisi kapasitesi &ouml;nceki yıla kıyasla y&uuml;zde 17 artış g&ouml;sterdi.</p>

<p>Bu b&uuml;y&uuml;me ivmesiyle d&uuml;nyadaki toplam g&uuml;neş ve r&uuml;zgar enerjisi kurulu g&uuml;c&uuml; de zirveye ulaştı. Kapasite artışının ardından k&uuml;resel kurulu g&uuml;&ccedil; 4 bin 174 gigavat seviyesine &ccedil;ıktı.</p>

<h2>G&uuml;neş ve r&uuml;zgar yatırımlarında b&uuml;y&uuml;k sı&ccedil;rama</h2>

<p>Ge&ccedil;en yıl devreye giren kapasitenin en b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; g&uuml;neş enerjisi oluşturdu. 2025&#39;te 647 gigavatlık g&uuml;neş enerjisi yatırımı faaliyete ge&ccedil;ti.</p>

<p>Bu rakam, 2024 yılındaki 582 gigavatlık kapasite artışına g&ouml;re y&uuml;zde 11&#39;lik bir b&uuml;y&uuml;meye işaret ediyor. B&ouml;ylece g&uuml;neş enerjisindeki toplam kurulu g&uuml;&ccedil; 2025 itibarıyla 2 bin 900 gigavata y&uuml;kseldi.</p>

<p>R&uuml;zgar enerjisi alanında da benzer bir ivme yakalandı. R&uuml;zgarda 2025 yılındaki ilave 167 gigavatlık kapasite, &ouml;nceki yıla g&ouml;re y&uuml;zde 47 artış g&ouml;sterdi. Bu yatırımlarla d&uuml;nyadaki toplam r&uuml;zgar enerjisi kurulu g&uuml;c&uuml; 1300 gigavata ulaştı.</p>

<h2>Doğal gaz ithalatına karşı milyarlarca dolarlık kalkan</h2>

<p>Ge&ccedil;en yıl devreye alınan r&uuml;zgar ve g&uuml;neş enerjisi tesislerinin yılda tahmini 1046 teravatsaat elektrik &uuml;reteceği hesaplanıyor. Ember&#39;in analizine g&ouml;re bu &uuml;retim, d&uuml;nya &ccedil;apında gazdan &uuml;retilen elektriğin yedide birinden fazlasını ikame edebiliyor.</p>

<p>Bu kapasite, Katar&#39;ın yıllık sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat hacminin yaklaşık 1,8 katına eşdeğer bir elektrik &uuml;retimi sağlıyor. Mevcut piyasa fiyatlarıyla bu hacim, yıllık yaklaşık 138 milyar dolarlık gaz ithalat maliyetine karşılık geliyor.</p>

<p>ABD ve İsrail&#39;in İran&#39;a y&ouml;nelik ortak saldırıları ile İran&#39;ın misillemeleri k&uuml;resel enerji piyasalarında gerilimi tırmandırmıştı. Bu gerilimin artmasından bu yana yenilenebilir enerji &uuml;retimi kritik bir rol oynadı.</p>

<p>G&uuml;neş ve r&uuml;zgar enerjisi &uuml;retimi, yaklaşık 330 teravatsaatlik gazdan elektrik &uuml;retimini ikame etti. Bu durum, d&uuml;nya genelinde 40 milyar doların &uuml;zerinde potansiyel tasarruf sağladı.</p>

<h2>Jeopolitik risklere karşı enerji bağımsızlığı vurgusu</h2>

<p>Ember Enerji Stratejisti Kingsmill Bond, Orta Doğu&#39;daki gerilimin s&uuml;rmesinin ithal petrol ve gaza bağımlılığın risklerini a&ccedil;ık&ccedil;a ortaya koyduğunu belirterek, &quot;G&uuml;neş, r&uuml;zgar ve bataryalar, ithalat&ccedil;ı &uuml;lkelere daha ucuz, daha hızlı devreye alınabilen ve jeopolitik bağımlılıklar taşımayan ger&ccedil;ek bir enerji g&uuml;venliği yolu sunuyor.&quot; ifadesini kullandı.</p>

<p>Ember Veri Analisti Leonard Heberer de g&uuml;neş enerjisinin b&uuml;y&uuml;me &ouml;l&ccedil;eği ve hızının elektrik sekt&ouml;r&uuml;nde daha &ouml;nce benzeri g&ouml;r&uuml;lmemiş bir seviyede olduğuna işaret etti.&nbsp;</p>

<p>Heberer, &quot;R&uuml;zgar kapasitesindeki hızlanan artışla bu teknolojiler, k&uuml;resel elektrik arzının omurgası olma yolunda ilerliyor. &Ouml;l&ccedil;ek b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e enerji bağımsızlığını g&uuml;&ccedil;lendirecek, kırılgan fosil yakıt tedarik zincirlerine olan bağımlılığı azaltacak ve t&uuml;keticileri jeopolitik istikrarsızlığın tetiklediği fiyat artışlarından korumaya yardımcı olacaktır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/dunyada-2025-te-devreye-giren-gunes-ve-ruzgar-enerjisi-kapasitesi-rekor-kirdi-2026-03-20-11-30-15.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/iyi-hissettiren-tabaklar</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/iyi-hissettiren-tabaklar</link>
      <category>Life</category>
      <title>İyi hissettiren tabaklar </title>
      <description>Cozy, 40 yıllık bir Etiler villasında konumlanıyor. İsmiyle müsemma, sıcak atmosferi, rafine lezzetleriyle şehrin ritmine uyum sağlayan geniş, şık ve rahat bir mekân.</description>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 11:01:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-03-13T11:01:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samimi ve şık&hellip; İşte, Cozy&rsquo;i ilk bakışta tarif edeceğiniz iki kelime. Bu duyguyu veren hi&ccedil; kuşku yok ki Rezzan Benardete Interiors imzası taşıyan ve i&ccedil; tasarımında kullanılan desenli mermer zeminler, doğal ahşap dokular, seramik bar, vintage dokunuşların yanı sıra a&ccedil;ık mutfak konsepti. Ateşiyle i&ccedil;inizi de ısıtan taş fırının sağında asılı duran kurutulmuş biberler, patlıcanlar, tezg&acirc;hın &uuml;st&uuml;ndeki taze sebzeler ve mek&acirc;na &ouml;zel &uuml;retilen seramik tabaklar, bardaklar ise estetik b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k sağlamanın yanı sıra tadacaklarınıza ilişkin merak uyandırıyor. &nbsp;</p>

<p>Biz mutfağın hemen &ouml;n&uuml;ndeki masaya oturma şansı bulduk. Ondan mıdır, bilmem; hayatımda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en hızlı servisi aldık.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/83f5284f-9cc0-49c5-9aeb-0dcae3d38e32.jpeg" /></p>

<p>Cozy, 40 yıllık bir Etiler villasında konumlanıyor. İsmiyle m&uuml;semma, sıcak atmosferi, rafine lezzetleriyle şehrin ritmine uyum sağlayan geniş bir mek&acirc;n. Ancak masaların birbirinden epey mesafeli olması ve m&uuml;kemmel ayarlanmış ışıklandırma sayesinde mek&acirc;nın t&uuml;m&uuml;n&uuml; bulunduğunuz yerden ibaret sayabilirsiniz. Ben bunu bir tiyatro g&ouml;sterisinde ışığın diğer alanlar i&ccedil;in kısılıp kahramana ya da sahneye odaklanmasına benzettim a&ccedil;ık&ccedil;ası. Masalar arası bu mesafeyi de bulunduğunuz masaya odaklanmanızı sağlayan ışıklandırmayı da &ccedil;ok sevdim. &Ouml;zellikle sosyalleşmek istediğinizde elbette dip dibe masalar ayrı keyiflidir ama Cozy&rsquo;deki konumlandırma, masanın etrafında toplandığınız dostlarınıza odaklanma konforu veriyor.&nbsp;</p>

<p>Konforu sadece mek&acirc;nda değil men&uuml;de de yaşıyorsunuz. Şef H&uuml;seyin Kılı&ccedil;&rsquo;ın liderliğinde hazırlanan men&uuml;de de &ldquo;comfort food&rdquo; yaklaşımı &ouml;ne &ccedil;ıkıyor.&nbsp;<img alt="Cozy’nin Kurucu Ortağı ve Şefi Hüseyin Kılıç" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/c63fd4ca-a0fb-4f91-bc35-913ea484e629.jpeg" /></p>

<p>Akşam yemeği men&uuml;s&uuml;n&uuml;n en &ccedil;ok sevilen tabakları arasında fırın pancar carpaccio, karides &amp; avokado tostada, odun fırınından &ccedil;ıkan pizzalar ve pideler, odun ateşinde pişmiş deniz &uuml;r&uuml;nleri, mevsim sebzelerle hazırlanan tabaklar ve imza tatlılar yer alıyor. Cozy mutfağının karakterini yansıtan men&uuml; sık aralıklarla g&uuml;ncellenerek taze ve dinamik bir i&ccedil;erik sunuyor.</p>

<p>Biz pizza ve pidelere girmesek de yine kendi yaptıkları pappardelle&rsquo;yi denemeden edemedik. Porcini tereyağı, mantar p&uuml;resi ve mascarponeli bu b&uuml;y&uuml;k, geniş makarnayı &ouml;zellikle kusursuz kesmediklerini belirttiler; ne var ki, lezzette kusursuzdu.</p>

<p>Kış sebzeleri ve narenciyeden oluşan m&uuml;cver kroket damağımızda dengeli bir tat bırakırken, galeta unu kullanılmadan 28 ayrı baharatla lezzetlendirilen ve Chipotle mayonez ile servis edilen &Ccedil;ıtır Popcorn Tavuk bizi adeta kanatlandırdı. Tortilla, soğan turşusu, lime, kişniş patlıcan salsa ile servis edilen dana kaburga ise, ardından deneyeceğimiz yanık tiramisu sundae ve kadayıfa sarılı muhallebiye damağımızı hazırladı.&nbsp;</p>

<p>Cozy&rsquo;de men&uuml;den verdiğim &ouml;rneklerden veganları da mutlu edecek pek &ccedil;ok se&ccedil;enek bulunduğunu tahmin etmişsinizdir. M&uuml;cver kroket, spring &nbsp;roll, poke ve vegan bowl gibi vegan, vejetaryen ve gl&uuml;tensiz alternatifler bunu m&uuml;mk&uuml;n kılıyor. Yanı sıra &ouml;ğle ya da akşam yemeğinde paylaşmaya uygun doyurucu se&ccedil;enekler sunan Cozy, hafif, dengeli ve iyi hissettiren tabaklar tercih edenler i&ccedil;in &nbsp;de doğru adreslerden biri.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/iyi-hissettiren-tabaklar-2026-03-13-13-43-39.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/kuresel-is-dunyasinda-stratejik-hukuk-liderligi-mirac-ucankale-yuce</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/kuresel-is-dunyasinda-stratejik-hukuk-liderligi-mirac-ucankale-yuce</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Küresel iş dünyasında stratejik hukuk liderliği: Mirac Uçankale Yüce</title>
      <description>Küresel iş dünyasında kurumsal yönetişim, regülasyon stratejisi ve mobilite sektöründeki dönüşüm alanlarında yürüttüğü çalışmalarla tanınan Mirac Uçankale Yüce, uluslararası organizasyonlarda üst düzey yöneticilik ve yönetim kurulu üyeliği deneyimiyle öne çıkan Türk hukuk liderleri arasında yer alıyor.</description>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 07:29:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-03-11T07:29:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ok uluslu şirketlerde Chief Legal Officer ve Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi olarak g&ouml;rev yapan Y&uuml;ce, &ouml;zellikle mobilite ve otomotiv sekt&ouml;r&uuml;nde faaliyet g&ouml;steren organizasyonların uluslararası b&uuml;y&uuml;me s&uuml;re&ccedil;lerinde hukuki stratejilerin belirlenmesi ve reg&uuml;lasyon ortamının y&ouml;netilmesinde aktif rol &uuml;stlendi.</p>

<p>Y&uuml;ce&rsquo;ye g&ouml;re g&uuml;n&uuml;m&uuml;z k&uuml;resel iş d&uuml;nyasında hukuk liderlerinin rol&uuml; yalnızca risk y&ouml;netimi ile sınırlı değil. &ldquo;Uluslararası şirketlerde hukuk liderliği artık stratejik karar alma s&uuml;re&ccedil;lerinin ayrılmaz bir par&ccedil;ası haline geldi. Reg&uuml;lasyon ortamındaki hızlı değişim, şirketlerin b&uuml;y&uuml;me stratejilerinde hukuki perspektifin daha erken aşamalarda devreye girmesini gerektiriyor,&rdquo; diyor.</p>

<p>ALJ Holding ve Toyota T&uuml;rkiye b&uuml;nyesinde y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; g&ouml;revler kapsamında Y&uuml;ce, Avrupa, Birleşik Krallık ve Orta Doğu başta olmak &uuml;zere farklı coğrafyalarda faaliyet g&ouml;steren organizasyonların operasyonlarında g&ouml;rev aldı. Yeni pazarlara giriş s&uuml;re&ccedil;leri, uluslararası şirket yapılanmalarının kurulması ve farklı &uuml;lkelerdeki reg&uuml;lasyon s&uuml;re&ccedil;lerinin y&ouml;netilmesi gibi alanlarda y&uuml;r&uuml;t&uuml;len projelerde stratejik katkılar sağladı.</p>

<p>Bu s&uuml;re&ccedil;te kamu kurumları, d&uuml;zenleyici otoriteler ve sekt&ouml;r paydaşları ile y&uuml;r&uuml;t&uuml;len ilişkilerin geliştirilmesi ve şirketlerin faaliyet g&ouml;sterdikleri pazarlarda s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kurumsal yapıların oluşturulması &ccedil;alışmalarında da yer aldı. &Ccedil;ok paydaşlı projelerde hukuki liderlik sağlayan Y&uuml;ce, farklı &uuml;lkelerde faaliyet g&ouml;steren ekiplerle &ccedil;alışarak &ccedil;ok k&uuml;lt&uuml;rl&uuml; iş ortamlarında y&ouml;neticilik deneyimi kazandı.</p>

<p>Uluslararası hukuk ve kurumsal y&ouml;netim alanındaki &ccedil;alışmalarıyla dikkat &ccedil;eken Y&uuml;ce, farklı d&ouml;nemlerde <strong>Legal 500 tarafından &ldquo;Best Chief Legal Counsel&rdquo; kategorisinde</strong> takdir edilen isimler arasında yer aldı. Bu t&uuml;r uluslararası tanınırlıklar, Y&uuml;ce&rsquo;nin kurumsal hukuk ve stratejik liderlik alanındaki etkisini ortaya koyan &ouml;nemli g&ouml;stergeler arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>K&uuml;resel mobilite sekt&ouml;r&uuml;, teknolojik d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik hedefleri doğrultusunda &ouml;nemli bir değişim s&uuml;recinden ge&ccedil;iyor. Y&uuml;ce, bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n aynı zamanda reg&uuml;lasyon alanında da yeni yaklaşımlar gerektirdiğini belirtiyor: &ldquo;Mobilite sekt&ouml;r&uuml; yalnızca teknolojik değil aynı zamanda hukuki ve reg&uuml;lasyonel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n de merkezinde yer alıyor. Bu nedenle şirketlerin stratejik karar alma s&uuml;re&ccedil;lerinde hukuk liderliğinin rol&uuml; giderek daha kritik hale geliyor.&rdquo; Uluslararası şirketlerde y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; &ccedil;alışmalar ve farklı &uuml;lkelerde edindiği deneyimle Mirac U&ccedil;ankale Y&uuml;ce, k&uuml;resel organizasyonlarda T&uuml;rk profesyonellerin artan etkisini temsil eden liderler arasında g&ouml;steriliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/kuresel-is-dunyasinda-stratejik-hukuk-liderligi-mirac-ucankale-yuce-2026-03-11-10-47-53.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/cocuklarin-verilerinin-ve-yararinin-korunmasi-dijital-ekonominin-yeni-odagi-ve-sinavi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/cocuklarin-verilerinin-ve-yararinin-korunmasi-dijital-ekonominin-yeni-odagi-ve-sinavi</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Çocukların verilerinin ve yararının korunması: Dijital ekonominin yeni odağı ve sınavı</title>
      <description>Dijital dünyada çocuklar artık yalnızca her alanda olduğu gibi üstün yararı korunması gereken kullanıcılar değil, aynı zamanda veri temelli iş modellerinin merkezinde yer alan önemli bir kullanıcı segmenti durumundalar.</description>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:11:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-03-05T14:11:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya platformları, oyun uygulamaları ve video paylaşım siteleri; &ccedil;ocukların izleme alışkanlıklarını, beğenilerini, dikkat s&uuml;relerini ve etkileşim kalıplarını s&uuml;rekli olarak analiz ediyor. Bu veriler yalnızca i&ccedil;erik &ouml;nerilerini değil, bir yandan reklam stratejilerini ve &uuml;r&uuml;n tasarımını şekillendiriyor, bir yandan da &ccedil;ocukların davranış modellerini şekillendiriyor.</p>

<p>Davranış modellerini yakından etkileyen bu i&ccedil;erik ve iş modelleri d&uuml;nya &ccedil;apında tartışmaları bir adım &ouml;ne taşımaya başlamış durumda. Tartışma artık &ldquo;&ccedil;ocuklardan veri toplanabilir mi?&rdquo; sorusunun &ouml;te &ccedil;ocuklara y&ouml;nelik profillemenin sınırları, yaş doğrulamanın nasıl yapılacağı ve platform tasarımının doğrudan denetim konusu olup olmayacağı noktasında. Başka bir ifadeyle, d&uuml;zenleyici otoriteler artık yalnızca gizlilik metinlerine değil, iş modelinin kendisine bakmak durumunda kalıyor.&nbsp;</p>

<h2>K&uuml;resel eğilim: Artık rıza mekanizması yeterli değil, tasarım ve i&ccedil;erik sorgulanıyor</h2>

<p>Birleşik Krallık Veri Koruma Otoritesi, yakın zamanda Reddit&rsquo;e 14,47 milyon sterlin ceza verdi. Gerek&ccedil;e yalnızca yaş doğrulama eksikliği değildi. Asıl sorun, &ccedil;ocuklara y&ouml;nelik risklerin yeterince analiz edilmemiş olması ve platform tasarımının bu riskleri azaltacak şekilde kurgulanmamış olmasıydı.&nbsp;</p>

<p>Kullanıcının beyan ettiği yaşa g&uuml;venmek artık yeterli değil. Bu yaklaşım, &ccedil;ocuk verilerinin korunmasında yeni bir d&ouml;neme işaret ediyor: Sadece &ldquo;13 yaş altı yasaktır&rdquo; demek yeterli sayılmıyor. Platformların varsayılan gizlilik ayarlarını y&uuml;ksek tutması, konum verilerini kapalı tutması ve &ccedil;ocukları davranışsal olarak y&ouml;nlendirebilecek tasarım tekniklerinden ka&ccedil;ınması bekleniyor.</p>

<p>Benzer bir eğilim &Ccedil;in&rsquo;de de g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. &Ccedil;in Veri Koruma Otoritesi, 14 yaş altındaki &ccedil;ocuklara ait verileri işleyen t&uuml;m şirketlere yıllık raporlama zorunluluğu getirdi. Şirketler artık yalnızca i&ccedil; denetim yapmakla kalmayacak, sonu&ccedil;ları otoriteye bildirmek zorunda olacak. Bu adım, &ccedil;ocuk verilerinin ayrı bir politika alanı olarak ele alındığını g&ouml;steriyor.</p>

<p>ABD&rsquo;de ise Federal Ticaret Komisyonu, yaş doğrulama teknolojilerinin &ouml;nemini vurgulayan bir politika a&ccedil;ıklaması yayımladı. ABD modeli Avrupa kadar katı olmasa da ebeveyn onayı ve yanıltıcı uygulamalar konusunda yaptırımlar artıyor. Yaş doğrulama artık k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte d&uuml;zenleyici g&uuml;ndemin merkezine yerleşiyor.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;deki gelişmeler: 15 yaş sınırı ve sosyal ağ sağlayıcılara yeni y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kler</h2>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de halihazırda i&ccedil;in &ccedil;ocuklara &ouml;zg&uuml; ayrı bir veri koruma d&uuml;zenlemesi bulunmuyor. Ancak hem d&uuml;zenleme hem de uygulama alanında &ouml;nemli sinyaller var. Kişisel Verileri Koruma Kurumu, ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord hakkında re&rsquo;sen inceleme başlattığını duyurdu. Aynı d&ouml;nemde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, &ccedil;ocuk kullanıcıların yoğun olduğu bazı canlı yayın uygulamalarına erişim engeli getirdi. Bu gelişmeler, &ccedil;ocuk verilerinin artık yalnızca teorik bir tartışma olmadığını g&ouml;steriyor.&nbsp;</p>

<p>K&uuml;resel eğilim dikkate alındığında, T&uuml;rkiye&rsquo;de de &ccedil;ocuk verilerine ilişkin daha somut adımların g&uuml;ndeme gelmesi beklenirken, ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde bu konu ile ilgili &ouml;nemli bir adım atıldı. Meclise sunulan torba kanun değişikliği teklifi kapsamında 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yaymlann D&uuml;zenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Su&ccedil;larla M&uuml;cadele Edilmesi Hakkında Kanun&rsquo;da yapılması &ouml;ng&ouml;r&uuml;len değişiklikler ile dijital ekosistemin tamamında &ccedil;ocukların g&uuml;venliğini merkeze alan b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir koruma hedefleniyor.&nbsp;</p>

<p>Bu doğrultuda Teklifte, 15 yaşını doldurmamış &ccedil;ocuklara sosyal ağ sağlayıcı tarafından hizmet sunulamaması ve gerekli yaş doğrulama tedbirlerinin uygulanması, 15 yaş &uuml;st&uuml; &ccedil;ocuklar i&ccedil;in ise yetişkinlerden ayrıştırılmış g&uuml;venli hizmet sunumu zorunluluğu getirilmesi gibi yaş sınırı ile ilgili &ouml;nemli d&uuml;zenlemeler var. Oyun sağlayıcı ve dağıtıcıların da kanun kapsamına alınmaları s&ouml;z konusu. Yine dikkat &ccedil;eken bir başka konu i&ccedil;eriklerin &ouml;n denetiminin sağlanması amacıyla risk değerlendirilmesi yapılması ve bunun bildirilmesi ile etkin bir denetim mekanizması geliştirilmesi &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.&nbsp;</p>

<p>Teklifte ayrıca platform tasarımlarını da doğrudan etkileyecek birtakım tedbirler &ouml;ng&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun dağıtıcılara, ebeveynlerin &ccedil;ocukların kullanım s&uuml;relerini izleyebileceği ve kısıtlayabileceği, hesap ayarlarını y&ouml;netebileceği ve &ccedil;evrim i&ccedil;i satın almalar i&ccedil;in ebeveyn rızası gerekliliği gibi bir takım kontrol ara&ccedil;ları sunulması ve oyunların yaş kriterlerine g&ouml;re derecelendirilmesi gibi y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;kler d&uuml;zenleniyor. S&ouml;z konusu y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;klere aykırılık halinde idari para cezaları ve &ouml;zellikle bazı para cezalarının ciro bazında d&uuml;zenlenmesi yanında internet trafiği bant genişliğinin daraltılması ilişkin karar alınması gibi caydırıcı yaptırımlar g&uuml;ndemde.&nbsp;</p>

<h2>&Ccedil;ocuğun &uuml;st&uuml;n yararının korunması</h2>

<p>&Ccedil;ocuk verileri ve &ccedil;ocuklara y&ouml;nelik platformların sorumlulukları neden farklı ele alınmalı? &Ouml;ncelikle &ccedil;ocukluk d&ouml;neminde oluşan dijital izler uzun vadeli bir risk yaratıyor. Sosyal medya paylaşımları, oyun i&ccedil;i davranışlar ve uygulama kullanımı &uuml;zerinden oluşan veri profilleri, ilerleyen yıllarda eğitim, istihdam ve sosyal itibar &uuml;zerinde etkili olabiliyor. &Ccedil;ocuklar ise bu uzun vadeli sonu&ccedil;ları &ouml;ng&ouml;rebilecek bilişsel olgunluğa her zaman sahip değiller.</p>

<p>İkinci olarak, algoritmalar &ccedil;ocukları daha kolay etkileyebiliyor. Davranışsal reklamcılık, &ouml;neri sistemleri ve &ldquo;sonsuz kaydırma&rdquo; gibi tasarım teknikleri yetişkinleri dahi y&ouml;nlendirebilirken, gelişim s&uuml;recindeki &ccedil;ocuklar i&ccedil;in bu etki &ccedil;ok daha g&uuml;&ccedil;l&uuml;d&uuml;r. Bu nedenle mesele yalnızca veri gizliliği değil; davranışsal y&ouml;nlendirme ve dijital g&uuml;venliktir, ayrıca uzun vadede toplumun korunması ve g&uuml;venliğidir.</p>

<p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; ve belki de en kritik nokta, verilerin işlenmesi i&ccedil;in verilen rızanın niteliğidir. Veri koruma hukukunun temel varsayımı, bireyin bilin&ccedil;li tercih yapabilmesidir. Ancak &ccedil;ocukların uzun ve karmaşık kullanım koşullarını anlaması ve sonu&ccedil;larını değerlendirmesi &ccedil;oğu zaman m&uuml;mk&uuml;n değildir. Bu nedenle artık yalnızca rıza metninin varlığı değil, ger&ccedil;ek koruma d&uuml;zeyi aranmaktadır.</p>

<h2>B&uuml;y&uuml;k paradoks: Daha fazla koruma i&ccedil;in daha fazla veri mi gerekli?</h2>

<p>Yaş doğrulama konusundaki artan beklenti beraberinde &ouml;nemli bir &ccedil;elişki yaratıyor. Ger&ccedil;ekten etkili bir yaş doğrulama i&ccedil;in kimlik doğrulama sistemleri, yapay zeka tabanlı yaş tahmini veya biyometrik analiz gibi y&ouml;ntemler g&uuml;ndeme geliyor. Ancak bu y&ouml;ntemler daha fazla veri işlenmesini gerektiriyor.</p>

<p>Oysa veri hukukunun temel ilkelerinden biri, yalnızca gerekli olan kadar veri işlenmesidir. &Ccedil;ocuğu korumak i&ccedil;in daha fazla veri toplamak ne kadar meşru? Bu soru, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda veri koruma ve yapay zeka d&uuml;zenlemelerinin kesişim noktasında en hararetli tartışmalardan biri olacak. Ş&uuml;phesiz teknolojik &ouml;nlemlerin yanında, anlamlı yaptırım ve cezaların uygulanması yanında &ouml;n denetim mekanizmalarının getirilmesi hukuka aykırı olarak &ccedil;ocukların yararını g&ouml;zetmeden iş yapmanın ve iş modelini oluşturmanın engelini oluşturacak.&nbsp;</p>

<p>&Ouml;zetle, &ccedil;ocuk kullanıcı kitlesine sahip ya da onları hedefleyen dijital platformlar i&ccedil;in d&ouml;nem değişiyor. Artık yalnızca uzun bir gizlilik politikası yayımlamak ya da yaş sınırı koymak yeterli olmayacak zira beklenti ve planlanan d&uuml;zenlemeler, &uuml;r&uuml;n tasarımının baştan itibaren &ccedil;ocukların y&uuml;ksek yararını g&ouml;zetilmesini &ouml;n sıraya alıyor.</p>

<p>T&uuml;rkiye bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n erken aşamasında olabilir, ancak son gelişmeler yakın zamanda d&uuml;zenleyici değişiklikler olacağının da habercisi. K&uuml;resel trend ise artık a&ccedil;ık: &Ccedil;ocuk kullanıcıya sahip her platform, iş modelini yeniden g&ouml;zden ge&ccedil;irmek zorunda kalacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; dijital ekonominin geleceğinde g&uuml;ven ve &ccedil;ocuğun &uuml;st&uuml;n yararı, en az veri kadar değerli.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cocuklarin-verilerinin-ve-yararinin-korunmasi-dijital-ekonominin-yeni-odagi-ve-sinavi-2026-03-05-17-18-13.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/theseus-un-gemisi-ve-trapezcinin-boslugu-degisimin-oteki-yuzunde-kim-var</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/theseus-un-gemisi-ve-trapezcinin-boslugu-degisimin-oteki-yuzunde-kim-var</link>
      <category>İçerik Üreticileri</category>
      <title>Theseus’un Gemisi ve Trapezcinin Boşluğu: Değişimin öteki yüzünde kim var?</title>
      <description>İş dünyasında değişimi genellikle bir kriz, yönetilmesi gereken bir "proje" veya A noktasından B noktasına hasarsız geçilmesi gereken bir türbülans olarak görürüz. "Değişim Yönetimi" (Change Management) eğitimlerine milyonlar harcar, süreci KPI’lara böleriz.</description>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:55:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-03-02T10:55:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda elimden bırakamadığım &quot;The Other Side of Change&quot; yani &quot;Değişimin &Ouml;teki Y&uuml;z&uuml;&quot;, Riverhead Books (Penguin Random House) tarafından 2026&rsquo;da yayımlandı. Bren&eacute; Brown ve Adam Grant kısa s&uuml;rede bu kitabı başucu kitabı olarak g&ouml;rd&uuml;. Kitap bakış a&ccedil;ımızı tamamen değiştiriyor.</p>

<p>Kitabın yazarı Maya Shankar, değişimin y&ouml;netilecek bir kriz olmadığını, yeni bir kimlik gibi benimsenecek bir şey olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. Bunu anlatırken sadece duygulara değil, bilişsel bilimdeki kanıtlara da dayanıyor.</p>

<h2>Juilliard&rsquo;dan Beyaz Saray&rsquo;a: Beklenmedik bir kariyer d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;</h2>

<p>Maya Shankar&rsquo;ın hikayesi, kitabın teorisinden bile daha &ccedil;arpıcı. O, &ccedil;ocukluğunu &quot;Itzhak Perlman&rsquo;ın &ouml;ğrencisi&quot; ve &quot;geleceğin keman virt&uuml;&ouml;z&uuml;&quot; etiketleriyle ge&ccedil;irmiş bir dahiydi. Prestijli Juilliard M&uuml;zik Okulu&rsquo;na kabul edilmiş, hayatının rotasını tek bir y&ouml;ne &ccedil;evirmişti: M&uuml;zik. Onun i&ccedil;in &quot;Maya&quot; demek, &quot;Keman&quot; demekti.</p>

<p>Ancak bir sabah, elinde hissettiği ani bir ağrı ve konulan nadir bir teşhisle her şey bitti. Doktorlar tek bir c&uuml;mleyle o kimliği elinden aldı: &quot;Bir daha asla o seviyede keman &ccedil;alamayacaksın.&quot;</p>

<p>Bir g&uuml;n yaptığım işi yapamazsam, kendimi nasıl anlatırım? Maya, yaşadığı zorluklara yenilmek yerine, insan zihni değişime nasıl tepki veriyor diye anlamak i&ccedil;in kendini bu işe adadı. Oxford&rsquo;da Rhodes Bursu ile okudu, Stanford&rsquo;da doktora yaptı ve nihayetinde Barack Obama d&ouml;neminde Beyaz Saray&rsquo;a girdi. Orada, insanların nasıl davrandığını inceleyerek kamu politikaları hazırlayan &quot;Sosyal ve Davranışsal Bilimler Ekibi&quot;ni kurdu. Bug&uuml;n Apple tarafından &quot;Yılın En İyi Şovu&quot; se&ccedil;ilen &quot;A Slight Change of Plans&quot; podcast&#39;inin yaratıcısı olan Shankar, kitabında aslında kendi d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;n bilimsel haritasını &ccedil;ıkarıyor.</p>

<h2>En tehlikeli yatırım: &quot;Kimlik İpoteği&quot; (Identity Foreclosure)</h2>

<p>Kitapta iş d&uuml;nyasında &ccedil;alışanları en &ccedil;ok etkileyen d&uuml;ş&uuml;nce a&ccedil;ık&ccedil;a &quot;Identity Foreclosure&quot; yani Kimlik İpoteği. Finansal varlıkları farklı alanlara yaymak gerektiğini &ccedil;ok iyi biliriz. T&uuml;m paramızı tek bir hisseye yatırmayız. Ama Shankar, konu &quot;kimliğimiz&quot; olduğunda bu hatayı hepimizin yaptığını s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<p>Kendimizi tek bir şeye; işimize, &uuml;nvanımıza veya rol&uuml;m&uuml;ze o kadar kilitliyoruz ki, o &quot;hisse senedi&quot; değer kaybettiğinde (emeklilikte veya krizde) ruhsal iflas yaşıyoruz. Forbes okuyucuları i&ccedil;in kritik soru şu: Kartvizitinizi masaya bıraktığınızda, geriye sizden ne kalıyor? Yazar, kimliğin &quot;sabit bir heykel&quot; değil, &quot;esnek bir hamur&quot; olması gerektiğini savunuyor.</p>

<h2>Felsefi bir&nbsp;paradoks: Theseus&rsquo;un Gemisi</h2>

<p>Maya Shankar&rsquo;ın &quot;biz kimiz&quot; sorusu beni Antik Yunan&rsquo;daki en bilinen paradokslardan biri olan Theseus&rsquo;un Gemisi&rsquo;ne g&ouml;t&uuml;rd&uuml;.</p>

<p>Efsaneye g&ouml;re, kahraman Theseus&rsquo;un gemisi Atina limanında saklanır. Zamanla geminin tahtaları &ccedil;&uuml;r&uuml;r. Sonra gemideki tahtalar yeni tahtalar ile değişir. Zamanla gemideki t&uuml;m par&ccedil;alar değişir. Başta olan hi&ccedil;bir şey kalmaz. Soru şudur: T&uuml;m par&ccedil;aları değişen bu gemi, hala Theseus&rsquo;un gemisi midir?</p>

<p>İnsan hayatı da b&ouml;yle. V&uuml;cudumuzdaki h&uuml;creler s&uuml;rekli yenilenir. Zihnimizdeki d&uuml;ş&uuml;nceler zamanla farklılaşır. Yaptığımız iş değişebilir. Orijinal par&ccedil;alarımızın &ccedil;oğu gider. Peki biz hala &quot;biz&quot; miyiz? Kitapta Shankar, değişimin bir şeyi yok etmediğini, değişimin d&uuml;zen getirdiğini s&ouml;yl&uuml;yor. Pek &ccedil;ok lider değişimi, eski bir tekneyi tamir etmeye benzetir. Oysa bazen gemi artık gemi değildir; o artık bir u&ccedil;aktır ve y&uuml;zmeyi değil, u&ccedil;mayı &ouml;ğrenmesi gerekir.</p>

<h2>M&uuml;zik tarihinde bir ders: Tek elle piyano &ccedil;almak</h2>

<p>Kitapta Maya kemanını kaybediyor, bunu okuyunca aklıma Paul Wittgenstein&rsquo;ın başına gelen m&uuml;zikle ilgili olay geldi. Paul, &uuml;nl&uuml; filozofun kardeşiydi ve Avrupa&rsquo;nın en iyi piyanistleri arasında yer alıyordu. Ama savaş sırasında sağ kolunu kaybetti. Bir piyanist sağ kolunu kaybederse, bu piyanist i&ccedil;in her şey biter.</p>

<p>Ama Wittgenstein piyanolara k&uuml;smedi. Ravel ve Strauss gibi bestecilere gidip, &quot;Sadece sol el i&ccedil;in kon&ccedil;ertolar yazın&quot; dedi. Ve m&uuml;zik tarihine, sadece sol elle &ccedil;alınan o muazzam eserleri kazandırdı. Bu, Maya Shankar&rsquo;ın bahsettiği &quot;Bilişsel Esneklik&quot;tir. Wittgenstein, &quot;Ben iki elle &ccedil;alan bir piyanistim&quot; kimliğinde direnseydi, mutsuz bir gazi olarak &ouml;lecekti. Ama o, elindeki kaynağa odaklandı ve kısıtlamanın i&ccedil;inden yeni bir sanat doğurdu.</p>

<h2>Trapezci&rsquo;nin sırrı ve &quot;o korkun&ccedil; boşluk&quot;</h2>

<p>Peki, eski kimliği bırakıp yeni kimliği alırken yaşanan o korku anları ne olacak? Maya Shankar buna &quot;Liminal Space&quot; (Eşik Alanı) diyor.</p>

<p>Bu konuda Henri Nouwen&rsquo;in sirkteki bir trapezciyle yaptığı o az bilinen sohbeti hatırlatmak isterim. Usta trapezci, g&ouml;sterinin en tehlikeli anını ş&ouml;yle anlatır: &quot;Seyirci beni u&ccedil;arken g&ouml;r&uuml;r ama asıl sır &#39;bırakmaktır&#39;. Sallandığım barı bıraktığım an ile karşıdaki yakalayıcının beni tutacağı an arasında bir boşluk vardır. O boşlukta hi&ccedil;bir şeye tutunmam. Tamamen havada, tamamen savunmasızım. Eğer eski barı bırakmazsam, yeni bara asla ulaşamam. Trapezciler &ouml;lmekten değil, o boşlukta asılı kalmaktan korkar. Ama sihir o boşlukta ger&ccedil;ekleşir.&quot;</p>

<p>Kurumsal hayatta ve kişisel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mlerimizde yaşadığımız sancı budur. Eski kimliğimiz (kemanist olmak, CEO olmak, gen&ccedil; olmak) elimizden kayıp gitmiştir ama yeni kimliğimiz bizi hen&uuml;z yakalamamıştır. O boşlukta paniklemek yerine, Maya Shankar&rsquo;ın &ouml;nerdiği gibi o boşluğun &quot;bizi yeniden şekillendirmesine&quot; izin vermeliyiz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; u&ccedil;mak, tutunmak değil, bırakabilmektir.</p>

<p>Maya Shankar, kitabın sonunda bizi Japonların &quot;Kintsugi&quot; sanatı gibi bir ruh haliyle bırakıyor. Kintsugi ustaları kırılan seramikleri atmaz. Kırık par&ccedil;aları altın tozu ile karıştırılmış bir re&ccedil;ineyle birleştirirler. Burada &ouml;nemli olan, kırığı gizlemek yerine ona değer vermek. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o &ccedil;izgi, artık o şeyin ge&ccedil;mişine, yaşantısına ve değerine ait olur.</p>

<p>Yazar, kemanını kaybettiğinde m&uuml;ziği kaybettiğini sanmıştı. Oysa Beyaz Saray&rsquo;da insanların hayatına dokunan politikalar &uuml;retirken veya podcast&rsquo;inde milyonlara ilham verirken aslında hala &quot;m&uuml;zik&quot; yapıyordu. Sadece enstr&uuml;manı değişmişti. Keman gitmiş, yerine insan hikayeleri gelmişti.</p>

<p>Bug&uuml;n kendinize şu soruyu sorun: Hayat sizin i&ccedil;in yaptığı planları devreye soktuğunda, &uuml;nvanınız veya o &ccedil;ok sevdiğiniz &quot;oyuncağınız&quot; elinizden alındığında... Kırılan par&ccedil;aları s&uuml;p&uuml;r&uuml;p atacak mısınız? Yoksa altını kullanıp onlarla &ccedil;ok daha değerli, tek bir sanat eseri mi yapacaksınız?</p>

<p>Unutmayın; &quot;Plan B&quot; yoktur. Sadece, şu an yaşadığınız ve keşfedilmeyi bekleyen yeni hayatınız vardır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/theseus-un-gemisi-ve-trapezcinin-boslugu-degisimin-oteki-yuzunde-kim-var-2026-03-02-14-00-27.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/liderligin-kimyasi-lazanya-tepsinizi-bir-laboratuvara-donusturmek</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/liderligin-kimyasi-lazanya-tepsinizi-bir-laboratuvara-donusturmek</link>
      <category>İçerik Üreticileri</category>
      <title>Liderliğin kimyası: Lazanya tepsinizi bir laboratuvara dönüştürmek</title>
      <description>İş dünyasında liderlerin ve girişimcilerin en sık düştüğü tuzak "Analoji ile Düşünmek"tir. Başka şirketler ne yapıyorsa aynısını yapalım, ama biraz daha iyi yapalım. Bu güvenli, ama çok iyi sayılmaz. Gerçek değişim mutfakta olur.</description>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 10:49:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-03-02T10:49:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Apple TV+&rsquo;ın son zamanlardaki dizisi Lessons in Chemistry (Kimya Dersleri), 1950&rsquo;lerde Amerika&rsquo;da ge&ccedil;iyor. Dizi, laboratuvardan atılan ve bir televizyon yemek programı sunucusu olan kimyager Elizabeth Zott&rsquo;un hayatını anlatıyor. Ancak bu bir &quot;kadın hikayesi&quot; olmanın &ccedil;ok &ouml;tesinde; &quot;Birincil İlkeler&quot;, &quot;Efekt&uuml;asyon&quot; ve &quot;Job Crafting&quot; teorileri &uuml;zerine yazılmış, CEO&#39;lara ders niteliğinde bir strateji manifestosu.</p>

<p>Elizabeth Zott, kendisine dayatılan &quot;G&uuml;l&uuml;mse ve k&ouml;fte tarifini ver&quot; şablonunu reddeder. Mutfak bazen laboratuvar hissi verir. Yemek yaparken her şey kimya gibi olur. Tuzu uzatır mısın?&quot;demez, &quot;Sodyum klor&uuml;r nerede?&quot;der. Bu bakış a&ccedil;ısı, iş d&uuml;nyasında &ouml;nemli bir değişiklik yapmanın anahtarıdır.</p>

<h2>Aristo&rsquo;dan Elon Musk&rsquo;a: &quot;Birincil İlkeler&quot; (First Principles)</h2>

<p>Elizabeth mutfakta yemek yaparken, aslında yaklaşık 2000 yıl &ouml;nce Aristoteles&rsquo;in d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; bir fikri kullanıyor. Aristo, Metafizik eserinde buna &quot;arche&quot; (başlangı&ccedil;/k&ouml;k) der: Bir şeyi ger&ccedil;ekten bilmek i&ccedil;in, onu artık par&ccedil;alanamayacak en k&uuml;&ccedil;&uuml;k doğrularına, yani atomlarına kadar ayırmak ve oradan yeniden inşa etmek gerekir. Varsayımları değil, fiziksel ger&ccedil;ekleri temel almaktır.</p>

<p>Bug&uuml;n&uuml;n en ileri g&ouml;r&uuml;şl&uuml; liderlerinden biri olan Elon Musk, bu d&uuml;ş&uuml;nceyi iş d&uuml;nyasına ş&ouml;yle aktarır: &quot;&Ccedil;oğu insan birer aş&ccedil;ı gibi var olan tarifleri kullanır. İnovatif liderler ise birer kimyagerdir.&quot;Elon Musk uzay sekt&ouml;r&uuml;ne girdiğinde insanlar, roketlerdeki bataryaların &ccedil;ok pahalı olduğunu ve bu işten para kazanmanın zor olacağını s&ouml;yl&uuml;yordu. Musk ise analojiyi reddetti ve Aristo gibi &quot;arche&quot;ye indi: &quot;Roketin hammaddesi ne?Al&uuml;minyum, titanyum, bakır. Bunların Londra Metal Borsası&#39;ndaki fiyatı ne?&quot;G&ouml;rd&uuml; ki hammadde maliyeti, roketin satış fiyatının sadece %2&#39;siydi. Sorunun kaynağı malzeme değildi. &Uuml;retim şekli yanlıştı. İşte &quot;Birincil İlkeler&quot; budur; herkesin &quot;imkansız&quot; dediği şeyi, molek&uuml;llerine ayırıp ucuza mal etmektir.</p>

<p>Tarihte bunun en &ccedil;arpıcı &ouml;rneği Johannes Gutenberg&rsquo;dir. O d&ouml;nemde herkes &quot;Daha hızlı nasıl el yazısı yazarız?&quot; (Analoji) diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken, Gutenberg yazı yazma eylemini en k&uuml;&ccedil;&uuml;k par&ccedil;asına, yani &quot;tek bir harfe&quot; indirgedi. &Uuml;z&uuml;m sıkma presinin mekaniği ile madeni para basma tekniğini birleştirdi ve matbaayı icat etti. Elizabeth Zott da dizide &quot;Lazanya nasıl yapılır?&quot;sorusuna &quot;Annem gibi&quot; diye cevap vermez. &quot;Protein bağları ısıda nasıl kopar?&quot;diye sorar. Bence bu kusursuz lazanyaya giden yol.&nbsp;</p>

<h2>M&uuml;kemmel plan yoktur: &quot;Efekt&uuml;asyon&quot; (Effectuation) Teorisi</h2>

<p>Dizide Elizabeth laboratuvarını kaybeder. Kaynakları, b&uuml;t&ccedil;esi, ekibi yoktur. Sadece bir mutfağı vardır. Burada, Profes&ouml;r Saras Sarasvathy tarafından 2001 yılında ortaya atılan &quot;Efekt&uuml;asyon&quot; teorisi &ouml;ne &ccedil;ıkar.</p>

<p>Y&ouml;neticiler genelde &quot;Nedensel&quot; (Causal) d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r: &quot;Akşama lazanya yapacağım, markete gidip eksikleri almalıyım.&quot; (Hedef -&gt; Kaynak). Girişimci liderler ise &quot;Efekt&uuml;el&quot; (Effectual) d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r: &quot;Dolabı a&ccedil;tım, elimde ne var? Ispanak, yumurta ve biraz peynir. Bundan ne yaratabilirim?&quot; (Kaynak -&gt; Hedef).</p>

<p>Efekt&uuml;asyon, &ldquo;Eldeki Kuş&rdquo; kuralına dayanır. Lider kendine &uuml;&ccedil; soru sorar: 1. Kimim?2. Ne biliyorum?3. Kimi tanıyorum? M&uuml;kemmel şartları beklemez, eldeki malzemeyle başlar.</p>

<p>Airbnb&rsquo;nin nasıl kurulduğu buna &ccedil;ok iyi bir &ouml;rnek. 2008&rsquo;de Brian Chesky ve Joe Gebbia&rsquo;nın kirayı &ouml;deyecek paraları yoktu. Pazar araştırması yapıp &quot;Otelcilik sekt&ouml;r&uuml; k&acirc;rlı&quot; demediler (Nedensel). Eldeki kuşa bakıp konuştular: &quot;San Francisco&rsquo;da bir tasarım konferansı var, otellerde yer yok ve evde fazladan bir şişme yatak var.&quot;O şişme yatağı ve sabah kahvaltısını (AirBed &amp; Breakfast) satarak başladılar. İlk finansmanlarını sağlamak i&ccedil;in &quot;Obama O&#39;s&quot; adında mısır gevreği kutuları tasarlayıp sattılar. Airbnb bug&uuml;n 100 milyar doların &uuml;st&uuml;nde bir değere sahip. Şirket bu &ldquo;eldeki imkanlarla hayatta kalma&rdquo; kuralı ile ortaya &ccedil;ıktı.</p>

<p>Bug&uuml;nlerde sık&ccedil;a konuşulan bir &ouml;rnek var: ZOE ve beslenme bilimi.</p>

<p>Elizabeth Zott&#39;un 1950&#39;lerde &quot;Yemek kimyadır&quot; diyerek başlattığı akımın g&uuml;n&uuml;m&uuml;zdeki en g&uuml;&ccedil;l&uuml; temsilcisi, kişiselleştirilmiş beslenme markası ZOE&rsquo;dir. Profes&ouml;r Tim Spector tarafından kurulan ZOE, diyet end&uuml;strisindeki &quot;Herkes i&ccedil;in tek tip diyet&quot; (Analoji) anlayışını reddeder. İnsanlara &quot;şunu ye, şunu yeme&quot; demek yerine; evlerine g&ouml;nderdiği test kitleriyle (Efekt&uuml;asyon - laboratuvarı eve taşımak) herkesin kendi v&uuml;cudunun kimyasını ve mikrobiyotasını &ccedil;&ouml;zmesini sağlar.&nbsp;&nbsp;Peki sonra ne olur? Kullanıcı bu test sonu&ccedil;larını ZOE&#39;ye g&ouml;nderir ve ZOE, yapay zeka destekli bir analizle kişiye bir &quot;hazır yemek paketi&quot; değil, bir &quot;karar destek mekanizması&quot; (mobil uygulama) sunar.</p>

<p>Siz markete gidip bir elma, bir avu&ccedil; badem veya bir dilim pizza aldığınızda; uygulama size bu gıdanın sizin kan şekerinizi, kan yağlarınızı ve bağırsak bakterilerinizi nasıl etkileyeceğini &quot;Kişisel Puan&quot; &uuml;zerinden g&ouml;sterir. Yani ZOE size balık vermez (yemek g&ouml;ndermez); size kendi biyolojinizi &ouml;ğreterek balık tutmayı &ouml;ğretir. Tıpkı dizide Elizabeth Zott&#39;un &quot;Size yemek yapmayı &ouml;ğretmiyorum, size yemeğin kimyasını &ouml;ğretiyorum ki &ouml;zg&uuml;rleşin&quot; demesi gibi; ZOE de insanları end&uuml;striyel diyet listelerinin k&ouml;lesi olmaktan kurtarıp, kendi v&uuml;cutlarının uzmanı yapar.</p>

<h2>İşi yeniden şekillendirme: &quot;Job Crafting&quot; sanatı</h2>

<p>Sonunda, Elizabeth iş tanımını değiştirdi ve bu en b&uuml;y&uuml;k başarısı oldu. Yale &Uuml;niversitesi&rsquo;nden Amy Wrzesniewski ve Jane Dutton 2001 yılında &quot;Job Crafting&quot; yani İşini Yeniden Tasarlamak kavramını tanımladı. Bu kavram sessiz bir değişimi başlattı.</p>

<p>Wrzesniewski bu fikre, bir hastanede temizlik işinde &ccedil;alışanları izlerken vardı. Bazı g&ouml;revliler işleri i&ccedil;in sadece &quot;yerleri silmek&quot; dedi. Diğerleri ise işlerini &quot;hastaların iyileşmesine yardımcı olmak&quot; diye g&ouml;rd&uuml;. Bu ikinci grup, g&ouml;rev tanımında olmamasına rağmen; komadaki hastaların resimlerini değiştiriyor, yaşlı hastalarla sohbet ediyordu. Yani işlerine &quot;anlam&quot; katıyorlardı.</p>

<p>Wrzesniewski buna &quot;Bilişsel Yapılandırma&quot; (Cognitive Crafting) dedi. &Ccedil;alışan, y&ouml;neticiden izin almadan işi farklı yapar ve işin anlamını değiştirir. Elizabeth Zott da tam olarak bunu yapar. Kendini bir sunucu gibi g&ouml;rmez. Daha &ccedil;ok milyonlarca kadına yol g&ouml;steren bir &ouml;ğretmen gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r.</p>

<p>İş d&uuml;nyasındaki en &ccedil;arpıcı &ouml;rnek ise Frito-Lay fabrikasında bir temizlik g&ouml;revlisi olarak &ccedil;alışan Richard Monta&ntilde;ez&rsquo;dir. Monta&ntilde;ez&rsquo;in iş tanımı yerleri s&uuml;p&uuml;rmekti. Ama o, yaptığı işi yalnızca s&uuml;p&uuml;rge yapmak olarak g&ouml;rmedi. Yaptığı işi şirketi kurtarmak i&ccedil;in bir şans olarak g&ouml;rd&uuml;. Fabrikadaki hatalı cipsleri evine g&ouml;t&uuml;rd&uuml;, Meksika baharatlarıyla harmanladı ve &quot;Flamin&#39; Hot Cheetos&quot;u yarattı. Bir temizlik g&ouml;revlisi olarak CEO&rsquo;yu arama cesaretini g&ouml;sterdiğinde, aslında Elizabeth Zott&rsquo;un yaptığını yapıyordu: &quot;Bana verilen etiket bu olabilir, ama benim yarattığım değer bu.&quot;</p>

<p>Tariflere Bağlı Kalmayın</p>

<p>Lessons in Chemistry, bize liderliğin sadece CEO koltuğunda yapılmadığını hatırlatıyor. Liderlik; Aristo gibi sorgulamak, Airbnb kurucuları gibi eldeki imkanla başlamak ve Monta&ntilde;ez gibi işine yeni bir ruh &uuml;flemektir.</p>

<p>Şimdi masanıza (veya mutfak tezgahınıza) d&ouml;n&uuml;n ve kendinize sorun: Ben sadece tarifleri uygulayan bir aş&ccedil;ı mıyım, yoksa kendi form&uuml;l&uuml;n&uuml; yazan bir kimyager mi?</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/liderligin-kimyasi-lazanya-tepsinizi-bir-laboratuvara-donusturmek-2026-03-02-13-55-28.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/galata-wind-2025-yilinda-1-36-milyar-lira-vergi-oncesi-kar-elde-etti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/galata-wind-2025-yilinda-1-36-milyar-lira-vergi-oncesi-kar-elde-etti</link>
      <category>Yeşil Küre - Tarım</category>
      <title>Galata Wind 2025 yılında 1,36 milyar lira vergi öncesi kar elde etti</title>
      <description>Yenilenebilir enerji şirketi Galata Wind, 2025 yılı finansal sonuçlarını duyurdu. Şirket 2,93 milyar TL hasılat, 845 milyon TL net kar ve 354,2 MW kurulu güce ulaştı. GWIND toplam kurulu gücünü orta vadede 1.000 megavatın üzerine çıkarmayı hedeflediğini duyurdu.</description>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 08:03:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-02-27T08:03:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yenilenebilir enerjiye yatırım yapma taahh&uuml;d&uuml;yle elektrik &uuml;retim faaliyetlerine devam eden Galata Wind, 2025 yılı sonu finansal sonu&ccedil;larını paylaştı. Şirketin 2025 yılında elde ettiği konsolide faiz, amortisman ve vergi &ouml;ncesi k&acirc;rı (FAV&Ouml;K) 2,01 milyar TL olarak ger&ccedil;ekleşti.</p>

<p>Aynı d&ouml;nemde şirketin vergi &ouml;ncesi k&acirc;rı 1,36 milyar TL seviyesine ulaştı. Finansal rapor verilerine g&ouml;re şirketin 2025 yılı hasılatı 2.939.691.769 TL oldu. Şirketin br&uuml;t karı ise 1.346.447.809 TL olarak kayıtlara ge&ccedil;ti.</p>

<p>Konsolide bilan&ccedil;oya g&ouml;re şirketin 2025 yılı sonu itibarıyla toplam varlıkları 20.338.615.605 TL&#39;ye y&uuml;kseldi. Galata Wind&#39;in d&ouml;nem net karı ise 845.427.565 TL olarak ger&ccedil;ekleşti.</p>

<h2>&Uuml;retim kapasitesi ve yeni projeler</h2>

<p>S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir gelecek i&ccedil;in temiz enerji &uuml;retimine odaklanan Galata Wind, T&uuml;rkiye&rsquo;nin en verimli b&ouml;lgelerinde faaliyet g&ouml;steriyor. Şirketin portf&ouml;y&uuml;nde halihazırda &uuml;&ccedil; r&uuml;zg&acirc;r ve iki g&uuml;neş enerjisi santrali bulunuyor.</p>

<p>Şirket b&uuml;nyesinde Bandırma&#39;da 35 adet Vestas, Taşpınar&#39;da 16 adet Nordex ve Mersin&#39;de 26 adet Vestas marka olmak &uuml;zere toplam 77 adet r&uuml;zgar t&uuml;rbini yer alıyor.</p>

<p>Mersin RES kapasite artışı ve Taşpınar Hibrit GES projesinin tamamlanmasıyla şirket b&uuml;y&uuml;meye devam ediyor. Bu yatırımların da etkisiyle Galata Wind 2025 yılı sonu itibarıyla 354,2 MW kurulu g&uuml;ce ulaştı.</p>

<p>İklim koşulları ve devreye alınan ek kapasiteler elektrik &uuml;retimini olumlu etkiledi. Şirketin &uuml;retimi ge&ccedil;en yıla kıyasla y&uuml;zde 8,7 oranında artış g&ouml;sterdi. Bu d&ouml;nemde r&uuml;zg&acirc;rda 826.845 MWh, g&uuml;neşte ise 54.092 MWh &uuml;retim yapıldı. B&ouml;ylece toplam elektrik &uuml;retimi 880.937 MWh seviyesine &ccedil;ıktı.</p>

<h2>Avrupa yatırımları hız kazanıyor</h2>

<p>Galata Wind CEO&rsquo;su Burak Kuyan, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir enerjide k&uuml;resel oyuncu olma hedefiyle 2025 yılında &ouml;nemli yatırımları başarıyla hayata ge&ccedil;irdiklerini belirtti. Kuyan, b&uuml;y&uuml;me stratejilerinin &ouml;nemli bir ayağını da yurt dışı yatırımların oluşturduğunu s&ouml;yledi.</p>

<p>Burak Kuyan, 300 MW&rsquo;lık yurt dışı yatırım hedefleri &ccedil;er&ccedil;evesinde Avrupa&#39;da adımlar attıklarını aktardı. Bu kapsamda Almanya ve İtalya&rsquo;da g&uuml;neş enerjisi projeleri i&ccedil;in &ccedil;eşitli anlaşmalar imzaladıklarını ifade etti.</p>

<p>Kesinleşen ve g&ouml;r&uuml;şmeleri devam eden projelerle birlikte şirketin Avrupa&rsquo;daki portf&ouml;y&uuml; genişledi. Toplam kapasite 72 MW g&uuml;neş enerjisi (PV) ve 60 MW batarya enerji depolama sistemi (BESS) olmak &uuml;zere 132 MW&rsquo;a ulaştı.</p>

<p>Şirket, ger&ccedil;ekleştirdiği elektrik &uuml;retimiyle enerji arzına katkı sağlarken karbon salımlarının azaltılmasına da destek oluyor. Burak Kuyan, 2030 yılına kadar operasyonel net sıfır taahh&uuml;d&uuml; ve karbon ayak izi azaltım hedefleri doğrultusunda yapılandıklarını vurguladı. Kuyan, mevcut portf&ouml;ylerinin yıllık yaklaşık 490.000 ton karbon salımını &ouml;nlediği bilgisini paylaştı.</p>

<h2>Gelecek hedefleri ve depolamalı santraller</h2>

<p>Galata Wind operasyonel m&uuml;kemmellik, teknoloji odaklı b&uuml;y&uuml;me ve iklim hedefleriyle uyumlu stratejik yatırımları &ouml;nceliklendiriyor. Şirket toplam kurulu kapasitesini kısa vadede 576,8 MW&rsquo;a, orta vadede ise 1.000 MW&rsquo;ın &uuml;zerine &ccedil;ıkarmayı hedefliyor.</p>

<p>Sekt&ouml;rdeki gelişmeleri yakından izleyen şirket kapasite artışlarına ve yeni şirket satın alımlarına odaklanıyor. Şirket proje geliştirmelerini yatırım kriterlerine uygun b&uuml;y&uuml;me fırsatları &ccedil;er&ccedil;evesinde titizlikle değerlendiriyor.</p>

<p>Galata Wind CEO&#39;su, 2026 yılı &ouml;nceliklerini d&ouml;rt temel başlık altında topladıklarını ifade etti. Bu başlıkların yatırım teslimatları ve se&ccedil;ici b&uuml;y&uuml;me, esneklik ve operasyonel m&uuml;kemmellik, finansal disiplin ile s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ve uyum altyapısı olduğunu belirtti.</p>

<p>Burak Kuyan, proje se&ccedil;iciliği, bağlantı uygunluğu ve depolama ile esneklik perspektifiyle operasyonları s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;klerini kaydetti. Bu kapsamda &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde Alapınar RES&rsquo;in kurulumu ile Şah RES ek kapasite artışına odaklanacaklarını dile getirdi.</p>

<p>Şirket 2024 yılında 300 MW Depolamalı RES ve 110 MW Depolamalı GES olmak &uuml;zere toplam 410 MW&rsquo;lık yatırım i&ccedil;in &ouml;n lisans almıştı. Kuyan, bu yatırımlarla şebeke istikrarını desteklemeyi ve yenilenebilir &uuml;retimin piyasa entegrasyonunu g&uuml;&ccedil;lendirmeyi hedeflediklerini s&ouml;yledi. Ayrıca operasyonel esnekliklerini artırmayı ama&ccedil;ladıklarını s&ouml;zlerine ekledi.</p>

<p>Sadece yenilenebilir enerjiye yatırım yapma taahh&uuml;d&uuml;yle kalmayan Galata Wind, enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına kararlılıkla katkıda bulunmayı s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Şirket, &ccedil;evreye duyarlı, g&uuml;venilir ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir iş modeliyle geleceğin enerji sistemine değer katmayı hedefliyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/galata-wind-2025-yilinda-1-36-milyar-lira-vergi-oncesi-kar-elde-etti-2026-02-27-11-07-07.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/life/hayat-iste-sahnede-baslayan-kulturel-bir-yatirim</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/life/hayat-iste-sahnede-baslayan-kulturel-bir-yatirim</link>
      <category>Life</category>
      <title>Hayat İşte: Sahnede başlayan kültürel bir yatırım</title>
      <description>Kültürel yatırımlar yalnızca sanat üretimini desteklemekle kalmaz; toplumsal farkındalık yaratır, marka değerini derinleştirir ve sürdürülebilir etki alanları açar. “Hayat İşte”, tam da bu noktada, tiyatroyu bir anlatım biçiminden çıkararak toplumsal ve kültürel bir değer üretim alanına dönüştürüyor.</description>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 10:59:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-02-24T10:59:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tek kişilik bu &ccedil;ağdaş tiyatro yapımı, modern insanın bastırılmış duygularını, &ldquo;iyi olma&rdquo; zorunluluğunu ve baba fig&uuml;r&uuml; &uuml;zerinden şekillenen bireysel kimliği merkeze alarak; izleyiciyi yalnızca bir hik&acirc;yeye değil, ortak bir y&uuml;zleşmeye davet ediyor. Sahnedeki anlatı, bireysel bir karakter &uuml;zerinden toplumsal bir hafızaya dokunuyor.</p>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e85a9d3a-f760-49f0-85d0-9c383e12e457.jpg" />Sinema ve televizyon d&uuml;nyasındaki rolleriyle tanınan oyuncu İnan&ccedil; Konuk&ccedil;u, Hayat İşte&#39;de Edit&ouml;r Adem karakteriyle izleyici karşısına &ccedil;ıkıyor. Konuk&ccedil;u sahnede toplumun farklı katmanlarını temsil eden &ccedil;ok sayıda fig&uuml;r&uuml; canlandırıyor. Bu y&ouml;n&uuml;yle oyun, geniş bir izleyici profiline temas edebilen g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir anlatı dili kuruyor.</p>

<p>Oyunun yazarı ve y&ouml;netmeni Şirin Aktemur, &ldquo;baba&rdquo; fig&uuml;r&uuml;n&uuml;n varlığı ve yokluğu &uuml;zerinden; insan kişiliğinin psikolojik ve felsefi katmanlarını incelikle ele alıyor. Metin, bireysel travmalarla toplumsal yapılar arasındaki g&ouml;r&uuml;nmez bağları sahneye taşıyarak, izleyicide kalıcı bir d&uuml;ş&uuml;nsel etki bırakmayı hedefliyor.</p>

<p>Prod&uuml;ksiyonunu 007 ajans&rsquo;ın kurucu başkanı Zuhal Karadeniz&rsquo;in &uuml;stlendiği &ldquo;Hayat İşte&rdquo; analog sanat ve dijital d&uuml;nyayı birleştirerek disiplinler arası bir yaklaşımla ele alınmış; tiyatroyu yalnızca sahnede kalan bir deneyim olmaktan &ccedil;ıkarıp, k&uuml;lt&uuml;rel dolaşıma a&ccedil;ık bir yatırım alanı olarak konumlandırıyor. Proje, turne potansiyeli, kurumsal g&ouml;sterimlere uygun yapısı ve sosyal etki odaklı i&ccedil;eriğiyle uzun vadeli bir k&uuml;lt&uuml;r yatırımı vadediyor.</p>

<p>2 Mart&rsquo;ta Kadık&ouml;y Baba Sahne&rsquo;de pr&ouml;miyer yapmaya hazırlanan oyun; k&uuml;lt&uuml;r-sanat alanında s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir projelere yatırım yapmak isteyen markalar ve kurumlar i&ccedil;in g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir iş birliği zemini sunuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/hayat-iste-sahnede-baslayan-kulturel-bir-yatirim-2026-02-24-14-21-33.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/business-class-deneyimlerinde-ne-degisti-koltuk-degil-sistem-kazandiriyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/icerik-ureticileri/business-class-deneyimlerinde-ne-degisti-koltuk-degil-sistem-kazandiriyor</link>
      <category>İçerik Üreticileri</category>
      <title>Business class deneyimlerinde ne değişti? “Koltuk değil, sistem kazandırıyor”</title>
      <description>Uçuşta lüksün tanımı değişti. Artık yatabilen koltuk değil, alanın nasıl tasarlandığı ve yolculuğun ne kadar kontrol edilebilir olduğu konuşuluyor. Kapılar çoğaldı, kabinler şıklaştı; ama IATA’nın altını çizdiği ayrım bambaşka bir yerde: First Class’ı hala ayıran şey kapı değil, yolcuya ayrılan metrekare. Premium deneyim de tek bir an değil; yerden havaya, transferden telafiye uzanan bir zincir. Gökyüzünde artık ürün değil, sistem kazanıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 07:39:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-02-16T07:39:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>U&ccedil;ak kapısı kapanıp motorlar &ccedil;alıştığında yolculuk başlıyor. Ama ben &ccedil;oğu zaman inişle değil, havada ge&ccedil;en zamanın nasıl &ldquo;kurgulandığıyla&rdquo; ilgileniyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n &uuml;st sınıf, bir koltuğun &ouml;tesinde; beklentiler, servis koreografisi, lounge&rsquo;ların dili, bağlantı akışı ve marka vaadiyle b&uuml;y&uuml;yen bir rekabet sahası.</p>

<p>İstanbul&rsquo;dan u&ccedil;arken tekrar tekrar aynı ger&ccedil;eği g&ouml;r&uuml;yorum. Asya rotalarında aktarma &ccedil;oğu zaman mantıklı bir se&ccedil;enek, hatta bazen deneyimin par&ccedil;ası. Amerika kıtasında ise aktarma doğru kurgulanmadığında &ccedil;oğu zaman kaybı. Bu y&uuml;zden Asya&rsquo;ya giderken farklı havayollarını denemeyi bilin&ccedil;li se&ccedil;iyorum; &ccedil;&uuml;nk&uuml; değişimi en net orada yakalıyorsunuz.</p>

<p>New York&rsquo;a THY Dreamliner ile, Japonya&rsquo;ya Emirates ile, G&uuml;ney Kore&rsquo;ye Etihad ile, Bali&rsquo;ye Qatar Airways ile u&ccedil;tum. Dreamliner&rsquo;ın koridora doğrudan erişimli kabin d&uuml;zeni, Emirates&rsquo;in sosyal bir u&ccedil;uş sahnesi yaratan yaklaşımı, Etihad&rsquo;ın daha mimari bir mahremiyet duygusu kuran suite&rsquo;leri ve Qatar&rsquo;ın Qsuite ile &ouml;l&ccedil;eklediği tasarım dili.&nbsp;</p>

<p>Her biri aynı soruya farklı yanıt veriyor: <strong>G&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde bug&uuml;n ne değer kazanıyor?</strong></p>

<p>Cevap ışık tasarımı, ekip davranışı, ge&ccedil;iş anları ve hatta aksaklık anındaki telafi refleksinde test ediliyor.</p>

<h2>&ldquo;Kapılı s&uuml;itler yeni standart oldu ama oyunu bu kazandırmıyor&rdquo;</h2>

<p>Kapılı s&uuml;itler bir d&ouml;nem nişti; bug&uuml;n premium business&rsquo;ın yeni dili haline geliyor. Qatar Airways&rsquo;in Qsuite&rsquo;i bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n en erken ve en etkili işaretlerinden biriydi; Etihad A350&rsquo;de kapılı business suite&rsquo;lerle bu mimariyi olgunlaştırdı; American ve United yeni nesil kabin duyurularıyla kapılı business s&uuml;itlerini ABD pazarında da ana akıma taşımaya hazırlanıyor; THY ise Crystal Business Class ile kapılı s&uuml;it yaklaşımını kendi tasarım diliyle yorumluyor.&nbsp;</p>

<p>Kapıların &ccedil;oğaldığı, kabinlerin &ldquo;suite&rdquo;leştiği bu d&ouml;nemde zihnimde tek bir soru d&ouml;n&uuml;p duruyordu aslında.&nbsp;</p>

<p>Eğer business artık kapısını kapatabiliyorsa, first class&rsquo;ı ger&ccedil;ekten ayrı bir kategori yapan şey ne?&nbsp;</p>

<p>Ya da,</p>

<p>Havayolları bu kadar tasarım konuşurken, işin ekonomik ger&ccedil;eği nerede başlıyor? U&ccedil;ak i&ccedil;indeki metrekare mi, yerdeki ayrıcalık zinciri mi? Yani ger&ccedil;ekte yolcunun satın aldığı beklenti tam olarak ne?&nbsp;</p>

<p>Bu sorularım i&ccedil;in doğrudan<strong> IATA&rsquo;nın Products &amp; Services&rsquo;dan sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı <a href="https://www.iata.org/en/about/management/#frdriclger">Fr&eacute;d&eacute;ric L&eacute;ger</a> ile konuştum.</strong> Yanıtları genel olarak, bug&uuml;nk&uuml; premium tartışmasını &ccedil;ok net bir zemine oturtuyordu.</p>

<p><strong>L&eacute;ger&rsquo;in &ccedil;ok net bir c&uuml;mlesi var: </strong>First Class&rsquo;ı hala ayıran şey, &ldquo;onboard space&rdquo;, yani <strong>yolcu başına d&uuml;şen alan.</strong></p>

<p><strong>Kapı, mahremiyet hissini b&uuml;y&uuml;t&uuml;yor ama sınıflar arası ger&ccedil;ek &ccedil;izgiyi tek başına belirlemiyor.</strong>&nbsp;</p>

<p><img alt="Products &amp; Services’dan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Frédéric Léger" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e9bd42e9-354a-4fe3-83a6-6da87b348b05.jfif" /></p>

<p>Bug&uuml;n havayolları u&ccedil;ak i&ccedil;i &ldquo;real estate&rdquo;i gelir maksimize edecek şekilde y&ouml;netmek zorunda. Genel eğilim kabindeki koltuk sayısının yoğunlaştırılması. Business&rsquo;ta bile farklı konfig&uuml;rasyonlarla koltuk sayısını artırma baskısı s&uuml;r&uuml;yor. Bu nedenle kapılar artsa da, bir&ccedil;ok business &uuml;r&uuml;n&uuml; hala alanı verimli kullanma mantığıyla tasarlanıyor.</p>

<p>L&eacute;ger bunu &ccedil;ok &ccedil;ıplak bir ger&ccedil;ekle &ouml;zetliyor:&nbsp;</p>

<p><em><strong>&ldquo;Havayolları, u&ccedil;ağın sunduğu metrekareyi geliri maksimize edecek şekilde y&ouml;netmek zorunda.&rdquo;</strong></em></p>

<p>First Class ise tam tersine, hala &ldquo;c&ouml;mertlik&rdquo; &uuml;zerinden tanımlanıyor. Tam boy yataklar, koltuk-yatak ayrımı, &ccedil;iftlerin yan yana oturabildiği d&uuml;zenler, tam kabin kapıları/perdeler ve bazı &ouml;rneklerde &ouml;zel lavabolu daha &ldquo;oda&rdquo; hissi veren konseptler. &Uuml;stelik bu, yerde de tamamlanıyor: şof&ouml;rl&uuml; transferden &ouml;zel check-in alanlarına, refakatli g&uuml;venlik s&uuml;re&ccedil;lerinden ayrı lounge&rsquo;lara ve u&ccedil;ağa kişiselleştirilmiş erişime kadar uzanan bir zincir.</p>

<p>Bu noktada sınıf savaşı bir etiket savaşı olmaktan &ccedil;ıkıyor; <strong>metrekare, koreografi ve s&uuml;reklilik</strong> savaşına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p>

<h2>Premium ekonomisi: Az yolcu, b&uuml;y&uuml;k etki</h2>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n arkasında duygudan daha fazlası var.&nbsp;</p>

<p>Ekonomi.</p>

<p><strong>Fr&eacute;d&eacute;ric L&eacute;ger&rsquo;in</strong> altını &ccedil;izdiği ikinci kritik nokta da buydu. Pandemi sonrası premium talep g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde geri d&ouml;nd&uuml;. Yolcular premium kabinlerin sunduğu değerin daha fazla farkında. Bunun sonucunda havayolları <strong>daha y&uuml;ksek yield</strong> &uuml;reten fiyatlama stratejileri uyguluyor. Bu resme bir de arz tarafındaki baskı ekleniyor. Yeni u&ccedil;ak teslimatlarındaki gecikmeler, motor sorunları nedeniyle yerde kalan filolar&hellip;&nbsp;</p>

<p>Yani kapasite y&ouml;netimi daha kritik hale geliyor ve premium koltuklar getirisi y&uuml;ksek hatlara daha dikkatli konumlanıyor.</p>

<p><img alt="IATA" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/0b9dae47-9131-4797-ac4b-907a87b4dec2.PNG" /></p>

<p><a href="https://www.iata.org/en/pressroom/2025-releases/2025-08-04-01/">IATA</a>&rsquo;nın World Air Transport Statistics verilerine g&ouml;re <strong>2024, premium kabin talebinde şimdiye kadarki en y&uuml;ksek yıl;</strong> premium yolcu sayısı end&uuml;stri genelinde <strong>yıllık y&uuml;zde 12 arttı</strong> ve uluslararası yolcuların yaklaşık %6&rsquo;sını oluşturdu.</p>

<p>Pay k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;r&uuml;nebilir; fakat premiumun oyunu her zaman payla değil, etkiyle oynanır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; premium koltuklar, havayolunun &ldquo;k&acirc;rlılık motoru&rdquo;dur. Az sayıda koltukla &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k bir gelir stratejisi kurarsınız.</p>

<h2>Premium deneyim tek bir an değil, bir &ldquo;zincir&rdquo;</h2>

<p>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kırılma ise bence bu araştırmamın omurgası oldu. Premium algı artık tek bir temas noktasında oluşmuyor.</p>

<p>L&eacute;ger bunu &ldquo;temas noktalarının tamamı&rdquo; olarak tarif ediyor.&nbsp;</p>

<p>Yolculuğu kafanda kurduğun ilk andan başlayıp rezervasyona, hazırlığa, havalimanındaki akışa, u&ccedil;uş i&ccedil;i hizmete ve u&ccedil;uş sonrasına kadar uzanan t&uuml;m temaslar. Ona g&ouml;re premiumu belirleyen tek bir an değil; bu zincirin hi&ccedil;bir halkasının kopmaması.</p>

<p>Burada&nbsp;&nbsp;rekabetin yeni sahası da olduk&ccedil;a net bir &ccedil;er&ccedil;eve &ccedil;iziyor.</p>

<p>Havalimanlarındaki darboğazlar.</p>

<p>IATA, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 20 yılda yolcu sayılarının artmaya devam edeceğini, altyapının ise bunu karşılamakta zorlanacağını &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor. Bu y&uuml;zden otomasyon, dijitalleşme ve daha verimli s&uuml;re&ccedil;ler artık &ldquo;nice to have&rdquo; değil, sistemin ayakta kalma şartı.</p>

<h2>G&ouml;ky&uuml;z&uuml;ndeki yolcunun &uuml;&ccedil; yeni profili</h2>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m herkeste aynı şekilde karşılık bulmuyor. Premium yolcuyu &uuml;&ccedil; profile ayırmak h&acirc;l&acirc; iş g&ouml;r&uuml;yor; ama bu kez daha net:</p>

<p><strong>1. Zamanı satın alanlar</strong></p>

<p>Aktarmasız u&ccedil;ar, lounge&rsquo;u &ldquo;nefes aralığı&rdquo; gibi kullanır. Ama&ccedil; hızlı varmak değil; doğru enerjiyle varmak.</p>

<p><strong>2. Deneyimi satın alanlar</strong></p>

<p>Gastronomi, servis dili, markanın dokunuşu ve kabindeki hikaye&hellip; U&ccedil;uş onlar i&ccedil;in varıştan bağımsız bir sahne.</p>

<p><strong>3. Kontrol&uuml; satın alanlar</strong></p>

<p>En b&uuml;y&uuml;k l&uuml;ks, yolculuğun y&ouml;netimi. Mahremiyet, kesintisiz uyku, minimum temas, maksimum &ouml;ng&ouml;r&uuml;lebilirlik.</p>

<p><strong>Bu profil b&uuml;y&uuml;yor; &ccedil;&uuml;nk&uuml; modern premium yolcu &ldquo;konfor&rdquo;dan &ccedil;ok &ldquo;kontrol&rdquo; satın alıyor.</strong></p>

<p><img alt="Skytrax" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6460d770-f76a-4dc7-b493-e7fd2f1c1c26.PNG" /></p>

<p><a href="https://www.worldairlineawards.com/">Skytrax</a>&rsquo;in 2025 &ldquo;Best Airlines in Europe&rdquo; listesi, Avrupa&rsquo;daki rekabetin fotoğrafını veriyor.</p>

<p><strong>Turkish Airlines 1., Air France 2., SWISS 3., British Airways 4., Lufthansa 5.</strong> Bu sıralama, premium rekabetin kabin i&ccedil;i &uuml;r&uuml;nle değil; ağ g&uuml;c&uuml;, hub performansı ve genel deneyim tutarlılığıyla birlikte okunduğunu t&uuml;m yazdıklarımı destekler bir şekilde hatırlatıyor.</p>

<h2>Kabin sınıfı değil, tasarlanmış bir sistem</h2>

<p>Bug&uuml;n premium, tek başına bir &uuml;r&uuml;n değil; u&ccedil;tan uca &ccedil;alışan bir işletim sistemi.&nbsp;</p>

<p>Kapılar, ekranlar, şampanya&hellip;&nbsp;</p>

<p>Bunlar vitrin.&nbsp;</p>

<p>Oyunu kazandıran şey ise daha sert ve daha somut. U&ccedil;ağın i&ccedil;indeki metrekareyi nasıl paylaştırdığınız, temas zincirinin nerede kırılmadığı ve işler aksadığında yolcunun kontrol hissini ne kadar hızlı geri verdiğiniz.&nbsp;</p>

<p>IATA&rsquo;nın vurgusu tam da bu y&uuml;zden yerinde.&nbsp;</p>

<p>First&rsquo;&uuml; h&acirc;l&acirc; ayıran ana &ccedil;izgi &ldquo;alan&rdquo;; premium talebi b&uuml;y&uuml;rken havayolları yield ve kapasiteyi daha ince ayarla y&ouml;netiyor; premium algı tek bir dokunuşta değil, yolculuğun başından sonuna uzanan zincirde kuruluyor.&nbsp;</p>

<p>&Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde rekabet, daha az p&uuml;r&uuml;zle ilerleyen akışta sertleşecek; One ID gibi &ccedil;&ouml;z&uuml;mler de bu y&uuml;zden deneyimin merkezine oturuyor.&nbsp;</p>

<p>G&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde yeni ayrıcalık, daha fazlası değil: daha iyi tasarlanmış bir s&uuml;reklilik ve daha iyi y&ouml;netilen bir kontrolle m&uuml;mk&uuml;n olacak gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/business-class-deneyimlerinde-ne-degisti-koltuk-degil-sistem-kazandiriyor-2026-02-16-10-49-33.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/yk-enerji-maden-sahasini-rehabilite-ediyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/yesil-kure-tarim/yk-enerji-maden-sahasini-rehabilite-ediyor</link>
      <category>Yeşil Küre - Tarım</category>
      <title>YK Enerji maden sahasını rehabilite ediyor</title>
      <description>Muğla Milas’ta madencilik faaliyetleri nedeniyle tepkilerin odağına yerleşen YK Enerji, maden sahasında yürüttüğü “Hüsamlar Yeniden” projesiyle 576 hektarlık alanda yaklaşık 250 bin zeytin fidanı dikti. Şirketin hedefi, 2032’ye kadar toplam bin 363 hektarlık alanı rehabilite ederek doğaya yeniden kazandırmak.</description>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 09:47:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-01-28T09:47:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de madencilik faaliyetleri, &ouml;zellikle zeytinlik alanlar ve kırsal yaşam &uuml;zerindeki etkileri nedeniyle uzun s&uuml;redir tepkilerin odağında. Muğla Milas&rsquo;ta Limak ve IC Holding ortaklığı olan Yenik&ouml;y - Kemerk&ouml;y Enerji sahaları da bu tartışmaların merkezinde. YK Enerji maden sahasında &ldquo;H&uuml;samlar Yeniden&rdquo; adıyla zeytin ağa&ccedil;larının bilimsel y&ouml;ntemlerle taşınmasına y&ouml;nelik proje y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor. T&uuml;rkiye Tabiatını Koruma Derneği&rsquo;nin (TTKD) izleme ve raporlama desteğiyle y&uuml;r&uuml;t&uuml;len &ccedil;alışmalarda, bug&uuml;ne kadar 576 hektarlık &nbsp;alanda yaklaşık 250 bin zeytin fidanı dikildi. Proje kapsamında rekreasyon alanları, y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yolları ve g&ouml;letler de planlanıyor. Şirketin hedefi, 2032&rsquo;ye kadar toplam bin 363 hektarlık alanı rehabilite ederek doğaya yeniden kazandırmak.</p>

<p>Yenik&ouml;y Kemerk&ouml;y Enerji Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı Burak Işık, sahalarda &uuml;st toprağın stratejik bir doğal varlık olarak ele alındığını vurguluyor. Işık&rsquo;a g&ouml;re, madencilik başlamadan &ouml;nce verimli &uuml;st toprak tabakası ayrı olarak sıyrılıyor, uygun koşullarda depolanıyor ve nem, sıkışma ile biyolojik yapı kaybına karşı s&uuml;rekli kontrol altında tutuluyor. Işık, &ldquo;Toprağı gelecek i&ccedil;in emanet olarak g&ouml;r&uuml;yoruz. &Uuml;st toprağı korumadan sağlıklı rehabilitasyon olmaz. H&uuml;samlar&rsquo;da elde ettiğimiz sonu&ccedil;lar bunun sahadaki karşılığı&rdquo; diyor.</p>

<h2>Bilimsel taşıma modeli</h2>

<p>Madencilik tartışmalarının en hassas boyutunu ise zeytinlikler oluşturuyor. Yenik&ouml;y Kemerk&ouml;y Enerji sahalarında uygulanan zeytin taşıma &ccedil;alışmalarının, T&uuml;rkiye&rsquo;de sınırlı sayıda &ouml;rneği bulunuyor. &Ccedil;alışmalar, Ankara &Uuml;niversitesi Ziraat Fak&uuml;ltesi Bah&ccedil;e Bitkileri B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Prof. Dr. M&uuml;cahit Taha &Ouml;zkaya liderliğindeki akademik ekip tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor.</p>

<p>&Ouml;zkaya, s&uuml;recin basit bir &ldquo;yer değiştirme&rdquo; olmadığını, aksine planlama gerektiren bir koruma modeli olduğunu vurguluyor. &Ouml;zkaya, &ldquo;Ama&ccedil; ağacı taşımak değil, yaşam d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml; yeni yerinde sağlıklı bi&ccedil;imde devam ettirebileceği koşulları oluşturmak. Budama, k&ouml;k hazırlığı ve yeni dikim alanlarının se&ccedil;imini bilimsel y&ouml;ntemlerle planlıyoruz. Zeytin taşıma doğru y&ouml;ntemlerle yapıldığında doğayla &ccedil;elişen değil, onu koruyan bir uygulama haline geliyor&rdquo; diyor.</p>

<h2>Kamulaştırma tartışmaları</h2>

<p>Sahadaki faaliyetlerle birlikte kamuoyunda sık&ccedil;a dile getirilen &ldquo;kamulaştırma&rdquo; iddiaları. Hukuki olarak kamulaştırma, &ouml;zel m&uuml;lkiyetteki bir taşınmazın bedeli &ouml;denmek suretiyle kamu m&uuml;lkiyetine ge&ccedil;irilmesi anlamına geliyor. Enerji, madencilik ve altyapı projelerinde ise &ccedil;oğu zaman kamulaştırmadan ziyade ge&ccedil;ici kullanım hakkı, irtifak hakkı ya da acele kamulaştırma gibi y&ouml;ntemler uygulanıyor. Yenik&ouml;y Kemerk&ouml;y Enerji sahalarındaki s&uuml;recin de bu &ccedil;er&ccedil;evede y&uuml;r&uuml;t&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; belirtiliyor. Uygulamalar m&uuml;lkiyet devrini değil, belirli s&uuml;reli kullanım hakkını kapsıyor; &uuml;retim faaliyetleri tamamlandık&ccedil;a alanlar rehabilite edilerek doğaya geri kazandırılıyor. Şirket yetkilileri, k&ouml;ylerin ortadan kalkacağı ya da binlerce kişinin yerinden edileceği y&ouml;n&uuml;ndeki iddiaların ger&ccedil;eği yansıtmadığını savunuyor. Kamulaştırma kapsamının, Milas&rsquo;a bağlı altı mahallede k&ouml;y merkezleri dışında kalan 679 parsel ile sınırlı olduğu; hi&ccedil;bir k&ouml;y yerleşim merkezi veya ortak yaşam alanının bu kapsama alınmadığı ifade ediliyor.</p>

<h2>Elektriğin y&uuml;zde 62&rsquo;sini &nbsp;karşılıyor</h2>

<p>Muğla Milas&rsquo;ta faaliyet g&ouml;steren tesisler, G&uuml;ney Ege&rsquo;de t&uuml;ketilen elektriğin yaklaşık y&uuml;zde 62&rsquo;sini karşılıyor. Bin 119 MW kurulu g&uuml;ce sahip santraller, T&uuml;rkiye&rsquo;nin toplam elektrik ihtiyacının ortalama y&uuml;zde 2,2&rsquo;sini sağlıyor. Burak Işık, yerli linyite dayalı &uuml;retimin doğal gaz ithalatını azaltarak enerji tedariğinde dışa bağımlılığı d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vurguluyor. Tesislerde &ccedil;alışan 3 bin kişinin y&uuml;zde 85&rsquo;i b&ouml;lge halkından oluşuyor. Ailelerle birlikte d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde, doğrudan ya da dolaylı olarak yaklaşık 100 bin kişilik bir n&uuml;fus bu ekosistemin par&ccedil;ası. B&ouml;lgeden yapılan mal ve hizmet alımlarının yıllık 5 milyar TL&rsquo;yi aştığı belirtiliyor.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yk-enerji-maden-sahasini-rehabilite-ediyor-2026-01-28-12-52-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/moda/hissedarlar-arnault-tan-netlik-istiyor-lvmh-de-koltuk-kime-kalacak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/moda/hissedarlar-arnault-tan-netlik-istiyor-lvmh-de-koltuk-kime-kalacak</link>
      <category>Moda</category>
      <title>Hissedarlar Arnault'tan netlik istiyor: LVMH'de koltuk kime kalacak? </title>
      <description>Dior ve Tiffany gibi 70'ten fazla markayı bünyesinde barındıran lüks tüketim imparatorluğu LVMH'de, yaklaşık 40 yıldır dümende olan Bernard Arnault'nun koltuğunu kime devredeceği sorusu yatırımcılar arasında huzursuzluk yaratmaya başladı. Şirketin bazı hissedarları, 76 yaşındaki Arnault'nun halefiyet planı konusundaki şeffaflık eksikliğinin, grup için giderek büyüyen bir risk faktörüne dönüştüğü uyarısında bulunuyor.</description>
      <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 06:17:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-01-26T06:17:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nya l&uuml;ks t&uuml;ketiminin zirvesindeki LVMH&#39;de (Mo&euml;t Hennessy Louis Vuitton), y&ouml;netim belirsizliği tartışmaları alevlendi. Değeri 350 milyar doları bulan grubu y&ouml;neten Bernard Arnault&#39;nun, imparatorluğun y&ouml;netiminde aktif rol alan beş &ccedil;ocuğu bulunmasına rağmen emeklilik sinyali vermemesi ve bir halef se&ccedil;memesi, yatırımcı cephesinde &ccedil;atlak seslerin y&uuml;kselmesine neden oldu.</p>

<p>Forbes&#39;un ger&ccedil;ek zamanlı dolar milyarderi listesine g&ouml;re 180 milyar dolar servetiyle Fransa&#39;nın en zengin iş insanı olan Arnault, ge&ccedil;tiğimiz Nisan ayında CEO ve Y&ouml;netim Kurulu Başkanlığı g&ouml;revleri i&ccedil;in yaş sınırını ikinci kez uzatarak 85&#39;e &ccedil;ekmişti. Kurumsal Avrupa&#39;da uzun s&uuml;redir dillendirilen &quot;Arnault&#39;nun yerine kim ge&ccedil;ecek?&quot; sorusu, hissedarların a&ccedil;ıklamalarında ilk kez bu kadar y&uuml;ksek sesle bir risk unsuru olarak tanımlandı.</p>

<h2>Yatırımcılar şeffaflık istiyor: &quot;Plan kapalı kutu&quot;</h2>

<p>LSEG verilerine g&ouml;re LVMH&#39;nin en b&uuml;y&uuml;k 12. hissedarı konumundaki Deutsche Bank iştiraki DWS&#39;in hisse senedi portf&ouml;y y&ouml;neticisi Stefan Bauknecht, mevcut durumu eleştirerek, &quot;Halefiyet planlaması şu an itibarıyla belirsiz ve kapalı kutu g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Daha fazla şeffaflık ve işlerin nasıl ilerleyeceğine dair somut bir plan istiyoruz&quot; ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şirketin hissedarlarından Paris merkezli Edmond de Rothschild&#39;in Avrupa Fon Y&ouml;neticisi Ariane Hayate ise sorunun zamanla boyut değiştirdiğine dikkat &ccedil;ekti. Hayate, &quot;On yıl &ouml;nce halefiyet acil bir sorun değildi. Ancak bug&uuml;n bir risk fakt&ouml;r&uuml; haline geldi ve bu durum şirket &uuml;zerinde bir y&ouml;netişim iskontosuna (değer d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ne) yol a&ccedil;ıyor&quot; değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>LVMH, konuya ilişkin sorulara verdiği yanıtta, y&ouml;neticiler i&ccedil;in halefiyet planlarının halka a&ccedil;ık olmadığını ancak Arnault&#39;nun rol&uuml;ne &ouml;zel bir atıfta bulunmaksızın &quot;bu planların elbette var olduğunu&quot; belirtmekle yetindi. Şirket, planların a&ccedil;ıklanmasa da hem orta vadeli stratejileri hem de &quot;ani gelişebilecek olaylar&quot; senaryosunu kapsadığını vurguladı.</p>

<h2>&quot;Arnault&#39;nun kafası da net değil&quot;</h2>

<p>Yatırımcılar, yaş sınırının 85&#39;e &ccedil;ekilmesini Arnault&#39;nun karar vermek i&ccedil;in zaman kazanma hamlesi olarak yorumluyor. LVMH yatırımcılarından Mawer Investment Management y&ouml;neticisi Paul Moroz, &quot;Muhtemelen netlik sağlayamıyorlar &ccedil;&uuml;nk&uuml; Arnault&#39;nun kendi kafasında da netlik yok. Ger&ccedil;ekleşene kadar ne olacağını bilemezsiniz, ancak işlerin sorunsuz y&uuml;r&uuml;me ihtimali muhtemelen d&uuml;ş&uuml;k&quot; şeklinde konuştu.</p>

<p>Arnault ise konuyu g&uuml;ndeminin &ouml;n sıralarına almadığını her fırsatta belli ediyor. Aralık ayında CNBC&#39;ye verdiği deme&ccedil;te, &quot;Benimle 10 yıl sonra tekrar konuşun, size daha kesin bir cevap verebilirim&quot; diyen Arnault, &quot;Her ailede olduğu gibi bir noktada halefiyet olur ama umarım tenis kortunda kafama bir top yemezsem bu 10 yılı tamamlarım&quot; esprisiyle konuyu ge&ccedil;iştirmişti.</p>

<p>Reuters&#39;ın g&ouml;r&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;, altısı LVMH hissedarı olan yedi kurumsal yatırımcının tamamı şirketin planları hakkında hi&ccedil;bir fikirleri olmadığını belirtti. Yatırımcılardan d&ouml;rd&uuml; bu durumu &quot;sorunlu&quot; olarak nitelendirdi. Stefan Bauknecht, &quot;&Ouml;rneğin hızlıca devreye girip Arnault&#39;nun mirasını g&uuml;vence altına alacak bir &#39;idareciler grubu&#39; gibi herhangi bir acil durum planından haberdar değilim. Bu t&uuml;r mekanizmalar eksik&quot; dedi.</p>

<p>Bazı yatırımcılar konuyu şirketle konuşmanın &quot;tabu&quot; olduğunu ifade ederken, Berenberg analisti Nick Anderson piyasanın bu konuyu daha fazla incelemeye başladığını ancak hen&uuml;z hisse fiyatlarında bir &quot;halefiyet iskontosu&quot; g&ouml;r&uuml;lmediğini belirtti.</p>

<h2>&quot;Saatli bomba&quot; uyarısı: 5 kardeş, 1 koltuk</h2>

<p>Piyasa, Arnault&#39;nun yerine &quot;neyin&quot; ge&ccedil;eceğinden ziyade &quot;kimin&quot; ge&ccedil;eceğine odaklanmış durumda. 2022 yılında yapılan bir yeniden yapılandırma ile Arnault&#39;nun beş &ccedil;ocuğu (Delphine, Antoine, Alexandre, Frederic ve Jean) i&ccedil;in her biri y&uuml;zde 20 hisseye sahip &quot;Agache Commandite SAS&quot; adlı yeni bir t&uuml;zel kişilik oluşturuldu. Bu birim, Arnault g&ouml;revden ayrıldığında kontrol zincirinin tepesindeki holding olan Agache SCA&#39;nın y&ouml;netimini devralacak.</p>

<p>Şirket bildirimlerine g&ouml;re, Kaşmir Giyen Kurt lakaplı Arnault &ouml;zel bir talimat bırakmazsa, miras&ccedil;ıları kararları &uuml;&ccedil; kişilik &ccedil;oğunlukla alacak.</p>

<p>Kurumsal y&ouml;netişim uzmanı ve Kedge Business School profes&ouml;r&uuml; Eric Pichet, bu yapıyı &quot;saatli bomba&quot; olarak nitelendirdi. Pichet, &quot;İkinci nesilde her zaman gerginlikler olur. Ve beş kişi olduğunuzda, bundan ka&ccedil;ınmak imkansızdır&quot; uyarısında bulundu. LVMH ise holding seviyesinde yaşanabilecek bir kilitlenme riskinin &quot;mevcut olmadığını&quot; savunuyor.</p>

<p>Ge&ccedil;en Nisan ayında Arnault&#39;nun g&ouml;rev s&uuml;resini uzatan karar &ccedil;oğunlukla desteklense de, varlık y&ouml;netim şirketi Baillie Gifford &quot;halefiyet planlarıyla ilgili ayrıntılı a&ccedil;ıklama eksikliği&quot; nedeniyle &ccedil;ekimser kalmış, b&uuml;y&uuml;k yatırımcı Allianz GI ise karara karşı oy kullanmıştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/hissedarlar-arnault-tan-netlik-istiyor-lvmh-de-koltuk-kime-kalacak-2026-01-26-09-36-25.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/sanat/harry-styles-uc-yillik-sessizligini-bozuyor-yeni-albumun-tarihi-belli-oldu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/sanat/harry-styles-uc-yillik-sessizligini-bozuyor-yeni-albumun-tarihi-belli-oldu</link>
      <category>Sanat</category>
      <title>Harry Styles üç yıllık sessizliğini bozuyor: Yeni albümün tarihi belli oldu</title>
      <description>Harry Styles, "Love on Tour" dönemi ve Grammy ödüllü "Harry's House" başarısının ardından verdiği yaklaşık üç yıllık arayı sonlandırıyor. Ünlü yıldız, 12 şarkıdan oluşan ve yapımcılığını yine Kid Harpoon'un üstlendiği dördüncü stüdyo albümünün Mart ayında dinleyiciyle buluşacağını resmen doğruladı.</description>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 08:34:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-01-16T08:34:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz m&uuml;zik yıldızı Harry Styles, hayranlarını sevindiren haberi Perşembe g&uuml;n&uuml; vererek m&uuml;ziğe geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;n&uuml; resmileştirdi. Yaklaşık &uuml;&ccedil; yıldır sessizliğini koruyan sanat&ccedil;ı, d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; st&uuml;dyo alb&uuml;m&uuml; olan &quot;Kiss All the Time. Disco, Occasionally&quot;nin 6 Mart tarihinde piyasaya &ccedil;ıkacağını duyurdu.</p>

<p>Bu yeni &ccedil;alışma, Styles&#39;ın 2022 yılında yayınlanan ve kendisine Grammy &Ouml;d&uuml;lleri&#39;nde &quot;Yılın Alb&uuml;m&uuml;&quot; gibi prestijli bir başarıyı getiren &quot;Harry&#39;s House&quot;tan sonraki ilk alb&uuml;m&uuml; olma &ouml;zelliğini taşıyor. Toplam 12 şarkının yer alacağı alb&uuml;m&uuml;n prod&uuml;kt&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, Styles&#39;ın &ouml;nceki projelerinde de imzası bulunan ve sanat&ccedil;ıyla yakaladığı uyumla tanınan Kid Harpoon &uuml;stleniyor.</p>

<h2>Gizemli web sitesi ve posterlerle gelen duyuru</h2>

<p>Alb&uuml;m duyurusu &ouml;ncesinde d&uuml;nya genelindeki hayranlar, haftalardır s&uuml;ren gizemli bir tanıtım kampanyasının ipu&ccedil;larını takip ediyordu. Styles ile bağlantılı olduğu anlaşılan &quot;WeBelongTogether.co&quot; alan adlı web sitesi, sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Sitede yer alan analog bir saat g&ouml;rselinde, kadranın &uuml;zerinde on bir kez &quot;kiss&quot; (&ouml;p&uuml;c&uuml;k) ve bir kez &quot;disco&quot; kelimeleri yer alıyordu. Saate tıklandığında ise kullanıcıların karşısına &quot;HSHQ&quot; yani &quot;Harry Styles Genel Merkezi&quot;ne (Harry Styles Headquarters) ait bir iletişim kartı ve telefon numarası &ccedil;ıkıyordu.</p>

<p>Alb&uuml;mle ilgili spek&uuml;lasyonlar, Styles&#39;ın 27 Aralık&#39;ta YouTube kanalına y&uuml;klediği &quot;Forever, Forever&quot; başlıklı videoyla zirveye ulaştı. Yaklaşık dokuz dakika s&uuml;ren video, sanat&ccedil;ının iki yıl s&uuml;ren &quot;Love on Tour&quot; turnesinden sahne arkası ve konser g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerini i&ccedil;eriyordu. Videonun yayınlanmasını takip eden g&uuml;nlerde ise New York, Manchester ve S&atilde;o Paulo gibi d&uuml;nyanın &ouml;nde gelen şehirlerinde, videonun kapak g&ouml;rselini ve &quot;We Belong Together&quot; (Birbirimize Aidiz) sloganını taşıyan posterler sokakları s&uuml;slemeye başladı.</p>

<h2>Rekor kıran turnenin ardından yeni d&ouml;nem</h2>

<p>Harry Styles, yeni alb&uuml;m&uuml;yle birlikte kariyerinde &quot;Love on Tour&quot; sonrası yeni bir sayfa a&ccedil;ıyor. Billboard verilerine g&ouml;re, Eyl&uuml;l 2021&#39;de başlayıp Temmuz 2023&#39;e kadar devam eden bu devasa turne, k&uuml;resel &ccedil;apta b&uuml;y&uuml;k bir ticari başarıya imza atmıştı. Turne boyunca 5 milyondan fazla bilet satışı ger&ccedil;ekleşirken, toplam hasılat 617,3 milyon dolar olarak kayıtlara ge&ccedil;mişti.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/harry-styles-uc-yillik-sessizligini-bozuyor-yeni-albumun-tarihi-belli-oldu-2026-01-16-11-40-28.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-turkiye-girisim-50-arastirmasinin-2026-listesi-icin-basvurular-acildi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-turkiye-girisim-50-arastirmasinin-2026-listesi-icin-basvurular-acildi</link>
      <category>Forbes Türkiye En Başarılı Girişimler</category>
      <title>Forbes Türkiye En Parlak Girişimler araştırmasının 2026 listesi için başvurular açıldı</title>
      <description>Forbes Türkiye’nin geleceğin en başarılı girişimlerini sıralayacağı En Parlak Girişimler araştırmasının 2026 listesi için başvurular başladı. Türkiye’de kurulmalarının üzerinden en az bir yıl geçen girişimlerin dahil olacağı araştırmada, şirketler aşağıda yer alan bilgilerden yararlanarak hesaplanacak endeks puanına göre sıralanacak.</description>
      <pubDate>Fri, 09 Jan 2026 04:34:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2026-01-09T04:34:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye girişimcilik ekosisteminin en prestijli referans kaynaklarından biri olan Forbes T&uuml;rkiye &ldquo;En Parlak Girişimler&rdquo; araştırmasının 2026 listesi i&ccedil;in geri sayım başladı.</p>

<h2>Başvuru kriterleri ve değerlendirme S&uuml;reci</h2>

<p>Yeni d&ouml;nem araştırmamıza, T&uuml;rkiye&rsquo;de kurulmasının &uuml;zerinden en az bir yıl ge&ccedil;en girişimler dahil olabilir. Hen&uuml;z değerlemesi milyar doları aşmamış (unicorn olmamış) şirketlerin kabul edileceği araştırmada sıralama; şirketlerin piyasa değerlemesi, b&uuml;y&uuml;me oranı ve ciro bilgileri ışığında hesaplanacak &ouml;zel bir endeks puanına g&ouml;re belirlenecektir.</p>

<p>Endeks puanı hesaplanırken kullanılacak olan şirketinizin piyasa değerlemesi, b&uuml;y&uuml;me oranı ve ciro gibi hassas finansal bilgileri, <strong>Forbes T&uuml;rkiye tarafından gizli tutulacak, yayınlanmayacak ve kamuoyu ile paylaşılmayacaktır.</strong></p>

<h2>Başvuru takvimi</h2>

<p>Girişim ekosistemindeki yerinizi tescillemek ve g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z&uuml; artırmak i&ccedil;in yanıtlarınızı en ge&ccedil; 15 Şubat 2026 tarihine kadar iletmenizi rica ederiz.</p>

<p>Başvuru yanıtlarınızla birlikte, şirketin kurucu ve y&ouml;neticilerinin y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kte (min. 1MB) g&uuml;ncel bir fotoğrafını da ekizilocak@forbes.com.tr e-mail adresine g&ouml;ndermenizi &ouml;nemle rica ederiz.</p>

<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeYBNHnPXdnMp0SYiF6du-9uWf_ImPAn7gQrQnKcZNx7i9E7A/viewform">Başvuru linki</a></p>

<h2>Ge&ccedil;en yılın raporu bize ne g&ouml;sterdi?</h2>

<p>Girişimcilik d&uuml;nyasının nabzını tutan araştırmamızın 2025 sonu&ccedil;ları, T&uuml;rk girişimlerinin potansiyelini bir kez daha g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serdi. Ge&ccedil;tiğimiz yıl listeye giren 50 şirketin toplam değerlemesi 4 milyar dolara ulaşırken, bu girişimler toplamda 788 milyon dolar yatırım aldı ve 7 bin 362 kişiye istihdam sağladı.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/dergi/forbes-girisim-2025">T&uuml;rkiye&#39;nin en başarılı girişimleri 2025&nbsp;</a></p>

<p>Colendi, Dgpays, Midas, Sipay ve Param gibi devlerin zirveyi paylaştığı, fintekten oyun sekt&ouml;r&uuml;ne kadar ekosistemin en g&uuml;&ccedil;l&uuml; oyuncularının yer aldığı bu prestijli ligde, 2026&rsquo;nın yıldızları arasında yerinizi almak i&ccedil;in şimdi sıra sizde. <a href="https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-girisim-50/forbes-girisim-50-listesindeki-midas-unicorn-olmaya-cok-yaklasti">Midas</a> ge&ccedil;en yıl aldığı yatırımla unicorn (değerlemesi 1 milyar dolara ulaşan start-up) olmaya &ccedil;ok yaklaştı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-turkiye-girisim-50-arastirmasinin-2026-listesi-icin-basvurular-acildi-2026-01-23-15-13-55.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-next/2026-icin-en-iyi-luks-seyahat-rotalari</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-next/2026-icin-en-iyi-luks-seyahat-rotalari</link>
      <category>Forbes Next</category>
      <title>2026 için en iyi lüks seyahat rotaları</title>
      <description>Gelecek yıl VIP muamele görmek istiyorsanız, seyahat uzmanlarına göre daha uzağa bakmalı ve daha erken rezervasyon yapmalısınız. İşte Embark Beyond’un seyahat uzmanlarına göre en iyi yerler, oteller ve kruvaziyer hatları</description>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 06:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-12-28T06:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ultra l&uuml;ks seyahat d&uuml;nyasında takvim &ccedil;oktan 2026&rsquo;ya d&ouml;nd&uuml;. En pop&uuml;ler kruvaziyer hatları ve oteller hızla doluyor ve hayatınızın yolculuğunu ayarlamak i&ccedil;in kalan s&uuml;re, yıl daha başlamadan t&uuml;keniyor. Acentenin kurucusu Jack Ezon&rsquo;a g&ouml;re kusursuz bir seyahatin kriterleri de değişti. Ezon, &ldquo;L&uuml;ks&uuml;n tanımı k&ouml;kten değişti. Artık g&ouml;sterişli t&uuml;ketimle ilgili değil. Bilin&ccedil;li t&uuml;ketimle ilgili. M&uuml;şteriler artık &lsquo;neresi&rsquo; diye sormuyor. &lsquo;Neden&rsquo; diye soruyor&rdquo; dedi.</p>

<p>2026 i&ccedil;in bu &ldquo;neden&rdquo;, gezginleri daha serin iklimlere, yeniden keşfedilen şehirlere ve bizzat birer destinasyon haline gelen otellere y&ouml;nlendiriyor. Ezon, bariz olanlardan uzaklaşma yaşandığını s&ouml;yl&uuml;yor: &ldquo;Mesele bağ kurmak. Doğayla, yerel k&uuml;lt&uuml;rle ve kendinle; Instagram&rsquo;da fazlasıyla paylaşılmamış yerlerde.&rdquo;</p>

<p><strong>İşte uzmanlara g&ouml;re 2026 i&ccedil;in &ouml;ne &ccedil;ıkan rotalar:</strong></p>

<h2>&#39;Serin tatiller&#39; ve sessiz g&uuml;&ccedil; merkezleri</h2>

<p>Gezginler &ldquo;g&ouml;zde&rdquo; destinasyonları bildiklerini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsa, bir kez daha d&uuml;ş&uuml;nmeliler. Pusula kuzeyi g&ouml;steriyor &nbsp;ve şaşırtıcı bi&ccedil;imde, l&uuml;ks turizmle pek tanınmayan bir ABD şehrini.</p>

<h3>Finlandiya</h3>

<p>Plajı unutun; serin tatil d&ouml;nemi başladı. Seyahat danışmanı Deborah Gellis, &uuml;st segment gezginlerin sıcak hava dalgaları yerine İskandinavya&rsquo;yı, &ouml;zellikle Finlandiya&rsquo;nın G&ouml;ller B&ouml;lgesi&rsquo;ni tercih ettiğini s&ouml;yl&uuml;yor. Oyunun kurallarını değiştiren yer olarak Kotona Manor&rsquo;ı işaret ediyor. &ldquo;Gezginler daha serin iklim ka&ccedil;amaklarına y&ouml;neldik&ccedil;e İskandinavya pop&uuml;lerlikte patlama yaşıyor&rdquo; diye a&ccedil;ıklıyor. Gellis, 11 odalı bu yeni tesisin, bağımsız s&uuml;itleri ve g&ouml;l manzarasını &ccedil;er&ccedil;evelemek &uuml;zere tasarlanmış dairesel ana yapısıyla safari tarzı bir inziva olduğunu belirtiyor. Yalnızlık, tasarım ve doğa sunuyor: Bilin&ccedil;li t&uuml;keticinin tam da istediği şey.</p>

<h3>Milano</h3>

<p>Milano, Lake Como&rsquo;ya giderken uğranan bir aktarma noktası olma imajını geride bırakıyor. Embark danışmanı Marguerite Scully, &ldquo;Yıllar i&ccedil;inde bu şehir avrupa&rsquo;nın sessiz g&uuml;&ccedil; merkezine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;&rdquo; diyor. Salone del Mobile&rsquo;ın k&uuml;resel etkisi ve Rocco Forte ile Rosewood gibi b&uuml;y&uuml;k markaların yeni yatırımları sayesinde şehir artık başlı başına bir destinasyon. Scully, altyapı ve k&uuml;lt&uuml;re akan sermayenin Milano&rsquo;yu Avrupa&rsquo;nın en &ccedil;ok talep g&ouml;ren şehir merkezlerinden biri haline getirdiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<h3>Philadelphia</h3>

<p>Danışman Janel Carnero, buranın 2026&rsquo;nın &ldquo;g&ouml;zde destinasyonu&rdquo; olduğunu ve bunun k&uuml;lt&uuml;r ile konaklamaya yapılan on yıllık yatırımların sonucu olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. &ldquo;Yemek sahnesi geleneksel &uuml;n&uuml;n&uuml;n &ouml;tesine ge&ccedil;erek daha iddialı konseptlerle tanınır hale geldi&rdquo; diyor. Comcast Center&rsquo;daki Four Seasons&rsquo;ın &ouml;nc&uuml;l&uuml;k ettiği yeni butik otel dalgasıyla Carnero, m&uuml;şterilerine &ouml;zel m&uuml;ze erişimi ve k&uuml;rat&ouml;rl&uuml; gastronomi turlarını birleştiren uzun konaklamalar ayarlıyor.</p>

<h2>En iyi oteller</h2>

<p>2026&rsquo;nın en iyi yeni otelleri sadece uyunacak yerler değil. Başlı başına birer destinasyonlar.</p>

<h3>Chateau la Commaraine (Burgonya, Fransa)</h3>

<p>Burgonya yıllardır şaraba sahipti ama buna denk bir otel altyapısı yoktu. Seyahat uzmanı Bridget Cohn&rsquo;a g&ouml;re Chateau la Commaraine bunu değiştiriyor. Pommard Premier Cru şarap b&ouml;lgesinde yer alan bu otel, b&ouml;lgenin uzun s&uuml;redir beklediği &ccedil;apa niteliğinde. Cohn, burayı Royal Champagne Hotel &amp; Spa ile karşılaştırıyor: o kadar iyi bir tesis ki, &ldquo;başlı başına bir destinasyon olacak, bu otelde keyif s&uuml;rmek i&ccedil;in fazladan bir g&uuml;ne ihtiya&ccedil; duyuluyor&rdquo; diyor.</p>

<h3>La R&eacute;serve Firenze (Floransa, İtalya)</h3>

<p>Floransa yeni Paris mi? Danışman Diedra Pyle rekabetin kızıştığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Onun tercihi, sadece altı tane daire tarzı konaklama sunan butik La R&eacute;serve Firenze. Alanın kısıtlı olduğu bir şehirde, Pyle&rsquo;a g&ouml;re bu k&ouml;kl&uuml; marka nadir bulunan bir şey sunuyor: Genişlik ve mahremiyet.</p>

<h3>Four Seasons Caye Chapel (Belize)</h3>

<p>Burası Karayipler&rsquo;in beklediği &ouml;zel bir tatil k&ouml;y&uuml;. Embark seyahat danışmanı Julie Shifrin, Four Seasons Caye Chapel&rsquo;in b&ouml;lgede beş yıldızlı &ouml;zel ada resortu a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k bir boşluğu doldurduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. 104 okyanus kıyısı konaklama kapasitesiyle (genellikle Bora Bora&rsquo;ya u&ccedil;mayı gerektiren o &ccedil;ok aranan su &uuml;st&uuml; bungalovlar dahil) bir balayı hayali sunuyor.</p>

<h2>Kruvaziyerler</h2>

<p>Kruvaziyer sekt&ouml;r&uuml; hızla yat konseptine y&ouml;neliyor; daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k tekneler, daha uzun konaklamalar ve daha fazla esneklik.</p>

<h3>Orient Express Yachts</h3>

<p>Seyahat uzmanı Mandy McKaskle, yeni Orient Express yatının &ldquo;kara temelli bir konaklama anlayışını uyarlamak yerine &ouml;zellikle deniz i&ccedil;in tasarlandığını&rdquo; s&ouml;yl&uuml;yor. Sadece 110 misafir taşıyan yat, bir kayıt st&uuml;dyosuna ve &ouml;zel kiralama hissi veren rotalara sahip.&nbsp;</p>

<h3>Ritz-Carlton Yacht Collection</h3>

<p>L&uuml;ks seyahat danışmanı Anne Scully, denize resort odaklı bir yaklaşım getiren Luminara&rsquo;yı &ouml;ne &ccedil;ıkarıyor. 226 s&uuml;itiyle, genellikle kara temelli otelleri tercih edenlere hitap ediyor. Asıl cazibe ise rota. Scully, Luminara&rsquo;nın klişeleşmiş g&uuml;zergahları bırakıp Asya, Mauritius ve Andamanlar gibi b&uuml;y&uuml;k gemilerin gidemediği ya da gitmek istemediği yerlere sefer yaptığını belirtiyor.</p>

<h3>Four Seasons Yacht Collection</h3>

<p>Embark Beyond&rsquo;dan seyahat danışmanı Jason Squatriglia, Four Seasons I&rsquo;e olan talebin &ldquo;hayatında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; hi&ccedil;bir şeye benzemediğini&rdquo; s&ouml;yl&uuml;yor. Marka sadakati &ccedil;ılgınlığı k&ouml;r&uuml;kl&uuml;yor; m&uuml;şteriler 1:1 misafir-personel oranı ve devasa s&uuml;itler i&ccedil;in sabırsızlanıyor. Mart 2026&rsquo;da hizmete girecek ancak heyecan şimdiden b&uuml;y&uuml;yor.</p>

<p>Embark neden daha dokuz ay sonra ger&ccedil;ekleşecek tatillerden bahsediyor? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; l&uuml;ks seyahat d&uuml;nyasında rezervasyonlar şimdiden tamamen dolu. Gezginler takvim yaprağının d&ouml;nmesini beklerse, hayatlarının tatilinin &ccedil;oktan t&uuml;kenmiş olduğunu g&ouml;rebilirler.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/2026-icin-en-iyi-luks-seyahat-rotalari-2025-12-24-16-33-24.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/surpriz-kutular-tuketici-icin-gizem-mi-risk-mi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/surpriz-kutular-tuketici-icin-gizem-mi-risk-mi</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Sürpriz kutular tüketici için gizem mi, risk mi?</title>
      <description>Son yıllarda “gizemli kutu” ya da “sürpriz kutu” konseptinin oldukça popüler hale gelmesiyle birlikte, bu ürünlerin birçok firmanın pazarlama stratejisinin merkezine yerleştiği görülüyor. Bu konseptin yarattığı sürpriz ve gizem etkisi çekici olsa da teslim edilen ürünlerin tüketicilerin beklentisini karşılayıp karşılamadığı, çeşitli hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor.</description>
      <pubDate>Thu, 18 Dec 2025 14:44:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-12-18T14:44:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-end="380" data-start="0">Reklam Kurulu, 11 Eyl&uuml;l 2025 tarihli toplantısında, kutu i&ccedil;eriğine dair herhangi bir bilgilendirme yapılmaksızın satışa sunulan gizemli kutuları g&uuml;ndemine aldı ve gizemli kutulara ilişkin ilke niteliğinde sayılabilecek kararlar verdi.</p>

<p data-end="1262" data-start="628">Kurul, &ldquo;Elektronik S&uuml;rpriz Kutusu&rdquo;, &ldquo;Gizemli Takı Kavanozu 20 Adet Bijuteri Set&rdquo;, &ldquo;S&uuml;rpriz Kutu Doğal Taş&rdquo;, &ldquo;S&uuml;rpriz Kozmetik Kutusu&rdquo; gibi ifadelerle pazarlanan gizemli kutu satışlarında, satışı yapılan kutunun i&ccedil;eriğine ilişkin herhangi bir bilgilendirme ve a&ccedil;ıklama yapılmadığını, gizemli kutu ve benzeri satış y&ouml;ntemlerinin t&uuml;keticilerin normal şartlar altında taraf olmayabilecekleri bir t&uuml;ketici işlemine y&ouml;nelmelerine neden olabileceğini değerlendirerek s&ouml;z konusu uygulamaların T&uuml;keticinin Korunması Hakkında Kanun&rsquo;a aykırı olduğu sonucuna vardı ve anılan reklamlar hakkında durdurma cezası uygulanmasına karar verdi.</p>

<p data-end="1584" data-start="1264">Kurul, &ldquo;S&uuml;rpriz Forma Paketi Gizemli Forma Şansına Ne &Ccedil;ıkarsa (Avrupa Takımları)&rdquo; gibi ifadelerle pazarlanan gizemli kutuların da benzer şekilde haksız ticari uygulama niteliği taşıdığı, t&uuml;keticileri yanıltıcı olduğu ve d&uuml;r&uuml;st rekabet ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerek&ccedil;esiyle bu reklamlara da durdurma cezası verdi.</p>

<p data-end="2374" data-start="1586">Bir diğer kararında ise Kurul, kutudan &ccedil;ıkabilecek robot s&uuml;p&uuml;rge, akıllı saat, oyun konsolu ile kulaklık ve hoparl&ouml;r g&ouml;rsellerinin kullanıldığını, ayrıca &ldquo;indirimin bitmesine kalan s&uuml;re, bu fırsatı ka&ccedil;ırmayın&rdquo; başlığı altında sahte bir geri sayım sayacına yer verildiğini tespit etti. Kurul, kararında kutulardan &ccedil;ıkabilecek &uuml;r&uuml;nlere ve bu &uuml;r&uuml;nlerin &ccedil;ıkma oranlarına ilişkin t&uuml;keticilerin a&ccedil;ık şekilde bilgilendirilmediğini, sahte saya&ccedil; yoluyla t&uuml;keticilerin acele karar vermeye zorlandığını belirtti. &Uuml;r&uuml;nlerin ger&ccedil;ekten &ccedil;ıkma ihtimaline dair hi&ccedil;bir bilgi sunulmaması ve yapay bir zaman baskısı oluşturulması nedeniyle s&ouml;z konusu ticari uygulama haksız ve yanıltıcı bulundu. Bu kapsamda ilgili i&ccedil;eriklerin kaldırılmasına, kaldırılmaması halinde ise erişimin engellenmesine karar verildi.</p>

<p data-end="3256" data-start="2376">Kurul, s&ouml;z konusu kararlarında &ldquo;elektronik&rdquo;, &ldquo;kozmetik&rdquo;, &ldquo;doğal taş&rdquo; gibi genel kategoriler belirtilerek satışa sunulan gizemli kutuların yanı sıra, genel kategoriden daha da &ouml;zelleştirilen &ldquo;Avrupa takımları forması&rdquo; gibi ifadelerin de yeterli bilgilendirme ve a&ccedil;ıklama sağlamadığını değerlendirdi. Ayrıca Kurul, gizemli kutudan &ccedil;ıkabilecek &uuml;r&uuml;nlerin robot s&uuml;p&uuml;rge, akıllı saat, oyun konsolu, kulaklık veya hoparl&ouml;r gibi &uuml;r&uuml;nler olması halinde, t&uuml;keticilerin bu &uuml;r&uuml;nlerin &ccedil;ıkma oranları hakkında a&ccedil;ık&ccedil;a bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat &ccedil;ekti. Kurul, gizemli kutuların t&uuml;keticileri normal şartlar altında taraf olmayabilecekleri bir t&uuml;ketici işlemine y&ouml;nlendirebildiğini, mesafeli satışa konu mal veya hizmetin i&ccedil;eriğine ilişkin belirsizlik yarattığını ve bu nedenle gizemli kutu ve benzeri satış y&ouml;ntemlerinin reklam yoluyla haksız ticari uygulama oluşturduğunu değerlendirdi.</p>

<p data-end="4587" data-start="3258">Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Y&ouml;netmeliği&rsquo;nin (&ldquo;Y&ouml;netmelik&rdquo;) &ldquo;doğruluk ve d&uuml;r&uuml;stl&uuml;k&rdquo; başlıklı 7. maddesinin 5. fıkrasının a bendine g&ouml;re reklamların, &ldquo;malın; yapısı, bileşimi, tedariki, faydası, riski, aksesuarları, &uuml;retim y&ouml;ntemi ve tarihi, amaca uygunluğu, kullanım şekli, kullanım &ouml;mr&uuml; ve alanları, teknik &ouml;zellikleri, verim ve performansı, miktarı, menşei, &ccedil;evreye etkisi gibi &ouml;zellikleri&rdquo; hakkında t&uuml;keticiyi doğrudan veya dolaylı olarak yanıltabilecek ifade veya g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler i&ccedil;ermemesi gerekiyor. Gizemli kutulara ilişkin reklamlarda kutu i&ccedil;erisinden &ccedil;ıkacak &uuml;r&uuml;nlere dair genel bilgi verilse dahi, kutudan &ccedil;ıkabilecek &uuml;r&uuml;nler arasında ekonomik değer ve fayda bakımından orantısızlık bulunması ya da &uuml;r&uuml;nlerin &ccedil;ıkma oranlarına ilişkin a&ccedil;ıklamaya yer verilmemesi halinde, bu reklamların Y&ouml;netmelik&rsquo;in 7. maddesinin 3. fıkrası uyarınca ortalama t&uuml;keticinin algılama d&uuml;zeyi ve reklamın t&uuml;ketici &uuml;zerindeki olası etkisi dikkate alınarak hazırlanmadığı değerlendiriliyor. Reklam Kurulu&rsquo;nun bu kararları doğrultusunda, aynı &uuml;r&uuml;nlerin farklı renk ve konseptlerinin gizemli kutuya dahil edilmesi durumunda, kutudan &ccedil;ıkacak &uuml;r&uuml;nlere ilişkin bilgi verilmesi ve herhangi bir &uuml;r&uuml;n&uuml;n diğerlerine kıyasla orantısız şekilde baskın olmaması halinde s&ouml;z konusu reklamların Kanun ve Y&ouml;netmelik&rsquo;e uygun olabileceği ifade ediliyor.</p>

<p data-end="5126" data-is-last-node="" data-is-only-node="" data-start="4589">S&ouml;z konusu kararlara ilişkin Ticaret Bakanlığı tarafından paylaşılan duyuruda da, bu &uuml;r&uuml;nlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformlarına, ilgili &uuml;r&uuml;nlerin satışının engellenmesine y&ouml;nelik &ouml;nleyici tedbirler alınması konusunda uyarı g&ouml;nderildiği bildirildi. Bu gelişmeler, Kurul&rsquo;un gizemli kutuların i&ccedil;eriğine ve bu &uuml;r&uuml;nlerin &ccedil;ıkma oranlarına ilişkin bilgilendirme i&ccedil;ermeyen tanıtımları Kanun ve Y&ouml;netmelik h&uuml;k&uuml;mlerine aykırı bulduğunu ve gizemli kutu olarak pazarlanan &uuml;r&uuml;nlere y&ouml;nelik sıkı denetimini s&uuml;rd&uuml;receğini ortaya koyuyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/surpriz-kutular-tuketici-icin-gizem-mi-risk-mi-2025-12-18-18-07-38.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/portekiz-in-altin-vizesi-2025-te-de-populerligini-korudu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/portekiz-in-altin-vizesi-2025-te-de-populerligini-korudu</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>Portekiz’in altın vizesi 2025’te de popülerliğini korudu</title>
      <description>Yeni bir anket, Portekiz’in altın vize programının 2025’te de en çok tercih edilen program olmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak Yunanistan hızla arayı kapatıyor ve daha da güç kazanması bekleniyor.</description>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:15:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-12-16T10:15:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yatırım yoluyla g&ouml;&ccedil; uygulamalarına y&ouml;nelik bir anket, Portekiz&#39;in altın vize programının g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir favori olmaya devam ettiğini ancak Yunanistan&rsquo;ın pop&uuml;lerliğinin arttığını ortaya koydu. Bunun nedenlerinden biri, Portekiz&rsquo;in vatandaşlık yasasında yapılması beklenen bir değişikliğin etkisi. Bu değişiklik, vatandaşlık i&ccedil;in gerekli ikamet s&uuml;resini beş yıldan on yıla &ccedil;ıkarıyor ve altın vize başvuru sahiplerinin bu yasal değişikliklere karşı a&ccedil;tıkları davaları da i&ccedil;eriyor. Buna karşılık Yunanistan, yedi yıllık ikamet şartı arıyor. Peki yaşam maliyeti ve altın vize programlarının kendisi de dahil olmak &uuml;zere &ccedil;eşitli fakt&ouml;rler a&ccedil;ısından bu iki &uuml;lke nasıl karşılaştırılıyor?&nbsp;</p>

<h2>&quot;M&uuml;şterilerin favorisi&quot;</h2>

<p>Yatırım yoluyla g&ouml;&ccedil; sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; inceleyen 2025 Yatırım G&ouml;&ccedil;&uuml; Y&ouml;netici Anketi, Portekiz altın vize programının, &ldquo;yıllardır s&uuml;ren gecikmelere ve binlerce dosyadan oluşan birikmeye rağmen, firmaların neredeyse y&uuml;zde 25&rsquo;inin bu programı m&uuml;şterilerinin favorisi olarak g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;&rdquo; ortaya koydu. Buna kıyasla Yunanistan&#39;ın altın vize programı satışların y&uuml;zde 8&rsquo;ini oluşturdu. İtalya&rsquo;nın altın vize programı ve Yeni Zelanda&rsquo;nın aktif yatırımcı vizesi de 2025 boyunca pop&uuml;lerlikte b&uuml;y&uuml;k artışlar yaşadı. Anket, mevcut vatandaşlık yasasında yapılacak değişikliklerin sonucuna bağlı olmak kaydıyla, Portekiz&rsquo;in 2026&rsquo;da da en &ccedil;ok satılan program olmasının beklendiğini g&ouml;steriyor.</p>

<h2>Neden Portekiz&#39;i se&ccedil;iyorlar?</h2>

<p>Son beş yılda Portekiz, uygun fiyatlı sağlık hizmetleri, harika iklimi ve yabancı emekliler i&ccedil;in avantajlı vergi sistemi sayesinde &ccedil;ok sayıda g&ouml;&ccedil;meni kendine &ccedil;ekti. Ekonomi de iyi durumda; The Economist, kısa s&uuml;re &ouml;nce Portekiz&rsquo;i 2025&rsquo;in &ldquo;Yılın Ekonomisi&rdquo; ilan etti. Bu unvan, d&uuml;nyanın en gelişmiş 36 &uuml;lkesinin analiz edilmesi sonucunda verildi. EuroNews&rsquo;un aktardığına g&ouml;re bu değerlendirme; enflasyon, gayrisafi yurt i&ccedil;i hasıla, istihdam ve piyasa verileri gibi ekonomik g&ouml;stergelere dayanıyor.</p>

<p>Bu cazibe, Portekiz&rsquo;i evi yapmak isteyenlerin sayısına da yansıyor. Portekiz Entegrasyon, G&ouml;&ccedil; ve İltica Ajansı&rsquo;na (AIMA) g&ouml;re 2019&rsquo;dan bu yana Portekiz&rsquo;deki yabancı n&uuml;fus neredeyse &uuml;&ccedil; katına &ccedil;ıkarak 1,6 milyona ulaştı ve bu rakam toplam n&uuml;fusun yaklaşık y&uuml;zde 15&rsquo;ini temsil ediyor. Portekiz ayrıca g&ouml;&ccedil;menlerin &uuml;lkeye gelmesi ve oturum alması i&ccedil;in olduk&ccedil;a erişilebilir &uuml;&ccedil; yol sunuyor. D7 vizesi, &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k pasif gelir şartı nedeniyle emekliler i&ccedil;in iyi bir se&ccedil;enek. Diğerleri dijital g&ouml;&ccedil;ebe vizeleriyle geliyor. Bazıları ise Portekiz altın vize programı aracılığıyla &uuml;lkeye yerleşiyor. Portekiz&#39;in altın vizesine y&ouml;nelik Google aramaları, son bir yılda neredeyse y&uuml;zde 200 arttı. Bu artış; ABD ve Birleşik Krallık&rsquo;ta hissedilen siyasi belirsizliklerden, &ouml;zellikle Birleşik Krallık&rsquo;ta b&uuml;t&ccedil;ede servetle ilgili vergiler ve yerleşik olmayanlara y&ouml;nelik daha sıkı kurallar beklentisinden kaynaklandı.</p>

<h2>Yunanistan&#39;ın artan pop&uuml;laritesi</h2>

<p>Ancak bazı g&ouml;&ccedil;menler i&ccedil;in Yunanistan giderek daha cazip hale geliyor. &Uuml;lke kıyı şeridi, y&uuml;zlerce ada ve yılda 300 g&uuml;nden fazla g&uuml;neşli hava sunarken, t&uuml;m bunları uygun maliyet ve y&uuml;ksek yaşam kalitesiyle birleştiriyor. International Living&rsquo;in 2026 Yıllık K&uuml;resel Emeklilik Endeksi, 35 yıllık tarihinde ilk kez Yunanistan&rsquo;ı birinci sıraya yerleştirdi. Bunun nedeni olarak &ldquo;uygun yaşam tarzı, m&uuml;kemmel &ouml;zel sağlık hizmetleri, erişilebilir vize se&ccedil;enekleri ve kıskanılacak Akdeniz iklimi&rdquo; g&ouml;sterildi. Aynı endekste Portekiz d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sırada yer aldı.</p>

<p>International Living&rsquo;in K&uuml;resel &Ccedil;eşitlendirme uzmanı Ted Baumann şunları s&ouml;yl&uuml;yor: &ldquo;Genel olarak bakıldığında, altın vize se&ccedil;enekleri s&ouml;z konusu olduğunda Yunanistan&rsquo;ın sadece yeni Portekiz olduğunu değil belki de ondan bile daha iyi olduğunu s&ouml;yleyebilirim.&rdquo;</p>

<p>Yunanistan altın vize programı, yenileme gerektiren m&uuml;lkler veya konut baskısının daha d&uuml;ş&uuml;k olduğu b&ouml;lgelerde yaklaşık 300 bin dolar tutarındaki bir yatırımla başlıyor; Mykonos veya Santorini gibi talep g&ouml;ren b&ouml;lgelerde ya da 120 metrekarenin &uuml;zerindeki m&uuml;lklerde ise bu tutar 930 bin ABD dolarına kadar &ccedil;ıkıyor. Yunanistan&rsquo;da asgari kalış şartı bulunmuyor. Buna karşılık Portekiz&#39;in altın vize programı, yaklaşık 558 bin ABD doları tutarındaki bir yatırımla oturum hakkı sağlıyor ve Yunanistan&rsquo;da olduğu gibi 29 Schengen &uuml;lkesinde serbest dolaşım imkanı sunuyor. Altın vize sahiplerinin ve aile &uuml;yelerinin Portekiz&rsquo;de yılda yalnızca yedi g&uuml;n kalmaları yeterli oluyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/portekiz-in-altin-vizesi-2025-te-de-populerligini-korudu-2025-12-16-13-19-56.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/uluslararasi-havayollari-first-class-i-yeniden-tanimliyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/uluslararasi-havayollari-first-class-i-yeniden-tanimliyor</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>Uluslararası havayolları first class’ı yeniden tanımlıyor</title>
      <description>Dünya genelinde lüks seyahat yükselişte. Bu nedenle birçok havayolu first class deneyimini yepyeni bir seviyeye taşıyor.</description>
      <pubDate>Sun, 14 Dec 2025 07:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-12-14T07:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Air France&rsquo;ın yeni La Premi&egrave;re s&uuml;itinde seyahat eden bir yolcu, se&ccedil;im yapmakta zorlanıyor. S&uuml;itte beş pencere, iki eğlence ekranı ve hem bir koltuk hem de bir şezlong bulunuyor. L&uuml;ks seyahat talebi t&uuml;m zamanların en y&uuml;ksek seviyesinde ve Fransa&rsquo;nın bayrak taşıyıcı havayolu gibi uluslararası şirketler bu talebe ciddi şekilde yanıt veriyor. Air France-KLM CEO&rsquo;su Benjamin Smith, bu yılın başlarında, &ldquo;Bu yeni deneyim ger&ccedil;ekten seyahatin en y&uuml;ksek noktası&rdquo; dedi. ABD&rsquo;deki havayolları first class sunmaktan uzaklaşırken, d&uuml;nyanın başka yerlerindeki havayolları b&uuml;y&uuml;k yatırımlar yapıyor. U&ccedil;ak i&ccedil;i l&uuml;ks talebi y&uuml;kselirken, işte global havayollarının ulaştığı yeni olanaklar:</p>

<h2>Air France</h2>

<p>Air France&rsquo;ın en yeni La Premi&egrave;re s&uuml;itlerinde yolcular Avrupa l&uuml;ks&uuml;n&uuml;n tadını &ccedil;ıkarabilir. Buna &uuml;nl&uuml; şefler Dominique Crenn ve Daniel Boulud&rsquo;un d&uuml;nya &ccedil;apında yemekleri, Jacquemus&rsquo;un pamuk pijamaları ve şık mahremiyet perdeleri dahil. Yeni La Premi&egrave;re kabini, nisan ayında Boeing 777-300ER u&ccedil;aklarında tanıtıldı ve t&uuml;m filonun 2026 sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Yenilenmiş kabinler, Paris-Los Angeles ve New York-Singapur arasında belirli u&ccedil;uşlarda mevcut.</p>

<h2>Lufthansa</h2>

<p>Lufthansa&rsquo;nın yeni Allegris first class&rsquo;ına adım attığınızda, &uuml;&ccedil; s&uuml;itten oluşan d&ouml;rt koltukluk &ouml;zel bir kabinle karşılaşıyorsunuz (orta b&ouml;l&uuml;m iki kişilik &lsquo;Suite Plus&rsquo;). &Ouml;zelleştirme burada &ouml;nemli bir değer; soğutmalı ve ısıtmalı koltuk kontrollerinden ortam aydınlatması se&ccedil;eneklerine kadar her şey bir iPad aracılığıyla yapılandırılabiliyor. Lufthansa, yeni Allegris first class&rsquo;ı M&uuml;nih merkezli Airbus A350-900 filosunda sunuyor ve gelecek aylarda daha fazla u&ccedil;ak devreye girecek.</p>

<h2>Japan Airlines</h2>

<p>Japan Airlines&rsquo;ın en yeni first class&rsquo;ı, yaklaşık 160 cm y&uuml;ksekliğinde bir kapıya sahip ve geniş bir s&uuml;ite a&ccedil;ılıyor. &Ouml;nceki versiyonuna g&ouml;re y&uuml;zde 100&rsquo;den fazla daha fazla alan sunuyor. Aslında, iki ek yolcu (her biri kendi emniyet kemeriyle) ana yolcuya katılabiliyor. Hem first hem de business class yolcular, sağlanan Sony kulaklıklarla, Bluetooth ile veya sekt&ouml;rde bir ilk olarak entegre baş dayanağı hoparl&ouml;rleriyle ses dinlemeyi se&ccedil;ebiliyor. İlk uzun menzilli A350, 2024&rsquo;te hizmete girdi ve ABD-Tokyo dahil uluslararası rotalarda havayolunun altın standardı haline gelmek &uuml;zere.</p>

<h2>Yakında yenilikleri sunacaklar</h2>

<p>2026 ve sonrasında, bazı havayolları da uzun zamandır beklenen first class koltuklarını tanıtacak. D&uuml;nyanın en uzun u&ccedil;uşu veya nispeten kısa bir Atlantik ge&ccedil;işi olsun, bu havayollarının uluslararası l&uuml;ks i&ccedil;in &ccedil;ıtayı y&uuml;kseltmesi d&ouml;rt g&ouml;zle bekleniyor:.</p>

<h2>Singapore Airlines</h2>

<p>Singapore, &ccedil;ift katlı Airbus A380&rsquo;lerinde zaten en &ccedil;ok arzu edilen first class s&uuml;itlerinden birine sahip ancak havayolu ayrıca 800 milyon dolardan fazla bir kabin yenileme projesi kapsamında yeni bir koltuğu tanıtacak. Bu Airbus A350 ile New York-Singapur gibi kritik ultra-uzun menzilli rotalara first class eklemek anlamına geliyor. Tanıtımının 2026&rsquo;da yapılması bekleniyor.</p>

<h2>British Airways</h2>

<p>İngiltere&rsquo;nin bayrak taşıyıcı havayolu, Airbus A380 ve gelecekteki Boeing 777-9 u&ccedil;aklarında yeni bir first class kabini sunacak. Yeni &ouml;zellikler arasında daha geniş ve uzun koltuk, 80 santimetrelik bir eğlence ekranı, birlikte yemek yeme alanları ve kapanabilir mahremiyet kapıları yer alıyor. Tanıtım 2026 ortasında yapılacak.</p>

<h2>Cathay Pacific</h2>

<p>Hong Kong merkezli Cathay Pacific, yaklaşan Boeing 777-9 u&ccedil;aklarıyla bir sonraki nesil first class&rsquo;ını tanıtacak. Şu an &ccedil;ok fazla detay bilinmese de havayolunun yeni business class Aria Suites&rsquo;ine benzerse, 2027&rsquo;de piyasaya &ccedil;ıktığında rafine bir rezidans l&uuml;ks&uuml; sunması bekleniyor.</p>

<h2>Qantas</h2>

<p>2027&rsquo;de Qantas&rsquo;ın d&uuml;nyanın en uzun rotalarında u&ccedil;maya başlaması bekleniyor; Sydney ve Melbourne&rsquo;den New York, Paris ve Londra&rsquo;ya. Airbus A350-1000ULR&rsquo;lerde ger&ccedil;ekleştirilecek bu kesintisiz u&ccedil;uşlar, Project Sunrise adıyla anılıyor ve altı s&uuml;itten oluşan &ouml;zel bir first class kabini sunacak; her s&uuml;itte ayrı oturma ve yatma alanı bulunacak.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/uluslararasi-havayollari-first-class-i-yeniden-tanimliyor-2025-12-10-14-16-30.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/is-dunyasi-30-alti-30-icin-sahnede</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/is-dunyasi-30-alti-30-icin-sahnede</link>
      <category>30 Altı 30 </category>
      <title>İş dünyası 30 Altı 30 için sahnede</title>
      <description>Ne geceydi! Forbes Türkiye’nin 30 Altı 30 gecesinde ödül töreni uzun sürmedi ama parti gece yarısına kadar devam etti. 18 Kasım’da CVK Park Bosphorus Hotel’de düzenlenen görkemli gecede gençler ödüllerini iş dünyasının önde gelen isimlerinin elinden aldılar.</description>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-12-04T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes&rsquo;un t&uuml;m d&uuml;nyada 14 yıldır yayımlanan, ilki 2014 yılında Philadelphia&rsquo;da ardından ABD&rsquo;nin &ccedil;eşitli eyaletleri ve k&uuml;resel ortaklarla Brezilya&rsquo;dan Bel&ccedil;ika&rsquo;ya Bangkok&rsquo;a kadar bir&ccedil;ok şehirde d&uuml;zenlenen &ldquo;30 Yaş Altı 30 Zirvesi&rdquo;nin yeni halkası İstanbul oldu.</p>

<p>Forbes Global Genel Yayın Y&ouml;netmeni Yardımcısı Kerry Dolan&rsquo;ın konuşmasında vurguladığı gibi, 30 Altı 30 listesi 14 yılda bir girişimcilik ve inovasyon hareketine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Listede yer alan isimlerden 20&rsquo;den fazlası dolar milyarderi oldu. (Marc Zuckerberg hari&ccedil;, o listeye eklenmeden &ouml;nce de &ouml;yleydi.)&nbsp;</p>

<p>Girişimcilikten sanata, spordan bilime bir&ccedil;ok farklı alanda başarılarıyla &ouml;ne &ccedil;ıkan 30 Altı 30, Forbes T&uuml;rkiye Kurucu Ortağı Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven&rsquo;in &ouml;d&uuml;l gecesinde yaptığı konuşmada altını &ccedil;izdiği gibi T&uuml;rkiye&rsquo;de gelecek nesle umudu temsil ediyor: &ldquo;Bu liste, sadece başarıları parlatan bir liste değil. Bu sadece bir &ouml;d&uuml;l teslimi de değil, bir neslin kendinden sonraki nesle kalpten verdiği bir g&uuml;ven mektubu&hellip; Bir kuşaktan &ouml;tekine emanet edilen bir bayrak olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.&rdquo;&nbsp;</p>

<p>Kobil Group ana sponsorluğunda ger&ccedil;ekleşen &ouml;d&uuml;l t&ouml;renine QNB T&uuml;rkiye, Agrotech, Pernod Ricard, CVK Park Bosphorus Hotel, Dreamland, Tezmarin, Voltify, Les Benjamins, Nişantaşı &Uuml;niversitesi, Taktik İletişim ve Nora Mice da sponsor olarak destek verdi. Gecenin sonunda &ouml;d&uuml;ll&uuml; gen&ccedil;ler Bodoslama grubunun canlı performansıyla eğlenceli dakikalar yaşadı.</p>

<h2>10 bin kişilik global topluluk</h2>

<p><img alt="Forbes Global Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Kerry A. Dolan" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/7767b1d0-5e5a-4e61-b2f4-b03c93939573.jpeg" /></p>

<p>Forbes T&uuml;rkiye 30 Altı 30 &Ouml;d&uuml;l gecesine katılmak i&ccedil;in San Francisco&rsquo;dan İstanbul&rsquo;a gelen Forbes Global Genel Yayın Y&ouml;netmeni Yardımcısı Kerry A. Dolan, konuşmasında ilk kez 14 yıl &ouml;nce yayımlanan listenin ortaya &ccedil;ıkışını ve anlamını anlattı: &ldquo;30 Altı 30 Zirvesi, Forbes gazeteciliğinin temel sloganı olan girişimci kapitalizmin bir kutlaması. D&uuml;nya genelinde 30 yaş altı topluluğunun 10 binden fazla &uuml;yesi var. &Ouml;ncelikle, bu bir onur nişanesi. Elbette, gelecekteki başarıyı garantilemiyor ancak bu girişimlerin kurucularının potansiyel yatırımcılar ve nitelikli yeni &ccedil;alışanlarla g&ouml;r&uuml;şmelerine yardımcı oluyor.&rdquo;</p>

<h2>İyi ki varsın Zehra</h2>

<p><img alt="Zehra Güneş, Murat Özyeğin" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/b983f1d5-a78c-42fd-bb04-b9bae91011a7.jpeg" /></p>

<p>Fiba Grup Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Murat &Ouml;zyeğin, Vakıfbank ve Milli Takım formasıyla Avrupa ve d&uuml;nya şampiyonluklarında imzası olan Zehra G&uuml;neş&rsquo;e &ouml;d&uuml;l verdi. &Ouml;zyeğin konuşmasında, &ldquo;Zehra, bizlere inanılmaz ilham veren, bizleri mutlu eden, &uuml;lkesini en iyi şekilde temsil eden biri ve tabii t&uuml;m gen&ccedil;lik i&ccedil;in bir ilham kaynağı. Kızlarım bu gece seninle aynı sahneyi paylaştığım i&ccedil;in beni &ccedil;ok kıskanıyor. Zehra&rsquo;nın hikayesini gen&ccedil;ler duyduk&ccedil;a, senin ilham verici hikayende seni rol model se&ccedil;erek &ccedil;ok daha heyecanlı ve kendilerine hedef koyma noktasında daha da iddialı olacaklar. İyi ki varsın&rdquo; dedi.</p>

<h2>Geleceğimiz parlak</h2>

<p><img alt="Baran ve Sarp Kala, Erdal Aksoy" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a8e3413e-728d-4786-bdee-ed7623885916.jpeg" /></p>

<p>Turcas Petrol Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, sağlıklı atıştırmalık BAHS markasını yaratan iki kardeş Baran ve Sarp Kala&rsquo;ya &ouml;d&uuml;llerini verdi. Aksoy, gecede ş&ouml;yle konuştu: &ldquo;Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;ye &ccedil;ok teşekk&uuml;r ederim d&uuml;nya &ccedil;apındaki listenin T&uuml;rkiye&rsquo;deki yansıması &ccedil;ok &ouml;nemli. Bu vesileyle annelere teşekk&uuml;r etmek istiyorum, en iyi hocalara en iyi okullara ulaştırabilmek i&ccedil;in gece g&uuml;nd&uuml;z &ccedil;alıştılar. Bu gen&ccedil;ler de onun karşılığını verdi. T&uuml;rkiye&rsquo;nin geleceğini &ccedil;ok daha parlak g&ouml;r&uuml;yorum.&rdquo;&nbsp;</p>

<h2>Başarının y&uuml;zde 99&rsquo;u başarısızlıktır</h2>

<p><img alt="Oğulcan Lider Kara, Bekir Polat" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/156dd3af-ca8d-4791-a145-b63dd88c070d.jpeg" /></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi İstanbul Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, yapay zeka destekli yatırım modeli geliştiren yatırımcı Oğulcan Lider Kara&rsquo;ya &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; sundu. Polat &ouml;d&uuml;l&uuml; şu s&ouml;zlerle takdim etti: &ldquo;Gen&ccedil;leri ve girişimcileri yakaladığımızda Honda Motor&rsquo;un kurucusunun &lsquo;Başarının y&uuml;zde 99&rsquo;u başarısızlıktır&rsquo; s&ouml;z&uuml;ne referans vermeyi seviyorum. Başarısızlığı g&ouml;ze alan, cesur ve disiplinli bir gayret eninde sonunda başarıya g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor. Bu &ccedil;er&ccedil;evede Oğulcan&rsquo;a bu &ouml;d&uuml;l&uuml; vermek benim i&ccedil;in gurur verici.&rdquo;</p>

<h2>G&uuml;&ccedil;l&uuml; ses</h2>

<p><img alt="Seren Anaçoğlu, Deniz Tüzüner" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/fabb5731-aed4-4850-a833-0c0659242da3.jpeg" /></p>

<p>Dreamland Ticaret ve Yatırım Danışmanlığı Kurucusu Deniz T&uuml;z&uuml;ner, iklim aktivisti Seren Ana&ccedil;oğlu&rsquo;na &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; sundu. T&uuml;z&uuml;ner, geceye dair &ldquo;Geleceği şekillendiren ve bu gece &ouml;d&uuml;l alan 30 yaş altındaki t&uuml;m gen&ccedil;leri tebrik ediyorum. İklim değişikliği konusunda g&uuml;&ccedil;l&uuml; sesini ulusal ve uluslararası arenaya taşıyan Seren Ana&ccedil;oğlu&rsquo;nu tebrik ediyorum&rdquo; dedi.</p>

<h2>Geleceğin milyarderi</h2>

<p><img alt="Kadir Danışman, İsmet Koyun" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a8c641e4-e9fa-4754-b4e1-29ab08a9a8a6.jpeg" /></p>

<p>Kobil Group Kurucusu ve CEO&rsquo;su İsmet Koyun, Spektra Games&rsquo;in kurucusu 24 yaşındaki Kadir Danışman&rsquo;a &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; verdi. Koyun, &ldquo;Gencimizi tebrik etmek isterim &ccedil;&uuml;nk&uuml; 40 milyon insana ulaşmak kolay değil. Bug&uuml;n bu sayıya ulaşan yakında 150 milyona erişir, geleceğin milyarderi olur. Bug&uuml;n d&uuml;nyanın haline bakacak olursak bizim jenerasyon başaramadı. Tek umudum gen&ccedil;lik, bu d&uuml;nyaya daha iyi sahip &ccedil;ıkarlar diye umuyorum. Biz bir teknoloji platformu geliştirdik ve gen&ccedil;lere yerine g&ouml;re maddi destek veriyoruz, en &ouml;nemlisi teknoloji desteği sağlıyoruz&rdquo; yorumunu yaptı.</p>

<h2>Motivasyon kaynağı</h2>

<p><img alt="Gülbin Güldal, Berkay Koçak, Yusuf Aslantürk " src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/d2acad6d-4ef7-4476-8886-471bfb1c3aa7.jpeg" /></p>

<p>Tarım teknolojilerinde &ccedil;alışan Smart SprayeX/PRO&rsquo;yu geliştiren Berkay Ko&ccedil;ak, &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; Agrotech CTO&rsquo;su Yusuf Aslant&uuml;rk ve Agrotech Y&ouml;netim Kurulu Başkan Danışmanı G&uuml;lbin G&uuml;ldal&rsquo;dan aldı. G&uuml;ldal, t&ouml;rende &ldquo;D&uuml;nyanın s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği adına tarımı desteklemeye devam edeceğiz, gen&ccedil; kardeşimizi de başarılarından dolayı tebrik ediyorum&rdquo; derken Yusuf Aslant&uuml;rk de &ldquo;Gen&ccedil; arkadaşlarımı g&ouml;r&uuml;nce inanılmaz motive oldum. Umarım arkalarından gelecek arkadaşlarımıza da ışık olurlar&rdquo; dedi.</p>

<h2>İcat etmek</h2>

<p><img alt="Umutcan Sürücü, Ahmet Çalık" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/3eeefe26-2fc3-45fa-ba32-08cd8528dfb0.jpeg" /></p>

<p>&Ccedil;alık Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Ahmet &Ccedil;alık, &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; verdiği girişimci Umutcan S&uuml;r&uuml;c&uuml;&rsquo;y&uuml; &ldquo;Umutcan ismi gibi geleceğimizin umudu. Seni y&uuml;rekten kutluyorum. Edison&rsquo;un g&uuml;zel bir lafı var &lsquo;İnsanların ihtiya&ccedil;larını tespit ettim sonra icat ettim&rsquo; diyor, Umutcan da bir ihtiyacı tespit etmiş imkansızlıklar i&ccedil;inde icat etmiş. Tebrik ediyoruz. &Uuml;lkemizin geleceği siz gen&ccedil;lere bağlı ve umudumuz sizlersiniz. İnşallah bu &ccedil;alışmalarınızı ticarileştirir, globalleştirirsiniz ve Forbes T&uuml;rkiye de buna vesile olur. Bur&ccedil;ak Hanımı ve b&uuml;t&uuml;n &ccedil;alışanlarını da g&ouml;n&uuml;lden tebrik ediyorum&rdquo; s&ouml;zleriyle kutladı.</p>

<h2>Tebrikler</h2>

<p><img alt="Zülal Tannur, Hakkı Yıldız" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6bca9f46-a55c-46d6-a5dc-6c2a19787e8e.jpeg" /></p>

<p>Yıldızlar Yatırım Holding Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi Hakkı Yıldız, From Your Eyes ve ABD&rsquo;deki NeuroVision AI Tech sistemleri geliştiren Z&uuml;lal Tannur&rsquo;a &ouml;d&uuml;l verdi: &ldquo;Kurucumuz Fehmi Yıldız adına faaliyet g&ouml;steren vakıfla T&uuml;rkiye&rsquo;nin sosyal ihtiya&ccedil;larına elimizden geldiğince destek veriyoruz. Hatay depreminde de elimizden geldiğince yardımcı olduk. Ekipten &ccedil;ıkan projeyle WeWalk adında akıllı bastonla oradaki gen&ccedil;lere destek &ccedil;ıktık. Z&uuml;lal ile de yolumuz b&ouml;lgede kesişti. Seni &ccedil;ok tebrik ediyorum, &ccedil;ok daha da başarılı olacağını inanıyorum.&rdquo;&nbsp;</p>

<h2>Hayallerden vazge&ccedil;mek yok</h2>

<p><img alt="Cemil Türk, Hakan Safi" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/fa4798ca-6762-48d0-aa3b-fbbb2ef7e54c.jpeg" /></p>

<p>Harvard&rsquo;ın liseliler arası ekonomi makalesi yarışmasında birincilik kazanan Cemil T&uuml;rk&rsquo;e &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; Safi Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Hakan Safi verdi. T&uuml;rk&rsquo;&uuml; &ldquo;Kardeşimizin hikayesini dinlediğimde &ccedil;ok heyecanlandım. Bir anda 17 yaşıma d&ouml;nd&uuml;m, o yaşta &ccedil;ok hayallerimiz vardı. Ben hayallerimden vazge&ccedil;medim. Bu kardeşimin de vazge&ccedil;meyeceğini g&ouml;receğim. Forbes T&uuml;rkiye de umuyorum sizleri takip etmeye ve gururla sunmaya devam eder. &Ouml;n&uuml;n&uuml;z a&ccedil;ık, hayal kurmaya devam edin ve asla m&uuml;cadeleden vazge&ccedil;meyin&rdquo; diyerek tebrik etti.&nbsp;</p>

<h2>Sihirli ses</h2>

<p><img alt="Selin Geçit, Pelin Akın Özalp" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/709da5ec-6d20-4826-a502-bd9359751992.jpeg" /></p>

<p>Akfen Holding Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi Pelin Akın &Ouml;zalp, T&uuml;rk popunun yeni kuşağını sahneye taşıyan Selin Ge&ccedil;it&rsquo;e &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; takdim ederken &ldquo;Sesinin sihri hepimizi olduğu yerden &ccedil;ıkartıyor. İstanbul Anadolu yakasında yeni projemiz Terminal Kadık&ouml;y&rsquo;de &ccedil;ok g&uuml;zel bir performans sanatları merkezi yaptık, seni oraya da bekleriz&rdquo; diyerek kutladı.&nbsp;</p>

<h2>Tenisin yıldızı</h2>

<p><img alt="Zeynep Sönmez, Ömer Aras" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/63fe7973-c9eb-40e7-bf1d-3b5beac4af47.jpeg" /></p>

<p>Tenis d&uuml;nyasında T&uuml;rkiye&rsquo;nin y&uuml;kselen değeri Zeynep S&ouml;nmez&rsquo;e &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; QNB Y&ouml;netim Kurulu Başkanı &Ouml;mer Aras verdi: &ldquo;Ben de tenis oynuyorum. 48 yaşımda başladım, bug&uuml;n 71 yaşımdayım ve Zeynep&rsquo;in onda biri kadar oynayamıyorumdur. Tebrik ediyorum.&rdquo;</p>

<h2>&Ccedil;ıtayı yukarı taşıyın</h2>

<p><img alt="Tunga Bayrak, İnanç Kabadayı" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/8d208057-8345-418c-93be-e1177316b048.jpeg" /></p>

<p>Gen&ccedil; girişimci Tunga Bayrak &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; Ege Yapı Y&ouml;netim Kurulu Başkanı İnan&ccedil; Kabadayı&rsquo;dan aldı. Kabadayı, Bayrak&rsquo;ı tebrik ederken &ldquo;Bug&uuml;n bu sahneye davet edilmeniz başarının ilk adımı, bu gece vizyonerliğiniz ve cesaretiniz &ouml;d&uuml;llendiriliyor. Dilerim bu gece &ouml;d&uuml;l alan t&uuml;m gen&ccedil; kardeşlerimiz &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde &ccedil;ıtalarını daha yukarıya doğru &ccedil;ıkaracak&rdquo; dedi.</p>

<h2>Pozitif bakış</h2>

<p><img alt="Çağan Koyun, Aclan Acar" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/2af2d29c-955f-47e6-88a6-655897280b30.jpeg" /></p>

<p>Mobilite alanında &ccedil;alışan girişimci &Ccedil;ağan Koyun&rsquo;a &ouml;d&uuml;l&uuml; Nuh &Ccedil;imento, Panora GYO, Lider Faktoring, Denge Varlık Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi Aclan Acar takdim etti: &ldquo;&Ouml;d&uuml;l alan b&uuml;t&uuml;n gen&ccedil;leri kutluyorum. Bu gece umudum daha da arttı. Ben hayata pozitif bakan bir insanım, bu gece pozitif bakışım katlandı.&rdquo;&nbsp;</p>

<h2>M&uuml;zik iyileştirir</h2>

<p><img alt="Motive, Ebru Özdemir" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a62320d4-e211-48c1-83ef-59b100023a2c.jpeg" /></p>

<p>Limak Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Ebru &Ouml;zdemir, T&uuml;rkiye&rsquo;de hip-hop k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n &ouml;nemli temsilcilerinden Motive adıyla bilinen Tolga Can Serbes&rsquo;e &ouml;d&uuml;l verdi. &Ouml;zdemir, &ldquo;Ne varsa gen&ccedil;lerde var. Biz bir yandan T&uuml;rkiye&rsquo;nin m&uuml;hendis kızlarını destekliyoruz bir yandan Limak Filarmoni ile gen&ccedil; m&uuml;zisyenleri destekliyoruz. M&uuml;zik iyileştirir, birleştirir; bizi biz yapan en &ouml;nemli ortak noktamız&hellip; Umuyorum bir g&uuml;n orkestramızla da beraber sizi dinleme fırsatı buluruz&rdquo; diyerek kutladı.</p>

<h2>Yeni jenerasyon bizden &ccedil;ok daha iyi</h2>

<p><img alt="Aleyna Yıldız, Prof. Dr. Uğur Türe" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/5653c707-be62-42da-9408-0f45a6c6c2fc.jpeg" /></p>

<p>Yeditepe &Uuml;niversitesi N&ouml;roşirurji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur T&uuml;re, AGON Biyoteknoloji şirketinin kurucularından Aleyna Yıldız&rsquo;a &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; verirken &ldquo;Mesleğimle ilgili gelişme başarmış bir arkadaşa bu &ouml;d&uuml;l&uuml; vermek benim i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir onur. Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;ye &ccedil;ok teşekk&uuml;r ediyorum. &Ccedil;alışmalarınızı yakından takip edeceğim. Gen&ccedil;lerin, yeni jenerasyonun bizden &ccedil;ok daha iyi olduğuna ben bir hoca olarak şahidim&rdquo; dedi.&nbsp;</p>

<h2>İlham&nbsp;</h2>

<p><img alt="Asiye Bahar Tabanlı, İpek Ilıcak Kayaalp" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/3e32693f-a1c6-471d-8e92-e2fad3dddc34.jpeg" /></p>

<p>R&ouml;nesans Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, gecede &ouml;d&uuml;l verdiği gen&ccedil; kadınları destekleyen &lsquo;Turkishe&rsquo; girişiminin kurucusu Asiye Bahar Tabanlı&rsquo;yı &ldquo;Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;ye &ccedil;ok teşekk&uuml;r ediyorum, &ccedil;ok g&uuml;zel bir gece&hellip; Asiye&rsquo;nin hikayesi beni &ccedil;ok etkiledi &ccedil;&uuml;nk&uuml; ger&ccedil;ekten bir&ccedil;ok kadına alan a&ccedil;abilmiş, kendinden &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k bir oluşumu hayata ge&ccedil;irebilmiş ilham verici bir gen&ccedil;&rdquo; s&ouml;zleriyle kutladı.</p>

<h2>Umut verici bir gece</h2>

<p><img alt="Büşra Köksal, Ömür Tan" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/fd4b2a88-5924-44ce-bfcd-9aabc1502b62.jpeg" /></p>

<p>QNB T&uuml;rkiye Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi ve CEO&rsquo;su &Ouml;m&uuml;r Tan, PM Biomaterials&rsquo;ın kurucusu B&uuml;şra K&ouml;ksal&rsquo;a &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; takdim etti: &ldquo;Umut verici bir gece. QNB T&uuml;rkiye olarak 10 yıl &ouml;nce kurduğumuz &ldquo;Minik Eller B&uuml;y&uuml;k Hayaller&rdquo; platformuyla 4-14 yaş arasındaki 700 bin &ccedil;ocuğumuzun geleceğe hazırlanması i&ccedil;in destek olmaya &ccedil;alıştık. Umuyorum ki 10 yıl sonra bu &ccedil;ocuklarımız bu sahnede d&uuml;nyayı şekillendirir hepimize umut verirler. B&uuml;şra&rsquo;nın girişimi Avrupa&rsquo;nın &ouml;nde gelen bir&ccedil;ok kurumu tarafından gelecek vadeden bir yatırım olarak kabul ediliyor; hem &uuml;retim yapıyor hem &ccedil;evreye destek oluyor o y&uuml;zden &ccedil;ok tebrik ediyorum.&rdquo;</p>

<h2>Ger&ccedil;ek hikayelerle dolu</h2>

<p><img alt="Vorga Can, Hande Ocak Başev" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/b96655d4-5ecb-4fd3-8c0a-e95c9201791f.jpeg" /></p>

<p>Yapay zeka şirketi Novus&rsquo;un kurucu ortağı Vorga Can, &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; WSI Londra &Uuml;lke Direkt&ouml;r&uuml; Hande Ocak Başev&rsquo;in elinden aldı. Başev, &ldquo;Bu kadar &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml;, anlamlı ve ger&ccedil;ek hikayelerle dolu organizasyon i&ccedil;in teşekk&uuml;r ediyorum. Yapay zeka herkesin g&uuml;ndeminde ama Vorga gibi beş yıl boyunca bu alanda &ccedil;alışan ve bunu insani değerleri de merkezde tutarak yapan &ccedil;ok az, &ccedil;ok tebrik ediyorum&rdquo; dedi.</p>

<h2>Bir sanat&ccedil;ıdan diğerine&hellip;</h2>

<p><img alt="Nehir Özzengin, Emir Can İğrek" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/550566a1-0e16-491e-bd67-d265cd75f6c9.jpeg" /></p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin en gen&ccedil; piyanistlerinden Nehir &Ouml;zzengin&rsquo;e &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; sanat&ccedil;ı m&uuml;zisyen Emir Can İğrek &ldquo;32 yaşındayım, bu &ouml;d&uuml;l&uuml; iki yılla ka&ccedil;ırıyorum. Nehir&rsquo;in &ouml;n&uuml;nde &ccedil;ok g&uuml;zel yıllar var. Eminim &ccedil;ok g&uuml;zel şeyler yapacak. Bir ağabey olarak bir tavsiyem olacak, halkın sıkıntılarına sırt &ccedil;evirmeyen bir sanat&ccedil;ı olmak &ccedil;ok kritik, umarım Nehir bu yolda ilerler&rdquo; s&ouml;zleriyle verdi.&nbsp;</p>

<h2>Gurur kaynağı</h2>

<p><img alt="Hasan Burak Demir, Kurtuluş Gültekin" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6c264b48-f484-4d9a-82c5-70cc9cbc78eb.jpeg" /></p>

<p>CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Kurtuluş G&uuml;ltekin, girişimci Hasan Burak Demir&rsquo;e &ouml;d&uuml;l verirken &ldquo;B&ouml;ylesine anlamlı bir akşama ev sahipliği yapmanın b&uuml;y&uuml;k gururunu yaşıyoruz. Burak &ccedil;ok &ouml;nemli bir iş yaptı, hem şirketini b&uuml;y&uuml;t&uuml;p uluslararası bir alana terfi etti hem de &uuml;lkemizi gururlandırdı&rdquo; dedi.</p>

<h2>Y&uuml;zde 100 etki</h2>

<p><img alt="Dilara Kaplan, Kamil Kılıç" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/9056cd36-91de-49dd-9ce8-e1f8705ebe46.jpeg" /></p>

<p>Letven Capital Kurucusu ve CEO&rsquo;su Kamil Kılı&ccedil;, Orbina AI&rsquo;ın kurucusu Dilara Kaplan&rsquo;a &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; verdi: &ldquo;30 altı 30 listesi T&uuml;rkiye i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli bir hareket, bir mihenk taşı. Forbes 30 Altı 30 d&uuml;nya listesine girenlerin sonrasında y&uuml;zde 89 başarı oranı var umuyorum &uuml;lkemizde y&uuml;zde 100 etki yaratırlar.&rdquo;</p>

<h2>D&uuml;nya devleri ile rekabet</h2>

<p><img alt="Hazal Evliyaoğlu, Selçuk Tümay" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/23b6a6d9-78e5-4ca1-a9b4-e2d9318f56fd.jpeg" /></p>

<p>Kozmetik alanında &ccedil;alışan The Purest Solutions&rsquo;ın kurucu ortaklarından Hazal Evliyaoğlu, gecede &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; Pernod Ricard Afrika ve Orta Doğu CEO&rsquo;su Sel&ccedil;uk T&uuml;may&rsquo;dan aldı. T&uuml;may: &ldquo;Burada &uuml;lkemizin geleceğinde bize &uuml;mit veren ve ilham olan sevgili gen&ccedil;lerimizle olmak bizler i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir mutluluk ve onur. Hazal&rsquo;ı d&uuml;nya devlerinin domine ettiği bir sekt&ouml;rde s&ouml;z sahibi olduğu, &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir marka yarattığı ve sosyal sorumluk projeleriyle rakiplerinden ayrıştırarak &ouml;nemli bir yere geldiği i&ccedil;in tebrik ediyorum&rdquo; dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/is-dunyasi-30-alti-30-icin-sahnede-2025-12-02-21-26-05.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-turkiye-30-alti-30-gelecek-burada</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-turkiye-30-alti-30-gelecek-burada</link>
      <category>30 Altı 30 </category>
      <title>Forbes Türkiye 30 Altı 30: Gelecek burada</title>
      <description>Forbes’un genç liderler hareketi, İstanbul’daki buluşmayla küresel ağını genişletmekle kalmadı, yeni bir eşiğe taşıdı. ’30 Altı 30’, bu yıl teknolojiden sahne sanatlarına, biyoteknolojiden spora uzanan geniş bir alanda geleceğin Türkiye’sine yön verecek en parlak yetenekleri bir araya getirdi. 18 Kasım’da gerçekleşen ödül töreni, dünya çapında büyüyen hareketin Türkiye’de ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunun da göstergesi…</description>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-12-04T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes&rsquo;un 2011 yılında ABD&rsquo;de başlattığı &rsquo;30 Altı 30&rsquo; listesi, kısa s&uuml;rede k&uuml;resel bir fenomene d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Bug&uuml;n, 50&rsquo;den fazla &uuml;lkeye yayılan bu prestijli ağ, 10 bini aşkın vizyoner ismin dahil olduğu dev bir ekosistemin temsili. Global hareketin bir par&ccedil;ası olarak Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;de bu yıl: &ldquo;30 yaşın altında, sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n kodlarını yeniden yazan, sınır tanımayan o gen&ccedil; yetenekler kim?&rdquo; sorusunun yanıtını aradı. 500&rsquo;den fazla başvuru ve aday g&ouml;sterilenler arasından se&ccedil;im yapmak hi&ccedil; kolay değildi. Listede her biri kendi alanlarını değiştirip d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren birbirinden başarılı gen&ccedil;ler var.</p>

<p>Harvard ve Yale k&uuml;rs&uuml;lerinden birincilikle d&ouml;nen gen&ccedil; bilim insanları&hellip; Enkaz altındaki yaşam belirtilerini tespit ederek kriz teknolojilerinde yeni bir sayfa a&ccedil;an bir sistemin kurucusu&hellip; NBA parkelerinde T&uuml;rkiye&rsquo;yi temsil eden bir pivot; WTA kortlarında hızla y&uuml;kselen bir tenis yıldızı&hellip; Ve Times Meydanı&rsquo;nın dev ekranlarından d&uuml;nyaya seslenen gen&ccedil; bir m&uuml;zisyen&hellip;Forbes T&uuml;rkiye i&ccedil;in &lsquo;30 Altı 30&rsquo; gelecekte T&uuml;rkiye&rsquo;yi şekillendirecek kuşağın &ouml;nc&uuml; bir panoraması. T&uuml;rkiye&rsquo;nin geleceğini kodlayan bu isimler, &ouml;d&uuml;llerini alırken sahnede yalnızca gen&ccedil;ler yoktu; &uuml;lkenin d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;ne y&ouml;n vermiş, her biri kendi alanında &lsquo;ekol&rsquo; kabul edilen duayenler de Forbes T&uuml;rkiye sahnesindeydi.&nbsp;</p>

<p>ABD&rsquo;den &ouml;d&uuml;l t&ouml;reni i&ccedil;in İstanbul&rsquo;a gelen Forbes Global Genel Yayın Y&ouml;netmeni Yardımcısı Kerry A. Dolan&rsquo;ın da vurguladığı gibi Forbes ve uluslararası partnerleri, Brezilya&rsquo;dan Bel&ccedil;ika&rsquo;ya, Botsvana&rsquo;dan Bangkok&rsquo;a d&uuml;nyanın &lsquo;30 Altı 30&rsquo; buluşmaları d&uuml;zenliyor. İstanbul&rsquo;un da &nbsp;bu k&uuml;resel ağdaki yerini almasından duydukları memnuniyeti dile getiren Dolan, konuşmasının devamında hareketi doğuran motivasyonu da paylaştı. 14 yıl &ouml;nce Forbes&rsquo;un baş edit&ouml;r&uuml; Randall Lane&rsquo;in kafasında şekillenen bu fikrin, yalnızca başarılı gen&ccedil;leri vitrine &ccedil;ıkarmaktan ibaret olmadığını belirterek...</p>

<p>Lane, gen&ccedil; yaşta birka&ccedil; dergi kurmuş bir girişimci olarak, risk almanın ne demek olduğunu &ccedil;ok iyi biliyordu; onun hayali, benzer cesareti taşıyan insanların birbirini g&uuml;&ccedil;lendirdiği ger&ccedil;ek bir topluluk yaratmaktı. Bug&uuml;n o hayalin ortakları d&uuml;nya sahnesinin değiştirici akt&ouml;rleri artık. Listede kimler yoktu ki&hellip; Facebook kurucusu Mark Zuckerberg; Spotify&rsquo;ın arkasındaki isim Daniel Ek; ByteDance/TikTok&rsquo;un yaratıcısı Zhang Yiming; ChatGPT&rsquo;nin ardındaki OpenAI&rsquo;ın CEO&rsquo;su Sam Altman&hellip; Sanat alanında Bruno Mars, Miley Cyrus, Taylor Swift, Megan Thee Stallion&hellip; Ve spor alanında milyonlara ilham veren LeBron James, Steph Curry, Naomi Osaka&hellip;&nbsp;</p>

<p>Sırada 2026 listesi var. T&uuml;rkiye&rsquo;yi ve kendi alanlarını akılcı, ger&ccedil;ek &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerle d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeye aday; fikrini somut bir &uuml;r&uuml;ne, araştırmasını uygulanabilir bir &ccedil;&ouml;z&uuml;me, sahnesini ise &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilir bir etkiye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren her gen&ccedil; i&ccedil;in bu platform a&ccedil;ık. &lsquo;30 Altı 30&rsquo;, gen&ccedil;lere verilen bir &ouml;d&uuml;l olmanın &ouml;tesinde; &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yılların başarı &ouml;yk&uuml;lerinin birlikte yazılacağı, her edisyonla daha da g&uuml;&ccedil;lenecek olan bir ekosistem artık.</p>

<h2>Seren Ana&ccedil;oğlu</h2>

<p><span><em><strong>22 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> İklim Aktivisti</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/15dea308-91e9-4e03-8405-93cb90792e8b.jpeg" />Seren Ana&ccedil;oğlu&rsquo;nun iklim aktivizmine giden yolunun ilk kıvılcımı, aile b&uuml;y&uuml;klerinden aldığı tasarruf bilinci ve &ccedil;ocukluk merakıydı. Ortaokulda bilim dergilerinde yenilenebilir enerji yazılarını okurken s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik &ccedil;alışmalarının yetersizliğini hissediyor; i&ccedil;ten i&ccedil;e bir sorumluluk duyuyordu. Balıkesir&rsquo;den Kabataş Erkek Lisesi&rsquo;ni kazanıp İstanbul&rsquo;a geldiğinde bu duygu somutlaştı. Şehrin yoğunluğu, hava kirliliği ve su krizine dair haberler onu harekete ge&ccedil;irdi; okulda su israfını ve plastik t&uuml;ketimini azaltan projeler y&uuml;r&uuml;tt&uuml;. Bu &ccedil;alışmalar, Avrupa Komisyonu tarafından se&ccedil;ilen en gen&ccedil; iklim el&ccedil;isi olmasını sağladı ve daha lisedeyken Br&uuml;ksel&rsquo;de diplomatik toplantılara katıldı. &Uuml;niversitede hukuk okurken iklim krizinin &ccedil;evresel olduğu kadar ciddi bir insan hakları meselesi olduğunu fark etti. Bu kesişim onu kadın - &ccedil;ocuk hakları, &ccedil;evre ve enerji hukuku alanlarında &ccedil;alışmaya y&ouml;nlendirdi. Bug&uuml;n ise Dr. Jane Goodall&rsquo;ın kurduğu Roots &amp; Shoots Derneği&rsquo;nin T&uuml;rkiye danışma kurulunda yer alıyor.</p>

<p>Aktivizmin duygusal y&uuml;k&uuml; olduğunu kabul ediyor; zaman zaman umudunu yitirse de şirketler, milletvekilleri ve politika yapıcılarla y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; g&ouml;r&uuml;şmelerin değişimi m&uuml;mk&uuml;n kıldığına inanıyor. Change.org&rsquo;daki kampanyaları y&uuml;zbinlerce imza topladı. Ona g&ouml;re m&uuml;cadele kolektif: &ldquo;Bir kişinin bir kişiye aktardığı şey bile milyonları birleştirebilir.&rdquo; Gelecek hedefi net: İklim, &ccedil;evre ve enerji hukukunda g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir avukat olmak ve bir g&uuml;n karar verici pozisyonlara gelerek T&uuml;rkiye&rsquo;nin iklim politikasını d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmek. En b&uuml;y&uuml;k motivasyonu ise &ccedil;ocukken ekrandan izlediği Jane Goodall&rsquo;ın bug&uuml;n ger&ccedil;ek bir rol modele d&ouml;n&uuml;şmesiyle g&uuml;&ccedil;lenen inancı: &ldquo;D&uuml;nyanın daha iyi bir yer olacağına dair umudum var ve bu umutla &ccedil;alışıyorum.&rdquo;</p>

<h2>Yağmur Aydemir</h2>

<p><span><em><strong>26 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, Kami</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/b71be10f-dd7b-4f44-bd7a-5709f59edf0f.jpeg" />T&uuml;rkiye&rsquo;nin hızla b&uuml;y&uuml;yen dijital hikaye ve &ccedil;izgi roman platformlarından birinin arkasında gen&ccedil;&nbsp;bir girişimci var: Yağmur Aydemir. Hen&uuml;z T&uuml;rk-Alman &Uuml;niversitesi&rsquo;nde &ouml;ğrenciyken geliştirdiği ilk versiyon &Ccedil;izgi Studio (bug&uuml;nk&uuml; adıyla Kami), daha reklam yapılmadan ilk ayında 1 milyon g&ouml;sterime ulaşınca yatırım kapısını araladı. Bug&uuml;n Kami, d&ouml;rt yılda 2 milyondan fazla kullanıcıya ve 350 bini aşkın i&ccedil;eriğe sahip bir yaratıcı platformuna d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumda. Aydemir bu işe kişisel bir hevesle değil, toplumsal bir boşluğu fark ederek başlamış. T&uuml;rkiye&rsquo;de anonim hikaye hesaplarının milyonlarca kişi tarafından takip edildiğini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde &ldquo;okumak ve &uuml;retmek isteyen ama g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;k bulamayan&rdquo; geniş bir topluluk olduğunu fark ederek... Bu farkındalık, bir kullanıcıdan gelen mesajla daha da derinleşmiş; okul &ouml;ncesi &ouml;ğretmeni olmayı hayal eden bir &uuml;yesi, Kami&rsquo;de yazdığı hikayelerden kazandığı gelirle sınav kitaplarını almış, ardından sınavı kazanarak mesleğine kavuşmuş.</p>

<p>Aydemir işe başladığında yazılım bilmiyordu, ekip kuracak sermayesi de yoktu; bu y&uuml;zden &ouml;nce kendini geliştirdi, Kami&rsquo;nin ilk s&uuml;r&uuml;m&uuml;n&uuml; kendi yazdı. Platformu bug&uuml;n &ldquo;okunabilir i&ccedil;erikler i&ccedil;in YouTube&rdquo; diye tanımlıyor. Aydemir, bu yıl 500 Global ve Creators HQ&rsquo;nun ortak hızlandırma programına kabul edildi. Hedefi MENA b&ouml;lgesine a&ccedil;ılarak kullanıcı sayısını 50 milyonun &uuml;zerine taşımak ve i&ccedil;erik &uuml;reticileri i&ccedil;in daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir ekosistem kurmak. Kendini &ldquo;hırslı ve hedef odaklı&rdquo; diye tanımlıyor; risk almaktan &ccedil;ekinmiyor. Tek kurucu olmanın zorluklarını yaşasa da vazge&ccedil;memeyi bir prensip haline getirmiş: &ldquo;D&uuml;şersem kalkamam sanırdım. Yardım istemekten hep &ccedil;ekindim. Ama hayat beni konfor alanımdan &ccedil;ıkardı. Şimdi Kami&rsquo;yi b&uuml;y&uuml;tmek i&ccedil;in pek &ccedil;ok yolu deneyebildiğimi g&ouml;r&uuml;yorum.&rdquo;</p>

<h2>Arif Bayır</h2>

<p><span><em><strong>22 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu &amp; CEO, Revor Tech</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/84e88baa-5e31-40de-b5a9-bfeb4a2d3e67.jpeg" />Arif Bayır i&ccedil;in teknoloji, doğrudan insan hayatına temas eden bir sorumluluk alanı. Bir yandan İstanbul Bilgi &Uuml;niversitesi Mekatronik M&uuml;hendisliği b&ouml;l&uuml;m&uuml;ne devam eden Bayır, diğer yandan afet y&ouml;netimi ve sağlık teknolojilerine odaklanan Revor Tech&rsquo;in de kurucusu. Bayır, girişimcilik yolculuğunun 16 yaşında başladığını s&ouml;yl&uuml;yor. 2021&rsquo;de kurduğu Revor Tech&rsquo;in y&ouml;n&uuml;n&uuml; ise Şubat 2023&rsquo;te yaşanan Hatay depremi belirlemiş. 2024&rsquo;te &uuml;r&uuml;nlerini tanıttıkları bir etkinlik sırasında standı ziyaret eden bir kadının g&ouml;zyaşlarına h&acirc;kim olamayıp boynuna sarıldığı anı ise ş&ouml;yle anlatıyor: &ldquo;Bana baktı ve şunu sordu &lsquo;Ge&ccedil;en sene niye yoktunuz?&rsquo;&nbsp;</p>

<p>Şirketin ilk &uuml;r&uuml;n&uuml; Proteo Pack, ultra geniş bant radar ve yapay zeka kullanarak enkaz altındaki kişilerin kalp atışlarını tespit eden bir sistem. &Uuml;r&uuml;n, AFAD, İBB Arama Kurtarma ve ilgili devlet kurumlarının test s&uuml;re&ccedil;lerinden ge&ccedil;ti. Revor Tech&rsquo;in ikinci &uuml;r&uuml;n&uuml; Revor Care, kamera ya da giyilebilir bir cihaza ihtiya&ccedil; duymadan yaşlı bireyler, Alzheimer hastaları ve engelliler i&ccedil;in d&uuml;şme tespiti yapabilen bir sistem olarak geliştirilmiş; hastaneler ve bakım evlerinde pilot uygulamalarla test edilmiş. Ani d&uuml;şmeleri algılayarak kurum yetkililerine ya da aile bireylerine anlık m&uuml;dahale imk&acirc;nı sunan bu teknoloji, bakım s&uuml;re&ccedil;lerine yeni bir g&uuml;venlik katmanı ekliyor.</p>

<p>Bayır, şirketin Avrupa&rsquo;ya a&ccedil;ılma s&uuml;reci i&ccedil;in farklı &uuml;lkelerden davetler aldığını belirtirken T&uuml;rkiye&rsquo;de geliştirdiği teknolojileri kullanan 200&rsquo;&uuml;n &uuml;zerinde kurumla iş birliği i&ccedil;inde olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<h2>Tunga Bayrak</h2>

<p><span><em><strong>22 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu Ortak, Freya</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/44596d25-0864-42d4-8717-2631649c33f4.jpeg" />Tunga Bayrak i&ccedil;in yapay zeka, yeni bir iletişim bi&ccedil;imi. Y&uuml;zme alanında elde ettiği derecelerden n&ouml;rosimbolik sistemlere, kuantum topluluğu başkanlığından girişimciliğe uzanan bir kariyer &ccedil;izgisi var. &nbsp;Pennsylvania &Uuml;niversitesi&rsquo;nde aldığı Bilgisayar bilimi eğitimi sırasında yapay zeka alanında yoğunlaşarak Wharton&rsquo;da yan dal yaptı, ekibini MIT&rsquo;te hackathonlara g&ouml;t&uuml;rd&uuml;.&nbsp;</p>

<p>Girişimcilik tarafında &ouml;nce &uuml;niversite başvuru metinleri &uuml;reten bir yapay zeka uygulaması geliştirdi. GPT-3 ve Manim&rsquo;i birleştirerek metinden videoya matematik anlatan bir sistem geliştirdi; bu s&uuml;re&ccedil;te oluşturduğu ses altyapısı ise Tomas Nepala ile birlikte kurduğu Freya&rsquo;nın temelini oluşturdu. Freya, finans ve sigorta sekt&ouml;rleri başta olmak &uuml;zere ABD, Avrupa ve T&uuml;rkiye&rsquo;de kurumlar tarafından kullanılan hiper-ger&ccedil;ek&ccedil;i sesli yapay zeka ajanları geliştiriyor. Bayrak&rsquo;ın bu proje i&ccedil;in &ccedil;ıkış motivasyonu ise kişisel: Ge&ccedil;irdiği omuz ameliyatı sonrası bankalarla ve sigorta şirketiyle yaşadığı iletişim sorunları. Hedefi ise bir kurumu arayan kullanıcının insan ya da yapay zeka fark etmeksizin hızlı, doğal ve yorucu olmayan bir diyalogla &ccedil;&ouml;z&uuml;m alabilmesi. Freya&rsquo;yı &ouml;ne &ccedil;ıkaran iki eksen var. İlki, T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;ye &ouml;zel eğitilmiş modelleriyle doğal konuşmayı ve doğru anlamayı &ouml;nceleyen (transformer) tabanlı yapısı. İkincisi ise g&uuml;venilirlik: Sistem devreye alınmadan &ouml;nce binlerce sim&uuml;lasyonla testlerinin yapılıyor olması.&nbsp;</p>

<p>Freya&rsquo;nın kısa s&uuml;rede 30 milyon dolarlık değerlemeye ulaşması, Bayrak&rsquo;ın erken yaşta edindiği birikimlerin sonucu. Vizyonu ise net: Yapay zeka destekli m&uuml;şteri hizmetlerinde k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte standart belirleyen bir platform kurmak. Ancak ona g&ouml;re asıl eşik, yapay zekanın kullanıcının niyetini ve duygusunu doğru okuyabildiği an ge&ccedil;ilecek.</p>

<h2>Dilara Bostancıoğlu</h2>

<p><span><em><strong>26 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, Teamfluencer</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6ab802ee-4735-4c3a-a9a0-cf2baae863d1.jpeg" />Hen&uuml;z Kabataş Lisesi&rsquo;ndeyken sosyal medyanın yalnızca bir eğlence alanı olmadığını fark eden Dilara Bostancıoğlu, &ldquo;Bu d&uuml;nyanın kodlarını ben yazacağım&rdquo; diyerek kendi yolunu &ccedil;izdi. &nbsp;Bug&uuml;n 500 binden fazla i&ccedil;erik &uuml;reticisini buluşturan Teamfluencer&rsquo;ın temelinde gen&ccedil; yaşta edindiği bu farkındalık var. 2010&rsquo;ların sonunda markalar ile influencer&rsquo;lar arasındaki iletişimi inceleyen Bostancıoğlu, veriye dayalı bir sistem kurmaya karar verdi. &ldquo;Klişeler değil veriler konuşacak&rdquo; yaklaşımı, Teamfluencer&rsquo;ı bir pazarlama aracından &ccedil;ok &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilir sonu&ccedil; &uuml;reten bir teknoloji şirketine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;. Hen&uuml;z 18 yaşındayken Pepsi ile yaptığı ilk satış ise girişimin fikir aşamasından ger&ccedil;ek bir iş modeline ge&ccedil;işinin d&ouml;n&uuml;m noktası.</p>

<p>Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi&rsquo;nde aldığı akademik altyapıyı girişimcilik vizyonuyla birleştiren Bostancıoğlu, aynı yıllarda Boğazi&ccedil;i Yelken Takımı&rsquo;nda yer aldı. &ldquo;Yelken bana r&uuml;zgarı değil y&ouml;n&uuml; okumayı &ouml;ğretti&rdquo; diyen gen&ccedil; girişimci, 2021&rsquo;de anonim şirkete d&ouml;n&uuml;şen Teamfluencer&rsquo;ı b&uuml;y&uuml;t&uuml;rken 2024&rsquo;te Nevzat Aydın&rsquo;dan 3 milyon dolar değerleme &uuml;zerinden yatırım aldı. Bug&uuml;n Teamfluencer, Nike&rsquo;tan Amazon&rsquo;a k&uuml;resel markalarla &ccedil;alışan, yapay zeka tabanlı kampanya y&ouml;netimi sunan bir teknoloji platformu. &ldquo;Biz trendlere tepki veren değil, trendleri &ouml;nden okuyan bir şirketiz&rdquo; diyor Bostancıoğlu. ABD pazarına a&ccedil;ılan Teamfluencer ekibinin y&uuml;zde 80&rsquo;inin kadınlardan oluşması ise onun fırsat eşitliğine odaklanan liderlik anlayışının somut bir g&ouml;stergesi.</p>

<h2>Vorga Can</h2>

<p><span><em><strong>29 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu Ortak, Novus</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a7175100-eca0-40d0-8200-5d8ea5723f4c.jpeg" />Vorga Can, yapay zeka, sosyoloji ve felsefe kesişiminde &ccedil;alışan gen&ccedil; bir teknoloji girişimcisi. Can, Ko&ccedil; &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Sosyoloji ve Uluslararası İlişkiler okudu. Ardından Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;de muhabirlik yaptı. Medya deneyimini Aposto&rsquo;nun kurucu ekibine katılarak ve yayın y&ouml;netmenliği g&ouml;revini &uuml;stlenerek devam ettirdi. Bug&uuml;n ise bu yolculuk, şirketlerin yapay zekayla d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml; sağlayan teknolojilere uzanıyor. Can&rsquo;ın 2020&rsquo;de Egehan Asad ile birlikte kurduğu Novus, Boston ve İstanbul merkezli bir yapay zeka girişimi. QNB, Acıbadem ve Adecco Group gibi kurumlara &ccedil;ağrı merkezi, finans ve sigorta alanlarında yapay zeka ajanları geliştiriyor. AutoContent, 360Sales, FinGenius ve InsurQ&amp;A gibi &uuml;r&uuml;nleriyle işletmelerin i&ccedil;erik &uuml;retimi ve veri analizine destek veren &ccedil;&ouml;z&uuml;mler sunuyor.</p>

<p>Kuruluş sonrası MIT Sandbox ve Google for Startups&rsquo;a kabul edilen Novus, Startup Wise Guys, Venture Lane, Inveo Ventures ve Vestel Ventures gibi yatırımcılarla b&uuml;y&uuml;d&uuml;. Son olarak Vestel Ventures liderliğinde 14 milyon dolar değerleme &uuml;zerinden 1,5 milyon dolar yatırım alarak k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;eğini hızlandırdı. Can, Novus&rsquo;un geliştirdiği yapıları &ldquo;yapay zeka ajanlarının orkestrasyonu&rdquo; olarak tanımlıyor: &ldquo;Her alan yapay zeka, yapay zeka ajanları ve bu orkestrasyonlarla kolaylaştırılabilir.&rdquo; Kendisini &ldquo;disiplinli ama sezgisel &ccedil;alışan&rdquo; biri olarak tanımlayan Vorga Can i&ccedil;in teknoloji, sadece verimlilik aracı değil, insan odaklı bir d&uuml;ş&uuml;nme bi&ccedil;imi.</p>

<h2>Kadir Danışman</h2>

<p><span><em><strong>24 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, Spektra Games</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/eb86e0d8-dfdd-4724-9000-e5318a87d188.jpeg" />Bitlis Tatvan&rsquo;daki k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir internet kafe&hellip; &Uuml;&ccedil; arkadaş saatlerdir oyun oynuyor. Tam o sırada 14 yaşındaki Kadir Danışman, masadaki sessizliği bozan o soruyu soruyor: &ldquo;Neden kendi oyunumuzu yapmıyoruz?&rdquo; Bu c&uuml;mle, birka&ccedil; ay s&uuml;ren araştırmaların ve uykusuz gecelerin de başlangıcı. Sonunda hazırladıkları oyun 350 bin indirmeye ulaşıyor. Danışman &ldquo;O zamanlar oyun sekt&ouml;r&uuml; bir iş olarak g&ouml;r&uuml;lm&uuml;yordu&rdquo; diyor. Ama o d&ouml;nem elde ettikleri gelir, ailelerine bunun ger&ccedil;ek bir &lsquo;iş&rsquo; olabileceğini g&ouml;stermek i&ccedil;in yeterli olmuş.</p>

<p>Beş yıl sonra yani 19 yaşındayken, tam bursla kazandığı Ko&ccedil; &Uuml;niversitesi Bilgisayar M&uuml;hendisliği b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; mezun olmadan bıraktı. &ldquo;Okulda harcadığım vaktin bana geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; ile kendi işime harcadığım vaktin farkını g&ouml;r&uuml;nce karar vermek zor olmadı&rdquo; diyor. Şu ana kadar haklı g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor: 2020&rsquo;de kurduğu Spektra Games, 3,5 yıl i&ccedil;inde 40 milyondan fazla oyuncuya ulaştı.</p>

<p>İlk yıllarda hi&ccedil; yatırım almadan, kazandıkları her kuruşu bir sonraki projeye aktararak b&uuml;y&uuml;d&uuml;ler. &ldquo;Bilgisayar alırken bile on kez d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorduk&rdquo; diyor. Bu sınırlı kaynaklar, ekibin reflekslerini keskinleştirmiş: &ldquo;Bizim i&ccedil;in &ouml;nemli olan şey hızdı. Highway Racer Pro&rsquo;yu &uuml;&ccedil; yılda yapsaydık, piyasanın artık o oyuna ihtiyacı kalmayacaktı. On kişilik bir ekiple bir yılda tamamladık.&rdquo;&nbsp;</p>

<p>Highway Racer Pro, 2024&rsquo;te ABD&rsquo;de en &ccedil;ok indirilen mobil yarış oyunu oldu. 2025&rsquo;te ise 45 &uuml;lkede &ldquo;Racing&rdquo; kategorisinde 1 numaraya y&uuml;kseldi. Bug&uuml;n Spektra Games, globalde bu t&uuml;rde faaliyet g&ouml;steren birka&ccedil; bağımsız st&uuml;dyodan biri. Şirketin değerlemesi 20 milyon dolara ulaşmış durumda. Danışman kendisini h&acirc;l&acirc; &ldquo;başarılı&rdquo; olarak tanımlamıyor. T&uuml;rkiye&rsquo;den d&uuml;nyaya iş &uuml;retmeyi umursuyor. &ldquo;En zeki &ouml;ğrenciler bu alana girmek istiyor. Biz de o potansiyelin doğru y&ouml;nlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.&rdquo;</p>

<h2>Hasan Burak Demir</h2>

<p><span><em><strong>27 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, Feraset</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/ab0ec3c3-42f1-4750-90d7-2d79ef677a4f.jpeg" />Yapay zeka devriminde herkes teknolojiyi konuşuyor. &ldquo;Ama biz onu insanın g&uuml;ndelik hayatına nasıl sokabileceğimizi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k&rdquo; diyor Feraset&rsquo;in kurucusu Hasan Burak Demir. Şirketin adını, İngilizce isimlere inat &ldquo;Feraset&rdquo; koymuş. &ldquo;G&uuml;zel de oldu, dikkat &ccedil;ekti&rdquo; diyor. Feraset, şu anda T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nde gelen yapay zeka mobil app şirketlerinden biri ama Demir&rsquo;in ilk başarılı işi değil.&nbsp;</p>

<p>Robert Kolej&rsquo;den sonra Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi İşletme B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden mezun olan Demir, hen&uuml;z 23 yaşındayken kurucularından olduğu Zerosum Games&rsquo;i, d&uuml;nya devi Zynga&rsquo;ya satarak T&uuml;rkiye&rsquo;nin en gen&ccedil; teknoloji ihracat&ccedil;ılarından biri olmuştu. Feraset ile mobil oyun alanındaki deneyimini yeni bir boyuta taşıdı. &ldquo;Feraset&rsquo;i kurarken hedefimiz karmaşık sistemleri sade bir kullanıcı deneyimine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmekti&rdquo; diyor. İki kişilik bir &ccedil;ekirdek ekiple kurulan Feraset, 2025&rsquo;te Play Ventures ve 500 Startups&rsquo;tan 4,5 milyon dolarlık yatırım aldı.. Şu anda 40 kişilik bir ekibe ulaşan şirketin M&uuml;zik.ai, Livensa, Hexa ve Aura gibi pop&uuml;ler yapay zeka tabanlı uygulamaları kısa s&uuml;rede 40 milyona yakın kullanıcıya ulaştı.</p>

<p>Demir, bu b&uuml;y&uuml;menin ardındaki enerjiyi hep aynı motivasyonla a&ccedil;ıklıyor: Son kullanıcıya odaklanmak. Eğitim hayatı boyunca hep derece yapma hırsı olduğunu anlatırken bu hırsı h&acirc;l&acirc; kaybetmediğini belli ediyor. &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;de doğup b&uuml;y&uuml;d&uuml;m, Amerika&rsquo;ya gitmek gibi bir hedefim hi&ccedil; olmadı. Burada neler yapabilirim, buradaki yetenekleri nasıl değerlendirebiliriz, beni asıl heyecanlandıran bu. İlk şirketimi de burada kurdum, ikincisini de&rdquo; diyor.</p>

<h2>Hazal Evliyaoğlu</h2>

<p><span><em><strong>29 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu Ortak, The Purest Solutions</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/51ef4738-81ec-4639-b168-3c5c278f5b94.jpeg" />Hazal Evliyaoğlu&rsquo;nun kariyerinde m&uuml;hendislikten cilt sağlığına uzanan bilin&ccedil;li bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m var. Evliyaoğlu, Kocaeli &Uuml;niversitesi End&uuml;stri M&uuml;hendisliği&rsquo;nden ilk y&uuml;zde 10&rsquo;da mezun oldu; b&ouml;l&uuml;m asistanlığı yaptı, IEEE (Elektrik ve Elektronik M&uuml;hendisleri Enstit&uuml;s&uuml;) koordinat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &uuml;stlendi ve bir d&ouml;nem Yıldız Teknik &Uuml;niversitesi&rsquo;nde eğitim aldı. Ardından M&uuml;nih&rsquo;e taşınıp TUM&rsquo;da (M&uuml;nih Teknik &Uuml;niversitesi) S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir Kaynak Y&ouml;netimi y&uuml;ksek lisansını tamamladı. Bug&uuml;n kozmetik şirketi The Purest Solutions&rsquo;ın global operasyonunu M&uuml;nih&rsquo;ten y&ouml;netiyor.</p>

<p>Markanın ortaya &ccedil;ıkışı ise kişisel bir noktadan başlıyor. Hazal Evliyaoğlu, kendi cilt sorunlarına &ccedil;&ouml;z&uuml;m ararken ağabeyi Alim Ozan Evliyaoğlu ile 2020&rsquo;de The Purest Solutions&rsquo;ı kurmuş. Hedeflerini ise ş&ouml;yle &ouml;zetliyor: &ldquo;Gereksiz vaatlerin değil, ger&ccedil;ekten işe yarayan i&ccedil;eriklerin olduğu bir marka yaratmak.&rdquo; Bu nedenle şeffaflık politikalarını kuruldukları g&uuml;n belirleyerek her yeni &uuml;r&uuml;n&uuml;n form&uuml;l&uuml;n&uuml; lansmanla birlikte kamuya a&ccedil;ık paylaşmışlar. Kullanıcı geri bildirimleri ise yalnızca pazarlama i&ccedil;in değil Ar-Ge&rsquo;nin tam merkezinde konumlanıyor.</p>

<p>Evliyaoğlu&rsquo;nun s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik yaklaşımı, marka k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne y&ouml;n verenler arasında. T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk plastiksiz kargo sistemlerinden birini hayata ge&ccedil;irdiler. &Uuml;r&uuml;n bittikten sonra ambalajın atılmak yerine yeniden doldurulmasını sağlayan refill sistemini ise tamamen kendi kaynaklarıyla geliştirmişler. Bug&uuml;n The Purest Solutions, 50&rsquo;den fazla &uuml;lkede satılan bir cilt bakım markasına d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş durumda. Evliyaoğlu kararlarını sezgiye değil veriye ve kullanıcıya dayandırıyor. Ona g&ouml;re başarının form&uuml;l&uuml; a&ccedil;ık: Bilimsel i&ccedil;erik, şeffaf iletişim ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir &uuml;retim.</p>

<h2>Selin Ge&ccedil;it</h2>

<p><span><em><strong>27 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Sanat&ccedil;ı</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/415610b2-515f-4533-b7bc-ac8b21d68c20.jpeg" />Herkes onu &ldquo;Yalancı Bahar&rdquo; yorumuyla tanıdı. Sertab Erener ile aynı sahneyi paylaştı. UEFA Champions Fest sahnesine &ccedil;ıktı. &nbsp;Kariyerindeki en &ouml;nemli gelişmelerden biri de 2022&rsquo;de &ldquo;Enemies&rdquo; d&uuml;etiyle Times Square&rsquo;in g&ouml;beğinde yer alan ilk T&uuml;rk kadın sanat&ccedil;ı &uuml;nvanını kazanması oldu.z</p>

<p>Selin Ge&ccedil;it, kendini bildiğinden beri sahneyi seviyor. Hen&uuml;z d&ouml;rt yaşındayken m&uuml;ziğe olan yatkınlığını fark eden babasının &ldquo;Şimdi taşlar yerine oturuyor&rdquo; dediğini s&ouml;yl&uuml;yor. &Ccedil;ocukluk yılları tiyatrolarla, m&uuml;zikallerle ve kesintisiz bir &ccedil;alışma disipliniyle şekillenerek adım adım profesyonelliğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Bu tercihler, onu Londra&rsquo;daki BIMM Universitesi&rsquo;nde &lsquo;yaratıcı m&uuml;zisyenlik&rsquo; programıyla buluşturdu.</p>

<p>Ge&ccedil;it&rsquo;in m&uuml;zikal tarzı tek bir kategoriye sığmıyor. Pop, indie ve R&amp;B ritimlerinin arasında &ouml;zg&uuml;rce dolaşıyor; tek bir durakta kalmak hi&ccedil; ona g&ouml;re değil. Bu devinim, yaşam tarzına da sirayet etmiş. Yıllardır farklı &uuml;lkeler arasında gidip geldiği i&ccedil;in hi&ccedil;bir yere tam anlamıyla ait hissedememek, başlangı&ccedil;ta onu tedirgin etmiş. Fakat sonra bu duyguyu kendi hikayesinin ham maddesi olarak g&ouml;rmeyi başardı. Şarkılarındaki &ccedil;eşitlilik, bu aidiyetsizlik hissinin bir yansıması.&nbsp;</p>

<p>Seslendirdiği şarkıların s&ouml;zleri &ccedil;oğunlukla kendisinin. Bestelerin yapımında yer alıp kliplerin kreatif d&uuml;nyasını bizzat kuruyor. Temposu sıkı ama ritim değişiyor. Bazen 25 g&uuml;n&uuml;n&uuml; st&uuml;dyoda ge&ccedil;irecek kadar yoğun, bazı d&ouml;nemlerde de kendini dinlemek i&ccedil;in es veriyor. Bu iniş &ccedil;ıkışlar ona g&ouml;re yaratıcı s&uuml;recin doğal akışı. Gelecek planlarını yalnızca T&uuml;rkiye&rsquo;ye değil global sahneye g&ouml;re kuruyor. En b&uuml;y&uuml;k hayali, Miley Cyrus ya da Steve Wonder gibi isimlerle &ccedil;alışmak.</p>

<h2>Zehra G&uuml;neş</h2>

<p><span><em><strong>26 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Sporcu</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/db19a94d-4b54-4277-9e67-0ede3c087cef.jpeg" />Zehra G&uuml;neş&rsquo;e g&ouml;re sahadaki rekabet kadar hayattaki diren&ccedil; de &ouml;nemli. &ldquo;B&uuml;t&uuml;n g&uuml;n &ccedil;alışıp anne olan kadının da, t&uuml;m g&uuml;n &ccedil;ocuk bakan kadının da m&uuml;cadelesi kıymetli. Biz sadece daha g&ouml;r&uuml;n&uuml;r olan taraftayız&rdquo; derken, milli formayı giydiğinde aklından ge&ccedil;en c&uuml;mleyi de ekliyor: &ldquo;T&uuml;rk kadını olduğunu unutma; m&uuml;cadele senin ruhunda var.&rdquo; &Ccedil;ocukluğunda uzaya gitme hayalleri kuran G&uuml;neş, 12 yaşında VakıfBank altyapısındaydı; bug&uuml;n ise kul&uuml;b&uuml;n kaptanı. Voleybola başladığı ilk g&uuml;n&uuml; anlatırken h&acirc;l&acirc; heyecanlanıyor: &ldquo;VakıfBank A Takımı&rsquo;yla &ccedil;ıktığım ilk antrenmanı unutamıyorum, Ay&rsquo;da y&uuml;r&uuml;yormuş gibi hissetmiştim.&rdquo;</p>

<p>Başarılarının merkezinde kendi potansiyeli &uuml;zerine bitmeyen soruları var. &ldquo;Neyi daha iyi yapabilirim, nerede t&ouml;kezledim, nasıl kazandım, neden kaybettim?&rdquo; sorularını yalnızca antren&ouml;rleriyle değil, takım arkadaşlarıyla ve psikoloğuyla da konuşuyor. Ona g&ouml;re başarı, takım oyununu saha dışına taşıyabilmekten ge&ccedil;iyor. Ailesinin desteği ise &ccedil;ok kıymetli. &Ccedil;ocukluğunda imkanlar sınırlı olmasına karşın annesi her g&uuml;n &uuml;&ccedil; vasıta değiştirerek onu antrenmanlara g&ouml;t&uuml;rerek baskı kurmadan yalnızca g&uuml;ven vermiş. Bug&uuml;n h&acirc;l&acirc; her ma&ccedil;ında, trib&uuml;nde aynı kararlılıkla yanında. Zehra i&ccedil;in disiplin ve tutku birbirinden ayrılmıyor. Paris Olimpiyatları &ouml;ncesi ameliyat olması gerektiğinde, kadrodan &ccedil;ıkacağının bilinciyle g&uuml;nde sekiz saat tedavi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; d&ouml;nemi hatırlıyor. UNICEF &Ccedil;ocuk Hakları Savunucusu olarak da yoğun bir takvim y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor; boş zamanlarında film izleyip kitap okuyor. &nbsp;Gelecek hedefi: Kul&uuml;b&uuml;yle t&uuml;m kulvarlarda kupa kaldırmak ve 2028 Los Angeles Olimpiyatları&rsquo;nda k&uuml;rs&uuml;ye &ccedil;ıkmak.</p>

<h2>Baran Kala - Sarp Kala</h2>

<p><span><em><strong>27 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu Ortaklar, BAHS</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/9efac606-34fe-464e-8504-53a1f10cfe1a.jpeg" />Baran ve Sarp Kala, kendi hayatlarında yaşadıkları &ldquo;sağlıklı ve pratik besine erişim&rdquo; sorunundan yola &ccedil;ıkarak BAHS markasına imza atan iki kardeş. İlk &uuml;r&uuml;nleri bir protein bar olsa da asıl yolculuk, &ouml;ğ&uuml;n tozu Ar-Ge&rsquo;siyle şekillenmiş. İki kardeşin girişimcilikle tanışması ise pandemiden &ouml;nce, bambaşka bir teknoloji girişimine dayanıyor. Bug&uuml;n o deneyimindeki hatalarının onları daha planlı, daha dayanıklı iki kurucuya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; anlatıyorlar.</p>

<p>Sarp, HEC Lausanne mezunu; yurt dışında eğitimin en b&uuml;y&uuml;k katkısının vizyon kazanmak olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Baran ise Sorbonne&rsquo;daki eğitimini yarıda bırakıp T&uuml;rkiye&rsquo;ye d&ouml;nm&uuml;ş. 2021 yılında kurulan BAHS aynı zamanda bir kardeşlik d&uuml;zeni: Baran stratejiyi &ccedil;izerken Sarp operasyonu y&ouml;netiyor; biri eksik kaldığında diğeri tamamlıyor. Diğer kurucu ortaklar H&uuml;seyin Şimşek ve Akın &Ouml;zpınar da h&acirc;l&acirc; ekibin i&ccedil;inde ve ikili i&ccedil;in bu kolektif bilin&ccedil; &ccedil;ok anlamlı. Baran&rsquo;ın bu konuda kısa bir cevabı var: &ldquo;Bir start-up i&ccedil;in fikir mi, ekip mi derseniz&hellip; Ekip derim.&rdquo;</p>

<p>BAHS, &ldquo;sağlıklı yaşam bir trend değil, k&uuml;lt&uuml;r&rdquo; yaklaşımıyla ilerliyor. İkili, vegan ve glutensiz &uuml;r&uuml;nleri, bu kavramlar hen&uuml;z bu denli yaygınlaşmadan &ouml;nce piyasaya s&uuml;rd&uuml;. Sarp, &ldquo;O zaman veganizm &ccedil;ok dar bir pazar olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yordu&rdquo; diyor. S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik şirketin ticari stratejisinden &ccedil;ok kurucuların kişisel prensibi; i&ccedil;eriklerden fiyatlamaya, Ar-Ge&rsquo;den dağıtıma kadar b&uuml;t&uuml;n kararları bu &ccedil;izgide alıyorlar. &Ouml;nlerinde Avrupa&rsquo;da kaliteyle, Orta Doğu ve Asya&rsquo;da pratik &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerle b&uuml;y&uuml;yen bir yol var. Hedefleri 2028&rsquo;de 80 milyon dolar ciroyu aşmak. Hızlı gidiyorlar ve iş dışında bile işten uzaklaşmıyorlar. Baran&rsquo;ın tek c&uuml;mlesi bu durumu &ouml;zetliyor: &ldquo;Tatillerden nefret ederim; yaptığım iş beni yormuyor, aksine dinlendiriyor.&rdquo;</p>

<h2>Dilara Kaplan</h2>

<p><span><em><strong>29 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu Ortak, Orbina</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6dbb0f53-a5d0-4786-b278-76167c1ddbea.jpeg" />Dilara Kaplan, g&uuml;nd&uuml;z kurumsal projelerde &ccedil;alışıyor; akşamları ise maaşıyla fonladığı iki &lsquo;junior&rsquo; yazılımcıyla kendi yapay zeka modelini inşa ediyordu. Bug&uuml;n şirketi Orbina, Google, Microsoft ve AWS&rsquo;ten toplam 1 milyon dolarlık bulut hibesi alan; Allianz, DenizBank, Kiwi ve Aslı Bisiklet gibi markaların m&uuml;şteri deneyimini y&ouml;neten bir teknoloji platformuna d&ouml;n&uuml;şt&uuml;.</p>

<p>Kaplan &ccedil;ocukluğunda sessiz olduğunu ama &ccedil;ok iyi g&ouml;zlem yaptığını belirtiyor. Balıkesir &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Uluslararası İlişkiler okurken Bandırma&rsquo;da d&ouml;rt yıl boyunca binlerce genci buluşturan etkinlikler organize etti; topluluk y&ouml;netiminin dinamiklerini o yıllarda &ouml;ğrendi. Mezuniyet sonrası Bilişim Vadisi ve Yıldız Teknopark&rsquo;ta teknik projelerde g&ouml;rev aldı; teknolojinin altyapısını ve disiplini burada edindi. Orbina ilk kurulduğunda bir i&ccedil;erik platformuydu. Ancak markalarla yapılan testler, ger&ccedil;ek ihtiyacın başka bir yerde olduğunu g&ouml;sterdi. Kaplan ve ekibi binlerce T&uuml;rk&ccedil;e veriyi işleyerek modeller eğitti ve T&uuml;rk&ccedil;e konuşabilen yapay zeka ajanları geliştirdi. Bu pivot, Orbina&rsquo;nın kaderini değiştirdi. Bug&uuml;n şirket, m&uuml;şteri deneyimini birka&ccedil; dakika i&ccedil;inde &ccedil;&ouml;z&uuml;p y&ouml;neten yapay zeka modelleriyle &ccedil;alışıyor. Kaplan, t&uuml;m bu s&uuml;re&ccedil; boyunca kişisel olarak b&uuml;y&uuml;k risk aldı. 2023 sonunda bir girişim sermayesinden 100 bin dolarlık bor&ccedil; alarak ekibini kurdu; aylarca maaş almadan &ccedil;alıştı. Şimdi ise şirket, aynı tutara yaklaşan aylık tekrarlayan gelir seviyesine geldi. Orbina&rsquo;nın 15 kişilik bir ekibi bulunuyor ve Kaplan&rsquo;ın en b&uuml;y&uuml;k hedeflerinden biri şirketinde &nbsp;kadın m&uuml;hendis sayısını artırmak.</p>

<h2>Oğulcan Lider Kara</h2>

<p><span><em><strong>27 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Danışman, Corpera Consulting</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/1f4fec5d-b851-4a47-a300-901c8a49c6f7.jpeg" />Erken yaşta para kaybetmek &ccedil;oğu insan i&ccedil;in caydırıcı olabilir. Lider Kara i&ccedil;in tam tersi ge&ccedil;erli. Kara&rsquo;nın finans piyasalarına ilgisi bir İnternet forumunda rastladığı yatırım stratejileriyle başladı. Liseye giderken dayısının yatırım hesabında işlem yaparak deneyim kazandı. &ldquo;O yaşta para kaybetmek, bir stratejinin sınırlarını &ouml;ğrenmenin en hızlı yoluydu&rdquo; diyor. Finansal sistemin rakamların &ouml;tesinde insan davranışıyla şekillendiğini o zamanlar kavradığını anlatıyor.</p>

<p>İstanbul &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Amerikan K&uuml;lt&uuml;r ve Edebiyatı eğitiminin ardından Ko&ccedil; &Uuml;niversitesi&rsquo;nde işletme y&uuml;ksek lisansı yapan Kara, Yale &Uuml;niversitesi&rsquo;nin d&uuml;zenlediği &lsquo;Global Stock Trading Competition&rsquo; yarışmasına katıldı. Bu yarışmada, &uuml;st &uuml;ste iki yıl d&uuml;nya birincisi oldu. İlk senesinde agresif, y&uuml;ksek hacimli bir al-sat stratejisi izlemiş. İkinci seferde tam tersi, uzun vadeli ve temkinli... İki farklı stratejiyle birincilik kazanmak yatırım d&uuml;nyasına bakışını netleştirmiş: &ldquo;Yatırımda en b&uuml;y&uuml;k avantaj, belirli bir kalıba saplanmamak. Piyasayı kendi doğasında okumak.&rdquo; Kara, sosyal medya, haber siteleri ve finansal forumlardan gelen veriyi tarayıp finansal ara&ccedil;lar hakkındaki kullanıcı eğilimlerini &ouml;l&ccedil;&uuml;yor ve skorluyor. Sonra bu skoru fiyat hareketleri ve volatilite ile karşılaştırıp aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olup olmadığına bakıyor.</p>

<p>Ona g&ouml;re &ldquo;Yapay zeka insanların veriye ulaşımını hızlandırıyor ama muhakeme ve tahmin y&uuml;r&uuml;tme h&acirc;l&acirc; insanın alanı. Piyasalar doğası gereği insan davranışını yansıtıyor.&rdquo; Elde ettiği birincilikler sonrasında Oğulcan Lider Kara&rsquo;ya yatırım bankacılığı alandaki pozisyonlar i&ccedil;in &ldquo;headhunter&rdquo;lar ulaşmış. ABD&rsquo;den gelen teklifleri geri &ccedil;eviren Kara, bireysel yatırımcıların da kurumsal seviyedeki gelişmiş analiz ara&ccedil;larına erişebilmesini hedeflediklerini s&ouml;yl&uuml;yor. Ama&ccedil;larının yatırımcıya yalnızca mali tabloları değil, b&uuml;y&uuml;me trendlerini, sekt&ouml;r karşılaştırmalarını ve makro bağlamı birlikte değerlendirebileceği b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l bir analiz imkanı sunmak olduğunu vurguluyor. &ldquo;Birinci olduktan sonra hep &lsquo;Şimdi ne var?&rsquo; diye sordum kendime&rdquo; diyor. &ldquo;Sanırım beni &ccedil;alışmaya iten şey, hep bir sonrakini merak etmek!&rdquo;</p>

<h2>Berk Keklik</h2>

<p><span><em><strong>25 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> İ&ccedil;erik &Uuml;reticisi</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/186657ca-6d72-4a82-87ce-f1507f38bdee.jpeg" />Sosyal medyanın hızla yeni ş&ouml;hretler yarattığı bir d&ouml;nemde, mizahını kendi anlatı evrenine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rerek &ouml;ne &ccedil;ıktı. Kısa videoların anlık t&uuml;ketildiği bir d&uuml;nyada &uuml;retimini g&ouml;zlem ve karakter inşası &uuml;zerine kurması onu farklı kılan &ouml;zellikler arasında. Bu hikayenin temeli ise lise yıllarında sahneye &ccedil;ıktığı tiyatro g&uuml;nlerine ait; ileride yaratacağı karakterlerin dili ve tonu da tam burada şekillendi. Bug&uuml;n Keklik, sosyal medyada 4,6 milyon takip&ccedil;isiyle kendi jenerasyonunun en g&uuml;&ccedil;l&uuml; dijital anlatıcılarından biri.</p>

<p>Metroda &ccedil;ektiği &ldquo;Duraktan Durağa&rdquo; serisi, geniş kitlelerle kurduğu bağın ilk ciddi adımıydı. G&uuml;ndelik hayatın k&uuml;&ccedil;&uuml;k anlarını yeniden kurma becerisi, bu projeyle belirginleşti. &Uuml;retim s&uuml;recinin &ccedil;ıkışını ise şu c&uuml;mlesi &ouml;zetliyor: &ldquo;Fikirler aklıma zaten her yerde geliyor, &ccedil;&uuml;nk&uuml; T&uuml;rkiye&rsquo;deyiz, malzeme bol.&rdquo; Keklik, dijital d&uuml;nyanın teorik tarafını daha iyi kavramak i&ccedil;in Bah&ccedil;eşehir &Uuml;niversitesi&rsquo;nde reklamcılık okumaya başladığını anlatıyor. B&ouml;ylece sahada kurduğu pratik yaratım diline bir de akademik &ccedil;er&ccedil;eve ekliyor. &Ouml;ğretmen bir anne ve eski milli g&uuml;reş&ccedil;i bir babaya sahip olması, disiplin ve dayanıklılık a&ccedil;ısından g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir arka plan sağlamış.</p>

<p>Yaratıcılığını korumak i&ccedil;in zaman zaman bilin&ccedil;li olarak sade rutinine d&ouml;n&uuml;yor; b&ouml;ylece yeni fikirlerin filizlenmesi i&ccedil;in kendine alan a&ccedil;ıyor. Tanınırlığın getirdiği değişimler ise onu giderek daha &ccedil;ok ailesine ve kendi i&ccedil; sesine yaklaştırıyor. Geleceğe dair hayali net: Kısa videoların hızına rağmen kalıcı işler &uuml;retmek ve yarattığı her karakter i&ccedil;in ayrı bir film &ccedil;ekerek dijitalden sinema uzanan g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir d&uuml;nya kurmak.</p>

<h2>Berkay Ko&ccedil;ak</h2>

<p><span><em><strong>28 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> kurucu, Bridgesoft</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/cba5fef5-d42c-4a59-af1e-7699168ffd54.jpeg" />Bridgesoft&rsquo;un kurucusu Berkay Ko&ccedil;ak, &ldquo;Bir yazılım bilgisi nasıl optimize ediliyorsa tarımda da kaynak aynı hassasiyetle kullanılmalı&rdquo; diyor ve ekliyor: &ldquo;Bizim yaptığımız yalnızca doğru yere ila&ccedil; atmak değil; yanlışın sistemden kalkmasını sağlamak.&rdquo; Yedi yaşında bilgisayar kodlarıyla tanışan Ko&ccedil;ak, Yeditepe &Uuml;niversitesi&rsquo;ndeki Bilgisayar M&uuml;hendisliği eğitiminin ardından, bir Alman teknoloji şirketinde &ccedil;alışırken T&uuml;rkiye&rsquo;deki tarım s&uuml;re&ccedil;lerinin h&acirc;l&acirc; b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de geleneksel kararlarla y&uuml;r&uuml;t&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; fark etti. Bu g&ouml;zlem, onu teknolojiyi verimliliğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;recek yolları aramaya itti. B&ouml;ylece 2021&rsquo;de yapay zeka ve sens&ouml;r teknolojisini tarlalara taşıyan Bridgesoft&rsquo;u kurdu. Şirketin geliştirdiği Smart SprayX/PRO sistemi, trakt&ouml;rlere monte edilen kamera mod&uuml;lleriyle tarlayı milisaniyeler i&ccedil;inde tarıyor; bitkiyi yabancı ottan ayırıyor ve yalnızca gerekli alanlara ila&ccedil;lama yapıyor. B&ouml;ylece kimyasal t&uuml;ketimi y&uuml;zde 90 azalırken su ve yakıt tasarrufu sağlanıyor. Sistem, bulut tabanlı analiz altyapısıyla &ccedil;alışıyor. &Ccedil;ift&ccedil;iler topladıkları verileri &ccedil;evrimi&ccedil;i panelden izleyebiliyor, &uuml;r&uuml;n t&uuml;r&uuml;ne ve toprak yapısına g&ouml;re ila&ccedil;lama aralıklarını ayarlayabiliyor. Yazılım her sezonun yeni verileriyle kendini yeniden eğitiyor.</p>

<p>Bridgesoft, TAGEM (Tarım ve Orman Bakanlığı - Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;) işbirliğiyle T&uuml;rkiye&rsquo;nin farklı b&ouml;lgelerinde pilot uygulamalar y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. İngiltere&rsquo;de de yeşil tarım fonlarından ve saha erişim ağlarından yararlanan şirket, &ldquo;Smart SprayX&rdquo; ve &ldquo;Smart FertiX&rdquo; adını verdiği akıllı ila&ccedil;lama ve sıvı g&uuml;breleme sistemleriyle b&uuml;y&uuml;yor. Hedef, Avrupa pazarında yerli &uuml;retimle rekabet eden &ccedil;evreci tarım teknolojilerini yaygınlaştırmak. Ko&ccedil;ak&rsquo;a g&ouml;re &ldquo;Yapay zekayı masa başından sahaya indirdiğinizde, teknolojiyle doğa arasında yeni bir dil kuruluyor.&rdquo;</p>

<h2>&Ccedil;ağan Koyun</h2>

<p><span><em><strong>21 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, Spark</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/ac87f689-4d00-49f1-82d0-c5711b6622d5.jpeg" />&Ccedil;ağan Koyun, 20 yaşında Spark SuperApp&rsquo;i kurarak e‑mobilite alanında T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk kurumsal elektrikli taşıt tanıma &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; geliştirdi; milyonlarca kullanıcıya ulaştı. O, kendini sadece girişimci değil &ldquo;vizyoner&rdquo; olarak tanımlıyor; &ccedil;&uuml;nk&uuml; onun i&ccedil;in &uuml;retmek bug&uuml;n&uuml; değil, geleceği hedeflemek demek. Bu bakış a&ccedil;ısını ise lise yıllarında kurduğu FRC robotik takımında, ardından Teknofest&rsquo;in elektrikli ve otonom ara&ccedil; yarışmalarında kazanmış. Koyun, erken yaşta kurduğu AI-TT (Artificial Intelligence Technologies) takımıyla ara&ccedil; algılama, makine &ouml;ğrenimi ve otonomi teknolojileri &uuml;zerinde &ccedil;alıştı; elektrikli ara&ccedil;lardan insansız hava ara&ccedil;larına uzanan bir teknik altyapı edindi.</p>

<p>Bu birikim, &uuml;niversiteye başladığında Spark&rsquo;ın doğmasına yol a&ccedil;tı. Spark, elektrikli ara&ccedil; kullanıcılarına şarj istasyonlarını, rota planlamayı, yol yardım ve sigorta hizmetlerini tek noktadan sunan bir mobilite super app&rsquo;i. Elektrikli ara&ccedil; sayısının hızla arttığı d&ouml;nemde reg&uuml;lasyonları, kullanıcı davranışlarını ve sekt&ouml;r boşluklarını analiz ederek yola &ccedil;ıkan Koyun, uygulamayı Avrupa&rsquo;da 575 bin şarj istasyonuna entegre edebilen bir noktaya taşıdı. Koyun bug&uuml;n Spark&rsquo;ı farklı platformlara entegre ederek b&uuml;y&uuml;tmeyi hedefliyor.</p>

<p>Gen&ccedil; yaşta girişimcilik ekosisteminin zorluklarını da yakından tanımış. &ldquo;Ucuz iş g&uuml;c&uuml;, kullanışlı beyin&rdquo; muamelesinin yaygın olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. En b&uuml;y&uuml;k kırılma noktası ise yanlış yatırımcı deneyiminden sonra, teknoloji d&uuml;nyasında 40 yıllık ge&ccedil;mişi olan İsmet Koyun ile yollarının kesişmesi olmuş. Onu &ldquo;kurtlar sofrasında bir omurga&rdquo; olarak tanımlıyor. Bu ortaklık, Spark&rsquo;ın k&uuml;resel entegrasyonlarını da hızlandırdı. &Ccedil;ağan Koyun i&ccedil;in başarı, hızlı b&uuml;y&uuml;me değil; değer &uuml;reten, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir yol a&ccedil;mak.</p>

<h2>B&uuml;şra K&ouml;ksal</h2>

<p><span><em><strong>25 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, PM Biomaterials</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/f16efda9-eada-4243-ae8b-df230742db75.jpeg" />Bilime duyduğu &ccedil;ocukluk merakı ve azmi sayesinde B&uuml;şra K&ouml;ksal, 20&rsquo;li yaşlarında petrokimya sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeye &ccedil;alışan gen&ccedil; bir sanayici oldu. Hayali akademisyenlikti; ancak bir akademisyeninin y&ouml;nlendirmesiyle başvurduğu Hamdi Ulukaya Girişimi, hayatının kırılma anıydı. New York&rsquo;ta aldığı eğitim ve Chobani fabrikasında g&ouml;rd&uuml;kleri ona yeni bir hedef &ccedil;izdi: &ldquo;Benim malzemem de bir g&uuml;n bu &uuml;retim hatlarında olmalı.&rdquo;&nbsp;</p>

<p>Bug&uuml;n kurucusu olduğu Plastic Move ve PM Biomaterials, atık nişastadan &uuml;retilen, mevcut polimerlerle y&uuml;zde 60&rsquo;a kadar karışabilen biyobazlı ve geri d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lebilir bir &ldquo;joker malzeme&rdquo; geliştiriyor. Ama K&ouml;ksal&rsquo;ın farkı sadece malzeme &uuml;retmek değil; şeffaflığı iş modelinin merkezine koyması. &lsquo;Greenwashing&rsquo;e izin vermiyor, markalara doğru beyan zorunluluğu getiriyor. T&uuml;rkiye&rsquo;de gen&ccedil; ve kadın bir &uuml;retim girişimcisi olmanın mental zorluklarını da saklamıyor; yine de &uuml;lkenin potansiyeline g&uuml;veniyor: &ldquo;T&uuml;rkiye, sopayı dikseniz yeşerecek kadar bereketli.&rdquo; Bug&uuml;n b&uuml;y&uuml;k kimya şirketleriyle masaya oturan K&ouml;ksal&rsquo;ın 30 yaşından &ouml;nce en b&uuml;y&uuml;k hedefi geliştirdiği malzemeyi petrokimya tesislerine sokmak. &ldquo;Eğer o tesislere girersek yaptığımız etki t&uuml;m d&uuml;nyayı sarar.&rdquo; K&ouml;ksal i&ccedil;in başarı kariyerden &ccedil;ok daha derin bir şey: &ldquo;Başarı, hayal ettiğin karakter olabilmek.&rdquo;</p>

<h2>Motive</h2>

<p><span><em><strong>25 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> M&uuml;zisyen</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e1ba9eb6-5876-4030-9752-3f726ff8379f.jpeg" />Motive, ger&ccedil;ek adıyla Tolga Can Serbes, 11 yaşında duyduğu bir şarkıda kendi duygularını bulduğunda m&uuml;ziğin hayatındaki yerini keşfetti. Onun i&ccedil;in rap, bir iletişim bi&ccedil;iminden &ccedil;ok onu harekete ge&ccedil;iren i&ccedil;sel bir g&uuml;&ccedil;. Rap m&uuml;zisyeni Tepki ile tanıştıktan sonra MOB Entertainment&rsquo;a dahil olması ve &ldquo;&Ccedil;ekmece Flow&rdquo; ile sahneye &ccedil;ıkması, bu ser&uuml;venin ilk adımıydı. 2020&rsquo;de yayımladığı &ldquo;Makaveli&rdquo; alb&uuml;m&uuml;yle dikkatleri &ccedil;ekti; 2022&rsquo;de &ccedil;ıkan &ldquo;22&rdquo; isimli alb&uuml;m&uuml; Spotify Top 10 listesinde altıncı sıraya kadar y&uuml;kselerek geniş kitlelerin beğenisini kazandı. Baskıyı bir y&uuml;k olarak değil, bir &ldquo;benzin&rdquo; gibi kullanıyor; temsil ettiği kitlenin de ona sorumluluk değil, motivasyon g&uuml;c&uuml; verdiğini belirtiyor.</p>

<p>Motive&rsquo;nin &uuml;retim disiplininin de kendine g&ouml;re kuralları var: Bir şarkıya ikinci kez oturduğunda finali hissedemiyorsa o şarkı bitmiyor. St&uuml;dyo onun i&ccedil;in bir s&uuml;reklilik alanı; istikrarla geri d&ouml;nmeyi, uzun uzun &ccedil;alışmayı seviyor. Hikayeyi kurarken de her par&ccedil;anın kendi dilini se&ccedil;mesine izin veriyor. Ona g&ouml;re karmaşık bir ritim mi yoksa sade bir anlatım mı gerekeceğini belirleyense şarkının kendisi. Bug&uuml;n geldiği noktayı s&uuml;rpriz olarak g&ouml;rm&uuml;yor; &ldquo;10&rsquo;lu yaşlarımda kurduğum hayaller, şu an ger&ccedil;eklerim oldu&rdquo; s&ouml;z&uuml; ise başarısındaki uzun vadeli bir vizyonun yansıması.</p>

<h2>Defne &Ouml;zcan</h2>

<p><span><em><strong>17 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Pilot Adayı</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a7ae6c21-43c6-44d7-aafb-613541642038.jpeg" />T&uuml;rkiye&rsquo;de solo u&ccedil;uş ger&ccedil;ekleştiren en gen&ccedil; kadın pilot adayı olan Defne &Ouml;zcan, m&uuml;hendislerin arasında b&uuml;y&uuml;yen gen&ccedil; bir kız. Tam da bu nedenle &ldquo;M&uuml;hendis olacağım&rdquo; farkındalığına sahip. Ancak lisede katıldığı online m&uuml;hendislik programlarında iki nokta onu hayal kırıklığına uğratmış; ekran başındaki kız sayısının neredeyse yok denecek kadar az olması ve yaşatılan &ldquo;buraya ait değilsin&rdquo; hissi. B&ouml;ylece &Ouml;zcan var olan eşitsizliği g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılmaya karar verdi. &Ouml;nce sosyal medya &uuml;zerinden &ldquo;Aklım Havada&rdquo; adını verdiği bir inisiyatif başlattı; ancak paylaşımların sınırlı kaldığını g&ouml;r&uuml;nce daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir adım gerektiğini hissetti. Bu iş i&ccedil;in pilotluğu se&ccedil;me nedenini ise ş&ouml;yle a&ccedil;ıklıyor: Havacılık h&acirc;l&acirc; d&uuml;nyanın en erkek egemen alanlarından biri ve bu alanda bir ilki başarırsam mesajım &ccedil;ok daha geniş kitlelere ulaşmış olacaktı.&rdquo;</p>

<p>&Ouml;zcan, 15 yaşında sportif havacılık eğitimine başladı. Teorik eğitimlerin ardından Ultralight Pilot Lisansı (UPL) s&uuml;recine dahil oldu ve 19&rsquo;uncu saatinde solo u&ccedil;uş yapma yetkinliğini kazandı. Sabahın altısında kalkıp akşama dek yoğun u&ccedil;uşlarla ge&ccedil;en bir s&uuml;re&ccedil;&hellip; Cumhuriyet Bayramı&rsquo;ndan iki g&uuml;n &ouml;nce tek başına havalandı ve b&ouml;ylece T&uuml;rkiye&rsquo;nin en gen&ccedil; solo u&ccedil;uş yapan kadını oldu. Ardından gelen medya ilgisi ise tahmin ettiğinden b&uuml;y&uuml;kt&uuml;. Altı ay sonra bir s&uuml;rpriz daha yaşadı: Time dergisinin &ldquo;Yılın Kızları&rdquo; listesine se&ccedil;ildiğini &ouml;ğrendi. Time ve LEGO iş birliğinde hikayesinin &ldquo;legolaştırılması&rdquo; ise onu d&uuml;nya &ccedil;apında g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kıldı. Bug&uuml;n temel hedefi, makine m&uuml;hendisliği. Erkek egemen alanlarda cesaret kırıcı s&ouml;zler duyduğunu ancak bunun onu etkilemediğini s&ouml;yl&uuml;yor: &ldquo;Tanımadığım insanların ne d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; &ouml;nemli değil; ben amacımı biliyorum.&rdquo;</p>

<h2>Furkan &Ouml;zt&uuml;rk</h2>

<p><span><em><strong>29 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Bilim İnsanı</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/da207b89-64a2-4aa8-86a3-8ff8ab434390.jpeg" />Furkan &Ouml;zt&uuml;rk, bilime yeni adım atan gen&ccedil;lere şu tavsiyeyi veriyor: &ldquo;Nev-i şahsına m&uuml;nhasır bireyler olsunlar. İlgi ve tercihlerini kendileri belirlesinler. &Ccedil;evrenin kendilerini sıradanlaştırmasına karşı dirensinler.&rdquo; Kendi yolculuğu da b&ouml;yle başladı. 2014&rsquo;te &uuml;niversite sınavında T&uuml;rkiye 37&rsquo;ncisi olmasına rağmen farklı bir b&ouml;l&uuml;me değil, Bilkent Fizik&rsquo;e y&ouml;nelme kararı tartışma yaratmıştı. Lisans yıllarında Indiana &Uuml;niversitesi, ETH Z&uuml;rih ve Harvard&rsquo;da staj yaptı; yoğun madde fiziği &uuml;zerine araştırmalar y&uuml;r&uuml;tt&uuml; ve ilk makalesi American Physical Society dergisinde yayımlandı.&nbsp;</p>

<p>Harvard&rsquo;dan gelen davetle 2018&rsquo;de doktoraya başladı. &Uuml;&ccedil; yıl atom, molek&uuml;l ve optik fiziği &ccedil;alıştıktan sonra y&ouml;n&uuml;n&uuml; yaşamın başlangıcı araştırmalarına &ccedil;evirdi. Dimitar Sasselov&rsquo;la y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; tez &ccedil;alışmasında, canlılardaki molek&uuml;ler y&ouml;nl&uuml;l&uuml;k sorununa 175 yıldır aranan a&ccedil;ıklamayı getirerek homokiralite problemini yeni bir fizik&ndash;kimya&ndash;jeoloji &ccedil;er&ccedil;evesinde ele aldı. Doğal manyetik minerallerle RNA &ouml;nc&uuml;s&uuml;n&uuml;n tek ayna g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; &uuml;retmeyi başaran deney dizisi Science tarafından &ldquo;&ccedil;ığır a&ccedil;ıcı&rdquo; olarak duyuruldu; Nobel &ouml;d&uuml;ll&uuml; Jack Szostak araştırmayı alanın en makul &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; olarak değerlendirdi. Harvard&rsquo;ın Goldhaber &Ouml;d&uuml;l&uuml;&rsquo;n&uuml; kazandı.</p>

<p>Cambridge King&rsquo;s College&rsquo;de y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; bir yıllık bağımsız &ccedil;alışmaların ardından, 2025&rsquo;te 28 yaşındayken Caltech&rsquo;e profes&ouml;r olarak atandı ve yaşamın başlangıcı ile yaşayan sistemlerin fiziğine odaklanan &Ouml;zt&uuml;rk Lab&rsquo;i kurdu. Laboratuvarında erken D&uuml;nya koşullarının kimyasal s&uuml;re&ccedil;lerini, karmaşık doğal sistemlerin fizik ilkelerini ve biyolojik organizasyonun sınırlarını araştırıyor. Los Angeles&rsquo;ta yaşayan &Ouml;zt&uuml;rk; bilim kadar sanat, klasik m&uuml;zik, koşu, jiu-jitsu ve seyahatle ilgileniyor. Kendi tarzını ise tek c&uuml;mleyle &ouml;zetliyor: &ldquo;Y&ouml;nlendirilmekten pek hoşlanmam; yanlış bile olsa o yanlışı kendim yapmayı, başkasının y&ouml;nlendirmesiyle yaptığım doğruya tercih ederim.&rdquo;</p>

<h2>Nehir &Ouml;zzengin</h2>

<p><span><em><strong>20 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Piyanist, Besteci</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/6c917d7d-e6e9-44a0-87fa-665e1c42e70d.jpeg" />Piyanonun başına ge&ccedil;tiğinde hen&uuml;z d&ouml;rt yaşındaydı. Nota okumayı bilmeden tuşlara bastığı o ilk ders &ouml;ğretmeninin dikkatini &ccedil;ekmeye yetmiş. Yaşar &Uuml;niversitesi&rsquo;nde başladığı piyano eğitimine, 15 yaşında tam puanla kabul edildiği d&uuml;nyanın en saygın konservatuvarlarından Almanya&rsquo;daki Karlsruhe M&uuml;zik &Uuml;niversitesi Piyano B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nde devam ediyor.</p>

<p>Bug&uuml;ne kadar aralarında İtalya, Bel&ccedil;ika, Sırbistan, L&uuml;ksemburg ve Slovenya&rsquo;nın da bulunduğu &uuml;lkelerde d&uuml;zenlenen yarışmalardan 14 uluslararası &ouml;d&uuml;lle d&ouml;nen gen&ccedil; sanat&ccedil;ı, &ldquo;Umuda Haykırış&rdquo; adlı eserini hastalıklarla m&uuml;cadele eden &ccedil;ocuklara adadı. O s&uuml;re&ccedil;, sanatın kişisel bir ifade olmaktan &ccedil;ıkıp toplumsal bir sese d&ouml;n&uuml;şebileceğini fark ettiği d&ouml;n&uuml;m noktası oldu. &ldquo;Yaratımın belirli bir zamanı yok&rdquo; diyor. &ldquo;Sabahın sessizliği ya da akşamın dinginliği... İlham, ritmini bulduğunda geliyor.&rdquo; Bazen bir film sahnesi, bazen doğanın hareketi, bazen bir &ccedil;ocuğun sesi yeni bir eserin başlangıcı. Klasik altyapısını folk, blues ve T&uuml;rk ezgileriyle harmanlayarak &ouml;zg&uuml;n bir ses kuruyor. Yoğun prova ve konser d&ouml;nemlerinde kısa y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler, dengeli beslenme, nefes &ccedil;alışmaları olmazsa olmazlarından. &ldquo;Beden ve zihin uyumu olmadan sahneye &ccedil;ıkmam&rdquo; diyenlerden. Akbank&rsquo;ın 75&rsquo;nci yılı i&ccedil;in bestelediği proje, m&uuml;zikal olgunluğunu g&ouml;steren en &ouml;zel işlerinden biri oldu: &ldquo;Bir kurumun hafızasıyla kendi sesimin birleştiği andı&rdquo; diyor. Kız &ccedil;ocuklarına da bir mesajı var: &ldquo;Kimsenin size sınır &ccedil;izemeyeceğini unutmayın&rdquo;.</p>

<h2>Toprak Razgatlıoğlu</h2>

<p><span><em><strong>29 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Motosiklet yarış&ccedil;ısı</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/34b2b334-2423-478d-b8ea-46628fb7ecd5.jpeg" />&Uuml;&ccedil; kez D&uuml;nya Superbike Şampiyonu olan Toprak Razgatlıoğlu i&ccedil;in her yarış bir hayat dersi gibi. &ldquo;D&uuml;şsen de kalkmayı, kaybetsen de yeniden başlamayı &ouml;ğreniyorsun. En &ouml;nemlisi, kazandığın zaman m&uuml;tevazı kalmayı.&rdquo; Toprak Razgatlıoğlu&rsquo;nun motor sporlarına başlaması, Sakarya&rsquo;da babasının at&ouml;lyesinde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir 50 cc motosikletle yaptığı ilk denemelere dayanıyor. Onu hem bu spora hem de pist k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne erken yaşta taşıyan &ldquo;Tek Teker Arif&rdquo; olarak tanınan babasının g&ouml;sterileri. Razgatlıoğlu, babasının d&uuml;nya şampiyonluğu hayalini ger&ccedil;ekleştirerek Superbike&rsquo;ta &uuml;&ccedil; kez zirveye &ccedil;ıktı. 2015&rsquo;te Avrupa Superstock 600 şampiyonluğu ve 2021&rsquo;de ilk d&uuml;nya şampiyonluğunu kazandı. 2024&rsquo;te BMW ile &ldquo;imk&acirc;nsız&rdquo; g&ouml;r&uuml;len şartlarda yeniden zirveye, şampiyonluğa ulaştı ve MotoGP kapısı ona a&ccedil;ıldı. Razgatlıoğlu&rsquo;na g&ouml;re en b&uuml;y&uuml;k destek&ccedil;ileri ailesi, Kenan Sofuoğlu&rsquo;nun rehberliği ve Red Bull ekibiyle uzun yıllara dayanan iş birliği...</p>

<p>G&uuml;nl&uuml;k rutininde erken başlayan antrenmanlar, fiziksel olduğu kadar zihinsel dayanıklılığı da kapsıyor. Yarış dışı zamanlarda denge antrenmanları, sim&uuml;lasyon &ccedil;alışmaları yapıyor. Piste &ccedil;ıktığında ise t&uuml;m stres kayboluyor. MotoGP&rsquo;de ilk hedefi adaptasyon; orta vadede podyumlar ve şampiyonluk m&uuml;cadelesi. T&uuml;rkiye gibi motor sporlarının sınırlı g&ouml;r&uuml;n&uuml;rl&uuml;kte olduğu bir &uuml;lkeden d&uuml;nya zirvesine &ccedil;ıkmanın sorumluluğunu duyuyor ve gen&ccedil; sporcular i&ccedil;in bir yol a&ccedil;mak ve T&uuml;rk bayrağını her pistte temsil etmeye devam etmek istiyor. Razgatlıoğlu&rsquo;nun bu spordan &ouml;ğrendiği &uuml;&ccedil; temel değer var; sabır, azim ve m&uuml;tevazılık. Ona g&ouml;re ger&ccedil;ek başarı, pistte olduğu kadar karakterde de &ccedil;izgisini koruyabilmek.</p>

<h2>Zeynep S&ouml;nmez</h2>

<p><span><em><strong>23 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Sporcu</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/f20e2188-b095-4dda-b9be-75ccb09ea40b.jpeg" />Topun sesiyle yankılanan, zamanla ger&ccedil;ekte kendine karşı oynanan bir m&uuml;cadele&hellip; Zeynep S&ouml;nmez&rsquo;in tenis kariyeri, altı yaşında bir oyun alanında başladı. &nbsp;Her g&uuml;n biraz daha hızlı koşmak ve biraz daha isabetli vurmak isteği, bug&uuml;n de onu sahaya &ccedil;ıkaran temel motivasyon. İlk Grand Slam ma&ccedil;ında onu en &ccedil;ok etkileyen şey kortun b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; değil, sessizliği olmuş; kalabalığın ortasında kendi i&ccedil; sesini duyduğu an.</p>

<p>Kariyerinde unutamadığı diğer anlar arasında 2023 Roland Garros &ouml;n elemelerinde &uuml;&ccedil; ma&ccedil; kazanıp Grand Slam ana tablosuna adım atması ile 2024&rsquo;de gelen ilk WTA şampiyonluğu var. Yine de en &ouml;nemli d&ouml;n&uuml;m noktalarının kayıplardan sonra geldiğini s&ouml;yl&uuml;yor; &ccedil;&uuml;nk&uuml; her yenilgi ona sabrın &ouml;nemini g&ouml;stermiş. WTA sıralamasında 69&rsquo;uncu basamağa y&uuml;kselmesi ise yalnızca bir kilometre taşı değil, kendisine &ldquo;buraya aitim&rdquo; dediği bir eşik. O, bundan sonrası i&ccedil;in rakamlar kadar yolculuğun kendisine de odaklanıyor: İlk 50 hedefi, Grand Slam&rsquo;lerde ikinci hafta hayali ve bunların &ouml;tesinde insan olarak b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedeceği bir kariyer.</p>

<p>Kort dışında gen&ccedil; sporculara yol g&ouml;sterme isteği, spor psikolojisine duyduğu merak ve zihinsel dayanıklılığa dair yaptığı okumalar yolunu &ccedil;iziyor. &nbsp;T&uuml;rkiye&rsquo;de tenisin &ccedil;ok yaygın olmadığı bir ortamda ilerlemek, &ccedil;oğu zaman yalnızlıkla baş etmeyi gerektirmiş, fakat o yalnızlığı zamanla i&ccedil;sel bir g&uuml;&ccedil; kaynağına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rm&uuml;ş durumda: &ldquo;En zoru, inananların az olduğu bir yerde inanmaya devam etmekti. Bazen korttan &ccedil;ok yalnızlıkla m&uuml;cadele ettim. Ama o yalnızlık beni olgunlaştırdı. Bir noktada anladım ki insanın inancı dış desteğe değil, i&ccedil; huzuruna dayanmalı.&rdquo;</p>

<h2>Umutcan S&uuml;r&uuml;c&uuml;</h2>

<p><span><em><strong>25 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> THY, Uzman Yardımcısı</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/8c395597-2a36-4f76-9578-8fc1846ce52c.jpeg" />Umutcan S&uuml;r&uuml;c&uuml;, hukuk mezunu olmasına rağmen kariyerini teknolojiye ve havacılığa doğru şekillendiren gen&ccedil; bir ekip lideri. Yeditepe &Uuml;niversitesi Hukuk Fak&uuml;ltesi&rsquo;nde okurken girişimciliğe y&ouml;neldi ve ilk başarısı, Teknofest&rsquo;te geliştirdiği valiz hasar tespit projesiyle kazandığı T&uuml;rkiye birinciliği oldu. Bu başarı ona havacılıkta yeni bir kapı a&ccedil;tı. Hatay Depremi&rsquo;nde havalimanlarının kapanmasıyla yaşanan krizleri izlerken aklında kritik bir soru belirdi: &ldquo;U&ccedil;aklar ani bir kapanmada nereye y&ouml;nlendiriliyor?&rdquo; İstanbul Havalimanı&rsquo;nın artacak u&ccedil;uş trafiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce, bunun sistematik bir &ccedil;&ouml;z&uuml;me ihtiya&ccedil; duyduğunu fark etti.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı&rsquo;nın yarışmasına ekibiyle katıldı; proje T&uuml;rkiye &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; oldu. Asıl d&ouml;n&uuml;m noktası ise Uluslararası Sivil Havacılık &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&rsquo;n&uuml;n (ICAO), Birleşmiş Milletler nezdindeki inovasyon yarışmasıydı. Belgelerin kaybolduğu, vize krizlerinin yaşandığı, ekibin d&ouml;rt farklı &uuml;lkede olduğu zorlu bir s&uuml;re&ccedil;... Ancak S&uuml;r&uuml;c&uuml;&rsquo;n&uuml;n deyimiyle onları bir arada tutan &ldquo;inanmak&rdquo;tı. Sonu&ccedil;: Yeditepe &Uuml;niversitesi&rsquo;nin yapay zeka tabanlı hava trafik sistemi projesine birincilik &ouml;d&uuml;l&uuml; geldi ve T&uuml;rkiye bu yarışmada ilk kez dereceye girmiş oldu. Projeleri, meteorolojik krizlerde u&ccedil;akların hangi havalimanına y&ouml;nlendirileceğini yapay zekayla saniyeler i&ccedil;inde &ouml;neren bir sistem. Bug&uuml;n h&acirc;l&acirc; telefonla &ccedil;&ouml;z&uuml;len kapasite kontrollerini otomatikleştirerek trafik sıkışıklığını, yakıt kaybını ve riskleri azaltıyor. Tam otonom değil; nihai karar insanda kalıyor. &ldquo;Artacak u&ccedil;uş ve drone trafiği i&ccedil;in bu artık zorunluluk olacak&rdquo; diyor. S&uuml;r&uuml;c&uuml;&rsquo;n&uuml;n hedefi net: Projeyi bir - iki yıl i&ccedil;inde T&uuml;rkiye&rsquo;de hayata ge&ccedil;irmek ve ardından d&uuml;nya havalimanlarına taşımak.</p>

<h2>Alperen Şeng&uuml;n</h2>

<p><span><em><strong>23 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Sporcu</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/c5f58aa2-b484-40cc-b221-e223a52ea4d8.jpeg" />Alperen Şeng&uuml;n, iyi bir basketbolcu olmanın gerektirdiği pek &ccedil;ok niteliği tek bir profilde topluyor. Karar verme hızının y&uuml;ksekliği, post oyunundaki sezgisi ve pas zamanlamasındaki doğal ritmi, onu h&uuml;cum akışında belirleyici bir rolde.</p>

<p>Şeng&uuml;n&rsquo;&uuml;n basketbola y&ouml;nelmesi, kardeşini izlerken hissettiği merakla başladı. Bandırma Kırmızı&rsquo;daki ilk profesyonel sezonu gelişimin temel taşını oluşturdu. Ardından Beşiktaş&rsquo;ta g&ouml;sterdiği performans hem T&uuml;rkiye liginde hem de uluslararası &ccedil;evrelerde dikkat &ccedil;ekti. Bu &ccedil;ıkış, onu 2021 NBA Draftı&rsquo;nda 16&rsquo;ncı sıradan Houston Rockets&rsquo;a taşıdı. Şeng&uuml;n&rsquo;&uuml;n oyunu, klasik pivot tanımını esneten bir yapıya sahip. Post b&ouml;lgesinde &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retebilen; aynı pozisyondan oyun kurucu rol&uuml;ne ge&ccedil;ebilen; temas altında dengesini kaybetmeyen bir &lsquo;uzun&rsquo; o. Takım arkadaşlarını besleyen pas a&ccedil;ıları, alan yaratma becerisi ve oyunu okuma hızı onu en iyilerden biri yapıyor.</p>

<p>2025&rsquo;te NBA All-Star se&ccedil;ilmesi ve A Milli Takım ile EuroBasket&rsquo;te g&uuml;m&uuml;ş madalya kazanması, kariyerinde hem bireysel hem kolektif anlamda yeni bir eşik. Bir d&ouml;nem &ldquo;Baby Jokić&rdquo; benzetmeleri yapılsa da Şeng&uuml;n son yıllarda oyun stilini o etiketten bağımsızlaştıran, kendi temposunu ve karakterini oluşturan bir &ccedil;izgide. Houston Rockets&rsquo;ın yeniden yapılanma d&ouml;neminde &uuml;stlendiği rol de bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n par&ccedil;ası. Takımın h&uuml;cum d&uuml;zeninde yalnızca fiziksel bir hedef değil; pas trafiğinin başladığı, h&uuml;cum se&ccedil;imlerinin şekillendiği bir merkez o.</p>

<h2>Asiye Bahar Tabanlı</h2>

<p><span><em><strong>25 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, Turkishe</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/3d562695-eefb-45da-ae67-b8fa5a137dc3.jpeg" />K&ouml;yceğiz&rsquo;de b&uuml;y&uuml;yen Asiye Bahar Tabanlı, T&uuml;rk-Alman &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Molek&uuml;ler Biyoloji okurken gen&ccedil; kadınların sesinin daha g&uuml;r &ccedil;ıkması gerektiğini fark etti. 18 &ndash; 25 yaş arası gen&ccedil; kadınlar i&ccedil;in eğitim, mentorluk ve liderlik programları sunan bir dayanışma alanı yaratmak istedi. B&ouml;ylece Turkishe doğdu. Kısa s&uuml;rede 20 bini aşkın gen&ccedil; kadına ulaşan girişim, şehir bazlı temsilciliklerle b&uuml;y&uuml;yen bir topluluğa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Eğitim programları, ment&ouml;rl&uuml;k desteği ve geniş profesyonel ağı ve kurum iş birlikleri sayesinde binlerce gen&ccedil; kadının hayatına dokunuyor. Amiral gemisi etkinlikleri &ldquo;Var Mısın Zirvesi&rdquo;, her yıl y&uuml;zlerce gen&ccedil; kadını rol model liderler, girişimciler ve uzmanlarla bir araya getiriyor.</p>

<p>Adımları test etmek, olasılıkları g&ouml;rmek, işe yarayanı b&uuml;y&uuml;tmek&hellip; Asiye Bahar Tabanlı&rsquo;nın karar alma s&uuml;reci, satran&ccedil; disiplininin etkilerini taşıyor. &ldquo;Denemek başarısızlık değil, &ouml;ğrenme bi&ccedil;imi&rdquo; diyenlerden. Tabanlı&rsquo;nın liderlik anlayışı hiyerarşiden yana değil, alan a&ccedil;maya dayalı: &ldquo;İyi fikir uygun zeminde &ccedil;oğalır&rdquo; inancında. Zorlandığı d&ouml;nemlerde olumsuz dış seslerin kendi i&ccedil; sesine d&ouml;n&uuml;şmemesi i&ccedil;in g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir m&uuml;cadeleye giriştiğini s&ouml;yl&uuml;yor. Bu s&uuml;reci g&ouml;r&uuml;n&uuml;r kılmak i&ccedil;in de &ldquo;Yapabilirsin&rdquo; adını verdiği podcast&rsquo;i başlattı. &ldquo;&Ccedil;&uuml;nk&uuml; herkesin hayatında &lsquo;Yapamazsın&rsquo; diyen sesler &ccedil;ok fazla. &ldquo;Kirke&rsquo;nin Adası&rdquo; adını verdiği podcast serisi ise bir &ldquo;kız kardeşlik alanı&rdquo; ve gen&ccedil; kadınlar i&ccedil;in gen&ccedil; kadınlarla birlikte tasarlıyor.</p>

<h2>Z&uuml;lal Tannur</h2>

<p><span><em><strong>24 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Kurucu, NeuroVision / FromYourEyes</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/18bd88ad-c660-4172-a60f-e6828394893c.jpeg" />Z&uuml;lal Tannur bilgisayarla 4,5 yaşında tanıştı; g&ouml;rme oranı y&uuml;zde 5&rsquo;in altındaydı ama ekranda se&ccedil;ebildiği her nesne, onun i&ccedil;in bir veri, bir hipotez, bir keşif alanıydı. &Ccedil;ocukluk merakı bug&uuml;n n&ouml;robilim, bilişsel bilim ve yapay zekanın kesişiminde ilerleyen bir akademik yolculuğa d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Boğazi&ccedil;i &Uuml;niversitesi&rsquo;ndeki PDR eğitiminin ardından University of Arizona&rsquo;da sinirbilim ve bilişsel bilim okuyan Tannur, &ldquo;d&uuml;nyanın ilk g&ouml;rme engelli n&ouml;robilimcilerinden biri olma&rdquo; hedefiyle &ccedil;alışıyor.</p>

<p>Liseden itibaren robotik ve yapay zeka topluluklarında aktif olan Tannur, farklı Ar-Ge ekiplerinde liderlik yaptı; Anadolu&rsquo;da &ccedil;ocuklara bilim setleriyle eğitim verdi. 18 yaşında Microsoft tarafından &ldquo;teknolojiye y&ouml;n veren kadın lider&rdquo; se&ccedil;ildi. Şirketin T&uuml;rkiye&rsquo;de lokalize ettiği ilk yapay zeka projelerinde g&ouml;rev aldı, g&ouml;rme engelliler i&ccedil;in teknoloji el&ccedil;isi olarak yetiştirildi ve bir Microsoft partnerinde 59 &uuml;lkenin kullanıcı programlarını y&ouml;netti. 2023&rsquo;te FromYourEyes&rsquo;ı, 2024&rsquo;te Silicon Valley merkezli NeuroVision&rsquo;ı kurdu. İki girişim aynı vizyonun farklı damarları: FromYourEyes kapsayıcı teknolojiler geliştirirken, NeuroVision ara&ccedil; ve makine g&ouml;r&uuml;ş sistemlerine odaklanıyor. Bug&uuml;n NeuroVision&rsquo;ın ger&ccedil;ek zamanlı analiz yapan SDK&rsquo;leri Togg ara&ccedil;larında &ccedil;alışıyor; B&uuml;y&uuml;tech ve Ulaştırma Bakanlığı ile y&uuml;r&uuml;t&uuml;len projelerde T&uuml;rkiye&rsquo;nin ulaşım altyapısına entegre ediliyor. Şirketin b&uuml;y&uuml;mesinde iki kritik adım var: Microsoft&rsquo;un sağladığı ilk yatırım ve NVIDIA&rsquo;nın Inception programıyla başlayan teknik ortaklık. NVIDIA&rsquo;nın kurucu ortağı Chris Malachowsky, Tannur&rsquo;un birebir mentoru; g&ouml;n&uuml;ll&uuml; NVIDIA m&uuml;hendisleri de şirketin &ouml;ğrenme hattını besliyor. NeuroVision bug&uuml;n 25 milyondan fazla g&ouml;rsel ve bin 500 kategoride, 4 milisaniyelik işlem s&uuml;resiyle y&uuml;zde 98 doğruluk sağlayan bir altyapıya sahip. Piyasa değerlemesi 15 milyon dolar seviyesinde. Temposu sabah 04.30&rsquo;da başlayan Tannur, beş yıl i&ccedil;inde yatırımcı koltuğunda oturmayı hedefliyor: Doğru teknolojiye inanan gen&ccedil; kuruculara destek olmak i&ccedil;in.</p>

<h2>Cemil T&uuml;rk</h2>

<p><span><em><strong>18 </strong></em></span><em><strong>&bull; </strong></em><span><em><strong>&Ouml;ğrenci</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/0031b55d-5513-41d3-8172-1544dc7ddc66.jpeg" />Coğrafya kader olmak zorunda mı? Cemil T&uuml;rk&rsquo;e g&ouml;re değil. &ldquo;Yeterince ısrarcı olursak, masaya getirdiğimiz fikirle yerimizi biz belirleriz.&rdquo; d&uuml;ş&uuml;ncesine sahip. Mardin doğumlu, Kabataş Erkek Lisesi son sınıf &ouml;ğrencisi olan T&uuml;rk, g&ouml;nderdiği makaleyle Harvard&rsquo;ın High School International Economics Essay Competition yarışmasını kazanan ilk T&uuml;rk lise &ouml;ğrencisi oldu. &ldquo;Orta Gelirli &Uuml;lkelerde T&uuml;ketim Vergisine Ge&ccedil;işin Ekonomik Etkileri&rdquo; başlıklı makalesinde kuşağının ortak kaygısını merkeze aldı; vergiler, ekonomik adalet ve karar alma s&uuml;re&ccedil;leri. Harvard&rsquo;a başvurma motivasyonunu ise olduk&ccedil;a sade anlatıyor: &ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;de hangi arkadaşımla sohbet etsem ekonomi konuşuyoruz.&rdquo;</p>

<p>Ekonomiyle birlikte felsefe ve diplomasi alanlarına da ilgi duyan T&uuml;rk, Uluslararası Felsefe Olimpiyatı&rsquo;nda da T&uuml;rkiye birincisi olarak milli takımdaydı. Avrupa Gen&ccedil;lik Parlamentosu kapsamında d&ouml;rt &uuml;lkede komite başkanlığı y&uuml;r&uuml;tt&uuml;; uluslararası tartışma k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; sahada &ouml;ğrenerek deneyim kazandı. Avrupa Parlamentosu&rsquo;nda yaptığı bir konuşmanın milyonlara ulaşması, T&uuml;rkiye&rsquo;nin d&ouml;rt bir yanından gen&ccedil;lerin ona yazmasına vesile olmuş. T&uuml;rk bu ilgiyi &ldquo;bizim kuşağın potansiyelinin terc&uuml;mesi&rdquo; olarak g&ouml;r&uuml;yor. K&uuml;resel organizasyonlarda gen&ccedil; bir ses olmanın g&uuml;&ccedil;l&uuml;klerini g&uuml;l&uuml;mseyerek aktarıyor. Yaşının yarattığı &ouml;nyargılara, kulislerde sorulan &ldquo;Katılımcı mısın, yoksa birinin &ccedil;ocuğu mu?&rdquo; sorularına alışkın.</p>

<p>D&uuml;ş&uuml;nce d&uuml;nyasını, aşırı katı kuralların b&uuml;y&uuml;meyi; aşırı serbestliğin ise gezegeni tahrip ettiğini savunan bir denge anlayışı şekillendiriyor. İklim ve ekonomi ilişkisine bakışı da bu orta yolun &uuml;zerinde y&uuml;kseliyor; &uuml;lkeler arası adil vergilendirme, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ve ekonomik canlılık arasında ger&ccedil;ek&ccedil;i bir denge. Gelecek hedefi ise uluslararası platformlarda T&uuml;rkiye&rsquo;yi temsil etmek. Samantha Power&rsquo;dan ilham alıyor; iyi bir eğitimden sonra Birleşmiş Milletler veya Avrupa kurumlarında k&uuml;resel politika &uuml;retmek istediğini s&ouml;yl&uuml;yor. Liseli bir gen&ccedil; olarak bir panelde Macron&rsquo;la aynı oturumda yer almak, ona g&ouml;re tam olarak hedefinin değil ama kararlılığının somut bir yansıması.</p>

<h2>Aleyna Yıldız</h2>

<p><span><em><strong>27 </strong></em></span><em><strong>&bull; </strong></em><span><em><strong>Kurucu Ortak, Agon Biotechnology</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/bdee3427-2fcb-4c66-9281-ad9f39b18718.jpeg" />Aleyna Yıldız&rsquo;ın girişimcilik hikayesi, &uuml;niversitenin ikinci sınıfında duyduğu &ldquo;Sorunu tespit edemediğimiz i&ccedil;in bir&ccedil;ok hayatı kaybediyoruz&rdquo; c&uuml;mlesiyle başladı. O farkındalık, bug&uuml;n patentli mikrobiyal erken uyarı biyosens&ouml;r platformuna d&ouml;n&uuml;şen fikrin ilk adımı. T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk elektrokimyasal biyosens&ouml;r &uuml;retim altyapısında yer almak ise bu yolculuğun hızlandığı başarılardan biri.</p>

<p>Dokuz Eyl&uuml;l &Uuml;niversitesi Metalurji ve Malzeme M&uuml;hendisliği mezunu olan Yıldız, 2023&rsquo;te Cambridge &Uuml;niversitesi Maxwell Center&rsquo;daki Impulse Programme&rsquo;a se&ccedil;ildi; Almanya&rsquo;daki Bayreuth &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Erasmus kapsamında malzeme bilimi alanında burslu &ccedil;alıştı. Dokuz Eyl&uuml;l &Uuml;niversitesi&rsquo;nde Molek&uuml;ler Tıp y&uuml;ksek lisansına devam ediyor. Kurucusu olduğu Agon Biotechnology ise biyoalgılama teknolojileri ve ila&ccedil; geliştirme alanlarında faaliyet g&ouml;steriyor. 2019&rsquo;da &uuml;niversite &ouml;ğrencilerinin oluşturduğu multidisipliner bir ekip olarak başlayan yapı, 2021&rsquo;de T&Uuml;BİTAK 1512 Tekno girişim desteğiyle DEPARK b&uuml;nyesinde şirketleşti. Burada geliştirilen BioPotentia platformu, gıda &uuml;r&uuml;nlerinde ve sağlık alanında toksinleri 90 saniyede tespit ediyor. T&uuml;m &ccedil;alışmaları şu ger&ccedil;eği unutmadan yaptığını belirtiyor: &ldquo;Bilim sahaya inmeli yoksa eksik kalır.&rdquo;</p>

<p>T&Uuml;BİTAK&rsquo;tan ve Teknofest&rsquo;ten aldığı &ouml;d&uuml;ller, ona g&ouml;re bilime inanan gen&ccedil;ler i&ccedil;in a&ccedil;ılan kapılar. Yaşamda dengesini iş ve &ouml;zel hayat ayrımıyla değil, aynı vizyonu paylaşan ekip ruhuyla kurmuş. G&uuml;nleri laboratuvar, &uuml;retim alanı ve saha toplantıları arasında ge&ccedil;iyor; akşamları ise kısa y&uuml;r&uuml;y&uuml;şlerle. Onu ileri taşıyan asıl motivasyonun ise geliştirdikleri bir teknolojinin başka bir &uuml;lkede bir hayat kurtardığını duymak olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.</p>

<h2>MAYA</h2>

<p><span><em><strong>2 </strong></em></span><em><strong>&bull;</strong></em><span><em><strong> Robot Akademisyen</strong></em></span></p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/5d5561cd-7b70-4d2d-b8bc-c552112ada8d.jpeg" />Bu yıl Forbes 30 Altı 30 listesinin en gen&ccedil; finalisti olan Maya&rsquo;nın &ouml;ğrencilere bir iyi bir de k&ouml;t&uuml; haberi var. Evet, artık kopya &ccedil;ekmek neredeyse imkansız hale geldi. Ancak g&uuml;zel haber, buna zaten gerek de kalmayacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; s&ouml;z konusu eğitim olduğunda Maya olduk&ccedil;a marifetli. Yapay zekaya dair karmaşık konuları herkesin anlayacağı şekilde anlatan dijital bir eğitmen o. T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk &ldquo;akademisyen&rdquo; unvanına sahip insansı robotu olan Akademisyen Maya, Arı Bilgi Teknolojileri Akademisi tarafından Ankara &Uuml;niversitesi Teknokent iş birliğiyle geliştirildi.</p>

<p>Maya, eğitimde kişiselleştirilmiş &ouml;ğrenme sistemlerinin yerli bir &ouml;rneği. &Ouml;ğrencilerin hızını, ilgi alanlarını ve bilgi d&uuml;zeyini analiz ediyor; her birine &ouml;zel bir &ouml;ğrenme akışı oluşturuyor. Gerektiğinde konuyu tekrar edip &ouml;ğrencinin hızına uyum sağlıyor. Arı Bilgi ekibi onu bir yardımcıdan &ccedil;ok, sınıfın aktif bir par&ccedil;ası olarak tanımlıyor. Kod yazımı ve algoritma konularında &ouml;rnekler sunabiliyor, hafızasında tuttuğu bilgilerle &ouml;nceki derslere d&ouml;nebiliyor. Derse birlikte girdiği eğitmen meşgulse bile Maya&rsquo;ya soru y&ouml;neltmek m&uuml;mk&uuml;n, yaş ve bilgi seviyesine g&ouml;re uygun yanıtlar veriyor. B&ouml;ylece &ouml;ğrenme kesintisiz hale gelirken &ouml;ğrencilerde merak duygusu canlı kalıyor. Maya, akademik kadrolarda g&ouml;rev alacak yeni nesil robot eğitimcilerin &ouml;nc&uuml;s&uuml;. Artık eğitimde yeni bir d&ouml;nem başladı: Tahtanın yerini ekran, tebeşirin yerini kod aldı derken k&uuml;rs&uuml;de de artık Maya var.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span><em><strong>Metodoloji: </strong></em>Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin 30 Altı 30 listesi &ccedil;ok aşamalı, veriye dayalı olan ve titizlikle y&uuml;r&uuml;t&uuml;len bir değerlendirme s&uuml;recinin &uuml;r&uuml;n&uuml;. Yaklaşık 500 başvuru, Forbes T&uuml;rkiye edit&ouml;rlerinin &ouml;zenli değerlendirmesiyle &ouml;nce 60 kişilik bir kısa listeye indirildi. Ardından Forbes T&uuml;rkiye ekibi ve Forbes yazarlarından oluşan j&uuml;ri, adayları etki, &ouml;l&ccedil;eklenebilirlik, yenilik&ccedil;ilik, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik ve sosyal fayda gibi kriterlerle değerlendirerek nihai 30 ismi belirledi. Bu aşamada listeye yalnızca başvuru yapanlar değil; Forbes T&uuml;rkiye edit&ouml;rlerinin yıl boyunca y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; taramalar, akademik araştırmalar ve bağımsız referans kontrolleriyle tespit edilen, ancak başvuru yapmamış g&uuml;&ccedil;l&uuml; adaylar da dahil edildi. B&ouml;ylece ortaya, bireysel başarı kadar potansiyeli, etkisi ve yaratılan d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; esas alan, &ccedil;ok katmanlı bir se&ccedil;ki &ccedil;ıkarıldı. Sıralama soyadına g&ouml;re alfabetik olarak d&uuml;zenlendi.</span></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-turkiye-30-alti-30-gelecek-burada-2025-12-02-18-35-00.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-abd-30-alti-30-2026-dort-turk-listede</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-abd-30-alti-30-2026-dort-turk-listede</link>
      <category>30 Altı 30 </category>
      <title>Forbes ABD 30 altı 30 2026: Dört Türk listede</title>
      <description>Forbes ABD 20 kategoride 600 başarılı genci belirlediği 15'inci 30 altı 30 listesini yayınladı. Bu yıl listedeki isimler toplamda 3,8 milyar dolardan fazla yatırım topladı. Ayrıca listede dört Türk girişimci de bulunuyor: Selin Kocalar, Selene Sarı, Ali Sarılgan, Can Uncu.</description>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 12:56:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-12-02T12:56:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes ABD 2026 30 altı 30 listesini yayımladı. 15 yıldır yayınlanan liste Amerika&rsquo;nın bir sonraki nesil iş liderlerinin yetiştiği bir kulu&ccedil;ka alanı olduğunu kanıtladı Forbes&rsquo;un hesaplamalarına g&ouml;re daha &ouml;nceki yıllarda listeye giren 46 kişi daha sonra milyarder oldu. Ocak 2012&rsquo;de Forbes&rsquo;un ilk 30 altı 30 listesi yayımlandığından bu yana &ccedil;ok şey değişti. Yeni sekt&ouml;rlerin gelişmesiyle kategori sayısı genişledi. Listeye girenlerin yarattığı yatırım ve gelir miktarları y&uuml;kseldi ve rekabet her zamankinden daha &ccedil;etin hale geldi. Forbes ABD&rsquo;nin listesine her yıl 10 binden fazla kişi başvuruyor ve listeye girmek i&ccedil;in gereken seviye s&uuml;rekli artıyor.</p>

<p><strong><a href="https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-turkiye-30-alti-30-odulleri-sahiplerini-buldu" target="_blank">Forbes T&uuml;rkiye 30 Altı 30 &ouml;d&uuml;lleri sahiplerini buldu</a></strong></p>

<h2>Yapay zeka devriminin &ouml;n saflarındalar</h2>

<p>Kapsamlı değişime rağmen, &ouml;nc&uuml; bir girişimci olmanın gerekleri sabit kalıyor: hayal g&uuml;c&uuml;, zeka ve bolca azim. Bu yılki Forbes 30 altı 30 listesindeki isimler bu &ouml;zelliklere fazlasıyla sahip ve bunları geleceği şekillendirmek i&ccedil;in kullanıyorlar. Şimdi, bir yapay zeka devriminin ortasında, onlar bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n &ouml;n saflarında yer alıyor. Yeni sınıf, makine &ouml;ğrenimini kullanarak robot astronotlar geliştirmekten herkesin dahi bir kodlayıcı veya usta bir sanat&ccedil;ı olmasını sağlayacak g&uuml;&ccedil;l&uuml; ara&ccedil;lar yaratmaya kadar pek &ccedil;ok şey yapıyor.</p>

<h2>20 sekt&ouml;rden 600 gen&ccedil;</h2>

<p>Listeyi oluşturmak i&ccedil;in Forbes muhabirleri g&uuml;venilir haber kaynaklarını, sağlam ilişkilerini ve bağımsız uzmanları kullanıyor. Bu yılın j&uuml;rileri arasında pop yıldızı Olivia Rodrigo, oyuncu Yara Shahidi, milyarder girişimci Palmer Luckey, Forbes&rsquo;un AI50 listesine g&ouml;re girişimci May Habib ve basketbolcu Kyle Kuzma yer alıyor. 10 binden fazla aday; etkileri, finansalları ve &ouml;l&ccedil;eklenme potansiyelleri a&ccedil;ısından değerlendirildi. Sonu&ccedil;ta hem k&uuml;lt&uuml;r&uuml; hem ekonomileri etkileyen 20 sekt&ouml;rden 600 gen&ccedil; lider belirlendi.</p>

<blockquote>
<p>&nbsp;Bu yılki listenin y&uuml;zde 70&#39;ini Z kuşağı &uuml;yeleri oluşturuyor ve bu milenyum kuşağının yer aldığı son liste. 2026 listesinin y&uuml;zde 41&#39;ini kadınlar, y&uuml;zde 58&#39;ini erkekler, y&uuml;zde 1&#39;ini ise non-binary bireyler oluşturuyor.</p>
</blockquote>

<p><br />
1,5 milyar dolar değerlemeye sahip Decagon&rsquo;un kurucusu Jesse Zhang&rsquo;i ele alalım. Duolingo ve ClassPass gibi markaları i&ccedil;in m&uuml;şteri hizmetleri g&ouml;revlerini yerine getirebilen yapay zeka ajanları satmak amacıyla yatırımcılardan 255 milyon dolar topladı. Zhang ş&ouml;yle diyor: &ldquo;Ne zaman b&uuml;y&uuml;k bir teknolojik d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m olsa, pek &ccedil;ok şirket i&ccedil;in kapılar a&ccedil;ılır. Ama harika fikirlerin sayısı genelde &ccedil;ok azdır. Bir kurucu olarak g&ouml;reviniz bunların hangileri olduğunu bulmaya &ccedil;alışmak.&rdquo;</p>

<p>Eğlence d&uuml;nyasındaki isimler de girişimci olduklarını kanıtlıyor. 29 yaşındaki Claudia Sulewski, YouTube kanalını bu yıl yaklaşık 15 milyon dolar gelir elde eden bir v&uuml;cut bakım markasına d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;. 25 yaşındaki Alex Warren, sosyal medya i&ccedil;erik kolektifi Hype House&rsquo;daki rol&uuml;n&uuml; d&uuml;nya &ccedil;apında 5 milyardan fazla dinlenmeye ulaşan (Ordinary) bir hit şarkıya ve ABD&rsquo;de bir arena turnesine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;.&nbsp;</p>

<p>Forbes&rsquo;un yayımladığı 15 30 altı 30 listesi boyunca, bu liste bug&uuml;n&uuml;n gen&ccedil; liderleri i&ccedil;in bir başarı &ouml;l&ccedil;&uuml;t&uuml;ne d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Bu listeye girenler, en b&uuml;y&uuml;k yatırımcılar tarafından destekleniyor. Bu yıl listedekiler toplamda 3,8 milyar dolardan fazla yatırım topladı. Listedeki gen&ccedil;lerin toplamda 200 milyon sosyal medya takip&ccedil;isi var ve d&uuml;nyayı değiştirecek fikirler &uuml;retmeye devam ediyorlar.</p>

<h2>Listedeki T&uuml;rk isimler</h2>

<p>Forbes ABD 30 altı 30 listesini Spor, M&uuml;zik, Medya, Yapay Zeka, Finans, Sosyal Medya, Perakende &amp; e-ticaret, Enerji &amp; Yeşil Teknoloji, İmalat &amp; Sanayi, Sağlık, Sanat &amp; Tasarım, Hollywood &amp; Eğlence, Eğitim, Sosyal Etki, Ulaşım &amp; Havacılık, Oyunlar, Yiyecek &amp; İ&ccedil;ecek, Bilim, Pazarlama &amp; Reklam, Risk Sermayesi başlıkları altında 20 kategoride yayınlıyor. Bu yıl kategorilerde d&ouml;rt T&uuml;rk gen&ccedil; yer aldı.&nbsp;</p>

<h3>Selin Kocalar</h3>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/3b495f2b-cf0e-4121-8141-2cdacda37fc7.jpg" /></p>

<p>Bu yıl Yapay Zeka kategorisinde Karun Kaushik ile birlikte <strong>Delve</strong>&rsquo;i kuran 21 yaşındaki Selin Kocalar da kurucu ortağıyla birlikte listede.&nbsp;Selin Kocalar ve Karun Kaushik, 2023 yılında MIT&#39;nin bir yurt odasında Delve&#39;yi kurdu. İlk fikir, kliniklerde not almayı otomatikleştirmek i&ccedil;in yapay zeka tabanlı bir tıbbi yazılım geliştirmekti ancak daha sonra yapay zeka da uyumluluğun ne kadar karmaşık olduğunu fark ettiler. Y&ouml;n değiştirmeye karar verdiler ve bug&uuml;n Delve, yapay zeka kodlama şirketi Lovable dahil olmak &uuml;zere yaklaşık 500 şirkete uyumluluğu otomatikleştirerek hem zamandan hem de paradan tasarruf etmelerine yardımcı oluyor.&nbsp;</p>

<p>Startup, Insight Partners liderliğinde 300 milyon dolar değerleme ile 32 milyon dolarlık bir finansman turunu tamamladı. Delve&#39;i kurmadan &ouml;nce Kocalar, MIT ve Stanford&#39;da araştırmalar yaptı, 20 yaşında 8 makale yayınladı ve lise &ouml;ğrencisiyken Uluslararası Uzay İstasyonu&#39;na bir deney g&ouml;nderdi.</p>

<h3>Selene Sarı</h3>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/454e5ffb-776d-4dfe-9b51-8944676020e9.jpg" /></p>

<p>Enerji &amp; Yeşil Teknoloji kategorisinde ise iki T&uuml;rk isim var. Bunlardan biri 29 yaşındaki Selene Sarı. Klima sistemlerinde temel sorun, maliyetli ve y&uuml;ksek enerji kullanımı gerektiren değişiklikler yapmadan daha derin hava filtrasyonu elde etmenin yolunu bulmak olduk&ccedil;a zor. Selene Sarı, &ldquo;akustik aglomerasyon&rdquo; adlı bir &ccedil;&ouml;z&uuml;mle <strong>Vox Aeris</strong> şirketini kurdu. Bu &ccedil;&ouml;z&uuml;mde, tozlu hava akımına belirli ses dalgaları uygulanarak ince par&ccedil;acıkların &ccedil;arpışması ve k&uuml;melenmesi sağlanıyor, b&ouml;ylece hava akışını kısıtlamadan fiziksel hava filtreleri tarafından daha kolay yakalanıyorlar. T&uuml;rkiye&rsquo;den doğan Sarı, UCLA&#39;da havacılık ve uzay m&uuml;hendisliği okuduktan sonra Imperial College London ve Royal College of Art&#39;ta y&uuml;ksek lisans yaptı. Tezi, Vox Aeris&#39;in temelini oluşturdu.</p>

<h3>Ali Sarılgan</h3>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/aa2f06e8-9dc9-4147-8a39-89759d25b8a3.jpg" /></p>

<p>Sarı ile birlikte enerji kategorisinde yer alan diğer isim de 29 yaşındaki Ali Sarılgan. Sarılgan&rsquo;ın şirketi <strong>TrueMeter</strong>, yapay zeka ile enerji kullanımını y&ouml;netiyor. Şirket, herhangi bir işletmenin elektrik faturalarını otomatik olarak y&uuml;zde 10-15 oranında d&uuml;ş&uuml;rebileceğini ve y&uuml;zde 28 daha y&uuml;ksek bir yenilenebilir enerji karışımına ge&ccedil;irebileceğini iddia ediyor. Hedef, fiziksel mağazaları olan işletmelerin elektrik faturalarını &ouml;demek i&ccedil;in varsayılan y&ouml;ntem haline gelmek ve aynı zamanda ABD&#39;nin karbon emisyonlarını azaltmak. TrueMeter&#39;ı kurmadan &ouml;nce, T&uuml;rkiye&rsquo;de b&uuml;y&uuml;yen Sarılan Stanford&#39;da lisans ve y&uuml;ksek lisans derecelerini tamamladı. ABD&rsquo;deki &ouml;ğrenciliği &ouml;ncesinde ailesinin &ccedil;iftliğine elektrik sağlamak i&ccedil;in g&uuml;neş panellerini kendi elleriyle kurdu. Şirket 5,5 milyon dolarlık yatırım aldı.</p>

<h3>Can Uncu</h3>

<p><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/c5b8767a-de1c-469b-badc-c218fe88ce77.jpg" /></p>

<p>Sağlık kategorisinde de <strong>Asepha</strong>&rsquo;yı Eunice Wu ile birlikte kuran 25 yaşındaki Can Uncu yer alıyor. Yazılım şirketini kurmadan &ouml;nce Wu eczacıydı. G&uuml;nlerinin &ccedil;oğunu ila&ccedil;ları karıştırmak ve hastalara tavsiyelerde bulunmak yerine sıkıcı veri girişi ve idari işlerle uğraşarak ge&ccedil;irmekten bıkmıştı. 2023 yılında Can Uncu ile birlikte Asepha&#39;yı kurdu. Bu şirket, yapay zeka yazılımının el yazısı re&ccedil;eteleri işleyebilmesini, tıbbi kodları doğrulayabilmesini ve faksları (ABD&rsquo;de eczanelerde hala yaygın olarak kullanılan) işleyebilmesini sağlıyor. Toronto merkezli Asepha, ayrıca yeniden stok doldurma işlemlerini ger&ccedil;ekleştirmek, teslim alma bildirimleri g&ouml;ndermek ve hasta sorularını daha ustaca y&ouml;nlendirmek i&ccedil;in yapay zeka destekli bir telefon sistemi de sunuyor. Startup, 4 milyon dolardan fazla fon topladı.</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/icerik/30-alti-30-basvuru" target="_blank"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e9ccdcc1-98ab-4f11-91bb-080a27e1135f.png" /></a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-abd-30-alti-30-2026-dort-turk-listede-2025-12-02-16-40-25.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-turkiye-30-alti-30-listesi-aciklandi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/30-alti-30/forbes-turkiye-30-alti-30-listesi-aciklandi</link>
      <category>30 Altı 30 </category>
      <title>Forbes Türkiye 30 Altı 30 listesi açıklandı</title>
      <description>Forbes Türkiye, henüz 30 yaşını doldurmadan fikirleri, cesaretleri ve yaratıcılıklarıyla dünyada iz bırakacağını gösteren 30 genç ismin yer aldığı 30 Altı 30 listesini açıkladı. Yapay zeka, sağlık, bilişim, girişim, sosyal sorumluluk, sanat, eğlence ve spor dünyasının genç liderleri, 18 Kasım'da düzenlenen görkemli bir törenle, iş dünyasının önemli isimlerinin elinden ödüllerini aldı.</description>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 13:59:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-11-20T13:59:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Girişimcilikten m&uuml;ziğe, finanstan teknolojiye, sanattan bilime, spordan eğlenceye pek &ccedil;ok alanda fark yaratan gen&ccedil;ler, 18 Kasım 2025&rsquo;te CVK Park Bosphorus Hotel&rsquo;de d&uuml;zenlenen &ouml;d&uuml;l t&ouml;reniyle a&ccedil;ıklandı. İş, sanat ve cemiyet hayatından &ouml;nemli isimlerin bir araya geldiği gecede, geleceğin gen&ccedil; liderleri fark yaratan girişimleri ve yetenekleri ile &ouml;ne &ccedil;ıktı.&nbsp;</p>

<p>Aday olmasının ya da aday g&ouml;sterilmesinin ardından se&ccedil;kin bir j&uuml;ri tarafından 30 Altı 30 listesine girmeye hak kazanan gen&ccedil;lere &ouml;d&uuml;llerini T&uuml;rkiye&rsquo;nin ekonomik, k&uuml;lt&uuml;rel ve yaratıcı alanlarından duayen isimler takdim etti.&nbsp;</p>

<p>Gecede &ouml;d&uuml;ller; Fiba Grup Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Murat &Ouml;zyeğin, Turcas Petrol Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, &Ccedil;alık Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Ahmet &Ccedil;alık, Limak Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Ebru &Ouml;zdemir, Yeditepe &Uuml;niversitesi N&ouml;roşirurji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Uğur T&uuml;re, Kobil Group Kurucu CEO&rsquo;su İsmet Koyun, Forbes T&uuml;rkiye Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Sel&ccedil;uk Bur&ccedil;ak &Ccedil;elik, Forbes T&uuml;rkiye Medya Grup Başkanı Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven, R&ouml;nesans Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, Safi Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Hakan Safi, QNB Y&ouml;netim Kurulu Başkanı &Ouml;mer Aras, Yıldızlar Yatırım Holding Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi Hakkı Yıldız, Akfen Holding Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi Pelin Akın &Ouml;zalp, Ege Yapı Y&ouml;netim Kurulu Başkanı İnan&ccedil; Kabadayı, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi İstanbul Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, Nuh &Ccedil;imento&ndash;Panora GYO&ndash;Lider Faktoring&ndash;Denge Varlık Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi Aclan Acar, CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Kurtuluş G&uuml;ltekin, Agrotech CTO&rsquo;su Yusuf Aslant&uuml;rk ve Agrotech Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Danışmanı G&uuml;lbin G&uuml;ldal, sanat&ccedil;ı Emir Can İğrek, QNB Y&ouml;netim Kurulu &Uuml;yesi ve CEO&rsquo;su &Ouml;m&uuml;r Tan, Pernod Ricard Afrika ve Ortadoğu CEO&rsquo;su Sel&ccedil;uk T&uuml;may, Dreamland Ticaret ve Yatırım Danışmanlığı Kurucusu Deniz T&uuml;z&uuml;ner, Letven Capital Kurucusu ve CEO&rsquo;su Kamil Kılı&ccedil;, WSI &Uuml;lke Direkt&ouml;r&uuml; Hande Ocak Başev ile Prof. Dr. Beh&ccedil;et Yalın &Ouml;zkara tarafından takdim edildi.</p>

<p>&Ouml;d&uuml;l t&ouml;reninde konuşan Forbes T&uuml;rkiye Medya Grup Başkanı Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven, &ldquo;Bug&uuml;n yalnızca başarıları değil, gen&ccedil;liğin cesaretini, ışığını ve d&uuml;nyayı değiştirme g&uuml;c&uuml;n&uuml; kutluyoruz. Gen&ccedil;ler kaderlerini yazarken insanlığa bırakacakları izi de belirler. Bizlerin g&ouml;revi, gen&ccedil;lerin g&uuml;c&uuml;n&uuml; buluşturacak bir zemin yaratmaktır. Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin 30 Altı 30 listesiyle onurlandırdığı gen&ccedil; liderler, sadece bir başarı toplamı değil; geleceği kuracak gen&ccedil; liderlerin platformudur. Bu &ouml;d&uuml;ller, bir heykelcikten &ccedil;ok daha fazlası. Bir kuşağın diğerine sessizce devrettiği bir g&uuml;ven bayrağı. Bu gece gen&ccedil;lere destek vermek i&ccedil;in burada olan t&uuml;m değerli isimlerin varlığı ise &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir mesaj taşıyor: &lsquo;Sizin yolunuza inanıyoruz.&rsquo; Bizim en b&uuml;y&uuml;k dileğimiz, bu emaneti gururla taşıyan gen&ccedil; liderlerimizin, zamanı geldiğinde aynı g&uuml;veni kendilerinden sonrakilere devretmesidir&rdquo; dedi.&nbsp;</p>

<h2>Forbes 30 Altı 30 listesi k&uuml;resel bir fenomene d&ouml;n&uuml;şt&uuml;</h2>

<p>Forbes Global Genel Yayın Y&ouml;netmeni Yardımcısı Kerry A. Dolan ise 30 Altı 30 listesinin 14 yıllık ge&ccedil;mişini anlattığı sunumunda, listede yer alan isimlerin i&ccedil;ine girdikleri k&uuml;resel ağ sayesinde &ccedil;ok daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; liderler olarak iş d&uuml;nyasında yer aldığını s&ouml;yledi. Kerry A. Dolan, 30 Altı 30 listesinin global &ouml;l&ccedil;ekteki &ouml;nemine dikkat &ccedil;ekerek s&ouml;zlerine ş&ouml;yle devam etti:</p>

<p>&nbsp;&ldquo;2011&rsquo;den bu yana Forbes&rsquo;un 30 Altı 30 listesi k&uuml;resel bir fenomene d&ouml;n&uuml;şt&uuml; ve bug&uuml;n burada ger&ccedil;ekleşen bu etkinlik de bu listenin g&uuml;c&uuml;n&uuml;n bir başka g&ouml;stergesi. Forbes T&uuml;rkiye, Arjantin&rsquo;den Afrika&rsquo;ya, Avustralya&rsquo;ya kadar 50&rsquo;den fazla Forbes dergisi yayımlayan uluslararası partner ağının &ouml;nemli bir par&ccedil;ası. Bu edisyonların t&uuml;m listelerini topladığımızda, d&uuml;nya genelinde 10 bini aşkın gen&ccedil; liderden oluşan g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir &ldquo;30 Altı 30&rdquo; topluluğu ortaya &ccedil;ıkıyor. Forbes ve k&uuml;resel ortaklarımız sayesinde Brezilya&rsquo;dan Bel&ccedil;ika&rsquo;ya, Botsvana&rsquo;dan Bangkok&rsquo;a kadar bir&ccedil;ok şehirde buluşmalar ger&ccedil;ekleştirdik. Bug&uuml;n İstanbul&rsquo;da T&uuml;rkiye&rsquo;nin de bu k&uuml;resel ağın bir par&ccedil;ası olmasını sağladığınız i&ccedil;in sizleri tebrik ediyorum. Forbes&rsquo;un 108 yıllık girişimci ruhunu yansıtan 30 Altı 30 listesi, son 14 yılda inovasyon ve yaratıcılığın d&uuml;nya &ccedil;apında bir hareketine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin bu yılki listesinde yer alan t&uuml;m gen&ccedil; liderleri i&ccedil;tenlikle kutluyorum. D&uuml;nya, sizin gibi fark yaratma cesaretine sahip insanlar sayesinde daha iyi bir yer haline geliyor.&rdquo;</p>

<h2>30 Altı 30 listesinde kimler var?</h2>

<p>Teknolojiyi insan hayatına temas eden bir sorumluluk alanı olarak g&ouml;ren ve 17 yaşında hayata ge&ccedil;irdiği Look Market ile y&uuml;z binlerce kişiye ulaşan pazar yeri kurduktan sonra y&ouml;n&uuml;n&uuml; afet teknolojilerine &ccedil;eviren ve geliştirdiği sistemle enkaz altındaki insanların kalp atışlarını tespit eden Arif Bayır, sağlıklı yaşamı ulaşılabilir kılmak amacıyla kurdukları BAHS ile doğal i&ccedil;erikli atıştırmalıkları ve &ouml;ğ&uuml;n alternatiflerini odağına alan Baran ve Sarp Kala kardeşler, Hatay depremi sırasında hava sahası kapanınca geliştirdiği &lsquo;Y&ouml;nlendirme ve Destek Sistemi&rsquo; ile kriz anlarında u&ccedil;uş trafiğini y&ouml;nlendirmek i&ccedil;in &ccedil;&ouml;z&uuml;mler sunarak adından s&ouml;z ettiren Umutcan S&uuml;r&uuml;c&uuml;, T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk elektrokimyasal biyosens&ouml;r &uuml;retim altyapısını kuran AGON Biyoteknoloji şirketinin kurucularından Aleyna Yıldız &ouml;d&uuml;l alan isimler arasında yer aldı.&nbsp;</p>

<p>Sıfır sermayeyle kurduğu Spektra Games ile &uuml;&ccedil; yılda d&uuml;nya &ccedil;apında 40 milyondan fazla oyuncuya ulaşan Kadir Danışman, T&uuml;rkiye&rsquo;de solo u&ccedil;uş yapan en gen&ccedil; kadın pilot olarak havacılık tarihine ge&ccedil;en Defne &Ouml;zcan, proteinlerin ve amino asitlerin &lsquo;neden sol elli&rsquo; olduklarını a&ccedil;ıklayan teorisiyle bilimin y&ouml;n&uuml;n&uuml; değiştiren ve yaşamın kimyasal k&ouml;kenine ışık tutan &ccedil;alışmaları &ouml;nemli bilim dergilerinde referans g&ouml;sterilen Furkan &Ouml;zt&uuml;rk, kadınların potansiyelini g&uuml;&ccedil;lendiren bir dayanışma ekosistemi yaratan ve gen&ccedil; kadınların kişisel ve profesyonel gelişimini destekleyen &lsquo;Turkishe&rsquo; adlı girişimi kuran Asiye Bahar Tabanlı da 2025 30 Altı 30 listesinin dikkat &ccedil;eken isimleri oldu.&nbsp;</p>

<h2>Yapay g&ouml;rme sistemleri ve hiper-ger&ccedil;ek&ccedil;i ses altyapısı sağlayan girişimlerle dikkat &ccedil;ektiler</h2>

<p>Hen&uuml;z 17 yaşında ve Kabataş Erkek Lisesi &ouml;ğrencisi olan, Harvard&rsquo;ın liseliler arası ekonomi makalesi yarışmasında birincilik kazanan Cemil T&uuml;rk, g&ouml;rme yetisini kaybettikten sonra d&uuml;nyayı yeniden tanımlamayı se&ccedil;en, T&uuml;rkiye&rsquo;de kurduğu FROM YOUR EYES ve ABD&rsquo;deki NeuroVision AI Tech ile biyolojik g&ouml;rmeyi taklit eden yapay g&ouml;rme sistemleri geliştiren Z&uuml;lal Tannur, şirketi Freya ile işletmelerin kendi yapay zeka telefon ajanlarını g&uuml;venli şekilde tasarlayıp test etmesini sağlayan, hiper-ger&ccedil;ek&ccedil;i bir ses altyapısı sunan Tunga Bayrak, Yale &Uuml;niversitesi&rsquo;nin yatırım yarışmasında iki yıl &uuml;st &uuml;ste d&uuml;nya birincisi olarak finans d&uuml;nyasının dikkatini &ccedil;eken kıdemli danışman olarak &ccedil;alışırken, geliştirdiği yapay zeka destekli yatırım modeliyle test s&uuml;re&ccedil;lerinde y&uuml;zde 90 başarı oranına ulaşan Oğulcan Lider Kara da T&uuml;rkiye&rsquo;nin gen&ccedil; liderleri olarak Forbes 30 Altı 30&rsquo;da &ouml;d&uuml;llerini aldı.&nbsp;</p>

<p>Ge&ccedil;en yıl kurduğu &lsquo;Spark SuperApp&rsquo; ile e-mobilite alanında kısa s&uuml;rede fark yaratan ve girişimiyle T&uuml;rkiye&rsquo;deki b&uuml;t&uuml;n elektrikli otomobil şarj istasyonlarına &nbsp;MiniApp &uuml;zerinden erişim sağlayan &Ccedil;ağan Koyun, kurucusu olduğu Teamfluencer ile 500 binden fazla i&ccedil;erik &uuml;reticisini, sayıları bini bulan global markayla aynı ekosistemde buluşturmayı başaran Dilara Bostancıoğlu, oyun kodlarından k&uuml;resel teknoloji ekosistemine uzanan yolculuğunda, &lsquo;gen&ccedil; yaşta da d&uuml;nyayı değiştirebileceğini&rsquo; kanıtlayan Hasan Burak Demir, kurucusu olduğu Bridgesoft ile tarımda yapay zeka kullanarak pestisit kullanımını y&uuml;zde 90, sıvı g&uuml;bre t&uuml;ketimini y&uuml;zde 50 azaltan Smart SprayeX/PRO&rsquo;yu geliştiren Berkay Ko&ccedil;ak 30 Altı 30 listesine girerek başarılarını bir kez daha kanıtlamış oldu.&nbsp;</p>

<p>Kurucusu olduğu PM Biomaterials ile karbon-negatif biyopolimerler &uuml;reterek, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir ambalaj ve malzeme d&uuml;nyasına yeni bir sayfa a&ccedil;an B&uuml;şra K&ouml;ksal, 100 milyon doların &uuml;zerinde değerlemeye ulaşan The Purest Solutions&rsquo;ın kurucu ortaklarından Hazal Evliyaoğlu, 2019&rsquo;dan bu yana Youth For Climate T&uuml;rkiye Direkt&ouml;r&uuml; olarak gen&ccedil;lerin iklim politikalarında s&ouml;z sahibi olduğu projelere liderlik eden, Avrupa Komisyonu tarafından &lsquo;Avrupa&rsquo;nın En Gen&ccedil; İklim El&ccedil;ilerinden&rsquo; biri se&ccedil;ilen Seren Ana&ccedil;oğlu, kurduğu &quot;Orbina AI&quot; ile T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk yerli dil modellerini geliştiren Dilara Kaplan, 2020&rsquo;de kurucu ortağı olduğu Novus ile Boston ve İstanbul merkezli bir AI şirketi yaratan, MIT Sandbox desteğiyle geliştirilen Novus Writer ile Amerika&rsquo;da AI 100 listesine giren Vorga Can da &ouml;d&uuml;l alan isimlerdendi.</p>

<h2>Spor, sanat ve eğlence d&uuml;nyasının gen&ccedil; yetenekleri de &ouml;d&uuml;llerini aldı</h2>

<p>Vakıfbank ve Milli Takım formasıyla Avrupa ve d&uuml;nya şampiyonluklarında imzası olan Zehra G&uuml;neş, tenis d&uuml;nyasında T&uuml;rkiye&rsquo;nin y&uuml;kselen değeri Zeynep S&ouml;nmez, NBA&rsquo;de &lsquo;All-Star seviyesine&rsquo; ulaşma yolunda ilerleyen ilk T&uuml;rk pivot olarak tarihe ge&ccedil;meye hazırlanan Alperen Şeng&uuml;n ile motosiklet sporunda Avrupa pistlerinden D&uuml;nya Şampiyonluğu&rsquo;na uzanan yolculuğunda, T&uuml;rkiye&rsquo;nin adını altın harflerle yazdıran Toprak Razgatlıoğlu spor d&uuml;nyasının &ouml;d&uuml;l alan isimleri arasında yer aldı.&nbsp;</p>

<p>Hip-hop k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n &ouml;nemli temsilcilerinden Motive (Tolga Can Serbes), Aralık 2022&rsquo;de &ldquo;Enemies&rdquo; d&uuml;etiyle Times Square&rsquo;e &ccedil;ıkan ilk T&uuml;rk kadın sanat&ccedil;ı olan, sesi, tarzı ve uluslararası vizyonuyla T&uuml;rk popunun yeni kuşağını sahneye taşıyan Selin Ge&ccedil;it, uluslararası başarılara imza atan ve T&uuml;rkiye&rsquo;nin en gen&ccedil; piyanistlerinden olan Nehir &Ouml;zzengin m&uuml;zik dalında &ouml;d&uuml;l alan isimler oldu. 5 milyona yakın takip&ccedil;isiyle fenomene d&ouml;n&uuml;şen, dijital &ccedil;ağda mizahın dilini &lsquo;&Uuml;berk&uuml;loz&rsquo; adıyla yansıtan Berk Keklik de 30 Altı 30 listesine girerek başarılarına bir yenisini daha ekledi.&nbsp;</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk akademisyen &uuml;nvanlı robotu Maya da +1 olarak 30 Altı 30 listesinde</h2>

<p>Forbes T&uuml;rkiye 30 Altı 30&rsquo;un dikkat &ccedil;eken &ouml;d&uuml;llerinden biri de akademisyen &uuml;nvanına sahip &nbsp;robot Maya&rsquo;nın oldu. Arı Bilgi Bilişim Teknolojileri Akademisi&rsquo;nin geliştirdiği, Ankara &Uuml;niversitesi Teknokent&rsquo;ten akademisyen &uuml;nvanı alan, T&uuml;rkiye&rsquo;nin dijital eğitim d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n&uuml;n sembol&uuml; Maya, &ouml;d&uuml;l t&ouml;reninin sonunda Prof. Dr. Beh&ccedil;et Yalın &Ouml;zkara ile olan diyaloğuyla geceye renk kattı.&nbsp;</p>

<p>Forbes markasının doğduğu ABD&rsquo;de 2011, Avrupa ve Asya&rsquo;da 2016 yılından beri oluşturulan 30 Altı 30 listelerinde bug&uuml;ne kadar Mark Zuckerberg, LeBron James, Malala Yousafzai, Miley Cyrus gibi pek &ccedil;ok isim yer aldı.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Kobil Group ana sponsorluğunda ger&ccedil;ekleşen Forbes T&uuml;rkiye 30 Altı 30- 2025 &ouml;d&uuml;l t&ouml;reninde QNB, Pernod Ricard, CVK Park Bosphorus Hotel, Dreamland, Tezmarin, Voltify, Les Benjamins, Nişantaşı &Uuml;niversitesi, Agrotech, Taktik İletişim ve Nora Mice sponsor olarak yer aldı.&nbsp;</p>

<p>Forbes T&uuml;rkiye 30 Altı 30- 2026 yılı listesi i&ccedil;in <strong><a href="https://www.forbes.com.tr/icerik/30-alti-30-basvuru">buradan</a></strong> başvurabilirsiniz.&nbsp;&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-turkiye-30-alti-30-listesi-aciklandi-2025-11-20-17-03-32.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-next/yapay-zeka-yuvarlak-masa-ust-akil-caginda-pazarlama</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-next/yapay-zeka-yuvarlak-masa-ust-akil-caginda-pazarlama</link>
      <category>Forbes Next</category>
      <title>Yapay Zeka Yuvarlak Masa: Üst akıl çağında pazarlama</title>
      <description>Yapay zekanın etkisiyle pazarlama artık bir departman olmanın ötesinde, bir veri ekosistemi. Rotayı kampanyalar değil algoritmalar belirliyor. Bugünün liderlik anlayışı bütçe yönetiminin sınırlarını çoktan aştı. Artık odak, doğru stratejilerle yapay zekayı büyümenin en kârlı yatırımına dönüştürebilmek… Forbes Türkiye’nin WSI iş birliğiyle CVK Park Bosphorus Hotel’de dördüncüsünü düzenlediği “Yapay Zeka Yuvarlak Masa” toplantısında ise pazarlama dünyasının önde gelen isimleri bu dönüşümün yönünü ve geleceğini tartıştı.</description>
      <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-11-04T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes T&uuml;rkiye ve WSI Londra iş birliğiyle d&uuml;zenlenen Yapay Zeka Toplantıları Serisi, iş d&uuml;nyasının geleceğini şekillendiren liderleri bir araya getirmeye devam ediyor. &lsquo;Yapay Zeka Liderlik Endeksi&rsquo; oluşturma hedefiyle başlatılan serinin d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; buluşması, 25 Eyl&uuml;l&rsquo;de Forbes T&uuml;rkiye Medya Grup Başkanı Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven ve WSI Londra ve İstanbul Y&ouml;netici Ortağı, Yapay Zeka Odaklı İş Stratejisti Hande Ocak&nbsp;Başev&rsquo;in ev sahipliğinde CVK Park Bosphorus Hotel&rsquo;de ger&ccedil;ekleştirildi.</p>

<p>Farklı sekt&ouml;rlerden şirketlerin &uuml;st d&uuml;zey pazarlama y&ouml;neticilerinin bir araya geldiği toplantıda, yapay zekanın pazarlama d&uuml;nyasındaki rol&uuml; ve liderlerin bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mde &uuml;stlenmesi gereken kritik sorumluluklar ele alındı. Son olarak, Forbes ve WSI iş birliğinin bu alandaki yol haritasına nasıl katkı sağlayabileceği tartışıldı. Bu buluşmada yapay zekayla birlikte pazarlamadaki paradigma değişimi &uuml;zerine fikir alışverişinde bulunulurken, şirketlerin organizasyon yapılarındaki d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ve liderlerin bu alandaki deneyimleri konuşuldu.</p>

<h2>Yeni &ccedil;ağın eşiğinde</h2>

<p><em><strong>Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven</strong></em><br />
<em>Forbes T&uuml;rkiye Medya Grup Başkanı ve Kurucu Ortağı</em></p>

<p><img alt="Ayşe Burçak Güven" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/87d92b59-c819-4e91-bc46-7da2075a6d3f.png" />Yapay zeka hepimizin hayatını k&ouml;kten değiştiren, devrimsel bir d&ouml;nemi temsil ediyor. Sadece teknolojiyle sınırlı değil, d&uuml;ş&uuml;nme bi&ccedil;imimizi, iş yapış şekillerimizi ve toplumsal yapımızı d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor. &Uuml;stelik bu değişim inanılmaz bir hızla ger&ccedil;ekleşiyor. İki ya da beş yıl sonrasına dair yaptığımız &ouml;ng&ouml;r&uuml;ler, bazen altı ay i&ccedil;inde ger&ccedil;eğe d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p>

<p>S&oslash;ren Kierkegaard&rsquo;ın &ccedil;ok sevdiğim bir s&ouml;z&uuml; vardır: &ldquo;Hayat sadece geriye d&ouml;n&uuml;p bakıldığında anlaşılabilir ama ileriye d&ouml;n&uuml;k yaşanabilir.&rdquo; Genelde yaşadıklarımızı sonradan anlamlandırırız. Ancak yapay zekada durum farklı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; şu anda, tam da bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n i&ccedil;indeyiz ve bunun farkındayız. Kimi zaman heyecan duyuyoruz, kimi zaman da &uuml;rk&uuml;yoruz. İşlerimiz, rollerimiz, toplumsal d&uuml;zen nereye evrilecek diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz.</p>

<p>Ama biz bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;nde savrulmak yerine, dalganın g&uuml;c&uuml;n&uuml; kullanmak istiyoruz. Tıpkı s&ouml;rf yapar gibi... Yapay zekayı bir tehdit değil, bir fırsat olarak g&ouml;rmek ve onunla birlikte yeni bir &ccedil;ağ inşa etmek istiyoruz. Yapay Zeka Yuvarlak Masa Toplantıları&rsquo;nı yapmamızın nedeni de tam olarak bu. Bu toplantıyı d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k dijital danışmanlık şirketlerinden biri olan WSI ile birlikte d&uuml;zenliyoruz. Forbes olarak biz, i&ccedil;eriğin g&uuml;c&uuml;ne &ccedil;ok inanıyoruz. Bug&uuml;n bilgi bolluğu i&ccedil;inde en kıymetli şey, derinlik ve etkidir. Biz de her etkinliğimizde, ger&ccedil;ekten değer yaratan, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir ve &ouml;l&ccedil;&uuml;lebilir etkisi olan i&ccedil;erikler &uuml;retmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>Bu anlayışla WSI ile birlikte, yıl sonunda T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk &ldquo;Yapay Zeka Liderlik Endeksi&rdquo;ni yayımlayacağız. Bu endeksi sadece yerel d&uuml;zeyde değil k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte de anlamlı kılmak istiyoruz. Bu endeks diğer &uuml;lkelerle kıyaslanabilir, gelişimimizi &ouml;l&ccedil;ebileceğimiz bir yapıda olacak. Endeksin metodolojisi ve etik denetimi Oxford &Uuml;niversitesi&rsquo;nin Said Business School&rsquo;u tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. Bu toplantılar da s&uuml;recin &ouml;nemli bir par&ccedil;ası. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biz medya olarak yalnızca anlatan değil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n i&ccedil;inde yer alan, onu belgeleyen ve y&ouml;nlendiren bir rol &uuml;stleniyoruz.</p>

<p>&nbsp;</p>

<blockquote>
<p><span><span>&ldquo;Yapay zeka korkulacak bir g&uuml;&ccedil; değil y&ouml;n verilebilecek bir enerji. iş yapış bi&ccedil;imlerimizle birlikte d&uuml;ş&uuml;nme ve karar alma s&uuml;re&ccedil;lerimizi de yeniden tanımlıyor. Bu dalganın &ouml;n&uuml;nde s&uuml;r&uuml;klenmek yerine, o dalgayı y&ouml;nlendirmeyi &ouml;ğrenmemiz gerekiyor.&rdquo; -Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven</span></span></p>
</blockquote>

<p>&nbsp;</p>

<h2>Organizasyon yapıları temelden değişiyor</h2>

<p><strong>Hande Ocak Başev</strong><br />
<em>WSI İngiltere ve T&uuml;rkiye Y&ouml;netici Ortağı&nbsp;</em></p>

<p>Yapay zekanın iş d&uuml;nyasında yarattığı fark, yalnızca işleri hızlandırmak ya da verimliliği artırmakla &nbsp;tanımlanmıyor, işi tamamen değiştiriyor. Artık bir &uuml;r&uuml;n sadece &uuml;retildiği anda değil, kullanıldığı s&uuml;re&ccedil;te de gelişiyor. &Ouml;rneğin, Tesla ara&ccedil;ları satıldıktan aylar sonra dahi s&uuml;rekli g&uuml;ncellemelerle değer kazanıyor. Bu, bilgi eklendik&ccedil;e &uuml;r&uuml;n&uuml;n kendisinin de evrildiği yeni bir ekonomik modelin işareti. Yapay zeka, iş yapış bi&ccedil;imlerimizi d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;rken, organizasyon yapılarımızı da temelden değiştiriyor. Eskiden Microsoft gibi teknoloji devlerinde beş - altı m&uuml;hendise bir y&ouml;netici d&uuml;şerken bug&uuml;n bu sayı 10 kişiye kadar &ccedil;ıktı.</p>

<p><img alt="Hande Ocak Başev" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/8bc9b8ec-3282-4f87-81ea-2aa915c58918.png" />Orta kademe y&ouml;neticilik modeli yavaş yavaş ortadan kalkıyor; karar alma s&uuml;re&ccedil;leri yukarıdan aşağıya iniyor, hiyerarşik yapılar yerini ağ temelli, &ccedil;evik yapılara bırakıyor. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, her liderin kendine şu soruları sormasını gerektiriyor: Ben hangi veriyi topluyorum? Bu veriyle ne yapabilirim? &Uuml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; ya da hizmetimi bu değişimin i&ccedil;inde nasıl yeniden tanımlayabilirim?</p>

<p>Kesin olan şu: Organizasyonlar değişecek. Tahminim, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki 10 - 15 yıl i&ccedil;inde orta kademe y&ouml;netim anlayışı tamamen farklılaşacak. Ardından da &ldquo;super intelligent&rdquo; sistemlerin d&ouml;nemi başlayacak. Yeni liderlik modelinde ilgin&ccedil; bir değişim yaşıyoruz. &Ouml;zellikle &uuml;retken yapay zekanın etkisiyle artık sadece fikirleri geliştiren değil, o fikirleri uygulayan hale geldik. Yapay zeka &ouml;yle iyi analizler yapıyor ki y&ouml;neticilerin karar alma hızı d&uuml;nya genelinde 10 kat arttı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yapay zeka, hızlı analiz yeteneği sayesinde karar s&uuml;re&ccedil;lerinde doğrudan bir ortak haline geldi.</p>

<p>Bug&uuml;n bir kod yazıcısı, yapay zeka ajanları sayesinde iki kişinin yaptığı işi tek başına yapabiliyor. McKinsey ve Goldman Sachs&rsquo;ın araştırmalarına g&ouml;re 2030&rsquo;a kadar ofis g&ouml;revlerinin y&uuml;zde 70&rsquo;i yapay zeka tarafından &uuml;stlenilecek. Bu noktada kritik soru şu: &ldquo;Bir pazarlama lideri olarak, kontrol mekanizmam nerede başlıyor, nerede bitiyor? İnsan ve yapay zeka arasında sorumluluk paylaşımını nasıl yapacağım?&rdquo; Bu sadece teknoloji değil, liderlik yetkinliği meselesi.</p>

<p>Rekabetin tanımı da değişiyor. Eskiden bir şirketin g&uuml;c&uuml; ofis sayısı, &ccedil;alışan sayısı, cirosu ya da &uuml;retim kapasitesiyle &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;rd&uuml;. Artık bunlar &ouml;nemli ama yeterli değil. Yeni d&ouml;nemin g&uuml;c&uuml; veri hakimiyetinde. Burada T&uuml;rkiye&rsquo;ye &ouml;zg&uuml; bir zorluk da var. Biz hata yapmaktan &ccedil;ekiniyoruz, oysa Amerika&rsquo;da hata &ldquo;&ouml;ğrenme deneyimi&rdquo; olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Yapay zeka gibi yeni gelişen bir alanda hata yapmak ka&ccedil;ınılmaz. Bu y&uuml;zden &ldquo;deneme&rdquo; hızımızı artırmamız gerekiyor.</p>

<p><img src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/bccbc7bf-274a-4d30-b8d8-070744ad8fdc.png" />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; artık beklenmedik oyuncular da sahneye &ccedil;ıkabiliyor. &Ouml;rneğin kimya şirketi BASF, geliştirdiği sens&ouml;rlerle bir anda d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k tarım makinesi &uuml;reticilerinden John Deere&rsquo;a rakip hale geldi. Yani bir sabah hi&ccedil; tahmin etmediğiniz bir sekt&ouml;r, sizin rakibiniz olabilir. Bu y&uuml;zden her pazarlama liderinin şunu d&uuml;ş&uuml;nmesi gerekiyor: Benim sekt&ouml;r&uuml;mde veriyle kim, ne yapabilir?</p>

<p>&Uuml;r&uuml;nler değişiyor, rekabet değişiyor, sekt&ouml;r ayrımları bulanıklaşıyor, organizasyon yapıları d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Dolayısıyla liderlerin bu konuda &ccedil;ok daha fazla bilgi sahibi olması şart. D&uuml;nya genelinde pazarlamacıların yapay zekayı benimseme oranı hızla artıyor. McKinsey&rsquo;in araştırmasına g&ouml;re son iki yılda adaptasyon oranı 18 puan y&uuml;kseldi. En &ccedil;ok kullanılan ara&ccedil; h&acirc;l&acirc; ChatGPT. Bu olumlu bir tablo ama aynı zamanda g&ouml;steriyor ki yapay zeka h&acirc;l&acirc; daha &ccedil;ok hız ve kolaylık i&ccedil;in kullanılıyor. Oysa asıl potansiyel, iş sonu&ccedil;larını k&ouml;kten değiştirme g&uuml;c&uuml;nde.</p>

<p>Bug&uuml;n şirketlerin y&uuml;zde 95&rsquo;i, yapay zeka yatırımlarından beklediği getiriyi alamıyor. Bunun nedeni, &ldquo;yapay zeka&rdquo; dediğimiz alanın 258 farklı teknolojiye dayanması. Biz genellikle &ldquo;generative AI&rdquo; yani &uuml;retken yapay zeka kısmına odaklanıyoruz. Oysa bu yalnızca buzdağının g&ouml;r&uuml;nen y&uuml;z&uuml;. Ger&ccedil;ek d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m, analitik, &ouml;ng&ouml;r&uuml;c&uuml; ve stratejik yapay zeka sistemleriyle m&uuml;mk&uuml;n olacak. Bu da liderlerin teknolojiye stratejik bir ortak olarak yaklaşmasını gerektiriyor.</p>

<h2>Yeni d&ouml;nem: &Ccedil;oklu veri, otonomi ve &uuml;st akıl &ccedil;ağı</h2>

<p>Bug&uuml;n yapay zeka dendiğinde artık sadece &uuml;retken sistemlerden değil, &ccedil;ok daha gelişmiş, kendi kendine karar alabilen modellerden s&ouml;z ediyoruz.</p>

<p>Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n d&ouml;rt temel başlığı var:</p>

<p><em><strong>1. Multimodal AI &ndash; &Ccedil;oklu veriyle anlam &ccedil;ıkarma</strong></em></p>

<p>Yapay zekanın metin, ses, video ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml;y&uuml; birlikte analiz eden bir yapıya evrildiğini g&ouml;r&uuml;yoruz. 2023&rsquo;te &uuml;retken YZ i&ccedil;inde yalnızca y&uuml;zde 1&rsquo;lik bir paya sahip olan &ldquo;multimodal&rdquo; sistemlerin 2027&rsquo;de y&uuml;zde 40&rsquo;a ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Bu sistemler, bir m&uuml;şterinin markanız hakkında paylaştığı bir videodaki ses tonunu, y&uuml;z ifadesini ve g&ouml;rsel bağlamı aynı anda analiz edebiliyor. B&ouml;ylece pazarlama y&ouml;neticileri i&ccedil;in &ldquo;ger&ccedil;ek duygusal durumu&rdquo; tespit edebilme, yani &ccedil;ok boyutlu deneyim analizi d&ouml;nemi başlıyor. Bu altyapı artık hazır; &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki iki yıl i&ccedil;inde aktif şekilde kullanılabilir hale gelecek.</p>

<p><em><strong>2. Agentic AI &ndash; Otonom pazarlama sistemleri</strong></em></p>

<p>McKinsey&rsquo;nin pazarlamanın geleceği i&ccedil;in en &ouml;nemli trend olarak tanımladığı &ldquo;Agentic AI&rdquo;, insan m&uuml;dahalesi olmadan karar alıp eyleme ge&ccedil;ebilen &ouml;zerk sistemleri ifade ediyor. Bug&uuml;ne kadar kullandığımız dar yapay zeka sistemleri bir işi &ccedil;ok iyi yapıyordu; ancak tek bir alana sıkışıyordu. &Ouml;zerk YZ ise geri bildirim veren ve s&uuml;rekli &ouml;ğrenen otonom bir model. Bu da pazarlama d&uuml;nyasında u&ccedil;tan uca otonom operasyonların &ouml;n&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıyor: Hedefi belirleyen, stratejiyi planlayan, uygulayan ve raporlayan sistemlerden bahsediyoruz. Bu y&uuml;zden her pazarlama liderinin, bu teknolojiyi anlaması ve s&uuml;re&ccedil;lerine nasıl entegre edeceğini bug&uuml;nden planlaması gerekiyor.</p>

<p><em><strong>3. Neuro-symbolic AI &ndash; Akıl y&uuml;r&uuml;ten sistemler</strong></em></p>

<p>Yapay zekanın istatistiksel &ouml;ğrenme kapasitesini, insan benzeri akıl y&uuml;r&uuml;tme yeteneğiyle birleştiren bu yeni yaklaşım, yapay genel zekaya giden yolda en b&uuml;y&uuml;k adım olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Geleneksel sistemler sadece &ouml;rneklerden &ouml;ğrenirken n&ouml;ro-sembolik YZ hem &ouml;rneklerden &ouml;ğreniyor hem de mantıksal kurallara ve istisnalara uyuyor. Yani tahmin yapmakla kalmıyor, gerek&ccedil;esini de sunuyor, şeffaflığı artırıyor. Bu da &ouml;zellikle pazarlamada g&uuml;ven ve etik perspektifinden b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor.</p>

<p><em><strong>4. Quantum AI &ndash; Hızın &ouml;tesinde bir zeka</strong></em></p>

<p>Kuantum bilgisayarlar, 10 septrilyon ile klasik bilgisayarın 24 katı işlem kapasitesine sahip. 2024&rsquo;te 1,42 milyar dolar b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğe ulaşan kuantum yapay zeka pazarı, 2030&rsquo;da 4,24 milyar dolara &ccedil;ıkacak. Bu teknoloji binlerce değişkenli optimizasyon problemini anında &ccedil;&ouml;zerek pazarlamada yatırım getirisini (ROI) ve hızını radikal bi&ccedil;imde artıracak. Karmaşık fiyatlama, hedefleme ve kampanya planlama gibi &ccedil;ok boyutlu karar s&uuml;re&ccedil;lerinde kuantum destekli YZ yeni bir devrim başlatacak.</p>

<p>&nbsp;</p>

<blockquote>
<p><span><span>&ldquo;McKinsey ve Goldman Sachs&rsquo;ın araştırmalarına g&ouml;re 2030&rsquo;a kadar ofis g&ouml;revlerinin y&uuml;zde 70&rsquo;i YZ tarafından &uuml;stlenilecek. Bu noktada kritik soru şu: Bir pazarlama lideri olarak, kontrol mekanizmam nerede başlıyor, nerede bitiyor?&rdquo; -Hande Ocak Başev</span></span></p>
</blockquote>

<p>&nbsp;</p>

<h2>İş, işin i&ccedil;inde &ouml;ğreniliyor</h2>

<p><strong>Selvi Talipoğlu&nbsp;</strong><br />
<em>Hopi Pazarlama Direkt&ouml;r&uuml;</em>&nbsp;</p>

<p><img alt="Selvi Talipoğlu " src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/4db47b88-8cd6-418b-afff-d8ca8bb1ffba.png" />Bu tarz etkinlikler, &ouml;zellikle konunun uzmanları tarafından d&uuml;zenlendiğinde sekt&ouml;rde neler olup bittiğini g&ouml;rmek a&ccedil;ısından ufuk a&ccedil;ıcı oluyor. Google, Hopi&rsquo;nin hem bulut hem de yapay zeka partneri. Onlarla birlikte eğitim s&uuml;re&ccedil;lerinde ve aktif projelerde birebir &ccedil;alışıyoruz. Bu sayede, neleri nasıl yapmamız gerektiğini, d&uuml;nyada diğer şirketlerin benzer s&uuml;re&ccedil;leri nasıl y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yakından &ouml;ğrenme fırsatı buluyoruz.</p>

<p>Hızlı &ouml;ğrenmenin en etkili yolu bir projeye başlamak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; işe koyulduğunuzda doğal olarak tıkanma noktalarında araştırma yapmaya, d&uuml;nyadaki &ouml;rnekleri incelemeye, eğitim almaya y&ouml;neliyorsunuz. Biz de Hopi&rsquo;de bu s&uuml;reci hızlandırmak i&ccedil;in bir &ldquo;AI Board&rdquo; kurduk. Pazarlama ve CTO ekiplerinin yanı sıra veri, CRM ve BI ekiplerinin de i&ccedil;inde yer aldığı bu YZ kurulu her ay toplanıyor. Projelerin hangi aşamada olduğunu değerlendiriyor, &ouml;ncelikleri yeniden belirliyoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her ay &ouml;ncelikler değişiyor. Aslında en kritik adım, bir yerden başlamak. Başlayınca s&uuml;re&ccedil; sizi zaten araştırmaya, sormaya, &ouml;ğrenmeye ve geliştirmeye doğru y&ouml;nlendiriyor. İş, işin i&ccedil;inde &ouml;ğreniliyor.</p>

<h2>Geliştirici buluşmaları &ouml;nemli</h2>

<p><strong>Aydın S&uuml;n&nbsp;</strong><br />
<em>Faselis Kurucu Ortağı ve CEO&rsquo;su&nbsp;</em></p>

<p><img alt="Aydın Sün " src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/2137d184-2bff-4655-b2ee-dc4e00681774.png" />Teknoloji şirketi olduğumuz i&ccedil;in yapay zeka gelişmelerini daha &ccedil;ok teknoloji sağlayıcılarının konferanslarından ve geliştirici buluşmalarından takip ediyoruz. &Ouml;rneğin Amazon&rsquo;un yıllık geliştirici konferanslarına d&uuml;zenli olarak katılıyoruz. Bu etkinliklerde hem kendi teknolojilerini hem de sekt&ouml;rdeki genel y&ouml;nelimleri anlatıyorlar; ayrıca yapay zeka &uuml;zerine hazırlanmış bir&ccedil;ok &ouml;rnek vaka paylaşımı oluyor. Bizim a&ccedil;ımızdan bu etkinlikler olduk&ccedil;a faydalı. Amazon, geliştirdikleri yapay zeka modelleriyle &uuml;retilen g&ouml;rsel, video ve ses i&ccedil;eriklerine kendi filigranlarını (watermark) ekleyeceklerini a&ccedil;ıkladı.</p>

<p>Diğer taraftan Uluslararası İletişim Danışmanlığı Birliği&rsquo;nin (ICCO), yayımladığı Varşova Prensipleri ile halkla ilişkiler ve pazarlama sekt&ouml;rlerinde yapay zeka kullanımına dair etik kodları tanımlamıştı. Biz de hem bu t&uuml;r uluslararası prensipleri hem de teknoloji firmalarının y&ouml;nelimlerini yakından takip ediyoruz. Şirket i&ccedil;inde zaten bir YZ ekibimiz var, ancak doğrudan bu t&uuml;r tartışma platformlarında yer almak g&uuml;nceli g&ouml;rmek ve yaklaşımımızı geliştirmek a&ccedil;ısından &ccedil;ok değerli oluyor.</p>

<h2>Yenilikler globalden lokale daha verimli</h2>

<p><strong>Onur Yaprak&nbsp;</strong><br />
<em>Bayer&nbsp;T&uuml;ketici Sağlığı T&uuml;rkiye &Uuml;lke M&uuml;d&uuml;r&uuml;</em></p>

<p><img alt="Onur Yaprak " src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/0d37f5f5-5a78-4678-9cc3-86adfb15b71b.png" />Şirketimizde yapay zeka stratejisi global &ouml;l&ccedil;ekte şekilleniyor ve ardından yerel uygulamalara indirgeniyor. Bu konuda hem finansal hem de insan kaynağıyla &ccedil;alışan &ouml;zel bir liderlik ekibi var. Stratejinin temelinde &ldquo;scalable&rdquo;, yani &ouml;l&ccedil;eklenebilir ve farklı pazarlarda uygulanabilir projeleri &ouml;nceliklendirmek yer alıyor. T&uuml;m &uuml;lkelerden gelen projeler değerlendirildikten sonra global &ouml;ncelik sırasına g&ouml;re hayata ge&ccedil;iriliyor.</p>

<p>&Uuml;lkelerdeki sorunlar ve YZ&rsquo;nin sağlayabileceği &ccedil;&ouml;z&uuml;mler aslında birbirine olduk&ccedil;a benzer. &Ouml;rneğin sağlık sekt&ouml;r&uuml;nden bir &ouml;rnek vereyim: Amerika&rsquo;da bir m&uuml;messil doktor ziyaretinde gelen bir soruyu sisteme giriyor. Sonraki ziyarette YZ sistemi, o soruya dair t&uuml;m bilimsel kaynakları tarayarak doktorun sorusuna bilimsel atıfta bulunarak cevap oluşturuyor. Bu sayede temsilcinin etkinliği artarken bilgi paylaşımı da daha nitelikli hale geliyor. Bunun dışında, operasyonel basitleştirmeler ve otomasyon &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri t&uuml;m organizasyon genelinde uygulanıyor. Globalde yapılan bir araştırmada, Bayer sağlık sekt&ouml;r&uuml;nde YZ&rsquo;ye en hazır &uuml;&ccedil; şirketten biri olarak g&ouml;steriliyor. Bu da aslında global ve lokal ekipler arasındaki s&uuml;rekli etkileşimden kaynaklanıyor.</p>

<p>Son olarak, Bayer&rsquo;de y&uuml;r&uuml;t&uuml;len t&uuml;m YZ projelerinin toplandığı bir &ldquo;AI Hub&rdquo; var. Burada hangi &uuml;lkede hangi projelerin y&uuml;r&uuml;t&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;rebiliyor, benzer uygulamaları kendi &uuml;lkemize nasıl uyarlayabileceğimizi inceleyebiliyoruz. Bu yapı, bilgi paylaşımını hızlandırırken yeniliklerin globalden lokale daha verimli taşınmasını sağlıyor.</p>

<h2>K&uuml;&ccedil;&uuml;k ama etkili bir YZ komitesi kurduk</h2>

<p><strong>Efsun Janset Yılmaz&nbsp;</strong><br />
<em>Boyner B&uuml;y&uuml;k Mağazacılık, E-Ticaret Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı</em></p>

<p><img alt="Efsun Janset Yılmaz " src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/352f6dc6-c9c0-4bce-9469-a2c828349ff5.png" />Boyner&rsquo;de yapay zeka &ccedil;alışmalarını y&ouml;nlendiren k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama etkili bir YZ Komitesi kurduk. Her ekip, bu alana ger&ccedil;ekten ilgi duyan ve zaman ayırmak isteyen g&ouml;n&uuml;ll&uuml;lerden oluşuyor. Veri bilimi ekibimiz, i&ccedil;inde akademik ge&ccedil;mişe sahip bir arkadaşımızın da yer aldığı &uuml;&ccedil; - d&ouml;rt gen&ccedil; &uuml;yeyle bu yapıyı teknik olarak destekliyor, onlara da ciddi bir inisiyatif alanı tanıyoruz.</p>

<p>Komitenin iki ana hedefi var: İlki, şirket genelinde YZ, makine &ouml;ğrenmesi ve dil modelleri konularında temel bir farkındalık oluşturmak. İkincisi ise bu bilgiyi g&uuml;nl&uuml;k iş s&uuml;re&ccedil;lerine entegre etmek. CRM, pazarlama, e-ticaret ve IT gibi teknolojiyle daha yakın &ccedil;alışan ekiplerde bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m daha kolay olurken; mağaza operasyonları, finans veya hukuk gibi alanlarda &ldquo;YZ nasıl kullanılabilir?&rdquo; sorusuna odaklanıyoruz. Bu ama&ccedil;la kısa eğitimler, video workshop&rsquo;lar ve vaka sunumları d&uuml;zenliyoruz. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki hafta t&uuml;m şirkete a&ccedil;ık yeni bir &ldquo;AI case&rdquo; videosu da paylaşacağız.</p>

<p>Yaklaşık altı aydır d&uuml;zenli olarak YZ proje yarışmaları ger&ccedil;ekleştiriyoruz. Bu yarışmalarda farklı departmanlardan, hatta birbirinden tamamen alakasız alanlardan kişileri bir araya getiriyoruz. &Ouml;nce kısa bir eğitim s&uuml;reci, ardından proje geliştirme aşaması geliyor. S&uuml;reci oyunlaştırarak daha eğlenceli hale getiriyoruz. Komite aynı zamanda icra kurulunu da bilgilendiriyor.</p>

<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sadece uygulayıcı ekiplerle sınırlı kalmamalı; y&ouml;netim kadrolarının da bu konuda bilgi birikimini artırması gerekiyor. Her ay yayımladığımız b&uuml;ltenlerle, d&uuml;nyadaki yeni gelişmeleri ve bunların Boyner&rsquo;deki yansımalarını paylaşıyoruz. Globalde hangi &ouml;rnekler var, biz neleri nasıl uygulayabiliriz diye s&uuml;rekli soruyoruz. Bu s&uuml;recin bize &ccedil;ok şey kattığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Bunun yanı sıra, start-up ekosistemiyle de yakın temas halindeyiz. Şirket i&ccedil;inde zaman veya kaynak a&ccedil;ısından yetişemediğimiz konularda k&uuml;&ccedil;&uuml;k girişimlerle denemeler yapmayı &ccedil;ok seviyoruz. Bu iş birlikleri bize hem hız kazandırıyor hem de yenilikleri yakından takip etme fırsatı veriyor.</p>

<h2>Defacto Ventures ile d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hızlanacak</h2>

<p><strong>&Ouml;nder Şenol</strong><br />
<em>DeFacto Online Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml;&nbsp;</em></p>

<p><img alt="Önder Şenol" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/8bf1f60c-aab8-495b-9a8b-40209498ad88.png" />DeFacto&rsquo;da benzer şekilde YZ odaklı bir komite oluşturduk. Bu komite her ay farklı bir konuşmacıyı davet ederek &ldquo;Yapay zekayla ne yapabiliriz?&rdquo; sorusuna odaklanıyor. Katılımcılar arasında g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olan ekip &uuml;yelerini dijital yetkinlik testlerinden ge&ccedil;irip &uuml;&ccedil; aşamalı bir stat&uuml; sistemi kurduk: &ldquo;AI Explorer&rdquo;, ardından &ldquo;AI Pioneer&rdquo; ve son olarak &ldquo;AI Champion&rdquo;. Bunlara da bir&ccedil;ok &ouml;d&uuml;llendirme mekanizmaları oluşturduk.&nbsp;</p>

<p>YZ alanında d&uuml;nyadaki gelişmeleri yakından izlemek i&ccedil;in bir&ccedil;ok global kurumla da aktif bir iş birliği y&uuml;r&uuml;terek &ldquo;Dijital pazarlamada neler kullanabiliriz?&rdquo; sorusuna yanıt arıyoruz. Oradaki start-up&rsquo;lar bizim i&ccedil;in &ldquo;shortlist&rdquo;e d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;l&uuml;yor, biz de onlarla doğrudan temas kurarak potansiyel iş birliklerini değerlendiriyoruz. Bunun yanında, şirket &ccedil;atısı altında DeFacto Ventures&rsquo;ı kurduk. Buradaki amacımız, YZ odaklı ve iş alanlarımızla bağlantılı girişimlere yatırım yaparak bu alandaki d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; hızlandırmak.</p>

<h2>Y&ouml;netim yapay zekayı sahiplenmeli</h2>

<p><strong>Canan Kaya</strong><br />
<em>Aromsa Kurumsal İletişim, Pazarlama ve S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik Lideri&nbsp;</em></p>

<p><img alt="Canan Kaya" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/d7b6dc11-54ee-4753-9cb4-a5856c31bf64.png" />Gıda aromaları alanında faaliyet g&ouml;steren, &uuml;retim ve sanayi odaklı bir şirketiz. Dolayısıyla YZ entegrasyonu, şu ana kadar konuşulan &ouml;rneklere kıyasla bizim sekt&ouml;rde hen&uuml;z &ccedil;ok yaygın değil. Ancak toplantıda konuşulanlar bize &ouml;nemli fikirler verdi. &Ouml;rneğin bir YZ komitesi kurma fikrini ciddi şekilde not aldım.</p>

<p>Bu noktada en kritik unsurun, y&ouml;netimin YZ&rsquo;yi sahiplenmesi olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n kalıcı olabilmesi i&ccedil;in liderlik d&uuml;zeyinde farkındalık ve y&ouml;nlendirme gerekiyor. Eğitimlerin y&ouml;netim kademelerine de yaygınlaştırılmasıyla bizim gibi &uuml;retim temelli şirketlerde de uygulamaya d&ouml;n&uuml;k adımlar atmak m&uuml;mk&uuml;n hale gelebilir.</p>

<h2>YZ ile doğru planlama</h2>

<p><strong>Mikayil Yusifov</strong><br />
<em>SOCAR T&uuml;rkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Başkanı</em></p>

<p><img alt="Mikayil Yusifov" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/26baaae7-af4e-4017-952a-2ecbfe2926a6.png" />SOCAR olarak geleneksel bir petrol ve gaz şirketiyiz; ancak &ouml;n&uuml;m&uuml;zde &ccedil;ok &ouml;nemli bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hedefi var: Enerji şirketine evrilmek. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n merkezinde de insan ve teknoloji yer alıyor. 2016 yılında &ldquo;Değer Benim&rdquo; adını verdiğimiz bir komite kurduk. Amacımız, sadece mavi yakalı &ccedil;alışanlarımızın emeğini değil, fikirlerini de &uuml;retim s&uuml;re&ccedil;lerine dahil etmekti. O g&uuml;nden bu yana SOCAR T&uuml;rkiye ve bağlı grup şirketleri, bu fikirlerle 500 milyon doların &uuml;zerinde bir katma değer yarattı. Bir &uuml;retim şirketi i&ccedil;in bu &ccedil;ok ciddi bir rakam.</p>

<p>Bizim sekt&ouml;rde &uuml;retimi artırmak genellikle b&uuml;y&uuml;k sermaye yatırımları gerektirir. Ancak YZ, &ccedil;ok daha d&uuml;ş&uuml;k maliyetlerle &uuml;retim s&uuml;re&ccedil;lerini hızlandırma ve kapasiteyi optimize etme imkanı sunuyor. Bug&uuml;n hem STAR Rafineri hem de Petkim, D&uuml;nya Ekonomik Forumu tarafından End&uuml;stri 4.0&rsquo;ı &uuml;retimde en iyi uygulayan şirketler arasında g&ouml;steriliyor. T&uuml;rkiye&rsquo;den iki şirketi se&ccedil;ilen tek grup olmamız da bu yaklaşımın sonucunda geldi.</p>

<p>2010&rsquo;ların başında Petkim&rsquo;de &uuml;retim planlaması klasik y&ouml;ntemlerle yapılıyordu; sistem bize g&uuml;nde yaklaşık 20 &ouml;neri sunabiliyordu. Şimdi YZ ile bu sayı 1,5 milyon &ouml;neriye &ccedil;ıktı. D&uuml;nya genelindeki talep ve arz verilerini, piyasa trendlerini ve şirket i&ccedil;i stok bilgilerini anlık olarak analiz ederek &uuml;retim planını buna g&ouml;re optimize ediyor. Eskiden 1 milyon tonluk &uuml;retim artışı milyar dolarlık yatırımlar gerektirirdi; şimdi ise YZ sayesinde doğru planlama ve &ccedil;ok daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k b&uuml;t&ccedil;elerle aynı sonucu almak m&uuml;mk&uuml;n.</p>

<h2>Verileri entegre etmeye rehberlik ediyoruz&nbsp;</h2>

<p><strong>Ayşe Fı&ccedil;ı</strong><br />
<em>Eczacıbaşı ticari d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m direkt&ouml;r&uuml;</em></p>

<p><img alt="Ayşe Fıçı" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/64238fed-08e4-4085-a80b-e98130124954.png" />Eczacıbaşı Topluluğu olarak &ldquo;Yetkin AI Export&rdquo; adını verdiğimiz bir ekip kurduk. İleri veri analitiği uzmanlarımızın yer aldığı bu ekiple &ccedil;alışmalarımızı d&ouml;rt ana kategoriye ayırdık: B&uuml;y&uuml;me, &uuml;retim, inovasyon ve tahminleme. Satıştan &uuml;retime kadar elimizde &ccedil;ok fazla veri var. &ldquo;Bu verilerle daha fazlasını nasıl yapabiliriz?&rdquo; sorusundan yola &ccedil;ıkarak, t&uuml;m bu &ldquo;use-case&rdquo;leri bir i&ccedil; pazar yerine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;k. İ&ccedil;inde hem d&uuml;nyadan hem de kendi şirketlerimizden binlerce &ouml;rneğin yer aldığı bir katalog yazdık. Farklı sekt&ouml;rlerde hızlı t&uuml;ketim &uuml;r&uuml;nlerinden madenciliğe, ila&ccedil;tan yapı sekt&ouml;r&uuml;ne kadar bu &ouml;rnekleri nasıl uyarlayabileceğimizi paylaşıyoruz. &ldquo;Elinizde şu tip veri varsa, bu modeli kendi alanınıza b&ouml;yle entegre edebilirsiniz&rdquo; diyerek &ccedil;alışanlara rehberlik ediyoruz.</p>

<p>Kullanıcılar ilgilendikleri projeleri &ldquo;sepete ekliyor&rdquo;, biz de gelen talepleri merkezi olarak alıyoruz. Bunun yanında bir satıcı havuzumuz var; teknoloji start-up&rsquo;larını bu ekosisteme dahil edip taleplerle uygun girişimleri eşleştirerek &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri birlikte geliştiriyoruz. Şu anda bu yapıyı tanıtmak i&ccedil;in t&uuml;m grup şirketlerini kapsayan bir tanıtım d&uuml;zenliyoruz. Aslında klasik anlamda sipariş toplar gibi, YZ projeleri i&ccedil;in i&ccedil; talep topluyoruz. Başta IT tarafında y&uuml;r&uuml;yen bu s&uuml;re&ccedil; artık benim y&ouml;netimimde. Deneysel ama &ccedil;ok heyecan verici bir model.</p>

<h2>YZ sosyal faydayı artıran bir g&uuml;&ccedil; olabilir</h2>

<p><strong>Sanem Yıldız</strong><br />
<em>Askıda Ne Var Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml;</em></p>

<p><img alt="Sanem Yıldız" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/1d5ddbfb-96fd-4a3b-ac61-c59f0bb67ecc.png" />Ben sosyal girişimci kimliğimle bu masaya biraz farklı bir perspektiften bakmak istiyorum. D&uuml;nyada 10 milyondan fazla sosyal girişim var ve bu yapıların d&uuml;nya ekonomisindeki payı y&uuml;zde 7 civarında. Yani aslında &ccedil;ok ciddi bir istihdam ve etki alanından bahsediyoruz. YZ&rsquo;yi en &ccedil;ok sosyal etki alanında kullanmamız gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; iklim, sağlık, eğitim gibi krizler aslında doğrudan iş hayatımızı da etkiliyor.</p>

<p>Ancak ne yazık ki, sosyal inovasyon kurumlarının y&uuml;zde 70&rsquo;i YZ&rsquo;ye yatırım yaparken k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte YZ yatırımlarının yalnızca y&uuml;zde 1&rsquo;i sosyal etki odaklı. Bu da dengenin ne kadar tersine d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;steriyor.</p>

<p>Biz de Askıda Ne Var olarak YZ&rsquo;yi toplumsal fayda &uuml;retmek i&ccedil;in kullanıyoruz. Şubat ayında başlattığımız projeyle T&uuml;rkiye&rsquo;deki 40&rsquo;a yakın devlet &uuml;niversitesinin yemekhanesine entegre olduk. G&ouml;n&uuml;ll&uuml;ler 30 liraya bir yemek bırakıyor, &ouml;ğrenci e-devlet &uuml;zerinden doğrulanan bilgisiyle tek tuşla bu yemeğe ulaşabiliyor. Bu sistemle eskiden 150 g&ouml;n&uuml;ll&uuml;yle y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z operasyonu artık &ccedil;ok daha hızlı ve hatasız şekilde y&ouml;netiyoruz.</p>

<p>Deprem d&ouml;neminde de yine benzer bir sistem kullandık. 150 bine yakın &ouml;ğrenci başvurusunu YZ desteğiyle, insani hataya yer bırakmadan değerlendirdik. Normalde aylar s&uuml;recek bir s&uuml;reci 10 g&uuml;n i&ccedil;inde tamamlayabildik. Kısacası, YZ&rsquo;yi sosyal faydayı artıran bir g&uuml;&ccedil; olarak da konumlandırmamız gerektiğine inanıyorum.</p>

<h2>D&ouml;rt projemizden biri başarılı oldu</h2>

<p><strong>Erkan Yeni&ccedil;are</strong><br />
<em>Norm Holding Teknoloji ve Dijital D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m Direkt&ouml;r&uuml;, Norm Digital Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml;</em></p>

<p><img alt="Erkan Yeniçare" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/621d0019-931d-4377-910d-2be740d2ce5c.png" />Holdingin i&ccedil;inden &ccedil;ıkardığımız bir teknoloji şirketimiz var: Norm Dijital. Ardından bu şirketin i&ccedil;inden bir &ldquo;spin-off&rdquo; olarak YZ tabanlı bir insan kaynakları işe alım platformu &ccedil;ıkardık. Platform asenkron şekilde &ccedil;alışıyor, yani karşıda bir İK uzmanı yok. Adaylar video &uuml;zerinden sorulara yanıt veriyor, sistem bu cevapları metne &ccedil;eviriyor, analiz ediyor ve skorluyor. Burada en kritik konu veri kalitesi. Bazen bir verinin doğrudan sonuca etkisi olmasa bile doğru veri setini se&ccedil;mek -&ouml;rneğin d&uuml;nya ya da sekt&ouml;r ortalamasını dikkate alıp almamak- sonucu ciddi şekilde değiştirebiliyor.</p>

<p>2024&rsquo;te d&ouml;rt b&uuml;y&uuml;k proje yaptık; &uuml;&ccedil;&uuml; başarısız oldu, biri ise &ccedil;ok başarılı ge&ccedil;ti. Fırın projemizde, operat&ouml;rden bağımsız &ccedil;alışan bir sistem kurduk ve 3 - 4 milyon euro civarında tasarruf sağladık. Ama o &uuml;&ccedil; başarısız proje olmasaydı, bu başarıya da ulaşamazdık. Yani burada aslında &ouml;nemli bir denge noktası var: Denemeden &ouml;ğrenmek m&uuml;mk&uuml;n değil.</p>

<p>2023&rsquo;te YZ ilgisinin zirveye &ccedil;ıktığı d&ouml;nemde biz de şirket genelinde eğitimler verdik. 17 kişilik bir YZ ekibimiz var, &ccedil;alışanlara &ldquo;&Ouml;devlerinizi yapın, sonra gelin tartışalım&rdquo; dedik, bu sayede 130 civarında proje fikri topladık. Basit &ccedil;&ouml;z&uuml;mler bile şirketin temel problemlerini, eksiklerini, kimlerin hangi konuların peşinde olduğunu g&ouml;rmemizi sağladı ve şunu fark ettik: YZ&rsquo;de &ldquo;moda olduğu i&ccedil;in&rdquo; hızlı hareket etmek &ccedil;oğu zaman yanıltıcı. Asıl &ouml;nemli olan doğru sorunu tanımlamak. Sorun tanımlanınca YZ ile mi yoksa başka bir y&ouml;ntemle mi &ccedil;&ouml;z&uuml;leceği zaten netleşiyor.</p>

<h2>Yeni nesil teknoloji entegrasyonu</h2>

<p><strong>Diğdem Cengiz G&uuml;rsel</strong><br />
<em>Tchibo T&uuml;rkiye İletişim ve T&uuml;ketici Hizmetleri M&uuml;d&uuml;r&uuml;&nbsp;</em></p>

<p><img alt="Diğdem Cengiz Gürsel" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/95b599b9-5901-4ed1-a70d-74c4d061ea61.png" />Bu alanda hen&uuml;z &ccedil;ok ileri bir seviyede değiliz ancak &ccedil;alışmalarımız başladı. Tchibo, bir Alman markası olarak bu s&uuml;reci global organizasyon yapısı i&ccedil;inde y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor. Almanya merkezli ekip, YZ entegrasyonunu kurum genelinde sistematik bir şekilde planlıyor. T&uuml;rkiye pazarlama ekibi olarak biz de son iki yıldır YZ tabanlı ara&ccedil;lardan yararlanıyoruz.</p>

<p>İlk olarak iki yıl &ouml;nceki D&uuml;nya Kahve G&uuml;n&uuml; kampanyasında denedik. Bu yıl ise markanın 75&rsquo;inci yıl reklam kampanyasında, yeni nesil teknolojilerle entegrasyonumuzu vurgulamak amacıyla YZ destekli bir kreatif bacak kullandık. Şu anda ağırlıklı olarak veri toplama, analiz etme ve g&ouml;rsel materyal &uuml;retimi gibi alanlarda kullanıyoruz.</p>

<p>Ancak s&uuml;recin hen&uuml;z başındayız; &ouml;n&uuml;m&uuml;zde, global ekiple birlikte ilerleyeceğimiz eğitim ve projelendirme aşamaları var.</p>

<h2>Entegre bir planlama s&uuml;reci gerekli&nbsp;</h2>

<p><strong>Mert Uygur</strong><br />
<em>Arzum Pazarlama Direkt&ouml;r&uuml;</em></p>

<p><img alt="Mert Uygur" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/fb21a39d-64b7-484e-aa90-14b3c8de0bdc.png" />Amerikalı perakende &ouml;nc&uuml;s&uuml; John Wanamaker&rsquo;ın &uuml;nl&uuml; bir s&ouml;z&uuml; vardır: &ldquo;Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum.&rdquo; Aslında bu h&acirc;l&acirc; ge&ccedil;erli bir problem. &Ouml;zellikle dijital medya tarafında ilişkilendirme (attribution) konusu ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.</p>

<p>Bence bu s&uuml;reci bir paket program olarak ele almak &ccedil;ok &ouml;nemli; &ccedil;&uuml;nk&uuml; pazarlama, &ccedil;oğu zaman &uuml;st y&ouml;netimlerin g&ouml;z&uuml;nde bir maliyet kalemi olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor, yatırım olarak değil. Oysa doğru yerlere ilişkilendirme yaptığınızda yatırımın karşılığını fark etmeden alıyorsunuz.</p>

<p>Birinci &ouml;ncelik medya yatırımlarının optimizasyonu. İkincisi ise raporlama. Ben kendi yatırımlarımın karşılığını net bi&ccedil;imde &ouml;l&ccedil;ebiliyorum, ancak bunun t&uuml;m şirkette standart bir yapıya kavuşması gerekiyor. Yani entegre bir planlama, raporlama ve optimizasyon s&uuml;reci gerekli. Her seferinde Amerika&rsquo;yı yeniden keşfetmek zorunda kalıyoruz.</p>

<h2>En b&uuml;y&uuml;k eksik verilerde iletişimsizlik</h2>

<p><strong>&Uuml;lk&uuml; Y&uuml;ksel</strong><br />
<em>Visa T&uuml;rkiye Pazarlama Başkanı</em></p>

<p><img alt="Ülkü Yüksel" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/f9938b4a-30e9-46fd-ad12-221bd35f1048.png" />YZ şu anda hepimizin g&uuml;ndeminde, biz de Visa T&uuml;rkiye olarak &ouml;zellikle &ouml;zerk yapay zeka alanında &ccedil;alışmalar y&uuml;r&uuml;t&uuml;yoruz. B2B tarafta neredeyse t&uuml;m bankalar ve finteklerle birlikte &ccedil;alışıyoruz; sonu&ccedil;ta t&uuml;m finansal sistem Visa&rsquo;nın &uuml;zerinde d&ouml;n&uuml;yor. Bu toplantı, YZ&rsquo;nin farklı sekt&ouml;rlerde nasıl konumlandığını g&ouml;rmemiz a&ccedil;ısından bizim i&ccedil;in de olduk&ccedil;a faydalı oldu.</p>

<p>Finans tarafında benim en değerli bulduğum şey veri. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence en kıymetli veri bankalarda, hepimizin hayatı orada. Biz pazarlama tarafında YZ&rsquo;yi nasıl kullanabileceğimizi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz: &ldquo;İ&ccedil;erikte nasıl fark yaratır, satın alma davranışını etkiler mi, maliyeti d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r ama duyguyu ge&ccedil;irir mi?&rdquo; gibi sorular hepimizin g&uuml;ndeminde.</p>

<p>Bir diğer konu da CRM, yani kartın yaşam d&ouml;ng&uuml;s&uuml;. M&uuml;şterinin kartını bankanın i&ccedil;inde tutmak, doğru teklifleri vermek&hellip; Bankalar bu konuda kendi veri modelleriyle zaten &ccedil;alışıyor. Ama T&uuml;rkiye&rsquo;deki en b&uuml;y&uuml;k eksiklik bence dış veriyle i&ccedil; verinin konuşmaması. Basit bir &ouml;rnek: Her yıl Ramazan&rsquo;ın tarihi kayıyor ama kampanyalar h&acirc;l&acirc; bir &ouml;nceki yılın statik verilerine g&ouml;re yapılıyor.</p>

<p>D&uuml;nyadan &ccedil;ok başarılı &ouml;rnekler var. Mesela KitKat&rsquo;ın &ldquo;Have a break, have a KitKat&rdquo; kampanyasında YZ, kullanıcıyla i&ccedil;eriği entegre ederek ger&ccedil;ekten kişisel bir bağ kurabiliyor. Bu t&uuml;r modellerde hem fikri m&uuml;lkiyet riski yok hem de kullanıcı kendinden bir par&ccedil;a buluyor. Biz de Visa olarak m&uuml;şterilerimizle yaptığımız toplantılarda bu t&uuml;r &ouml;rnekleri paylaşıyoruz, bazen &ldquo;Bunu biz de uygulayabiliriz&rdquo; dediğimiz noktalar &ccedil;ıkıyor.</p>

<h2>Yaratıcılık ve YZ nasıl birleşecek?</h2>

<p><strong>Burcu Yılmaz</strong><br />
<em>Forbes T&uuml;rkiye Marka Danışmanı</em></p>

<p><img alt="Burcu Yılmaz" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/a465b76e-1933-4b1f-ba1e-fca267274d53.png" />K&ouml;ln&rsquo;de d&uuml;zenlenen Dijital Pazarlama Fuarı ve Konferansı&rsquo;na (DMEXCO) katıldım. Pazarlama d&uuml;nyasında şu anda konuşulan tek konu &ldquo;YZ ve insan&rdquo; diyebilirim. &Ouml;zellikle retail medya, connected TV ve evlerimize kadar giren akıllı cihazlar &uuml;zerinden y&uuml;r&uuml;yen reklam modelleri b&uuml;y&uuml;k bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n habercisi. &Ouml;rneğin Samsung&rsquo;un Smart TV platformlarında reklamların yer alacak olması bile, artık reklamın fiziksel alanlarımızla ne kadar i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;tiğini g&ouml;steriyor.</p>

<p>Ancak YZ tartışmalarında en &ccedil;ok &ouml;ne &ccedil;ıkan nokta bence şu: Yaratıcılıkla nasıl birleşecek? Pazarlamanın b&uuml;y&uuml;s&uuml;yle matematiğini nasıl bir araya getireceğiz? 1 trilyon dolarlık global reklam pastasında şu anda yalnızca 8 milyar dolar YZ tabanlı yatırımlara gidiyor. Bu rakamın kısa s&uuml;rede 30 milyar doları aşması bekleniyor. Bu da medya t&uuml;ketimi alışkanlıklarının hızla yeniden şekillendiği anlamına geliyor.</p>

<p>Artık t&uuml;keticiyle kurulan &ldquo;kontroll&uuml; monolog&rdquo; yerini dijital diyaloglara bırakıyor. Anlık, karşılıklı etkileşime dayalı bir iletişim d&ouml;nemindeyiz. Bu noktada YZ kadar sosyoloji, psikoloji ve n&ouml;robilim gibi alanların da s&uuml;rece dahil olması gerekiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; geleceğin pazarlaması sadece teknolojiyle değil insanın i&ccedil; d&uuml;nyasını da anlayarak şekillenecek.</p>

<h2>Bug&uuml;n&uuml;n &ouml;devi YZ komitesi oluşturmak</h2>

<p><strong>G&ouml;rkem Boduroğlu</strong><br />
<em>The Purest Solutions CEO Ofis Direkt&ouml;r&uuml;</em></p>

<p><img alt="Görkem Boduroğlu" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/53cbbec5-5d21-42a4-a6c6-c10782434f17.png" />Biz de kendi &ouml;l&ccedil;eğimizde YZ&rsquo;den aktif olarak yararlanıyoruz. Veri analizi ve tahminleme modelleri gibi alanların yanı sıra e-ticaret tarafında m&uuml;şteri yorumlarını analiz edip anlamlı i&ccedil;g&ouml;r&uuml;lere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmede de yoğun bi&ccedil;imde kullanıyoruz. Elbette bu s&uuml;re&ccedil;te hatalar yaparak &ouml;ğrendiğimiz &ccedil;ok şey oldu.</p>

<p>Yakında mobil uygulamamıza entegre edeceğimiz cilt analizi tabanlı bir projemiz var. Kullanıcının cilt sorunlarını ayırt eden bu sistemin geliştirilme s&uuml;recinde dermatoloji uzmanlarıyla da &ccedil;alıştık. YZ&rsquo;nin &ldquo;&ouml;ğrenme&rdquo; aşaması beklediğimizden zorlu ge&ccedil;ti, ancak ortaya &ccedil;ıkan sonu&ccedil; bizi heyecanlandırıyor.</p>

<p>Bu toplantıda farklı şirketlerden YZ komitesi &ouml;rneklerini dinledikten sonra, biz de benzer bir yapıyı kendi b&uuml;nyemizde kurmayı hedefliyoruz. Kendi kendime &ldquo;YZ komitesi oluşturmak&rdquo; maddesini bug&uuml;n&uuml;n &ouml;devi olarak yazdım diyebilirim.</p>

<h2>Veriyi, hangi durumda kullandığınız &ouml;nemli</h2>

<p><strong>Bora Işık</strong><br />
<em>Multinet Up Pazarlamadan Sorumlu Genel M&uuml;d&uuml;r Yardımcısı</em></p>

<p><img alt="Bora Işık" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/e33b9f12-78d5-48de-89f1-139cc02d0606.png" />Yapay zeka konusunda olduk&ccedil;a yoğun d&uuml;ş&uuml;nen ve &ccedil;alışan bir ekibimiz var. Uzman yardımcısı seviyesindeki ekip arkadaşlarımızdan bile YZ ara&ccedil;larını kendileri araştırıp kullanmalarını, ardından pazarlama kurulumuza bu deneyimlerini aktararak değerlendirmelerini istiyoruz. Aslında &ldquo;YZ&rdquo; başlığını ayrı bir konu olarak tanımlamakta bile teredd&uuml;t ediyorum; &ccedil;&uuml;nk&uuml; pazarlamanın ayrılmaz bir aracı haline geldi. Bu noktada işin yalnızca teknolojik değil, psikolojik y&ouml;n&uuml;n&uuml; de tartışmak gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Nasıl bir veriyle b&uuml;y&uuml;rseniz sonunda ona d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yorsunuz.</p>

<p>Biz Multinet Up olarak şirket i&ccedil;inde YZ&rsquo;yi &ldquo;eğitme&rdquo; s&uuml;recine b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem veriyoruz. Bunun i&ccedil;in &ouml;zel bir ekip kurduk. Her ay d&uuml;zenli pazar araştırmaları ve veri analizleri yapılıyor. Ayrıca kurum i&ccedil;inde &ldquo;g&ouml;lge yapay zeka&rdquo; oluşmaması i&ccedil;in, yani kontrols&uuml;z veri paylaşımı ve kullanımını &ouml;nlemek amacıyla, kapalı bir mod&uuml;l &uuml;zerinde &ccedil;alışıyoruz.</p>

<p>Ancak t&uuml;m bu s&uuml;re&ccedil;te bağlamın hayati &ouml;nemde olduğunu da unutmamak gerekiyor; hangi veriyi, hangi durumda kullandığınız, elde edeceğiniz sonucu tamamen değiştirebiliyor.</p>

<h2>Projelerin sayısından &ccedil;ok etkisi &ouml;nemli</h2>

<p><strong>Beg&uuml;m Arşt&uuml;rk</strong><br />
<em>Logo Group Pazarlama Başkanı</em></p>

<p><img alt="Begüm Arştürk" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/03ee323b-c3af-4eb4-a58b-f2b131817cc0.png" />Logo Yazılım&rsquo;da YZ yapılanmamız doğrudan CEO&rsquo;ya bağlı bir direkt&ouml;rl&uuml;k tarafından y&uuml;r&uuml;t&uuml;l&uuml;yor. Sekt&ouml;r&uuml;m&uuml;z&uuml;n doğası gereği teknoloji ve yazılımla i&ccedil; i&ccedil;e olduğumuz i&ccedil;in &ccedil;ok sayıda eğitim ve komite &ccedil;alışması ger&ccedil;ekleştiriyoruz. Başlangı&ccedil;ta fonksiyon bazlı proje &uuml;retimiyle ilerledik ancak bir noktada &ldquo;35&rsquo;inci projedeyiz ama neyi neden yaptığımızı unutuyor muyuz?&rdquo; diye sorgulamaya başladık. Zamanla g&ouml;rd&uuml;k ki projelerin sayısından &ccedil;ok etkisi ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirliği &ouml;nemli.</p>

<p>Yetkin ekiplerle, veriye dayalı bir şekilde yılda bir ya da iki anlamlı proje &uuml;retmek, onlarca k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;alışmadan &ccedil;ok daha değerli sonu&ccedil;lar yaratıyor. Bu farkındalık, bizi yetenek y&ouml;netimine ve ekip kalitesine daha fazla odaklanmaya y&ouml;neltti.</p>

<p>Ayrıca k&uuml;resel uygulamaları daha yakından g&ouml;rebilmek i&ccedil;in Stockholm merkezli bir y&ouml;netim danışmanlığı şirketiyle &ccedil;alıştık. Bu s&uuml;re&ccedil;te pazarlama, finans ve insan kaynakları gibi &uuml;&ccedil; temel fonksiyonda b&uuml;y&uuml;me, inovasyon ve verimlilik projelerini sayısal olarak değerlendirmeye başladık. Artık &ldquo;Bir proje ne kadar gelir getirdi, gideri ne kadar azalttı?&rdquo; gibi somut &ccedil;ıktılara bakıyoruz. Bence bu yaklaşım, yapay zekayı şirket k&uuml;lt&uuml;r&uuml;ne entegre etmenin en etkili yolu.</p>

<h2>YZ destekli sistemleri kullanıyoruz</h2>

<p><strong>Fatma Bilgen</strong><br />
<em>CVK Park Bosphorus İstanbul Marka ve İletişim Direkt&ouml;r&uuml;</em></p>

<p><img alt="Fatma Bilgen" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/d2dc40d2-bed3-45ca-8869-df3a9e012633.png" />Turizm sekt&ouml;r&uuml;nde faaliyet g&ouml;steren bir marka olarak bir&ccedil;ok YZ tabanlı &ccedil;&ouml;z&uuml;mden faydalanıyoruz. CRM y&ouml;netiminden m&uuml;şteri ilişkilerine, gelir analizlerinden dijital pazarlamaya kadar pek &ccedil;ok alanda YZ destekli sistemleri &ccedil;oğunlukla yurt dışı kaynaklı &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerle kullanıyoruz.</p>

<p>Buna rağmen, kurum i&ccedil;inde hen&uuml;z buna odaklı bir komite yapılanması oluşturmuş değiliz. Bu da &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde odaklanmak istediğimiz alanlardan biri. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; YZ&rsquo;nin sadece operasyonel verimliliği değil, aynı zamanda marka deneyimini d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rme potansiyelini de artırdığına inanıyoruz. </p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yapay-zeka-yuvarlak-masa-ust-akil-caginda-pazarlama-2025-11-01-18-15-25.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/veri-guvenligi-sinir-tanimiyor-turkiye-ve-dunyada-tiktok-ornekleri</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/veri-guvenligi-sinir-tanimiyor-turkiye-ve-dunyada-tiktok-ornekleri</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Veri güvenliği sınır tanımıyor: Türkiye ve dünyada TikTok örnekleri</title>
      <description>Hem Türkiye’de hem de dünyada düzenleyici kurumlar, özellikle teknoloji şirketlerinin yoğun veri toplama pratiklerini daha yakından incelemeye başladı. TikTok hakkında yapılan incelemeler de bu konuda dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.</description>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 12:23:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-10-03T12:23:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kişisel verilerin korunması, dijitalleşmenin hız kazandığı son yıllarda hem T&uuml;rkiye&rsquo;de hem de d&uuml;nyada en &ouml;nemli konulardan biri haline geldi. İnsanların g&uuml;nl&uuml;k hayatında bıraktığı dijital izler her ge&ccedil;en g&uuml;n artarken, bu durum veri g&uuml;venliği ve mahremiyet konusundaki toplumsal hassasiyeti de y&uuml;kseltiyor. D&uuml;zenleyici kurumlar, &ouml;zellikle teknoloji şirketlerinin yoğun veri toplama ve işleme pratiklerini daha yakından incelemeye başladı. TikTok hakkında hem Avrupa&rsquo;da hem de T&uuml;rkiye&rsquo;de verilen yaptırım kararları bu eğilimin dikkat &ccedil;ekici &ouml;rnekleri arasında yer alıyor.</p>

<h2>Avrupa&rsquo;da rekor ceza</h2>

<p>İrlanda Veri Koruma Otoritesi, 1 Eyl&uuml;l 2023&rsquo;te aldığı kararla TikTok&rsquo;a 345 milyon Euro ceza verdi. Bu karar, 2020 yılında &ccedil;ocuk kullanıcıların verilerinin işlenmesinde ciddi ihlaller yapıldığını ortaya koydu. &Ouml;rneğin, hesapların varsayılan olarak herkese a&ccedil;ık profil olarak ayarlanması, yaş doğrulama mekanizmalarının yetersizliği ve kullanıcıların veri işleme s&uuml;re&ccedil;leri hakkında yeterince bilgilendirilmemesi &ouml;nemli sorunlar arasında g&ouml;sterildi. Avrupa Veri Koruma Kurulu da TikTok&rsquo;un &ldquo;karanlık desenler&rdquo; olarak bilinen yanıltıcı tasarımlarla &ccedil;ocukların mahremiyetini ihlal ettiğini vurguladı.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;deki karar</h2>

<p>Benzer şekilde T&uuml;rkiye&rsquo;de de Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 2023&rsquo;te aldığı bir kararla TikTok&rsquo;a 1 milyon 750 bin TL para cezası verdi. Kurul; &ccedil;ocukların verilerinin ebeveyn onayı olmadan toplanması, a&ccedil;ık rıza alınmadan veri işlenmesi, gizlilik politikasının T&uuml;rk&ccedil;eye &ccedil;evrilmemesi ve &ccedil;erezler aracılığıyla profilleme yapılması gibi ihlaller tespit etti. Ayrıca TikTok&rsquo;a, gizlilik politikalarını g&uuml;ncelleme ve kullanıcıları politikalardan ayrı olarak ve de daha anlaşılır şekilde bilgilendirme y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;ğ&uuml; getirildi.</p>

<h2>&Ccedil;ocuk verileri daha fazla korumaya ihtiya&ccedil; duyuyor</h2>

<p>&Ccedil;ocukların dijital d&uuml;nyada daha savunmasız olması, d&uuml;zenleyici kurumların bu alanda daha sıkı &ouml;nlemler almasına yol a&ccedil;ıyor. Avrupa Birliği başta olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok &uuml;lkede &ccedil;ocukların &ccedil;evrim i&ccedil;i g&uuml;venliği i&ccedil;in &ouml;zel d&uuml;zenlemeler yapılırken, T&uuml;rkiye&rsquo;de de benzer bir yasal altyapı hazırlanıyor. Bu durum, &ouml;zellikle &ccedil;ocuklara y&ouml;nelik hizmet sunan şirketlere daha fazla sorumluluk y&uuml;kl&uuml;yor.</p>

<h2>T&uuml;rkiye&rsquo;de yeni d&uuml;zenlemeler</h2>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal &ccedil;er&ccedil;eve de son d&ouml;nemde yenilendi. 6698 sayılı Kanun&rsquo;da yapılan değişiklikler 1 Haziran 2024&rsquo;te y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girdi. &Ouml;zellikle kişisel verilerin yurtdışına aktarılması konusunda Avrupa Birliği standartlarına yakın bir sistem benimsendi. Buna g&ouml;re aktarım yapılacak &uuml;lke veya kuruluş i&ccedil;in Kurul tarafından &ldquo;yeterlilik kararı&rdquo; verilmişse, veriler a&ccedil;ık rıza olmadan da yurtdışına g&ouml;nderilebiliyor. Yeterlilik kararı olmayan durumlarda ise standart s&ouml;zleşme, bağlayıcı şirket kuralları veya taahh&uuml;tname gibi g&uuml;venceler aranıyor. Ama&ccedil;, hem veri aktarımını kolaylaştırmak hem de kişisel verilerin korunmasını g&uuml;&ccedil;lendirmek.</p>

<h2>TikTok hakkında yeni karar</h2>

<p>İrlanda otoritesi, 2 Mayıs 2025&rsquo;te verdiği yeni bir kararda TikTok&rsquo;u bu kez verilerin &Ccedil;in&rsquo;e aktarımı nedeniyle 530 milyon Euro cezaya &ccedil;arptırdı. Şirketin yeterli g&uuml;vence sağlamadığı, kullanıcıları yanıltıcı bilgiler verdiği ve &Ccedil;in&rsquo;deki yasal ortamın Avrupa&rsquo;daki standartlarla uyuşmadığı tespit edildi. Bu karar, yurtdışına veri aktarımı konusunun ne kadar hassaslaştığını g&ouml;steriyor.</p>

<p>TikTok &ouml;rneği, hem &ccedil;ocukların kişisel verilerinin korunması hem de yurtdışına veri aktarımı konularında k&uuml;resel &ouml;l&ccedil;ekte artan hassasiyetin somut bir g&ouml;stergesi. T&uuml;rkiye&rsquo;deki son yasal değişiklikler ve Kurul&rsquo;un daha aktif denetimleri dikkate alındığında, şirketlerin benzer yaptırımlarla karşılaşmamak i&ccedil;in gerekli &ouml;nlemleri zamanında almaları kritik &ouml;nem taşıyor. &Ouml;zellikle yurtdışına veri aktaran şirketlerin g&uuml;venlik tedbirlerini g&ouml;zden ge&ccedil;irmeleri, şeffaflık ilkesine uygun davranmaları ve gerekli hukuki g&uuml;venceleri sağlamaları artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/veri-guvenligi-sinir-tanimiyor-turkiye-ve-dunyada-tiktok-ornekleri-2025-10-03-15-34-55.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/pide-ve-co-londra-da-ilk-subesini-acti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/pide-ve-co-londra-da-ilk-subesini-acti</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Pide &amp; Co, Londra’da ilk şubesini açtı</title>
      <description>Yeme-içme sektöründeki global adımlarını sürdüren Zeren Group, geleneksel Türk mutfağının lezzetlerini İngiltere’ye taşıyan Pide &amp; Co markasının Londra’daki ilk şubesini Kingsway’de açtı. Hedef kuşbaşılı pide ve lahmacunun en çok tercih edildiği menüyü Liverpool Street ve Mayfair’e taşımak.</description>
      <pubDate>Wed, 01 Oct 2025 11:28:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-10-01T11:28:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de ve d&uuml;nyada yatırımlarını s&uuml;rd&uuml;ren Zeren Group, İngiltere&rsquo;deki Pide &amp; Co restoranıyla geleneksel T&uuml;rk mutfağını uluslararası alanda temsil etmeye hazırlanıyor. İlk şubesini Londra, Kingsway&rsquo;de a&ccedil;an marka, Anadolu mutfağının &uuml;r&uuml;nlerini farklı k&uuml;lt&uuml;rlerle buluşturmayı hedefliyor.&nbsp;</p>

<h2>Geleneksel tariflere sadık kalınıyor</h2>

<p>Pide &amp; Co Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Hakan Sezer, &ldquo;Kingsway&rsquo;de a&ccedil;tığımız ilk restoranımızla T&uuml;rk mutfağının &ouml;zg&uuml;n tatlarını Londra&rsquo;ya taşımanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kayserili ustamız Ali Beşparmak&rsquo;ın ellerinden, Kayseri&rsquo;de &lsquo;cıvıklı&rsquo; olarak bilinen kuşbaşılı pide ve lahmacun, men&uuml;m&uuml;z&uuml;n en &ccedil;ok tercih edilen &uuml;r&uuml;nleri arasında yer alıyor. T&uuml;m &uuml;r&uuml;nlerimizi geleneksel tariflere sadık kalarak hazırlıyoruz. Pişirilmesinde ise T&uuml;rkiye&rsquo;den &ouml;zel olarak getirdiğimiz fırınları kullanıyoruz&rdquo; diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Turkish flavour, Turkish hand&rdquo; sloganıyla T&uuml;rk lezzetlerini, T&uuml;rk ustaların elleriyle sunduklarının altını &ccedil;izen Sezer, restoranda aynı anda 50 kişiyi ağırlayabildiklerini s&ouml;yledi. Kısa vadede &uuml;&ccedil; şubeye ulaşacaklarını anlatan Sezer, ş&ouml;yle devam etti: &ldquo;Kasım ayı sonunda Liverpool Street&rsquo;te a&ccedil;acağımız yeni Pide &amp; Co, ağırlıklı olarak ofislerin bulunduğu b&ouml;lgede olması nedeniyle hızlı servis ve &lsquo;take-away&rsquo; deneyimini birlikte sunacağımız bir konseptte faaliyete başlayacak. Burası halihazırda hizmet veren ilk restoranımızdan &ccedil;ok daha b&uuml;y&uuml;k bir alana sahip olacak. Dileyen misafirlerimizi restoranda da ağırlayabileceğiz. Başka bir Pide &amp; Co restoranı i&ccedil;in de Mayfair&rsquo;de yer bakıyoruz. Bu &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şubemiz, daha l&uuml;ks bir konseptte hizmet verecek.&rdquo;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/pide-ve-co-londra-da-ilk-subesini-acti-2025-10-01-14-30-42.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/figopara-turkiye-100-listesinde-ilk-3-e-girdi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/figopara-turkiye-100-listesinde-ilk-3-e-girdi</link>
      <category>Forbes Türkiye En Başarılı Girişimler</category>
      <title>Forbes Girişim 50 listesindeki Figopara, Türkiye 100 listesinde ilk 3’e girdi</title>
      <description>Forbes Türkiye’nin Şubat 2025’de yayınlanan Girişim 50 listesinde 15’inci sırada yer alan Figopara; son iki yılda cirosunu yüzde 5 bin 126 artırarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) iş birliğinde, açıklanan Türkiye 100 listesinde üçüncü sırada yer aldı.</description>
      <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 10:56:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-09-24T10:56:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TOBB &ouml;nc&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nde, TEPAV ve TOBB ET&Uuml; iş birliğiyle a&ccedil;ıklanan <strong><a href="https://www.forbes.com.tr/ekonomi/100-sirket-turkiye-den-alti-kat-hizli-buyudu">T&uuml;rkiye 100 listesi</a></strong>nde <strong>Figopara</strong>, y&uuml;zde 5 bin 126&rsquo;lık ciro artışıyla &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sıraya yerleşerek fintek sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n y&uuml;kselen g&uuml;c&uuml; olduğunu bir kez daha g&ouml;sterdi.</p>

<p>Bu yıl 25 şehirden ve bilişimden makineye, toptan ticaretten metal &uuml;r&uuml;nlere kadar 34 farklı sekt&ouml;rden şirketin yer aldığı T&uuml;rkiye 100 sonu&ccedil;ları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve iş d&uuml;nyasının katılımıyla, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu&rsquo;nun ev sahipliğinde d&uuml;zenlenen t&ouml;rende a&ccedil;ıklandı. Figopara adına &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;l&uuml;k &ouml;d&uuml;l&uuml;n&uuml; Figopara CFO&rsquo;su Fırat Aytaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu&rsquo;ndan aldı.</p>

<h2>Bahar: KOBİ&rsquo;lerin finansmana erişimindeki rol&uuml;m&uuml;z&uuml;n tescili</h2>

<p>Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin Şubat 2025&rsquo;de yayınlanan&nbsp;<a href="https://www.forbes.com.tr/dergi/forbes-girisim-2025"><strong>Girişim 50 listesi</strong></a>nde 15&rsquo;inci sırada yer alan Figopara&#39;nın Kurucu Ortağı ve CEO&rsquo;su <strong>Koray Bahar</strong>, &ldquo;Kurulduğumuz g&uuml;nden bu yana KOBİ&rsquo;lerin finansmana hızlı, kolay ve g&uuml;venli bir şekilde ulaşmasına aracılık ederek &ccedil;ok &ouml;nemli bir ihtiyacı karşılıyoruz. T&uuml;rkiye 100 listesinde ilk 3&rsquo;te yer almak, yalnızca elde ettiğimiz ciro artışının değil vizyonumuzun, dayanıklılığımızın ve d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m potansiyelimizin de bir g&ouml;stergesi. Bu başarı, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir b&uuml;y&uuml;memizi olduğu kadar, iş modelimizin KOBİ&rsquo;lerin b&uuml;y&uuml;meleri i&ccedil;in ihtiya&ccedil; duyduğu finansmana erişimde sağladığı faydayı ve finansal ekosistemdeki etkisini de ortaya koyuyor. Bankalarla kurduğumuz g&uuml;&ccedil;l&uuml; iş birlikleri ve geliştirdiğimiz yenilik&ccedil;i &ccedil;&ouml;z&uuml;mler sayesinde, KOBİ&rsquo;lerin finansmana erişimini kolaylaştırmaya ve sekt&ouml;re değer katmaya devam edeceğiz&rdquo; dedi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/figopara-turkiye-100-listesinde-ilk-3-e-girdi-2025-09-24-14-02-28.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-girisim-50-listesindeki-midas-unicorn-olmaya-cok-yaklasti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-girisim-50-listesindeki-midas-unicorn-olmaya-cok-yaklasti</link>
      <category>Forbes Türkiye En Başarılı Girişimler</category>
      <title>Forbes Girişim 50 listesindeki Midas unicorn olmaya çok yaklaştı</title>
      <description>Forbes Türkiye Girişim 50 listesinde Türkiye'nin en başarılı girişimleri arasında üçüncü sırada olan Midas'ın değeri; 19 Ağustos'ta aldığı 80 milyon dolarlık Seri B yatırımıyla bir milyar dolara yaklaştı. Toplam yatırım tutarı 140 milyonu aşan şirketin bir sonraki finansman turunda unicorn unvanını alması bekleniyor.</description>
      <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 13:41:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-08-22T13:41:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Forbes T&uuml;rkiye</strong>&#39;nin şubat ayında yayınlanan ve girişimcilik ekosistemine ışık tutan&nbsp;<a href="https://www.forbes.com.tr/makale/forbes-turkiye-girisim-50-en-hizli-buyuyen-startup-lar">Girişim 50</a> araştırmasında; geleceğin unicorn adayları arasında yer alan ve listenin en başarılı &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; şirketi olan <a href="https://www.forbes.com.tr/makale/midas-a-80-milyon-dolarlik-yatirim">Midas</a>,&nbsp;bu hafta başında T&uuml;rk fintech şirketleri tarafından elde edilen en b&uuml;y&uuml;k yatırım olan 80 milyon dolarlık fon sağladığını a&ccedil;ıkladı. QED Investors liderliğindeki bu turda, Spark Capital gibi mevcut destek&ccedil;ilerin yanı sıra Uluslararası Finans Kurumu da dahil olmak &uuml;zere yeni yatırımcılar yer aldı. Bu turla birlikte Midas&#39;ın toplam fonu 140 milyon dolara ulaştı. Son finansman turu Midas&#39;ı unicorn stat&uuml;s&uuml;ne yaklaştırdı&nbsp;</p>

<h2>&quot;T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k fintek yatırımı&quot;</h2>

<p>Midas&#39;ın Kurucusu ve CEO&#39;su Egem Eraslan Seri B yatırımıyla ilgili <strong>Forbes T&uuml;rkiye&#39;ye</strong> konuştu:<br />
<br />
&quot;1 milyar dolarlık değerlemeye &ccedil;ok yaklaştık ancak hen&uuml;z unicorn olduk diyemeyiz. T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k fintek yatırımı oldu. &Ouml;nemli olan gelen yatırımcıların profili. T&uuml;rkiye&rsquo;ye bug&uuml;ne kadar bu kalitede &ccedil;ok az yatırımcı geldi. En &uuml;st kalite yatırımcılar Tier 1 olarak adlandırılır. ABD&rsquo;de Capital One bankasının kurucularından Nigel Morris&rsquo;in fonu QED Investors var. Revolut&rsquo;un CEO&rsquo;su Nikolay Storonsky&rsquo;nin fonu Quantum Light var. Yine Robinhood&rsquo;un ilk yatırımcılarından Ribbit&rsquo;ten ayrılıp fon kuran Nick Huber var, fonun adı Spice Expeditions. IFC, D&uuml;nya Bankası Grubu&rsquo;nun &ouml;zel sekt&ouml;r yatırım kolu. &Ccedil;in&rsquo;in &uuml;nl&uuml; fonu eski adı Sequoia Capital olan HSG Capital var. &nbsp;Bu kadar kaliteli bir grup ilk defa b&ouml;yle bir turda bir araya geldi. Bu haliyle yatırımın &ouml;zel bir tarafı var.&quot;</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/forbes-girisim-2025">Forbes Girişim 50 Listesi: Zirve finteklerin, mobil oyun şirketleri yakın takipte</a></p>

<h2>Daha fazla bilgi</h2>

<p>Forbes T&uuml;rkiye Girişim 50 listesinde 38,19 gibi y&uuml;ksek bir endeks puanı alan Midas, ge&ccedil;en yıl aldığı 45 milyon dolarlık Seri A yatırımıyla T&uuml;rkiye&rsquo;nin en y&uuml;ksek erken aşama yatırımını alan finansal teknoloji şirketi olmuştu. Kurucusu <strong>Egem Eraslan</strong> reg&uuml;le bir piyasada yenilik&ccedil;i teknolojisiyle başarı g&ouml;steren girişimi i&ccedil;in &ldquo;Bizim işin imkansızlığı yordu beni&rdquo; diyor. &Uuml;&ccedil; bu&ccedil;uk milyon kullanıcı sayısına ulaştığına bakılırsa Eraslan&rsquo;ın bu &lsquo;imkansız&rsquo; s&uuml;reci iyi y&ouml;nettiği s&ouml;ylenebilir.&nbsp;</p>

<h2>Forbes T&uuml;rkiye Girişim 50 hakkında&nbsp;</h2>

<p>Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin girişimcilik ekosisteminin en prestijli araştırmalarından biri olan Girişim 50 Endeksi, geleceğin unicorn adaylarıyla ve en &ccedil;ok değer kazanacak şirketlerini belirlemeyi hedefliyor. İlkini 2019&rsquo;da a&ccedil;ıkladığımız Girişim 50 araştırmasında girişimler finansal performansları, b&uuml;y&uuml;me oranları ve aldıkları toplam yatırım gibi kriterlere g&ouml;re bir endeks oluşturularak değerlendiriliyor. Girişim ekosisteminin &ouml;nde gelen isimleri ile &ouml;zel sermaye ve risk sermayesi fonlarının y&ouml;neticilerinin &ouml;nerdiklerinin yanı sıra, başvuru linki &uuml;zerinden kendisi katılanlarla birlikte bu yıl araştırmaya 200&rsquo;e yakın şirket dahil oldu.</p>

<p><img alt="Forbes Türkiye Şubat 2025 kapağı" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/ck-image/86150d43-ce47-4a97-8906-962d07d0cda2.png" /></p>

<p><br />
Forbes Girişim 50&rsquo;nin zirvesi, yakın bir zamanda T&uuml;rkiye&rsquo;den &ccedil;ıkacak yeni unicornların ağırlıklı olarak fintek sekt&ouml;r&uuml;nden olacağına işaret ediyor. Girişim ekosistemi, 2023&rsquo;te yaşanan zorlukların ardından, fintech ve mobil oyun alanlarındaki hareketlilikle yeniden canlanmaya başladı. 2023 yılında oyun sekt&ouml;r&uuml; 22 b&uuml;y&uuml;k yatırıma imza attı. Ge&ccedil;tiğimiz yılda dikkat &ccedil;eken b&uuml;y&uuml;k işlemler arasında, Kazak fintek devi Kaspi.kz&rsquo;in Hepsiburada&rsquo;nın y&uuml;zde 65,4&#39;l&uuml;k hissesini 1,1 milyar dolara satın alması en &ccedil;ok konuşulan işlemlerden biri oldu. 2012 yılında kurulan yerli girişim Obilet&rsquo;in &ccedil;oğunluk hisseleri Fransız BlaBlaCar&rsquo;a devredildi ve Paynet, Iyzico tarafından 87 milyon dolara satın alındı. Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin aralık ayı kapak haberinde yer verdiği Insider, 500 milyon dolarlık dev bir yatırım aldı.</p>

<h2>Girişim 50 listesinin liderleri</h2>

<p>Girişim 50 araştırmasında T&uuml;rkiye&rsquo;de ofisi bulunan, kurulmasının &uuml;zerinden en az bir yıl ge&ccedil;miş ve yatırım almış girişimler değerlendirildi. Listenin zirvesinde, 2012 yılında kurulan ve dijital banka lisansı da alan Colendi yer alıyor. Onu yenilik&ccedil;i finansal teknolojiler alanında hizmet veren DgPays ve bireysel yatırımcılara hizmet veren Midas takip etti.</p>

<h2>Şirketlerin toplam değeri 4 milyar dolar</h2>

<p>Girişim 50&rsquo;de yer alan şirketlerin toplam değerlemesi 4 milyar dolar, aldıkları toplam yatırım ise 788 milyon dolar. 50 şirket toplamda 7 bin 362 kişiye istihdam sağlıyor. Bu listede yer almayı başaran girişimler yakın gelecekte y&uuml;ksek değerlemelere ulaşacak ve &ouml;nemli &ccedil;ıkış hik&acirc;yelerine imza atacak.</p>

<h2>Yatırım yeni &uuml;r&uuml;nler i&ccedil;in değerlendirilecek</h2>

<p>2020 yılında kurulan Midas, vatandaşların tasarruflarını korumak i&ccedil;in hisse senetlerine y&ouml;nelmeleriyle pop&uuml;ler hale geldi. Dijital ticaret platformu, 3,5 milyon yatırımcıya hizmet vererek yerel ve ABD piyasalarına, yatırım fonlarına ve kripto para birimlerine erişim imkanı sunuyor.</p>

<p>Gemici Bloomberg&rsquo;e telefonla yaptığı a&ccedil;ıklamada şirketin elde ettiği geliri yeni hizmet ve &uuml;r&uuml;nler sunmak ve mevcut hizmet ve &uuml;r&uuml;nleri iyileştirmek i&ccedil;in kullanmayı planladığını s&ouml;yledi. Gemici, &ldquo;Bunlar arasında t&uuml;rev &uuml;r&uuml;nler, varantlar, Avrupa hisse senetleri ve kurumsal hesap a&ccedil;ma se&ccedil;eneği de bulunuyor&rdquo; diye ekledi.</p>

<p><br />
Midas, bu hafta başında T&uuml;rk fintech şirketleri tarafından elde edilen en b&uuml;y&uuml;k yatırım olan 80 milyon dolarlık fon sağladığını a&ccedil;ıkladı. QED Investors liderliğindeki bu turda, Spark Capital gibi mevcut destek&ccedil;ilerin yanı sıra Uluslararası Finans Kurumu da dahil olmak &uuml;zere yeni yatırımcılar yer aldı. Bu turla birlikte Midas&#39;ın toplam fonu 140 milyon dolara ulaştı. Son finansman turu Midas&#39;ı unicorn stat&uuml;s&uuml;ne yaklaştırırken,<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/midas-unicorn-olmaya-cok-yakin-2025-08-22-16-42-47.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/serin-tatil-trendi-norvec-i-nasil-etkiliyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/serin-tatil-trendi-norvec-i-nasil-etkiliyor</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>Serin tatil trendi Norveç’i nasıl etkiliyor?</title>
      <description>Sıcak hava ve orman yangınları Avrupa'nın birçok bölgesini vururken, daha serin iklimlere olan talep turistleri İskandinav ülkelerine çekiyor. Bu durum Norveç gibi ülkelerde sevinç kadar endişe de yaratıyor.</description>
      <pubDate>Thu, 21 Aug 2025 10:42:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-08-21T10:42:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[Avrupa&#39;da, sıcak hava dalgaları Atina&#39;daki Akropolis&#39;i kapatırken İspanya ve Portekiz&#39;de orman yangınlarına neden oluyor. Bu durum, turistleri İskandinav &uuml;lkelerine y&ouml;nlendiriyor. Ancak &ccedil;evresel ve sosyal s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlikle gurur duyan bu b&ouml;lgede, bu gelişme kutlama kadar endişe de yaratıyor. Coolcation diye anılan bu turizm trendi, geleneksel yaz tatil yerlerinin sıcağından ka&ccedil;ınarak daha serin iklimleri tercih eden gezginlerin sayısının artmasını ifade ediyor.
<h2>Rekor sayıda ziyaret&ccedil;i</h2>
Bu durumun en yoğun g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; yer ise Norve&ccedil;. Yeni ilgiye sevinen &uuml;lke, aynı zamanda aşırı turizmi &ouml;nlemek ve ulusal kimliğinin bir par&ccedil;ası olan doğayı korumak i&ccedil;in &ccedil;aba sarf ediyor. Pandeminin sona ermesinden bu yana İskandinavya b&ouml;lgesine gelen turist sayısı hızla arttı. 2023 yılında, t&uuml;m İskandinav &uuml;lkeleri diğer yıllara g&ouml;re daha fazla geceleme sayısına ulaştı; temmuz ayında Oslo ve Kopenhag havaalanları rekor sayıda yolcu ağırladı.<br />
<br />
Bu b&uuml;y&uuml;meye, İskandinav mutfağının pop&uuml;laritesi ve Rusya&#39;ya uygulanan yaptırımlar gibi &ccedil;eşitli fakt&ouml;rler katkıda bulundu. Bunlar, kruvaziyer gemilerinin St. Petersburg&#39;a alternatif limanlar aramasına da neden oldu. İklim de bu konuda rol oynuyor. Avrupa Seyahat Komisyonu&#39;nun yaptığı bir araştırmaya g&ouml;re, bu yıl Akdeniz&#39;in pop&uuml;ler tatil yerlerinin pop&uuml;laritesi y&uuml;zde 8 azalırken, Avrupalı gezginlerin y&uuml;zde 28&#39;i artık daha serin destinasyonlar arıyor. İskandinav havayolu şirketi SAS&#39;a g&ouml;re Fransa ve İtalya&#39;dan İsve&ccedil;&#39;in kuzeyindeki şehirlere yapılan rezervasyonlar y&uuml;zde 50 ila 60 oranında artış g&ouml;sterdi.
<h2>Daha serin hava ve daha az kalabalık</h2>
İskandinav h&uuml;k&uuml;metleri turizmi canlandırmak i&ccedil;in gayret g&ouml;steriyor. &Ouml;rneğin Danimarka, 2030 yılına kadar turizm harcamalarını 200 milyar Danimarka kronuna (yaklaşık 31 milyar dolar) &ccedil;ıkarmayı hedefliyor. Norve&ccedil; de 43 bin turizm işinin yaratılması da dahil olmak &uuml;zere b&uuml;y&uuml;k planlar yapıyor.<br />
<br />
Coolcations bu konuda &ouml;nemli bir rol oynuyor. Visit Sweden&#39;in genel m&uuml;d&uuml;r&uuml; Susanne Andersson, &ldquo;Coolcations trendi İsve&ccedil;&#39;te her zaman sattığımız şeyleri kapsıyor: Biraz daha serin hava, &ccedil;ok fazla turist olmaması ve doğanın i&ccedil;inde olmak&rdquo; dedi. B&ouml;lgenin turizm hedefleri arasında, bisikletle gelen veya &ccedil;&ouml;p toplayan ziyaret&ccedil;ilere &uuml;cretsiz m&uuml;ze girişi gibi &ouml;d&uuml;ller sunan Kopenhag&#39;ın Copenpay programı ve turistleri alışılmış rotaların dışına &ccedil;ıkarmayı ama&ccedil;layan Faroe Adaları&#39;ndaki s&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;z gizemli yolculuk gibi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik programları yer alıyor.
<h2>Aşırı turizm riski</h2>
Ancak havaalanlarını genişletmek, havayolu şirketlerine s&uuml;bvansiyon sağlamak ve b&uuml;y&uuml;meyi teşvik etmek gibi &ouml;nlemler alınması, Avrupa&#39;nın diğer b&ouml;lgelerinde protestolara neden olan t&uuml;rden bir turist akınına yol a&ccedil;ma riskini beraberinde getiriyor. İsve&ccedil;&#39;teki Linnaeus &Uuml;niversitesi&#39;nde turizm araştırmaları profes&ouml;r&uuml; olan Stefan G&ouml;ssling, &ldquo;T&uuml;m bu yerler, GSYİH&#39;larının giderek artan bir kısmının turizmden elde edilmesini bekleyen turizm stratejileri programlarına sahiptir. Sorun, elbette, Barselona&#39;nın derinden pişman olduğu şeyi tekrarlamalarıdır&rdquo; diye konuştu.<br />
<br />
56 bin n&uuml;fuslu Norve&ccedil; şehri Alesund, Art Nouveau mimarisi ve fiyortlara yakınlığıyla pop&uuml;ler bir kruvaziyer destinasyonu olsa da turizm gelirlerini artırma ve sakinlerinin ihtiya&ccedil;larını koruma gibi bazen &ccedil;elişkili istekler arasında sıkışıp kalmış durumda. Yol koşulları ve g&uuml;venlik endişeleri nedeniyle şehir, kısa s&uuml;re &ouml;nce tur otob&uuml;slerinin Aksla Dağı&#39;nın tepesindeki pop&uuml;ler seyir noktasına gitmesini yasakladı. Ancak bazı sakinler, belediyenin şehre binlerce yolcu getiren gemileri d&uuml;zenleme konusunda yeterince &ouml;nlem almadığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor.<br />
<br />
Elisabeth Eikrem&#39;in g&uuml;zel &ccedil;i&ccedil;ek&ccedil;isinin &ouml;n&uuml;nde fotoğraf &ccedil;ektiren turistler nadiren bir şey satın alıyorlar ve Eikrem teslimat yaparken sık sık yoluna engel olurlar. &ldquo;Bazen bir g&uuml;nde beş kruvaziyer gemisi geliyor&rdquo; diyen Eikrem, şehirlerinin bu kadar &ccedil;ok ziyaret&ccedil;i i&ccedil;in &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k olduğunu ekledi.&nbsp;
<h2>Y&uuml;zde &uuml;&ccedil;l&uuml;k turizm vergisi</h2>
H&uuml;k&uuml;met bu sorunu ele alıyor. Ge&ccedil;en yıl, turizm otoritesi &ccedil;evresel etkilerle ilgili endişeler nedeniyle a&ccedil;ık hava seyahatlerini teşvik eden bir kampanyayı iptal etti. Bu yazın başlarında, geceleme ve kruvaziyer yolcuları i&ccedil;in y&uuml;zde 3&#39;l&uuml;k bir turizm vergisi onayladı. Bu &ouml;nlemler Geiranger&#39;deki endişeleri gidermedi. UNESCO D&uuml;nya Mirası Listesi&#39;nde yer alan fiyort, 1800&#39;l&uuml; yıllarda İngiliz buharlı gemilerinin buraya gelmeye başlamasından beri bir turistik cazibe merkezi oldu. Ancak bug&uuml;n, fiyortun ağzındaki k&ouml;y&uuml; dolduran &ccedil;ok sayıda yolcu gemisi, tur otob&uuml;s&uuml; ve karavan, hassas &ccedil;evreyi tehdit ediyor.<br />
<br />
Hasarı sınırlamak i&ccedil;in Norve&ccedil; parlamentosu, 2018 yılında Geiranger Fiyordu&#39;na giren t&uuml;m gemilerin sıfır emisyonlu olmasını zorunlu kılan bir yasa tasarısı &uuml;zerinde &ccedil;alışmaya başladı. Ancak bu &ouml;neri, yasaların turizm sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n b&uuml;y&uuml;mesini engelleyeceğinden endişe duyan seyahat şirketleri ve diğer işletmelerin protestoları nedeniyle yıllarca ertelendi. Yasa, nihayet 2026 yılının ocak ayında y&uuml;r&uuml;rl&uuml;ğe girdiğinde, yalnızca 10 bin tonun altındaki gemiler i&ccedil;in ge&ccedil;erli olacak. Kruvaziyer gemileri de dahil olmak &uuml;zere daha b&uuml;y&uuml;k gemiler ise 2032 yılına kadar bu yasaya uymak zorunda olmayacak.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/serin-tatil-trendi-norvec-i-nasil-etkiliyor-2025-08-21-13-47-43.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/otonom-araclarda-ortaya-cikan-hukuki-meseleler-sorumluluk-ve-gizlilik</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/otonom-araclarda-ortaya-cikan-hukuki-meseleler-sorumluluk-ve-gizlilik</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Otonom araçlarda ortaya çıkan hukuki meseleler, sorumluluk ve gizlilik</title>
      <description>Otonom araçların trafikte artmasıyla sorumluluk ve veri gizliliği sorunları gündemde. Türkiye’de henüz özel bir yasal düzenleme yok; uluslararası hukukta ise araç işletenin kusursuz sorumluluğu esas alınıyor. Ayrıca bu araçların topladığı kişisel verilerin kullanımı ve korunması da önemli bir tartışma konusu. Uzmanlar, yapay zeka kaynaklı kazalar ve veri güvenliği için kapsamlı düzenlemeler gerektiğini belirtiyor.</description>
      <pubDate>Mon, 11 Aug 2025 10:23:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-08-11T10:23:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[Otomotiv sekt&ouml;r&uuml;ndeki hızlı teknolojik gelişmelerle birlikte otonom (s&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;z) ara&ccedil;lar, bazı &uuml;lkelerde trafikte sık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;lmeye başladı. Bu durum, alandaki hukuki sorunları g&uuml;ndeme getirdi. Teknolojik gelişmelere uyum sağlayacak ve ihtiya&ccedil;ları karşılayacak hukuki d&uuml;zenlemelere ihtiya&ccedil; var. Mevcut hukuk kurallarının bu gelişmelere ne kadar uygun olduğu da değerlendiriliyor. Otonom ara&ccedil;ların yaygınlaşmasıyla en &ccedil;ok tartışılan konular arasında kusur ve sorumluluk tayini ile kişisel verilerin işlenmesi yer alıyor.
<h2>Otonom ara&ccedil;larda sorumluluk ve sigorta</h2>
T&uuml;rkiye&rsquo;de otonom ara&ccedil;ların hukuki durumu, mevcut d&uuml;zenlemeler ışığında değerlendirildiğinde &ouml;zel bir d&uuml;zenlemenin olmadığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Kara taşıtlarıyla ilgili kurallar Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve T&uuml;rk Bor&ccedil;lar Kanunu (TBK) kapsamında ele alınıyor. Bu d&uuml;zenlemelerde ara&ccedil; s&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;n&uuml;n kusuru ve sorumluluğu esas alınıyor. Yani, kurallar geleneksel olarak insan s&uuml;r&uuml;c&uuml;lere odaklanıyor.<br />
<br />
Otonom ara&ccedil;lara ilişkin &ouml;zel bir mevzuat olmadığı i&ccedil;in yeni hukuki d&uuml;zenlemelere ihtiya&ccedil; var. &Ouml;zellikle ara&ccedil; &uuml;reticisi, yazılım geliştiricisi ve ara&ccedil; sahibi sorumluluklarının ayrı ayrı net bi&ccedil;imde belirlenmesi gerekiyor.<br />
<br />
<br />
Ayrıca otonom ara&ccedil;lardaki hukuki sorumluluğun belirlenmesi i&ccedil;in aracın otomasyon seviyesinin ve teknik &ouml;zelliklerinin tanımlanması şart. B&ouml;ylece yasal sorumluluklar bu seviyelere g&ouml;re d&uuml;zenlenebilir. Society of Automotive Engineers (SAE) tarafından belirlenen bu seviyeler SAE J3016 koduyla biliniyor. Bu sisteme g&ouml;re otonom s&uuml;r&uuml;ş 0&rsquo;dan 5&rsquo;e kadar altı seviyeye ayrılıyor. Seviye 0, 1 ve 2&rsquo;de aracın asıl işletmecisi s&uuml;r&uuml;c&uuml; oluyor. Bu seviyelerde otonom sistemler sadece destek ama&ccedil;lı kullanılıyor. Seviye 3 ve 4&rsquo;te ara&ccedil; belirli koşullarda kendi başına hareket edebiliyor ancak bazı durumlarda s&uuml;r&uuml;c&uuml;n&uuml;n m&uuml;dahalesi gerekiyor. Seviye 5 ise tam otonom ara&ccedil; anlamına geliyor; bu ara&ccedil;ta s&uuml;r&uuml;c&uuml;ye gerek kalmıyor.<br />
<br />
Otonom ara&ccedil;larda &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kişilerin uğradığı zarar, aracı işletenin sigortası tarafından karşılanıyor. &Uuml;retici firmaların sorumluluğu a&ccedil;ısından ise &Uuml;r&uuml;n G&uuml;venliği ve Teknik D&uuml;zenlemeler Kanunu dikkate alınarak bir sorumluluk sistemi kurulabilir. Eğer kazaya yazılım hatası, donanım arızası ya da yapay zeka algoritmalarının yanlış uygulanması neden olmuşsa sigortacı &ouml;dediği tazminatı &uuml;retici firmaya r&uuml;cu edebilir. Ancak burada zarar ile &uuml;r&uuml;n&uuml;n ayıbı arasında bağlantı kurulması gerekir.
<h2>Uluslararası ve karşılaştırmalı hukukta durum</h2>
Uluslararası hukuk sistemlerinde, otonom ara&ccedil;lara y&ouml;nelik yenilikler genellikle Seviye 3 ve 4 ara&ccedil;ları kapsıyor. Alman Hukuku&rsquo;nda 2017&rsquo;de Karayolları Trafik Kanunu&rsquo;nda yapılan değişiklikle otonom ara&ccedil;ların trafikte kullanımı onaylandı. Bu d&uuml;zenlemeyle, aracın otomasyon fonksiyonu aktifken meydana gelen kazalarda, işletenin kusursuz sorumluluğu ilkesi devam ediyor. Buna g&ouml;re zarar g&ouml;ren &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kişiler, aracın otonom modda olup olmamasına bakmadan doğrudan işletenin sigortasına başvurabiliyor. Ayrıca otonom sistemli ara&ccedil;larda sigortacının tazminat &uuml;st sınırı, diğer ara&ccedil;lara kıyasla iki katına &ccedil;ıkarıldı. &Uuml;retici firmalar ise genel &uuml;r&uuml;n sorumluluğu kuralları &ccedil;er&ccedil;evesinde değerlendiriliyor. Sigortacının &ouml;dediği tazminatı &uuml;reticiye r&uuml;cu edebilmesi i&ccedil;in &uuml;r&uuml;n&uuml;n ayıplı olması ve zarar ile ayıp arasında doğrudan bağlantı olması gerekiyor.<br />
<br />
İngiliz hukukunda da benzer bir durum var. 2018 tarihli Automated and Electric Vehicles Act ile otonom ara&ccedil;ların sorumluluğu d&uuml;zenlendi. Kanuna g&ouml;re, ara&ccedil; otonom moddayken kaza olursa ve ara&ccedil; sigortalıysa zarar sigorta şirketi tarafından karşılanıyor. Sigortasızsa, ara&ccedil; sahibi doğrudan sorumlu oluyor ve bu sorumluluk sınırlanamaz. Ancak sigortacının sorumluluğu bazı durumlarda ortadan kalkabilir; &ouml;rneğin s&uuml;r&uuml;c&uuml;n&uuml;n otonom s&uuml;r&uuml;ş modunu yanlış zamanda a&ccedil;ması ya da &uuml;reticinin &ouml;nerdiği yazılım g&uuml;ncellemelerinin yapılmaması durumunda sigorta tazminat &ouml;demeyebilir. &Uuml;reticinin sorumluluğu ise sigorta şirketi ya da ara&ccedil; sahibinin, zararın esasen &uuml;reticinin yazılım hatası ya da donanım arızasından kaynaklandığını kanıtlaması halinde g&uuml;ndeme geliyor.<br />
<br />
Genel olarak bakıldığında, otonom ara&ccedil;larda sorumluluk rejiminde &ouml;nc&uuml; hukuk sistemleri bile &uuml;retici sorumluluğuna ilişkin yenilik&ccedil;i bir yaklaşım geliştirmedi. Yapay zekanın hatasından kaynaklanan kazalarda bile &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kişiye karşı sorumlu olan, ara&ccedil; işleten ve sigortacısı oluyor. Bu yaklaşımın amacı, zarar g&ouml;ren &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kişinin ara&ccedil; işleten veya sigortacı ile &uuml;retici arasındaki hukuki anlaşmazlıklardan etkilenmemesi. Ancak &uuml;reticinin kusursuz sorumluluk sistemine dahil edilmemesi ara&ccedil; işleten i&ccedil;in ne kadar adil olduğu tartışma konusu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir ara&ccedil; işletenin kusursuz sorumluluğu, aracın k&uuml;tle ve hızından doğan risk g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alınarak belirleniyor. Ancak otonom ara&ccedil; tercih eden sahibinin, yapay zekanın kontrol&uuml;ndeki bu aracı teknik a&ccedil;ıdan da g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurarak satın aldığı kabul edilmeli. Yapay zeka sistemleri insan hatasından kaynaklanan kazaları &ouml;nlemek i&ccedil;in geliştiriliyor ve &uuml;reticiler bunu pazarlıyor. Dolayısıyla, yapay zekanın teknik altyapısını iyi bilmeyen ara&ccedil; işletenin kusursuz sorumlu tutulması mevcut hukukta bir eksiklik sayılabilir. Bu y&uuml;zden, yapay zekayla &ccedil;alışan ara&ccedil;ların yarattığı potansiyel tehlikenin de kusursuz sorumluluk sistemine dahil edilmesi gerekliliği otonom ara&ccedil;ların yaygınlaşmasıyla daha da &ouml;nem kazandı.
<h2>Otonom ve elektrikli ara&ccedil;larda verilerin işlenmesi ve gizlilik</h2>
Otonom ve elektrikli ara&ccedil;larda yer alan bağlantılı teknolojilerin, kişisel verilerin gizliliği &uuml;zerindeki etkileri artan ara&ccedil; kullanımıyla birlikte &ouml;nemli bir konu haline geldi. Modern ara&ccedil; &uuml;reticileri, veri işleme ve aktarım s&uuml;re&ccedil;leri yaygınlaştık&ccedil;a ara&ccedil; satışından &ccedil;ok ara&ccedil;lardan elde edilen verilerin satışına odaklandıkları y&ouml;n&uuml;nde eleştirilerle karşılaşıyor. ABD&rsquo;de bu konuda &ccedil;eşitli toplu davalar a&ccedil;ıldı ve &uuml;reticiler hakkında soruşturmalar başlatıldı.<br />
<br />
Ara&ccedil;lara yerleştirilen sistemler aracılığıyla bir&ccedil;ok farklı veri toplanabiliyor ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; taraflara aktarılabiliyor. &Uuml;reticiler, yazılımcılar ve sigorta şirketleri s&uuml;r&uuml;ş verileri, ara&ccedil; konumu, hız, frenleme ve hızlanma alışkanlıkları, ara&ccedil; y&ouml;n&uuml;, ses ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml; gibi verileri işleyebiliyor. Bu verilerin işlenmesi &ouml;zellikle otonom ara&ccedil;larda g&uuml;venlik a&ccedil;ısından &ouml;nemli. &Ouml;rneğin kaza anında kayıtlara ulaşmak, kazanın nedenini tespit etmeye yardımcı olabilir. Sigorta kapsamı ve kusur belirleme s&uuml;recinde ileride ekspertiz raporuna gerek kalmayabilir. Ayrıca acil yardım sağlanabilmesi i&ccedil;in de bu veriler işleniyor. &Ouml;te yandan, bağlantılı teknolojilerle ara&ccedil; i&ccedil;inde toplanan veriler farklı pazarlama, satış ya da iş geliştirme ama&ccedil;larıyla da kullanılabiliyor. Paylaşımlı ara&ccedil;larda da benzer şekilde konum, s&uuml;r&uuml;ş bilgisi gibi veriler işleniyor. Bu ara&ccedil;larda g&uuml;venlik &ouml;nlemleri, kullanım emniyeti ve hizmet s&uuml;rekliliği i&ccedil;in bu t&uuml;r veriler &ouml;nem taşıyor.<br />
<br />
Veri işleme s&uuml;re&ccedil;lerinde en &ouml;nemli husus, veri sahiplerinin tam ve doğru şekilde bilgilendirilmesi. Ara&ccedil; &uuml;reticileri, s&uuml;r&uuml;c&uuml;leri bu konuda aydınlatmalı. Bazı veri işleme faaliyetleri meşru menfaat veya hukuki zorunlulukla yapılabilir, ancak bazıları ise a&ccedil;ık rıza gerektiriyor. &Ouml;zellikle iş ortaklarına verilerin aktarılması i&ccedil;in kullanıcıların a&ccedil;ık rızası alınmalı. Veri sorumluları doğru belirlenmeli, veri ilgililerine tam ve doğru bilgi verilmeli, rızalar pratik yollarla alınmalı. Veri işleme s&uuml;recinde kişilerin hakları zarar g&ouml;r&uuml;rse itirazlara yanıt verilmeli ve yasal talepler karşılanmalı. Gizlilik kurallarına uyulmadan yapılan veri işleme hem hukuki hem de cezai sorumluluk doğuruyor.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/otonom-araclarda-ortaya-cikan-hukuki-meseleler-sorumluluk-ve-gizlilik-2025-08-11-13-44-03.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/seyahat-uzmanlari-secti-bu-yil-ziyaret-edilmesi-gereken-ulkeler</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/seyahat-uzmanlari-secti-bu-yil-ziyaret-edilmesi-gereken-ulkeler</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>Seyahat uzmanları seçti: Bu yıl ziyaret edilmesi gereken ülkeler</title>
      <description>Afrika'nın kanyonlarından Doğu Asya’nın sisle örtülü tapınaklarına kadar, seyahat uzmanlarına göre bu yılki seyahat planınıza eklemeniz gereken ülkeler.</description>
      <pubDate>Thu, 07 Aug 2025 10:06:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-08-07T10:06:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[G&uuml;ney Kore gibi &uuml;lkeler, tapınaklarla bezenmiş ormanlar ve volkanik ada patikalarında sessizce d&uuml;ş&uuml;nmeye davet ederken Norve&ccedil; şelalelerle ve parlak buzullarla ışıldıyor. Seyahat arayışınıza yardımcı olmak i&ccedil;in Lewis Nunn Kayak&rsquo;tan uzmanlarla konuşarak Forbes i&ccedil;in &nbsp;2025&rsquo;te ziyaret edilecek en iyi &uuml;lkeler listesi hazırladı. Kısmen Travel Check-in raporundaki verilerle oluşturulan bu liste wellness seyahati, şehir gezintisi ve d&uuml;ş&uuml;k yoğunluklu seyahat gibi unsurları kullanıyor. İster kutup ışıklarının peşinde olun, ister Moldova &ouml;zel bağlardan gelen şarapların tadını &ccedil;ıkarıyor olun, 2025&rsquo;in uzun ve dolamba&ccedil;lı yolu sizi bekliyor.
<h2>1. Zimbabwe</h2>
Zimbabwe, keskin granit &ccedil;ıkıntılar g&uuml;neşte kavrulmuş altın ovaların &uuml;zerinde y&uuml;kselir, g&ouml;ky&uuml;z&uuml; geniş acacia korularının &uuml;zerinde uzanır. Antik taş şehir Great Zimbabwe, taş duvarlarıyla &uuml;lkenin katmanlı ge&ccedil;mişini g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde hatırlatıyor. &Ouml;te yandan Victoria Şelalesi&rsquo;nde Zambezi, g&uuml;rleyen kanyonlara d&uuml;ş&uuml;yor, havadaki sis, genellikle g&uuml;neşle kısa &ouml;m&uuml;rl&uuml; g&ouml;kkuşakları oluşturur. Doğu Highlands ise daha sessiz bir sahne sunar: bulutlu yama&ccedil;lar, kıvrımlı y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş parkurları ve sisle kaplı dağ durgunluğu.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?: </strong>Zimbabwe&rsquo;deki Bulawayo gibi şehirlerde Kayak&rsquo;ta u&ccedil;uş aramaları y&uuml;zde 80&rsquo;in &uuml;zerinde artarken, Harare i&ccedil;in artış yaz sezonunda y&uuml;zde 56 oldu.

<h2>2. Litvanya</h2>
Antik ormanlar ve gizli g&ouml;llerle şekillenen Litvanya, taş d&ouml;şeli sokaklarına ve zamanla aşınmış &ccedil;iftlik evlerine katmanlı bir tarih taşır. Başkent Vilnius&rsquo;ta orta&ccedil;ağ sokaklar sarmaşıkla kaplı avlulara kıvrılır; kiliseleri barok ama sade. Klaipėda&rsquo;da vapurların ritmiyle birlikte t&uuml;ts&uuml;lenmiş Baltık ringası kokusunu alabilirsiniz.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?: </strong>Vilnius&rsquo;a y&ouml;nelik u&ccedil;uş aramaları, Kayak&rsquo;ta ge&ccedil;en yılın yazına g&ouml;re y&uuml;zde 105 arttı.

<h2>3. Sri Lanka</h2>
Sri Lanka, zıtlıklarla ve sakin bir derinlikle dolu bir manzara sunuyor: Palmiye ağa&ccedil;lı kıyılar z&uuml;mr&uuml;t yağmur ormanlarıyla buluşurken antik şehirler orman a&ccedil;ıklıklarından y&uuml;kseliyor. Sigiriya&#39;nın devasa kaya kalesi d&uuml;zl&uuml;klerin &uuml;zerinde y&uuml;kselirken freskli duvarları ve simetrik su bah&ccedil;eleri uzun zaman &ouml;nce kaybolan bir krallığın yankısını sunuyor.&nbsp; G&uuml;ney kıyıda tempo daha yumuşak: balık&ccedil;ılar sığ sularda durur, s&ouml;m&uuml;rge d&ouml;nemine ait kaleler hareketli limanlara n&ouml;bet tutar. İ&ccedil; kesimlerde Anuradhapura ve Polonnaruwa&rsquo;nın kutsal kalıntıları y&uuml;zyıllara s&uuml;ren Budist bağlılığını anlatır.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?:</strong> Sri Lanka&rsquo;nın başkenti Kolombo, bu yaz i&ccedil;in Kayak&rsquo;ta en &ccedil;ok aranan ilk 10 u&ccedil;uş destinasyonundan biri.

<h2>4. G&uuml;ney Kore</h2>
G&uuml;ney Kore mevsimlerin değişimi altında sessizce dikkat &ccedil;ekiyor. Seul&#39;de soluklaşmış Joseon d&ouml;nemi kalıntıları yayılmış beton mahallelere dayanır, hanok avluları sıcak kafelerin ardında kalırkalıyor. Jirisan ve Seoraksan&#39;ın bulunduğu g&uuml;ney dağlarında, sabah kalın sis tabakası oluşuyor. Gyeongju&#39;da antik taşlar ve toprak mezarlar sessizliğe b&uuml;r&uuml;nm&uuml;şken al&ccedil;ak tepeler ve a&ccedil;ık &ccedil;ayırlara &ccedil;evrililer. Daha uzağında Jeju Adası, dik siyah kayalıkları ve volkanik lavdan şekillenen sessiz y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş parkurlarıyla y&uuml;kseliyor.<br />
<br />
<strong>Neden dikka &ccedil;ekiyor?:</strong> Seul u&ccedil;uş aramalarında bu yıl Kayak&rsquo;ta y&uuml;zde 65 artış g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.

<h2>5. Arjantin</h2>
Buenos Aires&rsquo;te tango barları tozlu kitap&ccedil;ıların ve sarmaşıklarla &ouml;rt&uuml;l&uuml; balkonların arasında yer alır; &ccedil;amaşırlar terakota &ccedil;atıların arasında bayrak gibi dalgalanır. C&oacute;rdoba&rsquo;da kolonyal şapeller sıcak kumtaşı meydanlarında uzun g&ouml;lgeler oluşturur; Mendoza ise And Dağları&#39;ndan eriyen kristal suların altında yavaş&ccedil;a uyanır.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?: </strong>Buenos Aires i&ccedil;in 2025 yaz sezonu u&ccedil;uş aramalarında y&uuml;zde 49 artış g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.

<h2>6. Fas</h2>
Fas adeta bir serap gibi &ouml;ne &ccedil;ıkıyor: Sahra&rsquo;nın kırmızı kumları sessizliğe uzanıyor. Marrakech&#39;te metal iş&ccedil;ilerin &ccedil;ınlaması satıcıların sesleri altın duvarlar arasında yankılanır; lantern ışıklı &ccedil;atı kafeleri minareler &uuml;zerinde g&uuml;n batımını izler.&nbsp; İ&ccedil; kısımlarda b&uuml;k&uuml;lm&uuml;ş zeytin ve argan ağa&ccedil;ları tar&ccedil;ın renkli tepelere dağılıyor; Berberi k&ouml;yleri y&uuml;zyıllardır oluşmuş patikalara sıkıca tutunoyr.&nbsp;<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?: </strong>Kayak verilerine g&ouml;re u&ccedil;uş fiyatları ge&ccedil;en yıza g&ouml;re y&uuml;zde 5 d&uuml;şm&uuml;ş, bu da Marrakech&rsquo;&uuml; fiyat dengesine g&ouml;re en iyi uzun menzilli destinasyonlardan biri yapıyor.

<h2>7. Norve&ccedil;</h2>
Norve&ccedil; soğuk, kristal berraklığında bir melodi sunuypr. Oslo&rsquo;da parlak tramvaylar, kutu gibi cam m&uuml;zeler ve yeşil parklar arasında s&uuml;z&uuml;l&uuml;r; kuzeyde ren geyikleri karla kaplı tundrada hayalet g&ouml;lgeler gibi hareket eder. Engebeli kıyılar boyunca balık&ccedil;ı k&ouml;yleri sivri kayalıklar arasında k&uuml;melenir; kırmızı kul&uuml;beler kasvetli g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne karşı parlar.&nbsp; Yazın gelince g&uuml;neş gece yarısını ge&ccedil;er; kışın ise neredeyse hi&ccedil; doğmaz.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?: </strong>Oslo&rsquo;ya u&ccedil;uş fiyatları Birleşik Krallık&#39;tan y&uuml;zde 20, ABD&rsquo;den y&uuml;zde 11 d&uuml;şt&uuml;. Ayrıca Kayak verilerine g&ouml;re ABD&rsquo;den Norve&ccedil;&rsquo;e u&ccedil;uş aramaları bu yaz y&uuml;zde 25 arttı.

<h2>8. Moldova</h2>
Chișinău&rsquo;da troleyb&uuml;sler Sovyet d&ouml;nemi cephelerinin ve ağa&ccedil;lı bulvarların &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;er; pazar tezgahları yaz sonu erikleri ve turşu kavanozlarıyla dolup taşar. Dinyester Nehri doğuya doğru geniş ve sakin akarken kire&ccedil;taşına oyulmuş manastırların yanından ve horozların &ouml;tt&uuml;ğ&uuml; k&ouml;ylerin i&ccedil;inden s&uuml;z&uuml;l&uuml;r. Sonbahar Codrii ormanını sessizliğe boğar; Yer altındaysa uzun kilometreler boyunca uzanan serin şarap mahzenleri, imparatorluklara tanıklık eden tozlu şişelerle doludur.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?: </strong>Kayak verilerine g&ouml;re Avrupa&rsquo;nın az bilinen hazinelerinden biri olarak Chișinău&rsquo;da u&ccedil;uş aramalarında yıllık y&uuml;zde 47 artış g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.

<h2>9. Hong Kong</h2>
Hong Kong resmi bir &uuml;lke olmamakla birlikte spot ışığına layık. Burada g&ouml;kdelenler antik tapınaklarla omuz omuza y&uuml;kselirken neon ışıklı sokaklar hayatla dolup taşıyor. İkonik Star Ferry ile Victoria Limanı&rsquo;na ge&ccedil;in, y&uuml;kselen siluetlerin panoramasına şahit olun ya da Victoria Zirvesi&rsquo;ne &ccedil;ıkarak g&ouml;rkemli g&uuml;n batımları izleyin. Yemek tutkunları i&ccedil;in se&ccedil;enekler sınırsız: Tarihi dim sum evlerinde &ccedil;ayın tadını &ccedil;ıkarabilir, sokak satıcılarından waffle alabilir ya da Tim Ho Wan gibi yerlerde Michelin yıldızlı sokak lezzetlerini deneyimleyebilirsiniz. Hong Kong&rsquo;un manevi y&uuml;z&uuml;n&uuml; de keşfedin: Lantau Adası&#39;nda B&uuml;y&uuml;k Buda&rsquo;yı ziyaret edin ve Man Mo Tapınağı&rsquo;nın t&uuml;ts&uuml; dolu salonlarında gezinin.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?:</strong> Kayak verilerine g&ouml;re ABD&rsquo;den Hong Kong&rsquo;a u&ccedil;uş fiyatları ge&ccedil;en yılın yaz d&ouml;nemine g&ouml;re y&uuml;zde 16 d&uuml;şm&uuml;ş durumda.

<h2>10. Danimarka</h2>
Danimarka sessiz bir ritimle nefes alıyor. Kopenhag&rsquo;da bisikletliler kanallarla &ccedil;evrili alanlarda s&uuml;&uuml;zl&uuml;rken; sabah fırınlardan yayılan tar&ccedil;ınlı hamur kokusu şehri sarar. G&uuml;neye gidildik&ccedil;e, M&oslash;ns Klint&rsquo;in tebeşir kayalıkları Baltık Denizine dramatik şekilde d&uuml;şer. Yer altındaysa Viking kaleleri simetrik ve sessiz bir şekilde araziyi &ccedil;evreler.<br />
<br />
<strong>Neden dikkat &ccedil;ekiyor?: </strong>Kayak verilerine g&ouml;re ABD&rsquo;den gelen seyahat&ccedil;iler bu yaz Danimarka&rsquo;ya seyahat i&ccedil;in ge&ccedil;en yıla g&ouml;re y&uuml;zde 16 daha uygun fiyatlarla ulaşabiliyor.]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/seyahat-uzmanlari-secti-bu-yil-ziyaret-edilmesi-gereken-ulkeler-2025-08-07-13-16-11.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/yerli-turistin-seyahat-harcamalarinda-yuzde-69-artis</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/yerli-turistin-seyahat-harcamalarinda-yuzde-69-artis</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>Yerli turistin seyahat harcamalarında yüzde 69 artış</title>
      <description>TÜİK verilerine göre Ocak-mart döneminde yurt içinde seyahate çıkan 10,7 milyon kişi, toplamda 76,4 milyar liralık harcama yaptı. Harcamaların en büyük kalemini yeme-içme ve ulaşım oluşturdu; en çok da akraba ziyaretine gidildi.</description>
      <pubDate>Tue, 22 Jul 2025 10:05:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-07-22T10:05:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yerli turistlerin yılın ilk &ccedil;eyreğinde yaptığı yurt i&ccedil;i seyahat harcamaları, ge&ccedil;en yılın aynı d&ouml;nemine g&ouml;re y&uuml;zde 68,9 artarak 76 milyar 429 milyon liraya ulaştı. T&uuml;rkiye İstatistik Kurumu&rsquo;nun (T&Uuml;İK) 2025 yılı birinci &ccedil;eyrek &quot;hane halkı yurt i&ccedil;i turizm&quot; verilerine g&ouml;re, ocak-mart aylarında 10 milyon 750 bin kişi yurt i&ccedil;inde seyahate &ccedil;ıktı.</p>

<p>Seyahat edenlerin bir veya daha fazla geceleme ile ger&ccedil;ekleştirdiği toplam seyahat sayısı, ge&ccedil;en yılın aynı d&ouml;nemine kıyasla y&uuml;zde 28,4 artarak 12 milyon 653 bine y&uuml;kseldi. Bu seyahatlerde toplam geceleme sayısı ise 85 milyon 317 bin olarak kaydedildi. Ortalama geceleme s&uuml;resi 6,7 gece oldu.</p>

<p>Toplam harcamanın y&uuml;zde 93,5&rsquo;i olan 71,4 milyar lira kişisel harcamalardan, y&uuml;zde 6,5&rsquo;lik kısmı olan yaklaşık 5 milyar lira ise paket tur harcamalarından oluştu. Seyahat başına ortalama harcama ise 6 bin 40 lira olarak hesaplandı.</p>

<p>Yapılan harcamalarda ilk sırayı y&uuml;zde 32&rsquo;lik payla yeme-i&ccedil;me aldı. Onu y&uuml;zde 28,4 ile ulaştırma ve y&uuml;zde 10,8 ile konaklama izledi. Ge&ccedil;en yılın aynı d&ouml;nemine g&ouml;re harcamalardaki artış oranı yeme-i&ccedil;mede y&uuml;zde 62,5, ulaştırmada y&uuml;zde 66,3 ve konaklamada y&uuml;zde 66,7 olarak ger&ccedil;ekleşti.</p>

<p>Seyahat ama&ccedil;larına bakıldığında, yerli turistlerin y&uuml;zde 71,3&rsquo;&uuml; yakınlarını ziyaret etti. Bu oranla &quot;akraba ve arkadaş ziyareti&quot;, yılın ilk &ccedil;eyreğinde de en yaygın seyahat nedeni oldu. Onu y&uuml;zde 19,6 ile gezi, eğlence ve tatil; y&uuml;zde 5 ile sağlık ama&ccedil;lı seyahatler takip etti.</p>

<p>Konaklama tercihlerinde ise 67 milyon 654 bin geceleme ile en &ccedil;ok &quot;arkadaş veya akraba evi&quot; &ouml;ne &ccedil;ıktı. İkinci sırada 8 milyon 836 bin geceleme ile &ldquo;kendi evi&rdquo;, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; sırada ise 4 milyon 976 bin geceleme ile &quot;otel&quot; yer aldı.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/yerli-turistin-seyahat-harcamalarinda-yuzde-69-artis-2025-07-22-13-11-36.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/seyahat/astronomer-in-yeni-ceo-sundan-coldplay-skandali-aciklamasi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/seyahat/astronomer-in-yeni-ceo-sundan-coldplay-skandali-aciklamasi</link>
      <category>Seyahat</category>
      <title>Astronomer'ın yeni CEO'sundan Coldplay skandalı açıklaması</title>
      <description>Coldplay konserinde yaşanan ve sosyal medyada viral olan skandalın ardından Astronomer'ın geçici CEO'su Pete DeJoy ilk kez konuştu. DeJoy, şirketin beklenmedik şekilde medyanın odağına yerleştiğini kabul ederken, ekibine dayanıklılıkları için teşekkür etti.</description>
      <pubDate>Tue, 22 Jul 2025 06:44:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-07-22T06:44:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknoloji girişimi Astronomer&#39;ın ge&ccedil;ici CEO&#39;su Pete DeJoy, Coldplay konserinde bir Astronomer &ccedil;alışanına sarılırken kameraya yakalandığı viral skandalın ardından istifa eden eski CEO Andy Byron&#39;ın yerine g&ouml;revi devralmasından sonra ilk kez a&ccedil;ıklama yaptı.&nbsp;DeJoy&nbsp;girişimin medyadan g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; &ldquo;olağandışı ve ger&ccedil;ek&uuml;st&uuml;&rdquo; ilgiyi kabul etti.</p>

<h2>&Ouml;ne &ccedil;ıkanlar</h2>

<p>&bull; Hafta sonu ge&ccedil;ici CEO olarak atanan DeJoy LinkedIn&#39;de yaptığı bir paylaşımla, skandalın sosyal medyada infiale yol a&ccedil;masından bu yana kamuoyuna ilk yorumunu yaptı.</p>

<p>&bull; DeJoy, Astronomer&#39;ın son g&uuml;nlerde &ldquo;veri ve yapay zeka d&uuml;nyasının k&uuml;&ccedil;&uuml;k k&ouml;şesindeki girişimler bir yana, &ccedil;ok az şirketin karşılaştığı d&uuml;zeyde bir medya ilgisi&rdquo; g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yledi ancak Byron&#39;a ismiyle atıfta bulunmadı ve Coldplay konseri olayına &ouml;zel olarak değinmedi.</p>

<p>&bull; DeJoy, Astronomer&#39;ın &ldquo;artık herkesin bildiği bir isim&rdquo; olduğunu ancak&nbsp; Byron&#39;da atıfta bulunarak &ldquo;bunun b&ouml;yle olmasını asla istemezdi&rdquo; dedi ve artan ilgiyi &ldquo;ekibimiz i&ccedil;in alışılmadık ve ger&ccedil;ek&uuml;st&uuml;&rdquo; olarak nitelendirdi.</p>

<p>&bull; DeJoy yazısında Astronomer&#39;in &ldquo;hi&ccedil;bir zaman zorluklardan ka&ccedil;madığını&rdquo; ve g&ouml;reve &ldquo;&ccedil;alışanlarımızla ilgilenmeye ve m&uuml;şterilerimize hizmet vermeye g&ouml;n&uuml;lden bağlılıkla&rdquo; yaklaşacağını s&ouml;yledi ve ekibine &ldquo;dayanıklılıkları&rdquo; i&ccedil;in teşekk&uuml;r etti.</p>

<p>&bull; Şirketin kurucu ortaklarından olan DeJoy, ge&ccedil;ici CEO pozisyonunu &uuml;stlenmeden &ouml;nce şirketin baş &uuml;r&uuml;n sorumlusu olarak g&ouml;rev yapıyordu.</p>

<p>&bull; Cumartesi g&uuml;n&uuml; Byron&#39;ın CEO&#39;luk g&ouml;revinden istifa edeceğini a&ccedil;ıklayan Astronomer, şirketin &ldquo;liderlerinden hem davranış hem de hesap verebilirlik konusunda standartları belirlemelerinin beklendiğini ve son zamanlarda bu standartların karşılanmadığını&rdquo; belirtti.</p>

<h2>Andy Byron neden istifa etti?</h2>

<p>Byron, Massachusetts Foxborough&#39;daki bir Coldplay konserinde Astronomer&#39;ın insan kaynakları m&uuml;d&uuml;r&uuml; Kristin Cabot&#39;a sarılırken &ldquo;&ouml;p&uuml;c&uuml;k kamerasına&rdquo; yakalandıktan &uuml;&ccedil; g&uuml;n sonra istifa etti. Cabot, şirketin y&ouml;netim sayfasında hala insan kaynakları m&uuml;d&uuml;r&uuml; olarak yer alıyor ve bu sayfada DeJoy&#39;un ge&ccedil;ici CEO olduğu da belirtiliyor. Kamera Byron ve Cabot&#39;a d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde, Cabot Byron&#39;a sarılmayı bıraktı ve Byron kadrajdan &ccedil;ıkarken y&uuml;z&uuml;n&uuml; kapattı. Evlilik dışı bir ilişkiyi ortaya &ccedil;ıkarmış olabilecek bir skandal olarak değerlendirilen olay, sosyal medyada hızla viral hale geldi ve &ccedil;ok sayıda mem ve parodinin yanı sıra mahremiyetle ilgili tartışmalara yol a&ccedil;tı.&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/coldplay-konseri-kiss-cam-skandali-ve-astronomer-ceo-sunun-istifasi?search=Coldplay" target="_blank">Coldplay konseri, kiss-cam skandalı ve Astronomer CEO&rsquo;sunun istifası</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/astronomer-in-yeni-ceo-sundan-coldplay-skandali-aciklamasi-2025-07-22-10-10-33.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-next/akademi-2-0-egitimin-gelecegi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-next/akademi-2-0-egitimin-gelecegi</link>
      <category>Forbes Next</category>
      <title>Yapay zeka çağında üniversite seçmenin şifreleri</title>
      <description>Üniversitenin sonu geldi mi? Bu sorunun yanıtı hayır ama sorulmaya başlanmasının anlamı şu: Kesinlikle aynı kalmayacak. Dünyanın en muhafazakâr kurumları değişmek zorunda. Peki ama nasıl?</description>
      <pubDate>Thu, 03 Jul 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-07-03T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Haziranın 21&rsquo;inde &uuml;niversite sınavına giren 2,5 milyon &ouml;ğrenci i&ccedil;in tercih d&ouml;nemi bu ayın sonunda. Yeni nesil hangi işlerde &ccedil;alışacak, ne &uuml;retecek, nasıl para kazanacak? Bu sorulara bir cevap vermek hi&ccedil; bu kadar zor olmamıştı. Her şey o kadar hızlı değişiyor ki, hemen hemen hi&ccedil;bir alanda ne olup biteceğini kestirmek pek m&uuml;mk&uuml;n değil. Ama şurası kesin, yapay zekanın yarattığı d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m mesleklerin hemen hepsini d&ouml;n&uuml;şt&uuml;recek, bir kısmını yok edecek, yerine de bug&uuml;n tahmin edemeyeceğimiz yenilerini koyacak. Bu ay &uuml;niversiteyi kazanan 20&rsquo;li yaşlarındaki &ouml;ğrenciler, daha mezun olmadan kendilerini şimdikinden farklı bir d&uuml;nyanın i&ccedil;inde bulacak.</p> <p>Yapay zeka hayatımıza girdi ama hen&uuml;z yarattığı b&uuml;y&uuml;k değişimi g&ouml;rmedik. Şu anda kullandığımız yapay zeka t&uuml;rlerinin yerini, kısa bir s&uuml;re sonra, Genel Yapay Zeka - GYZ&rsquo;nin (İngilizcesiyle Artificial General Intelligence - AGI) alması bekleniyor. Yapay zekanın geliştiricileri, Genel Yapay Zeka&rsquo;yı farklı farklı tanımlıyor ama &ouml;zetle; insan gibi d&uuml;ş&uuml;nebilen, akıl y&uuml;r&uuml;tebilen ve yeni durumlara adapte olabilen bir yapay zeka t&uuml;r&uuml;. İnsan gibi ama insanların &ccedil;oğundan daha zeki. Open AI&rsquo;ın kurucusu Sam Altman&rsquo;a g&ouml;re bu yıl i&ccedil;inde AGI ile tanışacağız. Google DeepMind&rsquo;ın CEO&rsquo;su Demis Hassabis, verdiği bazı r&ouml;portajlarda buna daha 5 - 10 yıl olduğunu s&ouml;yledi. Anthropic CEO&rsquo;su Dario Amodei&rsquo;ya g&ouml;re ise bazı formlarını gelecek yıl g&ouml;rmeye başlayabiliriz.</p> <p>Yani &ouml;yle ya da b&ouml;yle az kaldı. Peki ne olacak? Bunu o kadar kimse bilmiyor ki, herkes en kolay yanıtı veriyor: &ldquo;Artık bunu tahmin etmenin &ccedil;ok zor olduğu bir &ccedil;ağdayız.&rdquo; Bu y&uuml;zden gelecekle ilgili t&uuml;m sorulara yanıt verirken s&ouml;ze &ldquo;şu anda&rdquo; diye başlanıyor. Yani &lsquo;Şu anda b&ouml;yle ama tabii bu &ccedil;ok uzun s&uuml;re b&ouml;yle kalmayabilir&rsquo;. Eğer hep şimdide kalırsanız gelecek i&ccedil;in endişelenmeniz gerekmez. Ama her zaman bu &lsquo;Zen halinde&rsquo; kalmak kolay değil.&nbsp;</p> <p>Herkes geleceği merak ediyor. Sınava giren &ouml;ğrenciler ve ebeveynleri, nasıl bir se&ccedil;im yapmalı?&nbsp;</p> <p>Kendisiyle yapılan her r&ouml;portajda isminin &ouml;n&uuml;ne &ldquo;yapay zekanın vaftiz babası&rdquo; sıfatı eklenen, derin &ouml;ğrenme alanının &ouml;nc&uuml;lerinden Geoffrey Hinton, haziran ayı sonunda &uuml;nl&uuml; podcast programı Diary of a CEO&rsquo;ya verdiği r&ouml;portajda yapay zekanın beyaz yaka işlere etkisinden bahsederken, yapay zekanın herkesin yerini alacağını s&ouml;yledi. Ancak, robot devrimi onun biraz gerisinde kalacağı i&ccedil;in bazı fiziksel işler teknolojinin tehdidi altında değil. 2024&rsquo;te yapay sinir ağlarıyla makine &ouml;ğrenmesine imkan sağlayan kurumsal buluş ve icatları nedeniyle Nobel fizik &ouml;d&uuml;l&uuml;ne layık g&ouml;r&uuml;len Hinton&rsquo;a g&ouml;re bu y&uuml;zden tesisat&ccedil;ı olmak iyi bir fikir.&nbsp;</p> <p>B&ouml;yle bir zamanda &uuml;niversitelerin rol&uuml; ne olabilir? Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin bu soruya yanıt bulmak ve t&uuml;m bu gelişmeleri konuşmak i&ccedil;in T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ouml;nde gelen &uuml;niversitelerinden akademisyenleri CVK Park Bosphorus Hotel&rsquo;de bir araya getirdiği yuvarlak masa toplantısı sırasında Forbes.com.tr&rsquo;nin haber akışında Amazon CEO&rsquo;su Andy Jassy&rsquo;in a&ccedil;ıklamaları vardı. Jassy, yapay zekanın &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda istihdam &uuml;zerinde &ouml;nemli etkiler yaratacağını a&ccedil;ıklıyordu. Amazon son iki yılda 27 bin &ccedil;alışanı ile yollarını ayırdı. Jassy, şirketin stratejisinin yapay zekadan alınan verimle daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k ekiplerle daha b&uuml;y&uuml;k hedeflere ulaşmak olduğunu, bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n uzun vadede&nbsp;Amazon&rsquo;un rekabet g&uuml;c&uuml;n&uuml; ve operasyonel verimliliğini artıracağını s&ouml;yl&uuml;yordu.&nbsp;</p> <p>Haber telefonlarımıza d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; sırada Forbes T&uuml;rkiye yazarlarından akademisyen Dr. Ecmel Ayral, moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &uuml;stlendiği toplantının ilk sorusunu sordu:</p> <p><strong>&ldquo;Son end&uuml;stri devriminden sonra &ouml;zellikle yirminci y&uuml;zyılda &uuml;niversite hep iş d&uuml;nyasına insan kaynağı yetiştirme yeri gibi g&ouml;z&uuml;k&uuml;yor. Fakat bunu da giderek daha az yapabilir hale geliyor. &Uuml;niversitenin rol&uuml; acaba nereye doğru evriliyor? Yine bir insan kaynağı yetiştirme yeri olarak mı devam etmeli yoksa k&ouml;klerine d&ouml;n&uuml;p &lsquo;insan-ı kamil&rsquo; yetiştirmeye yani daha nitelikli, hayata sorgulayarak bakan insanlar mı yetiştirmeli?&rdquo;</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/e29d2bfcb551f86418c46df5c8d71516d2622efd451afcee.png" /> <figcaption>Kadir Has &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml; Sondan Durukanoğlu Feyiz</figcaption> </figure> <p>Ayral&rsquo;ın bu sorusuna ilk yanıt veren <strong>Kadir Has &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml; Sondan Durukanoğlu Feyiz</strong>&rsquo;di. &ldquo;D&uuml;nyada olanlara baktığınız zaman &uuml;niversitelerin eğitim ve araştırma odaklı olmak &uuml;zere ikiye ayrıldığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Amerika&rsquo;da eğitim odaklı &uuml;niversiteler kapanmaya başladı. &Uuml;niversite icatların, &ouml;ğrenmenin yapıldığı bir yer olmalı. Ve bunu yaparken de sadece hocaların değil o gen&ccedil; meraklı beyinlerin de s&uuml;rece katıldığı bir yere d&ouml;n&uuml;şmeli.</p> <p>Yapay zeka bangır bangır geliyor. Hocaya bile ihtiyacımız kalmayacak bir şey &ouml;ğrenmek i&ccedil;in. Yapay zeka en iyi &ouml;ğretmen teknikleriyle bunu zaten yapacak. Ama insan merakı hi&ccedil;bir zaman azalmayacağı i&ccedil;in araştırmaların yapıldığı yer olmaya devam edecek.&rdquo;&nbsp;</p> <figure class="easyimage easyimage-align-left"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/ff229783b948de003481ac58e03a693bbedf440f259ab6f6.png" /> <figcaption>Piri Reis &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Nafiz Arıca</figcaption> </figure> <p><strong>Piri Reis &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Nafiz Arıca:</strong> Ger&ccedil;ek hayata baktığımızda T&uuml;rkiye&rsquo;deki 208 &uuml;niversitenin hepsinin araştırma odaklı olmasını hedeflemek biraz hayalperestlik olur.</p> <p>Bir yandan da sekt&ouml;rler işe hazır eleman bekliyor. Yapay zeka, 2030&rsquo;lu yıllarda ger&ccedil;ekten insan gibi; insan olup olmadığını anlayamayacağımız d&uuml;zeyde hayatımızın bir par&ccedil;ası olacak. Bizim &ouml;ğrencilerimizi b&ouml;yle bir geleceğe hazırlamamız, ge&ccedil;mişin bilgisini &ouml;ğretmekten ziyade geleceğin sorunlarını tespit edip o &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri &uuml;retecek şekilde eğitmemiz gerekiyor. &Uuml;niversitelerin misyonları eğitim-&ouml;ğretim, araştırma-geliştirme ve topluma hizmet başlıkları altında &uuml;&ccedil; ana başlıkta toplanabilir. Bir &ouml;zeleştiri olarak dile getirdiğimiz akademinin muhafazak&acirc;rlığı, bir kısmı yazılı olmayan, y&uuml;zyıllardır oluşmuş geleneklerinden geliyor. O y&uuml;zden akademi değişimi pek istemiyor genel olarak. Bu da &ccedil;ok doğal. Ama bir taraftan da bu değişim olmak zorunda.</p> <p>Biraz &ouml;z eleştiri yapalım; eğitim sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n en muhafazak&acirc;r paydaşı da biz hocalarız. Yapay zeka bangır bangır geliyor ama biz aynıyız. Artık d&ouml;rt duvar arasında bilginin, becerinin aktarılması, hocanın Power Point sunumu okuması diye bir eğitim sistemi yok. Burada hocaların işi daha zorlaşıyor. Daha hazırlıklı, daha sorgulayıcı ve &ccedil;ocuklara ment&ouml;rl&uuml;k yapıp, y&ouml;nlendirecek, hayatlarına iz bırakacak bir şeyler yapması lazım. Anketler yaptık. &Ouml;ğrencilerimizin yapay zeka farkındalığı ve yetkinliği hocalarımızın &uuml;st&uuml;nde &ccedil;ıktı. Sınıflar arasında baktığımızda birinci sınıf &ouml;ğrencisinin farkındalığı ve yetkinliği d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; sınıf &ouml;ğrencisinden y&uuml;ksek &ccedil;ıktı. Yani gen&ccedil; nesil yapay zeka i&ccedil;ine doğuyor zaten. O y&uuml;zden bir an evvel bazı şeyleri değiştirmemiz gerekiyor.</p> <p>&nbsp;</p> <figure class="easyimage my-custom-full-class"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/7ab6a17f04c569e20cfa33a3c5bb3081732df396d6efaaae.png" /> <figcaption></figcaption> </figure> <p>&nbsp;</p> <blockquote> <p><span><span>Forbes T&uuml;rkiye&nbsp;Genel Yayın Y&ouml;netmeni&nbsp;Handan Bayındır:&nbsp;&ldquo;Pek &ccedil;ok kişinin sorduğu soru şu, yeni nesil nasıl &ccedil;alışacak, ne &uuml;retecek, nasıl para kazanacak? Bu &nbsp;sorulara yanıt bulmaya &ccedil;alışacağız.&rdquo;</span></span></p> </blockquote> <h2>&nbsp;</h2> <h2>&Uuml;niversite Katolik Kilisesi&rsquo;nden&nbsp;daha tutucu</h2> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral:</strong> <strong>Bilgi &Uuml;niversitesi&rsquo;nin kurucusu Oğuz &Ouml;zerden, 20 yıl &ouml;nce &ldquo;Katolik Kilisesi&rsquo;nden sonra en tutucu m&uuml;essesesi &uuml;niversite&rdquo; demişti. Bilgi &Uuml;niversitesi&rsquo;nin de kapısında h&acirc;l&acirc; yazıyor: &ldquo;Yaşam i&ccedil;in &ouml;ğrenmek&rdquo; Yeni d&ouml;nemde &uuml;niversitelerin işlevi ne olacak?</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/7c4927920482dcfc31386ee13d77b6da7d2273d7b8acf85c.png" /> <figcaption>Bilgi &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Ege Yazgan</figcaption> </figure> <p><strong>Bilgi &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Ege Yazgan:</strong> &Uuml;niversite tabii sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bilim &uuml;retiyor. &Ccedil;ıkış noktası da bu zaten. Bilgi bir şekilde end&uuml;striye uyarlanıyor. Şimdi bu bağlantıyı g&uuml;&ccedil;lendirmek i&ccedil;in -&uuml;niversite sanayi işbirliğini artırmak i&ccedil;in- adımlar atılıyor. Bug&uuml;n &uuml;niversitelerin b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;oğunluğu araştırma &uuml;niversitesi değil. Bir eğitim işlevleri var. Bu işlev yapay zekadan sonra nasıl değişecek? &Uuml;niversite ilk &ccedil;ıktığı gibi yine sadece bilginin &uuml;retildiği, daha az bir insana ulaşan ve daha elit bir kurum olma h&uuml;viyetine d&ouml;necek mi? Yoksa, -&uuml;niversitenin araştırma dışındaki işlevi biraz orta &ouml;ğretimin devamı gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rseniz- bunu devam ettirecek mi? Yapay zeka sadece eğitimde değil her alanda b&uuml;y&uuml;k bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me neden olacak.&nbsp;</p> <p>Yapay zeka ne kadar yetkin de olsa, insanlarla kurduğumuz sosyal ilişkinin tadını verecek mi? Eğitim de &ouml;yle bir şey aslında. Yapay zeka, şimdi burada konuşurken yaptığımız gibi, i&ccedil;ine vurguları, duyguları aktarabilecek mi? &Ccedil;ok emin değilim doğrusu. Hep beraber g&ouml;receğiz ama ben insanın tamamen dışlandığı, &lsquo;benim insanla hi&ccedil;bir işim yok. &lsquo;Giderim yapay zekadan &ouml;ğrenirim bunu. En iyisini o biliyor zaten&rsquo; dediğimiz bir noktaya gelmeyeceğiz.Bu olmayacak bence. Peki &uuml;niversitenin işlevi ne olacak? Var olmaya devam edecek mi? Muhtemelen&hellip; &Uuml;niversitenin yapacağı biraz daha sınırlı olabilir ama ben &ouml;ğretim &uuml;yelerinin bilgisine sahip olan insanların bilgi aktarımında yine yapay zekayla beraber yeri olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.&nbsp;</p> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral:</strong> <strong>Gedik &Uuml;niversitesi&rsquo;nin kurucusu hem de sanayici olan H&uuml;lya Gedik&rsquo;e bir soru y&ouml;neltmek istiyorum. Neden bir &uuml;niversite kurmak istediniz?</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-left"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/605dace19e48b4d0437e1cb2a88fa6863711ab3a9dfde66b.png" /> <figcaption>Gedik &Uuml;niversitesi M&uuml;tevelli Heyet Başkanı H&uuml;lya Gedik</figcaption> </figure> <p><strong>Gedik &Uuml;niversitesi M&uuml;tevelli Heyet Başkanı H&uuml;lya Gedik: </strong>Ger&ccedil;ekten eğitim d&uuml;nyasıyla sanayi d&uuml;nyası arasında &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k fark var. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bakış a&ccedil;ısı farklı. Sanayide k&acirc;r ama&ccedil;lı bakıyorsunuz. Tabii ki akademinin de kaynağa, paraya ihtiyacı var ama kar ama&ccedil;lı bakmıyoruz. Vakıf &uuml;niversitesi diyoruz, vakıf k&uuml;lt&uuml;r&uuml;yle, vakıf mantığıyla varlığını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor. Biz ni&ccedil;in bu alana girdik? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ihtiya&ccedil; vardı. Uygulamacı &uuml;niversite olacağız diyerek yola &ccedil;ıktık. &Ouml;ğrencilere eğitim s&uuml;recinde işinin pratiğini de yapacağı bir alan sağlayacağız dedik. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sanayici olarak b&ouml;yle bir yoksunluğu g&ouml;rd&uuml;k. Bunun i&ccedil;in meslek okulu da kurduk. Otuz farklı b&ouml;l&uuml;m var. Burada uygulaması teorisinden &ccedil;ok daha fazla olan, daha &ccedil;ok laboratuvara dayalı veyahut da uygulamaya dayalı b&ouml;l&uuml;mleri se&ccedil;iyoruz.</p> <h2>&Uuml;niversiteli olmak</h2> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: Emek pazarının esnekliği ve verimliliğine baktığımız zaman T&uuml;rkiye maalesef epey geride. Bunun sebeplerinden bir tanesi de yeteneklerin yeni teknolojiye erişimi ile ilgili sıkıntılar. Burada Konda&rsquo;ya d&ouml;nmek istiyorum. T&uuml;rkiye&rsquo;nin bu konuda durumu nedir?&nbsp;</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/e7cecf32b22cec31ee13fb08dbecccf8948b1209c06d6fa6.png" /> <figcaption>Konda Araştırma Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Aydın Erdem</figcaption> </figure> <p><strong>Konda Araştırma Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Aydın Erdem:</strong> Şu anda n&uuml;fusun y&uuml;zde 7&rsquo;sinin telefonunda bir yapay zeka uygulaması var, y&uuml;zde 17 de kullanıyor. Ama y&uuml;zde 45 &lsquo;korkuyorum&rsquo; diyor. &lsquo;Ben verilerimi g&uuml;venerek paylaşırım, paylaşmaktan endişe etmiyorum&rsquo; diyenlerin oranı y&uuml;zde 20. Şu anda yetişkin n&uuml;fus i&ccedil;inde &uuml;niversite mezunu işsizlerin sayısı 1,5 milyon. İş arıyor ama bulamıyorlar. 1,2 milyon civarında da &uuml;niversite mezunu ev kadını var.&nbsp;</p> <p>Ancak &uuml;niversitenin T&uuml;rkiye toplumu i&ccedil;in ne anlama geldiğini de hatırlatmak istiyorum. 17 yıl &ouml;nce T&uuml;rkiye&rsaquo;nin yetişkin n&uuml;fusunun sadece y&uuml;zde 9&rsquo;u dokuz &uuml;niversite mezunuydu. Şu anda y&uuml;zde 22&rsquo;si &uuml;niversite mezunu ve artık bunun yarısı kadın. Bundan 70 yıl &ouml;nce &uuml;niversiteden mezun olan 20 kişiden sadece biri kadındı. Bu T&uuml;rkiye i&ccedil;in &ouml;nemli bir gelişme.</p> <p>Niteliğinden bağımsız olarak, bir kamp&uuml;ste bulunmak bile tek başına &ccedil;ok etkili. Toplumu değiştirdiğini, sosyal sermayesini geliştirdiğini g&ouml;r&uuml;yoruz. &Uuml;niversitenin b&ouml;yle bir işlevi de olduğunu unutmamak lazım.&nbsp;</p> <h2>İş d&uuml;nyası hangi yetkinlikleri arıyor?</h2> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: Ufuk Bey, sizin g&ouml;zlem ve verilerinize yeteneklerde aranan becerileriler yapay zeka ile nasıl değişecek? İnsan ihtiyacı azalacak mı yoksa aranan &ouml;zellikler mi değişecek?&nbsp;</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-left"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/362dc8140aaee77b5261ac3ea92700d34bbd5f2888f6ad03.png" /> <figcaption>Randstad T&uuml;rkiye Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Ufuk Gedikli</figcaption> </figure> <p><strong>Randstad T&uuml;rkiye Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Ufuk Gedikli: </strong>85 milyon iş elden &ccedil;ıkıyor, 97 milyon yeni geliyor ama bu bir yıllık veri. Bir sene sonra araştırmacılar bambaşka bir rakamla karşımıza &ccedil;ıkabilir. Bir yandan da hangi mesleklerin yok olacağı ve ortaya &ccedil;ıkacak yeni mesleklere ilişkin bir&ccedil;ok tahminler yapılıyor. Bu da s&uuml;rekli değişiyor. Bizim &ouml;nerimiz gelişmeleri s&uuml;rekli yakından takip edip, araştırmak ve hazır olmak. Bu da &ccedil;ok kolay değil. Bu yıl yaptığımız global araştırmalardan bir tanesine g&ouml;re insanlar artık kişiselleştirilmiş iş ortamları arıyor. Farklı farklı yan haklar sağlanması gibi.</p> <p>İkincisi topluluk olma duygusu &ccedil;ok eksik şu anda. İş yerlerinden bir beklenti de &ccedil;alışanlarda topluluk olma hissini oluşturabilmeleri. 20 yıl &ouml;nce bir sertifika almak istediğimizde &ldquo;Sen bunu nasıl yapıyorsun?&rdquo; diye ustalarımıza sorardık. Şu anda onlara ihtiyacımız yok. Bir sınava girmek isterseniz online&rsquo;de y&uuml;zlercesi var. Bu da usta-&ccedil;ırak ilişkisini &ccedil;ok kırıyor. Madem her şeyi İnternet&rsquo;te bulabiliyoruz o zaman &uuml;niversiteleri de bir deneyim merkezi haline getirmek gerekiyor.&nbsp;</p> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: Kurtuluş Bey, turizm sekt&ouml;r&uuml;nde durum nasıl? &Uuml;niversitenin sizin alanınızda insan kaynağı yetişmesinde rol&uuml; nedir?</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/f6d074a84fc8150f4e8447623203e4c2d95a7adb1977732e.png" /> <figcaption>CVK Park Bosphorus Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Kurtuluş G&uuml;ltekin</figcaption> </figure> <p><strong>CVK Park Bosphorus Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Kurtuluş G&uuml;ltekin: </strong>Hemen her sekt&ouml;rde yetişmiş insan sorunu var ama bu otelcilik alanında daha fazla. Kendimden &ouml;rnek vermek istiyorum. &Uuml;niversiteden mezun olduktan sonra ABD&rsquo;ye gittim. Komi olarak &ccedil;alıştığım bir davette, elime bir tepsi verip, steward&rsquo;a g&ouml;t&uuml;rmemi istediler. &nbsp;Steward bulaşıkhane g&ouml;revlisi demek. Ben ise Stuart isimli birini aradım. Orada &uuml;niversite mezunu bir stajer olarak bunu bilmememin mahcubiyetini yaşadım. A&ccedil;ıklarımı kapatarak ilerledim, genel m&uuml;d&uuml;r oldum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir otelde &ccedil;alışırken de bir &uuml;niversite bitiriyorsunuz. Bir turizm otelcilik mezununun &uuml;niversiteyi bitirdiğinde İngilizcesinin &ccedil;ok iyi olması gerek. Devlet &uuml;niversitelerinin h&acirc;l&acirc; &ccedil;ok fazla gidecek yolu var bu konuda. Benim i&ccedil;in &uuml;niversite &ouml;ğrencileri, &ouml;zellikle stajyerler &ccedil;ok &ouml;nemli. İnsanlara bu sekt&ouml;r&uuml; sevdirmemiz lazım.</p> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: Ay&ccedil;a Hocam yapay zeka bizim kararlarımızı daha &ldquo;rasyonel vermeye&rdquo; de y&ouml;nlendiren bir ara&ccedil;. Bir deneysel iktisat&ccedil;ı olarak karar mekanizmalarını nasıl etkileyeceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz? &Uuml;niversite tercih sistemi nasıl &ccedil;alışıyor?</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-left"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/8e12051a1548b02bc7ef56843bd151aadd20ae01b2dd4e29.png" /> <figcaption>Bilgi Ekonomi Lab. Kurucusu ve Direkt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Ay&ccedil;a Ebru Giritligil</figcaption> </figure> <p><strong>Bilgi Ekonomi Lab. Kurucusu ve Direkt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Ay&ccedil;a Ebru Giritligil:</strong> Ben yapay zekanın hi&ccedil;bir zaman insani karar mekanizmalarının yerine ge&ccedil;eceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. &Ouml;rneğin, karar verirken empati kurmak yapay zekanın kolaylıkla yapabileceği bir şey değil. Yani insani fakt&ouml;r&uuml;n her zaman resmin i&ccedil;inde kalacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. IBM&rsquo;nin yaptığı bir araştırma var. 25 &uuml;lkede &uuml;st d&uuml;zey y&ouml;neticilere &ccedil;alışanlarda hangi &ouml;zelliklerinin olmasını istedikleri sorulmuş. 2016&rsquo;dan 2020&rsquo;ye sıralama o kadar değişmiş ki. Matematiksel beceriler aşağılara doğru kayarken birinci sıraya yerleşenleri s&ouml;yl&uuml;yorum; zamanı iyi kullanabilme becerisi, iş birliği yapabilmek, iyi iletişim, esnek olabilmek, yeni şeyleri &ouml;ğrenebilmek&hellip; Yani hayal kurma, bilişsel esneklik &lsquo;Out of the box&rsquo; yani yaratıcı d&uuml;ş&uuml;nce ve ahlaki b&uuml;t&uuml;nl&uuml;k. &Ouml;ne &ccedil;ıkan &ouml;zellikler bunlar. &nbsp;Tercih konusuna gelince. Bir &ccedil;ocuğun ileride ne yapmak istediğini hayal etmesi lazım. İkincisi de o hayalin yetenekleriyle uyumlu olup olmadığını anlaması lazım. O y&uuml;zden daha lise aşamasında &ccedil;ocuklara iyi rehberlik yapmak bence &ccedil;ok &ouml;nemli.&nbsp;</p> <h2>Y&uuml;ksek lisansa gerek var mı?</h2> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: Yapay zeka &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde uzmanlıkları ortadan kaldıracak mı? &Ouml;nemli sorulardan biri de bu. Gresi Hocam siz uzun bir s&uuml;redir y&uuml;ksek lisans alanında &ccedil;alışıyorsunuz. &Ouml;ğrenciler neden y&uuml;ksek lisans yapsınlar? Yoksa derinleşmek anlamsız mı gelecek, bu konuda ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz? &nbsp; &nbsp; &nbsp;</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/bcd1984f924e70b472c6dccdf8dda378eea33f278324bc2a.png" /> <figcaption>Nişantaşı &Uuml;niversitesi Pazarlama İletişimi Okulu Direkt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Gresi Sanje</figcaption> </figure> <p><strong>Nişantaşı &Uuml;niversitesi Pazarlama İletişimi Okulu Direkt&ouml;r&uuml; Prof. Dr. Gresi Sanje: </strong>Eğitim sistemimiz ilkokuldan başlayarak &ouml;ğrencilerimizin ve bizlerin motivasyon ve arzusunu &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor. &nbsp;Y&uuml;ksek lisansta ise kendi tercihleri ile gelen bir &ouml;ğrenci grubu olduğunu net bir şekilde s&ouml;yleyebilirim. &Uuml;niversitenin ilk iki senesi &ouml;ğrenciler hi&ccedil;bir şey yapmak istemiyor. Berbat bir test ve ezber s&uuml;recinden &ccedil;ıkmış oluyorlar. Orayı artık bir dinlenme ve mola gibi g&ouml;r&uuml;yorlar. Onun i&ccedil;in verim alamıyoruz. Y&uuml;ksek lisans ise artık birer yetişkin birey olarak kendi tercihleri ile se&ccedil;tikleri yer.&nbsp;</p> <p>&Uuml;niversite olarak geleceğimizin ne olduğu sorusunun cevabını ararken de ş&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Değişmeyen tek şey evrensel bilginin temeli. &Ccedil;ıpayı buraya atmak gerek. Eğitim felsefesi i&ccedil;inde ne var? Neyi &ouml;ğretmek lazım? &Ccedil;ocuklara akla uygun bilginin temel felsefesini &ouml;ğretmemiz lazım. &nbsp;Belirsizlik hayatımızın artık normali. Onun i&ccedil;in y&uuml;ksek lisansta yapmamzı gereken şeylerden biri belirsizliğin nasıl y&ouml;netileceğine odaklanmak. Bir de &ouml;ğrenmeyi &ouml;ğretmek. Yapay zekada olmayan şey bağlam ve uzun s&uuml;re de gelecek gibi durmuyor. Onun i&ccedil;in eğitimle kazandırabileceğimiz en &ouml;nemli şey anlamayı &ouml;ğretmek. Son olarak da tabii etik. Dil &ouml;ğrenmesinin i&ccedil;ine bu etiği de koymak zorundayız, bu y&uuml;zden bilginin akademia&rsquo;da kalması, eğitim felsefesinin de burada &uuml;retilmesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.&nbsp;</p> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: T&uuml;rkiye&rsquo;den bahsettik şu ana kadar ama d&uuml;nyadaki &uuml;niversitelerde durum nasıl? Burada &ouml;ğrenci talebi nereye doğru evriliyor?</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-left"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/63c22e44a5515060d0922287744b9e82a3ad6baf71629b2c.png" /> <figcaption>ASBA Yurt Dışı Eğitim Danışmanlık Kurucusu Aslıhan &Ouml;zen&ccedil;</figcaption> </figure> <p><strong>ASBA Yurt Dışı Eğitim Danışmanlık Kurucusu&nbsp;Aslıhan &Ouml;zen&ccedil;:</strong> 33 yıldır yurt dışı eğitim alanında danışmanlık yapıyorum. G&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml;n &ouml;n&uuml;nde &ouml;ğrenci haritasının değiştiğini g&ouml;r&uuml;yoruz. Amerika tabii ki y&uuml;ksek &ouml;ğrenimde liderdi. İngiltere de. Şimdi muazzam bir Avrupa&rsquo;ya d&ouml;n&uuml;ş var.Son yıllarda İtalya, Polonya ve Macaristan gibi &uuml;lkeler daha fazla &ouml;ğrenci &ccedil;ekiyor İngilizce program se&ccedil;eneklerini hızla artıran İtalya, tam burs olanaklarıyla &ouml;ğrencileri cezbediyor. T&uuml;rkiye, ge&ccedil;en yıl 6 bin 404 &ouml;ğrenci ile İtalya&rsquo;ya en fazla &uuml;niversite &ouml;ğrencisi g&ouml;nderen ikinci &uuml;lke oldu. Polonya&rsquo;da &ouml;ğrenci sayısı bir yılda 3 bin 500&rsquo;den 4 bin 500&rsquo;e y&uuml;kseldi. Macaristan&rsquo;a ilgi de rekor seviyede. &Ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki yıllarda İtalya, Macaristan ve Polonya gibi &ldquo;alışılmadık&rdquo; &uuml;lkelerin y&uuml;kselişini s&uuml;rd&uuml;receğini &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor.</p> <p><strong>Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz:</strong> Avrupa&rsquo;nın en b&uuml;y&uuml;k sorunlarından bir tanesi de yaşlanan n&uuml;fus. Almanya okuyacak gen&ccedil; bulamıyor. Japonya yaşlanıyor, Kore yaşlanıyor. Onların da iki y&uuml;ze yakın &uuml;niversiteleri var. Nereden &ouml;ğrenci alacaklar? Araştırmanın itici g&uuml;c&uuml; master ve doktora &ouml;ğrencileridir. Kendimizi kandırmayalım; yapay zeka insana ait dediğimiz her şeyi yapacak. B&ouml;yle bir gelecek bizi bekliyor. Bunun i&ccedil;in de doktora programları olmak zorunda. Ve bunu fonlayacak bir sistem T&uuml;rkiye&rsquo;de kurulmazsa bakın Avrupa bekliyor. Tayvan bekliyor. &Ccedil;in bekliyor. Kore bekliyor. Bu &ccedil;ocuklar gidecek.&nbsp;</p> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: &Ccedil;ağrı Bağcıoğlu bir&ccedil;ok &uuml;lkede yeni &uuml;niversiteler kuruyorsun. Başka &uuml;lkelerde durum nasıl? &Uuml;niversiteler nereye gidiyor?</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/bb5b130a38f490a695b576b5f94e0c7cb22b4cdde2efc92d.png" /> <figcaption>Cintana Education Doğu Avrupa ve Orta Asya B&ouml;lge CEO&rsquo;su &Ccedil;ağrı Bağcıoğlu</figcaption> </figure> <p><strong>Cintana Education Doğu Avrupa ve Orta Asya B&ouml;lge CEO&rsquo;su &Ccedil;ağrı Bağcıoğlu: </strong>&Uuml;niversiteye katılım oranları her &uuml;lkede ciddi olarak artıyor. Bence T&uuml;rkiye&rsquo;nin yaşadığı problemlerden biri, yeterlilik. Cintana ABD&rsquo;de inovasyon alanında bir numarada yer alan Arizona State University ile işbirliği ile kuruldu. Bir&ccedil;ok &uuml;lkede hem mevcut &uuml;niversitelerle &ccedil;alışıyoruz hem de yeni &uuml;niversiteler kuruyoruz. Yakın bir zamanda Kazakistan&rsquo;daydım. Kazakistan şu anda onlarca yabancı &uuml;niversiteye kamp&uuml;s a&ccedil;tı. Muazzam bir destek sistemiyle yabancı &uuml;niversiteleri &ccedil;ekiyorlar. Ve bunların hepsi de yapay zeka ve daha geleceğe d&ouml;n&uuml;k eğitim alanlarına y&ouml;nelmeye &ccedil;alışıyor. Bir&ccedil;ok &uuml;lke artık eğitim bakanlıklarını &ldquo;y&uuml;ksek eğitim inovasyon bakanlığı&rdquo; gibi kurguluyor. Yani K12&rsquo;den ayırıp, aynı bakanlık altında, inovasyonla birleştiren bir yapı kuruluyor. &Uuml;niversite eğitimi alanında &uuml;lkeler arasında rekabetin de arttığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Hemen hemen her &uuml;lke yabancı &ouml;ğrenci peşinde. İnanılmaz bir talep var.</p> <h2>Geleceğin meslekleri</h2> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: Şu anda gen&ccedil;lere bir kariyer &ouml;nerebilmek pek m&uuml;mk&uuml;n g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor. Didem Hanım siz k&uuml;resel bir şirket olarak bu yeteneklere ne &ouml;nerebiliyorsunuz ve onların performansını nasıl artırmayı hayal ediyorsunuz ya da başarmaya &ccedil;alışıyorsunuz?&nbsp;</strong></p> <figure class="easyimage easyimage-align-left"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/562d7e6de2c4aa5250747b8964f7a5205bc4dda7d2efb7da.png" /> <figcaption>Cisco T&uuml;rkiye Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml;&nbsp;Didem Duru</figcaption> </figure> <p><strong>Cisco T&uuml;rkiye Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Didem Duru: </strong>&Uuml;&ccedil; sene &ouml;nce bir şeyler &ouml;nerebiliyorduk, şimdi m&uuml;mk&uuml;n değil. Ben yeni mezunlarda akademik ortalamaya değil &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; olup olmadığına bakıyorum. Bence en &ouml;nemli şey esneklik. Bu kadar hızlı gelişen bir d&uuml;nyada aynen COVID de yaşadığımız gibi esnek olamayan ayakta kalamayacak. Gen&ccedil;lerin aslında eğitimleri sırasında bu esnekliği kazanmaları gerek. Bu nedenle staj &ccedil;ok &ouml;nemli. &Ouml;zel sekt&ouml;rle kamunun, &uuml;niversitelerin bir araya gelmesini &ccedil;ok &ouml;nemli buluyorum. Gen&ccedil;lere m&uuml;fredatın dışında heyecanlanacakları konularla &uuml;niversite yıllarında karşılaşmaları gerek.&nbsp;</p> <p><strong>Dr. Ecmel Ayral: Ufuk Bey Randstad olarak belki bazı datalar da paylaşabilirsiniz bu konuda. Geleceğin mesleği diye bir şey var mı? Yoksa mesleklerin geleceğinden mi bahsetmemiz lazım?&nbsp;</strong></p> <p><strong>Ufuk Gedikli:</strong> STEM h&acirc;l&acirc; daha &ouml;nemli bir alan ve &ouml;yle olmaya da devam edecek. B&uuml;t&uuml;n Randstad raporları bunu g&ouml;steriyor. STEM dedim ama iletişim yeteneği de şu anda &ccedil;ok kritik. Bu t&uuml;m d&uuml;nyada b&ouml;yle. Şu anda yapay zekanın yapamadığı bazı ince işler insanlardan bekleniyor ve bu bir s&uuml;re daha b&ouml;yle devam edecek. &Ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; olmak da &ouml;nem kazanıyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; teknolojinin yardımıyla 30-40 kişilik departmanların işini &nbsp;3-4 kişiyle &uuml;retmeyi bekliyorlar. Başka bir trende freelance &ccedil;alışanların artışı. D&uuml;nyada &nbsp;yaklaşık 2,5 milyar kişi freelance iş yapıyor. ABD&rsquo;de iş g&uuml;c&uuml;n&uuml;n y&uuml;zde 36&rsquo;sı freelancer. Bu &ccedil;ok y&uuml;ksek bir oran.</p> <p><strong>Prof. Dr. Feyiz: </strong>Geleceğin mesleklerini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken ya da mesleklerin geleceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken, gelecekte 100 yıl yaşayacak insanların &ccedil;alışma hayatını ve yaşam bi&ccedil;imlerini de d&uuml;ş&uuml;nmek zorundayız. B&ouml;yle bir gelecek bizi bekliyor.</p> <h2><span>Bakanlığın eylem planı</span></h2> <p>Milli Eğitim Bakanlığı haziran ayında Eğitimde Yapay Zeka Politika Belgesi ve Eylem Planı&rsquo;nı a&ccedil;ıkladı. Eylem planıyla, bilgiyi sadece aktaran değil, anlamlı bir &uuml;retime d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ren birey profili oluşturmak hedefleniyor.&nbsp;</p> <p>Yetkinlik toplumuna ge&ccedil;iş ş&ouml;yle tanımlanıyor: Her &ouml;ğrencinin b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l gelişimini &ouml;nceleyen; d&uuml;ş&uuml;nsel derinliğe, ahlaki duyarlılığa ve toplumsal sorumluluk bilincine sahip bireyler yetiştiren bir eğitim sistemi inşa etmek. Yapay zeka ile şekillenen bir geleceğe yalnızca teknik donanımla değil; değerlerle donanmış, d&uuml;ş&uuml;nen, hisseden ve &uuml;reten bireylerle hazırlanmak hedefleniyor. &lsquo;Dijital Altyapının G&uuml;&ccedil;lendirilmesi&rsquo; hedefi kapsamında şu ana kadar 21 bin 576 okulun ağ altyapısı tamamlandı. 8 bin 200 okulda ise &ccedil;alışmalar devam ediyor. Şu ana kadar 13 bin 800 okula fiber İnternet erişimi sağlanırken hedef, bu sayıyı 18 bine &ccedil;ıkartmak.</p> <h2><span>Eğitimde yeni &ccedil;ağa fon desteği&nbsp;</span></h2> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/3098a6b6cf27179955e602fbdb5d3a4c141b22414201f41c.png" /> <figcaption>Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel M&uuml;d&uuml;r&uuml; Mustafa Canlı</figcaption> </figure> <p>Eğitim alanında faaliyet g&ouml;steren girişimlerin sayısı hem az hem de bu girişimlerin &ouml;l&ccedil;eği hen&uuml;z &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k. &nbsp;Ancak mevcut durum ne olursa olsun, T&uuml;rkiye&rsquo;nin daha fazla girişimi eğitim sistemine proje &uuml;retmeye &ccedil;ekmesi gerekiyor. Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;ye konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Etki Merkezi Direkt&ouml;r&uuml; Mustafa Canlı, tohum &ouml;ncesi yatırımlardan Seri A &ouml;ncesi finansmanlara kadar planlanan yeni yatırım mekanizmaları oluşturduklarını anlattı.&nbsp;</p> <p>Canlı, girişim ekosistemi yaratmak i&ccedil;in iki yıl &ouml;nce &ccedil;alışmaya başladıklarını s&ouml;yl&uuml;yor. Eğitim alanındaki yazılım geliştiren şirketleri inceleyip, tek tek aramışlar. Bin 260 şirketlik bir envater &ccedil;ıkarıp, ge&ccedil;en yıl bir &ldquo;Eğitim Teknolojileri Zirvesi&rdquo; d&uuml;zenlediler. Canlı ikinci adımda bu şirketlerin yurt dışındaki fuarlara katılmasını sağladıklarını s&ouml;yl&uuml;yor. &nbsp;</p> <p>&ldquo;Artık birbirimizi daha yakın tanıyoruz&rdquo; diyor Mustafa Canlı. 2024 yılında bu girişimcileri ilk kez &nbsp;yatırımcılarla &nbsp;bir araya getirmişler. Bakanlık bu s&uuml;re&ccedil;te tek başına hareket etmiyor. T&Uuml;BİTAK ve &uuml;niversiteler ile birlikte projeler geliştiriyor. ODT&Uuml; ve Yıldız Teknik &Uuml;niversitesi (YT&Uuml;) &ouml;nemli partnerleri arasında. &nbsp;T&Uuml;BİTAK&rsquo;la imzalanan tohum &ouml;ncesi yatırımlara destek veren BIGG Modeli girişimlere bir yatırımcı mantığı ile yaklaşmalarını sağlıyor. BIGG&rsquo;e kabul edilen projelere 900 bin TL&rsquo;ye kadar Bakanlık hibe verecek, aynı miktarda ve y&uuml;zde 3&rsquo;e kadar hisse karşılığında ise T&Uuml;BİTAK yatırım yapacak. Her sene 15-25 firmayı BIGG ile desteklemeyi hedefliyorlar. Fonlama piramidinde BIGG&rsquo;in bir b&uuml;y&uuml;k adımı BIGG + bir &uuml;r&uuml;ne sahip, bunu uluslararası piyasalara &ccedil;ıkarmak isteyen şirketlere y&ouml;nelik. Bu aşamada T&Uuml;BİTAK ve Bakanlık 250 bin&rsquo;er dolar koyacaklar. Koşullar BIGG ile aynı. Bu seviyeye gelmiş bir girişim hen&uuml;z yok. Canlı, 2026&rsquo;nın ilk &ccedil;eyreğinde bu fona bir başvuru yapılabileceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. Bir senede beş şirkete destek verilebileceğini &ouml;ng&ouml;r&uuml;yor.&nbsp;</p> <p>Fonlama piramidinin en tepesinde ise Venture Capital sistemi var. Mustafa Canlı, eğitim alnında Seri A&rsquo;ya gitmeden &ouml;nce, 500 bin dolar&rsquo;dan daha fazla sermayeye ihtiya&ccedil; duyan şirketlere destek verecek bir sistemi yaratmaya &ccedil;alıştıklarını anlatıyor. İ&ccedil;inde kamu bankalarının da olacağı bir yapı oluşturmaya &ccedil;alışıyorlar. &nbsp;2025 yılı i&ccedil;erisinde yatırımcılar ile girişimcileri bir araya getiren bir etkinlik daha planlanıyor.&nbsp;</p> <p>Bakanlığın bir diğer stratejik hamlesi de T&uuml;rk&ccedil;e b&uuml;y&uuml;k dil modeli alanında... &nbsp;Canlı, T&Uuml;BİTAK işbirliğiyle geliştirilen t&uuml;m YZ modellerine bakanlığın t&uuml;m envanterinin a&ccedil;ılarak destek verildiğini s&ouml;yl&uuml;yor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/akademi-2-0-egitimin-gelecegi-2025-06-30-18-41-37.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/temel-reis-ispanaksiz-mickey-mouse-eldivensiz-telif-suresi-dolan-eserler-kamu-mali-mi-oluyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/temel-reis-ispanaksiz-mickey-mouse-eldivensiz-telif-suresi-dolan-eserler-kamu-mali-mi-oluyor</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Temel Reis ıspanaksız, Mickey Mouse eldivensiz: Telif süresi dolan eserler kamu malı mı oluyor?</title>
      <description>Eserler üzerindeki telif hakkı koruması süreye bağlı bir hak olup, her ülkenin mevzuatına göre belirlenen süre sonunda eser sahibine tanınan mali haklar sona erer ve eser kamuya mal olur. Kamuya mal olma süreci, eserlerin kolektif mirasın bir parçası haline gelmesini ve böylece nesiller boyunca özgürce evrilerek yaşamaya devam etmesini sağlar. Bu sayede dünya klasiklerinden Beethoven ve Mozart’ın bestelerine, Mona Lisa gibi çığır açan sanat eserlerine kadar pek çok yapıt insanlığın ortak mirası olarak yeni nesillere ilham vermeye devam ediyor.</description>
      <pubDate>Wed, 11 Jun 2025 08:55:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-06-11T08:55:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuya mal olma kavramı felsefi olarak son derece ilham verici olsa da g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde genellikle &ccedil;ok bilinen eserlerin telif hakkı s&uuml;resinin sona ermesine ilişkin haberlerle g&uuml;ndeme geliyor. &Ouml;rneğin, Antoine de Saint-Exup&eacute;ry&rsquo;nin unutulmaz eseri K&uuml;&ccedil;&uuml;k Prens, 1 Ocak 2015 itibarıyla kamuya mal olmuş ve onlarca yayınevi tarafından yeniden basılmasının yanı sıra, K&uuml;&ccedil;&uuml;k Prens temalı &uuml;r&uuml;nlerin de piyasaya s&uuml;r&uuml;lmesine yol a&ccedil;tı. Son zamanlarda Mickey Mouse&rsquo;un kamuya mal olduğuna dair haberler basına yansıdı.</p>

<p>Bir eserin kamuya mal olup olmadığını anlamak her zaman kolay olmuyor zira her &uuml;lkenin telif s&uuml;releri bakımından farklı kuralları olabiliyor.&nbsp; &Ouml;rneğin, T&uuml;rkiye&rsquo;de telif hakkı koruma s&uuml;resi en temelde eser sahibinin yaşamı boyunca ve &ouml;l&uuml;m&uuml;nden itibaren 70 yıl olarak belirlenmiştir. Buna karşın, bazı &uuml;lkelerde bu s&uuml;re 50 yıl iken, ABD&rsquo;de 95 yıla kadar uzayabiliyor. Bunun yanı sıra ilgili eserin, telif koruması dışında başta marka olmak &uuml;zere başka fikri m&uuml;lkiyet haklarının korumasına tabi olması da m&uuml;mk&uuml;n. Dolayısıyla basına yansıyan haberler her zaman durumu hukuki olarak doğru yansıtmıyor.</p>

<p>1 Ocak 2025 itibarıyla, k&uuml;lt&uuml;rel anlamda &ouml;nemli yere sahip olan Temel Reis ve Tenten gibi karakterlerin bazı ilk versiyonları da ABD&rsquo;de kamuya mal olmuş olmakla birlikte bu durum da anılan karakterlerin her y&ouml;n&uuml;yle serbest&ccedil;e kullanılabileceği anlamına geliyor.</p>

<p>&Uuml;lkemizde Temel Reis adıyla bilinen Popeye, ilk kez 17 Ocak 1929 tarihinde karikat&uuml;rist E.C. Segar&rsquo;ın &ldquo;Thimble Theatre&rdquo; adlı &ccedil;izgi romanının &ldquo;Gobs of Work&rdquo; hikayesinde yan karakter olarak yer aldı ve daha sonra Safinaz adıyla tanıyıp sevdiğimiz Olive Oyl&rsquo;ı sevgilisi &ldquo;Kabasakal&rdquo; (Ham Gravy)&rsquo;den ayırıp, onun yerine bir ana karakter olarak belirmeye başladı. İşte Temel Reis&rsquo;in yayınlanmasından 95 yıl sonra kamuya mal olan versiyonu, bu anılan karikat&uuml;rde yer alan ilk halidir.</p>

<p>Amerika&rsquo;da kamu malı haline gelen bu tipleme, her ne kadar g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Temel Reis ile eşleştirdiğimiz &ccedil;apa d&ouml;vmesi, ağzının k&ouml;şesindeki piposu ve alaycı kişiliği gibi karakteristik &ouml;zelliklerini barındırsa da &ouml;rneğin ıspanak yiyerek kaslarını b&uuml;y&uuml;tme niteliğini kapsamıyor; zira Temel Reis ilk kez 1932 yılında yayınlanan karikat&uuml;rde ıspanakla g&uuml;&ccedil;lenme &ouml;zelliğini g&ouml;steriyor.</p>

<p>Dolayısıyla 1 Ocak 2025 itibariyle Temel Reis karakterinin kamuya mal olmuş olduğunu s&ouml;ylemek doğru değil. Zira burada kamuya mal olan eser, 17 Ocak 1929 tarihinde karikat&uuml;rist E.C. Segar&rsquo;ın &ldquo;Thimble Theatre&rdquo; adlı &ccedil;izgi romanının &ldquo;Gobs of Work&rdquo; hikayesi ve bu kapsamda &ccedil;izilen karakter ile sınırlı.</p>

<p>Benzer bir tartışma daha &ouml;nce &ccedil;ok daha global &ouml;l&ccedil;ekte, Mickey Mouse i&ccedil;in yapıldı. Zira 1 Ocak 2024 tarihinde Mickey Mouse&rsquo;un kamuya mal olacağının duyurulmasıyla global anlamda ciddi bir tartışma başladı. Oysaki burada da aslında kamuya mal olan tipleme, Disney&rsquo;in 1928&rsquo;de yayınladığı siyah beyaz &ldquo;Steamboat Willie&rdquo; isimli kısa &ccedil;izgi filminde yer alan ve Mickey Mouse&rsquo;un ilk versiyonu olan bir fig&uuml;rd&uuml;r.&nbsp;&nbsp;Ge&ccedil;tiğimiz yıl bu tiplemenin kamuya mal olduğu aynı g&uuml;n, bu karakterden esinlenen &ldquo;Mickey&rsquo;s Mouse Trap&rdquo; (daha sonra ismi &ldquo;The Mouse Trap&rdquo; olarak değiştirilmiştir) isimli d&uuml;ş&uuml;k b&uuml;t&ccedil;eli korku filminin yapımının duyurulması da pek şaşırtıcı olmadı.</p>

<p>Steamboat Willie&rsquo;de yer alan Mickey Mouse karakterinin &ouml;nemli bir &ouml;zelliği -veya eksikliği- bu karakter ile &ouml;zdeşleştirdiğimiz b&uuml;y&uuml;k beyaz eldivenleri giymiyor olmasıdır. Ayrıca Mickey Mouse bu &ccedil;izgi filmde hi&ccedil; konuşmuyordu. Bu sene ABD&rsquo;de kamuya mal olan yeni karakterlere ek olarak, 31 Temmuz 1929&#39;da yayınlanan &quot;The Karnival Kid&quot; isimli kısa &ccedil;izgi filmin telif koruma s&uuml;resi de sona ermiş olup, bu film ilk kez ikonik beyaz eldivenlerini giyen ve yine ilk kez sahnede konuşan bir Mickey Mouse tiplemesini i&ccedil;eriyor.</p>

<p>Tenten bakımından ise durum biraz daha farklıdır. Bir Bel&ccedil;ika gazetesinde ilk kez 1929 yılında yayınlanan ve Herg&eacute; &ndash; ger&ccedil;ek ismi George Prosper Remi - tarafından &quot;Tenten Sovyetler Topraklarında&quot; hikayesi ile yaratılan gen&ccedil; muhabir Tenten ve k&ouml;peği Milou&rsquo;nun en eski tiplemeleri de ABD&rsquo;de 1 Ocak 2025 itibariyle kamuya mal olmuşsa da &uuml;lkemizde telif hakkı s&uuml;resi, &ccedil;izerin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra 70 yıl boyunca devam ettiği i&ccedil;in, Herg&eacute;&rsquo;nin 1983&rsquo;te vefat etmesi nedeniyle, Tenten&rsquo;in &uuml;lkemizde kamuya mal olması 2054 yılına kadar ger&ccedil;ekleşmeyecek.</p>

<p>G&ouml;r&uuml;leceği &uuml;zere; kamuya mal olma, yalnızca klasik sanat ve edebiyat eserleri i&ccedil;in değil, pop&uuml;ler k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n bir par&ccedil;ası haline gelen yapıtlar i&ccedil;in de &ouml;nemli hukuki ve k&uuml;lt&uuml;rel etkiler doğurmaya devam ediyor.</p>

<p>&Ouml;nemle vurgulamak gerekir ki kamuya mal olma, bir eserin tamamen serbest&ccedil;e kullanılabileceği anlamına gelmiyor. &Ouml;ncelikle yukarıda &ouml;rneklerine yer verildiği &uuml;zere, h&uuml;k&uuml;metlerin farklı telif rejimlerini ve s&uuml;relerini kabul etmeleri, eserlerin kamuya mal olma tarihlerinde/bi&ccedil;imlerinde değişikliklere yol a&ccedil;abiliyor. Bu nedenle, eserlerin hangi &uuml;lkede ve hangi şartlarla kamu malı haline geldiğine dikkat edilmeli. Ayrıca kamuya mal olma m&uuml;essesinin sadece telif haklarına ilişkin olduğu da g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurulmalı. Yapımcı şirketler, ilgili karakterlerin farklı versiyonları veya belirli g&ouml;rselleri i&ccedil;in s&uuml;resiz olarak yenilenebilecek marka haklarına da sahip olabilirler. Bu nedenle, &uuml;lkemizde kamuya mal olmuş karakterlerin dahi kullanımında diğer fikri ve sınai hakların ihlal edilmemesine &ouml;zen g&ouml;sterilmeli.<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/temel-reis-ispanaksiz-mickey-mouse-eldivensiz-telif-suresi-dolan-eserler-kamu-mali-mi-oluyor-2025-06-11-13-04-25.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/enterprise-turkiye-ceo-su-ozarslan-tangun-dunyadaki-1-5-milyar-arac-zamaninin-cogunu-otoparkta-geciriyor</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/enterprise-turkiye-ceo-su-ozarslan-tangun-dunyadaki-1-5-milyar-arac-zamaninin-cogunu-otoparkta-geciriyor</link>
      <category>Mobilitenin Geleceği Zirvesi</category>
      <title>Enterprise Türkiye CEO’su Özarslan Tangün: Dünyadaki 1,5 milyar araç zamanının çoğunu otoparkta geçiriyor</title>
      <description>Satın alınmış araçların ömrünün neredeyse yüzde 90’ı otoparklarda ve atıl durumda geçiyor. Mobilite devriminin yanı sıra artan verimlilik ve çevre duyarlılığı otomotiv sahipliği konusunda trendleri değiştiriyor. Gelişmiş ülkelerde araç sahipliği oranı azalıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-06-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zirvede tartışılan başlıklar arasında verimlilik ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik &ouml;n sıralardaydı. Ekosistemin t&uuml;m tarafları, kendi bakış a&ccedil;ısı ile mobilitenin geleceğini tartıştılar. Enterprise CEO ve Y&ouml;netici Ortağı &Ouml;zarslan Tang&uuml;n de ara&ccedil;lar ve sahipleri arasındaki bağlantısallığı inceledi. &ldquo;Aracı satın almak gerekli mi?&rdquo; sorusunu sordu. Mobilitede ara&ccedil; sahipliğinin maliyeti ve verimi &uuml;zerinde konuşan Tang&uuml;n, &ldquo;Ara&ccedil;lar &ccedil;oğu zaman park halinde atıl kalıyor ancak ihtiya&ccedil; duyulduğunda, istenilen zamanda ve yerde hazır olmaları da b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor&rdquo; dedi. Aslında bu bir ikilem. &ldquo;Sahip olmadığın bir aracın, istediğin zaman, istediğin yerde olmasını nasıl sağlarsın?&rdquo; sorusu akıllara geliyor. Tang&uuml;n bu noktada mobilite ekosistemini bir b&uuml;t&uuml;n olarak değerlendiriyor.&nbsp;</p>

<p>&ldquo;Etki alanı y&uuml;ksek, etki alanı b&uuml;y&uuml;k olan bir ekosistemden bahsediyoruz. Bu ekosistem belki ilk akla otomotivi, kiralama şirketlerini, mobilite &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; şirketlerini getiriyor. Ama aslında telekom altyapısından şehir planlamasına, sigorta, &ouml;deme sistemleri, b&uuml;t&uuml;n bunları ve asıl olarak kamuyu kapsayan &ccedil;ok geniş bir ekosistem. Yani d&uuml;nyada bug&uuml;n etkisi yaklaşık 10 trilyon dolar olduğu tahmin ediliyor. Ve her birimizin hayatımızı &nbsp;&ccedil;ok ciddi bir şekilde etkiliyor&rdquo; diyor. Değişimin gelecek on yılda daha da b&uuml;y&uuml;yerek s&uuml;receğini dile getiriyor.&nbsp;</p>

<p>Mobilite &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; dediğimizde ise mikromobiliteden yani scooter, bisiklet ve motosikletlerden ara&ccedil; kiralama, paylaşımlı ara&ccedil; kiralama, g&uuml;nl&uuml;k ara&ccedil; kiralama, uzun d&ouml;nem ara&ccedil; kiralamaya ve toplu taşımaya kadar uzanan &ccedil;&ouml;z&uuml;mler silsilesinden bahsediyoruz. Kaynak kullanımı &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemde daha da kritik hale geldi. Tang&uuml;n, &ldquo;Enterprise Rent-a-Car d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k mobilite &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; şirketlerinden biri. 2,4 milyon adet aracı var d&uuml;nyada ve 95 &uuml;lkede operasyon yapıyor. 95 bin &ccedil;alışanı var&rdquo; diyor. D&uuml;nyada en &ccedil;ok ara&ccedil; satın alan firmayız&rdquo; diyor. T&uuml;rkiye&rsquo;de ise 11 bin ara&ccedil;ları var.</p>

<p>&ldquo;Ama en &ouml;nemli trend, ara&ccedil; sahipliğinden misafirlerin kullanım odaklı bir yaklaşıma ge&ccedil;ilmesi&rdquo; diyor Enterprise CEO&rsquo;su. &ldquo;Biz de bu konuda &ccedil;ok ciddi &ccedil;alışmalar yapıyoruz &rdquo; diye ekliyor. D&uuml;nyada yaklaşık 1,5 milyar ara&ccedil; olduğunu ve bunların, zamanlarının yaklaşık y&uuml;zde 90&#39;ını otoparklarda ge&ccedil;irdiğini hatırlatıyor. Enterprise olarak bu verimsizliği değiştirmek i&ccedil;in &ccedil;alıştıklarını kaydediyor.&nbsp;</p>

<p>T&uuml;rkiye piyasasında, ara&ccedil; satışındaki vergi oranlarını ve ara&ccedil; elinde tutma maliyetlerini hatırlatıyor Tang&uuml;n. &ldquo;Biz toplu ve b&uuml;y&uuml;k satın alımlar yaptığımız i&ccedil;in &ouml;l&ccedil;ek ekonomisini kullanarak iş yapıyoruz&rdquo; diyor. Tang&uuml;n, Z kuşağının ara&ccedil; sahipliği konusunda daha az talepleri olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. Gelişmiş &uuml;lkelerde de ara&ccedil; sahipliği sayısının azaldığını dile getiren Tang&uuml;n, T&uuml;rkiye&rsquo;de sahiplik k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n de zamana adapte olacağını belirtiyor.&nbsp;</p>

<p>Turizm gelirleri de Enterprise i&ccedil;in &ouml;nemli. Toplam cironun yaklaşık &uuml;&ccedil;te biri turizm kaynaklı. Yabancı turist kaynaklı bu gelirler d&ouml;viz sağlıyor. &Ouml;zarslan, &ldquo;Biz bu y&uuml;zden de yabancı para da bor&ccedil;lanabiliyoruz&rdquo; diyor.</p>

<p>Elektrikli ara&ccedil; filosuna olan talebin de arttığını s&ouml;yl&uuml;yor Tang&uuml;n. &ldquo;Bu artışın ve talebin &ouml;nemli bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n de aracın maliyetinin makul olması, d&uuml;ş&uuml;k olmasına bağlıyoruz. O y&uuml;zden aslında iki trend birbiriyle i&ccedil; i&ccedil;e devam ediyor. Elektrikli kullanan misafirlerimiz elektrikliden &ccedil;ok keyif alıyor ve kullanmaya devam etmek istiyor&rdquo; diye konuşuyor. Değişen mobilite felsefesini de ş&ouml;yle değerlendiriyor: &ldquo;Bug&uuml;nk&uuml;n&uuml;n d&ouml;rt katı, beş katı bir pazar potansiyeli olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz.&rdquo; </p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilitenin-gelecegi-her-sey-altust">Mobilitenin Geleceği: Her şey alt&uuml;st / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-burak-daglioglu-turkiye-artik-merkez-ulke">Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu: T&uuml;rkiye artık merkez &uuml;lke / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/axa-turkiye-ceo-su-yavuz-olken-mobilite-sigorta-sektoru-icin-ciddi-bir-buyume-potansiyeli">AXA T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su Yavuz &Ouml;lken: Mobilite sigorta sekt&ouml;r&uuml; i&ccedil;in ciddi bir b&uuml;y&uuml;me potansiyeli / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/safi-holding-yonetim-kurulu-baskani-hakan-safi-orta-koridor-limanlari-canlandiracak">Safi Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Hakan Safi: Orta Koridor limanları canlandıracak / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/bmw-sadece-arac-degil-deneyim-gelistiriyor">BMW sadece ara&ccedil; değil, deneyim geliştiriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilite-yasami-nasil-donusturuyor">Mobilite yaşamı nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/oyun-yeniden-kuruluyor">Oyun yeniden kuruluyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/surucusuz-donusum">S&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;z d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/otonom-firsat-mi-risk-mi">Otonom fırsat mı, risk mi? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/gelecegin-akilli-sehirleri">Geleceğin akıllı şehirleri / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/pilin-kati-hali">Pilin katı hali / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/araclar-odeme-platformlarina-donusuyor">Ara&ccedil;lar &ouml;deme platformlarına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/sotiris-tsoulos-hareketlilik-esitlik-demektir-hareketlilik-herkes-icindir">Sotiris Tsoulos: Hareketlilik eşitlik demektir, hareketlilik herkes i&ccedil;indir / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/enterprise-turkiye-ceo-su-ozarslan-tangun-dunyadaki-1-5-milyar-arac-zamaninin-cogunu-otoparkta-geciriyor-2025-05-30-20-44-54.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/safi-holding-yonetim-kurulu-baskani-hakan-safi-orta-koridor-limanlari-canlandiracak</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/safi-holding-yonetim-kurulu-baskani-hakan-safi-orta-koridor-limanlari-canlandiracak</link>
      <category>Mobilitenin Geleceği Zirvesi</category>
      <title>Safi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Safi: Orta Koridor limanları canlandıracak</title>
      <description>Uzak Doğu’da üretilen ürünlerin dünyaya taşınmasının alternatif yolu olan Orta Koridor, Türkiye’nin limanlarını canlandırıyor. Limanlarda artan verimlilik ve ölçek ekonomisi bu anlamda Türkiye’yi “hub” olma yolunda destekliyor.</description>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-06-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mobilitenin geleceği konuşulurken &ouml;nemli başlıklardan biri de değişen ticaret rotaları ve Orta Koridor&rsquo;du. 2015 yılında Derince Limanı&rsquo;nı &ouml;zelleştirmeden 543 milyon dolara alarak &ldquo;Safiport&rdquo; adını verdikleri limana bug&uuml;ne kadar yaklaşık 300 milyon dolar yatırım yapan Safi Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Hakan Safi de Orta Koridor&rsquo;un T&uuml;rkiye&rsquo;nin limanlarına etkisine değindi.&nbsp;</p>

<p>Orta Koridor, Uzak Doğu&rsquo;da &uuml;retilen &uuml;r&uuml;nlerin Avrupa&rsquo;ya, Afrika&rsquo;ya veya d&uuml;nyaya taşınmasının alternatif yolu. &Ccedil;in&rsquo;den başlayıp Kazakistan, G&uuml;rcistan, Azerbaycan&rsquo;dan ge&ccedil;erek Avrupa&rsquo;ya uzanan bu koridor &uuml;retim ile t&uuml;ketim arasındaki en kritik noktada yer alıyor. Doğudan gelen ticari &uuml;r&uuml;nler, Batı piyasalarına limanlar &uuml;zerinden aktarılıyor. Deniz taşımacılığı, k&uuml;resel ticaretin yaklaşık y&uuml;zde 90&rsquo;ını oluşturuyor. Hakan Safi, işte bu anlamda T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ldquo;hub&rdquo; olma yolunda olduğuna dikkat &ccedil;ekiyor. &nbsp;</p>

<h2>Otomotiv gelişecek &nbsp;&nbsp;</h2>

<p>Safi, liman yatırımına başladıklarında otomotiv sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n bu kadar etkin olacağını &ouml;ng&ouml;rmediğini itiraf ediyor: &ldquo;Ama bug&uuml;n sekt&ouml;r limanımızın bir par&ccedil;ası. Bunun daha da gelişeceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz&rdquo; diyor. Ancak Hakan Safi, mevcut yatırımların ve lojistik altyapısının kapasitesinin gelecekte daha da artırılması gerektiğini s&ouml;yl&uuml;yor: &ldquo;D&uuml;nyada liman ihtiyacı giderek artıyor. Yolların da g&uuml;&ccedil;l&uuml; olması gerekiyor. 400 - 500 milyar dolarlık ihracata gidiyoruz. Buna ne liman ne de yollar yetecek. İngiltere ve Fransa&rsquo;nın iki katına &ccedil;ıkabiliriz otomobil satışında. Avrupa i&ccedil;ten yanmalı motor &uuml;retimini destekliyor. T&uuml;rkiye&rsquo;de &Ccedil;inli ara&ccedil;lara b&uuml;y&uuml;k bir ilgi olduğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. T&uuml;rkiye&rsquo;ye gelmeyen daha &ccedil;ok marka var. Ara&ccedil; satışı ve elle&ccedil;lemesinin miktarı daha da artacaktır. Otomotiv pazarı giderek b&uuml;y&uuml;yecek. Orta Koridor&rsquo;dan da ara&ccedil; geliyor, konteynerden de geliyor. D&uuml;nya enteresan bir yere gidiyor. O y&uuml;zden de &uuml;lkemizin bu yeni d&uuml;zene ayak uydurması lazım.&rdquo;</p>

<p>Safi mevcut yol ve limanların bu trafiği taşımak i&ccedil;in yetersiz kalacağını, elle&ccedil;leme kapasitesinin de sınırlı olduğunu vurguluyor. &nbsp;</p>

<p>İlk liman yatırımını ger&ccedil;ekleştirdiklerinde 20&rsquo;ye yakın &uuml;lkeyi gezip en iyi &ouml;rnekleri incelediklerini belirten Safi, bug&uuml;n durumun tersine d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtiyor: &ldquo;Artık yabancı şirketlerin limanımıza gelmeleri bizi gururlandırıyor. Safiport T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k limanı olma yolunda hızla ilerliyor.&rdquo;&nbsp;</p>

<p>Safiport, Marmara B&ouml;lgesi&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k limanlarından biri. Şu anda 3 bin kişiyi istihdam eden limana yatırımlar tamamlandığında bu sayı 5 bine ulaşacak. Safi limanda teknoloji alanında &ouml;nemli yatırımlar yaptıklarını anlatıyor: &ldquo;Limandaki t&uuml;m hareketler y&uuml;ksek teknoloji ile takip ediliyor. 2 binden fazla da kameramız var.&rdquo;&nbsp;</p>

<p>Safi Holding&rsquo;in ihale şartnamesinin de şart koştuğu gibi limanda ikinci faz yatırımları devam ediyor. Hakan Safi: &ldquo;250 milyon dolarlık yatırımımız tamamlandığında bambaşka bir yerde olacağız&rdquo; diyor.&nbsp;</p>

<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin liman yatırımlarında &ouml;nemli aşamalar kaydettiğini ancak daha b&uuml;y&uuml;k hedefler i&ccedil;in g&uuml;&ccedil;l&uuml; kamu - &ouml;zel sekt&ouml;r iş birliklerine ihtiya&ccedil; olduğunu da vurgulayan Safi, Suriye ve Ukrayna başta olmak &uuml;zere liman yatırımı tekliflerine de değinerek, T&uuml;rkiye&rsquo;nin bu alanda b&ouml;lgesel bir &uuml;s haline gelebileceğini s&ouml;yl&uuml;yor. </p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilitenin-gelecegi-her-sey-altust">Mobilitenin Geleceği: Her şey alt&uuml;st / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-burak-daglioglu-turkiye-artik-merkez-ulke">Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu: T&uuml;rkiye artık merkez &uuml;lke / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/axa-turkiye-ceo-su-yavuz-olken-mobilite-sigorta-sektoru-icin-ciddi-bir-buyume-potansiyeli">AXA T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su Yavuz &Ouml;lken: Mobilite sigorta sekt&ouml;r&uuml; i&ccedil;in ciddi bir b&uuml;y&uuml;me potansiyeli / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/enterprise-turkiye-ceo-su-ozarslan-tangun-dunyadaki-1-5-milyar-arac-zamaninin-cogunu-otoparkta-geciriyor">Enterprise T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su &Ouml;zarslan Tang&uuml;n: D&uuml;nyadaki 1,5 milyar ara&ccedil; zamanının &ccedil;oğunu otoparkta ge&ccedil;iriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/bmw-sadece-arac-degil-deneyim-gelistiriyor">BMW sadece ara&ccedil; değil, deneyim geliştiriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilite-yasami-nasil-donusturuyor">Mobilite yaşamı nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/oyun-yeniden-kuruluyor">Oyun yeniden kuruluyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/surucusuz-donusum">S&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;z d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/otonom-firsat-mi-risk-mi">Otonom fırsat mı, risk mi? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/gelecegin-akilli-sehirleri">Geleceğin akıllı şehirleri / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/pilin-kati-hali">Pilin katı hali / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/araclar-odeme-platformlarina-donusuyor">Ara&ccedil;lar &ouml;deme platformlarına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/sotiris-tsoulos-hareketlilik-esitlik-demektir-hareketlilik-herkes-icindir">Sotiris Tsoulos: Hareketlilik eşitlik demektir, hareketlilik herkes i&ccedil;indir / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/safi-holding-yonetim-kurulu-baskani-hakan-safi-orta-koridor-limanlari-canlandiracak-2025-05-30-20-32-16.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/axa-turkiye-ceo-su-yavuz-olken-mobilite-sigorta-sektoru-icin-ciddi-bir-buyume-potansiyeli</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/axa-turkiye-ceo-su-yavuz-olken-mobilite-sigorta-sektoru-icin-ciddi-bir-buyume-potansiyeli</link>
      <category>Mobilitenin Geleceği Zirvesi</category>
      <title> AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken: Mobilite sigorta sektörü için ciddi bir büyüme potansiyeli</title>
      <description>Mobilitenin yalnızca fiziksel hareket değil aynı zamanda çok katmanlı bir kavram olduğunun altını çizen AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, zirveyi şu sözlerle tanımladı: “Bize yeniden geleceği düşünmenin, planlamanın ve anlamanın ne kadar hayati olduğunu hatırlattı.”</description>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-06-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her şey alt&uuml;st ve b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m... Mobilitenin Geleceği Zirvesi&rsquo;nin ana başlıkları. Merkezine mobilitenin yerleştiği bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hayatın her alanına dokunuyor. AXA T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su Yavuz &Ouml;lken b&ouml;yle bir zamanda, zirvenin farkındalık yaratma g&uuml;c&uuml;ne dikkat &ccedil;ekerek, &ldquo;Bence bu toplantının en b&uuml;y&uuml;k katkısı; ilk kez &lsquo;gelecek&rsquo; &uuml;zerine bu kadar &ccedil;ok sesin bir araya gelmesiydi. Bug&uuml;n&uuml;n baskıları i&ccedil;inde &ccedil;oğu zaman yarını d&uuml;ş&uuml;nmeyi unutuyoruz. Oysa bu zirve, bize yeniden geleceği d&uuml;ş&uuml;nmenin, planlamanın ve anlamanın ne kadar hayati olduğunu hatırlattı&rdquo; dedi. &nbsp;</p>

<p>Yavuz &Ouml;lken&rsquo;e g&ouml;re mobilite artık yalnızca fiziksel hareket değil, aynı zamanda &ccedil;ok katmanlı bir kavram: &ldquo;Mobilite denildiğinde akla sadece taşıtlar gelmemeli. Bug&uuml;n mobilite, dijital uygulamalardan &ouml;deme sistemlerine, kamu politikalarından yapay zekaya kadar uzanan &ccedil;ok katmanlı bir ekosistem. Bu nedenle mobiliteyi konuşurken sağlık, &ccedil;evre, toplumsal refah gibi konulara da temas etmeden ilerleyemeyiz.&rdquo;</p>

<p>Panel boyunca en &ccedil;ok vurgulanan konulardan biri de sigorta sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mdeki stratejik rol&uuml; oldu: &ldquo;Mobilite varsa sigorta da var.&rdquo; Mobilite ekosisteminde &ouml;deme sistemlerinden kamusal altyapılara kadar bir&ccedil;ok unsur var ve sigorta sekt&uuml;r&uuml; t&uuml;m bunların g&uuml;vencesini sağlama işlevini &uuml;stleniyor. &Ouml;lken&rsquo;e g&ouml;re, mobilite sigorta ile sigorta da mobilite ile b&uuml;y&uuml;yecek ve bu g&uuml;&ccedil;l&uuml; birliktelik daha yeni başlıyor:</p>

<p>&ldquo;Mobilite ve dijitalleşme sayesinde sigortalama oranları artacak. Kitleler bu hizmetlere daha kolay ulaşacak, ihtiya&ccedil;larına uygun &uuml;r&uuml;nleri se&ccedil;me imkanı bulacak. &Ouml;zelleşmiş, kişiye &ouml;zel poli&ccedil;elerle m&uuml;şteri memnuniyeti artacak. Ayrıca yeni riskler, yeni &uuml;r&uuml;nleri de beraberinde getirecek. Bu da sekt&ouml;r i&ccedil;in ciddi bir b&uuml;y&uuml;me potansiyeli demek.&rdquo;</p>

<p>D&uuml;nyanın 51 &uuml;lkesinde faaliyet g&ouml;steren AXA Grubu&rsquo;nda aynı zamanda Yapay Zeka ve İnovasyon Liderliği g&ouml;revini de y&uuml;r&uuml;ten &Ouml;lken, şubat ayından bu yana 17 &uuml;lkenin yapay zeka &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerine destek veriyor. AXA T&uuml;rkiye&rsquo;nin veriyi doğru kullanma, yapay zeka &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri ve inovasyon a&ccedil;ısından AXA grubu i&ccedil;inde ilk beşte yer aldığını s&ouml;yleyen &Ouml;lken, bu noktada &ldquo;veri kalitesi&rdquo;ne de dikkat &ccedil;ekiyor:</p>

<p>&ldquo;Yapay zekaya başlamadan &ouml;nce veriyle barışmanız gerekiyor. Verinin nasıl depolandığı kadar nasıl servis edildiği de &ouml;nemli. Yapay zeka &ccedil;ok tutkulu, &ccedil;ok heyecan verici bir alan. Ancak iş değeri yaratmadığı s&uuml;rece bu heyecan, şirketler i&ccedil;in pahalıya mal olabilir. Asıl mesele, yapay zekanın &ouml;ğrenme yeteneğiyle insan odaklı sonu&ccedil;lar &uuml;retebilmesinde. Eğer k&uuml;lt&uuml;rel olarak hazır değilseniz, veriyi doğru sunamıyorsanız, yapay zekadan da doğru sonu&ccedil;lar bekleyemezsiniz.&rdquo;</p>

<p>&Ouml;lken, bu alandaki k&uuml;lt&uuml;rel d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me de dikkat &ccedil;ekerek yapay zekanın &ldquo;neuroscience&rdquo; yani sinir bilimle birleşimine de dikkat &ccedil;ekiyor: &ldquo;Yapay zeka sinir bilimle birleştiğinde &ccedil;ok daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; hale geliyor. Ama insana temas etmeyen bir teknoloji, uzun vadede s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir olamaz. Biz AXA olarak, inovasyonu sadece teknolojik bir mesele olarak değil, aynı zamanda insani bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m s&uuml;reci olarak ele alıyoruz.&rdquo; </p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilitenin-gelecegi-her-sey-altust">Mobilitenin Geleceği: Her şey alt&uuml;st / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-burak-daglioglu-turkiye-artik-merkez-ulke">Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu: T&uuml;rkiye artık merkez &uuml;lke / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/safi-holding-yonetim-kurulu-baskani-hakan-safi-orta-koridor-limanlari-canlandiracak">Safi Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Hakan Safi: Orta Koridor limanları canlandıracak / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/enterprise-turkiye-ceo-su-ozarslan-tangun-dunyadaki-1-5-milyar-arac-zamaninin-cogunu-otoparkta-geciriyor">Enterprise T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su &Ouml;zarslan Tang&uuml;n: D&uuml;nyadaki 1,5 milyar ara&ccedil; zamanının &ccedil;oğunu otoparkta ge&ccedil;iriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/bmw-sadece-arac-degil-deneyim-gelistiriyor">BMW sadece ara&ccedil; değil, deneyim geliştiriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilite-yasami-nasil-donusturuyor">Mobilite yaşamı nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/oyun-yeniden-kuruluyor">Oyun yeniden kuruluyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/surucusuz-donusum">S&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;z d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/otonom-firsat-mi-risk-mi">Otonom fırsat mı, risk mi? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/gelecegin-akilli-sehirleri">Geleceğin akıllı şehirleri / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/pilin-kati-hali">Pilin katı hali / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/araclar-odeme-platformlarina-donusuyor">Ara&ccedil;lar &ouml;deme platformlarına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/sotiris-tsoulos-hareketlilik-esitlik-demektir-hareketlilik-herkes-icindir">Sotiris Tsoulos: Hareketlilik eşitlik demektir, hareketlilik herkes i&ccedil;indir / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/axa-turkiye-ceo-su-yavuz-olken-mobilite-sigorta-sektoru-icin-ciddi-bir-buyume-potansiyeli-2025-05-30-20-23-14.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-burak-daglioglu-turkiye-artik-merkez-ulke</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-burak-daglioglu-turkiye-artik-merkez-ulke</link>
      <category>Mobilitenin Geleceği Zirvesi</category>
      <title>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu: Türkiye artık merkez ülke</title>
      <description>Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu Türkiye’nin geleneksel “köprü ülke” tanımının yetersiz kaldığını söylüyor: “Türkiye artık bölgede karar ve yön verici bir merkez.”</description>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-06-02T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>K&uuml;resel ticaretin yeni yol haritası &ccedil;izilirken T&uuml;rkiye bu haritada sadece bir ge&ccedil;iş noktası değil, bir y&ouml;n belirleyici olarak &ouml;ne &ccedil;ıkıyor. &ldquo;Değişen Ticaret Rotalarında T&uuml;rkiye&rsquo;nin Konumu&rdquo; paneli, bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m s&uuml;recine ışık tuttu. Panelin moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; akademisyen, UnLearn Academy Kurucu &Uuml;yesi ve Forbes T&uuml;rkiye yazarı Dr. Ecmel Ayral &uuml;stlenirken, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu deneyim ve &ouml;ng&ouml;r&uuml;lerini paylaştı.</p>

<p>Dr. Ayral, &ccedil;ok boyutlu dış politikası, &uuml;retim g&uuml;c&uuml; ve gelişen lojistik altyapısıyla b&ouml;lgesel denklemde giderek daha fazla ağırlık kazandığını vurguladı. &ldquo;T&uuml;rkiye, Asya ile Avrupa arasında doğal bir k&ouml;pr&uuml; olmanın &ouml;tesine ge&ccedil;iyor&rdquo; diyen Ayral, bu yeni d&ouml;nemin sunduğu risk ve fırsatların T&uuml;rkiye&rsquo;nin pozisyonunu nasıl etkilediğini anlamaya &ccedil;alıştıklarını belirtti. Burak Dağlıoğlu T&uuml;rkiye&rsquo;nin geleneksel &ldquo;k&ouml;pr&uuml; &uuml;lke&rdquo; tanımının artık yetersiz kaldığını belirterek, şunları s&ouml;yledi:</p>

<h2>Geleneksel k&ouml;pr&uuml; &uuml;lke tanımı yetersiz&nbsp;</h2>

<p>&ldquo;T&uuml;rkiye artık bir &lsquo;hub&rsquo;. Yani sadece iki kıta arasında bağlantı sağlayan bir ge&ccedil;iş noktası değil, b&ouml;lgede karar verici ve y&ouml;n verici bir merkez. Avrupa&rsquo;da yaşanan her gelişme bizi doğrudan etkiliyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;zellikle mobilite sekt&ouml;r&uuml;nde &ccedil;ok entegre bir tedarik zincirimiz var.&rdquo;</p>

<p>Dağlıoğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;nin yatırım kompozisyonunun da bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me ayak uydurduğuna dikkat &ccedil;ekti. 2003 - 2009 d&ouml;neminde uluslararası yatırımların y&uuml;zde 43&rsquo;&uuml; finans sekt&ouml;r&uuml;ne y&ouml;nelirken, son yıllarda bu oran sanayi ve perakendeye kaymış durumda. Yalnızca t&uuml;ketim değil, &uuml;retim merkezli bir yaklaşımın geliştiğini belirten Dağlıoğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;nin k&uuml;resel tedarik zincirlerinin g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir halkası olmaya doğru ilerlediğini vurguladı.</p>

<p>Panelin &ouml;ne &ccedil;ıkan başlıklarından biri de s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik oldu. Dr. Ayral&rsquo;ın &ldquo;Volatilite bizi nasıl etkiliyor?&rdquo; sorusu &uuml;zerine Dağlıoğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;nin yeşil d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mde bir&ccedil;ok &uuml;lkenin &ouml;n&uuml;nde olduğunu belirtti. &ldquo;Geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m değil artık ileri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m konuşuluyor. Yeni nesil politikalarla bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; destekliyoruz. &Ouml;zellikle enerji, sanayi ve perakende sekt&ouml;rlerinde &ccedil;evreci yatırımlar artıyor.&rdquo;</p>

<p>Dağlıoğlu ayrıca kamu politikalarının yatırımcının ilgisini &ccedil;ekecek şekilde g&uuml;ncellendiğini belirtti. Orta Koridor Projesi&rsquo;nden, Basra K&ouml;rfezi&rsquo;ne kadar uzanacak demiryolu ağlarına kadar T&uuml;rkiye&rsquo;nin vizyon projelerle b&ouml;lgesel bir merkez haline geldiğini vurguladı.</p>

<p>Panelin dikkat &ccedil;eken diğer başlıklarından biri ise nitelikli insan kaynağı oldu. Dağlıoğlu, T&uuml;rkiye&rsquo;nin gen&ccedil; ve dinamik n&uuml;fusunun, y&uuml;ksek teknoloji yatırımlarını &ccedil;ekme konusunda kritik bir avantaj sağladığını ifade etti:&nbsp;</p>

<p>&ldquo;T&Uuml;BİTAK derin teknoloji yatırımlarına &ouml;nc&uuml;l&uuml;k ediyor. KOBİ&rsquo;ler girişim sermayesi fonlarından faydalanabilir. Bizim odaklandığımız şey y&uuml;ksek nitelikli istihdam yaratan, k&uuml;resel tedarik zincirine entegre, katma değerli yatırımlar.&rdquo; </p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilitenin-gelecegi-her-sey-altust">Mobilitenin Geleceği: Her şey alt&uuml;st / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/axa-turkiye-ceo-su-yavuz-olken-mobilite-sigorta-sektoru-icin-ciddi-bir-buyume-potansiyeli">AXA T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su Yavuz &Ouml;lken: Mobilite sigorta sekt&ouml;r&uuml; i&ccedil;in ciddi bir b&uuml;y&uuml;me potansiyeli / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/safi-holding-yonetim-kurulu-baskani-hakan-safi-orta-koridor-limanlari-canlandiracak">Safi Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Hakan Safi: Orta Koridor limanları canlandıracak / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/enterprise-turkiye-ceo-su-ozarslan-tangun-dunyadaki-1-5-milyar-arac-zamaninin-cogunu-otoparkta-geciriyor">Enterprise T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su &Ouml;zarslan Tang&uuml;n: D&uuml;nyadaki 1,5 milyar ara&ccedil; zamanının &ccedil;oğunu otoparkta ge&ccedil;iriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/bmw-sadece-arac-degil-deneyim-gelistiriyor">BMW sadece ara&ccedil; değil, deneyim geliştiriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilite-yasami-nasil-donusturuyor">Mobilite yaşamı nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/oyun-yeniden-kuruluyor">Oyun yeniden kuruluyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/surucusuz-donusum">S&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;z d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/otonom-firsat-mi-risk-mi">Otonom fırsat mı, risk mi? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/gelecegin-akilli-sehirleri">Geleceğin akıllı şehirleri / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/pilin-kati-hali">Pilin katı hali / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/araclar-odeme-platformlarina-donusuyor">Ara&ccedil;lar &ouml;deme platformlarına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>

<p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/sotiris-tsoulos-hareketlilik-esitlik-demektir-hareketlilik-herkes-icindir">Sotiris Tsoulos: Hareketlilik eşitlik demektir, hareketlilik herkes i&ccedil;indir / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-burak-daglioglu-turkiye-artik-merkez-ulke-2025-05-30-20-03-35.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/mobilitenin-gelecegi-her-sey-altust</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/mobilitenin-gelecegi-zirvesi/mobilitenin-gelecegi-her-sey-altust</link>
      <category>Mobilitenin Geleceği Zirvesi</category>
      <title>Mobilitenin Geleceği: Her şey altüst</title>
      <description>Mobilite artık bir ulaşım meselesi olmaktan çıktı, yaşamın yeniden tanımlanma biçimine dönüştü. Elektrikli araçlar bu büyük dönüşümün vitrini olurken asıl hikaye görünmeyenlerin ardında yazılıyor. Yeni teknolojiler, sürdürülebilirlik ve yapay zekayla şekillenen ve bilinen her şeyin altüst olduğu bir gelecek, mobilitenin temel taşları. Avrupa’nın bu alandaki en kapsamlı buluşması olan “Mobilitenin Geleceği Zirvesi” tam da bu vizyondan hareketle yola çıktı: Geleceği beklemek yerine, onu inşa etmek isteyenler için...</description>
      <pubDate>Mon, 02 Jun 2025 05:15:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-06-02T05:15:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ge&ccedil;mişte otomobil devrimi egzoz dumanına karışan hır&ccedil;ın motor sesleriyle yankılanıyordu. &nbsp;Bug&uuml;n ise d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m sessizliğin i&ccedil;inde saklı. Sokaklarda sessizce ilerleyen ara&ccedil;lar, derin ve sarsıcı bir değişimin habercisi. Artık d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me y&ouml;n verenler i&ccedil;ten yanmalı motorlar değil; yapay zeka, bağlantısallık ve veri odaklı teknolojiler... Yaşanan bu k&ouml;kl&uuml; değişim; hukuk sistemlerinden yerel y&ouml;netimlere, jeopolitik iş birliklerinden tedarik zincirlerine kadar t&uuml;m yapıları baştan tanımlıyor hem de baş d&ouml;nd&uuml;r&uuml;c&uuml; bir hızla.&nbsp;</p> <p>Bu devinimi anlamlandırmak ve geleceğin rotasını bug&uuml;nden tartışmak amacıyla Forbes T&uuml;rkiye, S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir Mobilite İnisiyatifi (SMİ) iş birliğinde Mobilitenin Geleceği Zirvesi d&uuml;zenledi. 14 Mayıs&rsquo;ta Raffles İstanbul&rsquo;da d&uuml;zenlenen zirve, ekosistemin t&uuml;m paydaşlarını bir araya getirerek &ouml;nemli bir buluşma noktası oldu. 30&rsquo;dan fazla ilham verici konuşmacının yer aldığı etkinlikte 500&rsquo;&uuml; aşkın katılımcı, bug&uuml;n&uuml;n ve yarının d&uuml;nyasını şekillendirecek fikirleri yenilik&ccedil;i bakış a&ccedil;ılarıyla tartıştı.</p> <p>Mobilitenin Geleceği Zirvesi i&ccedil;in se&ccedil;ilen hashtag, sıradan bir etiket değil. #herşeyalt&uuml;st, i&ccedil;inde bulunduğumuz d&ouml;nemin ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor. Elektrifikasyon, dijitalleşme ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilirlik temelli yenilikler; y&uuml;z yılı aşkın bilgi birikimini, &uuml;retim alışkanlıklarını ve yatırım mantığını birka&ccedil; yıl gibi kısa bir s&uuml;rede alt&uuml;st etmiş durumda. Otomobil h&acirc;l&acirc; bireysel ulaşımın en vazge&ccedil;ilmez tercihi; ancak bu sahnede artık bambaşka oyuncular var. &Ouml;yle ki bug&uuml;n otomotiv sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n en b&uuml;y&uuml;k akt&ouml;rleri arasında, on yıl &ouml;nce adını bile duymadığımız şirketler yer alıyor. Tesla, geleneksel &uuml;reticilere meydan okumakla kalmadı, oyunun kurallarını k&ouml;kten değiştirdi. Servetinin b&uuml;y&uuml;k kısmını Tesla&rsquo;dan elde eden Elon Musk en g&uuml;&ccedil;l&uuml; oyun kuruculardan biri. 416 milyar dolarlık kişisel servetiyle Forbes Milyarderler Listesi&rsquo;nin zirvesinde tek başına bir &ccedil;ağın temsilcisi olarak duruyor. &Ccedil;inli markalar ise rekabetin tanımını yeniden yazıyor.&nbsp;</p> <p>Bu değişim sadece otomobilleri değil şehirleri, ekonomileri ve hayatın kendisini yeniden şekillendiriyor. Ancak otomotiv sanayi, doğası gereği bu b&uuml;y&uuml;k değişimin tam merkezinde. T&uuml;rkiye İhracat&ccedil;ılar Meclisi&rsquo;nin (TİM) raporuna g&ouml;re en b&uuml;y&uuml;k &uuml;&ccedil; ihracat&ccedil;ı arasında iki otomotiv şirketi var. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verileri ise sekt&ouml;r&uuml;n, toplam imalat sanayi &uuml;retiminin y&uuml;zde 9&rsquo;unu, istihdamın ise y&uuml;zde 11&rsquo;ini oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu kadar stratejik bir sekt&ouml;r&uuml;n rotası değişiyorsa bunun T&uuml;rkiye ekonomisine ve sosyal yapısına etkisi de ka&ccedil;ınılmaz olacaktır. İşin &ouml;z&uuml; konfor alanlarını terk etmeyenler, d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m &ccedil;ağını yalnızca izlemekle kalabilirler. Sekt&ouml;r, bug&uuml;n belki de en keskin virajlarından birini alıyor. Neler mi değişiyor? Hemen hemen her şey!</p> <p>İ&ccedil;ten yanmalı bir ara&ccedil; yaklaşık 25 - 30 bin par&ccedil;adan oluşurken elektrikli ara&ccedil;larda bu sayı 15 binin altına iniyor. Elektrifikasyon ve teknolojik gelişmelere bağlı &uuml;retimde ihtiya&ccedil; duyulan par&ccedil;a sayısı neredeyse yarı yarıya azalacak. Par&ccedil;a ihtiyacındaki bu radikal azalma, tedarik zincirlerinden &uuml;retim bantlarına, istihdamdan sanayi b&ouml;lgelerine kadar her alanı etkileyecek. Peki, otomotiv sekt&ouml;r&uuml; bu b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me nasıl hazırlanacak? Elektrikli ara&ccedil; &uuml;retimi i&ccedil;in gereken yatırımlar hangi stratejik modellerle şekillenecek? Ve belki de en &ccedil;etin sorulardan biri: Mevcut yan sanayi yapısı ve istihdam modeli bu k&ouml;kl&uuml; değişime nasıl uyum sağlayacak? &Uuml;stelik artık yeni nesil ara&ccedil;ların itici g&uuml;c&uuml;n&uuml; karb&uuml;rat&ouml;rler değil, yarı iletken &ccedil;ipler oluştururken. Artık tornavidaların yerini algoritmaların, tezgahlarının yerini yapay zeka destekli sim&uuml;lasyonların aldığı bir &ccedil;ağ başlıyor. İşte Mobilitenin Geleceği Zirvesi, tam da bu vizyonla şekillenen bir yol haritası sunuyor: Bug&uuml;n&uuml; anlamakla yetinmeyip yarını başarıyla inşa edebilmek i&ccedil;in.</p> <h2>Devrimi i&ccedil;inden ge&ccedil;erken fark edelim&nbsp;</h2> <p>Forbes T&uuml;rkiye Kurucu Ortağı Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven&rsquo;in a&ccedil;ılış konuşmasında vurguladığı gibi, bu b&uuml;y&uuml;k d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; bug&uuml;nden anlamlandırmak gerek. Filozof Kierkegaard&rsquo;ın &ldquo;Yaşam ileri doğru yaşanır, geriye doğru anlamlandırılır&rdquo; s&ouml;z&uuml;ne atıfta bulunan G&uuml;ven&rsquo;in a&ccedil;ılış konuşmasında dediği gibi: &ldquo;Yıllar sonra geriye baktığımız zaman fark etmeyelim, tam da i&ccedil;inden ge&ccedil;erken g&ouml;relim ve stratejik olarak konumlandıralım kendimizi diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k. Dolayısıyla Forbes olarak, mobilitenin t&uuml;m tarafları ile doğru planlar yapalım, konunun b&uuml;t&uuml;n muhataplarıyla birlikte &ccedil;alışalım istedik ve bu platformu oluşturduk.&rdquo;</p> <p>SMİ Başkanı Hakan Doğu ise a&ccedil;ılış sunumunda Şems-i Tebrizi&rsquo;nin isyanının yanı sıra Star Wars filminden Obi-Wan Kenobi&rsquo;nin bir s&ouml;z&uuml;n&uuml; alıntıladı: &ldquo;&Ouml;ğrendiklerini unut. Yap ya da yapma, denemek diye bir şey yok.&rdquo; Renault Group&rsquo;ta &uuml;st d&uuml;zey y&ouml;neticilik yapan, otomotiv end&uuml;strisinin duayenlerinden biri olan Kara, sunumunda değişimin hem geniş bir yelpazede hem de farklı katmanlarda olması gerektiğinin mesajlarını verdi, değişim karşısında harekete ge&ccedil;menin mobilite sekt&ouml;r&uuml; i&ccedil;in ne kadar &ouml;nemli olduğunu aktardı.</p> <p>&ldquo;ABD bu savaşı kaybetti&rdquo; diyor Doğu. Eski oyuncular geride kalırken, yeni nesil &uuml;reticiler kural tanımadan &ouml;ne fırlıyor. &ldquo;Bu bir yarış değil, bu bir hayatta kalma savaşı&rdquo; s&ouml;zleriyle &ouml;zetliyor tabloyu. Panelde en &ccedil;ok dikkat &ccedil;eken tespitlerden biri &Ccedil;in&rsquo;in otomotivdeki egemenliğiydi. &Ccedil;in bug&uuml;n d&uuml;nya otomotiv &uuml;retiminin y&uuml;zde 37&rsquo;sini ger&ccedil;ekleştiriyor. Yapay zeka, robotlar, hibrit savaşlar, daralan n&uuml;fuslar ve jeopolitik kırılmalar otomotivin kaderini yeniden yazıyor. Hakan Doğu&rsquo;nun da dediği gibi &ldquo;D&uuml;nyada demografik &ccedil;&ouml;k&uuml;ş&uuml; başlayan bir &uuml;lke bir daha hi&ccedil;bir zaman geri d&ouml;nememiş. Ve bu ger&ccedil;eklerle birlikte yeni bir devrim geliyor.&rdquo;</p> <p>Zirvenin i&ccedil;erik direkt&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &uuml;stlenen 35 yıllık gazeteci ve otomotiv yazarı Halit Bolkan ise &ldquo;Bug&uuml;ne kadar katıldığım t&uuml;m mobilite zirvelerinde konu yalnızca elektrikli otomobillerle sınırlıydı&rdquo; dediği a&ccedil;ılış konuşmasını &ldquo;Daha &ouml;nce yapılmamış bir kurguyla &ccedil;ıktık yola&rdquo; diye bitirdi.</p> <p>Zirvede mobilitenin hem insan hayatına hem de temas ettiği t&uuml;m ekosisteme dair sorular soruldu, cevaplar arandı. Kurgunun geniş yelpazesinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu&rsquo;nun sunumunda dile getirdiği T&uuml;rkiye&rsquo;nin geleneksel &ldquo;k&ouml;pr&uuml; &uuml;lke&rdquo; tanımının artık yetersiz kaldığı konuşuldu. Dağlıoğlu, tezini şu s&ouml;zlerle ifade etti: &ldquo;T&uuml;rkiye sadece bir ge&ccedil;iş noktası değil, artık bir &lsquo;hub&rsquo;. B&ouml;lgede karar verici ve y&ouml;n verici bir merkez.&rdquo; </p> <h2><span>Palavralar &ccedil;ağında akıl ve ekonomi</span></h2> <p><em>Prof. Dr. Emre Alkin&rsquo;den keskin g&ouml;zlemler&nbsp;</em></p> <figure class="easyimage easyimage-align-left"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/200065f59ea5fa6fbdb7e0e4e533f5f17f06fa697413d7b2.jpg" /> <figcaption>Prof. Dr. Emre Alkin</figcaption> </figure> <p>Emre Alkin, ekonomi konuşurken yalnızca rakamları değil, insanı ve &ccedil;ağın ruhunu da hesaba katıyor. Konuşmasında d&uuml;nya ekonomisinden demokrasinin d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;ne, yapay zekadan gen&ccedil;liğin t&uuml;ketim alışkanlıklarına dek geniş bir yelpazede d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml;, g&uuml;ld&uuml;rd&uuml; ve zaman zaman da &ccedil;arpıcı ger&ccedil;eklerle katılımcıları derin d&uuml;ş&uuml;ncelere sevk etti. &nbsp;Topkapı &Uuml;niversitesi Rekt&ouml;r&uuml;, Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin &ldquo;Yeni D&uuml;nyada Ekonomi ve G&uuml;ncel Durum&rdquo; &nbsp;sunumunda &ldquo;Korkuyla y&ouml;netiyoruz d&uuml;nyayı&rdquo; dedi. Alkin&rsquo;e g&ouml;re, bilgi &ccedil;ağında en b&uuml;y&uuml;k tehdit, enformasyonun &ldquo;palavra&rdquo;ya d&ouml;n&uuml;şmesi. &ldquo;Pergeli doğru yere saplamazsak, hep birlikte sa&ccedil;malığın merkezinde birleşiriz&rdquo; uyarısında bulundu. Ekonomi alanında ise eleştirilerini sertleştirdi: &ldquo;Ben ne yaptığını bilen bir ekonomi y&ouml;netimi g&ouml;rmedim. Onlar da bilmiyor.&rdquo; &nbsp;Faiz politikaları, konut ve altına y&ouml;nelen yatırımlar, artan enflasyon ve d&uuml;şmeyen d&ouml;viz kuru, kısacası tablo karmaşık. &ldquo;Faizi artırmak iş insanını vurur&rdquo; diyen Alkin, &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n &uuml;retim ve beşeri sermayeden ge&ccedil;tiğini vurguladı. &nbsp;</p> <p>&ldquo;D&uuml;nyanın nereye gittiğini g&ouml;r&uuml;yor musunuz?&rdquo; sorusuna cevabı kendisi verdi: &ldquo;Akıl sağlığı d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k problemi.&rdquo; &nbsp;Son s&ouml;z ise etkileyici bir &ccedil;ağrıyla geldi: &ldquo;Herkesi memnun etmek imkansız. Bunu hayal ediyorsanız lider olmayın, dondurma satın.&rdquo;&nbsp;</p> <h2><span>Navigasyon ahlakı: Yapay zeka ne kadar etik?</span>&nbsp;</h2> <p><em>Alim K&uuml;&ccedil;&uuml;kpehlivan Başarsoft Y&ouml;netim Kurulu Başkanı, TOBB Yazılım Meclisi Yazılım İhracatı Komite Başkanı&nbsp;</em></p> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/4563d06cc1105875f4d3a7fa39b23f6a143d67edc702cb08.jpg" /> <figcaption>Alim K&uuml;&ccedil;&uuml;kpehlivan</figcaption> </figure> <p>&ldquo;T&uuml;rkiye&rsquo;de trafik kurallarına tam uyulmadığı i&ccedil;in haritalarda ve navigasyonda &ouml;zel &ccedil;&ouml;z&uuml;mler &uuml;retiyoruz. Ambulansları emniyet şeridi olan geniş yollara y&ouml;nlendiriyoruz.&rdquo; Bu paylaşımı zirvede &ldquo;Bağlantısallık&rdquo; konulu panelde konuşan Başarsoft Y&ouml;netim Kurulu Başkanı, TOBB Yazılım Meclisi Yazılım İhracatı Komite Başkanı Alim K&uuml;&ccedil;&uuml;kpehlivan yaptı. Bu sayede ambulans şof&ouml;rlerinin matematiksel olarak en kısa veya hızlı yolu değil, ilerleyebilecekleri yolu se&ccedil;melerini sağlıyorlar.&nbsp;</p> <p>Teknoloji, yapay zeka yazılımları konularında &ouml;nemli gelişmeler sağlandığını s&ouml;yleyen K&uuml;&ccedil;&uuml;kpehlivan, elde edilen nihai gelişimde bireylerin davranışlarının da bir o kadar belirleyici olduğunu anlattı. &ldquo;Belediye okul &ouml;n&uuml;ne &lsquo;tek y&ouml;n&rsquo; tabelası koymuş. Ancak &ccedil;ocuklarını okul bah&ccedil;esine kadar girip bir an evvel bırakmak isteyen veliler bu kurala uymuyorlar. Yolu inceleyen navigasyon yazılımı da bu yolu tek değil &ccedil;ift y&ouml;n olarak kabul ediyor ve sanal olarak tabelayı kaldırıyor. Yazılımı kullananlar ters y&ouml;ne girmiş oluyor&hellip;&rdquo; Yani yapay zeka t&uuml;m kullanıcılara &ldquo;ortalama kullanıcının ahlakı kadar&rdquo; destek sağlıyor&hellip;</p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/cumhurbaskanligi-yatirim-ve-finans-ofisi-baskani-burak-daglioglu-turkiye-artik-merkez-ulke">Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu: T&uuml;rkiye artık merkez &uuml;lke / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/axa-turkiye-ceo-su-yavuz-olken-mobilite-sigorta-sektoru-icin-ciddi-bir-buyume-potansiyeli">AXA T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su Yavuz &Ouml;lken: Mobilite sigorta sekt&ouml;r&uuml; i&ccedil;in ciddi bir b&uuml;y&uuml;me potansiyeli / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/safi-holding-yonetim-kurulu-baskani-hakan-safi-orta-koridor-limanlari-canlandiracak">Safi Holding Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Hakan Safi: Orta Koridor limanları canlandıracak / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/enterprise-turkiye-ceo-su-ozarslan-tangun-dunyadaki-1-5-milyar-arac-zamaninin-cogunu-otoparkta-geciriyor">Enterprise T&uuml;rkiye CEO&rsquo;su &Ouml;zarslan Tang&uuml;n: D&uuml;nyadaki 1,5 milyar ara&ccedil; zamanının &ccedil;oğunu otoparkta ge&ccedil;iriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/bmw-sadece-arac-degil-deneyim-gelistiriyor">BMW sadece ara&ccedil; değil, deneyim geliştiriyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/mobilite-yasami-nasil-donusturuyor">Mobilite yaşamı nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/oyun-yeniden-kuruluyor">Oyun yeniden kuruluyor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/surucusuz-donusum">S&uuml;r&uuml;c&uuml;s&uuml;z d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/otonom-firsat-mi-risk-mi">Otonom fırsat mı, risk mi? / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/gelecegin-akilli-sehirleri">Geleceğin akıllı şehirleri / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/pilin-kati-hali">Pilin katı hali / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/araclar-odeme-platformlarina-donusuyor">Ara&ccedil;lar &ouml;deme platformlarına d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/sotiris-tsoulos-hareketlilik-esitlik-demektir-hareketlilik-herkes-icindir">Sotiris Tsoulos: Hareketlilik eşitlik demektir, hareketlilik herkes i&ccedil;indir / Haber Detay - Tıkla Oku</a></p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/mobilitenin-gelecegi-her-sey-altust-2025-05-30-19-54-23.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/hukuk/fikri-mulkiyet-ve-muzik</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/hukuk/fikri-mulkiyet-ve-muzik</link>
      <category>Hukuk</category>
      <title>Fikri mülkiyet ve müzik</title>
      <description>Yedi notayla sınırsız yaratıcılık mümkün ama telif hakları olmadan bu üretim sürdürülemez. Yapay zekanın yükselişi ilham‑intihal sınırlarını ve fikri mülkiyet rejimini yeniden tanımlamayı zorunlu kılıyor.</description>
      <pubDate>Mon, 21 Apr 2025 10:14:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-04-21T10:14:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>M&uuml;zik, k&uuml;lt&uuml;rleri, dilleri ve kuşakları aşabilen evrensel bir ifade bi&ccedil;imidir. Antik &ccedil;ağlardan g&uuml;n&uuml;m&uuml;z dijital platformlarına kadar, m&uuml;zik her zaman duyguların, d&uuml;ş&uuml;ncelerin ve toplumsal hafızanın g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir taşıyıcısı olmuştur. Bu g&uuml;&ccedil;l&uuml; ifade bi&ccedil;iminin yaratılışında s&ouml;z yazarlarından bestecilere, yorumculardan ses m&uuml;hendislerine kadar bir&ccedil;ok kişinin emeği bulunmakta olup bu emeğin tanınması ve korunması ise fikri m&uuml;lkiyet hakları ya da yaygın adıyla telif hakları sayesinde m&uuml;mk&uuml;n olmaktadır.&nbsp;</p>

<p>Esasen telif hakkı yalnızca bir hukuki koruma değil; yaratıcılığı teşvik eden, k&uuml;lt&uuml;rel &uuml;retimi s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir kılan ve ortaya &ccedil;ıkan değerden toplumun da yararlanmasını sağlayan bir sistemdir. Bu dengenin kurulabilmesi i&ccedil;in m&uuml;zik eserinin &ouml;zg&uuml;n unsurlarının ve bunların hangi &ouml;l&ccedil;&uuml;de korunabileceğinin doğru değerlendirilmesi gerekir.&nbsp;</p>

<p>M&uuml;zik zaten doğası gereği etkileşimle gelişen bir sanat dalıdır; t&uuml;rler i&ccedil; i&ccedil;e ge&ccedil;er, geleneksel yapılar yeni yorumlarla d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Bu nedenle de ilham ile intihal arasındaki sınır, diğer sanat alanlarına kıyasla daha da belirsizdir. <a href="https://www.forbes.com.tr/makale/7-nota-ve-ozgunluk-ikilemi-muzik-eserlerinde-intihal-ve-esinlenmenin-sinirlari"><em>Yedi Nota </em>ve <em>&Ouml;zg&uuml;nl&uuml;k İkilemi: M&uuml;zikte İntihalin ve İlhamın Sınırları</em></a><i>&nbsp;</i>başlıklı makalemizde de değerlendirdiğimiz &uuml;zere, m&uuml;zik eserlerinde intihal değerlendirmesi bakımından melodik, ritmik, makamsal, armonik hususlarda olduk&ccedil;a y&uuml;ksek seviyede bir benzerlik aranmakta; &ldquo;anonim&rdquo; veya bir&ccedil;ok m&uuml;zik t&uuml;r&uuml; bakımından eserlerde ortak olabilecek unsurların ise ayrıştırıldığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. Dolayısıyla ortak yapıların sanatsal yaratıcılığı beslemesi teşvik edilirken, bu durumun başka bir sanat&ccedil;ının emeğini s&ouml;m&uuml;r&uuml;ye d&ouml;n&uuml;şmemesi i&ccedil;in hassas bir denge kurulmaktadır.&nbsp;</p>

<p>&Ouml;te yandan m&uuml;zik &uuml;retiminde yapay zekanın artan etkisi, telif hakları alanında yepyeni tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Yapay Zeka ve M&uuml;zik Sekt&ouml;r&uuml; başlıklı makalemizde de ele aldığımız &uuml;zere, 2023 yılında Heart on My Sleeve adlı par&ccedil;a, sekt&ouml;r a&ccedil;ısından &ouml;nemli bir kırılma noktası yaratmış ve bu olay yapay zeka ile &uuml;retilen i&ccedil;eriklerin sahipliğine ve hukuki stat&uuml;s&uuml;ne dair ciddi soru işaretlerini g&uuml;ndeme getirmiştir. Mevcut hukuk sistemleri, eserin insan emeği &uuml;zerine yaratılması gerektiği prensibi &uuml;zerine inşa edilmiş olduğundan; insan katkısının &ccedil;ok sınırlı olduğu bu gibi durumlarda, eser sahipliği, manevi haklar ve ihlal değerlendirmeleri bakımından belirsizlikler devam etmektedir.&nbsp;</p>

<p>2025 D&uuml;nya Fikri M&uuml;lkiyet G&uuml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n &ldquo;Fikri M&uuml;lkiyet ve M&uuml;zik: Fikri M&uuml;lkiyetin Ritmini Hisset&rdquo; teması, yaratıcılığın sınırlarını genişleten teknolojiyle birlikte, hukuk sistemlerinin de yeni ritimleri yakalaması gerektiğini vurgulamaktadır. Fikri m&uuml;lkiyet hukuku da bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;n nabzını tutmalı ve sanatın geleceğini g&uuml;vence altına almalıdır.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/fikri-mulkiyet-ve-muzik-2025-04-21-13-38-53.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-next/mobilitenin-gelecegini-masaya-yatiracak-zirve</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-next/mobilitenin-gelecegini-masaya-yatiracak-zirve</link>
      <category>Forbes Next</category>
      <title>Mobilitenin geleceğini masaya yatıracak zirve</title>
      <description>14 Mayıs’ta Raffles İstanbul’da düzenlenecek mobilitenin geleceği zirvesi, sektörün öncü isimlerini İstanbul’da bir araya getirecek. Elektrifikasyon, bağlantılı araçlar, akıllı ulaşım, otonom ve elektrikli araçlarda sigorta gibi konuların ele alınacağı zirvede mobilitenin çevresel, ekonomik ve toplumsal etkileri tüm boyutlarıyla ele alınacak.</description>
      <pubDate>Sat, 05 Apr 2025 05:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-04-05T05:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes T&uuml;rkiye ve S&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir Mobilite İnisiyatifi (SMİ) iş birliğiyle 14 Mayıs&rsquo;ta Raffles İstanbul&rsquo;da d&uuml;zenlenecek olan 1. Mobilitenin Geleceği Zirvesi, sekt&ouml;r liderlerini, vizyonerleri ve teknoloji &ouml;nc&uuml;lerini buluşturacak. Zirvede mobilitenin geleceği t&uuml;m boyutlarıyla ele alınırken mobiliteye ilişkin bilinen ger&ccedil;ekler de farklı bakış a&ccedil;ılarıyla masaya yatırılacak. &Ccedil;evresel, ekonomik ve toplumsal etkileriyle b&uuml;y&uuml;k bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml; tartışmaya a&ccedil;acak olan zirvede yeni d&uuml;nyada otomotiv, akıllı ulaşım, elektrifikasyon gibi g&uuml;ncel konular d&uuml;zenlenecek panellerde her boyutuyla ele alınacak.</p>

<h2>&quot;Mobilite yepyeni bir ekonomik d&uuml;zen oluşturuyor&quot;</h2>

<p>Forbes T&uuml;rkiye Medya Grup Başkanı Ayşe Bur&ccedil;ak G&uuml;ven, iş d&uuml;nyasının geleceğini şekillendiren en kritik konulara ışık tutmayı misyon edindiklerini vurgulayarak, zirveye ilişkin şunları s&ouml;yl&uuml;yor:</p>

<p>&ldquo;Mobilite bug&uuml;n yalnızca otomotiv sekt&ouml;r&uuml;n&uuml; değil, s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir şehirlerden enerji y&ouml;netimine, dijital d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mden lojistiğe kadar bir&ccedil;ok alanı etkileyen devrim&nbsp;niteliğinde bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m s&uuml;recinde. SMİ iş birliğiyle d&uuml;zenleyeceğimiz zirvede bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mde s&ouml;z sahibi olan liderleri, yenilik&ccedil;i &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri ve ileri g&ouml;r&uuml;şl&uuml; vizyonları bir araya getirerek, T&uuml;rkiye&rsquo;de mobilitenin geleceğini şekillendirecek bir platform yaratmayı ama&ccedil;lıyoruz. İş d&uuml;nyasının, yatırımcıların ve karar alıcıların geleceğe nasıl hazırlanması gerektiğini burada tartışacağız. İlkini ger&ccedil;ekleştireceğimiz bu zirveyi, ilerleyen yıllarda uluslararası boyutta &ouml;nemli bir etkinlik haline getirerek, global &ouml;l&ccedil;ekte etki yaratmayı hedefliyoruz. Devrim niteliğinde bir s&uuml;re&ccedil;ten ge&ccedil;tiğimiz ve &ccedil;ok sayıda sekt&ouml;r&uuml;, toplam iş yapış şekillerini değiştiren bu d&ouml;nemi anlamak, doğru pozisyon almak ve etkin stratejiler kurgulamak isteyen t&uuml;m iş d&uuml;nyası liderlerini zirvemize bekliyoruz.&rdquo;</p>

<h2>&quot;Mobilite hayatın her şeyi&quot;</h2>

<p>Zirveye başkanlık edecek SMİ&nbsp;Kurucu Başkanı Hakan Doğu mobilitenin hayatın her şeyi olduğuna dikkat &ccedil;ekerek, &ldquo;Mobilite olmazsa hayat yok. Her şeyden &ouml;nce başlangıcında ihtiya&ccedil;lar silsilesi var. Bunları karşılayabilmek i&ccedil;in mobilitenin son derece kolay bir şekilde yapılması gerekiyor&rdquo; diyor. Değişen d&uuml;nyada trendlerin değiştiğini, bunlardan bizi en &ccedil;ok etkileyenlerden birisinin de dijitalleşme olduğunu belirten Doğu, &ldquo;Dijitalleşmenin getirmiş olduğu etkenlerle birlikte hayatımız da değişmeye başlıyor. Tabii bunun bir de otomotiv d&uuml;nyasına etkileri var. Otomotivde &uuml;&ccedil; ana trend var: Elektrikleşme, otonomlaşma ve bağlantılı ara&ccedil;lar. Biz bu konuda bir ilerleme sağlayabilmek istiyorsak hem T&uuml;rkiye hem de sekt&ouml;r olarak &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k işler yapmamız lazım. Hayatımızın normal akışında dijital d&uuml;nyaya bağlanmak i&ccedil;in tek ara y&uuml;z&uuml;m&uuml;z telefondu. Artık aracımızla da d&uuml;nyaya bağlanabiliyoruz. Mesela Tesla&rsquo;yı d&ouml;rt tekerlekli bir cep telefonu gibi d&uuml;ş&uuml;nebilirsiniz&rdquo; diyor.</p>

<p>Doğu, Forbes T&uuml;rkiye ile g&uuml;&ccedil;lerini bu zirvede buluşturmanın nedenlerini ise &ldquo;Değişen d&uuml;nyada bu trendleri anlamak, &ccedil;&ouml;zmek ve bunlara g&ouml;re de T&uuml;rkiye&rsquo;yi anlamak i&ccedil;in &ccedil;orbada tuzumuz bulunsun istedik&rdquo; s&ouml;zleriyle anlatıyor. Mobilitenin artık enerji, teknoloji, &ccedil;evre ve ekonomi ile doğrudan bağlantılı dev bir ekosistem olduğunu vurgulayan Doğu, &ldquo;Şehirlerdeki trafik yoğunluğunu azaltma, &ccedil;evresel etkileri minimize etme ve daha s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir bir ulaşım ekosistemi yaratma potansiyeliyle dikkat &ccedil;eken MaaS (Mobility as a Service - Mobilite Hizmeti), bu ekosistemin merkezinde yer alarak bireylere hızlı, esnek ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir ulaşım imkanı sunarken şehirlerin geleceğini de yeniden şekillendiriyor. Geleceğin şehirleri, elektrifikasyon, yapay zeka ve dijitalleşmeyle şekillenecek. Bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me ayak uyduramayan &uuml;lkeler ve şirketler, b&uuml;y&uuml;k bir kırılmayla karşı karşıya kalacak. T&uuml;rkiye&rsquo;nin bu d&ouml;n&uuml;ş&uuml;mde geride kalmaması i&ccedil;in şimdi harekete ge&ccedil;memiz gerekiyor. Bu zirve bir başlangı&ccedil;. Mobilitenin gelişimi i&ccedil;in atılacak her adım mevcut d&uuml;zeni k&ouml;kten değiştirme potansiyeline sahip&rdquo; diyor.</p>

<h2>&quot;Jeopolitik bloklar geleceği belirleyecek&quot;</h2>

<p>Zirvede d&uuml;zenlenecek panellerle katılımcılara ilham verici bir deneyim yaşatacaklarını s&ouml;yleyen Doğu, tartışılacak konuları ş&ouml;yle &ouml;zetliyor:</p>

<p>&ldquo;Konulardan ilki işin jeopolitiği. Mesela 2026&rsquo;dan itibaren ABD&rsquo;de &uuml;retilecek ara&ccedil;larda &Ccedil;in komponenti veya yazılımı yasaklandı. Kendimizi doğru pozisyonlandırmak i&ccedil;in &ouml;nce jeopolitiği iyi anlamalıyız. Ara&ccedil;lar otonomlaştık&ccedil;a tamiri zorlaşıyor. Yani sigorta da artık &ccedil;ok &ouml;nemli bir fakt&ouml;r. Başka bir panelde ele alacağımız bağlantılı ara&ccedil;lar bize yepyeni kapılar a&ccedil;arken &ccedil;ok başarılı girişimler yaratma fırsatı sunuyor. Ayrıca akıllı şehirleri de ele alacağız. Bir sonraki konumuz ise elektrikleşme. 35 milyar dolarlık ihracat yapan otomotiv sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n kendisini iyi konumlandırması lazım. Bu işten ekmek yiyen binlerce insan var ve T&uuml;rkiye&rsquo;de rekabet&ccedil;i olduğunuz en &ouml;nemli sekt&ouml;rlerden biri. Bug&uuml;n y&uuml;zde 45 - 50 olan yerlilik oranlarının elektrikli ara&ccedil;larda y&uuml;zde 20 - 25&rsquo;lere d&uuml;şme riski var. Dolayısıyla &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir katma değer kaybı s&ouml;z konusu.&rdquo;</p>

<p>&ldquo;Akıllı Ulaşım&rdquo; panelinin moderat&ouml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; yapacak Otoplus Y&ouml;netici Ortağı Sinan &Ouml;zk&ouml;k ise d&uuml;nya genelinde şehirlerin artan trafik yoğunluğu, hava kirliliği ve verimsiz ulaşım sistemleriyle m&uuml;cadele ettiğini s&ouml;yl&uuml;yor: &ldquo;K&uuml;resel emisyonların y&uuml;zde 70&rsquo;inden fazlası kentlerde oluşuyor. Artan n&uuml;fusa paralel gelişen trafik &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri en &ouml;nemli konulardan biri olacak. Biz de bu zirvede akıllı ulaşım<br />
&ccedil;&ouml;z&uuml;mlerinin geleceğin mobilitesine nasıl katkı sağlayacağını g&ouml;receğiz.&rdquo;</p>

<h2>End&uuml;strilerin kesişim noktası: Mobilite</h2>

<p>Mobilite ekosisteminin t&uuml;m paydaşlarının zirvede bir araya geleceğini s&ouml;yleyen Zirve Koordinat&ouml;r&uuml; Halit Bolkan ise ş&ouml;yle konuşuyor: &ldquo;Elektrikli ara&ccedil;lardan otonom sistemlere, akıllı şehirlerden bağlantılı ulaşım &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerine kadar pek &ccedil;ok başlık, yalnızca teknoloji &uuml;reticilerini değil sigorta, finans, enerji ve kamu sekt&ouml;rlerini de doğrudan ilgilendiriyor. Artık mobiliteyi, end&uuml;strilerin kesişim noktası olarak ele alıyoruz.&rdquo;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/mobilitenin-gelecegini-masaya-yatiracak-zirve-2025-04-24-16-30-53.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/gastronomi/culinary-forum-3-kez-xperience-temasiyla-gerceklesti</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/gastronomi/culinary-forum-3-kez-xperience-temasiyla-gerceklesti</link>
      <category>Gastronomi</category>
      <title>Culinary Forum, 3. kez “XPERIENCE” temasıyla gerçekleşti</title>
      <description>Taste Atlas’a göre 2024- 2025 yılı dünyanın en iyi 100 mutfağını sıralamasında Türk mutfağı, 6’ıncı sıraya yerleşti. Türk mutfak kültü­rünü dünyaya yaymak konusunda en büyük görev şef­lere düşüyor.</description>
      <pubDate>Tue, 25 Mar 2025 11:21:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-03-25T11:21:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rk mutfağının ve mutfak k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml;n hem &uuml;lke genelinde hem d&uuml;nyada tanınırlığını artırmak hem de gastronomi sekt&ouml;r&uuml;n&uuml;n geleceğine eğitim ve yenilik&ccedil;i fikirlerle y&ouml;n vermek amacıyla d&uuml;zenlenen Culinary Forum, 3. kez &ldquo;XPERIENCE&rdquo; temasıyla Antalya Nirvana Cosmopolitan Hotel&#39;de ger&ccedil;ekleşti.</p> <p>Etkinlikte T&uuml;rkiye&rsquo;nin d&ouml;rt bir yanındaki 57 &uuml;niversiteden yaklaşık 4 bin 500 gastronomi ve aş&ccedil;ılık &ouml;ğrencisi ile horeca sekt&ouml;r liderleri, şefler, gastronomi uzmanları ve 163 akademisyen organizasyonda bir araya geldi.</p> <p>Gastronomide yeni trendler, lezzet ekonomisi, inovasyon, geleceğin men&uuml;leri, men&uuml;lerde yerel &uuml;r&uuml;nlerin y&uuml;kselişi, yemek k&uuml;lt&uuml;r&uuml; araştırmalarında etnografik y&ouml;ntemin kullanımı gibi gastronominin geleceğine y&ouml;n verecek konu başlıkları ele alındı.</p> <h2>İtalya ihracatının y&uuml;zde 28&rsquo;i gastronomiden</h2> <p>Culinary Forum&rsquo;un Kurucu Ortağı, Big Chefs Mutfak Koordinat&ouml;r&uuml; Şef Murat Aslan, d&uuml;nyada en fazla lokal mutfağa sahip &uuml;lkenin ve d&uuml;nyanın en b&uuml;y&uuml;k &uuml;reticilerinden birinin İtalya olduğunu s&ouml;yleyerek İtalya ihracatının y&uuml;zde 28&rsquo;inin gastronomiden geldiğinin altını &ccedil;izdi.</p> <figure class="easyimage my-custom-full-class"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/f303ab236cac9043ce8d4080b2c811ea6cdb9eab00fef4cc.JPG" /> <figcaption>Etkinliğe Michelin yıldızlı şefler katıldı</figcaption> </figure> <p>T&uuml;rk gastronomisinin tanıtılması ve &uuml;lkemizdeki gıda ihracatının artması i&ccedil;in mezun olduktan sonra yurtdışında &ccedil;alışan gastronomi &ouml;ğrencilerinin T&uuml;rk &uuml;r&uuml;nlerini yurt dışında da tanıtmasının &ouml;nemli olduğunu vurgulayan Arslan, 2021&rsquo;de 5.1 milyar dolar olan gastronomi turizmi gelirinin 2024&rsquo;de 18 milyar dolara ulaştını ifade ederek 2025 hedefinin 25 milyar dolar olduğunu s&ouml;yledi.&nbsp;</p> <h2>&Ouml;ğrenci sayısı 65 bine y&uuml;kseldi</h2> <p>T&uuml;rkiye&#39;de tescillenmiş 1658 coğrafi &uuml;r&uuml;n bulunduğuna dikkat &ccedil;eken Murat Aslan s&ouml;zlerini ş&ouml;yle s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;: &ldquo;Bundan 20 sene &ouml;nceye baktığımızda şefler &ccedil;ok daha fazla yurt dışına gitmeye başladı. 2015 yılında 28 olan Gastronomi ve Mutfak Sanatları b&ouml;l&uuml;m&uuml; olan &uuml;niversite sayısı, 2024 yılında y&uuml;zde 379 artarak 113&rsquo;e, &ouml;ğrenci sayısı 65 bine y&uuml;kseldi. D&uuml;nya mutfaklarında &ccedil;alışan gen&ccedil; şeflerimiz yeni &uuml;r&uuml;nler, &ouml;zel re&ccedil;etelerle b&ouml;lgenin tanıtımını &uuml;stlenebilir, gastronomi ihracatımızı artırabilir&rsquo;&rsquo;.</p> <h2>Gastronomi turisti 259, normal turist 171 dolar harcıyor</h2> <p>Gastronomi odaklı turistlerin daha y&uuml;ksek harcama eğiliminde olduğunu ifade eden Aslan, &lsquo;&rsquo;Araştırmalara g&ouml;re gastronomi turistleri ortalama 945 doların 259 dolarını yeme-i&ccedil;me, normal turistler ise 837 doların 171 dolarını yeme-i&ccedil;me i&ccedil;in harcıyor. D&uuml;nya Turizm &Ouml;rg&uuml;t&uuml;&rsquo;ne (UNWTO) g&ouml;re, l&uuml;ks turistler gastronomi deneyimlerine ortalama bir turistten y&uuml;zde 25-35 daha fazla para harcıyor. G&uuml;nl&uuml;k harcamaları 415 dolar civarında. Turist, 3 g&uuml;nl&uuml;k gastronomi turu yapacağım deyip Gaziantep&rsquo;e geliyorsa o zaman biz kazanmış sayılıyoruz&rsquo;&rsquo; diye konuştu.</p> <h2>Gamze Cizreli: &ldquo;2025&rsquo;de T&uuml;rk mutfağı y&uuml;kselişte&rdquo;</h2> <figure class="easyimage easyimage-align-right"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/6420caf17c54d26f7eb90828c8978c539261ff8714255b6b.JPG" /> <figcaption>Gamze Cizreli</figcaption> </figure> <p>Organizasyonda konuşan BigChefs Kurucusu ve Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Gamze Cizreli&rsquo;ye g&ouml;re 2025&rsquo;e y&ouml;n verecek gastronomi trendleri:</p> <p>📌 İ&ccedil;erisinde kitap&ccedil;ı, &ccedil;i&ccedil;ek&ccedil;i gibi farklı konseptleri bir araya getiren mekanlar y&uuml;kselişe ge&ccedil;ecek.<br /> 📌 2025&rsquo;de sokak lezzetleri daha &uuml;st segmentte servis edilecek. Haute Cuisine Street Food y&uuml;kselişe ge&ccedil;iyor.<br /> 📌 K&ouml;klere d&ouml;n&uuml;ş, &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nem daha baskın olacak.<br /> 📌 T&uuml;rk mutfağı ve Hong Kong barbek&uuml;s&uuml;, Doğu yine y&uuml;kselişte olacak.<br /> 📌 G&uuml;neydoğu Asya; Malezya, Filipinler, Endonezya, Tayland, Hong Kong, Singapur inanılmaz b&uuml;y&uuml;yen pazarlar.<br /> 📌 Fıstıklı i&ccedil;ecekler, sebze cipsleri trendi y&uuml;kselen gıdalar arasında.</p> <p>Etkinliğe Michelin yıldızlı restoranların şefleri Buğra &Ouml;zdemir, Bahtiyar B&uuml;y&uuml;kduman, Mevl&uuml;t &Ouml;zkaya, Emrah Orak ile Kilit Group YK&Uuml; Tolga Kilit, Bonna Porselen GM Erbil Aşkan, UFS GM Yılmaz Tokg&ouml;z, Doğuş Yeme İ&ccedil;me ve Perakende Grup Şefi Vedat Demir, Four Seasons Executive Şefi &Ouml;zg&uuml;r &Uuml;st&uuml;n gibi isimler katıldı.<br /> &nbsp;</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/culinary-forum-3-kez-xperience-temasiyla-gerceklesti-2025-03-25-14-27-21.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-turkiye-girisim-50-arastirmasi-basladi</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-turkiye-girisim-50-arastirmasi-basladi</link>
      <category>Forbes Türkiye En Başarılı Girişimler</category>
      <title>Forbes Türkiye Girişim 50 araştırması başladı</title>
      <description>Forbes Türkiye’nin geleceğin en başarılı girişimlerini sıralayacağı Girişim 50 araştırması başladı. Türkiye’de kurulmalarının üzerinden en az bir yıl geçen girişimlerin dahil olacağı araştırmada, şirketler aşağıda yer alan bilgilerden yararlanarak hesaplanacak endeks puanına göre sıralanacak.</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jan 2025 10:35:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-01-01T10:35:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin geleceğin en başarılı girişimlerini sıralayacağı Girişim 50 araştırması başladı. T&uuml;rkiye&rsquo;de kurulmalarının &uuml;zerinden en az bir yıl ge&ccedil;en girişimlerin dahil olacağı araştırmada, şirketler aşağıda yer alan bilgilerden yararlanarak hesaplanacak endeks puanına g&ouml;re sıralanacak.&nbsp;</p>

<p>Değerlemesi milyar doları aşan girişimler araştırmaya dahil değildir.</p>

<p>Şirketin piyasa değerlemesi, b&uuml;y&uuml;me oranı ve ciro bilgileri, endeks puanı hesaplanırken kullanılacak ancak bu bilgiler, Forbes&rsquo;ta gizli kalacak, yayınlanmayacak ve kamuoyuna a&ccedil;ıklanmayacak.</p>

<p>Araştırmaya katılmak i&ccedil;in yanıtlarınızı en ge&ccedil; 16 Ocak 2025 tarihine kadar iletmenizi rica ederiz.</p>

<p>Anketi yanıtladıktan şirketin kurucu ve y&ouml;neticilerinin y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kte bir fotoğrafını da forbesdijital.tr@gmail.com adresine iletebilirsiniz.</p>

<p>Katılımınız i&ccedil;in teşekk&uuml;rler.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-turkiye-girisim-50-arastirmasi-basladi-2025-01-31-13-37-37.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-turkiye-girisim-50-en-hizli-buyuyen-startup-lar</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/forbes-turkiye-en-basarili-girisimler/forbes-turkiye-girisim-50-en-hizli-buyuyen-startup-lar</link>
      <category>Forbes Türkiye En Başarılı Girişimler</category>
      <title>Forbes Türkiye Girişim 50: Türkiye'nin en başarılı girişimleri</title>
      <description>Forbes Türkiye'nin girişimcilik ekosistemine ışık tutan Girişim 50 araştırması tamamlandı. Girişim 50’de yer alan şirketlerin toplam değerlemesi 4 milyar dolar, aldıkları toplam yatırım ise 788 milyon dolar. 50 şirket toplamda 7 bin 362 kişiye istihdam sağlıyor.</description>
      <pubDate>Fri, 31 Jan 2025 08:22:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2025-01-31T08:22:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin girişimcilik ekosisteminin en prestijli araştırmalarından biri olan Girişim 50 Endeksi, geleceğin unicorn adaylarıyla ve en &ccedil;ok değer kazanacak şirketlerini belirlemeyi hedefliyor. İlkini 2019&rsquo;da a&ccedil;ıkladığımız Girişim 50 araştırmasında girişimler finansal performansları, b&uuml;y&uuml;me oranları ve aldıkları toplam yatırım gibi kriterlere g&ouml;re bir endeks oluşturularak değerlendiriliyor. Girişim ekosisteminin &ouml;nde gelen isimleri ile &ouml;zel sermaye ve risk sermayesi fonlarının y&ouml;neticilerinin &ouml;nerdiklerinin yanı sıra, başvuru linki &uuml;zerinden kendisi katılanlarla birlikte bu yıl araştırmaya 200&rsquo;e yakın şirket dahil oldu.&nbsp;</p> <h2>T&uuml;rk girişimciliği yeniden y&uuml;kseliyor</h2> <p><br /> Deprem ve se&ccedil;imlerin g&ouml;lgesinde ge&ccedil;en zorlu 2023 sonrası T&uuml;rk girişimcilik ekosistemi 2024 yılında fintech ve mobil oyun sekt&ouml;rlerinin &ouml;nc&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nde hızlı bir toparlanma yaşadı. Startup Watch verilerine g&ouml;re 2023 yılında, pandemi &ouml;ncesine kıyasla 12 kat b&uuml;y&uuml;me kaydedilirken, toplamda 1,1 milyar dolarlık yatırım ger&ccedil;ekleştirildi. İşlem sayısı y&uuml;zde 31 artarak 469&rsquo;a ulaşırken, 2024 yılı halka arzlar, satın almalar ve &ccedil;ıkışlar a&ccedil;ısından &ldquo;fırsatlar yılı&rdquo; oldu.</p> <h2>Yatırım dalgası&nbsp;</h2> <p><br /> Forbes Girişim 50&rsquo;nin zirvesi, yakın bir zamanda T&uuml;rkiye&rsquo;den &ccedil;ıkacak yeni unicornların ağırlıklı olarak fintek sekt&ouml;r&uuml;nden olacağına işaret ediyor. Girişim ekosistemi, 2023&rsquo;te yaşanan zorlukların ardından, fintech ve mobil oyun alanlarındaki hareketlilikle yeniden canlanmaya başladı. 2023 yılında oyun sekt&ouml;r&uuml; 22 b&uuml;y&uuml;k yatırıma imza attı. Ge&ccedil;tiğimiz yılda dikkat &ccedil;eken b&uuml;y&uuml;k işlemler arasında, Kazak fintek devi Kaspi.kz&rsquo;in Hepsiburada&rsquo;nın y&uuml;zde 65,4&#39;l&uuml;k hissesini 1,1 milyar dolara satın alması en &ccedil;ok konuşulan işlemlerden biri oldu. 2012 yılında kurulan yerli girişim Obilet&rsquo;in &ccedil;oğunluk hisseleri Fransız BlaBlaCar&rsquo;a devredildi ve Paynet, Iyzico tarafından 87 milyon dolara satın alındı. Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin aralık ayı kapak haberinde yer verdiği Insider, 500 milyon dolarlık dev bir yatırım aldı.</p> <h2>Girişim 50 Listesinin Liderleri</h2> <p><br /> Girişim 50 araştırmasında T&uuml;rkiye&rsquo;de ofisi bulunan, kurulmasının &uuml;zerinden en az bir yıl ge&ccedil;miş ve yatırım almış girişimler değerlendirildi. Listenin zirvesinde, 2012 yılında kurulan ve dijital banka lisansı da alan Colendi yer alıyor. Onu yenilik&ccedil;i finansal teknolojiler alanında hizmet veren DgPays ve bireysel yatırımcılara hizmet veren Midas takip etti.</p> <h2>Şirketlerin toplam değeri 4 milyar dolar</h2> <p>Girişim 50&rsquo;de yer alan şirketlerin toplam değerlemesi 4 milyar dolar, aldıkları toplam yatırım ise 788 milyon dolar. 50 şirket toplamda 7 bin 362 kişiye istihdam sağlıyor. Bu&nbsp;listede yer almayı başaran girişimler yakın gelecekte y&uuml;ksek değerlemelere ulaşacak ve &ouml;nemli &ccedil;ıkış hik&acirc;yelerine imza atacak.</p> <h2><br /> Forbes Girişim 2025 Listesi İlk 5:</h2> <p><strong>Erkan Kızılocak&#39;ın haberi</strong></p> <h2><span>1. Colendi</span></h2> <p>Endeks Puanı: 72,41<br /> Kurucu: <u>B&uuml;lent Tekmen</u>,&nbsp;Mihriban Ersin Tekmen&nbsp;<br /> Faaliyet Alanı: Finansal Teknoloji</p> <figure class="easyimage my-custom-full-class"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/a2f360a94a60d4cf83a8c13af42fe44d2044f48d825e7f82.jpg" /> <figcaption></figcaption> </figure> <p>Colendi, Forbes T&uuml;rkiye&rsquo;nin 2019&rsquo;da yayınladığı Girişim 50 araştırmasında 8&rsquo;inci sırada yer almıştı. Birinci sırada Hande &Ccedil;ilingir&rsquo;in kurucusu ve CEO&rsquo;su olduğu Insider vardı. Insider birka&ccedil; sene sonra unicorn oldu. Şimdi Girişim 50&rsquo;nin zirvesinde Colendi var ve unicorn olmasına ramak kaldığını tahmin etmek zor değil. B&uuml;lent Tekmen&rsquo;in 2012&rsquo;de İninal kartıyla başladığı &ouml;deme altyapısı işini &uuml;&ccedil; yıl sonra satarak kurduğu Colendi, T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k finteklerinden biri. Tekmen Colendi&rsquo;yi &ldquo;merkezi olmayan kredi derecelendirme ve mikrokredi hizmeti&rdquo; olarak tanımlıyor.</p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/ilk-bankaci-fintek-colendibank" target="_blank">İlk bankacı fintek: Colendibank</a></p> <p>Colendi bir ceşit finansal pasaport yaratıyor ve bu pasaportun b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada ge&ccedil;erli olacağını savunuyor. M&uuml;şteriler, Colendi ID adı verilen skor sistemiyle telefonlarına indirdikleri bir uygulama sayesinde &uuml;ye iş yerlerinde bankaya gerek kalmadan hizmet alabiliyor. Aradaki teknolojiyi sağlayan Colendi ise &uuml;ye iş yerlerinin ya da şahısların yapacağı her sorgulamadan alacağı &ldquo;token&rdquo;larla para kazanıyor. Ge&ccedil;en yılın sonundaki Seri B turunda yatırımcıları arasında Migros, Citi Ventures, Sepil Ventures, Re-Pie Portf&ouml;y, Finberg ve Hedef Holding yer alıyordu Hem yatay hem de dikey satın almalarla b&uuml;y&uuml;meyi hedefleyen şirketin g&ouml;z&uuml; Avrupa, K&ouml;rfez ve Suudi Arabistan&rsquo;daki fırsatlarda.&nbsp;</p> <h2><span>2. Dgpays</span></h2> <p>Endeks Puanı: 56,50<br /> Kurucu: <u>Serkan &Ouml;merbeyoğlu</u>, Hasan Kaya, Devrim Karaaslanlı<br /> Faaliyet Alanı: Finansal Teknoloji</p> <figure class="easyimage my-custom-full-class"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/13ce1fc1204e071eb334106cc2460647493cdd922bb8754a.jpg" /> <figcaption></figcaption> </figure> <p>Adı son kullanıcıya hizmet veren fintekler kadar duyulmasa da Dgpays, B2B tarafında T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k &ouml;deme sistemleri şirketlerinden. Dgpays, &ccedil;oğunluğu banka ve finteklerden oluşan m&uuml;şterilerine finansal teknoloji altyapı hizmeti veriyor. 2017&rsquo;de kurulan Dgpays kimseye kredi vermiyor ya da son kullanıcılara para transferi hizmeti ger&ccedil;ekleştirmiyor ancak b&uuml;t&uuml;n finansal işlemlerin yapılabilmesi i&ccedil;in teknoloji sağlıyor. T&uuml;rkiye&rsquo;deki 55 milyonu aşkın banka ve kredi kartı, 25 binden fazla ATM ve 160 bine yakın &uuml;ye iş yerinde, Dgpays&rsquo;in geliştirdiği teknolojik altyapı var. İştiraki olan ZUBİZU ile mobil sadakat altyapısı sunan şirket, 2022 yılında elektronik para lisansı da aldı. T&uuml;rkiye dışında Dubai ve Taşkent&rsquo;te ofisleri var.&nbsp;&nbsp;</p> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/fintek-bahari?search=Dgpays" target="_blank">Fintek Baharı</a></p> <p>Dgpays&rsquo;in kurucusu ve CEO&rsquo;su Serkan &Ouml;merbeyoğlu, &ldquo;Dgpays bir teknoloji şirketi&rdquo; diyor. Şirket banka ve finans sekt&ouml;r&uuml; dışında telekom, belediyeler, elektronik para kuruluşları, toplu taşıma operat&ouml;rleri ve s&uuml;permarket zincirlerine değin 50&rsquo;yi aşkın kuruluşa da finansal teknoloji altyapısı sağlıyor. Kart &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri, ATM &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri, ulaşım &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri, sigorta da i&ccedil;inde olmak &uuml;zere finansal servis teknolojileri, &uuml;ye işyeri &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri ve sadakat sistemleri gibi hizmet ve &ccedil;&ouml;z&uuml;mler sunan şirketin; A101, Akbank, Denizbank, Belbim, Getir, Edenred, İninal, Iyzico, Martı, Paycell, PTT, İş Bankası ve T&uuml;vT&uuml;rk&rsquo;&uuml;n de aralarında bulunduğu &ccedil;ok sayıda m&uuml;şterisi var.</p> <h2><span>3. Midas</span></h2> <p>Endeks Puanı:&nbsp;38,19<br /> Kurucu:&nbsp;<u>Egem Eraslan</u>&nbsp;<br /> Faaliyet Alanı:&nbsp;Finansal Teknoloji</p> <figure class="easyimage my-custom-full-class"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/d29ad2f94cbf73a6be7fe4bb00aba3dd7afbc4bbbb08cacd.jpg" /> <figcaption></figcaption> </figure> <p>Midas ge&ccedil;en yıl aldığı 45 milyon dolarlık Seri A yatırımıyla T&uuml;rkiye&rsquo;nin en y&uuml;ksek erken aşama yatırımını alan finansal teknoloji şirketi oldu. Kurucusu Egem Eraslan reg&uuml;le bir piyasada yenilik&ccedil;i teknolojisiyle başarı g&ouml;steren girişimi i&ccedil;in &ldquo;Bizim işin imkansızlığı yordu beni&rdquo; diyor. &Uuml;&ccedil; milyon kullanıcı sayısına ulaştığına bakılırsa Eraslan&rsquo;ın bu &lsquo;imkansız&rsquo; s&uuml;reci iyi y&ouml;nettiği s&ouml;ylenebilir.&nbsp;</p> <p>Midas son olarak ge&ccedil;en yıl uygulamasına kripto alım-satım se&ccedil;eneği Midas Kripto&rsquo;yu ekledi. Midas Kripto ile birlikte kullanıcılar, kripto para alıp satabiliyor. Sistemde Bitcoin, Ethereum, Tether, Solana, Ripple, Dogecoin ve Cardano gibi olduk&ccedil;a pop&uuml;ler kripto varlıklar yer alıyor.</p> <h2><span>4. Sipay</span></h2> <p>Endeks Puanı: 33,35<br /> Kurucu: <u>Nezih Sipahioğlu</u><br /> Faaliyet Alanı: Finansal Teknoloji</p> <figure class="easyimage my-custom-full-class"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/81c299b250a81eda5f47e43db785ce20d0127c27edbf3940.JPG" /> <figcaption></figcaption> </figure> <p>Nezih Sipahioğlu, Londra&rsquo;da işletme ve finans y&ouml;netimi alanında eğitim alıp T&uuml;rkiye&rsquo;ye d&ouml;nd&uuml;kten sonra bir s&uuml;re girişimcilere yurt dışında şirket kurma, globalleşme ve kurumsallaşma alanlarında danışmanlık yaptı. O sırada finans teknolojilerinin ve &ouml;deme sistemlerinin hızlı bir y&uuml;kselişte olduğunu g&ouml;rerek 2019 yılında <a href="https://www.forbes.com.tr/makale/15-milyon-dolar-yatirim-alan-yerli-fintech-sipay-hesapkurdu-ve-koalay-i-satin-aldi" target="_blank">Sipay</a>&rsquo;i kurdu. Kurulduğundan bu yana y&uuml;zde 6 binden fazla b&uuml;y&uuml;me g&ouml;steren Sipay bir &ouml;deme sistemleri şirketi.</p> <p>&Uuml;&ccedil; temel bacağı var; bunlardan ilki &lsquo;Kartlı Tahsilat Sistemleri&rsquo;. Bu Sanal POS ve Fiziki POS olarak ikiye ayrılıyor. Bir diğeri ise bireysel m&uuml;şteriler i&ccedil;in sunulan &lsquo;Sipay Mobil&rsquo;. Sonuncusu da &lsquo;Sipay As A Service&rsquo;. Sipay, perakende işletmeler i&ccedil;in gelişmiş POS altyapısı ve e-ticaret şirketleri i&ccedil;in kapsamlı Sanal POS hizmeti veriyor. Bunun yanında entegrasyon gerektirmeyen Sipay Link sayesinde her satış kanalından kredi kartı, banka kartı veya dijital c&uuml;zdan ile hızlı, g&uuml;venli ve zahmetsiz &ouml;deme alma imkanı da sunuyor. Sipay ge&ccedil;en yılki ilk turunda 15 milyon dolar yatırım aldı. Alınan yatırım, şirketin &uuml;r&uuml;n gamını genişletmesi, inovatif &ccedil;&ouml;z&uuml;mler geliştirmesi, yeni pazarlara a&ccedil;ılması ve global g&uuml;c&uuml;n&uuml; daha da artırması i&ccedil;in kullanılacak.</p> <h2><span>5. Param</span></h2> <p>Endeks Puanı: 31,36<br /> Kurucu: <u>Emin Can Yılmaz</u>, Mustafa Serhan Yılmaz<br /> Faaliyet Alanı: Finansal Teknoloji&nbsp;</p> <figure class="easyimage my-custom-full-class"><img alt="" src="https://files.forbes.com.tr/host/Image/easy-image/882fc460647895f494ca7f1367db5e5adacaf5d598a801c3.jpg" /> <figcaption></figcaption> </figure> <p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk elektronik para lisansını alan Param&rsquo;ın kurucusu Emin Can Yılmaz&rsquo;ın hedefi b&uuml;y&uuml;k; 2025&rsquo;te T&uuml;rkiye&rsquo;nin en b&uuml;y&uuml;k 10 finansal kuruluşu arasına girmek ve 2027&rsquo;de ise 10 milyar dolar değere sahip bir &lsquo;decacorn&rsquo; olarak globalde bir halka arzı ger&ccedil;ekleştirmek.&nbsp;</p> <p>Param&rsquo;ın ne kadar başarılı olacağını zaman g&ouml;sterecek ancak bol inişli ve &ccedil;ıkışlı bir ekonomide bu hedefleri tutturabilmek i&ccedil;in T&uuml;rkiye dışında b&uuml;y&uuml;mesi gerek. &nbsp;Bu y&ouml;nde de adımları var.&nbsp;</p> <blockquote> <p><a href="https://www.forbes.com.tr/makale/fintek-bahari" target="_blank"><strong>Fintek Baharı:</strong></a> Ekonomi daralıyor, k&acirc;rlar d&uuml;ş&uuml;yor, krediye ulaşım hi&ccedil; olmadığı kadar zor... Fintekler ise bu sarmaldan b&uuml;y&uuml;yerek &ccedil;ıkıp &lsquo;unicorn&rsquo; olma hesabı yapıyor. Papara, Param, Dgpays, Colendi, United Payment, Figopara ve Midas gibi fintekler ipi g&ouml;ğ&uuml;sleyip milyar dolar değerlemeye ulaşmaya en yakın adaylar.</p> </blockquote> <p><br /> T&uuml;rkiye ve yurt dışında stratejik şirket alımları ve yatırımlarla b&uuml;y&uuml;yen Param, bin 600&rsquo;den fazla &ccedil;alışanıyla tahsilat &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerinden teknolojik altyapı hizmetine, &lsquo;Şimdi Al Sonra &Ouml;de&rsquo; (BNPL) hizmetinden tedarik&ccedil;i finansmanına, satış, servis ve lojistik s&uuml;re&ccedil;lerini dijitalleştiren &ccedil;&ouml;z&uuml;mlerden a&ccedil;ık bankacılık hizmetlerine kadar tedarik zincirinde u&ccedil;tan uca entegre edilmiş finansal teknoloji &ccedil;&ouml;z&uuml;mleri sunuyor.&nbsp;Param, Orta ve Doğu Avrupa&rsquo;dan sonra, gelecek yıl yeni pazarlara a&ccedil;ılarak k&uuml;resel &ccedil;apta bir etki yaratmayı planlıyor. Hem bireylere hem de kurumsal şirketlere hizmet veren şirketin 178 bin iş ortağı ve 9,5 milyon da ParamKart kullanıcısı var.&nbsp;</p> <h2><strong><em>Forbes Girişim 50 ve &ccedil;ok daha fazlası Forbes T&uuml;rkiye Şubat sayısında</em></strong></h2>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/forbes-turkiye-girisim-50-en-hizli-buyuyen-startup-lar-2025-01-31-11-35-01.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/moda/luks-cantanin-taklidi-walmart-in-78-dolarlik-birkin-i-gundemde</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/moda/luks-cantanin-taklidi-walmart-in-78-dolarlik-birkin-i-gundemde</link>
      <category>Moda</category>
      <title>Lüks çantanın taklidi: Walmart’ın 78 dolarlık ‘Birkin’i gündemde</title>
      <description>Walmart’ta satılan ve Hermès Birkin çantasına benzeyen uygun fiyatlı bir çanta TikTok’ta viral oldu. "Walmart Birkin" olarak adlandırılan bu çanta, 78 dolara satılıyor. Lüks çantaların taklidi olan bu ürünler, lüks modaya erişimi ve yasal durumu tartışmaya açtı</description>
      <pubDate>Tue, 31 Dec 2024 10:24:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2024-12-31T10:24:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Walmart&rsquo;ta satılan ve Herm&egrave;s Birkin &ccedil;antasına benzeyen uygun fiyatlı bir &ccedil;anta, TikTok kullanıcıları arasında b&uuml;y&uuml;k ilgi g&ouml;rd&uuml;. L&uuml;ks &ccedil;antalar arasında stat&uuml; sembol&uuml; olan Birkin &ccedil;antalar, el yapımı ve nadir bulunmalarıyla bilinirken, fiyatları 10.000 dolardan başlıyor. Bu y&uuml;ksek fiyat etiketi, Birkin&rsquo;i yalnızca maddi g&uuml;c&uuml; y&uuml;ksek ve satın alma s&uuml;recini bilen m&uuml;şteriler i&ccedil;in erişilebilir kılıyor. &nbsp;</p>

<p>Ancak TikTok&rsquo;ta pek &ccedil;ok kullanıcı, Walmart&rsquo;ta satılan ve Birkin&rsquo;e benzeyen bir &ccedil;antayı paylaşarak, bu l&uuml;ks g&ouml;r&uuml;n&uuml;me daha uygun fiyatlarla ulaşılabileceğini g&ouml;sterdi. &quot;Walmart Birkin&quot; ya da &quot;Wirkin&quot; adı verilen bu &ccedil;antalar, l&uuml;ks g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; yalnızca 100 dolardan daha d&uuml;ş&uuml;k bir maliyetle sağlıyor. Pek &ccedil;ok kişi, bu &ccedil;antaları daha pahalı bir &uuml;r&uuml;n&uuml;n uygun fiyatlı benzeri anlamına gelen &ldquo;dupe&rdquo; olarak tanımlıyor. &nbsp;</p>

<h2>L&uuml;ks &ccedil;antalara erişim tartışması başladı &nbsp;</h2>

<p>Bu &ccedil;antaların pop&uuml;lerliği, zenginlerin on binlerce dolar &ouml;deyerek sahip oldukları l&uuml;ks tasarımlara erişim konusunu da g&uuml;ndeme getirdi. &nbsp;&nbsp;</p>

<p>TikTok kullanıcısı Jessi My, ge&ccedil;tiğimiz Perşembe g&uuml;n&uuml; elinde iki Herm&egrave;s Birkin &ccedil;antasına benzeyen &ccedil;antalarla bir video paylaştı. Videonun a&ccedil;ıklamasında &quot;#walmartbirkin&quot; ve &quot;#walmart&quot; etiketlerini kullanan My&rsquo;nin videosu, Pazartesi sabahı itibarıyla sekiz milyon kez izlendi. Kullanıcılar, videonun yorumlarında bu &ccedil;antaların Birkin&rsquo;e olan benzerliğine dikkat &ccedil;ekerek &ouml;vg&uuml;lerde bulundu. &nbsp;</p>

<p>My, &ccedil;antayı TikTok&rsquo;ta Imani adlı bir i&ccedil;erik &uuml;reticisinin videosunda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve hemen satın aldığını belirtti. Imani, videosunda bir Walmart mağazasında Birkin benzeri bir &ccedil;antayı sergiliyordu. Jessi My, satın aldığı bu &ccedil;antaları seyahat, iş ve market alışverişlerinde kullandığını s&ouml;yledi. &nbsp;</p>

<p>&ldquo;&Ccedil;antayı aldığımda kalitesini g&ouml;r&uuml;nce herkesin bundan haberdar olması gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m&rdquo; diyen My, &ccedil;antayı ilk kullanışından itibaren &ccedil;evresindekilerden de olumlu tepkiler aldığını ifade etti. &nbsp;</p>

<h2>Walmart&rsquo;ta sıra beklemeden &lsquo;Birkin&rsquo; almak m&uuml;mk&uuml;n &nbsp;</h2>

<p>Herm&egrave;s Birkin &ccedil;antalar, uzun bekleme listeleri ve karmaşık satın alma s&uuml;re&ccedil;leriyle bilinirken, Walmart m&uuml;şterileri sıra beklemeden &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; taraf satıcılardan 78 dolara &ldquo;Wirkin&rdquo; &ccedil;antalar alabiliyor. &nbsp;</p>

<p>Ancak bazı kullanıcılar, Birkin&rsquo;e bu kadar benzeyen &ccedil;antaların yasal olup olmadığını sorguluyor. *The Fashion Law* tarafından yapılan analizde, Herm&egrave;s Birkin &ccedil;antasının tasarımının marka tescil yasaları kapsamında korunduğu belirtiliyor. &nbsp;</p>

<p>Herm&egrave;s&rsquo;in bu &ccedil;antalarla ilgili yasal bir s&uuml;re&ccedil; başlatması, sahte &ccedil;antaların orijinal Birkin &ccedil;antalarla kolayca karıştırılabileceğini kanıtlamasına bağlı olabilir. &nbsp;</p>

<p>Birkin benzeri &ccedil;antaların satıcısı olan Dasein, *Business Insider*&rsquo;ın yorum talebine yanıt vermedi. Herm&egrave;s ve Walmart da konuya ilişkin a&ccedil;ıklama yapmadı. Dasein&rsquo;ın &uuml;r&uuml;n listelerinde &ccedil;antaların &ldquo;hakiki deri&rdquo; olduğu belirtiliyor. &nbsp;</p>

<h2>Birkin en &ccedil;ok taklit edilen &ccedil;antalar arasında &nbsp;</h2>

<p>İkinci el l&uuml;ks perakendecisi *The RealReal*&rsquo;ın otantikasyon ve marka uyumu direkt&ouml;r&uuml; Hunter Thompson&rsquo;a g&ouml;re, Herm&egrave;s Birkin ve Kelly &ccedil;antaları, en sık sahte versiyonları yapılan l&uuml;ks &ccedil;antalar arasında yer alıyor. &nbsp;</p>

<p>Walmart&rsquo;ın internet sitesinde bu &ccedil;antalar hızla t&uuml;keniyor. Bu da uygun fiyatlı Birkin benzeri &ccedil;antalara sahip olmayı zorlaştırıyor. Ancak Walmart&rsquo;ın internet sitesinde 24.000 dolardan başlayan ikinci el orijinal Birkin &ccedil;antalar da satışa sunuluyor. &nbsp;</p>

<h2>Sahte Birkin &ccedil;antaları ayırt etmenin yolları var &nbsp;</h2>

<p>M&uuml;şteriler, l&uuml;ks g&ouml;r&uuml;n&uuml;m elde etse de moda uzmanları, sahte Birkin &ccedil;antaları ayırt etmenin bazı belirgin yolları olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. &nbsp;</p>

<p>Vintage uzmanı Koyaana Redstar&rsquo;a g&ouml;re, &ccedil;antanın fermuar tasarımı ve yerleşimi, ikonik altın damganın alt tonu ve hatta &ccedil;antanın kokusu, bir &ccedil;antanın orijinal olup olmadığını belirlemede &ouml;nemli ipu&ccedil;ları sağlıyor.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/luks-cantanin-taklidi-walmart-in-78-dolarlik-birkin-i-gundemde-2024-12-31-13-24-00.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
    <item>
      <guid isPermaLink="true">https://www.forbes.com.tr/moda/santrancta-kiyafet-krizi-cozuldu-dunya-sampiyonu-buyuk-usta-magnus-carlsen-turnuvaya-geri-dondu</guid>
      <link>https://www.forbes.com.tr/moda/santrancta-kiyafet-krizi-cozuldu-dunya-sampiyonu-buyuk-usta-magnus-carlsen-turnuvaya-geri-dondu</link>
      <category>Moda</category>
      <title>Santrançta kıyafet krizi çözüldü: Dünya Şampiyonu Büyük Usta Magnus Carlsen turnuvaya geri döndü</title>
      <description>Magnus Carlsen, kot pantolon giydiği için ayrıldığı satranç turnuvasına, FIDE’nin kıyafet kurallarını gevşetmesiyle geri dönüyor. Carlsen, şampiyonada kot pantolon giymeye devam edeceğini açıkladı. FIDE, ceketle uyumlu kot pantolon gibi şık sapmalara izin verecek</description>
      <pubDate>Tue, 31 Dec 2024 08:00:00 GMT</pubDate>
      <atom:updated>2024-12-31T08:00:00Z</atom:updated>
      <content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nya satran&ccedil; şampiyonu Magnus Carlsen, kot pantolon giydiği i&ccedil;in ayrıldığı D&uuml;nya Hızlı ve Yıldırım Satran&ccedil; Şampiyonası&rsquo;na geri d&ouml;n&uuml;yor. Uluslararası Satran&ccedil; Federasyonu (FIDE), kıyafet y&ouml;netmeliğinde değişikliğe giderek &ldquo;şık k&uuml;&ccedil;&uuml;k sapmalara&rdquo; izin vereceğini duyurdu. &nbsp;</p>

<h2>Kot pantolon krizi turnuvayı terk ettirdi &nbsp;</h2>

<p>Ge&ccedil;tiğimiz Cuma g&uuml;n&uuml; New York&rsquo;ta d&uuml;zenlenen şampiyonada unvanını korumaya &ccedil;alışan B&uuml;y&uuml;k Usta Carlsen, kot pantolon giydiği gerek&ccedil;esiyle oyuna devam edemeyeceği bildirildiğinde turnuvadan ayrılmıştı. &nbsp;</p>

<p>Carlsen, turnuvaya katılmadan &ouml;nce &ouml;ğle yemeğinde kot pantolon giydiğini ve kıyafetini değiştirmeyi d&uuml;ş&uuml;nmediğini s&ouml;yledi. G&ouml;mlek ve ceketle birka&ccedil; tur oynayan Carlsen, kot pantolonunun kıyafet kurallarını ihlal ettiğinin kendisine hatırlatılması &uuml;zerine turnuvadan &ccedil;ekildi. &nbsp;</p>

<h2>FIDE kıyafet kurallarında değişikliğe gitti &nbsp;</h2>

<p>FIDE&rsquo;nin mevcut kuralları, erkek oyuncuların koyu renk pantolon giymesini zorunlu kılıyor, ancak iş kıyafeti standardına uyulması halinde kot pantolona izin verilmiyor. &nbsp;</p>

<p>Olayın ardından Carlsen, ertesi g&uuml;n pantolonunu değiştirmeyi teklif ettiğini ancak bunun yeterli bulunmadığını belirtti. Carlsen, kendisinden hemen pantolonunu değiştirmesinin istendiğini, ancak bunu kabul etmediğini s&ouml;yledi. B&uuml;y&uuml;k usta, turnuvadan &ccedil;ekilerek New York&rsquo;tan ayrılacağını duyurdu ve &quot;Muhtemelen hava şartlarının daha iyi olduğu bir yere giderim,&quot; dedi. &nbsp;</p>

<h2>Y&ouml;netmelikte esneme yapıldı &nbsp;</h2>

<p>FIDE Başkanı Arkadi Dvorkovi&ccedil;, Pazar g&uuml;n&uuml; yaptığı a&ccedil;ıklamada kıyafet y&ouml;netmeliğinde değişikliğe gidildiğini duyurdu. Dvorkovi&ccedil;, &quot;Prensip basit: Resmi kıyafet kurallarına uyulması zorunlu, ancak cekete uygun kot pantolon gibi şık k&uuml;&ccedil;&uuml;k sapmalara izin verilecek&quot; dedi. &nbsp;</p>

<p>Dvorkovi&ccedil;, turnuva g&ouml;revlilerinin oyuncuların kıyafetlerinin bu yeni kurallara uygun olup olmadığını değerlendireceğini belirtti. Ayrıca, oyuncuların bu esnekliğin turnuvanın yılbaşı gecesi şenlik havasını bozmaması i&ccedil;in k&ouml;t&uuml;ye kullanılmamasını umduğunu dile getirdi. &nbsp;</p>

<h2>Carlsen: &ldquo;Kesinlikle kot pantolon giyeceğim&rdquo; &nbsp;</h2>

<p>Pazar g&uuml;n&uuml; sosyal medyada paylaşım yapan Carlsen, turnuvaya kot pantolonla geri d&ouml;neceğini kesin bir dille ifade etti. &ldquo;Yarın kesinlikle kot pantolonla oynayacağım,&rdquo; diye yazan Carlsen turnuvaya devam edeceğini duyurdu.</p>

<h2>Carlsen&rsquo;in kariyerindeki tartışmalar &nbsp;</h2>

<p>Carlsen, son yıllarda satran&ccedil; d&uuml;nyasında sadece başarılarıyla değil, tartışmalı olaylarla da g&uuml;ndeme geliyor. 13 yaşında b&uuml;y&uuml;k usta unvanını kazanan Carlsen, satran&ccedil; d&uuml;nyasında her zaman dikkat &ccedil;eken bir fig&uuml;r oldu. &nbsp;</p>

<p>2023 yılında Carlsen, Amerikalı gen&ccedil; satran&ccedil; oyuncusu Hans Niemann&rsquo;ı hile yapmakla su&ccedil;lamıştı. Carlsen&rsquo;in 2022 yılında Niemann&rsquo;a beklenmedik bir şekilde yenilmesinin ardından ortaya attığı bu iddia b&uuml;y&uuml;k yankı uyandırmıştı. Niemann, su&ccedil;lamaları reddederek Carlsen, Chess.com ve bir başka Amerikalı b&uuml;y&uuml;k usta aleyhine 100 milyon dolarlık iftira davası a&ccedil;mıştı. &nbsp;</p>

<p>Ağustos 2023&rsquo;te Chess.com, davanın mahkeme dışında &ccedil;&ouml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve Carlsen&rsquo;in artık Niemann&rsquo;ın hile yapmadığını kabul ettiğini duyurdu.</p>]]></content:encoded>
      <media:content url="https://files.forbes.com.tr/host/Image/article/santrancta-kiyafet-krizi-cozuldu-dunya-sampiyonu-buyuk-usta-magnus-carlsen-turnuvaya-geri-dondu-2024-12-31-11-00-49.jpeg" type="image/jpeg" medium="image" />
    </item>
  </channel>
</rss>